Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(73/160)
- İZOTOP (KİMYASI) ile/ve/||/<> İZOMER (KİMYASI)
( Aynı ögenin farklı nötron sayısına sahip atomları. İLE/VE/||/<> Aynı moleküler formüle sahip fakat farklı yapısal düzenlemelere sahip bileşikler. )
( İzotopların kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İzomerlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- İZOTOP KİMYASI ile/||/<> RADYOİZOTOP KİMYASI
( İzotopların kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Radyoaktif izotopların kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- İZOTOP KİMYASI ile/||/<> RADYOİZOTOP KİMYASI
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- ISOTOPIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTOP MOLEKÜL
- ISOTOPE DILUTION ANALYSIS[İng.] / ISOTOPVERDRÄMMUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- ANALYSE PAR DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ
- ISOTOPE DILUTION[İng.] / DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPENVERDÜNNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTMESİ
- İZOTOP[Fr. < Yun. ISOS: Eşit. | TOPOS: Yer.] değil/yerine/= EŞYER/YERDEŞ
( Yalnız atomlarının kitleleri yönünden birbirinden farklı olan, aynı kimyasal öğe. )
- ISOTOPE[İng.] / ISOTOPE[Fr.] / ISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP
- İZOTOP ile/ve/||/<> İYON
( Aynı ögenin farklı nötron sayısına sahip atomları. İLE/VE/||/<> Elektron kaybetmiş ya da kazanmış atom ya da molekül. )
- İZOTOP ile/||/<> İZOBAR
( İzotop aynı proton farklı nötron, izobar aynı kütle numarası farklı element. )
( Formül: Z aynı İLE A aynı )
- İZOTOP ile/||/<> İZOTON
( İzotop aynı proton farklı nötron, izoton aynı nötron farklı protondur )
( Formül: ¹²C İLE ¹³C İLE ¹⁴C İLE ¹⁵N )
- TENEUR ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK BOLLUK
- ISOTOPIC TRACER[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK İZLEYİCİ
- ISOTROPE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTROPİK IŞINIM
- İZOZOM ile ANEUPLOİD
( Homolog eşleşmesi sırasında farklı boyutlara sahip olan kromozomlar. İLE Normal kromozom sayısından farklı sayıda kromozom bulunduran gözeler. )
- İZSİZ, SÖZSÜZ, SESSİZ, SENSİZ, BENSİZ
- İZZET BAYSAL HUZUREVİ :
( Bolulu İşadamı ve hayırsever İzzet Baysal tarafından yaptırıldı ve 1992'de hizmete açıldı. İstanbul Valiliğince yönetilen huzurevinde 63 yaş üstü ihtiyaç sahiplerine ve düşkünlere hizmet verilmektedir. )
- JABOTY FAT[İng.] ile/değil/yerine/= JABOTİ YAĞI
- JACK NOCHOLSON ile JACK STRAW ile JACKSON ile KRİKO ile KUTUDAKİ JACK ile HER İŞİN USTASI ile ÇAKAL ile JACKSTAY
( JACK NOCHOLSON vs. JACK STRAW vs. JACKSON vs. JACK vs. JACK IN THE BOX vs. JACK OF ALL TRADES vs. JACKAL vs. JACKSTAY )
( جک زدن ile جک ile علي ورجه ile جک نيکولسن ile هر کاره ile جک استراو ile شغال ile جکسون ile بند تير )
( JAK ZADAN ile JAK ile ALY VARJEH ile جک نيکولسن ile NPAR KAREH ile JAK ESTERAV ile SHGHAL ile JAKSON ile BAND TYR )
- JACKET :/yerine CEKET
- JACOBI METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JACOBI[Fr.] / JACOBI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= JACOBİ YÖNTEMİ
- JACQUES ile JACQUES CHİRAC ile JAKARLI
( JACQUES vs. JACQUES CHIRAC vs. JACQUERIE )
( دهاتيان ile ژاک ile ژاک شيراک )
( DEHATYAN ile JAK ile JAK SHYRAK )
- JADE ile/||/<> JADEİT
( Yeşil, beyaz, sarı, kahverengi ve siyah renklerde olabilir. İLE/||/<> Genellikle daha parlak ve serttir. )
- JADEİT ile/||/<> KUNZİT
( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- JADEİT ile/||/<> NEFRİT/NEPHRİTE
( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Daha yumuşak ve yaygın bir yeşim türü. )
- JADEİT ile/||/<> SERPANTİN
( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Yeşil tonlarında ve genellikle benekli bir mineral. )
- JAEGER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JAEGER[Fr.] / JAEGERSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAEGER YÖNTEMİ
- JAGRAT-SUSHUPTI -ile
( Uyanık uyku. )
- JAGUAR[Amerika Yerlilerinin dilinden] ile LEOPAR
( İri benekli. İLE Benekli. )
( Orta ve Güney Amerika'da yaşar. İLE ... )
( Çok seyrek rastlanan beyaz panterler, albino leopar ya da jaguarlardır. )
( Amerika'nın, en büyük etçilidir. İLE ... )
( Çenesi, en güçlü etçildir. İLE ... )
( Jaguar ile Leopar arasındaki FaRkLaR...
- Gövde büyüklüğü ve ağırlığı
Daha ağır ve daha kaslıdır. Yetişkin erkekler, 80 - 120 kg. ağırlığındadır. Bazıları 150 kg.'ı aşmaktadır. İLE Daha hafiftir. Genellikle 30 - 70 kg. ağırlığındadır, nadiren 90 kg.'a ulaşır.
- Yapı
Güç için tasarlanmış, kompakt, kalın bir gövdeye ve geniş bir göğse sahiptir. İLE Daha uzun, daha ince ve hız ve tırmanmak üzere gelişmiştir.
- Isırma gücü
Büyük kediler arasında gövde büyüklüğüne göre en güçlü ısırığa sahiptir ve kafatasını ve kaplumbağa kabuklarını ezebilir. İLE Boğazdan boğmaya güvenir.
- Kafatası ve çeneler
Kafatası kısa ve geniştir ve devasa çene kaslarına sahiptir. İLE Kafatası daha dar ve daha hafiftir.
- Benek deseni
Benekleri daha büyüktür ve genellikle ortasında siyah bir nokta bulunur. İLE Benekleri daha küçük ve içi boştur.
- Avlanma Tarzı
Genellikle doğrudan kafatası ısırığıyla öldürür. İLE Pusu kurar, boğar ve avını ağaçlara sürükler.
- Yüzme Yeteneği
Mükemmel bir yüzücüdür ve suda avlanır. İLE Yüzebilir ancak genellikle sudan kaçınır.
- Coğrafi Dağılım
Yalnızca Amerika kıtasında yaşar. İLE Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde bulunur.
------------
JAGUAR vs. LEOPARD
- Body size and weight
Jaguar is heavier and more muscular. Adult males weigh 80–120 kg, with some exceeding 150 kg. Leopards are lighter, usually 30–70 kg, rarely reaching 90 kg.
