Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(90/148)
- MATBÛ ile/ve TAŞ BASKI/TAŞ BASMASI
- MATBUÂT ile/ve/> MAHSUSÂT ile/ve/> MAKULÂT ile/ve/> MENKULÂT
- MEÇLEŞME/MATCHLEŞME değil/yerine/= EŞLEŞME/"ÖRTÜŞME"
- MATEMATİĞİN:
TEMELDELİĞİ ve/||/<> ARAÇSALLIĞI
- MATEMATİK SAATLERİ:
1-9 ile/ve/||/<> İKİ TABANLI ile/ve/||/<> Pİ ile/ve/||/<> EULER ile/ve/||/<> ÇİN ile/ve/||/<> MAYA
( İlgili yazıyı okumak ve görseller için burayı tıklayınız... )
- MATEMATİK(/ÖLÇÜ) BİLMEMEK ile/ve/değil/ya da/||/<>/< DAYAK YEMEMİŞ OLMAK
- MATEMATİK ile/ve/||/<> VORTEKS MATEMATİĞİ
- MATEMATİKSEL DÜZEN:
[ya] TUTARLILIK ile/ya da EKSİKLİK
- MATEMATİKSEL NESNELER ile/ve İDEALAR
( Çoktur. İLE/VE Tektir. )
- MATEMATİK/SEL/LİK:
DEĞERLİ ile/ve/fakat/||/<>/> YETERLİ DEĞİL
- MATEMATİKTE:
EŞLEŞME ve/||/<> ÖLÇME ve/||/<> SAYMA ve/||/<> STANDARDİZASYON ve/||/<> KÜME ve/||/<> BAĞINTI ve/||/<> İŞLEV(FONKSİYON)
- MATERIAL :/yerine MALZEME
- MATERYAL KÜLTÜR ile/||/<> MADDİ OLMAYAN KÜLTÜR
( Materyal kültür fiziksel eserler İLE maddi olmayan kültür inanç ve değerlerdir. Materyal kültür arkeolojide korunur İLE maddi olmayan kültür kaybolur. Arkeologlar materyal kültürden İLE maddi olmayan kültürü çıkarsamaya çalışır. )
- MATERYALİZM/DE:
ELEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ OLMAYAN
- MATHARE ile MATARA
( GUSÜLHÂNE, İÇİNDE YIKANILIP TEMİZLENİLECEK YER | SU KABI, MATARA )
- MATHEMATA(BİLGELİK):
GEOMETRİ ile/ve/||/<> ARİTMOS
- MATHEMATİCAL BİOLOGY ile/||/<> COMPUTATIONAL BİOLOGY
( Mathematical biology biyolojik süreçlerin matematik modellemesini yaparken İLE computational biology biyolojik verinin bilgisayar analizini yapar )
( Formül: Population dynamics )
- MATHEMATİCAL PHYSICS ile/||/<> THEORETİCAL PHYSICS
( Mathematical physics fizik problemlerinin rigorous matematik çözümünü yaparken İLE theoretical physics fiziksel kavramların kuramk gelişimini yapar )
( Formül: Field equations )
- MATRİKS/MATRIX[İng.] değil/yerine/= GÖZELER ARASI DOLGU
- MATRİS İLE DETERMİNANT İLE ÖZDEĞER İLE ÖZVEKTÖR ile/||/<> LİNEER CEBİR
( Matris kuramı kavramları. )
( Formül: det(A-λI) = 0 )
- MATRIX[İng.] / MATRICE[Fr.] / MATRIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= MATRİS
- MATÛH[Ar. < ATEH] değil/yerine/= BUNAMIŞ/BUNAK
- MAUPERTUIS PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE MAUPERTUIS[Fr.] / MAUPERTUIS-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= MAUPERTUİS İLKESİ
- MAVİ AYAKLI SUMSUK KUŞU ve KIRMIZI FRİGATE KUŞU
( Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )
- MAVİ GELİNCİK ile/||/<> KIRMIZI GELİNCİK
(
ile
)
- MAVİ "HAP" ile "KIRMIZI HAP"
( "MATRIX I" Filmi! )
- MAVİ PASAPORT ile YEŞİL PASAPORT ile KIRMIZI PASAPORT
- BLUE VITRIOL[İng.] ile/değil/yerine/= MAVİ VİTRİOL (BAKIR SÜLFAT)
- VITRIOL BLEU[Fr.] / BLAU STEIN / KUPFER VITRIOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAVİ VİTRİOL
- MAVRA ile MAVRACI
- MAVRA ile/ve/||/<>/> PALAVRA[İsp. < PALABRA]
( Gevezelik. @@ Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. | Uzun ve boş konuşma. | Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. )
- MAXIMUM LIKELIHOOD ile/||/<> BAYESIAN ESTIMATION
( ML parametreyi maksimize, Bayesian posterior kullan. )
( Formül: Likelihood maximization İLE posterior )
- MAXIMUM MODULUS ile/||/<> MINIMUM MODULUS
( Maximum |f| sınırda, minimum |f| sıfır hariç sınırda. )
( Formül: Boundary maximum İLE boundary minimum )
- MAXWELL-RELATIONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BAĞINTILARI
- MAXWELL'S COIL[İng.] / MAXWELL-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BOBİNİ
- MAXWELL-BOLTZMANN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN DAĞILIMI
- MAXWELL-BOLTZMANN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN İSTATİSTİĞİ
- MAXWELL'S DEMON[İng.] / DÉMON DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELLSCHER DÄMON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL CİNİ
- MAXWELL DAĞILIMI ile/||/<> BOLTZMANN DAĞILIMI
( Maxwell hız dağılımı, Boltzmann enerji dağılımıdır. )
( Formül: f(v) ∝ v²e^(-mv²/2kT) )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MAXWELL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENGESİ
- MAXWELL'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENKLEMLERİ
