Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(24/148)


- URKNALL-KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KOZMOLOJİSİ


- BIG BANG THEORY[İng.] / THÉORIE DU BIG BANG[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KURAMI


- BÜYÜK PATLAMA ile PATLATMAK ile PATLATILMIŞ

( BLAST vs. BLAST OFF vs. BLASTED )

( بادخوردگي ile نفخه ile شروع بپرواز کردن ile بادخورده ile نفرت انگيز )

( بادخوردگي ile NAFKHEH ile SHRU BEPARVAZ KARDAN ile BADKHORDEH ile NAFARAT ENGYZ )


- BÜYÜK PATLAMA ve/||/<>/> SİMETRİ KIRILMASI ve/||/<>/> KÜTLE


- BÜYÜK SARIYER SELİ :

( Sarıyer'de 1914/1916 da meydana gelen sel felaketi merkez Sarıyer, Rumelikavağı ve Kefeliköy'de büyük tahribat yaptı. Sarıyer deresinin her iki yanında yer alan konaklar, ahşap evleri su bastı, büyük bir kısmını yıkıp denize götürdü. Rumelikavağı'nda, Kavak Hisarı içindeki Karakaş Mescidi yıkıldı yok oldu. Kefeliköy'deki Uluç Ali Paşa Camii de yıkılarak denize sürüklendi. )


- BÜYÜK SARIYER YANGINI :

( 5 Ekim 1923'te olan Sarıyer yangınına Büyük Sarıyer yangını denilmektedir. Günlerden Cuma idi. Çayırbaşı çayırında tatil münasebeti ile eğlenceler; spor yarışmaları yapılırken, Sarıyer fırınından yangın çıkar ve çok kısa bir sürede yayılır, Çayırbaşı'ndaki yarışmada olan Tulumbacılara haber gidene kadar Sarıyer'in tamamen ahşaptan oluşan Arap mahallesi yanıp kül oldu ve Arap mahallesi ortadan kalktı. )


- BÜYÜK) TÜKÜRÜK BEZİ:
3 ile/ve/+/||/<>/> 1


- BÜYÜK ile BÜYÜK FİNCAN ile KALIN BAĞIRSAK ile BÜYÜK NEHİR ile BÜYÜK BOY ile BÜYÜK MİKTAR ile BÜYÜK KANATLI ile BÜYÜKLÜK ile CÖMERTLİK

( LARGE vs. LARGE CUP vs. LARGE INTESTINE vs. LARGE RIVER vs. LARGE SIZE vs. LARGE SUM vs. LARGE WINGED vs. LARGENESS vs. LARGESS )

( کثير ile گت ile زياد ile بيوک ile گنده ile درشت ile کلان ile هنگفت ile وسيع ile جثه دار ile بزرگ ile جادار ile سترگ ile ساتگين ile رطل ile روده بزرگ ile معاء غلاظ ile روده فراخ ile شط ile بزرگانه ile مبلق هنگفت ile بزرگ بال ile فراخي ile کثرت ile گندگي ile هنگفتي ile درشتي ile گشاده دستي ile وسعت نظر )

( KESYR ile GET ile ZYAD ile BEYVAK ile GANDEH ile DARSHT ile KOLAN ile NPANGOFT ile VESYE ile JOSEH DAR ile BOZORG ile JADAR ile SETARG ile SATEGYNE ile RATAL ile RUDEH BOZORG ile معاء غلاظ ile RUDEH FARAKH ile SHAT ile BOZORGANEH ile MOBALGH NPANGOFT ile BOZORG BAL ile فراخي ile KASRAT ile گندگي ile NPANGOFTY ile DARSHTY ile GOSHADEH DASTY ile VOSAT NAZAR )


- BÜYÜK ile KOCAMAN İNSAN

( HUGE vs. HUGE PERSON )

( قوي هيکل ile حجيم ile عضيم ile عظيم الجثه ile پيلتن ile جسيم ile پرجثه ile بزرگ جثه ile تنومند ile کوه پيکر ile گنده )

( GHOY YEHYKEL ile HAJYM ile عضيم ile AZYM OLJOSEH ile پيلتن ile جسيم ile پرجثه ile BOZORG JOSEH ile TANOMAND ile KUH PEYKAR ile GANDEH )


- BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> OYLUMLU/HACİMLİ


- BÜYÜK ile/||/<> PATLAMA

( Big Bang kuramı ve kozmik mikrodalga arka plan )

( George Gamow tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )


- BÜYÜKASAR, KORAY (EMİRGAN/SARIYER, 1952) :

( İşadamı, yönetici. Ticaret ile uğraşır. Pek çok spor ve sosyal dernekte kurucu ve üye olarak görev yaptı. Siyasete DYP Sarıyer İlçe teşkilatında başladı. Sarıyer DYP İlçe Başkanlığı, DYP İl Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Haysiyet Divanı üyeliği, BJK, Sarıyer, Emirganspor, Sarıyer Avcılar ve Atıcılar Kulübü, Türkiye Futbol Adamları Derneği, Yeniköy Spor Kulübü kurucu Başkanı, Türkiye Genç İşadamları Derneği, Genç BJK'liler Derneği gibi derneklerde üye, kurucu üye, yönetici ve başkan olarak hizmet etti. İlk ve ortaokulu Emirgan'da, Liseyi Sarıyer Lisesinde okudu, İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. )


- BÜYÜKAYI ile/ve/<> YEDİGİR

( ... İLE/VE/<> Büyükayı'yı oluşturan yedi yıldız. )


- BÜYÜKDERE BALIKÇILAR DERNEĞİ :

( Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesi üzerinde eski çocuk parkının karşısındadır. Büyükdereli oltacı ve küçük ağ balıkçılığı yapanlar tarafından kuruldu. )


- BÜYÜKDERE DENİZCİLİK YÜZME İHTİSAS KULÜBÜ :

( 1952'de Yusuf Ziya Öniş, Rasim Kayra, Hamit Alatlı, Kenan Dinçmen, Nazım Özbay, Oktay Uzunçarşılı ve Yervant Kayserili tarafından kuruldu. Yüzme, sutopu, yelken ve basketbol dallarında faaliyet gösterdi. 1980 sonrası İstanbul Belediyesi tarafından Piyasa Caddesi üzerindeki tesisleri yıktırılınca faaliyetine son verildi. )


- BÜYÜKDERE KÖRFEZİ :

( İstanbul Boğazı'nın en büyük körfezi, dolaysıyla da limanıdır. Körfez; Kireçburnu önünden başlar, Kefeliköy, Çayırbaşı, Büyükdere'yi takiben Mesarburnu'na kadar büyük bir bölgeyi kaplar. Megararılar döneminde burada Saros adına yaptırdıkları adak yeri nedeni ile bu körfeze Saros Körfezi de deniliyordu. )


- BÜYÜKDURMUŞ İLKER (SARIYER, 1951) :

( Tarabya Spor Kulübünden transfer edildi ve üç dönem (1968 - 1981) tescilli kaldı. Hem amatör takımda ve hem de profesyonel takımda oynadı. Futbola başlamadan yıllarca Voleybol takımında kaptan olarak yer aldı. 2 Lig, 17 Amatör Lig ve 5 özel maçla birlikte toplam 24 maçta oynadı ve 30 gol yedi. Antrenör ve teknik direktör lisansına sahip olup Lise Edebiyat öğretmenliğinden emeklidir. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular derneği, Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği ve Sarıyerliler Derneği gibi pek çok sportif, sosyal ve kültürel amaçlı dernekte üye olup. Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği Başkanlığı görevinde bulundu. )


- BÜYÜKDURMUŞ, SEZAİ (SARIYER, 1954) :

( İlk ve orta eğitimini Trabzon'da yaptı. İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Müteahhit olarak hizmet yapmaktadır. 1994 - 1999 ve 1999 - 2004 olmak üzere iki dönem Sarıyer Belediye Meclis Üyesi, son dönemde aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, Trabzonspor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular derneği, Türkiye Futbol Adamları Derneği gibi pek çok sportif ve sosyal amaçlı derneğe üye olup, Sarıyer Spor Kulübünde 7 dönem Yönetim Kurulu Üyesi (Asbaşkan) olarak görev yaptı. )


- BÜYÜKELÇİ ile ELÇİLİK

( EMBASSADOR vs. EMBASSY )

( سفير کبير ile سفارت کبري ile سفارت ile سفارت خانه )

( SEFYR KABYR ile SEFART KABARY ile SEFART ile SEFART KHANEH )


- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]/SEFÂRET)/LİK ile/ve/||/<> KONSOLOS[Yun.]/LUK / ŞEHBENDER[Fars.]

( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )

( Ülkesinin, öteki ülkelerin başkentinde sadece bir tane olan, temsil etmekte olduğu ülkenin en büyük yetkisine sahip diplomatik kurumudur.[Çoğunlukla ve olağan koşullarda vize ve pasaport işlemleri yapılmaz.] İLE/VE/||/<> Ülkesinin, öteki ülkelerdeki ticari çıkarlarını korumakla sorumlu, diplomatik olmayan resmi kurumlardır.[Diplomatik özelliği bulunmayan resmi görevlerin yapıldığı, resmi kurumdur. Genellikle, pasaport, evlilik, doğum ve ölüm gibi işlemler yapılmaktadır.][Konsolosluk arşivleri ile binalarının dokunulmaz hakları vardır.] )

( Kendi ülkesini başka ülkede temsil eden en üst düzeydeki devlet görevlisidir, diplomattır.[Görevli oldukları ülkelerde, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanının temsilcisidir. Ülkesiyle görevli oldukları ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri ilişkileri geliştirmeyi hedefler.] İLE/VE/||/<> Konsolosluk yöneticisinin unvanı, ülkelere göre farklılık gösterir.[Bulundukları kentin yetkili yöneticisiyle ilişki durumundadır. Konsolosluktaki görevlilerin diplomatik temsil hakkı yoktur.] )

( AMBASSADOR vs./and CONSUL )


- BÜYÜKLİMAN DALYANI :

( Büyükliman'da kurulan Boğaziçi'nin büyük dalyanlarından biriydi. Ancak epey bir zamandan beri kurulmamaktadır. )


- AZAMET, CESÂMET, KADİR[Osm.] / MAGNITUDE[İng.] / GRÖSSE, MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, PARLAKLIK


- BÜYÜKLÜK ile KOCAMAN

( ENORMITY vs. ENORMOUS )

( گزافي ile بزرگي ile شرارت زياد ile تجاوزفاحش ile عضيم ile عظيم )

( GOZAFY ile BOZORGY ile SHARART ZYAD ile تجاوزفاحش ile عضيم ile AZYM )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK


- BÜYÜLTEÇ/AGRANDİSÖR[< Fr.] ile BÜYÜTEÇ/PERTAVSIZ[Fars.]

( Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan alet. İLE Odak boyutu birkaç santimetre olan, yaklaştırıcı mercek. )


- NOMBRE MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYI


- CHARMED NUMBERS, MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYILAR


- BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA

( [but] TO GROW vs./and/but INCREASE )


- BÜYÜME ile ÇOĞALMA


- BÜYÜME ile/ve/<> GELİŞME

( TO GROW vs./and/<> TO DEVELOP )


- BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET


- BÜYÜMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÇOCUKLAŞABİLMEK"

( )

( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı anlatır... )

( Zamanın etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< Kişinin becerisi. )


- BÜYÜMEK ile SAKAL BIRAKMAK ile SAKAL UZATMAK ile BÜYÜMEK ile BOYUT OLARAK BÜYÜMEK ile YAPRAKLARI BÜYÜTMEK ile YAŞLANMAK ile ÇIKMAK ile BÜYÜYOR

( GROW vs. GROW A BEARD vs. GROW BEARD vs. GROW BIG vs. GROW IN SIZE vs. GROW LEAVES vs. GROW OLD vs. GROW UP vs. GROWING )

( رشد کردن ile روياندن ile عمل آوردن ile زياد شدن ile رويانيدن ile رشد و نمود کردن ile روييدن ile رستن ile نمو کردن ile سبز شدن ile عمل آمدن ile نمو دادن ile ريش گذاشتن ile گنده شدن ile وسعت يافتن ile برگ درآوردن ile پير شدن ile بزرگ شدن ile نشو و نما کردن ile روينده ile نشو ile راشد ile افزاينده ile روييدني )

( RASHOD KARDAN ile ROYANDAN ile AMEL AVARDAN ile ZYAD SHODAN ile ROYANYDAN ile RASHOD VE NEMUD KARDAN ile روييدن ile رستن ile NEMO KARDAN ile SABZ SHODAN ile AMEL AMADAN ile NEMO DADAN ile RYSH GOZASHTAN ile GANDEH SHODAN ile VOSAT YAFTAN ile BARG DARAVARDAN ile PEYR SHODAN ile BOZORG SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile ROYNADEH ile NESHO ile راشد ile AFZAYNADEH ile روييدني )


- BÜYÜMEK ile SEMİRMEK (MEYVE VERMEK)

( TO GROW vs. TO GIVE FRUIT )


- BUYURUM -ile

( IMPERATIVE )


- PERTAVSİZ[Osm.] / LOUPE[Fr.] / LUPE, VERGRÖSSERUNGSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTEÇ, PARILDAMA


- MAGNIFYING POWER[İng.] / POUVOIR DE GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME GÜCÜ


- MAGNIFICATION[İng.] / GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME


- ICE POINT[İng.] / POINT DE GLACE[Fr.] / EISPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ/LANMA NOKTASI


- ICE WATER MIXTURE[İng.] / EISWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ SU KARIŞIMI


- BUZ ile BUZ DAĞI ile BUZ SİSİ ile BUZ DANSI ile BUZ IŞIĞI ile BUZ DEMİRİ ile BUZ DUVARI ile BUZ HOKEYİ ile BUZ KALIBI ile BUZ KAYIĞI ile BUZ PATENİ ile BUZ SERABI ile BUZ YALAĞI ile BUZ TORBASI


- BUZ ile BUZ NOKTASI ile BUZ TON

( Yoğunluğu 0,92 g/mL., e.n. 0 °C olan, renksiz, donmuş ya da katı su. İLE Kelvin sıcaklık ölçeğinde, buzun e.n. 273,15 °K. | Su ve buzun standart atmosfer basıncında, dengede olduğu sıcaklık. İLE Bir ton 0 °C'deki buzun 0 °C'deki suya erimesi için gerekli ısı biriminin kuramsal sayısı. )


- BUZDAĞI ile/ve/||/<>/> EKİNSEL/KÜLTÜREL BUZDAĞI

( Easy to see: Gör(ül)mesi kolay ve olanaklılar...
Dil, Giysi, Yiyecek-İçecek, Yazın(Edebiyat), Güzel Sanatlar, Toplumsal davranışlar, tatiller ve şölenler...

