Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/148)
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/> DENETİM
- DEĞİŞİM ile/ve/değil/||/>< DEVİNİM
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/> DEVRİM
- DEĞİŞİM ile/ve/değil EŞİK
- DEĞİŞİM ile/ve/<>/yerine/değil HEMEN DEĞİŞİM
( Değişmek, acı çekmekten daha kolaydır. )
( Easier to change, than to suffer. )
( [not] ALTERATION vs./and/<>/but ALTERATION IMMEDIATELY
ALTERATION IMMEDIATELY instead of ALTERATION )
- DEĞİŞİM ve/||/<> İLKSELLİĞİN "İÇKİNLİĞİ/AŞKINLIĞI" ve/||/<> CANLILIK ve/||/<> YERÇEKİMİ
( Dünya, düşünce[felsefe/bilim] tarihinin en temel sorun(sal)ları. )
- DEĞİŞİM ile/ve KENDİ KENDİNE DEĞİŞİM
( ALTERATION vs./and ALTERATION SPONTANEOUSLY )
- DEĞİŞİM ile/ve KENDİNDE DEĞİŞİM
( ALTERATION vs./and CHANGING THE SELF )
- DEĞİŞİM ile/ve/değil/||/<> [KÜTLE ve/||/<> AN ve/||/<> ENERJİ]'DEKİ DEĞİŞİMİN ORANI/DEĞİŞİMİ
( d/dt (--->mv )
- DEĞİŞİM ile/değil MAYALANMA
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<> SÜREKLİLİĞİ
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK
( ALTERATION vs./and/<> CONTINUITY )
- VARIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİM
- DEĞİŞİM ile/ve/||/<> ZORUNLULUK
( vs./and/||/<> NECESSITY )
- DEĞİŞİMDE/METABOLE [ARISTOTELES'TE]:
| OLUŞ ile/ve/||/>< BOZULUŞ |
ve/||/<>
| NİCELİK ile/ve/||/<> NİTELİK ile/ve/||/<> YER DEĞİŞTİRME |a
- DEĞİŞİM'DE:
ÖZ ile/ve/<> HAL/LER ile/ve/<> HEM ÖZ, HEM HAL/LER
( Başkalaşım [tagayyür]. İLE/VE/<> Değişim [tahavvül]. İLE/VE/<> Gelişim [tekâmül]. )
- DEĞİŞİMİN:
KURBANI OLMAK değil/yerine/>< USTASI OLMAK
( [not] TO BE VICTIM OF CHANGE vs./but BEING MASTER OF CHANGE
BEING MASTER OF CHANGE instead of TO BE VICTIM OF CHANGE )
- DEĞİŞKE/VARYANT[Fr. VARIANTE | İNG. VARIANT] ile/||/<> SÜRÜM/VERSİYON[Fr./İNG. VERSION]
( Bir yol ağı üzerinde, belirli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. | Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir yapıtın, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı. | Değişke. İLE/||/<> Yorum. | Sürüm. )
- DEĞİŞKE ile DEĞİŞKEN/LİK ile DEĞİŞKEN MALİYET
- VARIANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKE
- ALTERNATOR[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN AKIM ÜRETECİ
- MÜTENÂVİB CEREYAN[Osm.] / ALTERNATING CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN AKIM
- DEĞİŞKEN AYIRMA ile/||/<> PERTÜRBASYON KURAMSİ
( Değişken ayırma tam çözüm, pertürbasyon yaklaşık seri. )
( Formül: Ψ = R(r)Θ(θ)Φ(φ) İLE ε^n )
- VARIABLE VALENCE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DEĞERLİK
- RHEOSTAT[İng.] / RHÉOSTAT[Fr.] / RHEOSTAT, VERÄNDERLICHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN DİRENÇ, REOSTA
- MÜTENÂVİB TEVETTÜR[Osm.] / ALTERNATING VOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GERİLİM
- WECHSELGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GRADYAN
- VARIABLE CAPACITOR DIODE[İng.] / DIODE À CAPACITÉ VARIABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN SIĞALI DİYOT
- DEĞİŞKEN ile/ve DEĞİŞKİ
( VARIABLE vs./and ... )
( ... cum/et AFFECTION )
- DEĞİŞKEN/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> UZAKLIK/MESAFE
( INVARIANCE vs./and/||/<> CAUSALITY vs./and/||/<> DISTANCE )
- TENSION ALTERNATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKİN GERİLİM
- DEĞİŞME ile/ve/değil BİR BAŞKA OLMA
( Sizi, eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğinizi "söylerler". )
( [not] ALTERATION vs./and/but BEING AN OTHER )
- DEĞİŞME ile DEĞİŞMEZ/LİK ile DEĞİŞMEZ MALİYET
- DEĞİŞME ile TAKAS EDİLDİ ile DEĞİŞ TOKUŞ ile GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNMAK
( EXCHANGE vs. EXCHANGED vs. EXCHANGING vs. EXCHANGING VIEWS )
( رد و بدل کردن ile تسعير نمودن ile عوض ile عوض کردن ile پاياپاي ile مصالحه ile معاوضه ile باهم عوض کردن ile تبادل ile تعويض کردن ile تبادل کردن ile مصالحه کردن ile عوضي ile تسعير ile تبادل نظر )
( RAD VE BEDEL KARDAN ile TASYR NEMUDAN ile AVAZ ile AVAZ KARDAN ile PAYOPAY ile MOSALEHEH ile معاوضه ile BANPAM AVAZ KARDAN ile TABADEL ile TAVYZE KARDAN ile TABADEL KARDAN ile MOSALEHEH KARDAN ile AVAZY ile تسعير ile TABADEL NAZAR )
- DEĞİŞMEK ile/ve/değil/||/<>/< FARKINA VARMAK
- DEĞİŞMEZ/LİK ile SÜREKLİ/LİK
( Süreklilik, geçmiş-şimdi-gelecek'teki kimlik aynılığını gerektirir. Böyle bir ayrılık olanaklı değildir, çünkü tanımlama vasıtası durmadan dalgalanıp değişir. )
( Süreklilik, kalıcılık, bunlar belleğin yarattığı yanılsamalardır; yalnızca zihnin yansıttığı -aslında var olmayan- bir resim, bir kalıptır. )
( Şehrin yeri değişirse de kuyunun yeri değişmez. )
( INVARIABLE/NESS vs. CONTINUITY
Continuity implies identity in past, present and future. No such identity is possible, for the very means of identification fluctuate and change.
