Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/160)
- BUSTIR AŞI/BOOSTER SHOT değil/yerine/= PEKİŞTİRME AŞISI
- BUSTIR DOZ/BOOSTER DOSE değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU
- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN
(
Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir. Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir. Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır. Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır. Etrüsk serpantin bustrofedon örneği Adriyatik kıyısı yazıtları Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir. Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni Eski Macar çomak yazıtları
Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.
Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).
Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.
Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.
Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.
Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.
Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.
Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.
Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.
Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım. Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı. Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır. Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez. Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür. Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.BUSTROFEDON
Köken ve Tanım
βουστροφηδόν (boustrophēdón)
Bustrofedon Türleri
Gerçek Bustrofedon
TRUE
Gortyn Yasaları
Etrüsk Yazıtları
Sözde Bustrofedon
FALSE / SCHLANGENSCHRIFT
Capua Steli
Sabellik Yazıtları
Ters Bustrofedon
REVERSE
Rongorongo
Macar Rovás
Karşılaştırma
Özellik
Gerçek (True)
Sözde (False)
Ters (Reverse)
Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi
* Her satırda
* Her satırda
* Her satırda
* Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü
Yatay aynalama (mirror)
180° rotasyon (invert)
180° rotasyon
Türe göre değişir
Okuma Ekseni
Yatay zigzag
Yatay zigzag
Dikey zigzag (↑)
Yatay sürekli
Tablet Çevirme
X Gerekmez
X Gerekmez
* Gerekli (180°)
X Gerekmez
Paragraf Kesintisi
Olabilir (yön sıfırlanır)
Olabilir
Nadir
X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası
Sol üst köşe
Sol üst köşe
Sol alt köşe
Sol üst köşe
Yerine Ad
-
Schlangenschrift, Serpentine
-
Continuous Boustrophedon
Yaygınlık
En yaygın
Nadir
Çok nadir
Uzun metinlerde
Önemli Örnek
Gortyn Yasaları
Capua Steli
Rongorongo
Luwi Hiyeroglifleri
Bustrofedon Örnekleri
Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı
GERÇEK BUSTROFEDON
Kaplumbağa ve Tavşan
SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon
TERS BUSTROFEDON
Tarihsel Metin Örnekleri
Gortyn Yasaları
Luwi Hiyeroglifleri
Rongorongo Tabletleri
Capua Etrüsk Steli
Sabaean Yazıtları
Safaitic Yazıtları
İlişkili Yazı Yönü Kavramları
Sinistrograd
Dekstrograd
Stoichedon
Ayna Yazısı
Spiral Yazı
Dikey Yazı
Dijital Araçlar ve Kaynaklar
Araç / Kaynak
Tür
Açıklama
Bağlantı
dCode Boustrophedon
Çevrimiçi Dönüştürücü
Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar.
dcode.fr
TextFixer Reverse Text
Metin Ters Çevirici
Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir.
textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm
Teknik Standart
Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için.
unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon
Ansiklopedi
Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar.
wikipedia.org
Omniglot Writing Systems
Referans Sitesi
Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi.
omniglot.com
Unicode Denetim Karakterleri
Karakter
Unicode
İsim
Kullanım
U+200F
Right-to-Left Mark (RLM)
Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E
Left-to-Right Mark (LRM)
Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E
Right-to-Left Override (RLO)
Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D
Left-to-Right Override (LRO)
Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C
Pop Directional Formatting (PDF)
Yön geçersiz kılmasını sonlandırır
Aynalı Yazaç
(
| Bölüm | Açıklama |
|---|---|
| Tanım | Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi. |
| Köken |
Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki). Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”. |
| Yazım Yönü |
Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler. Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır. |
| Görsel Mantık | Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder. |
| Kullanıldığı Dönemler |
MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları. Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya. Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler. Runik yazmalarda ender örnekler. |
| Bustrofedon Türleri |
1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır. 2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz. 3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır. |
| Teknik İşlevler |
Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar. Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi. |
| Modern Kullanım |
Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları. QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı. Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer. |
| Somut Eski Örnekler |
Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri. Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem). Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları. |
| ... | Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir. |
- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK" ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK
- BUSY :/yerine MEŞGUL
- BUTANE[İng.] / BUTANE[Fr.] / BUTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTAN
- BÜTÇE/M SIKINTILI ile/değil BÜTÇE/M SINIRLI
- BUTENE[İng.] / BUTÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTEN
- ACETATE DE BUTYLE[Fr.] / BUTYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL ASETAT
- FORME DE BUTYLE[Fr.] / BUTYL FORMIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL FORMAT
- BUTYLCHLORAL[İng.] / BUTYLCHLORAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL KLORAL
- BUTYL NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİL NİTRAT
- BUTYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİLE
- BUTYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİLEN BÜTTEN
- BÜTİRAT ile/||/<> ASETAT
( Bütirat 4 karbonlu KZYA İLE asetat 2 karbonlu KZYA'dır. Bütirat kolonositlerin ana enerji kaynağı İLE asetat karaciğerde metabolize edilir. İkisi de mikrobiyota tarafından üretilir. )
- BUTLÂN ile/ve/||/<>/> MUTLAK BUTLÂN
( Kesin hükümsüzlük. )
- BUTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTTEN
- BUTTER :/yerine TEREYAĞI
- BUTTON :/yerine DÜĞME
- BÜTÜGE = PATLICAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BENZOATE DE BUTYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTÜL BENZOAT
- CHLORAL DE BUTYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTÜL KLORAL
- BÜTÜN BUNLAR değil BUNLARIN HEPSİ/TÜMÜ
- BÜTÜN BUNLAR değil TÜM BUNLAR
- BÜTÜN HEPSİ yerine HEPSİ/TAMAMI
- BÜTÜN HEPSİ ile/yerine/değil HEPSİ/TÜMÜ/TAMAMI
- BÜTÜN "VARLIK/LAR" değil TÜM VAROLANLAR
- BÜTÜN ile/ve DÜZEN/SİSTEM
- BÜTÜN >< MÜFREZ[Ar.]
