Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(104/160)
- NAZARÎ ERDEM ile/ve FİKRÎ ERDEM ile/ve HULKÎ ERDEM ile/ve AMELÎ ERDEM(SANATLAR)
- NAZARÎ HİKMET ile/ve AMELÎ HİKMET
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
- NAZAR-I ÎTİBÂR ile ...
( DİKKAT )
- NAZARÎ değil/yerine/= KURAMSAL
( TEORİK )
- NAZAR/LIK ile NAZARİ ile NAZAR BONCUĞU
- NAZIM BİÇİMLERİNDE:
TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT ile/<> TERBİ ile/<> TAHMİS ile/<> TAŞTIR ile/<> TESDİS ile/<> MUHAMMES ile/<> TARDİYE ile/<> MÜSEDDES ile/<> NAZİRE ile/<> TEHZİL
( 7-10 beyit. İLE 7-10 beyit. İLE Gazel + 2 beyit. | Dördün. | Dörtleme. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 4 beyit. İLE 5 dizelik. İLE 5 dizelik.[Muhammes'in, özel bir biçimi.] İLE 6 dizelik.İLE Beğendiğine benzer. İLE Alay etmek üzere yazılan nazire. )
( )
- NAZIM ile NAZIM PLAN ile NAZIM TÜRÜ ile NAZIM BİRİMİ
- NAZİR ile NAZİRE ile NAZİRSİZ
- NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME
- NAZÎRE ile KİNÂYE
- NAZİRE ile TEHZİL
( Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz. | Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir. İLE Alaya alma. | Ciddi bir yapıtı alay tarzında nazire yazma, şakalı bir anlatıma çevirme. )
- NAZÎRE ile/ve TEKZİR
( Benzer şiir yazmak. İLE/VE ... )
- NAZZÂM ile ...
( ÇEKİRDEK MADDE )
- NE ALÂKA/KEL ALÂKA değil/yerine/= NE İLGİSİ VAR/İLGİSİ YOK
- Ne bileyim diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!
- NE BULA?(") ile/değil BULUTSU/NEBULA[İng.]
( O, neyi bulabilir? @@ Uzayda gaz ve toz bulutu. )
- NE DEDİĞİ(Nİ ANLAMAK) ile NE DEMİŞ OLABİLECEĞİ(Nİ ANLAMAK)
( TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY )
- NE DEMEYE ...? ile/değil/yerine/||/<>/< NEDEN ...?
- NE DENİR(/DERLER) (ONUN) ADINA? ile ... ADINA
- NE DERLER? ile/yerine NE DENİR?
- NE DERSİN? ile/ve/<> NE EDERSİN?
( N DERSİN? <> N EDERSİN? )
( Ne edersen onu dersin, ne dersen onu edersin! )
- [ne] EGEMEN/LER ile/ne de/||/<> EZİLEN/LER
- [ne] EMMEYE ile/ve/||/<>/ne de GÖMMEYE (GELMEK)
- NE İÇİNDE? ile HANGİ YOLLA? ile NE İÇİN?
- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK
( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )
- NE KADAR GERÇEKTİR? ile/değil NASIL BİR GERÇEK?
- NE KADAR KULLANILABİLİR OLMASI değil NE KADAR KULLANILABİLİR OLDUĞU
- NE KADAR? ile/ve NEREYE KADAR?
- [ne] KARDAŞ, [ne de] ARKADAŞ ile/değil/sadece HALDAŞ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
- [ne] KÖY ne de KASABA (OLAMAMAK)
- [ne] KUSURSUZ KİŞİ ne de KİŞİDE/İNSANDA KUSUR
( Seveceksen, öylece sev! Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. )
( Kusursuz olsaydık, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya o kadar meraklı olmazdık. )
- NE OLDUĞU/N ile/ve/<>/değil/yerine NE OLMADIĞI/N
( Bize ancak ne olmadığımız söylenilebilir. )
( Ne olmadığımızı bilme yoluyla gerçek kimliğimizi tanırız. )
( By knowing what we are not, we come to know ourselves.
The way back to ourselves is through refusal and rejection.
Can only tell us what we are not.
By knowing what we are not, we come to know ourselves. )
( Aslımıza geri dönüş yolu, reddetme ve geri çevirmeden geçer. )
( [not] HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE vs./and/<>/but NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT
NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT instead of HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE )
- NE OLMALI? ile/değil NE OLSA GEREK?
- NE OLURSA OLSUN ile SOLUNAMAZ ile SORUMSUZ
( IRRESPECTIVE vs. IRRESPIRABLE vs. IRRESPONSIBLE )
( صرفنظر از ile دمنزدني ile وظيفهنشناس )
( SARFANZAR AZ ile DAMANZDANY ile وظيفهنشناس )
- Ne söylesen az! olduğu için DİNLE!!!
- Ne söylesen az! olduğu için SUS!!!
- Ne söylesen çok! olduğu için DİNLE!!!
- Ne söylesen çok! olduğu için SUS!!!
