Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(101/148)
- ÖĞRETEN ile/ve/||/<>/> ÜRETEN
- ÖĞRETİ/DOKTRİN ile/ve/değil/||/<>/< KURAM/TEORİ
- ÖĞRETİLEN DİL ile YAŞAYAN DİL
( Aralarında, -kimi zaman- birkaç on/yüz yıllık fark bulunabilir. )
- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI
- ÖĞRETİM BİLGİSİ = FENN-İ TALİM-Ü TEDRİS = DIDACTICS[İng.] = DIDACTIQUE[Fr.] = DIDAKTIK[Alm.] = DIDACTICA[Lat.] = DIDASKEIN[Yun.] = DIDÁCTICO/CA[İsp.]
- ÖĞRETİM ile ÖĞRETİM YILI ile ÖĞRETİM ÜYESİ ile ÖĞRETİM BİLGİSİ ile ÖĞRETİM ELEMANI ile ÖĞRETİM PROGRAMI ile ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ile ÖĞRETİM YARDIMCISI ile ÖĞRETİM YARDIMCILIĞI
- ÖĞRETİM'İN:
OLUMLU YANLARI ile/ve OLUMSUZ YANLARI
- ÖĞRETME ile ÖĞRETMEN/LİK
- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLA(T)MAK
( En iyi öğrettiğin şey en çok öğrenmen gereken şeydir. )
( Bir kişiye bilgimin bir bölümünü öğrettiğimde, o kişi, bunun öteki üç bölümünü öğrenemezse, dersimi bir kez daha yinelemem. )
( Hocanın derdi öğretmektir, küstürmek değil! )
( [not] TO TEACH vs./and/<>/but TO EXPLAIN
TO EXPLAIN instead of TO TEACH )
( JIAO ile/değil/yerine ... )
- ÖĞRETMEN, KAPLAN (TRABZON, 1937) :
( Trabzon İdmangücü'nden transfer edildi. Aralıklı olarak dört sezon (1957 - 1959 ve 1965 - 1967) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 29 lig, 1 kupa ve 5 turnuva maçı olarak 35 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam olarak 42 maçta oynadı. Fransa'ya giderek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ÖĞRETMEN ile/ve/||/<>/> ÖĞRETİM ÜYESİ
( İlk ve orta derecede. İLE/VE/||/<>/> Evrenkentte/üniversitede/akademide. )
- ÖĞRETMENİN/HOCANIN SAĞLAYABİLECEKLERİ:
EMNİYETİ SAĞLAMAK ile/ve BAŞLANGIÇTA UYGUN OLAN(LAR)I SUNMAK
- OGTT/ORAL GLİKOZ TOLERANS TESTİ ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST[İng.] değil/yerine/= ŞEKER YÜKLEME TESTİ
- OĞUL/OGUL[dvnlgttrk] ile/<> SÜTOĞUL
( ... İLE/<> Bir kadının, kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk. )
- OGULÇUK/OGULÇUQ ile OGULMUK/OGULMUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Rahim. İLE Fasulyenin etrafına sarıldığı, destekleyici düz çubuk, sırık. )
- OĞULLANMAK ile OĞUL/LUK ile OĞULLU ile OĞULSUZ ile OĞUL OTU ile OĞUL BALI ile OĞUL OĞUL ile OĞUL UŞAK
- ÖĞÜRMEK ile ÖĞÜRTMEK ile ÖĞÜRLEŞMEK ile ÖĞÜRTLEMEK ile ÖĞÜR/LÜK
- ÖĞÜT ile/ve/<>/>< HAKARET
( Bir insana, başkaları yanında verilen "öğüt", öğüt değil "küçük düşürme", "aşağılama" ya da "hakaret" olabilir/olur[bazen/çoğunlukla]. Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de öğüt, doğru/uygun zaman, zemin ve koşullar oluş(turul)madıkça, yapılmamalıdır. )
- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )
- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK
- MOU DRE, BROYAGE[Fr.] / MAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME
- ÖĞÜTME ile ÖĞÜTME HAZNESİ
- MOUDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OĞÜTMEK
- ÖĞÜTMEK ile ÖĞÜTLEMEK ile ÖĞÜTÜLMEK ile ÖĞÜTEBİLMEK ile ÖĞÜTLEYEBİLMEK ile ÖĞÜT ile ÖĞÜTÇÜ/LÜK ile ÖĞÜTÜCÜ/LÜK ile ÖĞÜTÜCÜ DİŞ
- ÖĞÜTMEK ile ÖĞÜTÜCÜ ile BİLEĞİ TAŞI
( GRIND vs. GRINDER vs. GRINDSTONE )
( سخت کارکردن ile کار يکنواخت ile آسياب شدن ile سودن ile آسياب کردن ile خاييدن ile تيز کننده ile تيز کن ile طاحنه ile کوبنده ile لهکننده ile سنگاب ile سنگآسياب ile سنگ سمباده )
( SOKHT KARKARDAN ile KAR YKONAVAKHT ile ASYAB SHODAN ile سودن ile ASYAB KARDAN ile خاييدن ile TYZ KONANDEH ile TYZ KON ile طاحنه ile KOBANDEH ile لهکننده ile SANGAB ile سنگآسياب ile SANG SAMBADEH )
- ÖĞÜTMEK ile/ve SİNDİRMEK
( Ağızda. İLE/VE Midede ve sonrasında. )
( Yediğinizi için, içtiğinizi yiyin! )
( NÂCÎ[Ar.]: Sindirimi kolay yiyecek. )
- ÖĞÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/>< ÜRETMEK
- OĞUZ, ERDOĞAN (İST, 1939) :
( 1953'te Fındıklı Orta Okulunu yarım bıraktı ve daha sonra ticaret hayatına atıldı. Siyasi hayata CHP saflarında başladı. Partilerin kapatılması üzerine yeni kurulan SODEP, SHP ve CHP de yer aldı. Bilahare ANAP'a katıldı, daha sonra da AKP de siyasi hayatına devam etti. 1984 - 2009 yılları arasında sürekli olarak 25 yıl Sarıyer Belediye Meclis üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler deneği (SA - DER), Kızılay gibi pek çok sportif, sosyal ve kültürel amaçlı pek çok dernekte üye olup görev yaptı. )
