Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(45/148)


- ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )


- ESKİ ZAPTİYE (POLİS) KARAKOLU/ASKERLİK ŞUBESİ :

( Yeniköy, Köybaşı Caddesi üzerindeki 203 kapı No.lu bina 19. yy. sonlarında yapılmış Zaptiye (Polis) Karakolu binasıdır. Bu binanın eşleri; Büyükdere Topçu Karakolu, Sarıyer Orduevi ve Yenimahalle/Pazarbaşı'ndaki Jandarma karakolu binasıdır. Aynı amaç için yapılan bu binalardan Yeniköy Eski Zaptiye (Polis) Karakolu 1923 yılında Askerlik Şubesi yapılmış halen aynı amaçla kullanılıyor. )


- ESKİCİ ile/değil/yerine/>< KUYUMCU

( [İş/alıcı/satıcı (bulmak) için...] Bağırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bağırmaz. )


- ESKİMEK ile ESKİTMEK ile ESKİLEŞMEK ile ESKİTİLMEK ile ESKİTEBİLMEK ile ESKİYEBİLMEK ile ESKİ/LİK ile ESKİL ile ESKİZ ile ESKİCE ile ESKİCİ/LİK ile ESKİ ÇAĞ ile ESKİ KURT ile ESKİ YAZI ile ESKİ DÜNYA ile ESKİ PÜSKÜ ile ESKİ TÜFEK ile ESKİ KAFALI/LIK ile ESKİ TOPRAK ile ESKİ ESERLER ile ESKİ GÖZ AĞRISI


- EŞKİN ile EŞKİNCİ/LİK ile EŞKİNLİ ile EŞKİNSİZ


- EŞKİNCİ ile/||/<> EŞKİNCİ BİRLİKLERİ

( Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<> II. Mahmut'un gönüllü yeniçerilerden kurduğu, yeni ordu. )


- ESKİYLE "SAVAŞMAK" ile/değil/yerine YENİSİNİ YARATMAK


- ESL/EXTRACORPOREAL SHOCKWAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI


- EŞLEK/EKVATOR ile EKVADOR

( Güney ile Kuzey yarım küreyi ayıran enlem. İLE Güney Amerika'daki ülke. )

( EKVATOR: HATT-I İSTİVA )

( Fransız bilimkişilerinin, 8 yıl süren çalışmaları sonucunda, 21 Mart ve 21 Eylül günlerinde, güneş ışınlarının hiç gölge yapmadan, tamamen dik olarak geldiğini tespit ettikleri ve dolayısıyla da dünyanın tam orta noktasında bulunduğunu onayladıkları yer, Ekvador'un başkenti Quito'nun San Fransisco Meydanı'ndaki Ekvator Anıtı'nın bulunduğu yerdir.[Yıllar sonra, daha hassas aletlerle yapılan hesaplarla, Ekvator çizgisi birkaç kilometre kaydırılmıştır. Bu yeni çizgi etrafında ve üzerinde çeşitli deneyler yapılmaktadır. Bir kabın içindeki su, Ekvator çizgisi üzerinde, tam dikey dökülürken, bir cm. ötede, kuzey ve güney yarım kürede, sağa ya da sola doğru girdaplar yaptığı görülmektedir.] )

( Gezimanya - Ekvador Sayfası )

( MITAD DEL MUNDU con ECUADOR )


- ESLEMEK ile ESLEK


- EŞLEMEK ile EŞLENMEK ile EŞLEŞMEK ile EŞLEŞTİRMEK ile EŞLEŞEBİLMEK ile EŞLEK ile EŞLEM ile EŞLEKSEL


- COUPLED FIELD VECTORS[İng.] / VECTEURS DE CHAMP COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE FELDVEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK ALAN VEKTÖRLERİ


- COUPLED WAVES[İng.] / ONDES COUPLÉES[Fr.] / GEKOPPELTE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DALGALAR


- COUPLED CIRCUITS[İng.] / GEKOPPELTE SCHALTUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DEVRELER


- CONJUGATE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK EMPEDANS


- COUPLED MODES[İng.] / MODES COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE MODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK KİPLER


- GEKOPPELTE OSZILLATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK OSİLATÖRLER


- CONJUGATE PARTICLES[İng.] / PARTICULES CONJUGUÉES[Fr.] / KONJUGIERTE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK PARÇACIKLAR


- COUPLED OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR COUPLÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK SALINGAÇ


- COUPLED TRANSISTORS[İng.] / TRANSISTORS COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE TRANSISTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK TRANSİSTÖRLER


- CONJUGATE[İng.] / CONJUGUÉ[Fr.] / KONJUGIERT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK


- PAIRED ELECTRONS[İng.] / PAIRÉ ELECTRON[Fr.] / GEPAARTE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLEŞMİŞ/EŞLENİK ELEKTRONLAR


- EŞLEŞTİRİLMİŞ OLAN/LAR ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRİLMİŞ OLAN/LAR


- EŞ/LİK ile/ve/||/<> DOLANIK/LIK


- EŞLİK ile EŞLİKÇİ ile EŞLİK ETMEK ile EŞLİK EDEN ile SUÇ ORTAĞI ile SONUÇLANDIRMAK ile BAŞARILI ile BAŞARI ile BAŞARILAR

( ACCOMPANIMENT vs. ACCOMPANIST vs. ACCOMPANY vs. ACCOMPANYING vs. ACCOMPLICE vs. ACCOMPLISH vs. ACCOMPLISHED vs. ACCOMPLISHMENT vs. ACCOMPLISHMENTS )

( دم گيري ile دم گير ile بدرقه کردن ile توام کردن ile مصاحبت کردن ile همراه رفتن ile مشيعت کردن ile بدرقه ile معاون جرم ile همداستان ile شريک جرم ile دستيار ile بهانجام رساندن ile مهذب ile باکمال ile صاحب کمال ile کامل شده ile کارکرد ile کمالات )

( DAM GYRY ile DAM GYR ile BADRAGHEH KARDAN ile TAVAM KARDAN ile MOSAHEBAT KARDAN ile CPEHMARAH RAFTAN ile MOSHYAT KARDAN ile BADRAGHEH ile MOAVAN JARAM ile NPAMDASTAN ile SHARYK JARAM ile DASTYAR ile BACPEHANJAM RESANDAN ile MANPAZB ile BAKAMAL ile SAHEB KAMAL ile KAMEL SHODEH ile KARKARD ile KAMALAT )


