Bugün[27 Mart 2026]
itibarı ile 36.683 başlık/FaRk ile birlikte,
36.683 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(56/148)


- GÜZELLİĞİN:
İDRAKİ ile/ve/<> İFADESİ

( Ancak sendeki güzellik kadar. İLE/VE/<> Ancak sendeki güzellik kadar. )


- GÜZELLİK:
MANTIK'TA ile ESTETİK'TE

( Doğruluk. İLE Güzellik. )

( GÜZEL: Amacı olmayan amaçlılık. )


- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK

( BEAUTINESS vs. WELL CARED )


- GÜZELLİK ile/ve BİLEŞİK

( vs./and/||/<>/and COMPOUND )


- GÜZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİLİK


- GÜZELLİK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZELLİK NOKTASI

( BEAUTY vs. BEAUTY SALON vs. BEAUTY SPOT )

( وجاهت ile خوبي ile خوشگلي ile جمال ile زيبائي ile زنان زيبا ile نيکويي ile صباحت ile سالن زيبايي ile آرايشگاه ile خال )

( VOJANPAT ile KHOBY ile KHOSHGOLY ile JOMAL ile ZYBAYEY ile ZANAN ZYBA ile نيکويي ile صباحت ile SALEN ZYBAYY ile ARAYSHGAH ile KHAL )


- GÜZEL/LİK ile İDDİALI GÜZEL/LİK


- GÜZELLİK ile/ve/<> İNCELİK


- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖZEL/LİK

( BEAUTY(TIFERET[Kabala]) vs. FEATURE )


- GÜZEL/LİK ile YETERLİ/LİK

( BEAUTY/NESS vs. SUFFICIENCY )


- GÜZEL/LİK ile/ve/<>/>< YÜCE/LİK ile/ve/<>/>< YALIN/LIK (GELİŞMİŞ/LİK)

( Hz. Muhammed. İLE/VE/<>/>< Hz. Âlî. )


- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI

( Ten, diş ve el. VE/<> Göz, kaş ve kirpik. VE/<> Yanak, dudak ve tırnak. )


- GVB/GENE DATA BANKS[İng.] değil/yerine/= GEN VERİ BANKALARI


- GVHD/GRAFT-VERSUS-HOST HASTALIĞI GRAFT-VERSUS-HOST DISEASE[İng.] değil/yerine/= KONAĞA KARŞI YAMA SAYRILIĞI


- GVKY/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ


- H-BAR[İng.] / RAIE H[Fr.] / H-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= H ÇİZGİSİ


- H-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= H-KÖPRÜSÜ


- HAA/FAULT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= HATA AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ, HATA AĞACI ANALİZİ


- HABABAM-DEBABAM (ÇALIŞMAK)


- HABER ALIRSAM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HABER ALINCA


- HABER HABERCİ

( NEWS
MESSENGER )


- HABER ile/ve HAVÂDİS

( NEWS vs./and MESSAGE )


- HABER[Ar.] ile ŞEHÂDET[Ar.]


- HABERCİ OLDUĞUNU:
BİLEN ile/ve/değil BİLMEYEN


- HABERCİ "RÜYA" ile "TAMAMLAYICI RÜYA"


- HABERCİ ile/ve/değil/||/<> ANLATICI


- HABERCİ ile CAŞIT/ÇAŞIT

( Haber ulaştırıcı, haber veren. İLE Bir devletin ya da biri(leri)nin sırlarını, başkalarının hesabına öğrenmeyi üstüne alan kişi. | Yasadışı olan bir durumu, yetkililere bildiren kişi. | Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kişi. )

( MUHBİR ile CASUS )


- HABERCİ ile ELÇİ

( ULAK ile ... )

( AVATAR ile ... )

( BERÎD[çoğ. BERÎDÂN] ile ... )


- HABERCİ ile HANTALLIK

( HARBERDASHER vs. HARBERDASHERY )

( خرازي فروش ile خرازي فروشي )

( KHARAZY FOROSH ile KHARAZY FOROSHY )


- HABERDÂR[Ar. + Fars.] ile ALEMDÂR[Ar. + Fars.] ile FEHİMDÂR[Ar. + Fars.]

