Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/160)
- DİSPRAKSİ/DYSPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL BECERİ BOZUKLUĞU
- DİSPROSODİ/DYSPROSODIA[İng.] değil/yerine/= SÖZ EZGISİ BOZUKLUĞU
- DIŞRAK = HARİCİ = EXOTERIC[İng.] = ÉXOTÉRIQUE[Fr.] = EXOTERISCH[Alm.]
- DIŞSAL ile/ve/||/=/<>/> DÜŞÜNCENİN YANSIMALARI/NESNELER
- DIŞSAL ile/ve/<> TARİHSEL
- DIŞSAL ile/değil TİNSEL
- DIŞSALLAŞMAK ile DIŞSAL
- DIŞSALLAYICI/LIK ile/değil/yerine/>< KAPSAYICI/LIK
- DİSSEMİNE İNTRAVASKÜLER KOAGÜLASYON değil/yerine/= YAYGIN DAMARİÇİ PIHTILAŞMA
- DIŞTAKİ UC ile/ve İÇTEKİ UC
- DISTAL[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL değil/yerine/= BAŞLANGICA UZAK
- DİSTAL ile/||/<> DİSTALİZE ETMEK ile/||/<> DİSTANSİYON ile/||/<> DİSTENSİYON
( Uc. İLE/||/<> Uca kaydırmak. İLE/||/<> Gerginlik. İLE/||/<> Genişleme. )
- DIŞTAN ile DIŞTAN EVLİLİK
- DISTANCE :/yerine MESAFE
- DİSTANSİYON değil/yerine/= GERGİNLİK, ŞİŞKİNLİK
- DISTINCT :/yerine FARKLI
- DISTRESS/BOREDOM vs./and REMEDY
- DİSTROFİ ile/||/<> ATROFİ
( Kasların zayıflaması ve dejenerasyonu. İLE/||/<> göze sayısının azalması ya da gözelerin küçülmesiyle doku küçülmesi . )
- DISUSE vs. MISUSE
- DİÜREZ ile/||/<> DİÜRETİK
( Sidik sökümü. İLE/VE/|| Sidik söker. )
- div.[Lat. < DIVIDE] değil/yerine/= BÖL, BÖLÜNÜZ
- DİVA ile DİVAL ile DİVAN ile DİVANÇE ile DİVAN SAZI ile DİVAN KALEMİ ile DİVAN EDEBİYATI
- DÎVÂN[çoğ. DEVÂVÎN] ile DÎVÂN[Fars. < DÎV: Dev. | Şeytan. | Cin.]
( Büyük meclis. İLE Devler. )
- DİVAN DÜZYAZILARINDA:
TEZKİRE ile/ve TARİH ile/ve SEFARETNAME ile/ve SEYAHATNAME ile/ve SİYASETNAME ile/ve MÜNAZARA ile/ve MÜNŞEAT ile/ve EVLİYÂ TEZKİRESİ ile/ve KISAS-I ENBİYÂ
- DİVÂN EDEBİYATI DÖNEMLERİ'NDE:
KURULUŞ ile/ve/> GEÇİŞ ile/ve/> KLASİK ile/ve/> SEBK-İ HİNDÎ ile/ve/> YERLİLEŞME
( [Yaklaşık olarak] 1250 - 1451 ile/ve/> 1451 - 1512 ile/ve/> 1512 - 1603 ile/ve/> I. Ahmed - IV. Mehmet [dönemi] ile/ve/> III. Ahmet - Tanzimat )
- DÎVÂN EDEBİYATI MÜZESİ ve GALATA MEVLEVÎHÂNESİ
( İkisi de aynı yerdir. [Tünel'dedir.] )
( 1492'de Mevlevî Tekkesi. VE 1975'te müze. )
- DİVAN EDEBİYATI ve/||/<>/> WALTER G. ANDREWS
( "Bu dünyadan Walter G. Andrews da geçti" - İsmail Güleç yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE
( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )
( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )
- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER
( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )
- DÎVÂN ile/||/<>/> AYAK DÎVÂNI ile/||/<>/> DÎVÂN-I HÜMÂYÛN ile/||/<>/> DÎVÂN-I HARP ile/||/<>/> ÂYÂN MECLİSİ ile/||/<>/> ŞÛRÂ
( Yüksek düzeyli devlet adamlarının kurduğu büyük kurul. İLE/||/<>/> Sultanın huzurunda kurulan dîvân. İLE/||/<>/> Eskiden İslâm devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. [Başlangıçta bir devlet dairesi olan divân, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.] İLE/||/<>/> Askerî mahkeme. İLE/||/<>/> Meşrûtiyet döneminde kurulan ve üyeleri Sultan tarafından, yaşam boyu seçilen kurul. İLE/||/<>/> Kurul, danışma kurulu. )
( DİVANYOLU: İstanbul'da, Sultanahmet ile Çarşıkapı arasında uzanan caddenin adı. )
( KUBBEALTI: Topkapı Sarayı'nda, Sadrazam başkanlığındaki Divân-ı Hümayun'un toplandığı özel oda. )
( HARBİYE NAZIRI: Osmanlı Savaş Bakanı. )
- DİVANELEŞMEK ile DİVANELEŞTİRMEK ile DİVANE/LİK
- DİVÂN-I MUHASEBAT[Ar.] değil/yerine/= SAYIŞTAY
- DİVANİ ile DİVANİ KIRMASI
- DİVERTİKÜL değil/yerine/= CEPÇİK
- DIVIDE :/yerine BÖLMEK
- DIVINE vs./and ABSOLUTE
- DİVLEK ile DİVREK
( Kalın kabuklu, olgun kavun. | Olgun, ufak kavun. | Kelek. İLE Çevik. )
- DİYABET ile DİYABET BİLİMİ ile DİYABET UZMANI
- Dİ(Y)ABET ile Dİ(Y)ABETİK
( Şeker sayrılığı. İLE Şeker sayrılığı [ile ilgili], şeker sayrısı. )
- DİYABETİK RETİNOPATİ ile/||/<> MAKULA DEJENERASYONU ile/||/<> MAKÜLER DEJENERASYON ile/||/<> GLOKOM
( Diyabetin neden olduğu retina hasarı. İLE/||/<> Retinanın merkezi bölümünün bozulması ile görme kaybı. İLE/||/<> Yaşa bağlı olarak makula bölgesinde oluşan dejenerasyon. İLE/||/<> Göz içi basıncının artması ile optik sinir hasarına yol açan bir durum. )
