Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(123/160)


- SAVCININ/POLİSİN İŞİ(/GÖREVİ/SORUMLULUĞU):
"(HERHANGİ) (BİR) ZANLI YAKALAMAK" değil (İLGİLİ/KANITLI) ZANLIYI YAKALAMAK


- SAVCININ/POLİSİN İŞİ(/GÖREVİ/SORUMLULUĞU):
"ALEYHTE KANIT TOPLAMAK" değil HEM LEHTE, HEM DE ALEYHTE; NE LEHTE, NE DE ALEYHTE KANIT TOPLAMAK


- SAVING :/yerine BİRİKİM


- SAVLET/HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM


- SAVMAK ile SAVMACI/LIK


- SAVRUK ile SAVSAK

( Aklını işine vermeyen, dikkatsiz. | Düzensiz, dağınık. İLE İşlerine önem vermeyip onları gelişigüzel yapıveren ya da daha sonraya bırakan. )


- SAVSAMAK ile SAVSAKLAMAK ile SAVSAKLANMAK ile SAVSAK


- SAVUNDUĞUNDAN DOLAYI BİLMEK ile/değil/yerine/>< BİLDİĞİNDEN DOLAYI SAVUNMAK


- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)

( Bulmak için değil kaybetmek için arıyoruz. )

( Her mazharata bir mazeret bulunur. )

( [not] EXCUSE FOR DEFENSE vs./but EXCUSE FOR GRATITUDE
EXCUSE FOR GRATITUDE instead of EXCUSE FOR DEFENSE )


- SAVUNMA MEKANİZMASI ile/ve/||/<> AVUNTU


- SAVUNMA ile SAVUNMA AVUKATI ile SAVUNULABİLİR ile SAVUNMA ile SAVUNMA DURUŞU

( DEFENSE vs. DEFENSE ATTORNEY vs. DEFENSIBLE vs. DEFENSIVE vs. DEFENSIVE POSTURE )

( پدآفند ile استحکامات ile تدافع ile دفاع ile وکيل مدافع ile قابل دفاع ile پدافندپذير ile تدافعي ile مقام تدافع ile دفاعي ile پدآفندي ile حالت دفاعي )

( پدآفند ile ESTAHKAMAT ile تدافع ile DAFA ile VAKYLE MADAFE ile GHABEL DAFA ile PEDAFANDPAZYR ile TADAFEY ile مقام تدافع ile DAFAY ile پدآفندي ile HALT DAFAY )


- SAVUNMAK ile SANIK ile SAVUNDU ile DEFANS OYUNCUSU

( DEFEND vs. DEFENDANT vs. DEFENDED vs. DEFENDER )

( دفاع کردن ile مدافعه کردن ile مدعي عليه ile دادخوانده ile عاصم ile حامي ile مدافع ile پدآفندگر )

( DAFA KARDAN ile MADAFEH KARDAN ile مدعي عليه ile DADKHANDEH ile عاصم ile HAMY ile MADAFE ile PEDAFANDEGAR )


- SAVUNMAK ile SAVUNULMAK ile SAVUNDURMAK ile SAVUNABİLMEK ile SAVUNU ile SAVUNUCU/LUK


- SAVUNUCULUK ile AVUKAT

( ADVOCACY vs. ADVOCATE )

( طرفداري ile وکيل مدافع ile طرفدار بودن )

( TARAFDARY ile VAKYLE MADAFE ile TARAFDAR BODAN )


- SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR


- SAVUŞMA/CIZLAM[argo] ile SIVIŞMA

( Kaçma. İLE Ortadan kaybolma. )


- SAXSI[Azr.] = ÇÖMLEK[Tr.]


- SA'Y/SA'Y Ü GAYRET ile ...

( ÇALIŞMA, ÇABALAMA, GAYRET, EMEK | GEÇİNMEK İÇİN İŞ İŞLEME )


- SAY :/yerine SÖYLEMEK, SAYMAK


- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]


- SAYAÇ ile SAYAÇLI ile SAYAÇSIZ ile SAYAÇ TAKIMI


- SAYAN, YÜKSEL K. (1935 - 1998) :

( Bursa'dan transfer edildi ve iki sezon (1957 - 1959) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 32 lig ve 1 kupa olmak üzere 33 resmi ve 9 özel maçla birlikte 42 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 4 gol kaydetti. )


- AYNÜŞŞEMS, ŞEFFAF[Osm.] / OPAL, TRANSPARENT[İng.] / OPALE, TRANSPARENT[Fr.] / OPAL, DURCHSICHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYDAM, OPAL


- SAYDAM ile YARI SAYDAM

( TRANSPARENT vs. TRANSLUCENT )


- SAYDAM ile YARISAYDAM

( İçinden, ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan cisim. | Açık seçik, belirgin. İLE Işığı geçiren fakat arkasındaki nesnelerin sınırlarını ve biçimini belirgin olarak göstermeyen nesne. )


- SAYDAMLAŞMAK ile SAYDAMLAŞTIRMAK ile SAYDAMLAŞTIRILMAK ile SAYDAM/LIK ile SAYDAMSIZ/LIK ile SAYDAM RESİM ile SAYDAM TABAKA


- SAYDAMLIK/ŞEFFAFLIK ile/ve/||/<> ÖZDENETİM


- SAYFA[Ar. < SAHİFE] ile/ve/değil/||/<>/< YAPRAK

( PAGE vs. PAPER )


- SAYFİYE[Ar.] değil/yerine/= YAZLIK


- SAYGI:
BİLİNÇ ve/||/<> DUYARLILIK


- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK

( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )

( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )

( [not] TO RESPECT vs./and/but/<> TO SHOW RESPECT, TO BEHAVE RESPECTFULLY
[not] Inner. WITH/AND/BUT/<> Outer/exterior.
You don't have to respect but you have to behave respectful. )


- SAYGI ile/ve/<>/< ASÂLET

( Saygı, asâletin, süreklilik kazanmış durumudur. )

( RESPECT vs./and/<>/< NOBILITY )


- SAYGI ile/ve/<> DAYANÇ/SABIR

( [çoğu kişiye] Sonsuz olmalı. İLE/VE/<> Sınırlı olmalı! )

( RESPECT vs./and/<> PATIENCE )