- OĞUZ ile OĞUZCA ile OĞUZELİ ile OĞUZLAR
- OHM'S LAW[İng.] / LOI DE OHM[Fr.] / OHMICHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM YASASI
- OK ile OK ÇENTİĞİ
( ARROW vs. ARROW NOTCH )
( خدنگ ile پيکان ile تير ile سوفار )
( KHODANG ile PEYKAN ile TYR ile سوفار )
- OK ile OK YILANI ile OK MEYDANI
- OKAN, MAHMUT NEDİM (SARIYER, 1914 - 1967) :
( Sarıyer Pertevniyal İlkokulunda okudu ve İtalyan LisesiTicaret Bölümünden mezun oldu. 1934'te İstanbul Gütmrüğünde memur olarak işe başladı. İstanbul, Bozcaada, Adana gümrüklerinde görev yaptı. 1961 yılına kadar İstanbul Giriş Gümrüğünde Muayene Memuru ve Ecza Kurulu'nda Uzman Gümrükçü olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra Gümrük Komisyonculuğu yaptı. 1951, 1952, 1954 yıllarında Akdeniz'e ve Kuzey Amerika'ya yapılan Türkiye tanıtım gezilerinde Ankara ve Tarsus gemilerinde Sergi Amiri Gümrükçü olarkak görev yaptı. Klasik Türk müziği tutkunu idi . Kemençe, yaylı ve mızraplı tambur ve cümbüş çalardı. Aynı zamanda şairdi ve şiirlerini 1937 yılında yayımladığı "Dikensiz Güller" isimli kitabında topladı. Mesleki bilgilerini paylaştığı "Yolcu Rehberi" Türkiye'ye gelen veya yurtdışına giden yolcular için basılmıştır. Sarıyer Gençlik Mahfili'nde tiyatro, edebiyat, spor gibi etkinliklerle uğraştı, gayri federe iken sarıyer takımında da futbol oynadı. Nedim Okan İtalyanca, İspanyolca, Fransızca ve İngilizce bilirdi. )
- OKAN, NEZİH (SARIYER, 1950) :
( İlkokulu Sarıyer Pertevniyal İlkokulunda, orta öğrenimini Kadıköy Maarif Kolejinde, Yüksek Öğrenimini İ.Ü. Eczacılık Fakültesinde tamamladı ve 1973 yılında Eczacı olarak mezun oldu. İş hayatına 1973 yılında kurucusu olduğu YET - Yenitur Turizm Acentası'nda başladı. 1975 yılında Nişantaşı'nda Nezih Eczanesini açtı. 1978 yılında Eniştesi Tulû Şenol ile birlikte aile şirketi olan DE - SA Porselen A.Ş. kurdu. 2012 yılında tekrar eczacılığa döndü ve Çengelköy'de Merve Eczanesini açtı. Öğrenciliği sırasında İPSF (Uluslararası Eczacılık Talebeleri Federasyonu) Türkiye irtibat sekreterliği, Ortadoğu Komiserliği ve İPSF Genel Kurulunda Türkiye Delegesi olarak görev yaptı. 1974 - 1975 yıllarında CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Sarıyer Gençlik Kolu Başkanlığı, 1975 - 1976 yıllarında Eczane Sahipleri Derneği Genel Sekreterliği, 1977 - 1978 yıllarında TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentalari Birliği) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Kuzey Kıbrıs Komitesi Başkanlığı yaptı. 2007 - 2010 yılları arasında kurucuları arasında bulunduğu ZÜCDER (Züccaciyeciler Deneği) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sekreterlini yaptı. 20 Yıl boyunca İstanbul Ticaret Odası Züccaciye Komite üyesi ve 2008 - 2009 yılları arasında İTO Meclis Üyesi olarak görev aldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde lisansyer sporcu olarak futbol ve basketbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidır. )
- OKARİNA ile ...
( Nefesli bir çalgı. )
- ÖKARYOT/EUKARYOTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ
- ÖKARYOT değil/yerine/= GERÇEK ÇEKİRDEKLİ
- GÖZE/HÜCRE:
ÖKARYOT ile PROKARYOT
(
)
(
)
( Çekirdeği olan. İLE Çekirdeği olmayan. )
- ÖKÇE ile ÖKÇELİ ile ÖKÇESİZ ile ÖKÇE ÇENE
- OKÇULUK'TA
- OKDS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ
- ÖKELİK = DÂHİLİK = GENIALITÉ[Fr.] = GENIALITÄT[Alm.]
- OKLAMAK ile OKLANMAK
- ÖKLİD İLE HİPERBOLİK İLE ELİPTİK İLE PROJEKTİF ile/||/<> GEOMETRİ TÜRLERİ
( Farklı aksiyom sistemlerine dayanan dört temel geometri. )
( Formül: K = 0 İLE K < 0 İLE K > 0 )
( Öklid tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-325--265) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Öklid geometrisi, Elemanlar kitabı) )
- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ
- OKLÜZİV/OCCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI
- OKLÜZYON/OCCLUSION[İng.] değil/yerine/= TIKANMA
- OKSALAT < KALSİYUM OKSALAT[Fr. < Yun.]
