Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(14/148)


- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR


- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ


- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- AYRIŞMA ile/ve İNCELME


- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYRIŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA


- AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DECOMPOSE vs. DECOMPOSITION )

( تجزيه کردن ile تجزيه شدن ile تجزيه )

( TAJZYYEH KARDAN ile TAJZYYEH SHODAN ile TAJZYYEH )


- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK

( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK


- AYSBERG[İng. < ICEBERG] değil/yerine/= BUZDAĞI


- AYŞE HANIM ÇEŞMESİ :

( Zekeriyaköy'de Kirazlıbahçe'ye (Çay Bahçesi) giderken tepenin alt kısmında ve yolun solundadır (H.1208, M.1793). Bu çeşmenin halk arasında kullanılan ismi "Soğuksu Çeşmesi'dir. Sokak Soğuksu Sokağındadır ve ismini bu sudan almıştır. Çeşme değişik zamanlarda onarım gördüğü ve onarım sırasında aslı korunmadığından mimari özelliğini kaybetmiştir. Çeşmenin suyu iptal edilmiş ve köy meydanındaki "Hayrat" çeşmeye bağlanmıştır. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazmaktadır: Hüseyin aşkına iç bu çeşmeden mâ - ül hayat sahib - ül hayrat Ziştovi Ayşe Hanım (1208)". )


- ... değil AYŞEKADIN(FASULYE)


- AYTILDI ile/||/<> AYTINDI ile/||/<> AYTIŞ/AYTIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Söz (başka bir şey de olabilir) ondan soruldu. İLE Söz sormayı kendi üzerine aldı. İLE Birinin sağlığını sormak ya da iki kişinin karşılıklı olarak birbirinin sağlığını sorması. )


- AYTIŞMAK[> EYTİŞİM] ile/ve/=/||/<>/< ATIŞMAK

( Atışmak. | Münazara. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. İLE/VE/||/<>/< Birbirine karşılıklı söz söyleyerek tartışmak. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. | Çocuk oyunlarında ebeyi ya da takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. | Ok vb. atarak yarışmak. )


- AYTUĞ, PROF. DR. BURHAN (ERZURUM, 1929 - 2016) :

( İ.Ü. Orman Fakültesi öğretim üyesidir. İlk ve orta öğrenimini Erzurum'da tamamladıktan sonra, 1949'da İ.Ü. Orman Fakültesini bitirdi. Askerliğini takiben 1953 yılında İ.Ü. Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsünde asistan oldu. 1958'de "Ormancılık bilimleri Doktoru", 1964'te aynı kürsüde "Doçent" unvanlarını aldı. 1972 yılında profesörlüğe yükseldi. Değişik ülkelerde mesleği ile ilgili araştırma ve incelemelerde bulundu. Yirmi Avrupa ülkesini kapsayan "Atlas Europeen des Pollens Allergistants" da "Calendrier Polliniquesen Turquie" araştırmalarıyla Türkiye'yi temsil etti. Montreal ve New York Üniversiteleriyle Türkiye'de yapılan ortak bir araştırmadan ötürü Dr. J. Bordaz ve Dr. D. Perkins ile birlikte "Canada Council'in 1968 yılı "Bilim Ödülü" nü kazandı. Kitap, atlas, bilimsel araştırma ve bilimsel makale olarak 89 yayım gerçekleştirdi. Bunların 20'si yurtdışında yayınlandı.1975 - 1980 yıllarında İ.Ü. Orman Fakültesinde iki kez dekanlık görevi üstlendi. İ.Ü. Orman Fakültesinin en büyük ihtiyacı olan bir araştırma ormanı kazandırmak için büyük mücadele verdi ve başardı. Kazandırdığı "Araştırma Ormanı" (Bilezikçi Çiftliği), kendisinden sonra YÖK'cü tutumlarla yitirilme aşamasına gelen Bilezikçi Çiftliği'ni geri alabilmek için yargı yolu ile verdiği onurlu kavgayı kazanarak çok büyük bir başarı elde etti. )


- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU


- AZ ANLAYAN ile ÇOK ANLAYAN


- [ne yazık ki]
AZ BİLME ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA


- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K" ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK


- AZ YEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇOK YEMEMEK


- AZAB:
TECELLÎDE İNAT ve TAASSUB


- ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR


- AZALMA ile/ve BOZULMA


- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI

( DIMINUTION vs. DIMINUTIVE vs. DIMINUTIVE NOUN )

( نقص ile مصغر ile اسم مسغر )

( NAQS ile مصغر ile اسم مسغر )


- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA

( TO DECREASE vs./and TO INCREASE )


- AZÂMET["AZA:MET" değil AZAMET] ile/ve ZARÂFET


- AZAP ile ISTIRAP


- AZAR/TEKDİR/TEVBİH değil/yerine/= KIZGI/PAYLAMA


- AZAR[Fars.] değil/yerine/= PAYLAMA


- AZAR ile SAPARTA/ZAPARTA[İt.]

( ... İLE Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. | Bir batarya topun, birden ateş etmesi. | Azar, tersleme. )


- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )

( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )

( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )


- AZARYAN YALISI :

( Yalı Tüccar Bedros Azaryan tarafından Büyükdere'de Piyasa Caddesi üzerinde yaptırılmıştır. Yalının bir adı da "Vidalı Yalı" dır. Yalının tüm malzemeleri yurtdışından getirilmiş, montajı sırasında çivi yerine ahşap kavale (ahşap çivi/vida) kullanıldığı için binaya "Vidalı Yalı" denilmektedir. Bu yalı 1954 yılında Vehbi Koç (1901 - 1996) tarafından satın alınmıştır. Bina Vehbi Koç'un eşi Sadberg Hanım adı ile Müzesi olarak kullanılmaktadır. )


- AZARYAN, BEDROS (İST. 1842 - 1906) :

