Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(148/160)
- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ
- UZAK BİR YER ile/ve/<> UZAAAK BİR YER
( Dilde. İLE/VE/<> Belâgatta. )
- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN <>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN <>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"
- UZAK DURMAMAK/DURMAK ile/ve/=/||/<> RIZÂ GÖSTERMEK/GÖSTERMEMEK
- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR
- Uzaklarda öten horozu DİNLE!!!
- UZAKLAŞMAK ile/ve/değil UZAK DURMAK
( [not] TO DIGRESS/TO APPROACH vs./and/but TO KEEP/STAY AWAY )
- UZAKLIK/MESAFE ile UZAY UZAKLIĞI
( DISTANCE vs. PARSEC[pc = 206.265 AU] )
- UZAKTAN EN İYİ FARK EDİLEN RENK ile ...
( TURUNCU )
- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile VÜS'AT[Ar. < VÂSİ/VÂSİA]
( Belirli noktalar toplamı. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )
- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ
- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY
( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )
( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )
( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )
( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )
( [not] PLANE vs./and/but/||/<>/> SPACE
SPACE instead of PLANE )
- UZAMAK" ile "SIVIŞMAK"
- UZAMAK ile/değil UZAKLAŞMAK
( Argoda ve/ya da günlük düşük dilde. İLE/DEĞİL ... )
- UZAMLI ŞEY = EXTENDED THING[İng.] = CHOSE ÉTENDUE[Fr.] = AUSGEDEHNTE DING[Alm.] = RES EXTENSA[Lat.]
- UZANMAK (YATMAK) ile BANYODAN/DUŞTAN SONRA UZANMAK (YATMAK)
- UZANTI ile/ve/<> GÖSTERİM/TEMSİL
- UZANTI ile/ve/değil/||/<>/< YAKLAŞIM
- UZATMA ile/değil SARKITMA
- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ
- UZATMA! ile/ve/||/<>/> UZLAŞ! ile/ve/||/<>/> UNUT!
- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ
- UZATMAK ile/değil AYRINTIYA GİRMEK
- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR
- UZATMAK ile UZATILABİLİR ile UZATILMIŞ ile GENİŞLETİCİ ile UZANAN
( EXTEND vs. EXTENDABLE vs. EXTENDED vs. EXTENDER vs. EXTENDING )
( تمديد کردن ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile تعميم يافتن ile امتداد يافتن ile امتداد دادن ile قابل تمديد ile قابل تعميم ile تمديد شده ile ممدود ile توسعه دهنده ile بسط دهنده ile توسيع ile ممد )
( TAMADYD KARDAN ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile TAMYM YAFTAN ile EMTEDAD YAFTAN ile EMTEDAD DADAN ile GHABEL TAMADYD ile GHABEL TAMYM ile TAMADYD SHODEH ile ممدود ile TOSEEH DAHANDEH ile BAST DAHANDEH ile توسيع ile MAMAD )
- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU
- SPACE QUANTIZATION[İng.] / ESPACE DE QUANTIFICATION[Fr.] / RAUMQUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY KUANTALANMASI
- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ
( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )
( SPACE LATTICE )
( RAUMGITTER )
- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ
- SPACE CHARGE POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CHARGE D'ESPACE[Fr.] / RAUMLADUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ KUTUPLANMASI
- SPACE CHARGE[İng.] / CHARGE D'ESPACE, CHARGE SPATIALE[Fr.] / RAUMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ
- SPACE-TIME[İng.] / ESPACE-TEMPS[Fr.] / RAUM-ZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY-ZAMAN
- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY
- UZAYA ÇIKAN İLK HAYVAN:
MAYMUN değil MEYVE SİNEĞİ
( ALBERT II [1949'da 134 km.]
