Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(132/148)


- TESVİYE/Cİ/LİK değil/yerine/= DÜZLEME/Cİ/LİK


- TETABBU'[Ar. < TETABBUÂT] ile TETÂBU'[Ar. < TEBA | çoğ. TETÂBUÂT] ile TETEBBU'[< TEBA | çoğ. TETEBBUÂT]

( Tabiatlanma. İLE Aralıksız, birbiri ardından gelme. İLE Bir şeyi etraflıca tetkik etme, mahiyetini anlamaya çalışma, kapsamlı inceleme, bir şey hakkında geniş bilgi edinme. )


- TETÂBUK[Ar. < TIBK] değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ


- TETAHHUL[Ar.] ile TETAHHUR[< TEHÂRET, TUHR/TUHUR | çoğ. TETAHHURÂT]

( Dalak şişmesi. İLE Temizlenme. )


- TETANİ/TETANY[İng.] değil/yerine/= KASINIM


- TETANOZ ile/||/<> BOTULİZM

( Clostridium tetani bakterisinin neden olduğu, kas spazmları ile ilişkili bir bulaş. İLE/||/<> Clostridium botulinum bakterisinin neden olduğu, kas zayıflığı ve kötürümlük ile ilişkili bir bulaş. )


- TETANOZ ile/||/<> DİFTERİ

( Clostridium tetani bakterisinin neden olduğu, kas spazmları ile ilişkili bir bulaş. İLE/||/<> Corynebacterium diphtheriae bakterisinin neden olduğu, boğazda kalın bir zar oluşumu ile ilişkili bir bulaş. )


- TETANOZ/TETANOS[Fr.] değil/yerine/= KAZIKLI HUMMA

( İnsan ve hayvan gövdesine açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık. )


- TETAVVU' ile ...

( FARZ OLMAYAN İBÂDETTE BULUNMA )


- TETÂYÜR[< TAYERÂN] ile ...

( UÇMA, UÇUŞMA, UÇUŞUP DAĞILMA | MÂYİLERİN GAZ HÂLİNE GEÇMESİ )


- TETİK ile GÖZALTI ile GÖZALTI MERKEZİ

( DETENT vs. DETENTION vs. DETENTION CENTER )

( شيطانک ile بازداشت ile بازداشتگاه )

( شيطانک ile BAZDASHT ile BAZDASHTGAH )


- TETİKLEMEK ile TETİKLEŞMEK ile TETİKLEYEBİLMEK ile TETİK/LİK ile TETİKLİ ile TETİKÇİ/LİK


- TETİKLE(N)ME ile/ve DÖNÜŞÜM


- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ


- TETRAGONALES KRISTALLSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAGONAL KRİSTAL SİSTEMİ


- TETRAHEDRAL SYMMETRY[İng.] / TETRAEDERSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAHEDRAL SİMETRİ


- TETRALOJİ/TETRALOGY[İng.] değil/yerine/= DÖRTLÜK | DÖRTLEME


- TETRAMER[İng.] / TÉTRAMÈRE[Fr.] / TETRAMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TETRAMER


- TETRODE TUBE[İng.] / TUBE TÉTRODE[Fr.] / TETRODE-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TETROT LAMBA


- TETRODE THYRATRON[İng.] / THYRATRON TÉTRODE[Fr.] / TETRODENTHYRATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TETROT TİRATRON


- TETRODE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR TÉTRODE[Fr.] / TETRODENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TETROT TRANSİSTOR


- TETRODE[İng.] / TÉTRODE[Fr.] / TETRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TETROT


- TEVÂBİL[< TÂBEL/TÂBİL] ile ...

( Yemeklere konulan, nane, biber, tarçın, karanfil gibi baharatlar. )


- TEVÂCÜD[< VECD] ile ...

( KENDİNE VECİD DÂVET ETME, VECD İÇİNDE OLABİLMEK İÇİN GAYRET SARFETME, VECDİ TALEP ETMEK )


- TEVÂCÜD ile/ve/sonra/||/<>/> TEVECCÜD[< VECD]

( | Kendine vecid dâvet etme, vecd içinde olabilmek için gayret sarfetme, vecdi talep etmek. İLE/VE/SONRA/||/<>/> Vecde gelme, hallenme, coşma. | Kendinden geçerek ilâhi aşka dalma. | Aşırı heyecan. | Kederlenme. )


- TEVAFFUK[Ar. < VEFK] ile TEVÂFUK[Ar. < VEFK | çoğ. TEVÂFUKÂT]

( Başarma, muvaffak olma. İLE Uyma, uygun gelme. )


