Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(25/148)


- CAPTURE :/yerine ELE GEÇİRMEK


- ÇAPUT BAĞLAMA ile/ve/<> SALAMA

( ... İLE/VE/<> Sahalar'ın, çaput bağlamaya verdikleri ad. )


- CÂR ile/||/<> CÂRİ ile/||/<> MERİYET/MERİYYET

( Komşu. İLE/||/<> Uygulanan. İLE/||/<> Yürürlük. )


- ÇAR ile ÇARİÇE ile ÇAREVİÇ[< Rusça < Lat.]

( Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen san. İLE Çarın karısına ya da kadın Çar'a verilen san. İLE Çar'ın oğlu. )


- CARATHÉODORY KÂİDESİ[Osm.] / CARATHÉODORY'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE CARATHÉODORY[Fr.] / CARATHÉODORY-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= CARATHÉODORY İLKESİ


- CARCİN- ile/||/<> SCİRRH-/SCİRRHO-/-SCİRRHUS ile/||/<> SCLER-/SCLERO-

( Kanser. İLE/||/<> Sert, sert kanserle ilgili. İLE/||/<> Sert, sklera ile ilgili, sklera ile bağlantılı. )


- CAREER :/yerine KARİYER


- CAREFUL :/yerine DİKKATLİ


- ÇARENİN BULUNMASI/BULUN(A)MAMASI ile BAŞARI/BAŞARISIZLIK

( LACK OF REMEDY vs. SUCCESS/UNSUCCESSFULNESS )


- ÇARESİZ KALMAK ile/ve/değil/yerine/<> ÜMİTLİ OLMAK


- ÇARESİZ ile UMUTSUZCA ile ÇARESİZLİK

( DESPERATE vs. DESPERATELY vs. DESPERATION )

( نوميد ile بي اميد ile بي چاره ile سرخورده ile نااميد ile نوميدانه ile استيصال ile بيچارگي ile تنگ روزي ile لاعلاجي ile نوميدي زياد ile نوميدي )

( NOMYD ile BEY AMYD ile BEY CHAREH ile SARKHORDEH ile NAOMYD ile نوميدانه ile استيصال ile بيچارگي ile TANG RUZY ile LALAJY ile NOMYDY ZYAD ile NOMYDY )


- ÇARESİZ/LİK ile/ve/||/<> ÂCİZ/LİK


- ÇARESİZLİK ile ACZİYET


- ÇARESİZLİK ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA


- ÇARESİZLİK ile/yerine KOŞULSUZLUK

( HELPLESS vs. UNCONDITIONALNESS
UNCONDITIONALNESS instead of HELPLESS )


- ÇARESİZLİK ile/ve/değil/yerine/<> SABIR


- ÇARESİZLİK ile UMUTSUZ

( DESPAIR vs. DESPAIRING )

( نااميد ile نااميدي ile دست از جان شستن ile ياس ile نوميد کننده )

( NAOMYD ile NAOMYDY ile DAST AZ JAN SHASTAN ile YAS ile NOMYD KONANDEH )


- CAREY-FOSTER BRIDGE[İng.] / PONT DE CAREY-FOSTER[Fr.] / CAREY-FOSTERSCHE BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAREY-FOSTER KÖPRÜSÜ


- ÇARHACI/MANGLAY/HİREVÜL = ÖNCÜ GÜCÜ

( Savaş başlarken düşmanla ilk karşılaşan askerler/birlik/güç. )


- CARİ[Ar.] değil/yerine/= GEÇERLİ/YÜRÜRLÜKTE


- ÇARIK/LIK ile ÇARIKLI ile ÇARIKÇI/LIK ile ÇARIKSIZ ile ÇARIKLI ERKANIHARP


- CARITAS[Lat.] ve/||/<>/>/< CUPIDITAS[Lat.]

( Tanrı[uhrevî] sevgisi. VE/||/<>/>/< Kişi/nesne/dünya sevgisi. )


- CARİYE/HALAYIK / AS/AWINÇU/KÜNG[dvlgtrk] ile/||/<> KARVAŞ/KARAVAŞ ile/||/<> MUTAK ile/||/<> HASEKİ ile/||/<> HASEKİ İKBAL

( ... İLE/||/<> Haremdeki cariye. İLE/||/<> Osmanlı'da özgürlüğü geri verilmiş kul ya da karavaş. İLE/||/<> Karavaşlar arasından seçilen, sultan gözdesi.[Erkek çocuk doğuran, saray cariyesi.] İLE/||/<> Sultanın gözde cariyesi. )


- ÇARK ile TARTURA

( ... İLE Çıkrıkçı çarkı. )


- ÇARKA ile ÇARKACI


- CARL LINNAEUS ve/<>/> GEORGES CUVIER

( 23 Mayıs 1707 - 10 Ocak 1778 VE/<>/> 23 Ağustos 1769 - 13 Mayıs 1832 )


- CARLESON THEOREM ile/||/<> HUNT THEOREM

( Carleson L² konverjans, Hunt L^p konverjans p>1. )

( Formül: L² convergence İLE L^p convergence )


- CARLİN ile CARLİNE

( CARLIN vs. CARLINE )

( زن مسن )

( ZAN MOSAN )


- ÇARLİSTON ile ÇARLİSTON BİBER ile ÇARLİSTON MARKA ile ÇARLİSTON MARKA KERESTE


- CARLTON OTELİ :

( Yeniköy, Köybaşı caddesi üzerinde ve Sait Halim Paşa yalısının yanında idi. Turizm Bankasına ait olan otel yirmi yıl kadar hizmet ettikten sonra 1986'da kapatıldı, sonra da yıktırıldı. )


- CARNOT ÇEVRİMİ ile/||/<> OTTO ÇEVRİMİ

( Carnot ideal kuramk, Otto benzinli motor çevrimi )

