YEDİ YAZAÇLILAR
- AHMET KAMİLİ EFENDİ ÇEŞMESİ (MERMER ÇEŞME)
- AHMET ŞEMSETTİN EFENDİ ÇEŞMESİ
- AHRETLİK ile AHRET KARDEŞİ ile AHRET KARDEŞLİĞİ
- AHŞAP DİREKLİ CAMİ ile/||/<> ALTI DAYANAKLI CAMİ ile/||/<> SEKİZ DAYANAKLI CAMİ ile/||/<> TEK KUBBELİ CAMİ ile/||/<> İKİ YARIM KUBBELİ CAMİ ile/||/<> DÖRT YARIM KUBBELİ CAMİ ile/||/<> FEVKÂNÎ(YÜKSEK/YÜKSELTİLMİŞ) ile/||/<> SELÂTİN[< SULTAN] ile/||/<> ULU CAMİ/MESCİD-İ CUMA[İRAN\'DA]
- AHTAPOT[Yun.] ile ARGONOT[Yun.]
Deniz dibinde, kayalara tutunarak yaşayan bir türdür. [Deniz anemonu gibi bitkiye benzer.] )
Erilin eşeysel örgeni(penisi), çiftleşme zamanında, gövdesinden ayrılır, gider başka bir kayada yaşayan dişil argonotu bulur, döller ve sahibine geri döner. [Çok eşli olma çabasındaki baylara da bu "Argonot" adı takılmıştır.] )
ile
)- AHTAPOT ile BATTANİYE AHTAPOTU
- AHTAPOT ile HİNDİSTAN CEVİZİ AHTAPOTU
- AHTAPOT[Yun.] ile KALAMAR[Yun.]
- AHTAPOT ile TAKLİTÇİ AHTAPOT
- AHU ile AHU GÖZLÜ ile AHU PARÇASI
- AHUDUDU ile AHUDUDU ŞURUBU ile AHUDUDU ŞERBETİ
- AHVÂL[< HÂL]:
OLUŞLAR, BULUNUŞLAR, HALLER, DURUMLAR
- AHVÂL-İ ŞAHSİYE[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL DURUMLAR
- AHZ[Ar.] ile İTTİHÂZ[Ar.]
- AHZ[Ar.] ile TENÂVÜL[Ar.]
- AİDİYET "DUYGUSU" değil AİDİYET
- AİDİYET ile AİDİYET EKİ
- AİDİYET değil/yerine/= DEĞİŞLİK
- AİDİYET değil/yerine EHLİYET
- AIDS/ACQUIRED IMMUNODEFICIENCY SYNDROME[İng.] değil/yerine/= EDİNİLMİŞ BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ BELİRGESİ
Aikido, fiziksel ve zihinsel denge oluşturma yöntemidir.
Aikido, diğer tarafın gücünü kendine yönelik kullanabilmektir.
Aikido, %100 savunma odaklı ve bir ya da daha fazla yönden gelen her türlü saldırıya karşı kullanılabilecek bir uygulama sanatıdır.
Aikido, fizik kurallarını göz önünde bulundurarak saldırganın gücünden uygun biçimde yararlanır.
Aikido, önsezi, zamanlama, hareketlerin doğru uygulanışı, dairesellik, rakibin gücünü ele geçirip bunu ona yönelik kullanma, soluklamanın verdiği güç, doğru tutuşlar ve oldukça yüksek bir konsantrasyon ister.
Aikido, önemli temel güdülenmeleri, ahlâki standartları ve asil tarzıyla tanınır.
Aikido, kendi kendimizi sürekli olarak geliştirme ve kesin zafer üzerine kuruludur.
Aikido, rakibi etkisiz durarak getirerek var olmaya devam eder.
Aikido: Savaşmadan Kazanmak: "Uyum Kuralı"
Aikido'nun içinde yatan asıl anlam, Enerji, Anlık/Zihin ve Gövde'nin uyumudur.
Aikido'nun öncelikli özelliği enerjinin terbiye edilmesidir.
Aikido'nun ayırt edici özelliği, hareketler ve tekniklerdeki yumuşak akıcılıktır.
Aikido'nun başlangıcı savunma, devamı tekniktir.
Aikido'nun zihinsel kaynakları ikiye ayrılır:
1- Doğu kültürünün din ve Şintoculuk, Konfüçyusçuluk, Taoculuk ve Budizm gibi felsefe akımlarına dayanan ahlâkî değerleri;
2- Daha uygulamalı olan ve kolaylıkla uygulanan ahlâki değerler.
