Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(105/160)
- NEVRES-İ KADÎM ile/ve/değil/||/<> NEVRES-İ CEDÎD
( )
( ABDÜRREZZAK NEVRES ile/ve/değil/||/<> OSMAN NEVRES )
( XVIII. yüzyılda yaşamıştır. İLE/VE/DEĞİL/||/<> XIX. yüzyılda yaşamıştır. )
- NEVROZ ile NEVROZLU
- NEVRUZ ile NEVRUZ OTU ile NEVRUZ BAYRAMI
- (NEVŞEHİR'Lİ) İBRAHİM PAŞA CAMİSİ ile (HADIM) İBRAHİM PAŞA CAMİSİ
( Şehzadebaşı'nda. İLE Silivrikapı'da. )
( 1720'de, Sadrazam Nevşehir'li İbrahim Paşa tarafından. İLE 1551'de, Vezir Hadım İbrahim Paşa tarafından. )
- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK
- NEWSPAPER :/yerine GAZETE
- NEWSQL/NEWSTRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= MELEZ YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ
- NEWTONIAN FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= NEWTON AKIŞKANI
- NEWTONIAN FIELD[İng.] / CHAMP NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON ALANI
- NEWTONIAN-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE NEWTON-CASSEGRAIN[Fr.] / NEWTON-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON-CASSEGRAİN TELESKOBU
- NEWTONIAN SYSTEM[İng.] / SYSTÈME NEWTONIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON DİZGESİ
- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ
- ANNEAUX DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHE RINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HALKALARI
- NEWTONSCHE BEWEGUNGSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HAREKET YASALARI
- NEWTONSCHES GRAVITATIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON KÜTLEÇEKİM YASASI
- NEWTON MEKANİĞİ ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ
( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )
( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
- NEWTONIAN SPEED OF SOUND[İng.] / VITESSE DU SON NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHE SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SES HIZI
- NEWTONSCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SİSTEMİ
- NEWTON'S LAW OF COOLING[İng.] / NEWTONSCHES ABKÜHLUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SOĞUMA YASASI
- NEWTONIAN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TELESKOBU
- FLUIDE NEWTONIEN[Fr.] / NEWTONSCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TİPİ AKIŞKAN
- NEWTONSCHES VISKOSITÄTSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON VİSKOZİTE YASASI
- NEWTON YASALARI İLE LAGRANGE İLE HAMİLTON ile/||/<> KLASİK MEKANİK FORMÜLASYONLARI
( Klasik mekaniğin üç farklı matematiksel ifadesi. )
( Formül: S = ∫L dt )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- NEWTON ve/||/<>/> COULOMB
( 04 Ocak 1643 - 31 Mart 1727 VE/||/<>/> 14 Haziran 1736 - 23 Ağustos 1806 )
(
)
- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN
- NEWTON ve/||/<> EINSTEIN ve/||/<> PLANCK
- NEWTON ve LOCKE
( "Locke, Newton'un doğa felsefesinin yöntemini çıkarmıştır." VE "Newton, Locke'un yöntemini doğa felsefesine uygulamıştır." )
- NEWTON ile NEVTON[< NEWTON]
( ... İLE Uluslararası birim sisteminde, kütlesi 1 kg. olan cisme, saniye karede 1 metrelik bir ivme veren güç birimi. )
( 1 kilonewton [kN] = 1000 newton [N]
1 gram-force [gf] = 0.00980665 newton [N]
1 kilogram-force [kgf] = 9.80665 newton [N]
1 ton-force (metric) [tf] = 9806.65 newton [N]
1 exanewton [EN] = 1.0E+18 newton [N]
1 petanewton [PT] = 1.0E+15 newton [N]
1 teranewton [TN] = 1000000000000 newton [N]
1 giganewton [GN] = 1000000000 newton [N]
1 meganewton [MN] = 1000000 newton [N]
1 hectonewton [hN] = 100 newton [N]
1 dekanewton [daN] = 10 newton [N]
1 decinewton [dN] = 0.1 newton [N]
1 centinewton [cN] = 0.01 newton [N]
1 millinewton [mN] = 0.001 newton [N]
1 micronewton [µN] = 1.0E-6 newton [N]
1 nanonewton [nN] = 1.0E-9 newton [N]
1 piconewton [pN] = 1.0E-12 newton [N]
1 femtonewton [fN] = 1.0E-15 newton [N]
1 attonewton [aN] = 1.0E-18 newton [N]
1 dyne [dyn] = 1.0E-5 newton [N]
1 joule/meter [J/m] = 1 newton [N]
1 joule/centimeter [J/cm] = 0.01 newton [N]
1 ton-force (short) = 8896.443230521 newton [N]
1 ton-force (long) [tonf (UK)] = 9964.0164181707 newton [N]
1 kip-force [kipf] = 4448.2216152548 newton [N]
1 kilopound-force [kipf] = 4448.2216152548 newton [N]
1 pound-force [lbf] = 4.4482216153 newton [N]
1 ounce-force [ozf] = 0.278013851 newton [N]
1 poundal [pdl] = 0.1382549544 newton [N]
1 pound foot/square second = 0.1382549544 newton [N]
1 pond [p] = 0.00980665 newton [N]
1 kilopond [kp] = 9.80665 newton [N] )
- NEWTON[İng.] / NEWTON[Fr.] / NEWTON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON
- NEWTON ve/||/<>/> VOLTAIRE
( Isaac Newton - The Last Magician [BBC Documentary] )
- LOIS DU FROTTEMENT FLUIDE DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN AKIŞKAN SÜRTÜNME YASALARI
- LOIS DU MOUVEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN HAREKET YASALARI
- LOI DU REFROIDISSEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN SOĞUMA YASASI
- LOI DE LA GRAVITATION DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'UN EVRENSEL ÇEKİM YASASI
- NEY "ÇALMAK" değil NEY ÜFLEMEK
( Ney dışındaki sazlar için "çalmak" sözü kullanılır fakat Ney için durum tamamen farklıdır. Ney çalınmaz, üflenir. Ney, insanı/hali çalar. )
- NEY "SESİ" değil NEY SEDÂSI
( Ney dışındaki tüm müzik aletlerinin sesi olur diye kabul edilir fakat Ney'in, sesi değil sadâsı olur.
