Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(49/160)


- [ne yazık ki]
!"FAŞİST/LİK" ile/değil/yerine !ZORBA/LIK


- FASİYAL/FACIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZ (İLİŞKİLİ)


- FAŞİZM ile/ve SOYKIRIM


- FASON[Fr.] ile FASONE[Fr.]

( Kesim. İLE Çözgü ya da atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş. | Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği. )


- FASON ile FASONE ile FASON MAL ile FASON İMALAT ile FASON ÜRETİM


- FAŞTAK FIŞTAK ([ÖZENSİZ] YIKAMAK/YIKANMAK)


- [not] FAST vs./and ACTIVE


- FASULYE ile FASULYE KABUĞU

( BEAN vs. BEAN POD )

( لوبيا ile باقا ile غلاف باقلا )

( LOBYA ile باقا ile GHLAF BAGHALA )


- FASULYE ile FASULYE PİYAZI ile FASULYE PİLAKİSİ


- FAT :/yerine ŞİŞMAN, YAĞ


- FATEMEH ile FATEMEH BEYGOM ile FATEME HATUN

( FATEMEH vs. FATEMEH BEYGOM vs. FATEMEH KHATUN )

( فاطمه ile فاطمهبيگم ile فاطمهخاتون )

( FATEMEH ile فاطمهبيگم ile فاطمهخاتون )


- FATHER :/yerine BABA


- FATİH SULTAN MEHMET


- FATİH SULTAN MEHMET (KÜÇÜK ARMUTLU) CEM EVİ, PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR MERKEZİ :

( Fatih Sultan Mahallesinde (Eski adı ile Ferahevler Mahallesi) Beyaz Sokak üzerindedir. )


- FATİH SULTAN MEHMET CAMİİ :

( Fatih Sultan Mehmet Mahallesinde (Küçük Armutlu) bulunan bir camidir. )


- FATİH SULTAN MEHMET CAMİİ :

( Baltalimanı sınırları içindedir. 1999'da yapılmış olup tarihi özelliği yoktur. )


- FATİH SULTAN MEHMET CAMİİ :

( Nalbantçeşme mevkiinde ve Arap Öldüren mevkiinin batı tarafındaki Boğazkent sitesi içindedir. Osmanlı tarzında yapılan bir cami olup tarihi özelliği yoktur. )


- FATİH SULTAN MEHMET CEM EVİ :

( Fatih Sultan Mehmet Mahallesi adını taşıyan bu Cem evi 2004'te açıldı. )


- FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ :

( Karadeniz Boğazı üzerinde yapılan ikinci asma köprüdür. Rumelihisarı ile Anadoluhisarı kuzey tarafından iki kıyıyı birleştiren köprü olup bu köprüye 2. köprü de denilmektedir. Türkiye'nin ikinci ve Dünyanın 5. büyük köprüsüdür. 4 Aralık 1985'te temeli atıldı, 3 Temmuz 1988'de trafiğe açıldı. Uzunluğu 1.510 m, orta açıklığı 1.090 m, genişliği 39.4 m ve denizden yüksekliği 64 m dir. )


- FATİH SULTAN MEHMET MAHALLESİ :

( Sarıyer ilçesinin gecekondu mahallelerinden biri olan Fatih Sultan Mehmet Mahallesi; Rumelihisarı, Baltalimanı, Reşitpaşa ve Bebek'ten sınır alır. Önceleri Küçük Armutlu ve Büyük Armutlu isimlerini taşıyan bu yerleşim bölgesi Rumelihisarı'na bağlı idi. 1994'te ayrı bir mahalle olunca ismi de Fatih Sultan Mehmet mahallesi oldu. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 12.006' dır. )


- FATİH SULTAN MEHMET ve AKŞEMSETTİN


- FATİH SULTAN MEHMET ve/< NİMEL[< Nİ AMEL] CEYŞ

( ... VE Fetihte şehit olan askerler. )

( 18 SEKBANLAR: Şehzâde Camii [Saraçhane'de] karşısında, [eski] Nikah Dairesi'nin yanındaki mezarlıklar. )


- FATİH ile FATİHA


- FÂTİHA SURESİNDEKİ DÖRT ANA İLİM


- FÂTİHA SURESİNİN ADLARI


- FATİHÂ ile HER REK'ATIN FATİHÂ'SI


- FÂTİHA-HÂN[Ar.] ile FÂTİHÂN[Ar.]

( Birinin ruhuna Fatiha suresi okuyan. İLE Fethedenler, fatihler. )


- FATİHÂ'YA İZNİ OLMAK ile/ve FATİHÂ'SI DÜZGÜN OLMAK


- FATÎN/E[Ar. < FITNAT] ile FÂTİN[Ar. < FİTNE]

( Zeki, akıllı, uyanık, anlayışlı, kavrayışlı. İLE Fitneci. )


- FATURA ile İRSALİYELİ FATURA


- FATURA ile/ve/değil/yerine İRSALİYELİ FATURA


- FATURA[İt. < FATTURA] değil/yerine/= SAYIŞÇA


- FATURA değil/yerine/= YASAL ÖDENDİ BELGESİ


- FATURALAMAK ile FATURALATMAK ile FATURALANDIRMAK ile FATURA ile FATURALI ile FATURASIZ/LIK ile FATURALI HAT ile FATURASIZ HAT ile FATURALI YAŞAM