- ESMEK ile ESMERLEŞMEK ile ESMERLEŞTİRMEK ile ESMER/LİK ile ESMERCE ile ESMER UN ile ESMER KÜF ile ESMER AMBER ile ESMER ŞEKER ile ESMER BUĞDAY ile ESMER KÜFLER ile ESMER SU YOSUNLARI


- ESNA ile ESNAF/LIK ile ESNAF AĞZI ile ESNAF LONCASI


- ESNAF[Ar.]/ARTİZAN[Fr. < ARTISAN] ile/ve/||/<> EŞRAF

( Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kişi. İLE/VE/||/<> Bir yerin zenginleri, ileri gelenleri, sözü geçenleri. )


- ELASTIC DEFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= ESNEK BİÇİM DEĞİŞTİRME


- ELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK ÇARPIŞMA


- ELASTIC WAVES[İng.] / ONDES ÉLASTIQUES[Fr.] / ELASTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK DALGALAR


- INELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA


- INELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN SAÇILMA


- ESNEK OLMAYAN ile DÖNÜŞSÜZ

( IRREFLEXIBLE vs. IRREFLEXIVE )

( قير قابل انعکاس ile عير قابل انعکاس ile بدونبازتاب )

( GHYR GHABEL ENEKAS ile EYR GHABEL ENEKAS ile بدونبازتاب )


- ELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK SAÇILMA


- ESNEK/ELASTİK ÇARPIŞMA ile/>< ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA

( Toplam kinetik enerjinin korunduğu çarpışma. İLE/>< Toplam kinetik enerjinin korunmadığı çarpışma. )


- ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENTEN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYILARI KURAMI


- ELASTICITY COEFFICIENT, ELASTICITY MODULUS, MODULUS OF ELASTICITY[İng.] / COEFFICIENT DE L'ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYISI


- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ

( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )


- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ

( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )


- ESNEMEK:
"OKSİJEN GEREKSİNİMİMİZDEN DOLAYI" değil BEYNİMİZİ SOĞUTMAK İÇİN


- ESNEMEK ile ESNETMEK ile ESNEKLEŞMEK ile ESNETEBİLMEK ile ESNEYEBİLMEK ile ESNEKLEŞTİRMEK ile ESNEK/LİK


- ESNEMEK ile/ve HAPŞIRMAK

( BESEK/BESDEK, FÂJ/FÂJE, PÂSEK ile/ve ... )

( YAWN vs./and )


- SPIN ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞÖLÇEK DÖNÜ


- EŞORTMAN değil EŞOFMAN[Fr. < ÉCHAUFFEMENT]


- ESPAS ile ESPASLI


- EQUIPOTENTIAL SURFACE[İng.] / SURFACE ÉQUIPOTENTIELLE[Fr.] / ÄQUIPOTENTIALFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞPOTANSİYEL YÜZEY


- ESPRİ/Sİ" ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM/I


- ESR/ERYTHROCYTE SEDIMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ERİTROSIT SEDİMANTASYON HIZI, ALYUVAR ÇÖKME HIZI


- ESRAR ile ESRARCI/LIK ile ESRARLI/LIK ile ESRAR OTU ile ESRAR PERDESİ ile ESRAR TEKKESİ ile ESRAR KUMKUMASI


- ESRARENGİZ değil/yerine/= GİZEMLİ


- ISOCHROMATIC FRINGE PATTERN[İng.] / MODÈLE DE FRANGES ISOCHROMATIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞRENK SAÇAK DESENİ


- ESRİMEK ile ESRİTMEK ile ESRİK/LİK


- ES-SELÂMÜN ALEYKÜM değil/ya da ES-SELÂM-Ü ALEYKÜM değil/ya da SELÂMÜN ALEYKÜM

( PEACE BE UPON YOU (FORMAL) but/or PEACE BE UPON YOU (VARIANT) but/or PEACE BE UPON YOU )


- [not] ESSENCE vs. BRIEFLY/SHORTLY


- ESSENCE vs. ESSENCE KINDS


- ESSENCE vs. LATER


- ESSENCE vs. MARKET


- ESSENCE vs./and NATURE


- ESSENTIAL :/yerine GEREKLİ, ESAS


- EŞSESLİ = EQUIVOCAL[İng.] = ÉQUIVOQUE[Fr.] = ÄQUIVOK[Alm.] = AEQUIVOCUS < AEQUUS[Lat.]


- EŞ/SEVGİLİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- EŞ/SEVGİLİ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- ISOTHERMAL TRANSFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI DÖNÜŞÜM


- ISOTHERMAL PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI SÜREÇ


- EŞSİZ ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ ile BECERİKSİZLİK ile BECERİKSİZLİK ile BECERİKSİZ ile TAMAMLANMAMIŞ ile EKSİK ile EKSİKLİK ile UYUMSUZ ile ANLAŞILMAZ ile ANLAYIŞSIZLIK ile SIKIŞTIRILAMAZ

( INCOMPARABLE vs. INCOMPATIBILITY vs. INCOMPATIBLE vs. INCOMPETENCE vs. INCOMPETENCY vs. INCOMPETENT vs. INCOMPLETE vs. INCOMPLETELY vs. INCOMPLETENESS vs. INCOMPLIANT vs. INCOMPREHENSIBLE vs. INCOMPREHENSION vs. INCOMPRESSIBLE )

( بي همتا ile بي چون ile بي قياس ile غير قابل مقايسه ile ناجوربودن ile ناسازگاري ile منافات ile ناجوري ile نا موافق ile ناسازگار ile بي کفايتي ile بي ظرفيتي ile بي عرضگي ile ناشايستگي ile نااهل ile بي کفايت ile غير کافي ile بي عرضه ile بيدست وپا ile ناشايسته ile نالايق ile ناقص ile ناتمام ile پر نشده ile نيمه تمام ile ناکامل ile ناتمامي ile تسليمنشو ile نا هموار ile نا محدود ile درک نکردني ile نامفهوم ile نفهميدني ile لايدرک ile عدم درک ile کوچک نشدني ile خلاصهنشدني ile فشرده نشدني )

( BEY CPEHMETA ile BEY CHON ile بي قياس ile GHYR GHABEL MOGHAYSEH ile NAJORBUDAN ile NASAZGARY ile MENAFAT ile ناجوري ile NA MOVAFEGH ile NASAZGAR ile BEY KAFAYTY ile BEY ZARFYTY ile BEY ARZAGY ile NASHAYSATGY ile NAANPAL ile BEY KAFAYT ile GHYR KAFY ile BEY ARZEH ile BEYDAST VAPA ile NASHAYSETEH ile نالايق ile NAGHS ile NATMAM ile PAR NESHODEH ile NEYMAH TAMAM ile NAKAMEL ile NATMAMY ile تسليمنشو ile NA NPAMVAR ile NA MAHDUD ile DARK NAKARDANY ile NAMAFAOOM ile NAFEHAMYDANY ile لايدرک ile ADAM DARK ile KUCHAK NESHODANY ile KHLASEANESHODANY ile FESHARDEH NESHODANY )