Continuity, permanency, these are illusions created by memory, mere mental projections of a pattern where no pattern can be. )
- DEĞİŞMEZ/LİK ile/değil TUTARLI/LIK
- DEĞİŞTİRMEK ile/değil/yerine DEĞİŞİM
( [not] TO CHANGE vs./but ALTERATION
ALTERATION instead of TO CHANGE )
- DEĞİŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİME KATKIDA BULUNMAK
( Değişimin sırrı, tüm enerjini, yeniyi inşâ etmek üzerine odaklamandır! Eskiyle savaşmak üzerine değil! )
( The secret of change is to focus all of your energy, not on fighting the old, but on building the new. )
- DEĞİŞTİRMEK ile RENGİ DEĞİŞTİR ile ROTAYI DEĞİŞTİR ile DAHA İYİYE DOĞRU DEĞİŞMEK ile VİTES DEĞİŞTİR ile EL DEĞİŞTİR ile EL DEĞİŞTİRMEK ile KİMLİĞİNİ DEĞİŞTİR ile PARAYI DEĞİŞTİR ile FİKRİNİ DEĞİŞTİR ile KONUMU DEĞİŞTİR ile DURUMU DEĞİŞTİR ile SIRAYI DEĞİŞTİR ile DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile DEĞİŞTİ ile DEĞİŞİYOR
( CHANGE vs. CHANGE COLOR vs. CHANGE COURSE vs. CHANGE FOR BETTER vs. CHANGE GEAR vs. CHANGE HAND vs. CHANGE HANDS vs. CHANGE IDENTITY vs. CHANGE MONEY vs. CHANGE OPINION vs. CHANGE POSITION vs. CHANGE SITUATION vs. CHANGE THE ORDER vs. CHANGEABLE vs. CHANGED vs. CHANGING )
( عوض کردن ile جا بجا کردن ile پس و پيش کردن ile تغيير کردن ile تغيير ile تغيير دادن ile تحول ile تبدل ile تبديل ile دگرگون کردن ile پول خرد ile عوض شدن ile متغير ساختن ile دگرگوني ile رنگ برنگ شدن ile تغيير جهت دادن ile تبديل به احسن کردن ile دنده عوض کردن ile دست بدست رفتن ile دست بدست گشتن ile تغيير ماهيت دادن ile صرافي کردن ile تغيير عقيده دادن ile چهره عوض کردن ile تغيير چهره دادن ile تغيير وضع دادن ile تغييرپذير ile عوضي ile دگرگون ile تغييرکننده ile واگردان )
( AVAZ KARDAN ile JA BEJA KARDAN ile PES VE PEYSH KARDAN ile TAGHYYR KARDAN ile TAGHYYR ile TAGHYYR DADAN ile TAHVAL ile TABDEL ile TABADYLE ile DEGARGON KARDAN ile POL KHARD ile AVAZ SHODAN ile MOTEGHYR SAKHTAN ile DEGARGONY ile RANG BARANG SHODAN ile TAGHYYR JOHAT DADAN ile TABADYLE BAH EHSAN KARDAN ile DANDEH AVAZ KARDAN ile DAST BADAST RAFTAN ile DAST BADAST GOSHTAN ile TAGHYYR MAHYT DADAN ile SARAFY KARDAN ile TAGHYYR AGHYDAH DADAN ile CHEHAREH AVAZ KARDAN ile TAGHYYR CHEHAREH DADAN ile TAGHYYR VAZE DADAN ile تغييرپذير ile AVAZY ile DEGARGON ile TAGHYYRAKONANDEH ile VAGARDAN )
- deglut.[Lat. < DEGLUTIATUR] değil/yerine/= YUT, YUTUNUZ
- DEGRADASYON/DEGRADATION[İng.] değil/yerine/= BOZUNMA | YIKILIM
- DEGRADASYON değil/yerine/= BOZUNMA, YIKIM
- DEGRADE ile GRADYEN
- DEGRADER İLE PROTAC İLE MOLECULAR GLUE ile/||/<> PROTEİN DEGRADASYON
( Hedefli protein yıkımı. )
( Formül: POI-PROTAC-E3 )
- DEHA ile/||/<> DEHA-BUDDHİ ile/||/<> SWARUPA
( Fiziksel gövde. @@ Öz Varlığı fiziksel gövdeyle özdeşleştiren akıl. @@ Bireyin kendi şekli, doğası, karakteri. )
- DEHÂ ile/ve/||/<>/>< DELİLİK
( İkisinin arasında, çok ince bir çizgi, aralık vardır. )
- DEHİSANS/DEHISCENCE[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILIM | AYRILMA
- DEHLİZ[Fars.]/KORİDOR[Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= GEÇENEK
- DEHLİZLİ KİLİSELER ile/||/<> DİLİMLİ KUBBE ile/||/<> KUBBELİ BAZİLİKA
