Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(59/160)


- HALLER('İ)


- HALLETMEK değil/yerine/= ÇÖZMEK/ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK/YOLUNA KOYMAK


- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ


- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN


- HALOGENATION[İng.] / HALOGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HALOJENLENME


- HALOJENLER ile AMETAL

( Flor, klor gibi ögeler. İLE Metal olmayan ögeler. )


- HALOJENLER ile/||/<> SOY GAZLAR

( Halojenler 7 elektron reaktif İLE soy gazlar 8 elektron inert )

( Formül: X₂ + 2e⁻ → 2X⁻ (halojen) İLE stabil oktet (soy gaz) )


- HALIDE, HALOGENIDE[İng.] / HALOGÉNURE[Fr.] / HALOGENID[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENÜR


- HALSİZLİK ile REHÂVET


- HALT[< HALATA]:
KARIŞTIRMAK -<


- HALTER ile HALTERCİ/LİK


- HALTER'DE:
SİLKME ile/ve KOPARMA


- HALUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/= MEVCUD


- HALÜSİNASYON GÖRMEK ile HALÜSİNASYON ile HALÜSİNASYON YARATAN ile HALÜSİNOZ ile HALÜSİNASYONLU

( HALLUCINATE vs. HALLUCINATION vs. HALLUCINATORY vs. HALLUCINOSIS vs. HALLUCINOUS )

( هذيان گفتن ile هذياني گفتن ile توهم ile توهمي ile توهم گير کردگي ile هذيان آور )

( NPAZYAN GOFTAN ile NPAZYANY GOFTAN ile TOUHOM ile توهمي ile TOUHOM GYR KARDEGY ile NPAZYAN AVAR )


- HALVET ile/ve/değil/> CELVET


- HALVET ile ERBAİN

( Müridlere uygulanan. İLE Mürşidlerin, kâmillerin uyguladığı. )


- HALVET ile HALVETİ


- HALVET ile/ve İTİKÂF

( İkisinde de, beş vakit namaz kılınan yerde olma koşulu vardır.[Bayanlar için ibâdet yeri belirlenmiş/aynı olarak evde de itikâfe girme olanağı/hakkı saklıdır.] )


- HALVET'E GİRMEK ile/ve/yerine YAPILMAYACAKLARIN YAPILMAMASI


- HAM ile HAM PETROL ile KABALIK

( CRUDE vs. CRUDE OIL vs. CRUDITY )

( خام ile نفت خام ile ناپختگي )

( KHAM ile NAFT KHAM ile NAPKHTGY )


- HAMÂKAT[Ar.] ile RAKÂ'AT[Ar.]


- [ne yazık ki]
HAMAKAT/AHMAK ile/ve/||/<> İHANET/HAİN


- HAMAL/LIK ile HAMAL CAMAL ile HAMAL SEMERİ ile HAMAL SIRIĞI


- HAMAMBÖCEĞİ ile AMERİKA HAMAMBÖCEĞİ

( ... cum PERIPLANETA AMERICANA )


- HAMAMCIOĞLU YALISI/BEYAZ YALI :

( Sarıyer'de Yenimahalle Karakütük caddesi üzerinde olup iki cephelidir. Yalının altı mağaza olup 1930 - 1950 yılları arasında balık tuzlama yeri olarak kullanıldı. Uzun yıllardan beri boş duran yalı viran haldedir. Yalı 19. yy. sonlarında inşâ edilmiştir. Beyaz Yalı olarak anılmaktadır. )


- HAMAM/LIK ile HAMAMCI/LIK ile HAMAM OTU ile HAMAM TASI ile HAMAM ANASI ile HAMAM BÖCEĞİ ile HAMAM KESESİ ile HAMAM TAKIMI ile HAMAM BOHÇASI ile HAMAM BÖCEĞİGİLLER


- HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK

( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )


- HAMDİ PAŞA ÇİFTLİĞİ/KORUSU :

( Maden mahallesinin doğusunda, Taşocakları mevkiinin bitişiği ve üst kısmındadır. Çam ağaçları ile kaplı büyük bir alandır. )


- HAMİD ile HAMED KARZAİ

( HAMED vs. HAMED KARZAI )

( حامد ile حامد کرزي )

( HAMAD ile حامد کرزي )


- HAMİD-İ EVVEL (I. ABDÜLHAMİD) SEBİLİ) ile MAHMUD II SEBİLİ ile MAHMUD II SEBİLİ

( Gülhane Parkı girişinin karşısındaki sebil. İLE Fatih'te, Zincirlikuyu Caddesi'nde, Şekerciler Çarşısı'nda, Efdalzâde Medresesi yanındadır. [Türk Rokokosu üslûbundadır] İLE Sultanahmet - Divanyolu'nda, II. Mahmud Türbesi yanındadır. )

( 1829'da. İLE 1840'ta, Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilmiştir. [Ampir üslûbundadır.] )


- HAMİDİ VELİ -ile

( SOMUNCU BABA )