- Build
Jaguar has a compact, thick body and broad chest built for power. Leopard is longer, leaner, and optimized for speed and climbing.
- Bite force
Jaguar has the strongest bite relative to body size among big cats, capable of crushing skulls and turtle shells. Leopard relies on throat suffocation.
- Skull and jaws
Jaguar’s skull is short and wide with massive jaw muscles. Leopard’s skull is narrower and lighter.
- Rosette pattern
Jaguar rosettes are larger and often have a central black dot. Leopard rosettes are smaller and hollow.
- Hunting style
Jaguar often kills with a direct skull bite. Leopard ambushes, suffocates, and drags prey into trees.
- Swimming ability
Jaguar is an excellent swimmer and hunts in water. Leopard can swim but usually avoids it.
- Geographic range
Jaguar lives only in the Americas. Leopard ranges across Africa and parts of Asia.
)
(
)
( JAGUAR vs. LEOPARD )
( FELIS/PANTHERA ONCA cum PANTHERA PARDUS )
- JAKUZİ ile JAKUZİLİ ile JAKUZİSİZ
- JALE ve ŞUKÛFE ve/||/<>/> PERVANE
( Baba. VE Anne. VE/||/<>/> Çocuk. )
- JALUZİ ile JAKUZİ
- JALUZİ ile JALUZİLİ ile JALUZİSİZ
- JAMAIS VU[Fr./İng.] değil/yerine/= ASLA GÖRMEDİM SANISI
- JAMBON ile JAMBON YUMRUKLU ile JAMBON TESLİM EDİLDİ ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ SAPI
( HAM vs. HAM FISTED vs. HAM HANDED vs. HAMMER vs. HAMMER HANDLE )
( ران خوک ile ژامبون ile گوشت ران ile سنگين دست ile ضربت زدن ile چکش زدن ile سخت کوشيدن ile چکش ile پتک ile پتک زدن ile با چکش زدن ile دسته چکش )
( RAN KHOK ile ZHAMBON ile GUSHT RAN ile SANGYNE DAST ile ZARBAT ZADAN ile CHKESH ZADAN ile SOKHT KOOSHYDAN ile CHKESH ile PETAK ile PETAK ZADAN ile BA CHKESH ZADAN ile DASTEH CHKESH )
- JAMBOO[İng.] / JAMBUL[İng.] / JAMBOO[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMBUL
- JAMES POWDER[İng.] ile/değil/yerine/= JAMES TOZU
- JAMES WEBB UZAY TELESKOBU ile/||/<> HUBBLE UZAY TELESKOBU
( James Webb kızılötesi gözlem İLE Hubble görünür ışık ve morötesi gözlemler yapar. James Webb 6,5 metre ayna İLE Hubble 2,4 metre aynadır. James Webb daha erken evren İLE daha uzak galaksileri görebilir. James Webb 2021'de İLE Hubble 1990'da fırlatıldı. )
( John Mather tarafından 2021 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1946-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Kozmik mikrodalga arka plan ışıması ölçümleri, COBE ve James Webb projesi, Nobel Ödülü (2006)) )
- JANJAN ile JANJANLI
- JANSKY NOISE[İng.] / BRUIT DE JANSKY[Fr.] / JANSKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= JANSKY GÜRÜLTÜSÜ
- JAPON EVLERİ ile/ve/||/<> SÜRECİ
(
Neolitik Dönem Japonya'da yerleşik yaşama geçişin ilk örneklerini barındırır. Yer altına kısmen gömülü, konik çatılı, saz kaplı basit kulübeler yaygındır. Taştan ocaklar, toprak kaplar ve basit mimari örnekleri görülür. Tarım Toplumu Başlangıcı Pirinç tarımı ve toplumsal yapıdaki gelişmelerle birlikte yükseltilmiş platform evler ortaya çıkar. Ahşap direkler üzerine kurulu yapılar, daha planlı ve savunmaya uygun köy düzenlemeleriyle dikkat çeker. İlk Merkezi Krallıklar Yamato devletinin etkisiyle daha bakışımlı ve merkezi planlı duruma gelir. Saray benzeri yapılar ve zengin mezar mimarisi öne çıkar. Çatılar, daha eğimli ve giriş alanları daha simgesel olarak vurgulanmıştır. İlk Planlı Kent: Naniwa Çin etkisinde gelişmiş merkezi başkent modeli uygulanmıştır. Tapınak mimarisi, konutlara da yansır. Ahşap yapı iskeleti ve modüler oda düzeni gelişir. Kayar kapılar ve veranda kültürü bu dönemde ortaya çıkar. Kyoto Başkentliği "Shinden-zukuri" tarzı saray mimarisi gelişir. Geniş salonlar, bağlantılı koridorlar, bahçeye açılan teraslar kullanılır. Asillerin yaşadığı geniş yapılarda doğal çevreyle bütünlük önemli duruma gelir. Şoin ve Sukiya Üslûbu Samuray sınıfı ile birlikte savunmaya uygun mimari yapılar (kaleler, surlu evler) ortaya çıkar. "Shoin-zukuri" tarzında bakışımlı odalar, yer masaları, tokonoma [niş], kayar kapılar gelişir. "Sukiya-zukuri" daha zarif, çay seremonisi odaklıdır. Tokyo Merkezli Feodal Dönem Kent planlaması ve konutlarda standartlaşma olur. Maçiya [kent evleri] ve minka [kırsal evler] yaygındır. Ahşap karkas sistem, tatami döşemeler, iç mekân bölücüler gelişir. Zanaatkâr ve tüccar sınıfının yaşam biçimi, mimariye yansır. Modernleşme ve Batılılaşma Batı mimarisinin etkisiyle tuğla, taş ve cam gibi yeni malzemeler kullanılmaya başlanır. Japon evi, Batı tarzı odalarla [masa, sandalye] melez duruma gelir. Modern altyapı unsurları [gaz, kanalizasyon] görülür. Minimalist ve Betonarme Yapılar Modern Japon konutları, hem geleneksel unsurlar [tatami, shoji] hem de çağdaş malzeme [beton, cam, çelik] ile inşâ edilir. Depreme dayanıklı sistemler, küçük metrekarelerde işlevsellik ön plandadır.Comon Dönemi (M.Ö. 10.000 – M.Ö. 300)
Yayoi Dönemi (M.Ö. 300 – M.S. 300)
Kofun Dönemi (300 – 710)
Nara Dönemi (710 – 794)
Heian Dönemi (794 – 1185)
Feodal Dönem (1185 – 1602)
Edo Dönemi (1600 – 1868)
Meiji Dönemi (1868 – 1912)
Modern Dönem (1912 – günümüz)
(
)
- JAPANLAC[İng.] / VERNIS DU JAPAN[Fr.] / JAPONLACK[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPON VERNİĞİ
- JAPON ile JAPONE ile JAPONCA ile JAPON BEZİ ile JAPON GÜLÜ ile JAPON ERİĞİ ile JAPON ARMUDU ile JAPON BALIĞI ile JAPON ELMASI ile JAPON HURMASI ile JAPON KAKTÜSÜ ile JAPON SARMAŞIĞI
- JAPONE -ile
( [Uzun kollu kadın giysisi için] Omuz kesimi olmayan, bol ve geniş. | [Kadın giysisi için] Kolsuz. )
- JAPONYA ile JAPONYA DENİZİ ile JAPONCA
( JAPAN vs. JAPAN SEA vs. JAPANESE )
( ژاپن ile درياي ژاپن ile ژاپني )