( Formül: η_Carnot = 1 - T_c/T_h İLE η_Otto = 1 - 1/r^(γ-1) )

( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )


- CARNOT ÇEVRİMİ ile/||/<> OTTO ÇEVRİMİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Carnot ideal ısı makinesi, Otto benzinli motor çevrimidir )

( Formül: η=1-Tc/Th )

( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )


- CARNOT-CLAUSIUS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CARNOT-CLAUSIUS[Fr.] / CARNOT-CLAUSIUSSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT-CLAUSİUS DENKLEMİ


- CARNOT İLE OTTO İLE DİESEL İLE BRAYTON ile/||/<> TERMODİNAMİK ÇEVRİMLER

( Farklı ısı makinelerinin ideal çevrimleri. )

( Formül: η = 1 - Tc/Th )

( Sadi Carnot tarafından 1824 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1796-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Carnot çevrimi, termodinamik) )


- CARNOT ENGINE[İng.] / MACHINE DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-NUTZLEISTUNG, CARNOTSCHE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT MAKİNESİ


- CARNOTSCHE PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT SÜRECİ


- CARNOT'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-LEHRSATZ, CARNOT-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT TEOREMİ


- ÇARPICI ile ÇARPITICI


- ÇARPICI ile/ve/||/<> SARSICI


- ÇARPICI ile/ve/değil/yerine/<> ŞAŞIRTICI


- SKEW DISTRIBUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇARPIK DAĞILIM


- ÇARP(IL)MAK ile TEPELE(N)MEK


- ÇARPIM CETVELİ yerine ÇARPIM TABLOSU


- ÇARPIŞAN ile/değil ÇAKIŞAN


- COLLISION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA SIKLIĞI


- COLLISION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COLLISION[Fr.] / STOSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA YOĞUNLUĞU


- ÇARPIŞMA ile/||/<> ÇARPIŞMA FREKANSI ile/||/<> ÇARPIŞMA KURAMI ile/||/<> ÇARPIŞMA MATRİSİ / SAÇILMA MATRİSİ ile/||/<> ÇARPIŞMASIZ BOLTZMANN DENKLEMİ / VLASOV DENKLEMİ ile/||/<> ÇARPIŞMA ETKİ KESİTİ / ÇARPIŞMA TESİR KESİTİ / ETKİ KESİTİ / TESİR KESİTİ ile/||/<> ÇARPIŞMAYLA İYONLAŞMA ile/||/<> ÇARPIŞMAYLA UYARMA ile/||/<> ÇARPIŞMA YOĞUNLUĞU

( COLLISION VS. COLLISION FREQUENCY VS. COLLISION THEORY VS. ... VS. ... VS. ... VS. COLLISION IONIZATION VS. COLLISION EXCITATION VS. COLLISION DENSITY )

( LA COLLISION AVEC LA FRéQUENCE DE LA COLLISION AVEC LA THéORiE DE LA COLLISION AVEC ... AVEC ... AVEC ... AVEC L'IONISATION AVEC LA COLLISION AVEC L'EXCITATION AVEC LA COLLISION AVEC LA DENSITÈ DE LA COLLISION )

( STOSS / ZUSAMMENSTOSS MiT ZUSAMMENSTOSS FREQUENZ MiT ZUSAMMENSTOSS-THEORIE MiT ... MiT ... MiT ... MiT IONiSiERUNG MiT DEM ZUSAMMENSTOSS MiT ZUSAMMENSTOBERREGUNG MiT STOSSDiCHTE )


- ÇARPMA İKİLİĞİ ile ÇEKİM İKİLİĞİ


- ÇARPMA ile ÇARPMALI ile ÇARPMASIZ ile ÇARPMA KAPI ile ÇARPMA İŞARETİ


- ÇARPMADA/BÖLMEDE:
2, 3, 4, 6, 7, 8 ile/ve/||/<> 5, 9, 11


- ÇARPMAK ile ÇARPILMAK ile ÇARPTIRMAK ile ÇARPABİLMEK ile ÇARPIVERMEK ile ÇARPTIRILMAK ile ÇAR ile ÇARE ile ÇARK ile ÇARİÇE/LİK ile ÇARKLI ile ÇARKÇI/LIK ile ÇARESİZ/LİK ile ÇARKSIZ ile ÇARESİZCE


- ÇARPMA[x] ve BÖLMEDE[:]:
+.+ ve -.- ile/ve/<> +.- ve -.+

( [sonuç] Her zaman, + 'dır. İLE/VE/<> Her zaman, - 'dir. )


- CARRIER :/yerine TAŞIYICI


- CARRY :/yerine TAŞIMAK


- ÇARŞAF ile/değil MAHRAMA[Ar.]

( ... İLE/DEĞİL Bazı bölgelerde, kadınların sokağa çıkarken, manto üstüne örtündükleri, işlemeli geniş örtü. )


- ÇARŞI ile ÇARŞILI ile ÇARŞISIZ ile ÇARŞI AĞASI ile ÇARŞI EKMEĞİ


- ÇARŞI[Fars. < ÇÂR/ÇEHÂR:Dört. + SU: Yol. ]/SUK[Arapça] ile PAZAR[Fars. < BAZAR]

( Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri. İLE Satıcıların belirli günlerde mallarını sattığı geçici yer. | Belirli bir şeyin satıldığı yer, piyasa. | Alışveriş. | Cumartesi ile pazartesi arasındaki gün. )


- ÇARŞILAR:
ÜSTÜ AÇIK ile/ve/||/<> KAPALI ile/ve/||/<> BEDESTEN


- CARTIER ile JARTİYER

( Marka. İLE Çorapları dizin altında ya da üstünde tutmaya yarayan lastikli bağ. )