- FAUL ile FAUL YAPMAK

( FOUL vs. FOUL PLAY )

( ناجوانمردانه ile چرک شدن ile گير ناپاک ile ناجوانمردي ile کار نادرست )

( NAJAVANMARDANEH ile CHARK SHODAN ile GYR NAPAK ile NAJAVANMARDY ile KAR NADREST )


- FAUL ile FAULLÜ ile FAULSÜZ


- FAUNA ile FAUNA DİZİNİ

( FAUNA vs. FAUNA DIRECTORY )

( زيا ile جان داران ile جانور نامه )

( زيا ile JAN DARAN ile JANOR NAMEH )


- FAURE-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAURE GÖZESİ/PİLİ


- FAVOR :/yerine İYİLİK, DESTEK


- FAVORİ[Fr.] ile FAVORİ[Fr.]/DULUK[Tr.]

( Gözde. İLE Sakal. )


- FAVORİ ile KAYIRMACILIK

( FAVORITE vs. FAVORITISM )

( موردعلاقه ile محبوب ile سوگلي ile مورد پدند ile مورد علاقه ile سوگيري ile پارتي بازي )

( MOORDALAGHEH ile MOHBUB ile سوگلي ile MOORD PEDAND ile MOORD ALAGHEH ile سوگيري ile PARTY BAZY )


- FAVORITE :/yerine FAVORİ


- FAVOUR vs. SPECIAL PRIVILEGE


- [not] "FAVOUR" vs./and CONTRIBUTION/ADDITION


- FAY[Fr. < FAILLE] değil/yerine/= KIRIK/YERKIRIĞI


- FAYANS ile FAYANSÇI/LIK


- FAYDALANMAK ile SÖMÜRÜ ile SÖMÜRÜLEN

( EXPLOIT vs. EXPLOITATION vs. EXPLOITED )

( دوشيدن ile استثمار کردن ile استخراج کردن ile بهره برداري ile استثمار ile مستخرج )

( دوشيدن ile ESTESMAR KARDAN ile ESTEKHARAJ KARDAN ile BACPAREH BARDARY ile ESTESMAR ile مستخرج )


- USEFUL BEAM[İng.] / FAISCEAU UTILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAYDALI DEMET


- NÜTZLICHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI IŞINIM


- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ


- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR

( BENEFIC vs. BENEFICENCE vs. BENEFICENT vs. BENEFICIAL vs. BENEFICIARY vs. BENEFIT vs. BENEFITING vs. BENEFITS )

( فايده برنده ile نيکوکاري ile نکويي ile صاحب کرم ile منان ile نيک کردار ile منعم ile سودمند ile افاضه ile نافع ile بااستفاده ile باصرفه ile ذينفع ile بهره گرفتن ile مستفيض ile سود بردن ile احسان کردن ile فايده بردن ile منتفع کردن ile فايده ile سود ile توشه برگرفتن ile مزيت دادن ile منتفع شدن ile مفيد بودن ile توشه برداشتن ile فايدهرساندن ile منتفع ile متمتع ile حقوق و مزايا ile خواص ile مزايا ile حقوقومزايا )

( FAYDAH BARANDEH ile NEYKOKARY ile نکويي ile SAHEB KARAM ile MENAN ile NEYK KARDAR ile MANAM ile SOODMAND ile AFAZEH ile NAFE ile BAESTEFADEH ile BASERFEH ile ZEYNAF ile BACPAREH GARAFTAN ile مستفيض ile SOOD BARDAN ile EHSAN KARDAN ile FAYDAH BARDAN ile MONTAF KARDAN ile FAYDAH ile SOOD ile TOOSHEH BARGARAFTAN ile MOZYT DADAN ile MONTAF SHODAN ile MOFYD BODAN ile TOOSHEH BARDASHTAN ile فايدهرساندن ile MONTAF ile MOTEMOTE ile HOQUQ VE MOZAYA ile KHAVAS ile MOZAYA ile حقوقومزايا )


- FÂYİH[Ar.] ile FÂYİHA[Ar. çoğ. FEVÂYİH]

( Kendiliğinden dağılan güzel koku. İLE Çiçek ve meyve kokusu. | Hoş kokulu nesne. )


- FAYTON SEFÂSI değil ATLARIN CEFÂSI


- FAYTON ile FAYTONCU/LUK


- [ne yazık ki]
"FAYTON":
"NOSTALJİ" değil ATLARI KÖLELEŞTİRME


- DIVISEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENSPLITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ BÖLÜCÜ


- PHASENÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ GEÇİŞİ


- FAZ/İK/PHAS/IC[İng.] değil/yerine/= EVRE/Lİ


- FAZ İLE KRİTİK NOKTA İLE ÜÇLÜ NOKTA ile/||/<> FAZ GEÇİŞLERİ

( Maddenin hal değişim noktaları. )

( Formül: dP/dT = ΔH/TΔV )


- PHASE RULE[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ KURALI


- RELAIS DE PHASE[Fr.] / PHASENRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ RÖLESİ


- BORNE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ SINIRI


- PHASE TITRATION[İng.] / PHASE TITERN[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TİTRASYONU