- MAXWELL EFFECT[İng.] / EFFET MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ETKİSİ
- MAXWELL'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL FORMÜLÜ
- MAXWELL'S GAS[İng.] / GAZ DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL GAZI
- MAXWELL'S BRIDGE[İng.] / PONT DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL KÖPRÜSÜ
- MAXWELL MODEL[İng.] / MODÈLE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- TOUR DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL SARGISI
- MAXWELL'S THERMODYNAMIC RELATIONS[İng.] / RELATIONS THERMODYNAMIQUES DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL TERMODİNAMİK BAĞINTILARI
- MAXWELL'S LAW[İng.] / LOI DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL YASASI
- MAXWELL-BOLTZMANN İLE FERMİ-DİRAC İLE BOSE-EİNSTEİN ile/||/<> KUANTUM İSTATİSTİKLERİ
( Parçacık dağılım fonksiyonları. )
( Formül: f = 1/(e^(E-μ)/kT ± 1) )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL
- MAY :/yerine -EBİLMEK, BELKİ
- MAYA[Hintçe]/İLÜZYON[İng. < ILLUSION]/DOXA[Yun.] değil/yerine/= YANILSAMA
- MAYA ile/ve/<> ANADOLU MAYASI
( ... yapar/yaptırır. İLE/VE/<> İnsan yapar. )
- MAYA >< NİRVANA
( Yanılsamalar dünyası. Evrenin gerçek böylesiliğini görmemizi engelleyen, bize evreni renk renk, türlü biçimli çokluk olarak gösteren büyülü gözlük. @@ Aydınlanma. Hayat ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh ile yeniden birleşme. )
- MAYASIL ile MAYASIL OTU ile MAYASI BOZUK
- PARSLEY[İng.] / PETERSILIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAYDANOZ
- MAYINLAMAK ile MAYINLANMAK ile MAYIN ile MAYINCI/LIK ile MAYINLI ile MAYINSIZ ile MAYIN GEMİSİ ile MAYIN TARLASI ile MAYIN ARAMA TARAMA GEMİSİ
- MAYIS ile MAYISLI ile MAYIS BÖCEĞİ ile MAYIS BÖCEKLERİ
- MAYISBÖCEĞİ ile/ve/<> HAZİRANBÖCEĞİ
( Kınkanatlılarda, uzunluğu 20-25 mm. olan, gelişmesi 3-5 yıl süren, bitkilere zararlı bir böcek. İLE/VE/<> Mayısböceklerinden, tarım bitkilerine çok zarar veren, kınkanatlı bir böcek. )
( MELOLONTHA VULGARIS cum AMPHIMALLUS SOLSTITIALIS )
- MAYMUN İŞTAHLI ile GEL-GİT GÖNÜLLÜ
- MAYMUN İŞTAHLI/LIK ile/değil/yerine ÇOK YÖNLÜ/LÜK
- MAYMUN ile/ve ALTIN ASLAN İPEK MAYMUNU
( ... İLE/VE Yılda iki kez, biri dişil, biri eril ikiz doğumu yaparlar. )
- MAYMUN ile (ALTIN) TAMARİN
- MAYMUN ile ANGOLA/COLOBUS MAYMUNU
( ... cum COLOBUS ANGOLENSIS )
- MAYMUN ile AY AY/TARSİER
( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )
( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )
( Tek, otobur primattır. )
( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... ile
)
- MAYMUN ile BAYKUŞ MAYMUNU
( ... İLE Günün 17 saatini uyuyarak geçirirler. )
- MAYMUN ile BEYAZ YANAKLI MANGABEY
( ... cum LOPHOCEBUS ALBIGENA )
- MAYMUN ile/ve GALAGO/OJAM/ÇALIBEBEĞİ/KÜÇÜK GECE MAYMUNU
( ... İLE Güney ve Ekvator Afrika'da yaşarlar. Uzun ve ince parmaklarının alt ucunda vantuz görevi gören etten çekmenler vardır. [Bunlar, hayvanın pençelerini kullanmadan koşa koşa ağaçlara tırmanmasını sağlar.] )
( 
)
- MAYMUN ile KIZIL YAPRAK MAYMUNU
- MAYMUN ile ÖRÜMCEK MAYMUNU
( MONKEY/APE vs. SPIDER MONKEY )
( ... cum ATELES )
- MAYMUN ile PROBOSCIS MAYMUNU
( ... İLE Sandakan - Borneo'da yaşar. )
- MAYMUN ile/ve (SİYAH-BEYAZ) KOLOMBUS MAYMUNU
- MAYMUN ile ST. KITTS MAYMUNU
( ... İLE Karayip'lerde yaşarlar. )
( Barlara gitmekte ve kişilerin yarıda bıraktığı içkileri bitirmektelerdir. )
- MAYMUN ile UVAKARİ
- MAYMUN ile VERVET MAYMUNU
( ... cum CHLOROCEBUS AETHIOPS )
- MAYMUN ile YUNNAN (ÇİMDİK BURUNLU) MAYMUNU
( ... ile
)
- MAYMUNLAR ile/ve/değil BONOBOS MAYMUNLARI
( Gaia dergisindeki haberi için burayı tıklayınız... )
- MAYONEZ ile MAYONEZLİ ile MAYONEZSİZ
- MAYOR :/yerine BELEDİYE BAŞKANI
- MAYOZ[Fr. < Yun.] (BÖLÜNME) ile MİTOZ[Fr. < Yun.]/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)
( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )
(
ile
)
(
)
(
)
- MAYSTRO/MAESTRO değil/yerine/= UNGAN
( Besteci. | Orkestra şefi. )
- MAZBATA ile MAZBATA MUHARRİRİ
- MAZBATA[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK
- MAZBUT VAKIF[Ar.] değil/yerine/= KAMUSAL TURGU
- MAZERET KAĞIDI değil/yerine/= NEDENLİK BELGESİ
- MAZERET ile/ve/değil AÇIKLAMA
- MAZERET değil/yerine/>< EYLEM