- DIAPHRAGM[İng.] / DIAPHRAGME[Fr.] / BLENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAFRAM
- DİYAFRAM ile DİYAFRAM NEFESİ
- DİYAFRAM ile KULAK ZARI, TABL, TİMPANİK ZAR KULAKDAVULU
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE Kulakta sesi yankılayan zar. )
( ... ile TABL, GIŞÂ-İ TABLÎ )
( ÂB-GÂH: Karnın, kaburga kemikleri kıkırdağı ve kısa kaburgalar altında olan bölümü, boş böğür. İLE ... )
( DIAPHRAGM vs. EAR DRUM )
- DİYAFRAM ile/ve/||/<> PLEVRA
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE/VE/||/<> Göğüs zarı. )
( DIAPHRAGM vs./and PLEVRA )
- EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/değil KURGUL
- DİYALİZ/DIALYSIS[İng.] değil/yerine/= ARITIM, SÜZDÜRÜM
- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- DİYANET ile DİYANET İŞLERİ
- DİYÂNET >< HIYÂNET/İHÂNET
- TUNING FORK[İng.] / DIAPASON[Fr.] / STIMMGABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAPAZON
- Dİ(Y)APER ile Dİ(Y)APER RASH
( Arabezi. İLE Pişik. )
- DİYAPOZ ile/||/<> KIŞ UYKUSU
( Bazı organizmaların olumsuz koşullarda gelişimini durdurduğu dönem. İLE/||/<> Bazı hayvanların kış mevsiminde özümleme-yadımlamasını yavaşlatarak geçirdiği dönem. )
- DİYEBİLMEK ile DİYE ile DİYET ile DİYEZ ile DİYETLİ ile DİYETSİZ ile DİYET UZMANI
- DİYET ile/ve/değil REJİM[Fr.]/PERHİZ[Fars.]
( ... İLE/VE/DEĞİL Yönetme, düzenleme biçimi, düzen. | Perhiz. | Bir devletin yönetim biçimi. | Akarsu debisinin, yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü. )
( [not] DIET vs./and/but REGIMEN )
- DİYOR Kİ ..." ile/ve/değil/||/<>/< DEMİŞ OLUYOR Kİ ...
- ... DİYOR ile/değil ... DA DEMİŞ OLUYOR
- DİYOT İLE TRANSİSTÖR İLE MOSFET ile/||/<> YARI İLETKEN AYGITLAR
( Temel elektronik devre elemanları. )
( Formül: I_c = βI_b (transistör) )
- DIODE GATE[İng.] / PORTE À DIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYOT KAPISI
- DIODENKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KARAKTERİSTİK EĞRİSİ
- DIODE BRIDGE[İng.] / PONT À DIODES[Fr.] / DIODENBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KÖPRÜSÜ
- DIODE THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DIODE[Fr.] / DIODENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KURAMI
- DIODE LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-LOGIK SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT MANTIK DEVRESİ
- DIODE TRANSISTOR LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE-TRANSISTEUR LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-TRANZISTOR-LOGIK-SCHALTUNG, DTL-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT TRANSİSTÖR MANTIK DEVRESİ
- DİZ ÇÖKMEK ile BAĞDAŞ KURMAK
- DİZ ile/ve DİZ KAPAĞI
( AĞIRŞAĞI: Dizkapağı kemiği. )
( RÜKBE[çoğ. RÜKEB, RÜKEBÂT] ile/ve RÜKBE )
( ZÂNÛ ile/ve ... )
( KNEE vs./and PATELLA )
- DİZ ile DİZ KAPAĞI ile DİZ DERİNLİĞİ ile DİZ PARÇASI
( KNEE vs. KNEE CAP vs. KNEE DEEP vs. KNEE PIECE )
( زانو دارکردن ile زانو ile کاسه زانو ile زانو رس ile زانوبند )
( ZANO DARKARDAN ile ZANO ile KASEH ZANO ile ZANO RES ile ZANOBAND )
- DİZANTERİ ile/||/<> KOLERA
( Kanlı sürgün ve karın ağrısı ile ilişkili bir bağırsak bulaşı. İLE/||/<> Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli sürgün ve dehidrasyon ile ilişkili bir bakteriyel bulaş. )
- DİZAYN EDİLMİŞTİR değil/yerine/= TASARLANMIŞTIR
- DİZAYN ile DİZAYNCI/LIK ile DİZAYNLI ile DİZAYNSIZ
- DİZAYN/DESİGN[İng.] değil/yerine/= TASARIM
- DIZDIZ ile DIZDIZCI/LIK
- DİZE GELMEK" ile/ve/||/<> DİZ ÇÖKMEK
( Bilgi ve zekâ karşısında. İLE Sevgide. )
- DİZEL ile DİZEL MOTORU
- DİZELEMEK ile DİZİLEMEK ile DİZELEŞMEK ile DİZELEŞTİRMEK ile DİZ ile DİZE/LİK ile DİZİ ile DİZELİ ile DİZİCİ/LİK ile DİZİLİ ile DİZ BAĞI ile DİZ BOYU ile DİZ DİZE ile DİZ ÜSTÜ ile DİZİ DİZİ ile DİZİ FİLM ile DİZ KAPAĞI ile DİZİ EYLEM ile DİZ YASTIĞI ile DİZ AĞIRŞAĞI ile DİZİ PUSULASI ile DİZ KAPAĞI KEMİĞİ
- DİZEM ile/değil DİZYEM[Fr.]