Aikido'nun ahlâkî anlayışında savunma asla saldırganı yok etme ya da ciddi biçimde yaralama amacını taşımaz.
Aikido'ya dayalı bir strateji üç ahlâki aşamayı içerir:
1- Algılama,
2- Değerlendirme,
3- Karar verme ve tepki gösterme
Aikido hareketleri, ileri derecede bir koordinasyon sonucu oluşan, sertlik ve şiddet içermeyen, akıcı ve esnek hareketlerdir.
Aikido'da el, bilek tutuşları ve düz vuruşlar[atemi] o kadar serttir ki, rakip daha fazla acıyı engellemek için teslim olmayı yeğler.
Aikido'ya dayanan bir strateji aynı zamanda ahlâkî bir yaklaşım ve düşünce tarzı gerektirir.
Aikidoka'nın[Aikido çalışan kişi] ahlâkî bir yaklaşım içinde olması gerekir.
Savunmanın asıl amacı saldırganı yok etmek değil onu yönlendirmek ya da etkisiz duruma getirmektir.
Aikido'da ego ya da kahramanlık yoktur.
Aikido, Sensei[üstad] Morihei Ueshiba (1883 - 1963) tarafından geliştirilmiştir.
Aikido, efendilerin savunmacı sanatı olarak tanımlanır.
Gerçek ustalar, çevrelerinin kendini denetlemesine izin vermeyendir. )
Aikidoka: Aikido yapan kişi.
Aikikai: Aiki topluluğu. Bu sözcük, kurucu tarafından Aikido'nun yaygınlaştırılması için oluşturulmuş organizasyon için kullanılır.
Dan: Siyah kemer derecesi.
Dojo: İdman yapılan yer.
Doşhu: Yolun başı anlamında kullanılır. Aikido'nun başında bulunan kişiye verilen unvandır. (Şu anda doşu MORİHEİ UESHİBA'nın torunu olan MORİTERU UESHİBA'dır.)
Fukhişhidoin: Eğitmenin yardımcısı anlamına gelen resmî bir ad.
Gi: Eğitim giysisi.
Hakama: Siyah ya da lacivert renkte, genellikle siyah kemer sahibi olmuş Aikido'cularca giyilen, parçalı etek.
Hambu Dojo: Organizasyonun merkezi dojosunu belirten terimdir. Genellikle Aikido Dünya Karargahları'nı belirtir. (AİKİKAİ)
Hanmi: Üç gensel duruş.
Happo: Sekiz yön. HAPPO-UNDO (8 yön egzersizi) ve HAPPO-GIRI (kılıç ile sekiz yönde kesme.) (Burada anlaşılması gereken, gerçekten her yönde hareket edebilmektir.)
Hara: Gövdenin ağırlık merkezi. (Aikido teknikleri, olabildiğince kişinin hara bölgesinde yapılmalıdır.) Jiyuwaza: Tekniklerin serbest biçimde uygulanması.
Kihon: Temel olan şey. Aikido'da genel olarak aynı teknik, farklı görülen farklı yollardan yapılabilir. Temeli, yani çekirdeği kavramak için KİHON'u iyi anlamak gerekir.
Kohai: Yeni öğrenci.
Kokyu: Soluk alma. Aikido'nun bir bölümü de KOKYU RYOKUYU, yani soluk alma gücünü geliştirilmesidir. Aikido'daki pek çok teknik, KOKYU HO yani soluk egzersizi olarak adlandırılır. Bu egzersizler, kişinin KOKYU RYOKUYU yani soluk gücünü geliştirmesini sağlar.
Ku: Boşluk. Bu boşluğun doğrudan fark edilmesi, aydınlanmadır. Bu Aikido'da bilinç açıklığının geliştirilmesi, değişen durumlara çabuk ve iç güdüsel yanıt verebilmektir.
Kumi Jo: JO (bir araç) ile eşleşerek yapılan çalışma. (eşli uygulama) Kumi Tachi: Kılıçlı çalışma. (eşli uygulama) Kyu: Beyaz kemer düzeyi/derecesi. ŞHODAN(1. DAN)'a kadar olan(6) derece.
Maai: Rakibe göre olması gereken, düzenli aralık, uzaklaşma ve zamanlamadır.
Masagatsu: Gerçek zafer. Mudansha: Siyah kuşak derecesi olmayan öğrenci.