( JAPAN ile DARYAY JAPAN ile JAPANY )
- JARGON ile ARGO
- JARGON, JARGONON[İng.] / JARGON[Fr.] / JARGON[Alm.] ile/değil/yerine/= JARGON
- JASMIN[Fr.] ile/değil/yerine/= JASMİN
- JASPER[İng.] / JASPE[Fr.] / JASPIS[Alm.] ile/değil/yerine/= JASPER
- JASPER ile JASPERY
( JASPER vs. JASPERY )
( ژاسب ile يشمي )
( ZHASB ile يشمي )
- JASPER ile/||/<> ONİKS
( Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. İLE/||/<> Siyah ve beyaz şeritlere sahiptir. )
- JASPER ile/||/<> SPİNEL
( Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. )
- JAY BARNET ile ALAKARGA
( JAY BARNET vs. JAY )
( زاغ کبود ile جي بارنت )
( ZAGH KABUD ile جي بارنت )
- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ve/||/<>/> CHARLES DARWIN
( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 ve/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 )
- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ile/ve/||/<>/> CHARLES DARWIN ile/ve/||/<>/> THOMAS HENRY HUXLEY
( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 İLE/VE/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 İLE/VE/||/<>/> 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 )
- JELATİN[Fr.] ile JELOZ[Fr.]/AGARAGAR[Malaya dilinden]
( Daha çok hekimlikte kullanılan, bitkisel yosunlardan elde edilmek üzere sınırlanması gereken, saydam, renksiz, kokusuz bir madde. İLE Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan, bir tür jelatin. )
- JENERALİZE/GENERALIZED[İng.] değil/yerine/= YAYGIN
- JENERATÖR/GENERATOR[İng.] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JENERATÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜRETEÇ
- JENNER STAIN[İng.] / JENNER FARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= JENNER RENKLENDİRİCİSİ
- JEODEZİ ile JEODİNAMİK ile JEOMORFOLOJİ
( Yerölçüm bilimi. İLE Yer kabuğundaki değişimleri inceleyen bilim. İLE Yerbiçim bilimi. )
- JEOLOG ile JEOLOJİ
( GEOLOGIST vs. GEOLOGY )
( زمينشناس ile زمين شناس ile زمينشناسي ile معرفت الارظ )
( ZAMYNESHENAS ile ZAMYNE SHENAS ile ZAMYNESHENASY ile MARAFT ALARZ )
- JEOTERMAL ile JEOTERMAL ENERJİ
- JEREMY BENTHAM ile/ve/||/<>/> JAMES MILL ile/ve/||/<>/> JOHN STUART MILL
( 15 Şubat 1748 - 06 Haziran 1832 İLE 06 Nisan 1773 - 23 Haziran 1836 İLE 20 Mayıs 1806 - 08 Mayıs 1873 )
- JEREMY D. SAFRAN
- JERSEY ADASI ile/ve/<> GUERNSEY
( Victor Hugo, Jersey Adası'nda, kanal adalarından olan Guernsey'e sürgüne gönderilmiştir ve ünlü kitabı "Sefiller"i burada kaleme almıştır.[1850] )
- JERVINE[İng.] / JERVIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JERVİN
- JET LAG[İng.] değil/yerine/= BOYLAM AŞMA SERSEMLİĞİ
- JET ile JET MOTORU ile JET YAKITI ile JET YORGUNLUĞU
- JET ile JET MOTORU ile SAVAŞ UÇAĞI ile İSKELE
( JET vs. JET ENGINE vs. JET FIGHTER vs. JETTY )
( مهر سياه ile کهرباي سياه ile سنگ موسي ile جت ile جريان سريع ile موتور پرتابي ile شکاري بمب افکن ile اسکله )
( MANPAR SYAH ile KONPARBAY SYAH ile SANG MOSY ile JAT ile جريان سريع ile MOTOR PORTABY ile SHKARY BAMB AFKAN ile ESKELEH )
- JEW :/yerine YAHUDİ
- JEWELLER vs. GOLD DEALER
- JEWISH :/yerine YAHUDİ (SIFAT)
- JİGOLO ile DREAMBOY
- JİGOLO ile/değil GENÇ SEVGİLİ
- JİK ile/ve KAR TANESİ
( Yağmur damlası. İLE/VE ... )
( ... vs./and SNOWFLAKE )
- JİLET ile NEŞTER/BİSTURİ
- JİMNASTİK değil/yerine/= ÇEYNİK
- JİNEKOMASTİ ile/||/<> MASTEKTOMİ
( Erkeklerde meme dokusunun olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Meme dokusunun cerrahi olarak çıkarılması. )
- GYPSUM CEMENT[İng.] / GUSSSTÜCK, ABGUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİPS ÇİMENTOSU
- GYRATOR FILTER[İng.] / FILTRE À GYRATEUR[Fr.] / GYRATORFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= JİRATÖR SÜZGEÇ
- JİRİKİ >< TARİKİ
( Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaazetmeye dönmemiş kişi. Tasavvuf terminolojisiyle, bir çeşit "Üveysi". @@ Bir Buda ya da Bodhisattva'ya bağlanarak onun aracılığıyla kurtuluşu aramak. Tasavvuf'ta Tarikat, İntisab. )
- GYROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ETKİ
- JOHANN GOTTLIEB FICHTE ve/||/<> WILHELM von HUMBOLDT
( 19 Mayıs 1762 - 27 Ocak 1814 ve/||/<> 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 )
( İlk üniversitenin kurulması için baskın, etkin ve üstün çaba gösterenler.[1809 - Berlin] )
- JOHANN SEBASTIAN BACH ile CARL PHILIPP EMANUEL BACH
( 31 Mart 1685 - 28 Temmuz 1750 ile 08 Mart 1714 - 14 Aralık 1788 )
- JOHN BOWLBY ile/ve/||/<>/> MARY AINSWORTH ile/ve/||/<>/> MARY MAIN
( 1907 - 1990 ile/ve/||/<>/> 1913 - 1999 ile/ve/||/<>/> 1943 - 2023 )
- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> ALEXANDER VON HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> MARTIN HEIDEGGER ile/ve/||/<>/> FERDINAND DE SAUSSURE ile/ve/||/<>/> LUDWIG WITTGENSTEIN ile/ve/||/<>/> JACQUES DERRIDA
( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 İLE/VE/||/<>/> 26 Eylül 1889 - 26 Mayıs 1976 İLE/VE/||/<>/> 26 Kasım 1857 - 22 Şubat 1913 İLE/VE/||/<>/> 26 Nisan 1889 - 29 Nisan 1951 İLE/VE/||/<>/> 15 Temmuz 1930 - 09 Ekim 2004 )
- JOHN MERCER ile FRANZ ANTON MESMER
( 21 Şubat 1791 – 30 Kasım 1866 @@ 23 Mayıs 1734 - 05 Mart 1815 )
- JOHNSON-RAHBECK EFFECT[İng.] / EFFET JOHNSON-RAHBECK[Fr.] ile/değil/yerine/= JOHNSON-RAHBECK ETKİSİ
- JOHNSON-RAHBEK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOHNSON-RAHBEK ETKİSİ
- JÖLE ile JÖLELİ ile JÖLESİZ
- JORSSEN TEST[İng.] ile/değil/yerine/= JORSSEN DENEYİ
- JOSEITE[İng.] ile/değil/yerine/= JOSEİT
- JOSEPH JOHN THOMSON ile/ve/||/<>/> GEORGE PAGET THOMSON
( [Nobel Fizik Ödülü'nü ...]