( Düzenli aralıklarla yineleme niteliği. | Uyumlu üslûp. | Vezin. | Bir dizede ya da notada, vurgu, uzunluk ya da ses özelliklerinin, durakların, düzenli bir biçimde yinelenmesinden doğan ses uygunluğu. [DÜZÜN/TARTIM] İLE/DEĞİL Sıcakölçerde, santigratın onda biri. )
- DİZGE = SİSTEM, MANZUME, MESLEK = SYSTEM[İng., Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SYSTEMA[Yun.] = SISTEMA[İsp.]
- DİZGİ ile KATRAT
( ... İLE Basımcılıkta dizgi işinde kullanılan bir ölçü birimi. | Dizgide harfler arasına konulan yazısız metal parçası. )
- DİZGİN ile/ve/||/<>/> DİNGİN
- DİZGİNLEMEK ile DİZGİNLENMEK ile DİZGİNLETMEK ile DİZGİNLENEBİLMEK ile DİZGİNLEYEBİLMEK ile DİZGİ ile DİZGİN ile DİZGİCİ/LİK ile DİZGİNSİZ ile DİZGİ YERİ
- DİZMEK ile DİZMEN
- DİZMEK ile DÜZMEK
- DİZMEK ile KURGULAMAK
- DİZÜRİ değil/yerine/= AĞRILI İŞEME | İŞEME GÜÇLÜĞÜ
- DİZÜRİ ile/||/<> POLİÜRİ
( Ağrılı ya da zor işeme. İLE/||/<> Aşırı oranda sidik üretimi. )
- DL/DEEP LEARNING[İng.] değil/yerine/= DERİN ÖĞRENME
- DLT/DISTRİBUTED LEDGER TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= DAĞITIK DEFTER TEKNOLOJİSİ
- DLVO İLE STERIC İLE ELECTROSTERİC ile/||/<> KOLLOİD KARARLILIK
( Parçacık stabilizasyon mekanizmaları. )
( Formül: ζ > ±30 mV kararlı )
- DMS/DATABASE MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= VERİTABANI YÖNETİM SİSTEMİ
- DNA:
ADENİN ve/||/<> TİMİN ve/||/<> GUANİN ve/||/<> SİTOZİN ve/||/<> FOSFAT ve/||/<> DİOKSİRİBOZ ŞEKER
( Adenin, Timin ile birleşir. VE/||/<> Sitozin, Guanin ile birleşir. )
- DNA MISMATCH REPAIR[İng.] değil/yerine/= DNA YANLIŞ EŞLEŞME ONARIMI
- DNA ONARIM ile/||/<> DNA REPLİKASYON
( Onarım hasarı düzelt, replikasyon kopyala. )
( Formül: Repair İLE duplication )
- DNA ORİGAMİ ile/||/<> PROTEIN DESIGN ile/||/<> MOLECULAR MACHINE ile/||/<> MOLEKÜLER NANOTEKNOLOJİ
( Moleküler seviyede yapı tasarımı. )
( Formül: Rotor İLE piston İLE gear )
- DNA REPLİKASYONU ile/||/<> DNA TAMİRİ
( Replikasyon kopyalama, tamir hata düzeltmedir )
( Formül: S fazı İLE sürekli )
- DNA YAPISI ile/ve/||/<>/> DNA KARARLILIĞI
- DNA ve/||/<>/> DİZİLEME YÖNTEMLERİ
(
DNA Dizileme Yöntemleri
| Yöntem | İlke | Nasıl Çalışır? | Artıları | Eksileri |
|---|---|---|---|---|
| Sanger Dizileme (1977)(Frederick Sanger ve takımı) |
Zincir sonlandırma yöntemi; dideoksinükleotidlerin kullanımı ile DNA sentezinin durdurulması. |
|
|
|
| Illumina Dizileme | Reversible terminator yöntemi; flüoresan işaretli nükleotidlerin eklenmesi ve kamera ile sinyal kaydı. |
|
|
|
| PacBio (SMRT) Dizileme | Tek molekül üzerinden gerçek zamanlı dizileme; flüoresan işaretli nükleotidlerin polimeraz etkinliğiyle izlenmesi. |
|
|
|
| Oxford Nanopore Dizileme | DNA'nın nanoporlardan geçirilmesi sırasında elektriksel sinyal değişikliklerinin kaydedilmesi. |
|
|
|
Sanger Dizileme ve Yeni Kuşak Dizileme Karşılaştırması
| Özellik | Sanger Dizileme | Yeni Kuşak Dizileme (NGS) |
|---|---|---|
| Hız | Yavaş | Çok hızlı |
| Doğruluk | Yüksek | Yüksek (bazı platformlarda daha düşük olabilir) |
| Okuma Uzunluğu | ~800-1000 baz çifti | ~150-15.000+ baz çifti (platforma bağlı) |
| Kapasite | Küçük ölçekli projeler için uygun | Tüm genom projeleri için uygun |
| Maliyet | Büyük projeler için daha yüksek maliyet | Büyük projelerde daha düşük maliyet |
| Kullanım Alanı | Gen doğrulama, küçük gen bölgeleri | Genomik çözümleme, transkriptom, epigenom |
- DNA ile/||/<> SARMAL
( DNA çift sarmal yapısının keşfi )
( James Watson tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )
- DNN/DEEP NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= DERİN SİNİR AĞI
- DO :/yerine YAPMAK
- DOBITO ile/ve COGITO
- DOÇENT değil/yerine/= BİLGEN
- DOCTOR :/yerine DOKTOR
- DODECYL-DIMETHYLAMMONIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DODESİLDİMETİLAMONYUM KLORÜR
- DODONA TAPINAĞI -ile
( Tanrı Zeus'un. )
- DOĞ, HAYDAR (GÖNEN; 1881 - 1955) :
( Genç yaşta İğneada'ya yerleşti. İstanbul'un işgalinden sonra Trakya'da kurulan Trakya Paşaeli Müdafaa - ı Hukuk Cemiyetine katıldı. Bu cemiyet Anadolu Müdafaa - ı Hukuk Cemiyeti ile birleşerek Anadolu ve Rumeli Müdafaa - ı Hukuk Cemiyeti adını aldı. Milli Mücadele sonrası İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. İstanbul'a gelerek Sarıyer/Yenimahalle'ye yerleşti ve orman ürünleri ticareti ile uğraştı. 1949'da ticaret hayatından çekildi. Sarıyer Yoksulları Koruma Yurdu (1932) ve Sarıyer Spor Kulübü (1940) kurucularındandır. Her iki Dernekte başkan olarak görev yaptı. )
- DOĞA:
ACZ ve/||/<> HAYRET
( Doğa karşısında hayret etmeyen, filozof olamaz. )
- DOĞA ARAŞTIRMALARI ile/ve/<> DOĞA FELSEFESİ ile/ve/<> DOĞA BİLİMİ ile/ve/<> DOĞAL TÜZE(HUKUK)
( Doğadaki olguları toplama. İLE/VE Bu olguların nedensel bağlarını tespit etme. İLE/VE Bu olguların "nasıl"lıklarını tespit etme. )
( Tekilleri araştırmak. İLE/VE/||/<> Hareket ve sükûn nedenlerini araştırmak. İLE/VE/||/<> Deneysel verileri, matematikselleştirerek araştırma. )
- DOĞA (DÜZENİ) ile/ve TOPLUM (DÜZENİ)
( Madenler, bitkiler ve hayvanlar.[MEVÂLİD-İ SELÂSE] İLE/VE İnsan. )
( Olan. İLE/VE Oldurulan/olmayan. )
- DOĞA, İNTİKAMINI ALIR değil DOĞA, SON SÖZÜ SÖYLER
- DOĞA KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve İNSAN KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve TEKNOLOJİ KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET
( ... İLE/VE Savaş. İLE/VE ... )
( Sonrasında nefret duygusu oluşturmaz. İLE/VE Sonrasında nefret uyandırır. İLE/VE ... )
( Birbirimizin karşısına çıplak çıkmak zorunda olsaydık, birbirimizi gırtlaklamak daha zor gelirdi. )
( NATURAL DISASTER vs. DISASTER BY HUMAN vs. DISASTER BY TECHNOLOGY )
- DOĞA-KÜLTÜR ÇATIŞMASI ve/< MODERN/LİK-DİNDAR/LIK ÇATIŞMASI
- DOĞA NESNELERİ, ETKİLEŞİM VE İLİŞKİLERİ ile/ve/||/<>/> ÜRETİM NESNELERİ, ETKİLEŞİM VE İLİŞKİLERİ ile/ve/||/<>/> KİŞİ/LER ile/ve/||/<>/> TOPLULUK/LAR / TOPLUM
- DOĞA NESNELERİ ile/ve/değil KÜLTÜR NESNELERİ
- DOĞA TARİHİ MÜZESİ
( www.mta.gov.tr sitesini ve müzesini özellikle görmenizi ve incelemenizi öneririz. )
- DOĞA:
YAPAY OLMAMA ile/ve/||/<> SURET OLMAMA
- LAW OF NATURE[İng.] / NATÜRLICHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞA YASASI
- DOĞA ile/ve/||/<>/> EKİN
( Uzam/mekân. Döngüseldir.[zaman yoktur] İLE/VE/||/<>/> Süreç ve zaman üzerinedir. )
( Uzam. İLE/VE/||/<>/> Dönüştürülmüş doğa. )
( NATURE vs./and/||/<>/> CULTURE )
- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ
(
HAREKET ve İLKESİ | TEK YÖNLÜ | ÇOK YÖNLÜ
İrâdesiz | Unsur(Doğa) | Bitki(Bitkisel Nefs)
İrâdeli | Felek[Felekî Nefs] | Canlı[Hayvanî Nefs] )
- DOĞA ve/<> KÜLTÜR
( Birincil düzen/doğa. VE/<> İkincil düzen/doğa. )
( Işığı, gölgeyle terbiye eden. VE/<> Noktayı, virgülle devam ettiren. )
- DOĞA ve/||/<> MANTIK ve/||/<> TİN
- NATURE[Fr.] / NATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞA
- DOĞA ile/ve/=/değil RAHMET/RAHMAN
- DOĞA/TABİAT["TABİATLAR" değil!] ile/ve/=/</değil RAHMET/RAHMAN
( Şuurlu. İLE/VE Şuur. )
( Rahmetin görüntüleri. )
- DOĞA = TABİAT = NATURE[İng., Fr.] = NATUR[Alm.] = NATURA[Lat.] = PHYSIS[Yun.] = NATURALEZA[İsp.]