( Aristakes Azarya'nın büyük oğludur. Yüksek tahsilini tamamladıktan sonra babasının işlerini yönetti. 1899'da İstanbul Ticaret Odası Başkan vekili, 1901'de Başkanı oldu ve ölene kadar bu görevde kaldı. Şirket - i Hayriye'nin İdare Meclisi Üyesi, Aliyanz Sigorta Şirketi genel müdürlüğünde bulundu. Ermeni Katolik cemaatinin idari işleri ile ilgilenmen ve hayırseverliği ile tanınmıştır. Azaryan adını taşıyan yalısı Büyükdere Piyasa Caddesindeydi. Bu yalı Sadberg Hanım Müzesi olarak değerlendirilmektedir. )


- AZARYAN/VEHBİ KOÇ YALISI :

( Büyükdere, Piyasa Caddesi üzerindedir. 19. yy sonu yapılan bir tarihi eserdir. Ahşap binanın tüm malzemesi yurtdışından getirilip monte edilmek suretiyle inşâ edildiği ve inşatta çivi yerine ahşap vida kullanıldığı için yalının bir ismi de "Vidalı" yalıdır. Ancak yalı sahibinin ismi ile "Azaryan Yalısı" olarak bilinmektedir. Yalı sahibi Bedros Azaryan (1842 - 1906) Ayan azalarındandı. Yalıyı Vehbi Koç alınca "Vehbi Koç Yalısı" olarak anılmaya başlandı. Yalı çok büyük onarım gördü ve Koç ailesi tarafından müzeye dönüştürüldü (bkz. Sadberg Hanım Müzesi). )


- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON

( Sabit kaynama noktasına sahip karışım. İLE Bileşenlerin kaynama noktalarına göre ayrılması. )


- AZERBAYCAN ile AZERİCE

( AZERBAIJAN vs. AZERBAIJANI )

( آذربيجان ile آذري )

( آذربيجان ile AZARY )


- AZERİ ile AZERİCE


- AZI DİŞLERİ ile/ve/||/<>/> AKIL DİŞLERİ

( Öğütme dişleri. İLE/VE/||/<>/> Buluğ çağı ile yaklaşık otuz yaşları arasındaki gençlik dönemi arasındadır. Bundan dolayı bu dişlere, "akıl dişi" adı verilir. )

( DIRS[çoğ. ADRÂS] ile/ve/||/<>/> ... )


- AZI, GÖRÜP; "DÜNYAYA SAHİP OLACAĞIM(IZ)A" değil/yerine DÜNYAYI GÖRÜP AZA, SAHİP OLMAK


- AZIK ile/||/<> KUMANYA[İt. < COMPAGNA]

( ... İLE/||/<> Yolculuk için hazırlanan yiyecek. | Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek. )


- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI


- AZIMUTH COMPASS[İng.] / BOUSSOLE AZIMUTH[Fr.] / AZIMUTALKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT PUSULASI


- AZIMUTH[İng.] / AZIMUT, ZÉNITH[Fr.] / AZIMUT[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT


- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI


- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI


- AZINLIK ile/değil ETNİK ÖBEK

( [not] MINORITY vs./but ETHNICAL GROUP )


- AZINLIK ile/ve/||/<> GÖÇMEN


- AZITMA ile/ve/değil/yerine/> KAZITMA


- AZITMAK ile AZIŞMAK ile AZITILMAK ile AZITTIRMAK ile AZIŞTIRMAK ile AZITABİLMEK ile AZI ile AZIK/LIK ile AZIŞ ile AZIKLI ile AZIKSIZ/LIK ile AZINLIK ile AZI DİŞİ ile AZINLIK HÜKÜMETİ


- AZITMAK ile DAĞITMAK ile TOZUTMAK


- AZÎZ[Ar.] değil/yerine/= MUHTEREM, SAYIN, İZZETLİ, ONURLU, GÜÇLÜ | SEVGİLİ


- AZLETME ile İFADE VERMEK ile TAHTTAN İNDİRİLMİŞ

( DEPOSAL vs. DEPOSE vs. DEPOSED )

( عزل ile خلع ile عزل نمودن ile خلع کردن ile عزل کردن ile معزول )

( AZL ile KHAL ile AZL NEMUDAN ile KHAL KARDAN ile AZL KARDAN ile MOEZOL )


- AZMÎN/ASTÉINE[Fr.] değil/yerine/= KEMİK ÖZÜ


- AZNAVUR[Gürcüce] değil/yerine/= İRİ YARI

( İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kişi. )


- AZOOSPERMİ ile ASPERMİ ile NEKROSPERMİ

( Azoospermi; Spermada olgun spermium'ların bulunmayışıdır. Bu durumdaki kişilerin spermasında spermiogenesis'in değişik olgunlaşma kademelerindeki gözeler vardır, fakat olgun spermium yoktur. İLE Aspermi; Ejakulat'ta ne spermium ve ne de testis kanalcıklarına ait hiçbir gözenin bulunmamasıdır. İLE Nekrospermi; Eğer tüm spermiumlar hareketsiz ise ve bunlar özel yöntemlerle yeniden hareketlendirilemeyendir. )


- AZUKLUG/AZUQLUG ile/ve/||/<>/> AZUKLUG/AZUQLUG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Azığı olan kişi. İLE/VE/||/<>/> Erzak olarak hazırlanan şey. )


- AZ/YETERSİZ KAZANÇ TUTUMLU OLMAK


- B-BATTERY[İng.] / BATTERIE-B[Fr.] / B-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= B BATARYASI