- ne TARAFIYIM ne de (TARAFI) DEĞİLİM değil ne TARAFIYIM ne de KARŞISINDAYIM
( Olumsuzdan[ne/ne de] sonra tekrar olumsuzluk sözcüğü ya da eki olmuyor/olmaz. )
- [ne] YAP! "EMRİ" ile/ve/||/<>/ne de YAPMA! "ENGELİ"
- NE YAPABİLİRİM?:
OLAĞAN KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMSUZ KOŞULLARDA ve/||/<> OLUMLU KOŞULLARDA | ve/||/<> KİŞİYE YÖNELİK
( [yalın haliyle] Ne yapabilirim?.[her koşulda!] VE/||/<> Tüm olumsuz koşullara karşın ne yapabilirim? VE/||/<> Bu olanaklarla daha ne/ler yapabilirim? | VE/||/<> Senin için ne yapabilirim?[üç koşulu da ayırabilen ve anlayabilenlerin erişebileceği noktadır!] )
- NE YAPACAĞINI BİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> BİLDİĞİNİ, YAPMAK/UYGULAMAK
- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYABİLECEĞİNİ/YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!
( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.
Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.
Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )
( Bilme sanatı, neyi gözardı edeceğini bilmektir. )
(
)
( [not] TO KNOW, WHAT TO DO vs./and/but TO KNOW, WHAT, NOT TO DO
TO KNOW, WHAT, NOT TO DO instead of TO KNOW, WHAT TO DO )
- NE YAPARSAK/YAZARSAK YAPALIM/YAZALIM,
HİÇBİR KONUDA:
ACELE ETME(YELİM)! ve/||/<>/> ÖZEN GÖSTER(ELİM)!
( )
- NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK!!!:
-ve/<
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.
Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.
Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
- [ne yazık ki]
ATSAN ile/ve/||/<> SATSAN
( Atılmaz. İLE/VE/||/<> Satılmaz. )
- [ne yazık ki]
FAHİŞE ve/||/<>/< PEZEVENK ve/||/<>/< MÜŞTERİ ve/||/<>/< TOPLUM
( [Suç/hata ve sorumluluk]
"1" ise. VE/||/<>/< İki katı. VE/||/<>/< Üç katı. VE/||/<>/< Dört katı. )
- [ne yazık ki]
GÜCE TAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜCE BAKMAK
- [ne yazık ki]
KABA GÜÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIPLAK GÜÇ
- [ne yazık ki]
KARALAMA/İFTİRA ile/ve/değil/||/<>/< YANSITMA
- [ne yazık ki]
KUYUSUNU KAZMAK ile/ve/||/<> ALTINDAN HALIYI ÇEKMEK
- [ne yazık ki]
SALDIRI SAVAŞI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUNMA SAVAŞI
- [ne yazık ki]
YANLIŞA/SUÇA:
TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/< TENEZZÜL
- [ne yazık ki]
YARIM DOKTOR ve/||/<> YARIM HOCA
( Candan eder. VE/||/<> Maldan eder. )
- [ne] YİĞİDİ ÖLDÜRMEK ne de HAKKINI YEMEK
- NE ZAMAN KONUSU AÇILINCA değil NE ZAMAN KONUSU AÇILIRSA
- NEARBY :/yerine YAKINDA
- NEARLY :/yerine NEREDEYSE
- neb./nebul[Lat. < NEBULA] değil/yerine/= İNCE TOZ HALİNDE PÜSKÜRTÜLEN İLAÇ
- NEBÂİL[Ar. < NEBÎLE] ile NEBÂİR[Ar. < NEBÎRE]
( Yüceler, yüksekler. İLE Torunlar. )
- NEBAT ile NEBATİ
- NEBÎ[< NEBE (çoğ. ENBİYÂ)] ile ...
( PEYGAMBER | HABERCİ | MÜNÂDÎ [Sansk. AVATAR] )
- NEBÎ ve/||/<> PÎR ve/||/<> VELÎ
ve/||/<>
EDEB ve/||/<> AHLÂK ve/||/<> ZANAAT
- NEBİL SERTER YALISI :
( Yeniköy Tarabya yolu üzerindedir. 19. yy. sonlarında yapılmıştır. Mühendis Nebil Serter yalısı olarak bilinir. )
- NEBİOĞLU, HALDUN (SARIYER, 1941 - 2019) :
( Ticaretle uğraştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Divan kurulu üyesidir. )
- NEBİSE[Ar.] ile NEBİSE[Ar.]
( Kız torun. İLE Kuyu toprağı. | Irmak toprağı. )
- Necâtî'ye KONUŞ!!!
- NECESSARILY :/yerine ZORUNLU OLARAK
- NECESSARY/REQUIRED vs. SUFFICIENT/ENOUGH
- NECM ile KEVKEB
( Sönüp-yanan yıldız. İLE Sürekli yanan gezegen. )
- NEDBE[Ar. çoğ. NEDEB, NÜDÛB] ile NEDEBE[Ar.] ile NEDEBÎ[Ar.]
( Yara izi. İLE Yara/kırık yeri. İLE Yara izi ile ilgili. )
- NEDEN:
400 değil 4YÜZSÜZ(/LÜK)
- NEDEN/SEBEP/MÜSEBBİB ile VESİLE
( CAUSE vs. MEANS )
- NEDEN ile BAHÂNE[Fars.]
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )
( REASON vs. PRETEXT )
- NEDEN ile HİKMET
- NEDEN = İLLET, SEBEP = CAUSE, REASON[İng.] = CAUSE, RAISON[Fr.] = URSACHE, GRUND[Alm.] = CAUSA, RATIO[Lat.] = CAUSA, RAZON[İsp.]
- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ
( Hiçbir şey, kendinin nedeni olamaz. )
( CAUSE vs./and CAUSE OF THE SELF )
( ... cum/et CAUSA SUI )
- NEDEN ile/ve KENDİNİN NEDENİ
( CAUSE vs./and REASON OF THE SELF )
( ... cum/et CAUSA SUI )
- NEDEN ile NEDENLİ ile NEDENSEL/LİK ile NEDENSİZ/LİK ile NEDEN SONRA ile NEDEN BİLİMİ ile NEDEN BİLİMSEL ile NEDENLİ NEDENSİZ ile NEDENSELLİK İLKESİ
- NEDENİ:
KENDİNDE OLAN ile/ve/||/<> KENDİNDE OLMAYAN
( Tekil. İLE/VE/||/<> Sonsuz. )
- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( [not] CAUSE OF vs./but ONE OF THE CAUSES
ONE OF THE CAUSES instead of CAUSE OF
Each is the cause of the other. )
- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( [not] CAUSE OF vs. CAUSES OF ONE )
- NEDENİN YOKLUĞU ve/||/<>/> YOKLUĞUN NEDENİ
- NEDENİNİ GÖRÜP:
GÖZARDI EDEN / KAYITSIZ KALAN(LARDAN OLMAK) ile/değil/yerine GÖRDÜKLERİNDEN HOŞLANMAYANLARDAN OLMAK
- NEDENLERİN BİLİMİ ile/ve NEDENLERİN NEDENİNİN BİLİMİ
( Bilim. İLE/VE Metafizik. )
- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES
( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )
( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )
( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )
- NEDİM ile NEDİME
- NEDİM/E[Ar.] ile/ve/||/<> SAĞDIÇ
( Sohbet erbabı. | Yardımcı kadın. | Düğünde, geline kılavuzluk eden kişi. İLE/VE/||/<> Düğünde, gelin ya da damada/güveye kılavuzluk eden kişi. )
- NEDY[Ar.] ile MECLİS[Ar.] ile MUKÂME[Ar.]
- NEED :/yerine İHTİYAÇ DUYMAK
- NEFASET ile NEFASET BEDELİ
- NEFES NAKIŞI ve ÖMÜR KUMAŞI ile/ve/|| KAZA ve KADER MAKASI
- NEFES NEFESE değil/yerine/= SOLUK SOLUĞA
- NEFES VEREN ile NEFES VERME ile NEFES VERMEK
( EXHALANT vs. EXHALATION vs. EXHALE )
( بيرون دهنده ile زفير ile زفير کردن )
( BEYRON DAHANDEH ile زفير ile ZEFYR KARDAN )
- NEFES ile NEFES ALMAK ile NEFES ALMAK ile NEFESSİZ ile NEFES DARLIĞI ile NEFES KESİCİ
( BREATH vs. BREATHE vs. BREATHING vs. BREATHLESS vs. BREATHLESSNESS vs. BREATHY )
( دم ile نفس ile نفس کشيدن ile تنفس کردن ile دم بر آوردن ile هوا خوردن ile استنشاق کردن ile ذينفس ile تنفس ile متنفس ile بي جان ile بي نفس ile بي جاني ile درمعرض نسيم )
( DAM ile NAFS ile NAFS KESHYDAN ile TANFES KARDAN ile DAM BAR AVARDAN ile NPAVA KHORDAN ile ESTANESHAGH KARDAN ile ذينفس ile TANFES ile متنفس ile BEY JAN ile BEY NAFS ile BEY JANY ile DARMARZ NESYM )
- NEFESLEMEK ile NEFESLENMEK ile NEFESLENEBİLMEK ile NEFES/LİK ile NEFESLİ/LİK ile NEFES BORUSU ile NEFES KESİCİ ile NEFES NEFESE ile NEFES DARLIĞI ile NEFESLİ SAZLAR ile NEFESİ KUVVETLİ
- NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR
- NEFHA değil/yerine/= ESİNTİ
- NEFHÂ-YI RAHMAN ile/ve NEFHÂ-YI RAHÎM
( Oksijen. İLE/VE ... )
( Bu iki nefhanın birleşmesi Bismillahirrahmanirrahim'dir. )
- NEFİS/LİK ile NEFİS İZZETİ ile NEFİS MÜDAFAASI ile NEFİS MUHASEBESİ ile NEFİS MÜCADELESİ
- NEFRET ile/ve/> DİKKAT > İLGİ > YAKINLIK
( HATE/HATRED vs./and/> ATTENTION > INTEREST > CLOSENESS/SYMPATHY )
- NEFRET ile/ve/||/<>/> KİN/BUĞZ
( Gereksiz/fazla/aşırı düşünce yönelimi. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz/fazla/aşırı olan düşünceyi, süresiz ya da çok uzun süre sürdürme ve eyleme geçme düşüncesi ya da girişimi. )
( Nefret, çok gereksiz/fazla/anlamsız, isabetsiz ve olumsuz bir düşünceyi sürdürmek gerektirdiğinden dolayı, kimseye nefret gerektirecek kadar zaman/enerji/bellek ayırmanın gereği/anlamı/değeri ya da etkisi yoktur/olmaz/olmayacaktır! İLE/VE/||/<>/> Kimseye fakat özellikle de birinci derece yakınlara ve üzerimizde (çok/az) emeği geçenlere kin tut(a)mayacağımızı anımsamamızda, kabul etmemizde yarar vardır. )
- NEFRET ile NEFRET DOLU
( HATE vs. HATEFUL )
