Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 31.891 başlık/FaRk ile birlikte,
31.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(115/129)


- REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİNLİK


- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ


- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK


- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine SICAĞI SICAĞINA


- TEPSERMEK = KURUYUP ÇATLAMAK


- TER TER (TEPİNMEK)

( "Direnmek, istememek, inat etmek, sinirlenmek" )


- TERÂKKUS[Ar. < RAKS] ile TERÂKUS[Ar. < RAKS]

( Durmadan, aşağı inip yukarı çıkma. | Dans etme. İLE Dans etme. [bkz. TELÂUB] )


- TERÂKÜM[Ar. < RÜKM] değil/yerine/= BİRİKME, YIĞILMA, TOPLANMA


- TERAPİ/THERAPY[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM


- TERAPİ ile TERAPİST


- SAĞALTIMLAR'I/TERAPİLER('İ)


- TERAS/LAMA[Fr.] değil/yerine/= SEKİ/LEME


- TERAZİ, KENDİNİ TARTAMAZ" ile/değil/yerine/||/<> MUM, DİBİNE IŞIK VERMEZ


- TERBİYE(EĞİTİM) ile/ve/> TÂLİM(ÖĞRETİM/ALIŞTIRMA) ile/ve/> TE'DİB(EDEB)(DAVRANIŞ/TUTUM)

( Davranış-eylem. İLE/VE Düşünce-bilgi. VE/> Terkib. )

( Göze dayanır. İLE/VE Kulağa dayanır. VE/> Davranıştır. )

( İyi-kötü. İLE/VE Doğru-yanlış. VE/> Güzel. )

( Örnek gerektirir. İLE/VE Bilen/hoca gerektirir. VE/> "Kişi kendin bilmek", haddini bilmek gerektirir. )

( Her yerdedir. İLE/VE Belirli bir yerdedir. VE/> Her yer ve zamandadır. )

( Bütüncüldür. İLE/VE Sıradüzenseldir. VE/> Estetiktir. )

( Kalb-i selîm. İLE/VE Akl-ı selîm VE/> Zevk-i selîm. )

( TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL and/> MANNER
Behaviour-action. VS./AND Idea-knowledge. AND/> Compound.
Base on eye. VS./AND Base on ear. AND/> Behaviour.
Good-bad. VS./AND Right-wrong. AND/> Beautiful.
Needed example. VS./AND Needed teacher. AND/> To know the self.
Everywhere. VS./AND Define place. AND/> Everywhere and anytime.
Integral. VS./AND Hierarchical. AND/> Aesthetical. )


- [ne yazık ki]
TERBİYESİZLİK ile/ve/||/<>/< KEYFİYET


- TERBİYESİZ/LİK ile/ve SALAK/LIK, SALOZ[argo]


- TERBİYESİZ/LİK ile/ve "ŞEREFSİZ/LİK"


- TERBIUM[İng.] / TERBIUM[Fr.] / TERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERBİYUM


- TERCANLI, KEMAL (...) :

( İki dönem Yenimahalle Muhtarı olarak görev yaptı. )


- TERCÎ'[Ar. < RÜCÛ | çoğ. TERCÎÂT] ile TERCİH[Ar. < RÜCHÂN | çoğ. TERCÎHÂT]

( Geri çevirme, döndürme. | Tekrarlama. İLE Üstün tutma, daha çok beğenme. )


- TERCİH ile/ve TERCİH-BİLÂ-MÜRACCAH


- TERCİH ile TERCİHLİ YOL


- Tercihen DİNLE!!!


- Tercihen SUS!!!


- TERCİHİM, BU/ŞU/O ile/ve/<>/değil/yerine TERCİHİM, BU/ŞU/O YÖNDE


- TERCÜMAN[Ar.] değil/yerine/= DİLMAÇ/ÇEVİRMEN


- TERCÜME[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÇEVİRMEK


- TERCÜME-İ HAL[Ar.]/BİYOGRAFİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ


- TERE[Fars.] ile SU TERESİ

( Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki. İLE Turpgillerden, su kenarlarında yetişen, tereye benzeyen, çok yıllık ve otsu bir bitki. )

( LEPIDIUM SATIVUM cum NASTURIUM OFFICINALE )


- TEREDDİ[Ar. < REDY] değil/yerine/= SOYSUZLAŞMA, YOZLAŞMA


- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK


- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]

( Kararsızlık. İLE Bilgiden/bilimden uzak olma. (durumu/sonucu) [DÂNİŞ: Biliş, bilgi, ilim.] )