Elektronların, parçacık olduğunu göstererek kazandı.[1906] İLE/VE/||/<>/> Elektronların, dalga biçiminde olduğunu göstererek kazandı.[1937] )
( 18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940 İLE/VE/||/<>/> 03 Mayıs 1892 - 10 Eylül 1975 )
( Babası. İLE/VE/||/<> Oğlu. )
(
)
- JOSEPH PULITZER ile GEORGES POLITZER
( 10 Nisan 1847 - 29 Ekim 1911 ile 03 Mayıs 1903 - 23 Mayıs 1942 )
- JOSEPH-LOUIS LAGRANGE ve/||/<> PIERRE SIMON LAPLACE
( İtalyan Aydınlanma Dönemi matematikçisi ve astronomudur. Analiz, sayı kuramı ve klasik ve gök mekaniği alanlarında önemli katkıları olmuştur. VE/||/<> Fransız matematikçi ve gökbilimci. )
( 25 Ocak 1736 - 10 Nisan 1813 VE/||/<> 23 Mart 1749 - 05 Mart 1827 )
- JOSEPHSON JUNCTION[İng.] / JONCTION JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-KONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON EKLEMİ
- JOSEPHSON EFFECT[İng.] / EFFET JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON ETKİSİ
- JOSEPHSON ETKİSİ ile/||/<> TÜNEL ETKİSİ
( Josephson süperiletken tünelleme, normal kuantum tünelleme. )
( Formül: I = I_c sinφ İLE I ∝ e^(-2κd) )
( Brian Josephson tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- JOSEPHSON JUNCTİON ile/||/<> TUNNEL JUNCTİON
( Josephson junction süperiletkenler arası Cooper çift tünellemesiyken İLE tunnel junction normal elektron tünellemesidir )
( Formül: AC Josephson effect )
- JOULE EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE JOULE[Fr.] / JOULE-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE DENEYİ
- JOULE EFFECT[İng.] / EFFET JOULE[Fr.] / JOULE-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE ETKİSİ
- JOULE-KELVIN EFFECT[İng.] / EFFET JOULE KELVIN[Fr.] / JOULE KELVIN EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE KELVİN ETKİSİ
- JOULE-THOMPSON EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMPSON ETKİSİ
- JOULE-THOMSON EFFECT[İng.] / EFFET JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON ETKİSİ
- JOULE-THOMSON VALVE[İng.] / VANNE DE JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON VANASI
- LOI DE JOULE[Fr.] / JOULESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE YASASI/KANUNU
- JOULE'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= JOULE YASASI
- JOULE-THOMSON İLE ADİABATİK SOĞUMA İLE LAZER SOĞUTMA ile/||/<> SOĞUTMA MEKANİZMALARI
( Farklı soğutma yöntemleri. )
( Formül: μ_JT = (∂T/∂P)_H )
- JOURNAL :/yerine DERGİ, GÜNLÜK
- JÜBİLE[Fr. < İbr.] ile EMEKLİLİK
- JUDGE :/yerine YARGIÇ, YARGILAMAK
- JUDGEMENT ABILITY[İng.] değil/yerine/= YARGILAMA YETISİ/MUHAKEME BECERİSİ
- JUERST EBULLIOSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= JUERST EBÜLYOSKOPİ AYGITI/CİHAZI
- JUGLONE[İng.] ile/değil/yerine/= JUGLON
- JUGLON[Alm.] ile/değil/yerine/= JUGLONE
- JOULE EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN JOULES[Fr.] / MECHANISCHES WÄRMEÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= JUL/JOULE EŞDEĞERİ
- JÜL ile JÜLÎDE
( Büklüm, kıvrım. İLE Karmakarışık, dağınık saç. )
- JUNGLE vs. FOREST
- JUNIOR :/yerine GENÇ, KIDEMSİZ
- JÜPİTER/GALILEO UYDULARI:
IO ile/ve/||/<> EUROPA ile/ve/||/<> GANYMEDE ile/ve/||/<> CALLISTO
- RÈGLE DE JURIN[Fr.] / JURIN-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JURİN KURALI
- JURNALLEMEK ile JURNAL ile JURNALCİ/LİK
- JUS COGENS ile/ve/||/<> OBLIGATIO ERGA OMNES ile/ve/||/<> OPINIO JURIS
( Hukukta en üst kurallar. İLE/VE/||/<> Uluslararası hukuk açısından, devletlerin uymakla ve gözetmekle yükümlü olduğu kurallar. | "Herkese karşı hak". İLE/VE/||/<> Davranışın, bir hukukî zorunluluk oluşturduğunun kanaati. | Devletlerin, bir uygulamasının, örf ve âdet hukuku kuralı durumuna "ge(tiri)lmesi". | Devletlerin, işlem ve eylemlerinin, hukukî olması zorunluluğu. )
- JUS INTER GENTES and JUS CIVILE and JUS COGENS and JUS GENTIUM and JUS NATURALE and JUS SANGUINES and JUS SOLI
- JUST :/yerine SADECE, ADİL
- JUSTICE vs. EQUITY
- JUSTICE :/yerine ADALET
- JUVENİLE BEHÇET ile/||/<> ERİŞKİN BEHÇET
( Juvenile Behçet 16 yaş öncesi başlar İLE erişkin Behçet 20-40 yaş arası başlar. Juvenile formda nörolojik tutulum daha sık İLE erişkinde vasküler tutulum daha yaygındır. İkisi de benzer tanı kılavuzları İLE juvenile form daha agresif tedavi gerektirir. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- K-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= K KABUĞU
- K-MESON[İng.] / MÉSON K[Fr.] / K-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= K MEZONU
- COUCHE K[Fr.] / K-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= K TABAKASI
- EMPIRICAL FORMULA[İng.] / FORMULE EMPIRIQUE, FORMULE BRUTE[Fr.] / EMPIRISCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KABA/AMPİRİK FORMÜL
- KABA ile/ve/değil/<> GELİP GEÇİCİ
- KABACA ... değil/yerine ANA AKIŞI İÇİNDE ...