( ... >< Bir bütünden ayrılmış. )
- BÜTÜN ile/değil TOPLAM
- BÜTÜNLEMEK ile BÜTÜNLENMEK ile BÜTÜNLETMEK ile BÜTÜNLEŞMEK ile BÜTÜNLEŞTİRMEK ile BÜTÜNLENEBİLMEK ile BÜTÜNLETEBİLMEK ile BÜTÜNLEYEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLEBİLMEK ile BÜTÜN/LÜK ile BÜTÜNLER ile BÜTÜNSEL/LİK ile BÜTÜN BÜTÜN ile BÜTÜNLEMELİ ile BÜTÜN BÜTÜNE ile BÜTÜNLER AÇI ile BÜTÜNCÜ EKONOMİ ile BÜTÜNLEME SINAVI ile BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA
- BÜTÜNLEŞME ile/ve FARKLILAŞMA
( INTEGRATION vs./and TO BECOME DIFFERENT )
- BÜTÜN/LÜK(ĞÜNDE) ile/ve/||/<> BAĞLAM(INDA)
- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM/TEVHİD
- BÜTÜNLÜK ile ESRİME
( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )
- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI
- BUUT ile BUUTLU ile BUUTSUZ
- BUYRUK/BUYUR ile/değil/||/<>/> (")BUYURUN(")
( Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, emir. | İLE/DEĞİL/||/<>/> İnceliğin ve/ya da anlayışın en üst seviyede olduğunu yansıtmak üzere kullanılan söz ya da kinâyeli söz. | Nispetli bir davranış ya da tutumla ve gerisi suskunlukla yansıtılan/gösterilen, ikinci sözcüğü tek sözcük olan[olarak kullanılan] bir karşıt pekiştirme[oxymoron]. )
- BUYRUK ile BUYRUKÇU/LUK ile BUYRUK KULU
- BUYRUK/EMİR[Ar. < EMR] ile/ve/||/<>/< YAPTIRIM/CEBİR[Ar. < CEBR]
- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİLEK/TEMENNİ
- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil SINAV
- BÜYÜ YAPMAK ile BÜYÜLENMİŞ
( BEWITCH vs. BEWITCHED )
( افسونکردن ile جادو شده )
( AFSONKARDAN ile JADO SHODEH )
- BÜYÜ YAPMAK ile SİHİRBAZLIK
( CONJURE vs. CONJURING )
( افسونکردن ile جادو کردن ile افسونگري )
( AFSONKARDAN ile JADO KARDAN ile AFSONGARY )
- BÜYÜCÜ/LÜK" / "SİHİRBAZ/LIK" /"KÂHİN/KEHÂNET" ile/değil YANILTICI/LIK / İLÜZYON/İST
- BÜYÜK BRİTANYA ile BÜYÜK PİRAMİTLER ile ÇİN SEDDİ ile HARİKA ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK TORUNU ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK BÜYÜK BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK YALANCI ile BÜYÜK SAYI ile DAHA BÜYÜK ile EN BÜYÜK ile BÜYÜK ÖLÇÜDE ile ÇOK ETKİLENMİŞ ile BÜYÜKLÜK ile TANRI'NIN BÜYÜKLÜĞÜ
( GREAT BRITAIN vs. GREAT PYRAMIDS vs. GREAT WALL OF CHINA vs. GREAT vs. GREAT GRANDCHILD vs. GREAT GRANDDAUGHTER vs. GREAT GRANDSON vs. GREAT GREAT GREAT GRANDCHILD vs. GREAT LIAR vs. GREAT NUMBER vs. GREATER vs. GREATEST vs. GREATLY vs. GREATLY AFFLICTED vs. GREATNESS vs. GREATNESS OF GOD )
( هنگفت ile سيل آسا ile عظيم ile شگرف ile عظيمالشان ile با عظمت ile تنومند ile مفخم ile بريتانياي کبير ile نتيجه ile نوازاده ile نديده ile کذاب ile مشت ile اهرام ثلاثه ile ديوار بزرگ چين ile افزم ile افخم ile عظما ile سخت ile سينه چاک ile مجد ile استعلاء ile سطوت ile بزرگي ile هنگفتي ile شگرفي ile شهامت ile جل )
( NPANGOFT ile SYLE ASA ile AZYM ile SHGARF ile عظيمالشان ile BA AZEMAT ile TANOMAND ile MAFKHAM ile BARYTANYAY KABYR ile NATYJAH ile نوازاده ile NADYDAH ile KEZAB ile MOSHT ile HARAM SALASEH ile DYVAR BOZORG CHYNE ile AFZOM ile AFKHAM ile AZEMA ile SOKHT ile SYNAH CHAK ile MOJAD ile استعلاء ile SETOT ile BOZORGY ile NPANGOFTY ile SHGARFY ile SHEHAMET ile JEL )
- BÜYÜK DEVLET BAŞKANLARI ile/<> BÜYÜK BİLGİNLER
( Bilginlerle düşüp kalkanlar. İLE/<> Devlet başkanlarıyla düşüp kalkmayanlar. )
- BÜYÜK DEVLET ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK DEVLET
- BÜYÜK ESMA SULTAN YALISI ile/ve KÜÇÜK ESMA SULTAN YALISI
- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK
- GROSS ERROR[İng.] / GROSSE PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK HATA
- BÜYÜK KANYON ile COPPER KANYONU
( Amerika'da. İLE Meksika'da. )
( ... İLE Büyük Kanyon'dan, 4 kat daha büyüktür. )
- GROSS SAMPLE[İng.] / GRENZSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK NUMUNE
- BÜYÜK OKYANUS [KUZEY]:
DOĞU ÇİN DENİZİ ile/ve/||/<> KORE BOĞAZI ile/ve/||/<> SARI DENİZ ile/ve/||/<> KORE KÖRFEZİ ile/ve/||/<> JAPON DENİZİ ile/ve/||/<> LA PEROUSE BOĞAZI ile/ve/||/<> TERPENİYA BOĞAZI ile/ve/||/<> OHOTSK DENİZİ ile/ve/||/<> TTATAR BOĞAZI ile/ve/||/<> UDSKAYA KOYU ile/ve/||/<> ŞELİHOV KÖRFEZİ ile/ve/||/<> PENJUNA KOYU ile/ve/||/<> KURİLSKİYE BOĞAZI ile/ve/||/<> BERING DENİZİ ile/ve/||/<> BERING BOĞAZI ile/ve/||/<> ANADIR KÖRFEZİ ile/ve/||/<> NORTON KOYU ile/ve/||/<> KOTZEBUE KOYU
- (BÜYÜK) "ÖYKÜ/HİKÂYE" değil SÜREÇ
- BIG BANG THEORY[İng.] / THÉORIE DU BIG BANG[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KURAMI
- BÜYÜK SAYIDA değil ÇOK SAYIDA
- BÜYÜK ŞEYLER ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK ŞEYLER
( Yok olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sürekli[bâki] kalır. )
- BÜYÜK SÖZ ile/ve/||/<> BEYLİK SÖZ
- BÜYÜK SÖZ yerine HİKMETLİ SÖZ
- BÜYÜK TURKİA ile/ve TURKİA
( Türk adının tarih sahnesine çıkışı VI. yüzyılda Gök-Türk Devleti'nin kuruluşuna bağlıdır. )
( XIII. yüzyılda, Avrupalı gezginlerin, Kıpçak da içinde olmak üzere, Tuna boylarından Altay Dağları'na kadar uzanan tüm bölgelere verdikleri ad. İLE/VE