( İstemiyorsak. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekten istiyorsak. )
- MAZERET ile/ve "MACERA"
- MAZERET ile MAZERETLİ ile MAZERETSİZ/LİK ile MAZERET KAĞIDI
- MAZERET değil/yerine/= NEDENLİK
- MAZERET değil/yerine/= ÖZÜR
- MAZERET-İ SAHİHA[Ar.] değil/yerine/= GEÇERLİ NEDENLİK
- MAZMAZA ile/ve İSTİNŞÂK
( Ağıza alınan su ile ağzı çalkalamak. İLE/VE Burna çekilen su ile burnu temizlemek. )
- MAZUR değil/yerine/= NEDENLİ
- MBIS/MAP BASED INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HARITA TABANLI BİLGİ DÜZENİ
- MBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MEKANSAL BİLGİ DÜZENİ
- MCI/MILD COGNITIVE IMPAIRMENT[İng.] değil/yerine/= HAFİF BİLİŞSEL BOZUKLUK
- MCLEOD EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE MCLEOD[Fr.] / MCLEOD-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD DENKLEMİ
- MCLEOD-AUSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD İFADESİ
- MCMURRY ile/||/<> PINACOL ile/||/<> ACYLOIN ile/||/<> KARBONİL COUPLING REAKSİYONLARI
( C-C bağ oluşturma yöntemleri. )
( Formül: 2 R₂C=O → R₂C=CR₂ )
- MCS/MECHANICAL CIRCULATORY SUPPORT[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ
- MCSD/MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT DEVICE[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ AYGITI
- MD/DOCTOR OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP DOKTORU
- MDC/MECHANICAL ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= MEKANİK (KALP) DESTEK AYGITI
- MDD/MICROWAVE DİATHERMY | MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA DİYATERMİSİ, MİKRODALGAYLA SICAKLIK UYGULAMASI | MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ
- MDDC/MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT DEVICE[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ AYGITI
- MDSS/MANAGERIAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİMSEL KARAR DESTEK DÜZENİ
- MEA/COST EFFECTIVENESS ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= MALİYET ETKINLİK ÇÖZÜMLEMESİ
- MEAN VALUE THEOREM ile/||/<> INTERMEDİATE VALUE
( MVT ortalama eğim, IVT ara değer varlığı. )
( Formül: Average slope İLE intermediate existence )
- [not] MEANING SPACE vs./and MEANING LOSS
- MEANING :/yerine ANLAM
- MEANING vs./and INTEGRITY
- MEANING vs./and INTERPRETATION
- MEANING/SENSE vs. SUPPORT
- MEANS & ENDS/PURPOSE
- MEASURE :/yerine ÖLÇMEK
- MECAZ ile MECAZİ ile MECAZLI
- MECÂZEN[Ar.] ile/ve/||/<> MEÂLEN[Ar.]
- MECÂZEN[Ar.] ile MECÂZÎ[Ar.]
( Mecaz yoluyla, mecaz olarak. İLE Mecâza özgü, mecazla ilgili olan. )
- MECÂZEN[Ar.] ile MECÂZÎ[Ar.] ile MECÂZLI[Ar.]
( Mecaz yoluyla, mecaz olarak. İLE Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan. İLE Gerçek anlamından saptırılarak benzetmeli olarak kullanılmış sözcük. )
- MECÂZ/Î / METAFORİ/K değil/yerine/= ÖZGEÇ/Lİ
- MECÂZ-I MÜREKKEB / İSTİÂRE-İ MÜREKKEBE[Ar.] ile MECÂZ-I MÜRSEL[Ar.]
( Benzetmenin temel öğelerinden olup yalnız biriyle arka arkaya birkaç benzerlik sıralayarak yapılan kullanım. İLE Bir sözcüğü, gerçek anlamından, mecâzî anlama geçirirken, aradaki ilgi ve ilişkinin benzeyişinden başka bir duruma dayandırılması. )
- MECBÛREN[Ar.] ile MECBÛRÎ[Ar.]
( Kendi isteğinin dışında, zorla. İLE Kaçınılmaz, zorunlu. )
- MECBURİ HİZMET değil/yerine/= GÜCÜNLÜ İŞGÖRÜ
- MECBÛR(İYET) değil/yerine/= YÜKÜMLÜ/LÜK, ZORUNLU/LUK
- MECBURÎ/ZARURÎ değil/yerine/= GÜCÜNLÜ
- MECBUR/LUK ile MECBURİ/LİK ile MECBURCU/LUK ile MECBURİ HİZMET
- MECCÂNEN ile MECCÂNÎ
( Ücretsiz, parasız, bedava. İLE Parasız, bedava. | Bedavacı. )
- MECELLE ile ...
( Osmanlılar'da, medenî yasa. )
- MECELLE ile/||/<> KANUN-U ESÂSÎ ile/||/<> ANAYASA VE HAKİMİYET-İ MİLLİYE/CUMHURİYET
( Osmanlı'da, Tanzimat Dönemi'nde, bir kurul tarafından [Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında] İslâm hukukuna göre hazırlanmış medenî kanun. İLE/||/<>/> 1876'da ilân edilen ilk Osmanlı anayasası. İLE/||/<>/> Toplumun egemenliği ve anayasa. )
- MECELLE[Ar.] ile MECENNE[Ar.] ile MECERRE[Ar.]
( Kitap, dergi. | Tanzîmat'tan sonra, 1869-1876 yılları arasında, fıkıh ilminin, uygulamaya özgü olan bölümüyle ilgili olarak yayımlanmış ünlü eser. İLE Delilik, divânelik. | Kalkan, siper. İLE Samanyolu. )
- MECÎDİYE ile MECÎDİYE ALTINI ile MECÎDİYE ÇEYREĞİ ile ...