Nagare: Akmak. Aikido'nun amaçlarından biri de fiziksel güce, fiziksel güçle karşılık vermemeyi öğrenmektir. Asıl olan, uygulanan gücü yönünde, onu kendi avantajına olacak biçimde yeniden yönlendirerek hareket etmeye çalışmaktır.
Nage (Tori): Savunan. Tekniği yapan.
Randori: Serbest biçimde eğitim.
Rei: Selâm ver!
Sempai: Eski öğrenci.
Sensei: Öğretmen.
Shikaku: Ölü açı. Rakibin atağına devam etmesinin çok zor olduğu ve sizin de rakibinizin hareket ve dengesini kolaylıkla kontrol edebildiğiniz pozisyon. Aikido'nun ilk aşaması, ŞHİKAKU'yu yerleştirebilmektir.
Shindoi: Öğretmen, eğitme anlamına gelen resmî bir ad/unvan/başlık.
Shodan: Siyah kemerde ilk derece (1. dan)
Sukashiwaza: Saldırganın sizi sarmasına ya da vuruşuna başlamasına olanak vermeden yapılan teknikler.
Sutemi: Birinin, tekniğin uygulanması için kendini bırakmasıdır.
Tai No Tenkan: 180 derece dönmeyi kapsayan yalın dönüşler. (Harman uygulaması)
Tai Sabaki: Gövde hareketi.
Taijutsu: Gövde sanatları, silahsız çalışma.
Takasumu Aiki: Aiki'nin (ruh, zekâ ve evrensel enerjinin uyumu) sonsuz (bitmek bilmeyen) üretken savaş sanatı " anlamına gelen kurucunun bir sloganıdır. Aikido'da yeni teknikler yaratmak olanaklıdır.
Tatami: Minder. Tege Tana: El kılıcı ya da elin kenarı. Tenkan: Özellikle gövdenin 180 derece döndüğü dönüş hareketi.
Tori: Uzaklaştırma, uzağa alma, elinde bıçağı alma, elinden alma.
Uchi Deshi: Dojo’nun içinde yaşayan ve kendini eğitmene, dojonun bakım ve temizliğine adamış öğrenci (Kimi zaman, dojonun Sensei'sinin kişisel işlerine de yardım eder.)
Uke: Saldıran. Tekniği alan.
---
Morihei Ueshiba: Aikido'nun kurucusu (1883-1969)
O-Sensei Morihei Ueshiba: Hocaların hocası, büyük öğretmen.
Shihan: Hocaların hocası (usta eğitmen) anlamına gelen resmî bir ad.
Ueshiba Kısshomaru: Aikido'nun kurucusunun oğlu.
Ueshiba Moriteru: Kurucunun torunu, şuan yolun başında olan kişi doşhu.
)
- AİLE BASKISI ile/ve/||/<>/> MAHALLE BASKISI
- AİLE HUKUKU değil/yerine/= OĞUŞLUK TÜZESİ
- AİLE ŞİRKETİ değil/yerine/= OĞUŞLUK ORTAKLIĞI
- AİLE ve/||/<> ÇOCUK ve/||/<> ARKADAŞ
- AİLE/LİK ile AİLECE ile AİLESİZ/LİK ile AİLE ADI ile AİLE İSMİ ile AİLE DOSTU ile AİLE OCAĞI ile AİLE REİSİ ile AİLE HAYATI ile AİLE HEKİMİ ile AİLE HUKUKU ile AİLE BAHÇESİ ile AİLE BÜTÇESİ ile AİLE DOKTORU ile AİLE MECLİSİ ile AİLE SAADETİ ile AİLE GAZİNOSU ile AİLE MATİNESİ ile AİLE FOTOĞRAFI ile AİLE HEKİMLİĞİ ile AİLE PLANLAMASI
- AİLESEL ile AŞİNA ile TANIDIK KONUŞMA ile AŞİNALIK ile ALIŞMAK
- AİLEVİ[Ar.] değil/yerine/= OĞUŞSAL
- AIMD İLE PIMD İLE RPMD ile/||/<> MOLEKÜLER DİNAMİK TÜRLERİ
- AİT OLMAK ile AİT OLMAK ile AİT ile AİT ile EŞYALAR
- AİT OLMAK ile/ve/||/<>/> CİDDİYE ALINMAK
- AİT OLMAK ile PARÇASI OLMAK
- AİT ile/yerine İLGİLİ/İLİŞKİN
- AJAN ile ARACISIZ ile AJANLAR
- AJDA BARDAĞI değil AİDA BARDAĞI
- AJİTASYON[Fr.] ile AJİTE[Fr.]["ACİTE/ACITE" değil!]
