Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(119/148)
- HOT CELL[İng.] / CELLULE CHAUDE[Fr.] / HEISSE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK GÖZE/HÜCRE
- SICAK GÖZYAŞI ile SOĞUK GÖZYAŞI
( Acı gözyaşı. İLE Sevinç gözyaşı. )
( Niyete göre de değişir. )
( Gözyaşı, göze kaçan birçok maddeyi eritebilecek keskinliktedir. Geceleri tırnak kesilmemesinin nedeni ise gözyaşının tırnağı eritememesinden dolayı sıçrayıp da göze kaçmaması/batmaması içindir. [Yani, hurafe/bâtıl inanç değildir, dikkat etmek gerekir.] )
( Elmas doğadaki en sert maddedir. Elması eritebilen tek şey, gözyaşıdır. Gözyaşının eritemediği tek şey ise tırnaktır. )
( EŞK-BÂR/EŞK-RÎZ[Fars.]: Çok ağlayan, gözyaşı döken. )
- HARFLER:
"SICAK" ile/ve/+/||/<> "SOĞUK"
( Sağ. İLE/VE/+/||/<> Sol. )
( 14 harf. İLE/VE/+/||/<> 14 harf. )
- HEISSE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK KATOT
- HOT CARRIER[İng.] / PORTEUR CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK TAŞIYICI
- HOT WIRE AMMETER[İng.] / HITZDRAHTAMPEREMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK TELLİ AKIMÖLÇER
- SICAK YEREL YELLERDE:
FÖHN ile SİROKKO
( Bitkilere kurutucu etki yapan rüzgârlar. [Bir dağ yamacını aşarak başka bir yamaçtan aşağı doğru esen rüzgârın sıcaklığı artar, çevrede nem açığı oluşur.] [Türkiye'de Kuzey Anadolu dağları ile Toroslar'da etkilidir.] İLE Büyük Sahra'dan, İtalya'nın güneyine doğru esen sıcak ve kuru rüzgâr. [Akdeniz'den geçerken nem aldığından İtalya'nın güney kıyılarına yağış bırakır.] )
- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEK SOĞUMASINI BEKLEMEK[ÜFLEYEREK değil!]
- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEĞİ:
ÜFLEMEK değil/yerine SOĞUMASINI BEKLEMEK
- SICAKLAMAK ile SICAKLAŞMAK ile SICAKLAŞTIRMAK ile SICAK/LIK ile SICAKÇA ile SICAK HARP ile SICAK PARA ile SICAK KUŞAK ile SICAK SAVAŞ ile SICAK SICAK ile SICAK ÇEKME ile SICAK YASTIK ile SICAK DALGASI ile SICAK RENKLER ile SICAKLIK SEVİYESİ
- TEMPERATURWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK DALGASI
- SICAKLIK İLE ISI İLE İÇ ENERJİ İLE ENTALPİ İLE ENTROPİ ile/||/<> TERMODİNAMİK DEĞİŞKENLER
( Termodinamik sistemin farklı özelliklerini tanımlayan birbiriyle ilişkili büyüklüklerdir. )
( Formül: dU = TdS - PdV İLE H = U + PV )
- SUHÛNET[Osm.] / TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE[Fr.] / TEMPERATUR, HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIK, ISI
- SICAKLIK ile ISI EMİCİ ile İSİLİK ile ISIYA DAYANIKLI ile SOĞUTUCU ile ISITICI ile SICAK ÇARPMASI
( HEAT vs. HEAT ABSORBENT vs. HEAT RASH vs. HEAT RESISTANT vs. HEAT SINK vs. HEATER vs. HEATSTROKE )
( گرمي ile گرما ile حرارت دادن ile داغي ile داغ کردن ile حرارت ile گرم کردن ile تندي ile گرماگير ile عرق جوش ile عرق سوز ile مقاوم در برابر گرما ile جاذب گرما ile بخاري ile گرمازدگي )
( گرمي ile GARMA ile HARART DADAN ile DAGHY ile DAGH KARDAN ile HARART ile GARAM KARDAN ile TANDY ile GARMAGYR ile ARAGH JOOSH ile ARAGH SOZ ile MOGHAVAM DAR BARABAR GARMA ile JAZEB GARMA ile BAKHARY ile GARMAZDEGY )
- SICAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> TAZE/LİK
- SIÇAN ile CIRBAĞA/ÇÖLSIÇANI
- SIÇAN ile CIRBOĞA
( ... İLE Bir tür çöl sıçanı. )
( ... cum DIPUS AEGYPTIUS )
- SIÇAN ile CÜCE FİRAVUN SIÇANI
- SIÇAN ile KAKIRCA
( ... İLE Bir tür dağ sıçanı. )
- SIÇAN ile KÖSTEBEK/KÖRSIÇAN/YERSIÇANI/YER GÖÇKENİ/SOKUR
( FE'RU ile HULDÜ )
( ... ile ENGÜŞT BÜREK )
( RAT vs. MOLE )
( RATTUS cum TALPA EUROPAEA )
- SIÇAN ile KÖSÜRGE
- SİCİL ile SİCİLLİ
- SİCİL ile SİLSİLE
- SİCİM KURAMI ile/ve/||/<> KUVANTUM RENK DİNAMİĞİ
- SİCİM ile ISPAVLİ[İt.]