( Sultan Abdülmecit'in tahta çıkışının altıncı yılında [1844] onun adına kesilmiş olan altın ve gümüş sikkeler.[daha çok 20 kuruşluk gümüş sikkelere verilen bir addır] İLE Sultan Abdülmecit zamanında çıkarılmış altın Lira. İLE Beş kuruşluk gümüş para. )
- MECLİS ARAŞTIRMASI ile MECLİS SORUŞTURMASI
- MECLİS-İ ÂYÂN ile/||/<> MECLİS-İ MEBÛSAN
( Kanun-ı Esasi'ye göre Meclis-i Mebusan'ın kabul ettiği yasaları denetleyen meclis.[Üyeleri Sultan tarafından seçilirdi.] İLE/||/<> Osmanlı Millet Meclisi. )
- MECMA'-ÜL-BAHREYN ile ...
( İKİ DENİZİN KAVUŞTUĞU NOKTA | KABE KAVSEYN MERTEBESİ )
- MECMÂ[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK
( Bir şeyin biriktiği yer. | Bir şeyin, bir yerde çokça birikmesi, tecemmu, tahaşşüt. | Birgözeli bitkilerin biraraya gelerek oluşturdukları küme. )
- MECMÛAN ile/||/<> MECMÛU
( Toplu olarak, toptan. İLE/||/<> Tümü, tamamı. )
- MECNÛN[Ar. < CİNN | çoğ. MECÂNÎN] ile Mecnûn[Ar.]
( Çıldırmış, deli, divâne. | Delice seven, tutkun. İLE Leylâ ile Mecnûn öyküsünün, erkek kahramanı. Kays. )
- MECNÛN-I MUTBİK ile MECNÛN-I GAYRİ MUTBİK
( Deliliği, tüm zamanını kaplayan. İLE Bazen mecnun olup, bazen iyileşen. )
- MECZÛB ve/||/<>/> DİLEKÇESİ...
( 1965 yılında vefât eden,
Elazığ Tımarhanesi'ndeki bir meczubun (ortadaki)
Allah'a yazdığı mektubu...
“Ben, dünya Kürresi, Türkiye karyesi ve Urfa Köyü'nden, (El-Aziz --Elazığ) Tımarhanesi (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi) sakinlerinden;
ismi önemsiz, cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin, ahir deminde misafiri Azrail’i beklerken, Başhekimlik üzerinden, Hâkimler Hakimi'nin dergâh-ı Ulûhiyetine son arzuhâlimdir:
Ben, gam(dertlilik) deryasında, fakirlik vatanında,
horluk ve rezillik kaftanında, SULTAN yapılmışım.
Meyvelerden, dağdağana; çalgılardan, ney-kemana kapılmışım… Benim yatağım, akasya dikeninden; yorganım, kirpi derisinden farksızdır. Kalbim, Ayizman’ın(Hitlerin işkenceci Nazi Komutanı) fırını ve Sahrâ'nın çöl fırtınasıdır.
Ruhum, âşık-ı Hüdâ Mahbûb peresttir, lâkin aklım,
kaderin cilvesi ve talihin sillesiyle gûresttir(gel-gittir).
Bana gelen, derd ü gamın kilosu beleştir. Nerede bir güzel varsa, bana karşı keleştir(yüz vermez, cesâretlidir),
tüm yiğitler de bana hep ters ve terestir.
Aylar geçti, tek temizliğim, gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım teyemmüm abdesttir. Yani, içtiğimiz, kezzap suyu; mezemiz ise ateştir.
Ol Resûl-i zişân ve Sultân-ı dü-cihân: “Cenâb-ı Allah’ın, insanları, dünya; dünyayı ise insan için yarattığını; Ruhları, vucud için, vucudları ise ruhlar için yarattığını; erkekleri, kadınlar; kadınları, erkekler için yarattığını; Cennet'i, mü’min kullar, mü’min kulları da Cennet için yarattığını; cehennemi, inkârcılar ve münâfıklar, inkârcıları ve münâfıkları da cehennem için yarattığını” hadisleriyle haber vermiştir.
Peki, acaba, benim gibi meczub divâneleri ne maksatla halk etmiştir? Bilen babayiğit, meydana çıkıp söylesin...
Allah, sana iman verdi, sen, tuğyan edersin; O in’am etti, sen, küfran(nankörlük) edersin; O, ikram etti, sen, inkâr edersin; O, ihsân etti, sen, isyân edersin; bir de kalkıp bana deli divâne diye bühtân edersin!...
Bu söylediklerimin hepsi, ruhumun içinde cenk etmektedir. Eğer, dilekçemin yanıtı gelirse bu manevralar sona erecektir.
Şimdi, adresimi arz ediyorum: Kur’ân’ı geldiği yere, yine Kur’ân’ı getiren, geri taşısın. Madem ki, ahkâmı ve ahlâkı kalmadı, Kur’ân’ın kâğıdı ve yazısı neye yarasın?! Tâ ki, Hz. Muhammed Mehdi (A.S) gelince, yeniden okunup yaşansın!
Ey, zerrelerden kürrelere, yerlerden göklere, tüm âlemlerin Rabbi!...
Ey, cemâdî, nebâtî, hayvanî, insanî, ruhanî ve nuranî,
her şeyin ve herkesin yegâne sahibi!...
Ey, iman ve şuur ehl-i kalplerin, en yüce habîbi!...
Ey, dertli bedenlerin, kederli gönüllerin ve yaralı yüreklerin tabîbi!...
Ben, bi-çâre kulun ki; garipler garîbi, hüzünlerin esîri, zulümlerin mustarîbi, öksüz, yetim ve sahipsiz bir tımarhane delisi...
Ama kutsî muhabbet ve hasretinin divânesi!...
Herkesi ve her şeyimi elimden aldın ama sana sığındım, aşkına sarıldım, yegâne Sen kaldın!... Yurdumdan, yuvamdan, evimden, barkımdan ayırdın, gurbete ve hasrete saldın. Ama onları ararken, Sana ulaştım, sevdâna daldım! Böylece, fânî ve hayalî görüntülerden kurtarıp hakîkî tecellîne mazhar kıldın.
Yüceler yücesi Rabbim, Efendim!