- SAYGI ile/ve/<> DEĞER VERMEK

( RESPECT vs./and/<> TO ESTEEM/APPRECIATE )


- SAYGI ile/ve/||/> DÜRÜSTLÜK ile/ve/||/> GÜVEN ile/ve/||/> BAĞLILIK/SADÂKAT

( Gösterilir(se). İLE/VE/||/> Değerlenir. İLE/VE/||/> Kazanılır. İLE/VE/||/> Sağlanır. )

( Earned. vs./AND/||/> Appreciated. vs./AND/||/> Gained. vs./AND/||/> Returned. )

( Yükün dürüstlükse, gücün düşer belki fakat "başın düşmez". )

( RESPECT vs./and//||/> HONESTY vs./and/||/> TRUST vs./and/||/> LOYALTY )


- SAYGI ile/ve/<> EMPATİ

( RESPECT vs./and/<> EMPATHY )


- SAYGI ile EZİLİP-BÜZÜLME(/ME!)K

( Saygı, ezilip-büzülerek gösterilmez/gösterilmiş olmaz! )


- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]


- SAYGI ile/ve/> KRİTER

( RESPECT vs./and/> CRITERION )


- SAYGI ile/ve/<> MESAFE


- SAYGI ve/||/<>/> ONURLANDIRMAK


- SAYGI ile SAYGIN

( ESTEEM vs. ESTEEMED )

( منزلت ile عزت ile اعتبار ile لايق دانستن ile عزيز داشتن ile ارج ile معزز ile مقرب )

( MANZLAT ile AZAT ile ETEBAR ile LAYGH DANSTAN ile AZYZ DASHTAN ile ERJ ile MOEZZ ile MOGHARB )


- SAYGI ile SAYGIN/LIK ile SAYGILI/LIK ile SAYGISIZ/LIK ile SAYGILICA ile SAYGISIZCA ile SAYGI DURUŞU


- SAYGI ile/ve/||/<>/> YÜKSEK SAYGI/TAZİMAT[Ar.]


- SAYGI/LI ve/||/=/<>/>/< ÖLÇÜ/LÜ/LÜK


- SAYGILI ile SAYGIN

( Kişinin, başkalarına gösterdiği tutum dolayısıyla. İLE Başkalarının, kişiye gösterdiği tutum dolayısıyla. )


- SAYGIN ile TAHMİN ETMEK ile TAHMİNİ ile TAHMİN

( ESTIMABLE vs. ESTIMATE vs. ESTIMATED vs. ESTIMATION )

( برآورد کردني ile برآورد ile براورد کردن ile برآورد کردن ile براورد ile تخمين زدن ile تخمين زده ile تخمين )

( BARAVARD KARDANY ile BARAVARD ile BARAVARD KARDAN ile BARAVARD KARDAN ile BARAVARD ile TAKHAMYNE ZADAN ile TAKHAMYNE ZADEH ile TAKHAMYNE )


- SAYGINLIK/İTİBAR ve/||/<>/>/< KÖPRÜ KURMAK


- SAYGINLIK ile SEÇKİN

( EMINENCY vs. EMINENT )

( جاه ile والا مقام ile والا )

( JAH ile VALA MOGHAM ile والا )


- SAYGIN/LIK ile/ve TAKİP EDİLEBİLİR/LİK


- SAYGINLIK/İTİBAR ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BEKLENTİ


- SAYGISIZLIK ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) RAHATLIK


- Saygı duymak için DİNLE!!!


- Saygından dolayı SUS!!!


- SAYI = ADET = NUMBER[İng.] = NOMBRE[Fr.] = ZAHL[Alm.] = NUMERUS[Lat.] = ARITHMOS[Yun.] = NUMERO[İsp.]


- NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= SAYI


- SCALAR PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= SAYIL ÇARPIM


- SCALAR[İng.] / SCALAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYIL


- SAYILABİLİR SONSUZ ile/||/<> SAYILAMAZ SONSUZ

( Sayılabilir sonsuz doğal sayılarla eşlenebilen İLE sayılamaz sonsuz daha büyük sonsuzdur. Cantor doğal sayılar sayılabilir İLE gerçel sayılar sayılamaz olduğunu kanıtladı. Bu farklı sonsuzluk büyüklükleri gösterir. )

( Georg Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )


- SAYILABİLİR/SAYILAMAZ SONSUZLUK ile/ve/<> NOKTASAL SONSUZLUK

( ... İLE/VE/<> Bu sonsuzluk türü, hem geometrik, hem de aritmetik olması bakımından, doğrudan doğa ile ilgilidir. Bu tür sonsuzluğa "singülarite" denilmektedir. [Doğada bir merkeze doğru odaklanan -anafor adını verdiğimiz- sudaki ve hortum denilen havadaki noktasal sonsuzluklar buna örnek gösterilebilirler.] )


- SAYILAMAK ile SAY ile SAYA ile SAYE ile SAYI ile SAYACI/LIK ile SAYICA ile SAYICI/LIK ile SAYILI ile SAYISAL/LIK ile SAYISIZ/LIK ile SAYI FARKI ile SAYI SIFATI ile SAYI BONCUĞU ile SAYI LEVHASI ile SAYISAL LOTO ile SAYILI FIRTINA ile SAYI GÖSTERGESİ


- SAYIMLAMAK ile SAYIM ile SAYIMLI ile SAYIMSAL ile SAYIMSIZ ile SAYIMLAMACI ile SAYIMLAMALI ile SAYIM BİLİMİ ile SAYIM VERGİSİ


- SAYING vs. EXPLAINING


- SAYININ:
KATI ile/değil KARESİ/KÜPÜ ile/değil ÜSTÜ(/ÜSSÜ)

( 2x2 İLE/DEĞİL 2²/³ İLE/DEĞİL 24/5/6/...~ )


- SAYKALLAMAK ile SAYKAL


- SAYLAMAK ile SAYLAV


- SAYLAN, PROF. DR. TÜRKAN (EMİRGAN/İST. 1935 - 2009) :