( ... İLE Gemilerde kullanılan, bir çeşit kalın sicim. )
- SIÇRAMA ile FEDAİ
( BOUNCE vs. BOUNCER )
( جست ile پس جستن ile بالا جستن ile لاف زن )
( JAST ile PES JASTAN ile BALA JASTAN ile LAF ZAN )
- SIÇRAMA ile/ve OLASILIK
- SIÇRAMA ile SIÇRAMA TAHTASI
- ŞİDDET" ></< "İKTİDAR"
( "iktidarın bitmeye başladığı yerde, şiddet başlar." )
- ŞİDDET =/||/<>/>/< ÖZENSİZLİK
- ŞİDDET[Ar.] ile SALÂBET[Ar.]
- [ne yazık ki]
ŞİDDET ve/||/<> TERBİYESİZLİK
- ŞİDDET ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA
- ŞİDDETLENMEK ile ŞİDDETLENDİRMEK ile ŞİDDET ile ŞİDDETLİ/LİK ile ŞİDDET OLAYI ile ŞİDDETLİ FIRTINA
- SİDDHA ile/||/<> SİDDHİ ile/||/<> MAHATMA
( Gerçeğe varmış, mükemmelliğe ulaşmış kişi. @@ Doğa üstü güç. @@ Aydınlanmış varlık. )
- SIDE BY SIDE vs./and ONE AFTER ANOTHER
- SIDERITE, SPATHIC IRON ORE[İng.] / SIDÉRITE, FER SPATHIQUE[Fr.] / SIDERIT, EISENSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİDERİT
- SİDERİT[Fr. < Lat. < Yun.] ile SİDEROZ[Fr.]
( İçinde, sadece demir ve nikel bulunan göktaşı. İLE Çoğunlukla kahverengi demir karbonat bileşimli, demir cevheri. )
- SİDİK RENKLERİNDE:
MAVİ/YEŞİL ile KOYU SARI ile TURUNCU ile KAHVERENGİ ile SİYAH ile ŞEFFAF
( Kolera ya da tifüse yakalanılmıştır.[İkisi de ölümcüldür.] İLE Çok fazla protein alınmıştır. İLE Ateşlenilmiş ve terleyerek çok fazla su kaybediliyorsa. İLE Kötü bir tropikal hastalığa yakalanılmışsa. İLE Bir hayvandan kan nakli yapılmışsa. İLE Çok fazla sıvı alınmışsa. )
- SİDİK/LİK ile SİDİKLİ ile SİDİK YOLU ile SİDİK ZORU ile SİDİK BORUSU ile SİDİK KAVUĞU ile SİDİK YARIŞI ile SİDİKLİ MEŞE ile SİDİK TORBASI ile SİDİK ZORUYLA ile SİDİK SÖKTÜRÜCÜ
- SIDK ve/ EMÂNET ve/ FETÂNET ve/ TEBLİĞ ve/ İSMET
( Peygamberin olmazsa olmaz sıfatları. [ve ümmetinin de!] )
- SIDKIN SIYRILMASI ile HOŞLANMAMAK
- SIDNEY HUNİAĞI ÖRÜMCEĞİ ile/ve/||/<> KIZILSIRTLI ÖRÜMCEK
( Avustralya'nın en zehirli örümcekleridir. )
- SİDRET-ÜL MÜNTEHÂ ile/ve/||/<> AŞK-I MÜNTEHA/MÜNEZZEH
( Yaratılmışlığın sınırı. | Son sedir ağacı. | Kâmilin kaşı, kirpiği. İLE Sınırsız/sonsuz/bitimsiz aşk. | Yalnızlar cenneti/çölü. | Yedi cennet/beyza ve/artı sekizinci cennet. )
- SIEMENS ELECTRODYNAMOMETER[İng.] / ÉLECTRODYNAMOMÈTRE DE SIEMENS[Fr.] / SIEMENS-ELEKTRODYNAMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS ELEKTRODİNAMOMETRESİ
- SIEMENS[İng.] / SIEMENS[Fr.] / SIEMENS[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS
- SIEVERT[İng.] / SIEVERT[Fr.] / SIEVERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEVERT
- SİF[İng. COST-INSURANCE-FREIGHT] değil/yerine/= MALİYET
( Bir malın fiyatı, sigortası ve navlunu birlikte olmak üzere maliyeti. )
- ŞİF ile ŞİFA ile ŞİFALI ile ŞİFASIZ ile ŞİFA OTU
- ŞİFA SUYU ÇEŞMESİ :
( Sarıyer'in ünlü Şifa Suyu mesiresinin içinde sağ ve solda olmak üzere iki ayrı çeşmeden Şifa suyu akmaktadır. )
- ŞİFÂ[çoğ. EŞFİYET] ile ŞİFÂH[< ŞEFE]
( İyileşme, iyi olma, hastalıktan kurtulma, sağalma. İLE Dudaklar. )
- ŞİFÂHEN ile/ve/||/<> ŞİFÂHÎ[>< TAHRİRÎ]
( Ağızdan, sözle söyleyerek. İLE Sözlü. )
- ŞİFAİ ile/ve/||/<> PRAKRİT
( [Aktarım biçimi] Ağızdan ağıza, sözlü gelenek. İLE/VE/||/<> Halk arasında, konuşmada.