( Billurları sidikte bulunabilen ve sidik yollarında taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi. < ... )
- OKSALİK[Fr.] değil/yerine/= KUZUKULAĞI ASİDİ
( Kuzukulağı gibi çoğu bitkide rastlanılan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan, keskin, zehirli asit anlamında kullanılır. [HOCO-COOH] )
- OKSALİK ile OKSALİK ASİT
- OKŞAMAK ile EL YORDAMIYLA
( GROPE vs. GROPING )
( کورمالي کردن ile کورمالي )
( KORMALY KARDAN ile KORMALY )
- OKŞAMAK ile OKŞAMAK
( FONDLE vs. FONDLING )
( نوازش کردن ile ناز و نياز کردن ile نوازش )
( NAVAZESH KARDAN ile NAZ VE NEYAZ KARDAN ile NAVAZESH )
- OKŞAMAK ile OKŞANMAK ile OKŞATMAK ile OKŞAYABİLMEK ile OKŞAYIVERMEK
- OKŞAMAK ile/ve/değil/||/<> OVMAK
- OKŞAMAK ile SIVAZLAMAK
( Sevgi ya da şefkat belirtisi olarak, elini, bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek ya da ona hafifçe vurmak. | Hafifçe dövmek. | Benzemek, andırmak. | Birini hoşnut etmek. İLE Bir şeyin üstünde, yavaş yavaş, hafifçe, el gezdirmek. )
( BÎMÂR: Bir yetimin başını okşamak, bir kimsesizin sırtını sıvazlamak. )
- ÖKSE ile ÖKSEOTU
( Ökseotu saplarından ya da çobanpüskülü kabuklarından çıkardan yapışkan macun. | Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Ökseotugillerden, elma, armut, ıhlamur, kiraz, erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan, üzüme benzer yemiş veren, saplarından ökse çıkarılan zararlı bir bitki. )
( ... cum VISCUM ALBUM )
- ÖKSEMEK ile ÖKSELEMEK ile ÖKSE ile ÖKSE OTU ile ÖKSE KUŞU ile ÖKSE ÇUBUĞU ile ÖKSE OTUGİLLER
- OKSİDAN/OXIDANT[İng.] değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ
- KNALLGAS[İng.] / MÉLANGE TONNANT[Fr.] / KNALLGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHİDROJEN GAZI, KNALLGAZ
- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI
- SAUERSTOFFWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN DALGASI
- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER
- KNALLGASGEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMILAÇ
- CHALUMMEAU DE OXYGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMLACI
- OXYGÈNE FLAMME[Fr.] / SAUERSTOFF FLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN KAYNAĞI
- OXYGEN POINT[İng.] / POINT D'OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN NOKTASI
- OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.] ile OZON[Yun.]
( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz.[Sıvı ve katı hallerinde soluk mavi renk ile görünür.] [Simgesi: O] İLE Molekülünde üç atom bulunan oksijenden oluşan, ağır kokulu, gaz durumundaki basit öğe.[Simgesi: O3] )
- SAUERSTOFFÜBERTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TAŞIYICI
- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU
- OKSİJEN ile/ve/||/<> DOYMUŞ OKSİJEN
(
Oksijen ve Doymuş Oksijen Arasındaki FaRkLaR
| Özellik | Oksijen (O₂) | Doymuş Oksijen / Oksijen Saturasyonu |
|---|---|---|
| Tanım | Renksiz, kokusuz, tatsız bir öge ve gaz | Bir ortamdaki oksijenin doygunluk durumu ya da yüzdesi |
| Formül / Gösterim | O₂ (iki oksijen atomu) | SpO₂ (pulse oksimetre) veya SaO₂ (arteriyel) |
| Ölçüm Birimi |
• Konsantrasyon: mg/L, ppm • Basınç: mmHg, kPa • Yüzde: % (havadaki oran) |
• Yüzde: % (saturasyon) • Konsantrasyon: mg/L (çözünmüş) • Parsiyel basınç: PaO₂ |
| TIBBİ BAĞLAM | ||
| Normal Değerler |
• Havada: %21 • Arteriyel kan PaO₂: 80-100 mmHg |
• Normal SpO₂: %95-100 • Hafif hipoksi: %90-94 • Ciddi hipoksi: |
| Ölçüm Yöntemi |
• Kan gazı analizi • Oksijen analizörü • Kimyasal testler |
• Pulse oksimetre (parmak ucu) • Arteriyel kan gazı analizi • Transkutanöz monitörler |
| Klinik Kullanım |
• Oksijen tedavisi (maske/kanül) • Mekanik ventilasyon • Hiperbarik oksijen tedavisi |
• Hasta monitörizasyonu • Tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi • Sayrılık tanısı ve izlemi |
| KİMYASAL BAĞLAM | ||
| Suda Çözünürlük |
• 0°C'de: 14.6 mg/L • 20°C'de: 9.0 mg/L • 40°C'de: 6.4 mg/L |
• Doygunluk = Maksimum çözünürlük • Sıcaklık ↑ = Doygunluk ↓ • Basınç ↑ = Doygunluk ↑ |
| Etkileyen Etmenler |
• Atmosfer basıncı • Rakım • Sıcaklık |
• Akciğer işlevi • Hemoglobin miktarı • Dolaşım durumu • pH ve CO₂ düzeyi |
| İLİŞKİ VE ETKİLEŞİM | ||
| Fizyolojik İlişki | Oksijen (O₂) → Akciğerlerden alınır → Kana geçer → Hemoglobine bağlanır → Oksijen Saturasyonu oluşur | |
| Uygulama Örnekleri |
|
|
| Tedavi Yaklaşımı |
Oksijen Verilmesi: • Nazal kanül: 1-6 L/dk • Basit maske: 5-10 L/dk • Rezervuarlı maske: 10-15 L/dk |
Hedef Saturasyon: • Normal kişi: >%95 • KOAH: %88-92 • COVID-19: >%92 |
- OKSİJEN ile/ve/||/<>/ KOKU
( "Oksijeni bilmem ama kokun şart!" )
- MÜVELLİD-ÜL HÜMÛZA[Osm.] / OXYGEN[İng.] / OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN
- OKSİJEN ile/||/>< OZON
( İki atomlu oksijen molekülü. İLE/||/>< Üç atomlu oksijen molekülü. )
- OKSİJENLEMEK ile OKSİJENLENMEK ile OKSİJEN ile OKSİJENLİ ile OKSİJENSİZ ile OKSİJENLİ SU ile OKSİJEN ÇADIRI
- OKSİJENLİ SOLUNUM ile FERMANTASYON
( Oksijen varlığında enerji üretimi. İLE Oksijensiz enerji üretimi. )
- OKSİMETRİ/OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= OKSİJEN ÖLÇÜMÜ
- OKSİT[Fr. < Yun.] ile OKSİLİT[Fr. < Yun.] ile ONEJİT[Fr.]