- DOĞA ile/ve TARİH/TOPLUM DÜNYASI
( Süreklilik. İLE/VE Süreksizlik. )
- DOĞA ile/ve/||/<> YABAN (YAŞAM/I)
- DOĞAÇLAMA ve/=/<> MANEVİ BAĞ
( Doğaçlama, kişinin kendi manevi bağıdır. )
- DOĞADA/BİLİMDE:
ÖMRÜ değil YARI ÖMRÜ
- DOĞADA, "BÜTÜN VARLIKLAR" değil TÜM VAROLANLAR
( Vucud = Varlık ve Mevcud = Varolan ayrımı. )
- DEĞİŞİM ve GELİŞİM:
DOĞADA ile/ve/||/<>/> EKİNDE ile/ve/||/<>/> DEVLETTE ile/ve/||/<>/> ALTYAPIDA ile/ve/||/<>/> TİCARETTE ile/ve/||/<>/> MODADA ile/ve/||/<>/> TEKNOLOJİDE
( Milyonlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Binlerce yılda. İLE/VE/||/<>/> Yüzyıllarda. İLE/VE/||/<>/> Onlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Yıllarda. İLE/VE/||/<>/> Aylarda. İLE/VE/||/<>/> Günlerde. )
- OLASILIK:
DOĞADA/DEVİMDE/NESNELERDE ile/ve/||/<>/> DAVRANIŞTA/EYLEMDE(KİŞİDE) ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE/SÖZDE
- DOĞADA / VERİLİ VAROLANDA:
3 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 2 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 1 KEZ VERİLİ VAROLAN
( İnsan. İLE/VE Hayvan. İLE/VE Bitki ve nesne/ler. )
( Kendini kendine konu kılabilen. İLE/VE Güdü(m)lü. İLE/VE Âtıl. )
( Yer değiştirebilen bir merkezlilikte. İLE/VE Merkezsiz. İLE/VE Merkezsiz. )
- DOĞADA:
"YASA" değil GÜÇ
- DOĞADA:
YASA değil KUVVET
- DOĞADA:
"YASALAR" değil GÜÇLER
- DOĞADA ile/ve/<> İNSANDA
( İnsan yoktur. İLE/VE/<> Doğa vardır. )
- DOĞADA/BİLİMDE:
KARARSIZ değil YARI KARARLI/LIK
- DOĞAL BESLENMEDE:
MESAFE ile/ve/||/<> ZAMANLAMA ile/ve/||/<> TOHUM ile/ve/||/<> KAYNAK ile/ve/||/<> İŞLEME ile/ve/||/<> SAĞLIK ile/ve/||/<> CANLILAR
( Yakın. İLE/VE/||/<> Döngüsel. İLE/VE/||/<> Yerli. İLE/VE/||/<> Aracısız. İLE/VE/||/<> Organik/zehirsiz. İLE/VE/||/<> Dirimsel çeşitlilik. )
- DOĞAL BİLİNÇ ile/ve/<> EYTİŞİMSEL BİLİNÇ
- DOĞAL BİLİNÇ ve/||/<> ÖZ BİLİNÇ
- NATÜRLICHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOLLUK YÜZDESİ
- DOĞAL DİLLER ile BİÇİMSEL/FORMEL DİLLER ile ALAN DİLLERİ
- NATURAL PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL DÖNEM
- DOĞAL DURUM:
"DURMAK" değil HAREKET
- DOĞAL FİYAT ile/ve PİYASA FİYATI
( FİYAT: İki ürünün orantısı. )
- GAZ NATUREL[Fr.] / NATURGAS, ERDGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL GAZ
- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE GERÇEL ile/||/<> SAYI KÜMELERİ
( Sayı kümelerinin genişleme hiyerarşisi: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ )
( Formül: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ ⊂ ℂ )
- ZİYÂ-İ TABİÎ[Osm.] / NATURAL LIGHT[İng.] / LUMIÈRE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL IŞIK
- DOĞAL OLARAK ile/ve/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN
- DOĞAL OLMALI!
- PÉRIODE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL PERİYOT
- DOĞAL SAYI (")KABULÜ("):
0-1-2-3-... ile 1-2-3-...
