YEDİ YAZAÇLILAR

- MARRIAGE vs. WEDDING

- MARRIAGE :/yerine EVLİLİK

- (not MARRIED WITH) MARRIED TO

- MARRIED :/yerine EVLİ

- MARTI ile ADA MARTISI

- MARTI ile AKDENİZ MARTISI

- MARTI ile ARAP MARTISI

- MARTI ile DOĞU MARTISI

- MARTI ile KIZILDENİZ MARTISI

- MARTI ile NORVEÇ MARTISI

( ... İLE Kargaları avlayabilirler. [İnsana da saldırabiliyorlar.] )

- MARTI ile (TEPELİ) KUTUP MARTISI / MAVİ-YEŞİL MARTI

- MARTI ile VAN GÖLÜ MARTISI

- MARTİN ile MARTİNİ

- MARTİNGALE ile/||/<> MARKOV PROCESS

( Martingale E[X_n+1|F_n]=X_n, Markov gelecek şimdiye bağlı. )
( Formül: Fair game İLE memoryless )

- MARTİNGALE ile/||/<> MARKOV PROCESS

( Martingale E[X_n+1|F_n]=X_n, Markov gelecek şimdiye bağlı. )
( Formül: Fair game İLE memoryless )

- MÂRUZAT[Ar.] ile İSTİRHAM[Ar.]

- MÂRUZAT[Ar.] değil/yerine/= SUNUŞLUK

- MARWE SALTS[İng.] ile/değil/yerine/= MARWE TUZLARI

- MAS ile MASA ile MASK ile MASA TOPU ile MAS TURİZM ile MASA SAATİ ile MASA TENİSİ ile MASA ÖRTÜSÜ ile MASA TAKVİMİ

- MAS[Ar.] değil/yerine/= SOĞURMA/EMME


- FORCEPS[İng.] ile/değil/yerine/= MAŞA, PENS

- MAŞA ile GELBERİ

( ... İLE Büyük ocaklardan, ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. | Tırmık. | Ağaç dallarını budamak için kullanılan ağır demir. )

- MAŞA ile/ve/değil/||/<> İLERİ KARAKOL

- MASÂHİF[Ar. çoğ. MUSHAF] ile MASÂİF[Ar. çoğ. MASÎF]

( Mushaflar. İLE Yazlıklar, yazın oturulacak yerler, sayfiyeler. )

- MASAL ile/ve/<> MESEL ile/ve/<> MİSAL ile/ve/<> HAKİKAT

( Tevrat'ta/Mesnevî'de. İLE/VE/<> İncil'de. İLE/VE/<> Kur'an'da. İLE/VE/<> Hikmet'te. )

- MASAL/SI değil/yerine/= DÜŞÇE/MSİ

- MASA'nın Var'ı. ile AĞAÇ'ın Var'ı. ile TANRI'nın Var'ı.

- MASKARA[Ar., İt.] (OLMAK/ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< MADARA[Fars.] (OLMAK/ETMEK)

- MASKARA[Ar., İt.] ile SOYTARI/KAŞMER

( Eğlendirici, sevimli, güldürücü. | [söz] "Onursuz, rezil!" | Şölen maskesi. | Kirpik boyası, rimel. İLE Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kişi. | Hileci, yaltak kişi. )

- MASKARALIK ile/değil/yerine/>< REKÂBET


- MASKE ile/ve/||/<> SAHTE KİŞİLİK

- MASKELEMEK ile MASKELENMEK ile MASKE ile MASKELİ ile MASKESİZ ile MASKELİ BALO

- MASKING AGENT[İng.] ile/değil/yerine/= MASKELEYİCİ

- MASKÜLEN[Fr. < MASCULIN] değil/yerine/= ERKEKSİ

- MASLAHAT ile/ve MENFAAT ile/ve MAKSAT ile/ve GARAZ

- MASLAHATGÜZAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= İŞGÜDER

( Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda ya da o ülkeye gelmesinden önce, ona vekâlet eden diplomat. )

- MASLAHATGÜZAR değil/yerine/= İŞGÜDER

- MASMAVİ

- MASÖR[Fr. < MASEUR] değil/yerine/= ERKEK MASAJCI

- MASÖZ[Fr. < MASSEUSE] değil/yerine/= KADIN MASAJCI


- MAŞRAPA/MAŞRABA[< MEŞÂRİB)(aslı MİŞREBE] ile KAP

( Metal, toprak vb.'den yapılmış, ağzı açık, kulplu, küçük kap. [bkz. MEŞREB, MEŞREBE] )

- MASS EXTINCTION[İng.] değil/yerine/= KİTLESEL YOKOLUŞ

( Coğrafi ya da taksonomik olarak aşırı yaygın bir biçimde meydana gelen, birçok türün tamamen yok olmasıyla sonuçlanan, ani ve kritik yok oluş olayları. Genellikle göktaşı çarpmaları, volkanik patlamalar, vb. astronomik ve jeolojik felaketler sonucu olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MASSIEU'S FUNCTION[İng.] / FONCTION DE MASSIEU[Fr.] / MASSIEU-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MASSİEU İŞLEVİ/FONKSİYONU

- MASSIVE :/yerine ÇOK BÜYÜK

- MASTAR ile MASTARA

- MASTUR ile MASTURİ

- MASTÜRBASYON ile DÜZÜŞME

( ["argo/kaba"] 31 ÇEKMEK[Ar. İSTİMNÂ Bİ-L-YED] ile SİKİŞME )

- MASTÜRBASYON/İSTİMNÂ[Ar.]/ATTIRMA[argo]/ONANİZM ile/ve KARŞILIKLI MASTÜRBASYON

( )

- MASTÜRBASYON ile/ve SEVGİLİ/EŞ ÜZERİNDE MASTÜRBASYON

( Eşeysellik, zihinde başlayan ve yaşanılan bir süreç olduğundan, sevişmek de eş üzerinde/n ve/ya da eşle birlikte yapılan bir mastürbasyon olarak değerlendirilebilmektedir. )

- MASTURİ[Yun.] ile/ve SİNTİNE[İt.]