XIII. yüzyılda, Avrupalı gezginlerin, Selçuklu Anadolusu'na verdikleri ad.
XI. yüzyılda büyük Türk ve Selçuklu göçleri ile Türk illerinin sınırları çok genişlemiştir. Bu nedenle XIII. yüzyılda, Türkistan ya da Türk-ili(Arz üt-Türk), Çin ve Hindistan sınırlarından Rum ve Rus ülkelerine kadar yayılmış ve dünyanın dörtte biri olarak kaydedilmiştir. )
- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ" ile/ve/<>/> BEDELİ
- BÜYÜK ile BATTAL
( ... İLE İşe yaramaz, kullanılmaz. | Alışılmış olandan büyük. )
- BÜYÜK ile BÜYÜK FİNCAN ile KALIN BAĞIRSAK ile BÜYÜK NEHİR ile BÜYÜK BOY ile BÜYÜK MİKTAR ile BÜYÜK KANATLI ile BÜYÜKLÜK ile CÖMERTLİK
( LARGE vs. LARGE CUP vs. LARGE INTESTINE vs. LARGE RIVER vs. LARGE SIZE vs. LARGE SUM vs. LARGE WINGED vs. LARGENESS vs. LARGESS )
( کثير ile گت ile زياد ile بيوک ile گنده ile درشت ile کلان ile هنگفت ile وسيع ile جثه دار ile بزرگ ile جادار ile سترگ ile ساتگين ile رطل ile روده بزرگ ile معاء غلاظ ile روده فراخ ile شط ile بزرگانه ile مبلق هنگفت ile بزرگ بال ile فراخي ile کثرت ile گندگي ile هنگفتي ile درشتي ile گشاده دستي ile وسعت نظر )
( KESYR ile GET ile ZYAD ile BEYVAK ile GANDEH ile DARSHT ile KOLAN ile NPANGOFT ile VESYE ile JOSEH DAR ile BOZORG ile JADAR ile SETARG ile SATEGYNE ile RATAL ile RUDEH BOZORG ile معاء غلاظ ile RUDEH FARAKH ile SHAT ile BOZORGANEH ile MOBALGH NPANGOFT ile BOZORG BAL ile فراخي ile KASRAT ile گندگي ile NPANGOFTY ile DARSHTY ile GOSHADEH DASTY ile VOSAT NAZAR )
- BÜYÜKAYI ile/ve/<> ALTIKARDEŞ
( ... İLE/VE/<> Kuzey kutup yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız. )
- BÜYÜKDERE DENİZCİLİK YÜZME İHTİSAS KULÜBÜ :
( 1952'de Yusuf Ziya Öniş, Rasim Kayra, Hamit Alatlı, Kenan Dinçmen, Nazım Özbay, Oktay Uzunçarşılı ve Yervant Kayserili tarafından kuruldu. Yüzme, sutopu, yelken ve basketbol dallarında faaliyet gösterdi. 1980 sonrası İstanbul Belediyesi tarafından Piyasa Caddesi üzerindeki tesisleri yıktırılınca faaliyetine son verildi. )
- BÜYÜKDERE ERMENİ MEZARLIĞI :
( Çayırbaşı, Bahçeköy Caddesi üzerinde ve Tekel Kibrit Fabrikası yanındadır. Latin ve Rum mezarlığının ortasında yer alan üçüncü mezarlıktır. Gömü yapılmamaktadır. Tarihi mezar taşları vardır. )
- BÜYÜKDERE HAMAMI :
( Büyükdere'de şimdiki Hamam sokakta idi. 16. yy' da yapılan bu hamam 1889'da yanmış yerine yenisi yapılmamıştır. Kalıntıları da mevcut değildir. Büyükdere hamamına "Balıkçılar Hamamı" da deniliyordu. )
- BÜYÜKDERE MEHMET İLKÖĞRETİM OKULU :
( Büyükdere İlkokulu 1922'de Kara Mehmet Kethüda Camiinde Millet Okulu adıyla açıldı. Okul 1924'te Gözetleme Kulesi denilen Topçu Karakoluna, 1953'te Çayırbaşı Caddesi üzerindeki yeni binasına taşındı. 1969'de okula yeni derslikler ilave edildi okulun adı da Mehmet İpgin İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )
- BÜYÜKDERE MUHTAR HİKMET BAYRAK PARKI :
( Büyükdere'de Mühendis Şevket Sokaktati park yeniden elden geçirilerek tanzim edilerek ve Büyükdere çok uzun yıllar muhtarlık yapan Hikmet Bayrak adına hizmete açıldı. Çocuklar için oyun grubu, yetişkinler içinde spor yapacak alanı mevcuttur. Park 639 m²'dir. Bunun 225 m² su metrekare yeşil alan, 174 m² dinlenme ve yürüyüş alanı, 159 m² oyun alıanı ve 80 m² fitness alanı var. )
- BÜYÜKDERE YOLCU GEMİSİ :
( Şirket - i Hayriye İşletmesi tarafından 1864'te İngiltere'de West Cowes, John White tezgâhlarında, gövdesi ahşap, yandan çarklı yolcu gemisi olarak inşâ edildi. 170 gros tonluk, uzunluğu 42,6 metre, genişliği 4.4 metre, su kesimi 2.3 metre idi. J. Penn&Son yapımı 80 beygir gücünde 2 silindirli compound buhar makinesi vardı. 1860'da hizmete girdi, 1899'da hizmet dışı bırakıldı. Baca No.su 14 idi. )
- BÜYÜKDERE/(BORONKAY) SPOR KULÜBÜ :
( 1946'da Reşat Pamir'in başkanlığında Selahattin Okumuşoğlu, Naiz Özagar, Suphi Özer, Kenan Özaçar, Mustafa Topsakal ve Yusuf Topçuoğlu tarafından kuruldu. Futbol ve voleybol dalında faaliyet gösteren kulüp İstanbul Amatör Liginde yer almaktadır. Bilhassa voleybol dalında büyük başarılar elde etti. Voleybolda Türkiye birinciliği, Avrupa dördüncülüğü gibi fevkalade güzel dereceler yaptı. Fikret Saygınsoy gibi defalarca milli olan voleybolcu yetiştirdi. Semih Oktay, Murat Öner, Serap Gençsu, Deniz Esinduy, Mustafa Solar, Cem Kartal, Sedat Yavuz, Sami Akgün ve Veysi Diker gibi milli olmuş sporcuları bünyesinde barındırdı. Büyükdere Spor Kulübü, voleybol dalında atılım yapmadan önce Boronkay Firması ile birleşerek ismini "Büyükdere Boronkay Spor Kulübü" olarak değiştirdi. Fakat birkaç yıl sonra Boronkay ismi kaldırılarak eskiye dönüldü. Büyükdere Spor Kulübü'nden Hikmet Öziş, Necdet Şenocak, Cengiz Oğuz gibi futbolcular yetişti. )
- BÜYÜK/KÜÇÜK ile ETKİSİ
( Küçük büyür, büyük ölür. )
( ARTAL[Ar.]: Benzerlerinden çok daha iri olan. )
- BÜYÜKLER FİZİĞİ ile/ve/||/<> KÜÇÜKLER FİZİĞİ
( [BOZULMA(DISTURBANCE)] İhmal edilebiliyorsa. İLE/VE/||/<> İhmal edilemiyorsa. )
- BÜYÜKLİMAN KALESİ :
( Eski dönemdeki adı ile "Liman - ı Kebir" olan Büyükliman Rumelikavağı ile Garipçe arasındadır. Bu alana eski dönemlerde Mavramoloz da deniliyordu. Büyükliman Kalesi Çit tabyasının kuzey tarafında Karataşaltı denilen bir noktadadır. Bu kalenin 1785'te Lafitte – Clave ve Monnior tarafından batarya olarak inşâ edildiği bilgisi var. Bir ifadeye göre 1806 yılında bataryanın genişletilerek kale haline getirildiğidir. Kalenin 1838 yılındaki planına göre 21 top mazgalı yeri olduğu görülüyor. Kalenin bu planına göre kale içinde cami, cephane, ambar, gözcü ve sancak kulesi bulunduğu anlaşılmaktadır. )
- AZAMET, CESÂMET, KADİR[Osm.] / MAGNITUDE[İng.] / GRÖSSE, MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, PARLAKLIK
- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜCÜ ile BÜYÜLEYİCİ
( ENCHANT vs. ENCHANTER vs. ENCHANTING )
( بدام عشق انداختن ile جادو کردن ile مسحور کردن ile افسون کردن ile افسون گر ile افسون گري ile افسونگري )
( BEDAM ESH ANDAKHTAN ile JADO KARDAN ile MASHUR KARDAN ile AFSON KARDAN ile AFSON GAR ile AFSON GARY ile AFSONGARY )
- BÜYÜLEMEK ile ESARET
( CAPTIVATE vs. CAPTIVITY )
( اسير کردن ile تسخير کردن ile گرفتاري ile گفتاري فکري ile اسيري ile اسارت )
( ASYR KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile GARAFTARY ile GOFTARY FEKARY ile اسيري ile ASART )
- BÜYÜLE(N)MEK ile/ve/değil HAYRAN (KALMAK/BIRAKMAK)
- NOMBRE MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYI
- CHARMED NUMBERS, MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYILAR
- BÜYÜME ile BÜYÜME HIZI
- BÜYÜME ile BÜYÜME VE ARTIŞ
( GROWTH vs. GROWTH AND INCREASE )
( گوشت زيادي ile نمو ile افزايش ile نماء ile رشد ile نشو ile رويش ile نشو و نما )
( GUSHT ZYADY ile NEMO ile AFZAYSH ile نماء ile RASHOD ile NESHO ile ROYSH ile NESHO VE NAMA )
- BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA
( [but] TO GROW vs./and/but INCREASE )
- BÜYÜME ile ÇOĞALMA
- BÜYÜME ile/ve/<> GELİŞME
( TO GROW vs./and/<> TO DEVELOP )
- BÜYÜME ile/ve/değil/||/<> GENLEŞME
- BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET
- BÜYÜMEK ile SAKAL BIRAKMAK ile SAKAL UZATMAK ile BÜYÜMEK ile BOYUT OLARAK BÜYÜMEK ile YAPRAKLARI BÜYÜTMEK ile YAŞLANMAK ile ÇIKMAK ile BÜYÜYOR
( GROW vs. GROW A BEARD vs. GROW BEARD vs. GROW BIG vs. GROW IN SIZE vs. GROW LEAVES vs. GROW OLD vs. GROW UP vs. GROWING )
( رشد کردن ile روياندن ile عمل آوردن ile زياد شدن ile رويانيدن ile رشد و نمود کردن ile روييدن ile رستن ile نمو کردن ile سبز شدن ile عمل آمدن ile نمو دادن ile ريش گذاشتن ile گنده شدن ile وسعت يافتن ile برگ درآوردن ile پير شدن ile بزرگ شدن ile نشو و نما کردن ile روينده ile نشو ile راشد ile افزاينده ile روييدني )
( RASHOD KARDAN ile ROYANDAN ile AMEL AVARDAN ile ZYAD SHODAN ile ROYANYDAN ile RASHOD VE NEMUD KARDAN ile روييدن ile رستن ile NEMO KARDAN ile SABZ SHODAN ile AMEL AMADAN ile NEMO DADAN ile RYSH GOZASHTAN ile GANDEH SHODAN ile VOSAT YAFTAN ile BARG DARAVARDAN ile PEYR SHODAN ile BOZORG SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile ROYNADEH ile NESHO ile راشد ile AFZAYNADEH ile روييدني )
- BUYURMAK ile BUYURABİLMEK ile BUYURU
- BUZ ile BUZ DAĞI ile BUZ SİSİ ile BUZ DANSI ile BUZ IŞIĞI ile BUZ DEMİRİ ile BUZ DUVARI ile BUZ HOKEYİ ile BUZ KALIBI ile BUZ KAYIĞI ile BUZ PATENİ ile BUZ SERABI ile BUZ YALAĞI ile BUZ TORBASI
- BUZ ile BUZLUK/BUZLUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Buz. İLE Yazın kullanılmak üzere içine buz doldurulan yer. )
- BUZ ile/ve/||/<> KÖREŞE
( ... İLE/VE/||/<> Yerdeki karın yüzünde buz tutmuş olan tabaka. )
- BUZAĞI ile BUZAĞI AŞKI ile DANA DERİSİ
( CALF vs. CALF LOVE vs. CALFSKIN )
( گوساله ile چرم گوساله ile عجل ile علاقه دمدمي ile تيماج )
( GOSALEH ile CHARAM GOSALEH ile AJAL ile ALAGHEH DAMDAMY ile تيماج )
- BUZAĞI["BUZA" değil!] ile/<>/> DANA ile/<>/> DÜVE ile/<>/> İNEK ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE ile/<>/> ÖKÜZ ile/<>/> SIĞIR
( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Doğum yapmamış dişi inek yavrusu. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri dişi sığır. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. İLE/<>/> Kısırlaştırılmış/burulmuş boğa. İLE/<>/> Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. )
( VEAL vs./<>/> CALF vs./<>/> HEIFER vs./<>/> COW vs./<>/> STIRK vs./<>/> BULL vs./<>/> OX/OAF vs./<>/> CATTLE )
( VATSA ile/<>/> DAM ile/<>/> BACHHIYA ile/<>/> GO/GOU ile/<>/> BACHHRA ile/<>/> VRSABHA ile/<>/> PRSTHA ile/<>/> GAAY/BAIL [PASHU/GODHAN] [AGHNYA: Öldürülmemesi gereken, kesilmeyecek olan.] )
- BUZAĞILAMAK ile BUZAĞILAŞMAK ile BUZAĞI ile BUZAĞILI ile BUZAĞISIZ
- BUZAGU ile BUZAGU TİL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Buzağı. İLE Sıçan gibi küçük bir hayvan. )
- BÜZ-BÂN[Fars.] değil/yerine/= KEÇİ ÇOBANI
- BUZDAĞININ:
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ
( Gördüğümüz, olan değildir. )
( Görünüşler, aldatıcıdır. )
( Adı değiştirebiliriz fakat gerçek yine kalır. )
( Appearances are deceptive. )
( What you see is not what is.
You may change the name, but the fact remains. )
( VISIBLE PART OF ICEBERG vs./and INVISIBLE PART OF ICEBERG )
- BUZDOLABINDAKİ KÖTÜ KOKULARI ALMADA:
KARBONAT ile/ve KÖMÜR
- BÜZGEN ile/ve/<> BÜZÜK
( Kasılarak, gövdedeki herhangi bir deliği açan ya da kapayan, çember biçimindeki kasların genel adı. İLE/VE/<> Toplanarak büzülmüş. | Kalınbağırsağın sona erdiği yer, anüs. | [argo] Yüreklilik, cesâret. )
- BÜZGÜ ile BALGÜMECİ
( ... İLE Bal peteğini andıran bir dikiş büzgüsü türü. )
- BUZLU ile BUZLUK ile BUZLU CAM ile BUZLU ÇAY ile BUZLU DUMAN
- BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA
- BUZUL DAĞLARI ile/değil SAYDAM BUZUL DAĞLARI
( ... İLE/DEĞİL En tehlikeli olan buzul dağları. [Eğer buzul içindeki su erir ve çatlaklar da tekrar donarsa saydam buzul oluyor.] [Titanik, saydam buzul dağlarından birine çarparak batmıştır.] )
- BUZUL ile PERİTO MORENO BUZULU
- BUZULLAŞMAK ile BUZUL ile BUZULLU ile BUZULSUZ ile BUZUL KAR ile BUZUL TAŞ ile BUZUL SELİ ile BUZUL ÇAĞI ile BUZUL BİLİMİ ile BUZUL DÖNEMİ ile BUZUL MASASI ile BUZUL BİLİMCİ ile BUZUL KAYNAĞI ile BUZUL BİLİMSEL
- BUZULMASASI ile BUZYALAĞI
( Çevresindeki buzlar erirken, altına rastlayan bölümü erimekten koruyan ve böylece buzdan bir ayak üzerinde kalan kütle. İLE Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık, çember biçimli çukurluk. )
- CONTRACTION EFFECT[İng.] / EFFET DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME ETKİSİ
- TAKALLÜS EMSÂLİ[Osm.] / COEFFICIENT OF CONTRACTION[İng.] / COEFFICIENT DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSKOEFFIZIENT, SCHRUMPFUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KATSAYISI
- TASGİR[Osm.] / CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTION, SCHRUMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME
- BVK/BIG DATA SETS değil/yerine/= BÜYÜK VERİ KÜMELERİ
- C, C, COULOMB[İng.] ile/değil/yerine/= C, C (KARBON), KULON, C
- C-PARITY[İng.] / PARITÉ C[Fr.] / C-PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= C PARİTESİ
- C ile Ca ile C.G.S.[İng.][cm. | Gram | Second]
( Abecenin üçüncü harfi.[Sesbilim bakımından, dişeti damak ünsüzlerinin, ötümlüsüdür.] | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası, harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilir. | Nota imlerini, harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Karbon öğesinin simgesi. | Celsius sıcaklık derecesinin simgesi [°C]. | Isınma ısısının simgesi. | Kapasitör ve kapasitesi simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. | Elektrik yükü birimi, Kulomb'un simgesi. | Isıl sığanın simgesi. | %1 anlamındaki santi[10¯²] simgesi. | Kritik durum ve kristal duruma işaret etmek için alt indis olarak kullanılan simge. | Işık hızını belirtmek için kullanılan simge. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Kalsiyum'un simgesi. İLE Santimetre, gram, saniye sözcüklerinin baş harfleri ile gösterilen birim düzeni. )
- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<>/< REKABET
- ÇABA HARCAMAK ile ETKİ YARATMAK ile EFOR ile KUVVET UYGULANMASI
( EXERT vs. EXERT INFLUENCE vs. EXERTION vs. EXERTION OF FORCE )
( اعمال کردن ile منشع اثر واقع شدن ile اعمال زور ile زورورزي )
( EMAL KARDAN ile MONASHE ASAR VAGHE SHODAN ile EMAL ZUR ile زورورزي )
- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]
- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEN
- CABASI ile ÇABASI
- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ
- CABIN :/yerine KULÜBE
- CABINET :/yerine DOLAP, KABİNE
- ÇAÇA/LIK ile ÇAÇAÇA ile ÇAÇA BALIĞI
- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM
- -CAD ile/||/<> -PTOSİS
( Düşme, azalma. İLE/||/<> Düşme, prolapsus ile ilgili. )
- ÇAD ile/ve UGANDA
( İkisinin de ulusal simgesi, ibikli, endemik bir kuştur. )
- ÇAD'DA:
ARAPÇA ve/<> FRANSIZCA
( İkisi de, Çad'ın resmi dilidir. )
- CADDE değil/yerine/= ANAYOL
- CÂDDE[Ar.] ile CADDE[Ar.]/ŞÂH-RÂH[Ar.]