- TEVÂFUK ile TEVÂRÜS


- TEVAHHUŞ[Ar.] değil/yerine/= ÜRKME, ÜRKÜNTÜ


- TEVAHHUŞ değil/yerine/= ÜRKÜNTÜ


- TEVAKKİ[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, KORUNMA, ÇEKİNME


- TEVÂLÜD[Ar. < VELED] ile TEVÂRÜD[Ar. < VÜRÛD]

( Doğma, doğurma. İLE Arka arkaya gelme, her yandan gelip birikme. | İki şairin, birbirinden habersiz olarak aynı dize[mısrâ] ya da iki dize[beyit] söylemesi/yazması. )


- TEVAR/TORASİK ENDOVASKÜLER AORT ANEVRİZMA TAMİRİ THORACİC ENDOVASCULAR ANEURYSM REPAIR[İng.] değil/yerine/= DAMARİÇİ GÖĞÜS ANA ATARDAMAR BALONCUK ONARIMI


- TEVÂRÎ[Ar. < VERÂ] ile TEVÂRÎH[Ar. < TÂRİH]

( Bir şeyin arkasına saklanıp görünmez olma, gizlenme. İLE Tarihler. )


- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]

( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )


- TEVÂTÜR:
UYDURMA SÖZ değil GÜVENİLİR KİŞİLERDEN GELEN BİLGİ/HABER


- TEVÂTÜR ile RİVÂYET


- TEVÂTÜR ile ŞÂYİA

( ... İLE Yayılmış haber, yaygın olan, söylenti. )


- TEVÂTÜR ve/< TEBLİĞ

( Herşeyin senedi olması gerekmez. Tebliğ ve tevâtür de yeterlidir/geçerlidir. )


- TEVÂZÛ ("ETME[ME]K") ile/değil TENEZZÜL (ETME[ME]K)

( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. )


- TEVÂZÛ ile/değil/< TEFÂHÜR[< FAHR)


- TEVÂZU'[Ar. < VAZ | çoğ. TEVÂZUÂT] ile TEVAZZU'[Ar.] ile TEVAZZUH/TAVAZZUH[Ar. < VUZÛH | çoğ. TETEBBUÂT]

( Alçakgönüllülük (gösterme). İLE Konulma, konuluş. İLE Açıklanma, açıklığa kavuşma, aydınlanma. )


- TEVÂZÜN[< VEZN] değil/yerine/= TARTIDA BİR OLMA, DENK OLMA, DENGEDE BULUNMA


- TEVBÎH ile TEKDÎR ile MUÂHEZE[< AHZ | çoğ. MUÂHEZÂT]

( Azarlama, paylama. | Memurlara uygulanan bir disiplin cezası. İLE Bulandırma. | Kederlendirme. | Azarlama. | Öğrenciye verilen ve siciline işlenen bir cezâ. İLE Azarlama, paylama, çıkışma, darılma. | Tenkîd. )

( ... İLE Tevbîhten daha ağırdır. )

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )


- TEVCÎH[< VECH] değil/yerine/= ÇEVİRME, YÖNELTME, DÖNDÜRME | SÖZ ATMA, BAKMA | ANLAM VERME, YORUMLAMA | RÜTBE, MEVKİ VERME


- TEVCÎH[Ar. < VECH] ile/ve/||/<> TEVDÎ[Ar. < VED]

( Çevirme, yöneltme, döndürme, söz atma, bakma, anlam verme, yorumlama, rütbe/mevki verme. İLE Bırakma, emânet etme, vedâlaşma. )


- TEVDÎ[Ar. < VED] değil/yerine/= BIRAKMA, EMÂNET ETME | VEDÂLAŞMA[Ar.]


- TEVECCÜH[< VECH] değil/yerine/= ÇEVRİLME, YÖNELME, DOĞRULMA | BİR YERE DOĞRU HAREKET ETME | GÜLERYÜZ GÖSTERME, YAKINLIK DUYMA | HOŞLANMA, SEVGİ | NASİP VE MÜYESSER OLMA


- TEVELLÂ[< VELY] ile/ve TEBERRÂ[< BERÂ]

( Yanaşma, yakınlaşma, bağlılık. İLE/VE Uzaklaşma. )


- TEVELLÂ/TEVELLÎ[< VELY] değil/yerine/= BİRİNE YANAŞMA | BİRİNİ DOST TUTMA | İYİ AHLÂK | EHL-İ BEYT'İ, HZ. ALİ'Yİ SEVME, ONLARDAN MEDET VE ŞEFÂAT İSTEME, KENDİLERİNE OLAN YAKINLIK, BAĞLILIK


- TEVELLU'[Ar.] ile TEVELLÜH[Ar. < VELEH | çoğ. TEVELLÜHÂT]

( Sevme, aşk ve ilginin oluşması. İLE Şaşakalma. )


