Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(44/160)
- ELEMEK ile ORTADAN KALDIRILDI ile ORTADAN KALDIRMAK ile ELİMİNASYON
( ELIMINATE vs. ELIMINATED vs. ELIMINATING vs. ELIMINATION )
( مرتفع ساختن ile از ميان برداشتن ile برچيده کردن ile محوکردن ile رفع کردن ile محو کردن ile محذوف ile محوسازي ile حذف ile رفع ile حذفي )
( MORTAF SAKHTAN ile AZ MYAN BARDASHTAN ile BARCHYDAH KARDAN ile MAHVKARDAN ile RAF KARDAN ile MAHV KARDAN ile MOHAZOF ile MAHVSAZY ile HAZF ile RAF ile HAZFY )
- ELEMENT değil/yerine/= ÖGEDEK
- ELEMENT ile/||/<> TAHMİN
( Bilinmeyen elementlerin özelliklerini tahmin )
( Dmitri Mendeleev tarafından 1871 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1907) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Periyodik tablo) )
- UNSURÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEMENTEL
- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ
- ELERKİ ile/ve/yerine MERİTOKRASİ
- CRITICAL PRESSURE RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ ORANI
- CRITICAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ
- CRITICAL VOLUME[İng.] / VOLUME CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK HACİM
- CRITICAL GRID CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA AKIMI
- CRITICAL GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA GERİLİMİ
- CRITICAL SOLUTION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHE LÖSUNGSSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK ÇÖZELTİ SICAKLIĞI
- CRITICAL POINT[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK NOKTA
- CRITICAL NEUTRON FLUX[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK NÖTRON AKISI
- CRITICAL REYNOLDS NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK REYNOLDS SAYISI
- CRITICAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SIKLIK
- CRITICALITY EXPERIMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENEYİ
- ELEŞTİRİ:
REDDETMEK değil/yerine/>< GÖZDEN GEÇİRMEK
- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET
- ELEŞTİRİ/TENKİD ile/ve/||/<> MİHENK/MİHENGE/ÖLÇÜYE (BAŞ)VURMAK
- ELEŞTİRİ ile/ve/= BİLİNÇ/SİZLİK / ŞUUR/SUZLUK
( CONSCIOUSNESS vs./and/= CRITIQUE )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ
- ELEŞTİRİ ile/ve/> DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/> ABARTMAK
- ELEŞTİRİ ile "DİL UZATMA"
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT
- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine TESPİT
( [not] CRITIQUE vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of CRITIQUE )
- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK
- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER
( CRITIC vs. CRITICAL vs. CRITICAL POINT vs. CRITICAL VALUE vs. CRITICISE vs. CRITICISM vs. CRITICIZE vs. CRITICS )
( عيب گور ile نقدگر ile نکوهشگر ile انتقاد کننده ile نکته گير ile نقاد ile سخن سنج ile منقد ile منتقد ile منتقدانه ile وخيم ile انتقاد آميز ile خرده بين ile بحراني ile نقطه بحراني ile ارزش بحراني ile انتقادکردن ile نکوهش ile نقدگري ile نکته گيري ile اظهارنظر شديدوتند ile انتقاد ile انتقاد لفظي ile سخن سنجي ile ايراد گرفتن ile بباد انتقاد گرفتن ile ببادانتقاد گرفتن ile صرافي کردن ile انتقاد کردن ile نکته گرفتن ile نکوهش کردن ile ادبا )
( EYBE GOR ile نقدگر ile نکوهشگر ile ENTEGAD KONANDEH ile NEKTEH GYR ile NAGHAD ile SOKHAN SANJ ile منقد ile MONTEGHAD ile MONTEGHDANEH ile VAKHYM ile ENTEGAD AMYZ ile KHARDEH BEYNE ile BAHRANY ile NAGHTEH BAHRANY ile ARZESH BAHRANY ile ENTEGADKARDAN ile NAKUHOSH ile NAGHODEGARY ile NEKTEH GYRY ile EZEHARNAZAR SHODYDOTAND ile ENTEGAD ile ENTEGAD LAFZY ile SOKHAN SANJY ile AYRAD GARAFTAN ile BEBAD ENTEGAD GARAFTAN ile BEBADANTEGAD GARAFTAN ile SARAFY KARDAN ile ENTEGAD KARDAN ile NEKTEH GARAFTAN ile NAKUHOSH KARDAN ile ADBA )
- ELEVİT YAYLASI ve POLEVİT YAYLASI
- ELGÜN, NAKİYE (RUMELİFENERİ/SARIYER; 1880 - 1964) :
( Türkiye'nin en eski eğitimcilerinden biridir. Kız Muallim Mektebini bitirdi ve bu mektepte edebiyat öğretmenliği yaptı. II. Meşrutiyet'ten sonra Fevziye Lisesinde Müdür oldu ve Cumhuriyet kurulana kadar görev yaptı. İzmir'in işgali üzerine, ülkenin değişik yerlerinde başlayan hareketlere destek verdi. İstanbul'daki mitinglere katıldı ve konuşmalar yaptı. Sultanahmet mitinginde kadınları da erkeklerle beraber milli mücadeleye katılmaya çağırdı. Muallimler Cemiyeti Başkanlığı yaptı. Cumhuriyetin kurulmasını takiben Türk Ocağı, halkevi, Kızılay ve Türk Hava Kurumuna üye oldu. Bir süre İstanbul Kız Lisesi Müdürlüğünde bulundu. 1930'da İstanbul Şehir Meclisine üye olarak seçildi. Daimi Encümen Üyesi olarak 5 yıl görev yaptıktan sonra V. VI. Ve VII. Dönem Erzurum milletvekili olarak TBMM de bulundu. )
- ELHAMDÜLİLLAH:
DUA ile/ve ZİKR (OLARAK)
- ELHAMDÜLİLLAH ile/ve/||/<> SÜBHANALLAH ile/ve/||/<> ALLAH-U EKBER
( Varlığa. İLE/VE/||/<> Yokluğa. İLE/VE/||/<> Aşkınlıktaki birlik. )
- ELİ BOŞ ile ELİ BOŞ ile BOŞ KAFALI
( EMPTY-HANDED vs. EMPTY-HANDEDLY vs. EMPTY-HEADED )
( بدون هديه ile دست خالي ile تهي مغز )
( بدون هديه ile DAST KHALY ile TAHY MOGHZ )
- ELİ-KOLU (BAĞLI KALMAK)
- ELİBBÂ[Ar. < LEBÎB] ile ELİFBÂ/ELİFBE[Ar.]