- ESTABLISHMENT :/yerine KURULUŞ


- ESTETİK -ile


- ESTETİK ALGI ile ESTETİK DEĞER


- ESTETİK ALGI ile ESTETİK YARGI

( Felsefe. İLE Bilim. )

( Bakışma. İLE Konuşma. )

( Öznel. İLE Toplumsal. )


- ESTETİK CERRAHİ ile/ve/<>/< PLASTİK CERRAHİ


- ESTETİK DEĞER ile/ve SANATSAL DEĞER

( Doğal. İLE/VE Yapay. )


- ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE


- ESTETİK ÖNERME/YARGI ile/ve MANTIKSAL ÖNERME/YARGI


- ESTETİK ÖZNE ile/ve/> ESTETİK NESNE ile/ve/> ESTETİK TAVIR ile/ve/> ESTETİK HAZ ile/ve/> ESTETİK YARGI ile/ve/> DEĞER


- ESTETİK YARGILAR ile/ve ETİK YARGILAR

( ... İLE/VE Kısmen bazı hayvanlarda da görülebilir. )


- ESTETİK ile/ve/||/<> BAKIŞIM(SİMETRİ)


- ESTETİK = BEDİİYAT = AESTHETICS[İng.] = ESTHÉTIQUE[Fr.] = AESTHETIK[Alm.] = AISTHETIKÉ[Yun.] = ESTÉTICO[İsp.]


- ESTETİK ve/||/<>/> ESNEKLİK


- ESTETİK ile ESTETİK ile ESTETİKÇİLİK ile ESTETİK

( AESTHETE vs. AESTHETIC vs. AESTHETICISM vs. AESTHETICS )

( جمال پرست ile ظريف طبع ile زيبيي پرستي ile زيبائي شناسي ile زيبيي گريي )

( JOMAL PAREST ile ظريف طبع ile ZYBEYY PARESTY ile ZYBAYEY SHENASY ile زيبيي گريي )


- ESTETİK ile ESTETİKÇİ/LİK ile ESTETİK CERRAHİ


- ESTETİK ile ESTETİZE

( AESTHETIC vs. AESTHETISED )


- ESTETİK ile ESTETİZE

( AESTHETIC vs. AESTHETISED )


- ESTETİK değil/yerine/= GÖRKEYSEL


- ESTETİK değil/yerine/= GÜZELDUYU


- ESTETİK ile KİÇ(KITSCH[Alm.])


- ESTETİK ile/ve/<> METAFİZİK

( Kişinin, kendinde duyduğu eksikliğe arayış. İLE/VE/<> Kişinin, varlıkta, evrende ve kendinde aradığı ilkesellik ve anlamlılık. )


- ESTETİK ile/ve/<> SANAT

( Estetik, sanatın ahlâkıdır. )

( Estetik, duyarlılıkta oluşan tikel anlamın şeyleşmesini/nesneleşmesini hem duyarlılık, hem de nesneleşme yönünden inceleyen bilimdir. )

( Sanatın nesneleri, estetiktir fakat estetiğin nesneleri, sorun yaratır. )

( Estetik duygulanım, estetik değildir. )

( Estetik için süreklilik gerekir. )

( Estetik duyuş, kavrama dayanmaz. )

( Estetiği kuran, şiirdir. )

( İLM-İ MAHÂSİN ile/ve/<> FENN )


- ESTETİK ile SANAT

( Estetik sanatın ahlâkıdır. )


- ESTETİK ile/ve SİLÜET

( AESTHETICS vs./and SILHOUETTE )


- ESTETİK ile/ve/||/<> TARİH


- ESVAP ile ESVAPLI ile ESVAPSIZ/LIK


- EŞYA[çoğ. < ŞEY] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KİŞİLER

( Kullanılması için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sevilmesi için.
[fakat ne yazık ki...] "Dünyadaki kargaşanın nedeni, eşyaların sevilmesi, insanın kullanılmasıdır." )


- EŞYA UNUTMAK ile BEBEK/ÇOCUK UNUTMAK


- EŞYA[Ar.] değil/yerine/= BUYUM, TÜYEK, ARIBERİ


- EŞYA[Ar.] ile MOBİLYA[İt.]/MÖBLE[Fr.]

( ... İLE Oturulan, yemek yenilen, çalışılan, yatılan yerlerin döşenmesine yarayan, taşınabilir eşyalara verilen genel ad. )


- EŞYALARI/ÇANTAYI:
BIRAKMAK, ORTAMA GÜVENMEK yerine/değil YANINDA TUTMAK, SAHİP ÇIKMAK

( Eşyanın/çantanın yanınızda tutulmasının gerekliliği, çalınmaması için değil/yanısıra, bir hasar/kayıp ya da hırsızlık durumunda orada bulunan herkesi zan altında bırakmaması içindir. )


- EŞYANIN TABİATI değil/yerine/= NESNELERİN DOĞASI


- EŞZAMAN/SENKRON[Fr. < SYNCHRONE] >< YADINKURUN/ASENKRON[Fr. < ASYNCHRONE]

( Aynı zaman içinde hareket eden. >< Başlama ve bitme anları başka olan (olaylar). )


- ISOCHRONOUS CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ISOCHRONE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞZAMANLI DEVRE


- EŞZAMANLI/LIK ile/ve/||/<> KOŞUT/LUK


- ETÂ FULÂNUN[Ar.] ile CÂE FULÂNUN[Ar.]


- ETAMİN[Fr. < ÉTAMINE] ile KANAVİÇE[İt. < CANOVACCIO]

( Pamuk ya da ketenden, seyrek dokunmuş, delikli bir tür kumaş. İLE El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. | Bu bezin üzerine yapılan işleme. | Çuval olarak kullanılan kendirden ya da kenevirden yapılmış seyrek bez. )


- SİRKE ASİDİ[Osm.] / ACETIC ACID[İng.] / ACIDE ACÉTIQUE, ACIDE ACTIQUE[Fr.] / ÄTHANOÄT, ESSIGSÄURE, ERZEUGNIS, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOİK ASİT, ASETİK ASİT, ÇARPIM, ÜRÜN


- ETHANOL, ETHYL ALCOHOL[İng.] / ETHANOL, ALCOHOL ÉTHYLIQUE[Fr.] / ESTER GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOL


- ETAP ile BASAMAK

( LAP vs. STEP )


- ETC :/yerine VS., VE BENZERİ


- ETEĞİ ARI ile ETEĞİ DÜŞÜK ile ETEĞİ TEMİZ ile ETEĞİ BELİNDE


- ETEĞİNE PİS ile ETEĞİNE EĞRİ


- ETEK ile/||/<> ANVELOP[Fr.]