( Son Bizans devrinde ortaya çıkmış bir kilise biçimi. Kubbe kasnağı yüksek, kubbeli mekânın üç tarafından başka bir dehliz çevrilir. Ayrıca bu tip kiliselerde binanın cephesine çok önem verilmiştir. Tüm örneklerde çok süslü bir cephe görülür. İLE/||/<> İçi yarım yuvarlak, dışı dilimli olan kubbe. | Tonoz parçalarından oluşan kubbe. İLE/||/<> Bazilika ile merkezi planlı tiptin birleşmesinden oluşan yapı. )
- DEHŞET ile KORKUNÇ
( HORRIFICATION vs. HORRIFYING )
( هولناکي ile هراسناک )
( TEOOLNAKY ile NPARASENAK )
- DÉJÀ ENTENDU[İng.] değil/yerine/= SANKİ İŞİTTIM SANISI
- DEJENERASYON/DEGENERATION[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞMA | BOZUNMA
- DEJENERE ile DEFORME
- DEKATRON[İng.] / DÉCATRON[Fr.] / DEKATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKATRON
- DEKLARE (ETMEK) değil/yerine/= BİLDİRMEK
- DEKLARE ile DEKLARASYON
- DEKODER[İng. < DECODER] değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ
- DEKOLMAN değil/yerine/= AYRILMA
- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA
- DEKOMPRESYON/DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= BASI GİDERME | BASINÇ GİDERME | VURGUN
- DEKOR[İng.] değil/yerine/= KURULGU
- DEKOVİL[Fr. < DECAUVILLE] değil/yerine/= KÜÇÜK DEMİRYOLU
( Ray aralığı 60 santimetre ya da daha az olan, araçları buhar ya da insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu. )
- DEKREŞENDO/DECRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKREŞENDO değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ
- DEXTRO LACTIC ACID[İng.] / DEXTROGYRE ACIDELACTIQUE[Fr.] / RECHTSDREHEND MILCHSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKSTRO LAKTİK ASİT
- DEKÜBİT/US ile DEKÜBİT/US ÜLSERİ
( Yatar durumda. İLE Yatak yarası. )
- DELÂLÂT[Ar.] ile DELÂLET[Ar.]
( Yol göstermeler, kılavuzluklar. İLE Gösterme, yol gösterme, kılavuzluk. | İz, işâret. )
- DELÂLET:
AKLÎ/ZÂTÎ ile/ve TABİÎ ile/ve VAZ'Î
( Lafzî. | Gayr-ı lafzî. İLE/VE Lafzî. | Gayr-ı lafzî. İLE/VE Lafzî. | Gayr-ı lafzî. )
- DELÂLET ile DALÂLET
( Delil. İLE Yanılgı/sapınç. )
( Delâleti(rehberi) olmayan, dalâlete düşer. )
( Ben istiyorum delâlet
"Gönül" istiyor dalâlet )
- DELÂLET ile DALÂLET
- DELÂLET[Ar.] ile DELÎL[Ar.]
- DELÂLET[Ar.] ile EMÂRE[Ar.]
- DELÂLET ve HİDÂYET
- DELÂLET[Ar.] ile HÜCCET[Ar.]
- DELÂLET[Ar.] ile 'ILLET[Ar.]
- DELÂLET[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]
- DELÂLET ile/ve/<> MUTABAKAT
- DELÂLET[Ar.] ile ŞÜBHE[Ar.]
- DELÂLET-İ LAFZİYE ile DELÂLET-İ GAYR-I LAFZİYE
( Sesli/Sözlü delâlet. İLE Sessiz/Sözlü delâlet. )
( Tabii | Vazî | Aklî İLE/VE Tabii | Vazî | Aklî )
( İkisi de; Tabiiye, Akliye, Vaz'iye olarak 3'e ayrılır. )
( Delâlet-i Gayr-ı Lafziye'ye örnekler; * Tabiiye(Aşık, maşuku rüyet zamanında(gördüğünde), vech-i aşıkta zuhur eden kırmızılık) * Akliye[Kardaki (ayak/dal vs.) iz(i)] * Vaz'iye[ (-Duman işaretleri, -Trafik lambaları) (uylaşım(sal)) (muvadaa/karşılıklı konmak) (dil) (mantık)] )
( Delâleti(rehberi) olmayan, dalâlete düşer. )
- DELÂLETU'L-ÂYET[Ar.] ile DELÂLETU'L-TAZMÎNU'L-ÂYET[Ar.]
- DELÂLETU'L-KELÂM[Ar.] ile DELÂLETU'L-BURHÂN[Ar.]