( Oksijenli bir öğe ya da kökle bileşmesiyle oluşan madde. İLE Suyla birleştirğinde, oksijen açığa çıkaran, bileşiminde nikel ve bakır tozları bulunan, sodyum ve potasyum peroksit. İLE Hidratlı doğal oksit. )
- OKSİTLEMEK ile OKSİTLENMEK ile OKSİT ile OKSİDE ile OKSİTLİ ile OKSİDASYON
- OKSİYÜR değil/yerine/= SİVRİKUYRUK
( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )
- RÉACTION OXO[Fr.] / OXO REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO REAKSİYONU
- ÖKSÜRÜK ile KURU ÖKSÜRÜK
- ÖKSÜRÜK ile ÖKSÜRÜKLÜ ile ÖKSÜRÜK OTU ile ÖKSÜRÜK TIKSIRIK ile ÖKSÜRÜKLÜ TIKSIRIKLI
- ÖKSÜZ değil/yerine/= ANNESİZ
- ÖKTEM, NAKİ (MALATYA, 1952) :
( Yönetici, müfettiş ve mali müşavir. Eskişehir İ.T.İ. Akademisi Dil Eğitim Enstitüsü ve Eskişehir İktisadi Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi mezunudur. İş hayatına özel teşebbüste başladı. Hisarbank Müfettişlik sınavını kazanarak bankacılık hayatına atıldı. Bilahare Ziraat bankasına geçti ve bu bankadan emekli oldu. Amatör rehberlik ve müzik çalışmaları yapmaktadır. )
- OKUL ile/ve TAPINAK
- OKULLAŞMAK ile OKULLULAŞMAK ile OKUL ile OKULLU/LUK ile OKUL KAÇAĞI ile OKUL ÇOCUĞU ile OKUL ÖNCESİ ile OKUL SONRASI ile OKULLAR ARASI ile OKUL KOOPERATİFİ
- OKUMA:
DOĞRUSU ile/ve/||/<>/> GÜZELLEŞTİRME
- OKUMA:
EKRANDAN ile/değil/yerine KÂĞITTA
( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )
- OKUMA YAZMA BİLMEME ile OKUMA YAZMA BİLMEYEN
( ILLITERACY vs. ILLITERATE )
( بيسوادي ile ناداني ile درس نخوانده ile امي ile نادان ile بي سواد ile عامي )
( BEYSAVADY ile NADANY ile DARS NAKHANDEH ile امي ile NADAN ile BEY SAVAD ile عامي )
- OKUMA ile SÜRGÜ YOLLU OKUMA(DOKTORA TİPİ)
- OKUMAK ile/ve/||/<>/></< DİNLEMEK
( Kişileri ayrıştırır. İLE/VE/||/<>/>< Kişileri/toplulukları/toplumu birleştirir. )
- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/= DUYURMAK/İLETMEK
- OKUMAK ile OKUMA SAATİ ile OKUMA VAKTİ ile OKUMA YAZMA ile OKUMA KİTABI ile OKUMA YİTİMİ ile OKUMA BAYRAMI
- OKUMALI!