( ... İLE/||/<> Üst üste katlanmış parçalardan oluşan bir etek biçimi. )


- ETEK ile KENAR KIVIRMA

( HEM vs. HEMMING )

( کناره دار کردن ile لبه ile لبه دار کردن ile سينه صاف کردن ile لبه دوزي )

( KONAREH DAR KARDAN ile LABEH ile LABEH DAR KARDAN ile SYNAH SAF KARDAN ile LABEH DOZY )


- ETEK ile LAMPASA

( ... İLE Uzun yırtmaçlı etek. )


- ETEKLEMEK ile ETEK/LİK ile ETEK BAĞI ile ETEK BEZİ ile ETEK ETEK ile ETEK KİRİ ile ETEK TAŞI ile ETEK BELDE ile ETEK DOLUSU ile ETEK PİSLİĞİ


- ETENELENMEK ile ETEN ile ETENE ile ETENELİ ile ETENESİZ ile ETENELİLER ile ETENESİZLER


- ET(H)İK = İLM-İ AHLÂK = ETHICS[İng.] = ÉTHIQUE[Fr.] = ETHIK[Alm.] = ETHICA[Lat.] = ETHIKE[Yun.] = ÉTICA[İsp.]


- ETİ SENİN, KEMİĞİ BENİM! değil ONU, ETİNDEN VE KEMİĞİNDEN (SAPLANTISINDAN) AYIR!


- ETİK ile/ve/< ESTETİK

( Birlikte görmek/tutmak gerekiyor. )


- LABELING[İng.] / ETIQUETER[Fr.] / ETHANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİKETLEME


- ETHYL ACETATE[İng.] / ACETATE D'ÉTHYLE[Fr.] / ÄTHYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİL ASETAT


- ETİYOLOJİ/ETIOLOGY[İng.] değil/yerine/= NEDEN | NEDEN BİLGİSİ


- ETİYOPYA ile/ve/<> AMAHARİ

( ... İLE/VE/<> 83 farklı dilin konuşulduğu Etiyopya'da, resmî abece olarak kullanılmaktadır. )


- ETK/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT


- ETKEN ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLEŞEN


- ETKİ ALANI ile/ve/<> DENETİM/KONTROL ALANI

( EFFECT FIELD vs./and/<> CONTROL FIELD )


- ETKİ ile/ve/<> DENETİM

( EFFECT vs./and/<> CONTROL )


- ETKİ ile EFEKTÖR ile ETKİLİ ile ETKİLİ ZAMAN ile ETKİLER

( EFFECT vs. EFFECTER vs. EFFECTIVE vs. EFFECTIVE TIME vs. EFFECTS )

( معلول ile موجب ile اثر ile تاثير ile اثرکننده ile مجري ile مؤثر ile نتيجه بخش ile قابل اجرا ile اثر بخش ile کارگر ile موثر ile مثمر ile سريع الاثر ile کاري ile مدت موثر ile آثار )

( MALOOL ile MOJEB ile ASAR ile TASYR ile ASARKONANDEH ile MOJRY ile MW̉SAR ile NATYJAH BAKHSH ile GHABEL EJRA ile ASAR BAKHSH ile KARGAR ile MOSAR ile MOSMER ile سريع الاثر ile KARY ile MADAT MOSAR ile ASAR )


- ETKİ ile MANDELA ETKİSİ

( ... İLE Geniş bir kitlenin, gerçekleşmemesine karşın bir olayın yaşandığına inanması durumu. )


- ETKİ ile/ve/<> ÖZELLİK


- ETKİ UYGUN/GEREKLİ/YUMUŞAK TEPKİ


- ETKİ ile/ve/<>/> YANSIMA


- ETKİLEMEK ile YAPMACIKLIK ile ETKİLENEN ile İLE ETKİLENDİ ile ALAKA ile ŞEFKATLİ ile SEVECEN

( AFFECT vs. AFFECTATION vs. AFFECTED vs. AFFECTED WITH vs. AFFECTION vs. AFFECTIONAL vs. AFFECTIONATE )

( تاثير گذاردن ile اثر کردن ile تصنع ile تصنعي ile مبتلا ile دچارعلت کردن ile مبتلا به ile عاطفه ile علاقه ile محبت ile عطوفت ile رافت ile عطف ile عطفي ile عاطف ile با محبت ile مهربان ile محبت آميز )

( TASYR GOZARDAN ile ASAR KARDAN ile تصنع ile تصنعي ile MOBTELA ile DOCHARALAT KARDAN ile MOBTELA BAH ile ATEFEH ile ALAGHEH ile MOHBAT ile OTUFT ile RAFT ile ATF ile ATFY ile عاطف ile BA MOHBAT ile MOTEORBAN ile MOHBAT AMYZ )


- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]


- ALE ETKİSİ ile/||/<> ALLEE ETKİSİ ile/||/<> BULMER ETKİ ile/||/<> POZİSYON ETKİSİ ile/||/<> TETRİS ETKİSİ ile/||/<> WAHLUND ETKİSİ ile/||/<> YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ

( Bireylerin kendi türünden bireylerin varoluşundan sağladığı kazancı. İLE/||/<> Tür içindeki bireylerin, aynı türde olanların çevresinde olmasından dolayı kazandığı avantaj.[İlk olarak, 1930 yılında, Warder Clyde Allee tarafından ileri sürülmüştür.] İLE/||/<> Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma, ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliğin artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. İLE/||/<> Genin dışavurumuna [ve fenotipe olan etkisinin] genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. İLE/||/<> Bireylerin bir etkinliğe çok fazla zaman harcaması sonucu bu etkinliğin düşüncelerini, zihinsel imajını ve düşlerini etkilemesi. İLE/||/<> Bir popülasyon içinde bulunan alt popülasyonlardaki alel frekansının dağılımından ötürü, popülasyon genelinde heterozigotluğun kuşaklar içinde azalması.[1928 - Sten Wahlund] İLE/||/<> Başka kişilerle davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması. )


- ETKİLEŞİM ile/ve DEĞİŞİM

( INTERACTION vs./and ALTERATION )


- ETKİLEŞİM ile/ve DÖNÜŞÜM

( INTERACTION vs./and TRANSFORMATION )