( Haberli, bilgili. İLE Bayrağı ya da sancağı taşıyan kişi. | Önder. İLE Anlayan, kavrayan. )


- HABERİM OLMADI ile/değil/yerine HABERİM BİLE OLMADI

( Kendini merkeze koyarak. İLE/DEĞİL/YERİNE Kavramı, olguyu, süreci, ortak alanı/durumları göz önünde bulundurarak. )


- HABERİN/BİLİNİN "DEĞERİ":
"DOLAŞIM GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUK


- HABERLEŞMEK ile HABERLEŞTİRMEK ile HABERLEŞEBİLMEK ile HABER/LİK ile HABERCİ/LİK ile HABERLİ/LİK ile HABERSİZ/LİK ile HABER KİPİ ile HABERSİZCE ile HABER AJANSI ile HABER BÜROSU ile HABER BÜLTENİ ile HABER KAYNAĞI ile HABER MERKEZİ ile HABER STÜDYOSU


- HABERSİZ AYRILMADA/UZAKLAŞMADA:
VAROLUP OLMAMANI UMURSAMAMAK ile/ve/<>/< VAROLUŞUNUN, ÖNEMİ/ANLAMI/DEĞERİ/FARKI YOK


- HABİTABLE ZONE İLE BİOSİGNATURE İLE PANSPERMİA ile/||/<> YAŞAM ARAYIŞI

( Dünya dışı yaşam kavramları. )

( Formül: Drake denklemi )


- HABİTAT İLE NİŞ İLE BİYOTOP İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK KAVRAMLAR

( Yaşam alanı tanımları. )

( Formül: n-dimensional niche )


- HABİTAT YIKIM VE BOZUMU ile İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

( Doğal yaşam alanlarının bozulması ve yok edilmesi. İLE Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava örneklerinin uzun sürede değişmesi. )


- HABİTAT ile/ve/||/<> ATMOSFER ile/ve/||/<> AMBİYANS


- HABİTAT ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ

( Habitat yaşam yeri, niş ekolojik rol )

( Formül: Adres İLE Meslek )


- HABİTAT ile HABİTÜASYON ile HABİTÜEL ile HABİTÜEL ABORTUS

( Doğal ortam, yaşama alanı. İLE Alışkanlık. İLE Alışkanlık. İLE Yineleyen. İLE Yineleyen düşük. )


- HABİTAT ile/||/<> NİŞ

( Habitat yaşam alanı nerede İLE niş işlevsel rol nasıl. )

( Formül: Address İLE profession )


- HABITAT :/yerine YAŞAM ALANI


- HABITUS[İng.] değil/yerine/= DURUŞ | BEDEN YAPISI


- HABITUS = HABITUS[Lat.] = HEKSIS[Yun.]


- HAC ile HAÇ ile HACI/LIK ile HACILAR ile HACI YAĞI ile HACI DEVESİ ile HACI FIŞFIŞ


- HACAMATLAMAK ile HACAMAT ile HACAMATÇI/LIK ile HACAMAT ŞİŞESİ ile HACAMAT BALTASI


- HACC:
İFRÂD ile/ve/<> TEMETTÛ ile/ve/<> KIRÂN


- HACC:
NİYET ve/<> TERBİYE


- HACCP/HAZARD ANALYSIS FOR CRITICAL CONTROL POINTS[İng.] değil/yerine/= KRITİK DENETLEME NOKTALARINDA TEHLİKE ÇÖZÜMLEMESİ


- HACE BAYRAM-I VELÎ ve/||/<> HASAN DEDE (UZUNKOL'LU - TAVŞANLI - KÜTAHYA)

( ... VE/||/<> Sancaktarı. )


- HÂCE[Ar. < HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]

( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. İLE Hoca, efendi, ağa, çelebi, sahip, muallim, öğretmen, müderris. | Tüccar. )


- HÂCET-İ ZÂTÎ ile GANİYYÜ-Z-ZÂTÎ/GINA-YI ZÂTÎ


- HACI AHMET AĞA ÇEŞMESİ :

( Rumelifeneri'nde Dere Mahallesindedir (H.1187, M.1771). Basit bir meydan çeşmesi olan bu çeşme pek çok kez onarım gördüğünden esas hüviyetini tamamen kaybetmiştir. Son onarımı 2001'de yapılmıştır. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Sıhhat - ül Afiyet - ü İnnehü min Süleymane ve innehu Bismillahirrahmanirrahim Sahib - ül hayrat Elhac Ahmet Ağa (1187)". )


- HACI AHMET ÇEŞMESİ :

( Bahçeköy'de İnönü Caddesi üzerinde ve İSKİ binası yanında olan Hacı Ahmet Çeşmesi 1993 tarihinde yapılmış basit bir köşe başı çeşmesi olup Hacı Ahmet hayratıdır. )


- HACI BEŞİR AĞA ÇEŞMESİ -ile

( Sıfır(Milyon) Taşı yanında. [Sultanahmet] )


- HACI MÜEZZİN MEHMET RACİ EFENDİ (İST. 1876 - 1938) :