( Geminin en geniş yeri. İLE/VE Geminin içinde, en alt bölüm. )

- MA'ŞÛK(A)[< IŞK]:<br> SEVİLEN, SEVİLMİŞ

- MASUM/LUK ile MASUME ile MASUMCA

- MASÛNİYET-İ ŞAHSİYE ile MASÛNİYET-İ TEŞRÎİYE

( Kişi dokunulmazlığı. İLE Yasama dokunulmazlığı. [Milletvekili dokunulmazlığı değil!] [Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sadece meclisteki sözleri üzerine sınırlandırılmasını bekliyoruz en kısa sürede!] )
( MASÛNİYET: Eminlik, sağlamlık, mahfuzluk. | Korunma. | Dokunulmazlık. )

- MASÛNİYET-İ ŞAHSİYE ile MASÛNİYET-İ TEŞRÎİYE

( Kişi dokunulmazlığı. İLE Yasama dokunulmazlığı. [Milletvekili dokunulmazlığı değil!] [Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sadece meclisteki sözleri üzerine sınırlandırılmasını bekliyoruz en kısa sürede!] )
( MASÛNİYET: Eminlik, sağlamlık, mahfuzluk. | Korunma. | Dokunulmazlık. )

- MATÂBİ'[Ar. < MATBAA] ile MATÂBÎH[Ar. < TABH] ile MATÂBİH/METÂBİH[Ar. < MATBAH]

( Basımevleri. İLE Pişirilmiş, tabh olunmuş şeyler. İLE Mutfaklar. )

- MATARA[Ar. < MİTHARE] ile MADARA[Fars.]

( Yolculukta kullanılan, boyna ya da bele asılı olarak taşınan, genellikle metalden yapılmış su kabı. İLE Kötü, sevimsiz. )

- MATBAA[Ar. < TAB | çoğ. MATÂBI'] ile MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH]

( Basımevleri. İLE Mutfak. )

- MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH], TÂB-HÂNE:<br> MUTFAK

( Yemek pişirilen yer. | Yiyecekleri hazırlama sanatı. )

- MATBÛ ile/ve TAŞ BASKI/TAŞ BASMASI

- MATBUÂT ile/ve/> MAHSUSÂT ile/ve/> MAKULÂT ile/ve/> MENKULÂT


- MEÇLEŞME/MATCHLEŞME değil/yerine/= EŞLEŞME/"ÖRTÜŞME"

- MATEMATİĞİN:<br> TEMELDELİĞİ ve/||/<> ARAÇSALLIĞI

- MATEMATİK[İng. MATHEMATICS] ile/||/<> ASTRONOMİ[İng. ASTRONOMY] ile/||/<> BELİRSİZ İNTEGRAL[İng. INDEFINITE INTEGRAL] ile/||/<> CEBİR[İng. ALGEBRA] ile/||/<> DİSKALKULİ[İng. DYSCALCULIA]

( Sayılar, formüller, şekiller ve hesaplamalar gibi konuları içeren geniş kapsamlı formal bir disiplin. Yunanca máthēma "bilgi, çalışma, öğrenme" anlamlarına gelen kelimeden türetilmiştir. Matematik; doğa bilimleri, tıp ve mühendislik gibi alanlar için büyük bir öneme sahiptir. Geometri, cebir, mantık ve analiz gibi alt ana dalları bulunmaktadır. @@ Gök cisimleri ve fenomenlerini inceleyen bilim dalıdır. Gök cisimlerini, fenomenlerini ve gök cisimlerinin kökenlerini açıklamak için fizik, kimya ve matematik kullanır. Astronominin ilgi alanına gezegenler, doğal uydular, galaksiler, bulutsular, süpernova patlamaları, kuasarlar ve pulsarlar gibi konular girer. @@ Matematikte; doğru tanım aralığında bulunan bir f ( x ) f(x) fonksiyonu için: @@ Matematikte, sayılar, harfler ve semboller kullanarak aritmetik işlemleri ve denklemleri inceleyen ve bu işlemlerle ilgili kuralları ortaya koyan matematik dalı. Matematiksel ifadeleri simgelerle genel olarak ifade etme ve bu ifadeler üzerinde işlem yapma yöntemi. @@ Sayıların anlamını anlamadaki zayıflıklar ve problemleri çözmek için matematiksel ilkeleri uygulamadaki zorluk dahil olmak üzere, matematikle ilgili çok çeşitli zorluklara atıfta bulunan bir terimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MATEMATİK SAATLERİ:<br> 1-9 ile/ve/||/<> İKİ TABANLI ile/ve/||/<> ile/ve/||/<> EULER ile/ve/||/<> ÇİN ile/ve/||/<> MAYA

- MATEMATİK(/ÖLÇÜ) BİLMEMEK ile/ve/değil/ya da/||/<>/< DAYAK YEMEMİŞ OLMAK

- MATEMATİK ile/ve/||/<> VORTEKS MATEMATİĞİ

- MATEMATİKSEL DÜZEN:<br> [ya] TUTARLILIK ile/ya da EKSİKLİK

- MATEMATİKSEL NESNELER ile/ve İDEALAR

( Çoktur. İLE/VE Tektir. )

- MATEMATİK/SEL/LİK:<br> DEĞERLİ ile/ve/fakat/||/<>/> YETERLİ DEĞİL

- MATEMATİKTE:<br> EŞLEŞME ve/||/<> ÖLÇME ve/||/<> SAYMA ve/||/<> STANDARDİZASYON ve/||/<> KÜME ve/||/<> BAĞINTI ve/||/<> İŞLEV(FONKSİYON)


- MATERIAL :/yerine MALZEME

- MATERYAL KÜLTÜR ile/||/<> MADDİ OLMAYAN KÜLTÜR

( Materyal kültür fiziksel eserler İLE maddi olmayan kültür inanç ve değerlerdir. Materyal kültür arkeolojide korunur İLE maddi olmayan kültür kaybolur. Arkeologlar materyal kültürden İLE maddi olmayan kültürü çıkarsamaya çalışır. )

- MATERYALİZM/DE:<br> ELEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ OLMAYAN

- MATHARE ile MATARA

( GUSÜLHÂNE, İÇİNDE YIKANILIP TEMİZLENİLECEK YER | SU KABI, MATARA )

- MATHEMATA(BİLGELİK):<br> GEOMETRİ ile/ve/||/<> ARİTMOS

- MATHEMATİCAL BİOLOGY ile/||/<> COMPUTATIONAL BİOLOGY

( Mathematical biology biyolojik süreçlerin matematik modellemesini yaparken İLE computational biology biyolojik verinin bilgisayar analizini yapar )
( Formül: Population dynamics )

- MATHEMATİCAL BİOLOGY ile/||/<> COMPUTATIONAL BİOLOGY

( Mathematical biology biyolojik süreçlerin matematik modellemesini yaparken İLE computational biology biyolojik verinin bilgisayar analizini yapar )
( Formül: Population dynamics )

- MATHEMATİCAL PHYSICS ile/||/<> THEORETİCAL PHYSICS

( Mathematical physics fizik problemlerinin rigorous matematik çözümünü yaparken İLE theoretical physics fiziksel kavramların kuramk gelişimini yapar )
( Formül: Field equations )