SADÂ/SEDÂ ([Tr. SELEN] [İng. VOICE]) sözcükleri de, insan sesine verilen addır ve öteki tüm seslerden ayrılır.
Ayrıca, "Ney çalmak" değil "Ney üflemek" diye ifade edilir.
Bu biçimde geçmelerinin nedeni de, öteki müzik aletlerini kişinin çalmasıdır. Tüm müzik aletlerinden ses çıkarılmış olur fakat ney üflendiğinde ise Ney'den değil üfleyenden yani insandan sadâ çıkmaktadır. Çıkan "ses" de, sadece Ney aracılğıyla, kişinin sadâsı ve halidir.
En önemli kaynaklardan biri olarak,
Hz. Mevlânâ'nın, Mesnevî-i Mânevî'sinin ilk 18 beytinden yararlanılabilir. )
- NEY ile GİRİFT[Fars.]
( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )
- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]
( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )
- NEY/NEYDEN" değil NE
- Neyden dinlersen dinle ama DİNLE!!!
- NEYİ KAYBETTİK? değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR
( )
- NEYİ SEMBOLİZE EDİYOR/EDER? değil/yerine NEYİ SİMGELİYOR/SİMGELER?
- NEYİN ARANILMASI GEREKTİĞİ ile/ve/değil/yerine NEREDE ARANILMASI GEREKTİĞİ
- NEYİNİ BEĞENMEDİN? değil NESİNİ BEĞENMEDİN?
- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT
( Ney'in kendi sesi yoktur. )
( Ney'in sesi HÛ'dur. )
( Ney, ahadiyetin sesidir. )
( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )
( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )
( REED FLUTE )
- NEYZEN/NÂYÎ[Fars.] ile ...
( Ney üfleyen. )
- NEYZEN/LİK ile NEYZEN BAKIŞLI
- NEZÂFET ile TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET
( TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET )
- NEZÂHET[< NEZH(NEZİH)] ve/||/<> RİKKAT
( Ahlâk temizliği. | İncelik. VE/||/<> İncelik. | Merhamet, acıma. )
- NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak] ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]
( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )
- NEZÂKET >< AZÂMET
( Nezâket, azâmetten korkar. )
- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR
( POLITENESS vs./and/<> CULTURE )
- NEZÂRET MAKAMI değil/yerine/= GÖZETİM KATI/GÖZETİM ORUNU
- NEZD[Fars.] ile/||/<> NEZD-İ SULTAN/ŞÂHÂNE
( Yan, kat, huzur. @@ Sultan'ın huzuru. )
- NEZİF[Ar. < NEZF] değil/yerine/= KANAMA
( Gövdenin herhangi bir yerinden kan akması, kan gelmesi. | Manevi acıların yeniden etkisini duyurması, depreşmesi. )
- NEZÎL[Ar. < NÜZL] ile NEZÎR[Ar. < NEZR | çoğ. NÜZERÂ, NÜZÜR]
( Konuk, misafir. İLE Birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. | Hz. Muhammed'in adlarından. )
- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile ALERJİ
- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile GRİP ile KORONA(CORONA)/COVID-19 ile HANTA
( NEZLE
Nedeni: Çok sayıda virüs bu hastalığa yol açabilir.
Zamanı: Yılın her zamanı.
Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki haftaya kadar çıkabilir.
Ateş: Zaman zaman.
Üşüme: Nadiren.
Kas Ağrısı: Zaman zaman.
Boğaz Ağrısı: Hafif ve aralıklı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın olabilir.
Kusma: Yaygın olabilir.
Zatürree: Hiç yaygın değil.
Tedavi: Belirtilere karşı reçetesiz ilâçlar.
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak.
İLE
GRİP
Nedeni: A ya da B grip virüsü.
Zamanı: Sonbahar ve kış sonu.
Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki gün.
Ateş: Genelde her zaman.
Üşüme: Yaygın.
Kas Ağrısı: Yaygın ve bazen ağır.
Boğaz Ağrısı: Acı verici ve daha inatçı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın değil.
Kusma: Genellikle görülmez.
Zatürree: Meydana gelebilir.
Tedavi: A... ya da R...