- ESPACE DES PHASES[Fr.] / PHASENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UZAYI


- FAZ ile FAZ KALEMİ


- FAZ ile İKİ FAZLI

( ... İLE Aralarında, devrenin dörtte biri kadar faz farkı olan. [Aynı frekans ve genlikte, iki alternatif akım ya da gerilim.] )


- FÂZÎH/A[Ar.] ile FAZÎHA[Ar. çoğ. FAZÂYİH]

( Utanmaz, rezil. | Çirkin, fena. İLE Edepsizliği, alçaklığ gerektiren iş/şey. )


- FAZIL BEY ile VECİHİ HÜRKUŞ

( )

(

Hava Şehitleri, 1935'ten bu yana her yıl 15 Mayıs'ta düzenlenen törenlerle anılıyor. )


- FAZLA ALÇAKGÖNÜLLÜKTE/TEVÂZÛDA:
RİYÂ ile/ve/||/<> GERÇEK

( Fazla tevâzû gösterme, riyâdan sayarlar. İLE/VE/||/<> Fazla tevâzû gösterme, gerçek sayarlar. )

( [Fazla alçakgönüllük göstermek] İkiyüzlülük olarak yorumlanabilir. İLE/VE/||/<> İncelik olarak yorumlanmayıp çarpıtılarak, genelde de bilindiğiniz ya da göründüğünüz kadar incelikli olmadığınız biçiminde yorumlanabilir. )


- FAZLA ENERJİ ve/<> KARMAŞA / KARGAŞA


- FAZLA/GEREKSİZ/YERSİZ/BOŞ ...)
KONUŞMA! ile/ve/||/<>/< DÜŞÜNME!

( YAP! ile/ve/||/<>/< YAP! )


- FAZLA SAFLIK ile/ve/> İHÂNET

( Bazen fazla saflık da ihanetin nedeni/kaynağı olabilir. )


- FAZLA SAMİMİYET ile/ve/||/<> ÇOK SEVGİ ile/ve/||/<> ÇOK İYİLİK

( Saygıyı azaltır. İLE/VE/||/<> Nankörlük getirir ve sevileni uzaklaştırır. İLE/VE/||/<> Suistimal edilir. )


- [ne yazık ki]
(FAZLA) ŞIMARTILAN ÇOCUK ve/||/<>/> KENDİNDEN NEFRET EDEN ÇOCUK


- FAZLA/BOŞ/BOŞUNA ile/ve/değil/yerine GEREKLİ/LİK


- FEATURE vs. FUTURE


- feb. dur.[Lat. < FEBRE DURANTE] değil/yerine/= ATEŞ SIRASINDA, ATEŞ VARKEN


- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ


- FECAÂT ile VEHÂMET


- FECR (VAKTİ) ile FECR-İ KÂZİB[YALANCI FECR] ile FECR-İ SÂDIK[HAKİKİ FECR]

( Sabaha karşı, güneş doğmadan önce, ufkun gün doğusu tarafından görünen aydınlığı, tan yerinin ağarması. İLE Sabaha karşı, doğuda, amûdî biçimde görülen aydınlık. [Sahura kalkış.] İLE Şafak sökme, sabah, imsak. )


- FEDÂ ETMEK değil/yerine/= YOLUĞLAMAK/GÖZDEN ÇIKARMAK


- FEDÂ[Ar. < FİDA] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DESTEK


- FEDÂ ile/değil/yerine/>< ELVEDÂ

( Sevene can fedâ; sevmeyene elvedâ. )


- FEDÂKÂR/LIK ile CÖMERT/LİK

( Yapayalnızken ya da birşeylerle, birileriyle çatışırken başkalarına karşı daha cömert olmalı ama birey olarak da kendine saygı duymalıdır. )

( Cömert cömert derler maldan ederler, yiğit yiğit derler candan ederler. )

( AKI / BÂSİK[Ar.]: Cömert. )


- FEDÂKÂRLIK değil/yerine HAK/LAR


- VAZGEÇME/FEDÂKÂRLIK[Ar.] değil/yerine/= ÖZVERİ, EL ÇEKME

( Temiz ve özverili bir hayat yaşayın, bu yeter. )

( Live a clean, selfless life, that is all. )

( EXTREME DEVOTION vs. SELF-SACRIFICE )


- FEDERAL DEVLET ile/||/<> FEDERASYON

( İçişlerinde geniş ölçüde bağımsız, dışişlerinde ortak bir kuruluşla temsil edilen devletlerin birleşmesinden oluşan devlet türü. İLE/||/<> Küçük devletlerin tek bir devlet konumuna gelmek için yaptığı ortaklık, devletler birliği. )


- FEDERASYON[Fr./İng. < FEDERATION] değil/yerine/= ÜSTBİRLİK


- FEDERE ile FEDERASYON


- (not FEEL GUILTY FOR) FEEL GUILTY ABOUT


- FEHM ile/ve/||/<> AKIL ile/ve/||/<> İLLET ile/ve/||/<> HİKMET

( Kavram. İLE/VE/||/<> Bağlam. İLE/VE/||/<> Neden/içsel. İLE/VE/||/<> Dışsal. )


- FEHVA'L-HİTÂB[Ar.] ile DELÎLU'L-HİTÂB[Ar.]