- TEVELLÜT[Ar. < VİLÂDET] değil/yerine/= DOĞMA | DOĞUM (ZAMANI)


- TEVESSÜ ile TEVESSÜL


- TEVESSÜ[Ar. < VÜSET] ile TEVESSÜL[Ar. < VESÎLE]

( Genişleme, yayılma. İLE Sarılma. | İnanma. | Neden gösterme. | Başvurma, girişme. )


- TEVEŞÜ ile TEVEŞÜL


- TEVETTÜR[Ar. < VETR/VİTRET] değil/yerine/= GERİLME, GERGİN DURUMA GERME | GERİLİM


- TEVFİK FİKRET ile/ve/||/<>/> ATATÜRK

( Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr-ü-bâl
Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim,
İnhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma;
Fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür bir şâirim.

(Kimseden bir yarar ummam ben, dilenmem kol kanat.
Kendi boşluk, kendi gökkubbemde kendim gezginim.
Bir eğik baş, bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
Fikri hür, irfânı hür, vicdanı hür bir şairim.)

Tevfik Fikret )

( )


- TEVFİKAT:
TAM ile/ve/değil/yerine/<> KISMÎ

( Ayrıntılarını okumak için burayı tıklayınız... )


- TEVHİD:
EYLEMDE ve ÖLÜMDE


- TEVHÎD[< VAHDET] ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV]

( Klasik Türk dînî şiir müziğinde bir biçim. Güftesinin konusu Allah'ın birliğidir. Allah'ın tevhîd ve azameti hakkındadır. İLE/VE/<> Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu manzûme. Divan Edebiyatı'nda, Tanrı'yı öven koşuk türü ya da koşuğun bir bölümü. )


- TEVHÎD değil/yerine/= BİREŞİM

( Ayrımları/nı gösteren birlik. )

( BİR KILMA, BİR ETME, BİRLEŞTİRME | BİR SAYMA, BİR OLARAK BAKMA, BİRLİĞİNE İNANMA | ALLAH'IN BİRLİĞİNE İNANMA | "LÂİLÂHE-İLL-ALLAH"(KELİME-İ TEVHİD) SÖZÜNÜ TEKRARLAMA )


- TEVHİD ve/<> İLİM ve/<> TERBİYE ve/<> EDEB


- TEVHÎD ile/ve/<> İTTİHÂD


- TEVHİD ve SÜKÛNET

( Tevhîd, sükûnettir. )


- TEVHîD ve/||/<> TAKVÂ ve/||/<> TEZKİYE


- TEVHİD-İ EF'AL ve TEVHİD-İ SIFAT ve TEVHİD-İ ZÂT

( FİİLLERİN BİRLİĞİ ve NİTELİKLERİN, BİLGİNİN BİRLİĞİ ve KENDİNİ DIŞLAŞTIRABİLME OLANAKLILIKLARI )

( İLKELERİ: HAYR ve DOĞRULUK/SIDDIKİYET ve GÜZELLİK/CEMÂL )

( A ve S ve K )

( AYN ve SİN ve KAF )

( KİŞİ )

( 3 NOKTA, ŞIN )

( HARF-İ MUKEDDÂ )


- TEVHİD-İ TEDRİSAT değil/yerine/= ÖĞRETİM BİRLİĞİ


- TEV'ÎD[Ar. çoğ. TEV'ÎDÂT] ile TEHDÎD[HÜDÛD | çoğ. TEHDÎDÂT]

( Sözle korkutma. İLE Birinin gözünü korkutma, göz dağı verme. )


- TE'VÎLEN[Ar. < MEÂL] ile TE'VÎLÎ[Ar. < MEÂL]

( Te'vîl ederek, sözü çevirerek. İLE Te'vîl ile ilgili. )


- TEVKİ ile TEVKİF ile TEVKİL ile TEVKİCİ


- TEVKİCİ[Ar.] değil/yerine/= NİŞANCI


- TEVKİÎ ile/||/<> SÜLÜS ile/||/<> RİK\'A ile/||/<> KÛFÎ ile/||/<> NESİH ile/||/<> MURAKKA ile/||/<> MÜSELSEL ile/||/<> DİVANÎ