[Yazılılık durumu] Yazıya sonradan geçirilir. İLE/VE/||/<> Yazılı Hintçe’nin karşısında sözlü kökenlidir.
[Toplumsal düzey] Halk, ozan, meddah, halk bilgesi. İLE/VE/||/<> Halk, köylü, sıradan konuşur.
[Üst düzey dil karşılığı] Yazılı - edebî - medrese dili [Arapça/Osmanlıca]. İLE/VE/||/<> Hintçe [kutsal ve yazılı dil].
[İşlevi] Halk kültürünü, duyguyu, doğrudan anlatımı taşır. İLE/VE/||/<> Doğal konuşma, halk edebiyatı, sade tanım. )
- SIFAT ile NİTELİK
( CAPACITY vs. QUALITY )
- SIFAT[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]
- SIFATIN, ...:
SÖZCÜKTEN ÖNCE KULLANILMASI ile SÖZCÜKTEN SONRA KULLANILMASI
- SIFATLANDIRMAK ile SIFATLAŞTIRMAK ile SIFAT ile SIFATLI ile SIFATSIZ ile SIFAT TAKIMI ile SIFAT TAMLAMASI
- SIFFEYN/SIFFİN SAVAŞI:
KARDEŞ KAVGASI ile/ve/değil/||/<>/>/< DEVRİM KARŞITLARIYLA DEVRİM ÇATIŞMASI ve/sonra tekrar/||/<>/> KARŞI DEVRİM
- SIFIR BİÇİM ile SIFIR TÜRETİM
( ZERO MORPH vs. ZERO DERIVATION )
- VALENCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR DEĞERLİK
- NULL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SIFIR DENGESİ
- ZERO-POWER REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE PUISSANCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR GÜÇLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- SIFIR KAVRAMI ile/||/<> YOKLUK KAVRAMI
( Sıfır matematiksel bir sayı İLE yokluk felsefi bir kavramdır. Aryabhata sıfırı sayı olarak kullandı. )
( Aryabhata tarafından 500 yılında keşfedildi/formüle edildi. (476-550) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Sıfır kavramı, ondalık sistem, trigonometri, güneş merkezli sistem teorisi) )
- ZERO-POINT ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENERJİSİ
- ZERO-POINT ENTROPY[İng.] / ENTROPIE DU ZÉRO ABSOLU[Fr.] / NULLPUNKTSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENTROPİSİ
- ZERO-POINT VIBRATION[İng.] / VIBRATION DE POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI TİTREŞİMİ
- ZERO POINT[İng.] / POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI
- SIFIR TOPLAMLI İLE KOOPERATİF İLE EVRİMSEL ile/||/<> OYUN TÜRLERİ
( Farklı oyun sınıflandırmaları. )
( Formül: Minimax = Maximin (sıfır toplam) )
- SIFIRLA İŞLEMLER ile/||/<> SAYILARLA İŞLEMLER
( Sıfırla işlemler özel kurallar gerektirir İLE sayılarla işlemler standart kurallara uyar. )
( Brahmagupta tarafından 628 yılında keşfedildi/formüle edildi. (598-668) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Negatif sayılar, sıfırla işlemler) )
- ŞİFONER[Azr.] = GARDIROP[Tr.]
- ŞİFRE[Fr. CHIFFRE] = KOD[Fr., İng. CODE]
( Gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, kod. | Gizliliği olan kasa, kapı, çanta vb. şeylerin açılması için gereken rakam/harf. )
- ŞİFRE ÇÖZÜCÜ / DECODER ile/ve/||/<> FİZİKSEL ÇÖZÜCÜ / ENCODER
- ŞİFRE OLARAK KALMASI GEREKEN ile/ve DEŞİFRE EDİLMESİ GEREKEN
( HAS TO BE CIPHER/CODE vs./and HAS TO BE DECIPHERED )
- [hem] ŞİFRELEME ile/ve/değil/yerine/hem de/<>/>/< VERİYİ/BİLGİYİ GİZLEME
( [not] CODING vs./and/but/also/<>/>/< STEGANOGRAPHY
STEGANOGRAPHY instead of CODING )
- ŞİFRELEMEK ile ŞİFRELENMEK ile ŞİFRELETMEK ile ŞİFRE ile ŞİFRECİ/LİK ile ŞİFRELİ ile ŞİFRELİ KASA ile ŞİFRELİ HESAP ile ŞİFRELİ KİLİT ile ŞİFRELİ ÇANTA ile ŞİFRE ANAHTARI ile ŞİFRELİ TELGRAF
- ŞİFREYİ ÇÖZMEK ile ŞİFRE ÇÖZÜCÜ ile KOD ÇÖZME
( DECODE vs. DECODER vs. DECODING )
( گشودن رمز ile کشف رمز کردن ile رمز برگردان ile برداشتن رمز )
( GOSHODAN RAMZ ile KESHOF RAMZ KARDAN ile RAMZ BARGARDAN ile BARDASHTAN RAMZ )
- SHALLOW STORAGE[İng.] / EMMAGASINAGE PEU PROFOND[Fr.] / LAGERUNG MIT GERINGER TIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞ DEPOLAMA
- sig.[Lat. < SIGNA, SIGNETUR] değil/yerine/= TARİF ET, İLÂCIN KULLANILIŞINI ETİKETE YAZ
- İSTİAB[Osm.] / CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA, KAPASİTE
- CAPACITY CELL[İng.] / CELLULE DE LA CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄTSSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA PİLİ/GÖZESİ/HÜCRESİ