- TEREDDÜT/ŞÜPHE değil/yerine/= İKİRCİK/DURAKSAMA/VARGISIZLIK


- TEREDDÜT ile TEREDDÜTLÜ ile TEREDDÜTSÜZ/LÜK


- TEREDDÜTLÜ ile TEREDDÜT ETMEK ile TEREDDÜT ile TEREDDÜT

( HESITANT vs. HESITATE vs. HESITATING vs. HESITATION )

( مردد بودن ile مردد ile متردد ile دودل ile درنگ کننده ile تامل کردن ile تردد کردن ile دل دل کردن ile مذبذب ile تامل ile تذبذب ile تردد ile درنگ ile دودلي ile ترديد ile شبهه )

( MARDAD BODAN ile MARDAD ile متردد ile DODEL ile DARANG KONANDEH ile TAMEL KARDAN ile TARDAD KARDAN ile DEL DEL KARDAN ile مذبذب ile TAMEL ile تذبذب ile TARDAD ile DARANG ile دودلي ile TARDYD ile SHABEHEH )


- TEREKKÜN[< RÜKN] ile ...

( Rükünleşme, erkândan olma. | Manen kuvvet bulma. )


- TEREKKÜP[Ar.] değil/yerine/= BİLEŞME

( Birkaç şeyin bileşmesinden oluşma. )


- TEREKTÜ'Ş-ŞEY'E[Ar.] ile LEHEYTU ÂNHU[Ar.]


- TERENNÜM:
LAFZÎ ile/ve/||/<>/> İKÂÎ


- TERENNÜM[çoğ. TERENNÜMÂT] ile/ve/||/<> TAGANNÎ[< GINÂ | çoğ. TAGANNİYÂT]

( Yavaş ve güzel bir sesle şarkı söyleme. | Kuşun şakıması, ötmesi. | İLE/VE/||/<> Zenginleşme. | Muhtaç olmama, yetinme. | Makamla okuma. )


- TERESSÜB[< RÜSÛB (çoğ. TERESSÜBAT)] değil/yerine/= TORTULANMA, DİBE ÇÖKME, DURULMA


- TERETTÜB[< RÜTÛB] değil/yerine/= SIRALANMA, SIRASINDA OLMA, SIRASI GELME | ÂİT OLMA, GEREKME | (BİR İŞİN ÜZERİNE) DÜŞME


- TEREVVU'[Ar.] ile TEREVVUH[Ar.]

( Korkma. İLE Bir şeyden koku alma. )


- TEREVVUH[Ar.] değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA


- TEREYAĞI ile TEREYAĞLI


- TERFİ ETMEK değil/yerine/= YÜKSELGİLENMEK/YÜKSELGİ ALMAK


- TERFİ değil/yerine/= YÜKSELGİ


- TERGAL[Fr.] = TERİLEN[İng. < TERYLENE]

( Yapay polyester lifleri ya da ipliği. | Bu iplikten yapılmış kumaş. )


- TERHÎB[Ar. çoğ. TERHÎBÂT] ile TERHÎB[Ar. < REHB | çoğ. TERHÎBÂT]

( Birine, "Merhaba" deme, hal-hatır sorma. İLE Çok korkutma/korkutulma. )


- TERHÎBEN[Ar.] ile TERHÎBÎ[Ar.]

( Korkutarak, korkutma yoluyla. İLE Çok korkmayla ilgili, çok korkutucu. )


- TERHÎM[Ar. < RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[Ar. < RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[Ar. < REHN]

( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )


- TERİM SOĞUMASIN değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK


- TERİMLEŞTİRMEK ile TERİM ile TERİMLİ ile TERİM BİLİMİ ile TERİMLER DİZGESİ


- TERK ETMEK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİDE OLMAK

( [not] ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and/but TO BE RELATED
TO BE RELATED vs./and ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE )


- TERK ETMEK/EDİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRILMAK


- TERKİ ile TERKİN ile TERKİP ile TERKİPLİ ile TERKİPSİZ


- TERKİB[< RÜKÛB | çoğ. TERKÎBÂT] ve İHTİLÂT[< HALT] ile/ve/<> MİZÂC[< MEZC | çoğ. EMZİCE]

( | Birkaç şeyi birleştirip karışık bir şey oluşturma. VE Karışma, katışma. | Karşılaşıp görüşme. | İLE/VE/<> Bir şeyle karıştırılmış olan başka şey. | Huy, tabiat. )


- TERKİS[Ar. < RAKS] ile TERKİŞ[Ar. çoğ. TERKİŞÂT] ile TERKÎZ[Ar. < REKZ]

( Dans/raks ettirme, oynatma, oynatılma. İLE Sözcüğü süsleme, güzelleştirme. İLE Dikme, yere saplama, kurma. )


- TERLEMEK ile TERLETMEK


- TERLİK/ŞIPŞIP/ŞIPIDIK[argo] ile/ve PANTUFLA[Yun.]


- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. )


- TERMINAL DÖNEM/TERMINAL PHASE[İng.] değil/yerine/= ÖLÜMCÜL EVRE


- TERMINAL[İng.] değil/yerine/= SON


- TERMİNAL[Fr./İng.] ile TERMİNAL[Fr./İng.]

( Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı ya da son bıraktığı yer. İLE Bir veri iletişim ortamında, veri giriş çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. )


- TERMİNAL ile TERMİNAL DÖNEM


- THERMITE REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİT TEPKİMESİ


- THERMIT[İng.] / THERMITE[Fr.] / THERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİT


- THERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYON


- THERMIONIC DETECTOR (TID)[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DEDEKTÖR (TID)


- THERMIONISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK SALIM


- TERMODİLÜSYON/THERMODİLUTION[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK SEYRELTME


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE SABİTİ


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE


- LAWS OF THERMODYNAMICS[İng.] / LOIS DE LA THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK YASALARI


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI

( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> TERMOELEKTRİK ile/ve/||/<> TERMOKİMYA ile/ve/||/<> TERMONÜKLEER

( Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<> Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime). )


- TERMODİNAMİK/THERMICS değil/yerine/= ISILDEVİNGİ


- THERMOELEKTRISCHE BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK PİL


- THERMOPHON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOFON


- THERMOGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] / THERMOGRAVIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZ


- THERMOCHEMICAL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYASAL DENKLEM


- TERMOLECULAR, TRIMOLECULAR REACTION[İng.] / TRIMOLÉCULARIE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERMOLEKÜLER, TRİMOLEKÜLER TEPKİME


- THERMOLYSIS[İng.] / THERMOLYSE[Fr.] / THERMOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLİZ, ISIL AYRIŞMA


- TERMOMETRİ/THERMOMETRY[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK ÖLÇÜMÜ


- TERMOPLASTİK İLE TERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI

( Isıl davranışa göre polimer türleri. )

( Formül: Tg < Tkullanım < Tm )


- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET

( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )

( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )


- TERMOREGÜLASYON/THERMOREGULATION[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK DÜZENLENİM


- THERMOSET[İng.] / THERMODURCISSANT[Fr.] / IN WÄRME AUSHÄRTEND, WÄRMEHÄRTBAR, HITZEHÄRTBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSET


- TERMOTERAPİ/THERMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= SICAKLA SAĞALTIM


- TERMS :/yerine KOŞULLAR, TERİMLER


- TERÖR ile TERÖRCÜ/LÜK ile TERÖRİST ile TERÖRİZM


- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK


- TERÖRİZM" ile/ve/değil/||/<> TÖRERİZM

( )


- TERPENES[İng.] / TERPÈNE[Fr.] / TERPENE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERPENLER


- TERRIBLE :/yerine KORKUNÇ, BERBAT


- TERRITORIAL[İng.] ile BÖLGESEL

( Belirli bir bölgeye ait. )


- TERRORISM :/yerine TERÖRİZM


- TERRORIST :/yerine TERÖRİST


- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ


- INVERSE SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BAKIŞIM


- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- TERS ÇEVİRMEK ile TERS ÇEVRİLMİŞ ile İNVERTÖR

( INVERT vs. INVERTED vs. INVERTER )

( قلب عبارت ile وارو کردن ile سخن واژگون ile وارونه کردن ile سوء تعبير ile واگردانيدن ile نگون کردن ile بالعکس کردن ile وارو ile برگشته ile نگون ile مقلوب ile وارونه ile نگونسار ile بر گرداننده ile وارونگر )

( GHALAB EBART ile VARO KARDAN ile SOKHAN VAJGON ile VARONEH KARDAN ile سوء تعبير ile VAGARDANYDAN ile NEGON KARDAN ile BALAX KARDAN ile وارو ile BARGASHTEH ile NEGON ile MOGHLUB ile وارونه ile NEGONSAR ile BAR GARDANANDEH ile VARONGAR )