Not easy to see: Gör(ül)mesi kolay olmayanlar...
İnanç ve zanlar, Aile rolleri, Otorite ilişkisi, Öz kavramı, Çekirdek değerler, Tavırlar, Yanlılıklar/taraflılıklar, Gövde dili, Güzellik düşünceleri, Yorumlar, Açık /Temiz olma/kalma, Okula yönelik tutum, Aile değerleri, Eşeysel roller, Yönetme/yürütme kuralları, Sağlık ve Tıbba yaklaşım, Mizah, Gurur, Adâlet düşüncesi ve duygusu, alçakgönüllülük, Çevre bilinci, Yarışabilme, İş ahlâkı, Çocuklaşabilme çabaları, Kabuller, Düşünce örüntüleri, Jestler, Kişisel alan, Estetik... )

( ... ile/ve/||/<>/> )


- BUZDAĞI ile MAVİ BUZDAĞI

( image )


- BUZDAĞININ:
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( Gördüğümüz, olan değildir. )

( Görünüşler, aldatıcıdır. )

( Adı değiştirebiliriz fakat gerçek yine kalır. )

( Appearances are deceptive. )

( What you see is not what is.
You may change the name, but the fact remains. )

( VISIBLE PART OF ICEBERG vs./and INVISIBLE PART OF ICEBERG )


- BÜZGÜLEMEK ile BÜZGÜ ile BÜZGÜLÜ ile BÜZGÜSÜZ


- BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA


- BUZULLAŞMAK ile BUZUL ile BUZULLU ile BUZULSUZ ile BUZUL KAR ile BUZUL TAŞ ile BUZUL SELİ ile BUZUL ÇAĞI ile BUZUL BİLİMİ ile BUZUL DÖNEMİ ile BUZUL MASASI ile BUZUL BİLİMCİ ile BUZUL KAYNAĞI ile BUZUL BİLİMSEL


- CONTRACTION EFFECT[İng.] / EFFET DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME ETKİSİ


- TAKALLÜS EMSÂLİ[Osm.] / COEFFICIENT OF CONTRACTION[İng.] / COEFFICIENT DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSKOEFFIZIENT, SCHRUMPFUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KATSAYISI


- CONTRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KAYBI


- TASGİR[Osm.] / CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTION, SCHRUMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME


- B'yi dinlemek/anlamak istiyorsan SUS!!!


- C-BATTERY[İng.] / BATTERIE-C[Fr.] ile/değil/yerine/= C BATARYASI


- C-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= C-BATTERY


- C, C, COULOMB[İng.] ile/değil/yerine/= C, C (KARBON), KULON, C


- Ç DALGASI = ÇİFTLENMİŞ DALGALAR


- C-NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS C[Fr.] / C-NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= C NÖTRONLARI


- C3 İLE C4 İLE CAM ile/||/<> FOTOSENTEZ TİPLERİ

( Farklı karbon fiksasyon yolları. )

( Formül: CO2 + RuBP → 2 × 3PG )


- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<>/< REKABET


- ÇABA HARCAMADAN ... ile/değil/yerine DAHA KOLAYCA ...


- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]


- ÇABA ile/ve/değil/<>/< GİRİŞİM


- ÇABA ile/ve/||/<>/> GİRİŞİM


- ÇABA ile ZAHMETSİZCE ile ZAHMETSİZLİK ile ÇABALAR

( EFFORT vs. EFFORTLESSLY vs. EFFORTLESSNESS vs. EFFORTS )

( تقلا ile کوشش ile سعي ile دست و پا ile اهتمام ile اقدام ile تلاش ile دوندگي ile جهد ile براحتي ile راحتي ile مساعي )

( TAGHALA ile کوشش ile SAEY ile DAST VE PA ile HATMAM ile EGDAM ile TALASH ile DONDEGY ile جهد ile BARAHATY ile RAHATY ile MOSAEY )


- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ


- CABINET :/yerine DOLAP, KABİNE


- ÇABUKLAŞMAK ile ÇABUKLAŞTIRMAK ile ÇABUKLAŞABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILMAK ile ÇABUKLAŞTIRABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILABİLMEK ile ÇABUK/LUK ile ÇABUKÇA


- CÂBÜLKÂ ile/ve CÂBÜLSÂ

( Doğunun en doğusunda, bin kapısı olan gayet büyük bir şehirmiş. İLE/VE Batının en batısında, bin kapısı olan gayet büyük bir şehirmiş. )


- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM


- CADALOZLAŞMAK ile CADALOZ/LUK


- CADDEBOSTAN < CADI BOSTANI


- ÇADIR ile ÇADIRCI/LIK ile ÇADIRLI ile ÇADIR BEZİ ile ÇADIR KENT ile ÇADIR ÇATI ile ÇADIR DEVLET ile ÇADIR DİREĞİ ile ÇADIR ÇANAĞI ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇADIR AĞIRŞAĞI ile ÇADIR TİYATROSU ile ÇADIRLI ORDUGAH


- ÇADIR ile/ve SÂYE-BÂN[Fars.]

( ... İLE/VE Büyük çadır. | Gölgelik, tente, sayvan. )


- ÇAĞANOZ -ile

( Kabukluların on ayaklılar alttakımından olan, küçük su canlısı. )

( CARCINUS )


- ÇAĞANOZ -ile

( Kabukluların on ayaklılar alttakımından olan, küçük su canlısı. [Lat. CARCINUS] )


- ÇAĞANOZ ile ÇALPARA

( ... İLE Parmaklara takılıp çalınan zil ya da buna benzer ses çıkarıcı araç. | Bir çeşit çağanoz balığı. )

( ... cum PORTUNUS PUBER )


- ÇAĞATAY TÜRKÇESİ ile/ve/||/<> OSMANLI TÜRKÇESİ

( )


- ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ :

( Zekeriyaköy'de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin şubesi olarak faaliyet göstermektedir. Maddi durumu yeterli olmayan üniversite öğrencilerine burs vermekte, kitap ve giyim kuşam gibi yardımlar yapmaktadır. )


- CÂGER[Fars.]/HAVSALA[Ar.] -ile

( Kuş kursağı/midesi. )


- ÇAĞILTI ile ÇAĞILTILI


- C-AĞIRLIKLI ...:
SES/GÜRÜLTÜ DÜZEYİ ile SES MARUZİYET DÜZEYİ

( Özellikle motor gürültüsü, makine gürültüsü, patlama sesi gibi gürültülerin ölçümünde kullanılan, 30-10.000 Hz arasını tekdüze ağırlıklandırmanın yapıldığı, desibel ölçeğinde ifade edildiğinde dBC etiketinin kullanıldığı gürültü düzeyi. İLE Deneğin maruz kaldığı gürültünün nicel ölçümlerinde C-ağırlıklandırma eğrisinin kullanılması. )

( C-WEIGHTED LEVEL/SOUND LEVEL vs. C-WEIGHTED SOUND EXPOSURE LEVEL (LCE) )

( NIVEAU DE PRESSION AOUSTIQUE PONDÉRÉE EN dB (C) | NIVEAU AOUSTIQUE PONDÉRÉE C avec EXPOSITION SONORE (LCE) )

( C-BEWERTETER SCHALLPEGEL mit C-BEWERTETER ABGESTRAHLTER SCHALLPEGEL )


- ÇAĞLARI ve YÜZYILLARI ve DÖNEMLERİ

( EPOCHES/AGES/ERA vs. CENTURIES vs. PERIODS )


- ÇAĞLAYAN, METİN KAYA (ARAPKİR, 1938) :

( Emlakçı, müteahhit ve sanayici olup Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Malatya Spor'un şirketleştirilmesini gerçekleştirdi ve aynı zamanda 2 dönem başkanlığını yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- ÇAĞLAYAN ile KADEMELİ BAĞLANTI ile KADEMELİ KONTROL

( CASCADE vs. CASCADE CONNECTION vs. CASCADE CONTROL )

( آبشار ile اتصال آبشاري ile کنترل آبشاري )

( ABSHAR ile ETESAL ABSHARY ile KONTERL ABSHARY )


- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK

( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )


- CAGRATA-AVASTHA ile/ve SVAPNA-AVASTHA ile/ve SUŞUPTA-AVASTHA ile/ve TURİYA-AVASTHA

( Uyanık-lık/uyumama durumu. İLE/VE Uyku durumu. [rüya görerek] İLE/VE Uyku durumu. [rüyasız] İLE/VE Aşkın durum. )


- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<>/> AKTARIM


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLANMA ile/ve/||/<> UZATMA


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLAYLI "BAĞLANTI"


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> ÖYKÜNME


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA


- CAHAR DUDAYEV PARKI :

( İstinye Mahallesindedir. 910,00 m²lik bir alanı kapsar, 210,00 m²'lik yeşil alanı, 115,00 m²'lik çocuk oyun parkı ve 120,99 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI


- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI

( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )


- CAHİLİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ" CEHALET ile BİLENİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ", ZANNETTİĞİ CEHÂLET

( Bilgisiz kişiye, hikmet dolu sözlerin yararı nedir? Kör bir kişiye, bir lambanın yararı nedir? )


- CAHİLLER ile ZEKİLER

( Kendilerini, mükemmel görmeye eğilimlilerdir. İLE Yeteneklerini, hafife almaya eğilimlilerdir. )


- CAHİLLEŞMEK ile CAHİLLEŞEBİLMEK ile CAHİL/LİK ile CAHİLCE


- CÂİL[Ar. < CEVELÂN] ile CÂİL[Ar.]

