Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 37.548 başlık/FaRk ile birlikte,
37.548 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(150/152)
- YURTTAŞ/LIK ile YURTTAŞLIK BİLGİSİ
- YURTTAŞLIKTA:
EŞİTLİK ile/ve/||/<> ETKİNLİK
- YÜRÜMEK:
HIZLI OLSUN İSTERSEK ile/ve/değil/||/<> UZAĞA GİTMEK İSTERSEK
( Yalnız. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Birlikte. )
- YÜRÜMEK:
TOPUĞA BASARAK ile/değil/yerine TABANI BASARAK
- YÜRÜMEK ile/ve BAHTERE[Ar.]/HİRÂM[Fars.]
( ... İLE/VE Salına salına, hoş yürüyüş. )
- YÜRÜMEK ile/ve/||/<>/> TIRMANMAK
- YÜRÜMEK ile YÜRÜNMEK ile YÜRÜTMEK ile YÜRÜTÜLMEK ile YÜRÜTEBİLMEK ile YÜRÜYEBİLMEK ile YÜRÜK/LÜK ile YÜRÜRLÜK ile YÜRÜRÇALAR ile YÜRÜK AKSAK ile YÜRÜK SEMAİ
- YÜRÜME/"YOL ALMA"[GELİŞİM, DEĞİŞİM]:
AYAKKABI İLE değil AKIL İLE!
- YÜRÜR, MUSTAFA (SORAK, 1938) :
( Fenerbahçe'den transfer edildi ve bir sezon (1956 - 1957) Sarıyer'de tescilli kaldı. Takımının 19 lig ve 1 özel olmak üzere 20 maçında yer aldı. Lig maçlarında takımına 8 gol kazandırdı. Beykoz Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Bilahare Galatasaray'a transfer etti. Sarıyer'de tescilli iken Gençlik Milli Takımda oynadı. Sarıyer'in milli takımda oynayan ilk futbolcusudur (Ordu Milli hariç). Futbol yaşamında; 6 kez A Genç Milli, 1 B Milli ve 18 A Milli olmak üzere 25 kez Milli formayı giydi. Uzun yıllar Galatasaray Spor Kulübü altyapısında antrenör olarak çalıştığı gibi çeşitli kulüplerde antrenör olarak görev yaptı. )
- YÜRÜTME ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRME
- YÜRÜTME ile TUTTURMA
( EXECUTION vs. TO FASTEN )
- YÜRÜTME ile/ne yazık ki "YÜRÜTME"
( Sürdürme. İLE/NE YAZIK Kİ Çalma. )
- YÜRÜTME ile YÜRÜTME GÜCÜ ile YÜRÜTME KURULU
- YÜRÜTMEK ile/değil/yerine/>< YÜRÜMEK
( Bir şeyleri, parçaları. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamı, yolu ve bütünü. )
- YÜRÜTÜLEBİLMEK ile YÜRÜTÜM ile YÜRÜTÜŞ ile YÜRÜTÜCÜ/LÜK
- YÜRÜYEN BALİNA = OSMANLI
- YÜRÜYÜŞ ile HERVELE YÜRÜYÜŞÜ
- YÜRÜYÜŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEYİŞ
- YÜRÜYÜŞ ile TOZLUK
( GAIT vs. GAITER )
( مشي ile گام برداشتن ile گتر )
( MOSHY ile GAM BARDASHTAN ile GETR )
- YÜRÜYÜŞ" ile/ve/||/<>/> YAŞAYIŞ
- YÜRÜYÜŞ ile YÜRÜYÜŞ KOLU ile YÜRÜYÜŞ BANDI
- YUSUF AĞA ÇEŞMESİ :
( Rumelikavağı'nda Maslak Sokakta ve Yusuf Ağa Camii'nin yanındadır. Kitabesinin sol üst kısmında "Yusuf Ağa Suyu", alt kısmında ise "R.Kavağı Güzelleştirme Derneği tarafından onarılmıştır. 1986" yazıları vardır. Çeşmenin Yusuf Ağa Camii'nin yapıldığı 1682 - 1688 tarihleri arasında yaptırıldığı düşünülebilir. Çeşme 1968 yılında onarıldı ve eski hüviyetini tamamen kaybetti. )
- YUSUF ZİYA PAŞA (TRABZON, Ö. 1880) :
( Osmanlı devlet adamı olup seraskerlik kaleminden yetişerek, serasker müsteşarı, muhasebat reisi ve maliye müsteşarı oldu. 1871 ve 1876'da iki defa Maliye Nazırı olarak görev yaptı. Defterdarhane ve Orman nazırlıklarında da bulundu. Rumelihisarı'ndaki Perili Köşkün sahibi olan Yusuf Ziya Paşa,1880'de Trabzon valisi iken öldü. )
- YUSUFPAŞA ile/ve AKSARAY
- YUTMAK ile ŞOROLOP
( Birdenbire ve hırsla (yutmak). | Yalan. )
- YUVARLAK ile/ve ALTIGEN
( En uygun/ideal biçim. İLE/VE Küreye en yakın biçim. | Belirli/sınırlı bir alanı en iyi ve en az boşluk kalacak biçimde değerlendirmeyi sağlayan biçim. | Arı peteğinin her bir kovuğu. )
- ROLLING FRICTION[İng.] / FRICTION DE ROULEMENT, FROTTEMENT DE ROULEMENT[Fr.] / ROLLREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YUVARLANMA SÜRTÜNMESİ
- ROLLING[İng.] / ROULEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= YUVARLANMA
- YUVARLANMAK ile/ve/||/<> AĞNAMAK
( ... İLE/||/<> Hayvanın yere yatıp yuvarlanması. )
- YÜZ GİYDİRMEDE[Adli Tıp'ta]:
AMERİKAN MODELİ ile RUS MODELİ ile İNGİLİZ MODELİ ile İSTANBUL MODELİ
- 100/60 MUMLUK değil 100/60 WATT'LIK
- YÜZ VERİLDİ DİYE ASTARINI İSTEMEK ile ENSEYE TOKAT, GÖTE PARMAK
- YÜZ ile YÜZLERCE ile YÜZÜNCÜ
( HUNDRED vs. HUNDREDS vs. HUNDREDTH )
( صد ile عدد صد ile مآت ile صدها ile صدم ile يک صدم )
( SAD ile ADAD SAD ile مآت ile SADEHYA ile SADAM ile YK SADAM )
- YÜZBAŞI/BİNBAŞI ile KOLAĞASI
( ... İLE Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe: )
- ZERO PERCENT T ADJUSTMENT[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZDE SIFIR T AYARI
- YIELD PERCENTAGE[İng.] / GEWINN PROZENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZDE VERİM
- YÜZDE/LİK ile YÜZDECİ ile YÜZDE YÜZ ile YÜZDE İŞARETİ
- YÜZER/LİK ile YÜZERLİ ile YÜZER EV ile YÜZER TOP ile YÜZER HAVUZ
- SURFACE ADSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ADSORPSİYONU
- SURFACE ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE ACOUSTIQUE DE SURFACE[Fr.] / AKUSTISCHE OBERFLÄCHENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY AKUSTİK DALGASI
- SURFACE AREA[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ALANI
- OBERFLÄCHENSPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BARİYER TRANSİSTÖRÜ