( İLE )
- CADDEBOSTAN < CADI BOSTANI
- CADILAŞMAK ile CADI/LIK ile CADI KAZANI
- ÇAD'IN:
GÜNEYİ ile/ve/>< KUZEYİ
( Tropikal iklim. İLE/VE/>< Çöl.[Sahra Çölü] )
- ÇADIR ile ÇADIRCI/LIK ile ÇADIRLI ile ÇADIR BEZİ ile ÇADIR KENT ile ÇADIR ÇATI ile ÇADIR DEVLET ile ÇADIR DİREĞİ ile ÇADIR ÇANAĞI ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇADIR AĞIRŞAĞI ile ÇADIR TİYATROSU ile ÇADIRLI ORDUGAH
- ÇADIRI KURMAK" ile ÇADIR KURMAK
- CAFCAF ile CAFCAFLI/LIK
- CAFCAF/LI[Fars.] değil/yerine/= GÖSTERİŞ
( Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden. | Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli olan. )
- CAĞ ile CAĞ KEBABI
- ÇAĞ ile/||/<> YENİ ÇAĞ
( İstanbul'un Fethi'nden [1453'ten] Fransız İhtilâli'ne [1789'a] kadar süren dönem. )
- ÇAĞATAY TÜRKÇESİ ile/ve/||/<> OSMANLI TÜRKÇESİ
( )
- ÇAĞCILLAŞMAK ile ÇAĞCILLAŞTIRMAK ile ÇAĞCIL/LIK
- ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ :
( Zekeriyaköy'de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin şubesi olarak faaliyet göstermektedir. Maddi durumu yeterli olmayan üniversite öğrencilerine burs vermekte, kitap ve giyim kuşam gibi yardımlar yapmaktadır. )
- ÇAĞDAŞ ve/||/<>/< AĞDAŞ
- ÇAĞDAŞ = CONTEMPORARY[İng.] = CONTEMPORAIN[Fr.] = ZEITGENÖSSISCH[Alm.] = CONTEMPORANEO[İt.] = CONTEMPORÁNEO[İsp.]
- ÇAĞDAŞLAŞMAK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK ile ÇAĞDAŞLAŞABİLMEK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRILMAK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRABİLMEK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRILABİLMEK ile ÇAĞDAŞ/LIK
- ÇAĞDAŞLIK:
TARİHSEL ile/değil DÜŞÜNSEL
- ÇAĞIN MİTOSLARINDA:
TARAFSIZLIK ile/ve EVRENSELLİK ile/ve NESNELLİK
- C-AĞIRLIKLI ...:
SES/GÜRÜLTÜ DÜZEYİ ile SES MARUZİYET DÜZEYİ
( Özellikle motor gürültüsü, makine gürültüsü, patlama sesi gibi gürültülerin ölçümünde kullanılan, 30-10.000 Hz arasını tekdüze ağırlıklandırmanın yapıldığı, desibel ölçeğinde ifade edildiğinde dBC etiketinin kullanıldığı gürültü düzeyi. İLE Deneğin maruz kaldığı gürültünün nicel ölçümlerinde C-ağırlıklandırma eğrisinin kullanılması. )
( C-WEIGHTED LEVEL/SOUND LEVEL vs. C-WEIGHTED SOUND EXPOSURE LEVEL (LCE) )
( NIVEAU DE PRESSION AOUSTIQUE PONDÉRÉE EN dB (C) | NIVEAU AOUSTIQUE PONDÉRÉE C avec EXPOSITION SONORE (LCE) )
( C-BEWERTETER SCHALLPEGEL mit C-BEWERTETER ABGESTRAHLTER SCHALLPEGEL )
- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< GELEBİLECEĞİ BİLGİSİNİ/HABERİNİ VERMEK
- ÇAĞLAMAK ile ÇAĞLAYABİLMEK ile ÇAĞLAYIVERMEK ile ÇAĞLA ile ÇAĞLAR ile ÇAĞLA YEŞİLİ
- ASSELİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ARTİNSKİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ANİZİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> AALENİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> APSİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ALBİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> AKİTANİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> TORTONİYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> MESSİNİYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ZANKLEYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> BOREYAL ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ATLANTİK ÇAĞ ile/ve/||/<>/> SUBBOREYAL ÇAĞ ile/ve/||/<>/> SUBATLANTİK ÇAĞ
( [yaklaşık...]