- INVERSE COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON INVERSE[Fr.] / INVERSE COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS COMPTON SAÇILMASI


- RECIPROCAL JUNCTION[İng.] / JONCTION RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EKLEM


- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI


- RECIPROCAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EMPEDANS


- REVERSED-PHASE PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS-FAZ DAĞILIM KROMATOGRAFİSİ


- INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE[Fr.] / INVERSES-POTENTIAL, SPERRSPANNUNG, UMGEKEHRTE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS GERİLİM


- MAKÛSEN MÜTENASİP[Osm.] / INVERSELY PROPORTIONAL[İng.] / TERS ORANTILI[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ORANTILI


- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK


- INVERSE DIRECTION[İng.] / DIRECTION INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE RICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS YÖN


- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ


- TERSİNE ÇEVİRME ile YER DEĞİŞTİRME


- TERSİNEMEZLİĞİN ARTIŞI ve/||/<>/> "SABİTLİK"


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK, ZAMAN, DÜZENSİZLİK, KATSAYI

( [zaman] Var. İLE/VE/||/<> Yok. )

( Bir dizgenin kuvantum mekaniksel olarak bulunabileceği farklı durumların sayısı. İLE/VE/||/<> ... )


- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> EVRENSEL KÜTLE ÇEKİMİ


- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE


- TERSİNİR DURUM DEĞİŞİMİ ile/ve/||/<> TERSİNEMEZ DURUM DEĞİŞİMİ

( Tersinir olmayan durum değişir. İLE/VE/||/<> İz bırakmadan, tersi yönde gerçekleşebilen durum değişir. )


- REVERSIBLE CELL[İng.] / TERSINIR GÖZE/HÜCRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE/HÜCRE


- ÉLÉMENT REVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE


- REVERSIBLE ENGINE[İng.] / MACHINE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR MAKİNE


- REVERSIBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR SARKAÇ


- TERSİNİR SÜREÇ ile/||/<> TERSİNMEZ SÜREÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Tersinir ideal kayıpsız, tersinmez gerçek kayıplıdır )

( Formül: ΔS=0 İLE ΔS>0 )


- REVERSIBLE REACTION[İng.] / UMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR TEPKİME


- TERSİNİR TEPKİME ile TERSİNMEZ TEPKİME

( Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşebildiği tepkime. İLE Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşemediği tepkime. )


- KABİLİ AKİS[Osm.] / REVERSIBLE[İng.] / RÉVERSIBLE[Fr.] / REVERSIBEL, UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR


- TERSİNİR ile/ve/||/<> TERSİNİRLİK

( Bir olayın ortaya çıkma koşullarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen [kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm]. İLE Tersinir bir olayın özelliği. )


- TERSİNİR/LİK ile TERSİNİR ELEKTROT


- IRREVERSIBLE REACTION[İng.] / RÉACTION IRRÉVERSIBLE[Fr.] / NICHTUMKEHRBARE REAKTION, UNUMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ/DÖNDÜRÜLEMEZ TEPKİME, VOLTAMETRİ


- TERTIARY COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BİLEŞİK


- BUTYLKARBONIL, TERT.-[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BÜTİL KARBONİL


- TERSİYER/TERTİARY[İng.] değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, ÜÇÜNCÜ


- TERTIARY STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER YAPI


- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME


- TERTEMİZ


- TERTİB ve/||/<>/>/< MÜRETTEBÂT


- TERTİBAT[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/DÜZENLENİŞ

( Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar. )


- TERTİBAT değil/yerine/= ÖNDÜZEN


- TERTİBAT ile/ve TEŞKİLÂT


- TERTİP-DÜZEN (SAĞLAMAK)


- TERZİ:
[hem] "ORTOPEDİST" ve/||/<>/hem de "PSİKOLOG"


- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME

( Besleme, rızık verme. )


- TESADÜF değil/yerine/= DENKGELİ


- TESÂDÜF ile/ve/değil DIŞLAŞMA


- TESADÜFİ değil/yerine/= DENKGELİSEL


- TESADÜFİ ile MACERAPERESTLİK

( ADVENTITIOUS vs. ADVENTUROUSNESS )

( نابجا ile عارضي ile غير موروثي ile ماجراجويي )

( NABEJA ile عارضي ile غير موروثي ile MAJERAJOYY )


- TESBÎ'[Ar. < SEB] ile TESBÎH[Ar. < SEBH | çoğ. TESBÎHÂT]

( Yedileme, yediye çıkarma. | Önceden söylenilmiş bir manzûmenin her beytinin -matla'da iki mısrâı ile aynı kafiyede olmak üzere- beş mısrâ eklenerek, yedi mısrâya çıkarılması. İLE "Sübhânallah" sözcüğünü söyleyerek ve öteki sıfatlarını da anarak, Allah'a tazîm etme senâ etme. | Kalbin şifâsı, itminânı ve visâli. | Tespih. )


- TEŞBÎ'[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar. < ŞİBH | çoğ. TEŞBÎHÂT] ile TEŞBÎR[Ar.]