değil
AMERİKAN V2 [Temmuz 1946]
[Bir miktar tahıl tohumuyla birlikte uzaya fırlatıldılar.][Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkınlardı.] )
- UZAYZAMAN ile/||/<> MUTLAK UZAY VE ZAMAN
( Uzayzaman 4D birleşik, Newton mutlak ayrı uzay ve zamandır. )
( Formül: ds² = -c²dt² + dx² + dy² + dz² )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÜZENGİ AĞA SOKAK VE ÜZENGİ AĞA BAYIRI SOKAK :
( Yenimahalle'nin üst sınırlarını kapsayan çok geniş bir arazi parçasının Üzengi Ağa Arazisi olarak kaydı bulunmaktadır. Bu büyük arazi sonraları bölünerek yeni yeni yerleşim bölgeleri meydana geldi. Üzengi binek hayvanlarında kullanılır. Şöhreti dilden dile gezen üzengi ustası, yaptığı iş karşılığında çok kazanınca bu büyük alanın sahibi olur ve yaptığı iş dikkate alınarak kendisine Üzengi Ağa denir. Bu alan üzerinde bulunan iki sokaktan birine "Üzengi Ağa Bayırı Sokak" diğerine de "Üzengi Bayırı Sokak" adı verilir. Bu sokakların bir batı ve kuzey taraflarının bir kısmı Sarıyer Merkez Mahallesi sınırları içindedir. )
- ÜZENGİLEMEK ile ÜZENGİLENMEK ile ÜZENGİ ile ÜZENGİLİ ile ÜZENGİSİZ ile ÜZENGİ TAŞI ile ÜZENGİ KAYIŞI ile ÜZENGİ KEMİĞİ
- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve/yerine ALTINI ÇİZMEK
- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve GÖZARDI ETMEMEK
- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA
- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA
- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK
- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK
- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI
- ÜZGÜN ile/ve/||/<>/> SÜZGÜN
- ÜZGÜN/LÜK ve/||/<>/> DÜZGÜN/LÜK
- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl
- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]
- UZLAŞIM ve UNUTMAK
- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK
( [not] AGGREEMENT vs./and/but/<> HARMONIOUS UNITY )
- UZLAŞMAK ile UZLAŞILMAK ile UZLAŞTIRMAK ile UZLAŞABİLMEK ile UZLAŞI
- UZLAŞTIRMA ile UZLAŞTIRMA KURULU
- UZLET ile İTİKAF
- UZMANLAŞMAK ile UZMAN/LIK ile UZMAN HEKİM ile UZMAN ÇAVUŞ/LUK ile UZMAN DOKTOR ile UZMAN JANDARMA/LIK ile UZMANLIK BELGESİ
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD
- UZMANLIK ve/||/<>/>/< İŞBÖLÜMÜ
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK
( [not] PROFESSION vs./and/||/<>/but JOB
JOB instead of PROFESSION )
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK
( KOMPETAN avec ... )
- UZMAN/LIK ile/ve/||/<>/> YALANCI/LIK (YETİSİ)
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK
- ÜZMƏK[Azr.] = YÜZMEK[Tr.]
- UZÛBET[Ar.] ile UZÛBET/UZBET[Ar.]
( Tatlılık, şirinlik, lâtiflik. İLE Bekârlık, ergenlik. )
- ÜZÜCÜ ile KIRICI
- ÜZÜLME ve/||/<>/> BÜZÜLME
- ÜZÜLME ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMA
- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK
- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ
- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR
- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ
( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )
( ... cum RIBES GROSSULARIA )
- ÜZÜM ile KİŞMİŞ[Fars.]
( ... İLE Küçük taneli bir tür çekirdeksiz üzüm. )
- ÜZÜM ile MALAGA
( ... İLE İri taneli misket üzümü. )
( Hi, Has your business lost customers due to COVID-19? We might be able to help. https://primewebtraffic.club/up?=farklar.net We're throwing a lifeline to businesses by sending targeted visitors to their websites. If you're interested, click above for information about starting a free trial. There's no obligation or strings attached. Be safe and stay healthy. Alison Prime Web Traffic 2764 Pleasant RD Bld APMB9 #34 Fort Mill SC 29708 If you do not want to recieve this marketing material: https:///primewebtraffic.club/unsubscribe.php/?site=farklar.net )
( İNEB ile ... )
( ENGÛR ile ... )
- ÜZÜM ile RAZAKI[Ar.]
( ... İLE Kalınca kabuklu, iri ve uzunca taneli, şekeri çok, bir tür üzüm. )
- ÜZÜM ile ŞEKERCİBOYASI/AMERİKAN ÜZÜMÜ
( ... İLE Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana) )
( ... cum PHYTOLACCA AMERICANA )
- ÜZÜM ile ÜZÜMCÜ/LÜK ile ÜZÜMLÜ ile ÜZÜMSÜZ ile ÜZÜM SUYU ile ÜZÜM ÜZÜM ile ÜZÜMLÜ KEK ile ÜZÜM ASMASI ile ÜZÜM HOŞAFI ile ÜZÜM KURUSU ile ÜZÜM ŞEKERİ ile ÜZÜM ŞIRASI ile ÜZÜM PEKMEZİ ile ÜZÜM SALKIMI ile ÜZÜM SİRKESİ ile ÜZÜM KOMPOSTOSU
- UZUN SORU değil YANITI, UZUN (OLABİLECEK) BİR SORU
- (UZUN SÜRELİ) BELLEKTE:
ANISAL ile/ve/||/<> ANLAMSAL ile/ve/||/<> İŞLEMSEL
- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK
( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )
( LOOKING IN LONG PERIOD vs. WINK )
- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )
- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK
- UZUN, KÖKSAL (TRAZON. 1970) :