( Kandilli İlkokulu (1944 - 1946) ve Kandilli Kız Lisesinden mezun oldu (1946 - 1953). İstanbul Top Fakültesinden mezun oldu (1963). 1964 - 1968 yılları arasında S.S. Nişantaşı Hastanesinde Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığı aldı. 1968'de İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı'nda başasistanlığa başladı. 1971'de İngiltere'de eğitim gördü. 1974'te Fransa, 1976'da yine İngiltere'de kısa süreli çalışmalar yaptı, 1972'de doçent, 1977'de profesör oldu. 1976 yılında cüzam hastalığı ile ilgili çalışmalara başladı ve Cüzamla Savaş Derneği'ni kurdu. 1986'da kendisine Hindistan'da "Uluslar arası Gandhi Ödülü" verildi. 2006 yılına kadar Dünya sağlık Örgütü'nün Lepra konusunda danışmanlığını yaptı. Uluslar arası Lepra Birliği'nin (ILU) kurucu üyesi oldu. Avrupa Dermato Veneroji Akademisi'nin ve Uluslar arası Lepra Derneği'nin de üyeliğini yaptı. 1981 - 2002 yılları arasında 21 yıl süre ile İ.Ü. Tıp Fakültesindeki görevi ile birlikte görülü olarak İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliğini yaptı. 1982 - 1987 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı, 1981 - 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü yaptı. Ayrıca, Dermatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasına öncülük yaptı, Ulusal Lepra Kontrol Programını koordinatörü olarak proje, planlama ve uygulamalarını gerçekleştirdi. 1989'da bir grup Atatürkçü ile birlikte, devrim yasalarının ve laikliğin korunması amacıyla kurulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından oldu ve Genel Başkanlığına seçildi. 1990'da oluşturulan "Öğretim Üyeleri Derneği" nin kurucularından oldu ve II. Başkanlığını yaptı. 1990'da "İ.Ü. Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin kuruluşunda görev aldı. Müdür Yardımcılığını yaptı, Kadın Sağlık derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. 1995'te Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) kurucusu ve başkanlığı, İstanbul Tabip Odası ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nın da üyeliğini yaptı. 2002'de emekli oldu. Gönüllü olarak ÇYDD'nin Genel Başkanlığını, KANKEV Vakfı ile Cüzamla Savaş Derneği Başkanlığını sürdürdü. 2000'de Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçildi. YÖK üyeliği ile görevlendirildi (2001 - 2007). Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulundu. 440 yayın yaptı. Bu yayınlardan 50 si yabancı dergilerde yayınlanan tıbbi çalışmaları, 204 ‘ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186'sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayınlanan araştırma, derleme ve olgu bildirimlerinden oluşuyor. "I. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı" adlı eseri 5 baskı yaptı. "At Kız" Çocukluk yaşamını anlatan kitabıdır. "Cumhuriyetin Bireyi Olmak" eserleri ile Radyo Cumhuriyet'teki programlarının dökümü olan "Radyo Cumhuriyet'te Çağdaş İnsan Söyleşileri", Mehmet Zaman Saçlıoğlu ile söyleşilerini içeren ve 7 baskı yapan "Güneş Umuttan Şimdi Doğar" ile Zehra İpşiroğlu'nun sorguladığı "Yapıcılığın Gücü" ve son olarak da Şefik Görkey yapılmış "Hekim Olmak" adlı eserleri bulunmaktadır. Değişik tarihlerde ve değişik kurum ve kuruluşlardan 48 önemli ödüle layık görüldü. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi tarafından kendisine cüzam ve eğitim alanındaki çalışmaları nedeni ile "Fahri Doktora" verildi. Eğitim alanında büyük uğraş verdi. Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu bölgelerinde bulunan ve okuma imkanı bulunmayan, ailelerince önce maddi ve sonra da değişik nedenlerle okutulmayan binlerce öğrenciye "Kardelenler" projesi ile ulaşarak, burs vermek, yurt sağlamak suretiyle okuma imkanı sağladı. Onlarca okul ve öğrenci yurdu açılmasını temin etti. )


- SAYMAK ile/ve/=/||/<> İNDİRGEMEK


- SAYMAK ile/ve ÖLÇMEK

( Matematik/aritmetik. İLE/VE Geometrik. )

( İSTİMARA[İt.]: Ölçme, değerlendirme. | Bir kabın, oylumunu ya da alabileceği miktarı hesaplama. )


- SAYMAK ile SAYILABİLİR ile GERİ SAYIM ile SAYILIR ile TEZGAH ile KARŞI SALDIRI ile KARŞI DEVRİM ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI TEPKİ ile KARŞI ARGÜMAN ile KARŞI SALDIRI ile DENGELEME ile KARŞI HÜCUM ile KARŞI DAVA ile SAHTE ile SAHTECİ ile TAKLİT ile KARŞI FOLYO ile KARŞI YÜRÜYÜŞ ile KARŞI ÖNLEM ile MUADİLİ ile KONTRPUAN ile DENGE ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI İMZA ile KARŞI GÖRÜŞ ile KARŞI AĞIRLIK ile KONTES ile SAYMA ile SAYISIZ

( COUNT vs. COUNTABLE vs. COUNTDOWN vs. COUNTED vs. COUNTER vs. COUNTER ATTACK vs. COUNTER REVOLUTION vs. COUNTERACT vs. COUNTERACTION vs. COUNTERARGUMENT vs. COUNTERATTACK vs. COUNTERBALANCE vs. COUNTERCHARGE vs. COUNTERCLAIM vs. COUNTERFEIT vs. COUNTERFEITER vs. COUNTERFIT vs. COUNTERFOIL vs. COUNTERMARCH vs. COUNTERMEASURE vs. COUNTERPART vs. COUNTERPOINT vs. COUNTERPOISE vs. COUNTERPOSE vs. COUNTERSIGN vs. COUNTERVIEW vs. COUNTERWEIGHT vs. COUNTESS vs. COUNTING vs. COUNTLESS )

( محسوب داشتن ile بشمار آوردن ile به شمار آوردن ile حساب کردن ile بر شمردن ile محسوب کردن ile شمردن ile شمارش پذير ile شمارش معکوس ile محسوب ile شمرده ile باجه ile شمارشگر ile گيشه ile پيشخوان ile ضد حمله ile انقلاب متقابل ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اقدام متقابل ile استدلال مخالف ile حمله متقابل کردن ile موازنه کردن ile اتهام متقابل ile دعوي متقابل ile جعل کردن ile تقلبي ile ساخته کار ile غش ile ته چک ile ته قبض ile عقب گرد کردن ile همتا ile نقطهمقابل ile نيروي مقاوم ile وزنه متقابل ile متقابل ساختن ile ظهر نويسي ile نظريه مخالف ile وزنه تعادل ile کنتس ile شمارش ile احصاء ile بي حساب ile بيشمار ile ناشمرده ile بي شمار ile نامعدود )