( Dönüp dolaşan, cevelân eden. İLE İşleyen, yapan, eden, yaratan. )


- CAILLETEAN AND MATHIAS LAW[İng.] ile/değil/yerine/= CAİLLETET VE MATHİAS YASASI


- CAILLETET ve MATHIAS YASASI

( Bir sıvının ve doygun buharının, ortalama yoğunluk değerinin, sıcaklıkla doğrusal değiştiğini ifade eden yasa. )


- CAJOLE vs. CANVASS vs. COAX vs. CONVINCE vs. PERSUADE vs. WHEEDLE


- ÇAK ile ÇAĞ ile ÇAKI ile ÇAKICI/LIK ile ÇAKILI ile ÇAKISIZ ile ÇAĞ DIŞI/LIK


- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK

( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )


- ÇAKAL ile ÇAKAL ERİĞİ ile ÇAKAL ARMUDU ile ÇAKAL YAĞMURU


- CAKALANMAK ile CAKA ile CAKACI/LIK ile CAKALI ile CAKASIZ


- ÇAKALDERE SUYU ÇEŞMESİ (ŞİFA SUYU) :

( Kireçburnu ile Kefeliköy arasındadır (1337, M. 1921). Çeşmenin Çakaldere olan ismi 1969 yılında onarım gördükten sonra Şifa Suyu olarak değiştirilmiştir. Memba suyu akarı vardır. Kitabesi şöyledir: Bu su, her derde devadır Hak deyip içene şifadır. Halil Çağlayan (1337)" Onarımdan sonra ikinci bir kitabe konulmuştur. Bu kitabede şöyle yazmaktadır:"Bu çeşmenin onarımı T. Anıtlar Derneği, Kireçburnu Camii Kolu ve Sular İdaresiyle hayırsever halkımızın müştereken yardımları sayesinde yapılmıştır" (1969). )


- ÇAKALOZ[Yun.] ile ÇAKANOZ[Yun.]

( Çakıl taşı atan bir tür savaş topu. İLE Bir tür şapka. )


- ÇAKIL ile ÇAKILLI

( GRAVEL vs. GRAVELED )

( شن ile سنگريزه ile شن پاشيدن ile خرده سنگ ile حصات ile ريگ ile شن دار ile سنگ مثانه ile ريگي )

( SHEN ile SANGARYZAH ile SHEN PASHYDAN ile KHARDEH SANG ile حصات ile RYG ile SHEN DAR ile SANG MASANEH ile RYGY )


- ÇAKILIŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- ÇAKILMAK ile ÇAKILABİLMEK ile ÇAKILIVERMEK ile ÇAKIL/LIK ile ÇAKILLI ile ÇAKIL YOL ile ÇAKIL KUŞU ile ÇAKIL TAŞI ile ÇAKIL ÇUKUL


- ÇAKINTI ile ÇAKINTILI ile ÇAKINTISIZ


- ÇAKIROĞLU, BİLGİN (SARIYER, 1960) :

( Çiftçi. İlkokul ve ortaokulu Sarıyer'de okuduktan sonra Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesinden mezun oldu. Sarıyer Ziraat Odasına 1980'da kayıt oldu. Yönetim kuruluna seçildi ve Başkan yardımcısı olarak görev yaptı (2007). 2015'te Sarıyer Ziraat Odası Başkanlığına seçildi (2019 itibariyle devam ediyor). İstanbul İl Koordinasyon Başkan Vekili olup aynı zamanda Genel merkez (Ankara) delegesidir. )


- ÇAKIROĞLU, ŞEMS (SARIYER, 1971) :

( İlk, orta ve Liseyi Sarıyer'de okudu. K.T.Ü. İktisat Fakültesinde öğrenim gördükten sonra Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü "Din Sosyolojisi" Bölümünde "Din Sosyolojisi Açısından Avrupa Birliğinin Türkiye'den Beklentileri" teziyle yüksek lisans öğrenimini tamamladı. İş hayatına 1994'te Sarıyer Belediyesinde başladı. Bilahare İETT ye geçti ve Özel Kalem Şube Müdürü olarak görev yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin BİMTAŞ ve BELTUR şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak bulundu. Bilahare Sarıyer Belediyesine döndü ve Başkan yardımcısı olarak görev yaptı (2004 - 2009). Daha sonra Beyoğlu Belediyesinde Başkan Yardımcısı olarak görev üstlendi. Bilahare Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğünde Daire başkanlığı görevine getirildi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÇAKIŞMA ile ÇAKIŞMALI


- ÇAKIŞMAK ile DENK GELMEK ile TESADÜF ile TESADÜFİ ile ÇAKIŞAN

( COINCIDE vs. COINCIDE WITH vs. COINCIDENCE vs. COINCIDENT vs. COINCIDING )

( مصادف شدن ile منطبق شدن ile متصادف بودن ile باهم رويدادن ile تصادف ile همرويده ile منطبق ile مصادف ile متصادف )

( MOSADEF SHODAN ile MANTABAGH SHODAN ile MOTESADEF BODAN ile BANPAM ROYDADAN ile TASADEF ile NPAMROYDAH ile MANTABAGH ile MOSADEF ile MOTESADEF )


- ÇAKIŞ(TIR)MAK ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜŞ(TÜR)MEK


- CALC- ile/||/<> CALCİ- ile/||/<> CALCANO- ile/||/<> -LİTH-/LİTHO-

( Kalsiyum, taş, topuk. İLE/||/<> Kalsiyum, kireç. İLE/||/<> Topuk. İLE/||/<> Taş, sertleşmiş birikinti. )


- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI


- ÇALGICI ile ENSTRÜMANTASYON

( INSTRUMENTALIST vs. INSTRUMENTATION )

( ساز زن ile استعمال آلت ile تنظيم آهنگ )

( SAZ ZAN ile ESTEMAL ALT ile TANZYM AHANG )


- ÇALILANDIRMAK ile ÇAL ile ÇALI/LIK ile ÇALILI ile ÇALISIZ ile ÇALI KUŞU ile ÇALI ÇIRPI ile ÇALI DİKENİ ile ÇALI HOROZU ile ÇALI KAKICI ile ÇALI BÜLBÜLÜ ile ÇALI FASULYESİ ile ÇALI SÜPÜRGESİ ile ÇALI KUŞUGİLLER


- ÇALIMLAMAK ile ÇALIMLANMAK ile ÇALIMLAYABİLMEK ile ÇALIM/LIK ile ÇALIMCI ile ÇALIMLI/LIK ile ÇALIMSIZ/LIK ile ÇALIMLI ÇALIMLI


- ÇALINTI ile/değil ALINTI


- ÇALIP-ÇIRPMAK


- ÇALIŞKAN ile/ve/değil (İYİ) ÇALIŞAN

( [not] DILIGENT vs./and/but (WELL) WORKER )


- ÇALIŞKANLIK/SANAT ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< İÇİNDEKİ "CANAVARI" GİZLEYEN UYGARLIK MASKESİ


- ÇALIŞKAN/LIK ile/ve/> ZEKİ/LİK

( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )

( Çalışan kişi, sürekli saf; tembel ise hilekârdır. )

( ... ile/ve/> BÂZIK )

( DILIGENCE vs./and/> TO BE INTELLIGENT )


- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ


- ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA


- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ


- ÇALIŞMA ile/ve/||/<>/< ELE ALMA


- ÇALIŞMA ile ETKİN-LİK/FAALİYET

( Çalışma, bütün tarafından bütün içindir. İLE Etkin-lik, ego tarafından ego içindir. )

( WORKING vs. ACTIVITY/ACTIVE-NESS
Work is by the whole for the whole, activity is by oneself for oneself. )


- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK

( WORKING vs. PURE ACTIVITY/ACTIVE-NESS )


- ÇALIŞMA ile/ve UĞRAŞMA

( Uğraşmak gerçek doğanızdır. )

( Sonuç beklemeden uğraşın, hırstan yoksun bir çaba gösterin. )

( WORKING vs. STRIVING
Striving itself is your real nature.
Strive without seeking, struggle without greed. )


- ÇALIŞMA ile/ve ÜRETİM

( Siz çalışmayı sürdürün, tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )

( İyi olanı isteyin, o zaman tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )

( Çalışma ve bilgi elele yürümelidir. )

( Kişinin tek kazancı, çalıştığıdır. )

( Çalışan kişinin kimseye zararı dokunmadığı gibi, ondan hem milleti, hem de insanlık yararlanır. )

( Ya dünyayı bir oyun gibi görün ya da onun üzerinde var gücünüzle çalışın. Ya da ikisini de yapın. )

( Çalışmak zordur, gereksiz çalışmalardan kaçınmak ise daha da zordur. )

( Neye gereksiniminiz olduğunu en iyi siz bilirsiniz. )

( LABORARE ESTORARE: ÇALIŞMAK İBADETTİR! )

( WORKING vs./and PRODUCTION
Work on, and the universe will work vs. you.
You know best what you need!
Work and knowledge should go hand in hand.
Desire the good of all and the universe will work vs. you. )


- ÇALIŞMA ile/ve/<> VERİMLİLİK

( ONGUN: Çok verimli olan. | Yarar duruma gelmiş. | Mutlu. | Kutlu. | Totem. | Arma. )

( WORKING vs./and/<> PRODUCTIVITY )


- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK


- ÇALIŞMAK:
HİÇ ERİŞEMEYECEKMİŞİZ GİBİ ile/ve/ya da/||/<> HERŞEYİ YİTİRECEKMİŞİZ GİBİ


- ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< KAPILANMAK

( ... İLE/VE/||/<>/< Bir işe girmek ve o işte devam etmek. | Bir işe girmek. )


- ÇALIŞMAK ile/ve TEMBELLİK SONRASI ÇALIŞMAK

( ... İLE/VE Olumlu bir yaklaşımla, daha dönüştürücü, üretken bir çalışmaya dönüştürülebilir. )


- ÇALIŞMAK/ÇALIŞAN ve/||/<>/> SESSİZ/LİK

( Çalışanın sesi çıkmaz. )


- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK


- ÇALIŞMA/MESAİ SAATLERİ:
20 ile 30 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 30 ile 40 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 40 ile 50 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 50 ile 60 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 60 ile 70 YAŞ ARASI

( 8 saat. İLE/VE
7 saat. + 1 saat. İLE/VE
6 saat. + 2 saat. İLE/VE
5 saat. + 3 saat. İLE/VE
4 saat. + 4 saat. İLE/VE
2 saat. + 4 saat. )

( Zorunlu ve fiziksel. İLE/VE
Zorunlu ve fiziksel. + Gönüllü ve zihinsel/toplumsal.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve eğitsel. )


- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK

( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )


- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ

( EXECUTABLE vs. EXECUTE vs. EXECUTE BY SHOOTING vs. EXECUTED vs. EXECUTION vs. EXECUTION BY FIRING SQUAD vs. EXECUTION OF SENTENCE vs. EXECUTION TIME vs. EXECUTIONER vs. EXECUTIVE vs. EXECUTIVE OFFICER vs. EXECUTIVE POWER vs. EXECUTOR vs. EXECUTRIX )

( قابل اجرا ile اعدام کردن ile جاري ساختن ile تيرباران کردن ile اجراء کردن ile اعدام شده ile گردن زني ile اجرا ile اعدام ile اجراء ile تير باران ile تيرباران ile اجراي حکمء ile اجراء حکم ile هنگام اجرا ile دژخيم ile مجري ile اجرايي ile ضابط ile قوه مجريه ile اجراکننده ile مامور اجرا ile وصي ile وصيه ile زن اجراکننده )

( GHABEL EJRA ile EDAM KARDAN ile JARY SAKHTAN ile TYRABARAN KARDAN ile EJRA KARDAN ile EDAM SHODEH ile GARDAN ZANY ile EJRA ile EDAM ile EJRA ile TYR BARAN ile TYRABARAN ile EJRAY HOKMEYE ile اجراء حکم ile NPANGAM EJRA ile دژخيم ile MOJRY ile EJRAYY ile ضابط ile GHOOH MOJRYYEH ile EJRAKONANDEH ile MAMOR EJRA ile VASY ile وصيه ile ZAN EJRAKONANDEH )


- ÇALKANTI ile GULGULE

( Deniz ve gölde dalgalanma. | Çalkalanmış nesne. | Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. | Coşku. | Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum. İLE Her ağızdan bir ses çıkmasından meydana gelen, dalga dalga ortalığa yayılan karışık gürültü. )


- CALL CENTER[İng.] değil ÇAĞRI MERKEZİ


- ÇALMA ile ÇALPANG ile ÇALPAK/ÇALPAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kesek/tezek, kurutulmuş hayvan dışkısı. İLE Çamur. İLE Kir, pislik. )


- ÇALMA ile/değil ÖYKÜNME


- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-

( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )


- GLASS ELECTRODE[İng.] / ELECTRO VERRE[Fr.] / GLAS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELEKTROT


- GLASS FIBER-REINFORCED PLASTICS, GRP[İng.] ile/değil/yerine/= CAM ELYAF TAKVİYELİ PLASTİK


- GLASS PLATE CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ PLAQUE VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHA SIĞAÇ


- GLASPLATTENKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHALI SIĞAÇ


- TALL OIL[İng.] / RÉSINE LIQUIDE, TALL OIL[Fr.] / TALLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAM YAĞI


- ÇAM ile ÇAMELİ ile ÇAMOLUK ile ÇAM BALI ile ÇAM SAKIZI ile ÇAM YEŞİLİ ile ÇAM BÖLMESİ ile ÇAM FISTIĞI ile ÇAM YARMASI


- CAM ile/ve/||/<> KELEBEK CAMI

( ... İLE/VE/||/<> Otomobilde ön kapı penceresinde ekseni çevresinde dönerek açılabilen ya da sabit bulunan küçük cam. )


- CAM ile PAYREKS[İng.]

( ... İLE Sıcaklığa ve kimyasal etkilere dayanıklı bir tür cam. )


- CAMADAN[Fars.] ile CAMADAN[Fars.]

( Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. İLE Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )


- CAMADAN ile CAMADANLI


- ÇAMAŞIR DERESİ :

( Rumelifener sınırları içindedir. Dere mahallesinden denize akar. Derenin üst kısımlarında, köy kadınlarının çamaşır yıkamaları nedeniyle dereye Çamaşır deresi denilmektedir. )


- ÇAMAŞIR SUYU ile KEZZAP[< Fars. TÎZ-ÂB(TÎZ: Tez, çabuk. | Keskin. | Sık.)]