- AJUR[Fr. < AJOUR] değil/yerine/= DELİKLİ ÖRGÜ, GÖZENEK
- AK ile AK AĞA ile AK KAN ile AK PAK ile AK YEL ile AK YEM ile AK YAZI ile AK BENEK ile AK DEMİR ile AK GÖZLÜ ile AK MADDE ile AK SAÇLI/LIK ile AK YAZILI/LIK ile AK YILDIZ ile AK SAKALLI/LIK ile AK SÜLÜMEN ile AK KAN BEZİ YANGISI
- AKABİLMEK ile AKAÇLAMAK ile AKAÇLATMAK ile AKA ile AKAK ile AKAR ile AKAÇ ile AKARCA ile AKARLAR ile AKAR AMBER ile AKAN YILDIZ
- AKAÇ ile AKAK ile AKI ile AKILGA ile AKIM ile AKINDIRIK ile AKINTI ile AKIŞKANLAŞTIRICI ile AKITMALIK ile AKMA ile AKMALIK
- AKADEMİ = ACADEMY[İng.] = ACADÉMIE[Fr.] = AKADEMIE[Alm.] = ACADEMIA[İsp.]
- AKADEMİ ile AKADEMİSYEN ile AKADEMİK ile AKADEMİK MAKALE ile AKADEMİK YIL ile AKADEMİSYEN ile AKADEMİ
- AKADEMİ/K ile/ve/||/<> AKADEMİCİ/LİK
- AKADEMİSYEN[Fr. < ACADÉMICIEN] değil/yerine/= ÖĞRETİM ÖGESİ
- AKADEMİSYEN[Fr. < ACADÉMICIEN][İng. < ACADEMICIAN]["AKDEMİSYEN" değil!] değil/yerine/= ÖĞRETİM ÖGESİ/BİLİMCİ
- AKADEMİZM ile/||/<> İZLENİMCİLİK/EMPRESYONİZM ile/||/<> DIŞAVURUMCULUK/EKSPRESYONİZM ile/||/<> AYRINTI NATÜRALİZMİ ile/||/<> DEFORMASYON ile/||/<> MİTOLOJİK
- AKALAZİ[Fr.] değil/yerine/= SİNDİRİM BORUSUNDAKİ BİR BÖLÜMÜN, ÖTEKİ BÖLÜMLERLE UYUŞAMAMASI
- AKANTOLİZ[Fr.] ile AKANTOZ[Fr.] ile AKANTOSİTOZ[Fr.]
- AKÂR ile/||/<> AKÂRÂT ile/||/<> AKÂRÂT-I VAKFİYE/VAKFİYYE ile/||/<> BÂD-İ HEVÂ ile/||/<> MECCÂNEN
- AKARDİ değil/yerine/= YÜREK GELİŞMEZLİĞİ/YOKLUĞU
- ACAROID RESIN[İng.] / RÉSINE D'ACARIODE[Fr.] / AKAROIDHARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKAROİD REÇİNESİ
- AKATAFAZİ[Fr.] değil/yerine/= PARAFAZİ/PARAPHASIA[İng.] değil/yerine/= SİNTAKTİK AFAZİ/SYNTACTIC APHASIA[İng.]