- CÂRÛ/CÂRUB[Fars.] değil/yerine/= SÜPÜRGE


- CARVALLO PARADOX[İng.] / PARADOXE DE CARVALHO[Fr.] / CARVALHO-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= CARVALHO PARADOKSU


- CASİMİR ETKİSİ ile/||/<> VAN DER WAALS KUVVETİ

( Casimir etkisi vakum dalgalanmalarından kaynaklanan kuvvetken, Van der Waals moleküler elektrik dipol etkileşimidir )

( Formül: F ∝ 1/d⁴ )

( Hendrik Casimir tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- CASİMİR İLE LAMB İLE AHARONOV-BOHM ile/||/<> KUANTUM VAKUM ETKİLERİ

( Boş uzayın kuantum etkileri. )

( Formül: F_Casimir = -ℏcπ²/240d⁴ )

( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )


- CASSEGRAIN ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAIN-ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ANTENİ


- CASSEGRAIN ANTENİ ile/||/<> CASSEGRAIN TELESKOBU ile/||/<> CASSEGRAIN NEWTON TELESKOBU ile/||/<> NEWTON CASSEGRAIN TELESKOBU ile/||/<> CASSEGRAIN ODAK NOKTASI


- FOYER DE CASSEGRAIN[Fr.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ODAK NOKTASI


- CAST :/yerine OYUNCU KADROSU, ATMAK


- CASTING[İng.] değil/yerine/= DENEME ÇEKİMİ/OYUNCU SEÇİMİ


- ÇAT ile ÇATI ile ÇATICI/LIK ile ÇATILI ile ÇAT PAT ile ÇATISIZ ile ÇAT KAPI ile ÇATI KATI ile ÇATI ARASI ile ÇATI ETEĞİ ile ÇATI EKLERİ ile ÇATI FARESİ ile ÇATI KİRİŞİ ile ÇATI ÖRTÜSÜ ile ÇATI KAPLAYICI ile ÇATI PENCERESİ


- ÇATAL-BIÇAK KULLANIMINI BİLMELİ/ÖĞRENMELİ/ÖĞRETMELİ! (ERKEN YAŞTA)


- CATALAN ile/||/<> STIRLING ile/||/<> BELL ile/||/<> FIBONACCI ile/||/<> KOMBİNATORYAL SAYILAR

( Önemli sayı dizileri. )

( Formül: Cn = 1 ile1 ile2 ile5 ile14 ile42 ile... )


- ÇATALHÖYÜK ile/ve/||/<>/> HACILARHÖYÜK


- CATERING[İng.] değil/yerine/= TOPLU YEMEK SUNUMU


- CATHOLIC :/yerine KATOLİK


- ÇATIR ÇATIR (KIRILMAK | OSURMAK | HARCAMAK)


- ÇATIRTI ile ÇATIRTILI ile ÇATIRTISIZ


- ÇATIRTI ile ŞAKA YAPMAK ile ÇATLAMAK ile BASKI ile ÇATLAK ile KIRIK FISTIK ile KRAKER ile ÇATLAMA

( CRACK vs. CRACK A JOKE vs. CRACK UP vs. CRACKDOWN vs. CRACKED vs. CRACKED PISTACHIO vs. CRACKER vs. CRACKING )

( خردشدن ile شق شدن ile شکاف برداشتن ile رخنه پيدا کردن ile ترق کردن ile ترک خوردن ile ترک پيدا کردن ile ترکيدگي ile تراک ile چاک ile شکاف ile ترک ile مزه انداختن ile درهم شکستگي ile سخت گيري ile ترکيده ile شکافدار ile پسته خندان ile فندق شکن ile کلوچه کوچک ile ترق )

( خردشدن ile SHGH SHODAN ile SHKAF BARDASHTAN ile RAKHANEH PEYDA KARDAN ile TARGH KARDAN ile TARK KHORDAN ile TARK PEYDA KARDAN ile ترکيدگي ile TARAK ile CHAK ile SHKAF ile TARK ile MAZEH ANDAKHTAN ile DAREAM SHKASTGY ile SOKHT GYRY ile TARKYDAH ile SHKAFDAR ile PASTEH KHANDAN ile FANDGH SHKAN ile KOLOOCHEH KUCHAK ile TARGH )


- ÇATIŞKI ile/ve/<> ÇALKANTI


- ÇATIŞKI ile/ve/||/<> GERİLİM


- ÇATIŞKI ile/ve/||/<> UYUŞMAZLIK


- ÇATIŞMA ile "AYRILMA"


- ÇATIŞMA ile ÇAKIŞMA


- ÇATIŞMA değil/yerine/>< ÇALIŞMA


- ÇATIŞMA ile ÇATIŞMACI/LIK ile ÇATIŞMASIZ/LIK ile ÇATIŞMASIZCA


- ÇATIŞMA ile/değil ÇEKİŞTİRME


- ÇATIŞMA ile/ve/<> DİDİŞME


- ÇATIŞMA ile/değil/yerine FARK


- ÇATIŞMA ile "GERİLİM"


- ÇATIŞMA ile İNDİRGENEMEZ ÇATIŞMA


- ÇATIŞMA ile/ve "İTİŞME"


- ÇATIŞMA ile "KAPIŞMA"


- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESİŞME


- ÇATIŞMA ile "TAKIŞMA"


- ÇATIŞMA değil/yerine/>< UZLAŞMA


- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZLAŞMA BECERİSİ


- ÇATIŞMA ile "ZITLIK"


- ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME


- ÇATKI/LIK ile ÇATKIN/LIK ile ÇATKILI ile ÇATKISIZ


- ÇATLAK ile ÇINLAMA

( CHINK vs. CHINKING )

( درزپيدا کردن ile جرنگ جرنگ )

( DARZPYDA KARDAN ile JARANG JARANG )


- CAUCHY DISPERSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DISPERSION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-DISPERSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIM DENKLEMİ


- CAUCHY DISPERSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE DISPERSION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-DISPERSIONSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIM FORMÜLÜ


- CAUCHY-RİEMANN ile/||/<> LAPLACE EŞİTLİĞİ/EQUATION

( C-R ∂u/∂x=∂v/∂y koşul, Laplace ∂²u=0. )

( Formül: Analyticity condition İLE harmonic )

( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- CÂVİDÂN-NÂME[Fars.] ile CÂVİDÂN-NÂME[Fars.]