- FEİGENBAUM SABİTİ ile/||/<> ALTIN ORAN

( Feigenbaum δ=4.669 kaos, altın oran φ=1.618 geometri. )

( Formül: Evrensel kaos İLE estetik )


- FELÂKET değil/yerine/= YIKIM/YIKINÇ


- FELDİSPAT[Alm.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE]

( Silikatlı mineral grubu. İLE Yanardağ kayalıkları arasında bulunan bir feldispat türü. )


- FELICI BALANCE[İng.] / ÉQUILIBRE DE FELICI[Fr.] / FELICI-ABGLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FELİCİ DENGESİ


- FELLİK FELLİK (ARAMAK)


- FELLOW :/yerine ARKADAŞ, DOST


- FELSEFE:
BETİMLEME > KAVRAM

( Felsefe, betimlemeden, kavrama geçiştir. )


- FELSEFE/BİLİM/SANAT'TA:
SAYGI DUY(UL)MA ile/ve/||/<>/< SAYGI UYAN(DIR)MA


- FELSEFE-BİLİM TARİHİ ile/ve/||/<> ANADOLU'DA FELSEFE-BİLİM

( )


- FELSEFE:
DÜŞÜNCE BİÇİMİ OLARAK ile/ve/değil/||/<>/>/< YAŞAM BİÇİMİ OLARAK


- FELSEFE:
DÜŞÜNCENİN ...
TARİFİ ile/ve/değil/||/<>/< TARİHİ


- FELSEFE:
DÜŞÜNMEK ve/||/<>/> BİLMEK ve/||/<>/> YAŞAMAK


- FELSEFE:
EĞİTİM ile/ve/değil/||/<>/> YETKİNLEŞTİRME


- FELSEFE:
GEÇMİŞ/ŞİMDİ ÖYKÜSÜ değil GELECEK ÖYKÜSÜ


- FELSEFE:
İYİLİK ve/<> GÜZELLİK ve/<> DOĞRULUK


- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE:
ARİSTOTELES ile/ve HEGEL


- FELSEFE:
NESNEL İDEALİZM ile/ve/||/<> ÖZNEL İDEALİZM


- FELSEFE:
NİTELİKLİ SORU, SORMA "SANATI" ile/ve/||/<>
NİTELİKLİ, SORU SORMA "SANATI"


- FELSEFE ÖĞRENMEK değil/yerine FELSEFE YAPMAK


- FELSEFE:
"ÖĞRETİ" değil ETKİNLİK


- Felsefe olarak SUS!!!


- FELSEFE:
PHILO ve SOPHIA

( Sevgi. VE Bilgelik. [Bilgelik Sevgisi] )

( BİLGE değil BİLGE/LİK SEVGİSİ )

( Etkin. VE Edilgin. )

( Ten rengine bulanmamış güzellik aramak. )


- FELSEFE:
"ŞAPŞALLIK" ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMAK

( Felsefe, yaşam, durum, konu ve süreçteki [olası] her ayrıntıya, sürekli bir bebek ve çocuk şaşkınlığında[sevimli "şapşallığı" gibi] fakat sorumlulukla, iddiasızca, duygusal değil ölçüyle ve yetişkince bakabilme çabası, özeni, saygısı, emeği ve sürecidir. )


- FELSEFE SORUSU/SORUNU ile/değil SORU-NUN/SORUNUN FELSEFESİ


- FELSEFE TARİHİ ile/ve/değil DÜŞÜNCE TARİHİ


- FELSEFE TARİHİ ile/ve/=/||/<>/>/< TARİH FELSEFESİ


- FELSEFE:
"YAPILAN/YAPMAK" değil İNŞÂ EDİLEN/ETMEK


- FELSEFE YAPMAK" ile/ve/||/<> "EDEBİYAT PARÇALAMAK"

( İkisi de doğru/geçerli değildir! Kişi/kim anlamıyorsa ve ilgilenmiyorsa o kişinin/kişilerin çarpıttığı/çevirdiği saçma ve boş bir sözdür. )


- FELSEFE:
"YAPMAK" değil ÜZERİNE OKUMAK/ÇALIŞMAK/ARAŞTIRMAK


- FELSEFE:
"YETENEKSİZLİK KONUSU" değil YETERSİZLİK DURUMU


- FELSEFE:
ZEKÂYI ve/||/<>/> AKLI

( Keskinleştirmek amacıyla. VE/||/<>/> Yetkinleştirmek amacıyla. )


- FELSEFE ve/||/<> DEVLET

( Aklın/düşüncenin, gelişmişlikteki son seviyesi. VE/||/<> Kurumların/toplumun, gelişmişlikteki son seviyesi. )


- FELSEFE ile DİSKUR


- FELSEFE ile/ve/değil/||/<> DÜŞÜNCE TARİHİ


- FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet teolojik, illet metafizik, sebep fizik nedenleri aramaktır. )

( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )

( Hikmet: Varolanların kendini nasılsa o biçimde tâkatı kadar bilmek. )

( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )

( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )

( Hikmet: Gizil halde, tüM erdemlerin hepsini içerir. )

( Hikmet Tanrısı: ENKİ )

( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )

( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )

( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )

( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )

( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )


- FELSEFE ve KİŞİSEL YÖNETİM


- FELSEFE ile/ve KÜLTÜR


- FELSEFE ile/ve KURAMSAL/TEORİK AKIL


- FELSEFE ile/ve MACERA

( PHILOSOPHY vs./and ADVENTURE )


- FELSEFE ile ÖĞRETİ


- FELSEFE ile/ve/||/<>/< ŞAŞMA/HAYRET

( Felsefenin başlangıcı, şaşmadır/hayrettir. )

( )


- FELSEFE ile/ve SAVAŞ TARİHİ

( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )


- FELSEFE ile/ve SOHBET


- FELSEFE ile/ve TASAVVUF

( Akla, biçim verir. İLE/VE Nefse, biçim verir.["Akıl kârı" değildir.] )


- FELSEFE ile VARLIK


- FELSEFE/DE:
KAVRAMSAL/LIK ve/||/<> NEDENSEL/LİK ve/||/<> ELEŞTİREL/LİK


- FELSEFE'DE MÎLÂDLAR:
TEKERLEK ve YELKEN ve YAZI


- FELSEFE'DE:
SORUN ÇÖZMEK ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET


- SÖZCÜK/LER:
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> YAZINDA/EDEBİYATTA

( Kavram. İLE/VE/||/<> Terim. İLE/VE/||/<> Deyim. )


- FELSEFE('NİN "KUSURU"):
ÖNCESİ var SONRASI [yok]

( Öncesinin var olup ve fakat sonrasının olmaması. )


- [ne yazık ki]
"... FELSEFESİ" ile/ve/||/<> "... SANATI" ile/ve/||/<> "... DUYGUSU" ile/ve/||/<> "... DİLİ" ile/ve/||/<> "... AKLI"

( Ne yazık ki, her durum ya da sözcüğün yanına/sonuna bu üç sözcüğün "getirilmesi/kullanılması", çok yaygın görülmektedir. Öncelikle kendimizden başlayıp bu yanlıştan ve kötü alışkanlıktan kurtulmak ve uzak durmak gerekiyor!
OLMAZ!
- ADÂLET "DUYGUSU/SANATI"
- ...[NESNE] "FELSEFESİ" )


- FELSEFEYE GİRİŞ KİTAPLARI ile/ve/değil/yerine/<> FELSEFE TARİHİ KİTAPLARI


- FELSEFEYE/BİLİME/SANATA/DİLE/TARİHE/HUKUKA/DİNE ...:
"GÖRE" ... ile/değil -DE ...

( Alanlar ve kavramlar, kişi olmadığından, "... göre" sözcüğünün kullanımı burada yanlıştır. "Felsefede/bilimde/dilde/sanatta ..." biçiminde bulunma durumu["-de ..."] ile kullanılabilir. )


- FELSEFİ ANARŞİZM ile SİYASİ ANARŞİZM

( Devlet ve otoritenin meşrûiyetini reddeden felsefi görüş. İLE Devletsiz bir toplum yapısını savunan siyasi düşünce. )


- FELSEFİ GERÇEKÇİLİK/REALİZM ile FELSEFİ ADCILIK/NOMİNALİZM

( Evrensel kavramların, gerçek ve bağımsız olduğunu savunan görüş. İLE Evrensel kavramların, sadece adlardan oluştuğunu savunan görüş. )


- FELSEFİ GÖRÜŞ/LER ile/ve GÖRELİ FELSEFÎ GÖRÜŞ/LER


- FELSEFİ ÖĞRETİ ile FELSEFİ SİSTEM


- FELSEFÎ SÖYLEM/DİSKUR ile/ve FELSEFÎ EDİM


- FELSEFÎ SÖZLÜK ile/ve/değil/yerine FELSEFÎ ANSİKLOPEDİK SÖZLÜK


- FELSEFİ TEKÇİLİK/MONİZM ile FELSEFİ İKİCİLİK/DUALİZM

( Gerçekliğin tek bir temel unsurdan oluştuğunu savunan görüş. İLE Gerçekliğin iki temel unsurdan[anlık/zihin ve özdek/madde] oluştuğunu savunan görüş. )


- FEMALE :/yerine KADIN, DİŞİ


- FEMİNİST EKOLOJİ/EKOFEMİNİZM değil/yerine/= DİŞİCİ ÇEVREBİLİM/ÇEVREDİŞİCİLİK


- FEMİNİST değil/yerine/= DİŞİCİ


- FEMİNİZMDE:
BİRİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ DÖNEM

( "Aynılık." İLE/VE/||/<>/> "Farklılık." İLE/VE/||/<>/> "Kapsayıcılık." )


- FEMİNİZMDE:
BİRİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DÖNEM ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ DÖNEM

( Aynılık. İLE/VE/||/<>/> Farklılık. İLE/VE/||/<>/> Kapsayıcılık. )


- FENÂ-Fİ-LLÂH ile/ve/||/<> FENÂ-Fİ-L-AŞK

( Allah'ın varlığı içinde yok olma. İLE Aşk içinde yok olma. )


- FENALAŞMAK ile FENALAŞTIRMAK ile FEN ile FENA/LIK ile FENT ile FEN BİLİMİ ile FENA HALDE ile FENA KALPLİ/LİK ile FEN BİLİMLERİ