- DÉCHARGE D'UN CONDENSATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ BOŞALMASI
- SİGAR ile SİGARA/LIK ile SİGARACI/LIK ile SİGARALI ile SİGARASIZ/LIK ile SİGARA BÖCEĞİ ile SİGARA BÖREĞİ ile SİGARA KAĞIDI ile SİGARA TABLASI ile SİGARA AĞIZLIĞI ile SİGARA TABAKASI ile SİGARA TİRYAKİSİ
- SİGARA İÇEN ile/ve/değil/<> İÇİREN/İÇTİREN/İÇTİRTEN
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Etkin/Edilgin/Ettirgen. )
( [ne yazık ki] İçmeyenler. İLE/VE/DEĞİL/<> İçenler ve içmeyenler. )
- SİGARADA:
YANGI ile/ve/||/<> DAMAR DARLIĞI ile/ve/||/<> KANSER
- SİGARAYLA MÜCADELEDE:
"ZORLAMA" değil/yerine MERAK ETMESİNİ SAĞLAMA
( Burayı tıklayarak izleyiniz... )
- SIGHT :/yerine GÖRÜŞ, MANZARA
- SIĞINIK ile SIĞINTI
( Başka bir ülkeye ya da yere sığınmış olan kişi. İLE Bulunduğu yerde kalması istenmeyen, varoluşu gereksiz görülen kişi. )
- SIĞINMA ya da BUNALIM
- SIĞINMA ile SIĞINMACI/LIK ile SIĞINMA CEBİ ile SIĞINMA HAKKI
- SIĞINMACI ile/ve/||/<> GÖÇMEN ile/ve/||/<> MÜLTECİ
( ASYLUM SEEKER vs./and/||/<> MIGRANT vs./and/||/<> REFUGEE )
- SIĞIN/MUS:
AVRUPA ile DOĞU ile BATI ile ALASKA ile SHIRAS ile SİBİRYA
( Finlandiya, İsveç ve Norveç'te. İLE Kanada'nın doğusunda ve ABD'nin kuzeydoğusunda. İLE Kanada'nın Batı'sında. İLE Alaska ve Yukon'da. İLE Wyoming ve Utah'ta[ABD]. İLE Sibirya ve Moğolistan'ın Doğu'sunda. )
- SIĞINTI ve/||/<>/> SIKINTI
- SIĞIR ile SIĞIRCI/LIK ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SIĞIR VEBASI ile SIĞIR ÇOBANI ile SIĞIR ŞERİDİ ile SIĞIR MANTARI ile SIĞIR TENYASI
- SIĞIRCIK/ÇEKİRGEKUŞU/ÇOĞURCUK ile KARABAKAL
( Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş. İLE ... )
( STURNUS VULGARIS cum ... )
- SIĞLA YAPRAĞI ile ÇINAR YAPRAĞI
- SIGMA HYPERON[İng.] / HYPÉRON SIGMA[Fr.] / SIGMA-HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA HİPERONU
- SIGMA-REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA REAKTÖRÜ
- SIGMUND FREUD (1895 ve 1896 ve 1897)
- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> ANNA FREUD
( ... İLE/VE/||/<>/> S. Freud'un kızı. )
- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> CARL GUSTAV JUNG ile/ve/||/<>/> ALFRED ADLER
- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT
- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> HEINZ KOHUT
( Birbirine sadece selâm verecek kadar görüşmüşler. )
- SIGMUND FREUD ve/||/<> LUDWIG BINSWANGER
- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> SANDOR FERENCZI
- SIGMUND FREUD ve/||/<> WILHELM FLIESS
- SİGORTA ile/ve/değil EŞİK
- SİGORTA[İt.]/ASFALYA[Yun.] değil/yerine/= KORUNÇ
- SİGORTA[İt.] ile REASÜRANS[Fr.]
( Bir şeyin ya da birinin, herhangi bir yönden, ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen önödeme karşılığında, bu işle uğraşan kuruluşla yapılan bağlnatı sözleşmesi. | Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. | Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda, eriyerek, güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne ya da düzenek. İLE Bir sigorta ortaklığının, sigorta ettiği paranın bir bölümünü, olabilecek zarara karşı, başka bir ortaklığa yeniden sigorta ettirmesi işi. )
( INSURANCE vs. REINSURANCE )
- SİGORTALAMAK ile SİGORTALANMAK ile SİGORTALATMAK ile SİGORTA ile SİGORTACI/LIK ile SİGORTALI/LIK ile SİGORTASIZ/LIK ile SİGORTA PRİMİ ile SİGORTA POLİÇESİ
- SİGORTALANABİLİR ile SİGORTA ile SİGORTA POLİÇESİ ile SİGORTALAMAK ile SİGORTALI ile SİGORTACI
( INSURABLE vs. INSURANCE vs. INSURANCE POLICY vs. INSURE vs. INSURED vs. INSURER )
( قابل بيمه ile بيمه کردني ile بيمه شدني ile بيمه ile بيمه نامه ile بيمه بدست آوردن ile بيمه کردن ile بيمه شونده ile بيمه شده ile بيمه گر )
( GHABEL BEYMAH ile BEYMAH KARDANY ile BEYMAH SHODANY ile BEYMAH ile BEYMAH NAMEH ile BEYMAH BADAST AVARDAN ile BEYMAH KARDAN ile BEYMAH SHVANDEH ile BEYMAH SHODEH ile BEYMAH GAR )
- SİGORTALAYAN SİGORTALANAN
- SIHHAT[Ar.] ile SELÂMET[Ar.]