( Kur'an'ın, Esterâbâd'lı Fazlullah tarafından, Hurûfiye tarikatının inancına göre yapılmış tefsiri. İLE Baba Efdâl-i Kâşânî tarafından yazılmış ahlâk ve felsefe kurallarını derleyen Farsça eser. )


- ÇAVŞANG ile ÇAVŞANG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gözü kızarmış, sulanmış kişi. İLE Makas. )


- ÇAY ile ÇAYELİ ile ÇAY OCAĞI ile ÇAY SAATİ ile ÇAY KAŞIĞI ile ÇAY TAKIMI ile ÇAY ŞEKERİ ile ÇAY BAHÇESİ ile ÇAY BARDAĞI ile ÇAY FİNCANI ile ÇAY SERVİSİ ile ÇAY MAKİNESİ


- ÇAY değil/yerine IHLAMUR

( ... cum TILIA )


- CAYAMBE ile/ve SARA URCU ile/ve ANTISANA ile/ve COTUPAXI ile/ve CHIMBARAZI ile/ve TUNGURAHU ile/ve EL ATAR ile/ve SANGAY

( Yanardağlar ülkesi Ekvador'da bulunan etkin yanardağlar. )


- ÇAYCI İSTEPAN/DR. HULUSİ BEHÇET YALISI :

( Yeniköy, Köybaşı Caddesindeki yalılardan biri de Çaycı İstepan Yalısıdır. Ne zaman yapıldığı bilinmiyor. Dr. Hulusi Behçet adı ile anılan yalının son sahibi Necati Aslan'dır. )


- ÇAYDANLIK ile SEMAVER[Rus.]

( ... İLE Özellikle çay demlemekte kullanılan, kömür yakacak ocağı kendi içinde bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç gibi metallerden yapılmış, musluklu kap. )


- CAYDIRI ile/ve/||/<> CEZA


- ÇAYHANE ile ÇAYHANECİ/LİK


- ÇAYIR MANTARI ile HOROZ MANTARI ile KAV MANTARI ile KEÇİ MANTARI/AK MANTAR ile KUZU MANTARI ile YER MANTARI/KEME/KARAKEME/DOMALAN[Lat. TUBER MELANOSPORUM] KARA KEME

( KAV MANTARI: Bazitli mantarlardan, ağaçların gövdesinde ya da dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan bitki.[Lat. FOMES FOMENTARIUS] )


- ÇAYIRBAŞI CADDESİ :

( Çayırbaşı deresinden başlar. Çayırbaşı'nda ki Sahil Güvenlik Komutanlığının yanından akan Bakla Deresinden başlayarak Büyükdere'deki İspanyol Sefareti yazlık binasına kadar devam eder. )


- ÇAYIRBAŞI DALYANI :

( Çayırbaşı koyunda kurulan bu dalyan uzun yıllardan beri kurulmamaktadır. )


- ÇAYIRBAŞI KÖPRÜSÜ :

( Çayırbaşı köprüsü Büyükdere üzerinde ve denize yakın yerde, Marmara ve Boğazlar Sahil Güvenlik Komutanlığı bahçesine bitişik ve Kefeliköy tarafındadır. Bu köprü Büyükdere Caddesi ile Bahçeköy caddesini birleştirir. )


- ÇAYIRBAŞI YENİ MAHALLE MESCİDİ :

( Çayırbaşı, Bahçeköy Caddesi üzerinde olup, Çayırbaşı Yenimahalle Mescidi adını taşımaktadır. )


- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ

( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. )

( EROGROSTIS MAJOR cum THALICTRUM cum TRIFOLIUM PRATENSE )


- ÇAYIRLAMAK ile ÇAYIRLANMAK ile ÇAYIRLATMAK ile ÇAYIRLAŞMAK ile ÇAYIR/LIK ile ÇAYIRLI ile ÇAYIRSIZ ile ÇAYIR OTU ile ÇAYIR KUŞU ile ÇAYIR TAVUĞU ile ÇAYIR TERESİ ile ÇAYIR YULAFI ile ÇAYIR MANTARI ile ÇAYIR TİRFİLİ


- ÇAYIRLIK ile/ve HAYMANA

( ... İLE/VE Hayvanların salındığı çayırlık. )


- CAYIRTI ile CAYIRTILI


- ÇAYLAK ile MISIR ÇAYLAĞI


- CAYLEY-HAMILTON ile/||/<> MINIMAL POLYNOMIAL

( C-H karakteristik polinom sıfır, minimal en küçük sıfır. )

( Formül: Characteristic İLE minimal degree )


- CAZBANT ile CAZBANTÇI


- CAZİBE ile CHARMED ile ALIMLI

( CHARM vs. CHARMED vs. CHARMING )

( مفتون کردن ile فريبندگي ile مسحور کردن ile فريفتن ile ربايندگي ile ملاحت ile جادو کردن ile طلسم کرده ile مفتون ile مليح ile دلفريب ile شيوا ile جذاب ile فريبنده ile دلارام ile دلربا ile جاذب ile دلبر ile فريبا ile شيوايي ile جاظب ile دلفريبي ile دلبري ile جذابيت )