- B-STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= B GÜÇ KAYNAĞI


- B KAT SAYISI[EINSTEIN KAT SAYILARI] ile B KAYNAĞI

( Atom ya da moleküllerin elektronik seviyeleri arasındaki geçiş olasılığını ve soğurma kat sayısı bulunduğu takdirde, ışıma kat sayısının da kendiliğinden bulunabileceğini gösteren Anm, Bmn, ve Bnm kat sayıları. Bir n durumundaki atomlar v frekanslı bir elektromanyetik ışınıma maruz kaldıklarında, hv enerjili bir foton soğurarak daha yüksek bir m enerji seviyesine geçiş yapabilirler. Bu geçişi yapan atomların sayısı; Bnm Nn.u(v) ile verilir. Burada, u(v), v frekanslı ışının enerji yoğunluğu, Nn; n durumundaki atomların sayısı, Bnm; soğurma için Einstein kat sayısıdır. Benzer biçimde, m durumundaki atomlar da ışınla etkileşebilir ve foton yayarak n durumuna geçiş yapabilirler. Bu değişimi yapan atomların sayısı, BnmNmu(v) ile verilir. m durumundaki atomlar da kendiliğinden, bir foton yayınıyla n durumuna geçiş yapabilir. Bu geçişi yapan atomların sayısı da AnmNmu(v) ile verilir. Bu kat sayılar arasında Bnm/Bmn = gm/gn bağıntısı vardır. Burada, gm ve gn; m ve n durumlarının istatistik ağırlıklarıdır. Isıl denge durumunda Bmn = Bnm ve Anm = 8 πv³/c³ Bnm = 8 πv³/c³Bnm dir.
İLE
Elektron tüplerinde anot için yüksek gerilim, ekran ızgara için de güç kaynağı. )

( EINSTEIN COEFFICIENTS vs. B-POWER SUPPLY )

( LES COEFFICIENTS avec LA SOURCE DE LÉNERGIE DE B, LA SOURCE-B )

( EINSTEINKOEFFIZIENT mit B-STROMVERSORGUNG )


- B-POWER SUPPLY[İng.] / SOURCE B, SOURCE D'ÉNERGIE B[Fr.] ile/değil/yerine/= B KAYNAĞI


- Β-LACTAME ANTIBIOTIKA[Fr.] / Β-LACTAM ANTIBIOTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= B-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ


- B-SCANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= B TARAYICI


- BAALBEK(HELIOPOLIS) -ile

( Dünyanın en geniş akrapolu olan Roma kalıntısı.[Beyrut] | Güneş şehri. [Lübnan'dadır.] )


- BÂB-I ÂLİ/HÜMÂYUN ile/ve/||/<> BÂB-I ÂSÂFÎ ile/ve/||/<> BÂB-I MEŞÎHAT ile/ve/||/<> BÂB-I SERASKERÎ ile/ve/||/<> BÂB-I DEFTERÎ

( Sultan kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Sadrazam kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Seyhülislâm kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Genelkurmay başkanlığı kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Maliye kapısı/makamı. )


- BÂB[Ar.] değil/yerine/= BÖLÜM, KONU BAŞLIĞI | KAPI

( Kapı, sığınılacak yer, başvurulacak yer. )

( Bir kitabın bölümlerinden her biri. )

( İş, husus, madde. )


- BABA:
EVE, "EKMEK" GETİREN ile/ve/değil/||/<> SEVGİSİNE, EMEK VEREN


- BABA TATLISI = ŞAMBABA

( Bir tür hamur tatlısı. )


- BABA ile KAYINPEDER ile BABALIK ile BABASIZ ile BABACAN ile BABALAR

( FATHER vs. FATHER IN LAW vs. FATHERHOOD vs. FATHERLESS vs. FATHERLY vs. FATHERS )

( اب ile ابو ile پدر روحاني ile آقا جان ile پدري کردن ile والد ile پدر ile ابوي ile پدر زن ile پدري ile بي پدر ile پدروار ile پدرانه ile آباء )

( AB ile ABO ile PEDAR ROHANY ile AGA JAN ile PEDARY KARDAN ile والد ile PEDAR ile ابوي ile PEDAR ZAN ile PEDARY ile BEY PEDAR ile PADRAVAR ile PADRANEH ile ABA )


- BABADAĞI ile/ve SANDAK DAĞLARI


- BABALAR GİBİ ile/ve/||/<> ASLANLAR GİBİ


- BABALAR:
KAHRAMAN ve/||/<> İLK ÂŞIK OLUNAN


- BABA-OĞUL ÇEŞMESİ -ile

( Acıbadem'dedir. [1841] )


- BABAYİĞİT ile/değil BİTİRİM(KÖTÜRÜM)


- BABCOCK FRICTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT DE BABCOCK[Fr.] / BABCOCK-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BABCOCK SÜRTÜNME KATSAYISI


- BABINET COMPENSATOR[İng.] / COMPENSATEUR DE BABINET[Fr.] / BABINET-KOMPENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BABİNET DENGELEYİCİSİ


- BACA ile BACA ÇÖMLEĞİ ile BACA TEMİZLEYİCİSİ

( CHIMNEY vs. CHIMNEY POT vs. CHIMNEY SWEEPER )

( تنوره ile سردودکش ile دودکش ile کلاهک دودکش ile بخاري پاک کن )

( TANOREH ile SARDODKESH ile DODKESH ile KOLANPAK DODKESH ile BAKHARY PAK KON )


- BACA ile BACAK/LIK ile BACAKLI ile BACASIZ/LIK ile BACAKSIZ/LIK ile BACA KAŞI ile BACA KULAĞI ile BACA KÜLAHI ile BACA DOLGUSU ile BACA KÜRSÜSÜ ile BACA TOMRUĞU ile BACA ŞAPKASI ile BACAKLI YAZI ile BACA FIRILDAĞI ile BACA TOMURCUĞU


- BACAĞIMI/KOLUMU) KIRDIM değil (BACAĞIM/KOLUM) KIRILDI


- BACAK ile KOYUN BUDU ile BACAKLI ile TOZLUK ile UZUN BACAKLI

( LEG vs. LEG OF MUTTON vs. LEGGED vs. LEGGING vs. LEGGY )

( لنگ ile پايه ile مثلث شکل ile ران گوسفند ile پايه دار ile پا بلند ile ساق پوش ile مچ پيچ ile پروپاچه دار )

( LANG ile PAYYEH ile MOSOLS SHEKL ile RAN GOSFAND ile PAYYEH DAR ile PA BALAND ile SAGH PUSH ile MOCH PEYCH ile PROPACHEH DAR )