( Sarıyerlidir. İyi eğitim almış bir din adamıdır. Sarıyer Camiinde Müezzinlik yaptığı için "Müezzin" Lakabı ile anılır. Çok uzun yıllar muhtarlık yaptı. Milli Mücadele'de Müdafaa - i Milliye (M.M. Grubu) ile birlikte çalıştı. Sarıyer'de her aktivitenin içine cesaretle girdi. Osmanlı Donanmasını güçlendirmek amacı ile kurulan "Donanma - ı Osman - ı Muavenet - i Milliye Cemiyeti Sarıyer Şubesi" Reisliğini yaptı. Nasihat heyetlerinde görevlendirildi. Tayyare Cemiyeti Sarıyer Şubesi Reisliğini üstlendi. Sarıyer'de sporun gelişmesi için gençlerin yanında oldu. Ölene kadar muhtarlık görevi üzerinde kaldı. )


- HACI MUSTAFA EFENDİ ÇEŞMESİ :

( Büyükdere'de Canfes Sokakta bulunan bu çeşme köşe başındaki bir evin altındadır. Çeşme tek muslukludur, suyu vardır. İki bölümlü kitabesinde şu yazı yer almaktadır: Sahib - ül hayrat bani - i sâni Rize eşrafından/ Kovalızade Hacı Mustafa Efendinin ruhiycün". Çeşme "Acı Su" ve "Acı Çeşme" olarak da anılmasına neden "Hacı kelimesinin hatalı telaffuz edilmesinden kaynaklandığı sanılmaktadır. Çeşmenin yaptırıldığı tarih belirtilmemiştir. )


- HACI NEFİSE HANIM ÇEŞMESİ :

( Demirciköy Çeşme Sokakta bulunan bu çeşme duvar çeşmesi hüviyetindedir (H.1313, M.1896). Mermer ayna taşı aynı zamanda kitabesidir. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat vel hasenat Şakir Efendinin kerimesi Hacı Nefise Hanımın ruhi şerifine rizaen lillâhi teala fâtiha (1313)". )


- HACI PİRÎ MESCİDİ ile/ve HACI PİRÎ MESCİDİ

( Kadirhane mescidi. İLE/VE Leylek Yuvası mescidi. )

( Tophane, Kâdirîler Yokuşu'nda bulunan mescid. [Kâdirî Şeyhi İsmail Rûmî] [XVII. yüzyıl] İLE/VE Yedikule, Hacı Pirî sokağında bulunan mescid. [Hacı Pirî Mehmed] [XVIII. yüzyıl] )


- HACI RIFAT ŞÜKRÜ DEDEMAN CAMİİ :

( Yavuz Sultan Selim mahallesindedir. Hayırsever Hacı Rıfat Şükrü Dedeman tarafından yapılmıştır. Cami yaptıranın adını taşımakta olup tarihi özelliği yoktur. )


- HACI SÜLEYMAN EFENDİ ÇEŞMESİ :

( Garipçe Köyünde denize yakın ve sarp kayalıkların hemen dibindedir. Hacı Süleyman Efendi tarafından yaptırıldığı (H.1326, M.1910) için bu isimle de anılmaktadır. Çeşmenin iki ismi daha var. Biri ismi de "Kumdöken Suyu" diğeri "Hacı'nın Suyu" dur. Kitabesi şöyledir: Ve minel mai külle şeyhin hayy. Sürmene'nin Hamandoz karyesinden Ameşoğlu Hasan Mahdumu Hacı Süleyman'ın hayratıdır 1326". )


- VOLUME ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE ACOUSTIQUE DE VOLUME[Fr.] / AKUSTISCHE WELLE DES DATENTRÄGERS[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM AKUSTİK DALGASI


- VOLUMEN ÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM DEĞİŞİMİ


- BULK MODULUS, MODULUS OF VOLUME[İng.] / MODULE DE COMPRESSIBILITÉ, MODULE D'ÉLASTICITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / MASSENMODUL, RAUMMODUL, VOLUMENMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM MODÜLÜ


- HACİM ile HACİMCE ile HACİMLİ/LİK ile HACİMSİZ/LİK ile HACİMLİCE


- VOLUME[İng.] / VOLUME[Fr.] / RAUMINHALT, VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM


- TEVESSÜ[Osm.] / EXPANSION VOLUMIQUE[Fr.] / DYNAMIKDEHNUNG, DYNAMIKEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE GENLEŞME


- VOLUMENZENTZAH[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE YÜZDE


- VOLUMIC DENSITY OF ELECTROMAGNETIC ENERGY[İng.] / VOLUMETRISCHE ELEKTROMAGNETISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ELEKTROMANYETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU


- VOLUMIC EXPANSION[İng.] / VOLUMENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL GENLEŞME


- VOLUME CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE VOLUMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- HACİZ ile HACİZLİ


- HACKER değil/yerine/= BİLGİSAYAR KORSANI


- HEKİNG/HEKİNK/HACKING[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTME


- HACKNEY ile HİLEKAR ile BASMAKALIP METAFOR

( HACKNEY vs. HACKNEYED vs. HACKNEYED METAPHOR )

( درشکه کرايه ile اسب کرايبه ile استعمال شده ile کنايه مبتذل )

( DARSHKEH KARAYYEH ile ASB KARAYBAH ile ESTEMAL SHODEH ile KONAYYEH MOBTAZL )


- HAÇLI ile ÇARMIHA GERİLMİŞ ile ÇARMIHA GERİLME ile HAÇ BİÇİMİNDE ile ÇARMIHA GERMEK

( CRUCIFEROUS vs. CRUCIFIED vs. CRUCIFIXION vs. CRUCIFORM vs. CRUCIFY )

( صليبي ile مصلوب ile مصلوب ساختن ile خاجديس ile چارميخ کردن ile به چارميخ کشيدن ile مصلوب کردن ile برصليب آويختن )

( SELYBEY ile MASLUB ile MASLUB SAKHTAN ile خاجديس ile CHARAMYKH KARDAN ile BAH CHARAMYKH KESHYDAN ile MASLUB KARDAN ile برصليب آويختن )


- HAÇSI KOROLLA, HAÇ BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ SALÎBÎ = COROLLE CRUCIFORME


- HAD ile HAT ile HADİ ile HADİ HADİ ile HAT BEKÇİSİ


- HADÂLET ile/değil ADÂLET

( Kol ve baldırı etli olma. İLE/DEĞİL Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. )


- HADÂLET[Ar.] ile HADÂRET[Ar.] ile HADÂRET[Ar.]

( Kol ve baldırı etli olma. İLE Alçakgönüllülük. İLE Yeşillik. )


- HADD[Ar.] ile HAKİKAT[Ar.]


- HADD[Ar.] ile NİHÂYET[Ar.] ile 'ÂKIBET[Ar.]


- HADD-İ ZÂTINDA ile AYNI ZAMANDA

( Özünde, merkezinde, gerçeğinde, doğrusu şu ki. İLE Bununla birlikte. )


- HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK"

( HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK" )


- HADDİNİ AŞMAK ile ÇIĞRINDAN ÇIKMAK


- Haddini bildirmek için KONUŞ!!!


- Haddini bildirmek için SUS!!!


- HADDİ'Nİ BİLDİRMEK ile HADDİNİ "BİLDİRMEK"

( Bir şeyin/durumun. İLE Bir kişinin/tutumun. )

( Sınırların bilgisini belirtmek/anlatmak. İLE Haddini aşanı engellemek.[bedelini ödetmek üzere ya da öncelikli olmamalı!] )


- Haddini bilmek için KONUŞ!!!


- Haddini bilmek için SUS!!!


- HADDİNİ BİLMEK ile/ve HAKKINI BİLMEK

( Olgunlaşmayan meyveye, el uzanmaz. )

( TO KNOW THE LIMIT vs./and TO KNOW THE RIGHTS )


- HADDİNİ BİLMEK ve HESABINI BİLMEK

( TO KNOW THE LIMIT and TO KNOW THE ECONOMY )


- HADDİNİ BİLMEK ve/||/<> VAROLMA/VAROLABİLME


- HADDİNİ BİLMEMEK HADDİNİ BİLDİRMEK


- HADDİNİ-HESABINI (BİLMEMEK)


- HADEME ile/ve GÜLLABİ/Cİ

( ... İLE/VE Akıl hastahanelerinde. )


- HADEME/MÜSTAHDEM değil/yerine/= ODACI/İŞGÖREN


- HÂDİ'[Ar. < HADÎA] ile HÂDÎ[Ar.] ile HÂDÎ[Ar. < HİDÂYET | çoğ. HEVÂDÎ, HÜDÂT] ile HAYDİ![Ar.]