- OKUMAYA DEĞER ŞEYLER YAZMAK ve/||/<> YAZILMAYA DEĞER ŞEYLER YAŞA(T)MAK
- OKUN "YAYDAN ÇIKMASI" ile "YIRTIK DONDAN ÇIKMAK"
- OKUNMAK ile OKUNULMAK ile OKUNABİLMEK
- OKUNACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR
( GOING TO READ vs. GOING TO TALK )
- OKUR-YAZAR OLMAYAN ile/değil CAHİL
- OKUR-YAZARLIK ile/ve/<> SAYISAL OKUR-YAZARLIK
( ... İLE/VE/<> Sayıları kavrayabilme ve kullanabilme yetisi.[düzeyler, basamaklar, zaman algısı] )
( LITERACY vs./and/<> NUMERIC LITERACY )
( WHIPPLES ve ABCC Endeksleri )
- OKUTMAK ile OKUTULMAK ile OKUTABİLMEK
- OKUYABİLMEK ile OKUYUVERMEK ile OKUYUCU/LUK
- [ne yazık ki]
OKUYAN ile/ve/||/<> ANLAYAN
( Az. İLE/VE/||/<> Sınırlı/kıt. )
- ÖKÜZ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ ÖKÜZ
( OX vs. BULLOCK )
- ÖKÜZ/LÜK ile ÖKÜZ DAMI ile ÖKÜZ BALIĞI ile ÖKÜZ SOĞUĞU ile ÖKÜZ ARABASI
- OKYANUS/UMMAN[Ar.] değil/yerine/= ANADENİZ
- OKYANUS ile OKYANUS İKLİMİ ile OKYANUS MAVİSİ ile OKYANUS ÇUKURU
- OKYANUS/FELEK/MUHÎT[< HAVT] değil/yerine/= ÇEVRE
( Herşeyi kuşatan. )
- OKYANUSU GEÇİP DEREDE BOĞULMAK" ile/ve/||/<> "BİR KAŞIK SUDA FIRTINA KOPARMAK"
- (OLABİLDİĞİNCE) ÖNLERDE OTURMAK ile/ve (OLABİLDİĞİNCE) ARKALARDA VE ORTALARDA OTURMAK
( Tiyatroda. İLE/VE Sinemada ve konserlerde. )
- OLABİLMEK ile KAPAK OLABİLİR ile KONSERVE ile KONSERVE YİYECEK ile KONSERVE FABRİKASI
( CAN vs. CAN LID vs. CANNED vs. CANNED FOOD vs. CANNERY )
( توانستن ile قوطي کنسرو ile قوطي ile درقوطي ريختن ile در قوطي ile مست باده ile کنسرو ile کنسروسازي )
( TAVANSTAN ile QOTY KONSORO ile QOTY ile DARQOTY RYKHTAN ile DAR QOTY ile MOST BADEH ile KONSORO ile KONSOROSAZY )
- OLABİLMEMELERİ değil OLAMAMALARI
- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI
- OLAĞAN GERİBİLDİRİM(REFLEKS) ile/ve/değil BEYİN TRAVMASI
( [Bilinci kapalı bir hastanın, (olası/çeşitli) fiziksel tepkilerinin anlamı için ayağın tabanı gıdıklanınca, ayak parmakları...] İleri doğru kasılıyorsa. İLE/VE/DEĞİL Geriye doğru kasılıyorsa. )
- ÂDÎ, ALELÂDE, MUTÂD[Osm.] / ORDINARY[İng.] / ORDINAIRE[Fr.] / GEWÖHNLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN
- AUSSERGEWÖHNLICH ODER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI YA DA DEVRESİ
- OLAĞANDIŞI ile/||/<> ANOMALİ
( Olağandışı. İLE/||/<> Bozukluk. )
- OLAMAZ/OLMAMALI!:
ZEKÂSIZ VE AKILSIZ SEVGİ ile SEZGİSİZ ZEKÂ
( Köleliğe yol açar. İLE Diktatörlüğe yol açar. )
- OLAN ile/ve/<>/||/hem de ÖLEN ile/ve/<>/||/hem de YANAN ile/ve/<>/||/hem de YENİLEN
( Hiçbirine, çözüm yoktur. )
- OLAN ile/ve/||/<>/>< OL(MA)MASI GEREKEN
- OLAN ile/ve/<> OLMASI GEREKEN
( Akıl ile yönetilerek. İLE/VE/<> Eylem ve katılım ile sağlanan/sağlanır. )
- OLAN <>/>< OLMAYAN
( (olduğu) Kadar. <>/>< (olmadığı) Kader. )
( Yapar/yapıyor. <>/>< Bakar/bakıyor. )
( NOT BEING )
- OLAN ile/ve VAROLAN
- OLAN ile VAROLAN
- OLAN ile/ve VAROLAN
( Kişinin içindeki varolanlar kimine kıyâmet, kimine alâmet olur. )
- OLAN ile YAPILAN
( BEING vs. DOING/MAKING )
- OLAN ile/ve YAYILIMLI (OLAN)
( BEING vs./and EXTEND )
- ... OLANAĞI ..:
SUNMAK ile/ve/||/<> TANIMAK
- OLANAK ile/ve/değil/<>/> ÇÖZÜLME
- OLANAK ve/<> VAROLAN(MEVCUT)
- OLANAKLAR ve/||/<>/>/< GELİŞME HAKKI
- OLANAKLI:
GENÇLİĞİNDE, YALNIZLIĞINI VE YAŞLILIĞINI YAŞAMAK ile/ve/||/<> YAŞLILIĞINDA, TOPLUMSALLIĞINI VE GENÇLİĞİNİ YAŞAMAK
- OLANAKLI İLKECE BİLİNÇLİ:
BİLİNÇ ÖNCESİ ile/ve/||/<> DİNAMİK BİLİNÇDIŞI
( )
- OLANAKLILAŞTIRMA ile/ve/||/<>/> KOLAYLAŞTIRMA
- OLANAKLILIK/OLANAKSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< YETERLİLİK/YETERSİZLİK
( POSSIBILITY/IMPOSSIBILITY vs./and SUFFICIENCY/INSUFFICIENCY )
- OLANAKSIZI İSTEMEK
- OLANAKSIZLIK/İMKÂNSIZLIK ile/değil/yerine ZORLUK ("ZORLUK" değil/yerine KOLAY OLAMAMA)
- OLANAKSIZ/LIK / OLANAKLI/LIK ve/<> KARARLI/LIK
( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )
- OLANAKSIZLIK ile/değil İZİN VERMEME
( [not] IMPOSSIBILITY vs./but NOT TO ALLOW )
- OLAN/DAN ile/ve OLMAYAN/DAN
( Kâr. İLE/VE Yarar. )
- OLANI/ELDEKİNİ:
BEĞENMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine DAHA İYİSİNİ İSTEMEK