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak. | Grip aşısı. )
(
)
(
)
(
)
(
)
( NEVÂZİL, SÜTÂ', ZÜKÂM ile ... ile ... )
- NFT:
EMANETE DAYALI OLAN ile EMANETE DAYALI OLMAYAN
( )
- NGS İLE SANGER İLE NANOPORE ile/||/<> DNA DİZİLEME TEKNOLOJİLERİ
( Farklı nesil dizileme yöntemleri. )
( Formül: Okuma uzunluğu: Sanger < NGS < Nanopore )
- NHS/NATIONAL HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK SERVİSİ (INGILTERE)
- QUANTITATIVE ANALYSIS[İng.] / QUANTITATIVE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCEL ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ
- PRISME DE NICOL[Fr.] / NIKOLSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCOL PRİZMASI
- NİDANA ile ...
( Karma ilişkisi süreci. )
- NİDANA ile/||/<> KARANA ile/||/<> KAMMA PHALA
( Karma ilişkisi süreci. @@ Neden, bir sonuca şaşmaz biçimde öncülük eden ilk neden. @@ Bir aksiyonun, edimin meyvesi ya da sonucu. )
- NIELS BOHR ve/||/<> ALBERT EINSTEIN
(
)
- NIELS HENRIK ABEL ve/||/<> EVARISTE GALOIS ve/||/<> ŞÂNİZÂDE ATÂULLAH EFENDİ
( 05 Ağustos 1802 - 06 Nisan 1829 VE/||/<> 25 Ekim 1811 - 31 Mayıs 1832 VE/||/<> 1771 - ? )
( GALOIS KURAMI: Gauss'un kullandığı bazı teknikleri genelleştirerek, derecesi dörtten büyük olan her polinom için çalışacak bir kök bulma yöntemi oluşturmanın neden olanaksız olduğunu açıklar. İçinde kökleri aradağımız sayı dizgeleri "nesneler" ile kökleri kendi arasında döndüren permütasyon "öbekleri" arasında daha önce gözlemlenmemiş ilişkiler bulur. Bu ilişkiler yumağına, bugün genel olarak verilen addır. )
- NIELS HENRIK DAVID BOHR ve/||/<> MAX BORN
( 07 Ekim 1885 - 18 Kasım 1962 ve/||/<> 11 Aralık 1882 - 05 Ocak 1970 )
- NİFAK ile NİFAKÇI/LIK ile NİFAK TOHUMU
- NIH/NATIONAL INSTİTUTES OF HEALTH[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK ENSTİTÜLERİ (ABD)
- NİHÂÎ değil/yerine/= SONSAL
- NİHAL, ŞÜKUFE (İST. 1896 - 1973) :
( Edebiyatçı Yazar olup, Rumelihisar'lıdır. İstanbul'da doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğu değişik yerlerde geçti. Seçkin okullarda okuyarak çok iyi eğitim aldı. Küçük yaştan itibaren memleket sorunları ile ilgilenmeye başladı. İlk evliliğini 1912 yılında Mithat Sadullah (Sander) ile yaptı. Oğlu dünyaya geldikten kısa bir süre sonra eşinden ayrıldı. İttihat Terakki yönetiminin kadınlara tanıdığı özel haktan yararlanarak öğretim süreci üç yıl olan Darülfünun edebiyat bölümüne kaydoldu. Kısa bir süre sonra aynı sınıfta okuyan arkadaşı Ahmet Hamdi (Başar) ile ikinci evliliğini yaptı. Kadınlara daha çok sosyal haklar verilmesi için başlatılan harekete öncülük etti. Kadınlar Fırkasının (Parti) kurulmasını sağladı. Akabinde hala faaliyetine devam eden Türk Kadınlar Birliği'ni kurdu. Şiirlerini hece ölçüsü ile yazdı. Yıldızlar ve Gölgeler (Aruz Ölçüsü, 1919), Hazan Rüzgârları (1927), Gayya (1930), Yakut Kayalar (1931), Su (1933), Sıla Yolları (1935), Sabah Kuşları (1943), Yerden Göğe (1960) isimlerini taşıyan 8 şiir kitabı yayınlandı. Ayrıca ölümünden sonra oğlu Nejat Sander tarafından "Şükufe Nihal/Şiirler (1975); Renksiz İstırap (1928), Yakut Kayalar (1931), Çöl Güneşi (1933) Yalnız Dönüyorum (1938) ve Domaniç Dağlarının Yolcusu (1946), Çölde Sabah Oluyor ve Vatanım İçin (1955) isimlerini taşıyan 7 romanı ve Tevekkülün Cezası (1928), Gezi Notları ve Finlandiye (1935) isimlerini taşıyan üç öyküsü yayınlandı. Şiirleri ve makaleleri; Türk Kadını, Haftalık Gazete, Yeni Mecmua, Hayat, Sus, Dergâh Kadın Yolu, Tan, Çınaraltı, Kadın Gazetesi ve Türk Yurdu gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Bilhassa kadın hakları ile ilgili büyük uğraş verdi, makaleler yazdı. 1962'de geçirdiği trafik kazasını takiben felç oldu ve uzun süre huzurevinde kaldıktan sonra 1973'te vefât etti. )
- NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK
- NİHÂN[Fars.] ile/||/<> PİNHÂN[Fars.]