( Akıllı, olgun, kâmil kişiler. İLE 33 harften oluşan Osmanlı abecesi. | Bir şeyin başlangıcı. | Bir örgü motifi. )
- ELİÇİN, GÖKHAN PROF. DR. (KARS, 1935) :
( 1954 lise, 1959'da İ.Ü. Orman Fakültesinden Orman Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1959 - 1963 yılları arasında askerlik görevini yaptı ve Orman İşletme Şefi olarak çalıştı. 1963 yılı içinde Almanya'da Goethe Enstitüsünde Almanca kurslarına katıldı ve aynı İ.Ü. Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsünde asistan oldu. 1966 - 1968 Paris ve Nancy'de konusu ile ilgili çalışmalar yaptı, 1969'da hazırladığı "Türkiye Sarıçamlarında Morfogenetik Araştırmalar" adlı tezi ile Doktor unvanını aldı. 1975'te "Türkiye Ardıç Taksonlarının Yayılışları ile Önemli Morfolojik ve Anatomik Özellikleri Üzerinde Araştırmalar" adlı çalışması ile Doçent unvanını aldı. 1982'de Profesörlüğe yükseltildi. 1988 - 1995 yılları arasında İ.Ü. Orman Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevini üstlendi. 2002'de yaş haddinden emekli oldu. )
- ELICIT vs. ILLICIT
- ELICIT vs. INTERROGATE vs. INQUIRE vs. INVESTIGATE vs. QUESTION
- ELİF:
İBTİDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İNFİRÂD[Ar. < FERD] ile/ve/||/<> İNKITÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİĞNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÜLFET[Ar.]
- ELİF ile/||/<> LÜTFEN
- ELİM[Ar.] değil/yerine ACINACAK/ACIKLI
- ELİMGA ile YAZMAN/KÂTİP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hakanın mektuplarını Türk yazısıyla yazan yazman. İLE ... )
- ELIMINATE :/yerine ELEMEK, ORTADAN KALDIRMAK
- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]
( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )
- ELİN KİRİ ile/ve/||/<>/>/< KALBİN KİRİ
( Sabun ile su temizler. İLE/VE/||/<>/>/< Dost ile sohbet temizler. )
- ELİNDE GETİREN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLINDA GETİREN
( Karnında götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Gönlünde götürür. )
- ELİNDEN GELENİ, ARDINA KOYMA!(") ile/ve/||/<>/> (")NE HALİN VARSA GÖR!(")
( İki söz/"deyim" de daha çok olumsuz bağlam ve anlamda kullanılsa da bağlamına, kişiye, kişiyle olan muhabbet ve hukuka göre hem olumlu, güdüleyici, yapıcı, üretici, destekleyici anlamda, hem de olumsuz, yıkıcı ve ümidini kesmiş olarak kullanılabilir. )
- Elinden geleni KONUŞ!!!
- ELİNE SAĞLIK ile/ve ELLERİN DERT GÖRMESİN!
- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK
- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK) -ile
- ELİNİ/AYAĞINI/BAŞINI KIR fakat GÖNÜL KIRMA!
- ELİNİN KÖRÜ değil/< ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)[Fars.]
- Elinle KONUŞ!!!
- ELİNLE ve/> DİLİNLE ile/ve/||/<>/> SENİNLE
( Ne yaparsan elinle, o gelir seninle... )
- MİKYÂS-İ KAT-İ NÂKİS[Osm.] / ELLIPSOMETER[İng.] / ELLIPS MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRE
- ELİPTİK YAPRAK = VARAK-I YÜBSÎ = FEUILLE ELLIPTIQUE
- ELISA TESTİ/ENZYME-LINKED IMMUNOSORBENT ASSAY TEST[İng.] değil/yerine/= ENZİM BAĞLANTILI IMMÜNOSORBENT TAHLİLİ
- el-İşârât ve't-tenbîhât
- [ne yazık ki]
!ELİT/İST değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ
- elix.[Lat. < ELIXIR] değil/yerine/= ÖZ, İKSİR
- ELLERİ YIKAMADA:
YEMEKTEN ÖNCE ve UYUMADAN ÖNCE
( ... VE Uyku/rüya sırasında -düşük de olsa- parmağınızı gözünüze değdirme olasılığından dolayı gözün mikrop kapmaması için uyumadan önce elleri temiz tutmakta yarar vardır! )
- ELLEŞMEK ile/ve/||/<>/> YİYİŞMEK ile/ve/||/<>/> SEVİŞMEK ile/ve/||/<>/> DÜZÜŞMEK/KOÇMAK (SİKİŞMEK)[AGANİGİ NAGANİGİ/FAN FİNİ FİN FON]/İŞ PİŞİRMEK/MERCİMEĞİ FIRINA VERMEK
( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/||/<>/> Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/||/<>/> Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/||/<>/> Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )
( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/||/<>/> Çevrede birilerinin olma ve/ya da bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )
- ELLİ/LİK ile ELLİK ile ELLİNCİ ile ELLİ BİNLİK
- ELMA'/ELMAÎ[Ar.] ile ELMAH/ELMAHÎ[Ar.]