( MOFTON KARDAN ile FARYBANDEGY ile MASHUR KARDAN ile FARYFATAN ile RABAYNADEGY ile MOLAHAT ile JADO KARDAN ile TALSAM KARDEH ile MOFTON ile مليح ile دلفريب ile SHYVA ile JOZAB ile FARYBANDEH ile DELARAM ile DALARBA ile JAZEB ile DELBAR ile FARYBA ile شيوايي ile جاظب ile دلفريبي ile دلبري ile JOZABYT )


- CÂZİBE ile NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE


- CAZIRTI ile CAZIRTILI ile CAZIRTISIZ


- CBIRS/CONTENT-BASED IMAGE RETRIEVAL SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK TABANLI GÖRÜNTÜ ERİŞİM SİSTEMİ


- CBS/GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM değil/yerine/= COĞRAFİ BİLGİ DÜZENİ


- cc[Lat. < CENTIMETRUM CUBICUM] değil/yerine/= SANTİMETRE KÜP


- CC/CORRELATION COEFFICIENT | CLOUD COMPUTING değil/yerine/= KORELASYON KATSAYISI | BULUT BİLİŞİM


- CCTA/CORONARY COMPUTERIZED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY, CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ ANJIOGRAFİ


- CDC/CENTERS FOR DISEASE CONTROL AND PREVENTION değil/yerine/= HASTALIK KONTROL VE ÖNLEME MERKEZLERİ(ABD)


- CDNA ile/||/<> GENOMİK DNA

( cDNA mRNA kopyası intron yok, genomik tüm DNA. )

( Formül: Coding İLE complete DNA )


- CDSS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ


- CDW İLE SDW İLE PDW İLE FFLO ile/||/<> EGZOTİK DÜZENLER

( Alışılmadık elektron düzenleri. )

( Formül: Δ(r) ~ cos(Q·r) )


- CEBERÛT[Ar.] ile CİRİYYE[Ar.] ile KİBR[Ar.]


- CEBERÛT/LUK / ZORBALIK değil/yerine/= GÜCEGEN/LİK


- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İng., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]


- CEBİRE[Ar.]/KOAPTÖR[Fr.] = SÜYEK

( Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha. | Rayları, iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk. )


- CEB(İ)R[Ar.] değil/yerine/= ZOR, ZORLAMA | DÜZELTME, TAMİR ETME


- CEBRÂİL/GABRIEL[İng.] ile/ve/<> MİKÂİL/MICHAEL[İng.] ile/ve/<> İSRÂFİL/RAPHAEL[İng.] ile/ve/<> AZRÂİL/AZRAEL[İng.]

( Cebrail'in görevi, haber vermektir, yani ağız. İLE/VE/<> Mikail'in görevi, Doğu'dan Batı'ya, tüm sesleri işitmekmiş, Kulak. İLE/VE/<> İsrafil'in öttürdüğü surlardan biri, kişileri öldürecek, öbürüyse diriltecekmiş, değil mi? Burnumuzdan aldığımız solukla biz de diriliyoruz, kanımızdaki canlılar da. Kapa bakalım birisinin burnunu, ölüyor mu, ölmüyor mu? Burun da, her soluk alış-verişte iki sur öttürüyor. İLE/VE/<> Azrail gözdür. İnsan ölürken, önce gözleri solar. )

( ... İLE/VE/<> Sevgi. | Cazibe. | Vahdetin gölgesi. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Amellerin toplamı. )

( TÂVUS-İ SİDRE: Cebrail aleyhisselâm. )

( KERRÛBİYYÛN: Dört büyük melek. )

( GREŞTA GABET: Dört büyük melek. )

( BÂNG-İ REVÂREV[Fars.]: İsrafil'in üfleyeceği sûrun ikinci derecesi. )

( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Alıp, saklayan. )

( Epistemelojik. İLE/VE/<> Ontolojik. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )

( Ağız/a. İLE/VE/<> Kulak/a. İLE/VE/<> Dil/e. İLE/VE/<> Göz/e. )

( ... İLE/VE/<> Allah'ın adını taşıyan melek. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )

( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )

( NOUS/GABRIEL ile/ve/<> ... ile/ve/<> ... ile/ve/<> ... )


- CEBREN değil/yerine/= GÜCERLE


- CEBRÎ İCRA değil/yerine/= GÜCERLE TÜZRE


- CEBRÎ SATIM değil/yerine/= GÜCERLE SATIM


- CEBRİ ile CEBRİ YÜRÜYÜŞ


- ÇEÇEN ile ÇEÇENCE


- CEDEL-İ MAHBÛBE ve CEDEL-İ MAZMÛNE ile/ve/||/<>/> CEDEL-İ MAHMÛD ve CEDEL-İ MAZMÛNE

(

Cedel Türleri: Mahmûd – Mezmûm / Mahbûbe – Mazmûne

1. Mahmûd ve Mezmûm Cedel

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın ya da söylemin amacına ilişkindir. Bu ayrımda ölçüt, tanımın biçimi değil tartışmaya girilme niyetidir.

Mahmûd cedel, hakikati ortaya çıkarmayı hedefler. Kişi, kendi görüşünün yanlış olabileceğini baştan kabul eder. Amaç, galip gelmek değil doğruya yaklaşmaktır. Delil istemek, karşı delili dikkate almak ve gerekirse geri adım atmak, bu türün temel özellikleridir.

Örnekler:

  • “Yanılıyor olabilirim. Verileri birlikte inceleyelim.”
  • “Eğer söylediğin doğruysa düşüncemi değiştiririm.”
  • “Önemli olan, kimin kazandığı değil neyin doğru olduğu.”

Mezmûm cedel, hakikati değil galibiyeti amaçlar. Konu ikincildir; asıl hedef, öteki kişiyi/kişileri susturmak, itibarsızlaştırmak ya da üstünlük kurmaktır. Bu türde otoriteye dayanma, çoğunluğu referans verme, niyet okuma ve kişisel saldırı yaygındır.