Hakk'tan saparak ve haddimi aşarak, hâşâ, Sen'den, Burak bineği, Cebrail seyisi, Sidret'ül Münteha menzili, cümle mahlûkâtın en şereflisi, Rahmân'ın en mükemmel tecelli ve temsilcisi… Kâinâtın fahrî ebedîsi, Âhir zaman Nebî'si ve Mehdî'si, Levh-i Mahfûz'un tercümanı ve tebliğcisi, Efendiler efendisi, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem’in) Mahbubiyeti'ni mi istedim?...
Hanif Din'in üstadı ve nice Nebîlerin atası, Hz. İbrahim’in, halîliyetini; Hz. Süleyman’ın, saltanat ve servetini; Hz. Musa’nın, Celâdet ve cesâretini; Hz. İsa’nın ruhanîyetini mi istedim?...
Hz. Ebû Bekir Sıddık’ın, yüksek fazîlet ve kurbiyyetini; Hz. Ömer'ül Faruk’un, dirâyet ve teslimiyetini; Hz. Osman-ı Zinnureyn'in, asâlet ve sehâvetini; Hz. Aliy'ül Murtaza’nın, ilim ve velâyetini mi istedim?...
Senden, mülk-ü-hâkimiyet, şan-ü-şöhret, mal-ü-servet mi talep ettim? Senden, vucuduma sıhhat ve âfiyet; aklıma ziyâ ve selâmet; hayatıma, huzur ve istikâmet dilendiysem, bunlar için de bin kere tevbe ettim!
Çünkü, Şeriât'ın iptal, Tarikât'ın ihmal, Hakîkât'ın ihlâl ve mü’minlerin iğfâl edildiği bir zillet ve rezâlet döneminde, bana, akıl ve mükellefiyet verseydin, bu, sadece benim mesûliyet ve mahzûniyetimi ziyâdeleştirecekti!
Sultan'ım Efendi'm!
Ben, Senden, sadece, seni istedim; pahası, elbet böyle yüksektir ve tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi uğruna fedâ etmektir.
Rabbim, elbet vardır hikmeti ki, bu kuluna, böyle zillet ve zahmet çektirirsin. Ben, hâşâ, itiraz değil naz ederim ama umarım,
Sen, niyâz kabul edersin.
Aile efrâdımı, akl-ı izânımı alıp beni hicrâna saldın. Ama yine de şükür; ya akıllı kalıp ama hâin ve hilekâr olaydım...
Ya varlıklı kalıp ama zâlim ve sahtekâr olaydım...
Ya âlim ve saygın kalıp ama gâfil ve riyâkâr olaydım...
Ya arkalı etraflı kalıp ama azgın ve zulümkâr olaydım...
Ya sağlıklı sefâlı kalıp ama sapıtmış, ahlâksız ve vicdansız olaydım!...
Derd-ü-belâ ki, sabredenlerin vesile-i mirâcıdır. Mü'minler, kalbimin tâcı; mücrimler, rahmetin muhtâcı; münkirler, hikmetin icabı; Sâdık ve âşık, ehl-i cehd adâletin ilâcıdır. Velâkin, bu münâfık, hain ve zâlimler ise çıban başıdır, akrep gibi sancıdır; şerefli insana, helâli dışında tüm kadınlar, kızlar, ana-bacıdır.
Ey Rabbim, Efendi'm!
Malûm-u âlîniz ve yüce takdirinizdir ki; ne özenli-bezekli elbiselerle gezdiğim bayramlarım oldu… Ne onurlu ve huzurlu seyahatlerim ve seyranlarım oldu… Ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren dostlarım ve hayranlarım oldu!...
Lezzet ne imiş, izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım; ama şikâyet şekâvettir; tüm bu fânî ve fenâ nimetlerin asıl sahibi olan Padişahlar Padişahı'nı buldum...
Beni, yoktan var ettin, iman ve hidâyet buyurup varlığından haberdar ettin, ama aklımı alıp kulunu, bi-karar ettin.
Sana, sonsuz şükürler olsun!...
Şimdi, son dileğim, beni yanına al ve bir daha huzurundan ve sonsuz nûrundan ayırma, ne olursun!
Umarım, bu dilekçeyi yazdım diye bana darılmazsın; çünkü, Zâtından gayrıya yalvarıp yakarmanın, ŞİRK olduğunu buyurdun!
Selâm ve dua ile... )
- MEDÂİN/MEDÂYİN[Ar. < MEDÎNE] ile MEDÂYÎN[Ar. < MİDYÂN] ile Medâin[Ar.]