( Gizli, saklı. | Sır. | Bulunmayan, görünmeyen. İLE/||/<> Gizli, saklı, gizlenmiş. )
- NİHÂYET/ÂKIBET değil/yerine/= SONUNDA/ÖNÜNDE SONUNDA
- NİHÂYE/T:
Son, uc. | Son derece. -<
- NİHAYETSİZ değil/yerine/= SONU GELMEZ/BİTİP TÜKENMEZ/BİTMEZ TÜKENMEZ
- NİHİLİST değil NİHİLE OLMAK
- NİHORİ ERKEK İLKOKULU :
( Yeniköy'de açılan ilkokul, 1848 yılında eğitime açılan Nihori Erkek İlkokuludur. Bu okul Rum cemaatin yardımları ile açılmıştı. Azınlıklar ülkeyi terk ettikten sonra okul kapanmak zorunda kaldı. )
- NIJDAG = BİLEGİTAŞI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- NİKABET[Ar. < NAKABET | çoğ. NUKABÂ] ile NİKÂBET[Ar.]
( Bir kavim ya da kabilenin reisi ya da vekili. | Bir tekkede, şeyhin, yardımcısı olan en eski dervişi ya da dedesi. İLE Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )
- NİKAH KIYMAK değil/yerine/= EVERMEK
- NİKAH MEMURU değil/yerine/= EVERMECİ
- NİKAH değil/yerine/= EVERME
- NİKAHLAMAK ile NİKAHLANMAK ile NİKAH/LIK ile NİKAHLI/LIK ile NİKAHSIZ/LIK ile NİKAH MEMURU ile NİKAH ŞEKERİ
- NICKEL-EISEN-AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL-DEMİR AKÜMÜLATÖR
- BATTERIE DE NICKEL-CADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= NİKEL KADMİYUM BATARYA
- NICKEL-CADMIUM-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL-KADMİYUM PİL
- NICKEL-PLATING[İng.] / MICKELAGE[Fr.] / VERNICKELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL KAPLAMA
- NICKEL[İng.] / NICKEL[Fr.] / NICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL
- NİKMET ile/> HİKMET
- NİKRİS/NİKRÎS[Ar. < NEKARÎS] ile NÎKRÎZ/NÎRÎZ[Fars.]
( Ayak parmaklarında, topuklarda ve eklemlerde meydana gelen ağrılı hastalık. [Fr. GOUTTE] İLE Türk müziğinin en eski bileşik makamlarından. )
- NICHROME[İng.] ile/değil/yerine/= NİKROM
- NILE BLUE[İng.] / NIL BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= NİL MAVİSİ
- NİLÜFER ile/değil ÇADIRÇİÇEĞİ
( ... İLE/DEĞİL Nilüfergillerden, Çin ve Amerika'da ırmaklarında yetişen, büyük yapraklı bir bitki. )
( ... cum EURYALEFEROX )
- NIMBIN[İng.] ile/değil/yerine/= NİMBİN
- NİMBUS[Lat.] değil/yerine/= KARA BULUT
- NİMET ile NİKMET
( ... İLE Şiddetli cezâ. )
- NİMET[Ar.] ve/<> RAHMET[Ar.]
- ...'NIN(BEKLEMENİN/DÜŞÜNMENİN VB.):
"ÂLEMİ" YOK! değil GEREĞİ YOK!
- ...'NIN DEDİĞİ ile/ve/değil/||/<>/> ...'NIN BİLDİRDİĞİ
- NIN "DOKUNMA/SI" ile/ve/yerine ...NIN ETKİ ETME/Sİ
- ...'NIN EVİNDE YAŞAMAK ile/yerine ...'NIN EVİNDE KALMAK
- ...'NIN "İSTEDİĞİ" / "BEKLEDİĞİ" ile/değil/yerine/>< DAVET ETTİĞİ
- ...'NIN:
KANITI ile/değil GÖSTERGESİ
- ...'NIN KENDİ ile ...'NIN NEDENİ
( Nedenler sayısızdır, tek neden fikri bir yanılsamadır. )
( Her bir şeyin sayısız nedeni vardır. )
( Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir. )
( For everything there are innumerable causes. )
( Causes are numberless; the idea of a sole cause is an illusion.
You get a letter that makes you laugh or cry. It is not the postman who does it. )
( THE SELF OF ... vs. THE REASON OF ... )
- ...'NIN:
"MUTFAĞI" ile/ve/||/<> "ARKA SOKAKLAR"
- ...NIN:
NE ANLAMA GELDİĞİ ile/ve/||/<> TANIMI/BELİRTİLİŞİ/İFADESİ
- ...'NIN SANATI ile ... SANATI
( "ART OF ..." vs. "... ART" )
- ...NIN SÜRECİ ile/ve ...NIN SÜRECİ
( PROCESS OF ... vs./and PROCESS OF ... )
- ...'NIN:
TANIMI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLI OLDUĞU/OLABİLECEĞİ YER
- ... NIN ÂLEMİ YOK ile ...NIN GEREĞİ YOK
- NİPPON (JAPONYA) ile ...
( Yüksek Güneş Ülkesi. )
- NÎRÂN ile/ve/<> ZÎFÂN ile/ve/<> KURBÂN
( Canını, ateşe. İLE/VE/<> Malını, misafire. İLE/VE/<> Yakınını, Allah'a. )
- NİRGUNA >< SAGUNA
( Koşulsuz, vasfı ve niteliği bulunmayan. @@ Üç "guna" ile tezahür etmiş hal. En yüce Mutlak'ın sevgi, merhamet gibi niteliklere bürünmüş olarak betimlenmesi. )
- NİRVANA[Sansk.] = NİBBAHA[Palice] = SATORİ[Zen, Jap.]
- NİRVANA[Sansk.](NİBBAHA[Pali])(SATORİ[ZEN, Jap.]) ile NİRVANE ile NİRVANİ ile ...