- VITESSE DE RECOMBINAISON EN SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BİRLEŞME HIZI
- SURFACE BOLOMETER[İng.] / BOLOMÉTER DE LA SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENBOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BOLOMETRESİ
- MEVC-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE WAVE[İng.] / ONDE DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DALGASI
- TRANSISTOR À AVALANCHE COMMANDÉE PAR LA SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DENETİMLİ ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
- SURFACE CONTROLLED AVALANCHE TRANSISTOR[İng.] / OBERFLÄCHENGESTEUERTER LAWINENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DENETİMLİ/KONTROLLÜ ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
- MUKÂVEMET-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DİRENCİ
- SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENERJİSİ
- SURFACE BARRIER[İng.] / BARRIÈRE EXTÉRIEURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENGELİ
- SURFACE BARRIER DIODE[İng.] / DIODE À BARRIÈRE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENGELLİ DİYOT
- SURFACE BARRIER TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À BARRIÈRE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENGELLİ TRANSİSTOR
- SURFACE ACTIVE AGENT, SURFACTANT[İng.] / OBERFLÄCHENAKTIVSTOFFE, NETZMITTEL, SCHAUMERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ETKİN/AKTİF NESNE
- EFFET DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ETKİSİ
- SURFACE TENSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TENSION SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENSPANNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GERİLİM KATSAYISI
- NOMBRE DE TENSION SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENSPANNUNGSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GERİLİM SAYISI
- SURFACE TENSION[İng.] / TENSION SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GERİLİMİ, YÜZEYLER ARASI GERİLİM
- YÜZEY KİMYASI ile/||/<> ARA YÜZEY KİMYASI
( Yüzeylerdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Ara yüzeylerdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- YÜZEY KİMYASI ile/||/<> OYLUM/HACİM KİMYASI
( Yüzeylerdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Oylum içindeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- SURFACE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MANYETİK DALGASI
- KÜBISCH FLÄCHENZENTRIERTES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİ YAKIP
- FACE-CENTERED CUBIC CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİK KRİSTAL
- RÉREAU CUBIQUE À FACES CENTRÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜREK YAPI
- SURFACE PASSIVATION[İng.] / PASSIVATION DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENPASSIVIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY PASİFLEŞTİRMESİ
- OBERFLÄCHENREKOMBINATIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YENİDEN BİRLEŞME HIZI
- SURFACE DENSITY[İng.] / DENSITÉ SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YOĞUNLUĞU
- SURFACE ORIENTATION[İng.] / ORIENTATION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÖNELMESİ/YÖNLENMESİ
- SURFACE CHARGE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À CHARGE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÜK TRANSİSTÖRÜ
- SURFACE[İng.] / SURFACE[Fr.] / FIXIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY
- EXPANSION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYCE GENLEŞME
- SURFACE RECOMBINATION VELOCITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE BİRLEŞME HIZI
- SURFACE RECOMBINATION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE BİRLEŞME
- ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTIONHITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTULAN ISI
- ADSORPTION[İng.] / ADSORPTION, OBERFLÄCHENADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTULMA, ADSORPLAMA, ADSORPSİYON
- OBERFLÄCHENADSORPTIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE TUTUNMA ISISI
- İNBİSÂT-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE GENLEŞME
- CHALEUR DE L'ADSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE TUTUNMA ISISI
- INTERFACIAL TENSION[İng.] / GRENZENDE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYLER ARASI GERİLİM
- YÜZEYLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞTİRMEK ile YÜZEY ile YÜZEYLİ ile YÜZEYSEL ile YÜZEY BİLİMİ ile YÜZEY BİLİMCİ ile YÜZEY ŞEKİLLERİ ile YÜZEY ARAŞTIRMASI
- SURFACE CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYSEL YÜK YOĞUNLUĞU
- YÜZLEME ile YÜZLEMECE
- YÜZLEŞME ile/ve/değil/yerine TANIŞMA
- BUOYANCY[İng.] / POUSSEE[Fr.] / AUFFRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZME KAPASİTESİ
- YÜZMEDE:
1932 ile 2012
( İlgili videoyu, burayı tıklayarak izleyebilirsiniz... )
- YÜZME'DE:
KELEBEK ile/ve KURBAĞA
- YÜZMELİ!