( Karnını doyurma, karnı doyrulma. [İŞBÂ'(< ŞİB)] İLE Benzetme, benzetilme. İLE Karışlama, karışlanma. | Endâze vs. ile ölçme. )


- TEŞBİH ile/ve/<> TAHAYYÜL


- TEŞBİHTE HATA ARANMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI


- TEŞBİHTE HATA OLMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!
(TEŞBİH, HATA/EKSİK/YÜK/SORUN KALDIRMAZ/TAŞIMAZ/TAŞIMAMALI!)

( Teşbih yapmakta "hata/sakınca/yanlışlık olmaması". DEĞİL Yapılan teşbihte/benzetmede, hatanın/yanlışın/ilişkisizliğin olmaması gerekliliği. [Olabildiğince özen gösterilmesi gerektiği.]
Hangi benzetmeyi yaparsak yapalım, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağımız zaman hata yapmama ve keyfiyet olmaması gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!] )

( Halk arasında daha çok, "yapılan benzetmeden alınılmamasını dilemek için" "söylenilir" fakat bu, yanlış kullanımdır. )

( Her şey, herşeyle dolaylı olarak bağlantılandırılabileceğinden,
hiçbir şeyi, hiçbir şeyle doğrudan bağlantılandırmamakla başlar her şey. )


- TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI! değil/yerine TEŞBİHİN, AYAĞI TOPALDIR


- TESCİL ile TESCİLLİ ile TESCİLSİZ


- TEŞEBBÜH[Ar. < ŞİBH] değil/yerine/= BENZEME

( Benzeme, andırma, kendini benzetmeye özenme, zorlayarak benzemeye çalışma. )


- TEŞEBBÜS ETMEK değil/yerine/= GİRİŞMEK/EL ATMAK


- TEŞEBBÜS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM


- TEŞEBBÜS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME


- TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/> TESADÜF

( Teşebbüs etmezsen, tesadüf etmez. )


- TEŞEBBÜS[Ar.] ile/ve TEVESSÜL[Ar.]


- TEŞECCÜ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞECCÜR[Ar.]

( Sahte cesâret gösterme, şecî görünme. İLE Ağaçlaşma, ağaçlanma. | [kimya] Billur nesnelerin ağaç biçiminde birleşmesi. )


- TEŞEHHÜD MİKDÂRI ile ...

( Ettehiyâtü okuyacak kadar zaman; gayet kısa bir zmaan, az zaman. )


- TEŞEHHÜD[< ŞAHÂDET] ile ...

( Namazda, oturarak, "ettehiyyâtü" duasını okuma. )


- TESEHHÜR[< SEHR] ile ...

( GECE UYUMAYIP, UYANIK KALMA )


- TEŞEHHÜT ile TEŞEHHÜT MİKTARI


- TEŞEKKÜL ETMEK/MEYDANA GELMEK[Ar.] değil/yerine/= OLUŞMAK


- TEŞEKKÜL[< ŞEKL] değil/yerine/= OLUŞUM/KURULUŞ

( ŞEKİLLENME | KURULMA, KURULUŞ, MEYDANA GELİŞ | OLUŞUM )


- TEŞEKKÜL ile/ve TASAVVUR


- TEŞEKKÜL[Ar. < ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[Ar. < ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]

( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )


- TEŞEKKÜR EDERİM ile/ve/||/<>/> EKSİK OLMA!


- TEŞEKKÜR EDERİM/EYVALLAH değil/yerine/= SAĞOL


- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)


- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK

( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )


- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

( TO THANK vs./and TO APPRECIATE )


- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR


- TEŞEKKÜR[Ar.]["TEŞEKKÜRLER" değil!]/MERSİ[Fr.] değil/yerine/= SAĞ OL! / ALKIŞ


- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR

( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )


- TEŞEKKÜRDE:
ESTAĞFİRULLÂH ile/ve/değil/||/<> RİCA EDERİM


- TESELLİ ile TESELLİSİZ/LİK ile TESELLİ MÜKAFATI


- TESELLÜM[Ar.] değil/yerine/= VERİLEN BİR ŞEYİ ALMA


- TEŞEMMÜ'[Ar. < ŞEM] ile TEŞEMMÜM[Ar. < ŞEMM]

( Mumlaşma, mum bağlama, muşamba gibi olma. | Üzerine bal mumu sürülme. [TEŞEMMÜ-İ KEBED: Karaciğerin muşambalaşması, siroz.] İLE Koklama. )


- TEŞEMMÜL[Ar.] ile TEŞEMMÜR[Ar.]