- DELAY :/yerine GECİKME
- DELESYON değil/yerine/= SİLİNME | YİTİM
- [DELETE] TUŞUYLA SİLMEK ile/+ [SHIFT + DELETE] TUŞUYLA SİLMEK
( Çöp kutusuna atar. Geri alma şansı vardır. İLE Bilgisayara bir kayıt bırakmaksızın siler. Geri alma şansı yoktur. Çok dikkatli olunması gerekir. )
- DELİ ile AKILSIZ
- DELİ ile/değil/yerine "AKLI DALGALI"
- DELİ ile/değil DONANIMLI
( Sadece aklı başında olanlar, deli olduklarını kabul ederler. )
- DELİCE ile/ve/değil/||/<>/< ÇOCUKÇA
- DELİK ile/değil/yerine AÇIKLIK
- DELİK ile BASTİKA[İt. < PASTECA]
( ... İLE Bir yelken serenine ya da herhangi bir ağaca açılan delik. )
- DELİK ile GÖZENEK
( HOLE vs. PORE )
- DELİKLİ KURUŞ ile/ve/||/<> KIRTILLI KURUŞ
(
)
- DELİL/REHBER değil/yerine/= KILAVUZ
- DELİL ile/ve DAYANAK
- DELİL ile/ve GEREKÇE
( PROOF vs./and JUSTIFICATION )
- DELİL değil/yerine/= TUTAMAK
- DELİ/LER ile/değil/yerine/>< DELİL/LER
- DELİLİK ile AMOK
( ... İLE Öldürücü delilik. [Malezya'da] )
- DELİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLGİLİ/LİK
( Bilgisizler/cahiller ve düşün[e]meyenler için anlayamadıkları her şey [ve herkes] "deli/lik"tir. )
- DELİ/LİK ile/ve/değil/||/></ne yazık ki BİLGİSİZ/LİK / CAHİL/LİK
( Akıl, kişiyi terk etmişse. İLE/VE/DEĞİL/||/>
- DELİ/LİK ile ÇILGIN/LIK
( MAD/NESS vs. CRAZY/NESS )
- DELİ/LİK ile ÇILGIN/LIK
( INSANE vs. CRAZY )
- DELİLİK ile/değil/yerine GÜVENİLİR "DELİLİK"
- DELİLİK ile/ve/değil İNANÇ/İMAN
- DELİ/LİK ile VELİ/LİK
( Deli, kendi deli olduğu gibi başkasını da delirten. İLE Veli, başkasını ihyâ eden. )
( İnsan aklı bırakırsa Deli, akıl insanı bırakırsa Veli. )
( "Deliyim!" demek, bir şey değil. Maharet, zırva bulabilmekte! )
( Velîlik, altın; nebîlik, gümüş kerpiçtir. İlâhî zevk ve saltanat makamına "Altın kerpiç", Peygamber'in, kişileri davet etmek için indiği tenezzül makamına da "Gümüş kerpiç" denilmiştir. )
- DELÎLU'L-HİTÂB[Ar.] ile FEHVA'L-HİTÂB[Ar.]
- TENSION DE CLAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= DELİNME GERİLİMİ
- DELİOTU ya da KUDUZOTU
( Turpgillerden, bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )
( ALYSSUM )
- DELİRMEK ile/ve/||/<> BELİRMEK
- DELİSİ OLMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NANKÖRÜ OLMAK
( Ulaşamadıklarının. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Ulaştıklarının. )
- DELIVER :/yerine TESLİM ETMEK
- DELMEK ile DELMECE
- DELOCALIZED MOLECULAR ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE MOLEKÜL ORBİTALİ
- DELTA BARYON[İng.] / BARYON DE DELTA[Fr.] / DELTA-BARYON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA BARYONU
- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI
- DELTA ile DELTAİK
( DELTA vs. DELTAIC )
( مصب ile آب بخشان ile دلتا ile دلتائي )
( MASB ile AB BAKHSHAN ile DELTA ile دلتائي )
- DELTOID DODECAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DELTOİD ONİKİYÜZLÜ
- DELTOİD ile DELTOİDEUS
( DELTOID vs. DELTOIDEUS )
( سه گوش )
( SEH GUSH )
- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI
- DEMAGOJİ[Fr. DÉMAGOGIE]["DEMOGOJİ" değil!] ile POLEMİK
( ... İLE Yazarak/yazılı tartışma.[söz dalaşı vs. değildir!] [İSTİŞ'ÂR: Yazı ile bildirilmesini isteme.] )
- DEMAGOJİK ile DEMAGOJİK ile DEMAGOG ile DEMAGOJİ
( DEMAGOGIC vs. DEMAGOGICAL vs. DEMAGOGUE vs. DEMAGOGY )
( عوام فريب ile عوام فريبانه ile هوچي ile عوام فريبي )
( عوام فريب ile عوام فريبانه ile هوچي ile عوام فريبي )
- DEMARKASYON değil/yerine/= AYRIM ÇİZGİSİ
- DEMARKASYON ile DEMARKE
( Sınır. İLE Sınırlı, ayrık. )
- DEME, NEFES: Alevî ve Bektâşî şiiri. -ve
- DEME!
"TARLADA HASADIM VAR" ve/||/<> "EVLÂDIM VAR"
( Eline geçmedikçe. VE/||/<> El koynuna girmedikçe. )
- DEMEK İSTEMEK ile DEMEYE GETİRMEK
- DEMEK İSTİYOR/UM Kİ, ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİYOR/UM Kİ, ...
- DEMETER -ile
( Bereket tanıçası. )
- BUNCHING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEME GERİLİMİ
- DEMETLEMEK ile DEMETLENMEK ile DEMETLETMEK ile DEMET ile DEMETLİ ile DEMETÇİ/LİK
- BUNCHER RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEYİCİ REZONATÖR
- DEMİR, CELAL (SARIYER, 1925) :
( Sarıyer Spor Kulübü'nün ilk takımında futbol oynadı. Aralıklarla 19 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Askerliği döneminde Ordu Milli takımına seçildi. Sarıyer Kulübü'nden Milli Takımlara seçilen ilk futbolcudur. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )
- DEMİR, N. ERDİ (MENEMEN, 1964) :
( Fenerbahçe'den transfer edildi (1990) ve beş sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 128 lig, 15 kupa ve 8 Turnuva maçı olmak üzerde 151 resmi ve 51 özel maçla birlikte toplam olarak 202 maçta Sarıyer takımında forma giydi. Lig maçlarında 37, Kupa maçlarında 6, turnuva maçlarında 3 olmak üzere resmi maçlarda 46, ayrıca özel maçlarda attığı 41 golle toplam olarak 87 gol takımına kazandırdı. 9 Ümit, 11 Amatör ve 16 A Genç olmak üzere toplam olarak 36 kez Milli Takım forması giydi ve 1994'te Sakaryaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Teknik direktör lisansına sahip olup teknik adam olarak çalışmaktadır. )
- DEMİR ile GLOKONİ[Fr.]