( Avrupa'da. İLE İngiltere ve Amerika'da. )
- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM ile/||/<> EVRİM MEKANİZMALARI
( Evrimsel değişimi yönlendiren üç seçilim türü. )
( Formül: w = 1 - s (fitness) )
- DOĞAL SEMERE ile UYGAR/MEDENÎ SEMERE
( Doğal. İLE Antlaşma ya da yasalar ile belirlenmiş. )
( SEMERE: Meyve. | Yarar, verim. | Sonuç. | Bir şeyden elde edilen gelir. )
- NATURAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL SIKLIK
- DOĞAL/TABİÎ SİSTEM = KAİDE-İ TABÎÎYE = SYSTÈME NATUREL
- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU
- DOĞAL ile/ve/değil OLAĞAN
( [not] NATURAL vs./and/but USUAL )
- DOĞAL ile/ve/değil/||/<>/>/< OLMASI GEREKEN
- DOĞAL ile/ve/||/<>/> TİNSEL ve TOPLUMSAL
- DOĞAN/ATMACA/SAKR[Ar.] ile ZAĞANOS/BÎSER/BÎSERE[Fars.]
- DOĞAN/ATMACA ile BOZ DOĞAN
( ... İLE Eril atmacadan sivri kanatları ve kısa kuyruklarıyla ayrılırlar. )
( ... İLE Kışın açık arazilerde ve sulak alanların çevresinde yaşarlar. )
( ... vs. MERLIN )
( ... cum FALCO COLUMBARIUS )
- DOĞAN/ATMACA ile/ve/<> PIRLAK
( ... İLE/VE/<> Doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşları yakalamada, çağırtkan ve av olarak kullanılan kuş. )
- DOĞAN, OKTAY (MERSİN, 1950) :
( İlkokulu ve ortaokulu Mersin'de, lise ve yüksek okulu İstanbul'da okudu. 1972'de kamuda memuriyete başladı ve 2015 yılında emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü basketbol takımında oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (2007/2008) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaparken uzun yıllar da Denetleme Kurulu Üyesi olarak vazife aldı. Bir süre memur sendikalarında da görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesi olup, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği üyesidir. Bu dernekte yönetim kurulu üyesi olarak uzun yıllar görev yaptı ve halen başkanlık görevini (2019 itibariyle) devam ettirmektedir. )
- DOĞAN ile ADA DOĞANI
( ... İLE Kayalık adalarda, sürüler halinde yuva yaparlar. [Yazın sonuna doğru kuluçkaya yatarlar.] )
( ... İLE Yavrularını göçmen ötücüleri avlayarak beslerler. )
( ... vs. ELEONORA'S FALCON )
( FALCO (COLUMBARIUS) cum FALCO ELEONOREA )
- DOĞAN ile BÛHE[Ar. çoğ. BEVÂHE]
( ... İLE Çakır doğanlar. )
( ... İLE Manevra yeteneği en yüksek kuş. )
- DOĞAN ile DELİCE DOĞAN
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. )
( ... vs. HOBBY )
( ... cum FALCO SUBBUTEO )
- DOĞAN ile/değil/yerine ESPERİ
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ava alıştırılmayan, bir tür doğan. )
- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]
( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )
( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )
( ... vs. KESTREL )
( ... cum FALCO TINNUNCULUS )
- DOĞAN ile KIZIL ENSELİ DOĞAN
( ... İLE Kıyıdan uzak, kurak ve kayalık arazilerde yaşarlar. [Kuzey Afrika'da] [Kayalık yarlarda yuva yaparlar.] )
( ... vs. BARBARY FALCON )
( ... cum FALCO PELEGRINOIDES )
- DOĞAN ile SUNGUR/AKDOĞAN
( ... İLE En büyük doğan. )
( ... İLE Kayalık kıyılar, dağlar ve ibreli ormanların kenarlarında yaşarlar. [Yarlarda yuva yaparlar.] )
( ... vs. GYRFALCON )
( ... cum FALCO RUSTICOLUS )
- DOĞAN ile TEPELİ DOĞAN
( ... ile SIKAR[< SAKR]["ka uzun okunur"] )
- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL
( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )
- DOĞANIN TİNİ ile/ve/<> TİNİN DOĞASI
( Yansıma. İLE/VE/<> Yanılsama. )
- DOĞASI" değil YAPISI VE İŞLEYİŞİ
- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMA DOĞAN
( Behaim["hayvan"]. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Beşer/İnsan. )
( Yaşam, yaşamla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )
( Yaşamın tamir edemediğine ölüm son verir. )
( [not] TO BORN IN NATURE vs./and/but TO BORN IN LIFE
What life cannot mend, death will end. )
- DOĞA'YA DOĞAN ile/değil YAŞAM'A DOĞAN
( Behaim[hayvan]. İLE/DEĞİL İnsan. )
- DOĞAYA YAKIN OLMALI!
- DOĞAYI BİLMEK ile/ve DOĞA AYNASINDA, KENDİNİ BİLMEK
- Doğayı DİNLE!!!
- DOĞMAK ile DOĞMACA ile DOĞMA BÜYÜME
- DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK ile/değil DEREYİ GÖRMEDEN, PAÇALARI SIVAMAK
- DÖĞMEZ ile DAYANMAK/TAHAMMÜL (ETMEK)
( Tahammül etmek, dayanmak. )
- DOĞRAM ile DOĞRAMA ile DOĞRAMACI/LIK
- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM
- DIRECT CURRENT GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROMGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM ÜRETECİ
- DIRECT CURRENT[İng.] / COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM
- DOĞRU BİLDİĞİNİ YAPMAK ile/değil CANININ İSTEDİĞİNİ YAPMAK [değil/yerine/daha iyisi YAPMAMAK]
- DOĞRU-DÜRÜST[Fars.] ile/değil/yerine/||/<> DOĞRU-DÜZGÜN
- DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME
( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )
( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )
( RIGHT THINKING vs./and/<> RIGHT REQUESTING )
- DOĞRU DUYU/HİS ile/ve NASIL ÖĞRENİLECEĞİNİ BİLMEK
( Doğru hisse sahip olan, nasıl öğreneceğini bilir. )
( RIGHT SENSE vs./and TO KNOW HOW TO LEARN )
- DOĞRU İŞ"İ YAPMAK ile/ve/||/<>/< İŞİ DOĞRU YAPMAK
( Us. İLE/VE/||/<>/< Anlık/bilgi. )
- DOĞRU OLAN ile/ve OLMASI GEREKEN
( WHICH IS RIGHT vs./and HAS TO BE )
- DOĞRU ORANTILI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< PARALEL/LİK
- DOĞRU/YANLIŞ! SÖYLÜYORSUN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!