( Pek zeki, çok anlayışlı. İLE Her gördüğü şeyi, incelemeye/tetkike, araştırmaya meraklı. )
- ELMA ile FİLELMASI
( ... İLE Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç. | Bu ağacın, yenilen meyvesi. )
( ... cum FERONIA ELEPHANTUM )
- ELMA ile/değil HÜNLAP
- ELMA ile İSVİÇRE ELMASI
- ELMA ile KUBA ELMASI
- ELMA ile MİSKET (ELMASI)
( ... İLE Amasya ya da şeker elması. )
- ELMA/ALMA[Oğuz] ile/= ALMILA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ELMABAŞ PATKA ile/ve/|| ÜVEYİK
( Soyu, dünya ölçeğinde tehlikede olan, çok sayıda ülkede avı yasaklanan ve koruma çalışmaları başlatılan üveyik ve elmabaş patkanın "avı", ülkemizde ne yazık ki hâlâ yasal. Çoğu avcı, bu iki türün gerçekten yok olmanın eşiğinde olduğuna inanmak istemiyor. 11 Mayıs'ta toplanacak olan Merkez Av Komisyonu'nun bilimsel verilerle karar alması, üveyik ve elmabaş patkanın avının yasaklanması gerekiyor. )
- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK
( Yanak, gül ile betimlenir. )
( Yanak, vahdeti simgeler. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )
( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )
( ... ile/ve DULUK )
( ... ile/ve İZÂR, ÂRIZ )
( ... ile/ve RUH/RUHSAR, NİGÂRİSTAN )
( MALAR, ZYGOMA/TA vs./and CHEEK )
- ELMACIK ile ELMACIK KEMİĞİ
- ELMA'Î[Ar.] ile LEVZÂ'Î[Ar.]
- ELMA/LIK ile ELMAS ile ELMACI/LIK ile ELMALI ile ELMASLI ile ELMA SUYU ile ELMA ÇAYI ile ELMA HOŞAFI ile ELMA ŞARABI ile ELMA ŞEKERİ ile ELMA ŞURUBU ile ELMA SİRKESİ ile ELMA YANAKLI ile ELMA KOMPOSTOSU
- ELMAS ile GRAFİT
( ... İLE Kurşun kaleminin ucunun yapıldığı madde. )
( İkisi de karbondan oluşur fakat grafitin karbon atomları farklı biçimde dizilmiştir. )
( Mohs Sertlik Skalası'nda 10 değerine sahiptir. VE Mohs Sertlik Skalası'nda 1,5 değerine sahiptir. )
( Smithson Tennant [1761-1815], elmasın saf kömürün bir biçimi olduğunu gösteren ilk kişidir. )
- ELMAS[Ar., Fars. < Yun.] ve PLATİN[İsp.]
( Billurlaşmış arı karbon. | Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. İLE Atom numarası 78, atom ağırlığı 195.23 olan, 21,4 yoğunluğunda, 1755 °C'de ergiyen, kolay işlenen, çok dayanıklı, değerli bir öğe. [Simgesi: Pt] )
( ÂB-GÎNE ve ... )
- ELMAS ile RENKLİ ELMAS
- ELMAS ve TIRNAK
( Elmas doğadaki/doğal en sert maddedir. Elması eritebilen tek şey, gözyaşıdır. VE Gözyaşının eritemediği tek şey ise tırnaktır. )
( Gözyaşı, göze kaçan birçok maddeyi eritebilecek keskinliktedir. Geceleri tırnak kesilmemesinin nedeni ise gözyaşının tırnağı eritememesinden dolayı sıçrayıp da göze kaçmaması/batmaması içindir. [Yani, hurafe/bâtıl inanç değildir, dikkat etmek gerekir.] )
( Tavukların kursağı bile tırnağı eritemez. )
( Cam kesiminde elmas kullanılır. )
- ELONGASYON/ELONGATION[İng.] değil/yerine/= UZATMA
- ELSTER-GEITEL EFFECT[İng.] / EFFET ELSTER-GEITEL[Fr.] / ELSTER-GEITELSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELSTER-GEİTEL ETKİSİ
- ELÜAŞVİLİ, ALBERT (İST. 1949) :
( Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra kendi şirketleri olan Hasköy Yün İplik Fabrikasında iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ELUATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELUAT
- ELUENT SUPPRESSOR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT BASKILAYICI KOLON
- ELUENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT
- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON
- ELVAN ve TELVİN
( Doğa. VE Bülbül. )
- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-
( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )
- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI
- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME
( ENTRUST vs. ENTRUSTED vs. ENTRUSTING )
( باامانت سپردن ile سپردن ile مفوض ile سپرده ile تفويض )
( BAAMANT SEPARDAN ile SEPARDAN ile مفوض ile SEPARDEH ile TAFOYZE )
- EMANET ETMEK ile EMANETÇİ ile ALICI ile SEVKIYAT
( CONSIGN vs. CONSIGNATORY vs. CONSIGNEE vs. CONSIGNMENT )
( امانت گذاردن ile متعاقد ile متعاهد ile محمول اليه ile مهمول ile ارسال ile مرسوله )
( EMANT GOZARDAN ile متعاقد ile MOTEANPAND ile محمول اليه ile مهمول ile ARSAL ile MORSOLEH )
- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK
- EMÂNET:
MÂRİFET ve/||/<> TEVHİD
- EMANET, A. MEHMET (SARIYER, 1964): :
( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesinden mezun oldu. İş hayatına aile ortaklığı olan Karadeniz A. Ş. Firmasında Balık kabzımalı olarak başladı. Bilahare bu işinden ayrıldı. Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, Yenimahalle Spor Kulübü'nde üye olup, bir dönem (2007/2008)yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği ve Yenimahalle Spor Kulübünde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )
- EMANET, SAİM (İST, 1928) :
( Haydarpaşa Lisesinden mezun oldu. Askerlikten sonra ticari hayata Kabzımallık Şirketinde başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )
- EMANET, SALİM (KASIMPAŞA, 1929) :