- HAMİLE[Ar. çoğ. HAVÂMİL] ile HAMÎLE[Ar. çoğ. HAMÂİL]

( Gebe. İLE Kılıç bağı, kılıç kayışı. | Nusha, muska, tılsım. )


- HAMİLE değil/yerine/= GEBE


- HAMİLE[Ar.] değil/yerine/= GEBE/YÜKLÜ


- HAMİLİNE MUHARRER SENET değil/yerine/= TAŞIYANA YAZILI BELGİT


- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ


- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ


- HAMİYET[Ar.] değil/yerine/= KORUMA

( Bir kişinin, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. )


- HAMİYYETİN GEREKTİRDİĞİ GAZAB[Ar.] ile HİKMETİN GEREKTİRDİĞİ GAZAB[Ar.]


- BLOWPIPE[İng.] / CHALUMEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMLAÇ


- HAMLAÇ[Ar.] değil/yerine ÜFLEÇ

( ... İLE Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç. | Laboratuvarlarda, yüksek ısı elde edilen araç. | Kirli havayı dışarı atan ya da temiz hava veren aygıt, aspiratör, vantilatör. )


- HAMLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÜFLEÇ/KAMIŞÇIK

( Kuyumcuların, bir ucunu aleve yakın tutup öbür ucunu üfleyerek alevi, altın ve gümüşün yumuşatmak istedikleri noktasına yönelttikleri eğri boru. )


- HAMLAMAK ile HAMLAŞMAK ile HAMLA ile HAMLAÇ ile HAMLACI


- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK

( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )


- HAMLIK ile/ve/değil/||/<> TOYLUK


- HAMMAL değil HAMAL


- HÂMME[Ar. çoğ. HEVÂMM] ile ...

( Zararlı böcekler/haşerât. )


- HAMSİ LİMANI KOYU :

( Garipçe köyü sınırları içindedir. Büyükliman Plajı ve Çalıburnu geçildikten sonraki koya Hamsi Limanı denir. Küçük bir koydur. Yat ve kotralar burada demirler. )


- HAMSİ ile ÇERUKA

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 cm. boyunda, ince uzun bir balık. İLE/VE Göl hamsisi. )

( ENGRAULIS ENCRASICHOLUS cum ... )


- HAMSİ ile HAMSİN ile HAMSİ EZMESİ ile HAMSİ ÇORBASI ile HAMSİLİ PİLAV ile HAMSİ BUĞULAMA


- HAMSİN[Ar. (Elli-50)]

( Erbain'den sonra gelen, 31 Ocak'ta başlayan elli günlük kış dönemi. )


- HAMUR[Ar. < HAMİR] değil/yerine/= SUVUN/YOĞRUM


- HAN-HAMAM (SAHİBİ OLMAK/BİR)


- HAN ile HANE/LİK ile HANİ ile HANELİ ile HANT HANT


- HAN ile HANLAR

( KHAN vs. KHANS )

( خان ile خوانين )

( خان ile KHANYNE )


- HANÇER ile CENBİYE/CEMBİYE

( ... İLE Yemenli'lerin, genç yaşlarından ölünceye kadar bellerinde taşıdıkları bir hançer. )


- HANÇER ile HANÇER OPERASYONU

( DAGGER vs. DAGGER OPERATION )

( خنجر ile دشنه ile عمل خنجري )

( KHANJER ile DASHNEH ile AMEL KHANJERY )


- HANÇERLEMEK ile HANÇERLENMEK ile HANÇERLETMEK ile HANÇER ile HANÇERE ile HANÇER ÇİÇEĞİ


- HANDÂN[Fars.] ile HÂNDE-KÂR[Fars.] ile HANDE-RÎZ[Fars.] ile HANDE-RÛY[Fars.] ile HANDE-ZEN[Fars.]

( Gülen, gülücü, güler, sevinçli. | Sürekli gülen. İLE Gülen, gülücü. İLE Gülüp duran. İLE Güleryüzlü. İLE Gülen. )


- HANDFUL :/yerine AVUÇ DOLUSU, AZ MİKTAR


- HANDLE :/yerine İDARE ETMEK, SAP


- HANE[Ar.] ve/> KÖY[Fars. < KÛY] ve/> NÂHİYE[Ar.] ve/> KAZÂ[Ar.]

( Ev/ocak. VE/> Yerleşim birimi. VE/> Bucak, bölge. VE/> İlçe. )


- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS


- HÂNE-İ HAMMAR -ile

( MÜRŞİT )


- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- HÂNİF[Ar.] ile HANÎF[Ar. çoğ. HUNEFÂ] ile ANÎF[Ar.]