- MATHEMATİCAL PHYSICS ile/||/<> THEORETİCAL PHYSICS

( Mathematical physics fizik problemlerinin rigorous matematik çözümünü yaparken İLE theoretical physics fiziksel kavramların kuramk gelişimini yapar )
( Formül: Field equations )

- MATRİKS/MATRIX[İng.] değil/yerine/= GÖZELER ARASI DOLGU


- MATRİS İLE DETERMİNANT İLE ÖZDEĞER İLE ÖZVEKTÖR ile/||/<> LİNEER CEBİR

( Matris kuramı kavramları. )
( Formül: det(A-λI) = 0 )

- MATRİS İLE DETERMİNANT İLE ÖZDEĞER İLE ÖZVEKTÖR ile/||/<> LİNEER CEBİR

( Matris kuramı kavramları. )
( Formül: det(A-λI) = 0 )

- MATRIX[İng.] / MATRICE[Fr.] / MATRIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= MATRİS

- MATÛH[Ar. < ATEH] değil/yerine/= BUNAMIŞ/BUNAK

- MAUPERTUIS PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE MAUPERTUIS[Fr.] / MAUPERTUIS-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= MAUPERTUİS İLKESİ

- MAVİ AYAKLI SUMSUK KUŞU ve KIRMIZI FRİGATE KUŞU

( Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )

- MAVİ GELİNCİK ile/||/<> KIRMIZI GELİNCİK

( ile )

- MAVİ "HAP" ile "KIRMIZI HAP"

- MAVİ PASAPORT ile YEŞİL PASAPORT ile KIRMIZI PASAPORT

- BLUE VITRIOL[İng.] ile/değil/yerine/= MAVİ VİTRİOL (BAKIR SÜLFAT)


- VITRIOL BLEU[Fr.] / BLAU STEIN / KUPFER VITRIOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAVİ VİTRİOL

- MAVRA ile MAVRACI

- MAVRA ile/ve/||/<>/> PALAVRA[İsp. < PALABRA]

( Gevezelik. @@ Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. | Uzun ve boş konuşma. | Genellikle posta vapurlarında üst güvertenin altındaki güverte. )

- MAXIMUM LIKELIHOOD ile/||/<> BAYESIAN ESTIMATION

( ML parametreyi maksimize, Bayesian posterior kullan. )
( Formül: Likelihood maximization İLE posterior )

- MAXIMUM LIKELIHOOD ile/||/<> BAYESIAN ESTIMATION

( ML parametreyi maksimize, Bayesian posterior kullan. )
( Formül: Likelihood maximization İLE posterior )

- MAXIMUM LIKELIHOOD[İng.] değil/yerine/= MAKSİMUM OLABİLİRLİK

( Filogenetik araştırmalarda, olabilir tüm evrim ağaçları arasından, en muhtemel olanının tercih edilmesi için kullanılan bir yöntem. Bu analizde araştırmacılar, eldeki her bir muhtemel evrim ağacının, eldeki bilimsel verilerle ne kadar örtüştüğünü inceler ve sonuçlara varır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MAXIMUM MODULUS ile/||/<> MINIMUM MODULUS

( Maximum |f| sınırda, minimum |f| sıfır hariç sınırda. )
( Formül: Boundary maximum İLE boundary minimum )

- MAXIMUM MODULUS ile/||/<> MINIMUM MODULUS

( Maximum |f| sınırda, minimum |f| sıfır hariç sınırda. )
( Formül: Boundary maximum İLE boundary minimum )

- MAXWELL-RELATIONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BAĞINTILARI

- MAXWELL'S COIL[İng.] / MAXWELL-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BOBİNİ


- MAXWELL-BOLTZMANN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN DAĞILIMI

- MAXWELL-BOLTZMANN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN İSTATİSTİĞİ

- MAXWELL'S DEMON[İng.] / DÉMON DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELLSCHER DÄMON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL CİNİ

- MAXWELL DAĞILIMI ile/||/<> BOLTZMANN DAĞILIMI

( Maxwell hız dağılımı, Boltzmann enerji dağılımıdır. )
( Formül: f(v) ∝ v²e^(-mv²/2kT) )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL DAĞILIMI ile/||/<> BOLTZMANN DAĞILIMI

( Maxwell hız dağılımı, Boltzmann enerji dağılımıdır. )
( Formül: f(v) ∝ v²e^(-mv²/2kT) )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL DAĞILIMI ile/||/<> BOLTZMANN DAĞILIMI

( Maxwell hız dağılımı, Boltzmann enerji dağılımıdır. )
( Formül: f(v) ∝ v²e^(-mv²/2kT) )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENGESİ

- MAXWELL'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENKLEMLERİ

- MAXWELL EFFECT[İng.] / EFFET MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ETKİSİ

- MAXWELL'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL FORMÜLÜ


- MAXWELL'S GAS[İng.] / GAZ DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL GAZI

- MAXWELL'S BRIDGE[İng.] / PONT DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL KÖPRÜSÜ

- MAXWELL MODEL[İng.] / MODÈLE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- TOUR DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL SARGISI

- MAXWELL'S THERMODYNAMIC RELATIONS[İng.] / RELATIONS THERMODYNAMIQUES DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL TERMODİNAMİK BAĞINTILARI

- MAXWELL'S LAW[İng.] / LOI DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL YASASI

- MAXWELL-BOLTZMANN İLE FERMİ-DİRAC İLE BOSE-EİNSTEİN ile/||/<> KUANTUM İSTATİSTİKLERİ

( Parçacık dağılım fonksiyonları. )
( Formül: f = 1/(e^(E-μ)/kT ± 1) )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL-BOLTZMANN İLE FERMİ-DİRAC İLE BOSE-EİNSTEİN ile/||/<> KUANTUM İSTATİSTİKLERİ

( Parçacık dağılım fonksiyonları. )
( Formül: f = 1/(e^(E-μ)/kT ± 1) )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL-BOLTZMANN İLE FERMİ-DİRAC İLE BOSE-EİNSTEİN ile/||/<> KUANTUM İSTATİSTİKLERİ

( Parçacık dağılım fonksiyonları. )
( Formül: f = 1/(e^(E-μ)/kT ± 1) )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL


- MAY :/yerine -EBİLMEK, BELKİ

- MAYA[Hintçe]/İLÜZYON[İng. < ILLUSION]/DOXA[Yun.] değil/yerine/= YANILSAMA

- MAYA ile/ve/<> ANADOLU MAYASI

( ... yapar/yaptırır. İLE/VE/<> İnsan yapar. )