( İlk ve orta öğretimin ardından Spor Akademisini Trabzon'da tamamladı. Gaziantep Yunus Emre Lisesi, Ülgen Konukoğlu Lisesi, Adapazarı Arifiye Dostluk İlköğretim Okulu ve Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinden Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yaptı. Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde Vekâleten Müdür olarak da bir süre görev aldı. Trabzon'da İdmanocağı, İdmanyurdu, Gençlerbirliği, Köy Hizmetleri kulüplerinde amatör olarak futbol oynadı. Trabzon İdman Ocağı, Gaziantep Sanko ve Sarıyer Spor Kulübü alt yapısında öğretici ve eğitici olarak (antrenör) görev yaptı. )
- UZUNÇARŞILI, ORD. PROF. DR. İSMAİL HAKKI (İST. 1888 - 1977) :
( Büyükderelidir. Türk tarihçilerinin en büyüklerinden biridir. İlköğrenimini Nişanca Mahalle Mektebi ile Bahariye‘deki İplikhane Mektebinde tamamladı. Soğukçeşme Askeri Rüştiye Mektebine girdi. Bu okulu bitirdiği 1904'te Mercan Lisesine, 1910'da eski adı İstanbul Darülfünunu olan İstanbul Üniversitesine devam etti ve burayı bitirdikten sonra Kütahya Lisesine Tarih Öğretmenliğine atandı. Yunun Kuvvetleri Kütahya'yı işgal edene kadar göreve devam etti. Milli Mücadele başlarında Kuvayi Seyyarede "Fahri Raportör" olarak görev yaptı, 1922'de Kastamonu Lisesi tarih öğretmenliği görev üstlendi. Aynı yıl Balıkesir'e tayin edildi. 1924'te Balıkesir Milli Eğitim Müdürü oldu. 1925'te Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel müdürlüğü görevine atandı. 19.10.1927 Milletvekili seçimlerinde Balıkesir Milletvekili seçildi ve milletvekili olarak 1950 yılına kadar TBMM de görev yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşları arasında yerini aldı ve Atatürk'ün isteği ve direktifleri üzerine tarih araştırmaları üzerinde çalıştı. Kütahya ve Balıkesir Belediyelerinden "Fahri Hemşerilik" beratı aldı. Milletvekili olmasına rağmen akademik çalışmalarını aksatmadı ve Ord. Profesörlüğe yükseltildi. Milletvekilliğini bıraktıktan sonra da tarih araştırmalarını Topkapı Sarayı Kütüphanesinde devam ettirdi. 89 yaşında çalışma masası başında kalbi rahatsızlandı ve hastaneye götürülürken taksinin içinde vefât etti. Arşivlere girerek araştırma yapan ilk tarihçi olarak tanınır. Yüzden fazla, her biri kitap hacminde makalesi ve yirmiden fazla kitabı vardır. Kitaplarından bazıları şunlardır. Karesi Salnamesi, Karesi Meşahiri, Kitabeler I, Kitabeler II, Sivas Şehri, Osmanlı Devlet Teşkilatında Madhat, Osmanlı Devlet Teşkilatında Kapı Kulu Ocakları I - II, Osmanlı Saray Teşkilatı, Osmanlı Merkez ve Bahriye Teşkilatı, Osmanlı İlmiye Teykilatı, Anadolu Beylikleri, Osmanlı Tarihi 8 Cilt, Mithat Paşa ve Yıldız Mahkemesi, Mithat ve Rüştü Paşalar'ın Tevkiflerine Dair Vesikalar. Mithat Paşa Taif Mahkumları, Mekke - i Mükerreme Emirleri ve Çandarlı Vezir Ailesi. )
- LONGITUDINAL DIFFUSION TERM, B/U[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON TERİMİ, B/U
- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ
- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK
- UZUNLUK ile UZATMAK ile UZATMA ile UZUNLAMASINA ile UZUN
( LENGTH vs. LENGTHEN vs. LENGTHENING vs. LENGTHWISE vs. LENGTHY )
( درازا ile درازي ile طول ile درازتر کردن ile دراز کردن ile دراز شدن ile ممتد کردن ile تطويل ile از درازا ile از طول ile طولاني ile طويل ile طولاني مدت )
( DARAZA ile DARAZY ile TUL ile DARAZTAR KARDAN ile DARAZ KARDAN ile DARAZ SHODAN ile MOMTAD KARDAN ile تطويل ile AZ DARAZA ile AZ TUL ile TULANY ile طويل ile TULANY MADAT )
- UZUN/LUK ile/ve YÜKSEK/LİK
( İki nokta arasında. İLE/VE Zeminden hareket ederek. )
( LENGTH vs./and HEIGHT )
- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> (")ÇARESİZLİK(")
- ÜZÜNTÜ ile/ve HÜZÜN
( Geçmişin olumsuz(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). İLE Geçmişin olumlu(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). )
- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ
( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )
- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]
- ÜZÜNTÜ ile/ve/<> RAHATSIZLIK
- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE
( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )
- ÜZÜNTÜ ile ÜZÜNTÜLÜ ile ÜZÜNTÜSÜZ/LÜK
- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> YAS
- ÜZÜNTÜLÜ BİRİNE:
ACIMAK değil/yerine KIZMAK
- UZUNYA DALYANI :
( Uzunya koyunda kurulan beri bu dalyan uzun bir zamandan beri kurulmuyor. )
- UZUNYA DERESİ :
( Demirciköy'ün doğu tarafından çıkar ve denize kadar ulaşır. Yaz kış su akarı bulunmaktadır. )
- UZUNYA KOYU :
( Demirciköy'ün deniz sahilindeki tek koyudur. Koydan uzun yıllar kum alınması nedeni ile koy içerilere doğru biraz daha büyüme göstermiştir. )
- UZUNYA PLAJI :