( Küskün, dargın. | Gururlu. @@ İslâm dinine sımsıkı bağlı bulunan kişi. @@ Kaba. | Kaba bir biçimde. )


- HANIMLAŞMAK ile HANIM/LIK ile HANIMELİ ile HANIM BÖCEĞİ ile HANIM EVLADI ile HANIM İĞNESİ ile HANIM HANIMCIK/LIK


- HAN/KERVANSARAY ile/||/<> SULTANHANI ile/||/<> RİBAT

( Kervan yolları üstünde belirli aralıklarla yapılmış olan konaklama yapılarıdır. Genel adı "Han"dır. (Bkz. Ribat, Sultanhanı) Ticari ve yarı askeri sivil mimarlık örnekler olan bu yapılar, kent içlerinde de bulunabiliyordu. İLE/||/<> Anadolu Selçuklu döneminde çoğu sultanlar tarafından yaptırılan han ve kervansaraylar için kullanılan sanat tarihi deyimi. Genellikle biri kapalı, öteki açık avludan oluşan iki bölümlü bir şema gösterirler. Açık avlu ortasında "köşk mescit" bulunur. Taş süslemeler özellikle girişlerde yoğunlaşır. Her türlü konaklama gereksinimini karşılayan vakıf kuruluşlardı. İLE/||/<> Kaynağı ileri karakol anlamında olan yarı askerî yapılar. Sonradan, han ve kervansaraylar için geç döneme kadar kullanılan yerleşik bir terim. )


- HÂNMÂN -ile

( EV BARK, OCAK )


- HANNÂN -ile

( ÇOK ACIYAN, ÇOK ACIYICI [ALLAH'IN ADLARINDAN] )


- HANNÂN ile/ve/+ MENNÂN ile/ve/+ DEYYÂN ile/ve/+ SÜBHÂN

( Hakk yönünden. İLE/VE/+ Halk yüzünden. İLE/VE/+ ... İLE/VE/+ Hakikatte. )

( FİRAVUN ile/ve/+ KÂRUN ile/ve/+ BELÂM ile/değil/yerine KENDİN )


- TİMSAH:
HANTAL ile/ve/değil/>< ÇEVİK

( Karada. İLE/VE/DEĞİL/>< Suda. )


- HANTALLAŞMAK ile HANTAL/LIK


- HANTALLIK ile/ve/> ATÂLET

( Hantallık, atâlete ve sonrasında da gittikçe kişinin kendini tüketmesine yöneltir/neden olur. )


- HANTAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< HAM/LIK


- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ


- HANYA'YI-KONYA'YI GÖRMEK ile "EBESİNİN ÖREKESİNİ/AMINI/NİKAHINI" GÖRMEK


- TABLET[İng.] / COMPRIMÉ[Fr.] / TABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAP


- HAPI YUTTUK" ile/ve/||/<> "AYVAYI YEDİK"


- HAPPEN :/yerine OLMAK, MEYDANA GELMEK


- EAU OCCLUS[Fr.] / OKKLUDIERTES WASSER, EINGESCHLOSSENES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSEDİLMİŞ SU


- HAPŞIRIRKEN:
AÇIĞA/HAVAYA DOĞRU değil/yerine/>< ELİMİZLE/KOLUMUZLA AĞZIMIZI KAPATARAK


- HAPTİK DISKRİMINASYON/HAPTIC DISCRIMINATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL AYIRT ETME


- HAPTİK/HAPTIC[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL


- HAR HAR (YAKMAK)


- HAR VURUP HARMAN SAVURMAK ile BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK


- HARÂBAT EHLİ[Ar.] ile/ve/||/<> DİVÂNE[Fars.]

( Harabat ehlini hor görme! Defineye mâlik virâneler var." @@ "Ârifim ben!" diye hiçbir kimseye tan etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden! )


- HARÂBÂT[çoğ.][< HARÂBE] -ile

( DERGÂH )


- HARALA-GÜRELE (YAŞAMAK, UĞRAŞMAK)


- HARAM ve/>/hem de HÜRMET

( FORBIDDEN and/>/also RESPECT/REVERENCE )


- HARÂM[Ar.] ile MAHZÛR[Ar.]


- HARAM ile/ve/||/<> MEKRUH ile/ve/||/<> MÜFSİD[Ar. < FESÂD]


- HARAMA EL UZATILMAZ!" ile/>< "ÜZÜMÜ YE, BAĞINI SORMA!"


- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. SBANDATO < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT

( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )

( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )


- HARAP[Ar.]/VİRÂN[Fars.] değil/yerine/= YIKKIN/YIKIK


- HARARET değil/yerine/= SICAKLIK/KIZINÇ


- HARARETLİ değil/yerine/= COŞKUN/COŞKULU


- HARAZA ile HARAZA

( Kavga, gürültü, karışıklık. | Öfke, sinir. İLE Sığırın öd kesesinden çıkan taş. )


- HARÇ BİTTİ ve/||/<>/> YAPI PAYDOS


- HARCADIKLARINDAN KALANI BİRİKTİRMEK değil/yerine/>< BİRİKTİRDİKTEN SONRA, KALANI HARCAMAK


- HARCAMA ile HARCAMA KALEMİ


- HARCAMALARINDAN KALANI TASARRUF ETMEK değil/yerine TASARRUFLARINDAN KALANI HARCAMAK


- HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK


- HARCIRAH[Ar.] değil/yerine/= YOLLUK


- HARDAL ile AKHARDAL

( Turpgillerden, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu, tıpta kullanılan, tadı acı bir bitki. | Bu tohumun toz durumuna getirilmiş ya da sirke ile karıştırarak yapılmış macunu. İLE Hekimlikte, iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri. )

( BARASSICA ALBA cum SINAPIS ALBA )


- HARDAL[Ar.] ile HARDALA[Ar.]

( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )


- HARDAL/LIK ile HARDALLI ile HARDALSIZ ile HARDAL GAZI ile HARDAL RENGİ ile HARDAL YAKISI


- HARDLY :/yerine NEREDEYSE HİÇ


- MOIRÉ EFFECT[İng.] / EFFET MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE ETKİSİ


- HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR

( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )


- HAREKELEMEK ile HAREKETLENMEK ile HAREKETLENDİRMEK ile HAREKE ile HAREKET ile HAREKELİ ile HAREKESİZ ile HAREKETLİ/LİK ile HAREKETSİZ/LİK ile HAREKET DAİRESİ ile HAREKET NOKTASI ile HAREKET HASTALIĞI


- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA


- HAREKET DURUMUNDAKİ TEK BUZUL:
PERITO MORENO

( Dünyanın, hareket halindeki tek buzulu olan bu buzul, adını, Patagonya'da uzun süre bilimsel çalışmalar yapan, Şili-Arjantin sınırının da çizilmesine yardımcı olan, ancak bu buzulu hiç görememiş olan Francisio Moreno'dan almıştır. [Buzullar, genellikle yükseklerde (Tibet, Himalaya gibi) ya da Kutup'a çok yakın enlemlerde (Grönland, Alaska, Antartika gibi) oluşur. Bu durumda, iki etmen de bulunmamaktadır. Bu buzulu, bol kar, rüzgâr ve nem ortaya çıkarmıştır.] )

( 257 km² yüzeye, 34 km. uzunluğa ve 4 km. genişliğe sahiptir. Gölle buluştuğu noktada yüksekliği 60 m.[su altında 100 m. daha | gölden 6 km. geride ise 400 m.] )

( Her gün 1-2 cm. ilerleyen buzulun hacminde pek bir azalma olmadığı belirtiliyor. )


- HAREKET DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> DOLAŞIM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SOLUNUM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNİR DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ

( Kemikler, eklemler ve kaslar. İLE/VE/||/<> Kalp, damar, kan. İLE/VE/||/<> Solunum yolu ve akciğerler. İLE/VE/||/<>. İLE/VE/||/<> Beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı. İLE/VE/||/<> Dil ve dişler, yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, pankreas, bağırsaklar. İLE/VE/||/<> Böbrek, sidik/idrar kesesi, sidik/idrar kanalları. )

( Zehirlenmelerde genel belirtiler:
Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal.
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk.
Solunum sistemi bozuklukları: Soluk darlığı, morarma, solunum durması.
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması. )


- HAREKET ETMEK değil/yerine/= YOLA GİTMEK/YOLA ÇIKMAK


- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL


- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ

( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

( MOVEMENT and/> ACTION and/> LIFE and/> CONSCIOUSNESS )


- HAREKET ile/ve HİKMET


- HAREKET ile/ve KUVVET

( MOVEMENT vs./and POWER )


- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET


- HAREKET" ile/ve "NUMARA"


- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET


- HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE


- HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE

( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )


- HAREKET'İN:
NEDEN'İ ile/ve NASIL'I


- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA

( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )

( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )

( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )


- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK


- HAREKETSİZ ile HAREKETSİZLİK ile HAREKETSİZ KILMAK

( IMMOBILE vs. IMMOBILITY vs. IMMOBILIZE )

( غير متحرک ile جنبش ناپذير ile بي جنبشي ile سکون ile بي حرکتي ile بي بسيج کردن )

( GHYR MOTAHRAK ile JONBASH NAPAZYR ile BEY JONBASHY ile SEKON ile BEY HARKATY ile BEY BESYJ KARDAN )


- HAREKETSİZLİK ve/||/<>/> ÇÜRÜME


- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET


- HAREKET'TE:
YER DEĞİŞTİRMEK değil KENDİ İÇİNDE DEĞİŞMEK


- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN

( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )


- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ


- HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE

( HARF ile/ve el-MAKTA )


- HARFLER'DE:
ARAP ile/ve İBRÂNÎ

( Ayn, Ba, Cim, Dad, Dal, Elif, Fa, Gayın, Ha, Kaf, Kha, Lam, Mim, Nun, Ra, Sat, Sin, Şın, Ta, Tha, Vav, Ya, Za, Zay İLE/VE He, Kapt, Koph, Lamedh, Mem, Neth, Nun, Pe, Resh, Sadhe, Shin, Sin, Tav, Teth, Vav, Yodh, Zayın )