( İhrama bürünme. İLE İşe hazırlanma, sıvanma. )


- TEŞEMMÜS[Ar. < ŞEMS] değil/yerine/= GÜNEŞ ÇARPMASI


- TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] değil/yerine/= KASILMA

( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )


- TEŞERRÜF[Ar.] değil/yerine/= ONURLANMA, ONUR DUYMA


- TESETTÜR[Ar. < SETR] değil/yerine/= ÖRTÜNME, KAPANMA


- TESETTÜR ile TESETTÜRLÜ/LÜK


- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK


- TEŞEVVÜŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIKLIK


- TESEYYÜP[Ar.] değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK


- TESHÎL[Ar.] ile TESHÎL[Ar. < SEHL | çoğ. TESHÎLÂT] ile TESHÎR[Ar.]

( Öksürtme. İLE Kolaylaştırma. İLE Ele geçirme, zapt etme. | ... )


- TEŞHÎS[< ŞAHS | çoğ. TEŞHÎSÂT] ile TEŞHÎZ[< ŞAHZ | çoğ. TEŞHÎZÂT]

( Ayırma, seçme, fark etme, tanıma. | Hastalığın, hangi hastalık olduğunu bilme. | Eşyaya şahsiyet verme, onlara hitâb etme. İLE Sivriltme, keskinleştirme. | Bileme. | Uyandırma, kuvvet ve etkisini artırma. )


- CROSS-SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE[Fr.] / QUERSCHNITT, WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TESİR KESİTİ


- TESİRSİZ/NÖTR değil/yerine/= ETKİSİZ


- TESİSAT ile/değil TECHİZAT


- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]

( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )


- TEŞKİLÂT değil/yerine/= ÖRGÜT


- TEŞKÎLÂT[< TEŞKÎL] ile/ve/<> TECHÎZÂT[< TECHÎZ]


- TEŞKİLATLANMAK ile TEŞKİLATLANDIRMAK ile TEŞKİLATLANABİLMEK ile TEŞKİLAT ile TEŞKİLATLI ile TEŞKİLATÇI/LIK ile TEŞKİLATSIZ/LIK


- TESLİM ETMEK ile MESAJ İLETMEK ile BİR KONUŞMA YAPMAK ile KURTULUŞ ile TESLİM EDİLMİŞ ile TESLİMATÇI ile TESLİMAT

( DELIVER vs. DELIVER A MESSAGE vs. DELIVER A SPEECH vs. DELIVERANCE vs. DELIVERED vs. DELIVERER vs. DELIVERY )

( رستگار کردن ile تخليص کردن ile رساندن ile به دنيا آوردن ile ايراد کردن ile ارائه دادن ile خلاصي بخشيدن ile پيغام رساندن ile نطق کردن ile سخنراني کردن ile رهيي ile رسته ile رساننده ile رهان ile تحويل ile زه ile وضع حمل )

( RASTGAR KARDAN ile TAKHALYSE KARDAN ile RESANDAN ile BAH DANYA AVARDAN ile AYRAD KARDAN ile ARAEH DADAN ile KHLASY BAKHSHYDAN ile PEYGHAM RESANDAN ile NOTGH KARDAN ile SOKHENRANY KARDAN ile رهيي ile RASTEH ile RESANANDEH ile رهان ile TAHVYLE ile ZAH ile VAZE HAMEL )


- TESLÎM[Ar.] ile TESLÎM[Ar. < SÜL, SELEME | çoğ. TESLÎMÂT]