- BACAKLARI AYIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> TOPUKLARI BİRLEŞTİRMEK


- BACANAK ile KAYINBİRADER/KAYINÇO/İNİ

( Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu. | Dost, arkadaş. İLE Kadın ya da kocaya göre birbirinin erkek kardeşi. )


- BACH ile/ve VIVALDI


- BACKSCATTER değil/yerine/= GERİ SAÇILIM


- BACTERIA ve ARCHAEA ve EUKARYA

( ... VE ... VE Hayvanların bulunduğu alan. )


- BACTERİOPHAGE ile/||/<> PLASMİD

( Bacteriophage bakteri enfekte eden virusken İLE plasmid bakteride bağımsız DNA parçasıdır )

( Formül: Lytic/lysogenic )


- BADAL ART:
UÇ ile/||/<> BARSGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Uç ile Barsgân arasındaki bir dag geçidi. )


- BADAR BADAR ile/= PATIRTI
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BADARNA ile HALAT SARGISI


- BÂDELİ ÂŞIK ile BÂDESİZ ÂŞIK


- BÂDELİ ŞAİR ile/ve BÂDESİZ ŞAİR


- BADEM PARMAK ile BADEM/LİK ile BADEMA ile BADEMCİ/LİK ile BADEMLİ ile BADEMSİZ ile BADEM İÇİ ile BADEM KÜRK ile BADEM YAĞI ile BADEM AĞACI ile BADEM BIYIK ile BADEM GÖZLÜ ile BADEM EZMESİ ile BADEM TIRNAK ile BADEM ŞEKERİ ile BADEM BIYIKLI/LIK


- BADEM ile BADEM SAKIZI ile BADEM ŞEKİLLİ

( ALMOND vs. ALMOND GUM vs. ALMOND SHAPED )

( درخت بادام ile بادام ile مغز بادام ile آلموند ile زدو ile بادامي )

( DARKHT BADAM ile BADAM ile MOGHZ BADAM ile ALMOND ile ZADO ile بادامي )


- BADLY :/yerine KÖTÜ BİR ŞEKİLDE


- BAEP/BRAINSTEM AUDİTORY EVOKED POTENTIAL değil/yerine/= BEYİN SAPI İŞİTSEL UYARILMIŞ/EVOK GİZİL GÜÇ/POTANSİYEL


- BAĞ-BAHÇE (İÇİNDE YAŞAMAK)


- BOND ORDER[İng.] / ORDRE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ DERECESİ


- BOND ENERGY, BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON, BAND D'ÉNERGIE[Fr.] / BINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ENERJİSİ, BAĞLA(N)MA ENERJİSİ


- BOND STRENGTH[İng.] / FORCE DE LIAISON[Fr.] / BINDEKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ KUVVETİ


- BONDING ORBITAL[İng.] / ORBITE ÉLECTRONIQUE COMMUNE[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONENBAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ORBİTALİ


- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ


- BOND LENGTH[İng.] / LIAISON DISTANCE[Fr.] / BINDUNGSLANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ UZUNLUĞU


- BAĞ ile/ve/<> BAĞINTI

( vs./and/||/<> RELATION )


- BAĞ ile İÇ GÖBEK

( ... İLE Çiçeklerin dişil örgeninde, yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ. )


- BAĞ değil/yerine/= ÜZÜMLÜK


- BAGALEK[Fars.] -ile

( Koltukaltından çıkan yumruca, köpek memesi. )


- BAGASSE[İng.] / BAGASSE[Fr.] / BAGASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAGAS


- BAĞDAŞ KURMAK ile LOTUS OTURUŞU


- DIFFUSION HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK DİFÜZYON


- DIFFUSION INHOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK OLMAYAN DİFÜZYON


- BAGET ile BAGETLİ


- BAĞFİİL değil/yerine/= ULAÇ


- RELATIVE ÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL AÇIKLIK


- RELATIVE ATOMMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ATOM KÜTLESİ


- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ


- BAĞIL HIZ ile/ve/||/<> BAKIŞIM/SİMETRİ


- İZÂFÎ EMSÂL, NİSBÎ EMSÂL[Osm.] / RELATIVE INDEX[İng.] / INDICE RELATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL İNDİS


- İZÂFÎ RUTÛBET[Osm.] / RELATIVE MOISTURE[İng.] / HUMIDITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL NEM


- NİSBÎ KESÂFET[Osm.] / RELATIVE DENSITY[İng.] / DENSITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL YOĞUNLUK


- BAĞIM ile BAĞINTI

( Bir şeyin ya da birinin gücü ve etkisi altında bulunma durumu. İLE Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )


- BAĞIMLAMAK ile BAĞIMLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞMAK ile BAĞIMSIZLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞTIRILMAK ile BAĞIMSIZLAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRABİLMEK ile BAĞIM ile BAĞIMLI/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK ile BAĞIMSIZCA ile BAĞIMSIZ BÖLÜM ile BAĞIMLI AKIM KAYNAĞI ile BAĞIMLI SIRALI CÜMLE ile BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ile BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE


- BAĞIMLI BİÇİMBİRİM -ile

( BOUND MORPHEME vs. FREE MORPHEME )


- BAĞIMLI OLAY ile/||/<> BAĞIMSIZ OLAY

( Bağımlı birbirini etkiler, bağımsız etkilemez )

( Formül: P(A|B)≠P(A) İLE P(A|B)=P(A) )


- BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK

( ADDICT vs. ADDICTED vs. ADDICTION )

( مبتلا کردن ile خو گرفتگي ile معتاد کردن ile معتاد ile افيوني ile ابتلاء ile ابتلا ile اعتياد ile آموختگي )

( MOBTELA KARDAN ile KHO GARAFTAGY ile MOTAD KARDAN ile MOTAD ile AFYVANY ile EBTELA ile EBTELA ile EATYAD ile AMUKHTGY )


- [ne yazık ki]
BAĞIMLI ile/değil TUTKUN


- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

( DEPENDENCE vs. TO INSIST )