( Hileci, dolapçı. | Fena, bozuk. İLE Sırada ilk, birinci. | Yenilene yardım eden, yardımcı. İLE Doğru yolu gösteren, hidâyet eden. | Kılavuz, rehber. | Önde giden. | Mızrak ucu. İLE "Hareket geç!" )


- HÂDÎ[< HİDÂYET] -ile

( HİDÂYET EDİCİ, DOĞRUYA GÖTÜREN | KILAVUZ )


- HADİSTE:
TEDVİN DÖNEMİ ile/ve/||/<>/> TASHİH DÖNEMİ


- HADRONS[İng.] ile/değil/yerine/= HADRONLAR


- HAFFAFZADE EMİRİ EFENDİ DERGÂHI :

( Mirgün'de (Emirgan) bulunuyordu. Zamanla yıkılıp gitti. Son şeyhi Şeyh Ahmet Muhyiddin Efendi olup Kadiriye tarikatı mensubuydu. )


- HAFİFE ALMAK ile/ve/değil/<> BOŞLAMAK


- HAFİFLEMEK ile HAFİFLETMEK ile HAFİFLEŞMEK ile HAFİFLEŞTİRMEK ile HAFİFLETEBİLMEK ile HAFİFLEYEBİLMEK ile HAFİF/LİK ile HAFİFÇE ile HAFİF UYKU ile HAFİF HAFİF ile HAFİF YOLLU ile HAFİF RÜZGAR ile HAFİF SANAYİ ile HAFİF SIKLET ile HAFİF TERTİP ile HAFİF GÜVERTE ile HAFİF MAKİNELİ ile HAFİF HAPİS CEZASI


- HÂFİR[Ar. < HAVÂFİR] ile HAFÎR[Ar. çoğ. HAFÂİR]

( Kazan/kazıcı, hafreden. | At gibi hayvanların tırnağı. İLE Derince kazılmış yer, yer çukuru. | Mezar, kabir. )


- HÂFİYEN ile HAFİYYEN

( YALINAYAK OLARAK | İKRÂM EDEREK ile GİZLİDEN, GİZLİCE, SAKLI OLARAK )


- HÂFİYEN[Ar.] ile HAFİYYEN/HAFİYYETEN[Ar.]

( Yalınayak olarak. | İkrâm ederek. İLE Gizliden, gizlice, saklı olarak, âşikâr olmayarak. )


- HAFIZA HÜCRESİ ile/||/<> NAİF HÜCRE

( Hafıza önceden görmüş, naif ilk kez. )

( Formül: Experienced İLE inexperienced )


- BELLEK/HAFIZA ile HAVSALA

( Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü. İLE Kuşun kursağı. | Leğen kemiği. | Zihnin bir şeyi anlama ve kavrama yetisi. )


- HAFNIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM KARBÜR


- HAFNIUM NITRIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM NİTRÜR


- HAFNIUM[İng.] / HAFNIUM[Fr.] / HACKMESSER FÜR STRAHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM


- HAFNİYUM ile HAHNYUM/NİLSBOHRYUM

( ... İLE Atom numarası 105 olan, kaliforniyum atomlarının, azot çekirdekleriyle bombardımanından elde edilmiş yapay öğe. [Simgesi: Ha] )


- HAHN-BANACH ile/||/<> OPEN MAPPİNG

( H-B linear functional uzatma, open mapping açık dönüşüm. )

( Formül: Extension İLE open mapping )


- HAHNIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HAHNİYUM


- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI


- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME


- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK


- HAİN/LİK ile/değil/yerine VEFÂSIZ/LIK


- HAİNLİK(TEN) ile/değil KORKU(DAN)


- HAİZ OLMAK değil/yerine/= İYE OLMAK/TAŞIMAK


- HAK ETMEK ile TERFİYİ HAK ETMEK ile HAK EDEN

( DESERVE vs. DESERVE PROMOTION vs. DESERVING )

( شايسته بودن ile لايق بودن ile لايق کردن ile استحقاق داشتن ile شايستگي داشتن ile سزيدن ile مستحق بودن ile سزاوار بودن ile مستحق ترفيع بودن ile لايق ile بسزا ile سزاوار ile مستوجب ile مستحق )

( SHAYSETEH BODAN ile LAYGH BODAN ile LAYGH KARDAN ile ESTAHAQAQ DASHTAN ile SHAYSATGY DASHTAN ile سزيدن ile MOSTAHGH BODAN ile SEZAVAR BODAN ile MOSTAHGH TARFYE BODAN ile LAYGH ile BESEZA ile SEZAVAR ile MOSTOJEB ile MOSTAHGH )


- HAK GÖZETME ile VİCDAN


- HAK (SAHİBİ) ile/ve/=/||/<>/< İHTİYÂR (SAHİBİ)


- HAK SOFRASI ile/ve ALİ SOFRASI


- HAK YEME ile/değil ÜZERİNE GİTME


- HAK ile/ve/<>/< AYRICALIK/İMTİYAZ(/MÜMTAZ)[Ar. < MEYZ]

( RIGHT vs./and/<> SPECIAL PRIVILIGE )


- HAK ile/değil BAĞIMLILIK

( [not] RIGHT vs./but DEPENDENCE )