( Çentme, diş diş etme. İLE Bir emâneti, yerine verme. | Bir şeyi, yeni sahibine verme. | Hakikat olduğunu söyleme. | İtiraf. | Dayanamayıp, "Pes!" deme. | Kendini, Allah'ın kaderine bırakma. | Bir saz yapıtında, asıl hâne ile mülâzimeyi bağlayan nağmeler olup bu nağmeler, her hânede tekrar edilmekle beraber, mülâzimeye dahil edilmez. Eskiden, buna "Terkib-i İntikal" da denilirdi. Fakat terkib-i intikal'in yalnız hâneleri bağlayan ve az çok tâdîlât ile tekrar edilen nağmeciklere verilen bir ad olup mülâzime ile hâne arasındaki nağmeye tevsî edilmemiş olma olasılığı da vardır. | Selam verme, selâmetle dua etme. | Âfetten masûn kılma. )


- TESLİM ile TESLİM TAŞI ile TESLİM TESELLÜM


- TESLİMAT ile TESLİMATÇI/LIK


- TESLİM/İYET ile/ve BAĞLI/LIK


- TESLİMİYET ile/ve/değil/<> MAHVİYET


- TESLİMİYET ile/ve/||/<> TEVEKKÜL

( Ne kadar âlim olsak da iki dakika sonra başımıza ne geleceğini bilemeyiz. )

( İnsan da, varlık da, kudret de küçülmedikçe büyümez. [muhitleşmek] )

( Kendinden haberin olmayacak ki, vuslata çıkasın. )

( Herşeyin modeli vardır fakat hakikatin yok. Hem kafes içinde duracaksın, hem de aradan çıkacaksın. )

( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )

( KENAR GEZME!
DOLAN, GEL!
GİR İÇERİ! )


- TESLİMİYET ile/ve/||/<>/>/< TEVEKKÜL
ile/ve/||/<>/>/<
TEBESSÜM :)

( Denizde, kendini bırakırsan batmazsın. Kişiyi batıran, kendini bırakmaksızın çırpınmasıdır. )


- TESLİMİYET ile/ve/değil TUTMAMAK


- TESLİS[Ar.]/TRIAL/TRINITY[İng.]/TRIVIUM[Lat.]/TRIMURTI[Hintçe] değil/yerine/= ÜÇÜL


- TESPİH ile TESPİHLİ ile TESPİHÇİ/LİK ile TESPİH AĞACI ile TESPİH BÖCEĞİ ile TESPİH ÇALISI ile TESPİHLİ SİLME ile TESPİH BÖCEKLERİ ile TESPİH AĞACIGİLLER


- TESPİH'İN:
TANESİ değil DÂNESİ


- TESPİHLİ ile TESPİHLİ

( Tespihi olan, tespih çeken. İLE Üzerinde bir sıraya dizilmiş tespih taneleri gibi yuvarlakları olan. )


- TESPİT EDİLEBİLİR ile TESPİT ile DEDEKTİF ile DEDEKTİFLİK İŞİ ile DEDEKTÖR

( DETECTABLE vs. DETECTION vs. DETECTIVE vs. DETECTIVE WORK vs. DETECTOR )

( يافتني ile قابل کشف ile ديد ile کشف ile کارآگاه ile مامور مخفي ile مامور آگاهي ile کارآگاهي ile کشف کننده ile آشکار ساز ile آشکارگر ile ردياب ile موج ياب )

( يافتني ile GHABEL KESHOF ile DYD ile KESHOF ile KARAGAH ile MAMOR MOKHOFY ile MAMOR AGAHY ile KARAGAHY ile KESHOF KONANDEH ile ASHKAR SAZ ile ASHKARGAR ile RADYAB ile MOJ YAB )


- FIXATIVE[İng.] / FIXATEUR[Fr.] / FISCHHEIM[Alm.] ile/değil/yerine/= TESPİT NESNESİ


- FIXATION[İng.] / FIXIERMITTEL, FIXATIVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TESPİT


- TEŞRİFAT ile TEŞRİFATÇI/LIK


- TEŞRİK[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞTEREK[Ar.]

( Yaptığı bir işe birini ortak etmek. İLE Ortak. | Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan/hazırlanan. | Ortaklaşa kullanılan. | Ortaklaşa, birlikte. )


- TEST ile ANALİZ TEST vs. ANALYSIS

( TEST ile ANALİZ TEST )


- SAWTOOTH WAVEFORM[İng.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DALGA BİÇİMİ


- SAWTOOTH PULSE[İng.] / IMPULSION EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DARBE


- SAWTOOTH GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ ÜRETECİ


- TESTİ ile ALBASTRA/ALBASTRON[Yun.]