298.9 - 295.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Sisuraliyen Dönemi'nin dört evresinden ilki.] İLE/VE/||/<>/> 290.1 - 279.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 247.2 - 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Orta Triyas Dönemi'nde bulunan iki çağın altta olanı.] İLE/VE/||/<>/> 174 - 170.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.[Orta Jura Dönemi'nin dört bölümünden en küçüğüdür. Bajosiyen Çağı'nın altında, Alt Jura Devresi'ndeki Toarsiyen Çağı'nın üzerinde yer alır.] İLE/VE/||/<>/> 125 - 113 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Dünya çapında biriken kayaları simgeleyen Alt Kretase Dönemi'ndeki altı ana bölümden beşincisi.][Bu çağın kayaları, Barremiyen Çağı'na ait kayaların üzerinde, Albiyen Çağı'na ait kayaların altında bulunur.] İLE/VE/||/<>/> 113 - 100.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Alt Kretase Dönemi'nin altı ana bölümünden en üstte olanı.][Apsiyen Çağı kayaçlarının üzerinde, Senomaniyen Çağı kayaçlarının altında] İLE/VE/||/<>/> 23.03 - 20.4 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Miyosen Devri kayaçlarının en erken ve en alt bölümü.][Aquitaine bölgesinde (Güneybatı Fransa) bulunan kayaçlardan] İLE/VE/||/<>/> 11.608.000 - 7.246.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 7.246.000 - 5.332.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 5.332.000 - 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.9.000 - 7.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 7500 - 5000 yıl öncesine ait ıslak okyanus iklimi dönemi.[Kuzeybatı Avrupa'da, sıcaklıkların şimdikinden daha sıcak olduğu dönem.] İLE/VE/||/<>/> 5.000 - 2.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 2.500 yıl öncesinden başlar.[Holosen epoku içindeki son dönemdir.] )
- ÇAĞLARI ve YÜZYILLARI ve DÖNEMLERİ
( EPOCHES/AGES/ERA vs. CENTURIES vs. PERIODS )
- ÇAĞLAYAN MEVKİİ :
( Ortaçeşmenin Şifa suyu tarafından, yani batısından başlar sağdan Kilyos yolunu takiben ve solan dereyi takiben Şifa Suyu mesiresine kadar olan alana Çağlayan mevkii denir. Bu alanın bir bölümü uzun süre piknik yeri, bir bölümü de futbol alanı olarak kullanıldı. 1970'li yıllarda imara açıldı (bkz. Çağlayan sahası). )
- ÇAĞLAYAN SAHASI :
( Sarıyer Yusuf Ziya Öniş Stadının karşısında bulunan ve "Sanayi" olarak isimlendirilen yerleşim bölgesi eskiden futbol sahası idi. Burası şahsa ait bir alandı. Sarıyer Kaymakamı Hüsnü Uğural ve Temizlik Müfettişi Hüsamettin Efendinin da yardımları ile saha 1936 Berlin Olimpiyatlarının başladığı gün açıldı. Büyük bir düzlük ve iki kaleden oluşan ve çizgileri ile ancak futbol sahası olduğu anlaşılan bu sahada Sarıyer Spor Kulübü 1969 yılına kadar antrenman yaptı, özel maçlar oynadı. Yusuf Ziya Öniş Stadının yapılması üzerine alan imara açıldı (bkz. Çağlayan sahası). )
- ÇAĞLAYAN ile ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR
( Mecidiyeköy'de/ki bir bölge/durak. İLE Şelâle. ) )
- ÇAĞLAYAN ile/değil/yerine/= ÇAVLAN
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/= Çağlayanın/şelâlenin büyüğü. )
- ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR ile ÇAĞLAYIK
( Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer. İLE Yerden, sesle kaynayarak çıkan su, kaynak. )
- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK
( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )
- ÇAGMUR ile/= ÇAMGUR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Şalgam. )
- CAGRATA-AVASTHA ile/ve SVAPNA-AVASTHA ile/ve SUŞUPTA-AVASTHA ile/ve TURİYA-AVASTHA
( Uyanık-lık/uyumama durumu. İLE/VE Uyku durumu. [rüya görerek] İLE/VE Uyku durumu. [rüyasız] İLE/VE Aşkın durum. )
- ÇAĞRI ile ÇAĞRIM
( Birinin, bir yere gelmesini isteme, davet. İLE Yüksek bir sesin yetişebileceği kadarki uzaklık/mesafe. )
- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/<> BAĞLAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLANMA ile/ve/||/<> UZATMA
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- CAHİDE SONKU PARKI :
( Poligon Mahallesindedir. 1.047,26 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 839,14 m² yeşil alanı, 112,90 çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"
- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI
- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI
( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )
- CAHİLİYET ile CAHİLİYE DÖNEMİ
- CAILLETEAN AND MATHIAS LAW[İng.] ile/değil/yerine/= CAİLLETET VE MATHİAS YASASI
- CAILLETET ve MATHIAS YASASI
( Bir sıvının ve doygun buharının, ortalama yoğunluk değerinin, sıcaklıkla doğrusal değiştiğini ifade eden yasa. )
- CAJOLE vs. CANVASS vs. COAX vs. CONVINCE vs. PERSUADE vs. WHEEDLE
- ÇAK ile ÇAĞ ile ÇAKI ile ÇAKICI/LIK ile ÇAKILI ile ÇAKISIZ ile ÇAĞ DIŞI/LIK
- ÇAKAL ile ÇAKAL ERİĞİ ile ÇAKAL ARMUDU ile ÇAKAL YAĞMURU
- CAKALANMAK ile CAKA ile CAKACI/LIK ile CAKALI ile CAKASIZ
- ÇAKIR, VEYSEL (TEKİRDAĞ, 1947) :
( Yüksek Öğrenimini tamamladıktan sonra mali müşavir olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÇAKIROĞLU, BİLGİN (SARIYER, 1960) :
( Çiftçi. İlkokul ve ortaokulu Sarıyer'de okuduktan sonra Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesinden mezun oldu. Sarıyer Ziraat Odasına 1980'da kayıt oldu. Yönetim kuruluna seçildi ve Başkan yardımcısı olarak görev yaptı (2007). 2015'te Sarıyer Ziraat Odası Başkanlığına seçildi (2019 itibariyle devam ediyor). İstanbul İl Koordinasyon Başkan Vekili olup aynı zamanda Genel merkez (Ankara) delegesidir. )
- ÇAKIŞMAK ile DENK GELMEK ile TESADÜF ile TESADÜFİ ile ÇAKIŞAN
( COINCIDE vs. COINCIDE WITH vs. COINCIDENCE vs. COINCIDENT vs. COINCIDING )
( مصادف شدن ile منطبق شدن ile متصادف بودن ile باهم رويدادن ile تصادف ile همرويده ile منطبق ile مصادف ile متصادف )
( MOSADEF SHODAN ile MANTABAGH SHODAN ile MOTESADEF BODAN ile BANPAM ROYDADAN ile TASADEF ile NPAMROYDAH ile MANTABAGH ile MOSADEF ile MOTESADEF )
- ÇAKMAK ÇAKMAK (BAKMAK)
- FLINTSTONE, FLINT[İng.] / FEUERFESTE MATERIALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAKMAK TAŞI
- ÇAKMAK, FEVZİ (İST. 1876 - 1950) :
( Anadolukavağı'nda doğdu. Kavaklı Fevzi olarak tanınır. Rumelikavağı'nda oturmuşlar ve ilk tahsiline buradaki Sadık Hoca'nın mahalle mektebinde başlamış iki yıl sonra Sarıyer'de Hakkı Paşa Konağında eğitim veren "Özel Hayriye Okulu"nda okumuştur. 1893'te Harp Okuluna girmiş ve 1986'da Piyade Teğmen olarak mezun oldu. 1898'de ise Erkan - ı Harbiye'yi Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile bitirdi. 1907'da Albay oldu. 1910'da Kosova Kolordusu, 1911'de Garp Ordusunun Kurmay Başkanlığı ile görevlendirildi. 1913'te 5. Kolordu Kumandanlığına atandı. 1915'te Tuğgeneral oldu. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkasya, Suriye ve Filistin Cephelerinde savaştı. 1918 yılında Korgeneralliğe terfi etti. 14 Mayıs 1918'den 1919'a kadar Korgeneral rütbesi ile Osmanlı Devleti Erkan - ı Harbiye Reisi (Genel Kurmay Başkanlığı) olarak görev yaptı. I. Ordu Müfettişliği, Askeri Şura Üyeliği, Ali Rıza ve Salih Hulusi Paşa kabinelerinde Harbiye Nazırlığı yaptı. İstanbul'un işgalini takiben Ankara'ya gitti (Nisan 1920) ve Kozan milletvekili olarak meclise girdi. 26.05.1920'de İstanbul hükümeti tarafından, ulusal mücadelenin önderlerinden biri olarak rütbelerinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi. 03.05.1920'de Milli Savunma Bakanlığına, 1921&de Başbakanlığa getirildi. 03.04.1921'de Orgeneralliğe yükseldi. Temmuz 1921'de Genel Kurmay Başkanlığına getirildi. Ağustos 1921'de Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı görevlerini birlikte üstlendi. 14.01.1922'de Milli Savunma Bakanlığı, 09.07.1922'de Başbakanlık görevlerinden ayrıldı. Başkomutanlık Meydan Savaşının kazanılması üzerine (30.08.1922) 31.08.1922'de Başkomutan Mustafa Kemal'in önerisi üzerine Mareşalliğe yükseltildi. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyetinin ilk Genel Kurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Milletvekilliği görevini 30.10.1924 yılına kadar devam ettirdi. 31.10.1924'te Milletvekilliğinden istifa etti. Genel Kurmay Başkanlığı görevini 23 yıl yaptıktan sonra 1944'te emekliye ayrıldı. 1946'da Demokrat Parti listesinden bağımsız olarak VIII. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi. 19.07.1948'da Millet Partisinin kurucularından biri oldu. 10.04.1950'de vefât etti. )
- ÇAKMAK ile ÇAKMAK ile ÇAKMAK
( Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. | Çelik, taş ve tutuşacak maddeden yapılmış tutuşturma aygıtı. İLE Kuruyunca, kalın kabuk bağlayan, kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İLE Vurarak sokup yerleştirmek. | Çivi ile tutturmak. | [argo] Kabul edilmeyecek bir şeyi, kurnazlıkla kabul ettirmek. | Vurmak. | Bir şeyi, başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak. | Sezinlemek. | İçki içmek. | Parıldamak, ışık vermek. )
- ÇAKMAK" ile/ve/||/<>/> "ÇAKOZLAMAK"
- ÇAKMAKÇI DERESİ :
( Rumelifener sınırları içinde olup, Ketendere'ye en üst noktadan akış veren deredir. )
- ÇAKMAK/LIK ile ÇAKMAKLAMAK ile ÇAKMAKLAŞMAK ile ÇAKMAK ÇAKMAK ile ÇAKMACI/LIK ile ÇAKMAKLI ile ÇAKMAKÇI/LIK ile ÇAKMAKSIZ ile ÇAKMA KAPI ile ÇAKMAK TAŞI
- ÇAKŞIR ile ÇAKŞIRLI ile ÇAKŞIRSIZ
- CALABİ-YAU MANİFOLDU ile/||/<> KÄHLER MANİFOLDU
( Calabi-Yau manifoldu özel metrik özelliklerine sahipken İLE Kähler manifoldu genel kompleks yapı taşır )
( Formül: Ricci-flat metric )
- ÇALANG = GEVEZE, KONUŞKAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÇALGAY ile KANAT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kuş kanadının ucları. )
- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI
- ÇALI BEBEĞİ ile AY AY
- ÇALI DİKENİ ile DEMİR DİKENİ ile DEVE DİKENİ ile EŞEK DİKENİ ile GEYİK DİKENİ
( MÜŞVİKE: Dikenli ağaç. )
( HÂR )
- ÇALI ile KATMERİBADEM
- ÇALI ile PIRNAL[Yun.]
( ... İLE Bir tür yeşil meşe çalısı. )
- ÇALI ile SINCAN
( ... İLE Sakızlı, bir tür dikenli çalı. )
( ... cum ASTRAGALUS )
- ÇALIG ile ÇALING ile ÇALING
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kayıp, başıboş hayvan. İLE Sanki yanmış gibi çorak ve siyah olan, ot bitmeyen yer. İLE Bir Çin kâsesi. )
- ÇALILANDIRMAK ile ÇAL ile ÇALI/LIK ile ÇALILI ile ÇALISIZ ile ÇALI KUŞU ile ÇALI ÇIRPI ile ÇALI DİKENİ ile ÇALI HOROZU ile ÇALI KAKICI ile ÇALI BÜLBÜLÜ ile ÇALI FASULYESİ ile ÇALI SÜPÜRGESİ ile ÇALI KUŞUGİLLER
- ÇALINMASIN DİYE değil/yerine SAHİP ÇIKMAK ÜZERE
- ÇALINTI ile/değil ALINTI
- ÇALIŞKAN, ADİL (MERSİN, 1959) :
( Büyükdereli, İ.Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi. İ.Ü. Orman Fakültesinden Orman Mühendisi olarak mezun oldu. Karabük - Büyükdüz Araştırma Ormanında Sarıçam - Göknar - Kayın Karışık Meşçerelerinde Büyüme İlişkileri ve Gerekli Silvikültürel İşlemler" tezi ile "Doktor" unvanını aldı. İ.Ü. Orman Fakültesinde "Dekan Yardımcısı" ve değişik idari görevler yaptı. )
- ÇALIŞKAN, BEYHAN (FİLİBE, BULGARİSTAN, 1960) :
( Bursaspor'dan transfer edildi ve bir sezon (1993/94) forma giydi. 16 Lig, 3 Kupa olmak üzere 19 resmi ve 14 özel maçla birlikte 33 maçta oynadı. Takımı adına 3 gol kaydetti. Futbol yaşamında 1 kez A, 8 kez Amatör olmak üzere 9 kez milli Takımda yer aldı. )
- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ
- ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA
- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ
- ÇALIŞMA ile/ve ÜRETİM
( Siz çalışmayı sürdürün, tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )
( İyi olanı isteyin, o zaman tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )
( Çalışma ve bilgi elele yürümelidir. )
( Kişinin tek kazancı, çalıştığıdır. )
( Çalışan kişinin kimseye zararı dokunmadığı gibi, ondan hem milleti, hem de insanlık yararlanır. )
( Ya dünyayı bir oyun gibi görün ya da onun üzerinde var gücünüzle çalışın. Ya da ikisini de yapın. )
( Çalışmak zordur, gereksiz çalışmalardan kaçınmak ise daha da zordur. )
( Neye gereksiniminiz olduğunu en iyi siz bilirsiniz. )
( LABORARE ESTORARE: ÇALIŞMAK İBADETTİR! )
( WORKING vs./and PRODUCTION
Work on, and the universe will work vs. you.
You know best what you need!
Work and knowledge should go hand in hand.
Desire the good of all and the universe will work vs. you. )
- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK
- ÇALIŞMAK ve/=/||/<> DUA/İBÂDET
( LABORARE EST ORARE: Çalışmak, duadır/ibâdettir. )
- ÇALIŞMAK/ÇALIŞAN ve/||/<>/> SESSİZ/LİK
( Çalışanın sesi çıkmaz. )
- ÇALIŞMAMAK değil/yerine/>< (B)AĞ KURMAK
( [not] NOT WORKING but NETWORKING
NETWORKING instead of NOT WORKING )
- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK
( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )
- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ
( EXECUTABLE vs. EXECUTE vs. EXECUTE BY SHOOTING vs. EXECUTED vs. EXECUTION vs. EXECUTION BY FIRING SQUAD vs. EXECUTION OF SENTENCE vs. EXECUTION TIME vs. EXECUTIONER vs. EXECUTIVE vs. EXECUTIVE OFFICER vs. EXECUTIVE POWER vs. EXECUTOR vs. EXECUTRIX )
( قابل اجرا ile اعدام کردن ile جاري ساختن ile تيرباران کردن ile اجراء کردن ile اعدام شده ile گردن زني ile اجرا ile اعدام ile اجراء ile تير باران ile تيرباران ile اجراي حکمء ile اجراء حکم ile هنگام اجرا ile دژخيم ile مجري ile اجرايي ile ضابط ile قوه مجريه ile اجراکننده ile مامور اجرا ile وصي ile وصيه ile زن اجراکننده )
( GHABEL EJRA ile EDAM KARDAN ile JARY SAKHTAN ile TYRABARAN KARDAN ile EJRA KARDAN ile EDAM SHODEH ile GARDAN ZANY ile EJRA ile EDAM ile EJRA ile TYR BARAN ile TYRABARAN ile EJRAY HOKMEYE ile اجراء حکم ile NPANGAM EJRA ile دژخيم ile MOJRY ile EJRAYY ile ضابط ile GHOOH MOJRYYEH ile EJRAKONANDEH ile MAMOR EJRA ile VASY ile وصيه ile ZAN EJRAKONANDEH )
- ÇALKAMAK ile ÇALKANMAK ile ÇALKATMAK ile ÇALKALAMAK ile ÇALKALANMAK ile ÇALKALATMAK ile ÇALKANABİLMEK ile ÇALKALANABİLMEK ile ÇALKALAYABİLMEK ile ÇALKAK ile ÇALKAR
- ÇALKAN/ÇALQAN = ...
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılığın gövdedeki bir noktadan başka noktalara yayılması. )
- CALL CENTER[İng.] değil ÇAĞRI MERKEZİ
- CALL :/yerine ARAMAK, ÇAĞIRMAK
- ÇALMA ile ÇALPANG ile ÇALPAK/ÇALPAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kesek/tezek, kurutulmuş hayvan dışkısı. İLE Çamur. İLE Kir, pislik. )
- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK
(
)
- ÇALMAK ile ÇALMAÇ ile ÇALMACI/LIK
- ÇALMAK ile/ve/||/<>/> ÇAR ÇUR ETMEK
- ÇALPUŞ = MEYVE ÖZÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Meyvelerin yapışkan özü. )
- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-
( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )
- CAM BARDAK'A, SICAK/KAYNAR İÇECEK DOLDURURKEN...
( Metal bir kaşık koyarak camın çatlaması/kırılması önlenebilir. )
- ÇAM BÖCEĞİ ile GÜNEY ÇAM BÖCEĞİ
- ÇAM "DEVİRMEK" ile/ve/<> "CEVİZ KIRMAK"
- CAM DİRENÇ ile/||/<> CAM FİBER
( Üzeri helezonî bir karbon direnç elemanıyla kaplanmış bir cam tüp. İLE Ses, ısı ve elektrik yalıtımında kullanılan 25nm'den daha ince seyrek yapıdaki bir cam lif. )
( GLASS RESiSTOR VS. GLASSY FıBRE )
( LA RESiSTANCE / VERRE AVEC LA FiBRE VERRE )
( GLASNiDERSTAND MiT GLASFASER, GLASFASERSTOFF )
- GLASS RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN VERRE[Fr.] / GLASWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DİRENÇ
- GLASS PAPER[İng.] / GLAS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM KÂĞIDI
- GLASS PLATE CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ PLAQUE VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHA SIĞAÇ
- TALL OIL[İng.] / RÉSINE LIQUIDE, TALL OIL[Fr.] / TALLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAM YAĞI
- ÇAM, HAMDİ (TURHAL, 1969) :
( Eyüp Spor kulübünden transfer edildi (1989) ve iki sezon Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 48 Lig, 3 Kupa ve 4 Turnuva maçı olmak üzere 55 resmi ve 35 özel maçla birlikte 90 maçta forma giydi. Lig maçlarında 6, Turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 9 olmak üzere 16 gol kaydetti. 5 kez Ümit ve 1 kez de Olimpik Milli takım formasını giydi. Aydınspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ÇAM ile ALAÇAM
( Çamgillerin örnek bitkisi olan çok çeşitli türleri yurdumuzda yetişen bir orman ağacı. İLE Rengi kızıla yakın bir çam türü. )
( PINUS cum PICEA EXCELSA )
- ÇAM ile ÇAMELİ ile ÇAMOLUK ile ÇAM BALI ile ÇAM SAKIZI ile ÇAM YEŞİLİ ile ÇAM BÖLMESİ ile ÇAM FISTIĞI ile ÇAM YARMASI
- CAM ile CAMİ ile CAM GÖZ ile CAM KAYA ile CAM LİFİ ile CAM SUYU ile CAM YÜNÜ ile CAM RESİM ile CAM ELYAFI ile CAM MACUNU ile CAM MOZAİK ile CAM YUVASI ile CAM ÇİVİSİ ile CAM KANATLILAR
- ÇAM ile KATRANÇAMI
( Çamgillerin örnek bitkisi olan, dört mevsim yeşil kalabilen, iğne yapraklı, yurdumuzda birçok türü yetişen bir orman ağacı. İLE Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı bir tür çam. )
( PINUS cum PINUS RIGIDA )
- CAMAAT[Azr.] = AHÂLİ/TOPLULUK[Tr.]
- ÇAMAŞIR DERESİ :
( Rumelifener sınırları içindedir. Dere mahallesinden denize akar. Derenin üst kısımlarında, köy kadınlarının çamaşır yıkamaları nedeniyle dereye Çamaşır deresi denilmektedir. )
- ÇAMAŞIR SUYU ile KEZZAP[< Fars. TÎZ-ÂB(TÎZ: Tez, çabuk. | Keskin. | Sık.)]
( Sodyum hipoklorit. [NaClO] İLE Nitrik asit. [HNO3] )
- ÇAMAŞIR/LIK ile ÇAMAŞIRCI/LIK ile ÇAMAŞIR İPİ ile ÇAMAŞIR SUYU ile ÇAMAŞIR İPEĞİ ile ÇAMAŞIR AZGINI ile ÇAMAŞIR DOLABI ile ÇAMAŞIR KAZANI ile ÇAMAŞIR LEĞENİ ile ÇAMAŞIR SABUNU ile ÇAMAŞIR SEPETİ ile ÇAMAŞIR SODASI ile ÇAMAŞIR TAKIMI ile ÇAMAŞIR MANDALI ile ÇAMAŞIR MAKİNESİ ile ÇAMAŞIR DETERJANI
- CAMBAZ değil CÂN-BÂZ[Fars.]
- CAMBUL/CUMBUL CUMBUL ile (")CIVIK(")
( Çok sulu yemek için kullanılan söz. İLE Fazla suyla karıştığından dolayı, biçimini korumayacak kadar sulanmış olan. | Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan. )
- ÇAMÇA ile ÇAMÇAK ile ÇAMÇAK ÇAMÇAK
- CAMCI/LIK ile CAMCI ELMASI ile CAMCI MACUNU
- CAMERA :/yerine KAMERA
- CAMGÖZ ile "CAM GÖZ"
( Balık. İLE Takma gözlü. )
( Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1.5 m. kadar olan, bir tür köpekbalığı. İLE Gözü, takma olan. | Açgözlü. )
- CAMİ ARKASI SOKAK :
( 17. yy'da Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından yaptırılan Sarıyer Merkez camii, yaptıranın adı ile "Ali Kethüda Camii" olarak anılı. Cami 1820'de Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından onarılmış ve bir de minare eklenmiştir. Camii denizle beraberdi, zamanla sahil kısmı dolmuş ve yol halini alınca da meydana gelen sokak "Cami Arkası sokak" olarak isimlendirilmiştir. )
- CAMİ:
CEBRAİL ve/||/<> AZRAİL ve/||/<> MİKAİL ve/||/<> İSRAFİL
( Akıl. VE/||/<> Görme. VE/||/<> Duyma. VE/||/<> Konuşma. )
- CÂMİ'[Ar. < CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile CÂMİ'[Ar. < CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile Câmî[Fars.]
( CÂMİ: CEBRAİL + AZRÂİL + MİKÂİL + İSRÂFİL
( Beyin. + Göz. + Kulak. + Ağız. )
( Derleyen, toplayan, cem eden. | İçine alan, içinde bulunduran. İLE İçinde namaz kılınan ibâadet yeri. İçinde Cuma namazı kılınan mescit. İLE İran'ın XV. yy.da yetişmiş büyük mutasavvıf, mütefekkir ve âlim şâiri. )
(1996'dan beri)