- BAĞIMLILIK SÜRECİ VE SONUCU:
HASTAHANE ve/||/<>/> CEZAEVİ/KODES[Yun.] ve/||/<>/> MEZAR


- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK

( DEPENDENCE vs./and EXCESSIVENESS )


- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK

( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

( Do they depend on you, or you on them? )

( Herhangi bir şeye bağımlı değilim. Geçip giden gösteriyi, geçip giden gösteri olarak görüyorum.[Bazı/çoğu kişi ise nesnelere tutunup yapışıyor ve onlarla birlikte hareket ediyor.] )

( I am detached and see the passing show as a passing show, while you stick to things and move along with them. )

( DEPENDENCE vs. ATTACHMENT
ATTACHMENT instead of DEPENDENCE )


- BAĞIMLILIK = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]


- BAĞIMLI/LIK ile/ve/||/<>/> DÜŞKÜN/LÜK ile/ve/||/<>/> TAŞKIN/LIK


- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

( [not] DEPENDENCE vs.//but/>< NEED
NEED instead of DEPENDENCE )


- BAĞIMLILIK ile ÖZDEŞLİK

( İnsan değil mi, hem yapar, hem tapar! )

( DEPENDENCE vs. IDENTITY )


- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

( DEPENDENCE vs./and OBSESSION )


- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK


- BAĞIMLILIK ile/ve YERİNDEN OYNATILAMAZLIK

( DEPENDENCE vs./and NOT POSSIBLE TO MOVE UP )


- [ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME ile BAHANE BULMA ile YANSITMA


- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> AYRIK OLAYLAR

( Bağımsız olaylar birbirini etkilemezken İLE ayrık olaylar aynı anda gerçekleşemez )

( Formül: Bağımsız: P(A∩B) = P(A)·P(B)\nAyrık: P(A∩B) = 0 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) )


- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> BAĞIMLI OLAYLAR

( Bağımsız olaylar birbirini etkilemez İLE bağımlı olaylar etkiler )

( Formül: P(A∩B) = P(A)P(B) İLE P(A∩B) = P(A)P(B|A) )


- BAĞIMSIZLAŞMA ile/ve/||/<> WILLIAM/WILHELM TELL


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> AÇIK/LIK


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> RADİKAL BAĞIMSIZLIK


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TAM/LIK ile/ve/||/<> TUTARLI/LIK

( INDEPENDENT vs./and/||/<> COMPLETE vs./and/||/<> CONSISTANT )


- BAĞINI KESMEK ile/ve KENDİNE YÖNELMEK


- BAĞINTI ile BAĞINTICI/LIK ile BAĞINTILI/LIK


- BAĞINTI ile/||/<> BAĞLANTI


- BAĞINTI ve/||/<> ÖLÇÜT

( and CRITERION )


- ZUSAMMENHANG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞINTI


- BAĞINTILARDA:
YANSIMA ile BAKIŞIM(SİMETRİ) ile TERS BAKIŞIM ile GEÇİŞME

( xRx İLE xRy ise yRx İLE ... İLE xRy ^[ve] yRz ise xRz )


- BAĞINTILI/LIK ile/ve/||/<>/> ZORUNLU/LUK


- BAĞIRAN) AĞAÇ KURBAĞASI ile DÜLGER KURBAĞA ile GÜNEY AMERİKA CENNET KURBAĞASI ile PORTO RİKO MİNİK COQUI

( Köpek gibi havlar. İLE Sesleri iki marangozun çivilere farklı anlarda vururken çıkardığı sese benzer. İLE Domuz gibi hırıldar. [Bu türün yavru hali kurbağanın üç katı kadardır.] İLE Çıkardıkları en yüksek ses, yaklaşık 1 metreden 95 desibel olarak kaydedilmiştir. [Havalı bir matkabın çıkardığı sese ve insan ağrı eşiğine yakındır.] )

( ... İLE ... İLE Latince adını erişkinlerden üç kat büyük olan yavrulardan alır. İLE ... )

( HYLA GRATIOSA cum RANA VIRGAPITES cum PSEUDIS PARADOXICA cum ELEUTHERODACTYLUS COQUI )


- BAĞIRAN) AĞAÇ KURBAĞASI ile EKVADOR AĞAÇ KURBAĞASI ile YEŞİL AĞAÇ KURBAĞASI

( HYLA GRATIOSA cum EPIPEDOBATES TRICOLOR cum LITORIA CAERULEA )

( BARKING TREE FROG vs. PHANTASMAL POISON FROG vs. GREEN TREE FROG )


- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN

( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/ya da hizmet sunanlar. )

( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )

( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )


- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK

( ... ile VÂ-VEYLÂ[Çığlık, yaygara. | Eyvah, yazık! | Nâmık Kemâl'in şiiri.] )

( ... ile FİGAN[çoğ. EFGAN] )


- BAĞIRMA ile HAYKIRMA

( ... ile BÂNG )


- BAĞIRMA ile VURGU


- BAĞIRMAK ile ANIRMAK


- BAĞIRMAK ile/değil SESLENMEK


- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )


- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP

( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )


- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> APANDİS[Fr. < APPENDICE]

( )

( ... İLE/VE/||/<> Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü. )


- BAĞIRSAKLAR:
BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ değil SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ


- BAĞIŞ ile/||/<> İHSÂN ile/||/<> LÜTÛF ile/||/<> HİMMET ile/||/<> KEREM ile/||/<>
İNÂYET ile/||/<> İLTİFAT ile/||/<> ATÂ ile/||/<> ATIFET ile/||/<> HÎBE


- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK


- IMMUNOCHEMISTRY[İng.] / IMMUNOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK KİMYASI


- BAĞIŞIKLIK ile ANTİKOR

( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Bağışıklık düzeni tarafından üretilen ve yabancı nesnelere karşı savaşan proteinler. )


- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL


- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ

( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Gövdenin sayrılıklara karşı oluşturduğu özel tepkimeler. )


- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK

( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )


- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK


- BAĞIŞIKLIK/İMMÜN ile ÖZBAĞIŞIKLIK/OTOİMMÜN

( Gövdenin savunma düzenine ait olan terim. İLE Gövdenin kendi dokularına karşı savunma geliştirdiği durumlar. )


- BAĞIŞIKLIK/İMMUNİTE ile ALERJİ

( Gövdenin sayrılıklara karşı direnci. İLE Zararsız nesnelere karşı aşırı bağışıklık tepkisi. )


- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ


- BAĞLAMA -ile

( Telli Kur'ân-ı Kerîm. )


- BAĞLAMA OTURTMAK ile/değil/yerine BAĞLAMA ALMAK/SOKMAK


- BAĞLAMA SAPINDA:
KISA ile UZUN

( )


- BAĞLAMA ile/değil BAĞLAMA

( Yaygın olarak bilinen, belirli bir boy ve düzende olan. | Tezeneli sazların genel adı olarak.[Tar dışında!] İLE/DEĞİL Topluluklarda pek kullanılmayan, cura ile tambura saz arası boyda, daha çok solo icrada [eski halk ozanları] kullanılan. )


- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK


- BAĞLAMA ile YONGAR

( ... İLE Üç telli bağlama. )


- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA


- BAĞLAMAK ile BAĞLAYICI ile CİLTLEME ile BAĞLAYICI ile BAĞLAMA SÜRESİ

( BIND vs. BINDER vs. BINDERY vs. BINDING vs. BINDING TIME )

( مکلف کردن ile مقيد کردن ile جلد کردن ile صحافي کردن ile صحاف ile شيرازه ile جلدگر ile صحاف خانه ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile هنگام انقياد )

( MOKOLF KARDAN ile MOGHYD KARDAN ile JOLD KARDAN ile SAHAFY KARDAN ile SAHAF ile SHYRAZEH ile جلدگر ile SAHAF KHANEH ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile NPANGAM ENGHYAD )


- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )

( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )

( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )


- BAĞLAMA/LIK ile BAĞLAMACI/LIK ile BAĞLAMA HATTI


- BAĞLAMLARDA DÜŞÜNCE ve/||/<>/> BİLME-İNANMA ve/||/<>/> EYLEME-YAŞAMA


- BAĞLANMA ENERJİSİ İLE KÜTLE KUSURU ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ

( Çekirdek kararlılığının enerji açıklaması. )

( Formül: BE/A ≈ 8.8 MeV (Fe-56) )


- BAĞLANMA (İNKIYÂD)


- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ


- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK


- ZULEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI KABLOSU


- KNOTENPUNKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI NOKTASI TRANSİSTÖRÜ


- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI


- BAĞLARALTI DALYANI :

( Baltalimanı koyunda kurulan bir dalyan olup İstanbul'un en büyük ve en çok balık avlanan dalyanıdır. )


- BOUND ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI ELEKTRON


- GEBUNDENE ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI HÂL


- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK

( DEPEND vs. DEPEND ON vs. DEPENDABLE vs. DEPENDANCE vs. DEPENDANT vs. DEPENDENCE vs. DEPENDENT vs. DEPENDENT UPON vs. DEPENDING )

( بستگي داشتن ile وابسته بودن ile موکول بودن ile متکيبه ile توکل پذير ile عدم استقلال ile موکول ile اعتماد ile توکل ile بستگي ile وابستگي ile موقوف ile نان خور ile متعلق ile نامستقل ile منوط ile وابسته ile مشروط کردن ile متکي )

( BASTGY DASHTAN ile VABASTEH BODAN ile MOKOL BODAN ile متکيبه ile TOKL PAZYR ile ADAM ESTEGHALAL ile MOKOL ile ETEMAD ile TOKL ile BASTGY ile VABASTGY ile MOGHOOF ile NAN KHOR ile MOTALGH ile نامستقل ile MONOT ile VABASTEH ile MOSHRUT KARDAN ile MOTAKY )


- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK


- BOUND VECTOR[İng.] / VECTEUR LIÉ[Fr.] / GEBUNDENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI VEKTÖR


- BAĞLI ile/değil BAĞIMLI


- BAĞLI ile BAĞLI ile SINIRLAR ile SINIR ile SINIR KOŞULU ile SINIR DEĞERİ ile SINIRLI ile BAĞLI ile SINIRSIZ

( BOUND vs. BOUND BY vs. BOUNDARIES vs. BOUNDARY vs. BOUNDARY CONDITION vs. BOUNDARY VALUE vs. BOUNDED vs. BOUNDEN vs. BOUNDLESS )

( وظيفه دار ile متعهد ile ملتزم ile پاي بند ile ملزم ile مقيد ile پا بند ile وثاق ile پابست ile حدود ile ثغور ile حد ile شرط کراني ile ارزش کراني ile کران دار ile در اسارت ile بيکران ile بي حد ile نامتناهي )

( VAZYFAH DAR ile MOTEAD ile MOLTZAM ile PAY BAND ile MOLZAM ile MOGHYD ile PA BAND ile وثاق ile PABAST ile HADUD ile SAGHOR ile HAD ile SHORT KARANY ile ARZESH KARANY ile KARAN DAR ile DAR ASART ile BEYKARAN ile BEY HAD ile NAMETNAHY )


- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK


- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE) değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)


- BAĞSIZ/LIK ile/ve/<> BAHTSIZ/LIK


- BAHADIR[Fars. < BAHADUR] değil/yerine/= BATUR

( Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan ya da yiğitlik gösteren kişi. )


- BAHANE ile/değil/yerine AYRINTI


- BAHÂNE ile MAZERET

( PRETEXT vs. EXCUSE )


- BAHAR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHAR[Ar. çoğ. BAHARAT]

( [Kuzey yarımküre için] 21 Mart'ta, gündüz-gece eşitliğiyle başlayarak, 22 Haziran'da, gündönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, ilkyaz. | Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. | Gençlik çağı. İLE Yiyecek ve içeceklere, hoş koku ve tad vermek için kullanılan kurutulmuş ve öğütülmüş bitkiler. )

( BAHARİYE: Divan Edebiyatı'nda, bahar betimlemesi ile başlayan kaside. )

( BİBERİYE: Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, yaprakları hoş kokulu bir bitki. [Lat. ROSMARINUS OFFICINALIS] )


- BAHAR ile BAHARCI/LIK ile BAHARLI ile BAHAR DÖNEMİ ile BAHAR BAYRAMI ile BAHAR NEZLESİ


- BAHÂRÂT[Ar. < BAHÂR] ile BAHÂRET[Fars.]