( Demirciköy sınırları içinde ve Uzunya koyunu boydan boya kaplayan ilçenin önemli plajlarından biridir. Koy boydan boya plaj ve dilence yeri olarak kullanılmaktadır. Plajda her türlü ihtiyacı karşılayan tesis bulunuyor. Ayrıca çadır kurularak kamp yapılacak alan da bulunmaktadır. )
- UZUV ile UZUVCA
- VAAZ KÜRSÜSÜ ile/||/<> SON CEMAAT YERİ ile/||/<> SAKIF ile/||/<> HÜNKÂR MAHFİLİ
( Belirli gün ve saatlerde, imamın vaaz vermek için çıktığı, koltuk ya da küçük balkon biçimindeki bölüm. İLE/||/<> XIV. yüzyıldan itibaren cami ve mescitlerde yaygın olarak kullanılan, ana mekânın dışında yarı açık hazırlık bölümü. İLE/||/<> Camilerde son cemaat yerinin dışında ek bir bölüm. Özellikle iç avlusu olan yapılarda, cemaatin hava şartlarından korunması amacına yöneliktir. İLE/||/<> Camilerde hükümdara ayrılan bölüm.[Bazen galerinin bir bölümü, bazen ayrı bir daire biçimindedir.] )
- VAAZ/MEVİZE ile/ve/||/<>/> HUTBE
( Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma. İLE/VE/||/<>/> Cuma ve bayram namazlarında okunan dua ve verilen öğüt. )
- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA
- VACİB ile MUHTAR
- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR
- VACİB ile MÜMKÜN
( Varlığını kendinden alan. İLE Varlığını dışarıdan alan. )
- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI
- VÂDE FARKI değil/yerine/= SÜREV ARTISI
- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK
- VADESİ DOLMUŞ ile BİTİŞ TARİHİ ile SON TARİHLER ile DOLAYI ile GERÇEĞİNDEN DOLAYI
( DUE vs. DUE DATE vs. DUE DATES vs. DUE TO vs. DUE TO THE FACT THAT )
( قابل پرداخت ile پرداختني ile موعد مقرر ile مواعد ile براثر ile بمناسبت ile بر اثر ile به دليل ile به سبب ile به مناسبت ile بهدليلاينکه )
( GHABEL PARDAKHT ile PARDAKHTANY ile MOED MOGHARAR ile MOVAED ile BARASAR ile BAMNASBAT ile BAR ASAR ile BAH DELYLE ile BAH SABEB ile BAH MENASBAT ile BACPEHDELYLAYNAKEH )
- VADETMEK ile VADE ile VADELİ ile VADESİZ ile VADE SONU ile VADE BİTİMİ ile VADELİ HESAP ile VADELİ SATIŞ ile VADESİZ HESAP ile VADELİ MEVDUAT ile VADESİZ MEVDUAT
- VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ
( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )
- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE
( BAPTISM vs. BAPTISM OF THE CROSS vs. BAPTISMAL vs. BAPTIST vs. BAPTISTRY )
( تعميد ile غسل ile غسل تعميد ile خاج شويان ile تعميدي ile معمد ile تعميد دهنده ile تعميدگاه ile جاي تعميد )
( TAMYD ile GHASL ile غسل تعميد ile KHAJ SHOYAN ile تعميدي ile MAMAD ile TAMYD DAHANDEH ile تعميدگاه ile JAY TAMYD )
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]
( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> TENDER[Fr.]
( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı. İLE/VE/||/<> Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon. )
- VAGZAL değil/yerine/= DURAK
( )
- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK
( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )
( OASIS vs. MIRAGE )
- VAHDET ile/ve/<> TEVHÎD
( Olgu/durum. İLE/VE/<> İlke/kavram. )
( Durum. İLE/VE/<> Eylem. )
( ... İLE/VE/<> Kendinden memnun olmak. )
( TEVHÎD'E GEL, TEVHÎD'E
ZİKR ET! HAKK'I, HER YERDE )
( İnsan - İnsan ilişkisi. İLE/VE/<> İnsan - Tanrı ilişkisi. )
- VAHDET ile VAHDÂNİYYET
( Allah'a yakınlık, Allah'a ulaşma. | Yalnızlık, teklik, birlik. | Özgür bireylerin birliği. İLE Birlik, Allah'ın bir oluşu. )
- VAHDET ile VUSLAT
- VAHDET-EL VÜCÛD ile/ve/||/>/< VAHDET-EL MEVCÛD
( Çeşitlilik. İLE/VE/||/>/< Aynılaşma. )
- VAHDET-İ ŞUHÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ KUSÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ MEVCÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ VUCÛD
( UNITY OF WITNESSING vs./and/||/<>/also UNITY OF INTENTION vs./and/||/<>/also UNITY OF EXISTENCE vs./and/||/<>/also UNITY OF BEING )
- VAHDET-İ VUCUD ve/||/<> HALK-I CEDÎD
- VAHDET-İ VUCUD ile/<> HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM
( HAKK <> DOĞA ile HAKK > DOĞA )
- VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve VAHDET el-VÜCÛD
- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD
- VAHDET-İ VÜCÛD ile VAHDET-İ VÜCÛD
- VÂHİDE ile/ve MEAL GAYR
( Ben. İLE/VE Biz. )
- VAHİDİYETTE KESRET ile KESRETTE VAHİDİYET ile KESRETTE VAHİD
( Kesreti saklayamazsın fakat birliği/tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )
( Asıl tevhid, kesretten sonraki tevhiddir. )
( İş, bu kesreti tevhid etmektedir. )
( Kesreti saklayamazsın fakat birliği, tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )
- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK
- VÂHİM[Ar. < VEHM] ile VAHÎM[Ar. çoğ. VİHÂM, VAHÂMÂ]
( Kuran, kuruntulu. İLE Ağır, sonu tehlikeli, çok korkulu. )
- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET
- VÂHİME ile ...