( MOHSUB DASHTAN ile BESHMAR AVARDAN ile BAH SHMAR AVARDAN ile HASAB KARDAN ile BAR SHMARDAN ile MOHSUB KARDAN ile SHMARDAN ile SHMARSH PAZYR ile SHMARSH MAKOOS ile MOHSUB ile SHMARDEH ile BAJEH ile SHMARSHGAR ile GYSHEH ile PEYSHKHAN ile ZED HAMLEH ile ENGHALAB MOTEGHABEL ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EGDAM MOTEGHABEL ile ESTEDELAL MOKHALEF ile HAMLEH MOTEGHABEL KARDAN ile MOVAZNEH KARDAN ile ATEHAM MOTEGHABEL ile DOUY MOTEGHABEL ile JAL KARDAN ile TAGHALABY ile SAKHTEH KAR ile GHESH ile ته چک ile TAH GHABZ ile AGHAB GARD KARDAN ile CPEHMETA ile نقطهمقابل ile NEYROY MOGHAVAM ile VAZNEH MOTEGHABEL ile MOTEGHABEL SAKHTAN ile ZANPAR NOYSY ile NAZARYYEH MOKHALEF ile VAZNEH TAADEL ile KONTS ile SHMARSH ile AHESAE ile BEY HASAB ile BEYSHMAR ile NASHMARDEH ile BEY SHMAR ile نامعدود )


- SAYMAK ile SAYMAN/LIK ile SAYMACA ile SAYMAZLIK ile SAYMA SAYILARI


- SAYRI/LIK ile SAYRIL


- SAZ ile DOMBRA


- SAZ ile DRABUT SAZI

( ... İLE Sadece Amasya'ya özgü bir sazdır. )


- SAZ ile SAZ ESERİ ile SAZ RENGİ ile SAZ ŞAİRİ ile SAZ ŞİİRİ ile SAZ TAKIMI ile SAZ TAVUĞU ile SAZ BENİZLİ ile SAZ SEMAİSİ ile SAZ ŞAİRLİĞİ


- SAZ ile/ve/<> TOTORA

( ... İLE/VE/<> Bolivya'da bulunan Titicaca Gölü'nün Peru bölümünde bulunan Suriqui Adası'nda bulunan sazlara yerel dilde verilen ad. [Bu adada yaşayanlar, sazdan sandal yapma tekniğini dünyada en iyi uygulayan kişilerdir.] )


- SAZAN ile AYNALI SAZAN

( ... cum CYPNNUS CARPIO )


- SAZAN ile İNCİBALIĞI

( ... İLE Sazangillerden, küçük bir balık. )

( ... cum ALBURNUS ALBURNUS )


- SAZAN ile KİLİZ BALIĞI

( ... İLE Sazangillerden bir tür balık. )

( ... cum TINCA TINCA )


- SAZ/GİTAR VB. ÇALMADA:
ALTTAN ÇIRPMA ile/ve/değil/||/<> ÜSTTEN ÇIRPMA


- SAZLI ile SAZLIK ile SAZLI SÖZLÜ


- SBS/HEALTH INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENLERİ


- SBS/SEQUENTIAL BACKWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI GERİ YÖNLÜ SEÇİM


- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- SCALENE MUSCLE ile ...

( SKALEN KAS, KABURGALARI KALDIRAN KAS )


- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA


- SCARED :/yerine KORKMUŞ


- SCD/ANİ KARDİYAK ÖLÜM/SUDDEN CARDIAC DEATH[İng.] değil/yerine/= KALP YETMEZLİĞINE DAYALI ANİ ÖLÜM


- SCHEME :/yerine PLAN, ŞEMA


- SCHERING BRIDGE[İng.] / PONT DE SCHERING[Fr.] / SCHERING-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHERİNG KÖPRÜSÜ


- SCHİFF BAZI ile/||/<> WERNER KOMPLEKSİ

( Schiff imin ligand, Werner klasik amin. )

( Formül: C=N İLE NH₃ )


- SCHIFF BASES[İng.] / SCHIFF BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BAZLARI


- SCHIFF REAGENT[İng.] / SCHIFF REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BELİRTECİ/REAKTİFİ


- SCHIFF SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= SCHİFF ÇÖZELTİSİ


- SCHIFF LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF ÖZETLESİ


- SCHILLER ve/||/<> GOTTFRIED KÖRNER ve/||/<> KALLIAS (GÜZELLİK ÜZERİNE)


- SCHMIDT LINES[İng.] / LIGNES DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT ÇİZGİLERİ


- SCHMIDT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT SAYISI


- SCHOLA CANTORUM[Fr. CHANTEUR(ŞANTÖR)] -ile

( Erkek şarkıcı./"CHANT" İLE Erkek şarkıcılar okulu. )


- SCHOLAR :/yerine BİLGİN, BURSLU ÖĞRENCİ


- SCHOOL :/yerine OKUL


- SCHOTTKY-BARRIERE-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY BARİYER DİYOTU


- SCHOTTKY DIODE[İng.] / DIODE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY DİYOTU


- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ


- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU


- SCHRÖDINGER WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] / SCHRÖDINGER-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- SCHRODINGER DENKLEMLERİ ile/ve/||/<> PAULI DIŞLAMA İLKESİ

( [olmasa ...] Madde yok. İLE/VE/||/<> Kuvvet yok. )


- SCHULZE'S RULE[İng.] / SCHULZE>S REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHULZE KURALI


- SCHUMANN REGION[İng.] / RÉGION DE SCHUMANN[Fr.] / SCHUMANN-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN BÖLGESİ


- SCHUMANN PLATE[İng.] / PLAQUE DE SCHUMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN LEVHASI


- SCHUMANN-PLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN PLAKASI


- SCHÜTZ-BORISSOW RULE[İng.] ile/değil/yerine/= SCHÜTZ-BORİSSOW KURALI


- SCHWANN GÖZESİ(PSS) ile/||/<> OLİGODENDROSİT(MSS)