- HARFLERİN BİT DEĞERİ:
8 ile/ve/||/<>/> 16

( A/a, B/b, C/c, D/d, E/e, F/f, G/g, H/h, I/i, J/j, K/k, L/l, M/m, N/n, O/o, P/p, R/r, S/s, T/t, U/u, V/v, Y/y, Z/z

İLE/VE/||/<>/>

Ç/ç, Ğ/ğ, İ/ı, Ö/ö, Ş/ş, Ü/ü )


- HARİÇ:
FARAZÎ ile AYNÎ


- HARİÇ:
FARAZÎ ile ZİHNÎ


- HARİÇ TUTULABİLİR ile HARİÇ TUTMAK ile HARİÇ

( EXCLUDABLE vs. EXCLUDE vs. EXCLUDING )

( محروم کردني ile مستثني کردن ile به جز )

( MAHROM KARDANY ile MOSTESNY KARDAN ile BAH JAZ )


- HARICEN/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN


- HARİCEN[Ar.] değil/yerine/= DIŞARIDAN/DIŞTAN


- HÂRİC-İ KISMET değil/yerine/= BÖLÜM


- HARİCÎ ile/ve AYNÎ

( EXTERNAL vs./and ... )


- HARİCİ değil/yerine/= DIŞ


- HARİCİ ile DIŞ DUYU ile HARİCİ KULLANIM ile DIŞSALLIK ile DIŞSALLAŞTIRMAK

( EXTERNAL vs. EXTERNAL SENSE vs. EXTERNAL USE vs. EXTERNALITY vs. EXTERNALIZE )

( ظاهري ile بيروني ile مشعر ile استعمال خارجي ile وقوع درخارج ile وجود خارجي ile احوال ظاهري ile ظاهري ساختن )

( ZANPARY ile BEYRONY ile MOSHER ile استعمال خارجي ile VAGHU DARKHARJ ile VOJUD KHARJY ile AHVAL ZANPARY ile ZANPARY SAKHTAN )


- HARİCİ ile/||/<> HARİCİYE

( Dış, dışarıdaki. | İslâm tarihinde, ne Hz. Ali'nin, ne de Muaviye'nin tarafında olanlara verilen ad. İLE Dışişleri (Bakanlığı). )


- HÂRİCÎ ile/ve ZİHNÎ ile/ve LİSÂNÎ ile/ve LUGÂVÎ/KİTÂBÎ


- HARİCİYE ile HARİCİYECİ/LİK ile HARİCİYE NAZIRI


- HÂRİF[Ar.] ile HARÎF[Ar. < HİRFET] ile HARÎF

( Yemiş toplayan. İLE Meslektaş, sanat arkadaşı. | Herif, adi ve bayağı adam.| Teklifsiz dost. İLE Sonbahar, güz. )


- HARÎKA[Ar.] ile HÂRİKA[Ar. < HAVÂRIK] ile HÂRİKA[Ar.]

( Bulamaç, yulaf vs. lapası. | Acı, sızı. İLE Olanakların üstünde olup kişide hayret uyandıran. İLE Ateş, od. )


- HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜLÜK


- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA


- HARİKULÂDE ve/<> MÛCİZE


- HARİKULADE/HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ/EŞİ GÖRÜLMEMİŞ


- HARIL HARIL ile HALDIR HALDIR (ÇALIŞMAK)


- HARİM[Ar.] değil/yerine KUTSAL

( Girilmesi, yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer. )


- HARIN ile KULAN/TARPAN

( Huysuz at. İLE Yabani at. )

( HERGELE: Yabani at sürüsü. )

( ... cum EQUUS GMELINI )


- HARING-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARİNG GÖZESİ/HÜCRESİ


- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ


- HARÎRÎ/HARÎRİYYE[Ar.] ile Harîriyye[Ar.]

( İpekle ilgili, ipekten yapılmış. İpek gibi yumuşak. | Güzel sanatlarda kullanılan ve Semerkand'da ipekten yapılan bir kâğıt cinsi. İLE Seyyit Ahmet-ür-Rufâî tarafından kurulan Rufâiyye tarikatının şubelerinden biri.[kurucusu: Ebü-l-Hasan Aliy-ül-Harîrî'dir.] )


- HARİTA[Ar.] ÇİZMEK değil/yerine/= ÇİZİNÇ ÇIKARMAK


- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS


- HARİTA[Ar.] değil/yerine/= ÇİZİNÇ


- HARİTA ile/||/<> COĞRAFYA

( Tabula Rogeriana, ortaçağ dünya haritası )

( İdrisi tarafından 1154 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1100-1165) (Ülke: Sicilya) (Önemli katkıları: Dünya haritası, coğrafya kitabı) )

( Cihannüma, dünya coğrafyası ansiklopedisi
Kâtip Çelebi tarafından 1648 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1609-1657) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Cihannüma, coğrafya ve haritacılık) )


- HARİTA ile/||/<> DENİZCİLİK

( Amerika kıtasını gösteren dünya haritası )

( Piri Reis tarafından 1513 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )


- HARİTA/CILIK ile HALÎTA/CILIK / ALAŞIM/CILIK

( )


- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ

( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )

( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )

( MAP vs./and SKETCH )


- HARİTA ile/ve/<> PLANÇETE[Fr. < Yun.]