- KABACA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANA ÇİZGİLERİYLE/HATLARIYLA
- KABACA ile/değil/yerine/||/<>/< ÖZETLE
- KABAITÉ[İng.] ile/değil/yerine/= KABAİTÉ
- KABAK ile ARMUT KABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane. | Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Ürünü, armut biçiminde olan bir süs kabağı. )
( CUCURBITA cum ... )
- KABAK ile ASMA KABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. İLE Kabakgillerden, sürüngen ya da sarılgan, mevsimlik bir tür kabak. | Bu kabağın ince uzun, sebze olarak kullanılan ürünü. )
( CUCURBITA cum LAGENERIA VULGARIS )
- KABAK ile İTHIYARI/ACIHIYAR/ACIELMA/EBUCEHİLKARPUZU
( ... İLE Kabakgillerden, elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü bir bitki. )
( ... cum CITRULLUS COLOCYNTHIS )
- KABAK ile SU KABAĞI
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | [müzik] Kabak kemane. | Ham, tatsız (kavun, karpuz). | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak, yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan, bir tür asma kabağı, kantar kabağı. )
( CUCURBITA cum LAGENARIA VULGARIS )
- KABAK ile VEZİRKÜLÂHI
( Kabak kızartılmamalıdır. [Tüm özellikleri nitelikleri kaybolur.] )
- KABALA = CABALA[İng.] = CABALE[Fr.] = KABBALA[Alm.] = KABBALAH:ALINMIŞ ŞEYLER, GELENEK, KABUL ETMEK[İbr.]
- KABALA[İng.] ile KABALA[Ar.]
( Doğaüstüyle ilişki kurma. | Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı. | Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. İLE Götürü, toptan. )
- KABALA ile KABALAK ile KABALACI/LIK
- KABALA ile/ve STEGANOGRAFİ
( Yahudi bilgeliği, mistisizmi. İLE/VE Gizli yazı. )
- KABALA'DA:
SEFAR ile/ve SİPUR ile/ve SEFER
( Kabala'da üç temel kavram vardır: Sefar, Sipur, Sefer.
Sefar: Sayı, nicelik demektir. Sefar ya da nicelik varolanların birbiriyle ilişkisinde birinci durumda rol oynar, bu da sayıyla belirtilir. Daha sonra devinimi ve öteki nitelikleri gelir ki bunlar da sayıyla belirtilir.
Sipur: Söz ya da Logos anlamına gelir. Her harf bir kuvveti işaret eder ve var olanlar, harflerden oluşan sözcüklerdir.
Sefer: Yazı demektir. Tanrının yazısından da evrende varolanları anlamak gerekir. Tanrının düşüncesi bu varolanların anlamıdır. )
( Kabala İşlemleri: Themuria, Gematria, Notaria. Themuria: Kutsal sayılan sözcüklerdeki harflerin yerini değiştirerek yeni sözcükler elde etme yöntemidir. Gematria: Sözcükleri oluşturan harflerin sayısal değerlerinin toplamının hesaplanmasıdır. Notaria: Sözcüklerin kökeni olan harflerden sayı değerleri yoluyla yeni sözcükler türetmektir. )
( Kabala'da varlığın en genel ve bütünsel biçimlerine ise Sefirot(Sephirot) adı verilir. )
( Zohar Nur anlamına gelir ve Zohar öğretisi mistik tefekkür ve deneyim yoluyla nura kavuşma, varlık birliğinin insanda gerçekleştirilmesidir. Kabala, bu öğretinin kabul edilmesi, içselleştirilmesi anlamına gelir. )
( Kabala'da harfler sayılarla eşleştirilmiş ve birtakım tanrısal isimlerin harflerinin yerleri değiştirilerek belirli matematiksel kurallara göre anlam türetmelerine gidilmiştir. )
- KABA/LIK ile/ve/değil/<> SAF/LIK
- KABAN, ATALAY (SARIYER, 1948) :
( İ.Ü. Eczacılık Fakültesinden mezun oldu. Sarıyer'deki Atalay Eczanesi'nin sahibidir. Karadeniz Eğitim, Kültür ve Çevre Koruma Vakfı Kurucu üyesidir. Maden Spor Kulübü'nde 2, Sarıyer Spor Kulübü'nde ise 10 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir Siyasete CHP Gençlik Kollarında başladı, başkanlık dahil çeşitli görevlerde bulundu ve 2004 yerel seçimlerinde CHP den İstanbul İl Genel Meclisi üyesi seçildi. Pek çok; mesleki, sosyal ve sportif amaçlı dernek üyesidir. )
- KABARA ile KABARALI
- HABBE[Osm.] / BUBBLE[İng.] / BULLE[Fr.] / BLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KABARCIK
- KABARCIK ile İSİLİK/ISIRGIN
( PUSTULE vs. PRICKLY HEAT )
- KABARE ile KABARECİ/LİK ile KABARE TİYATROSU
- KABARTI ile KABARTMA
( Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer. İLE Kabartma işi. | Bir biçimin ya da bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. | Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılan yapıt, rölyef. | Kabartılarak yapılan. )
- BAKING POWDER[İng.] / LEVURE ARTIFICIELLE[Fr.] / BACKPULVER[Alm.] ile/değil/yerine/= KABARTMA TOZU
- KABARTMA TOZU ile SODYUM BİKARBONAT
( BAKING POWDER vs. BAKING SODA )
- KABİL ile KABİLE
- KABÎLE[Ar. çoğ. KABÂİL] ile KABİLE["ka" uzun okunur]
( Boy. İLE Hanım ebe. )
- KABİLE MENSUBİYETİ ile/ve YER MENSUBİYETİ
- KABİLE ile/ve/değil/||/<>/> KÖY
- KABİLİ RÜCÛ değil/yerine/= DÖNÜLEBİLİR
- KABİLİYET[Ar.] değil/yerine/= YETENEK/BECERİ
- KÂBİLİYET-İ TAKSİM değil/yerine/= BÖLÜNEBİLME
- KABİN[Fr. < CABINE] değil/yerine/= BÖLÜM
( Küçük, özel bölme. | Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde, küçük bölme. | Uçakta, yolcuların oturduğu bölüm. | Plajda, soyunma yeri. )
- KABİN[Fr. < CABINE] ile KABİNE[Fr. < CABINET]["KABİ:NE" değil KABİNE]
( Küçük, özel bölme. | Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde, küçük bölme. | Uçakta, yolcuların oturduğu bölüm. | Plajda, soyunma yeri. İLE Bakanlar Kurulu, hükûmet. | Hekim muayenehanesi. | Bölüm/kabin. | Tuvalet/helâ. )
- KABİN ile KABİNE ile KABİN AMİRİ
- KABİNE ile KABİLE
( Yönetke. İLE Boy. )
- KABİNE ile KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ ile MARANGOZ ile MARANGOZLUK
( CABINET vs. CABINET RESHUFFLE vs. CABINETMAKER vs. CABINETWORK )
( گنجه ile کابينه ile هيئت وزيران ile جاي اغذيه ile ترميم کابينه ile مبل ساز ile مبل سازي )
( GONJEH ile KABYNAH ile YEHYET VEZYRAN ile JAY EGHZYYEH ile TARAMYM KABYNAH ile MOBL SAZ ile MOBL SAZY )
- KABIZ[Ar. < KABZ]["ka" uzun okunur] ile KABIZA["ka" uzun okunur] ile KABZ[Ar.] ile KABZA[Ar.]