- YÜZMEYİ ÖĞRENMELİ/BİLMELİ!
- YÜZÜ-GÖZÜ (AÇILMAK)
- YÜZÜK ile YÜZÜK KAŞI ile YÜZÜK OYUNU ile YÜZÜK PARMAĞI
- YÜZÜMÜZ ve/||/<> ÖZÜMÜZ
( Her neye bakarsak ... VE/||/<> Kimde, ne görürsek ... )
- YÜZÜSTÜ ile YÜZÜSTÜ
( Yüzü yere gelecek biçimde. İLE Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda. )
- Yüzyüze KONUŞ!!!
- ZAAF/ÂCZİYET değil/yerine/= DÜŞKÜNLÜK/GÜÇSÜZLÜK
- ZAAF ve/||/<> SAVUNMA
- ZAAFİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HASSASİYET
- ZABIT KÂTİBİ değil/yerine/= TUTANAK YAZMANI
- ZABIT/ZAPT/ZABT[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK
- ZÂDE[Ar.] ile ZÂDE[Fars. | çoğ. ZÂDEGÂN] ile -ZEDE[Ar.] ile ZEDE[Ar.]
( "Çok olsun!", "Artsın!" anlamlarında iyi bir dilek sözü. İLE Evlât, oğul. | Doğru, insaniyetli kişi. | "Doğmuş, meydana gelmiş" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[MERDÜM-ZÂDE: İnsan.] İLE ... kişi. İLE Vurma, çarpma, düşme sonunda oluşan yara ya da ezilme. )
- ZAFER ile ZAFER BAYRAMI
- ZAFER/YENİLGİ değil/yerine SEFER
- ZAĞAR/LIK ile ZAĞARA ile ZAĞARCI
- ZÂHİF[Ar. çoğ. ZÂHİFÂT] ile ZÂHİF[Ar.]
( Sürüngen, yılan gibi karnı üzerinde sürünerek ilerleyen. İLE Kibirli, övüngen.[MAĞRUR, MÜTEKEBBİR] )
- ZÂHİRE[Ar.] ile ZÂHİRE[Ar. < ZEVÂHİR] ile ZAHÎRE[Ar. < ZAHÂİR]
( Dışarı fırlamış göz, lokma göz. İLE Parlak. İLE Gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat, yiyecek. )
- ZÂHİREN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTE
- ZÂHİREN[Ar.] ile ZÂHİRÎ[Ar.]
( Görünüşte, görünüşe göre, göründüğü gibi, meydanda olarak. İLE Görünen, görünürdeki. | Ebû Dâvûd-ı Zâhirî'nin kurduğu mezhebe ait/mensup. )
- ZÂHİRÎ MUAMELE[Ar.]/SCHEINGESECHAEFT[Alm.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTEKİ İŞLEM
- ZÂHİRLER ile ÂRİFLER
( Tariften anlar. İLE Halden anlar. )
- ZÂHİR-ÜZ-ZENEB[Ar.] =/ile URODÈLES[Fr.] =/ile ...
( Kuyruklular. )
- ZAHMET OLMAZSA ile/değil SAKINCASI YOKSA
- ZAHMET değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK
- ZAHMET/Lİ ile/ve/değil/||/<>/> RAHMET/Lİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> "Zahmet"i, zevk edinmek. )
( Zahmet ile Rahmet arasında, sadece bir nokta fark vardır. )
- ZAHRİYE ile ...
