Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(107/148)
- PATALYA[İt.] ile DİNGİ
( İki küreği de bir kişi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar olan savaş gemisi sandalı. İLE Çifte kürekli, küçük patalya. )
- PATATES/HAVUÇ ile MANYOKA
- PATATES ile KRALİYET PATATESİ
( ... İLE Jersey Adası'nın, ünlü, küçük ve lezzetli patatesleri. )
- PATATES ile PATATESLİ ile PATATESÇİ/LİK ile PATATES SUFLE ile PATATES BÖCEĞİ ile PATATES PÜRESİ ile PATATES KÖFTESİ ile PATATES ÇORBASI ile PATATES SALATASI
- PATATES ve/ne yazık ki/> SOLANİN
( Kimyasal Tehlike: Solanin:
Patateslerin filizlenmesiyle birlikte, özellikle filizlerin ve yeşil renkli bölümlerin oluştuğu bölgelerde "solanin" adlı toksik bir alkaloid üretimi artar. Solanin, sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler yapabilir ve mide bulantısı, kusma, ishal gibi belirtilere yol açabilir. Bu nedenle, filizlenmiş ve yeşillenmiş patateslerin tüketimi önerilmez.
Patatesin Filizlenme Nedenleri:
Patatesler, doğal bir depolama sürecinin parçası olarak filizlenir. Filizlenme, patatesin sıcaklık, ışık ve nem gibi çevresel koşullara maruz kaldığında oluşur. Bu koşullar, patateslerin büyüme hormonlarını[giberellinler] etkinleştirerek filizlenme sürecini başlatır.
Patatesi Saklama Koşulları
Patatesler, 4 - 10°C arasında, serin ama donma noktasının üzerinde saklanmalıdır.
Orta derecede nemli bir ortam tercih edilmelidir. Aşırı nem, çürümeye neden olabilir.
Patatesler karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Işık, klorofil üretimini artırarak patateslerin yeşillenmesine ve solanin üretimine yol açar.
Patateslerin saklandığı alan iyi hava almalı, plastik torbalar yerine delikli kutular ya da bez torbalar yeğlenmelidir. )
- PATATES ile TATLI PATATES
( POTATO vs. YAM/SWEET POTATO )
( SOLANUM TUBEROSUM cum IPOMOEA BATATAS )
- PATCH CLAMP ile/||/<> TIRF ile/||/<> SUPER-RESOLUTION ile/||/<> TEK MOLEKÜL TEKNİKLERİ
( Biyolojik sistemlerde hassas ölçüm. )
( Formül: I = g(V-E) )
- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK
- PATCHOULI ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ ALKOLÜ
- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI
- PATCHHOUL ALKOLOL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ ALKOLÜ
- PATSCHÜLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ YAĞI
- PATEN ile PATENT ile PATENCİ/LİK ile PATENT HAKKI ile PATENT DAMGASI
- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI
- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ
- PATENT[İng.] / BREVENT[Fr.] / PATENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT
- PATENT ile YARARLI/FAYDALI MODEL ile TASARIM
( )
- PATERA PROCESS[İng.] / TRAITER DE PATERA[Fr.] / PATERA BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATERA İŞLEMİ
- PATERJİ TESTİ POZİTİFLİĞİ ile/||/<> DERİ AŞIRI DUYARLILIK TESTİ
( Paterji testi iğne batırma sonrası papül oluşumu İLE deri aşırı duyarlılık testi allerjen reaksiyonudur. Paterji Behçet hastalığına özgü İLE alerji testi spesifik antijenlere yanıt gösterir. Paterji nötrofil aşırı yanıtı İLE alerji IgE aracılı reaksiyondur. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME
- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN
- PATETES değil PATATES
- PATIENCE vs./and HARMONY
- PATIENCE/FORBEARANCE instead of EXPECTATION
- PATIENT :/yerine HASTA, SABIRLI
- PATİK ile GANİMET
( BOOTIES vs. BOOTY )
( غنايم ile غنيمت ile غارت )
( GHENAYM ile GHENYMAT ile GHART )
- PATİK ile PATİKA ile PATİKLİ ile PATİKSİZ
- PATİNAJ[Fr.] ile ...