( Gerçekliği olmayan değerler üretmek. )
- VAHİY ile HADİS(-İ KUTSÎ)
- VAHİY ile/ve "KUTSAL" METİN
- VAHİY ile/ve/||/<>/> TEBLİĞ
- VAHŞET ile/ve VAHÂMET["VEHÂMET" değil!]
- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK
- VAHŞÎ ile/<>/> BARBAR ile/<>/> UYGAR
( [İnsan/lık tarihinin] %66'sı. İLE/<>/> %33'ü. İLE/<>/> %1'i. )
- VAHŞİ ile/ve HIRÇIN
- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA
( BRUTAL vs. BRUTALITY vs. BRUTALIZE vs. BRUTALLY vs. BRUTE )
( بي رحم ile حيواني ile حيوانيت ile بي رحمي ile حيوان صفت نمودن ile بي رحمانه ile جانور خوي ile کودن ياشهواني )
( BEY RAHAM ile HEYVANY ile حيوانيت ile BEY RAHAMY ile HEYVAN SAFT NEMUDAN ile BEY RAHMANEH ile JANOR KHOY ile KOODAN YESHEHAVANY )
- VAHŞİLEŞMEK ile VAHŞİLEŞTİRMEK ile VAHŞİ/LİK ile VAHŞİCE ile VAHŞİ ORMAN ile VAHŞİ HAYVAN
- VAÎD[Ar.] ile VÂİZ[Ar. < VA'Z | çoğ. VÂİZÂN, VU'ÂZ]
( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. İLE Dini öğütlerde bulunan.[ibâdet yerlerinde] )
- VAJİNA ile/ve DÖLYATAĞI
( MEHBİL: Dölyolu. )
( VAGINA vs./and WOMB )
- VAJİNA ile/ve/değil EŞİK
- VAJRA ile/||/<> VARNA ile/||/<> ANİTYA
( Elmas ya da adamantin. Nihai yok edilemez ve gerçek anlamlarında kullanılır. @@ Dört temel kast. Aynı zamanda "renk" anlamına gelmektedir. @@ Geçicilik, değişkenlik; Theravada Budizmi'nde varoluşun üç özelliğinden biri. )
- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI
- VAKÂR[Ar.] ile REZÂNE[Ar.]
- VAKÂR[Ar.] ile TEVKÎR[Ar.]
- VAKF-I MÜŞTEREK ile VAKF-I MEVKUF
- VÂKIÂ[Ar.] ile VÂKIA[Ar. çoğ. VÂKIÂT] ile VAKİA[Ar. çoğ. VAKAYİ']
( Gerçek, gerçi, her ne kadar. İLE Olmuş bir iş, vuku' bulmuş, gerçek. | Düş, rüya. | Cenk, savaş. İLE Olay, vak'a, hadise. )
- VAKIF TEMELLERİ/AMAÇLARI:
HAYRAT ile/ve/||/<> AKARAT ile/ve/||/<> VAKIF
( Düşünsel/fikrî temel. İLE/VE/||/<> Amaç/gaye aracı/vasıtası. İLE/VE/||/<> Yaşamsallık/hayatiyet ve hukuksallık. )
- VAKIF[Ar. < VAKF: Duruş, durma.]/TESİS ile DERNEK/CEMİYET
( Bir mülkü kamu yararına -satılmamak kaydıyla- sonsuz olarak tahsis etmek. İLE Çıkarlarını savunmak, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan yasal topluluk. )
( FOUNDATION vs./and ASSOCIATION )
- VAKIF ile/ve CEMAAT
- VAKIF ile/ve/||/<> İRSÂDÎ VAKIF
- VAKIF/LIK ile VAKIF MALI ile VAKIF SENEDİ ile VAKIF ARAZİSİ ile VAKIF TOPRAĞI
- VAKİT NAMAZI ile TATAVVÛ
( Farz. İLE Sünnet ve teravih namazları. )
- VAKİT TAMAM OLDU, DAVET HENÜZ TAMAM OLMADI
- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI
- VAKT[Ar.] ile MÎKÂT[Ar.]