( Alan, tutan, kabzeden. | Peklik/kabızlık veren. | [anatomide] Sıkan, çeken. [KABZ >< BAST] İLE [anatomide] Büken.[: Oynak kemikler arasındaki açıları daraltan kasların genel adı.] İLE El ile tutma. | Avuç içine alma, kavrama. | Azrâil tarafından ruh teslim alınma, ölme. | Peklik, amelsizlik, kabız. İLE Tutacak/tutamak yeri, sap. )
- KABIZLIK/İNKIBAZ/KONSTİPASYON ile/||/<> SÜRGÜN/DİYARE/İSHAL
( Bağırsak devimlerinin yavaşlaması ve kabızlık. İLE/||/<> Sık ve sulu dışkılama. )
- KABIZLIK ve/ne yazık ki/||/<>/> ANAL ÇATLAK/YIRTIK
( CONSTIPATION and/unfortunately/||/<>/> ANAL FISSURE )
- KABLO ile KABLOCU/LUK ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KABLO GEMİSİ ile KABLOLU YAYIN
- KABOTAJ ile KABOTAJ HAKKI ile KABOTAJ GEMİSİ ile KABOTAJ BAYRAMI
- KABUĞUN, FLOEM TABAKASI = TABAKA-İ KIŞR = LIBER
- KABUĞUNA ÇEKİLMEK ile/değil/yerine/>< KABUĞUNU KIRMAK
- SHELL MODEL[İng.] / MODÈLE EN COUCHES[Fr.] / OBERTEL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KABUK ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- KABUK = KIŞR = ÉCORCE
- KABUK ile ŞEYTANMİNARESİ
( ... İLE Bazı deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı. )
- SHELL[İng.] / COQUILLE, CALCIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KABUK
- KABUKİ ile/ve BUNRAKU
( Geleneksel Japon tiyatrosu. İLE/VE Kukla tiyatrosu. )
- KABUKİ ile/ve BUNRAKU
( Geleneksel Japon tiyatrosu. İLE/VE Kukla tiyatrosu. )
- KABUKLANMAK ile KABUKLAŞMAK ile KABUK ile KABUKLU ile KABUKSUZ ile KABUKLULAR ile KABUKLU BİT ile KABUK BİLİMİ ile KABUK KAHVESİ ile KABUK YÖNETİM ile KABUK BÖCEKLERİ ile KABUK DEĞİŞTİRME
- KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK
( MISRÂ': İstiridye gibi deniz kabuklularından kabuklarının her biri. )
( İstiridyeler, doğal ortamlarında 80 yıla kadar yaşayabilirler. )
( İstiridyelerin bir inciyi tamamlamaları 15 - 20 yıllarını alır. [1 ton istiridyeden ancak 3 inci çıkar. Mükemmel küre biçiminde olma olasılıkları ise milyonda birdir.] )
(
)
- KABUL EDERSE/NİZ ile/ve/değil/yerine UYGUNSA/NIZ, UYGUN GÖRÜRSENİZ
- KABUL EDİLEBİLİRLİK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile GİRİŞ ÜCRETİ
( ADMISSIBILITY vs. ADMISSIBLE vs. ADMISSION vs. ADMISSION FEE )
( روا بودن ile روائي ile قابلت قبول ile پذيرفتگي ile اختيارداري ile روا ile پذيرفتني ile قابل تصديق ile مجاز ile اعتراف ile بارداد ile دخول ile پذيرش ile اجازه ورود ile اجازه دخول ile وروديه ile حقالورود )
( RAVA BODAN ile روائي ile GHABLAT GHABOL ile PAZYRAFTAGY ile AKHTYORDARY ile RAVA ile PAZYRAFTANY ile GHABEL TASADYGH ile MOJAZ ile ETERAF ile بارداد ile دخول ile PAZYRASH ile EJAZEH VORUD ile EJAZEH DOKHOL ile VORUDYYEH ile حقالورود )
- KABUL EDİLMESİ GEREKEN:
[ya] RASTGELELİK ya da/>< BİLİN(E)MEYEN/GİZLİ DEĞİŞKENLER
( Θ - φ )
- KABUL ETMEK ile GÜZEL GÖRMEK(TAHSÎN[< HÜSN])
( TO ACCEPT vs. TO SEE NICE )
- KABUL ETMEK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile KABUL TESTİ ile KABUL EDEN ile KABUL ile KABUL EDİLDİ ile KABUL EDEN ile KABUL ETMEK ile AKSEPTÖR
( ACCEPT vs. ACCEPTABLE vs. ACCEPTANCE vs. ACCEPTANCE TEST vs. ACCEPTANT vs. ACCEPTATION vs. ACCEPTED vs. ACCEPTER vs. ACCEPTING vs. ACCEPTOR )
( اجابت کردن ile موافقت شدن ile قبول کردن ile تقبل کردن ile حاضر شدن ile پذيرفتن ile قابل پذيرش ile پذيرفتني ile موجه ile بلامانع ile قبولي ile پذيرش ile قبول ile اجابت ile تقبل ile آزمون پذيرش ile قبول کننده ile معني مصطلح ile مقبول ile مستجاب ile پذيرفته ile پذيرا ile پذيرنده )
( EJABAT KARDAN ile MOVAFEGHT SHODAN ile GHABOL KARDAN ile TAGHABL KARDAN ile HAZAR SHODAN ile PAZYRAFTAN ile GHABEL PAZYRASH ile PAZYRAFTANY ile MOJEH ile BELAMANE ile GHABOLY ile PAZYRASH ile GHABOL ile EJABAT ile TAGHABL ile AZMON PAZYRASH ile GHABOL KONANDEH ile MANY MOSTALEH ile مقبول ile MOSTEJAB ile PAZYRAFTEH ile PAZYRA ile PAZYRANDEH )
- KABUL ETME(ME)K ile ÖN PLANDA TUTMA(MA)K
( TO (NOT) ACCEPT vs. TO (NOT) TO (NOT) STAND/KEEP AT FRONT )
- KABUL ile/ve/<> DESTEK
- KABUL ile/ve İNANCA
( ACCEPTANCE vs./and ASSURANCE )
- KABUL ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. )
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< KABUL
( [not] CONFESS vs./and/but/||/<>/< ACCEPTANCE )
- KABUL ile/ve/||/<>/< MAKBUL
- KABUL ile SÖYLEM
( ACCEPTANCE vs. DISCOURSE, DISSERTATION )
- KABUL ile SÖYLEM
- KABUL ve/< TAHSÎN