Örnekler:

  • “Ben, senden büyüğüm. Tartışma bitmiştir.”
  • “Bu konuda konuşacak yetkinliğin yok.”
  • “Bizi eleştirenlerin niyeti belirli.”

2. Mahbûbe ve Mazmûne Cedel

Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı, tanımın nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Burada, niyet değil dilsel sunum biçimi belirleyicidir.

Cedel-i Mahbûbe, açık öncüllere dayanır. Konuşan kişi, hangi varsayımlardan hareket ettiğini gizlemez. Dinleyici, iddianın dayandığı kabulleri açıkça görür.

Örnekler:

  • “Adâlet, herkes için önemlidir.”
  • “Güvenlik önemlidir; bu yasa gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • “Emeğe saygı değerlidir. Bu davranış, buna uyuyor mu?”

Cedel-i Mazmûne, örtük öncüllerle kurulur. Asıl iddia, doğrudan söylenmez; imâ edilir. Dinleyici, boşlukları kendi doldurmaya yönlendirilir. Bu nedenle, yanlış çıkarıma açık bir yapı taşır.

Örnekler:

  • “Bazı kararların kimlere yaradığı açık.”
  • “Bu işin sonunun nereye varacağını biliyorsun.”
  • “Bazı kişiler, böyle davranır, sonra şaşırır.”

3. Türlerin Birlikte Görünümü

Bu iki ayrım, birbirinden bağımsızdır. Mahbûbe olmak, zorunlu olarak Mahmûd olmak anlamına gelmez; Mazmûne olmak da doğrudan Mezmûm sayılmaz.

  • Mahbûbe + Mahmûd: Açık öncüllerle, hakikati arayan ideal tartışma biçimi.
    Örnek: “Güvenlik önemli; bu yasa, gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • Mahbûbe + Mezmûm: Tanım açık olsa bile amaç, baskı kurmaktır.
    Örnek: “Herkes bunu kabul eder. İtiraz eden, bilgisizdir.”
  • Mazmûne + Mahmûd: Kırıcı olmamak için dolaylı anlatım kullanılır; niyet samimidir.
    Örnek: “Bu yaklaşımın uzun vâdeli etkilerini düşünmek gerekir.”
  • Mazmûne + Mezmûm: İmâ yoluyla suçlama ve itibarsızlaştırma yapılır.
    Örnek: “Bu yasaya karşı çıkanların niyeti mâlum.”

Sonuç itibarı ile ...

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın niyetini;
Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı ise tanımın biçimini açıklar.

Bir söylemin sağlıklı ya da sorunlu oluşu,
ne söylendiğinden çok,
nasıl söylendiğiyle ilgilidir.

)


- CEFÂKÂR ile CEFÂKEŞ

( [eziyet] Çeken. İLE Eden. )


- CEFÂKÂR değil/yerine/= KIRAV/CI


- CEFÂKEŞ değil/yerine/= KIRAVÇEKEN


- CEFÂLI değil/yerine/= KIRAVLI


- ÇEGO VERA değil CHE GUEVARA


- CEHÂLET:
BİLGİSİZLİK değil KIBLESİZLİK


- CEHÂLET KİBARLIĞI ile/değil/yerine KİBARLIK

( "Kibarlığını" yüzüne-gözüne bulaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanını, zeminini, gerektiği kadar ve ölçüsünü bilerek/tutturarak, bilinçle. )


- CEHÂLET ve/<> BAĞNAZLIK ve/<> ÖFKE ve/<> YEGİNLİK/ŞİDDET


- CEHÂLET ile/ve CESÂRET

( Cesaret, akıldan gelirse cesârettir. Bilgisizlikten gelirse cehalettir. )

( IGNORANCE vs./and COURAGE )


- CEHÂLET ve/||/<>/< CEVELE

( Düzensiz ilişki. VE/||/<>/< Dolaşmak.
[Yaşamı, anlamsız, amaçsız ya da dirimsel sürdürmek.] )


- CEHÂLET ile İLİM

( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )

( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )

( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )

( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

( İlim taliplerine melekler kanatlarını serer. )


- CEHÂLET["CAHÂLET" değil!] ile/ve/yerine/değil İLİM

( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )

( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )

( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )

( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )

( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

( There is nothing that can help the world more than your putting an end to ignorance. )

( [not] IGNORANCE vs./and/but KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of IGNORANCE )


- CEHÂLET >< İMAN

( İkisi birarada olmaz. )


- CEHÂLET ve/>/ve/< KABA GÜÇ ve/>/ve/< BAĞNAZLIK


- CEHÂLET ile/ve/< KİN

( IGNORANCE vs./and/< HATRED/SPITE/GRUDGE )


- CEHÂLET/CAHİL ile/ve LAUBALİ/LİK


- CEHALET ile/ve/<>/değil OLANAKSIZLIK


- CEHÂLET ve/> RED

( Cahilin reddi/inkârı, ne kadar hızlı ve uzunsa o kadar cahildir. )


- CEHÂLET ve/> SABIRSIZLIK

( IGNORANCE and/> IMPATIENCE )


- CEHÂLET ile SIDKİYET(SÂDIK OLMA)


- CEHÂLET ile/ve ŞİRK


- BİLGİSİZLİK/CEHÂLET ile/ve/<> TAKINTI


- CEHÂLET ile/ve TEVEKKÜLDEN UZAK OLMAK


- CEHÂLET ile/ve TİCARET

( IGNORANCE vs./and TRADE/COMMERCE )


- CEHÂLET ile UZAK OLMAK

( IGNORANCE vs. TO BE FAR )

( VU MING ile/ve ... )


- CEHÂLET/BİLGİSİZLİK ve/<> ÇOK VE BOŞ (GEREKSİZ) KONUŞMAK

( IGNORANCE and/<> TO TALK TOO MUCH AND WASTE )