- VAKT-İ MERHÛN değil/yerine/= BEKLENİLEN ÇAĞ VE ZAMAN
- VAKT-İ MERHÛN ve/> MAYALANMA
( Doğum. VE/> ... )
- VACUUM, UNDERPRESSURE[İng.] / VACUUM, VIDE[Fr.] / VAKUUM, UNTERDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM, BOŞLUK
- VACUUM CORRECTION[İng.] / CORRECTION DU VIDE[Fr.] / VAKUUMKORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DÜZELTMESİ
- VACUUM TUBE[İng.] / TUBE À VIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= VAKUM TÜPÜ
- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK
- VAKUM[Lat.] değil/yerine/= BOŞLUK
- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA
- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON
- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL
- VAKUOL ile/||/<> VEZİKÜL
( Vakuol büyük depo İLE vezikül küçük taşıyıcıdır )
( Formül: Depolama İLE transport )
- VAKVAKLAMAK ile VAKVAK
- VALABİ ile KAYA VALABİSİ
- VALANS BANDI ile/||/<> İLETKENLİK BANDI
( Valans dolu elektronlar, iletkenlik boş ya da kısmen doludur. )
( Formül: HOMO İLE LUMO )
- VALANS ELEKTRON ile/||/<> İÇ ELEKTRON
( Valans dış kabuk, iç elektronlar içeridedir )
( Formül: Kimyasal bağ yapan İLE korumalı )
- VALANS İLE İLETİM İLE YASAK BANT ile/||/<> ENERJİ BANTLARI
( Katılarda elektron enerji seviyeleri. )
( Formül: Metal: E_g = 0 İLE Yalıtkan: E_g > 3 eV )
- VALANS/VALENCE[İng.] değil/yerine/= DEĞER, DEĞERLİK
- VALDE SULTAN BENDİ :
( Belgrad ormanı içindedir. Acı Elma Deresinin bir kolu üzerindedir. Bend, Sultan III. Selim'in (1761 - 1808) annesi Mihrişah Sultan (ö. 1805) tarafından Mimar Kirkor Amira Balyan'a (1764 - 1831) yaptırılmıştır. 70,30 m uzunluğunda, 11,50 m yüksekliğinde olup 255.000 m³ su kapasitelidir. Bu bende Mihrişah Sultan Bendi de denilmektedir. )
- VALENCE TAUTOMERİSM ile/||/<> REDOKS İZOMERİ
( Valence e⁻ metal-ligand kayması, redoks farklı oksidasyon. )
( Formül: Dinamik İLE statik )
- MUFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= VALF KAPAĞI
- VÂLİ[Ar.] ile/ve/||/<> SATRAP[Fr. < SATRAPE]
( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )
- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]
( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )
- VÂLİ[Ar.]/SATRAP[Fr. < SATRAPE] ile/ve/||/<> VÂLİH[Ar.]
( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )
- VÂLİD ile/ve/<> VÂLİDE
- VÂLİD[Ar. < VİLÂDET] ile VÂLİDE[Ar.]
( Baba. İLE Ana, doğuran. )
- VALİDE ADLE KURAN KURSU :
( Maden Mahallesinde Kilyos Caddesi üzerinde olup 2005'te öğretime açıldı. )
- VALİDE BENDİ YANINDAKİ ÇEŞME :
( Valide Bendin yanında olup küçük meydan çeşmesi hüviyetindedir. Kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. )
- VALİDE ÇEŞMESİ / BEZMİÂLEM SULTAN ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ / GÖKSU ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ
( Maçka'da, Spor Caddesi'ndedir. İLE Küçüksu iskelesinde, Küçüksu Kasrı karşısındadır. İLE Aksaray meydanında, Valide Sultan Camisi yanındadır. )
( Sultan Abdülmecid, annesi Bezmiâlem Sultan'ın anısı için yaptırtmıştır. [1839] İLE Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan anısı için yaptırtmıştır. [1806] İLE 1871'de, Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Sultan tarafından. [Pertevniyal Sultan Çeşmesi adıyla da bilinir.] )
- VALİDE ETMEK değil/yerine/= GEÇERLEMEK
- VALİDE KÖŞKÜ ile VALİDE KÖŞKÜ
( Yıldız Sarayı bahçesindedir. İLE Koşuyolu'ndadır. )
- VALİDE/PERTEVNİYAL SULTAN CAMİSİ ile VALİDE SULTAN CAMİSİ / YENİ CAMİ
( Aksaray meydanının köşesindedir. İLE Eminönü'ndedir. )
( Sultan Abdülaziz, annesi Pertevniyal Sultan anısı için yaptırmıştır. [1871] İLE 1590'da, Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan tarafından başlatılmıştır. Sultan IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan tarafından tamamlanmıştır. [Plânları Mimar Davud Ağa tarafından, tamamlanması Mimar Mustafa Ağa tarafından.] )
- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ
( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )
( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )
- VÂLİDE SULTAN ile ...