- ETKİLEŞİM ile/ve/||/<>/> EYTİŞİM


- ETKİLEŞME ENERJİSİ ile/ve/||/<> TEPKİME HIZI

( Kimyasal etkileşimin başlaması için gerekli olan enerji miktarı. İLE/VE/||/<> Birim zamanda gerçekleşen kimyasal değişim hızını tanımlar. )


- ETKİLEYİCİ ile/ve/||/<> "ÇARPICI"


- ETKİMEK ile ETKİLEMEK ile ETKİLENMEK ile ETKİLEŞMEK ile ETKİNLEŞMEK ile ETKİLEŞTİRMEK ile ETKİSİZLEŞMEK ile ETKİLENEBİLMEK ile ETKİLEYEBİLMEK ile ETKİLEŞEBİLMEK ile ETKİNLEŞTİRMEK ile ETKİNLEŞEBİLMEK ile ETKİSİZLEŞTİRMEK ile ETKİ ile ETKİN/LİK ile ETKİLİ/LİK ile ETKİNCİ/LİK ile ETKİSİZ/LİK ile ETKİSİZCE ile ETKİN OKUL ile ETKİLİ MADDE ile ETKİN ÖĞRETİM ile ETKİNLİK MERKEZİ


- CEREYÂN-İ MÜESSİRE[Osm.] / EFFECTIVE CURRENT[İng.] / COURANT EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER STROM/STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AKIM


- ACTIVE CURRENT[İng.] / COURANT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF AKIM


- ACTIVE COMPONENT[İng.] / COMPOSANT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF BİLEŞEN


- ACTIVE VOLTAGE[İng.] / AKTIVE-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF GERİLİM


- ACTIVE ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT ACTIF[Fr.] / AKTIVE-ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF ÖGE/ELEMAN


- INACTIVE[İng.] / INACTIVE[Fr.] / INAKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF OLMAYAN


- EFFECTIVE ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVER AKUSTIKDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN AKUSTİK BASINÇ


- EFFECTIVE INTERVAL[İng.] / INTERVALLE EFFECTIF[Fr.] / EFFEKTIVER ABSTAND/INTERVALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ARALIK


- EFFECTIVE FISSION NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE FISSION EFFECTIFS[Fr.] / EFFEKTIVE SPALTUNGSNEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN BÖLÜNME NÖTRONLARI


- EFFECTIVE NUCLEAR CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= ETKİN ÇEKİRDEK YÜKÜ


- EFFECTIVE MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION EFFECTIF[Fr.] / EFFEKTIVER MULTIPLIKATIONSFAKTOR/VERMEHRUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN ÇOĞALMA ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- EFFECTIVE VOLTAGE[İng.] / TENSION ACTIVE, TENSION EFFICACE[Fr.] / EFFEKTIVE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN GERİLİM


- ETKİN TAŞIMA ile/ve/||/<>/>< EDİLGEN TAŞIMA

( Enerji tüketerek nesne geçişi. İLE/VE/||/<>/>< Enerji tüketmeden nesne geçişi. )


- ETKİN ile/ve İŞLEYEN

( FÂİL ile/ve ÂMİL )


- ETKİNİN:
BULAŞMAMASI ile/ve/||/<> BOZULMAMASI


- ACTIVATED COMPLEX[İng.] / AKTIVIERTES KOMPLEX[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞMİŞ/AKTİFLEŞMİŞ KOMPLEKS


- ACTIVITY[İng.] / ACTIVITÉ[Fr.] / AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK


- COEFFICIENT D'ACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK KATSAYISI


- ETKİNLİK ile OLAYLI ile OLAYLAR

( EVENT vs. EVENTFUL vs. EVENTS )

( ماوقع ile حادثه ile پيشامد ile رويداد ile واقعه ile عرض ile حدث ile اتفاق ile پرحادثه ile وقايع )

( MAVAGHE ile HADESEH ile PEYSHAMAD ile ROYDAD ile VAGHEH ile ARZ ile حدث ile ETEFAGH ile PORHADESEH ile VAGHAYE )


- RUH:
ETKİSİYLE/SONUÇLARIYLA BİLİNEN ile/ve/<> İÇERİĞİYLE/KAPSAMIYLA BİLİN(E)MEYEN


- ETKİSİZ ile ETKİSİZLİK ile ETKİSİZ

( INEFFECTIVE vs. INEFFECTIVENESS vs. INEFFECTUAL )

( بي خاصيت ile نا موثر ile غير موثر ile بي نتيجه ile بي اثر ile بي اثري ile بياثر بودن ile بياثربودن )

( BEY KHASYT ile NA MOSAR ile غير موثر ile بي نتيجه ile BEY ASAR ile BEY ASARY ile BEYASAR BODAN ile بياثربودن )


- ETKİSİZ ile VERİMSİZLİK ile VERİMSİZ

( INEFFICACIOUS vs. INEFFICIENCY vs. INEFFICIENT )

( نا سودمند ile بي ظرفيتي ile عدم کارداني ile بي عرضگي ile عدم کفايت ile غيرموثر ile کم بازده ile کم بهر ile بي دست و پا ile شل و ول )

( NA SOODMAND ile BEY ZARFYTY ile ADAM KARDANY ile BEY ARZAGY ile ADAM KAFAYT ile غيرموثر ile KAM BAZDEH ile KAM BACPER ile BEY DAST VE PA ile SHEL VE VEL )


- ETME-BULMA (DÜNYASI)


- ETMEN" ile/değil ETMEYİN


- ETMEN ile BİLEŞEN


- ETNOLOG ile ETNOLOJİ

( ETHNOLOGIST vs. ETHNOLOGY )

( نژاد شناس ile نژاد شناسي )

( NEJAD SHENAS ile NEJAD SHENASY )


- ETOLOJİ -ile

( Hayvan davranışlarını hayvanın doğal çevresi içinde inceleyen bilim dalı. )


- et-TENÂKUZ ile el-AKS


- ETÜT/ETÜD[Fr. < ETUDE] değil/yerine/= ÇALIŞMA

( Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma. | Ön çalışma. | Belirli bir konuyu inceleyen, araştıran yapıt ya da yazı. | Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışması, mütalaa, müzakere. )


- EUCLİDEAN İLE HYPERBOLİC İLE ELLİPTİC İLE PROJECTİVE ile/||/<> GEOMETRİ TÜRLERİ

( Farklı aksiyom sistemleri. )

( Formül: K = -1 İLE 0 İLE +1 )


- EULER'S ANGLES[İng.] / ANGLES D'EULER[Fr.] / EULERSCHE WINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER AÇILARI