- OLANI BİLİRİM/BİLEYİM ile/ve/||/<>/< OLMASI GEREKENİ (")BİLEBİLİRİM(")/BİLEYİM
( Aristoteles. İLE/VE/||/<>/< Platon. )
- OLANLA(RLA) / OLDUĞU KADARIYLA:
TATMİN/MUTMAİN OLMA(MA)K ile/ve/değil/yerine/||/<> YETİNME(ME)K
- ...:
OLARAK GÖRMEMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEMEK
- ... (OLARAK) GÖRÜLÜR ile ... (OLARAK) GÖRÜNÜR
- ... OLARAK KALMAMASI KOŞULUYLA ile ... OLMAMAK/KALMAMAK ÜZERE
- OLASILIĞIN DOĞUŞU ve/||/<> ŞANSIN TERBİYE EDİLİŞİ
( Ian Hacking'in bu kitaplarını da okumanızı salık veririz. )
- OLASILIK DIŞILIK ile OLASILIK DIŞI ile OLASILIKSIZLIK
( IMPROBABILITY vs. IMPROBABLE vs. IMPROBITY )
( استبعاد ile بعيد ile غير محتمل ile مستبعد ile نا پاکي )
( استبعاد ile بعيد ile غير محتمل ile مستبعد ile نا پاکي )
- PROBABILITY DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK YOĞUNLUĞU
- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK
( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )
( [not] PROBABILITY vs./and/but FUZZY LOGIC )
- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK
( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )
- OLASILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DENEYİM
- OLASILIK ile MARKOV ZİNCİRİ/SÜRECİ
( Bir Markov zinciri ya da Markov süreci, her olayın olasılığının yalnızca önceki olayda elde edilen duruma bağlı olduğu olası olaylar dizisini tanımlayan rastlantısal[stokastik] bir modeldir. Zincirin ayrık[discrete] zaman adımlarında durumu hareket ettirdiği, sonsuz[countably infinite] bir dizi, ayrık zamanlı bir Markov zinciri [DTMC] verir. Sürekli zamanlı bir süreç, sürekli zamanlı Markov zinciri [CTMC] olarak adlandırılır. Adını Rus matematikçi Andrey Markov'dan almıştır.
Markov zincirleri, gerçek dünya süreçlerinin istatistiksel modelleri olarak birçok uygulamaya sahiptir, örneğin motorlu taşıtlardaki hız kontrol düzenlerini, bir havaalanına gelen müşteri kuyruklarını ya da hatlarını, döviz kurlarını ve hayvan popülasyonu devinimleri gibi konuları incelemek için kullanılabilir.
Markov süreçleri, karmaşık olasılık dağılımlarından örneklemeyi simüle etmek için kullanılan ve Bayes istatistikleri, termodinamik, istatistiksel mekanik, fizik, kimya, ekonomi, finans, sinyal alanlarında uygulama bulan Markov zinciri Monte Carlo olarak bilinen genel rastlantısal[stokastik] simülasyon yöntemlerinin ve işleme, bilgi kuramı ve konuşma işlemenin temelidir.
Markovian ve Markov sıfatları, Markov süreci ile ilgili bir şeyi tanımlamak için kullanılır. )
- OLASILIK ile/ve/değil/ne yazık ki "NİYET OKUMASI"
- OLASI/LIK ile OLASICI/LIK ile OLASILI ile OLASILIK HESABI
- OLASILIK'IN:
ÇOKLUĞU ile/değil ÇEŞİTLİLİĞİ
- OLAY/OLGU/DURUM ile/ve/||/<>/>< YADSIMA
- OLAY YERİNDE PARK ETME:
"ARACIN ARKASI" değil/yerine/>< ARACIN ÖNÜ
- HADİSE[Osm.] / VORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAY
- OLAY ve/<> TASARIM
- Olaydan önce KONUŞ!!!
- OLAY/DURUM ile/ve/||/<> AYRINTI/LAR(I)
- OLAYLAR VE KİŞİLER ve/||/<> YÜKLENEN ANLAM ve/||/<> ALGI ve/||/<> YORUM | BİLİŞSEL ÇARPITMALAR
- OLAYLAR ile/ve YANSIMALAR
( EVENTS vs./and REFLECTIONS )
- OLAYLAR'DA:
ARDIŞIKLIK ve BENZERLİK
( En büyük ahmaklık, olayı[vak'ayı] duygularla bozmaktır[tahrib etmektir]. )
- OLAYLAŞTIRMAK ile OLAY ile OLAYCI/LIK ile OLAYLI ile OLAYSIZ ile OLAYLAMA ile OLAY BİLİMİ ile OLAY BİLİMSEL
- ÖLÇEK ile/ve/<> NİCELİK
( vs./and/||/<> QUALITY )
- ÖLÇEK ile/ve/<> NİTELİK
( vs./and/||/<> ATTRIBUTE )
- ÖLÇEK ile ÖLÇEKLİ ile ÖLÇEKSİZ/LİK ile ÖLÇEK ÇİZGİSİ
- ÖLÇEK ile VERNİYE[< VERNIER adından]
( ... İLE Doğrusal ya da dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlılığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzenek. )
- METABOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ BALON
- MESSZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ SİLİNDİR
- ÖLÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TARTMAK
- ÖLÇÜ ile/ve DENETİM/KONTROL
( MODERATION vs./and CONTROL )
- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> YEĞLEME
- ÖLÇÜDE:
HECE ile/ve/<> SERBEST ile/ve/<> ARUZ
( )
- ÖLÇÜLER('İ)
( EVZÂN[< VEZN]: Tartılar, ağırlıklar, ölçüler.