( ... İLE Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat. )
- DEMİR ile İĞDEMİR
( ... İLE Marangozlukta, ağaç delmek için kullanılan çelik araç. )
- DEMİR ile ŞERİTLİ DEMİR KAYALARI
- DEMİRCİ, HASAN BASRİ (AKÇAKOCA, 1950) :
( Veysel Vardar Denizcilik Şirketinde üst düszeyde yöneticilik yaptı. Rumelikavak Spor Kulübü üyesi olup, bir dönem başkan olarak görev aldı. DSP de siyaset yaptı. Sarıyer ve Büyükşehir Belediye Meclisinde Meclis Üyesi olarak Sarıyer'i temsil etti. Sarıyer Spor Kulübü, ADD Sarıyer Şubesi ve Sarıyerliler Derneği (SA - DER) üyesidir. )
- DEMİRCİ, SİNAN (TRABZON, 1970) :
( Rumelikavaklı'dır ve bu mahallede muhtar olarak görev yaptı (2014 - 2019). Çocuk yaşta futbola başladı. Çeşitli kulüplerde oynadı. Van Spor'da oynarken Sarıyer Spor Kulübüne transfer oldu ve dört sezon (1995 - 1999) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 40 lig, 5 Türkiye Kupası olmak üzere 45 resmi maçta Sarıyer forması giydi. Ayrıca 35 özel maçta forma giydi ve böylece Sarıyer forması altında 80 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. Sarıyer'den ayrılarak İst. B.Ş.Belediye Spor'a transfer eden Sinan Küçükköy Spor'da da oynadı. Muhtarlığını yaptığı (2014 - 2019; 2019 - 2024,31 Mart 2019 da ikinci kez seçildi) Rumelikavağı takımında hem futbol oynadı hem de antrenör olarak görev yaptı. Rumelikavağı, Sarıyer Spor Kulübü ve Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği üyesidir. )
- DEMİRCİ ile DEMİR İŞLERİ
( IRONWORKER vs. IRONWORKS )
( آهنساز ile آهنريزي )
( AHONSAZ ile ANPANNARYZY )
- DEMİRER, FİKRET (ÜSKÜDAR, 1961) :
( Beşiktaş'tan transfer edildi (1987). Sarıyer'de 4 sezon (19876 - 1991) oynadı. Bu süre içinde 99 lig, 9 kupa ve 4 turnuva maçı olmak üzere 112 resmi, 42 özel maçla birlikte toplam olarak 154 maçta lacivert - beyazlı formayı giydi. Lig maçlarında 10, kupa maçlarında 3 ve özel maçlarda 6 gol olmak üzere takımı adına 19 gol kaydetti. 3 A Milli, 1 Ümit Milli, 4 Amatör Milli ve 4 de A Genç Milli olmak üzere toplam 12 kez Türk Milli takım formasını giydi. Ankaragücü'ne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Beşiktaş Altyapısında teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )
- DEMİRHİNDİ ile DEMİRHİNDİ ŞERBETİ
- DEMİRTAŞ, İBRAHİM (SARIYER, 1932) :
( Sarıyer'in amatör ve profesyonel takımında oynayan bin kaç futbolcudan biridir. Profesyonel takımın 19 lig ve 1 özel maçında yer aldı takımına 8 gol kazandırdı. )
- DEMİRTAŞ, MEHMET (SÜRMENE, 1958) :
( Beykoz'dan transfer edildi (1983) ve iki sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. 24 Lig 6 Kupa olmak üzere 30 resmi ve ayrıca 11 özel maçla birlikte toplam 41 maçta Sarıyer forması giydi, Kupa maçında 1, özel maçta dört gol attı. Gaziantepspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Futbolu bıraktıktan sonra antrenör ve teknik direktör olarak Sarıyer Spor Kulübü ve değişik kulüplerde görev yaptı. )
- DEMOGRAFİK değil/yerine/= ÇOĞABİLİMSEL/ÇOĞASAL
- DEMOKAN, MİTHAT (İST. 1949) :
( Manisaspor'dan transfer edildi (1974) ve 2 sezon (1974 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 41 lig, 3 kupa ve 13 özel maç olmak üzere 60 maçta Sarıyer forması giydi, takımı adına 2 gol kaydetti. Galata'ya transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. )
- DEMOKRASİ ve/||/<> GÜVENLİK ve/||/<> EKONOMİ ve/||/<> İKLİM
- DEMOKRASİ ile/ve TEMSİLÎ DEMOKRASİ
( 500 kişiye kadar uygulanabilen. İLE/VE Temsilcilerle uygulanabilen. )
- DEMOKRATİK MEŞRÛİYET / KARİZMATİK MEŞRÛİYET
( Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris). )
- DEMONSTRASYON/DEMONSTRATION[İng.] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ
- DEMONSTRATION :/yerine GÖSTERİ
- DENDEN ile DENDEN İŞARETİ
- DENDENE[Ar.] ile DENDENE[Ar.]