( ACCEPTANCE and/< TO SEE NICE )
- KABUL ve TAHSİN
- KABULLENMEK ile KABULLENDİRMEK ile KABULLENEBİLMEK ile KABUL ile KABUL GÜNÜ ile KABUL YERİ ile KABUL ODASI ile KABUL RESMİ ile KABUL SALONU ile KABUL TÖRENİ ile KABUL KREDİSİ
- KABURGA ile GEĞREK
( ... İLE Yumuşak kaburga kemikleri. | Kaburganın alt yanında bulunan boşluklardan her biri. )
- KABZ/KONSTİPASYON değil/yerine/= PEKLİK
- KABZA ile/ve/||/<> BARÇAK
( ... İLE/VE/||/<> Kılıç kabzasının siperi. )
- LEAKAGE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK IŞINIM
- TEBLİĞ:
"KAÇAK" değil KORSAN
- KAÇAK ile KAÇIK ile KAÇINTI ile KAÇKIN
( Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. İLE İlmeği kaçmış (çorap vb.). | Bir yana kaçmış, kaymış. | Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız. | Çorabın ilmeği kaçmış yeri. İLE Erken doğan kuzu. | Sızıntı, kaçak. İLE Bir yerden ya da bir işten kaçmış kişi. | Toplumdan uzak duran, toplum içine çıkmak istemeyen kişi. )
- KAÇAK ile KAÇKIN
- KAÇAK ile SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ İŞ ile SÖZLEŞMELİ ile KASILABİLİR ile KONTRAKTİLİTE ile MÜTEAHHİTLİK ile SÖZLEŞME TARAFI ile KASILMA ile MÜTEAHHİT ile SÖZLEŞMEYE BAĞLI ile YALANLAMAK ile KENDİSİYLE ÇELİŞMEK ile ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ ile MEKANİZMA ile ZITLIK ile AYKIRI ile AKSİNE ile AKSİNE ile ZITLIK
( CONTRABAND vs. CONTRACT vs. CONTRACT WORK vs. CONTRACTED vs. CONTRACTILE vs. CONTRACTILITY vs. CONTRACTING vs. CONTRACTING PARTY vs. CONTRACTION vs. CONTRACTOR vs. CONTRACTUAL vs. CONTRADICT vs. CONTRADICT ONESELF vs. CONTRADICTION vs. CONTRADICTORY vs. CONTRAPTION vs. CONTRARIETY vs. CONTRARIOUS vs. CONTRARY vs. CONTRARY TO vs. CONTRAST )
( اجناس قاچاق ile موافقتنامه ile مبتلا شدن ile به مقاطعه دادن ile مقاطعه ile هم کشيدن ile منقبض شدن ile منقبض کردن ile ترنجيدن ile مقاطعه کردن ile پيمان ile کنترات کردن ile عقد ile عهدنامه ile موافقت نامه ile کنترات ile پيمان کاري ile منقبض ile ادغام شونده ile قابل انقباض ile قابلت انقباض ile قابليت انقباض ile پيمان کار ile متعاهد ile همکشي ile انقباض ile گرفتگي ile ادغام ile مقاطعهکار ile مقاطعه کار ile پيماني ile مقاطعه اي ile عهدي ile ماهده اي ile کنتراتي ile تناقض داشتن ile خلاف گفتن ile ضد و نقيض گفتن ile مغايرت ile نقيضه ile تباين ile تناقض ile ناقض ile مباين ile مغاير ile نقيض ile تناقض دار ile متناقض ile تمهيد ile ضد و نقيض ile عناد آميز ile ضد ile معکوس ile خلاف ile عکس ile مباينت ile کنتراست )
( AJENAS GHACHAGH ile MOVAFEGHTENAMEH ile MOBTELA SHODAN ile BAH MOGHATEH DADAN ile MOGHATEH ile NPAM KESHYDAN ile MONAGHABZ SHODAN ile MONAGHABZ KARDAN ile ترنجيدن ile MOGHATEH KARDAN ile PEYMAN ile KONTERAT KARDAN ile AGHAD ile EADNAMEH ile MOVAFEGHT NAMEH ile KONTERAT ile PEYMAN KARY ile MONAGHABZ ile EDGHAM SHVANDEH ile GHABEL ENGHABAZ ile GHABLAT ENGHABAZ ile GHABELYT ENGHABAZ ile PEYMAN KAR ile MOTEANPAND ile همکشي ile ENGHABAZ ile GARAFTAGY ile EDGHAM ile MOGHATEAKAR ile MOGHATEH KAR ile پيماني ile MOGHATEH AY ile عهدي ile MANPANDEH AY ile KONTERATY ile TANAGHZ DASHTAN ile KHLAF GOFTAN ile ZED VE NAGHYZE GOFTAN ile MOGHAYRAT ile نقيضه ile تباين ile TANAGHZ ile NAGHZ ile مباين ile MOGHAYR ile NAGHYZE ile TANAGHZ DAR ile MOTENAGHZ ile TAMEHYD ile ZED VE NAGHYZE ile ANAD AMYZ ile ZED ile MAKOOS ile KHLAF ile AKS ile مباينت ile KONTERAST )
- KAÇAR/I TUTAR/I (OLMAMAK)
- KAÇINILABİLİR ile KAÇINMAK ile KAÇMAK
( EVADABLE vs. EVADE vs. EVADING )
( طفره پذير ile در رفتن ile طفره زدن ile از سر باز کردن )
( TAFAREH PAZYR ile DAR RAFTAN ile TAFAREH ZADAN ile AZ SAR BAZ KARDAN )
- KAÇINILMAZ ile KAÇINILMAZ OLARAK
( INEVITABLE vs. INEVITABLY )
( قريب الوقوع ile حتمي الوقوع ile نا گزير ile نا چار ile اجتناب ناپذير ile ناگزير ile ناچار )
( قريب الوقوع ile حتمي الوقوع ile NA GOZYR ile نا چار ile EJTENAB NAPAZYR ile NAGZYR ile NACHAR )
- KAÇINMA ile KAÇGÖÇ
( ... İLE Dinî bir yaklaşımla, müslüman kadınların, erkeklere görünmemeleri, birarada oturup konuşmaktan kaçınmaları. )
- KAÇINMAK ile KAÇINDIRMAK ile KAÇINABİLMEK ile KAÇINCI ile KAÇIN KURASI
- KAÇIRMAK ile "ISKALAMAK" ile "ES GEÇMEK"
- KAÇIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARAYIŞ
- KAÇKAR DAĞLARI ile/ve KÜRE DAĞLARI
- KAÇKAR ile/değil KAŞKAR
- KAÇKARLAR ile/ve/||/<> KALÇARLAR
- KAÇKIN ile/ve/||/<> UÇKUN
- KAÇLI ile KAÇLIK
- Kaçmak için DİNLE!!!
- Kaçmak için SUS!!!