( Fatih devrinde çift sahifedir. İlk sahifede Fatih'in mütalaası için kaydı. İkincisi normal... Bazıları madalyon biçimindedir. )
- ZAİTSEV ile/||/<> KURALI
( Eliminasyon reaksiyonlarında Zaitsev kuralı )
( Alexander Zaitsev tarafından 1875 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1841-1910) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Zaitsev kuralı) )
- ZÂLİMCE değil/yerine/= KIYINÇLA
- ZALİM/LİK ile ZALİMCE
- TIME INTERVAL[İng.] / INTERVALLE DE TEMPS[Fr.] / ZEITABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI
- ZAMAN:
| BEKLERKEN ve/||/<> KORKARKEN ve/||/<> KEDERLİYKEN ve/||/<> SEVİNÇLİYKEN/NEŞELİYKEN |
ve/değil/yerine/||/<>/<
SEVERKEN
( [ [çok] "Yavaş". VE/||/<> "Hızlı". VE/||/<> "Uzun". VE/||/<> "Kısa". | VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sonsuz. )
- ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA
( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )
- ZAMAN GENİŞLEMESİ ile/||/<> UZUNLUK DARALMASI
( Zaman genişlemesi hareket eden saat yavaş İLE uzunluk daralması hareket yönünde kısalma )
( Formül: Δt = γΔt₀ İLE L = L₀/γ İLE γ = 1/√(1-v²/c²) )
- ZAMAN:
ÖNCELİK ile/ve/||/<> SONRALIK
- ZEITUMKEHROPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİ İŞLEMCİSİ
- ZAMAN VE ENERJİ TÜKETİMİMİZ:
"NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ" ile/değil/yerine NASIL GÖRDÜĞÜMÜZ
- ZAMAN(ve "SÜREKLİLİK/TE"):
DEVİM BİRİMİ ile/ve/||/<>/> ANLARIN TOPLAMI ile/ve/||/<>/> VEHMİ ile/ve/||/<>/> RED ile/ve/||/<>/> ZAMANDAN BAĞIMSIZLIK
- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA
( Özdek/nesne, zamanı gerçekleştiren devinimdir. )
- ZAMAN VE ZEMİNİNİ BİLMELİ!
- ZAMAN YÖNETİMİNDE:
ACİL ve ÖNEMLİ ile/ve/||/<> ÖNEMLİ ve ACİL DEĞİL
ile/ve/||/<>
ACİL DEĞİL ve ÖNEMSİZ ile/ve/||/<> ÖNEMSİZ ve ACİL
( Hemen yap/alım! İLE/VE/||/<> Yapacağımız zamanı belirle/yelim!
İLE/VE/||/<>
İşi yapabilecek biri(leri)ne yönlendir/elim! İLE/VE/||/<> Yapma/yalım! )
- ZAMAN ve/||/<>/< HAREKET ve/||/<>/< DEĞİŞİM
( Zaman, hareketin ölçüsüdür ve değişimin tanımlanma çabasıdır. )
( TIME and/||/<>/< MOVEMENT and/||/<>/< ALTERATION )
- ZAMAN ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCELİK-SONRALIK
- ZAMAN ile/ve ZAMANDA (OLAN)
- ZAMAN ve ZAMANE'DEN ŞİKÂYET
- ZAMANA YAYMAK ile/ve/<> SONRAYA BIRAKMAK
- BİTİŞİKLİK:
ZAMANDA ile/ve/||/<> MEKÂNDA ile/ve/||/<> KOŞULLARDA
- ZAMANDA OLMAYAN ile/ve/fakat/||/<> ZAMANDA OLAN
( Kant'a göre, nedensellik kategorisi altında, zamandaki süreklilik içinde, AN'lar arasında fenomen olarak varolan bir şey ile başka bir fenomen olarak varolan bir şeyin, belirli bir kurala göre birbirini izlemesi, bilinebilecek bir şeydir. İLE/VE/FAKAT/||/<> Kendi, zamanda olmayanın, zamanda olanla ilişkisinin nasıl bir kurallılığının olabileceği, hiçbir biçimde bilemeyeceğimiz bir şeydir. )
- ZAMANDA OLUR değil ZAMANLA OLUR
- ZAMAN('DA) ile/ve/<> AN('DA)
( Kul. İLE/VE/<> Allah. )
( Gövdede ve zannında. İLE/VE/<> ... )
- ZAMANI ARTIRMAK ile/ve/<>/değil ETKİ ALANINI GENİŞLETMEK
- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK
( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )
- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...
- ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"
- ZAMANIM YOK" ile/ve/değil/||/<> "ÖNCELİĞİM DEĞİL"
- ZAMANIN AÇIKLIĞI ile/ve/||/<> EVRENİN KAPALILIĞI
- ZAMANIN:
ALTI ile/değil/yerine/>< ÜSTÜ
( Helâk. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Vakit. )
- ZAMANIN, DÜŞÜNÜLMESİNDE/DEĞERLENDİRİLMESİNDE:
ÖNCELİK ve/||/<> SIRALAMALARI
- ZAMANIN:
"GEÇMEMESİ" ile "YETMEMESİ"
( Sevdiğin, yanında değilse. İLE Sevdiğinin yanında. )
- ZAMANIN "RUHU" değil/yerine ZAMANIN "PETEKLERİ"
- ZAMANIN ve/||/<> MEKÂNIN: SAF GÖRÜSÜ
( [ÖNCEL/A PRIORI]
[Sadece İnsan'da.] )
- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)
( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )
- ZAMANINDA ORADA/YERİNDE OLMALI!
- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER
( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )
- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ
- ZAMBAK ile AFRİKA ZAMBAĞI
- ZAMBAK ile ARTVİN ZAMBAĞI
- ZAMBAK ile KUM ZAMBAĞI
( LILIUM cum PANCRATIUM MARITIMUM )
- ZAMBAK ile TÜKÜRÜKOTU
( ... İLE Zambakgillerden, 20-30 santimetre yüksekliğinde, küçük, beyaz ya da sarı çiçekli, otsu ve çok yıllık bir bitki. )
( LILIUM cum ORNITHOGALUM UMBELLATUM )
- ZAMBEZİ IRMAĞI ile ...
- ZAMK ile LAK/LAKA[İt. < Fars.]
( Akasya, kitre, süsleğen gibi bazı ağaçların kabuklarından sızarak donan, renksiz ya da sarı kırmızımtırak renkte, biçimsiz nesne. İLE Uzakdoğu'da yetişen amerikaelmasından çıkan yapıştırıcı. )
( LAKE: Laka ile cilâlanmış eşya. )
- ZAN ile/ve/||/<>/> SAFSATA
- ZANAAT OLARAK SİMYA ile FELSEFÎ SİMYA ile DİNÎ SİMYA
( Uygulamalar arasında nedensel ilişki kurmadan, herhangi bir teoriye dayanmadan nesneler üzerinde simyevi işlemler yapmak. Burada esas olan nesneleri kullanmaktır. İLE Belirli bir teoriye dayalı olarak ve nedensel ilişkiler kurarak nesneleri tespit ve tasvir etmek. Burada esas olan nesneler içinde kalmaktır. İLE Doğaüstü, mistik ve spritüel güçleri de dikkate alarak belirli ritüeller içinde nesneleri anlamaya çalışmak. Burada esas olan nesnelerin doğaüstü güçlerin işaretleri olduğunu anlamaktır. )
( Bolos (M.Ö. II. yy.) simyayı felsefi bir yöntem haline getiren. )
( Zosimus (M.S. III. sonu, IV yy. başı) simyayı bir din haline getiren. )
( İslâm dünyasında ise simya ilk önce felsefî açıdan dikkate alınmıştır. Cabir b. Hayyân sadece madenleri değil bitkileri ve hayvanları da simyanın konusu kılmıştır. Civa ve kükürt teorisini geliştirerek tüm varolanları yekpare bir sistem içerisinde açıklamaya çalıştı. Bunun için bazı sayısal simgeleri kullandı. Aynı zamanda kurduğu laboratuvarlarla felsefi simyadan 'bilimsel simya'ya(kimya'ya) geçiş yaptı. )
- ZANAAT ile EL SANATLARI ile ZANAATKAR ile İŞÇİLİK
( CRAFT vs. CRAFTS vs. CRAFTSMAN vs. CRAFTSMANSHIP )
( حرفه ile حرف ile صنعت گر ile پيشه ور ile صنعت گري )
( HARFEH ile HARF ile SANAT GAR ile PEYSHEH VAR ile SANAT GARY )
- ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF
- ZANBI ile ÇEKİRGE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir çekirge türü. İLE ... )
- ZAPPING[İng.] değil/yerine/= GEÇGEÇ
- ZAPTİYE ile ZAPTİYE MEMURU
- ZÂR Ü PERİŞÂN
- MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE, DIAPHRAGME[Fr.] / MEMBRAN, DIAPHRAGM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAR
- ZAR ile PERDE(HİCÂB-I KİBRİYA)
- ZARAFAT[Azr.] = ŞAKA[Tr.]
- ZARÂFET:
"GÖZE BATMAK" değil/yerine/>< AKILDA VE GÖNÜLDE KALMAK
- ZARÂFET ve IŞILTI ve GÜZELLİK
( Zarâfet, devingen bir güzelliktir. )
( Zarâfet, doğa tarafından verilmeyen, ancak özne tarafından yaratılan güzelliktir. )
( Zarâfet, her zaman, yalnızca özgürlüğün devindirdiği biçimin güzelliğidir. )
( Her türlü güzellik, gerçek ve görünen devinimin yalnızca bir özelliğidir. )
- ZARÂFET ile/ve/<> LETÂFET
- ZARÂFET ve/||/<> ONUR
( Güzel bir ruhun anlatımı. VE/||/<> Yüce bir zihniyetin anlatımı. )
( Erdemden beklenilen, zarâfet değil onurdur. )
- ZARÂFET ve/||/<> SANATSALLIK
- ZARÂFET ve/||/<> SÜKÛNET
- ZARAFET ile ZARAFETLİ
- ZARAFET ile ZARİF ile ZARİFÇE
( ELEGANCE vs. ELEGANT vs. ELEGANTLY )
( ظرافت ile زيبندگي ile ظريفي ile نغز ile ظريف ile پربراز ile با سليقه ile موزون ile عبهر ile مستظرف ile ظريفانه )
( ZARAFT ile ZYBANDEGY ile ZARYFEY ile NAGHZ ile ZARYFE ile PARBARAZ ile BA SELYGHEH ile MOZON ile عبهر ile MOSTAZARF ile ظريفانه )
- ZARÂFET ile/ve/||/<>/> ZİYÂFET ile/ve/||/<>/> ZİYÂRET
- ZARANZA ile/ve/||/<>/< ZARANZA URGI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yalancısafran. İLE/VE/||/<>/< Yalancısafran tohumu. )