( Sözcüklerin arası birleştirilerek yazılan bir yazı biçimi.[Resmî yazışmalarda kullanılan bir yazı çeşidiydi.][Sülüse benzeyen daha yumuşak hatlı ve hareketli büyük boy yazılar.] İLE/||/<> Yuvarlak karakterli, daha çok kitabelerde kullanılan, kitaplarda ise başlıklara mahsus büyük boy bir yazı üslûbu. İLE/||/<> Türklerin ortaya çıkardığı bir yazı çeşidi. "Mim"lerin gözü kapanmış, "Sin" ve benzeri harflerin dişleri kalkmış, noktalar çizgilere dönüşmüştür. Daha çok el yazısında kullanılır. İLE/||/<> Arap harflerinin düz ve köşeli olarak kullanılmasıyla oluşmuş erken dönem İslâm yazı türü ve bundan geliştirilmiş bir yazı türü. İLE/||/<> Metinlerin kopya edilerek çoğaltılmasında kullanılan yuvarlak karakterli bir yazı üslûbu. İLE/||/<> İstenilen kalınlığı sağlayacak kadar kâğıdın birinin suyunu ötekinin aksi yöne gelecek biçimde kola ile yapıştırılmasıyla elde edilen mukavvadan yapılan albüm. Üzerine hatların ayrı ayrı kâğıtlara yazılarak hatlar, minyatürler, varaklar v.s. yapıştırılır. İLE/||/<> Tüm yazaçları/harfleri ve sözcükleri birbirine bitişik olarak yazılan bir yazı biçimi. İLE/||/<> Türklere özgü hareketli ve girişik bir yazı üslûbudur. Harfler ve sözcükler, birbirine kaynaşmıştır. )


- TEVRİYE'DE:
YALIN[MÜCERRET] ile/<> TERBİYE EDİLMİŞ[MÜREŞŞAH] ile/<> AÇIKLANMIŞ[MÜBEYYEN] ile/<> HAZIRLANMIŞ[MÜHEYYÎ] ile/<> ÎHÂM-I KABÎH

( [beyitte] Sözcüğün, uzak anlamıyla kullanıldığını gösterir bir ipucu bulunmayan. İLE/<> Sözcüğün, yakın anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Sözcüğün, uzak anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Tevriyeye konu olan sözcüğün, başka sözler yardımıyla anlaşılması. İLE Sözcük, müstehcen bir anlam içeriyorsa. )


- TEVZÎ'[< VEZ |çoğ. TEVZÎÂT] ile TEVZÎÎ[Ar.]

( Dağıtma/dağıtılma. | Herkese payını dağıtma, üleştirme. İLE Dağıtma, üleştirme ile ilgili. )


- TEYAKKUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK


- TEYELLEMEK ile TEYELLENMEK ile TEYEL ile TEYELLİ ile TEYEL İPLİĞİ


- TEYİT MEKTUBU değil/yerine/= GEÇERLETKE


- SAV/TEZ ile/ve/||/<>/> | ÖNSAV/HİPOTEZ ile/ve/||/<>/> KARŞISAV/ANTİTEZ | ile/ve/||/<>/> BİREŞİM/SENTEZ

( Sav. İLE/VE/||/<>/> | Varsayım[ispatta geçici olarak kabul edilen doğrular][faraziye]. İLE/<> Karşı Sav. | İLE/VE/||/<>/> Bireşim. )


- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE


- TEZ ile TEZLER ile REDDETMEK ile KÖTÜLÜK

( DISSERTATION vs. DISSERTATIONS vs. DISSERVE vs. DISSERVICE )

( رساله ile تز ile پايان نامه ile رسائل ile بدخدمت کردن ile بدخدمتي )

( RESALEH ile TEZ ile PAYAN NAMEH ile رسائل ile BADKHODAMAT KARDAN ile بدخدمتي )


- TEZÂD ile TENÂKUZ

( KARŞIT ile ÇELİŞİK/ÇELİŞKİ )

( ÇELİŞKİ/TENAKUZ: Hem nitelik, hem nicelik. )


- TEZAHÜR[< ZUHÛR] ile ...

( MEYDANA ÇIKMA, BELİRME, GÖRÜNME | BELİRTİ | BİRBİRİNE YARDIM ETME [İng. TO APPEAR] )


- TEZÂHÜR[Ar.] ile/<> TEBÂRÜZ[Ar.]


- TEZAHÜR ile/ve/||/<>/> TESİR


- TEZAHÜRAT ile NEŞELEN ile NEŞELİ ile NEŞELİ GÜN ile NEŞE ile ŞEREFE

( CHEER vs. CHEER UP vs. CHEERFUL vs. CHEERFUL DAY vs. CHEERFULNESS vs. CHEERS )

( فريادوهلهله آفرين ile دلخوشي دادن ile هلهله کردن ile ابرو گشادن ile دلباز ile دل زنده ile شنگول ile خرم ile متبسم ile خوش روي ile بشاش ile سرحال ile خوشدل ile انبساطي ile گشاده رو ile روز خرم ile شنگولي ile بهجت ile بشاشت ile شنگي ile انبساط ile خوشدلي ile بسلامتي ile هلهله )