( Sodyum hipoklorit. [NaClO] İLE Nitrik asit. [HNO3] )


- ÇAMAŞIR YIKAMADA:
RENKLİLER ile BEYAZLAR


- ÇAMAŞIR ile ÇAMAŞIRHANE SERVİSİ

( LAUNDRY vs. LAUNDRY SERVICE )

( گازر گاه ile رختشورخانه ile اتوشويي )

( GAZAR GAH ile RAKHTASHORKHANEH ile اتوشويي )


- ÇAMAŞIR/LIK ile ÇAMAŞIRCI/LIK ile ÇAMAŞIR İPİ ile ÇAMAŞIR SUYU ile ÇAMAŞIR İPEĞİ ile ÇAMAŞIR AZGINI ile ÇAMAŞIR DOLABI ile ÇAMAŞIR KAZANI ile ÇAMAŞIR LEĞENİ ile ÇAMAŞIR SABUNU ile ÇAMAŞIR SEPETİ ile ÇAMAŞIR SODASI ile ÇAMAŞIR TAKIMI ile ÇAMAŞIR MANDALI ile ÇAMAŞIR MAKİNESİ ile ÇAMAŞIR DETERJANI


- CAMBRİAN İLE K-T İLE PERMİAN ile/||/<> KİTLESEL YOK OLUŞLAR

( Jeolojik tarihte büyük krizler. )

( Formül: Iridium spike: Asteroid impact )


- CAMEKAN ile CAMEKANLI ile CAMEKANSIZ ile CAMEKANLI KUTU


- CAMİ:
CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL

( Akıl. VE/||/<> Görme. VE/||/<> Duyma. VE/||/<> Konuşma. )


- CAMİ ÇEŞMESİ :

( Emirgan camii avlusundadır. Hangi tarihte kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. )


- CAMİ ÇEŞMESİ :

( Garipçe Camiinin tam karşısında camiye ait bahçe içindedir. Köylüler tarafından yaptırılmıştır. )


- CÂMİ GÖRÜNTÜLERİ


- CAMİ KARŞISI PARK :

( Reşitpaşa Mahallesindedir, 1.923,00 m²lik bir alanı kapsar.610,00 m²lik yeşil alanı, 138,00 m²lik çocuk oyun parkı bulunmaktadır. )


- CAMİ ile/ve/değil/||/<>/= KÜLLİYE


- ÇAMLICA KULÜBÜ DERNEĞİ :

( Poligon sınırları içinde olup Karadenizliler Vakfı bünyesinde ve bu vakfa ait İbrahim Cevahir Tesislerinde faaliyet göstermektedir. )


- ÇAMLIK ERGUVAN TEPE PARKI :

( Kireçburnu Mahallesinde olup, 7.700,00 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 4.527,16 m²lik yeşil alanı, 250,00 çocuk oyun parkı ve 150,00 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- ÇAMLITEPE (DERBENT) MAHALLESİ :

( Sarıyer'in en eski gecekondu bölgelerinden biridir. Darüşşafaka, İstinye, Ferahevler, Tarabya ve Cumhuriyet mahalleleri ile Büyükdere caddesinden sınır alır. Önceleri Derbent ismi ile anılırken, yeni bir mahalle olarak tescil edilmesi sırasında ismi de Çamlıtepe mahallesi olarak değiştirildi. Bu ismi mahalle sınırları içinde bulunan çam ormanından aldı. Daha önce Derbent denilmesinin nedeni ise Belgrad ormanlarından çıkan bend sularının buradan geçmesidir. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 10.289' dur. )


- CAMPBELL FORMÜLÜ ile/||/<> CAMPBELL KÖPRÜSÜ

( Yüklenmiş bir iletim hattının iletme sabitini, yüklenmemiş bir hattın iletme sabiti ve karakteristik empedansıyla her bir yükleyici bobinin empe-dansına bağlayan formül. İLE Karşılıklı indüktansı mukayese ve onun ayarlanmasıyla frekansların ölçülmesi için tasarımlanmış, L; bobinin iki nokta arasındaki öz indüktansı, M; bobin çiftinin karşılıklı (ortak) indüktansı, C; seri bağlı bir sığanın değeri ve R, Rı, R2 de seri bağlı dirençlerin değerleri olmak üzere, denge durumuna gelinceye kadar dirençlerin değiştiği ve denge durumunda L/M = 1 + R1/R ve M/C = R.R2 olduğu bir köprü devresi. )

( CAMPBEU'S FORMULA VS. CAMPBELL'S BRiDGE )

( LA FORMüLE DE CAMPBELL AVEC LE PONT DE CAMPBELL )

( CAMPBEL-FORMEL. MiT CAMPBELL-BRüCKE )


- CAMPBELL'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE CAMPBELL[Fr.] / CAMPBELL-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMPBELL FORMÜLÜ


- CAMPBELL'S BRIDGE[İng.] / PONT DE CAMPBELL[Fr.] / CAMPBELL-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMPBELL KÖPRÜSÜ


- VITREOUS STATE[İng.] / ÉTAT VITREUX[Fr.] / GLASARTIGER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI HAL


- SLUDGE GAS[İng.] / SCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAMUR GAZI


- ÇAMUR ile SERT ÇAMUR/KURUTKA


- ÇAMURLAMAK ile ÇAMURLANMAK ile ÇAMURLATMAK ile ÇAMURLAŞMAK ile ÇAMURLANABİLMEK ile ÇAMURLAYABİLMEK ile ÇAMURLAŞABİLMEK ile ÇAMUR/LUK ile ÇAMURLU ile ÇAMURSUZ ile ÇAMURLUKÇU/LUK ile ÇAMUR KALEMİ ile ÇAMUR IĞRIBI ile ÇAMUR BANYOSU ile ÇAMUR DERYASI


- ÇAN BİÇİMİNDE/ÇANSI KOROLLA = TÜVEYC-İ CERESÎ = COROLLE CAMPANULÉE


- CAN-CİĞER (ARKADAŞ OLMAK)


- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK


- CAN, OSMAN (TRABZON, 1963) :

( Üniversite mezunu, özel bir şirkette çalışmaktadır. Sarıyer AKP İlçe yönetim kurulunda başkan yardımcısı olarak bulundu. 2004 - 2009 döneminde Bahçeköy Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. )


- CAN :/yerine -EBİLMEK, KONSERVE


- CAN ve/||/<> KAŞINMA

( Örgenlerimizin adı yoktur! Kendimiz için yoktur!

Başkaları için vardır. Başkalarının örgenleri ve adları olarak vardır.

Her yerimiz, canımızdır.
Can(ım) +
kulağım/sırtım/ayağım/parmağım/yanağım/kafam/kıçım, "oram/şuram/buram"...

Neremizden söz edecek olursak olalım, başkasının anlaması açısından bir addan ibarettir. Bizim içinse bir bütün olarak sadece canımızın acıdığı ya da kaşınan, dışarıdan ya da içeriden, sinir, kas ya da ten/doku olarak uyarılan noktamızdır. Neremize dokunursak dokunalım, neremizi düşünürsek düşünelim, her birimiz, canımızı düşünürüz ya da duyumsar ve algılarız. Başkası ise kaşınan ya da acıyan noktanın bölgesine verdiği adı düşünür ya da söyler, konuşur. Örgenlerimiz, tıbbın ve hukukun konusu olabilir fakat zihnin konusu değildir. Ötekinin, başkasının "konusu ya da düşüncesi" olabilir fakat bizim konumuz değildir. Her yerimiz, sadece ve tamamen tek bir parça olarak canımızdır.

Dolayısıyla bazı özel, duyarlı ve kapalı bölgemizin kendi ya da adı, ayrıcalıklı, iyi ya da kötü, çirkin, pis, iğrenç vb. de değildir ve olamaz! Gövdemizin her parçası kadar sinir taşıyor ve değerliyse kendimiz için "ayıp, kötü ya da günah" diyebileceğimiz yerimiz de yoktur. Ancak, üçüncü kişinin bulunduğu ya da bulunabileceği yerden itibaren bazı sınırlamalara gitmek durumundayızdır. Her zihnimizden geçen düşünceyi nasıl dillendir(e)miyorsak, bazı noktalarımızın adını ya da ayrıntılarını da dile getireceksek bazı koşullar aramak durumundayızdır. Bu özen ve duyarlılığımız, kendimiz için değil söz(cük)lerimizin başkalarına yük ya da dayatma olmaması amaçlı ve temellidir.