- DOĞRU-YANLIŞ YOK/TUR! ile/değil/ya da [BAĞLAMINDA ve GÖRELİ OLARAK] DOĞRU-YANLIŞ OLMAZ/OLMAYABİLİR
( Doğru-yanlış, bir şeyin ne olmadığı ve olmayacağı üzerine buluşmak olduğundan, olan/lar, olabilecek/ler üzerine kullanıl(a)maz/değildir! )
- DOĞRU-YANLIŞ ile DOĞRU-YALAN
( RIGHT-WRONG vs. TRUE-FALSE )
- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil/yerine EN AZ YANLIŞ
( Bazen/bazı durum/konu/olaylarda, doğru ya da yanlış üzerinden değil en az yanlışı düşünerek[hesaplayarak, göze alarak] hareket etmek, karar almak durumunda/zorunda kalabilir/olabilirsiniz. )
- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil GEÇERLİ/GEÇERSİZ
( [not] TRUE/FALSE vs./and/but VALID/INVALID )
- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil İDEOLOJİK TUTUM
( [not] TRUE/FALSE vs./and/but IDEOLOGICAL ATTITUDE )
- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE
( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldığına göre, ya sakınılır ya da hoş karşılanır. )
( Mükemmel olmayanı, mükemmel olan uğruna seve seve fedâ edersek, iyi ve kötü "tartışmaları" artık olmayacaktır. )
( Kötülük, hiçbir zaman hem iyiliği, hem de kendini tanıyamaz; iyilikse eğitildikçe zamanla hem kendine, hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )
( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )
( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )
( RIGHT/WORNG vs. GOOD/BAD vs. NICE[/BEAUTIFUL]/UGLY )
- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE
- DOĞRU ile/ve AYKIRI DOĞRU
- DOĞRU :/yerine DOĞRU, GERÇEK
- DOĞRU ile DÜZELTME ile DÜZELTME TESİSİ ile DÜZELTİCİ ile DÜZELTİCİ BAKIM ile DOĞRU ŞEKİLDE ile DOĞRULUK ile DÜZELTİCİ
( CORRECT vs. CORRECTION vs. CORRECTION FACILITY vs. CORRECTIVE vs. CORRECTIVE MAINTENANCE vs. CORRECTLY vs. CORRECTNESS vs. CORRECTOR )
( تصحيح کردن ile صحيح ile سديد ile درست ile غلط گرفتن ile تصحيح ile اصلاح ile دار التاديب ile اصلاحي ile نگهداشت اصلاحي ile صحيحا ile درستي ile مصحح )
( TASHYHE KARDAN ile SAHYHE ile سديد ile DAREST ile GHALT GARAFTAN ile TASHYHE ile ESLAH ile DAR ELTADYBE ile ESLAHY ile NAGEIDASHT ESLAHY ile صحيحا ile DARESTY ile MOSAHH )
- DOĞRU ile GERÇEK
( TRUE vs. REALITY )
- DOĞRU ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN DOĞRU
- DOĞRU ile/değil SABİT(E)
( [not] RIGHT vs./but CONSTANT )
- DOĞRU ile/ve YANLIŞ
( Amacına yakınlaş(tır)mak. İLE/VE Amacından uzaklaş(tır)mak. )
( RIGHT/TRUE vs./and WRONG/FALSE )
- DOĞRU ile YANLIŞ
( Doğru/nun kullanım/ı ile. İLE Yanlış/ın kullanım/ı ile. )
( Ne doğrular var, adamı, yoldan eder;
Ne yanlışlar var, insanı, adam eder. )
- DOĞRU ile/ve/değil YAYGIN
( [not] RIGHT vs./and/but COMMON )
- DOĞRU:
İSABET ile/ve/ya da/||/<>/> VERİMLİLİK
( "Doğru" sözcüğünün kullanımındaki bağlam ve/ya da amaç, "isabet" ve/ya da "verimlilik"tir. )
- DIRECT NUCLEAR REACTION[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE DIRECTE[Fr.] / DIREKTE KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN ÇEKİRDEK TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- DEMOKRASİ:
DOĞRUDAN ile TEMSİLİ ile LİBERAL ile SOSYALİST ile SOSYAL
- DIRECT EFFECT[İng.] / EFFET DIRECT[Fr.] / DIREKTER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN ETKİ
- DIREKT-IONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN İYONLAŞTIRICI IŞINIM
- DIRECT IONIZING RADIATIONS[İng.] / RAYONNEMENTS IONISANTS DIRECTS[Fr.] / DIREKTE-IONISIERENDE STRAHLUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN İYONLAŞTIRICI IŞINIMLAR
- DIRECT POTENTIOMETRIC MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN POTANSİYOMETRİK ÖLÇME
- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM
( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )
- DOĞRUDAN ile BAŞTAN(/KAFADAN)
- DOĞRUDAN ile DOĞRU AKIM ile DOĞRUDAN NESNE ile DOĞRUDAN ROTA ile DOĞRUDAN VERGİ ile YÖN ile YÖNLÜ ile YÖNSÜZ ile YOL TARİFİ ile DİREKTİF ile DOĞRUDAN ile DOĞRUDANLIK ile MÜDÜR ile MÜDÜRLÜK ile YÖNETMENLİK ile YÖNETMENLER ile MÜDÜRLÜK ile DİREKTRİX
( DIRECT vs. DIRECT CURRENT vs. DIRECT OBJECT vs. DIRECT ROUTE vs. DIRECT TAX vs. DIRECTION vs. DIRECTIONAL vs. DIRECTIONLESS vs. DIRECTIONS vs. DIRECTIVE vs. DIRECTLY vs. DIRECTNESS vs. DIRECTOR vs. DIRECTORATE vs. DIRECTORIAL vs. DIRECTORS vs. DIRECTORSHIP vs. DIRECTRIX )
( مستقيم ile بيواسطه ile مديريت کردن ile هدايت کردن ile کارگرداني کردن ile جريان مستقيم ile مفعول بي واسطه ile راه مستقيم ile ماليات مستقيم ile راستا ile جهت ile جانب ile مسير ile سوي ile سو ile هدايتي ile بي جهت ile جهات ile بخشنامه ile مستقيما ile يکراست ile يکسره ile سر راست ile بي واسطگي ile مديرعامل ile هدايت کننده ile مقام رياست ile مدير ile مفتش ile مديريتي ile سران ile رياست ile خط هادي )
( MOSTEGHYM ile بيواسطه ile MADYRYT KARDAN ile CPEHDAYT KARDAN ile KARGARDANY KARDAN ile JARYAN MOSTEGHYM ile MAFUL BEY VASETEH ile RAH MOSTEGHYM ile MALYAT MOSTEGHYM ile RASTA ile JOHAT ile جانب ile MOSYR ile SOY ile SO ile CPEHDAYTY ile BEY JOHAT ile JOHYAT ile BAKHSHENAMEH ile MOSTEGHYMA ile YKARAST ile YKASAREH ile SAR RAST ile BEY VOSTGY ile MADYROAMEL ile CPEHDAYT KONANDEH ile MOGHAM RYEST ile مدير ile مفتش ile MADYRYTY ile SARAN ile RYEST ile خط هادي )
- DOĞRU-DÜZGÜN
- DOĞRULAMA, OLUMLAMA = TAHKİK = VERIFICATION[İng.] = VÉRIFICATION[Fr.] = VERIFIKATION[Alm.] = VERIFICACION[İsp.]
- DOĞRULAMAK = VERIFY[İng.] = VÉRIFIER[Fr.] = VERIFIZIEREN[Alm.]
- EFFICIENCY OF RECTIFICATION[İng.] / RENDEMENT DE REDRESSEMENT[Fr.] / GLEICHRICHTERWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRULTMA VERİMİ
- DOĞRU/LUK ile/ve GEÇİCİ/LİK
- DOĞRULUK = HAKİKAT = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT, RICHIGKEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.] = ALÉTHEIA[Yun.] = VERDAD[İsp.]
- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET
( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )
( el-SIDK fi'l-HAKK ve/||/<> el-HAYR fi'l-AMEL ve/||/<> el-İSTİKAMET fi'l-AHVAL )
- DOĞRU/LUK ile/ve TATMİN EDİCİ/LİK
- DOĞRU/LUK ile YANLIŞ/LIK
( Yanlış, "gücünün artmasıyla" hiçbir zaman doğru duruma geçmez/geçir(t)ilemez. )
( RIGHT/TRUE (HONESTY) vs. WRONG/FALSE )
- DOĞRULUK ile/ve/||/<>/>/< YARDIM
- DOĞRULUM/YÖNELİM ile KEMOTROPİZM ile YEREDOĞRULUM ile SUYA DOĞRULUM ile IŞIĞA DOĞRU EĞİLİM ile ISI KAYNAĞINA YAKLAŞMA
( DOĞRULUM/YÖNELİM: Bitki ve hayvanların, besin, ısı gibi uyarıcıların etkisi ile bu uyarıcılara ya da tersine yer değiştirmeleri. İLE KEMOTROPİZM: Kimyasal maddelerin etkisiyle bitkilerde görülen, maddeye doğru ya da ters yöne yönelme durumu. İLE YEREDOĞRULUM: Bitkilerde kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu alma özellikleri. İLE SUYA DOĞRULUM: Bitkilerin suya doğru eğilimi. İLE IŞIĞA DOĞRU EĞİLİM (Fototaksi, ışık göçüm): a) Bir hücrelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime. | b) Bitki gövdelerinin ışığa doğru dönmeleri. İLE ISI KAYNAĞINA YAKLAŞMA: Bir ısı kaynağına yaklaşma ya da uzaklaşma. )
( TROPISM vs. CHEMOTROPISM vs. GEOTROPISM vs. HYDROTROPISM vs. PHOTOTROPISM vs. THERMOTROPISM )
- DOĞRU/SÂDIK ile/ve/değil/yerine OLDUĞU GİBİ
( Doğru, gün gibi âşikârdır. )
( RIGHT vs./and AS WHAT IT IS )
(1996'dan beri)