- MAYA >< NİRVANA

( Yanılsamalar dünyası. Evrenin gerçek böylesiliğini görmemizi engelleyen, bize evreni renk renk, türlü biçimli çokluk olarak gösteren büyülü gözlük. @@ Aydınlanma. Hayat ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh ile yeniden birleşme. )

- MAYASIL ile MAYASIL OTU ile MAYASI BOZUK

- PARSLEY[İng.] / PETERSILIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAYDANOZ

- MAYINLAMAK ile MAYINLANMAK ile MAYIN ile MAYINCI/LIK ile MAYINLI ile MAYINSIZ ile MAYIN GEMİSİ ile MAYIN TARLASI ile MAYIN ARAMA TARAMA GEMİSİ

- MAYIS ile MAYISLI ile MAYIS BÖCEĞİ ile MAYIS BÖCEKLERİ

- MAYISBÖCEĞİ ile/ve/<> HAZİRANBÖCEĞİ

( Kınkanatlılarda, uzunluğu 20-25 mm. olan, gelişmesi 3-5 yıl süren, bitkilere zararlı bir böcek. İLE/VE/<> Mayısböceklerinden, tarım bitkilerine çok zarar veren, kınkanatlı bir böcek. )

- MAYMUN İŞTAHLI ile GEL-GİT GÖNÜLLÜ


- MAYMUN İŞTAHLI/LIK ile/değil/yerine ÇOK YÖNLÜ/LÜK

- MAYMUN ile/ve ALTIN ASLAN İPEK MAYMUNU

( ... İLE/VE Yılda iki kez, biri dişil, biri eril ikiz doğumu yaparlar. )

- MAYMUN ile (ALTIN) TAMARİN

- MAYMUN ile ANGOLA/COLOBUS MAYMUNU

- MAYMUN ile AY AY/TARSİER

( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )
( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )
( Tek, otobur primattır. )
( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... ile Ay-ay Maymunu )

- MAYMUN ile AY AY/TARSİER

( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )
( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )
( Tek, otobur primattır. )
( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... ile Ay-ay Maymunu )

- MAYMUN ile AY AY/TARSİER

( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )
( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )
( Tek, otobur primattır. )
( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... ile Ay-ay Maymunu )

- MAYMUN ile AY AY/TARSİER

( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )
( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )
( Tek, otobur primattır. )
( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... ile Ay-ay Maymunu )

- MAYMUN ile AY AY/TARSİER

( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )
( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )
( Tek, otobur primattır. )
( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... ile Ay-ay Maymunu )

- MAYMUN ile BAYKUŞ MAYMUNU

( ... İLE Günün 17 saatini uyuyarak geçirirler. )

- MAYMUN ile BEYAZ YANAKLI MANGABEY

- MAYMUN ile/ve GALAGO/OJAM/ÇALIBEBEĞİ/KÜÇÜK GECE MAYMUNU

( ... İLE Güney ve Ekvator Afrika'da yaşarlar. Uzun ve ince parmaklarının alt ucunda vantuz görevi gören etten çekmenler vardır. [Bunlar, hayvanın pençelerini kullanmadan koşa koşa ağaçlara tırmanmasını sağlar.] )
(
)

- MAYMUN ile/ve GALAGO/OJAM/ÇALIBEBEĞİ/KÜÇÜK GECE MAYMUNU

( ... İLE Güney ve Ekvator Afrika'da yaşarlar. Uzun ve ince parmaklarının alt ucunda vantuz görevi gören etten çekmenler vardır. [Bunlar, hayvanın pençelerini kullanmadan koşa koşa ağaçlara tırmanmasını sağlar.] )
(
)

- MAYMUN ile KIZIL YAPRAK MAYMUNU

- MAYMUN ile ÖRÜMCEK MAYMUNU

- MAYMUN ile PROBOSCIS MAYMUNU

( ... İLE Sandakan - Borneo'da yaşar. )

- MAYMUN ile/ve (SİYAH-BEYAZ) KOLOMBUS MAYMUNU

- MAYMUN ile ST. KITTS MAYMUNU

( ... İLE Karayip'lerde yaşarlar. )
( Barlara gitmekte ve kişilerin yarıda bıraktığı içkileri bitirmektelerdir. )

- MAYMUN ile ST. KITTS MAYMUNU

( ... İLE Karayip'lerde yaşarlar. )
( Barlara gitmekte ve kişilerin yarıda bıraktığı içkileri bitirmektelerdir. )

- MAYMUN ile UVAKARİ


- MAYMUN ile VERVET MAYMUNU

- MAYMUN ile YUNNAN (ÇİMDİK BURUNLU) MAYMUNU

( ... ile )

- MAYMUNLAR ile/ve/değil BONOBOS MAYMUNLARI

- MAYONEZ ile MAYONEZLİ ile MAYONEZSİZ

- MAYOR :/yerine BELEDİYE BAŞKANI

- MAYOZ[Fr. < Yun.] (BÖLÜNME) ile MİTOZ[Fr. < Yun.]/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)

( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )
(
ile
)
( image )
( image )

- MAYOZ[Fr. < Yun.] (BÖLÜNME) ile MİTOZ[Fr. < Yun.]/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)

( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )
(
ile
)
( image )
( image )

- MAYOZ[Fr. < Yun.] (BÖLÜNME) ile MİTOZ[Fr. < Yun.]/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)

( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )
(
ile
)
( image )
( image )

- MAYOZ[Fr. < Yun.] (BÖLÜNME) ile MİTOZ[Fr. < Yun.]/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)

( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )
(
ile
)
( image )
( image )

- MAYOZ[İng. MEIOSIS] ile/||/<> AYRILMAMA[İng. NONDISJUNCTION] ile/||/<> BAĞLI GENLER[İng. LINKED GENES] ile/||/<> DİPLOTEN ile/||/<> HAPLOİT NUMARASI (N)[İng. HAPLOID NUMBER] ile/||/<> HOMOLOG KROMOZOMLAR[İng. HOMOLOGOUS CHROMOSOMES] ile/||/<> KARDEŞ KROMATİT DEĞİŞİMİ[İng. SISTER CHROMATID EXCHANGE] ile/||/<> KROSOVER[İng. CROSSING OVER] ile/||/<> REKOMBİNASYON[İng. RECOMBINATION]