- CEHÂLET/CÂHİL ile/ve ZULÜM/ZÂLİM

( Cahil kişi, kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir? )

( Zulümle âbâd olanın, sonu, berbâd olur. )

( IGNORANCE vs./and OPPRESSION/CRUELTY )

( ... ile/ve ADHARMA )


- CEHD değil/yerine/= ÇALIŞMA, ÇABALAMA


- CEHENNEM:
"ACI ÇEKTİĞİMİZ YER" değil ACI ÇEKTİĞİMİZİ KİMSENİN DUYMADIĞI YER


- CEHENNEM" ve/||/<> İYİ NİYET TAŞLARI


- ÇEHRE ile ÇEHRECE ile ÇEHRELİ ile ÇEHRE ZÜĞÜRDÜ


- CEILING :/yerine TAVAN


- CEKET ile CEKETLİ ile CEKETSİZ


- JACKET[İng.] / CHEMISE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEKET


- CEKET ile KRUVAZE[Fr. < CROISE]

( ... İLE Ön parçaları, birbiri üzerine gelecek biçimde yapılan ceket, yelek. )


- ÇEKİCİ ile TEMYİZ BAŞVURUSUNDA BULUNAN KİŞİ ile ÇEKİCİ

( APPEAL vs. APPEALLEE vs. APPEALLING )

( فرجام ile استيناف ile جذابيت ile پژوهش خوانده ile پژوهش خواهي )

( FARJAM ile ESTYNAF ile JOZABYT ile PAJOOSH KHANDEH ile PAJOOSH KHAHY )


- HAMMER MILL[İng.] / BROYEUR À MARTEAUX[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİÇLİ KIRICI


- ÇEKİK/LİK ile ÇEKİKÇE ile ÇEKİK GÖZ ile ÇEKİK GÖZLÜ/LÜK


- TENSILE STRENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİLEBİLME


- ÇEKİLGİ/İNZİVA ile/ve/değil/yerine/||/<> OYALANMA


- ÇEKİLİŞ ile/değil ÇEKİM


- ÇEKİM / ÇEKİM KUVVETİ ile/||/<> ÇEKİM KÜTLESİ / KÜTLE

( Nesnelerin çekim(gravitasyon), elektrik, manyetik ve nükleer nitelikli güçlerle birbirini çekmesi. )

( ATTRACTiON VS. MASS )

( L'ATTRACTiON AVEC LA MASSE )

( ANZiEHUNG MiT MASSE )

( CâZiBE iLE KüTLE )


- ÇEKİM GÜCÜ ile/ve/||/<> ELEKTROMANYETİK GÜÇ

( Kütleler arasındaki çekim gücü. İLE/VE/||/<> Elektrik yükleri ve manyetik alanlar arasındaki güç. )


- ÇEKİMİN/KAMERANIN:
ÖNÜNDEN GEÇMEK değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK


- ÇEKİMLEMEK ile ÇEKİMLENMEK ile ÇEKİMLENEBİLMEK ile ÇEKİMLEYEBİLMEK ile ÇEKİM ile ÇEKİMCİ ile ÇEKİMLİ ile ÇEKİMSİZ/LİK ile ÇEKİM EKİ ile ÇEKİMLİ FİİL ile ÇEKİM SENARYOSU


- ÇEKİNCE ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK


- ÇEKİNCE ile SAKINCA

( DRAWBACK vs. INCONVENIENCE )


- ÇEKİNCE ile/değil/yerine SAYGI

( [not] AVOID vs./but RESPECT
RESPECT instead of AVOID )


- ÇEKİNCE ile SIKINTI


- ÇEKİNGEN ile ÇEKİNİK ile ÇEKKİN

( Herşeyden çekinme huy olan, ürkek, sıkılgan. İLE Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan soyaçekim nitelikleri için kullanılır. [ÇEKİNİK GEN] İLE Elini çekmiş, ilgisiz. )


- ÇEKİNGEN/LİK ile İÇE KAPANIK/LIK


- ÇEKİNİLMESİ GEREKEN:
SALDIRGAN/LIK ile/ve/||/<>/> ŞIMARIK/LIK

( [Çekinilmesi gereken ...]
İyi birinin aç kaldığındaki saldırganlığı. İLE/VE/||/<>/>Kötü birinin doyduğundaki şımarıklığından. )


- ÇEKİNME ile EMPATİ

( ABSTAIN vs. EMPATHY )


- ÇEKİNME ile/ve/değil/||/<> NEZÂKET


- ÇEKİNMEK ile ÇEKİLMEK

( TO AVOID vs. TO RETREAT )


- ÇEKİNMEK ile ÇEKİNİLMEK ile ÇEKİNDİRMEK ile ÇEKİNEBİLMEK ile ÇEKİNCE ile ÇEKİNCELİ ile ÇEKİNCESİZ


- BINDING ENERGY[İng.] / BAND D'ÉNERGIE, ÉNERGIE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSENERGIE, ZUSAMMENHANGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BAĞLAMA/BAĞLANMA ENERJİSİ, BAĞLAMA ENERJİSİ


- FISSION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ


- NUCLEAR SPIN[İng.] / SPIN NUCLÉAIRE, ROTATION DU NOYAU[Fr.] / KERNSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖNÜSÜ/SPİNİ


- NUCLEAR QUADRUPOLE RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE QUADRIPOLAIRE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖRTUCAY REZONANSI


- NUCLEAR RELAXATION[İng.] / RELAXATION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DURULMASI


- ÇEKİRDEK DUYULAR ve/||/<> KAYGI ve/||/<> GÜVENLİK STRATEJİLERİ


- BARRIÈRE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK ENGELİ


- NUCLEAR PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK FİZİĞİ


- ÇEKİRDEK FÜZYONU ile/>< ÇEKİRDEK FİSYONU

( Hafif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturması. İLE/>< Ağır bir atom çekirdeğinin bölünerek daha hafif çekirdekler oluşturması. )