( ... İLE/VE/<> Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt. )


- HARİTA/LIK ile HARİTACI/LIK


- HARİTASI/REÇETESİ/MATEMATİĞİ" ile/ve/||/<> ÖLÇÜSÜ


- HARKER-KASPER-UNGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİĞİ


- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ


- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI


- HARLAMAK ile HARLATMAK ile HARLAK


- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS

( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )


- BLENDING[İng.] / MÉLANGE[Fr.] / MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMANLAMA


- HARMANLAMAK ile HARMANLANMAK ile HARMANLATMAK ile HARMAN/LIK ile HARMANİ ile HARMANCI/LIK ile HARMAN SONU ile HARMAN YERİ


- HARMONİC İLE TİMBRE İLE TEMPERAMENT ile/||/<> MÜZİK KURAMSİ

( Sesin müzikal özellikleri. )

( Formül: f = 440 × 2^(n/12) Hz )


- INHARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN HAREKET


- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM

( HARMONIC vs. HARMONICA vs. HARMONICS vs. HARMONIOUS vs. HARMONIST vs. HARMONIUM vs. HARMONIZE vs. HARMONY )

( موزون ile هارمونيک ile ساز دهني ile سازدهني ile همسازها ile همساز ile موسيقي دان ile گارمن ile هم آهنگ شدن ile متناسب بودن ile موافق کردن ile همسازي ile توازن ile هارموني ile هم آهنگي ile همگيني )

( MOZON ile CPEHARMONYK ile SAZ DAHANY ile SAZDEHANY ile همسازها ile NPAMSAZ ile MOSYGHY DAN ile GARMAN ile NPAM AHANG SHODAN ile MOTENASB BODAN ile MOVAFEGH KARDAN ile NPAMSAZY ile TAVAZAN ile CPEHARMONY ile NPAM AHANGY ile CPEHMGYNEY )


- HARMONY vs. BEAUTY


- KEÇİBOYNUZU / HARNUP/HARRUP[Ar.] ile KEÇİ BOYNUZU

( Bitki. İLE Keçinin boynuzu. )


- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI


- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ


- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI


- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ


- HAS GOT QUESTION vs. HAS GOT ANSWER

( Child. vs. Adult. )


- HAS/MAHSUS/TİPİK değil/yerine/= ÖZGÜ


- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI


- HAS/MAHSUS[Ar.] değil/yerine/= ÖZE/ÖZGÜ

( Bir cinste ya da bireyde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde ya da bireyde rastlanılmayan. )


- HAŞÂHİŞ[Ar. < HAŞHÂŞ] ile HAŞÂİŞ/HAŞÂYİŞ[Ar. < HAŞÎŞ]

( Haşhaşlar. | Gelincikgillerden, kapsüllerinden, afyon, tohumlarından da yağ çıkarılan bitki. İLE Kuru otlar. )

( PAPAVER SOMNIFERUM cum ... )


- HASÂİS[Ar. < HÂSSİYYET] ile HASÂİS[Ar. < HASÎSE]

( Bir şeye, birine özgü/has olan nitelikler/keyfiyetler. İLE Kötü, fenâ, alçak huylar/tabiatlar. )


- HASAN EFENDİ (HACI) ÇEŞMESİ :