( Sözü, açık söyleme. İLE Ağır ağır, dudak kıpırtısıyla söylenilen söz, mırıltı, homurdanma. )
- DENDRİMER İLE KALİXAREN İLE SİKLODEKSTRİN ile/||/<> SUPRAMOLEKÜLER YAPI TAŞLARI
( Host molekül platformları. )
( Formül: α-CD (6) İLE β-CD (7) İLE γ-CD (8) )
- DENDRİTİK POLİMER ile/||/<> LİNEER POLİMER
( Dendritik polimer ağaç benzeri dallanma gösterirken İLE lineer polimer düz zincir yapısındadır )
( Formül: Dallanma derecesi )
- TECRÜBE[Osm.] / EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEL
- EXPERIMENTAL REACTOR[İng.] / VERSUCHSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME REAKTÖRÜ
- DENEME-YANILMA ile/ve/bazen/ne yazık ki DENEME-"YAMULMA"
- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA
- DENEME-YANILMA değil/yerine YAŞANMIŞLIKLARDAN DERS ALMAK
- DENEME ile DENEMECİ/LİK ile DENEME YAYINI ile DENEME HAYVANI ile DENEME TAHTASI
- DENEME ile/değil DENEYİM
- DENEME ile/ve/değil SAĞLAMA
( [not] TO TEST vs./and/but TO CHECK )
- DENEME ile/ve/||/<> YANILMA
- DENEMEK > TAKLİT ETMEK değil/yerine/></>/<> DÜŞÜNMEK
( En acı olan. > En kolay olan. DEĞİL/YERİNE/<>/> En akıllıca olan. )
- DENEMEK ile/ve SINAMAK
( TO TEST vs./and TO EXAMINE )
- DENENEBİLİR/LİK ile/ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK
- DENETÇİ ile ODİTORYUM ile İŞİTSEL ile İŞİTSEL KANAL
( AUDITOR vs. AUDITORIUM vs. AUDITORY vs. AUDITORY MEATUS )
( مميز ile مميز حسابداري ile مستمع ile شنونده ile طالار ile شنوندگاه ile سمعي ile سماعي ile سامعهي ile مجري سامعه )
( مميز ile MAMYZ HASABDARY ile MOSTAM ile SHNVANDEH ile طالار ile SHNVANDEGAH ile SAMY ile سماعي ile سامعهي ile مجري سامعه )
- CONTROL ROD VALUE[İng.] / VALEUR DE LA BARRE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU DEĞERİ
- CONTROL ROD[İng.] / BARRE DU CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU
- CONTROL ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ELEKTRODU
- CONTROL-GRID BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI BESLEMESİ
- TENSION DE GRILLE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI GERİLİMİ
- CONTROL GRID[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI
- CONTROL CHARACTERISTIC[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM KARAKTERİSTİĞİ
- STEUERSTABWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ÇUBUĞU DEĞERİ
- STEUERSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ÇUBUĞU
- STEUERELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ELEKTRODU
- STEUERGITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI AKIMI
- STEUERGITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI GERİLİMİ
- STEUERGITTERKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI KARAKTERİSTİĞİ
- STEUERGITTERVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI ÖN GERİLİMİ
- STEUERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI
- STEUERCHARAKTERISTIK, STEUERKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL KARAKTERİSTİĞİ
- DENETİM/KONTROL ile/ve DENEME
( En önemli sözcük "Denemek"tir. )
( Başarıncaya kadar denemeye devam edin! )
( CONTROL vs./and TEST )
- DENETİM ile DENETİCİ ile DENETİMCİ/LİK ile DENETİMLİ/LİK ile DENETİMSİZ/LİK ile DENETİM PULU ile DENETİM KURULU ile DENETİM NOKTASI
- DENETİMCİ/LİK ile/ve/<> KATILIMCI/LIK
- DENETİM/KONTROL ile/ve/<> HAKİMİYET
( CONTROL vs./and/<> SOVEREIGNTY/DOMINATION )
- DENETİMLİ SİNİRCE/NEVROZ ile DENETİMSİZ SİNİRCE/NEVROZ ile ÇILDIRI/PSİKOZ
( İdeoloji. İLE Psikiyatrik. İLE Kendi sınırlarını da aşarsa. )
- DENETLEME:
ÜRETİM ÜZERİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< TÜKETİM ÜZERİNDEN
- DENETLENEMEZLİK ve/<> DÖNÜŞÜM
- DENETLEYEBİLMEK ile/ve/= BİLMEK
( ABLE TO INSPECT vs./and/= TO KNOW )
- DENETME ile DENETMEN/LİK
- RÉACTEUR EXPÉRIMENTAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DENEY TEPKİLEŞİMİ
- TECRÜBE TÜPÜ[Osm.] / TEST TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / REAGENZGLAS, VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY TÜPÜ, DENEME
- DENEY ile/ve DENEYİM
( Dışta. İLE/VE İçte. )
( En önemli sözcüklerden biri, "Denemek"tir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden ve tekrar tekrar deneyelim. )
( Doğrudan deneyim, en son kanıttır. )
( Deneyim eşsizdir/benzersizdir, kuşku götürmez ve yanlış anlaşılmaz. )
( Sürekli olan deneyimlenemez, çünkü onun sınırları yoktur. )
( Tüm deneyim, zihindedir. )
( Denemezsek, saplanıp kalırız. )
( Deneyelim! Her seferinde, bir adım daha kolaydır. )
( Deneyin ve yine deneyin! )
( Tekrar deneyin! Denemeye devam edersek, bir şey olabilir. )
( Başarıncaya kadar, denemeye devam edelim! )
( Laboratuvarda. İLE/VE Kişi(ler)de/ki. )
( Outside. VS./AND Inside.
Experiment anew, don't go by past experience.
Direct experience is the final proof.
The experience is unique and unmistakable.
The continuous cannot be experienced, for it has no borders.
All experience is in the mind.
If you don't try, you are stuck.
Try. One step at a time is easy.
Try and try again.
Try again. If you keep on trying, something may happen.