( متنفر بودن ile نفرت کردن ile نفرت داشتن ile بيزاربودن ile تنفر داشتن ile احساس نفرت کردن ile کينه ورزيدن ile بيزار بودن ile تنفر ile کينه آميز ile اظهار تنفر ile تنفر آور )
( MOTANFAR BODAN ile NAFARAT KARDAN ile NAFARAT DASHTAN ile BEYZARBUDAN ile TANFAR DASHTAN ile EHSAS NAFARAT KARDAN ile KYNAH VARZYDAN ile BEYZAR BODAN ile TANFAR ile KYNAH AMYZ ile EZEHAR TANFAR ile TANFAR AVAR )
- NEFRET ile/ve/değil/yerine/<> ÖFKE
( Nefretiniz, elektriğe dönüştürülebilseydi, dünyanın tamamını aydınlatırdı. )
( [not] HATE vs./and/but/<> ANGER
ANGER instead of HATE )
- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( 3 DEREKE[Cehâletle orantılı olarak] ile/değil/yerine/>< 3 DERECE )
( Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. )
( Eden uzaklaşır. >< Yakınlaştırır. )
( Düşmanlarımızdan nefret etmemek gerek. Bu, algılama ve yargılama yetimizi sınırlar. )
( Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir. )
( Ürküp kaçma. | Tiksinme, iğrenme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )
( NEFRET-İ TECEDDÜD: Yenilik kaygısı. )
( [not] HATE vs./but/>< LOVE
LOVE instead of HATE )
- NEFRİT ile/||/<> NEFROZ
( Böbreklerin yangılanması. İLE/||/<> Böbreklerin işlev bozukluğu ve protein kaybı. )
- NEFRON/NEPHRON[İng.] değil/yerine/= BÖBREK BİRİM
- NEFS DERECELERİ(ETVÂR-I SEB'A)
( * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE
^
* NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE)
^
* NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE)
^
* NEFS-İ MUTMAİNNE
^
* NEFS-İ MÜLHİME
^
* NEFS-İ LEVVÂME
^
* NEFS-İ EMMÂRE )
- NEFS ile ŞEYTAN
( ... İLE Kötülüğe meyl/"emir" eden nefs. )
- NEFS ile/ve/<> VİCDAN
( Öğretmeni ol! İLE/VE/<> Öğrencisi ol! )
- NEFSÂNÎ SOHBET ile RAHMÂNÎ SOHBET
- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI" ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI
- NEFSİN:
ESİRİ ile/değil/yerine EMİRİ
- NEFS'ÜL EMR:
İRFÂNÎ VE KELÂMÎ ile/ve KOZMOLOJİK VE METAFİZİK ile/ve ONTOLOJİK VE MANTIK
- NEGATIVE-WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= NEGATİF DİRENÇ
- NÉGATON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATON
- NEGATORY vs. TO REMOVE THE COVERS
- NEGLECTED ÇOCUK/NEGLECTED CHILD[İng.] değil/yerine/= İLGIDEN YOKSUN ÇOCUK
- NEHZ/NEHZÂT[Ar.] ile NEHZAT[Ar.]
( Davranma, kalkışma. İLE Hareket, yola çıkma. )
- [ne yazık ki]
NE KADAR, KENDİMİZİ "DÜŞÜNÜYORSAK" ile/ve/||/<>/> O KADAR, İŞTEN/SORUMLULUKTAN KAÇMAK/ÇALMAK
- NEKÂHET ile LOĞUSA[< Yun. LOKHUSA]
- NEKAİS[Ar. < NAKÎSA]["ka" uzun okunur] ile NEKAİZ[Ar. < NAKÎZA]["ka" uzun okunur]
( Eksiklikler, noksanlar. İLE Birbirine zıt olan, birbirini çelen şeyler. )
- NEKROZ/NECROSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU ÖLÜM
- NEKTAR[Fr. < NECTAR] değil/yerine/= BAL ÖZÜ
- NEKTAR BİRA FABRİKASI :
( Büyükdere'deki ilk sanayi kuruluşu idi. Fabrika Nectar Browery Biracılık Compay Limited (Nektar Biracılık Limited Şirketi) adıyla açıldı. 1909'da açılan fabrika 1930'da kapatıldı. Sonraları bira fabrikası arsası üzerine Tekel Kibrit Fabrikası kuruldu (bkz. Tekel Kibrit Fabrikası, Elbe Orman). )
- NEKTARYUMLAR, NEKTAR[Fr. < NECTAR](BALÖZÜ) SALGILAYAN YAPILAR = A'ZÂ-İ NEKTÂRÎYE = NECTAIRES
- HYGROSCOPIC[İng.] / HYDROSCOPIQUE[Fr.] / WASSERAUFNEHMEND, HYGROSKOPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKEN/ÇEKER/ÇEKİCİ
- DESICCANT[İng.] / AGENT DESSICCATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKİCİ
- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ
- MİKYÂS-İ RUTÛBET[Osm.] / HYGROMETER[İng.] / HYGROMÈTRE[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÖLÇER
- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI
- NEME" değil NEYİME LÂZIM?
- NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] değil/yerine/= FISILDAMA
( Fısıldama. )
- NEMRUT ile/değil YESEMEK
- NEMRUTLAŞMAK ile NEMRUT/LUK
- NEMRUT/LUK ile YÜZÜ/SURATI ASIKLIK
- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK
( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )
- NEODYMIUM GLASS LASER[İng.] / LASER AU VERRE AU NÉODYME[Fr.] / NEODYMGLASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM CAM LAZERİ
- NEODYMIUM[İng.] / NÉODYME[Fr.] / NEODYM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM
- NEO-KLASİK (TÜRK) ile/||/<> NEO-KLASİSİZM
( XIX. yüzyıl sonları ve XX. yüzyıl başlarında bir sanat akımı. Eski Türk ve İslâm sanatından alınmış mimari ve süsleme öğelerinin kullanılması ile ortaya çıkan ilk ulusal akım. İLE/||/<> XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Almanya'da ortaya çıkan, ancak Fransa'da daha çok uygulanma olanağı bulan ve antikiteden esinlenerek klasik formlara dönüşü amaçlayan sanat anlayışı ve üslûbu. )
- NEOLİBERALİZM ve/=/||/<> "ZENGİNLER İÇİN SOSYALİZM"
- NEOLİTİK DEVRİM ile/||/<> SANAYİ DEVRİMİ
( Neolitik devrim tarıma geçiş İLE Sanayi Devrimi makineleşme geçişidir. Neolitik devrim 10 bin yıl sürdü İLE Sanayi Devrimi 200 yılda gerçekleşti. İki devrim insan yaşamını kökten değiştirdi İLE Neolitik devrim yerleşik yaşam İLE Sanayi Devrimi kentleşme getirdi. )
( V. Gordon Childe tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1957) (Ülke: Avustralya/İngiltere) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Neolitik Devrim kavramını ortaya attı, kentsel devrim teorisi, kültürel evrim yaklaşımı) )
- NEOLİTİK ZİHİNSEL DEVRİM ile/||/<> NEOLİTİK EKONOMİK DEVRİM
( Neolitik zihinsel devrim bilişsel ve sembolik dönüşüm İLE neolitik ekonomik devrim tarım ve hayvancılık geçişidir. Cauvin zihinsel devrim tarım öncesi İLE Childe ekonomik baskı zihinsel değişime yol açtı der. Göbeklitepe zihinsel devrim İLE geleneksel görüş ekonomik devrim önceliği verir. )
( Jacques Cauvin tarafından 1994 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1930-2001) (Ülke: Fransa) (Alan: Arkeoloji, Prehistorya) (Önemli katkıları: Neolitik zihinsel devrim teorisi, sembolicizmin tarım öncesi gelişimi, Yakındoğu Neolitik Çağı araştırmaları) )
- NEONATOLOJİ/NEONATOLOGY[İng.] değil/yerine/= YENİDOĞAN BİLİMİ
- NÉOPRÈNE[Fr.] / NEOPREN[Alm.] ile/değil/yerine/= NEOPREN
- NEPHELAUXETİC ETKİSİ ile/||/<> SPEKTROKİMYASAL ETKİ
( Nephelauxetic kovalent karakter, spektrokimyasal Δ büyüklüğü. )
( Formül: B azalma İLE Δ artma )
- NEPHR-/NEPHRO- ile/||/<> RENİ-/RENO- ile/||/<> PYEL-/PYELO-
( Böbrek. İLE/||/<> Böbrek. İLE/||/<> Böbrek pelvisi ile ilgili. )
- [ne yazık ki]
| NEPOTİZM[< NEPHEW] ile/ve/||/<> KRONİZM[< CRONY] |
ile/ve/||/<>
TRİBALİZM
( | Akraba/"yeğen" kayırmacılığı. İLE/VE/||/<> Uzun süren arkadaşlık, hemşehricilik kayırmacılığı. | İLE/VE/||/<> Aşiretçilik/kabilecilik. )
- NEPTUNIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUMREIHE, NEPTUNIUMSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM DİZİSİ/SERİSİ
- NERE ile NERELİ
- NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET
- NEREDE, NE KADAR BAHŞİŞ VERİLİR?
- NEREDE, O ESKİ BAYRAMLAR/RAMAZANLAR değil NEREDE, O ÖNCEKİ BEN
- NEREDE OKUDUĞUMU BİLMİYORUM AMA ... değil NEREDE OKUDUĞUMU ANIMSAYAMIYORUM AMA ...
- NEREDE ile NEREDEN ile NEREDEN NEREYE
- NERELİSİN? ile/ve/> KİMLERDENSİN? VE KİMSİN?
- NERELİSİN? ile/değil/yerine NEREDESİN?/NEREDE YAŞIYORSUN?(YA DA BÖYLE BİR SORU SORMA!)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül(/ya da yeri kaçıncı sıradaysa) konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )
- NEREYE GELDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ
- NEREYE? ile NEREYE KADAR?