(

Başlık Schwann gözesİ Oligodendrosit
Temel tanım Periferik sinir sisteminde aksonları saran ve miyelin oluşturan glia gözesİ Merkezi sinir sisteminde aksonları miyelinleyen glia gözesİ
Bulunduğu sinir sistemi Periferik sinir sistemi (PSS) Merkezi sinir sistemi (MSS)
Miyelin oluşturma Var Var
Bir gözenin sardığı akson Tek aksonun tek segmenti Birden fazla akson segmenti
Miyelinsiz liflerle ilişki Destekler ve sarar Doğrudan ilişki yok
Bazal lamina Bulunur Bulunmaz
Ranvier boğumu Oluşur Oluşur
Sinir yenilenmesi Belirgin biçimde destekler Çok sınırlı
Embriyolojik köken Nöral krest Nöral tüp
İlişkili hastalıklar Guillain–Barré, periferik nöropatiler Multipl skleroz
)


- SCHWARZSCHİLD KARA DELİĞİ ile/||/<> KERR KARA DELİĞİ

( Schwarzschild kara deliği dönmez İLE Kerr kara deliği döner. Schwarzschild küresel simetri İLE Kerr eksenel simetri gösterir. Schwarzschild kuramk model İLE Kerr gerçekçi astrofizik nesnesidir. )

( Roy Kerr tarafından 1963 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1934-) (Ülke: Yeni Zelanda) (Alan: Matematik, Astrofizik) (Önemli katkıları: Dönen kara delik çözümü (Kerr metriği 1963), gerçekçi kara delik modeli) )


- SCHWARZSCHILD RADIUS[İng.] / SCHWARZSCHILD-HALBMESSER, SCHWARZSCHILD-RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHWARZSCHİLD YARIÇAPI


- SCIENCE ile PSEUDO SCIENCE


- SCIENTIST :/yerine BİLİM İNSANI


- SCOPE :/yerine KAPSAM


- SCREAM :/yerine ÇIĞLIK ATMAK


- SCREEN :/yerine EKRAN


- SCRIPT :/yerine SENARYO


- SCURVY ile ...

( İSKORBÜT, C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDEN OLAN HASTALIK )


- SDP/HEALTH TRANSFORMATION PROJECT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ


- SDS-PAGE ile/||/<> NATİVE PAGE

( SDS denature protein, native doğal yapı. )

( Formül: Denatured İLE native protein )


- SEÂBÎB[Ar.] ile SEÂBÎB[Ar. < SU'BÛB]

( Salya. İLE Saf su akan yerler. )


- SEANS[Fr.] ile MATİNE[Fr.]

( Mesleğini ya da sanatını yapan birinin yanında, o kişinin mesleğiyle ilgili bir iş için harcanan süre. | Sinema, tiyatro, konser gibi sanat dallarında yapılan gösterilerden her biri. | Aralıksız, bir iş için harcanan süre. İLE Tiyatro, sinema, konser salonu vb.'de, gündüz gösterimi. )


- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM


- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM


- SEARCH :/yerine ARAMAK


- SEASON :/yerine SEZON


- SEAT :/yerine KOLTUK, OTURMAK


- SEBA'L-MESÂNÎ ile ...

( FATİHÂ SÛRESİ )


- ŞEBBOY/ŞEBBÛY[Fars.]

( Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. )

( CHEIRANTHUS CHEIRI )


- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA

( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )

( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )


- SEBEBİYET VERMEK değil/yerine/= NEDEN OLMAK/YOL AÇMAK


- ŞEBEKE[Ar.]/NETWORK/WEB[İng.] değil/yerine/= AĞ

( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )


- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE


- ŞEBEKLEŞMEK ile ŞEBEK/LİK ile ŞEBEKE ile ŞEBEKÇİ ile ŞEBEKLER


- SEBEP ile SEBEB-İ HİKMET


- SEBEPLENMEK ile SEBEPLENDİRMEK ile SEBEP ile SEBEPLİ ile SEBEPSİZ/LİK ile SEBEPSİZCE ile SEBEP BİLİMİ ile SEBEPSİZ YERE ile SEBEP BİLİMSEL ile SEBEPLİ SEBEPSİZ


- ŞEB-İ HİCRÂN ile ...

( Âşık'ın geceler boyu ağlayıp inlemesi. )


- SEBİL/HANE ve SIBYAN MEKTEBİ

( Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı. | Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma. İLE Küçük çocukların okuma yazma ve Kur'ân okumayı öğrendiği okul. )


- SEBKAT ile ...

( GEÇME, İLERLEME[İng. PROGRESS] )


- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY

( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )


- SEBZE/SEBZEVAT/ZERZEVAT değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ/GÖVLÜK/YEŞERTİ/YEŞİLLİK


- SEBZELER:
TOPRAK ALTINDAKİLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TOPRAK ÜSTÜNDEKİLER

( [beslenmemizin] %25'inde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< %75'inde. )


- SEBZELERİ SAKLAMADA:
BUZDOLABININ KENARI değil/yerine ORTASI


- ŞECÂ'AT[Ar.] ile BESÂLET[Ar.]


- ŞECAAT ve/||/<>/> İFFET ve/||/<>/> FELSEFE ve/||/<>/> ADÂLET

( Öfke yerine. VE/||/<>/> Şehvet yerine. VE/||/<>/> Bilgisizlik/erdemsizlik yerine. VE/||/<>/> Ölçüsüzlük/dayatma yerine. )


- ŞECÂ'AT[Ar.] ile NECDET[Ar.]