( Füzyon tepkimeleri, büyük miktarda enerji açığa çıkarır ve güneşte gerçekleşen tepkimelerdir. [iki hidrojen atomunun birleşerek bir helyum atomu oluşturması.] İLE/>< Fisyon tepkimeleri de büyük miktarda enerji açığa çıkarır ve nükleer reaktörlerde kullanılır. [uranyum-235 çekirdeğinin nötronlarla bombardıman edilerek iki daha hafif çekirdeğe ve nötronlara bölünmesi] )

( NUCLEAR FUSION VS./>< NUCLEAR FISSION )


- NUCLEAR RECOIL[İng.] / RECUL NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK GERİ TEPMESİ


- NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK IŞINIMI


- ISOMÈRE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK İZOMERİ


- POINT DE FUSION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KAYNAŞMA NOKTASI


- KERNFUSIONSPUNKT, KERNVERSCHMELZUNGSPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI NOKTASI


- ZEVEBÂN[Osm.] / FUSION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNFUSION, KERNVERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI


- NUCLEAR CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE NUCLEAIRE[Fr.] / KERNTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KİMYASI


- NÜVE[Osm.] / NUCLEUS[İng.] / NUCLEUS, NOYAU[Fr.] / KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK, KOR, ÖZ


- NUCLEAR MASS[İng.] / MASSE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KÜTLESİ


- NUCLEAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KUTUPLANMASI


- NUCLEAR MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK MOMENTİ


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TAYFÖLÇERİ


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE PAR RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZTOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TOMOGRAFİSİ


- NUCLEAR MAGNETISM[İng.] / MAGNÉTISME NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİZMASI


- NUCLEAR MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETOMETRESİ


- NUCLEAR MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETONU


- NUCLEAR MOMENT[İng.] / MOMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MOMENTİ


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK/NÜKLEER MANYETİK REZONANSI


- NUCLEAR PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PAKETLEME


- NUCLEON[İng.] / NUCLÉON[Fr.] / NUCLEON, NUKLEON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PARÇACIĞI, NÜKLEON


- NUCLEAR PILE[İng.] / PILE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PİLİ


- NUCLEAR POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOTENTIALENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK POTANSİYEL ENERJİSİ


- NUCLEAR RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK REZONANSI


- RÉACTEUR NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİLEŞİMİ


- NUCLEAR REACTIONS[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİMESİ


- PARTIE AVOL DU CYCLEDE COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAKIT DEPOLANMASI


- RADIUS OF NUCLEUS[İng.] / KERNRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YARIÇAPI


- DENSITY OF NUCLEUS[İng.] / DENSITÉ NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YOĞUNLUĞU


- CHARGE OF NUCLEUS[İng.] / CHARGE DU NUCLÉUS[Fr.] / KERNLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YÜKÜ


- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEK BAĞLANMA ENERJİSİ / BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BOZULMA MODU / BOZULMA ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ

( Temel olarak proton ve nötronlardan oluşan, yükü +Ze olan, etrafında elektronların döndüğü ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan çok yoğun merkezî kısmı. | Bir düzenek sargısının ortasında bulunan, manyetik çekirdek ya da kor olarak da bilinen manyetik nesne. )

( NUCLEUS, CORE VS. ... VS. ... VS. NUCLEAR JiSSiON )

( LE NUCLéUS / LE NOYAU AVEC ... AVEC ... AVEC LA FiSSiON NUCLéAR )

( KERN MiT ... MiT ... MiT KERNSPALTUNG )

( NüVE )


- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEK MATRİSİ ile ÇEKİRDEK DÜZLEMİ ile ÇEKİRDEK DEPOLAMA

( CORE vs. CORE MATRIX vs. CORE PLANE vs. CORE STORAGE )

( سلف ile ماتريس چنبره اي ile صفحه چنبره ها ile انباره چنبرهاي )

( SOLF ile MATARYS CHENBAREH AY ile SAFHEH CHENBAREH CPEHA ile ANBAREH CHENBAREHYAY )


- ÇEKİRDEK ile SIMIŞKA


- INTERNAL DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLER ARASI UZAKLIK


- ÇEKİRGE ile BASIK ÇEKİRGE

( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının cüce çekirgeler (Tetrigidae) ailesinde yer alan, erginleri 15-16 mm boyunda, kahverengi, ergin ve nimfleri çeşitli bitki türlerinde beslenen böcek türü. )

( ... avec TÉTRIX DÉPRiMÉ )

( ... mit DEPRESSOTETRIX DEPRESSUS )


- ÇEKİRGE ile BOZKIR KARAÇEKİRGESİ

( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının karaçekirgeler (Gryllidae) ailesinde yer alan, erginleri 12-20 mm boyunda, siyah renkli, ergin ve nimfleri sebzeler, mısır, şekerpancarı gibi bitkilerle beslenerek zarara yol açan böcek türü. )

( CRICKET vs. DESERT CRICKET )

( ... avec GRILLON NOIRÂTRE/PUBESCENT )

( ... mit STEPPENGRILLE )

( MELANOGRYLLUS vs. MELANOGRYLLUS DESERTUS )


- ÇEKİRGE/ÇEKÜRGE[Oğuz] ile BÜRKAN/BİRKAN[Ar.]

( ... İLE Alaca çekirge. )


- ÇEKİRGE ile CADI ÇEKİRGESİ

( ... İLE Dünyanın, en uzun böceğidir. [25 cm.] )


- ÇEKİRGE ile ÇEKİRGE KUŞU ile ÇEKİRGE ŞALVAR ile ÇEKİRGE ÖTLEĞENİ