( WHERE? vs. UNTIL WHERE? )
- NERGİS ile/ve ÇAKAL NERGİSİ
- NERGİS ile/ve/<> FULYA
( ... İLE/VE/<> Nergisgillerden, soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin, zerrin ve nergis adlarıyla da anılan, hoş kokulu çiçekleri. )
( ... cum NARCISSUS JONPUILLA )
- NERGİS[Fars.] ile KARDELEN
( Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı ya da bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 cm. yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi. İLE Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki. )
( NARCISSUS cum GALANTHUS NIVALIS )
- NERGİS ile NERGİS ZAMBAĞI
- NERGİSZAMBAĞI = GÜZELHATUNÇİÇEĞİ
( Soğanla üretilen, iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. )
( AMARYLLIS )
- NERST GLOWER[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST ÇUBUĞU
- NERNST DENKLEMİ ile/||/<> BUTLER-VOLMER
( Nernst denge potansiyeli, Butler-Volmer akım-aşırıgerilim. )
( Formül: E = E° + RT/nF lnQ )
( Walther Nernst tarafından 1889 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- NERNST DIFFUSION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST DİFFUZYON TABAKASI, D
- NERNST EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST EŞİTLİĞİ
- NERNST ZERO OF POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO DE NERNST[Fr.] / NERNST-NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST SIFIR POTANSİYELİ
- RÈGLE DE NERNST-THOMPSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMPSON KURALI
- NERNST-THOMSON RULE[İng.] / NERNST-THOMSON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMSON KURALI
- NERNST ile/||/<> DENKLEMİ
( Elektrokimyasal pil potansiyeli hesaplama denklemi )
( Walther Nernst tarafından 1889 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )
- NEROLI OIL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROLİ YAĞI
- NERVİ-/NERVO- ile/||/<> NEUR-/-NEURE/-NEURİA/NEURO-
( Sinir. İLE/||/<> Sinirsel, sinir dokusu, santral sinir sisteminin durumu ile ilgili. )
- NERVOUS :/yerine GERGİN
- NERVÜR ile NERVÜRLÜ ile NERVÜRLÜ DEMİR ile NERVÜRLÜ ÇELİK
- NERVUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR
- NEŞATÂBÂD KASRI ile NEŞATÂBÂD SARAYI
( Ortaköy'de, Defterdarburnu'ndadır. İLE Fındıklı'da, Güzel Sanatlar Akademisi'nin bulunduğu yer. )
( Sultan III. Mustafa'nın kızı, Hatice Sultan tarafından. [1890'da yıkılarak yerine sahil sarayları yapılmıştır.] İLE Fındıklı Sarayı adıyla da bilinirdi. )
- NEŞE[Ar. NEŞVE] değil/yerine/= SEVİNÇ
- NESEB ile MEZHEB
( Soy, nesil. İLE Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her biri. | Anlayış, görüş. | Öğreti. )
- NESEB/SOY değil/yerine/>< NİSBET
- NESEBİ SAHİH ile NESEBİ GAYRİSAHİH
- NEŞET SUYU PİKNİK YERİ :
( Bahçeköy'de Belgrad Ormanı içindedir. Neşet Suyu tesisleri Müderris Neşet Bey tarafından yapılmıştır. Belgrad Ormanı içinde bulunan piknik yerleri içinde en çok ilgi gören halka açık piknik yeridir. Piknik yerinde 6,6 km. lik sağlıklı yaşam ve yürüyüş parkuru bulunmaktadır. Parkur 17 egzersiz istasyondan meydan gelmektedir. Sportif faaliyetlere uygun olması nedeniyle profesyonel spor kulüpleri için tercih edilen kondisyon çalışma alanıdır. Piknik alanında bulunan Neşet İçme suyu içimi mükemmel bir sudur. Alanda büfe, sağlık ünitesi bulunmaktadır. )
- NEŞ'ET ve/||/<>/> TEKVÎN ve/||/<>/> TAHDÎD ve/||/<>/> İNTİŞÂR ve/||/<>/> İSTİKRÂR
- NEŞİD/E[Ar.] ile/ve/||/<> NEŞİT[Ar.]
( Bir toplulukta, okunmaya değer şiir. | Atasözü derecesinde kullanılan ünlü beyit ya da mısra. | [müzik] Eski Arap müziğinde usullü olmak koşuluyla, kendiliğinden ya da hazırlanarak söylenilen güfteli müzik yapıtı. İLE Sevinçli, neşeli, şenlikli. )
- NESÎMÎ[Ar.] ile Nesîmî[Ar.]