- AKATİZİ[Yun.] değil/yerine/= OTURUR DURUMDA KALAMAMA
- AKBABA ile BENEKLİ AKBABA
- AKBABA ile KIRMIZI BAŞLI AKBABA
- AKBABA ile SAKALLI AKBABA
Kapalı orman bölgeleri dışında, dağların yüksek kesimlerindeki kayalık vadiler, çıplak ya da seyrek ağaçlı ve taşlık yamaçlar, yaşam alanlarıdır. Yuvalarını, büyük kaya kovuklarına yaparlar. Sakallı akbabanın, besininin tamamına yakınını, leşlerden arta kalan kemikler oluşturur. Kurt, Boz ayı ve öteki akbabalardan kalan leşlerdeki kemiklerin küçük olanlarını doğrudan yutarlar. Büyük kemikleri ise pençeleriyle alıp havalanır ve belirli bir yükseklikten kayaların üzerine bırakarak parçalarlar. İnerek, kemik parçalarını yutarlar. Son derece asitli midesi sayesinde, kemikleri, kolaylıkla sindirebilirler. )
- AKBABA ile SARKIK YANAKLI AKBABA
- AKBALIK = AKYABALIĞI
- AKBIYIK SULTAN CAMİİ (KIBLET'ÜL MESÂCİD CAMİİ)
- AKBULUT, AYDOĞAN (İST. 1949 - 2018)
- AKÇAABAT ile AKÇAABAT KÖFTESİ
- AKÇALAMAK ile AKÇALANMAK ile AKÇA ile AKÇASAL ile AKÇA YEL ile AKÇA PAKÇA ile AKÇA ARMUDU
- AKÇE ile KUŞGÖZÜ AKÇE
- AKCİĞER
SİGARA:
(")İÇİLEN(") ile/değil/yerine/></< İÇİLMEYEN
)- AKCİĞER ZARI YANGISI(SATLICAN/ZATÜLCENP[Ar.]) ile/ve KARACİĞER YANGISI ile/ve BRONŞİYOL YANGISI ile/ve LENF BOĞUMLARI YANGISI ile/ve MEME YANGISI(MASTİT)
- AKCİĞER ZARI ile KARACİĞER ZARI
- AKCİĞER ile AKCİĞER ZARI ile AKCİĞERLİLER ile AKCİĞER GÖBEĞİ ile AKCİĞER PETEĞİ ile AKCİĞER LOPÇUĞU ile AKCİĞER KESECİKLERİ
- AKCİĞER(ÖRGEN) ile/ve/||/<> KARACİĞER/QARACİYƏR[Azr.]/KABED[Fars.]/BAUYR[Kazak.]/LIVER[İng.]
- AKDENİZ KANSIZLIĞI/TALASEMİ ile/||/<> ORAK GÖZE/HÜCRE ANEMİSİ
- AKDENİZ KORSAN(LIĞ)I ile/ve OKYANUS KORSAN(LIĞ)I
- AKDENİZ ile AKDENİZ İKLİMİ ile AKDENİZ MAVİSİ ile AKDENİZ HUMMASI
- AKDENİZ ile/ve/||/<> KARADENİZ
- AKDİ MUVAZAA değil/yerine/= DANIŞIK BAĞIT
- AKDİKEN ile YABANİ AKDİKEN
- AKDOĞAN ile ŞÂHBÂZ[Fars.]
- AKDOĞU, İBRAHİM (ŞEKERCİ İBRAHİM) (İST. 1917 - 1980)
- AKELALİ[Fr.] değil/yerine/= BEBEĞİN BAŞSIZ DOĞMASI
- AKEN[Yun.] değil/yerine/= OLGUNLAŞINCA KENDİLİĞİNDEN ÇATLAYIP AÇILMAYAN TEK TOHUMLU KURU MEYVE
- AKERDEON ile/ve DİATONİK AKERDEON
- FLUX LEVELLING[İng.]RÉGLAGE DE FLUX[Fr.] / FLUXNIVELLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÜZLEME
- TUBE OF FLUX[İng.] / TUBE DE FLUX[Fr.] / FLUSSES GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI TÜPÜ
- FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX[Fr.] / FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI YOĞUNLUĞU
- ÂKIBET[Ar.] ile HADD[Ar.] ile NİHÂYET[Ar.]
- AKICI/LIK ile/ve/değil SÜREKLİ/LİK
- AKİFER[Fr.] değil/yerine/= POMPALI KUYULARI BESLEYECEK JEOLOJİK YAPI
- AKIL:
ANLAYAN değil İLİŞKİLENDİREN
- AKIL:
CEVHER ile İŞLETİM/İ
- AKIL ve EL ve/||/<>/> DÜŞÜNCE ve EYLEM
- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K
- AKIL HOCASI ile/ve/değil/<> ESİN KAYNAĞI
- AKIL:
(KENDİ/BAĞIMSIZ) "YÜRÜYEN" değil YÜRÜTÜLEN
( Maişetinden başka bir şey düşünmeyen akıl. Bedene yönelik akıl. )
( Biraz daha düşük olanına "hassase" denir. Hayvanlar âlemine ait olan akıl. )
* AKL-I MEAD
( Müdrike mertebesine geçmiş akıl. Ahiretini düşünen akıl. )
( Avdet edilecek yer ile ilgili akıl. Mead: avdet edilen yer, mebde: başlangıç. )
( Buranın başlangıcı oranın sonu, oranın başlangıcı ise buranın sonu. )
( Kalbindeki imana köle olan sultana akl-ı mead denilir. )
* AKL-I SELÎM
( Nur'a kavuşmuş akıl. )
* AKL-I RUHANÎ
( Aklın güzel kullanılıp iç âleme döndürülmesi ve geliştirilip ruh haline intikal ettirilmesidir.)