( Yeniköy'de cami yakınında sokak içerisinde ve su terazinin altında bulunduğu "İstanbul Çeşmeleri" kitabında kaydedilen bu çeşme bulunamamıştır. )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Altunkum'da ki bahçeli gazinoda bulunduğu (H.1347, M.1928) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme bulunamamıştır. Bu çeşmenin kitabesinde şöyle yazıyormuş: Sahib - ül hayrat Kapudan - ı derya Cezayirli/Gazi Hasan Paşa Çeşmesi". Bu çeşmenin üzerinde ayrıca bir de onarım kitabesi bulunuyormuş bu kitabede de şöyle yazıyormuş: Marmoloz (Mavramoloz) Dalyan Çeşmesi" (3 Mayıs 1928). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Cezayirli Gazi Hasan Paşa Çeşmesidir. Yenimahalle Karakütük Caddesi üzerinde ve çarşı içinde, meydana girince sağ köşe başındadır. Hasan Paşa (Kaptan Gazi) tarafından (H.1199, M.1784) yılında yaptırılmış bir meydan çeşmesidir. Sarıyer Vakıf Memba Suyundan beslenmektedir. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Ol Cezayirli Hasan Paşa - ı Gazi namdır/Yapdı nice hayr cari ol şecaat kanıdır/ Bu denı dünya fani olduğun idrak idüp/Yapdı Sarıyer'de bir çeşme zülalin aynıdır/ Geldi üçler seyr idüp anı didim tarihini/ Bil bu mai su değil ayn - ül hayatın aynıdır" (1199). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Garipçe Köyün batısında Büyükliman'da ve plaj içinde bulunan bu çeşme Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından, Büyükliman'da bulunan tersane içinde yaptırılmıştır (H.11994, M.1784). Tersane zamanla yok olup gitmesine karşın, çeşme plaj içinde bulunmakta olup, su akışı yoktur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Şevkile bir tarih - i mâ tenden çıkardım fikr idüp İtdi icra bu yeni Tersane de âb - ı lâtif 1199". )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Hacı Osman Bayırında olduğu (H. 1315, M.1897) "İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen ve kullanılmadığı bildirilen bu çeşmeye rastlanmamıştır. Büyük bir olasılıkla Hacı Osman yolu yapımı sırasında ortadan kaldırılmıştır. Çeşmenin ayna taşında çift çapa resmi ve kitabesinde şöyle bir yazı varmış. "Esbak Kapudan - ı derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa merhumun hayratıdır" (Sene 15 Eylül 1313). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camii bahçe duvarına bitişik tek yönlü büyük hazneli duvar çeşmesidir (H.1197, M.1782). Bu camiye, onarımını yaptırdığı için Cezairli Gazi Hasan Paşa Camii de denilmektedir. Çeşmenin iki kitabesi vardır. Kitabelerin altında ise bir kabartma çapa resmi vardır. Kitabede şöyle yazmaktadır: Hâlâ Kapudan - ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa Hazretleri işbu çeşmenin ve mâ - ı lezîzinin yollarının tamir - i küllî ile müceddeden tamir ve terminine muvaffak olmalarıyla nâm - ı nâm - ı müşireleri hayr ile tezkir olunmak niyaziyle bu mahalle işaret olunmuştur" (1197). Alttaki ikinci kitabede ise şöyle yazıyor: Bu çeşmede asla saka gediği yoktur" Bu ifadeden anlaşılmaktadır ki, sakaların (su satıcılarının) su alıp satması hakları yoktur (Su almaları yasaktır). )


- HASAN PAŞA (KAPTAN GAZİ) ÇEŞMESİ :

( "İstanbul Çeşmeleri" kitabında bu çeşmenin de Çayırbaşı'ndaki Cerrah Mahmut Efendi Camiinin önünde olduğu belirtilmektedir H.1197, M.1782). Ne var ki bu çeşmede yerinde yoktur ve herhangi bir kalıntısı da mevcut değildir. Yol tanzim çalışmaları ve ana caddenin genişletilmesi sırasında yıkılıp ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. )


- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA

( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )

( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )

( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )


- [ne yazık ki]
HASAN FEHMİ ile/ve/||/<> ABDİ İPEKÇİ ile/ve/||/<> ÇETİN EMEÇ ile/ve/||/<> UĞUR MUMCU ile/ve/||/<> ÖTEKİLER

( 06 Nisan 1909 tarihinde, Serbesti gazetesinin yazarı Hasan Fehmi, Galata Köprüsü'nde öldürülür... Hasan Fehmi, düşüncelerinden dolayı katledilen ilk gazetecidir. Bu nedenle, 06 Nisan, "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak anılır... )

( Öldürülen Gazeteciler... )


- HASAN-I FERÂGÂT ile/ve/||/<> HÜSEYİN-İ ŞAHÂDET


- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME


- HAŞARI değil/yerine YARAMAZ

( Çok yaramaz çocuk. | Huysuz, azgın hayvan. )


- HASBEK, ALİ HAYDAR (FATİH, 1881 - 1958) :

( Sarıyerli hukuk adamı. Deli Müftüler ailesinin mensubu olup, dava vekili olarak yıllarca Sarıyerlilerin sorunlarının halli için uğraşı verdi. )


- HASBEL MEMURİYE değil/yerine/= İŞYARLIK GEREĞİ


- HASBÜN-ALLAH VE Nİ-MEL-VEKÎL -ile

( BİZE ALLAH YETER, O HER İŞİMİZİ GÜZEL YAPAR )


- HASEBİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE


- HASEBİYLE/SEBEBİYLE/HAYSİYETİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE/-DEN ÖTÜRÜ/DOLAYI, DOLAYISIYLA


- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]

( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )


- HASEKİ ile HASEKİ SULTAN


- HASEKİKÜPESİ -ile

( Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. )

( AQUILEGIA )


- HASEN[Ar.] ile HASENE[Ar.]