- HAK ile/ve/||/<>/> DİRENME HAKKI


- HAK ile/ve/<> GÜVENCE


- HAK ile/ve HAKİKAT


- HAK ile/ve/||/<>/< HAKLARA SAHİP OLMA HAKKI


- HAK ile/ve YERİNDE HAK

( RIGHT vs./and RIGHT IN RIGHT PLACE )

( QUAN ile/ve ... )


- HAKARET ile AŞAĞILAMA


- HAKARET ile AŞAĞILAYICI

( INSULT vs. INSULTING )

( اهانت کردن ile توهين ile متلک گفتن ile بي حرمتي کردن ile خوار کردن ile بي احترامي کردن ile بي حرمتي ile بدحرفي ile اهانت ile کنفت کردن ile بي احترامي ile موهن )

( ANPEHENT KARDAN ile TOOHYNE ile MOTELK GOFTAN ile BEY HARMATY KARDAN ile KHAR KARDAN ile BEY EHTARAMY KARDAN ile BEY HARMATY ile بدحرفي ile ANPEHENT ile KONAFT KARDAN ile بي احترامي ile MOUHON )


- HAKARET ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ


- [ne yazık ki]
HAKARET ile KAZF/KAZİF

( ... İLE Nitelikli hakaret. | Atma. | Namuslu bir kadına, zinâ suçunu isnâd etme. )

( HADD-İ KAZF: Namuslu kadınlara iftira edenlere verilen ceza. )


- HAKARET ile/ve SÖZLÜ SALDIRI


- HAKARET ile/değil TESPİT


- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK


- HAKAS ile HAKASÇA


- HAKEM/LİK ile HAKEMLİ ile HAKEM HEYETİ ile HAKEM KARARI ile HAKEMLİ DERGİ


- HAK-HUKUK (SAHİBİ OLMAK, PEŞİNDE KOŞMAK)


- HAKİKAT:
ACITSA DA ile/ve/||/<>/> ACI DEĞİLDİR


- HAKİKAT AHLÂKI ve ÖZGÜRLÜK AHLÂKI

( MORALS OF TRUTH and MORALS OF FREEDOM )


- HAKİKAT BİLGİSİ ile/ve/||/=/<>/>/< KENDİNİN BİLGİSİ


- HAKİKAT = GERÇEKLİK ve/+ ÇEŞİTLİLLİK(OLGUSALLIKLAR)

( TRUTH = REALITY and/+ VARIETY )


- HAKİKAT >< HURÂFE ile/ve/<> TARİHÇİ

( Hakikat gibi, hurâfelerin de, tarihçinin işine geleni vardır, gelmeyeni de. )


- HAKİKAT:
ÖĞRENİLEBİLİR fakat ÖĞRETİLEMEZ

( Belki. FAKAT Asla! )


- HAKİKAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/></< "BENLİK"

( "Konuşursa". İLE/VE/||/<>/>


- HAKİKAT ve DİZGE

( TRUTH and SYSTEM )


- HAKİKAT ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK


- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER

( FACT vs. FACTOR vs. FACTORIAL vs. FACTORING vs. FACTORIZATION vs. FACTORS vs. FACTORY vs. FACTORY OWNER vs. FACTS )

( وجود مسلم ile حقيقت ile واقعيت ile عامل ile سازه ile فاکتوريل ile فالگيري ile فاکتور گيري ile عوامل ile کارخانه ile توليدي ile کارگاه ile کارخانه چي ile مطالب )

( VOJUD MOSLAM ile HAGHYGHT ile VAGHEYT ile AMEL ile SAZEH ile FAKTORYLE ile فالگيري ile FAKTOR GYRY ile AVAMEL ile KARKHANEH ile TOLYDY ile KARGAH ile KARKHANEH CHY ile MOTALEB )


- HAKİKAT GERÇEKLİK


- HAKÎKAT[Ar.] ile HADD[Ar.]


- Hakikat ile hakikat


- Hakikat ile hakikat


- Hakikat ile/ve hakikat


- HAKİKAT ile HAKİKAT

( Temel. İLE Ayrım. )

( HAKİKAT: İlkesel tutum/bakış. )


- HAKİKAT ile HAKİKATLİ/LİK ile HAKİKATSİZ/LİK


- HAKİKAT ile HAKİKAT-ÜL-HAKAİK

( Doğa. İLE Tin. )


- HAKÎKAT[Ar.] ile HAKK[Ar.]