- ZARAR/ZİYAN değil/yerine/= DOKUNCA/EKSİÇIKAR
- ZARAR ile HASARLI ile HASARLAR ile ZARAR VERİCİ
( DAMAGE vs. DAMAGED vs. DAMAGES vs. DAMAGING )
( مظرت ile صدمه ile آزار رساندن ile غرامت ile خسارت ile لتمه ile خسارت زدن ile خسارت وارد آوردن ile صدمه زدن ile ضايعه ile آسيب رساندن ile زيان ile لتمه وارد کردن ile گزند ile للطمه ile نمديده ile آسيب ديده ile عواريه ile عيب دار ile معيوب ile متضرر ile آفت زده ile ضايعات ile خسارت آميز ile آسيب آور ile آسيب رسان )
( مظرت ile SADAMEH ile AZAR RESANDAN ile GHARAMET ile KHSART ile LATMEH ile KHSART ZADAN ile KHSART VARD AVARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAYE ile ASYBE RESANDAN ile ZYAN ile LATMEH VARD KARDAN ile GOZAND ile للطمه ile NAMADYDAH ile ASYBE DYDAH ile عواريه ile EYBE DAR ile MAYVEB ile MOTEZRAR ile AFT ZADEH ile ZAYAT ile KHSART AMYZ ile ASYBE AVAR ile ASYBE RESAN )
- ZARAR ile/değil/yerine SAKINCA
- ZARAR ile ZARAR GÖRMÜŞ ile ZARARLI ile ZARARSIZ
( HARM vs. HARMED vs. HARMFUL vs. HARMLESS )
( گزند ile صدمه ile آسيب ile مضرت ile بدخدمت کردن ile مظرت ile صدمه زدن ile آسيب زدن ile آزار ile گزند رساندن ile ضرر ile آسيب ديده ile زيانبار ile زيانبخش ile مخربي ile مضر ile زيانرسان ile موذيانه ile موذي ile پرگزند ile بيگزند ile بي آزار ile بي ضرر ile کم آزار )
( GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE ile مضرت ile BADKHODAMAT KARDAN ile مظرت ile SADAMEH ZADAN ile ASYBE ZADAN ile AZAR ile GOZAND RESANDAN ile ZAR ile ASYBE DYDAH ile ZYANBAR ile زيانبخش ile MOKHARBY ile MAZAR ile زيانرسان ile موذيانه ile MOOZY ile PORGAZAND ile BEYGOZAND ile BEY AZAR ile بي ضرر ile KAM AZAR )
- ZARAR ile ZARARLI
( DETRIMENT vs. DETRIMENTAL )
( ضرر ile درد ناک )
( ZAR ile DARD NAK )
- ZARARIN TAZMİNİ değil/yerine/= DOKUNCANIN GİDERİLMESİ
- ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ... ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM
- TOXINE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZARARLI NESNE
- ZARARLI OLMAK ile/ve ZARARDA OLMAK
- ZARARLI SABİT GELENEĞE SAPLANMA değil/yerine/>< YARARLI SABİTİN TAKLİDİ
- TOXIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZARARLI
- ZARARLI ile ZARARLI
( HARMFUL vs. HARMFUL )
- ZARARLI ile ZARARSIZ
( HARMFUL vs. HARMLESS )
- [ne yazık ki]
ZARARLILARIN TÜKETİMİNDE:
(")İLGİLİ(/LİK)(") ile/ne yazık ki/<>/> ALICI(/LIK) / MÜŞTERİ(Sİ OLMA) ile/ne yazık ki/<>/> BAĞIMLI(/LIK)
( Başlangıçta. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> Ortada. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> İleride. )
- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/> YARARLI OLMAK
- ZARFLAMAK ile ZARFLANMAK ile ZARILANMAK ile ZAR ile ZARA ile ZARF ile ZARFLI ile ZARFÇI/LIK ile ZAR ZOR ile ZARFSIZ ile ZARİ ZARİ ile ZART ZURT ile ZARF TÜMLECİ ile ZAR KANATLILAR
- ZARGANA[Yun.] ile TİMSAH ZARGANA
( ... ile
)
( Uskumrusugillerden, gövdesi silindir biçiminde, gaga gibi ince, uzun, sivri ağızlı bir balık. İLE ... )
( BELONE ACUS cum ATRACTOSTEUS SPATULA )
- ZARGUNÇMÜD = KAPLANMİSKİ/PELENG MÜŞG[Fars.]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir tür fesleğen. )
- ZARİF/LİK ile ZARİFÇE
- ZARUNLU:
ZARURÎ ile/ve/değil ZORUNLU
( Bazı/çoğu sözler hatalı seslendirildikleri için değil konuşurken, birbirine yakın ya da eş iki sözcüğü bir anda söyleme ya da birini söyleyecekken ani bir karar ve hızla ötekine geçme sonucu çıkan söz(cük)lerdir. )
- ZARURÎ ile HÂCÎ ile TAHSİNÎ
- ZARÛRÎYAT ile/ve HACİYAT ile/ve TAHSİNİYAT
- ZÂT:
BİLİNMEZ değil TEK BİLİNEN
( ... DEĞİL Şüphe edil(e)meyen tek şey. )
- ZATEN" ile/değil/yerine/<>/< AKSİNE/BİLAKİS
- ZÂT-EN ile/ve/||/<> HAKİKAT-EN
- ZÂT[Ar.]-EN[Fars.][<>/||/>< SIFAT-EN] değil/yerine/=/: ÖZCE, ÖZ OLARAK, ÖZÜ İTİBARİYLE["doğrusu" değil!]