- EULER İLE HAMİLTON İLE ÇİN POSTACI ile/||/<> GRAF PROBLEMLERİ

( Klasik graf kuramı problemleri. )

( Formül: Derece toplamı = 2E )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= EULER SAYILARI


- -EURYSIS ile/||/<> TENS- ile/||/<> TRACT-

( Gerilme, genişletici ameliyat. İLE/||/<> Gerilme. İLE/||/<> Çekme, germe. )


- EV ile EV İŞİ ile EV ALTI ile EV BARK ile EV ADAMI ile EV HALKI ile EV EKMEĞİ ile EV EŞYASI ile EV HANIMI ile EV KADINI ile EV SAHİBİ ile EV SİNEĞİ ile EV YEMEĞİ ile EV GEZMESİ ile EV EKONOMİSİ ile EV HANIMLIĞI ile EV KADINLIĞI ile EV SAHİPLİĞİ


- EV ile/ve/değil/||/<>/< HÜCERÂT


- EV ile KORUGAN

( ... İLE Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan, korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev. | Ateş etmeye olanak verecek biçimde hazırlanmış delik ve mazgalları bulunan yer. )


- EV ile MEMLEKET ile EV ARAZİSİ ile ANA KONUM ile VATAN ile EVSİZ ile EVSİZ KİŞİ ile EVSİZLİK ile SADE ile SINIF ODASI ile EVLER ile VATAN HASRETİ ile VATAN HASRETİ ile SADE ile ÇİFTLİK EVİ ile EVE DOĞRU

( HOME vs. HOME COUNTRY vs. HOME LAND vs. HOME POSITION vs. HOMELAND vs. HOMELESS vs. HOMELESS PERSON vs. HOMELESSNESS vs. HOMELY vs. HOMEROOM vs. HOMES vs. HOMESICK vs. HOMESICKNESS vs. HOMESPUN vs. HOMESTEAD vs. HOMEWARD )

( اقامت گاه ile متبوع ile ماوا ile خانه ile سامان ile دولت متبوعه ile مرزوبوم ile موقعيت مبدا ile وطن ile بي ماوا ile بي خانه ile بي سر و سامان ile بي مسکن ile بي خانمان ile خيابانگرد ile بي سامان ile بيخانمان ile آسمان جل ile لامکان ile آواره ile دربدر ile خانه بدوش ile آدم دربدر ile بيخانماني ile خانه بدوشي ile آوارهبودن ile آوارگي ile فاقد جمال ile مثل خانه ile کلاس درس ile بيوتات ile غربت زده ile بيمار وطن ile احساس غربت ile بافت ميهني ile مزرعه رعيتي ile بطرف خانه )

( EGHAMET GAH ile MOTBOO ile MAVA ile KHANEH ile SAMAN ile DOLAT MOTBUE ile MARZOBOM ile MOQEYT MOBDA ile VATAN ile BEY MAVA ile BEY KHANEH ile BEY SAR VE SAMAN ile BEY MOSKAN ile BEY KHANEMAN ile KHYABANGARD ile BEY SAMAN ile BEYKHANEMAN ile ASMAN JEL ile لامکان ile AVAREH ile دربدر ile KHANEH BEDOOSH ile ADAM DARBADAR ile بيخانماني ile KHANEH BEDOOSHY ile AVAREABUDAN ile AVARGY ile FAGHAD JOMAL ile MOSL KHANEH ile KOLAS DARS ile بيوتات ile GHARBAT ZADEH ile BEYMAR VATAN ile EHSAS GHARBAT ile BAFT MYNPANY ile MAZRAEH RAYTY ile BETREF KHANEH )


- EVAR/ENDOVASCULAR AORTIC ANEURYSM REPAIR[İng.] değil/yerine/= ENDOVASKÜLER AORT ANEVRİZMA TAMİRİ, DAMAR İÇİ ANA ATARDAMAR BALONCUĞU ONARIMI


- EVCİL ile EVCİMEN


- EVCİLİK değil EVLİLİK


- EVCİLLEŞMEK ile EVCİLLEŞTİRMEK ile EVCİLLEŞTİRİLMEK ile EVCİ/LİK ile EVCİK ile EVCİL/LİK ile EVCİLER ile EVCİL HAYVAN


- EVCİLLEŞTİRME (BİTKİ) ile/||/<> EVCİLLEŞTİRME (HAYVAN)

( Bitki evcilleştirmesi tahıl seçimi İLE hayvan evcilleştirmesi davranış kontrolüdür. Bitki evcilleştirmesi MÖ 10000 İLE hayvan evcilleştirmesi MÖ 9000 başladı. İki süreç Neolitik Devrimi İLE tarımsal toplum temelini attı. )


- EVCİMEN, BEKİR SITKI PROF. DR. (İST. 1926 - 1979) :

( Büyükdereli olup, ilk ve orta öğretimini burada tamamlamış, askerlik görevini takiben 1951'de kayıt olduğu İ.Ü. Üniversitesi Orman Fakültesinden 1955'te Orman Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1956'da İ.Ü. Orman Fakültesi Ormancılık Politikası ve Amenajman Kürsüsüne asistan olarak atandı. 1961 yılında hazırladığı "Türkiye Sedir Ormanlarının Ekonomik Önemi ve Amenajman Esasları" adlı çalışması ile Doktor unvanını aldı. İngiltere ve ABD de çalışma konuları ile ilgili olarak bilimsel araştırma ve incelemelerde bulundu. 1966'da "Türkiye'deki Aynı Yaşlı Ormanların Optimal Kuruluşa Götürülmesi İmkânları Hakkında Araştırmalar" konulu tezi hazırladı ve Doçent unvanını aldı. 1973 - 1974 arasında Almanya'da Freiburg ve Göttingen Üniversitesi Orman Fakültesinde bilimsel çalışmalarda bulundu. 1976'da Profesörlük unvanını aldı, 1979'da vefât etti. )


- EVELEME DEVELEME ile EVELEME GEVELEME


- EVENING :/yerine AKŞAM


- EVENTUALLY :/yerine EN SONUNDA


- EVEREST ile DURMADAN ile DAİMA KALICI ile TERS ÇEVRİLEBİLİR ile EVERSİYON

( EVEREST vs. EVER vs. EVER LASTING vs. EVERSIBLE vs. EVERSION )

( درهر صورت ile هرگز ile مادام الحيات ile مادام العمر ile مخلد ile اورست ile واژگون شدني ile واژگون سازي )