( فريادوهلهله آفرين ile DELKHOSHY DADAN ile NPALELLEH KARDAN ile EBRO GOSHADAN ile DELBAZ ile DEL ZANDEH ile SHANGOL ile KHRAM ile MOTBASM ile KHOSH ROY ile BESHASH ile SARHAL ile KHOSHODEL ile ANBASATY ile GOSHADEH RO ile RUZ KHRAM ile SHANGOLY ile BACPEHJAT ile بشاشت ile SHANGY ile ANBASAT ile KHOSHODELY ile BASLAMETY ile NPALELLEH )


- TEZAT ile TEZATLI


- TEZÂYÛF/CONNOTER[Fr.] ile BİRBİRİNİ AYNI ANDA GEREKTİREN

( Birbirini aynı anda gerektiren. )


- TEZAYÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ARTMA


- TEZCAN, İLHAN (ZEKERİYAKÖY/SARIYER, 1936) :

( Eğitimci. İlkokulu Zekeriyaköy'de okudu. Eğitimine Köy Enstitüsünde okuyarak devam etti. Önce Kepirtepe, sonraları değişik nedenlerle Arife ve Düziçi Köy Enstitülerinde eğitimine devam etti ve öğretmen olarak meslek hayatına atıldı. Siirt Meleton Nahiyesi, İstanbul Rumelifener'i, Maden, Büyükdere Mehmet İpgin İlköğretim okullarında öğretmen olarak görev yaptı. 1977 - 1982 yılları arasında Sarıyer İlçesi İlköğretim Müdürü olarak görev yaptı. 1982 yılında Sarıyer Kaymakamlığına vekâleten baktı ve aynı yıl içinde emekli oldu. )


- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR


- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH] ile ISDAR/ISTAR

( Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. | Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa ya da büfe. | Üzerinde genellikle el ya da küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. | Tersane. | Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. İLE Halı, kilim dokunan tezgâh. )


- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR


- TEZKERE ile TEZKERECİ/LİK


- TEZKERE değil/yerine/= TÜMERLİK


- TEZKİYE[< ZEKÂT] ile ...

( TEMİZ ETME (KUSURDAN), TEMİZE ÇIKARMA, AKLAMA, ARINMA | SORUŞTURARAK BİRİNİN İYİ HALLİ OLDUĞUNU MEYDANA ÇIKARMA )


- TEZYİN ile TEZYİNİ ile TEZYİNİ SANAT


- TF-IDF/TERM FREQUENCY-İNVERSE DOCUMENT FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= TERİM SIKLIĞI – TERS BELGE SIKLIĞI


- TF/TERM FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= TERİM SIKLIĞI


- TG İLE TM İLE TC İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI

( Kritik termal geçiş noktaları. )

( Formül: Tg ~ 0.67 Tm (K) )


- TG İLE TM İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI

( Polimerlerin kritik sıcaklıkları. )

( Formül: Tg < Tm < Td )


- THE FREEDOM vs./and CAPTIVITY OF THE FREEDOM


- [not] THE LOVE/HATE OF HISTORY vs. INFORMATION/KNOWLEDGE OF HISTORY


- THE THING, IF HAPPENS, WOULD NOT BE A PROBLEM vs. THE THING, WHICH WOULD BE BETTER IF NOT HAPPENS


- THE :/yerine (BELİRLİ ARTİKEL)


- THEATER :/yerine TİYATRO


- THEIR :/yerine ONLARIN


- THEORIA ile TEMÂŞÂ

( Şey'i sürecin dışına çıkarmak. İLE Şey'i sürecin içinde görmek. )

( İdrakle bütüne bakmak. )

( Vicdanla/Zihinle bütüne bakmak. )

( İhsas/duygu. İLE İdrak. )

( Metafizik. İLE "Mistik." )

( Holistic. vs. Universal. )


- THEOTOKOS/PANAGİA MANASTIRI :

( Rumelikavağı'nın Mavramolos (Karataş) mevkiinde Hıristiyanlık döneminde Meryem Anaya sunulan Theotokos (Panagia) manastırı yapıldı. Burada Meryem Ana Kilisesinin günü olan 15 Ağustosta büyük panayır kurulurdu. Zamanla kilise yıkıldı. 1617'de iki hücrelik kısmı kaldı. Manastır ve kilise 1690'da yeniden yaptırıldı ise de Osmanlı yönetiminden izin alınmadan yaptırıldıkları için Damat Şehit Ali Paşa tarafından yıktırıldılar. )


- THERAPY :/yerine TERAPİ


- THEREFORE :/yerine BU NEDENLE


- THERMOPLASTİC İLE THERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI

( Temel polimer malzeme türleri. )

( Formül: Tg < T < Tm )


- THESAURUS[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLILAR SÖZLÜĞÜ, KAVRAM DİZİNİ