( Osmanlı'larda Sultan'ın annesi. [Protokolda Sultan'dan sonra gelir.] )
- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA
- VALİDE/LİK ile VALİDE SULTAN
- VALLEY :/yerine VADİ
- VAMPİR ile/değil YARASA/AYA YERSGÜ[Çigil][< divanlugatturk]
( ... İLE/DEĞİL Ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, gövdesi yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen, memeli hayvan. )
( ... ile/değil
)
( ... İLE/DEĞİL "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçar. )
( Dünyada 1300 civarında yarasa çeşidi bulunmaktadır. Sadece Küba'da, 27 farklı çeşit yarasa bulunmaktadır. )
( ... ile/ve HUFFÂŞ/E[çoğ. HAFÂFÎŞ], VATVÂT[çoğ. VATÂVÎT] )
( ... ile/ve MÜRG-İ BÂG/BÂM/ÇEMEN/HOŞ-HÂN, ŞEB-ENGÎZ, ŞEB-PER/ŞEB-PERE )
( ... cum VESPERTILIO )
- VAN ALLEN-GÜRTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN ALLEN KUŞAĞI
- VAN DE GRAAFF PARTICLE ACCELERATOR[İng.] / VAN DE GRAAFF-TEILCHENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF PARÇACIK HIZLANDIRICISI
- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI
- VAN DE GRAAFF GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE VAN DE GRAAFF[Fr.] / VAN DE GRAAFF-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF ÜRETECİ
- VAN DER WAALS FORCES[İng.] / FORCES DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS KUVVETLERİ
- VAN KEDİSİ ile KHAO MANEE
- VAN'T HOFF FACTOR[İng.] / FACTEUR DE VAN 'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN 'T HOFF ETMENİ/FAKTÖRÜ
- VAN"T HOFF DENKLEMİ ile/||/<> LE CHATELİER İLKESİ
( Van"t Hoff K(T) nicel, Le Chatelier nitel tahmin. )
( Formül: dlnK/dT = ΔH°/RT² )
( Jacobus Henricus van 't Hoff tarafından 1884 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- VAN ile VANA ile VAN KEDİSİ
- VANDAL/LIK ile !BARATARYA
( Miladın, başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda, acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı. | Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan; bunların değerini bilmeyen kişi ya da halk. İLE Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre ya da sigorta ortaklığına, bilerek verdiği zarar. )
- VAN'T HOFF LAW[İng.] / LOI DE VAN'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN'T HOFF YASASI
- VANTİLATÖR ile VANTİLATÖR KAYIŞI
- VANTOK KÜLTÜRÜ ile ...
( "Tek ağız" anlamına gelen, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla birbirini her yönden korudukları bir kültür. )
- VANTRİLOK[Fr. VENTRE ile ...
- VANTUZ[Fr. < VENTOUSE] değil/yerine/= ÇEKMEN
( Türlü hayvanlarda, asalaklarda, yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya ya da yutmaya yarayan örgen. | Şişe çekmekte kullanılan araç. )
- VANTUZ ile VAKUM
( Çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen. | Çeşitli hayvanlarda yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya ya da yutmaya yarayan örgen. İLE Havası alınmış. | Basıncı düşürülmüş. )
- VAPUR ile/ve/||/<> BANDIRMA VAPURU
( )
- VAPUR ile ÇATANA/İSTİMBOT
( ... İLE Küçük vapur. )
- VAR ETMEK ile/ve/<> SAHİP ÇIKMAK
- VAR KILMAK ile/ve/değil BİÇİMLENDİRMEK
- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK
- VAR OLAN ile/ve/||/<> İŞARET EDİLEBİLİR OLAN
- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK
- VAR OLAN ile/ve/değil/<> SÖZ KONUSU OLAN
( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )
( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )
( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )
( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )
- VAR OLMAK ile VAROLUŞ ile VAROLUŞSAL ile MEVCUT
( EXIST vs. EXISTENCE vs. EXISTENTIAL vs. EXISTING )
( وجود داشتن ile موجود بودن ile بودن ile زندگي ile موجوديت ile داراي هستي ile بايش ile هستي ile وجود ile حيات ile زيست ile وجودي ile کائن ile متکون )
( VOJUD DASHTAN ile MOJOD BODAN ile BODAN ile ZANDEGY ile MOJODYT ile DARAY NPASTY ile BAYSH ile NPASTY ile VOJUD ile HEYAT ile ZYSET ile VOJUDY ile کائن ile MOTEKON )