( Patenle kayma eylemi. | Yolun kaygan olması dolayısıyla tekerlekler dönmeksizin bir taşıtın kayması ya da tekerleklerin dönmesine karşın taşıtın ilerleyememesi. İLE ... )
- PATİNAJ ile PATİNAJ ZİNCİRİ
- PATIRTI ile GÜMBÜRTÜ
- PATIRTI ile PATIRTILI ile PATIRTISIZ
- PATİSKA[Baptiste de Cambrai'nin adından] ile/<> NANSUK
( Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez. | Bu bezden yapılmış olan. İLE Bir tür, ince, sık dokunmuş patiska. )
- PATLADI ve/||/<>/> ATLADI
( Lastik. VE/||/<>/> Sürücü. )
- PATLAK ile PIRTLAK
( ... İLE Dışarı fırlamış. | Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen. )
- PATLAK ile PÖRTLEK
- PATLAMA ile PATLAMALI
- PATLAMA ile PATLAYICI ile PATLAYICILAR
( EXPLOSION vs. EXPLOSIVE vs. EXPLOSIVES )
( احتراق ile وقوع انفجار ile ترکيدن ile انفجار ile انفجاري ile منفردا ile مواد منفجره )
( EHTARAGH ile VAGHU ENFEJAR ile TARKYDAN ile ENFEJAR ile ENFEJARY ile منفردا ile MOVAD MONFAJREH )
- PATLAYABİLİR ile PATLAMAK ile PATLADI ile PATLAYAN
( EXPLODABLE vs. EXPLODE vs. EXPLODED vs. EXPLODING )
( منفجره ile منفژره ile انفجار کردن ile ترکيدن ile منفجر کردن ile منفجر شده ile منفجر )
( MONFAJREH ile MONFEZHEREH ile ENFEJAR KARDAN ile TARKYDAN ile MONFAJR KARDAN ile MONFAJR SHODEH ile MONFAJR )
- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR
- BLASTING GELATINE[İng.] / GELATINE EXPLOSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI PLASTİK
- PATLICAN ile BİRECİK PATLICANI
- PATLICAN ile BOSTAN PATLICANI
( ... İLE Az çekirdekli, iri, yuvarlak/topak ve oval bir patlıcan türü. )
- PATLICAN ile İTÜZÜMÜ/KÖPEKÜZÜMÜ
( ... İLE Patlıcangillerden, bazı ilaçların yapımında kullanılan bir bitki. )
( ... cum SOLANUM NIGRUM )
- PATLICAN ile/ve/<> MUSAKKA
( ... İLE/VE/<> Ufak parçalar biçiminde doğranmış sebzelerin, soğanla pişirilmesiyle yapılan bir yemek. )
- PATOGENEZ/PATHOGENESIS[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK GELİŞİM SÜRECİ
- PATOJEN MİKROORGANİZMA ile/||/<> KOMMENSAL MİKROORGANİZMA
( Patojen hastalık yapan mikroorganizma İLE kommensal zararsız yaşayan mikroorganizmadır. Patojen vücuda zarar verir İLE kommensal hatta faydalı olabilir. Pasteur patojenleri tanımladı İLE bağırsak mikrobiyotasının çoğu kommensaldir. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PATOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJEN
- PATOJEN[Fr.] ile/ve/<> PATOLOJİ[Fr. < Yun. PATHOS: Sayrılık. | LOGOS: Bilim.]
( Sayrılık oluşturan. İLE Sayrılıklar bilimi. )
- PATRİK ile/||/<> PATRİCİ
( Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE Eski Roma Uygarlığı'nda soylulara verilen ad. )
- PATRON ile/<> AİLE ile/<> SEVGİLİ/EŞ
( [ne yazık ki]
Köle gibi olmamızı/çalışmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Kendi istedikleri gibi olmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Sürekli değişmemizi ister/bekler. )
- PATRON değil/yerine/= İŞVEREN
- PATRON/LUK ile PATRONA ile PATRONCA ile PATRONCU/LUK ile PATRONİÇE
- PATTERN vs. FORM
- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ
- PATTERN :/yerine DESEN, KALIP
- PATTERSON-HARKER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE PATTERSON-HARKER[Fr.] / PATTERSON-HARKER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON-HARKER YÖNTEMİ
- PATTERSON VECTORS[İng.] / VECTEURS DE PATTERSON[Fr.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRLERİ
- PATTERSON-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRÜ
- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ
- PAUL EKMAN ve/||/<> LESLIE GREENBERG ve/||/<> RHONDA GOLDMAN
- PAULİ İLE HUND İLE AUFBAU ile/||/<> ELEKTRON DİZİLİM İLKELERİ
( Atomlarda elektron yerleşiminin üç temel kuralı. )
( Formül: ms = ±½ )
( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PAVURYA[Yun.] ile ÇAĞANOZ
( Bir tür iri yengeç. İLE Bir tür pavurya. )
- PAY (AL[DIR]MAK) ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ/LEN[DİR]MEK
- PAYAN[Fars.] ile PAYANDA[Fars.]