- THÉVENIN THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE THÉVENIN[Fr.] / THÉVENIN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= THÉVENİN KURAMI/TEOREMİ


- THINKING :/yerine DÜŞÜNME


- BASIC SLAG[İng.] / SCOIRE BASIQUE, SCORIE THOMAS[Fr.] / THOMASCHEL, BASISCHE SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMAS CÜRUFU


- THOMSON'S ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ATOM MODELİ


- THOMSON EFFECT[İng.] / EFFET THOMSON[Fr.] / THOMSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ETKİSİ


- THOMSON FORMULA[İng.] / FORMULE DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON FORMÜLÜ


- THOMSON VOLTAGE[İng.] / TENSION DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON GERİLİMİ


- THOMSON SCATTERING[İng.] / DISPERSION DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON SAÇILMASI


- THOUGHT vs. ATTENTION


- THOUGHT vs. BELIEF


- THOUGHT ECHO/ÉCHO DE LA PENSÉE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE YANKILANMASI


- THOUGHT vs. EMOTION


- THOUGHT :/yerine DÜŞÜNCE


- THOUGHT/TO THINK WITHOUT ACTION vs. THOUGHT/TO THINK IN ACTION

( THOUGHT/TO THINK IN ACTION instead of THOUGHT/TO THINK WITHOUT ACTION )


- THROUGH :/yerine İÇİNDEN, BOYUNCA


- THROUGHOUT :/yerine BOYUNCA


- THUS :/yerine BÖYLECE


- Tİ ile Tİ BORUSU ile Tİ İŞARETİ


- TIA/TRANSIENT İSCHEMIC ATTACK TRANSIENT[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK ATAK, GEÇİCİ YETERSİZ KANLANMA ATAĞI


- TIBBİ İLÜSTRASYON/MEDICAL ILLUSTRATION[İng.] değil/yerine/= TIBBİ GÖRSELLEME


- TIBBİ/MEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIP İLİŞKİLİ


- TIBBİYE ile TIBBİYELİ/LİK


- TİBET BUDİZMİ'NDE:
KASİD ile/ve SAGYA ile/ve NINGMA ile/ve GELUGBA

( Beyaz Nilüfer Grubu. İLE/VE Çiçek Grubu. İLE/VE Kırmızı Grubu. İLE/VE Sarı Grubu. )


- TİBET MANDALASI ile/ve/||/<> HİNT MANDALASI

( )


- TİBETLİ ile TİBETÇE ile TİBET ÖKÜZÜ ile TİBET SIĞIRI


- TIC/MEDICAL MONİTORING DEVICE[İng.] değil/yerine/= TIBBİ İZLEME AYGITLARI


- TİCARET, BİLİM VS. ile SANAT ve FELSEFE

( Ortalama akıl, yeterlidir. İLE Ortalama akıl, yetmez. )


- TİCARET:
T ile/ve/||/<> İ ile/ve/||/<> C ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> R ile/ve/||/<> E ile/ve/||/<> T

( Tecrübe/deneyim. İLE/VE/||/<> İtibar/saygınlık. İLE/VE/||/<> Cesaret. İLE/VE/||/<> Risk. İLE/VE/||/<> Emek. İLE/VE/||/<> Tedbir. )


- TİCARET ile/ve BİLGİ


- TİCARET ve/= HİDÂYET


- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK


- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK

( COMMERCE vs. COMMERCIAL vs. COMMERCIAL FIRM vs. COMMERCIALIZE )

( تجارت ile بازرگاني ile تجارتي ile تجارتخانه ile تجارتي کردن )

( TAJART ile BAZORGANY ile تجارتي ile TAJARTAKHANEH ile TAJARTY KARDAN )


- TİCARET ile/ve/||/<> TASAVVUF


- TİCARET ile TİCARET ODASI ile TİCARET FİLOSU ile TİCARET GEMİSİ ile TİCARET LİMANI ile TİCARET SİCİLİ ile TİCARET ATAŞESİ ile TİCARET BORSASI ile TİCARET MERKEZİ ile TİCARET İŞLETMESİ ile TİCARET MAHKEMESİ ile TİCARET COĞRAFYASI


- TİCARET ile/ve/||/<> TÜZE


- TİCARETTE:
PARA ARTIRMAK değil/yerine ÜRÜN ARTIRMAK


- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM


- TİG/DİAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER


- TİK/TIC[İng./Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE/SEĞİRTİ


- TIKAÇLAMAK ile TIKAÇLANMAK ile TIKAÇ ile TIKAÇLI ile TIKAÇSIZ


- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA


- [ne yazık ki]
TIKANIKLIK ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ


- TIKANMA ile/ve/||/<> ENGELLENME


- TİKEL/LER ile/ve/||/<> NİTELİK/LER ile/ve/||/<> İLİŞKİ/LER


- TIKILIP KALMAK ile SIKIŞMAK


- TIKINMA! | IKINMA! | SIKILMA!