Ağzımızı silmek ile kıçımızı silmek arasında da kendimiz için ve tensel olarak hiçbir fark yoktur ve olmamalıdır. Her bir noktamızı ayrı ayrı düşünür ve duyumsarız fakat bütünlüğünü unutur ya da göz ardı edersek, olmadık "düşünce ve duygulara" da boş yere kapılırız. Bebeğimiz ve çocuğumuz için de aynı/özdeş görerek zihnimizin konusu görmeyiz. Sadece gereksinimimiz doğrultusunda gereken eylemi, temizliği/mizi yaparız.

Bağırsaklarımız da kötü ya da pis değildir. Suyla dışımızı yıkadığımız gibi yiyecekler de bizi beslediği gibi içimizi yıkar. İçerideki karmaşık yapıyı tarayarak fazlalıkları siler, süpürür. Son noktası, dışkının çıkış noktası da "pis" değildir! Yani dışarı atılması gerekenler vardır fakat "pis" olarak adlandırmamak, olumsuz "söz(cük), düşünce ve duygularla" körüklememeyi anımsamalı, kendimizi bu düşünce biçimine alıştırmak durumundayız. Bağırsağın son bölümü ve noktası, "göden" olarak tanımlanmıştır. Daha sonra da kısalarak ve "göt" olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Kaba etimiz olarak üzerine oturduğumuz yerin adı da her ne kadar "arka" anlamında "kıç" sözcüğü olarak kullanılsa da "göt/kıç" değil bacaklarımızın sonu ya da başlangıcıdır. Birleşme, yan yana olma konumunu, bir bölge adı olarak adlandırmış durumdayız. Kadın ya da erkek farkı olmaksızın anatomik tanımları, belleğimizdeki olumsuz kayıtlarla, anlamsız, karşılıksız "düşünce ve duygularla" özdeşleştirmek ve olumsuzluğa indirgemek de ne yazık ki çok fazla karşılaşılan bir bilgisizlik ve bilinçsizlik durumudur.

Aynı biçimde, özel bölge olarak tanımladığımız örgenlerin Latince adları olan "penis" ve "vajina" için de geçerli olan deneyimlediğimiz ve duyumsadığımız ayrıntılar vardır. Bu bölgelerin de adı, başkası için bir anlam ifade eder. Bizim içinse hiçbir ayrımı ve utanç konusu olmaksızın, yoğun sinirlerle kaplı ve öteki bölgelerimize göre daha duyarlı olan, belirli bir noktamız ya da bölgemizdir. Aralarında, ne Latince, Türkçe ya da argo, küfür, benzetme adıyla, ne düşüncesiyle, ne gözümüzle görerek, ne de elimizle dokunarak herhangi bir fark duyumsarız. Canımızın yandığı/yanabileceği, incinebileceğimiz, yüksek duyarlılıkta ya da her yerimizde olduğu gibi sadece kaşınan/kaşınabilen herhangi bir noktamızdır. Bir bütün olarak görüp hiçbir noktamızın herhangi bir ayrımı, düşünce konusu olmasa da dilimizin konusu olabilir fakat böyle olmamalıdır.

Kendimizi, dikey ya da yatay, üçgen, dörtgen, çokgen ya da kare gibi değil küre olarak, aynı anne karnında bulunduğumuz biçimde, sırtındaki yuvarlak kabuğunun/kalkanının içinde bulunan bir armadillonun açılıp kapanması gibi hiçbir yeri tamamen açık ya da kapalı olmaksızın, spor hareketlerimizdeki gibi gerektiğinde açılabilen, gerektiğinde kapanarak tek bir yuvarlak parça/gövde olarak yaşayan bir canlı olarak düşünmek ve görmek durumundayız.

Bildiğimiz her ayrıntı veri, gördüğümüz her bir noktamız/parçamız, bütünlüğümüzü bozmaya yetebilecek bir bilgi ve bakış olmamalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz bir biçimde parçalar ve küçük hesaplarla uğraşırken, gördüğümüz, zihnimize, dilimize doladığımız her parça ayağımıza dolanır ve yürüyüşümüzü yani yaşamamızı, yakınlarımızı ve çevremizi bozar. Ya da bunu şu andan itibaren tam tersine çevirebiliriz.

Nesneleri ve olguları birbirinden ayırabilme, yalınlaştırabilme, ara çözümler üretebilme bilgi ve becerisiyle parçalar ve "küçük hesaplar" yerine daha bütünlüklü ve derinlikli algı, düşünce ve duygularla yaşamımızı sürdürmemiz dileğiyle... )


- CAN ve/=/||/<>/>/< VAR OLUŞUN SÜREKLİLİĞİ


- ÇANAK TUTMA(MA)K ile/ve/değil/yerine MEYDAN VERME(ME)K


- ÇANAKSI ile ÇANAKSI HÜCRELER


- CANAVAR ile CANAVARCA ile HAYVANLAR

( BEAST vs. BEASTLY vs. BEASTS )

( بهيمه ile چهارپر ile جانوروار ile بهائم )

( بهيمه ile CHEHARPAR ile جانوروار ile بهائم )


- CANAVAR" ile/değil/yerine CANI VAR


- CANAVARLAŞMAK ile CANAVARLAŞTIRMAK ile CANAVARLAŞABİLMEK ile CANAVAR/LIK ile CANAVARCA ile CANAVAR OTU ile CANAVAR DÜDÜĞÜ ile CANAVAR OTUGİLLER


- CANCERS değil/yerine/= YENGEÇ BURCU


- CANDELA -ile

( Kandelas, ışık şiddeti birimi. )


- CANEL, SAMİ (SARIYER, 1932) :

( Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu. Sarıyer ve Büyükdere Spor Kulüplerinde futbol oynadı. 19 dönem Sarıyer Spor Kulübü yönetim kurulunda görev yaptı (En uzun süreli görev yapan ilk beş kişiden biri). Türkiye Şeker Fabrikaları'nda işe hayatına başladı. Sarıyer Belediyesinde Zabıta Müdürü olarak görev yaptı ve 1982'de emekli oldu. Uzun süre Sarıyer Orta Okulu ve Sarıyer Lisesinde ders verdi. CHP Sarıyer İlçe Başkanlığı görevini üstlendi. İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. Mimar Sinan Üniversitesi Mezunları Derneği'ni kurdu ve Başkanlık görevini yürütmektedir. Sarıyerliler Derneği Kurucu üyesi olup, bu derneğin başkanlığını yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- CANEL, YILMAZ (SARIYER, 1940 - ?) :

( Genç yaşta gazeteciliğe başladı. Foto muhabiri olarak çeşitli gazetelerde çalıştı. Milliyet Gazetesinde çalışırken emekli oldu. Pek çok ödül kazandı. Basın şeref kartı sahibidir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sarıyer Spor Kulübü ve Türkiye Futbol Adamları Derneği üyesidir. )


- CANFES AĞA KALFA ÇEŞMESİ :

( Kilyos köyünde bulunan en eski tarihi eser çeşmedir. Canfes Ağa Kalfa tarafından yapılmış olacak ki bu isimle anılmaktadır. Halk arasındaki bir ismi de Orta Çeşme olup H. 1290 (M. 1874) yapılmıştır. Osmanlı mimarı tarzında, kesme taştan yapılmıştır. Kitabesi aynen korunmuş fakat yağlı boya ile boyanmıştır. Ayna taşı mevcuttur. Yalağı da korunmakta olup, su akarı vardır, içme suyu olarak kullanılmaktadır. )


- CANHIRAŞ değil/yerine/= İÇYAKAN


- CANI İSTEMEK ile CANI ÇEKMEK


- CÂNÎ[Ar. < CİNÂYET] ile CÂNÎ[Fars.]