( Aydınlanma. (ZEN'de, Satori) Yaşam ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh (Brahman) ve yeniden birleşme. Budist summum bonumilkesi. En son Gerçeklik. Saltık Hakikat. Aydınlandıkları zaman, yanıltıcı egolarının bilinciyle sınırlı olmayan bir duruma giren kişilerin son durumu. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. (Tasavvuf'ta ile ABCDEF ( İşrak) İLE Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. İLE Nirvana'yı arayan. )
- NİRVANA[sansk. MOKSHA] ile SATORİ
( Aydınlanma tanımının Budizm'deki karşılığı. İLE Aydınlanma tanımının Zen'deki karşılığı. )
- NİSA ile NİSAİ ile NİSAN ile NİSAP ile NİSAN BİR ile NİSAN YAĞMURU ile NİSAN BİR ŞAKASI
- NİSAN YAĞMURU ile/ve MAYIS YAĞMURU
( Nisan yağar sap olur, Mayıs yağar çeç olur. [çeç: Tahıl yığını] )
( Nisan yağmuru, sadef'in karnına düşünce inci, yılanın ağzına düşünce zehir olur. )
( Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir. Mayıs yağmuru başakların dolgunlaşmasına yarar. )
- NİŞANLAMAK ile NİŞANLANMAK ile NİŞANLAYABİLMEK ile NİŞAN/LIK ile NİŞANE ile NİŞANCI/LIK ile NİŞANLI/LIK ile NİŞANSIZ ile NİŞAN YÜZÜĞÜ ile NİŞAN HALKASI
- NİSAP değil/yerine/= YETER SAYI
- STARCH[İng.] / AMIDON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİŞASTA
- NİŞASTALANMAK ile NİŞASTA ile NİŞASTACI/LIK ile NİŞASTALI ile NİŞASTASIZ ile NİŞASTA ŞEKERİ ile NİŞASTA BUĞDAYI
- NİSEB-İ ERBAA
( Yansıma[aks], oranla[nispetle] ilgilidir.
1- Eşitlik/Denklik[Müsâvât]
( - Her kişi, nâtıktır.
- Her nâtık, insandır. )
2- Karşıtlık/Uyuşmazlık[Mübâyenet]
( - Hiçbir insan, taş değildir.
- Hiçbir taş, insan değildir. )
3- Genel[Umum] - Özel[Husus] - Bağlamında/Açısında[Min-vech]
( - Bazı kişiler, beyazdır.
- Bazı beyazlar, insandır. )
4- Genel[Umum] - Özel[Husus] - Kesinlik[Mutlak]
( - Her hayvan, insandır.[Yanlış!]
- Her insan, hayvandır.[Doğru!] )
[Hayvan[küllî]:
- İnsan(- Hayvan[cüz-i eamm]
- Nâtık[cüz-i müsavî])(postulat);
- At; - Eşek; - Köpek] )
- NISF[Ar.]/NİM[Fars.] ile/ve/||/<>/> ADL/ADÂLET
( Bir şeyin yarısı. İLE/VE/||/<>/> Hakkın/payın doğru dağıtılması, ait olduğu yere/kişiye teslim edilmesi. )
- NİSPET ile GÖRE
( RATIO vs. ACCORDING TO )
- NİSPET ile GÖRELİLİK/İZÂFET
( Bir değişkenin bir sabite oranı. İLE İki değişkenin birbirine bağlı oranı. )
( Birinin değişkenliğinde. İLE İkisinin de değişkenliğinde. )
( RATIO vs. RELATIVITY )
- NİSPET ile ÎTİBAR
( RATIO vs. CONSIDERATION )
- NİSPET ile/ve İZÂFE
- NİSPET ile KIYAS
( Hind felsefesindeki temel kavram RTA, Yol (Rota, route, road) anlamına gelmektedir. Ratio'nun kaynağı olan Ratis ise, Lâtince'de, bağ çubuklarını boylarına göre düzlemektir, denk etmektir. Eski Yunan'da, muntazam dizilmiş kolye anlamında, "cosmos", düzenli evren ("Cosmos") ile, akıl, dil, "Logos (uyumlu dil ve Akıl)", "Nomos", "Ethos" [yüce değerlere yönelme] arasındaki eşdeğerlik demektir. Japonların "Kannagara no michi"si, Arapların "Şeria"sı da aynı, doğru yol, anlamındadır. )
( RATIO vs. TO COMPARE )
- NİSPET ile NİSPETLİ ile NİSPETÇİ/LİK ile NİSPETSİZ/LİK ile NİSPET EKİ
- NİSPET ile/ve ŞART
- NİSPİ ile NİSPİ TEMSİL ile NİSPİ ÇOĞUNLUK
- NISQ İLE FAULT-TOLERANT İLE ANALOG İLE DİGİTAL ile/||/<> KUANTUM BİLGİSAYAR ÇAĞLARI
( Kuantum hesaplama evreleri. )
( Formül: ~1000 logical qubits )
- Nisyan etmeden KONUŞ!!!
- NİSYAN ile GAFLET
( Kendi muhtaç himmete, bir dede
Nerede kaldı, gayrıya himmet ede )
- NİSYÂN[Ar.] ile SEHV[Ar.]