You just keep on trying until you succeed. )
( Nesnel. İLE/VE Öznel. )
( EXPERIMENT vs./and EXPERIENCE )
- DENEY ile/ve DÜZENEK
( vs./and/||/<> APPARATUS )
- DENEY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GİRİŞİM
( vs./and/||/<>/but/< INTERFERENCE
INTERFERENCE instead of EXPERIMENT )
- DENEY = TECRÜBE = EXPERIENCE, EXPERIMENT[İng.] = EXPÉRIENCE[Fr.] = ERFAHRUNG[Alm.] = EXPERIENTIA[Lat.] = EMPEIRIA[Yun.] = EXPERIENCIA[İsp.]
- DENEYCİLİK ile DUYUMCULUK/HİSÇİLİK
( AMPRISM vs. SENSUALISM )
- DENEYCİLİKTE:
SAYMAYA YÖNELİK ile VARSAYIMA YÖNELİK
( Bacon. İLE Galileo. )
- DENEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİNLEYEN
( "Aptal/ahmak". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Yarı akıllı". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıllı. )
( DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYENİ, DİNLERLER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, RAHAT EDER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, DİN SAHİBİ OLUR] )
- DENEYİM [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- DENEYİM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- DENEYİM YAŞAYAN BENLİK ile/ve/<> GÖZLEMLEYEN BENLİK
( Gerçek benliğin bulunabilmesi için sahte olanın terk edilmesi zorunludur. )
( Düşüncelerinizi, duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi gözleyin. )
( A man who is intense in his experience will radiate confidence and courage.
The false self must be abandoned before the real self can be found.
Watch over your thoughts, feelings, words and actions. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( SELF IN EXPERIENCE vs./and/<> SELF IN OBSERVATION )
- DENEYİM:
YAŞLANARAK değil YAŞAYARAK
- DENEYİM ile/ve/<> ANI
- DENEYİM ve ANIMSATMA
( Deneyimi aktaramazsınız fakat yol gösterebilir ve anımsatabilirsiniz. )
( EXPERIENCE and REMIND )
- DENEYİM ile/ve BİRİKİM
( Doğrudan deneyim, tek geçerli doğrulamadır. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden deneyelim. )
( Tüm deneyim, imgelemeden doğmuştur. )
( Direct experience is the only valid confirmation.
All experience is born of imagination. )
( EXPERIENCE vs./and ACCUMULATION )
- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< DENEYEYİM
- DENEYİM ile DENEYİMCİ/LİK ile DENEYİMLİ/LİK ile DENEYİMSİZ/LİK
- DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- DENEYİM ile DENEYİMLİ ile TECRÜBE ile DENEYİMLER ile DENEYSEL ile DENEY ile DENEYSEL ile DENEYSEL PSİKOLOJİ ile DENEME
( EXPERIENCE vs. EXPERIENCED vs. EXPERIENCEDNESS vs. EXPERIENCES vs. EXPERIENTIAL vs. EXPERIMENT vs. EXPERIMENTAL vs. EXPERIMENTAL PSYCHOLOGY vs. EXPERIMENTATION )
( تجربه ile آزمودگي ile تجربه کردن ile ورزيدگي ile خبرگي ile با تجربه ile پخته ile باران ديده ile سابقه دار ile دنيا ديده ile مجرب ile کارديده ile کارکشته ile کارکرده ile آزموده ile ورزيده ile کار آزموده ile پختگي ile تجارب ile تجربي ile آزمودن ile آزمايشي ile روان شناسي تجربي ile آزمايه ile آزمايش )
( TAJROBEH ile آزمودگي ile TAJROBEH KARDAN ile ورزيدگي ile KHBARGY ile BA TAJROBEH ile POKHTEH ile BARAN DYDAH ile SABAGHEH DAR ile DANYA DYDAH ile MOJROB ile KARDYDAH ile KARKESHTEH ile KARKARDEH ile AZMODEH ile VARZYDAH ile KAR AZMODEH ile POKHTGY ile TAJARB ile TAJROBY ile AZMODAN ile AZMAYSHY ile RAVAN SHENASY TAJROBY ile AZMAYYEH ile AZMAYSH )
- DENEYİM ile/ve/||/<>/> DÜZENLEYİCİ DENEYİM
- DENEYİM ile İLM-İ LEDÜN
( Kendi öğrendiğin. İLE Allah'ın öğrettiği. )
- DENEYİM ve/||/<>/> KENDİLİK
- DENEYİM ile KULLANIM
( Deneyim, kişinin başına gelen değil başına gelenle ne yaptığıdır. )
- DENEYİM ile/değil KUŞKUCULUK
( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )
- DENEYİM ile/ve PAYLAŞIM
( EXPERIENCE vs./and SHARING )
- DENEYİM = TECRİP = EXPERIMENT, EXPERIENCE[İng.] = ERFAHRUNG, EXPERIMENT[Alm.] = EXPÉRIMENTATION, EXPÉRIENCE[Fr.] = EXPERIENTIA
- DENEYİM ile/değil/yerine/> ÜMİT
( Ümit, her zaman, deneyimi yener. )
- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< YÖNTEM
( Bireysel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilimsel. )
- DENEYİM ile/ve/||/<> ZİHİNSEL/OLGUSAL DENEYİM
- DENEYİME AÇIK/LIK ile/ve/<> DIŞADÖNÜK/LÜK
- DENEYİMLEME ile İÇSELLEŞTİRME