- HAKİKAT ve/<> HAYR/HAYIR


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/< İTİBAR


- HAKİKAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/> KEMÂLÂT

( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. )

( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )

( Kemâlâtın en büyüğü, kişinin kendini herkesten küçük görmesidir. )

( Hakikat, tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. )

( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. )

( Hakikati biliyorsan ölümü iste! )

( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. )

( TRUTH/REALITY vs./and PERFECTIONS )


- HAKİKAT ile/ve MAHİYET

( Her hakikatin mahiyeti olur ama her mahiyetin hakikati olmayabilir. )

( TRUE NATURE/ESSENTIAL CHARACTER vs./and TRUTH )


- HAKÎKAT[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]


- HAKİKAT ile MECÂZ ile KİNÂYE

( Kök.(Mutabakat). İLE İkinci anlam yüklemek.(Tazammun/Akıl). İLE Hakikat ile mecâz arasında bırakmak.(İltizam). )


- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT

( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )

( [not] TRUTH vs./and/but FACT | HARMONY )


- HAKİKAT =/||/<> NOKTA


- HAKİKAT ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> DOYUM


- HAKİKAT ile/ve/<> ÖZNİTELİK

( HAKİKAT: KENDİYLE ÖZDEŞ OLAN )


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ve/||/<>/= TAŞ/BİTKİ/HAYVAN


- HAKİKAT ile/<> UPUYGUNLUK


- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A

( [not] TRUTH vs./and/but FACT )


- HAKİKAT ile/ve VAKIA ile/ve SIDKİYET


- HAKİKAT ile/<>/>< YANILSAMA


- HAKİKAT ile YORUMLAR

( Vardır/yoktur. İLE Vardır. )


- HAKÎKAT[Ar.] ile ZÂT[Ar.]


- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET

( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

( DEVOTION TO TRUTH vs./and/<> SERVICE/ATTENTION TO HUMAN/ITY )


- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]

( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )


- HAKİKATEN/SAHİDEN değil/yerine/= GERÇEKTEN


- HAKİKATİ İFADE EDEN ile HERŞEYİ/HERKESİ BAĞLAYICI


- HAKİKAT-İ KÂBE ve HAKİKAT-İ KIBLE


- HAKİKAT-İ MUHAMMED ve/=/<> ÖVÜLEN AHLÂK


- HAKİKAT/İ ile/ve/değil/<> OLGUSALLIK/I


- HAKİKATİ:
[ya] ARAMA! ve/ya da/<> HERKESE VE HER YERDE/ZAMAN AÇIKLAMA!

( [Kişiyi] Yalnız kılar. VE/YA DA/<> Maskara eder. )


- HAKİKATLERİN SANATI ile SANATIN HAKİKATLERİ


- HAKİKAT/REALİTE değil/yerine/= GERÇEKLİK


- HAKİKATTE:
[ne] ŞAH ne de PADİŞAH


- MEVCUD:
HAKİKÎ ile/ve FARAZÎ/İHTİRAÎ

( Kişiyi/zihni gerektirmez. İLE/VE Kişiyi/zihni gerektirir. )

( Muhalif değil ve fakat mutabık da değildir. İLE/VE ... )


- HAKİKİ OLMAYAN ile/değil/yerine/>< HAKİKİ

( Yinelemesinde yiten. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yinelemesinde yitmeyen. )


- HAKİKÎ değil/yerine/= ÖZUYGUN


- HAKK:
GÖRDÜĞÜMÜZ değil GÖRDÜKLERİMİZDE YANSIR(TECELLÎ EDER)


- HAKK ve/||/=/<> HAREKET[BİZÂTİHÎ]


- HAKK'A RAZI OLMAK ile/ve HAKKINA RAZI OLMAK

( İltifatına aldanma, hakaretine yerinme! )

( Allah'a en yakın olduğun an, en küçük göründüğün andır. )

( HAK: Rabbin sana tahsis ettiği. )


- HAK(K)'A TESLİM OLMAK ve/||/<>/>/< KENDİNLE BARIŞIK OLMAK


- HAKKARİ ile HAKKARİ["HAKARİ" değil!]

( Güç, güçlü, savaşçı.[Soğukla ve doğa koşullarıyla mücadele eden.] İLE Türkiye'nin Güneydoğu bölgesi ili. )


- HAKKARİ ile HAKKARİLİ/LİK


- HAKKETMEK değil/yerine/= KAZIMAK


- HAKK'I, KİŞİYLE TANIMAK ile/ve/||/<> KİŞİ'Yİ, HAKK'LA TANIMAK


- HAKKIN, SENİN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNİN, HAKKIN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK


- HAKKINDA KİTAP YAZILAN İLK SULTAN -ile

( I. AHMED )


- ... HAKKINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... ÜZERİNE


- [ne yazık ki]
HAKKINI ARAMAK ve/||/<>/></> ZULÜM/ZALİM

( Bazı "kişilerin" nasıl zâlimleştiğini görmek istiyorsak, hakkımızı aramayı denemek yeterli olacaktır. )


- HAKKINI İADE ETMEK ve/<> HAKKINI TESLİM ETMEK


- HAKKINI TESLİM ETMELİ!