( Son, sonuç, uç, kenar. İLE Yerinden oynamış bir nesnenin düşmemesi için konulan eğik ya da düz destek, dayak. )
- PAYDA ile PAYANDA[Fars.]
- PAYEN'S PROCESS[İng.] / PAYEN TRAITER[Fr.] / PAYEN BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAYEN İŞLEMİ
- PAYEN[Fr.]/PAGAN(US)[Lat.] ile ...
( Çok tanrılı dinden olan. )
- PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ
- PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT
- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK" değil/yerine HAK ETMEK
- PAYLAÇO" değil PALYAÇO[İt. < PAGLIACCIO]
- PAYLAŞIM ile/ve DAĞITIM
( SHARING vs./and DISTRIBUTION )
- PAYLAŞIM ve/> DÖNÜŞÜM
( SHARING and/> TRANSFORMATION )
- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK
( [not] SHARING vs./and TO LIVE/FEEL THE SHARING )
- PAYMENT :/yerine ÖDEME
- PAYPLAN[İng. < PIPELINE] değil/yerine/= BORUYOLU
- PAZAR ile MERKATA
( ... İLE Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da bulunan pazar, Afrika'nın en büyük pazarıdır.[20 km²] )
( ... con MERCATO )
- PAZAR ile/ve/||/<> PANAYIR[Yun. < PAN AGHIOS]
( Haftalık ve/ya da belirli günlerde kurulan. İLE/VE/||/<> Yılda 1-2 kez kurulan/yapılan, sergi niteliği de taşıyan pazar. )
- PAZARBAŞI DALYANI :
( Yenimahalle'nin Pazarbaşı mevkii denizinde kurulan bir dalyandı. 1965 yılına kadar kurulan dalyan Hamamcıoğulları'na aitti. )
- PAZARLIK PAYI ile/ve/değil/yerine İNDİRİM PAYI
- PAZI/YABANİ ISPANAK/YABANPANCARI ile IŞTIR
( Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. İLE Ispanakgillerden, sapları etli bir ot, yabanpazısı. )
( BETA VULGARIS cum BLITUM CAPITATUM )
- PAZU[Fars. < BÂZÛ](BİSEPS) ile/ve TRİSEPS
( Kolun, omuz ile dirsek arasındaki bölümü. İLE/VE ... )
( BICEPS vs./and TRICEPS )
- PAZVANT/PÂSBÂN/PÂSDÂR/PÂSVÂN[Fars.] değil/yerine/= BEKÇİ
( Osmanlı döneminde, Rumeli'de, gece bekçilerine verilen ad. )
- PC :/yerine KİŞİSEL BİLGİSAYAR
- PCI/PERCUTANEOUS CORONARY INTERVENTION[İng.] değil/yerine/= DERİDEN KORONER ATARDAMAR GİRİŞİMİ, PERKÜTAN KORONER GİRİŞİM
- PCO&SUP2;/PARTIAL CARBON DIOXIDE PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL KARBONDİOKSİT BASINCI
- PCR İLE WESTERN BLOT İLE ELISA ile/||/<> MOLEKÜLER TEKNİKLER
( Temel biyoloji lab yöntemleri. )
( Formül: 2^n amplifikasyon )
- PD İLE PT İLE RH İLE RU ile/||/<> DEĞERLİ METAL KATALİZÖRLER
( Platin grubu metal katalizörler. )
( Formül: Pd(0) → Pd(II) → Pd(0) )
- PDA/PERSONAL DATA ASSISTANT | PATENT DUCTUS ARTERIOSUS[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİ YARDIMCISI | PATENT DUKTUS ARTERİYOZUS, DUKTUS ARTERİYOZUS AÇIKLIĞI
- PDÖ/PROBLEM-BASED TEACHING[İng.] değil/yerine/= SORUNA DAYALI ÖĞRETIM