( İki set kromozomlu (diploit) ökaryotik gözenin, genelde gamet olarak adlandırılan tek set kromozomlu (haploit) gözelere bölündüğü gözesel bir süreç. Gamet gözesinde kromozom sayısının azalmasıyla sonuçlanan mayoz bölünme eşeyli üreme için gereklidir ve bu yüzden eşeyli üreyen tek gözeli organizmalar da dahil tüm ökaryot gözelerde görülür. İki aşamadan oluşur. Aşağıda, mayozun basamakları hem gerçek görüntüleriyle hem de şematik görüntüleriyle verilmekte. @@ Hücre bölünmesi (mitoz/mayoz) sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması. Üç biçimde gerçekleşebilir: @@ Aynı kromozom üzerinde bulunan genler. Aynı kromozom üzerinde bulunmaları sebebiyle birlikte kalıtılırlar. Örneğin mavi göz rengi ile kıvırcık saç geninin aynı kromozom üzerinde bulunduğunu varsayalım. Bu durumda eğer mavi göz rengi ayrılma kuralı ile farklı gamete dağılırsa, genler birbirleri ile bağlı olduklarından dolayı kıvırcık saç geni de onunla beraber aynı gamete dağılacaktır. Bu genlerin birbirlerinden ayrılmasının tek yolu mayoz bölünme sırasında gerçekleşen crossing-over olayıdır. @@ Mayoz I de homolog kromozomlar arasındaki rekombinasyonun gerçekleştiği evre. Dişilerde doğum sırasında oositler bu aşamada dondurulur. Üreme yıllarında her ay mayozun tamamlanmasıyla yalnızca bir tanesi döngüye devam eder. @@ Mayozdan sonraki gametlerin kromozom numaraları. İnsanlarda haploit sayısı 23 tür. @@ Anne ve babadan gelen kromozomların çift halinde gözlendiği durum. Mayoz bölünme esnasında çift olarak hareket ederler. Homolog kromozomlar aynı gen aralığına sahip olup farklı aleller olarak bulunurlar. @@ Bir kromozom üzerinde bulunan kardeş kromatitler arasında karşılıklı olarak, iki özdeş genetik materyalin değişimi. Normalde, genetik çeşitlenme, mayoz ile bölünmede görülen homolog kromozomlar arasında olur. Ancak kardeş kromatitler arasındaki bu değişim, mitozun anafaz evresinde de çeşitliliğe neden olan bir gen aktarımı olabileceğini gösterir. Behçet hastalığında, kardeş kromatit değişiminin etkisi olduğu keşfedilmiş. @@ Kromozomlar materyallerin homolog kromozomlar arasında kırılma ve tekrar birleşme yöntemiyle değişimi. Mayoz sırasında kardeş olmayan kromatitler arasındaki parça değişimi genetik rekombinasyonun temeli. @@ Mayoz bölünme sırasında kromozomun homolog çifti arasında görülen genetik materyal değişimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MAYSTRO/MAESTRO değil/yerine/= UNGAN

( Besteci. | Orkestra şefi. )

- MAZBATA ile MAZBATA MUHARRİRİ

- MAZBATA[Ar.] değil/yerine/= TUTANAK

- MAZBUT VAKIF[Ar.] değil/yerine/= KAMUSAL TURGU

- MAZERET KAĞIDI değil/yerine/= NEDENLİK BELGESİ

- MAZERET ile/ve/değil AÇIKLAMA

- MAZERET değil/yerine/>< EYLEM

( İstemiyorsak. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekten istiyorsak. )

- MAZERET ile/ve "MACERA"

- MAZERET ile MAZERETLİ ile MAZERETSİZ/LİK ile MAZERET KAĞIDI

- MAZERET değil/yerine/= NEDENLİK


- MAZERET değil/yerine/= ÖZÜR

- MAZERET-İ SAHİHA[Ar.] değil/yerine/= GEÇERLİ NEDENLİK

- MAZMAZA ile/ve İSTİNŞÂK

( Ağıza alınan su ile ağzı çalkalamak. İLE/VE Burna çekilen su ile burnu temizlemek. )

- MAZUR değil/yerine/= NEDENLİ

- MBIS/MAP BASED INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HARITA TABANLI BİLGİ DÜZENİ

- MBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MEKANSAL BİLGİ DÜZENİ

- MCI/MILD COGNITIVE IMPAIRMENT[İng.] değil/yerine/= HAFİF BİLİŞSEL BOZUKLUK

- MCLEOD EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE MCLEOD[Fr.] / MCLEOD-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD DENKLEMİ

- MCLEOD-AUSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD İFADESİ

- MCMURRY ile/||/<> PINACOL ile/||/<> ACYLOIN ile/||/<> KARBONİL COUPLING REAKSİYONLARI

( C-C bağ oluşturma yöntemleri. )
( Formül: 2 R₂C=O → R₂C=CR₂ )

- MCMURRY ile/||/<> PINACOL ile/||/<> ACYLOIN ile/||/<> KARBONİL COUPLING REAKSİYONLARI

( C-C bağ oluşturma yöntemleri. )
( Formül: 2 R₂C=O → R₂C=CR₂ )

- MCS/MECHANICAL CIRCULATORY SUPPORT[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ

- MCSD/MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT DEVICE[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ AYGITI

- MD/DOCTOR OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP DOKTORU

- MDC/MECHANICAL ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= MEKANİK (KALP) DESTEK AYGITI

- MDD/MICROWAVE DİATHERMY | MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA DİYATERMİSİ, MİKRODALGAYLA SICAKLIK UYGULAMASI | MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ

- MDDC/MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT DEVICE[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ AYGITI

- MDSS/MANAGERIAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİMSEL KARAR DESTEK DÜZENİ

- MEA/COST EFFECTIVENESS ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= MALİYET ETKINLİK ÇÖZÜMLEMESİ

- MEAN VALUE THEOREM ile/||/<> INTERMEDİATE VALUE

( MVT ortalama eğim, IVT ara değer varlığı. )
( Formül: Average slope İLE intermediate existence )

- MEAN VALUE THEOREM ile/||/<> INTERMEDİATE VALUE

( MVT ortalama eğim, IVT ara değer varlığı. )
( Formül: Average slope İLE intermediate existence )

- [not] MEANING SPACE vs./and MEANING LOSS

- MEANING :/yerine ANLAM

- MEANING vs./and INTEGRITY

- MEANING vs./and INTERPRETATION

- MEANING/SENSE vs. SUPPORT

- MEANS &amp; ENDS/PURPOSE

- MEASURE :/yerine ÖLÇMEK

- MECAZ ile MECAZİ ile MECAZLI

- MECÂZEN[Ar.] ile/ve/||/<> MEÂLEN[Ar.]


- MECÂZEN[Ar.] ile MECÂZÎ[Ar.]

( Mecaz yoluyla, mecaz olarak. İLE Mecâza özgü, mecazla ilgili olan. )

- MECÂZEN[Ar.] ile MECÂZÎ[Ar.] ile MECÂZLI[Ar.]