- TIKINMAK ve/> IKINMAK

( Tıkınırsanız, ıkınırsınız. )


- TIKINMA/K ile/değil/yerine YEME/K

( Eline geçen yiyeceği oburca yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE Yemek yemek. )


- TIKIR TIKIR (İŞLEMEK)

( İşler yolunda gittiğinde. )


- TIKMAK ile/ve/||/<>/> TIKAMAK


- TİKSİNMEK ile TİKSİNİLMEK ile TİKSİNDİRMEK ile TİKSİNÇ


- TİLÂVET ile/ve/||/<>/> KIRAAT ile/ve/||/<>/> TERTİL ile/ve/||/<>/> MAKAM

( [Kur'ân-ı Kerîm'i, ...] Dil ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Akıl ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Gönül ile okumak. İLE/VE/||/<>/> ... )


- TİLKİ ile BOZTİLKİ, ÇÖL TİLKİSİ, KIRTİLKİ, KUMTİLKİSİ


- TİLKİ ile KUTUP TİLKİSİ


- TİLKİ ile MELANİSTİK TİLKİ

( )


- TİLKİ ile TİBET TİLKİSİ


- CHARMED QUARK[İng.] / QUARK CHARMÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TILSIMLI KUARK


- TİMÂR:
TEZKERELİ ile TEZKERESİZ


- TIMARHANE/LİK ile TIMARHANE KAÇKINI


- TIMARLAMAK ile TIMAR ile TIMARCI/LIK ile TIMARLI


- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL

( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )

( Formül: Temporal periodicity )


- TIME vs. HISTORY


- TIMESTAMP[İng.] değil/yerine/= ZAMAN DAMGASI


- THYMINE[İng.] / THYMIN, THYMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİMİN


- TİMSAH GÖZYAŞI ile/değil/yerine/>< GÖZYAŞI


- TİMSAH ile/ve GAVYAL/HİNT GAVYALİ

( )


- TİMSAH ile GÖZLÜKLÜ, KAYMAN TİMSAHI


- TİMSAH ile NİL TİMSAHI


- TİMSAH ile TİMSAH GÖZYAŞLARI ile TİMSAH BENZERİ

( CROCODILE vs. CROCODILE TEARS vs. CROCODILE-LIKE )

( مگرمج ile سوسمار ile تمساح ile پوست سوسمار ile اشک دروغي ile سوسماروار )

( MAGARMAJ ile SOSMAR ile TAMSAH ile POOST SOSMAR ile ESHK DROGHY ile SOSMARVAR )


- TİMSAH ile TUZLU SU TİMSAHI

( ... İLE 7 m. uzunluğunda ve 1 ton ağırlığındadır. )

( ... İLE Hem tatlı sularda, hem de deniz sularında yaşarlar. )

( ... İLE 15 dk.'ya kadar su altında, havasız kalabilmektedir. )

( ... İLE Avustralya'da, Mangrow ormanlarında yaşarlar. )


- TİMSAH'IN:
ILIK YUMURTASI ile/ve SOĞUK YUMURTASI

( Eril timsah. İLE Dişil timsah. )


- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ


- TİMURCUOĞLU, NAİL U. (TRABZON, 1970) :

( Kartal S.K. den transfer edildi ve 5 sezon (1997 - 2002) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 136 lig, 5 kupa, 2 turnuva olmak üzere 143 resmi ve 48 özel maçla birlikte toplam olarak 191 maçta oynadı. Lig maçlarında 65, kupa maçlarında 1, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 19 olmak üzere toplam olarak takımına 86 gol kazandırdı. )


- TİMÜS[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK

( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )


- TİN TİN (GİTMEK/YÜRÜMEK)

( Sessiz, patırtısız bir biçimde. )


- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]


- TİNDALİZASYON/TYNDALLIZATION[İng.] değil/yerine/= AŞAMALI MİKROPSUZLAŞTIRMA


- TİNDEN DOĞMA ve/||/<> YENİDEN DOĞMA


- TİNDEN DOĞMUŞ OLAN ile/ve/||/<>/> YENİDEN DOĞMUŞ OLAN


- TİNER[İng. < THINNER] değil/yerine/= İNCELTİCİ


- TINGIR ile TINGIR MINGIR ile TINGIR TINGIR ile TINGIRI YOLUNDA


- TINGIR ile TINGIRTI ile TINI ile TINLAMA

( Metal bir nesnenin sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkardığı ses. | Parasız, züğürt. | Boş. | Para. İLE Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı. İLE Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği. | Bir nesnenin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir nesnenin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet. | Söyleniş biçimi, vurgusu. İLE "Tın" sesinin biraz sürüp gitmesi, çınlaması. )


- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK değil SEVEREK


- TEINTURE[Fr.] ile/değil/yerine/= TİNKTÜR


- TINLAMA ile TINLAMALI


- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE


- TINMAZ, HÜSEYİN (1942) :

( Rumelikavaklı işadamı. Rumelikavak Spor Kulübü Üyesidir. Bu kulüpte uzun süre Yönetici ve bir dönem de Başkan olarak görev yaptı. Rumelikavak Güzelleştirme Derneği ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. )


- TİNNÎN ile EJDERHA


- TİNNİTUS ile/||/<> MENİERE

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> İç kulakta sıvı birikimi ile baş dönmesi ve duyma kaybı. )


- TİNNİTUS ile/||/<> VERTİGO

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> Baş dönmesi ve dengesizlik. )


- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN


- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN

( SPIRITUAL FIELD vs. AESTHETIC FIELD )


- TYPE I BIAS[İng.] değil/yerine/= BİRINCİ TÜR YANLILIK


- TIP/TABABET değil/yerine/= SAĞ/SAĞBİLGİ


- TIP TARİHİNDEKİ DÖNEMLER:
GİZEMCİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AKILCI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLİKÇİ


- TIP = MEDICINE[İng.] = MÉDECINE[Fr.] = ARZNEI[Alm.] = MEDICINA[İt., İsp.]


- TIP TIP = KÜÇÜK VE HAFİF BİÇİMDE


- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK

( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )

( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )


- TIP ile/||/<> ANATOMİ

( Kulliyyat fi-Tibb, tıp ansiklopedisi )

( İbn Rüşd (Averroes) tarafından 1162 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1126-1198) (Ülke: Endülüs) (Önemli katkıları: Aristoteles yorumları, felsefe ve tıp çalışmaları) )


- TIP ile/||/<> FELSEFE

( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım )

( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) )


- TİP[Fr./İng. < TYPE] ile TİPLEME

( Öykü, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî yapıtlarda kişi kadrosu içinde yer alan ve belirli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. | Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki kişileri gösteren oyun kişisi. İLE Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak. )


- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA


- TIPATIP (BENZEMEK)


- TİPİK/TYPICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN


- TIPKISI ile TIPKISI TIPKISINA


- TİPOGRAFYA/TİPOGRAFİ[Fr.] değil/yerine/= BASKI YÖNTEMİ | BASIM

( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi. | Basım. )


- TIPTA:
GENEL CERRAHİ ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI


- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ


- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


- THYRATRON INVERTER[İng.] ile/değil/yerine/= TİRATRON EVİRİCİ


- TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] değil/yerine/= BURGU

( Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. | Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir araç. | Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici araç. | Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. )


- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK


- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)


- TIRMÎZÎ ile/ve/değil TİLMÎZİ[Ar. | çoğ. TELÂMÎZ/E]

( ... İLE/VE/DEĞİL Öğrencisi/talebesi. | Çırağı. )


- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ


- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK


- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI


- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK


- TIRTIL, KEDİCİK, AMENTUM = SEBEL-İ MÜZEKKER = CHATON


- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI


- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI


- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK

( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )


- TİRYÂKİ değil/yerine/= DÜŞKÜN


- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)


- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ


- TİŞYE/PARŞÖMEN ( < BERGAMA-PERGAMENT ):
Ak deri.

( Koyun, keçi, özellikle dana derisinden bir tür yazı kağıdı. )


- TİT/URINALYSIS[İng.] değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ


- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC ile/ve/||/<>/> CONCORDE

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( ON SUNK COST FALLACY: TITANIC and/||/<>/> CONCORDE )


- TITANIC ve/||/<>/> HALOMONAS TITANICAE

( Titanic, Atlas Okyanusu'nun 3657 m. derinliğine kadar battıktan sonra pasla beslenen Halomonas Titanicae adı verilen bir tür bakterinin, geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıkmıştır. )

( )


- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT


- TITICACA GÖLÜ[GÜNEYBATI]:
"HUINAMARCA GÖLÜ" ile/ve/<> "PEQUENO GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün güneybatısında kalan, kendi taraflarında bulunan %40'lık bölümüne verdikleri ad. VE/<> Bolivya tarafındaki, gölün bu aynı küçük bölümüne, Peru'luların verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )


- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE


- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"


- TITRATION[İng.] / TITRAGE[Fr.] / TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON


- TİTRE/TITER[İng.] değil/yerine/= EŞ DERİŞİM


- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET


- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]

( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )


- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )

( VIBRATION vs./and FLUCTUATION )


- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI

( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )