Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(149/160)
- VARLIK/AD "OLUŞTURUCULUK/VERİCİLİK" ile/ve/değil/||/<>/> AKIL
- VARLIK SIRADÜZENİ(HİYERARŞİSİ) ile/ve BİLGİ SIRADÜZENİ(HİYERARŞİSİ)
( EXISTENCE HIERARCHY vs./and KNOWLEDGE HIERARCHY )
- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU
( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın, Ahlâk Tasavvuru olmaz. )
( Ahlâk, kendimiz ve başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler bütünüdür. )
( Ahlâk: İnsanla/kişilerle ilgili bilgileri birleştirmek. )
( Ahlâk: Ödev sorumluluğu. )
( )
( EXISTENCE-KNOWLEDGE IMAGINATION vs./and MORALS IMAGINATION )
- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU
( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın Ahlâk Tasavvuru olmaz. )
- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ
- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET
- VARLIK >< YOKLUK ile/ve/<> BAŞLANGIÇ >< BİTİŞ
- VARLIK-YOKLUK ile/değil VERİP-VERMEMEK
- VARLIK ile/ve / ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR
( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )
- VARLIK ile/ve/||/<> ÂLEM
- VARLIK ile ARA-VARLIK(NOUS)
- VARLIK ile ARAÇ/ENSTRÜMAN
( EXISTENCE vs. INSTRUMENT )
- VARLIK ile/ve BİÇİM
( EXISTENCE vs./and FORM )
- VARLIK ile/ve BİR/LİK
( Çeşitlilik içinde birlik, doğaldır ve iyidir. )
( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. )
(
)
( EXISTENCE vs./and UNITY )
( VÜCUD ile/ve VAHDET )
( HEN ile ON )
- VARLIK ve/=/<> BÜTÜNLÜK
- VARLIK ve/<> DARLIK
- VARLIK ve/= DİRENÇ[+]/DİRÂYET[YETENEK]
- VARLIK ile/ve ENSTRÜMAN
( EXISTENCE vs./and INSTRUMENT )
- VARLIK ile GÖLGE
( Gölge, silindirle ezilemez. )
- VARLIK ile/ve/||/<>/>/< GÖZLEM/NAZAR[Ar.]
- VARLIK ile/ve/= HAREKET
( EXISTENCE vs./and/= MOVEMENT )
- VARLIK ile/||/<> HİÇLİK
( Varoluşçuluk )
( Søren Kierkegaard tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1813-1855) (Ülke: Danimarka) (Alan: Felsefe, Teoloji) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk öncüsü) )
- VARLIK ile/ve İKİLEM
( EXISTENCE vs./and DILEMMA )
- VARLIK ile/ve/< İNSAN
( Kişinin, varoluşunu açıklayabilecek hiçbir örnek olamaz/yoktur. )
( EXISTENCE vs./and HUMAN )
- VARLIK ile/ve İNSAN
- VARLIK ile/ve İRÂDE
( EXISTENCE vs./and WILL )
- VARLIK ile/ve İRÂDE
- VARLIK ve/<>/||/= İYİLİK
- VARLIK KAŞİF
( EXISTENCE
DISCOVERER )
- VARLIK ve/<> KUDRET
- VARLIK ve KÜRE
( Küre, varlığı simgeler. )
( ... VE Bir düzlemin üzerinde, aynı anda iki noktaya birden değemez. )
( EXISTENCE and SPHERE
The sphere symbolize the existence. )
- VARLIK ile/ve MANTIK
( EXISTENCE vs./and LOGIC )
- VARLIK ile/ve MANTIK
( EXISTENCE and LOGIC )
- VARLIK ile/ve/<> METAFİZİK
( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )
( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )
- VARLIK = MEVCUDİYET = BEING[İng.] = ÊTRE[Fr.] = SEIN, SEIENDE[Alm.] = ENS, ESSE[Lat.] = TO ON, EINAI[Yun.]
- VARLIK ile/ve MÜRİD
- VARLIK ile/ve MÜRİT
( EXISTENCE vs./and DISCIPLE )
- VAR-LIK ile/ve MUTLAK-LIK
( EXIST-ENCE vs./and ABSOLUTE-NESS )
- VARLIK ile/ve NOKTA
( Nokta, uzayın yokluğu, olumsuzlamasıdır. )
( Noktada yol yoktur. )
( ... İLE/VE Ahâdiyet simgesi. | Tanımsız. )
( EXISTENCE vs./and POINT )
- VARLIK ile/ve OLANAK
( ... İLE/VE Akılsal olarak olasılık verme. )
( EXISTENCE vs./and POSSIBILITY )
- VARLIK ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR
( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )
( EXISTENCE vs./and PROBABLE APOSTERIORI UNIVERSALISATION/S )
- VARLIK ile/ve/||/<> ÖZ ile/ve/||/<> KAVRAM
- VARLIK ile/||/<> ÖZGÜRLÜK
( Varoluş özden önce gelir )
( Jean-Paul Sartre tarafından 1943 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1905-1980) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk, özgürlük ve sorumluluk) )
- VARLIK ve RAHMET
( EXISTENCE and MERCY AND GRACE )
- VARLIK ile/ve RIZÂ'
( EXISTENCE vs./and CONSENT )
- VARLIK ile SAYI/SI
( EXISTENCE vs. QUANTITY OF EXISTENCE )
- VARLIK ile/ve SINIRLILIK
( EXISTENCE vs./and LIMITEDNESS )
- VARLIK ve/> SÜREKLİLİK
( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )
( VÜCUD ve/> BEKÂ )
- VARLIK ile/ve TAHSİL EDİLEN VAROLUŞ
- VARLIK ile VAR OLUŞ
- VARLIK ile VARLIK
- VARLIK ile VARLIK
- VARLIK ile/ve VARLIK OLARAK VARLIK
( ... ile/ve MİN-HAYSU-HÜVE-HÜVE )
- VARLIK ile VARLIKLI/LIK ile VARLIKSIZ ile VARLIK KARTI ile VARLIK BİLİMİ ile VARLIK NEDENİ ile VARLIK SEBEBİ ile VARLIK BİLİMCİ ile VARLIK BİRLİĞİ
- VARLIK/VUCUD ile/ve/değil/||/<>/> VAROLAN/VAROLUŞ/MEVCUDİYET
( Anlamın olduğu yerdir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Anlam aranmaz/bulunmaz. )
( Nedeni, kendinde olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Nedeni, dışarıda olan. )
( Aklın alanında/sınırlarında. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zihnin alanında/sınırlarında. )
( VARLIK [< BARLIK] [Türkçe'de V ile başlayan sözcük yoktur.] )
( Tektir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çoktur. )
( Varlık, ölçülebilir ile ölçülemezin; sınırlı ile sınırsızın; oranlanabilir ile oranlanamazın harmanıdır. )
( Kendi özüne bağlı olarak varoluş! )
( Varlığın, görünüşte ne başlangıcı ne de sonu vardır, çünkü o her an yeniden başlar. )
( Evrende, herhangi bir şey, ancak, ilişkileriyle varlaşır. )
( Birlik, barış ve varlık üretir. )
( Kendiyle çelişkide olanın, varlığı yoktur. Ya da anlık bir varlığı vardır ki, bu da aynı anlama gelir. )
( Varlaşma, ilişkilerin belirmesi; değişme, ilişkilerin değişmesi; gelişme, ilişkilerin çözülerek, ilgili nesne, olay, olgu için daha üst bir konumda, yeniden kurulmasıdır. )
( Varlığın ve yokluğun ötesinde, hakiki olanın sonsuzluğu yatar. )
( Varlığın, kendi hakkında bilinçli olması gerekmez. )
( Her ne görürseniz, o gördüğünüz, sürekli olarak sizin kendi varoluşunuzdur. )
( Bilincinde olmadığım bir şeyin, "var olmadığı"nı söylemek, tümüyle yanlıştır. )
( Bilinçli deneyiminiz dışında, var olduğunu iddia ettikleriniz, eldeki bilgilerden çıkarılmış sonuçlardır. )
( Bildiğinizi, sonuna kadar araştırın, inceleyin! Varoluşunuzun, bilinmeyen katmanlarına ulaşacaksınız. )
( VARLIK: İçerik(mahiyet) olarak harf, dışlaşmış(tezahür etmiş) olarak rakam. )
( Dış dünyada bulunan varolanların biçimleri, zihinde, kavramlar olarak bulunur. )
( Gerçek var oluşumuzun derin katmanlarına ulaştıkça, zihnimizin, yüzeydeki oyunlarının bizi pek az etkilediğini göreceğiz. )
( Varoluşta, süreklilik olamaz. )
( Kişi, kendi emeğinin varolanıdır. )
( Varlığın dört biçimi/yansıması:
* VUCUD-İ AYNÎ
* VUCUD-İ ZİHNÎ
* VUCUD-İ HATTÎ/KİTABÎ
* VUCUD-İ LİSANÎ/İBARÎ )
( VARLIK:
* Özne-nesne ilişkisinde somut(vucûd fi'l-a'yân [Ar.])
* Zihnî (vucûd fi'l-ezhân [Ar.])
* Sözlü (vucûd fi'l-ibâre [Ar.])
* Yazılı (vucûd fi'l-kitâbe [Ar.]) )
( VUCÛD-U HARİCÎ: Varoluşunu, benim istencime/irâdeme borçlu olmayan. )
( VARLIK: Ne yapacağının araçlarını bilmek açısından bilmek. )
( Bütünlük. İLE/VE/DEĞİL/<> Parça. )
( İlkeseldir. İLE/VE/DEĞİL/<> Olmayabilir. )
( Becoming has, apparently, no beginning and no end, for it restarts every moment.
What contradicts itself, has no being. Or it has only momentary being, which comes to the same.
Beyond being and not-being lies the immensity of the real.
Being need not be self-conscious.
To say that what I am not conscious of does not exist, is altogether wrong.
What you claim exists outside conscious experience is inferred.
Whatever you see it is always your own being that you see.
Investigate what you know to its very end and you will reach the unknown layers of your being.
When you reach the deep layers of your true being, you will find that the mind's surface-play affects you very little.
There can be no continuity in existence. )
( Bâtın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zâhir. )
( [not] EXISTENCE vs./and/but/||/<>/> PRESENCE )
( HEN TO ON )
( CUNZAI ile/ve ... )
- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN
( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )
- VARLIK ile/ve VAROLMA ile/ve YOKLUK
( Akla ilişkindir. İLE/VE Zamana ilişkindir. İLE/VE Zemine/mekâna ilişkindir. )
( ... İLE/VE Gerçeklik alanıdır. İLE/VE Gerçeklik kavramıyla karşılanamaz. )
- VARLIK ile/ve VAROLUŞ
- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN
- VARLIK ve VAROLUŞ ve İNSAN
- VARLIK ile/ve/değil/<> YAŞAMSALLIK/HAYATİYET[Ar.]
- VARLIK ile/ve YOK VARLIK
( ... İLE/VE Tin. )
( Sadece kişi, yoktan varolur. )
( ONTOS ON >< UK ON )
- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )
- VAR/LIK ile/>< YOK/LUK
( dır. İLE/>< değildir. )
( Sorun. İLE/>< Hiç. )
( Hiç. İLE/>< Sorun. )
( Dans var, dansçı yok; Dansçı var, dans yok. )
( Seviştirir. İLE/>< Dövüştürür. )
( [varolanın/nesnenin] Yüklem alabilmesiyle. İLE/>< Yüklem alamamasıyla. )
( EXISTENCE vs./>< NONEXISTENCE )
- VARLIK ile/ve YÖNTEM
( EXISTENCE OF WHAT vs./and METHOD )
- VARLIK ile/ve/<> YORUMLANMIŞ VARLIK
( ... İLE/VE/<> Dil. )
- VARLIKBİLİM ile/ve FİZİK
( ONTOLOGY vs./and PHYSICS )
- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT
( ONTOLOGY and TRUTH )
- VARLIKBİLİM = MEHBAS-İ VÜCUT = ONTOLOGY[İng.] = ONTOLOGIE[Fr., Alm.] = ONTOLOGIA[Lat.] = ON, ONTOS[Yun.]
- VARLIKBİLİM ile VARLIKDENEYİM
( ONTOLOGY vs. ONTOEXPERIMENT )
- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)
- ... VARLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR değil ... VAROLUŞLARINI SÜRDÜRÜYOR
- VARMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOLCULUK
- VAROLAN BİLİM(ONTOLOJİ) ile/ve VARLIK FELSEFESİ
- VAROLAN BİLİMİ ile/ve/||/<> UYGULAMALI VAROLAN BİLİMİ
- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE
- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA
( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )
- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/||/<>/> BİLİNEN/MALUM
- VAROLAN/VAROLUŞ ile/ve GEÇİCİ VAROLAN/VAROLUŞ
( EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE )
- VAR OLAN ile/ve KAVRAM
( EXIST vs./and CONCEPT )
- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)
( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )
- VAROLANBİLİMİ ile/ve/||/<>/> BİLGİBİLİMİ
( ONTOLOGY vs./and/=/||/<>/> EPISTEMOLOGY )
- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL
- VAROLANIN/NESNENİN:
YÜKLEM ALABİLMESİ ile/>< YÜKLEM ALAMAMASI
( Varlık. İLE/>< Yokluk. )
- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK
( ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY )
- VAROLDUĞUNDAN DOLAYI DÜŞLENEN ile/ve/||/<> DÜŞLENDİĞİNDEN DOLAYI VAR OLACAK OLAN
- VAROLMA ile VARLIK
( Kişinin elindedir. İLE Üzerine düşünülebilecek/söylenilebilecek herşeyin bulunduğu ve hiçbir şeyin bulunmadığı. )
- VAROL-MASI değil VAR OLMASI
- VAROLUŞ NESNESİ ile/ve VAROLUŞ ÖZNESİ
( EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT )
- VAROLUŞ ile/ve/||/<> DİL ile/ve/||/<> MANTIK
- VAROLUŞ ve/<> DİRENÇ
- VAROLUŞ ve/||/<> ÖLÇÜ ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> TÜZE ve/||/<> SANAT ve/||/<> SPOR ve/||/<> BÜTÜNLÜK ve/||/<> SUSABİLMEK ve/||/<> YOK/LUK
( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)
[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )
( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )
- VAROLUŞÇU MAHİYET ALGISI/YORUMU ile MAHİYET
( Öncelik. İLE Sınır. )
( Sadece insanda. İLE Tüm varolanlarda. )
( Zamansal. İLE Olguların kaynağı. )
- VAROLUŞ'TA:
KUŞKULANILAMAZLIK ile/ve KANITLANAMAZLIK
- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK
( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )
- VAROŞ ile/<> FAVELA
( Gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. İLE/<> Rio de Janeiro - Brezilya gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. )
- VARSAYMAK ile MUTLAK KABUL ETMEK
( United Kingdom + 19 countries English: turkey The de facto official language of the United Kingdom is English, which is spoken as the primary language of 95% of the UK population. The Welsh language is also an official language in Wales, is the only de jure official language in any part of the United Kingdom, and is the second most spoken language in the United Kingdom. )
( TO SUPPOSE vs. TO ACCEPT AS ABSOLUTE )
- VARSIL/ZENGİN ile/değil/yerine GANÎ
- VARSIL/ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )
( BATÎH ile ... )
- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ
- VARSILLAŞMAK ile VARSILLAŞTIRMAK ile VARSIL/LIK ile VARSIL ERKİ
- VARSILLIK/ZENGİNLİK(") ile/ve/değil/||/<>/> VARLIK/SERVET
( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Fısıldar. )
- VARSIL/LIK(ZENGİN[Fars. < SENGİN]/LİK) ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)
( Malı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< Çenesine vurur. )
( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< Erdemin düşmanı. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< Suçsuz olmasına karşın, "düzenden"/"erkten" korkan. )
(
)
( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar varsıl değilizdir. )
( "Beş parasızmış" gibi yaşadıklarından dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< "Zenginmiş" gibi yaşadıklarından dolayı. )
( Yoksulluğu över. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< "Varsılları" savunur. )
(
)
- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ
( ... İLE Varlıklı. )
- VARSIL/ZENGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGIN
( Yüksek bir makamda bulunan namuslu biri, görev süresi sona erdiği zaman, varsıl değil saygın biri olmalıdır. )
- VAR/VARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< O
- VARYANS İLE STANDART SAPMA İLE ARALIK ile/||/<> YAYILIM ÖLÇÜLERİ
( Veri dağılım göstergeleri. )
( Formül: σ² = Σ(x-μ)²/n )
- VAŞAK ile KANADA VAŞAĞI
( )
(
)
( LYNX cum LYNX CANADENSIS )
- VASAT ile/ve/değil/<> İTİDAL
- VASATÎ HATÂ[Ar.] ile VASATÎ MÜRABBAÎ HATÂ[Ar.]
( [matematikte] Herhangi bir şeyin müteaddit ölçülerinin vasatîsi olan rakamı beher ölçü miktarını temsil eden rakamdan çıkarmak sûretiyle elde edilen farklar toplamının ölçü adedine bölümünden elde edilen ± hatâ miktarı. [Fr. ERROR MEDIUS] İLE Herhangi bir şeyin müteaddit ölçülerinin vasatîsi olan rakamı beher ölçü miktarını temsil eden rakamdan çıkarmak suretiyle elde edilen farkların kareleri toplamının kökünün ölçü adedine bölünmesinden elde edilen ± hatâ miktarı. [Fr. ERROR MEDIUS METUENDUS] )
- VASATÎ[Ar.] değil/yerine/= ORTALAMA
- VASAT/LIK ile VASATİ
- VASÎ[< VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂRİS[< VERÂSET | çoğ. VERESE]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Kendine kalıt/miras kalan kişi/ler. )
- VASÎ[Ar. < VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂSİ/VÂSİA[Ar. < VÜS'AT]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )
- VÂSITA[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ/TAŞIT
- VASITA değil/yerine/= TAŞIT
- VASITA ile TAŞIT ile ARAÇ
- VASITA/LIK ile VASITALI ile VASITASIZ/LIK ile VASITA HALİ ile VASITALI VERGİ ile VASITASIZ VERGİ
- VASİYET değil/yerine/= TUTSUĞ
- VASİYETSİZ ile BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK KESİMİ ile BAĞIRSAK
( INTESTATE vs. INTESTINAL vs. INTESTINAL CUT vs. INTESTINE )
( بي وصيت ile رودهاي ile روده بر ile معاء ile روده )
( BEY VASYT ile RUDEHYAY ile RUDEH BAR ile معاء ile RUDEH )
- VASKÜLER/VASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARLI OLUŞUM | DAMARSAL
- VATAN:
MEZAR ve/||/<> İNSAN ve/||/<> DİL ve/||/<> DÜZEN/NİZAM ve/||/<> TARİH ve/||/<> DESTAN/LAR ve/||/<> GAZÂVATNÂME ve/||/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/||/<> NİNE VE NİNNİ ve/||/<> ROMAN ve/||/<> HATIRAT
- VATAN-MİLLET (ELELE/SAKARYA)
- VATANDAŞ ile SEÇMEN
- VATANINI SEVMEK ve/||/<> ALLAH'I SEVMEK
- VATANLAŞTIRMAK ile VATAN ile VATANİ ile VATANSIZ/LIK ile VATAN BORCU ile VATAN HAİNİ ile VATANİ GÖREV ile VATANİ VAZİFE ile VATAN HAİNLİĞİ
- VATMAN[İng.] ile KONDÜKTÖR[Fr.]
( Tramvay sürücüsü. İLE Yolcu trenlerinde, biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli. )
- VATNAJÖKULL ile/ve/<> LANGJÖKULL ile/ve/<> HOFSJÖKULL
( Kuzey Kutbu'nda ve İzlanda yakınlarındaki üç büyük buzul. )
- VATOZ ile DİKENLİ/İĞNELİ VATOZ
( ... İLE Karayipler'de yaşarlar. )
( Köpekbalıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık. İLE ... )
( RAJA CLAVATA cum ... )
- VATOZ ile ELMAS VATOZU
- VATOZ ile KIRKAMBARBALIĞI
( ... İLE Büyük bir tür vatoz. )
- VAZ CAYDIM değil VAZGEÇTİM
- VAZCAYMAK" değil VAZGEÇMEK ya da CAYMAK
- VAZDA, NERMİN (VİSEGRAD, YUGOSLAVYA, 1967) :
( Sarajevo (Yugoslavya) kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1993 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı.. Bu süre içinde 35 lig ve 5 kupa olmak üzere 40 resmi ve ayrıca 25 özel maçla birlikte toplam olarak 65 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 6, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 13 olmak üzere takımına 20 gol kazandırdı. )
- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!
( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )
- VAZGEÇMEK ile/değil/yerine DİNLENMEK/ARA VERMEK
- VAZGEÇMEK ile/ve/||/<> GAMBİT[İt. < GAMBETTO: Çelme takma, ayağa takma. < GAMBA: Bacak.]
( ... İLE/VE/||/<> Satrançta, oyuncunun, açılışta ya da süreçte, amaçlı olarak piyon ya da bir ya da birkaç taşından vazgeçmesi. )
(
Satrançtaki Gambit Açılışları
"Gambit" sözcüğü Türkçe'de çoğunlukla gambit olarak bırakılır; teknik bağlamda Açılış fedâsı da kullanılabilir.
| İngilizce | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Queen's Gambit | Vezir Gambiti (Vezir Açılış Fedâsı) | Beyaz, d4 ardından c4 sürerek c piyonunu fedâ edip merkezde üstünlük kurmayı hedefler. |
| King's Gambit | Şah Gambiti (Şah Açılış Fedâsı) | Beyaz, e4'ten sonra f4 oynayıp f piyonunu fedâ ederek hızlı gelişim ve saldırı arar. |
| Evans Gambit | Evans Gambiti | İtalyan Açılışı içinde b4 piyon fedâsıyla hızlı taş gelişimi amaçlanır. |
| Danish Gambit | Danimarka Gambiti | Beyaz, birkaç piyonu fedâ ederek çok hızlı gelişim ve açık hatlar elde etmeye çalışır. |
| Benko Gambit (Volga Gambit) | Benko Gambiti (Volga Gambiti) | Siyah, vezir kanadında piyon fedâ eder; uzun vadede açık hatlar ve kaleler için baskı fırsatları doğar. |
| Smith-Morra Gambit | Smith-Morra Gambiti | Sicilya Savunması’na karşı beyaz c3 piyonunu fedâ eder; gelişim temposu kazanmak ister. |
| Scotch Gambit | İskoç Gambiti | İskoç Açılışı içinde piyon fedâsına dayalı keskin bir varyanttır. |
| Latvian Gambit | Letonya Gambiti | Siyah, e5 sonrası f5 sürerek agresif ama riskli bir fedâ yapar. |
- VAZGEÇMEK ile ÖDÜN VERMEK
( TO GIVE UP vs. TO MAKE CONCESSIONS )
- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH
( TO GIVE UP vs. TO PREFER )
- VAZGEÇMEK ile YERİNE KOYMAK
- VAZGEÇMEYELİM ve ERTELEMEYELİM ve
ÜŞENMEYELİM
( TO GIVE UP vs. TO POSTPONE/DELAY )
- VAZÎ'A[Ar.] ile HUSRÂN[Ar.]
- VAZİFE değil/yerine/= GÖREV
- VAZÎFE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV/GÖREV; İŞ
- VAZİFELENDİRMEK ile VAZİFE ile VAZİFELİ/LİK ile VAZİFESİZ/LİK ile VAZİFE ŞEHİDİ ile VAZİFE KURBANI
- VAZİYET ETMEK değil/yerine/= EL KOYMAK
- VAZO[İt. < VASO]/SÜRÂHÎ[Ar.] değil/yerine/= SULUK/DOLÇA
( ... İLE/DEĞİL İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.den yapılan kap. )
- VAZOKONSTRİKTÖR/VASOCONSTRICTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜCÜ
- VBP/DATA SCIENCE PYRAMID[İng.] değil/yerine/= VERİ BİLİMİ PIRAMİDİ
- VEBA ile VEBAL ile VEBALI
- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< VİCDAN[Ar.]
- VECÂR/VİCÂR[Ar. çoğ. EVCİRE, VÜCÜR] ile ...
( Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. )
- VECD ile ŞEHVET
- VECD ve/> VİCDAN ve/> ZEVK
( LAF-Ü-GÜZAF, KIL-Ü-KÂL KALKTIĞINDA GERİYE ZEVK VE VİCDAN KALIR )
- VECHE ile/ve/değil İTİBAR
- VECİBE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV
- VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA[Fr. < APHORISME] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ
- VECİZ/LİK ile VECİZE
- VECÎZ/VECÎZE[Ar. < VECÂZET] ile VECÎZE[Ar.]
( Kısa, derli-toplu. İLE Özdeyiş, îcazlı söz, lâfzı az mânâsı çok ifade. )
- VECT ile VECTLİ
- VECTOR FİELD ile/||/<> SCALAR FİELD
( Vector field vektör her nokta İLE scalar field sayı her nokta. )
( Formül: Vector İLE scalar assignment )
- VEGAN BESLEN("ME")MEK/OL("MA")MAK:
HAYVANLARA ve/değil/yerine/||/<>/> BİZE
( Pahalıya mal olur. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Ucuza mal olur. )
( APUKURYA[Yun.]: Et yenilmeyen dönem. )
- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" | değil/yerine/>< 6 İLKE
( )
- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN
- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME
( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )
( ... avec/et FACULTE ESTIMATIVE )
- VEKÂLET:
MÜŞTEKÎ ile/ve/değil/||/<> MÜDÂFİ
( [Vekâletnâme] Gerekir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gerekmez. )
( Müştekinin vekili olur. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sanığın/şüphelinin müdâfisi olur. )
- VEKÂLET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BAĞITI
- VEKÂLET ÜCRETİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK ÖDENCİ
- VEKÂLET ile/değil İCÂZET
- VEKALET ile VEKALET ÜCRETİ
- VEKALETEN ATAMAK ile VEKALETEN ATANMAK ile VEKALETEN
- VEKİL/LİK ile VEKİL VÜKELA
- VECTOR FIELD[İng.] / CHAMP VECTEURIEL[Fr.] / VEKTORFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ALANI
- VEKTORKOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR BAĞLAŞIM KATSAYISI
- VECTOR COUPLING COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE DU VECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ÇİFTLENİM KATSAYISI
- VECTOR FUNCTION[İng.] / FONCTION VECTORIELLE[Fr.] / VEKTORFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR İŞLEVİ/FONKSİYONU
- VECTOR MESON[İng.] / MÉSON VECTEUR[Fr.] / VEKTORMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR MEZON
- VEKTÖR UZAYI ile/||/<> AFİN UZAY
( Vektör orijin var toplama, afin nokta farkı vektör. )
( Formül: Origin İLE point differences )
- VEKTÖR:
YEĞİNLİK/ŞİDDET ve/||/<>/> YÖN
- VEKTÖR YEĞİNLİK ŞİDDET ile/||/<> YÖN
( )
( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )
- VEKTÖR[İng. < VECTOR ][Fr. < VECTEUR] değil/yerine/= BİLEŞKE | YÖNEY | TAŞIYICI
( Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok imiyle gösterilen doğru çizgi. | Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. | Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı ya da omurgasız taşıyıcı dirimli. )
- VEKTOR ile/||/<> SKALER
( Vektörün yönü var, skalerin sadece büyüklüğü var )
( Formül: F⃗ İLE m )
- VECTOR[İng.] / VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR
- VEKTÖR ile/ve/değil/||/<>/< VEKTÖR UZAYI
( )
( Bir vektör, vektör uzayının öğesidir. )
- VECTOR PRODUCT[İng.] / PRODUIT VECTORIEL[Fr.] / VEKTORPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖREL ÇARPIM
- VEL-HÂSIL/VEL-HÂSIL-I KELÂM değil/yerine/= KISACASI/SÖZÜN KISASI
- VELÂYET değil/yerine/= EGELİK
- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI
- VELÂYET ile NUSRET[< NASR]
( Ermişlik, velîlik. | Allah dostluğu. | Velî ve ermiş olan kişinin hâli ve sıfatı. | Başkasına sözünü geçirme. | Dostluk, sadâket ile. İLE Yardım. | Allah'ın yardımı. | Başarı, üstünlük. )
- DERLER":
"VELÎ" ile/ve/ne yazık ki "ZINDIK"
( [İşin ...]
Başında. @@ "Sonunda". )
- VELÎME[Ar. çoğ. VELÂİM] ile ...
( Düğün yemeği/ziyafeti, şölen. | Evlenme, düğün. )
- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]
( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )
( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )
- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI
- VENEDİK TÜZÜĞÜ
- VENTURI-ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= VENTURİ BORUSU
- VENÜS KITALARI: ISHTAR ile AFRODİT(APHRODITE)
- VENUS URANIA ile/ve/||/<> VENUS PANDEMUS
( Saf Aşk. İLE/VE/||/<> Duygularla olan. )
( Gökte. İLE/VE/||/<> Yerde. )
- ZÜHRE[Ar.]/VENÜS[Fr.] değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/AKŞAMYILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN
( Merkür'den sonra, güneşe en yakın gezegen. )
( Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına karşın sıcaklık bakımından 464 °C ile birinci sıradaki gezegendir. Bunun nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir. )
( Saat yönünde dönen tek gezegen, Venüs'tür. )
- VENÜSÇİÇEĞİ
( Salepgillerden, esmer kırmızımsı renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi. )
( CEYPRIPEDIUM CALCEOLUS )
- VEP/VİZÜEL EVOK POTANSİYEL/VISUAL EVOKED POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL UYARILMIŞ GİZİL GÜÇ
- VER PİYAZI, ÇEK AYAZI ile ...
- VERANDA[Fr. < Port.] ile/||/<> TERAS[Fr. < TERRASSE]/TARAÇA/AYAZLIK
( Daha çok ayrı yapıların zemin katında yer ile aynı seviyede ya da biraz yükseltilmiş, ön cepheyi kaplayan, üzeri bir çatıyla örtülü, yanları açık ya da camlı büyükçe sundurma. İLE/||/<> Apartmanlarda ya da evlerde en üst katın üç tarafı ve üstü açık olan bölümü. )
- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ değil/yerine/= KALITÇILIK VE GEÇİNÇ VERGİSİ
- VERBAL/NON-VERBAL değil/yerine/= SÖZEL/SÖZEL OLMAYAN
- VERBAL vs. ORAL
- VEREM[Ar.]/SİLL[Ar.]/ÇIBAN/AKARSU ile AKARCA/FİSTÜL[Fr.]
( ... İLE Kemik veremi. | Sürekli işleyen çıban. | Küçük akarsu. | Kaplıca. )
- VEREM ve/||/<> VEREM/KOH BASİLİ(MİKROBU)[< R. Koh adından]
- VERESİYE/YAPASIYA KADAR değil/yerine VERENE/YAPANA KADAR
- VERGİLEMEK ile VERGİLENDİRMEK ile VERGİ ile VERGİCİ/LİK ile VERGİLİ ile VERGİSİZ ile VERGİ ORANI ile VERGİ DİLİMİ ile VERGİ İADESİ ile VERGİ KAÇAĞI ile VERGİ DAİRESİ ile VERGİ MATRAHI ile VERGİ KAÇAKÇISI ile VERGİ MUAFİYETİ ile VERGİ MÜKELLEFİ ile VERGİ YÜKÜMLÜSÜ ile VERGİ REKORTMENİ ile VERGİ BEYANNAMESİ ile VERGİ KAÇAKÇILIĞI
- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET
( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )
( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )
( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )
( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )
( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )
( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi.
Çinliler, ona Edebü'l-Mülûk der; Maçinliler, onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırır. Bu meşrık ilinin büyükleri, buna doğruca Zînetü'l-ümerâ der.
İranlılar buna Şehnâme der, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anar. )
(
)
( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |
vs./AND/+/<>/>/<
Time and place. )
( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |
vs./AND/+/<>/>
"Why?" question and answers. )
( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |
vs./AND/+/<>/>/<
Sentence. )
( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi ve dışı |
İLE/VE/+/<>/>/<
Zamanı ve Zemini )
( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |
İLE/VE/+/<>/>/<
Tümce. )
( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |
İLE/VE/+/<>/>/<
"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )
( DATA vs./and/<>/>/< INFORMATION vs./and/<>/>/< KNOWLEDGE vs./and/<>/>/< WISDOM, AWARENESS vs./and/<>/>/< ELEGANCE )
- VERİ BİLİMİNDE:
YAPAY ZEKÂ ile/ve/||/<>/> MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/ve/||/<>/> DERİN ÖĞRENME
(
)
( 


)
- UNIVERSE OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİ EVRENİ
- VERİ ile VERİ ANALİZİ ile VERİ TAŞIYICI ile VERİ HÜCRESİ ile VERİ MERKEZİ ile VERİ KANALI ile VERİ İLETİŞİMİ ile VERİ SIKIŞTIRMA ile VERİ EKRANI ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ FORMATI ile VERİ İŞLEME ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ DÜZEYİ ile VERİ YÖNETİMİ ile VERİ ORTAMI ile VERİ ORGANİZASYONU ile VERİ İŞLEME ile VERİ İŞLEMCİSİ ile VERİ KAYDEDİCİ ile VERİ KAYDI ile VERİ AZALTMA ile VERİ ALMA ile VERİ SETİ ile VERİ YAPISI ile VERİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile VERİ İLETİMİ ile VERİ BİRİMİ
( DATA vs. DATA ANALYSIS vs. DATA CARRIER vs. DATA CELL vs. DATA CENTER vs. DATA CHANNEL vs. DATA COMMUNICATION vs. DATA COMPACTION vs. DATA DISPLAY vs. DATA ELEMENT vs. DATA FORMAT vs. DATA HANDLING vs. DATA ITEM vs. DATA LEVEL vs. DATA MANAGEMENT vs. DATA MEDIUM vs. DATA ORGANIZATION vs. DATA PROCESSING vs. DATA PROCESSOR vs. DATA RECORDER vs. DATA RECORDING vs. DATA REDUCTION vs. DATA RETRIEVAL vs. DATA SET vs. DATA STRUCTURE vs. DATA TRANSDUCER vs. DATA TRANSMISSION vs. DATA UNIT )
( مفروضات ile داده ها ile داده کاوي ile داده بر ile ياخته داده ile مرکز داده ها ile مجراي داده ها ile ارتباط دادهاي ile داده فشاري ile داده نما ile عنصر داده ile قالب داده ها ile داده گرداني ile قلم داده ile سطح داده ile مديريت داده ها ile داده رسان ile سازمان داده ها ile داده پردازي ile داده پرداز ile پردازنده دادهها ile ضباط داده ها ile داده نگار ile داده نگاري ile ضبط داده ها ile داده کاهي ile بازيابي دادهها ile مجموعه داده ها ile ساخت داده ها ile مبدل داده ها ile مخابره داده ها ile واحد داده )
( MOFRUZAT ile DADEH CPEHA ile DADEH KAVY ile DADEH BAR ile YAKHTEH DADEH ile MARKZ DADEH CPEHA ile MOJRAY DADEH CPEHA ile ERTABAT DADEHYAY ile DADEH FESHARY ile DADEH NAMA ile ONSER DADEH ile GHALEB DADEH CPEHA ile DADEH GARDANY ile GHALAM DADEH ile SATH DADEH ile MADYRYT DADEH CPEHA ile DADEH RESAN ile SAZMAN DADEH CPEHA ile DADEH PARDAZY ile DADEH PARDAZ ile PARDAZANDEH DADEHESA ile ZABAT DADEH CPEHA ile DADEH NEGAR ile DADEH NEGARY ile ZABT DADEH CPEHA ile DADEH KAHY ile BAZYABY DADEHESA ile MAJMUE DADEH CPEHA ile SAKHT DADEH CPEHA ile MOBDEL DADEH CPEHA ile MOKHABREH DADEH CPEHA ile VAHAD DADEH )
- DONOR LEVEL[İng.] / NIVEAU DONNEUR[Fr.] / DONATORNIVEAU, DONORNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ DÜZEYİ
- DONOR[İng.] / DONNEUR[Fr.] / DONATOR, DONOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ
- SPREAD OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİLERİN DAĞILIMI
- VERİLİ (ORTAK) AKIL ile/ve/> KURULU (ORTAK) AKIL
( Kültür. İLE/VE/> Uygarlık. )
( Nedenbilimsel. İLE/VE/> Erekbilimsel. )
- VERİLİ OLAN ile GERÇEK OLAN
( Gerçeğe varmış kişi, en içten kişidir. )
( Gerçeği arayışın kendi gerçeğin devinimidir. )
( Gerçeğin devam gereksinimi yoktur. )
( En iyi olan, yalnızca gerçek olandır. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Gerçeğe varış, kaynağı keşfetmek ve onda karar kılmaktır. )
( The realised person is the most earnest person.
The search for reality is itself the movement of reality.
Reality need not continue.
The real is your only good.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
The real is for all and forever.
If you can convey, it is not the real thing.
Realisation consists in discovering the source and abiding there. )
( BEING EMBEDED vs. BEING TRUE/REAL )
- VERİLİ ile ÇEVRİLİ
- VERİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANILMIŞ
( VEHBÎ İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< KESBÎ )
- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )
- VERİLMEK ile VERİŞTİRMEK ile VERİLEBİLMEK ile VERİMSİZLEŞMEK ile VERİMSİZLEŞTİRMEK ile VERİ ile VERİM ile VERİT ile VERİŞ ile VERİCİ/LİK ile VERİMLİ/LİK ile VERİMSİZ/LİK ile VERİ İŞLEM ile VERİ ORTAMI ile VERİ TABANI ile VERİ BANKASI ile VERİ DOSYASI ile VERİ TOPLAMA
- VERİM / VERMİM/VERMEYİM" ile/değil VEREYİM / VERMEYEYİM
- VERİMLİLİK ve/> BAŞARI
( PRODUCTIVITY vs./> SUCCESS )
- VERİMLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇİLECİ/LİK
- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK
- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞI BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK yerine AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK
- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞIYA BAKAR BİÇİMDE UZATMAK yerine/değil AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR BİÇİMDE) UZATMAK
- VERİVERMEK ile VERİ VERMEK
- Vermek için DİNLE!!!
- Vermek için SUS!!!
- VERMEK:
SELENİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KULAĞINI
( Az kişiye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok kişiye. )
- VERMEK/VERİLMİŞ OLAN ile/ve/değil EMÂNET ETMEK/EDİLMİŞ OLAN
- VERMEK ile ALMAK
( TO GIVE vs. TO TAKE )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE WITHOUT EXPECTATION
TO GIVE WITHOUT EXPECTATION instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK
- VERMEK ile/ve/değil/yerine DEVRETMEK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO TRANSFER
TO TRANSFER instead of TO GIVE )
- VERMEK ile FAYDA SAĞLAMAK ile TARAFSIZ ile TARAFSIZ OLARAK
( IMPART vs. IMPART BENEFITS vs. IMPARTIAL vs. IMPARTIALLY )
( بهرهمند ساختن ile افاضه کردن ile بي غرض ile حق گو ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
( BACPAREAMAND SAKHTAN ile AFAZEH KARDAN ile BEY GHARZ ile HAGH GO ile بيطرفانه ile بيغرضانه )
- VERMEK ile/ve/<>/değil GERİ VERMEK
- VERMEK ile/ve/değil/yerine HEDİYE ETMEK
( TUHFE: Armağan, hediye. | İlâhî hediye. )
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE AS A GIFT
TO GIVE AS A GIFT instead of TO GIVE )
- VERMEK ile/ve KATMAK
( TO GIVE vs./and TO ADD )
- VERMEK ile/ve/<>/< NASIL VERECEĞİNİ BİLMEK
( Aslolan/esas. İLE/VE/<>/< Yöntem/usûl. )
( TO GIVE vs./and/<>/< WISDOM OF HOW TO GIVE )
- VERMEK ile PES ETMEK
( GIVING vs. GIVING UP )
( منتج ile واگذاري ile دهش ile ترک ile انصراف )
( MONTEJ ile VAGOZARY ile DAHASH ile TARK ile ENSERAF )
- VERMEK ile/ve/değil/yerine SUNMAK
( [not] TO GIVE vs./and/but TO OFFER
TO OFFER instead of TO GIVE )
- VERMEK ve/||/<>/> VAR OLMAK
- VERMEK ve/||/<>/> VARMAK
- VERMEK ile/ve/||/<>/>/< VAZGEÇMEK
( TO GIVE vs./and TO GIVE UP )
- VERMEK ile/ve/değil ZAMANINDA VERMEK/İNFÂK[Ar.]
( [not] TO GIVE vs./and/but TO GIVE IN RIGHT TIME )
- VERMEK/ALMAK ile PAYLAŞMAK
( Paylaşmak, zevki bir kat artırır. )
( TO GIVE/TO TAKE vs. TO SHARE )
(1996'dan beri)