( Mecaz yoluyla, mecaz olarak. İLE Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan. İLE Gerçek anlamından saptırılarak benzetmeli olarak kullanılmış sözcük. )

- MECÂZ/Î / METAFORİ/K değil/yerine/= ÖZGEÇ/Lİ

- MECÂZ-I MÜREKKEB / İSTİÂRE-İ MÜREKKEBE[Ar.] ile MECÂZ-I MÜRSEL[Ar.]

( Benzetmenin temel öğelerinden olup yalnız biriyle arka arkaya birkaç benzerlik sıralayarak yapılan kullanım. İLE Bir sözcüğü, gerçek anlamından, mecâzî anlama geçirirken, aradaki ilgi ve ilişkinin benzeyişinden başka bir duruma dayandırılması. )

- MECBÛREN[Ar.] ile MECBÛRÎ[Ar.]

( Kendi isteğinin dışında, zorla. İLE Kaçınılmaz, zorunlu. )

- MECBURİ HİZMET değil/yerine/= GÜCÜNLÜ İŞGÖRÜ

- MECBÛR(İYET) değil/yerine/= YÜKÜMLÜ/LÜK, ZORUNLU/LUK

- MECBURÎ/ZARURÎ değil/yerine/= GÜCÜNLÜ

- MECBUR/LUK ile MECBURİ/LİK ile MECBURCU/LUK ile MECBURİ HİZMET

- MECCÂNEN ile MECCÂNÎ

( Ücretsiz, parasız, bedava. İLE Parasız, bedava. | Bedavacı. )

- MECELLE ile ...

( Osmanlılar'da, medenî yasa. )

- MECELLE ile/||/<> KANUN-U ESÂSÎ ile/||/<> ANAYASA VE HAKİMİYET-İ MİLLİYE/CUMHURİYET

( Osmanlı'da, Tanzimat Dönemi'nde, bir kurul tarafından [Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında] İslâm hukukuna göre hazırlanmış medenî kanun. İLE/||/<>/> 1876'da ilân edilen ilk Osmanlı anayasası. İLE/||/<>/> Toplumun egemenliği ve anayasa. )

- MECELLE[Ar.] ile MECENNE[Ar.] ile MECERRE[Ar.]

( Kitap, dergi. | Tanzîmat'tan sonra, 1869-1876 yılları arasında, fıkıh ilminin, uygulamaya özgü olan bölümüyle ilgili olarak yayımlanmış ünlü eser. İLE Delilik, divânelik. | Kalkan, siper. İLE Samanyolu. )

- MECÎDİYE ile MECÎDİYE ALTINI ile MECÎDİYE ÇEYREĞİ ile ...

( Sultan Abdülmecit'in tahta çıkışının altıncı yılında [1844] onun adına kesilmiş olan altın ve gümüş sikkeler.[daha çok 20 kuruşluk gümüş sikkelere verilen bir addır] İLE Sultan Abdülmecit zamanında çıkarılmış altın Lira. İLE Beş kuruşluk gümüş para. )

- MECLİS ARAŞTIRMASI ile MECLİS SORUŞTURMASI

- MECLİS-İ ÂYÂN ile/||/<> MECLİS-İ MEBÛSAN

( Kanun-ı Esasi'ye göre Meclis-i Mebusan'ın kabul ettiği yasaları denetleyen meclis.[Üyeleri Sultan tarafından seçilirdi.] İLE/||/<> Osmanlı Millet Meclisi. )

- MECMA'-ÜL-BAHREYN ile ...

( İKİ DENİZİN KAVUŞTUĞU NOKTA | KABE KAVSEYN MERTEBESİ )

- MECMÂ[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK

( Bir şeyin biriktiği yer. | Bir şeyin, bir yerde çokça birikmesi, tecemmu, tahaşşüt. | Birgözeli bitkilerin biraraya gelerek oluşturdukları küme. )

- MECMÛAN ile/||/<> MECMÛU

( Toplu olarak, toptan. İLE/||/<> Tümü, tamamı. )

- MECNÛN[Ar. < CİNN | çoğ. MECÂNÎN] ile Mecnûn[Ar.]

( Çıldırmış, deli, divâne. | Delice seven, tutkun. İLE Leylâ ile Mecnûn öyküsünün, erkek kahramanı. Kays. )

- MECNÛN-I MUTBİK ile MECNÛN-I GAYRİ MUTBİK

( Deliliği, tüm zamanını kaplayan. İLE Bazen mecnun olup, bazen iyileşen. )

- MECZÛB ve/||/<>/> DİLEKÇESİ...

( 1965 yılında vefât eden, Elazığ Tımarhanesi'ndeki bir meczubun (ortadaki) Allah'a yazdığı mektubu...

“Ben, dünya Kürresi, Türkiye karyesi ve Urfa Köyü'nden, (El-Aziz --Elazığ) Tımarhanesi (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi) sakinlerinden; ismi önemsiz, cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin, ahir deminde misafiri Azrail’i beklerken, Başhekimlik üzerinden, Hâkimler Hakimi'nin dergâh-ı Ulûhiyetine son arzuhâlimdir:

Ben, gam(dertlilik) deryasında, fakirlik vatanında, horluk ve rezillik kaftanında, SULTAN yapılmışım.

Meyvelerden, dağdağana; çalgılardan, ney-kemana kapılmışım… Benim yatağım, akasya dikeninden; yorganım, kirpi derisinden farksızdır. Kalbim, Ayizman’ın(Hitlerin işkenceci Nazi Komutanı) fırını ve Sahrâ'nın çöl fırtınasıdır.

Ruhum, âşık-ı Hüdâ Mahbûb peresttir, lâkin aklım, kaderin cilvesi ve talihin sillesiyle gûresttir(gel-gittir).

Bana gelen, derd ü gamın kilosu beleştir. Nerede bir güzel varsa, bana karşı keleştir(yüz vermez, cesâretlidir), tüm yiğitler de bana hep ters ve terestir.

Aylar geçti, tek temizliğim, gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım teyemmüm abdesttir. Yani, içtiğimiz, kezzap suyu; mezemiz ise ateştir.

Ol Resûl-i zişân ve Sultân-ı dü-cihân: “Cenâb-ı Allah’ın, insanları, dünya; dünyayı ise insan için yarattığını; Ruhları, vucud için, vucudları ise ruhlar için yarattığını; erkekleri, kadınlar; kadınları, erkekler için yarattığını; Cennet'i, mü’min kullar, mü’min kulları da Cennet için yarattığını; cehennemi, inkârcılar ve münâfıklar, inkârcıları ve münâfıkları da cehennem için yarattığını” hadisleriyle haber vermiştir.