( ... İLE İçine güzel kokular konulan, armut biçimli, Eski Yunan ya da Roma testisi. [Bu küçük testiler, çoğunlukla, albatr denilen, yumuşak, beyaz mermerden yapıldıklarından bu adı almışlardır.] [Bunların, camdan, pişmiş topraktan, madenden yapılmış olanları da vardır.] )


- TESTIFY :/yerine TANIKLIK ETMEK


- TESTIMONY :/yerine TANIKLIK, İFADE


- TESVÎL[Ar. çoğ. TESVÎLÂT] ile TESVÎR[Ar.]

( Kötü bir şeyi, güzel göstererek aldatma. İLE Toz kaldırma. | Bâtınî anlamını araştırma. )


- TEŞVÎŞ[< ŞEVEŞE] ile KARIŞTIRMA, BULANDIRMA

( KARIŞTIRMA, KARMAKARIŞIK ETME, KARIŞIKLIK )


- TESVİT[Ar.] değil/yerine/= KARALAMA

( Müsvedde yapma. )


- TESVİYE ETMEK değil/yerine/= DÜZLEMEK


- TESVİYE[< SEVÎ]:
TEK ŞEY ÜZERİNDE ile İKİ ŞEY ARASINDA ile ÇOK ŞEY ÜZERİNDE

( Doğrultma, kusursuz yapma, düzleme. İLE Hilâfa çözüm, iki ortağın rızâlaşması, dengeleme. İLE Düzenleme, dengeleme. )


- TETABBU'[Ar. < TETABBUÂT] ile TETÂBU'[Ar. < TEBA | çoğ. TETÂBUÂT] ile TETEBBU'[< TEBA | çoğ. TETEBBUÂT]

( Tabiatlanma. İLE Aralıksız, birbiri ardından gelme. İLE Bir şeyi etraflıca tetkik etme, mahiyetini anlamaya çalışma, kapsamlı inceleme, bir şey hakkında geniş bilgi edinme. )


- TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ


- TETAHHUL[Ar.] ile TETAHHUR[< TEHÂRET, TUHR/TUHUR | çoğ. TETAHHURÂT]

( Dalak şişmesi. İLE Temizlenme. )


- TETİKLE(N)ME ile/ve DÖNÜŞÜM


- TETİKLE(N)ME" ile/ve "KÖRÜKLE(N)ME" ile/ve "YÜKSELME" ile/ve "HOŞLANMA"


- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ


- TETKİK değil/yerine/= İNCELEME


- TETKİKAT değil/yerine/= İNCELEMELER


- TETRA BALIKLARI

( Afrika, Orta Amerika ve Güney Amerika'da yaşarlar. Characidae, Alestidae ve Lebiasinidae ailesine ait olan küçük tatlı su balık türüdür. )


- TETRAGONAL STRUCTURE[İng.] / TETRAGONALE STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAGONAL YAPI


- TETRAHEDRAL SYMMETRY[İng.] / TETRAEDERSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAHEDRAL SİMETRİ


- TETRALOJİ/TETRALOGY[İng.] değil/yerine/= DÖRTLÜK | DÖRTLEME


- TETRAMER[İng.] / TÉTRAMÈRE[Fr.] / TETRAMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAMER


- TETRODE THYRATRON[İng.] / THYRATRON TÉTRODE[Fr.] / TETRODENTHYRATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TETROT TİRATRON


- TEVÂCÜD ile/ve/sonra/||/<>/> TEVECCÜD[< VECD]

( | Kendine vecid dâvet etme, vecd içinde olabilmek için gayret sarfetme, vecdi talep etmek. İLE/VE/SONRA/||/<>/> Vecde gelme, hallenme, coşma. | Kendinden geçerek ilâhi aşka dalma. | Aşırı heyecan. | Kederlenme. )


- TEVAFFUK[Ar. < VEFK] ile TEVÂFUK[Ar. < VEFK | çoğ. TEVÂFUKÂT]

( Başarma, muvaffak olma. İLE Uyma, uygun gelme. )


- TEVAHHUŞ[Ar.] değil/yerine/= ÜRKME, ÜRKÜNTÜ


- TEVAHHUŞ değil/yerine/= ÜRKÜNTÜ


- TEVAKKUF değil/yerine/= DURAKLAMA


- TEVAKKUF[Ar.] değil/yerine/= DURMA, DURAKLAMA | BAĞLI/İLGİLİ OLMA


- TEVAR/TORASİK ENDOVASKÜLER AORT ANEVRİZMA TAMİRİ THORACİC ENDOVASCULAR ANEURYSM REPAIR[İng.] değil/yerine/= DAMARİÇİ GÖĞÜS ANA ATARDAMAR BALONCUK ONARIMI