( İller/kentler. [BÜLDÂN < BELD/BELDE] İLE Borca saplanmış, sürekli borç alan kişiler. İLE Eski İran'da, Dicle etrafında, yedi kentin adı olup, İslâm fetihleri sırasında, başkent konumundaydı. )
- MEDÂR[Ar. < DEVR] değil/yerine/= DÖNENCE | DAYANAK
- MEDÂR-I İFTİHÂR değil/yerine/= ÖVÜNME NEDENİ/ARACI, ÖVÜNÇLÜK, KIVANÇLIK
- GEL-GİT/MED-CEZİR:
DÜNYADA ile/ve/<> GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDE
( ... İLE/VE/<> Her 6 saatte bir gerçekleşmektedir. Borneo Adası'ndaki, Malezya'nın Sarawak eyaletindeki Sarawak Irmağı'nın akış yönünün bile değişmesine neden olmaktadır. )
- MEDENİYET ve FELSEFE-BİLİM
- MEDICAL FUTILITY[İng.] değil/yerine/= BOŞA SAĞALTIM
- MEDICAL :/yerine TIBBİ
- MEDİKAL ETİK/MEDICAL ETHICS[İng.] değil/yerine/= TIP ETİĞİ
- MEDİKAL/MEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIBBİ
- MEDİKAL ONTOLOJİ/MEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= TIBBİ VARLIKBİLİM
- MEDİNE ile/ve/<> MEDİNTA
( Mahkemenin olduğu yer. İLE/VE/<> Kaleyle korunmuş yer. )
- MEDİYAL/MEDIAL[İng.] değil/yerine/= İÇ YAN
- MEDİYAN DÜZLEM/MEDIAN PLANE[İng.] değil/yerine/= ORTA HAT DÜZLEMİ
- MEDİYAN/MEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTANCA
- MEDLER ile/ve/<>/> PERSLER
- MEDRESE TALEBELERİ:
DÂHİL ve/> ÂLİM ve/> FÂZIL ve/> KÂMİL
- MEDRESE ile/||/<> AÇIK MEDRESE ile/||/<> KUBBELİ MEDRESE ile/||/<> RASATHANE
( Yüksek düzeyde öğretim kurumu. Bu amaçla yaptırılmış mimarlık eserleri Anadolu önünde genellikle açık avlulu, Anadolu'da ise avlusunun üstü açık ve kapalı olmak üzere iki tipte gelişmiştir. Kaynağında IX - XI. yüzyıl Horasan bölgesi mimarisinin bulunması olasıdır. İLE/||/<> İç avlusunun üstü açık olan medreseler için kullanılan bir tanımlama biçimi. İLE/||/<> İç avlusunun üstü örtülü olan medreseler. İLE/||/<> Gözlemevi. Gökbilimi için kullanılan medrese türü. )
- MEDRESE ile/ve/değil/||/<>/> KÜLLİYE
( İlk medrese: NİZÂMİYE MEDRESESİ [1066] )
( OSMANLI MEDRESELERİ - CAHİT BALTACI kitabını okumanızı salık veririz. )
( Genellikle İslâm dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu, müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese sözcüğü, "ders" kökünden gelir. [Ders verenlere müderris, yardımcılarına muid, okuyanlara danışmend, sohta ya da talebe adı verilir] | Kendine özgü bir mimarisi olan, üstü açık ya da kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan oluşan yapı. | Fakülte. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir caminin çevresinde, cami ile birlikte kurulmuş medrese, imâret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü. )
- MEDRESE ile/ve/<> MAHDARA
( ... İLE/VE/<> Moritanya'da, medreselere verilen ad.[Ülkenin milli kültür ve dilinin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.] )
- MEDRESE ile MEDRESELİ
- MEDRESE ile/ve MİDRAŞ ile/ve VİHARA
( İslâm'da. İLE/VE Yahudilik'te. İLE/VE Budizm'de. )
( Medreselerin kurulmasında ve Selçuklular zamanında Vihara'ların etkisi olmuştur. )
( ANADOLU MEDRESELERİ (2 CİLT) - METİN SÖZEN'in kitabından yararlanabilirsiniz. )
- MEDRESE ile MÜLÂZIMİYE MEDRESELERİ
- MEDRESE ile/ve SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ
- MEDRESE ile/ve/<> TEKKE
( Senin dışındakiler. İLE/VE/<> Sendekiler. )
- MEDRESE ve/ TEKKE(/TEKYE/TAKİYE) ve/ ZÂVİYE ve/ DERGÂH
( İlim. VE Simgesel anlatım. VE Açı. VE Sohbet, insan sevgisi. )
- MEDRESE ile/ve TETİMME(TAMAMLAMA/HAZIRLIK) MEDRESELERİ
- MEDRESELER ile/ve PAGODA(BUDİST TAPINAKLARI)
- MEDYA ile MEDYACI/LIK ile MEDYA GRUBU ile MEDYA STARI ile MEDYA CAMİASI ile MEDYA MAYDANOZU
- MEETING :/yerine TOPLANTI
- MEFÂHİR[< MEFHAR] ile ...
( İFTİHAR EDİLECEK, ÖVÜNÜLECEK ŞEYLER )
- MEFHAS[Ar. | çoğ. MEFÂHİS] ile ...
( Kuş yuvası. )
- MEFHUM-U MUHALİF değil/yerine/= KARŞIT KAVRAM
- MEFKÛRE[< FİKR]:
ÜLKÜ -<
- MEFKÜRE ile MEFKÜRECİ/LİK
- MEFKÛREVÎ[Ar.]/IDEAL[İng., Alm., İsp.]/IDÉAL[Fr.] değil/yerine/= ÜLKÜ/SEL
- MEFRÛG[Ar. < FERÂĞ | çoğ. MEFÂRÎG] ile MEFRÛK[Ar. < FARK | çoğ. MEFÂRÎK] ile MEFRÛK[Ar.]
( Başkasına bırakılmış, ferâgat edilmiş. İLE Ayrılmış, araya başka bir şey girmiş, tefrîk edilmiş. İLE Uğulmuş. | Safranla boyanmış şey. )
- MEFSÛH/A[Ar. < FESH] ile MEFŞÛ'[Ar.]
( Yürürlükten kaldırılmış, hükümsüz bırakılmış, fesh olunmuş. | İptal edilmiş, çalışmaz duruma getirilmiş. İLE Duyulmuş, yayılmış, açıklanmış, ifşâ edilmiş. )
- MEFTÛH[< FETH] değil/yerine/= AÇILMIŞ, AÇIK, FETHEDİLMİŞ | ELE GEÇİRİLMİŞ
- MEGALİT ile/||/<> KÜLLİYE
( Prehistorik çağlardan itibaren Ege çevresinde uygulanmış, kısa tarafından giriş bulunan ön olan dehliz ve dikdörtgen bir odadan oluşan ev biçimi. Yunan tapınağının ilk örneği. İLE/||/<> Değişik işlevli yapılardan oluşan yapılar topluluğuna verilen ad. )
- MEGAOHM[İng.] / MÉGAOHM[Fr.] / MEGAOHM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAOHM
- MEGATON[İng.] / MÉGATONNE[Fr.] / MEGATON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGATON
- MEGATON[Fr., İng.] ile MEGAVAT[Fr., İng.]