Peki, acaba, benim gibi meczub divâneleri ne maksatla halk etmiştir? Bilen babayiğit, meydana çıkıp söylesin...

Allah, sana iman verdi, sen, tuğyan edersin; O in’am etti, sen, küfran(nankörlük) edersin; O, ikram etti, sen, inkâr edersin; O, ihsân etti, sen, isyân edersin; bir de kalkıp bana deli divâne diye bühtân edersin!...

Bu söylediklerimin hepsi, ruhumun içinde cenk etmektedir. Eğer, dilekçemin yanıtı gelirse bu manevralar sona erecektir.

Şimdi, adresimi arz ediyorum: Kur’ân’ı geldiği yere, yine Kur’ân’ı getiren, geri taşısın. Madem ki, ahkâmı ve ahlâkı kalmadı, Kur’ân’ın kâğıdı ve yazısı neye yarasın?! Tâ ki, Hz. Muhammed Mehdi (A.S) gelince, yeniden okunup yaşansın!

Ey, zerrelerden kürrelere, yerlerden göklere, tüm âlemlerin Rabbi!...

Ey, cemâdî, nebâtî, hayvanî, insanî, ruhanî ve nuranî, her şeyin ve herkesin yegâne sahibi!...

Ey, iman ve şuur ehl-i kalplerin, en yüce habîbi!...

Ey, dertli bedenlerin, kederli gönüllerin ve yaralı yüreklerin tabîbi!...

Ben, bi-çâre kulun ki; garipler garîbi, hüzünlerin esîri, zulümlerin mustarîbi, öksüz, yetim ve sahipsiz bir tımarhane delisi...

Ama kutsî muhabbet ve hasretinin divânesi!...

Herkesi ve her şeyimi elimden aldın ama sana sığındım, aşkına sarıldım, yegâne Sen kaldın!... Yurdumdan, yuvamdan, evimden, barkımdan ayırdın, gurbete ve hasrete saldın. Ama onları ararken, Sana ulaştım, sevdâna daldım! Böylece, fânî ve hayalî görüntülerden kurtarıp hakîkî tecellîne mazhar kıldın.

Yüceler yücesi Rabbim, Efendim!

Hakk'tan saparak ve haddimi aşarak, hâşâ, Sen'den, Burak bineği, Cebrail seyisi, Sidret'ül Münteha menzili, cümle mahlûkâtın en şereflisi, Rahmân'ın en mükemmel tecelli ve temsilcisi… Kâinâtın fahrî ebedîsi, Âhir zaman Nebî'si ve Mehdî'si, Levh-i Mahfûz'un tercümanı ve tebliğcisi, Efendiler efendisi, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem’in) Mahbubiyeti'ni mi istedim?...

Hanif Din'in üstadı ve nice Nebîlerin atası, Hz. İbrahim’in, halîliyetini; Hz. Süleyman’ın, saltanat ve servetini; Hz. Musa’nın, Celâdet ve cesâretini; Hz. İsa’nın ruhanîyetini mi istedim?...

Hz. Ebû Bekir Sıddık’ın, yüksek fazîlet ve kurbiyyetini; Hz. Ömer'ül Faruk’un, dirâyet ve teslimiyetini; Hz. Osman-ı Zinnureyn'in, asâlet ve sehâvetini; Hz. Aliy'ül Murtaza’nın, ilim ve velâyetini mi istedim?...

Senden, mülk-ü-hâkimiyet, şan-ü-şöhret, mal-ü-servet mi talep ettim? Senden, vucuduma sıhhat ve âfiyet; aklıma ziyâ ve selâmet; hayatıma, huzur ve istikâmet dilendiysem, bunlar için de bin kere tevbe ettim!

Çünkü, Şeriât'ın iptal, Tarikât'ın ihmal, Hakîkât'ın ihlâl ve mü’minlerin iğfâl edildiği bir zillet ve rezâlet döneminde, bana, akıl ve mükellefiyet verseydin, bu, sadece benim mesûliyet ve mahzûniyetimi ziyâdeleştirecekti!

Sultan'ım Efendi'm!

Ben, Senden, sadece, seni istedim; pahası, elbet böyle yüksektir ve tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi uğruna fedâ etmektir.

Rabbim, elbet vardır hikmeti ki, bu kuluna, böyle zillet ve zahmet çektirirsin. Ben, hâşâ, itiraz değil naz ederim ama umarım, Sen, niyâz kabul edersin.

Aile efrâdımı, akl-ı izânımı alıp beni hicrâna saldın. Ama yine de şükür; ya akıllı kalıp ama hâin ve hilekâr olaydım...

Ya varlıklı kalıp ama zâlim ve sahtekâr olaydım...

Ya âlim ve saygın kalıp ama gâfil ve riyâkâr olaydım...

Ya arkalı etraflı kalıp ama azgın ve zulümkâr olaydım...

Ya sağlıklı sefâlı kalıp ama sapıtmış, ahlâksız ve vicdansız olaydım!...

Derd-ü-belâ ki, sabredenlerin vesile-i mirâcıdır. Mü'minler, kalbimin tâcı; mücrimler, rahmetin muhtâcı; münkirler, hikmetin icabı; Sâdık ve âşık, ehl-i cehd adâletin ilâcıdır. Velâkin, bu münâfık, hain ve zâlimler ise çıban başıdır, akrep gibi sancıdır; şerefli insana, helâli dışında tüm kadınlar, kızlar, ana-bacıdır.

Ey Rabbim, Efendi'm!

Malûm-u âlîniz ve yüce takdirinizdir ki; ne özenli-bezekli elbiselerle gezdiğim bayramlarım oldu… Ne onurlu ve huzurlu seyahatlerim ve seyranlarım oldu… Ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren dostlarım ve hayranlarım oldu!...

Lezzet ne imiş, izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım; ama şikâyet şekâvettir; tüm bu fânî ve fenâ nimetlerin asıl sahibi olan Padişahlar Padişahı'nı buldum...

Beni, yoktan var ettin, iman ve hidâyet buyurup varlığından haberdar ettin, ama aklımı alıp kulunu, bi-karar ettin. Sana, sonsuz şükürler olsun!...

Şimdi, son dileğim, beni yanına al ve bir daha huzurundan ve sonsuz nûrundan ayırma, ne olursun!

Umarım, bu dilekçeyi yazdım diye bana darılmazsın; çünkü, Zâtından gayrıya yalvarıp yakarmanın, ŞİRK olduğunu buyurdun!

Selâm ve dua ile... )

- MEDÂİN/MEDÂYİN[Ar. < MEDÎNE] ile MEDÂYÎN[Ar. < MİDYÂN] ile Medâin[Ar.]