( Hafif ve lâfif esen rüzgârla ilgili. İLE XIV. yüzyılın en büyük Türk şairlerindendir.[öl. 1417/1418] )
- NESLİŞAH SULTAN CAMİİ :
( İstinye'de Değirmen Sokakta bulunan cami Sultan II. Beyazıt'ın (1447 - 1512) torunu Neslişah Sultan tarafından 1540 yılında inşâ edildi. Cami 1957'de yol tanzim çalışmaları sırasında yıktırıldı. Bilahare cami arsası üzerinde aynı ismi taşıyan bir cami yaptırıldı. )
- NESNE - KARANLIK NESNE - ANTİ NESNE ile/ve/<> KARANLIK ENERJİ
( %4 İLE/VE/<> %27 İLE/VE/<> %69 )
( )
( VERA RUBIN [23 Temmuz 1928 - 25 Aralık 2016]: Galaksilerin dönüş hızlarıyla ilgili çalışmaların öncüsü sayılan Amerika'lı astronom. [Galaksilerin dönüş eğrileri üzerine çalışarak, galaksilerin açısal hareketinin tahmin edilen biçimiyle gözlemlenen biçimi arasındaki tutarsızlığı ortaya çıkardı.] )
( Paul Dirac - Anti Madde[08 Ağustos 1902 - 20 Ekim 1984] )
- NESNE/KAVRAM ile/ve/> OLAY ile/ve/> OLGU
( Çıraklık. İLE/VE/> Kalfalık. İLE/VE/> Ustalık. )
( Duyusal. İLE/VE/> Tasarımsal. İLE/VE/> Düşünsel. )
( Kağıt, yazı değildir; fakat o, yazıyı taşır. )
( SUBJECT vs./and/> EVENT vs./and/> FACT )
- NESNE/MADDE ve IŞIĞIN BÜKÜLMESİ/IŞIĞI BÜKTÜRMESİ
- DIFFUSION OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNE YAYILMASI
- NESNE ve/||/<>/> AD/KAVRAM ve/||/<>/> DÖNEM/KOŞUL ve/||/<>/> BAĞLAM/ANLAM/DEĞER
( ONTOLOJİ/K ve/||/<>/> EPİSTEMOLOJİ/K ve/||/<>/> KRONOLOJİ/K ve/||/<>/> AKSİYOLOJİ/K )
- EŞYA[Osm.] / OBJECT[İng.] / OBJET[Fr.] / DING, GEGENSTAND, OBJEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM
( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )
( vs./and/||/<>/and/but/< CONCEPT
CONCEPT instead of OBJECT )
- MADDE[Osm.] / MATTER[İng.] / MATIÈRE[Fr.] / STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- NESNE ile/ve TANIM ile/ve KAVRAM
( OBJECT vs./and DEFINITION vs./and CONCEPT )
- NESNEL DEĞER ile/ve/||/<> ÖZNEL DEĞER
- NESNEL İLKE ile/ve TİNSEL İLKE
( OBJECTIVE PRINCIPLE vs./and SPIRITUAL PRINCIPLE )
- NESNEL KAVRAM/LAR ile/ve/<> BİLGİ İÇEREN KAVRAM/LAR
( Açıklanırlar. İLE/VE/<> Anlamlandırılırlar. )
- OBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNEL MERCEK
- NESNEL ÜRÜNLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNSEL "ÜRÜNLER"
- NESNEL = AFAKİ, ŞEY'Î = OBJECTIVE[İng.] = OBJECTIF[Fr.] = OBJEKTIV[Alm.]
- NESNEL ile/ve/||/<> TENSEL
- NESNELERDE, TEMEL VE ORTAK ÖĞELER:
KARBON ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HİDROJEN ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> FOSFOR ile/ve/||/<> SÜLFAT
- NESNELERİ, YERE ...:
ATMAK ile/değil/yerine KOYMAK
- NESNEL/LİK ile/ve/||/<>/> İKNA EDİCİ/LİK
- NESNEL/LİK ile/ve/||/<> KALICI/LIK
- NESNEL/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK
- NESNELLİKTE:
ÖLÇÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> KESTİRİLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> GÖZLEMLENEBİLİR/LİK
- NESNEL/OBJEKTİF DUYGULAR ile/ve PAY ALMA/KATILMA DUYGULARI ile/ve DURUM (İÇERİKSİZ) DUYGULARI
- NESNENİN, DURUM DEĞİŞİMİNDE:
ERİME ile/ve/||/<>/> DONMA ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA ile/ve/||/<>/> YOĞUŞMA ile/ve/||/<>/> İNCELME/SÜBLİMLEŞME ile/ve/||/<>/> KIRAĞILAŞMA
(
)
( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Gaz hâlindeki bir nesnenin, ısı kaybederek sıvı durumuna gelmesi. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnein, katı durumdan sıvı durumuna geçmeden doğrudan doğruya gaz durumuna dönüşmesi. İLE/VE/||/<>/> Su buğusunun, soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka. )
- STATES OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNENİN DURUMLARI/HALLERİ
- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE
( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )
( )
- NESNENİN:
KENDİ ile/ve/değil AYRILMIŞ/UZAKLAŞMIŞ OLMASI
- NESNENİN/ÜRÜNÜN/BESİNİN:
TARİHİ ile/ve/||/<> TARİFİ
- NEŞR[Ar. çoğ. NÜŞÛR] ile/ve/||/<>/> NEŞREN[Ar.] ile/ve/||/<>/> NEŞRÎ[Ar.] ile/ve/||/<>/> NEŞRÎYAT[Ar. < NEŞR]
( Yayma, dağıtma, saçma, açma. | Herkese duyurma. | Gazeteye yazma, yazdırma. | Kıyamette tüm bireylerin dirilmesi. İLE/VE/||/<>/> Neşir yoluyla. İLE/VE/||/<>/> Neşir ile ilgili. İLE/VE/||/<>/> Yayın, yazılan şeyler. | Basılıp dağıtılan yazılar/makaleler, yapıtlar/eserler. )
- NESRİN OLGUN ARSLAN ile/ve/||/<> BENGİSU AVCI
( [Manş Denizi'ni(İngiltere'den, Fransa'ya) geçen iki kişi.]
[15 saat 47 dakikada | 28 Ağustos 1979'da] İLE/VE/||/<> [11 saat 29 dakikada | 03 Ağustos 2018'de] )
- NESRÎN[Fars.] ile NESTER/BESTEREN/NESTERÛN/NESTERÎN[Fars.]