- KAÇMAK ile/ve/değil ANLAMSIZ/DEĞERSİZ BULMAK, DEĞER VERMEMEK
- KAÇMAK ile/ve/||/<>/> BAĞLANMAK
- KAÇMAK ile/ve/||/<> ÇAMURA YATMAK
- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine (GERİ) ÇEKİLMEK
- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine/<> GİTMEK
( Sevdiklerinle arana mesafe girdiği oranda, varış yerinin de hiçbir anlamı kalmaz. )
- KAÇMAK ile/değil HIZLI YÜRÜMEK/KOŞMAK
( ... ile/değil BESBESE )
- KAÇMAK ile/değil/yerine KAÇINMAK
( Tüm canlılarda. İLE/DEĞİL/YERİNE Hayvanlarda[kısmen] ve insanda. )
- KAÇMAK ile "KAÇMAK"
( Kendi anlamı. İLE İzin istemek/izin isteyerek/bildirerek ayrılma.(Deyim/argo). )
( Hızla koşup bir yere saklanmak. | Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. | Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. | Kaçınmak. | Gaz, sıvı vb. şeylerin sızması. | İpinin kopması. | Girmek. | Bir yana doğru kaymak. | Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. | Hızlı koşmak. | Yok olmak. | Benzemek, andırmak. | Kaçgöçe uymak. | Kadının, yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılması. | Rengi ağarmak, uçmak. | Yarışçının ötekilerden hızla ayrılıp arayı açması. | Futbol ve basketbolda, engelleyen adamdan kurtulmak ya da pas alabilmek için boş alana koşmak. İLE ... )
- KAÇMAK ile KAÇMAK
( FLEE vs. FLEEING )
( پا به فرار گذاردن ile گريز کردن ile پا به فرار گذاشتن ile بسرعت رفتن ile گريزان ile گريزنده ile تواري )
( PA BAH FARAR GOZARDAN ile GARYZ KARDAN ile PA BAH FARAR GOZASHTAN ile BASARAT RAFTAN ile GARYZAN ile GARYZANDEH ile تواري )
- KAÇMAK ile/değil/yerine/>< KALMAK
- KAÇMAK ile/ve/değil/ne yazık ki KOLAYINA KAÇMAK
- KAÇMAK ile/ve SAKLANMAK
- | KAÇMAK ile/ve/ya da/||/<>/> SAVAŞMAK |
ile/ve/ya da/||/<>/>
DONAKALMAK
( [Olanaklar(ımız)/koşullar(ımız)/araçlar(ımız)]
| Yetmiyorsa, uygun değilse. İLE/VE/YA DA/||/<>/> Yetiyorsa, uygunsa. |
İLE/VE/YA DA/||/<>/>
İkisi arasında kalmış ya da hiçbir karar veremiyorsak. )
( | Sempatik. VE Sempatik. |
İLE/VE/YA DA/||/<>/>
Parasempatik. )
- KAÇMAK ile SIVIŞMAK/TÜYMEK/FIYMAK
- KAÇMAK ile TEHLİKEDEN KAÇMAK ile KAÇIŞ MEKANİZMASI ile İLE KAÇMAK ile KAÇIŞ ile KAÇIŞ TEKERLEĞİ ile KAÇIŞ
( ESCAPE vs. ESCAPE DANGER vs. ESCAPE MECHANISM vs. ESCAPE WITH vs. ESCAPEMENT vs. ESCAPEMENT WHEEL vs. ESCAPING )
( رهايي يافتن ile گريز ile فرار ile از دست گريختن ile متواري شدن ile در رفتن ile فرار کردن ile فرار دادن ile گريختن ile در رفتآن ile جان بدر بردن ile رستن ile از خطر جستن ile وسيله فرار ile طفره وتعلل ile دربردن ile مزاج گوي ile چرخ دنگ )
( RAYAAYY YAFTAN ile GARYZ ile FARAR ile AZ DAST GARYKHTAN ile MOTVARY SHODAN ile DAR RAFTAN ile FARAR KARDAN ile FARAR DADAN ile GARYKHTAN ile DAR RAFATAN ile JAN BADAR BARDAN ile رستن ile AZ KHATAR JASTAN ile VESYLAH FARAR ile TAFAREH VOTALAL ile DARBARDAN ile MOZAJ GOY ile CHARKH DANG )
- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine ÜSTLENMEMEK
- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine UZAK DURMAK
( UZAK DUR!
* Karnı tokken sızlanandan
* Zevk sürerken sıkılandan
* El içinde ağlayandan
* Dost sözünden gocunandan
* Kuşkusuyla buz tutandan
* Düşmanına dost durandan
* Suretiyle kandırandan
* Aynalardan kovulandan
* Şeytanıyla yarışandan
* Sevabını anlatandan
* Günahına kulp takandan
Mete Özgencil )
- KAÇMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAK DURMAK
- KAÇMAK ile/değil/yerine VAZGEÇMEYİ BİLMEK/BECERMEK
- KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR BİLGİM YOK değil KAÇTA DÖNEBİLECEĞİM HAKKINDA HİÇBİR FİKRİM YOK
- KADÂ İLEYHİ[Ar.] ile KADÂ BİHÎ[Ar.]
- KADAYIF[Ar. < KATAİF] ile TEL KADAYIF ile KÜNEFE
( Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek. )
- SAĞRAK/KADEH:
TOPRAK ile/ve METAL ile/ve CÂM
( XV. yy.'da. İLE/VE XVI. yy.'da. İLE/VE XVII. yy.'da. | İçi şarap dolu kadeh. )
- KADEMELEMEK ile KADEMELENMEK ile KADEMELENDİRMEK ile KADEM ile KADEME ile KADEMLİ ile KADEMELİ ile KADEMSİZ/LİK ile KADEMESİZ ile KADEME KADEME ile KADEME İLERLEMESİ
- KADEMELİ ile KADEMELİ ÇÜRÜME ile KADEMELİ KAYBOLMA ile GİTGİDE ile KADEMELİ OLMA ile MEZUN OLMAK ile MEZUN ile KADEMELİ VERGİ ile MEZUN
( GRADUAL vs. GRADUAL DECAY vs. GRADUAL DISAPPEARANCE vs. GRADUALLY vs. GRADUALNESS vs. GRADUATE vs. GRADUATED vs. GRADUATED TAX vs. GRADUS )
( تدريجي ile فسادتدريجي ile محوتدريجي ile کم کم ile درجه به درجه ile به تدريج ile جسته جسته ile اندک اندک ile بمرور ile بتدريج ile نرم نرمک ile متدرجا ile خردخرد ile تدريجاً ile رفته رفته ile تدريج ile فارغ التحصيل ile آموخته ile مدرج کردن ile درجهدار ile ماليات تصاعدي ile فرهنگ عروضي )
( TADARYJY ile فسادتدريجي ile محوتدريجي ile KAM KAM ile DARJEH BAH DARJEH ile BAH TADARYJ ile JASTEH JASTEH ile ANDAK ANDAK ile بمرور ile BATADARYJ ile NARAM NARMAK ile متدرجا ile KHARDOKHARD ile TADARYJAN ile RAFTEH RAFTEH ile TADARYJ ile FARGH ELTAHSYLE ile AMUKHTEH ile MADARJ KARDAN ile DARJEKHODAR ile ماليات تصاعدي ile FAREANG ARUZY )
(1996'dan beri)