- NİSYÂN[Ar.] değil/yerine/= UNUTUŞ
- NİTELEMEK ile NİTELENMEK ile NİTELENDİRMEK ile NİTELEYEBİLMEK ile NİTE/LİK ile NİTEL/LİK ile NİTELİKLİ/LİK ile NİTELİKSİZ/LİK ile NİTELİKLİ İŞÇİ ile NİTELEME SIFATI ile NİTELİKSİZ İŞÇİ
- NİTELİK:
OLUMLU ve/||/<> OLUMSUZ ve/||/<> SONSUZ
- NİTELİK ile/ve KUDRET
( QUALITY vs./and CAPABLE )
- NİTELİK ile/ve/||/<>/> OLANAK
- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI :) :) :) ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ
( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. :) İLE/VE/||/<> Saygı ve Sevgi. )
- NİTELİK/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAM/LI
- NİTELİKLİ ile/ve/<>/değil SEÇKİN
( [not] QUALIFIED vs./and/<>/but DISTINGUISHED )
- NİTRAT ile NİTRATLI ile NİTRATLAŞMA
- NİTRİK ASİT ile/değil NİTRİK OKSİT
- NİTRİK ASİT ile NİTRİK OKSİT
- NİTRİK ASİT ile/ve/<>/> PİKRİK ASİT[Fr. < Yun.]
( ... İLE/VE/<>/> Nitrik asidin, anilin, ipek vb. maddelere etkimesiyle elde edilen asit.[OH-C6H2 (NO2)3 [Boyacılıkta, patlayıcı maddeler yapımında ve tıpta kullanılır.] )
- NITRYL[İng.] / NITRILE[Fr.] / NITRIL[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTRİL
- NITRINE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTRİN
- NİTROZAMİT ile/ve/||/<> NİTROZAMİN
- NİYÂBE[Ar.] ile NİYÂBET[Ar.]
( Nöbet. İLE Vekillik, vekâlet, nâiblik. | Kadı vekilliği, kadılık. )
- NİYALA ile/ve ORİBİ
( Afrika'ya özgü antilop. İLE/VE Afrika'ya özgü antilop. )
- NİYAZİ MISRÎ ve/<> ÜMMÎ SİNAN
- NİYÂZÎ[Fars. | çoğ. NİYÂZİYÂN] ile Niyâzî[Ar.] ile Niyazî[MISRÎ]
( Yalvarıcı, niyaz edici. | Sevgili. İLE XV. yüzyılın divan şairlerindendir. İLE XVIII. yüzyılın büyük Türk mutasavvıfı. )
- NİYET AÇMAZI ile/ve/||/<> CAYDIRICILIK AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI
- NİYET DİLLERİ ile/ve/<> GERÇEK DİLLER
( Amaca bağlandıkları zaman anlam oluşur. İLE/VE/<> Anlam, doğrudan üzerinde/içinde aranır/bulunur. )
( Arâmî, Âsır, Keldânî, Süryânî, İbrânî ve giderek Arâbî dillerin yapısı "niyet dili"dir. Bu kavram "niyete bağlı", "anlam/mânâ dili" niteliğini taşımaktadır. Niyet dillerinde yazı dili yalnızca ünsüzlerle kurulur ve okunurken ünlendirilir. Yunanca Hermes olarak kodlandırılmış olan sözcük aslen "HRM" olarak kodlanmakta ve "Hiram" diye ünlendirildiğinde "Nurlanmış" anlamına gelmektedir. )
( INTENTIONAL LANGUAGES vs./and/<> CORRECT LANGUAGES )
- NİYET OKUMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK/ÇALIŞMAK
- NİYET "OKUMAK" ile/ve/||/<> "KİŞİLİK ÇÖZÜMLEMESİ"
- NİYET ve/<>/= ABDEST
- NİYET ve/> ÂKIBET
- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK
( INTENTION vs./and TO KEEP IN MIND )
- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET
( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )
( INTENTION vs./and/<> SUCCESS )
- NİYET ile/ve EĞİLİM
( INTENTION vs./and TENDENCY )
- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]
- NİYET ile NİYET ile KASITLI ile KASITLI YAPAN ile KASITLI OLARAK ile NİYETLER
( INTENT vs. INTENTION vs. INTENTIONAL vs. INTENTIONAL DOER vs. INTENTIONALLY vs. INTENTIONS )
( مرام ile آهنگ ile منظور ile مقصود ile عزم ile منوي ile عمد ile سگال ile صرافت ile غرض ile نيت ile تعمد ile خيال ile قصد ile عمدي ile تعمدي ile متعمد ile عمدا ile تعمدا ile اغراض ile نيات )
( MARAM ile AHANG ile MANZUR ile MOGHSUD ile AZM ile MONOY ile AMAD ile SEGAL ile SARAFT ile GHARZ ile NEYT ile TAMAD ile خيال ile GHSAD ile AMADY ile تعمدي ile متعمد ile OMDA ile TAMDA ile EGHARAZ ile NEYAT )
- NİYET ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( İçsel, kişisel ve tekil bir yönelme.[Henüz dış dünyaya bağlanmamış olabilir.] @@ Niyetin belirli bir hedefe bağlanmış, artık geri dönüşü zor bir duruma gelmiş biçimi. )
( Her şibak nihali bir niyet içerir; fakat her niyet şibak nihali değildir. )
( "Vakfa hizmet niyetiyle hareket etti." @@ "Vakfın tevliyet makamına yönelik şibak nihali açıkça görülmektedir."[makama kilitlenmiş bir beklenti] )
- NİYET ve/<> TERCİH
- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM/MEYL
- NİYET ve/||/<> YÖNELİM ve/||/<> BAĞLILIKLAR ve/||/<> YATKINLIKLAR
- NİYET ile/ve/<> YÖNTEM
- NİYETİN BEDELİ ile BİLGİSİZLİĞİN BEDELİ
( EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE )
- NİYET/Lİ/LİK ile/ve EREK/Lİ/LİK / AMAÇ/LI/LIK
( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )
( Niyet, amacı gösterir. )
( Niyet hayır, âkıbet hayır. )
( INTENTION vs./and AIM/PURPOSE/GOAL )
( MEYELÂN ile/ve GÂYE )
- KUŞKU:
NİYETTE ile/ve/||/<> AMAÇTA
( Yola çıkarmaz. İLE/VE/||/<> Yol aldırtmaz. )
- NİYET'TE:
SAMİMİYET, İÇTENLİK, YAKINLIK
ve
TUTUM'DA:
RESMİYET, MESAFE, CİDDİYET
( SINCERELY, SINCERITY, NEARNESS :ON INTENTION and SOLEMNITY, DISTANCE, SERIOUSNESS :ON ATTITUDE )
- NİZÂ'[< NEZ] ile/değil/yerine/>< NİZÂM[NAZAME]
( Bilgi, güce tâbi olursa/tutulursa. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güç, bilgiye tâbi olursa/tutulursa. )
( Çekişme, kavga. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncileri, ipe dizmek. )
- NİZAM ile/||/<> NİZÂM-I CEDÎD
( Düzen. İLE/||/<>/> Yeni Düzen, III. Selim'in 1794 - 1807 yılları arasında uygulamaya koyduğu ilk ciddi yenilik programı. )
- NİZÂMÎ değil/yerine/= DÜZENCİL/KURALCIL
- NİZAMİYE ile NİZAMİYE KAPISI ile NİZAMİYE KARAKOLU
- NİZÂSIZ VE FÂSILASIZ değil/yerine/= ÇEKİŞMESİZ VE ARASIZ
- NK/NATURAL KİLLER CELLS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ GÖZELER
- NLP/NATUREL LANGUAGE PROCESS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL DİL İŞLEME
- NMR İLE IR İLE UV-VİS İLE MS ile/||/<> ANALİTİK SPEKTROSKOPİ
( Molekül karakterizasyon teknikleri. )
( Formül: ΔE = hν )
- no.[Lat. < NUMERO] değil/yerine/= SAYI, ADET
- NÖBETLEŞMEK ile NÖBET ile NÖBETÇİ/LİK ile NÖBET ŞEKERİ
- NOBODY :/yerine HİÇKİMSE
- NOD :/yerine BAŞINI SALLAMAK
- NODÜL/NODULE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜMCÜK
- NOESIS ile EPISTEME
- NOESIS ile FRONESIS ile POESIS
( Dışarıda. İLE İçte. İLE ... )
( Akılda. İLE Özde. İLE ... )
( Aristoteles. İLE Platon. İLE ... )
- NOESIS ile/ve NOUS
( ... ile/ve CEBRAİL )
- NOEZİS/NOESIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNME
- NOHUT ile/değil/||/<>/> KUDAMA/ZILK/SARMASIN/ŞIHIL/MAHŞİDE
( ... İLE/DEĞİL/||/<>/> İkiye ayrılmış nohut. )
- NÖKER ile HİZMETÇİ, HİZMETKÂR
- NOKSAN değil/yerine/= EKSİK
- NOKSAN/LIK ile NOKSANSIZ/LIK
- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY İLE HİPERUZAY ile/||/<> BOYUT HİYERARŞİSİ
( 0-boyuttan n-boyuta geometrik nesnelerin boyut sıralamasıdır. )
( Formül: ℝ⁰ ⊂ ℝ¹ ⊂ ℝ² ⊂ ℝ³ ⊂ ℝⁿ )
- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY ile/||/<> GEOMETRİK BOYUTLAR
( Temel geometrik nesneler. )
( Formül: dim = 0 İLE 1 İLE 2 İLE 3 )
- POINT SOURCE[İng.] / SOURCE PONCTUELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA KAYNAK
- POINT CONTACT[İng.] / CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASI
- POINT CHARGE[İng.] / CHARGE POINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTA YÜK
- NOKTA ve/||/<>/>/< BİR(LİK)
- NOKTA ve/||/<>/> DÜZLEM ve/||/<>/> ALAN ve/||/<>/> BİÇİM/ŞEKİL
- NOKTA ve/||/<> DÜZLEM ve/||/<> NESNE/ŞEY
( Biraradalığı vermezler. )
- NOKTA ile/ve SONSUZ/LUK
( NOKTANIN SONSUZLUĞU )
( POINT vs./and ETERNITY )
- NOKTA ile/ve/<> SONSUZ/LUK
( NOKTANIN SONSUZLUĞU )
( POINT vs./and ETERNITY )
- NOKTA-İ NAZAR değil/yerine/= GÖRÜŞ/BAKIŞ AÇISI
- NOCTAL[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTAL
- NOKTALAMA ile/ve/||/<> HAREKE
( Latin abecesinde. İLE/VE/||/<> Arap abecesinde. )
( İnsanlık, bir gün...
(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.
(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.
(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.
(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.
(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.
Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...
“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."