( Cinâyet işleyen. İLE Candan sevilen, azîz. )


- [ne yazık ki]
!"CAN/I ACITMAK" ile/ve/||/<> !"CAN YAKMAK" ile/ve/||/<> !"CANINA OKUMAK"


- CANİ/LİK ile/değil/||/<> VAHŞİ/LİK


- CANIM-CİĞERİM


- CANIMIZI, TEN EYLEMEK/SANMAK/VARSAYMAK ile/değil/yerine/>< TENİMİZİ, CAN EYLEMEK


- CANINA OT TIKMAK/TIKAMAK ile ÇARKINA SIÇMAK

( Bahsi geçen ot, pamuktur.[Anlayana!] İLE ... )


- ÇANKAYA ile ÇANKAYA

( Ankara'da. İLE İzmir'de. )


- ÇANKIRI ile ÇANKIRILI/LIK


- CANKURTARAN MESCİDİ -ile

( Süleymaniye'dedir. )


- CANKURTARAN/LIK ile CANKURTARAN SALI ile CANKURTARAN ÇANI ile CANKURTARAN DÜDÜĞÜ ile CANKURTARAN GEMİSİ ile CANKURTARAN SİMİDİ ile CANKURTARAN YELEĞİ ile CANKURTARAN SANDALI ile CANKURTARAN KULÜBESİ ile CANKURTARAN ŞAMANDIRASI


- CANLI (OLMAK/KALMAK) ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK

( Doğada, dirimbilimde, gövdede, hayvanda, bitkide. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda, anlıkta, düşüncede, anlamda, değerde. )


- CANLI/CANSIZ ile/ve/değil/yerine VAROLAN


- CANLI ile/ve ORGANİK

( ALIVE vs./and ORGANIC )


- CANLI ile/ve/yerine VAROLAN

( ALIVE vs./and EXIST
EXIST instead of ALIVE )


- CANLI/LIK ile/ve/değil DİRİ/LİK

( [not] ALIVE vs./and/but VIVACITY )


- CANSEVİN, ORHAN (SARIYER, 1939) :

( Vefa'dan transfer edildi ve 1 sezon (1960 - 1961) Sarıyer'de tescilli kaldı. 26 lig ve 5 özel olmak üzere 31 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 4 gol kazandırdı. )


- CANSIZ ile/ve CANLI OLMAYAN

( Canlılıktan sonraki durum. İLE/VE Hiçbir zaman canlanmamış. )

( Organik. İLE/VE İnorganik. )


- ÇANTA ile ÇANTACI/LIK ile ÇANTALI ile ÇANTASIZ ile ÇANTA ÇİÇEĞİ


- ÇANTA ile HENTBOL

( HANDBAG vs. HANDBALL )

( کيف دستي ile هندبال )

( KYFE DASTY ile NPANDBAL )


- ÇANTA ile MİSK TORBASI ile TORBALAMA ile BOL

( BAG vs. BAG OF MUSK vs. BAGGING vs. BAGGY )

( چنته ile ساک ile خورجين ile کيسه ile تبره ile نافه ile پارچه کيسهاي ile کيسه اي متورم )

( CHENTEH ile SAK ile خورجين ile KYSEH ile تبره ile NAFEH ile PARCHEH KYSONPANAY ile KYSEH AY MOTORAM )


- ÇANTA TAŞIYAN


- CANTOR PARADOKSU ile/||/<> SONSUZLUK KAVRAMI

( Cantor paradoksu tüm kümelerin kümesi paradoksu İLE sonsuzluk kavramı farklı büyüklükteki sonsuzlukları içerir. Cantor bazı sonsuzların ötekinden büyük olduğunu gösterdi İLE bu sezgiye aykırı ama matematiksel olarak tutarlıdır. )

( Georg Cantor tarafından 1897 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )


- ÇAP = DIAMETER[İng.] = DIAMÈTRE[Fr.] = DURCHMESSER[Alm.] = CALIBRO[İt.] = DIÁMETRO[İsp.]


- ÇAP ile/ve/<> YARIÇAP

( Genellikle cisimlerin genişliği. | Büyüklük, ölçü. | Değer. | Yapının ya da arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. | Uc noktaları, dairenin çevresi üzerinde bulunan çemberin merkezinden geçen doğru parçası. İLE/VE/<> Çemberin/kürenin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı. )

( DIAMETER vs./and/<> RADIUS )


- CAPABILITY :/yerine YETENEK


- (not CAPABLE TO) CAPABLE OF


- CAPABLE vs. WILL[POWER]


- CAPABLE :/yerine YETENEKLİ


- CAPACITY vs. QUALITY


- ÇAPAÇULLAŞTIRMAK ile ÇAPAÇUL/LUK ile ÇAPAÇULCU/LUK


- ÇAPAKLANMAK ile ÇAPAKLANABİLMEK ile ÇAPAK ile ÇAPAKLI ile ÇAPAKSIZ


- ÇAPALAMAK ile ÇAPALANMAK ile ÇAPALATMAK ile ÇAPALANABİLMEK ile ÇAPALAYABİLMEK ile ÇAP ile ÇAPA ile ÇAPACI/LIK ile ÇAPALI ile ÇAPASIZ


- ÇAPARIZ -ile

( İçinden çıkılamayacak denli güç olan, karışık iş. )


- CAPE TOWN ile ÜMİT BURNU ile PELERİN

( CAPE TOWN vs. CAPE OF GOOD HOPE vs. CAPE )

( شنل ile دماقه اميد نيک ile کيپ تاون )

( SHNEL ile DAMAGHEH AMYD NEYK ile KYPE TAVAN )


- CAPİT- ile/||/<> CEPHAL-/-CEPHALİSİA/-CEPHALOUS/-CEPHALİSM/-CEPHALUS/-CEPHALY ile/||/<> ENCEPHAL-/ENCEPHALO- ile/||/<> CRAN- ile/||/<> CEREBR-/CEREBRİ-/CEREBRO- ile/||/<> CORTİCO-/CORTİC- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> AMYGDAL-/AMYGDALO- ile/||/<> FRONT-

( Baş. İLE/||/<> Başla ilgili, başın biçimi, baştaki anormallik. İLE/||/<> Kafatası. İLE/||/<> Beyin. İLE/||/<> Beyinle ilgili. İLE/||/<> Korteksle ilgili, bir örgenin yüzeyel tabakası. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Badem biçiminde, tonsille ilgili. İLE/||/<> Alın, ön. )


- CAPITAL vs. CAPITOL


- CAPITAL :/yerine BAŞKENT, SERMAYE


- ÇAPKIN ile/ve/değil/||/<> ALKOL ÇAPKINI


- CAPR/COMPUTER AIDED PATIENT REGISTRATION değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI


- ÇAPRAZ BAĞLANMA ile/||/<> DAL OLUŞUMU

( Çapraz bağ 3D ağ termoset, dal yan zincir termoplastik. )

( Formül: Network İLE branched )


- CROSS PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇAPRAZ ÇARPIM


- ÇAPRAZ SORGU ile ÇAPRAZ REFERANS ile ÇAPRAZ ŞEKİLLİ

( CROSS-EXAMINATION vs. CROSS-REFERENCE vs. CROSS-SHAPED )

( استنطاق ile ارجاع متقابل ile خاجي )

( ESTANTAGH ile ERJA MOTEGHABEL ile خاجي )


- caps. amyl.[Lat. < CAPSULA AMYLACEA] değil/yerine/= KAŞE


- caps.[Lat. < CAPSULA] değil/yerine/= KAPSÜL


- CAPS- ile/||/<> CAPSUL-/CAPSULO-

( Kapsül. İLE/||/<> Küçük kutu, kapsüle ait. )


- ÇAPSIZ/LIK ile/ve/||/<> (")KİFÂYETSİZ MUHTERİS(") (OLMA)


- CAPTAIN :/yerine KAPTAN