- FENÂLAŞMAK değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇMEK


- FENER ile/ve/||/<>/> AYAKLI FENER/FANUS[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<>/> Süslü, ayaklı fener. | Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap. | Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. | Hamam kubbelerinde içeri aydınlık girmesi için bırakılan deliklerin üzerine konan şişkin cam. )


- FENER ile FENERCİ/LİK ile FENERLİ ile FENERSİZ ile FENER ALAYI ile FENER BALIĞI ile FENERLİ BURGU ile FENER BALIĞIGİLLER


- FENERLİ BOSTAN SOKAK :

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir, R. Hisar'ın üst kısımlarında bulunan bostana (büyük tarlaya) sahibinin gece gündüz fenerli gitmesi nedeni ile sokaklardan birine "Fenerli Bostan Sokak" ismi verilmiştir. )


- FENNEN[Ar.] ile FENNÎ[Ar.]

( Fen aracılığıyla, fen ile, fenne uygun olarak. İLE Fen ile ilgili olan. )


- ASİT FENİK[Osm.] / PHENOL[İng.] / PHÉNOL, ACID PHENIQUE[Fr.] / PHENOL[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOL


- FEODAL ile FEODALİZM ile FEODALİTE

( FEUDAL vs. FEUDALISM vs. FEUDALITY )

( ملوک الطوايفي ile ملوک الطوافي ile تيولي ile تيول )

( MOLOK OLTAVAYFEY ile MOLOK OLTAVAFY ile TYVELY ile TYVEL )


- FEODAL < VIEH[Alm.][:
Mal = Davar]


- FER'[Ar. çoğ. FÜRÛ/FÜRÛAT] ile FERR[Ar.] ile FER[Ar.] ile FER[Fars.]

( Dal, budak. | Tomurcuk. Bir kökten, bir asıldan ayrılan kolların her biri, asıl olmayan, şûbe. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Kaçma, firâr. [KERR Ü FERR: Saldırma ve çekilme.("KELLİ-FELLİ" değil KERLİ-FERLİ!)] İLE Türk mûsikîsinde on altı zamanlı, on iki vuruşlu, donanımdan sonra 16/4 biçiminde yazılıp gösterilen bir büyük usûl. İLE Parlaklık, aydınlık, nur [özellikle göz için kullanılır]. | Zîynet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. )


- FERÂCE ile TENNÛRE

( =KİSÂ=HIRKA=ABÂ=HULLE=BÜRDE=FERACÂ ile =KAMÎS=GÖMLEK=ENTÂRİ )

( ... İLE Mevlevî dervişlerinin, semâ âyini sırasında giydikleri geniş eteklik. )


- FERÂĞ ile/||/<> VEFÂEN FERÂĞ ile/||/<> MERHÛN ile/||/<> GAYR-İ MENKÛL ile/||/<> MEVRÛS MAL ile/||/<> İNTİFÂ ile/||/<> MERİYET/MERİYYET ile/||/<> SÜBÛT-I-ŞERİ

( Satış[Bir mülkün tasarruf, sahip, olma hakkını başkasına terk etme. | Arazi yasasında ise mîrî ya da vakıf arazisinin yararlanma hakkının satışı. İLE/||/<> Taşınmaz mal rehni. İLE/||/<> Rehnedilen mal. İLE/||/<> Taşınmaz mal. İLE/||/<> Miras yolu ile edinilen mal. İLE/||/<> Yararlanma, kullanma. İLE/||/<> Yürürlük. İLE/||/<> Şer'i esaslara göre sabit olan haklar. )


- FERÂGAT AHLÂKI ile/ve/değil/yerine ANNELİK AHLÂKI

( [not] MORALS OF ABNEGATION vs./and/but MORALS OF MOTHER
MORALS OF MOTHER instead of MORALS OF ABNEGATION )


- FERÂGAT AHLÂKI > AŞK AHLÂKI


- FERÂGAT ETMEK ile ÖDÜN VERMEK


- FERÂGAT değil/yerine/= ELÇEKİ


- FERAHEVLER MERKEZ CAMİİ :

( Yavuz Sultan Mahallesindeki merkez camidir ve tarihi bir özelliği yoktur. )


- FERAHEVLER SAĞLIK BİRİMİ :

( Yavuz Sultan Mahallesinde Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )


- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH


- FERAH/LIK değil/yerine/= İNÇ/LİK


- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]

( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )


- FERDÎ HİKMET[Ar.] değil/yerine/= BİREYSEL BİLGELİK/AYDINLANMA/UYANIŞ/ARINMA


- FERDİ TAYFUR ile FERDİ TAYFUR

( 1904 - 21 Mart 1958 İLE 15 Kasım 1945 - )

( Selenlendirme sanatçısı. İLE Yorumcu. )


- FERDİYET-İ SELÂSE:
ZÂT ve/||/<>/> İHTİYÂR/İRÂDE ve/||/<>/> SÖZ/EYLEM


- FERHÂL[Fars.] -ile

( Kıvırcık ve dolaşık olmayan uzun saç. )


- FERHAT[Ar.] ile FERHÂD[Ar.]