( TO EXPERIENCE vs. INTERNALIZATION )
- DENEYİMLEMEK ile/ve/<> GÖZLEMLEMEK
- DENEYİMSEL TAMAMLIK ile SONUÇLU TAMAMLIK ile TÜMEL TAMAMLIK ile YAKIN GEÇMİŞ TAMAMLIK ile TAMAMLIK GÖRÜNÜŞÜ
( EXPERIENTIAL PERFECT vs. RESULTATIVE PERFECT, PERFECT OF RESULT vs. PERFECT OF PERSISTENT SITUATION vs. ... vs. PERFECT ASPECT )
- ÖĞRENME:
DENEYSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL
- EXPERIMENTAL, EXPLOSION[İng.] / EXPERIMENTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEYSEL, PATLAMA
- DENEYSEL ile/ve/değil DENEYİMSEL
- DENEYSEL ile MEKANİK ile MATEMATİK
( EXPERIMENTAL MECHANICAL MATHEMATICS )
- MUNKATİ[Osm.] / EQUILIBRIUM POSITION[İng.] / POSITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KONUMU
- DENGE ile BİLANÇO ile DENGE ÇARKI ile DENGELİ ile DENGELİ SİSTEM ile DENGELEYİCİ
( BALANCE vs. BALANCE SHEET vs. BALANCE WHEEL vs. BALANCED vs. BALANCED SYSTEM vs. BALANCER )
( تعادل بر قرار کردن ile مانده ile بالانس ile بحال تعادل در آوردن ile مساوي کردن ile تتمه ile تراز ile متعادل کردن ile تعادل ile موازنه ile برابري دروزن ile توازن ile مابقي ile ترازنامه ile بيلان ile رقاصک ile متوازن ile متعادل ile ترازمند ile سيستم متعادل ile آکروبات )
( TAADEL BAR GHARAR KARDAN ile MANDEH ile BALANS ile BEHAL TAADEL DAR AVARDAN ile MOSAVY KARDAN ile TATMEH ile TARAZ ile MOTAADEL KARDAN ile TAADEL ile MOVAZNEH ile BARABARY DROZAN ile TAVAZAN ile MABAGHY ile TARAZNAMEH ile BEYLAN ile RAGHASEK ile MOTVAZAN ile MOTAADEL ile TARAZMAND ile SYSETAM MOTAADEL ile AKROBAT )
- DENGE ile/ve/||/<> DENETİM
- DENGE ile DENKLEM
( BALANCE/EQUILIBRIUM vs. EQUATION )
- DENGE ile EŞİTLİK
- MUVÂZENE, TEVÂZÜN[Osm.] / EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE[Fr.] / BALANCE, GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE
- DENGE ve/||/<> SÜKÛNET
- DENGELEMEK ile DENGELENMEK ile DENGESİZLEŞMEK ile DENGELENEBİLMEK ile DENGELEYEBİLMEK ile DENGESİZLEŞTİRMEK ile DENGESİZLEŞEBİLMEK ile DENGESİZLEŞTİRİLMEK ile DENGE/LİK ile DENGECİ/LİK ile DENGELİ/LİK ile DENGESİZ/LİK ile DENGELİCE ile DENGE TAŞI ile DENGESİZCE ile DENGE FİYATI ile DENGE KALASI ile DENGELİ BESLENME ile DENGESİZ BESLENME
- DENGELEMEK ile DENGELENMİŞ ile DENGECİ ile DENGE
( EQUILIBRATE vs. EQUILIBRATED vs. EQUILIBRIST vs. EQUILIBRIUM )
( متعادل شدن ile هم ترازو ile بندباز ile طرفدارسياست موازنه ile موازنه )
( MOTAADEL SHODAN ile NPAM TARAZO ile BANDBAZ ile TARAFDARSYEST MOVAZNEH ile MOVAZNEH )
- ADYABATİK DENGE ile/||/<> DEVİNGEN/DİNAMİK DENGE ile/||/<> GENETİK DENGE ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE
( Termodinamikte, bir düzenin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumu. İLE/||/<> Kısa dönemde çok fazla değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlar.[Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır.] İLE/||/<> Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetik havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum. İLE/||/<> Türlerin uzun süre değişmediğini, çevresinde oluşan büyük değişiklikler sonucu bir anda değiştiğini belirten evrimsel modelleme. )
- BALANCED EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELİ DENKLEM
- Dengeli KONUŞ!!!
- DENGELİ POLİMORFİZM ile/||/<> GEÇİCİ POLİMORFİZM
( Dengeli kalıcı çeşitlilik, geçici geçici. )
( Formül: Maintained İLE temporary )
- DENGELİ ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ
- DENGESİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALI
- MİZAÇ:
DENGESİZ ile/ve DENGELİ
( 8 ile/ve 1 )
- DENGEYİ SAĞLAMAK ile DENGELENMİŞ ile EŞGÜÇLÜ ile EŞİT AĞIRLIKTA ile EŞİT AĞIRLIKTA OLMAK ile EŞİT GÜCE SAHİP ile EŞPOTANSİYEL
( EQUIPOISE vs. EQUIPOISED vs. EQUIPOLLENT vs. EQUIPONDERANT vs. EQUIPONDERATE vs. EQUIPOTENT vs. EQUIPOTENTIAL )
( متوازن کردن ile متعادل ساختن ile دنگادنگ ile هم نيرو ile هم معني ile هم قوه ile هم وزن ile همسنگ ile هم وزن کردن ile هم طرفيت ile هماثر ile هم اثر ile هم مقام ile هم ظرفيت )
( MOTVAZAN KARDAN ile MOTAADEL SAKHTAN ile DANGADANG ile NPAM NEYRO ile NPAM MANY ile NPAM GHOOH ile NPAM VAZAN ile NPAMSANG ile NPAM VAZAN KARDAN ile NPAM TARFYT ile هماثر ile NPAM ASAR ile NPAM MOGHAM ile NPAM ZARFYT )
(1996'dan beri)