[<>/||/>< SIFATEN: görünüşçe, görünüş olarak, görünüşü itibariyle]
( NOUMENON vs./||/<>/>< PHENOMENON )
( I vs./||/<>/>< ME )
- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMELDE
- ZÂT-ÜL-HARÂŞİF-İL-MÜŞA'ŞAA[Ar.] ile ...
( Cildi, mineli ve kemikli olan balık sınıfı. )
- ZÂT-ÜL-BATNEYN[Ar.] ile BIVENTRE[Fr.] ile ...
( İkikarınlı. )
- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-MEŞKUKA[Ar.]["ka" uzun okunur] ile ...
( Çataltırnaklılar. )
- ZÂT-ÜL-ESÂBİ'-İL-MÜFREDE[Ar.] ile ONGULÉS[Fr.] ile ...
( Toynaklılar, tektırnaklılar. )
- ZÂT-ÜL-FIKARÂT[Ar.] = VERTÉBRÉS[Fr.] = ...
( Omurgalılar, belkemiği olan hayvanlar. )
- ZÂT-ÜL-KURÛN-İL-MUSAMME/MÜCEVVEFE[Ar.] ile ...
( Boynuzlarının içi boş olan hayvanlar, boş boynuzlular. )
- ZATÜRRE/PNEUMONİ/PNÖMONİ ile/||/<> BRONŞİT
( Bronşların yangılanması, öksürük ve balgam ile ilişkili bir solunum yolu sayrılığı. İLE/||/<> Akciğer dokusunun yangılanması, ateş ve öksürük ile ilişkili bir solunum yolu bulaşı. )
- ZATÜRRİE/PNÖMONİ değil/yerine BATAR
( Akciğer yangısı/iltihabı. )
( PNEUMANIA )
( PNEUMONIE )
- ZÂT-ÜS-SUKABÂT[Ar.] = FORAMINIFÈRES[Fr.] = ...
( Delikliler. )
- ZÂT-ÜS-SUKABÂT-I GAYR-İ MÜŞA'ARA[Ar.] = MADRÉPORES[Fr.] = ...
( Matraporalar. )
- ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER
( Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterir". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterir.
Çoğunlukla dedikodu yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşır.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverdir.
Gösterişin hastasıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmez.
Kolay söz verir, nadiren tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalar.
İlgi manyağıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllüdür. )
- [ne yazık ki]
ZAVALLILIK:
PARAYLA OLAN ile/ve/değil/<> PARAYLA OLMAYAN
- WEAK ACID/CONJUGATE BASE PAIRS[İng.] / SCHWACHE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİT/KONJUGE BAZ ÇİFTİ
- WEAK ACIDS AND BASES[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİTLER VE BAZLAR
- ZAYIF ÇEKİRDEK GÜÇ ve/||/<>/> MUON OLUŞUMU
- ZAYIF ile/değil DUYARLI/LIK
- ZAYIF ile KİKİRİK
( ... İLE Zayıf, ince, uzun boylu kişi. )
- ZAYIF ile ZAYIF FİKİRLİ ile ZAYIF FİKİRLİLİK ile GÜÇSÜZLÜK
( FEEBLE vs. FEEBLE -MINDED vs. FEEBLE -MINDEDNESS vs. FEEBLENESS )
( شل ile کم زور ile کوته فکر ile کوته فکري ile شلي )
( SHEL ile KAM ZUR ile KOTEH FEKAR ile KOTEH FEKARY ile SHELY )
- FACTEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA FAKTÖRÜ
- ZAYIFLAMAK ile/ve/değil/||/<> KEMERİN/LASTİĞİN ZAYIFLAMASI
- | ZAYIF/LAR ile/ve/<> "ZEKİ/LER" |
ile/değil/yerine/></<>
GÜÇLÜ/LER
( | İntikam alırlar. İLE/VE/<> Başkasını umursamazlar, yok sayarlar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Affederler. )
( [not] | Revenges. vs./AND/<> Don't cares the others. | vs./BUT/>< Forgives. )
( [not] | WEAK/S vs./and/<> "SMART/S" | vs./but/>< POWERFULL/S )
- ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK
- ZAYIF/LIK ile/değil NEZÂKET / ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
- ZAYIF/LIK ile/ve/||/<> ZORUNLU/LUK
- ZEBELLA ...