Alex Kanevsky )
- NOKTALAMAK ile NOKTALANMAK ile NOKTALANDIRMAK ile NOKTALAYABİLMEK ile NOKTA ile NOKTACI/LIK ile NOKTALI ile NOKTASIZ ile NOKTA ATIŞI ile NOKTA NOKTA ile NOKTA MEMURU ile NOKTA TURİZMİ ile NOKTALI DELİK ile NOKTALI VİRGÜL ile NOKTALAMA İŞARETİ
- NOKTASAL İLE DÜZGÜN İLE L² ile/||/<> YAKINSAKLIK TÜRLERİ
( İşlev dizilerinin farklı yakınsaklık modları. )
( Formül: ||fₙ - f||∞ → 0 )
- PUNKTFÖRMIGE STRAHLUNGSQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL IŞINIM KAYNAĞI
- DÉFAUTS PONCTUELS[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL KUSURLAR
- PUNKTFÖRMIGE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL YÜK
- NOKTÜRNAL/NOCTURNAL[İng.] değil/yerine/= GECEYE İLİŞKIN
- NOLMAZ NOLMAZ değil NOLUR NOLMAZ
- NOMINA/ANATOMICA NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TERİMLERİ
- NOMİNAL ÜCRET ile GERÇEK ÜCRET
- non rep./non repetat.[Lat. < NON REPETATUR] değil/yerine/= YİNELENMESİN, TEKRAR EDİLMESİN
- NON-LİNEAR OPTICS ile/||/<> LİNEAR OPTICS
( Non-linear optics yoğun ışıkta malzeme yanıtının lineer olmadığı durumken İLE linear optics ışık-madde etkileşiminin lineer olduğu durumudur )
( Formül: Kerr effect )
- NONİNVAZİV MONİTÖRİZASYON /GİRİŞİMSEL OLMAYAN MONİTÖRİZASYON/NONİNVASIVE MONİTORING[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN İZLEME
- NON-PAROUS vs. NON-POROUS
- NONVERBAL İLETİŞİM/NONVERBAL COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= SÖZSÜZ İLETİŞİM
- NÖRAL/NEURAL[İng.] değil/yerine/= SİNİRSEL
- NORDİK ile ...
( Kuzeyli. [Avrupa'da kullanılır.] )
- NEURIDIN, NEUROIN[İng.] ile/değil/yerine/= NÖRDİN
- NORMAL vs. COMMON
- DISPERSION NORMALE[Fr.] / NORMALDISPERSION, NORMALVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL DAĞILIM
- NORMAL DAĞILIM ile/||/<> UNİFORM DAĞILIM
( Normal çan eğrisi, uniform düz dağılımdır )
( Formül: Gauss İLE eşit olasılık )
( Carl Friedrich Gauss tarafından 1809 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1777-1855) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, istatistik, manyetizma) )
- NORMAL DAĞILIM ile/||/<> ÜSTEL DAĞILIM
( Normal çan eğrisi simetrik, üstel bekleme süresi asimetrik )
( Formül: N(μ ileσ²) İLE λe^(-λx) )
( Carl Friedrich Gauss tarafından 1809 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1777-1855) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, istatistik, manyetizma) )
- DAĞILIMLAR:
NORMAL ile/||/<> BİNOM ile/||/<> POISSON ile/||/<> ÜSTEL ile/||/<> GAMMA ile/||/<> BETA ile/||/<> OLASILIK
( İstatistikte sıkça kullanılan altı temel olasılık dağılımı. )
( Formül: f(x) = (1/σ√2π)e^(-(x-μ)²/2σ²) )
- NORMAL GÜÇ ile/ve/||/<> SÜRTÜNME GÜCÜ
( Bir yüzeyin, nesneye uyguladığı dik güç. İLE/VE/||/<> İki yüzey arasında harekete karşı oluşan güç. )
- NORMAL ERROR CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= NORMAL HATA EĞRİSİ
- NORMAL HYDROGEN ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= NORMAL HİDROJEN ELEKTRODU
- NORMAL KİŞİ :/= ANORMAL KİŞİ
- ŞERÂİT-İ TABÎÎ[Osm.] / CONDITIONS NORMALES[Fr.] / PHYSIKALISCHE NORMALBEDINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL KOŞULLAR
- AMÛDÎ KUVVET[Osm.] / FORCE NORMALE[Fr.] / NORMALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL KUVVET
- TEMPÉRATURE ET PRESSION NORMALES[Fr.] ile/değil/yerine/= NORMAL SICAKLIK VE BASINÇ
- MODE NORMAL DE VIBRATION[Fr.] / NORMALSCHWINGUNGSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL TİTREŞİM KİPİ
- NORMAL vs. USUAL/ORDINARY
- NORMAL ile ALIŞILMIŞ
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NORMAL vs. USUAL/ORDINARY )
- AMUD[Osm.] / NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= NORMAL
- NORMAL ile/||/<> COMPLETELY REGULAR
( Normal kapalı küme ayrık İLE completely regular Urysohn lemma. )
( Formül: Closed separation İLE function separation )
- NORMAL ile DOĞAL
( NORMAL vs. NATURAL )
- NORM/AL değil/yerine/= DÜZGÜ/L
- NORMAL :/yerine NORMAL
- NORMAL ile/ve/değil OLAĞAN
( [not] NORMAL vs./and/but USUAL/POSSIBLE )
(1996'dan beri)