( Bankacı olarak iş hayatına atıldı ve özel teşebbüste çalıştıktan sonra emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- EMANET ile EMANETÇİ/LİK ile EMANET DOLABI
- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK
- EMÂNET ile/ve/||/<> ÖDÜNÇ
- EMANETİ, EHLİNE VERMEK ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK
- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK
- EMÂRÂT[Ar. < EMÂRE] ile EMÂRET[Ar. < EMR] ile EMÂRİD[Ar. < EMRED]
( Nişanlar, eserler, deliller, alâmetler. İLE Emirlik, beylik, prenslik. | Emir'in hali ve sıfatı. İLE Bıyıkları terlememiş gençler. )
- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]
( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )
- EMARE ile EMARET
- EMÂRE ile EMMÂRE
- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE
- EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ
- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ
- EMBOLİ ile/||/<> TROMBOZ
( Damar içinde dolaşan bir pıhtının tıkanıklığa neden olması. İLE/||/<> Damar içinde pıhtı oluşumu ile tıkanıklık oluşması. )
- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN
( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )
( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )
( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )
- EMBRİYO = RÜŞEYM = EMBRYON
- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ
- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]
- EMEK ve/||/<>/> MAKİNE GÜCÜ
- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ
- EMEK ve SÖZ(/LEŞMEK) (VERMEK)
- EMEKÇİ ile/ve/||/<>/> EMEKLİ
- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ
- EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME
( İlgili yazı için burayı tıklayınız... )
( )
- EMEKLİLİK:
RESEN ile/ve/||/<> İSTEĞE BAĞLI
- EMEL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( Geleceğe dönük umut ve arzu.[Çoğu zaman soyut ve belirsiz.] @@ Umut değil hedefi belirli ve bağlanmış bir yönelim. )
( "Makam emeli taşımaktadır." @@ "Makam üzerine şibak nihali sabittir."[belirsiz bir arzu değil odaklanmış ve izlenebilir bir yöneliş söz konusudur.] )
- EMERGE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK
- EMERGE SUBMERGE
- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS
( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )
- EMEVÎLER ile/ve ABBÂSÎLER
( Hz. Muhammed'inn torunlarına zulmettiler. İLE/VE Âlimlere zulmettiler. )
- EMEZİS/EMESIS, VOMITING[İng.] değil/yerine/= KUSMA
- EMİCİ ile EMİCİ KILLAR ile EMİCİ TÜYLER
- EMİLİM ile EMİCİ
( ABSORPTION vs. ABSORPTIVE )
( انجذاب ile درآشامي ile درکشي ile جذب ile جذب کننده )
( ENJOZAB ile DARASHAMY ile DARKESHY ile JAZB ile JAZB KONANDEH )
- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK
( TO BE SURE vs./and TO BE IN SECURE/SAFE )
- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ
- BENLİK:
EMİR ALTINDA ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/>
RIZÂ SAHİBİ ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ
- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN
- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK
- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU
- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT
( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )
- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA
( AMIR vs. AMIR ABBAS vs. AMIR ALI vs. AMIR FARAJ vs. AMIR GHOLI vs. AMIR HASAN vs. AMIR HOSEYN vs. AMIR MANSUR vs. AMIR MEHDI vs. AMIR REZA )
( امير ile اميرعباس ile اميرعلي ile اميرفرج ile اميرقلي ile اميرحسن ile اميرحسين ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile اميررضا )
( AMYR ile اميرعباس ile AMYRALY ile اميرفرج ile اميرقلي ile AMYRAHSAN ile AMYRAHASYNE ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile AMYRAREZA )
- EMİR ile/değil/yerine/||/></< TAKDİR
- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF
- EMİRGAN ERMENİ MEZARLIĞI :
( Reşitpaşa mahallesinin çarşı içinde olup Rum ve Müslüman mezarlıkları ile yan yanadır. Tarihi mezarlıklardan biridir. )
- EMİRGAN KORUSU :
( Emirgan Korusu İstanbul'un önemli mesirelerinden biridir. Koru, Emirgan'ın kuzey batısındaki yamaç ve tepe üzerinde yer alır. Bu alan Bizans ve Osmanlılar dönemin servi ormanı ile kaplı idi. Bu alan 16. yy. da Nişancı Feridun Bey'e verilmiş ve "Feridun Paşa Bahçesi" olarak isimlendirilmişti. Sultan IV. Murat bahçeyi Emirgünoğlu Yusuf Paşa'ya vermiş ve burası "Emirgüne bahçesi", "Mirgün bahçesi", ve "Mirgün" olarak değişik isimle anılmıştır. Bu isimler zamanla Emirgan'a dönüşerek semtin ismi olarak kaldı. 19. yy.ın ikinci yarısında Sultan Abdülaziz (1861 - 1871) bu büyük araziye Mısır Hidivi İsmail Paşa'ya vermiş, Paşa da bu büyük alana 1871 - 1878 yılları arasında Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk'ü yaptırdı. 472.000 m²'lik koruluk, İsmail Paşa'nın varislerinden Satvet Lütfi Tozan'dan, İstanbul Belediyesince 1943'te satın alınarak halka açıldı. İstanbul ve Sarıyer'in en gözde dinlence yeri olarak ihtiyaca cevap verecek biçimde tanzim edildi. Koruluk içindeki köşklerden Sarı Köşk 1979, Pembe Köşk 1982 ve Beyaz Köşk 1983'te restore edildiler. İçinde iki de gölet bulunan korulukta her yıl "Lale Bayramı" şenlikleri yapılmaktadır. Koruluk içinde 120 den fazla ağaç türü bulunmaktadır. )