( DAREAR SORT ile NPARGOZ ile مادام الحيات ile مادام العمر ile MOKHOLD ile OREST ile VAJGON SHODANY ile VAJGON SAZY )


- EVEREST ile OLYMPUS MONS

( Dünyadaki en yüksek dağ[8848]. İLE Mars'ta. [Everest'in 3 katı yüksekliğinde] )


- EVEREST ile SAGARMATHA/CHOMOLUNGMA

( ANA TANRIÇA/KRALİÇE/SAGARMATHA[Nepal dilinde]
CHOMOLUNGMA[Tibet dilinde] )

( "Bir Dağın Yüksekliği Matematik Yardımı İle Nasıl Ölçülür?" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- EVERY TIME vs. ALWAYS/FOREVER


- EVET ile MUTLAKA

( YES vs. ABSOLUTELY )


- EVHAM ile VESVESE


- EVİNİ ve/||/<>/< ZİHNİNİ/KALBİNİ

( Konuk gelecekmiş gibi temiz tut! VE/||/<>/< Ölüm gelecekmiş gibi temiz tut! )


- EVİNİ/MUTFAĞINI/BUZDOLABINI, MARKETE ÇEVİRMEK değil/yerine EVİNİ/ZİHNİNİ, MARKETTE TUTMAK

( İstediğimiz zaman/gerektiğinde, gerektiği kadarını marketten almak varken "her an ve hemen istediğim yerine gelsin" diye onlarca gereksiz/gerekli ürünü evimizde bulundurmamız şart değil! )


- INVERTER[İng.] ile/değil/yerine/= EVİRİCİ


- EVİRMEK ile EVİNLENMEK ile EVİREBİLMEK ile EVİN ile EVİÇ ile EVİNLİ ile EVİNSİZ ile EVİ SIRTINDA


- EVJEN METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EVJEN[Fr.] / EVJEN-METHODE, EVJENSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EVJEN YÖNTEMİ


- EVKÂF ile/||/<> EVKÂF-I HÜMÂYÛN

( Vakıflar. İLE/||/<> Padişahların ve padişahlara mensup olanların vakıfları. )


- EVLA ile EVLAT/LIK ile EVLATLI ile EVLATSIZ/LIK ile EVLAT ACISI


- EVLÂD-I SULBİYE/SULBİYYE ile/||/<> EVLÂD-I ÜMM

( Vakıfta birinin çocuklarını anlatan terim.[Birin torunları, onun evlâd-ı sulbiyyesidir.]. İLE/||/<> Ölenin, ana bir oğlan ve kız kardeşleri. )


- EVLAT EDİNMEK ile TAKMA AD BENİMSEMEK ile EVLAT EDİNME

( ADOPT vs. ADOPT A PEN NAME vs. ADOPTION )

( فرا گرفتن ile اتخاذ کردن ile تخلص کردن ile تبني ile اتخاذ )

( FARA GARAFTAN ile ETEKHAZ KARDAN ile TAKHLES KARDAN ile تبني ile ETEKHAZ )


- EVLENMEMİŞ ile EVLİ OLMAYAN

( Bekâr(< [Ar. BEKÂRET][Fars. BİKÂR]), evlenmemiş demektir. [Evli olmayan anlamına gelmez!] )


- EVLİLİK:
AİLE KARARI(GÖRÜCÜ) ile/ve/<> BEŞİK KERTMESİ ile/ve/<> DEĞİŞ-TOKUŞ

( Sibirya'nın kuzeyinde uygulanan üç çeşit evlilik. Eskiden ve kısmen hâlâ, gençler, 12 - 16 yaş arasında evlendirilirlermiş. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Bir kızın, bir aileye gelin ve oğlunun da damat olarak gitmesi. )

(

Öteki Evlilik Türleri

Evlilik Türü Tanım Amacı Yaygın Olduğu Bölgeler
Levirat Evlilik Dul kalan kadının, ölen kocasının erkek kardeşiyle evlendirilmesi. Dul kadının korunması, çocukların aile içinde kalması, miras bütünlüğü. Türkler, Yahudiler, bazı Afrika kabileleri, Orta Asya, Güney Asya.
Sororat Evlilik Bir erkeğin, eşi öldüğünde ya da doğurgan olmadığında eşinin kız kardeşiyle evlenmesi. Aile bağlarını koruma, çocukların aynı aile içinde büyümesini sağlama. Kızılderili kabileleri, Afrika kabileleri, Tibet, Nepal.
Zorla Evlilik Bireyin isteği dışında, ailesi ya da toplumu tarafından evlendirilmesi. Aile çıkarlarını koruma, sosyal ya da ekonomik kazanç sağlama. Dünya genelinde bazı geleneksel topluluklar.
Görücü Usulü Evlilik Ailelerin uygun gördüğü kişilerin evlendirilmesi ancak tarafların onayı alınır. Ailelerin söz sahibi olması, uyumlu evliliklerin sağlanması. Türkiye, Hindistan, Orta Doğu, Asya.
Çok Eşli Evlilik (Poligami) Bir bireyin aynı anda birden fazla eşe sahip olması. Soyun devamlılığı, sosyal veya ekonomik avantajlar. Orta Doğu, Afrika, bazı Asya ülkeleri.
Tek Eşlilik (Monogami) Bir bireyin yaşamı boyunca ya da evlilik süresince tek bir eşe sahip olması. Aile yapısının istikrarlı olması, duygusal bağlılık. Batı dünyası, Türkiye, modern hukuk düzenine sahip ülkeler.
)


- EVLİLİK:
GELECEĞİN TAAHHÜDÜ değil İLİŞKİ SÜRESİNCE SÖZLEŞME

( Birlikteliğin toplumsallığı, kurumsallığı ve kuramsallığı olan "evlilik", [dişil ya da eril fark etmeksizin] İNSAN için, koşullara/olanaklara bağlı, itibarî olan ve [doğal koşullarda olmayanlar için ve özellikle kentlerde yaşayanlarda] zorunlu olmayan bir süreç ya da kabul olarak değerlendirilmektedir.