- ŞECÂAT[Ar.] ile ŞECCÂT[Ar. < ŞECCE]

( Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. İLE Başta ve yüzde oluşturulan yaralar. )


- ŞECÂAT[Ar.] değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET


- SECDE ve/||/<>/> TEVHÎD

( Kulluk/abdiyet makamındaki zirve hali. VE/||/<>/> Birliğe gelme. )


- SECDE/YÜKÜNÇ:
KULLUK İÇİN ile/ve KULLUKTAN MAHRUM KALMAMAK İÇİN

( İlk secde. İLE/VE İkinci secde. )

( Secde, başı yere koymak demek değildir. Asıl secde, arzusuz, menfaatsiz, Allah rızası için sevgidir. )

( Secdede bile İsm-i Nebî hali vardır. )


- SEÇENEK ile/ve/<> OLANAK

( ALTERNATIVE vs./and/<> POSSIBILITY )


- SEÇENEK ile SEÇİM KISMI ile EN SEÇKİN

( CHOICE vs. CHOICE PART vs. CHOICEST )

( انتخاب ile سرچين ile سرگل ile صفي ile ترجيح ile برگزيدگي ile گزينش ile اختيار ile برگزيده ile لباب ile صفوت )

( ENTEKHAB ile سرچين ile SARGOL ile SAFY ile TARJYHE ile BARGOZYDEGY ile GOZYNESH ile AKHTYAR ile BARGOZYDAH ile LABAB ile SAFUT )


- SEÇENEK = ŞIK, TERDİT = ALTERNATIVE[İng., Alm.] = ALTERNATIF[Fr.] = ALTER:İKİDEN BİRİ[Lat.] = ALTERNATIVA[İsp.]


- SEÇENEKLERDEKİ/OLASILIKLARDAKİ EŞİK VE OLANAKSIZ(LIK)LAR:
3. ve/=/||/<> 4. ve/=/||/<> 5. ve/=/||/<> 6. ve/=/||/<> 7.

( Fizikte.[3] VE/=/||/<> Kesinlikte/ölümde.[4] VE/=/||/<> Dilde.[5] VE/=/||/<> Yörüngede.[6] VE/=/||/<> Karşılaşmada.[7] )

( Var oluş ve aklın ilkelerinde ...

ya çelişmezlik,
ya özdeşlik

ya da bunların dışındaki üçüncü olasılığın olanaksızlığı...

VE/=/||/<>

Ölüm/de ...

ya o/sen, benden önce,
ya ben, ondan/senden önce,
ya da ikimiz aynı anda.

Dolayısıyla da dördüncü olasılığın olanaksızlığı...

VE/=/||/<>

Herhangi bir yerde/koşulda ...

ya geçmiş,
ya şimdi,
ya gelecek ve
ya da bu üçünden "oluşturulmuş" geniş zaman
[bunların alt çeşitlemeleri de bunların içinde]
olmak üzere başka hiçbir "zaman"ın ol(a)mayışı...



Varlığın[vucud] ...

ya kendi[vucud-u aynî]
ya düşüncesi/imgesi[vucud-u zihnî]
ya dilde/selende[vucud-u lisânî]
ya simgede/yazıda/resimde/çizimde/biçimde/sanatta[vucud-u hatti]

Dolayısıyla da beşinci olasılığın olanaksızlığı...

VE/=/||/<>

Dünya'nın yörüngesinde/n ...

ya doğru ilerlemesi,
ya geriye dönmesi,
ya sapması[başka bir yörüngeye geçmesi],
ya dönüşünün tamamen durması,
ya da yörüngesinin yok olması[güneş tarafından çekilmesi]...

Dolayısıyla da altıncı olasılığın olanaksızlığı...

VE/=/||/<>

Bir karşılaşma/da ...

ya ev sahibi takım kazanır,
ya karşı takım kazanır.
ya berabere biter,
ya yarıda kesilir [hava koşulları, izleyci olayları vb.]
ya çok önemli (/belirleyici/engelleyici) bir durumla/kararla(hükmen) sonuçlanır [bir takım, eksik oyuncuyla maça çıkamaz],
ya iptal edilir [başlamadan önce karar alınır].

Dolayısıyla da yedinci olasılığın olanaksızlığı...
)

( image )


- ŞECERE ile ŞECERECİ ile ŞECERELİ


- ŞECERE[Ar. çoğ. ŞECERÂT] ile ŞECÎR[Ar.]

( Soyağacı. | Atların soyunun yazılı olduğu çizelge. | Küçük ağaç, tek bir ağaç. | Olgun insan./İnsan-ı Kâmil. İLE Kısa, küçük ağaç. )


- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ


- ŞECERE-İ TÛBA/İLLİYÎN ile ŞECERE-İ ZAKKUM/SİCCÎN


- ŞECERETÜ'L-KEVN ile ...

( Varoluş Ağacı. | Kainat Ağacının Meyvesi. İLE İnsan. )


- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA

( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )

( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )

( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )


- SEÇİCİ ÇİFTLEŞTİRME/EHLİLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> YAPAY SEÇİLİM


- SELEKTIVER DIFFUSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ DAĞITICI


- SELECTIVE RADIATOR[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ IŞINIMCI


- RADIATEUR SÉLECTIF[Fr.] / SELEKTIVER STREUKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SAÇICI/YAYICI


- MASS-İ MÜNTEHAB[Osm.] / SELECTIVE ABSORPTION[İng.] / SELEKTIVE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SOĞURMA


- SELECTIVE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SÉLECTIVE[Fr.] / SELEKTIVE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ YANSIMA


- SELECTIVITY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK ETMENİ


- SEÇİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> GÖREVE GELMEK


- SEÇİLMEK ile SEÇİLEBİLMEK ile SEÇİ ile SEÇİM/LİK ile SEÇİŞ ile SEÇİCİ/LİK ile SEÇİCİ KURUL ile SEÇİM YASAĞI ile SEÇİM BÖLGESİ ile SEÇİM SANDIĞI ile SEÇİM ÇEVRESİ ile SEÇİMLİK DERS ile SEÇİM TUTANAĞI ile SEÇİCİLER KURULU ile SEÇİM KAMPANYASI


- SEÇİLMİŞ DİKKAT ile/ve/||/<> BÖLÜNMÜŞ DİKKAT ile/ve/||/<> DİKKAT DEĞİŞTİRME

( SELECTIVE ATTENTION vs. DIVIDED ATTENTION vs. ATTENTION SWITCH )


- SEÇİLMİŞ ile SEÇİCİ

( CHOSEN vs. CHOSER )

( برگزيده ile گزيده ile پسنديده ile منتخب )

( BARGOZYDAH ile GOZYDAH ile پسنديده ile MONTEKHAB )


- SEÇİLMİŞLER ile/ve TUTSAKLAR ile/ve ÇAĞRILMIŞLAR


- KAVÂİD-İ İNTİHAB[Osm.] / SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION[Fr.] / AUSWAHLREGELN, AUSWAHLRICHTLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİM KURALLARI


- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH

( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )

( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )

( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )

( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )

( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )

( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )

( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )


- SECİYE ile ...