- PE/PULMONARY EMBOLISM PULMONER[İng.] değil/yerine/= EMBOLİ, AKCİĞER DAMAR TIKANIMI
- PEARSON İLE SPEARMAN İLE KENDALL ile/||/<> KORELASYON ÖLÇÜLERİ
( Değişkenler arası ilişki ölçüm yöntemleri. )
( Formül: r = Σ(x-x̄)(y-ȳ)/√Σ(x-x̄)²Σ(y-ȳ)² )
- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ
- PEÇELİ BAYKUŞ ile KIR BAYKUŞLARI ile KULAKLI ORMAN BAYKUŞU ile ALACA BAYKUŞ
( Tiz bir sesle çığlık atar. İLE Genellikle ses çıkarmaz. İLE Düşük perdeden uzatılmış bir uu-uu-uu sesi çıkarır. İLE Erili huuu-huuu-huuu diye öter, dişili boğuk bir sesle kiv-vik diye ses çıkarır. )
(
ile ... ile ... ile ... )
- PEÇENEK ile
( VIII-XI. yüzyıl arasında, Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlar'da yaşamış olan bir Türk boyu. )
- PEÇENEK ile PEÇENEKÇE
- PEDAGOG değil/yerine/= EĞİTİMBİLİMCİ/EĞİTİMCİ
- PEDAL[İt.] değil/yerine/= AYAKLIK
( Bir makinede/araçta, ayak yardımıyla dönmeyi ya da devinimi sağlayan düzen. )
- PEDER ile/||/<> PEDEREŞ
( Baba. İLE/||/<> (Onun) babası. )
- PEDİKÜL/PEDICLE[İng.] değil/yerine/= AYAK, AYAKÇIK | SAP
- PEDİKÜR ile PEDİKÜRCÜ/LÜK
- PEDİYATRİ/PEDİATRICS[İng.] değil/yerine/= ÇOCUK SAĞLIĞI VE SAYRILIKLARI BİLİMİ
- PEDİYATRİK/PEDİATRIC[İng.] değil/yerine/= ÇOCUKLA İLGILİ
- PEDOFİL ile PEDOFİLİ
- PEELING[İng.] değil/yerine/= DERİ SOYMA
- PEG/PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ/ PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERİDEN İÇ GÖREÇLEMEYLE MİDE AĞIZLAŞTIRMASI
- PEGASUS ve TRUVA ATI
- PEGASUS ile/ve UNICORN
( Kanatlı at. İLE/VE Boynuzlu at. )
( ASLAN - KEÇİ - YILAN )
( bkz. KİMERİZM/CHIMERISM )
- PEHLİVAN[Fars.] değil/yerine/= GÜREŞÇİ
- PEJORATİF[Fr.] değil/yerine/= YERMELİ
- PEK ile PEKİ ile PEK PEK ile PEK ÇOK ile PEK DOKU ile PEK ÇOĞU ile PEK BAŞLI ile PEK CANLI ile PEK GÖZLÜ ile PEK YÜZLÜ ile PEK YÜREKLİ
- PEKİN = EMİNL = CERTAIN[İng., Fr.] = GEWIß[Alm.] = CERTUS[Lat.]
- PEKİŞ(TİR)MEK ile/ve/<> OLGUNLAŞ(TIR)MAK
( TO CONSOLIDATE vs./and/<> TO RIPEN )
- PEKMEZ ile NARDENK[Fars.]
( ... İLE Nar, erik, kızılcık gibi yemişlerden yapılan pekmez. )
- PEKMEZ'LERDE:
HURMA ile/ve KAYISI ile/ve DUT ile/ve ÜZÜM ile/ve KEÇİBOYNUZU/HARNUP ile/ve ANDIZ ile/ve KIZILCIK
( )
- PEKMEZ/LİK ile PEKMEZCİ/LİK ile PEKMEZLİ ile PEKMEZ KÖPÜĞÜ ile PEKMEZ HELVASI ile PEKMEZ TOPRAĞI
- PELERİN ile PANÇO
- PELERİN ile PELERİNLİ
- PELİKAN ile AK PELİKAN
- PELİKAN ile DALMAÇYALI/TEPELİ PELİKAN
( ... ile
)
- PELİKAN[Fr. < Lat.]/KAŞIKÇI KUŞU ile KAHVERENGİ PELİKAN
(
)
( PELECANUS ONOCROTALUS cum ... )
- PELL DENKLEMİ ile/||/<> DİOPHANTİNE DENKLEM
( Pell x²-Dy²=1 özel form, Diophantine genel tamsayı. )
( Formül: Belirli form İLE genel )
- | PELTE/PALUZE ile ELMÂSİYE/JÖLE | ile/yerine MURABBÂ