- EMİRGAN SPOR KULÜBÜ :
( 1949'da Hüseyin Sakaoğlu, Kemal Dalgıç, İsmail Ergün, Ahmet Sakaoğlu ve Todori Hocis tarafından kuruldu. Futbol ve voleybol dalında faaliyet gösteren kulüp, halen sadece futbol dalında yarışmalara katılmaktadır. Bu kulüpten; İsmail Alemdaroğlu, Mehmet Orman, Cevat Cantez, Şeref Köklü, Erdoğan Cantez, Adnan Kıstas, Ayhan Örslü gibi sporcular yetişti. )
- EMİR/LİK ile EMİR ERİ ile EMİR KİPİ ile EMİR KULU ile EMİR SUBAYI ile EMİR CÜMLESİ ile EMİR KOMUTA ZİNCİRİ
- EMLAK ile EMLAKÇI/LIK ile EMLAK BÜROSU ile EMLAK KREDİSİ ile EMLAK VERGİSİ
- SUCTION[İng.] / SUCCION[Fr.] / SAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMME
- EMMEK ile/ve/||/<> ÇEKMEK
- EMNİYET KEMERİ/KEMER değil/yerine/= GÜVENLİK BAĞI/ÖNBAĞ
- EMNİYET KİLİDİ değil/yerine/= GÜVENLİK BEKİ
- EMNİYET ŞARTI değil/yerine/= GÜVENLİK KOŞULU
- EMNİYET[Ar.] STOKU[İng./Fr. STOCK] değil/yerine/= GÜVENLİK YIĞIMI
- EMNİYET SÜBABI değil/yerine/= GÜVENLİK KAPACI
- EMNİYET ile/ve EMÂNET
( SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST )
- EMNİYET ile EMNİYETLİ/LİK ile EMNİYETSİZ/LİK ile EMNİYET PİMİ ile EMNİYET AMİRİ ile EMNİYET DURAĞI ile EMNİYET KEMERİ ile EMNİYET KİLİDİ ile EMNİYET SUPABI ile EMNİYET ŞERİDİ ile EMNİYET DÜĞMESİ
- EMNİYETİ SUİSTİMAL SİGORTASI değil/yerine/= GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA KORUNCU
- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK
- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK
- EMPATİ:
"ONUN YERİNE DÜŞÜNMEK"
değil
ONUN/ONLAR GİBİ DÜŞÜNMEK/ONUN DÜŞÜNCESİNİ/DUYGUSUNU ANLAMAYA ÇABALAMAK
- EMPATİ:
SANA ve/<> ONA
( Yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına yapmamak. VE/<> Sana davranılmasını/yapılmasını istediğin şeyi/biçimde, ona yapmak. )
- EMPATİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜREREK İÇSELLEŞTİRME
( EMPATHY vs. VICARIOUS INTROSPECTION )
- EMPATİ[İng. < Yun. EM-PATHY] yerine EŞDUYUM/DUYGUDAŞLIK
- EMPATİ ile/ve HOMEOSTASİS
- EMPATİ ile/ve HOŞGÖRÜ
( Hoş gördün mü, yorgunluk kalmaz. )
( EMPATHY vs./and TOLERANCE )
- EMPATİ ile SORGULAMA
- EMPATİDE:
THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> WILHELM FLIESS ile/ve/||/<>/> DONALD WINNICOTT ile/ve/||/<>/> HEINZ KOHUT ile/ve/||/<>/> CARL ROGERS
- IMPEDANCE-ADMITTANCE MATRIX[İng.] / MATRICE IMPÉDANCE-ADMITTANCE[Fr.] / IMPEDANZ-ADMINISTRATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS-ADMİTANS MATRİSİ
- BAISSE DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞMESİ
- IMPEDANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞÜMÜ
- IMPEDANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS KÖPRÜSÜ
- IMPEDANCE MATRIX[İng.] / MATRICE D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MATRİSİ
- EMPEDANS ile/||/<> DİRENÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Empedans AC devrede, direnç DC devrede zorluktur )
( Formül: Z=√(R²+(XL-XC)²) İLE R )
- EMPİRİK FORMÜL ile MOLEKÜLER FORMÜL
( Bileşiğin en basit oranını gösteren formül. İLE Bileşiğin gerçek atom sayısını gösteren formül. )
- EMPLOY :/yerine İŞE ALMAK
- EMPOZE ETMEK ile DAYATILAN
( IMPOSE vs. IMPOSED )
( وارد آوردن ile تحميل کردن ile گرانبار کردن ile وارد کردن ile تکليف کردن ile اعمال شده ile تحميلي )
( VARD AVARDAN ile TAHAMYLE KARDAN ile GERANBAR KARDAN ile VARD KARDAN ile TAKLYFE KARDAN ile EMAL SHODEH ile TAHAMYLEY )
- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK
- IMPREGNATION, IMPREGNATE[İng.] / IMPREGNATION, IMPREGNER[Fr.] / IMPRÄGNIEREN, TRÄNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPRENYELEME, EMPRENYE ETME
- EMPTY vs. VACANT
- EMPTY/VACANT/VAIN/FUTILE vs. ROTTEN
- EMRAM/ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- EMRE MUHARRER SENET değil/yerine/= YÖNERGELİ BELGİT
- EMRETMEK ile EMİR VE TEDBİR ile KOMUT DİLİ ile KOMUTAN ile KOMUTAN GENERAL ile BAŞKOMUTAN ile BAŞKOMUTAN ile KOMUTANLIK ile KOMUTANLIK ile KOMANDO ile KOMUTLAR ile KOMUTAN
( COMMAND vs. COMMAND AND INJUNCTION vs. COMMAND LANGUAGE vs. COMMANDER vs. COMMANDER GENERAL vs. COMMANDER IN CHIEF vs. COMMANDER-IN-CHIEF vs. COMMANDERSHIP vs. COMMANDERY vs. COMMANDO vs. COMMANDS vs. COMMANER )
( فرمودن ile تحکم ile امر ile فرمان ile فرماندهي کردن ile امر و نهي ile زبان فرماندهي ile فرمانده ile سردار ile امير ile امر کننده ile فرماندهي کل ile سرفرمانده ile سپهسالار ile سرداري ile محل فرماندهي ile تکاور ile احکام ile آمر )
( FARMODAN ile TAHKAM ile EMR ile FARMAN ile FARMANDEHY KARDAN ile EMR VE NAHY ile ZABAN FARMANDEHY ile FARMANDEH ile SARDAR ile AMYR ile EMR KONANDEH ile FARMANDEHY KEL ile SARFARMANDEH ile SAPPEHSALAR ile سرداري ile MOHAL FARMANDEHY ile TAKAVAR ile AHKAM ile AMAR )
- [önce] (NEHY-İ ANİ'L) MÜNKER[Ar.] ile/ve/sonra/||/<>/>/>< (EMR-İ) BİL MÂRUF[Ar.]