* AKL-I NURANÎ
( Ruh haline gelmiş aklın, iyiliklerle parlar hale gelmesidir. )
* AKL-I SULTANÎ
( Kâinattaki saltanatı bilen akıl. )
* AKL-I EVVEL/KÜLL
( Simgesi lâm harfidir. Bu harf, ilk yaratılan akla tekâbül eder. Akıl Allah'tan gelmiştir ve Taayyün-ü Evvelin'dir. )
( Allah'ın aklıyla akıllandırdığı, akl-ı küll'dür. )
@( Akıl Mertebeleri - Metin Bobaroğlu )
- AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R
- AKIL:
TAMAMLAYICI ve/||/<>/> BÜTÜNLEYİCİ
- AKIL TATMİNİ ile/ve/değil/yerine KALP TATMİNİ
KALBİM DE AKLIMI TEKZİP ETMEDİ )
- AKIL:
TÜMEL(/LER) ve/<> TİKELLER ARASILIK
- AKIL:
"YARATICI" değil DÜZENLEYİCİ
- AKIL YÜRÜTME[İng. LOGICAL REASONING] ile/||/<> ANALOJİ[İng. ANALOGY] ile/||/<> NOSYON[İng. NOTION]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AKIL YÜRÜTME ile/ve/||/<> NEDENDEN, NEDENE GEÇİŞ
- AKIL ve/için/||/<>/< AKLIN SERÜVENİNİN İZLENMESİ
- AKIL ve/||/<> GÖRME ve/||/<> DUYMA ve/||/<> KONUŞMA
- AKIL ve/< MAKULÂT ve/< MEKULÂT ve/< MAHSUSÂT[ZAHİRÎ VE BÂTINÎ]
- AKIL ve/||/<> MERKEZ ve/||/<> GÜNEŞ ve/||/<> ATEŞ ve/||/<> PİRAMİT ve/||/<> TENNÛRE ve/||/<> TANDIR ve/||/<> RAHMAN/RAHİM
- AKIL/KAVRAM ile/ve/||/<>/> TEFEKKÜR/TERTİB ile/ve/||/<>/> MÂRİFET ile/ve/||/<>/> İLİM
- AKILDANE/LİK ile AKILDAN YOKSUN/LUK
- AKIL'IN KONUSU ile/ve VEHİM'İN KONUSU
- AKILLA DÜŞÜNÜLENLER:
DUYULUR OLANLAR ve/<> DUYULUR OLMAYANLAR
- AKILLA TARTMAK ile/değil/yerine KALPLE DİNLEMEK
- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILSIZ TEMBELLER
[- +] ile [- -] )
- AKILLI (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine "AKLI BAŞINDA" (OLAN/OLMAK)
- AKIL/LI ile/ve/||/<>/> ERDEM/Lİ
Akıllılar kıpır kıpırdır, erdemliler dingindir.
Akıllılar neşelidir, erdemlilerse uzun ömürlüdür. )
- [ne yazık ki]
AKILLILARIN DURUMU ile/ve/||/<> APTALLARIN TUTUMU
- AKILLILIK:
"SÜREKLİ SUSKUN OLMAK"
değil
NE ZAMAN, NEREDE VE NE KADAR SUSACAĞIMIZI BİLMEK
- AKILSAL TASAVVUF ile/ve RUHSAL TASAVVUF
- AKIL(SIZ BAŞ) ve/||/<>/> AYAK
- AKILSIZ İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK
- AKILSIZ "KİMLİK" ve/||/<> KEYFİYET
- AKILSIZ"/"KAFASIZ" ile YETERSİZ(/DÜŞÜNCESİZ)
- CURRENT COIL[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM BOBİNİ
- RÉPARTITION DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM DAĞILIMI
- UKDE-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT NODE[İng.] / NŒUD DE COURANT[Fr.] / STROMKNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM DÜĞÜMÜ
- CURRENT LOSS[İng.] / STROMVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KAYBI
- KÂTİ-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT BREAKER[İng.] / STROMSPERRE, STROMUNTERBRECHER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KESİCİ
- SOLÉNOÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM MAKARASI
- CURRENT RELAY[İng.] / RELAIS DE COURANT[Fr.] / STROMRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM RÖLESİ
- ŞİDDET-İ CEREYAN[Osm.] / INTENSITÉ DU COURANT[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIM ŞİDDETİ
- CURRENT BALANCE[İng.] / BALANCE DU COURANT[Fr.] / ELEKTRISCHER AUSGLEICH, STROMWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TERAZİSİ
- CURRENT TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE COURANT[Fr.] / STROMTRANSFORMATOR, STROMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TRAFOSU
- STROMERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ÜRETECİ
- CURRENT INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM YEĞİNLİĞİ
- CURRENT DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT[Fr.] / STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM YOĞUNLUĞU
- CURRENT ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DU COURANT[Fr.] / STROMSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ZAYIFLAMASI
- CEREYAN[Osm.] / CURRENT[İng.] / COURANT[Fr.] / STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM
- AKINCI/GAZİ[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCAHİT[Ar.]