( | Meyvesularının nişastayla ve bir miktar şeker ile koyulaştırılması/kaynatılmasıyla elde edilen tatlı. | Bu kıvamda olan madde. | Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin, doğrudan doğruya şişmesiyle ya da sıcakta hazırlanan, oldukça derişik çözeltinin soğutularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. İLE Meyvesularının jelatin ve şekerle koyulaştırılması/kaynatılmasıyla elde edilen tatlı. | İLE/YERİNE Meyvesularının katkısız olarak -kısık ateşte- uzun süre kaynatılıp koyulaştırılmasıyla elde edilen tatlı. [az miktarda şeker katılabilir][Jöle de denilir fakat içinde jelatin yoktur!] )
( Sayın Gökçen ADAR'ın, yemek kitaplarına ulaşmanızı salık veririz. )
- PELTIER EFFECT[İng.] / EFFET PELTIER[Fr.] / PELTIER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER ETKİSİ
- PELTIER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PELTIER[Fr.] / PELTIER-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER SABİTİ
- PEMFC İLE SOFC İLE AFC İLE DMFC ile/||/<> YAKIT PİLİ TÜRLERİ
( Farklı yakıt pili teknolojileri. )
( Formül: H₂ + ½O₂ → H₂O + e⁻ )
- PENALTI ile PENALTI ALANI ile PENALTI ATIŞI ile PENALTI SAHASI ile PENALTI NOKTASI
- PENALTY :/yerine CEZA
- PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇELER
( CLAW vs. CLAWED vs. CLAWS )
( سرپنجه جانوران ile پنجه ile پنجول ile پنجه انداختن ile چنگ ile چنگال ile چنگ زدن ile رصن )
( SARPANJEH JANORAN ile PANJEH ile پنجول ile PANJEH ANDAKHTAN ile CHANG ile CHANGAL ile CHANG ZADAN ile رصن )
- PENÇELEMEK ile PENÇELETMEK ile PENÇELEŞMEK ile PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇESİZ ile PENÇE PENÇE
- PENCERE (AÇMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<> AYRAÇ/PARANTEZ (AÇMAK)
- PENCERE ile ARNAVUTBACASI
( ... İLE Tavan arasına ışık sağlayan, çatı penceresi. )
- PENCERE ile AYPENCERE
( ... İLE Yarım daire biçiminde pencere. )
- PENCERE[Fars.] değil/yerine/= BAKANAK
- PENCERE ile/ve/değil EŞİK
- PENCERE ile LOMBOZ[İt./Yun.]
( ... İLE Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere. )
- PENCERE değil/yerine/= ODAGÖZ
- PENCERE ile PENCERELİ ile PENCERESİZ ile PENCERE ETEĞİ ile PENCERE KANADI
- PENCERE[Fars.] ile PERVÂZ[Fars.]
( ... İLE Kapı, pencere gibi yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça. | Giysilerin, yaka, kol, etek gibi yerlerine ya da kumaştan yapılmış öteki eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça. | Cilt kapağının iç tarafına konulan parça. )
- PENCERE ile TEMEK
( ... İLE Ahırdaki pisliği dışarı atmak için kullanılan kapaklı ya da kapaksız delik/pencere. )
- PENCERE ile/ve/||/<> TEPE CAMI
( ... İLE/VE/||/<> Tavanda ya da tavana yakın yerde, tepeye yakın bulunan pencere. )
- PENÇGAH[Fars.]