MESÂHA/MİSÂHA/MİSÂHAT: Ölçme.[yer] )
- MEASUREMENT[İng.] / MESURE[Fr.] / MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜM
- ÖLÇÜSÜZ/LÜK ile/ve/değil/||/<> "GEMSİZ/LİK"
- ÖLÇÜ/T ile/ve/değil/<> ÇERÇEVE
- ÖLÇÜT ile/ve/||/<> GEREKÇE
- ÖLÇÜ/VEZ(İ)N:
SİMGEDE/YAZIDA değil KULAKTA!
- (not OLD FASHION) OLD-FASHIONED
- ÖLDÜ değil/yerine YORULDU GİTTİ
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve/<> GÖRÜNDÜĞÜN/KONUŞTUĞUN GİBİ OLMAK
( Kendinizi olduğunuz gibi bilmek için tüm fikirlerden vazgeçiniz. )
( TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs./and/<> TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE
To know yourself as you are, give up all ideas. )
- OLDUĞUN GİBİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< YALINLIK
- OLDUKÇA ÇOK ZORLANMAK değil OLDUKÇA ZORLANMAK
- OLDUKÇA ile İYİCE
- OLDURMAK ile OLDU ile OLDUKÇA ile OLDUM OLASI ile OLDUM BİTTİM ile OLDUM OLASIYA
- ÖLDÜRME ile !KIYA/!CİNAYET[Ar.]
( )
- ÖLDÜRME ile/ve/||/<> YOK ETME
- OLEFINS[İng.] / OLÉFINE[Fr.] / OLEFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEFİNLER
- ÖLEREK SOYMAK ile/değil BİLEREK SOYMAK
- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF
( FACT/BEING vs. COINCIDENCE )
- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF
- OLGU ile DÜŞÜNCE/FİKİR
( FACT vs. IDEA )
- OLGU ile/ve/değil/<> GÖRÜNÜŞ
- OLGU ile OLGU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCE
( FACT vs. IDEA ABOUT FACT )
- OLGUCULUK/POZİTİVİZM ile GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ
( Bilginin sadece gözlemlenebilir ve ölçülebilir olgulara dayandığını savunan felsefi yaklaşım. İLE Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. )
- OLGUN BİRİKİM ve/||/<> GENÇ ENERJİ
- OLGUNLAŞMA(KEMÂLÂT) ve SABİTLİK ve TEKRAR
- OLGUNLAŞMA ile/ve/||/<> "DURULMA"
- OLGUNLAŞMA ve/||/<> "YARA ALMAMA" ve/||/<> KAZANMA
( İlgiye gereksinim duymadıkça. VE/||/<> Beklentiye girilmedikçe. VE/||/<> Bağımlı kalınmadıkça. )
- OLGUNLAŞMAK/TEKÂMÜL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEKİRDEĞİNİ KÜÇÜLTMEK
- OLGUNLAŞMAK ile OLGUNLAŞTIRMAK ile OLGUNLAŞABİLMEK ile OLGUNLAŞTIRABİLMEK ile OLGU ile OLGUN/LUK ile OLGUCU/LUK ile OLGUNCA ile OLGUSAL/LIK ile OLGUN ODUN ile OLGUNLUK YAŞI ile OLGUNLUK ÇAĞI ile OLGUNLUK İMTİHANI
- OLGUNLUĞUN EN ÖNEMLİ GÖSTERGELERİ:
DEDİKODUYA DAYANMA/TAHAMMÜL ve/<>
İFTİRAYA DAYANMA/TAHAMMÜL
( Dedikodu ve iftiraya karşılığın da üç aşaması vardır.
1- Dedikodu ve iftiraya susarak[sükûnetle] karşılık vermek.
2- Dedikodu ve iftiradan "memnun olmak".
3- Dedikodu ve iftiradan "memnun olup", "dedikoducu/iftiracı" için üzülmek. )
- OLGUNLUK/KEMÂLÂT ve SÜKÛT
( Kemâlâtın sonu, sükûttur. )
( KEMÂL: YEKSAN-REKSAN )
( KEM-ÂLÂTLA, KEMÂLÂT OLMAZ )
( Cemal görmek, kemal bulmak. )
( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemale) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. )
- OLGUNLUK ile/ve/değil/||/<>/< ZORUNLULUK
- OLGUSAL GERÇEKLİK ile/ve AKILSAL GERÇEKLİK
- TARİH:
OLGUSAL ile/ve/||/<> KAVRAMSAL
- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EDİMSEL/LİK
- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK
- OLGUSAL/LIK ile/ve/<> FARKLI/LIK
- OLGUSAL/LIK ile KARŞILIKLI OLGUSAL/LIK
( FENOMENAL ile HETEROFENOMENAL )
- OLGUSALLIK = REALITY[İng.] = RÉALITÉ[Fr.] = REALITÄT[Alm.] = REALITATIS[Lat.]