( Bir milyon ton değerinde kütle birimi. [Simgesi: Mt] | Nükleer bir bombanın ya da merminin gücünü ölçmeye yarayan birim. İLE Bir milyon vat değerinde elektrik güç birimi. [Simgesi: MW] )
- MEGATRON[İng.] / MÉGATRON[Fr.] / MEGATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGATRON
- MEGAWATT ELECTRIC[İng.] / MÉGAWATT ÉLECTRIQUE[Fr.] / MEGAWATT-ELEKTRISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT ELEKTRİK
- MEGAWATT THERMAL[İng.] / MÉGAWATT THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT ISIL
- MEGAWATT-THERMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT-TERMAL
- MEGAWATT[İng.] / MÉGAWATT[Fr.] / MEGAWATT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT
- MEGAVOLT[İng.] / MÉGAVOLT[Fr.] / MEGAVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVOLT
- MEĞERSE/M değil MEĞER
- MEHÂBET[Ar. < HEYBET] ile ULULUK, KORKUNÇLUK, AZÂMET; BÜYÜK GÖRÜNME
- MEHABET ile MEHABETLİ
- MEHİL ile MEHİL MÜDDETİ
- MEHMED AĞA ÇEŞMESİ (KEMERALTI ÇEŞMESİ) ile MEHMED AĞA SEBİLİ
( Üsküdar'da, Valide-i Atik Mahallesi'ndedir. İLE Bayezıd, Çarşıkapı'dadır. )
( 1583'te, Dârüssaâde Ağası Mehmed Ağa tarafından. İLE XVI. yüzyılda, Kızlar Ağası Mehmed Ağa tarafından. )
- MEHMED II TÜRBESİ (FATİH TÜRBESİ) ile MEHMED III TÜRBESİ ile MEHMED V TÜRBESİ
( Fatih Camii bahçesindedir. İLE Ayasofya'nın ön bahçesindedir. İLE Eyüp, Boyacı Sokak'tadır. )
( 1784 [1766 depreminde yıkılmasından dolayı ikinci kez yapılmış halidir.] İLE 1604 [Mimar Dalgıç Mehmed Ağa yapıtıdır.] İLE 1910 [Mimar Kemaleddin yapıtıdır.] )
- MEHMET ŞAM ANADOLU TİCARET VE TİCARET MESLEK LİSESİ :
( 1979'da inşâ edilen bina Zübeyde Hanım İlkokulu olarak eğitime başlandı. 1991'de Ticaret Lisesine dönüştürüldü ve 1996'ya kadar hizmet verdi. 1966'da okulun ismi Mehmet Şam olarak değiştirildi ve genel lise haline getirildi. 1998/1999 ders yılından itibaren Mehmet Şam Ticaret Meslek Lisesi olarak eğitim ve öğretim vermeye başlayan okul 2008'de Sarıyer Şifasuyu mesiresi ile Çırçırsuyu mesiresinin üst kısımlarında yapılan yeni binasına taşındı. )
- MEHMET ŞAM TİCARET MESLEK LİSESİ :
( 1979'da inşâ edilen bina Zübeyde Hanım İlkokulu olarak eğitime başlandı. 1991'de Ticaret Lisesine dönüştürüldü ve 1996'ya kadar hizmet verdi. 1966'da okulun ismi Mehmet Şam olarak değiştirildi ve genel lise haline getirildi. 1998/1999 ders yılından itibaren Mehmet Şam Ticaret Meslek Lisesi olarak eğitim ve öğretim vermeye başlayan okul 2008'de Sarıyer Şifasuyu mesiresi ile Çırçırsuyu mesiresinin üst kısımlarında yapılan yeni binasına taşındı. )
- MEHMETÇİK ÇEŞMESİ :
( Yenimahalle Pazarbaşı Caddesi üzerindeki Jandarma Karakolunun ön cephe duvarındaydı. 1998 yılında Jandarma Karakolunun bahçe duvarları onarılırken, uzun bir zamandır suyu akmayan çeşme kaldırıldı. Buna karşın, karakolun arka bahçesine yeni bir çeşme yapıldı. Bu halka açık olmayan ve sadece askeri birliğin ihtiyacını karşılayan çeşmenin her hangi bir özelliği yok. Kitabesinde şöyle yazıyor: Mehmetçik Çeşmesi: Yerleri, gökleri yaratan Allah/ Mal verme, mülk verme, han verme bana/ Mehmedim doğuda şehit olurken/ Yatakta çıkacak can verme bana" (30.8.1998). )
- MEHR-İ MUACCEL[Ar.] ile MEHR-İ MÜECCEL[Ar.]
( Nikâhta, kız tarafına verilen ağırlık, para, başlık, kalın. İLE Boşanma ya da ölüm durumunda, kız tarafına verilmesi, nikâhta kararlaştırılmış olan bedel. )
- MEHVEŞ[Ar. çoğ. MEHÂVİŞ] ile MEH-VEŞ[Ar.]
( Karışık ve kalabalık yer. İLE Ay gibi. )
- MEKÂN[Ar. < KEVN | çoğ. EMÂKİN, EMKİNE] ile/ve/< MESKEN[Ar. < SÜKÛN | çoğ. MESÂKİN]
( Yer, mahal. | Ev, oturulan yer. | Uzay. İLE/VE Sakin olunacak, oturulacak yer, oturulan ev. )
- MEKÂN ve/<> GEZİ/NTİ
( BERÂY-İ TENEZZÜH[Fars.]: Gezinti için. )
- MEKÂN ile/ve HAREKET
( HAREKET: GEÇMİŞ-ŞİMDİ-GELECEK'İN BÜTÜNLÜĞÜ )
( TOPOS/KHORA İLE/VE ... )
- MEKÂN[Ar.] ile MEKÂNET[Ar.]