[!savaşta]
Sınırların dışına gidenler. İLE/VE/||/<> Sınır içinde savunmada kalanlar. )
- AKINETOPSIA[İng.] değil/yerine/= HAREKET KÖRLÜĞÜ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AKINEZİ/AKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSİZLİK
- AKIN/SÖKÜN ile CURNATA
- AKINTI ile AKINTILI ile AKINTISIZ/LIK ile AKINTI BİLİMİ ile AKINTI BİLİMCİ ile AKINTI BİLİMSEL ile AKINTI ÇAĞANOZU
- AKINTI ile/ve/||/<>/> TAKINTI
- FLOW RATE[İng.] / VITESSE D'ÉCOULEMENT[Fr.] / FLUSSGESCHWINDIGKEIT, STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞ HIZI
- AKIŞ ile AKICI ile ÇİÇEK ile ÇİÇEK BUKETİ ile ÇİÇEK BAHÇESİ ile ÇİÇEK TOPLAYICI ile ÇİÇEK ÇELENK ile ÇİÇEKLİK ile ÇİÇEKLİ ile ÇİÇEKLİ ile SAKSI ile ÇİÇEKLER ile AKAN
- AKIŞ ile/ve/değil/||/<>/> LAMİNER AKIŞ
- RHEOLOGY[İng.] / RHÉOLOGIE[Fr.] / FLIESSKUNDE, FLIESSLEHRE, RHEOLOGIE, STRÖMUNGSLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞBİLİM, REOLOJİ
- AKIŞIYLA YAŞAMAK ile/ve/||/<> AŞKIYLA YAŞAMAK
- FLUID STATICS[İng.] / STATIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLIESSKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN DURUK BİLİMİ
- FLUID MECHANICS[İng.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN MEKANİĞİ
- FLÜSSIGKEITSSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN STATİĞİ
- DELK-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU FLUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN SÜRTÜNMESİ
- SEYYÂL, MÂYÎ[Osm.] / FLUID[İng.] / FLUIDE[Fr.] / FLUID, FLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN
- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ
- AHVÂL-İ SEYYÂLE[Osm.] / MÉCANIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLÜSSIGE MECHANIK, STRÖMUNGSMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR MEKANİĞİ
- AKIŞKANLAŞMAK ile AKIŞKANLAŞTIRMAK ile AKIŞKAN/LIK
- SEYYÂLİYET[Osm.] / FLUIDITY[İng.] / FLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLIK
- AKIŞKANLIK ile/ve SÜREKLİLİK
- AKIŞTA (OLMAK) ile/ve/||/<> SÜREÇTE (OLMAK)
- AKİTLERDE:
SAHİH >< FASİT ile/ve/||/<> MÜNÂKİT >< GAYR-I MÜN'AKİT ile/ve/||/<> NAFİZ >< GAYR-I NAFİZ ile/ve/||/<> LÂZIM >< GAYR-I LÂZIM
- AKİT'TE, DEĞİŞMEZLİK(İSTİMRAR):
SÜREKLİ ile/<> GEÇİCİ ile/<> GÖRÜNMEZ BİR BOZULMA NEDENİ İÇEREN
- AKİTTE:
TASAVVUN SURETİYLE BEYİ ile/ve/||/<> TEVLİYET ile/ve/||/<> TERÂBUH ile/ve/||/<> TEHASSÜR ile/ve/||/<> ŞİRKET ile/ve/||/<> İKÂLE ile/ve/||/<> MÜBÂDELE ile/ve/||/<> SARF ile/ve/||/<> TEVEHHÜP ile/ve/||/<> SULH ile/ve/||/<> BORÇ ile/ve/||/<> TEATİ ile/ve/||/<> HIYAR ile/ve/||/<> SELEM ile/ve/||/<> MEŞRÛİYET KEYFİYETİ ile/ve/||/<> RIZÂ VE MUVAFAKAT >< FUZÛLÎ