( Günah ve kötü şeyler[in yapılmaması]. İLE/VE/||/<>/>/>< Herkesçe bilinen, tanınan, belirli, sanlı. | Şeriatın uygun gördüğü, beğendiği ve buyurduğu[nun yapılması]. )
- EMR-İ ZÂTÎ ile/ve EMR-İ SIFÂTÎ
- EMSÂL ile NUMUNE
( BENZER ile ÖRNEK )
- EMÜLSİYON/EMULSION[İng.] değil/yerine/= SIVI ASILTI
- SÜBEYE[Osm.] / EMULSION[İng.] / ÉMULSION[Fr.] / EMULSION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMÜLSİYON
- EMZİK ile EMZİKLİ ile EMZİKSİZ ile EMZİK BORUSU
- EMZİK ile SOMRUK
( ... İLE Bebek emziği. )
- EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE
( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )
( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )
( MURÂZAA[< RIZÂ/RIDA'], IRDÂ' )
- EN AZ ENERJİ ile/ve/||/<> EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK
- EN AZ ENERJİ değil EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK
- EN AZINDAN ile BAŞLANGIÇ OLARAK
- EN) BAŞTAN ile/değil (EN) BAŞINDAN
- EN BİLİNEN HADİS KİTAPLARI(KÜTÜB-İ SİTTE)
- EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ:
PETRA
( Ürdün'ün başkenti Amman'a 350 km. uzaklıkta bulunmaktadır. )
- EN BÜYÜK DENİZ FENERİ -ile/ve
( ŞİLE DENİZ FENERİ:
Yükseklik:
19 m. | Deniz seviyesinden yükseklik:
60 m. | 110 cm. kalınlığında.
[Işığı, en kötü hava şartlarında bile 20 mil'e kadar ulaşmaktadır.]
[Haftanın 5 günü ziyarete açıktır ve ücretsizdir!!!][Ayrıca tüm deniz fenerleri ziyarete açıktır! Lütfen ziyaret edelim ve sahip çıkalım!] )
- En büyük duadır susmak! SUS!!!
- EN BÜYÜK DÜŞMAN -ile
( ARZU VE İHTİRASLAR )
( En büyük düşman, bakacağın son yerde saklanır. )
- EN BÜYÜK EFSANE ÇİÇEĞİ -ile
( RAFFLESIA ( 4-5 günlüğüne açar.[Nisan ayında görülebiliyor] [60-100 cm. çapında] [KOTA KİNABALU - BORNEO'da] )
- EN BÜYÜK GAFLET/MUSİBET -ile
( NEREDEN/NEDEN GELDİĞİNİ BİLMEDİKLERİN )
- EN BÜYÜK HAZİNE -ile
( MEMNUN OLMAYI BİLMEK )
- EN BÜYÜK İN/MAĞARA -ile
( DEER CAVE ( Mulu - Borneo'da )
- EN BÜYÜK MEYDAN -ile
( NAKŞE CİHAN [İRAN]
( ŞAH MEYDANI ya da İMAM MEYDANI olarak da bilinir. )
( Süsleri ve güzelliği ile ünlüdür. ) )
- EN BÜYÜK MONOLİT KİLİSE:
BİETA MEHDAN-I ÂLEM
( "Dünyanın kurtarıcısının evi" anlamına gelen kilise, Etiyopya'da bulunmaktadır. )
- EN BÜYÜK/UZUN PENİSLİ MEMELİ -ile
( 1- ARMADİLLO | 7- MAVİ BALİNA[2.4 - 5 m. | 30-36 cm. çap | (İZLANDA FALLOLOJİK MÜZESİ'NDEKİ: 350-450 kg. | BAŞI: 170 cm. - 70 kg.] | 8- FİL[1.8 m.] )
- EN BÜYÜK RESİF:
CAIRNS
( Avustralya'dadır.
[İkincisi ise Yeni Kaledonya'nın en büyük adası olan Grande Terre'dedir.][65 milyon yıl önce Avustralya Gondwana Karası'ndan kopmuştur.] )
- EN BÜYÜK SARAY:
ISTANA SARAYI (BRUNEİ)
( 1980 - 1983 yılları arasında, Sultan Hassanal Bolkiah tarafından, 400 milyon dolar harcanarak yapılan saray, 16 hektarlık bir alan üzerinde inşâ edilmiş. )
( Sarayın 1788 odası ve 1500 araçlık park yeri bulunmaktadır. )
( Yemek salonunda aynı anda 500 kişi yemek yiyebilmektedir. )
( Korunması için kara ya da su yoluyla yaklaşılması bile olanaksız saray, sadece Ramazan ayı sonrasında ve sultanın "İyi ki varsın!" günü olan 15 Temmuz'da halka açılmaktadır. )
( Sarayın önünde, 1 km. uzunluğundaki Asean Parkı'nda, 5 Asya ülkesinin heykeltraşının birer yapıtı bulunmaktadır. )
- EN BÜYÜK SEVİNÇ -ile
( AYDINLANMA )
- EN BÜYÜK SORUNLAR:
KENDİNDEN MEMNUN OL(A)MAMA ile/ve/||/<> TATMİN OL(A)MAMA
- [ne yazık ki]
EN BÜYÜK YANILGILARDAN BİRİ(/İKİSİ):
DİZİLERİ, GERÇEK SANMAK ile/ve/||/<>/> GERÇEK YAŞAMI, DİZİ SANMAK
( 44 yaşında...
Komedyen...
Ülkenin en çok seyredilen dizisinin başrol karakteriydi.
Dizinin adı “Halkın Hizmetkarı”
Başkan rolünde o vardı.
Dizi ekrana geldiği gece tüm Ukrayna nefesini tutuyor televizyona yapışıyordu.
Ahali kahkahadan yerlere seriliyordu.
Genç komedyen çok sevildi.
Dizi çok tuttu.
Adı Volodomir Zelenski'ydi.
***
Dizi o kadar çok tuttu ki...
Sonra siyasi partiye dönüştü.
Evet... Gülmeyin... Vallahi öyle oldu.
“Halkın Hizmetkarı Partisi” kuruldu.
Komedyen abimiz Volodomir Zelenski partinin kurucusu oldu.
Her şey bir komedi dizisi tadında ilerliyordu.
Seçimler geldi çattı.
Komedyen Zelenski, girdiği ilk seçimde oyları silip süpürdü.
450 sandalyelik Ukrayna Parlamentosu'nun yarıdan fazlasını kazandı.
Başkanlık seçiminde ise 2. Turda oyların yüzde 73.22'sini aldı.
***
Ukrayna'nın artık genç bir komedyen başkanı vardı.
Geldik bugüne...