( HUY, TABİAT, KARAKTER )


- SECİYE ile SECİYELİ ile SECİYESİZ/LİK


- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ


- SEÇKİN" ile/||/<> "SEÇİLMİŞ"


- SEÇMEK ile/ve AYIRMAK

( TO CHOOSE vs./and TO DETACH )


- SEÇMEK ile BİR YARGIÇ SEÇ ile SEÇİCİ ile SEÇME

( CHOOSE vs. CHOOSE A JUDGE vs. CHOOSER vs. CHOOSING )

( گزيدن ile پسنديدن ile انتخاب کردن ile اختيار کردن ile بر گزيدن ile پيشه کردن ile حکم قرار دادن ile انتخاب کننده ile گزينگر ile گزيننده ile اتخاذ )

( GOZYDAN ile PASANDYDAN ile ENTEKHAB KARDAN ile AKHTYAR KARDAN ile BAR GOZYDAN ile PEYSHEH KARDAN ile HOKAM GHARAR DADAN ile ENTEKHAB KONANDEH ile GOZYNEGAR ile GOZYNANDEH ile ETEKHAZ )


- SEÇMEK ile SEÇMELİ YEMEK ile SEÇMESİZ YEMEK ile SEÇMEN/LİK ile SEÇMECE ile SEÇMECİ/LİK ile SEÇMELİ ile SEÇME HAKKI ile SEÇMELİ DERS ile SEÇMEN KÜTÜĞÜ ile SEÇMEN LİSTESİ


- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK

( [not] TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY vs./and/but TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER
TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER instead of TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY )


- SEÇMEN ile SEÇİM ile SEÇİM KARTI ile SEÇMEN

( ELECTOR vs. ELECTORAL vs. ELECTORAL CARD vs. ELECTORATE )

( منتخب ile انتخاباتي ile تعرفه انتخاباتي ile گزينگرگان )

( MONTEKHAB ile ENTEKHABATY ile TARAFEH ENTEKHABATY ile GOZYNEGARGAN )


- SECOND :/yerine İKİNCİ, SANİYE


- SECRET :/yerine SIR


- SECRET/HIDDEN vs. COVERED


- SECTOR ile/||/<> SEGMENT

( Sector pasta dilimi İLE segment çembersel bölge. )

( Formül: Pie slice İLE circular region )


- SECTOR :/yerine SEKTÖR


- SECURE :/yerine GÜVENLİ


- SEDA ile SEDALI/LIK ile SEDASIZ/LIK ile SEDALI ÜNSÜZ ile SEDASIZ ÜNSÜZ


- SEDEF ile/||/<> EGZAMA

( Deride kalın, kırmızı ve pullu plaklar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntılı, kırmızı kabarcıklar ve yangılı döküntüler. )


- SEDEF ile SEDEFLİ ile SEDEFÇİ/LİK ile SEDEF OTU ile SEDEF KAKMA ile SEDEF KAKMALI ile SEDEFLİ KALKER ile SEDEF HASTALIĞI ile SEDEF OTUGİLLER


- SEDÎL[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDÎR[Ar. < SADR]

( Askı, perde, zar, örtü. İLE Odanın baş tarafına konulan döşenmiş kerevet. | Karyola. )


- SEDİR ile KATRANAĞACI

( Kozalaklılardan, boyu kırk metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Lübnan ve Toroslar'da yetişen bir sedir türü. )

( CEDRUS cum CEDRUS LIBANI )


- SEDN[Ar. çoğ. SEDÂİL] ile SEDN[Ar.]

( Puthane. | Tapınak. İLE Gövde örgenlerinin anormal biçimde gelişmesi. )


- SEE :/yerine GÖRMEK


- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ


- SEEK :/yerine ARAMAK, İSTEMEK


- (not SEE/SAW A DREAM) HAVE A DREAM


- ŞEF ile BAŞ DENETÇİ ile BAŞ MÜHENDİS ile BAŞ TÜCCAR ile SADIKLARIN ŞEFİ ile BAŞ SEKRETER ile ESAS OLARAK ile ŞEFLER

( CHIEF vs. CHIEF AUDITOR vs. CHIEF ENGINEER vs. CHIEF MERCHANT vs. CHIEF OF THE FAITHFUL vs. CHIEF SECRETARY vs. CHIEFLY vs. CHIEFS )

( عمده ile باشي ile فرمانده ile فحل ile نقيب ile امير ile سالار ile سر مميز ile سرمهندس ile عمدتالتجار ile اميرالمومنين ile دبيرل ile بطور عمده ile به طور عمده ile مشايخ )

( AMADEH ile BASHY ile FARMANDEH ile FAHL ile نقيب ile AMYR ile SALAR ile سر مميز ile SARMEHANDES ile عمدتالتجار ile AMYRALMOMENYNE ile DABYREL ile BETOR AMADEH ile BAH TUR AMADEH ile MOSHAYKH )


- SEFA ile SEFALI ile SEFASIZ ile SEFA PEZEVENGİ


- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA


- ŞEFAAT ile ŞEFAATLİ ile ŞEFAATÇİ/LİK


- SEFALJİ ile/||/<> MİGREN

( Baş ağrısı. İLE/||/<> Şiddetli baş ağrıları ve öteki belirtilerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. )


- SEFER/LİK ile SEFERİ ile SEFERLİ ile SEFER TASI ile SEFERİ HAL ile SEFERİ DURUM


- ŞEFFAF[Ar.] ile SAYDAM


- ŞEFFAF[Ar.]/TRANSPARAN[İng.] yerine SAYDAM


- ŞEFFAFLAŞMAK ile ŞEFFAFLAŞTIRMAK ile ŞEFFAFLAŞTIRILMAK ile ŞEFFAF/LIK


- ŞEFFAFLIK ile REKLÂM


- SEFİNE ile/ve KEŞKÜL(ÇUVAL)

( Muhtelif eserler, notlar, kayıtlar. İLE/VE Muhtelif bilgiler. )


- SEFİR/LİK ile SEFİRE


- ŞEFKÂT ve NEZÂKET :
SAĞIRIN DA DUYABİLDİĞİ ve/||/<> KÖRÜN DE GÖREBİLDİĞİ


- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK değil KUVVET VE METÂNET


- ŞEFKÂT ile ACIMAK


- ŞEFKÂT ile/ve AŞK

( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )

( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )

( ŞEFKÂT: İmbikten geçirilmiş aşk. )


- ŞEFKÂT ve/=/||/<> BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)


- ŞEFKÂT ve/||/<>/>< CELÂL

( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )


- ŞEFKÂT ve DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] ve İYİLİK

( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )


- ŞEFKÂT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ

( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )

( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )

( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )

( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )


- ŞEFKÂT ve/> KEMÂL

( Şefkatimiz tüm âlemi kaplamadıkça olgunluğa/kemâle eremeyiz. )


- ŞEFKÂT ile MERHAMET

( COMPASSION vs. MERCY )

( CHARITÉ avec ... )

( CARITAS cum ... )


- ŞEFKAT ile ŞEFKATLİ/LİK ile ŞEFKATSİZ/LİK


- ŞEFKÂT >< ŞEHVET


- ŞEFKÂT değil/yerine/= SEVECENLİK


- ŞEFKÂT ile/ve YARDIMSEVERLİK

( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )

( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )


- ŞEFKÂTLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN


- ŞEFLİK ile/||/<> DEVLET

( Şeflik kişisel otorite İLE devlet kurumsal otoritedir. Şeflik Neolitik İLE devlet Bronz Çağı'nda ortaya çıktı. Çatalhöyük şeflik öncesi İLE eşitlikçi yapı gösterir. )


- ŞEFTALİ ile KAYISI ile NEKTAR

( BERKUK: Şeftali, kayısı, zerdâli. )

( Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi. İLE ... İLE ... )

( HAVH ile MIŞMIŞ ile ... )

( PEACH and APRICOT vs. NECTAR )

( PRUNUS PERSICA et PRUNUS ARMENIACA cum ... )


- ŞEFTALİ ile KIZMEMESİ

( ... İLE Bir tür şeftali. )


- SEGÂH TEKBİR ve SALAT-I ÜMMİYE

( BUHÛRÎ-ZÂDE MUSTAFA ITRÎ )


- ŞEHÂDET/ŞEHİT ile/ve SIDDIKİYET/SIDDIK

( Kesbî. İLE/VE Vehbî. [Allah seçer.] )

( Bir an kendini/canını fedâ eden. İLE/VE Her an, nefis cihadında Allah'a kendini kul eden. )


- ŞEHÂDET["ŞAADET" değil!] ile ŞAHÂDET

( Tanıklık etmek, şahitlik etmek. | Bir şeyin doğruluğuna inanmak. | Delâlet, alâmet, işaret. | Gözle görülen şeyler. İLE Sevgili. | Güzel. )


- ŞEHÂDET ile/ve ŞEFAAT


- ŞEHÂDET ile/||/<> TASDİK


- SEHİM/SEHM ile/||/<> TEZYÎD

( Hisse, pay. İLE/||/<> Artırma. )


- ŞEHİR ile BELEDİYE MECLİSİ ile ŞEHİR SAKİNİ

( CITY vs. CITY COUNCIL vs. CITY DWELLER )

( شهر ile شهري ile انجمن شهر ile شوراي شهر ile شهرنشين )

( SHEHAR ile SHEHARY ile ENJAMAN SHEHAR ile SHORAY SHEHAR ile SHEHARNESHYNE )


- ŞEHİR ile/değil EYALET


- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )

( YATUK )

( POLİS )

( BURG/BURJUVA )

( TEMEDDÜN: Kentleşme. )

( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

( )

( ŞÂR )


- ŞEHİRLEŞMEK ile ŞEHİRLİLEŞMEK ile ŞEHİRLEŞTİRMEK ile ŞEHİRLİLEŞTİRMEK ile ŞEHİR ile ŞEHİRCİ/LİK ile ŞEHİRLİ/LİK ile ŞEHİR TURU ile ŞEHİR KULÜBÜ ile ŞEHİR HATLARI ile ŞEHİR MERKEZİ ile ŞEHİR REHBERİ ile ŞEHİR EFSANESİ ile ŞEHİRLER ARASI ile ŞEHİR COĞRAFYASI


- ŞEHİT KOM. ER. TANER YILDIZ DENİZER VE GÜRCAN DEMİRTAŞ ARKADAYLIK PARKI :

( Kısırkaya Mahallesindedir. 385,39 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 70,00 m²'lik yeşil alanı, 90,76 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- ŞEHİT MİTHAT CADDESİ :

( Sarıyer Merkez Mahallesinin en önemli ve geniş caddesi olup 1950'li yıllarda cadde yapıldı. İsmi Yeni Sular Caddesiydi. Güneydoğuda görev yapan Asteğmen Mithat yılmaz, PKK tarafından şehit edilince, caddenin ismi "Şehit Mithat Yılmaz Caddesi" olarak değiştirildi. )


- ŞEHİT MİTHAT YILMAZ CADDESİ (YENİ YOL) :

( Hacı Ömer (Kumsal) meydanından başlayan cadde Mezarlıkları geçtikten sonra sona erer. Sarıyer deresinin üzeri kapandıktan sonra kapanan kısım Aralık suyu önündeki ışıklardan yukarıya doğru bu caddeye ek yapılınca cadde Sarıyer'in en uzun caddesi oldu. Eskiden Yeni yol olan ismi Sarıyerli gençlerden Astğ. Mithat Yılmaz'ın PKK baskınında şehit olması üzerine değiştirilerek "Şehit Mithat Yılmaz Caddesi" adını aldı. )


- ŞEHİT P. UZM. ÇVŞ. TUNAHAN KARTAL PARKI :

( Kocataş Mahallesindedir. 869,51 m²'lik bir alan üzerinde olup, 452,14 m²'lik bir yeşil alanı, 113,46 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- ŞEHİTLİK TEPESİ :

( Rumelihisarı'nda bulunan iki tepeden biridir. Şehit Tepesine bu adın verilmesine neden Rumelihisar kalesinin inşasına mani olmak isteyen bir Bizans müfrezesi ile çarpışan Osmanlı müfrezesinden şehit olan askerlerin burada gömülmesidir. Buraya Şehitlik de denilmektedir. )


- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK


- ŞEHNÂZ[Fars.] ile ŞEHNÂZ[Fars.]

( Makam. İLE Kişi/ye. )