- OLGUSAL/LIK ile/ve/=/||/<>/> USSAL/LIK
( FACTIVE )
- OLİGARŞİ[Fr. < Yun. OLIGOS: Az. | ARKHEIN: Buyurmak.] değil/yerine/= TAKIMERKİ
( Siyasal erkin, birkaç kişilik bir kümenin elinde bulunduğu yönetim. Aristokrasinin, daralmış biçimi. )
- OLİGODENDROSİT İLE SCHWANN İLE ASTROSİT ile/||/<> GLİA GÖZELERİ
( Sinir sisteminin destek gözeleri. )
( Formül: Miyelin: 20x hız artışı )
- OLİGODENDROSİT ile/||/<> SCHWANN HÜCRESİ
( Oligodendro CNS çoklu, Schwann PNS tekli. )
( Formül: Central multiple İLE peripheral single )
- OLİGOKLAZ[Fr. < Yun.] ile OLİJİST[Fr. < Yun.]
( Billur kütlelerde, serpme durumunda bulunan, beyazımtrak bir tür feldispat. İLE Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanılan, doğal demir oksidi. )
- OLİMPİYAT SONUÇLARI[2016]:
ÜLKELER ve/ne yazık ki/>< TÜRKİYE
(
)
( Türkiye, 1 altın, 3 gümüş, 4 bronz olmak üzere toplam 8 madalyanın sahibi oldu. )
- OLİVİN/PERİDO(T)[Fr.] ile ZEBERCET/KRİZOLİT[Fr. < CHRYSOLITE]
( Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat. İLE Değerli olan olivin. )
- OLMA = KAVANOZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- OLMA ile/ve/< "OLMADAN ÖNCE OLMA"
- Olmadan önce KONUŞ!!!
- OLMADAN ÖNCE OLSUN DİYE ve/||/<> ÖLMEDEN ÖNCE ÖLSÜN DİYE
- Olmadan SUS!
- OLMADIKLARIMIZ ve/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZ ve/||/<>/> DÜŞÜNMEDİKLERİMİZ ve/||/<>/> KONUŞMADIKLARIMIZ
( Yeğlemedikleri... [B (bile değil)] )
- Olmadık yerde SUS!!!
- OLMAK ve/<>/:/= ANLAMAK
( TO BE and/<>/:/= TO UNDERSTAND )
- OLMAK ile OLMAZ/LIK ile OLMAZLI
- OLMAMIŞ OLAN ile OLACAK OLAN
( Olmuş, olmamış olamaz! )
- OLMAMIŞ ile/ve DÜŞMEMİŞ
- OLMASI GEREKEN KADAR ile ABARTI
( UP TO IT'S NEEDS vs. EXAGGERATION )
- OLMASI GEREKEN ile/ve/||/<> OLANIN FELSEFESİ
( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. )
- OLMASI GEREKEN ile/ve ÖZVERİ/TÂVİZ[Ar.]
( NECESSITY TO BE vs./and SELF-SACRIFICE )
- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK
- OLMASIN ile OLMASIN VARSIN/OLMAYIVERSİN
- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..." ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."
- OLMAYAN MEYVEYE EL UZANMAZ ve/<> AŞILANMAYAN MEYVE TATLANMAZ
- OLMAYAN ile/ve/değil OLMASI GEREKEN
- OLMAYIŞI GÖSTERMEK ile OLUŞU YAŞAMAK
- OLMAZ ÖYLE ŞEY değil/yerine BENİM İÇİN UYGUN DEĞİL / BEN YAPAMAM
- OLMAZSA OLMAZ ile/ve/değil EŞİK
- OLMAZSA OLMAZLIK ile/ve/||/<> TERK EDİLEMEZLİK
- ÖLMEK yerine HAKK'A YÜRÜMEK
- ÖLMEK ile İLK ÖNCE ÖL ile UMUTLAR İÇİNDE HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE ÖLMEK ile ZOR ÖLMEK ile DOĞUM SIRASINDA ÖLMEK ile ÖLMEK ile ANİDEN ÖLMEK
( DIE vs. DIE FIRST vs. DIE FRUSTRATED IN HOPES vs. DIE HARD vs. DIE IN LABOR vs. DIE OUT vs. DIE SUDDENLY )
( سر سکه ile وفات يافتن ile جان باختن ile وفات کردن ile جان دادن ile جان سپردن ile مردن ile جان کني ile جان تسليم کردن ile در گذشتن ile درگذشتن ile جان کندن ile فوت کردن ile بر افتادن ile رحلت کردن ile حديده ile از دنيا رفتن ile پيش مرگ شدن ile دق کردن ile سخت جان ile سر زا رفتن ile انقراز يافتن ile ورپريدن )
( SAR SAKEH ile VAFAT YAFTAN ile JAN BAKHTAN ile VAFAT KARDAN ile JAN DADAN ile JAN SEPARDAN ile MARDAN ile JAN KONY ile JAN TASLYM KARDAN ile DAR GOZASHTAN ile DARGOZASHTAN ile JAN KANDAN ile FOT KARDAN ile BAR AFTADAN ile RAHALAT KARDAN ile حديده ile AZ DANYA RAFTAN ile PEYSH MORG SHODAN ile DAGH KARDAN ile SOKHT JAN ile SAR ZA RAFTAN ile ENGHARAZ YAFTAN ile ورپريدن )
- ÖLMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
( Dünyanın içinden çıkmak. İLE/VE/||/<>/>/< Dünyayı, içinden çıkarmak. )
- ÖLMEK ile/değil/yerine/>< YAŞAMAK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. )
- OLMUŞ) OLAN ile OLMAKTA OLAN
( Nesne/ler. İLE Özne/kişi. / İnsan. )
(1996'dan beri)