( ... İLE Üstünlük, seçkinlik. )


- BAHARAT ile BARSAMA[Yun.]/MARSAMA

( ... İLE Hoş kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yabankekiğinin ortak adı. )


- BAHARAT ile/||/<> EFHÂ'[Ar. < FEHÂ]

( ... İLE/||/<> Soğan ya da yemeklere konulan nane, kekik gibi kuru otlar. )


- BAHARATLANDIRMAK ile BAHARAT ile BAHARATLI ile BAHARATÇI/LIK ile BAHARATSIZ


- BAHARATLI ile/ve/değil ACI

( ... ile/ve/değil TELH )


- BAHARİYE ile/||/<> CERÂYE ile/||/<> ARPALIK ile/||/<> DİRLİK ile/||/<> HAS ile/||/<> İLTİZAM ile/||/<> LEZEZ ile/||/<> ULÛFE

( Sultanların, Yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıtığı yazlık giysi ya da kumaş. İLE/||/<> Evkaf idaresi tarafından yoksullara dağıtılan yiyecek ve ödenek. İLE/||/<> Devlet görevlilerine maaşlarında ayrı olarak ya da emekliliklerinde verilen ek ödenek. İLE/||/<> Devlete ait bir hizmeti yapmakla görevlendirilen kişiye ücret anlamında ayrılan geçim kaynağına verilen ad. İLE/||/<> Osmanlı'da, toprak düzeninde geliri yüz bin akçaden fazla dirlik.[Sultana, hanedan üyelerine, vezir-i azama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi.] İLE/||/<> Devlete ait gelir kaynaklarının peşinen, "mültezim" adı verilen kişilere belirli bir süre bırakılması. İLE/||/<> Askerlerin aldığı üç aylık maaşın Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarına denk gelen dördüncü bölümü. İLE/||/<> Kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret. | Yeniçerilere verilen üç aylık ücret. )


- BAHARİYE ile/ve/||/<> ŞITAİYE

( Baharı anlatan şiirler. İLE/VE/||/<> Kışı anlatan şiirler. )


- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER

( GARDEN vs. GARDEN BALSAM vs. GARDEN CLARY vs. GARDEN PETUNIA vs. GARDEN SAGE vs. GARDEN WARBLER vs. GARDENER vs. GARDENING vs. GARDENS )

( جاليز ile غنا ile بستان ile بوستان ile باغ ile حديقه ile باغستان ile درخت کاري کردن ile باغباني کردن ile گل حنا ile مرموک ile گل اطلسي ile مريم گلي ile آلوچه خورک ile باغبان ile سبزيکاري ile باغباني ile بساتين ile رياض )

( JALYZ ile GHENA ile BASTAN ile BOSTAN ile BAGH ile حديقه ile BAGHASTAN ile DARKHT KARY KARDAN ile BAGHABANY KARDAN ile GOL HENA ile MARMOK ile GOL ATELSY ile MARYM GOLY ile ALUCHEH KHORK ile BAGHABAN ile SABZYKARY ile BAGHABANY ile بساتين ile رياض )


- BAHÇE değil/yerine/= DIŞRA/YEŞEREK


- BAHÇEKÖY CADDESİ :

( Çayırbaşı çarşı içinden başlar ve Bahçeköy Kemerine kadar giden uzun bir caddedir. Cadde Bahçeköy'e ulaştığından "Bahçeköy Caddesi" adını almıştır. )


- BAHÇEKÖY İLİM VE KÜLTÜR DERNEĞİ TALEBE YURDU :

( Bahçeköy'de İlim ve Kültür Derneğine ait Talebe Yurdu 1976'da açıldı. 1992'de büyütüldü. Yurt üniversite öğrencilerine hizmet vermektedir. )


- BAHÇEKÖY ÖĞRENCİ YURDU :

( Bahçeköy Öğrenci Yurdu eskiden Bahçeköy'deki İ.Ü. Orman Fakültesi Kampusu içinde iken, sonraları Hacı Osman Bayırı'ndaki İSKİ arıtma tesislerinin yanındaki yeni binasına taşındı. PTT Evleri Mahallesi sınırları içindedir ve Kredi Yurtlar Müdürlüğüne bağlıdır. )


- BAHÇEKÖY ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ :

( İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne bağlıdır ve Bahçeköy sınırları içinde bulunmaktadır. Belgrad Ormanları, bentler, av sahası, piknik yerleri, Atatürk Arberatumu bu müdürlüğe bağlıdır. )


- BAHÇE/LİK ile BAHÇECİ/LİK ile BAHÇELİ ile BAHÇESİZ/LİK ile BAHÇE KATI ile BAHÇELİKLİ ile BAHÇE KEKİĞİ ile BAHÇE MAKASI ile BAHÇE NANESİ ile BAHÇE DOMATESİ


- BAHÇIVAN/LIK ile BAHÇIVANLI ile BAHÇIVANSIZ/LIK ile BAHÇIVAN KEBABI ile BAHÇIVAN ÇORBASI


- BAHİS ile BAHİSÇİ/LİK ile BAHİS KONUSU ile BAHİS MEVZUSU


- BAHREYN:
2 ADA ile/ve/+/<> 31 ADA

( Bahreyn'in başkenti, Mename'nin yer aldığı Bahreyn Adası ve 8ona bir dalgakıranla bağlı olan küçük] Maharrak Adası. İLE/VE/+/<> Öteki 31 ada. )

( Bahreyn, 33 adadan oluşan bir aral(takımada) ülkesidir. )

( Bahreyn'in sözcük anlamı, "iki deniz ülkesi"dir. [Denizin içinde, tatlı su kaynakları olduğundan dolayı bu ad verilmiş.] )


- bahreyn[Ar.] ile Bahreyn[Ar.]