( Ağustos gülü, yaban gülü. | Mısır gülü. | Van gülü. İLE Ağustos gülü, yaban gülü. )
- NESSLER'S TEST[İng.] / NESSLER'S TEST[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER DENEYİ
- RÉACTIF DE NESSLER[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER REAKTİFİ
- NEŞTER[Fars.]/TECRİH[Ar.] BIÇAĞI/BİSTURİ[< Fr.]/SCALPEL[İng.] = BIÇAK
- NEŞTER ile/ve/||/<> TEŞRİH
- NEŞTERLEMEK ile NEŞTER
- NET/KESİN/EMİN) BİLGİ SUNMAK ile (")MÜDAHALE (ETMEK)(")
- NET ile SONSAL
( CLEAR vs. A POSTERIORI )
- NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ
- NETİCELENMEK ile NETİCELEŞMEK ile NETİCELENDİRMEK ile NET ile NETİCE ile NET RESİM ile NET ÜCRET ile NETİCESİZ/LİK
- NETLİK ile "AŞIRILIK"
( CLEAR vs. "EXCESSIVENESS" )
- NET/LİK / NETLEŞTİRMEK ile BELİRGİN/LİK / BELİRGİNLEŞTİRMEK
( Güneş parlarken hemen hemen görünmez. )
( CLEAR vs. CLARITY
When the sun shines, it's hardly visible. )
- NET/LİK ile KESİN/LİK
( CLEAR/NESS vs. DEFINITE/CERTAINTY )
- NETWORK THEORY ile/||/<> GRAPH THEORY
( Network theory gerçek dünya ağ sistemlerini modellerken İLE graph theory soyut graph yapılarının matematik özelliklerini inceler )
( Formül: Scale-free networks )
- NEUMANN'S LAW[İng.] / LOI DE NEUMANN[Fr.] / NEUMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEUMANN YASASI
- NEURAL NETWORK POTENTIAL ile/||/<> GRAPH NEURAL NETWORK ile/||/<> VAE ile/||/<> ML KİMYA
( Makine öğrenmesi kimya uygulamaları. )
( Formül: E = NN(R) )
- NEUTRAL İLE NEARLY NEUTRAL İLE SELECTİON ile/||/<> MOLEKÜLER EVRİM
( Evrim kuramları. )
( Formül: Ne·s << 1 (neutral) )
- NE-VADA değil/< NEVADA
- NEVÂFİS[Ar. < NEFSÂ] ile NEVÂFİZ[Ar. < NÂFİZE]
( Loğusalar. İLE Nüfuz edici şeyler. )
- NEVÂHÎ[Ar. < NÂHİYE] ile NEVÂHÎ[Ar. < NEHY]
( Yanlar, taraflar. Bucaklar, nâhiyeler. İLE Yasak şeyler. )
- NEVÂHİK[Ar. < NÂHİKA] ile ...
( Dudaklı hayvanların göz pınarları. )
- NEVÂİR[Ar. < NÂİRE] ile NEVÂÎR[Ar. < NÂÛRE]
( Ateşler, alevler. İLE Bostan dolapları. )
- NEVÂKIS[Ar. < NAKÎSA] ile NEVÂKIS[Ar. < NÂKİS] ile NEVÂKÎS[Ar. < NÂKUS]
( Eksikler, noksanlar. İLE Başlarını sürekli önüne eğen adamlar. İLE İbâdet zamanlarında kilisede çalınan çanlar. )
- NEVANLİNNA THEORY ile/||/<> JENSEN FORMULA
( Nevanlinna değer dağılım, Jensen ortalama-sıfır ilişkisi. )
( Formül: Value distribution İLE mean-zero relation )
- NEVÂTÎ[Ar. < NÛTÎ] ile NEVÂTÎR[Ar. < NÂTÛR]
( Gemiciler. İLE Hamam hizmetlileri, natırlar. | Bostan bekçileri. )
- NEVBET[Ar. < NÜVEB] ile NEVBET[Fars.]
( Sıra, sıra ile görülen iş. | Hastalık ateşi. | Zaman zaman ortaya çıkan aynı cinsten fizyolojik bozuklukların hepsi. | Nokta hizmeti, karakol. İLE Resmî ya da saray ve konak gibi bazı belirli yerlerde ve belirli zamanlarda çalınan davul, dümbelek gibi şeyler, seferlerde çalınan askerî mızıka, bando. )
- NEVEND[Ar. < NÜVEB][Fars.] ile LEVEND[LEVENDÂN][Fars.]
( Hızlı giden at. | Postacı, atlı postacı. İLE Yeniçeri devrinde deniz erlerine verilen bir ad. | Zamanında, Venedik'lilerin, doğu bölgelerinden, maaşla topladıkları deniz askeri. | Tembel. | Ayyaş, içkici. | Zampara. | Kabadayı. | Hizmetçi, gündelikçi, çırak. | Namussuz kadın. | İbne. [Türkçe'de kullanılan anlamlar, Farsça'da yoktur!] )
- NEVHÂT[Ar. < NEVHA] ile NEV-HATT[Fars., Ar.]
( Ölüye yüklsek sesle ağlamalar. İLE Sakal başı yeni çıkmaya başlamış genç. )
- NEV-İ HAKİKÎ(NEV'UL ENVÂ) ile NEV-İ İZÂFÎ
- NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİ TÜRÜNE ÖZGÜ
- NEVMÎD[< NÂ-ÜMÎD] ile ...
( ÜMİTSİZ )
- NEVRÂ[Ar. < NEVR] ile NEV-RÂH[Fars.]
( Parlak. İLE Yeni yolcu, ilk olarak yolculuğa çıkan. | Yeni yol. )
- NEVRALJİ ile NEVRİT
( Sinir patolojisinden kaynaklanan ağrı. İLE Sinir yangısı. )
(1996'dan beri)