***
Bir komedyenle bir istihbaratçı karşı karşıya gelirse...
Sizce savaşı kim kazanır?
Gülümsediğinizi görüyorum... Cevaba gerek yok.
Ukrayna Rusya geriliminin giriş sahnesini hep beraber yaşadık.
Bir yanda bir dizinin pop rüzgarıyla kendini başkanlık koltuğunda bulmuş tecrübesiz bir genç adam...
Karşısında KGB disiplini ve kurmay zekasıyla yetişmiş duygusuz tavizsiz bir istihbaratçı kurt...
Çok fazla düşünmeye gerek yok sanırım.
***
Artık güvenlik ülkelerin vazgeçilmez şartıdır.
Dünya'da bu işe uyanan devletler işi şansa bırakmıyor.
İstihbarat kökenli liderlere yönetimi veriyorlar.
***
Putin'i anlatan 4 bölümlük belgesel var.
İzleyin derim...
Adı “Putin İnterviews”
O belgeselde yönetmen Oliver Stone, Putin'in korumalarını merak ediyor...
Diyor ki “Sizin kişisel güvenliğinizi kim sağlıyor?”
Putin “Castro'dan bana kalan nasihat şuydu. Sakın kendi güvenliğini başkasının kontrolüne bırakma. Ben de o yüzden tüm koruma ve güvenliğimle bizzat ilgilenirim. Bu sayede halen ayaktayım. Ne dersin?”
Putin bir devlet başkanı ama halen bir istihbaratçı gibi yaşıyor.
Tıpkı KGB yıllarındaki gibi az konuşan, duygusallığa asla prim vermeyen ve hedefine doğrudan odaklı.
Tabi biraz da acımasız.
Yeni kuramlar geliştiriyor... Artık adıyla anılan bir doktrin var.
Güvenlik ve savunma konusunda eşi benzeri görülmemiş bir konsept geliştirdi.
Kendinden kat be kat güçlü düşmanını onun gücünü kullanarak yenme...
Judodan esinlendim diyor.
Judoda karşındaki rakibin sıkletini avantaja çevirebilirsin...
Önce imkansız gibi gözüken bu doktrinin nasıl çalıştığını gördük.
Koca NATO çaresiz kaldı.
***
Şimdi... Almanya çılgın bir deneye hazırlanıyor.
Merkel sonrası kurulan yeni hükümette Dışişleri bakanlığı görevine Annalena Baerbock geldi.
Yeşiller partisinden... Aktivist...
Düşünün... Karşısında Lavrov... Arkasına almış Gerasimov'u, Şoyguyu... Bermuda şeytan üçgeni gibi bir üçlü...
Onlarla mücadele edecek, oyun kuracak kişi Baerbock...
İyidir... Hoştur... Nitelikli bir siyasetçi olabilir.
Kabul ederim.
Ama onun yeri burası değil. Yani Dışişleri Bakanlığı değil....
Kurtlar sofrası kurulmuş.
Ülke için ölüm kalım mücadelesi başlıyor.
Hümanist kimlikli bir siyasetçiden, şeytani bir kurmay akıl bekleyebilir miyiz?
Umarım ben yanılırım...
Ama hayat öncelikleri... Hayata bakış tarzı bambaşka olan Annalena Hanım Ukrayna benzeri bir tablo yaşatabilir Almanya'ya...
***
Uzun sözün kısası...
Günümüzde bir halkın düşeceği en büyük yanılgı... Tv dizilerini gerçek, gerçek hayatı ise dizi sanmasıdır.
“Halkın Hizmetkarı” komedisine yıllarca Ukrayna Halkı güldü.
Şimdi sıra Ruslarda... )
- EN BÜYÜK:
YOKSUN/LUK ile/ve/<> FAKİR/LİK
( Akılsızlık. İLE/VE/<> Bilgisizlik. )
- EN BÜYÜK ZAMAN HIRSIZI:
KARARSIZLIK
- EN BÜYÜK ZEHİRLİ HAYVAN -ile
( KOMODO EJDERİ )
- EN ÇİRKİN değil EN CESUR
( Lizzie Velasquez )
- EN ÇOK ÖZKIYIM/İNTİHAR EDİLEN ÜLKE -ile
( LİTVANYA [2003'te Yüz binde 42][Dünya ortalamasının 3 katıdır.] )
- EN ÇOK İNTİHARA YÖNELİKLER:
* KIRSAL BÖLGEDE YAŞAYAN BAYLAR [Çin ile Güney Hindistan dışında!]