( Çok iriyarı kişi. )
- ZEBRA ile QUAGGA ZEBRASI
( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )
- ZEDELEME ile/ve/||/<> RENCİDE[Fars.] (ETMEK)
( Vurma, çarpma sonucunda hafifçe yaralamak. | Zarar vermek, zarara uğratmak. İLE/VE/||/<> İncitmek, kalbini kırmak. )
- ZEDELEMEK ile ZEDELENMEK ile ZEDELEYEBİLMEK ile ZEDELİ ile ZEDESİZ
- ZEEMAN ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN ENERJİSİ
- DÉPLACEMENT DE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN KAYMASI
- ZEHİR ile/ve/||/<> ZEHİRLEYİCİ/ZEHİRLİ ile/ve/||/<> ZEHİRCİ
(
)
( Ayrıntılarını okumak için burayı tıklayınız... )
( )
( "Arasındaki FaRkLaR neler?" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- ZEHİRLEMEK ile ZEHİRLENMEK ile ZEHİRLETMEK ile ZEHİR ile ZEHİRLİ/LİK ile ZEHİRSİZ/LİK ile ZEHİRLİ GAZ ile ZEHİR HAFİYE ile ZEHİR ZIKKIM ile ZEHİR ZEMBEREK
- ZEHİRLENMELER:
SİNDİRİM YOLUYLA ile/ve/||/<> SOLUNUM YOLUYLA ile/ve/||/<> DERİ YOLUYLA
( En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler, genellikle ev ya da bahçede kullanılan kimyasal maddeler, zehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür. İLE/VE/||/<> Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbonmonoksit[tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları], lağım çukuru ya da kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur. İLE/VE/||/<> Zehirli madde, vücuda doğrudan deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler, böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, ziraî ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur. )
- ZEHİRLİ BİTKİLER = NEBÂTÂT-I SEMMÎYE = PLANTES VÉNIMEUSES, PLANTES VÉNÉNEUSES
- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR
- ZEHİRLİ/TOKSİK KALORİ değil/yerine TOK KALORİ
- ZEHİRLİ YILANLAR ile ZEHİRSİZ YILANLAR
( Yerde olanlar. İLE Dallarda olanlar. )
( Gözbebekleri elips biçimindedir. İLE Gözbebekleri yuvarlaktır. )
( Doğururlar. İLE Yumurtlarlar. [Anaconda dışında] )
( Amazonlar'da, Hindistan kobrası dışında hemen hemen her tür yılanı bulmak olanaklıdır. )
( Fransa Guyana'larındaki ormanlarda bulunan çok çeşitli yılanların sadece %10'u zehirlidir. Yerlilerin zehirli yılanı derisinden tanıması, "kırmızı renkten sonra sarı renk varsa zehirlidir" biçimindeymiş. )
(
)
( ZEHİRLİLER:
* Gözbebekleri elipstir.
* Soluk delikleri(nostril) fotodaki gibidir.
* Oyuk(pit) vardır.
* Derilerinin kuyruk bölgesi alt tarafı tekil sıralıdır.
ile
ZEHİRSİZLER:
* Gözbebekleri yuvarlaktır.
* Soluk delikleri(nostril) fotodaki gibidir.
* Oyuk(pit) yoktur.
* Derilerinin kuyruk bölgesi alt tarafı çift sıralıdır. )
- GIFTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ
- TOXICOLOGY[İng.] / TOXICOLOGY, TOXICITÉ[Fr.] / GIFTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİLİK, TOKSİKOLOJİ
- ZEIS GLANDS[İng.] değil/yerine/= ZEİS BEZLERİ
( Göz kapaklarında Meibomian ve Moll bezleriyle birlikte bulunan, salgılarını kirpik diplerine boşaltan, küçük, sebase bezler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ZEKÂ GÖSTERGESİ:
YANITLAR(IY)LA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORULAR(IY)LA
- ZEKÂ:
(HIZLI) (İSÂBETLİ) "BİRLEŞTİRME/BAĞLANTILANDIRMA/KESKİNLEŞTİRME" BİLGİSİ ile/ve/değil/||/<> AYIRMA BİLGİSİ/YETİSİ
- ZEKÂ:
SOYUT ile/ve/||/<> MEKANİK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL
( )
- ZEKÂ ile/ve/<> BECERİ/MAHÂRET
( İç duyuların hızlılığı, açıklığı, keskinliği. İLE/VE/<> Gövdenin yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Ustalık. )
( Soyutlama gücü. | Bilenme. | Tezkiye. İLE/VE/<> Yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma/sonuçlandırma yeteneği. )
( Kişi, kendine, becerilerini geliştirecek zamanı ayırmalıdır. )
( Kişi, kaba kuvvet kullanırken, ötekiler beceriye başvurur. )
( Arzu ve imgeleme dünyayı yaratır, zekâ ise ikisini bağdaştırarak bir uyum ve barış duygusunu sağlar. )
( Zekâ, yabancıya karşı kullanılır. [yakınlara ya da yakınlar arasında değil!] )
( CERBEZE: Zekâ keskinlği. )
( Desire and imagination create the world and intelligence reconciles the two and causes a sense of harmony and peace. )
( INTELLIGENCE vs./and/<> SKILL/ABILITY )
- ZEKÂ değil/ne yazık ki BOŞLAMA(İHMAL)
( Çocukların, telefonda/tablette oyun bulup oynaması, zeki olduğunu değil ne yazık ki, boşlandığını gösterir. )
(1996'dan beri)