( Sevinç, neşe. İLE Ferhâd ve Şîrîn adıyla ünlü olan eski bir öykünün erkek kahramanı olup Şîrîn'in âşıkıdır. )


- FER-İ TÂLÎ değil/yerine/= SÜRGÜN

( Bitkinin dibinden süren filiz. )


- FERÎD/E[Ar.] ile FERÎDE[Ar.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Kendi oyuyla hareket eden, kibirli, gururlu. )


- FERİK/LİK ile FERİK ELMASI


- FERİSİLER ile SADDUKİLER ile ESSENİLER

( Ferisiler, Tanrı'ya inanır, ruhları, melekleri ve peygamberleri kabul eder ve peygamberlerin gösterdiği yolda yaşamayı, şeriatı savunurdu. Saddukiler, Tanrı'ya inanır, ancak, melekleri kabul etmez, peygamberlere ayrıcalık tanımaz, ruhlara ve ölümden sonra yaşama inanmazdı. Esseniler, ezoterik olanlardı. Yerleşim bölgelerinin uzağında özel tapınaklarda mistik deneyimlerle uğraşırdı. Bunlar daha çok Lut Gölü ve Mısır İskenderiyesi civarında örgütlenmişti. İsa'nın, Esseniler'den olduğu ileri sürülmektedir. )


- FERİYE SARAYLARI -ile

( Feriye ve Kabataş Erkek Lisesi. [Beşiktaş - Ortaköy arasındadır.] )


- FERMÂ[Fars.] ile FERMÂN[Fars.]

( Buyuran, emreden, âmir. | Süren. İLE Buyruk, emir. | Sultan tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu. )


- FERMA ile FERMAN ile FERMANLI ile FERMANLI DELİ


- FERMAN ile/ve FETVÂ


- FERMAN ile/değil MENŞÛR

( ... İLE/DEĞİL Vezirlik ya da mareşallik rütbesi için çıkarılan ferman. )


- FERMAN ile/değil MENŞÛR

( ... İLE/DEĞİL Vezirlik ya da mareşallik rütbesi için çıkarılan ferman. )


- FERMAN ile/||/<> PERVANE

( Buyruk, emir. İLE/||/<> Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. )


- FERMAN[Fars.] ile/ve/||/<> TEVKİ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Sultan fermanlarına çekilen tuğra. | Bu tuğrayı taşıyan ferman. )


- FERMAN ile/ve/değil TOMAR


- FERMAN[Fars.] değil/yerine/= YARLIK/BUYRUK


- FERMAR değil FERMUAR


- FERMAT İLE MERSENNE İLE FİBONACCİ ile/||/<> ÖZEL SAYI DİZİLERİ

( Matematiksel öneme sahip sayı dizileri. )

( Formül: φ = (1+√5)/2 )


- FERMAT İLE MERSENNE İLE SOPHİE GERMAİN ile/||/<> ÖZEL ASAL SAYILAR

( Farklı özellikteki asal türleri. )

( Formül: M₈₂₅₈₉₉₃₃ = 2^82589933 - 1 )


- FERMAT PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FERMAT[Fr.] / FERMATSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMAT İLKESİ


- FERMAT KÜÇÜK TEOREM ile/||/<> WİLSON TEOREMİ

( Fermat a^(p-1)≡1 mod p, Wilson (p-1)!≡-1 mod p. )

( Formül: Modüler aritmetik )

( Pierre de Fermat tarafından 1640 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FERMAT SAYISI ile/||/<> MERSENNE SAYISI

( Fermat 2^(2^n)+1, Mersenne 2^p-1 formunda )

( Formül: F_n = 2^(2^n)+1 İLE M_p = 2^p-1 )

( Pierre de Fermat tarafından 1640 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1607-1665) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, Fermat'nın son teoremi) )


- FERMI'S GOLDEN RULES[İng.] / RÈGLES D'OR DE FERMI[Fr.] / FERMI-GOLDENE-REGELN/REGELUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ALTIN KURALLARI


- FERMI BETA DECAY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DÉSINTÉGRATION BÊTA DE FERMI[Fr.] / FERMI-BETAZERFALLSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ BETA BOZUNUMU KURAMI


- TROU DE FERMI[Fr.] / FERMI-LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DELİĞİ


- FERMI-DIRAC DISTRIBUTION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISTRIBUTION DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC DAĞILIM İŞLEVİ/FONKSİYONU


- FERMI-DIRAC-SOMMERFELDSCHES GESCHWINDIGKEITSVERTEILUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DİRAC SOMMERFELD HIZ DAĞILIMI YASASI


- FERMI LEVEL[İng.] / NIVEAU DE FERMI[Fr.] / FERMI-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DÜZEYİ


- FERMI-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ EĞRİSİ


- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ


- FERMI TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE FERMI[Fr.] / FERMI-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GEÇİŞİ


- FERMI SPHERE[İng.] / SPHÈRE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ KÜRESİ


- FERMI CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SABİTİ


- FERMİ SIVISI İLE LUTTİNGER SIVISI İLE NON-FERMİ ile/||/<> ELEKTRON SIVILARI

( Çok elektron sistemlerinin davranışı. )

( Formül: τ ∝ T⁻² (Fermi) )


- FERMI LIQUID[İng.] / LIQUIDE DE FERMI[Fr.] / FERMI-FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SIVISI