* KIRSAL BÖLGEDE YAŞAYAN BAYANLAR [Çin'de, binde 30. Güney Hindistan'da, binde 148.] -ve
- EN ÇOK MERAK EDİLEN/LER -ile
( * ÇEMBERLİTAŞ [Hristiyan'ların kutsal eşyaları var olduğu inancıyla] )
( * FATİH CAMİİ [12 HAVARÎYÛN KİLİSESİ üzerine yapılmasından dolayı] )
- EN ÇOK ÖLÜM NEDENİ -ile
( * KANSER )
( * SİGARA(TÜTÜN) )
- EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK ile/değil/yerine/>< EN AZ ŞEYE GEREKSİNİM DUYMAK
( Ne kadar az şeye sahip olursak, o kadar az şey, bize "sahip olur". )
( Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen kişi, akıllı biridir. )
- EN ÇOK VEREN FAKAT EN AZ ALAN KENT:
POTOSİ
( Eskiden, Bolivya'nın Potosi kentindeki madenlerden, tonlarca altın, gümüş ve kalay çıkarılıyor olmasına karşın, aşırı gösteriş ve savurganlık hastalığındaki İspanyol toplumu, burada yaşayan halkı, dünyanın en yoksul kenti durumuna düşürmüştür.[500 yıl boyunca ve 1660 yılına kadar 185 ton altın, 16 milyon kilo gümüş taşınmış.][Ve en önemlisi, çok ağır/kötü çalışma şartlarına dayanamayan 8 milyon yerlinin de ölümüne neden olmuştur.][Altiplano'da, kentin dışında bulunan, "Cerro Rico"(Zengin Tepe) adındaki tepede, bu kişilere mezar olmuş 5.000 galeri bulunmaktadır.] )
- EN ÇOK YAĞMUR YAĞAN YER -ile
( ÇERAPUNÇİ [Yıllık ortalama 12.000 mm. yağış alır.] )
( Hindistan'ın Kuzeydoğu'sundadır. )
- EN ESKİ AĞIRLIK BİRİMİ -ile
( MİNA )
- EN ESKİ MEMELİLER (HALEN YAŞAYAN) EKİDNE VE ORNİTORENG
- EN FAZLA BULUNAN HAYVAN -ile
( PİLİÇ [52 Milyar] )
- EN FAZLA:
KISKANÇLIK YAPMAK ile/yerine KISKANÇLIK DUYMAK
- EN GENİŞ VE UZUN KABURGA -ile
( DÖRDÜNCÜ KABURGA )
- EN GÖRKEMLİ YAPI -ile
( SÜLEYMANİYE CAMİSİ (VE KÜLLİYESİ) )
- EN GÜZEL/ÖZEL YER/LER -ile
( * KAŞMİR )
- EN HIZLI UZAYAN TIRNAK ile EN YAVAŞ UZAYAN TIRNAK
( Başparmak tırnağı. İLE Orta parmak tırnağı. )
- EN HOŞ DUYGU:
BİRİNİN, YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEMENİN NEDENİ OLDUĞUNU BİLMEK :)
- EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR ile/ve/<>/> EROS'TAN BAŞKA HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM
- EN İYİ ile SAĞDIÇ ile EN İYİ KISIM ile EN ÇOK SATAN KİTAP
( BEST vs. BEST MAN vs. BEST PART vs. BEST SELLER )
( بهين ile اصلح ile بهينه ile نيکوترين ile ساقدوش داماد ile ساقدوش ile نخبه ile ريعان ile پرفروش )
( بهين ile ESLEH ile BAHYNAH ile NEYKOTERYNE ile SAGHDUSH DAMAD ile SAGHDUSH ile NAKHABEH ile ريعان ile PORFOROSH )
- EN İYİ/LER -ile
- EN KALABALIK KENT/LER:
MUMBAI ile TOKYO
( 12,8 milyonluk nüfusu ve 440 km²'lik yüzölçümüyle km² başına 29,042 kişi!
İLE
13,500 km² üzerinde yaşayan 35,2 milyon kişi.[eğer bütün anakent alanı dahil edilirse] )
- EN KESTİRME YOL, BİLDİĞİN YOLDUR ile/ve/||/<> BİLDİĞİN CEHENNEM. BİLMEDİĞİN CENNETTEN İYİDİR
- EN KISA GÜN:
21 ve 22 ARALIK
- [ne yazık ki]
EN KÖTÜ HUY ile/ve/||/<> EN BÜYÜK HATA ile/ve/||/<> EN BÜYÜK SAFLIK
( Bazılarının karşısında bile iyi olmaktan vazgeçememek. İLE/VE/||/<> Herkesi, kendimiz gibi zannetmek. İLE/VE/||/<> Her bir kişiye güvenmek. )
- LEAST-SQUARES METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= EN KÜÇÜK KARELER YÖNTEMİ
- ASGARÎ İNHİRAF[Osm.] / MINIMUM DEVIATION[İng.] / DÉVIATION MINIMALE[Fr.] / MINIMALE ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EN KÜÇÜK SAPMA
- EN KÜÇÜK YILDIZ -ile
( * SÜHÂ [Büyükayı yıldız kümesinin en küçük yıldızıdır.] )
- EN KUTSAL DAĞ:
KAILASH DAĞI -hem de
( Hem Budizm'de, hem Hinduizm'de, hem de Jainizm'de... )
- EN MANYAK/LAR -ile
- EN NİTELİKLİ (PANAMA) ŞAPKA -ile
( SUPERFINO [ Panama'ya özgü bir palmiye ağacının lifinden yapılır. Yapımı 5 ay sürebilir. ] )
- EN ÖNEMLİ BULUŞ:
YELKEN ve EYEF
( bkz. Nesneler'de )
- EN ÖNEMLİ MÜZE -ile
( ARKEOLOJİ MÜZESİ )
- EN ÖNEMLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ
- EN ÖNEMLİ/LER (OLMAZSA OLMAZLAR)
- EN ÖNEMLİ/LER ve/ya da OLMAZSA OLMAZ/LAR
( KULLANILAGELENLER [DRIVEN/USEFUL]
( 1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK [HEALTHFREEDOM] )
( 2.) ZAMAN ve ENERJİ [TIME & ENERGY]
( 3.) BİLGİ ve FARKINDALIK [INFORMATION & AWARENESS] )
( UYGULANAGELENLER [APPLIED/PRACTICAL]
( 1.) DOĞA ve DOĞALLIK [NATURE & NATURALNESS] )
( 2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK [HARMONY & INTEGRITY] )
( 3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM [PROGRESS/DEVELOPMENT & ALTERATION/CHANGING] )
( "EĞER"SİZ, "ÇÜNKÜ"SÜZ, "AMA"SIZ; "KARŞIN/RAĞMEN"Lİ SAYGI VE SEVGİ! )
( Sevgi, hiçbir zaman durmaz ve dinlenmez. )
( Sevgide, "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( SEVGİ: BÜTÜNÜN DUYUMU )
( İVAZSIZ, GARAZSIZ, ÇIKARSIZ, AİDİYETSİZ, SAHİPSİZ SEVGİ )
( Gelişim ve Değişim, ani ve süreksiz adımlarla gerçekleşir. )
( UNCONDITIONAL RESPECT & UNCONDITIONAL LOVE [WITHOUT "IF", "BECAUSE", "BUT"] )
( While love will never stops or rest.
In love there is not the one even, how can there be two? )
( THE MOST IMPORTANT/S
CONDITIO SINE QUA NON
DRIVEN/USEFUL vs./or APLLIED/PRACTICAL
INFORMATION & AWARENESS )
- EN ÖZGÜN ŞENLİK/LER -ile
( * SAGADAVA FESTİVALİ )
- EN PAHALI -ile
( BEDAVA OLAN )
(1996'dan beri)