- VAR ile/ve GÜÇLÜ/ETKİLİ
( Birşeyin varolması için güçlü/etkili olması gerekmez. [ayrıca, varoluşu da gücünün göstergesidir] )
( EXIST vs./and POWERFUL/EFFECTIVE )
- VARAGELMEK ile VARAGELE ile VARAGELE BOTU ile VARAGELE HALATI ile VARAGELE KAYIĞI ile VARAGELE BOMBARDIMANI
- VARAKLAMAK ile VARAKLANMAK ile VARAK ile VARAKA ile VARAKLI ile VARAKÇI/LIK
- VARDAR, BARBAROS (PAZAR, 1952) :
( Armatör. Vardar Denizcilik Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı. Rumelikavak ve Sarıyer Spor Kulübü üyesi. Rumelikavak Spor Kulübünde bir dönem Başkan olarak görev yaptı. )
- VARDARLIOĞLU, TEVFİK (KIPRIL, 1920 - ?...) :
( İşadamı. Marangoz olarak iş hayatına atıldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde bir dönem (1958 - 1959) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )
- VARDIR ile/ve/değil/yerine VAR OLMAKTADIR
( [not] IS vs./and/but EXIST
EXIST instead of IS )
- VARGEL ile/ve/||/<> VARGEL TEZGÂHI
( Herhangi bir makinenin, bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası. İLE/VE/||/<> Madensel parçaların üzerindeki kabalıkları almak için kullanılan makine. )
- VARGEL ile VARGEL TEZGAHI
- VARGI = NETİCE = CONSEQUENCE[İng.] = CONSÉQUENCE[Fr.] = KONSEQUENZ, FOLGERUNG[Alm.] = COMSEQUENTIA[Lat.] = CONSECUENCIA[İsp.]
- VARGIN, KUZEY (İST. 1940) :
( Uzun yıllar Sarıyer'de bulundu, ticaret hayatını sinema ve sahne hayatı ile birlikte devam ettirdi. Yeşilçam'da 1960'lı yıllarda jön olarak başladığı kariyerini ilerleyen dönemlerde ağırlıklı olarak kötü adamların oluşturduğu karakter rolleri ile devam ettiriyor. Yasak Sokaklar, Çılgın Gençlik, Ağlayan Kadın gibi pek çok filmde rol aldı. Bir Dağ Masalı, Seni Sevmek Kaderim gibi televizyonda gösterilen filmlerde rol aldı. )
- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile ŞUÛNAT/ŞÜÛNAT[Ar. < ŞU'ÜN < ŞE'N]
( Gelirler, gelir. | Kulun kastı ve dahli olmaksızın kalbe gelen mânâlar, feyizler, ilhamlar. İLE İşler, durumlar, olaylar, hâdiseler. )
- VARIGNON'S THEOREM[İng.] / THÉORIE DE VARIGNON[Fr.] / VARIGNON-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİGNON KURAMI/TEOREMİ
- BARREL[İng.] / BARIL[Fr.] / FASER[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİL
- VARİL ile VARİL YAPIMCISI ile VARİL YAZICI ile VARİL ANAHTARI
( BARREL vs. BARREL MAKER vs. BARREL PRINTER vs. BARREL SWITCH )
( لول ile خم ile چليک ile درخمره ريختن ile دربشکه کردن ile بشکه ile لوله تفنگ ile خمرهچوبي ile بشکه ساز ile چاپگر بشکهاي ile گزينه بشکه اي )
( LOL ile KHAM ile CHELYK ile DARKHMAREH RYKHTAN ile DARBASHKEH KARDAN ile BESHKEH ile LOLEH TAFANG ile خمرهچوبي ile BESHKEH SAZ ile CHAPGAR BESHKEYAY ile GOZYNAH BESHKEH AY )
- VARİS ile/||/<> TROMBOFLEBİT
( Genişlemiş ve kıvrılmış damarlarla ilişkili bir durum. İLE/||/<> Damarlarda pıhtı oluşumu ve yangılanma. )
- VARIŞ ile VARMAK
( ARRIVAL vs. ARRIVE )
( وصول ile رسيد ile تشريف فرمائي ile نزول ile مقدم ile وارد شدن ile تشريف فرما شدن ile تشريف آوردن ile سر رسيدن ile فرا رسيدن ile واصل شدن ile واردشدن ile رسيدن ile وارد آمدن ile از راه رسيدن )
( VASOL ile RESYD ile TASHARYFE FARMAYEY ile NEZOL ile MOGHODAM ile VARD SHODAN ile TASHARYFE FARMA SHODAN ile TASHARYFE AVARDAN ile SAR RESYDAN ile FARA RESYDAN ile VASL SHODAN ile VARDASHODAN ile RESYDAN ile VARD AMADAN ile AZ RAH RESYDAN )
- VARİS/LİK ile VARİSLİ ile VARİSSİZ ile VARİS ÇORABI
- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK
- VARLIK
- VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ
( ONTOLOGY vs./and/= KNOWLEDGE OF GOD )
- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK
( EXISTENCE UNITY vs./and IDENTITY )
- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCUD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK
( İlk felsefe. İLE/VE En son. )
- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK
( İlk felsefe. İLE/VE/SONRA/> En son. )
(1996'dan beri)