- FERMI AGE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÂGE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ALTERSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YAŞ KURAMI


- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ


- FERRANTI EFFECT[İng.] / EFFET FERRANTI[Fr.] / FERRANTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRANTİ ETKİSİ


- FERRİ-/FERRO- ile/||/<> SİDER-SİDERO-

( Demir, demirli. İLE/||/<> Demir. )


- FERROELECTRIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERROELECTRIC HYSTERESIS LOOP[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK ERESİM ÇEVRİMİ


- BOUCLE D'HYSTÉRÉSISSE FERROELECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHE HYSTERESESCHLEIFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK HİSTEREZİS ÇEVRİMİ


- FERROELEKTRISCHE HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK HİSTEREZİS EĞRİSİ


- FERROELECTRIC SHUTTER[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KAPAĞI


- OBTURATEUR FERROÉLECTRIQUE[Fr.] / FERROELEKTRISCHER VERSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KESİCİ


- FERROMAGNETIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHE DOMÄNE, FERROMAGNETISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK BÖLGE/BÖLÜT


- FERRON[İng.] ile/değil/yerine/= FERRONİ


- FERRUM[İng.] değil/yerine/= DEMİR


- FERSAH FERSAH (UZAKTA OLMAK)


- FERSAH FERSAH değil/yerine/= KAT KAT


- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]

( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )


- FERSAH/LIK ile FERSAH FERSAH


- FERSİZLEŞMEK ile FERSİZ/LİK


- FERTİL ile FERTİLİZASYON

( Döllenebilen, dölleyebilen. İLE Döllenme, dölleme. )


- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ


- FERYÂD-FİGÂN (ETMEK)


- FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA


- FERYAT ile FERYAT FİGAN


- FERYAT/FERYÂD ETMEK değil/yerine/= HAYKIRMAK


- FERYAT/FERYÂD değil/yerine/= HAYKIRIŞ


- FES ve/||/<> PÜSKÜL

( Dönüşümü, kalbi(tekallübü) simgeler. Kırmızıdır. VE Saçağı tek değildir, çok saçaklıdır. Tek kişiye değil herkese yönelik olduğunu ifade eder. )


- FESAT[Ar.] KARIŞTIRMAK değil/yerine/= DOLAN KATMAK


- FESLERDE:
MAHMUDÎ ile/ve/<> MECÎDÎ ile/ve/<> AZİZÎ ile/ve/<> HAMİDÎ


- FESTİVAL[İng.] değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN


- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK

( FESTIVAL vs. FESTIVITIES vs. FESTIVITY )

( جشنواره ile عيدي ile عيد ile اعياد ile بزم ile جشن و سرور )

( JASHNAVAREH ile EYDY ile عيد ile AYAD ile BOZM ile JASHEN VE SARVAR )


- FETÂ[çoğ. FİTYÂN] -ile

( GENÇ, DELİKANLI, YİĞİT, MERT | CÖMERT, ELİ AÇIK | PUT KIRICI )


- FETÂ[Ar. çoğ. FİTYÂN] ile FETHA[çoğ. FETEHÂT]

( Genç, delikanlı, yiğit, mert. | Cömert. Eli açık. İLE Arapça sözcüklerin üzerine konulan üstün işareti. | Delik. )


- FETHA ile/ve/<> KESRE/ESRE/HAFZ ile/ve/<> HEMZE ile/ve/<> ÖTRE/ZAMME ile/ve/<> ŞEDDE/TEŞDÎD ile/ve/<> TENVÎN ile/ve/<> NASB ile/ve/<> REF ile/ve/<> İLLET ile/ve/<> MEDD/E ile/ve/<> MEDD-İ LÎN ile/ve/<> LÎN ile/ve/<> VAV-I ATIFA

( a ya da e [düz ve geniş ünlü] okutan üstün imi. İLE/VE/||/<> ı ya da i [düz ve dar ünlü] okutan im. İLE/VE/||/<> Elif, vav, ye, he üzerine konan işaret - gırtlak vuruşu; elifin adı. İLE/VE/||/<> o, ö, u, ü [yuvarlak ünlü] okutan ötre imi. İLE/VE/||/<> Bir yazacı çift okutan ve şedde denilen im. İLE/VE/||/<> Sözcüğün sonunu, nun gibi okutmak üzere konan iki üstün[-en], iki esre[­-in], iki ötre[-ün]. İLE/VE/||/<> Yazacın etha'lıymış gibi a ya da e'yle okunması. İLE/VE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/VE/||/<> Çeker harfleri[matres lectionis] elif, vav, ye yazaçlarından biri. İLE/VE/||/<> elif, vav, y e'yi çekerek uzatma. İLE/VE/||/<> vav ile ye sesçil imsiz[harekesiz] olup kendinden önceki yazaç üstün imi almışsa medd-i lîn olur. İLE/VE/||/<> Yumuşatarak çekme. İLE/VE/||/<> Atıf vavı. Bağlaç. Arapça ya da Farsça iki sözcüğü birbirine bağlarken, ilk sözcük ünsüzle bitmişse bu yazacı ü gibi okutur [ilim ve irfan~ilm ü irfan], ünlüyle bitmişse iki sözcüğü bağlayan vav, vü biçiminde okunur [kaza ve kader / kaza vü kader]. )