Eşeysel birlikteliğin, kentlerde, eskisi gibi belirleyici/bağlayıcı olması ise pek fazla devrede olmayabilmektedir. )


- EVLİLİK:
SONUÇ değil BAŞLANGIÇ VE SÜREÇ


- EVLİLİK ile/ve/değil/<>/< AŞK

( Akit ile. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Ahit ile. )

( Tanık, rızâ, onay ister. İLE/VE/<>/< Ahde vefâ edecek bir kalp yeterlidir. )


- EVLİ/LİK ile EVLİK ile EVLİ BARKLI ile EVLİLİK AKDİ ile EVLİLİK DIŞI ile EVLİLİK BİRLİĞİ ile EVLİLİK SÖZLEŞMESİ


- EVLİLİK ile/ve/değil KUTSAL EVLİLİK

( Bir başkasıyla. İLE/VE/DEĞİL Kendinle. )

( Gövdeyle. İLE/VE/DEĞİL Zihninde. )

( MÜTEEHHİL[< EHL]: Evlenmiş, evli, teehhül etmiş. )


- EVLİLİKLERİN SONLANMASI:
"AŞKIN BİTMESİ" değil/ne yazık ki/< ARKADAŞLIĞIN OLMAMASI


- EVLİLİKTE/İLİŞKİDE:
(")KÜSME(") ve/<>/>/< (")BAĞIRMA(")


- EVLİ/YİM ile/ve/değil/yerine TÖVBELİ/YİM


- EVOLUTİONARY DEVELOPMENTAL BİOLOGY ile/||/<> CLASSICAL DEVELOPMENT

( Evolutionary developmental biology gelişimin evrimsel kökenlerini incelerken İLE classical development sadece bireysel gelişim süreçlerini inceler )

( Formül: Evo-devo )


- EVRAK[Ar. < VARAK] değil/yerine/= DEĞERLİ BELGE / İŞBELGE


- EVRAK ile EVRAK DOLABI ile EVRAK ÇANTASI


- EVRÂK-I MÜSBİTE ile/||/<> ZABIT KAYITLARI ile/||/<> DÂİMİ KAYITLAR ile/||/<> YOKLAMA KAYITLARI ile/||/<> MAZBATA

( Tapu sicilini tamamlayan belgeler. İLE/||/<> Tapulama(kadastro) görmeden önce taşınmazlarla ilgili tutulan tapu kayıtları. İLE/||/<> Tapu Yönetimlerinde iş sahiplerinin başvurusu üzerine tutulan kayıtlar. İLE/||/<> Rumi 1288 - 1325 tarihleri arasında miri arazinin, yetkili memurlar tarafından mahalline gidilerek, yerinde görülüp incelenerek tutulan kayıtlar. İLE/||/<> Tutanak. )


- EVRAKLAR/LA değil EVRAK/LA

( "Evrak", varak[Ar. yaprak, yazılı kâğıt, varaka] sözcüğünün çoğulu olduğundan, çoğul olana bir "-ler" eki daha olmaz/kullanılamaz. )


- PHASE DISCRIMINATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE AYIRACI


- PHASE EQUILIBRIUM[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE DENGESİ


- PHASE INVERSION[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE DÖNMESİ


- PHASE DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE PHASE[Fr.] / PHASENDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRE/FAZ DİYAGRAMI


- PHASE VELOCITY[İng.] / VITESSE DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE HIZI


- PHASE SHIFT[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE KAYMASI


- PHASE GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE ÜRETECİ


- PHASE REVERSAL[İng.] / OPPOSITION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE ZITLIĞI


- KOHÄRENTE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRELİ SAÇILMA


- EVREN:
DÜNYA ile/ve/<>/> MUHÎD(OKYANUS/OCEAN)/ATLAS

( Hareket ve ağırlık merkezi. İLE/VE/<>/> En son felek. )


- EVREN/KAİNAT:
OLUŞ/KEVN ve/||/<> BOZULUŞ/FESAD


- EVREN:
YAYILIM ve/||/<>/> BÖLÜNEBİLİRLİK


- EVREN ile/ve BEN/KİŞİ

( UNIVERSE vs./and ME/PERSON )


- EVRENİ ANLAMAK ile/ve YAŞAMAK


- EVRENİN, BAŞLANGIÇTAKİ ISISI -ile

( 10¯³² )


- EVRENİN:
BÜYÜMESİ ile/ve/değil GENİŞLEMESİ


- EVRENİN:GENİŞLEMESİ ile/ve/||/<>/> KARANLIK ENERJİ

( 1965 ile/ve/||/<>/> 1967 )


- EVREN'İN İÇ YAPISI ve/<> EVREN'DE, İNSAN'IN YERİ


- EVRENİN:
KÖKENİ ile/ve/||/<>/> OLUŞU ile/ve/||/<>/> İŞLEYİŞİ


- EVRENİN MERKEZİ ile/ve DÜNYANIN MERKEZİ


- Evrenin sesini DİNLE!!!


- Evrenin sesini duymak için SUS!!!


- EVRENİN ile EVRENİN

( Evre-nin/aşamanın. Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri. @@ Evren-in. Var olanların tümünün. )


- Evrenle KONUŞ!!!


- EVRENOS YALISI :

( Çayırbaşı'ndaki yalılarından biri de 1940'lı yıllarda yapılan Evrenos yalısıdır. Kazıklı yol ile eski Çayırbaşı Caddesi arasında ve bahçe içindeki yalı Evrenos yalısı olarak bilinir. )


- EVRENSEL DİL ARAYIŞI ile/ve/||/<>/> YETER NEDEN İLKESİ

( LEIBNIZ )


- EVRENSEL FELSEFE ile EGEMEN FELSEFE

( Evren simgelerden, simgeler de noktalardan oluşur. )

( Tanrısal görü evrensellerle olanak bulur. )


- EVRENSEL ile/ve DOLAYLILIK


- EVRENSEL ile KÜRESEL/KÜREVİ

( ÂLEM-ŞÜMÛL ile ... )

( UNIVERSAL vs. GLOBAL )


- EVRENSELE:
YÖNELİŞ ile/ve/||/<> KAÇIŞ


- EVRENSEL/LİK ile KÜRESEL/LİK

( ÂLEM-ŞÜMÛL ile ... )

( UNIVERSAL vs. GLOBAL )


- EVRENSEL/LİK ile/ve/<>/< ZORUNLU/LUK


- EVRİK ile/ve/<> EVRİŞİK

( [başka bir önermeye, kurama göre] Terimleri ters durumda olan. [önerme, kuram]
"Üçün altıya oranı, altının onikiye oranı gibidir" ve "onikinin altıya oranı, altının üçe oranı gibidir" önermeleri, birbirinin evriğidir.
"Aydınlığın yeğinlği, ışıklı cismin uzaklığıyla evrik olarak orantılıdır. Uzaklık çok olunca aydınlık azalır, az olunca aydınlık çoğalır."
İLE/VE/<>
Evirme yoluyla elde edilen önerme.
"Her kişi, gülendir." önermesinin evrişiği,
"Her gülen, insandır." biçiminde olur. )


- EVRİLME ile/ve/değil ÇEVRİLME