- MEKÂN ve ZAMAN ve HAREKET
( PLACE and TIME and MOVEMENT )
- MEKÂNDA BULUNMAK ile ... İÇİNDE OLMAK
- MEKÂNDA ile/ve ZAMANDA
( Yanyanalık vardır. İLE/VE Art ardalık vardır. )
- MECHANICAL UNITS[İng.] / UNITÉS MÉCANIQUES[Fr.] / MECHANISCHE MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK BİRİMLER
- MEKÂNİK DAYANIŞMA ile/ve DAYANIŞMA
- MEKANİK DİZGE ile/ve/<> ORGANİK DİZGE
( Bütün için. İLE/VE/||/<> Hem kendi, hem de düzen için. )
( MECHANICAL SYSTEM vs./and ORGANICAL SYSTEM )
- DUYULAR'DA:
MEKANİK ile/ve/<> KİMYASAL ile/ve/<> TERMAL ile/ve/<> ELEKTROMANYETİK
- KUDRET-İ MİHANİKİYE[Osm.] / MECHANICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK ENERJİ
- MEKANİK FELSEFE'DE:
DESCARTES ile/ve LEIBNIZ ile/ve NEWTON
- MECHANICAL ENTRAPMENT[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANİK HAPSETME
- MEKANİK İLE ELEKTROMANYETİK İLE MADDE ile/||/<> DALGA SINIFLARI
( Üç temel dalga kategorisi. )
( Formül: λ = h/p (de Broglie) )
- MECHANICAL MASS[İng.] / MASSE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK KÜTLE
- MEKANİK MÜHENDİSLİĞİ değil/yerine/= İŞLEYBİLİM ÖLÇMENLİĞİ
- OHM MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK OHM
- SİNDİRİM:
MEKANİK ile/ve/||/<>/> KİMYASAL
- MECHANICAL EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHER WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK VERİM
- MEKANİK değil/yerine/= DÜŞÜNMESİZ
- MEKANİK ile/ve İKİLİK
- İLM-ÜL HİYEL[Osm.] / MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK
- MEKANİK değil/yerine/= İŞLETSEL
- MEKANİK değil/yerine/= İŞLEYBİLİM
- MEKANİK ile/ve/||/<> KİNEMATİK[Fr. < CINEMATIQUE]
( ... İLE/VE/||/<> Nesnelerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu. )
- MEKANİK ile/ve MATEMATİK
( Hareket. İLE/VE Biçim. )
( MECHANICS vs./and MATHEMATICS )
- MEKANİK ile MEKANİKÇİ/LİK
- MEKANİK[Fr. < Yun.] ile MEKANİZE[Fr.] ile MEKANİZMA
( Kuvvetlerin özdekler ve devinimler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. | Denge ve devinim kurallarıyla ilgili. | El ya da makine ile yapılan. | [mecaz] Düşünmeden yapılan. İLE Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış kıta ya da birlik. İLE Belirli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ ya da parçalar bileşimi, düzenek. | Örgenlerin işleyiş biçimi. | Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm. | [mecaz] Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. )
- MEKANİK ile ORGANİK
- MEKANİK ile OTOMATİK
( MECHANICAL vs. AUTOMATIC )
- MEKANİK/Çİ/LİK/MEKANİZM değil/yerine/= İŞLEYSEL/Cİ/LİK
- MEKANİK/LEŞTİRME ile/ve/||/<>/> MATEMATİK/LEŞTİRME
- MEKANİKTE:
NEWTON ile/ve/||/<>/> LAGRANGE
( )
- MEKANİZE ile MEKANİZASYON ile MEKANİZE BİRLİĞİ
- MEKANİZMA/MECHANISM[İng.] değil/yerine/= DÜZENEK
- MEKANİZMA değil/yerine/= DÜZENEK
- MEKANİZMA değil/yerine/= İŞLEYİŞ
- MEKANİZMA ile/değil METABOLİZMA[Fr. < Yun. METABOLE: Değişme.]
( ... İLE/DEĞİL Canlı organizmada ya da canlı gözelerde, hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, dirimbilimsel ve kimyasal değişimlerin tümü. )
- MEKANİZMA/SİSTEM/TERTİBAT/MAKİNE değil/yerine/= DÜZENEK
- MEKARÎS[Ar. < MIKRÂS]["ka" uzun okunur] ile MEKARÎZ[Ar. < MİKRÂZ]["ka" uzun okunur]
( Kesecek aletler, makaslar. İLE Kesecek aletler, makamlar. )
- MEKÎN[< MEKÂN] değil/yerine/= OTURAN, YERLEŞEN | VAKARLI, TEMKİNLİ | SAĞLAM OTURAKLI KARARGÂH
- MEKKÂRE ile ...
( Osmanlı ordusundaki at vb. )
- MEKKARE ile MEKKARECİ/LİK
- MEKNÛS[Ar.] ile MEKNÛZ/E[Ar.]
( Süpürülmüş. İLE Yere gömülü, hazinede saklı. )
- MECONIN[İng.] ile/değil/yerine/= MEKONİN
- MEKRÜMETLÜ/MEKREMETLÜ ile FAZÎLETLÜ ile SEMÂHATLÜ ile FÜTÜVVETLÜ ile MEVEDDETLÜ ile ZEHÂDETLÜ
( İlmiyede sadreyn pâyesinin resmi unvanı. İLE İlmiye sınıfına ait olanlardan, İstanbul ve Harameyn unvanını alanlara hitapta kullanılan unvan. İLE Din âlimleri arasında kazaskerlik pâyesinde bulunanlara özel resmî takma ad. İLE Askerlikte mülâzım[teğmenler] ile kol ağası ve yüzbaşılara mülkiyede, rabia ve hâmise rütbeleri taşıyan kimselere verilen unvan. İLE Rütbesi olmayan kadılara verilen unvan. İLE Şeyhlere ve din adamlarına hitâben kullanılan unvan. )
- MEKSİKA PESOSU ile FİLİPİN PESOSU
- MEKSİKALI ile MEKSİKA DALGASI
- MEKTEB-İ TIBBİYE-İ MÜLKİYE[Ar.] ile MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHÂNE[Ar.]
( Tıp fakültesi. İLE Askerî tıp okulu. )
(1996'dan beri)