( İki deniz. [Basra Körfezi ile Hint Denizi. / Akdeniz ile Hint Denizi. / Karadeniz ile Hint Denizi.] | İki büyük esas, temel şey. İLE Basra Körfezi'nde yer alan bir ada ülkesi. )


- BAHREYN ile BAHREYNLİ

( BAHRAIN vs. BAHRAINIAN )

( بحرين ile بحريني )

( BAHARYNE ile بحريني )


- BAHREYN ve/<> KUR'ÂN-I KERÎM MÜZESİ

( Bahreyn'in başkenti Mename'de bulunan İslâm Merkezi'nde, Bait Al Quran[Kur'ân-ı Kerîm Müzesi] bulunmaktadır. [Başta Türkiye olmak üzere, dünyanın birçok ülkesinden getirilen ve çoğu el yazması olan Kur'ân'lar sergilenmektedir.][Gutenberg'in, matbaayı bulmasından sonra basılan ilk Kur'ân-ı Kerîm de bu müzede bulunmaktadır.] )


- BAHRİYE ÜÇOK PARKI :

( Zekeriyaköy'dedir. 1.035,00 m2'lik bir alan üzerindedir. 681,00 m2'lik yeşil alanı 98,30 m2'lik çocuk oyun alanı ve 88,00 m2'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- BAHRİYE ÜÇOK SAĞLIK VE KÜLTÜR MERKEZİ :

( Reşitpaşa Mahallesinden Bahriye Üçok adı verilerek açılan bu sağlık merkezinin bir süre sonra ismi değiştirilerek Sahva Vakfı Reşitpaşa Diyaliz ve Laboratuar Merkezi yapıldı (bkz. Sahva Vakfı). )


- BAHRİYE ile BAHRİYELİ/LİK ile BAHRİYE ÇİFTETELLİSİ


- BAHRİYE değil/yerine/= DENİZGÜCÜ


- BAHRİYELİLER ÇEŞMESİ :

( Yenimahalle, Pazarbaşı Karakütük Caddesi üzerinde ve deniz kenarındaki Dz. Astsb. Gazinosu bahçesindedir. Pınarı, bahçe içindeki çam ağaçları içinde ve kayalıklar arasından çıkar. Gazino Komutanı Kd. Astsb. Bşç. Ahmet Çatalbaş tarafından çeşme haline getirildi. Etrafı tuğla duvarla çevrildi. Ön tarafına büyük kemer yapılarak üstten koruma altına alındı. Tek musluğu var. Musluğun üzerindeki kitabesinde yapılış tarihi ile ilgili olmayan bir tuğra iliştirilmiş. Başka da bir yazı yok. Kendi kaynak suyu ile beslenmektedir. Askeri bölgede olduğu için halka açık değildir. )


- BAHŞİŞ VERMEK < NEREDE, NE KADAR BAHŞİŞ VERİLİR?


- BAHŞİŞ[Ar.] ile ARMAĞAN

( ATİYYE/RİFD[çoğ. ERFÂD/RUFÛD] ile HEDİYE )

( DÂD ile PÎŞ-KEŞ[Türkçe'de PEŞKEŞ şeklinde galat olarak kullanılmıştır.] )

( TIP vs. PRESENT )


- BAHTİYÂR ile/>< İHTİYÂR

( Bir söz ki, bir gönlü, bir ömür, bahtiyâr eder;
Bir söz ki, bir gönlü, bir günde, ihtiyâr eder. )


- BÂ-HUSÛS değil/yerine/= ÖZELLİKLE, EN ÇOK


- BAIRD TAPİRİ ile HİNT/MALAY TAPİRİ ile DAĞ TAPİRİ ile OVA/AMERİKA/BREZİLYA TAPİRİ

( TAPIRUS BAIRDII cum TAPIRUS INDICUS cum TAPIRUS PINCHAQUE cum TAPIRUS TERRESTRIS )


- BAK, HÜSEYİN (BORNOVA, 1984) :

( Sivasspor'dan orta saha elemanı olarak transfer edildi ve bir sezon (2018/2019) tescilli kaldı takımının 34 lig ve 1 Türkiye Kupası olmak üzere 34 resmi maçında oynadı ve lig maçlarında takımına 2 gol kazandırdı. Sezon sonunda serbest kaldı. Göztepe A.Ş., Rize Çaykur, Ünyespor, Altınordu A.Ş., Ank. Demirspor, Çubukspor Futbol A.Ş., Darıca Gençlerbirliği, Kastamonuspor, Diyarbakırspor, Sivas Belediyespor ve Sarıyer'de oynadı. )


- BAKABİLMEK ile BAKADURMAK ile BAKAM ile BAKAN/LIK ile BAKAÇ ile BAKAR KÖR/LÜK ile BAKANLAR KURULU


- BAKALITE[İng.] / BAKÉLITE[Fr.] / BAKELIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKALİT


- BAKALİT ile BAKALİTLİ


- BAKANAK ile TOYAK ile TOYNAK

( Geviş getiren hayvanların tırnağı. İLE At tırnağı. İLE At, eşek gibi tektırnaklı hayvanların tırnağı. )

( ... ile ... ile SÜNBÜK[çoğ. SENÂBİK], HÂFİR[çoğ. HAVÂFİR] )

( ... vs. ... vs. HOOF )


- BAKANAK/BAQANAQ(BAKAYAK/BAQAYAQ) ile BAKANLIG/BAQANLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çift toynaklı hayvanlarda, toynakların arasındaki boşluğa ya da toynakların iki yanına verilen ad.[Atların toynağının içini, ayak tabanının ortasında bulunan üçgen biçimindeki sert parçayı anlatmak için de kullanılır.] İLE Halkalı. )