- HASENÂT[< HASENE] ile İNFÂK

( İYİLİKLER, HAYIRLI İŞLER, GÜZELLİKLER )


- HASENE(İYİ) ile SEYYİE(KÖTÜ)

( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. )

( Allah yoluna giden kişiler, kendilerine yapılan kötülüğü ve kötülük yapanları, bir de kendilerinin başkalarına yaptıkları iyilikleri unuturlar. Fakat kendilerinin yaptığı kötülükleri ve kendilerine yapılan iyilikleri unutmazlar. )


- HAŞERE[Ar. çoğ. HAŞERÂT] -ile

( Küçük böcekler. | Arı, karınca, örümcek, akrep, fare, yılan ve benzerleri gibi küçük hayvanlar, böcekler. )


- HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK


- HASET/HASUT değil/yerine/= KISKANÇ/GÜNÜCÜ


- HASH FUNCTION[İng.] değil/yerine/= ÖZETLEME İŞLEVİ


- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ


- HAŞHAŞ ile HAŞHAŞ YAĞI


- HÂSIL OLMAK değil/yerine/= OLUŞMAK/ORTAYA ÇIKMAK/TÜREMEK


- HASIL ile HASILA


- HÂSILA[Ar.] ile/ve/<> HÂSILAT[Ar.]

( Bir işten elde edilen sonuç. Elde edilen kazanç. | Sonuç, netice. İLE/VE/<> Herhangi bir işten husûle gelen şeyler, temettü', yarar/fayda, îrât, vâridat, gelir, kazanç. | Ürün. )


- HAŞİM ile HAŞİM AGHAJARİ ile HAŞİMİ ile HAŞİMİ RAFSANCANİ

( HASHEM vs. HASHEM AGHAJARI vs. HASHEMI vs. HASHEMI RAFSANJANI )

( هاشم ile هاشم آغاجري ile هاشمي ile هاشمي رفسنجاني )

( CPEHESHAM ile CPEHESHAM AGHAJERY ile CPEHESHAMY ile CPEHESHAMY RAFSANJANY )


- HAŞİN[Ar.] değil/yerine/= KATI, KESKİN, SERT, KIRICI


- HASİP HANIM YALISI :

( Rumelihisarı, Baltalimanı üzerinde bulunan bu tarihi yalı 18. yy. sonlarında yapılmış olup, Nasip Hanım'a aitti. 1902'de Posta ve Telgraf eski Nazırı Hüseyin Hasip Efendiye geçti. Tanker çarpması sonucu yıkılan yalı yeniden yapıldı ise de tarihi hüviyetini kaybetti. )


- HASÎR[Ar.] ile HÂSİR[Ar. < HASRET] ile HÂSİR[Ar. < HASÂR | çoğ. HÂSİRÂN, HÂSİRÎN, HÂSİRÛN] ile HÂSÎR[Ar.]

( Feri gitmiş, donuklaşmış göz. | Hasret çeken. İLE Hasret çeken, merâmına nail olmayan. | Çıplak, silahsız, eliboş, savunmadan âciz. İLE Zarara, ziyana uğrayan. İLE Hasır. | Söyler ya da okurken dili tutulan. )


- HÂŞİYE ile/ve HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYE ile/ve HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYE


- HAŞLAK, AHMET (İZMİR, 1971) :

( Pektim Spor Kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1995 - 1997) lacivert - beyazlı kulüpte tescilli kaldı. Bu süre içinde 55 lig, 3 kupa olmak üzere 58 resmi ve ayrıca 29 özel maçla birlikte 87 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 5, özel maçlarda 2 gol attı. D.Ç. Karabükspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- HASLET ile HASLET-İ CEMÎLE

( Huy. İLE İyi huy. )


- FASTNESS[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / FESTER ZUSTAND REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HASLIK


- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH

( HESHMAT vs. HESHMATOLLAH )

( حشمت ile حشمتالله )

( HASHMAT ile HASHMETALLAH )


- HAŞMET[Ar.] yerine GÖRKEM


- HAŞMET ile HAŞMETLİ/LİK


- HAŞMET ile HEYBET

( MAJESTY vs. GRANDEUR )


- HASRET ve/<> GURBET


- HASRET[Ar.] ile/değil HASLET[Ar.]

( Özlem. İLE Huy, doğa, mizac. )


- HASRET ile/ve HAYAL

( "Öldürür." İLE/VE "Diriltir." )


- HASRET ve/<> HÜZÜN


- HASRET değil/yerine/= ÖZLEM

( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )


- HASRET ve/> SANAT

( Hasret ortadan kalktığında, sanat ortaya çıkar. )


- HASRET ve/<> SILA[Ar.]

( ... VE/<> Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )


- HASSA ile HASSAS

( Özgülük, özellik. İLE Duyum ve duyguları algılayan. | Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan. | Çabuk etkilenen. | Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan, çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan araç. )


- HASSA ile HASSAS/LIK ile HASSA ASKERİ


- HASSAS (KONU) ile ÖZEL (KONU)


- HASSAS YAN" ile "YUMUŞAK KARIN"


- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI


- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI


- HASSAS değil/yerine/= DUYARLI