( İller/kentler. [BÜLDÂN < BELD/BELDE] İLE Borca saplanmış, sürekli borç alan kişiler. İLE Eski İran'da, Dicle etrafında, yedi kentin adı olup, İslâm fetihleri sırasında, başkent konumundaydı. )

- MEDÂR[Ar. < DEVR] değil/yerine/= DÖNENCE | DAYANAK

- MEDÂR-I İFTİHÂR değil/yerine/= ÖVÜNME NEDENİ/ARACI, ÖVÜNÇLÜK, KIVANÇLIK

- GEL-GİT/MED-CEZİR:<br> DÜNYADA ile/ve/<> GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDE

( ... İLE/VE/<> Her 6 saatte bir gerçekleşmektedir. Borneo Adası'ndaki, Malezya'nın Sarawak eyaletindeki Sarawak Irmağı'nın akış yönünün bile değişmesine neden olmaktadır. )

- MEDENİYET ve FELSEFE-BİLİM

- MEDICAL FUTILITY[İng.] değil/yerine/= BOŞA SAĞALTIM

- MEDICAL :/yerine TIBBİ

- MEDİKAL ETİK/MEDICAL ETHICS[İng.] değil/yerine/= TIP ETİĞİ


- MEDİKAL/MEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIBBİ

- MEDİKAL ONTOLOJİ/MEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= TIBBİ VARLIKBİLİM

- MEDİNE ile/ve/<> MEDİNTA

( Mahkemenin olduğu yer. İLE/VE/<> Kaleyle korunmuş yer. )

- MEDİYAL/MEDIAL[İng.] değil/yerine/= İÇ YAN

- MEDİYAN DÜZLEM/MEDIAN PLANE[İng.] değil/yerine/= ORTA HAT DÜZLEMİ

- MEDİYAN/MEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTANCA

- MEDLER ile/ve/<>/> PERSLER

- MEDRESE TALEBELERİ:<br> DÂHİL ve/> ÂLİM ve/> FÂZIL ve/> KÂMİL

- MEDRESE ile/||/<> AÇIK MEDRESE ile/||/<> KUBBELİ MEDRESE ile/||/<> RASATHANE

( Yüksek düzeyde öğretim kurumu. Bu amaçla yaptırılmış mimarlık eserleri Anadolu önünde genellikle açık avlulu, Anadolu'da ise avlusunun üstü açık ve kapalı olmak üzere iki tipte gelişmiştir. Kaynağında IX - XI. yüzyıl Horasan bölgesi mimarisinin bulunması olasıdır. İLE/||/<> İç avlusunun üstü açık olan medreseler için kullanılan bir tanımlama biçimi. İLE/||/<> İç avlusunun üstü örtülü olan medreseler. İLE/||/<> Gözlemevi. Gökbilimi için kullanılan medrese türü. )

- MEDRESE ile/ve/değil/||/<>/> KÜLLİYE

( İlk medrese: NİZÂMİYE MEDRESESİ [1066] )
( OSMANLI MEDRESELERİ - CAHİT BALTACI kitabını okumanızı salık veririz. )
( Genellikle İslâm dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu, müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese sözcüğü, "ders" kökünden gelir. [Ders verenlere müderris, yardımcılarına muid, okuyanlara danışmend, sohta ya da talebe adı verilir] | Kendine özgü bir mimarisi olan, üstü açık ya da kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan oluşan yapı. | Fakülte. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir caminin çevresinde, cami ile birlikte kurulmuş medrese, imâret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü. )

- MEDRESE ile/ve/değil/||/<>/> KÜLLİYE

( İlk medrese: NİZÂMİYE MEDRESESİ [1066] )
( OSMANLI MEDRESELERİ - CAHİT BALTACI kitabını okumanızı salık veririz. )
( Genellikle İslâm dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu, müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese sözcüğü, "ders" kökünden gelir. [Ders verenlere müderris, yardımcılarına muid, okuyanlara danışmend, sohta ya da talebe adı verilir] | Kendine özgü bir mimarisi olan, üstü açık ya da kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan oluşan yapı. | Fakülte. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir caminin çevresinde, cami ile birlikte kurulmuş medrese, imâret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü. )

- MEDRESE ile/ve/değil/||/<>/> KÜLLİYE

( İlk medrese: NİZÂMİYE MEDRESESİ [1066] )
( OSMANLI MEDRESELERİ - CAHİT BALTACI kitabını okumanızı salık veririz. )
( Genellikle İslâm dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu, müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese sözcüğü, "ders" kökünden gelir. [Ders verenlere müderris, yardımcılarına muid, okuyanlara danışmend, sohta ya da talebe adı verilir] | Kendine özgü bir mimarisi olan, üstü açık ya da kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan oluşan yapı. | Fakülte. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir caminin çevresinde, cami ile birlikte kurulmuş medrese, imâret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü. )

- MEDRESE ile/ve/<> MAHDARA

( ... İLE/VE/<> Moritanya'da, medreselere verilen ad.[Ülkenin milli kültür ve dilinin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.] )

- MEDRESE ile MEDRESELİ

- MEDRESE ile/ve MİDRAŞ ile/ve VİHARA

( İslâm'da. İLE/VE Yahudilik'te. İLE/VE Budizm'de. )
( Medreselerin kurulmasında ve Selçuklular zamanında Vihara'ların etkisi olmuştur. )
( ANADOLU MEDRESELERİ (2 CİLT) - METİN SÖZEN'in kitabından yararlanabilirsiniz. )

- MEDRESE ile/ve MİDRAŞ ile/ve VİHARA

( İslâm'da. İLE/VE Yahudilik'te. İLE/VE Budizm'de. )
( Medreselerin kurulmasında ve Selçuklular zamanında Vihara'ların etkisi olmuştur. )
( ANADOLU MEDRESELERİ (2 CİLT) - METİN SÖZEN'in kitabından yararlanabilirsiniz. )

- MEDRESE ile/ve MİDRAŞ ile/ve VİHARA

( İslâm'da. İLE/VE Yahudilik'te. İLE/VE Budizm'de. )
( Medreselerin kurulmasında ve Selçuklular zamanında Vihara'ların etkisi olmuştur. )
( ANADOLU MEDRESELERİ (2 CİLT) - METİN SÖZEN'in kitabından yararlanabilirsiniz. )

- MEDRESE ile MÜLÂZIMİYE MEDRESELERİ

- MEDRESE ile/ve SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ

- MEDRESE ile/ve/<> TEKKE

( Senin dışındakiler. İLE/VE/<> Sendekiler. )