- HAKKINI VERMEK değil HAKKINI TESLİM ETMEK


- ... HAKKI ("VERMEK") ile/ve/değil/||/<>/< ... FIRSATI (TANIMAK)


- Hakkını teslim etmek için DİNLE!!!


- HAKK'LA İSTEMEK ve/<> HALK'LA İSTEMEK


- HAKK'TAN "SIKILMAK" ile HALK'TAN SIKILMAK


- HAK'LA İSTEMEK ve/<> HAKK'LA İSTEMEK


- HAKLAR:
SINIRLANDIRILAMAZ OLANLAR ile/ve/||/<> SINIRLANDIRILABİLİR OLANLAR


- HAKLAR ve/||/<>/< HAKLARIN HAKLARI


- HAKLI ÇIK(AR)MA ÇABASI ile/ve KÂRLI ÇIK(AR)MA ÇABASI


- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALİYLE


- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/||/<>/< YERİNDE/GEREKLİ/İSABETLİ OLARAK


- HAKLI ..." ile/değil/yerine YERİNDE
(BİR KARAR/SONUÇ/TUTUM)


- HAK-SIZ ile HAKK-SIZ


- HAKSIZLIĞA/YANLIŞ ANLAŞILMAYA:
MÂRUZ KALMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MAĞDUR OLMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MÜŞTEKÎ OLMAK


- ÉQUATION D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= HÂL DENKLEMİ


- Hâl ehliyle hem sus, hem KONUŞ!!!


- HAL ile/ve/||/<> HAREKET


- HÂLÂ değil/yerine/= ŞİMDİYE DEK


- HALAÇ ile HALAÇÇA


- HALAKAT[Ar. < HALKA | "ka" uzun okunur] ile HALÂKAT[Ar.]

( Halkalar. İLE Halukluk, iyi ahlâklılık. | Dümdüzlük, düzlük. )


- HALAT ile HALAT ÇEKME ile HALAT FİTİLİ ile HALAT TAMBURU ile HALAT IZGARASI


- HALAT ile İSTİNGA[İt.]

( ... İLE Yelkenleri toplamak için kullanılan halat. )


- HALAT ile KALÇETE[İt. < CALCETTA]

( ... İLE Elle örülerek yapılan yassı halat. )


- HALAT ile SELVİÇE[İt.]

( ... İLE Gemi armasında bulunan, oynak halat. )


- HALAT'LARDA:
BRAGA/MARSPET/PATRISA ile/ve GOMANA ile/ve KANDİLİSA ile/ve İSTRUMAÇA ile/ve VARAGELE ile/ve YOMA

( Gemilerde kullanılan halat. İLE/VE Gemi demirinin bağlı olduğu halat. İLE/VE Gemideki serenleri kaldırmaya yarayan halat. İLE/VE Birbirine takılmış halat. İLE/VE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. İLE/VE 3-4 kat kol bükülmüş halat. )


- HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK


- HALÂVET[Ar.] ile TATLILIK, ŞİRİNLİK | ZEVK

( TATLILIK, ŞİRİNLİK | ZEVK )


- HALAZONE[İng.] / HALOZONE[Fr.] / HAFNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HALAZON


- HÂLBUKİ değil/yerine/= OYSA


- HALBUKİSİ" değil HALBUKİ


- HALBUSEM" değil HALBUKİ


- HALDUR HULDUR (HAREKET ETMEK)


- HALE/HEALTHY LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI YAŞAM BEKLENTISİ


- HÂL-İ HAZIRDA ... ile HÂLEN ...


- HALİ-VAKTİ (YERİNDE OLMAK)


- HALI ile/||/<> DEMİRCİ HALISI


- HALI ile HALI ÇANTASI ile HALI KAPLI ile HALI KAPLAMA

( CARPET vs. CARPETBAG vs. CARPETED vs. CARPETING )

( گليم ile فرش ile فرش کردن ile مفروش کردن ile زيرانداز ile زيلو ile خورجيني ile مفروش )

( GOLYM ile FARSH ile FARSH KARDAN ile MOFROSH KARDAN ile زيرانداز ile زيلو ile خورجيني ile MOFROSH )


- HALI ile PAZIRIK HALISI

( ... İLE Tarihte bilinen ilk halıdır. )


- HALI ile PAZIRIK HALISI