( Türk müziğinde, rast ve bayati dizilerinden oluşan bileşik makam. )
- PENDANT[İng.] değil/yerine/= ASKI
- PENETRANS İLE EKSPRESİVİTE İLE PLEİOTROPİ ile/||/<> GENETİK KAVRAMLAR
( Gen-fenotip ilişkisinin karmaşıklığı. )
( Formül: Penetrans = Etkilenen/Genotip )
- PENGUEN DAYANIŞMASI ile/ve/||/<> LEYLEK DAYANIŞMASI
- PENGUEN ile CÜCE PENGUEN
( Buzullarda. İLE Avustralya'da. )
( APTERODYTES PATAGONICA cum ... )
- PENGUEN ile/ve/değil DENİZ KUŞU(CORMORANTS)
( ... İLE/VE/DEĞİL Patagonya'da, bir çeşit karabatak olan ve uzaktan penguene benzeyen deniz kuşları bulunmaktadır. )
- PENGUEN ile/ve/<> GALAPAGOS PENGUENİ
( ... İLE/VE/<> Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )
- PENGUEN ile GENTOO PENGUENİ
( ... İLE Güney Kutbu'nun kuzeye doğru olan karasal noktalarında yaşarlar. )
( ... İLE 35 km. hızla yüzerler. )
( ... cum PYGOSCELIS PAPUA )
- PENGUEN ile GÜNEY AFRİKA/"EŞEK" PENGUENİ
( 18 saate kadar durmaksızın avlanabilirler ve suyun altında kalabilirler. İLE ... )
( 13 mil hızla yol alabilirler. İLE ... )
( 175 m. kadar dalabilirler. İLE ... )
( ... İLE Cape yarımadasının belirli bir noktasında yaşarlar. )
( ... İLE Gebelik süreleri, 40 gündür. )
- PENGUEN ile GÜNEY KAYA (ROCKHOPPER) PENGUEN
( ... İLE Batı Pasifik ve Hint Okyanusları'nın alt antarktika sularında ve Güney Amerika'nın güney kıyılarında görülür. )
- PENGUEN ile İMPARATOR/KRAL PENGUEN
( ... İLE Yavruları, 1 yıl boyunca, anne-babalarının bakımına muhtaç olarak büyürler. )
( ... İLE 535 metre derinliğe dalabilirler. )
( Dünyada, 18 penguen türü bulunmaktadır. Ne yazık ki, küresel ısınma nedeniyle 10'u, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. )
( ZERADİYYE ile ... )
( PENGUIN[< CHICK] vs. EMPEROR PENGUIN )
( APTERODYTES PATAGONICA cum ... )
- PENGUEN ile MACELLAN PENGUENİ
( ... İLE Patagonya'da, Trelew'in 90 km. uzağındaki Punta Tombo alanında, Eylül ile Nisan ayları arasında görünürler.[Sayıları yarım milyonu bulur.][Smokinli garson penguen olarak da tanımlanmışlardır.] )
(
İLE
)
- PENGUEN ile MASKELİ PENGUEN
- PENGUEN ile PAPUA PENGUENİ
- PENGUEN ile PENGUENLER
- PENGUEN ile SAKALLI PENGUEN
- PENGUEN ile SORGUÇLU/MAKARONİ PENGUEN
( ... İLE Güney Amerika, Güney Afrika ve Antarktika Yarımadası arasında kalan bölgede yaşayan bir penguen türüdür. )
- PENGUEN ile YALANCI PENGUEN
( ... İLE Avlanma nedeniyle soyları tükenmeden önce Kuzey Atlas Okyanusu'ndaki adalarda endemik bir türdü. )
( ... cum PINGUINIS IMPENNIS )
- PENİS/YARDA (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/KAMIŞ/ANDIR/FALLUS[Yun./Fr. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU/PITTIK)/ANDIR/PUDENDUM[Lat. < PUDERE: Utanmak.] ile KASIK
( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )
( ZİB ile ASL'ÜL-FAHZ )
( LENG ile BÂNE )
( PENIS (COCK/DICK) / VAGINA (CUNT/PUSSY) vs. GROIN )
- PENİSİN ...:
İŞLEVİ ile KALINLIĞI ile BOYU
- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI
- PENNING IONIZATION[İng.] / IONISATION DE PENNING[Fr.] / PENNING-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYONLAŞMASI
- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ
- PENNING-VAKUUMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG VAKUMMETRESİ
- PENROSE İLE CCC İLE MULTİVERSE ile/||/<> KOZMOLOJİ MODELLERİ
( Evrenin yapısı ve evrimi kuramları. )
( Formül: E = mc²√(1-rs/r) )
- PENTODE[İng.] / PENTODE[Fr.] / PENTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOT
- PENTOSE[İng.] / PENTOSE[Fr.] / PENTOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZ
- PEOPLE vs. PEOPLES
- PEPSIN[İng.] / PEPSINE[Fr.] / PEPSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPSİN
- PEPTİT İLE STEROİD İLE AMİN ile/||/<> HORMON SINIFLARI
( Kimyasal yapıya göre hormon türleri. )
( Formül: Steroid → çekirdek reseptör )
- PEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTİT
- PEPTONE[İng.] / PEPTONE[Fr.] / PEPTON[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTON
- PER (OS) ORAL[İng.] değil/yerine/= AĞIZDAN
- PERAKUT/PERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN
- PERCEPTION vs. FEELING
- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME
( CLINCH vs. CLINCH FIST vs. CLINCHER vs. CLINCHING )
( قاطع ساختن ile مشت کردن ile مشت گره کردن ile قيچي کننده ile گلاوي )
( QATE SAKHTAN ile MOSHT KARDAN ile MOSHT GAREH KARDAN ile GHYCHY KONANDEH ile GOLAVY )
- PERDE ile/değil/yerine BASAMAK
- PERDE ile BRİZBİZ
( ... İLE Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan ince perde. )
- PERDE değil/yerine/= GERGİ/GERELTİ
- PITCH, SCREEN[İng.] / KANALABSTAND, TONHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDE
- PERDELEMEK ile PERDELENMEK ile PERDELEYEBİLMEK ile PERDE/LİK ile PERDECİ/LİK ile PERDELİ ile PERDESİZ/LİK ile PERDE DUVAR ile PERDE PERDE ile PERDE ARKASI ile PERDELİ PİLAV ile PERDE ARKASINDA ile PERDE AYAKLILAR ile PERDE ARKASINDAN
- PERDELE(N)ME ile/ve/||/<> BULANIKLAŞ(TIR)MA
- PERDELİ AYAKLILAR ile/ve PERDESİZLER
- PERDESİ SIYRIK ile PERDESİ YIRTIK
- PERFECT vs. "RIGGY"
- PERFECT vs. STRONG
- PERFECT :/yerine MÜKEMMEL
- PERFECTLY :/yerine MÜKEMMEL ŞEKİLDE
- PERFORASYON/PERFORATION[İng.] değil/yerine/= DELINME
- PERFORM :/yerine GERÇEKLEŞTİRMEK
- PERFORMANS/PERFORMANCE[İng.] değil/yerine/= VERİM | BAŞARIM | GÖSTERİ
- PERFORMANS değil/yerine/= BAŞARIM
- PERFÜZÖR/PERFUSOR[İng.] değil/yerine/= KANA SIVI AKTARICI, SIVI POMPASI
- PERGENDE ile/> FİRKATA ile/> KALİATA ile/> KADIRGA
- PERGOLA[İt.] değil/yerine/= GÖLGELİK/ÇARDAK
- PERHAPS :/yerine BELKİ
- PERİDOT ile/||/<> AMETİST
( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )
- PERİDOT[Fr.] ile PERİDOTİT[Fr.]
( Olivin. İLE Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı. )
- PERİDOT ile/||/<> SFEN
( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve yüksek dispersiyona sahip bir mineral. )
- PERİDOT ile/||/<> ZİRKON
( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )
- PERİFERİK YAYMA/PERIPHERAL BLOOD SMEAR[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KAN YAYMASI
- PERIGEE değil/yerine/= YERBERİ
- PERIHELION değil/yerine/= GÜNBERİ
- PERİŞAN OLMAK ile/ve/||/<> TELEF OLMAK
- PERİŞAN OLMAK ile YOK OLMAK
- PERİŞAN[Fars.] değil/yerine/= DAĞILGAN
- PERÎŞAN ile/ve PERÎ-ŞÂN
( Âşık. İLE/VE Sevgili/mâşuk. )
- PERİSTALTİK ile SEGMENTATION
( Peristaltik, sindirim kanalındaki kasların ritmik kasılmalarıyla ilerleyen devimi. İLE Segmentation, sindirim kanalındaki kasların bölgesel kasılmalarıyla karışma devimi. )
- PERIODIC TABLE[İng.] / TABLEAU PÉRIODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK ÇİZELGE
- TABELLE DES PERIODENSYSTEMS, TAFEL DES PERIODENSYSTEMS[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK TABLO
- DEVRE[Osm.] / PERIOD, P, OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / PÉRIODE, PERIODE[Fr.] / PERIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYOT, P (ELEKTROMANYETİK IŞIMADA)
- PERKÜSYON değil/yerine/= VURMALI ÇALGI
- PERKÜTAN NEFROSTOMİ/PERCUTANEOUS NEPHROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERIDEN BÖBREK AĞIZLAŞTIRMASI