- SIHHÎ TESİSAT değil/yerine/= SAĞIL DÖŞENEK
- SIHHİ ile SIHHİ İMDAT ile SIHHİ TESİSAT ile SIHHİ TESİSATÇI/LIK
- SIHHİYE ile SIHHİYECİ/LİK
- BEZAUBERTES QUARK, MAGISCHE QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ KUARK
- MAGISCHE ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ SAYILAR
- ŞİİR:
"GENİŞ" ve/<> "KIRMIZI"
- ŞİİR:
HAKİKATTEN DEĞİLSE ile/değil/yerine HAKİKATTEN İSE
( "Baykuşun sesi". İLE/DEĞİL/YERİNE "Bülbülün sesi". )
- ŞİİR ile/ve/||/<> BALAD[Fr. < BALLADE]/BALAT
( ... İLE/VE/||/<> Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. | Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü. | Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan ya da şarkı olarak okunan yapıt. )
- ŞİİR ile RETORİK
- ŞİİR ile ŞİTAİYE[Ar.]
( Divan edebiyatında, kış mevsimini konu olarak işleyen şiir. | Bir kasidenin, kışı anlatan giriş bölümü. )
- ŞİİRDE, (")MANTIK("):
"YOK" değil ARANMAZ!
- ŞİİR/LER ve/||/<>/>/< ŞAİR/LER
( Az bilinen ["]çoklar["]. )
- ŞİİRLEŞTİRMEK ile Şİİ ile ŞİİR ile ŞİİRCE ile ŞİİRLİ ile ŞİİRSEL ile ŞİİR KİTABI ile ŞİİR DEFTERİ ile ŞİİR DİNLETİSİ
- ŞİİRSEL/LİK ile/ve/değil/yerine SİMGESEL/LİK
- CLOSE PACKING[İng.] / DICHTE PACKUNG (DER ATOME)[Alm.] ile/değil/yerine/= SIK İSTİFLENME
- ŞIK ile HİNDİBA
( CHIC vs. CHICORY )
( شيک ile باب روز ile کاسني تلخ )
( SHYK ile BAB RUZ ile KASANY TALKH )
- SİK ile SİKALAR
- SİKALAR
( Açıktohumlulardan bir bitki ailesi. )
- SİKATİF[Fr.]
( Yükseltgenerek, polimerleşmeye uygun olma. | Özellikle maden bileşiklerden oluşan, katalitik özellikler taşıyan ve çabuk kurumasını sağlamak amacıyla, boya, vernik ve yağlıboyalara az miktarda katılan madde. )
- ŞİKÂYÂT ile/değil HİKÂYÂT
( Bizimki şikâyât değil hikâyât. )
- ŞİKÂYET ETMEK/SÖYLENMEK değil/yerine NE YAPABİLECEĞİNİ VE NASIL YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK VE EYLEME GEÇMEK
- ŞİKÂYET ETMEK ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK
- ŞİKAYET ETMEK değil/yerine/= YETKEYE BİLDİRMEK
- [ne yazık ki]
ŞİKÂYET ile İSRAF ile SIRADÜZENSİZLİK[ANARŞİ] ile BASKI/İSTİBDÂD ile İFRÂD-TEFRÎT
değil/yerine/><
KANAAT ile İNFAK ile HUZUR/SELÂMET ile ADÂLET ile İSTİKÂMET
( [ne yazık ki]
Bilgisizlik + Yoksulluk >= Şikâyet İLE
Bilgisizlik + Varsıllık >= İsraf İLE
Bilgisizlik + Özgürlük >= Anarşi İLE
Bilgisizlik + Güç >= Baskı/İstibdâd İLE
Bilgisizlik + Din >= İfrâd - Tefrit İLE
DEĞİL/YERİNE/><
Bilgi/(b)ilim + Yoksulluk >= Kanaat İLE
Bilgi/(b)ilim + Varsıllık >= İnfâk İLE
Bilgi/(b)ilim + Özgürlük >= Huzur, Barış/Selâmet İLE
Bilgi/(b)ilim + Güç >= Adâlet İLE
Bilgi/(b)ilim + Din >= Yön/İstikâmet )
- ŞİKÂYET ve/||/<>/> EŞKIYÂ
( Şikâyet eden, eşkıyâdır. )
- ŞİKÂYET ile GAMMAZLAMA
( TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH )
- ŞİKÂYET ile/ve/<>/değil GEREKSİNİM/İHTİYAÇ
- ŞİKÂYET ile/ve HAYIFLANMAK
( ... İLE Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek. )
( HAYIF: Haksızlık, insafsızlık. | Acınma, üzülme. | Yazık! Vah vah! Heyhat! )
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine HAYRET
( COMPLAINT vs./and ASTONISHMENT/AMAZEMENT
ASTONISHMENT/AMAZEMENT instead of COMPLAINT )
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></>/< HİKÂYET
( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/ya da süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak biçimde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/ya da sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.
Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" biçiminde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/ya da açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.
[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )
- ŞİKÂYET ile/ve/<> İHBAR
- ŞİKÂYET ile İSPİYON
- ŞİKÂYET" ile/=/||/<> RESİM
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ
( [not] COMPLAINT vs./and/but REQUEST
REQUEST instead of COMPLAINT )
- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]
( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )
- ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ/LİK ile ŞİKAYET KUTUSU
- ŞİKÂYET ile SÖYLENME
- ŞİKÂYET ile/değil/yerine ŞÜKÜR
( Derdi artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Nimeti artırır. )
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/<> TESPİT
- ŞİKAYET ile ÜZÜLMEK ile ÜZGÜN ile KEDERLİ ile KEDERLİ
( GRIEVANCE vs. GRIEVE vs. GRIEVED vs. GRIEVING vs. GRIEVOUS )
( تظلم ile ماتم داشتن ile غصه دادن ile محزون کردن ile غمديده ile سوگوار ile اندوه آورد )
( TAZLOM ile MATAM DASHTAN ile GHESEH DADAN ile MAHZUN KARDAN ile GHMADYDAH ile SOGVAR ile ANDOOH AVARD )
- ŞİKÂYET[Ar.] ile/değil YAKINMA
( Uyumsuzluk yaratıyor, sonra da yakınıyorsunuz. )
( You create disharmony and then complain! )
( [not] TO COMPLAIN vs./but COMPLAINING )
- ŞİKÂYETÇİ/MÜŞTEKÎ[Ar.] değil/yerine/= YAKINAN
- ŞİKE ile ŞİKELİ ile ŞİKESİZ
- ŞİKESTE[Fars.] değil/yerine/= DARGIN, KIRILMIŞ/KIRGIN
( Kırılmış, kırık. | Yenilmiş, yenik düşmüş. | Gücenmiş, kırgın, kederli. )
- SIKI-FIKI (ARKADAŞ/DOST, YAKIN OLMAK)
- ŞIKIDIM ŞIKIDIM (OYNAMAK)
- SIKILAMAK ile SIKILANMAK ile SIKILAŞTIRMAK ile SIK ile SIĞ ile SIKI/LIK ile SIKICA ile SIKICI/LIK ile SIK SIK ile SIKI DOKU ile SIKI FIKI/LIK ile SIKI SIKI ile SIKI DÜZEN ile SIK OTLATMA ile SIKI AĞIZLI ile SIKI SIKIYA ile SIKI DENETİM ile SIKI DENETİMCİ/LİK
- SIKILIK ile/ve/değil AÇI
- SIKILMA ile "BOĞULMA"
- SIKILMA ile/değil KANIKSAMA
- SIKILMA ile SIKILMAZ/LIK
- S.KİLMİŞ GÖTÜN DAVASI OLMAZ ile/ve GEÇTİ BOLUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE
- SIKINTI-STRES (YARATMAK)
- SIKINTI ZAMANINDA ALLAH DEMEK yerine GENİŞ ZAMANDA ALLAH'I ZİKRETMEK
- SIKINTI ile ...
( Varoluşun sesi. )
- SIKINTI ile/ve ARAYIŞ
( SIKINTI: Varoluşun sesi. )
( DISTRESS vs./and SEARCHING | SEEKING )
- SIKINTI ile/> BUNALTI
- SIKINTI ile/ve/> ÇÖZÜMLER / ÇARE/LER
( DERMAN ARAR İDİM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ
BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )
( "Çare/ler" yazısı için burayı tıklayınız... )
( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...
I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )
( DISTRESS/BOREDOM vs./and/> REMEDY )
- SIKINTI ile/ve/değil HOŞNUTSUZLUK
- SIKINTI ile ISTIRAP
- SIKINTI ile/ve/değil/yerine/<> KARANLIK
( Duygu durumu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Algı durumu. )
( Zorlamalı, değişken, keyfî. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Zorunlu, doğal. )
- SIKINTI ile/ve/değil/<> SAKINCA
- SIKINTI/KAHIR[Ar.] ile SIKINÇ/KASVET[Ar.]