- AKKAYAN, DR. S. CAN (İST. 1943 - 1989)
- AKKOYUN, SAFFET (SELİMİYE, 1949)
- AKLA GELENİ ÖLDÜR ve/<>/< O, ÇÖL DİYORSA ÇÖLDÜR
- AKLAMA ile AKLAMA BELGESİ
- AKLAMAK ile AKLANMAK ile AKLATMAK ile AKLAŞMAK ile AKLAŞTIRMAK ile AKLANABİLMEK ile AKLAYABİLMEK ile AKLAYIVERMEK ile AKLAN ile AKLA YAKIN/LIK ile AKLA ZARAR ile AKLA ZİYAN ile AKLA YATKIN/LIK
- AKLAYIP PAKLAMAK / AKLANIP PAKLANMAK
- AKLI BAŞINDALIK ile/ve/<> YALNIZLIK
- AKLÎ BELİRLENİM (İLE) ile/değil SEZGİSEL DENEYİM (İLE)
- AKLI BOŞ ile/değil/yerine AKLI BAŞINDA
- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK
- AKLI GELİŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< FELSEFE
- AKLÎ İLİM/LER ile/ve/<> MUHABBET İLİMLERİ
- AKLÎ İLİMLER ile/ve/<> NAKLÎ İLİMLER
- AKL-I SELÎM değil/yerine/= SAĞDUYU
- AKL-I TEMYİZÎ ile/ve AKL-I TECRİBÎ
- AKLÎ ZORUNLULUK ile/ve/<> OLGUSAL ZORUNLULUK
- AKLI ile AKLIK ile AKLINCA ile AKLI KIT/LIK ile AKLI SIRA ile AKLI YETİK ile AKLI KARALI ile AKLI BAŞINDA ile AKLI TAM AYAR
- AKLIN:
ABDESTİ (TENZİH) ile/ve KULLUĞU
- AKLIN HAYALİN (DURMASI/ALMAMASI)
- AKLIN İLKELERİ ve/+/<> 4.[DÖRDÜNCÜ] DURUM[: KESİNLİKLE (HİÇBİR BİÇİMDE/ZAMAN) BİLİNEMEZ/LİK/LER]
- AKLIN SESİ ve/||/<> KALBİN SESİ ve/||/<> MİDENİN SESİ
* AKL-I AMELÎ
* AKL-I NAZARÎ )
- AKLIN ile/ve/||/<>/> AKIL VE AHLÂKIN ile/ve/||/<>/> YARGICIN ile/ve/||/<>/> ADÂLETİN ...:
BULUNMAMASI
- AKLINI BAŞINA TOPLA! ve/||/<>/> KENDİNE GEL!
- AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"
- AKLINI BEĞENDİĞİMİZ BİRİNİN ...
ve/||/<>
AKLINI KULLANMAYAN BİRİNİN ...
- AKLİNİK[Yun.] değil/yerine/= YER MANYETİK ALANININ, EĞİM VE AÇISI SIFIR OLAN YERİ
- AKLININ BAŞINA GELMESİ ile/değil/yerine/>< AKLI BAŞINDA DAVRANMAK
- [AKLINIZA] "HERHANGİ TÜR ... GELİRSE GELSİN" değil "HANGİ TÜR ... GELİRSE GELSİN"
- AKLIN/ODAĞIN:
ya/ne DUDAKLARINDA ya da/ne de DUDAKLARDA OLMASIN/OLMAMALI
- AKMA/AKAN ile/<> DÖKÜLME/DÖKÜLEN ile/<> DÜŞME/DÜŞEN
- AKMAN, METİN (İSTİNYE, 1947)
- AKOLİ[Fr.] ile AKOLİOZ[Fr.]
- AKORTLAMAK ile AKORTLANMAK ile AKORTLATMAK ile AKORTSUZLAŞMAK ile AKORTSUZLAŞTIRMAK ile AKOR ile AKORT ile AKORTLU ile AKORTÇU/LUK ile AKORTSUZ/LUK
- AKOSMİZM[Fr.] değil/yerine/= DÜNYAYI REDDETME
- AKPINAR, BİNBAŞI HAFIZ NAZMİ (YENİKÖY/SARIYER, 1875 - 1940)
- AKRABA FARKINDALIĞI ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI
- AKRABA[Ar.] değil/yerine/= OĞUŞGİL
(1996'dan beri)