- PERKÜTAN/PERCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ YOLUYLA, DERIDEN
- PERLITE[İng.] / PERLITE[Fr.] / PERLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PERLİT
- PERMA ile PERMALI ile PERMASIZ
- PERMEÇE ile/ve FİLADUR
( Yedek olarak kullanılan ince halat. İLE/VE İnce ve katranlı halat. )
- PERMISSION vs./and APPROVE
- PERMİYEN[Perm kentinin adından]
( Birinci çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları. )
- PEROKSİZOM değil/yerine/= AYIRGAN
- PÉROT LAMP[İng.] / PÉROT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PEROT LAMBASI
- PERPERÎŞÂN/PERMEPERÎŞÂN
- PERŞEMBE'NİN GELİŞİ, ÇARŞAMBA'DAN, BELİRLİ OLUR ile/<> ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR ile/<> GÜN DOĞMADAN, NELER DOĞAR
- PERSEVERASYON/PERSEVERATION[İng.] değil/yerine/= TEKRARLI TAKILIM
- PERSİSTENCE LENGTH İLE KUHN İLE RADİUS OF GYRATION ile/||/<> POLİMER FİZİĞİ
( Biyopolimer mekanik özellikleri. )
( Formül:
- PERSON vs. CONCEPT/EVENT
- [not] PERSONAL REQUEST vs./and GOOD REQUEST
- PERSONAL :/yerine KİŞİSEL
- PERSONALITE/PERSONALITY[İng.] değil/yerine/= KİŞİLİK
- PERSONALITY :/yerine KİŞİLİK
- PERSONEL yerine ÇALIŞAN
- PERSPEKTİF değil/yerine/= GÖRÜNGE/BAKIŞ AÇISI
- PERSUASION vs./and JUSTICE/MERCY
- PERTEVNİYAL KADIN EFENDİ ÇEŞMESİ ile PERTEVNİYAL SULTAN ÇEŞMESİ / VALİDE ÇEŞMESİ
( Eyüp'te, Eyüpsultan'dadır. İLE Aksaray'da Valide Sultan Camisi bahçesindedir. )
( 1867'de, Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan tarafından. İLE 1871'de, Pertevniyal Sultan tarafından. )
- PERUKA[İt.] ile PERÜKÂR[Fr. < İt.]
( Takma saç. İLE Berber. )
- PERVÂ[Fars.] değil/yerine/= ÇEKİNME/SAKINMA/KORKU
- PERVÂNE LÂZIM ile/ve/||/<> PERVÂ NE LÂZIM
( Geceleri ışık etrafında dönerek uçan küçük kelebek. | Bir motor ya da yayla döndürüldüğü zaman bağlı olduğu düzeni devindiren, bir mile bağlanmış iki ya da daha fazla kanattan oluşan düzenek. | Yol gösteren, kılavuz/rehber. | Ferman, hüküm, nişan. | Selçuklu ve İlhanlılar'da nişancı, tevkîî. İLE PERVÂ[Fars.]: Çekinme, sakınma, korku. )
- PERVANE ile PERVANECİ ile PERVANELİ ile PERVANESİZ ile PERVANE BALIĞI
- PERVANEBALIĞI = AYBALIĞI
- PERVÂSIZ/LIK[Fars.] ile/<> PATAVATSIZ/LIK
( Çekinmez, sakınmaz, korkusuz kişi. / Çekinmeden, sakınmadan, korkmadan. İLE/VE/||/<>/> Sakınmama, korkusuzluk: Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen kişi/tutum. )
- PERVÂZ[Fars.] ile -PERVÂZ[Fars.] ile PERVÂZE[Fars.] ile PERVÂZÎ[Fars.]
( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )
- PERVAZE ile PERVÂZE[Fars.]
( Uçan. İLE Kır gezisi için hazırlanan yemek | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. )
- PERVERENDE[Fars.] ile/ve/||/<>/> PERVERDE[PELVERDE değil!][Fars.] ile/ve/||/<>/> PERVERD/-PERVER[çoğ. PERVERÂN][Fars.]
( Yetiştirici, terbiye edici. | Besleyici, büyütücü. İLE/VE/||/<>/> Beslenmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. İLE/VE/||/<>/> "Besleyen/besleyici, büyüten, yetiştiren/yetiştirici, koruyan, terbiye eden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[DEHÂ-PERVER: Dâhî yetiştiren. | FUKARÂ-PERVER: Yoksul besleyen.] )
- PERVERÎ[Fars.] / PERVERİŞ[Fars.] / PERVERÎŞ-ÂMÛZ[Fars.] / PERVERÎŞ-YÂB[Fars.] / PERVERİŞ-YÂFTE[Fars.]
( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )
- PERVERSE SHEAVES ile/||/<> CONSTRUCTİBLE SHEAVES
( Perverse sheaves intersection kohomoloji için uygun kategoriyken İLE constructible sheaves daha genel stratified uzaylarda tanımlıdır )
( Formül: Intersection cohomology )
(1996'dan beri)