( ... İLE İç sıkıntısı, gönül darlığı. | Katılık, sertlik. | Merhametsizlik, acımasızlık. )
( BANYO YAP, SPOR YAP, GIDANA DİKKAT ET, [zayıfsan] KİLO AL / [şişmansan] KİLO VER )
- SIKINTI ile SIKINTILI ile ÜZÜCÜ
( DISTRESS vs. DISTRESSED vs. DISTRESSING )
( اضطرار ile فروماندگي ile پريشانحالي ile پريشاني ile ناچاري ile مضيقه ile متالم کردن ile محنت زده کردن ile متاثر ile پريشان خيال ile پريشان ile پريشانهال ile پريشان کننده )
( EZTERAR ile FOROMANDEGY ile پريشانحالي ile پريشاني ile ناچاري ile MOZYGHEH ile METALAM KARDAN ile MAHNAT ZADEH KARDAN ile متاثر ile پريشان خيال ile پريشان ile پريشانهال ile PARYSHAN KONANDEH )
- SIKINTI ile SIKINTILI/LIK ile SIKINTISIZ/LIK
- SIKINTI ile/ve/> SIRADANLAŞTIRMA
- SIKINTILI ile/değil SIKINTIDA
- SIKINTILI ile ÜZGÜN
- ŞIKIR ŞIKIR (İŞLEMEK)
- ŞIKIRTI ile ŞIKIRTILI
- ŞIKIRTI ile/değil ŞIRILTI
( Nesnelerde, katılarda. İLE/DEĞİL Sıvılarda, akışkanlarda. )
- SIKIŞ-TEPİŞ (OTURMAK)
- SIKIŞ-TIKIŞ (OTURMAK)
- SIKIŞIKLIK ile KISIR DÖNGÜ
- PINCH EFFECT[İng.] / EFFET DE PINCEMENT[Fr.] / KNEIFENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMA ETKİSİ
- SIKIŞMA ile/ve BÜZÜŞME
- COMPRESSIBILITY FACTOR[İng.] / FACTEUR DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- UNZUSAMMENDRÜCKBARES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ HACİM
- SIKIŞ(TIR)MAK(") ile/ve/||/<>/> (")IKINMAK(")
- SİKKE[Ar.] ile METELİK[Fr. < Yun.]
( Madenî para. | Madenî paralara vurulan damga. @@ İlk kez 1828'de basılmış, on para değerindeki bakır sikke. [Sultan Reşat zamanında basılan son metelik nikeldir] )
- SIKLAŞTIRMA ile SIKILAŞTIRMA
- SIKLET değil/yerine/= YÜK/AĞIRLIK
- TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKLIK, FREKANS
- SIKLIK/FREKANS ile/ve DALGA BOYU
( Birim zamanda oluşan dalga sayısı. İLE Bir dalganın iki ardışık tepe noktası arasındaki mesafe. )
- ZYKLOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOİD
- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI
- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI
- CYCLOTRON FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SIKLIĞI
- SİKMEK ile/değil SİLKMEK
- SİKTİRİ BOKTAN-->
- SILA ile SILACI ile SILA ÖZLEMİ ile SILA SIYGASI ile SILA HASTALIĞI
- SİLAH ile ARKEBÜZ[Fr. < ARQUEBUSE]
( ... İLE XV. yüzyılda, Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah. )
- SİLAH ile SİLAH KAMA ile SİLAH MENZİLİ ile SİLAH KİTRE ile TOPÇU ile TOPÇULUK ile SİLAHLA VURMA
( GUN vs. GUN BREECH vs. GUN RANGE vs. GUN TRAGACANTH vs. GUNNER vs. GUNNERY vs. GUNNING )
( طپانچه ile هفت تير ile تفنگ ile گلنگدن ile تير رس ile تيرپرتاب ile کتيرا ile توپچي ile تير انداز ile علم توپخانه ile خان تفنگ )
( TAPANCHEH ile NPAFT TYR ile TAFANG ile GOLANGDAN ile TYR RES ile TYREPORTAB ile KATYRA ile توپچي ile TYR ANDAZ ile ALAM TUPKHANEH ile KHAN TAFANG )
- SİLAHLI ile SİLAHLI KUVVETLER ile SİLAHLI SOYGUNCU ile SİLAHLI SOYGUN
( ARMED vs. ARMED FORCES vs. ARMED ROBBER vs. ARMED ROBBERY )
( تحت السلاح ile مسلح ile مجهز ile مسلحانه ile جنگ آماد ile نيروهي مسلح ile دزد مسلح ile سرقت مسلحانه )
( تحت السلاح ile MOSLEH ile MAJEKARZ ile MOSLEHANEH ile JANG AMAD ile NEYROOHY MOSLEH ile DOZD MOSLEH ile SARGHT MOSLEHANEH )
- SİLAHSIZLANMA ile/ve/||/<> YANITSIZ BIRAKMA
- SİLECEK ile SİLGİ
( Taşıtlarda, ön cama düşen yağmur damlalarını silmeye, gidermeye yarayan aygıt. İLE Kalem ya da daktiloyla yazılmış ya da çizilmiş şeyleri sürterek yok etmeye yarayan, bileşiminde kauçuk olan madde. | Hamam takımı, havlu. )
- SILENCE vs. QUIETNESS
- SILENCE :/yerine SESSİZLİK
- SILICON LIFE ile/||/<> AMMONIA SOLVENT ile/||/<> EXOTIC BIOCHEMISTRY ile/||/<> ALTERNATİF YAŞAM
( Karbon/su dışı yaşam formları. )
( Formül: Si-O İLE C-C bonds )
- SILICAM[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİKAM
- SİLİKAT ile BRANİT ile OMFAZİT ile SİLİKON
( Bir anyonda, temel atomun/atomların silisyum olduğunu belirten terim. | Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Formülü, MnSiO3,.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat. İLE Piroksen grubundan, yeşil renkli, doğal silikat. İLE Karbon yerine silisyumun geçtiği, organik cisimlere benzer maddelerin genel adı.[Isı ve suya karşı dayanıklı olduğundan dolayı, yağ, plastik, merhem gibi maddelerin yapımında kullanılır.] )
- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]
( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )
- SİLİKAT ile KAZOLİT
( ... İLE Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat. )
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile PİROKSEN[Fr. < PYROXENE]
( Silisik asidin, bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. [Yapı malzemesi olarak kullanılan, cam, çimento, tuğla gibi maddelerin bilişiminde bulunur.] İLE Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad. )
- SILICATE[İng.] / SILICATE[Fr.] / SILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİKAT
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile/ve/||/<> TREMOLİT[Fr. < TREMOLITE]
( ... İLE/VE/||/<> İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan, amfibol öbeğinden doğal silikat. )
- SİLİKATLAMAK ile SİLİKAT ile SİLİKATLI ile SİLİKATLAŞMA
- REDRESSEUR COMMANDÉ AU SILICIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SİLİKON DENETİMLİ DOĞRULTUCU
- SİLİKON ile/ve/değil/yerine GRAFEN
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Saf karbonun saydam biçimi. )
( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
- SİLİKVA = SİMÂR-I HARNÛBÎYE = SILIQUE
- ZYLINDERSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SİMETRİ
- SİLİNTİ ile SİLİNTİLİ ile SİLİNTİSİZ
- SİLİS ile SİLİSLİ
- SILICE ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSİK ASİT
- SILICON CONTROLLED RECTIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ DOĞRULTUCU
- SILICON CARBIDE[İng.] / CARBURE DE SILICIUM[Fr.] / SILIZIUMCARBID, KARBORUND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM KARBÜR
- SILICON[İng.] / SILICIUM[Fr.] / SILIZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM
- SİLKMEK ile SİLKİLMEK ile SİLOLAMAK ile SİLKTİRMEK ile SİLİ/LİK ile SİLO ile SİLİSİZ/LİK ile SİLO YEMİ ile SİL BAŞTAN
- SİLMEK ile SİLMECE ile SİLMECİ/LİK ile SİLME KALIBI ile SİLME TAHTASI ile SİLME MAKİNESİ
- SİLMEK ile YIKAMAK/YUĞMAK
- SILOXANE[İng.] / SILOXANE[Fr.] / SILOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLOKSAN
- SİLSİLE:
EZOTERİZM'DE ile MİSTİSİZM'DE
( Vardır. İLE Yoktur. )
- SİLSİLE[Ar.] değil/yerine/= DİZİ
( Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra. | Bilinen en eski atalardan, yaşayan torunlara kadar aile sırası. )
( SERIES, CHAIN | GENEALOGY vs. SERIAL )
- SİLSİLE ile MATRİS
- SİLSİLE ile ŞECERE
- SİLSİLE ile/ve SÜREKLİLİK
- SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY
( ART ARDA GELEN ŞEYLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ SIRA )
( SOYSOP )
( ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY )
- SİLSİLE'DE:
HZ. ALİ ile HZ. EBÛ-BEKİR
- SİLSİLELER/İ" değil SİLSİLE/Sİ
- PLAKET/ŞİLT[İng. SHIELD] değil/yerine/= ERGİLİK
( Üzerine, genellikle bir kurum ya da kuruluşun adı, işareti kazınmış ya da basılmış olan ve armağan olarak bir kişiye ya da takıma verilen levha. )
- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI
- SİLVA, WALLACE MACHADO DA (RİO DE JANERİO, BREZİLYA, 1968) :
( Americo F. C. Kulübünden (Brezilya) transfer edildi ve üç sezon (1988 - 1991) Sarıyer tescilli kaldı. Bu süre içinde 51 lig, 7 kupa ve 2 turnuva maçı olmak üzere 60 resmi ve ayrıca 43 özel maçla birlikte toplam olarak 103 maçta oynadı. Lig maçlarında 19, kupa maçlarında 3 ve turnuva maçlarında 2 olmak üzere resmi maçlarda 24, özel maçlarda attığı 5 golle birlikte toplam olarak takımı adına 69 gol kaydetti. 1991'de ülkesine döndü. )
- ŞİMAL ile ŞİMALİ ile ŞİMALLİ
- ŞİMÂLEN[Ar.] ile ŞİMÂLÎ[Ar.]
( Soldan, sol taraftan olarak, şimal, kuzey tarafından. İLE Şimâle ait, şimal ile, kuzeyle ilgili. )
- [ne yazık ki]
ŞIMARIK ile/ve/<> KÜSTAH
- ŞIMARIK ile/ve/değil/yerine SAMİMİ
( ŞOPAR ile/ve/değil/yerine ... )
- ŞIMARIKLIK ile/ve KİBİR
( Şımardıysan, artık başka bir düşmana gerek kalmamış demektir. )
( ... vs./and ARROGANCE )
- ŞIMARIK/LIK ile/ve/değil YILIŞIK/LIK, YIVIŞIK
( Herşey yolunda gittiğinde, şımarmamak ve öteki kişileri küçük görmemek son derece önemlidir. )
( ... İLE/VE/DEĞİL Yapmacık bir gülüşle hoşa gitmeye çalışan. )
(1996'dan beri)