YEDİ YAZAÇLILAR

- VEFASIZ ile SADAKATSİZLİK

- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" |
değil/yerine/>< 6 İLKE

( )

- VEGAN/LIK ve/||/<> CAYNACI/LIK(JAİNİZM)

( Hiçbir hayvanın etini ve/ya da ürünlerini yememenin yanısıra, hayvanları, mal/kaynak ya da köle olarak kullanmamayı esas alarak yaşam sürdürme tutumu. VE/||/<> Doğaya, düzene(sisteme) yük ya da olumsuz etki yaratmayacak biçimde, temel gereksinim/zorunlulukların ötesine geçmeyecek biçimde, doğayla uyumlu ve bütünlüklü bir yaşam sürdürme tutumu. )

- VEHÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> GARÂBET[Ar.]

- VEHICLE :/yerine ARAÇ

- VEHİM ile KARMAŞA

- VEHİM[çoğ. EVHÂM] ile MİSAFİR-İ GAYBİ

( Kuruntu, yersiz korku. Şüphe, tereddüt. İLE Zaman zaman kişinin aklına gelen kötü düşünceler.[Gelip geçicidir!] )

- VEHİM ile/ve/||/<> SAFSATA

- VEHİM ile VEHİMLİ

- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN


- VEJETERYAN/VEJATERYEN" değil VEJETARYEN

- VEKÂLET:
MÜŞTEKÎ
ile/ve/değil/||/<> MÜDÂFİ

( [Vekâletnâme] Gerekir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gerekmez. )
( Müştekinin vekili olur. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sanığın/şüphelinin müdâfisi olur. )

- VEKÂLET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BAĞITI

- VEKÂLET ile/değil İCÂZET

- VEKALET ile VEKALET ÜCRETİ

- VEKÂLET değil/yerine/= YETKİDEŞLİK

- VEKALETEN ATAMAK ile VEKALETEN ATANMAK ile VEKALETEN

- VEKÂLETNÂME değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BELGESİ

- VECTOR COUPLING COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE DU VECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ÇİFTLENİM KATSAYISI

- VECTOR MESON[İng.] / MÉSON VECTEUR[Fr.] / VEKTORMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR MEZON


- VEKTÖR[İng. VECTOR] ile/||/<> ELEKTRİK ALAN[İng. ELECTRIC FIELD] ile/||/<> ELEKTRİK DİPOL MOMENTİ[İng. ELECTRIC DIPOLE MOMENT] ile/||/<> GRADYAN[İng. GRADIENT] ile/||/<> İVME[İng. ACCELERATION]

( Biyoloji: Plazmit, faj ya da kosmidin yabancı DNA ya klonlamak için yerleştirilmesi. @@ Fizikte sabit ya da hareketli elektrik yüklerine, kendi doğrultusunda bir kuvvet uygulayabilen vektörel alan olarak tanımlanır. Birimi volt/metredir. @@ Elektromanyetizmada elektrik yükleri ile konum vektörleri çarpımlarının toplamına eşit olan elektrik yük dağılımının karakteristik niceliği. Başka bir deyişle iki karşıt yük varlığında, eksi yükten artı yüke doğru olan yer değiştirme vektörünün yükle çarpılmasıyla elde edilen vektörel nicelik. @@ Almanca Gradient Fransızca Gradient Bir fonksiyonun değişim hızını ve yönünü gösteren vektör. Bir skaler alanın her noktasındaki türevlerin birleşiminden oluşur ve fonksiyonun en hızlı artış yönünü belirtir. Matematiksel olarak, gradyan bir vektör alanı oluşturur ve genellikle ∇f sembolü ile gösterilir. @@ Bir hareketlinin birim zamandaki hız değişimi. İvme vektörel bir nicelik olup "a⃗\vec{a} a " ile gösterilir. SI birimi m/s2dir. İvmenin matematiksel formülü şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VEKTÖR[İng. < VECTOR ][Fr. < VECTEUR] değil/yerine/= BİLEŞKE | YÖNEY | TAŞIYICI

( Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok imiyle gösterilen doğru çizgi. | Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. | Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı ya da omurgasız taşıyıcı dirimli. )

- VECTOR PRODUCT[İng.] / PRODUIT VECTORIEL[Fr.] / VEKTORPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖREL ÇARPIM

- VELÂYET:
ÖZGÜRLÜK
ve/<> ÖZGÜNLÜK

- VELÂYET değil/yerine/= EGELİK

- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI

- VELÂYET ile NUSRET[< NASR]

( Ermişlik, velîlik. | Allah dostluğu. | Velî ve ermiş olan kişinin hâli ve sıfatı. | Başkasına sözünü geçirme. | Dostluk, sadâket ile. İLE Yardım. | Allah'ın yardımı. | Başarı, üstünlük. )

- VELÂYET ile/ve RİSÂLET

( Kişinin, kendine. İLE/VE Herkese/Topluma. )
( Gidip alınıp gelinen. İLE Verilen. )
( Çağrılmaz. İLE Çağrılarak. )
( Özel/e. İLE Genel/e. )

- VELÂYET ile/ve VESÂYET

( Korunma. İLE/VE Sakınma. )

- VELÂYET-İ ÂMME ile VELÂYET-İ HASSA


- VELÂYETTEN KURTULMAK ile/ve VESÂYETTEN KURTULMAK

( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş. )

- VELENSE[İsp.] değil/yerine/= BATTANİYE

( Bir yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye. )

- VELEV[Ar.] değil/yerine/= İSTER, İSTERSE, OLSA DA, KALDI Kİ, DİYELİM Kİ, HATTA

- VELİ ile VELAYET ile VELAYET

- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]

( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )
( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )

- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI

- VELVELE[Ar.] değil/yerine/= BAĞRIŞMA

( Gürültü, bağrışma. | Gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek. )

- VELVELE ile VELVELECİ/LİK

- VEN/VEIN[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR

- VENETIAN RED[İng.] / ROUGE VÉNITIEN[Fr.] / ZEMENTROT[Alm.] ile/değil/yerine/= VENEDİK KIRMIZISI


- VENEDİK TÜZÜĞÜ

- VENTILASYON/VENTILATION[İng.] değil/yerine/= SOLUTMA

- VENTRAL[İng.] değil/yerine/= ÖN | KARIN (İLİŞKİLİ)

- VENTURE :/yerine GİRİŞİM, RİSK ALMAK

- VENTURI-ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= VENTURİ BORUSU

- VENTURI TUBE[İng.] / TUBE DE VENTURI[Fr.] ile/değil/yerine/= VENTURİ TÜPÜ

- VENÜS KITALARI: ISHTAR ile AFRODİT(APHRODITE)

- ZÜHRE[Ar.]/VENÜS[Fr.] değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/AKŞAMYILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN

( Merkür'den sonra, güneşe en yakın gezegen. )
( Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına karşın sıcaklık bakımından 464 °C ile birinci sıradaki gezegendir. Bunun nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir. )
( Saat yönünde dönen tek gezegen, Venüs'tür. )

- VERANDA[Fr. < Port.] ile/||/<> TERAS[Fr. < TERRASSE]/TARAÇA/AYAZLIK

( Daha çok ayrı yapıların zemin katında yer ile aynı seviyede ya da biraz yükseltilmiş, ön cepheyi kaplayan, üzeri bir çatıyla örtülü, yanları açık ya da camlı büyükçe sundurma. İLE/||/<> Apartmanlarda ya da evlerde en üst katın üç tarafı ve üstü açık olan bölümü. )

- VERASET İLÂMI değil/yerine/= KALITÇILIK BELGESİ


- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ değil/yerine/= KALITÇILIK VE GEÇİNÇ VERGİSİ

- VERÂSET değil/yerine/= KALITÇILIK

- VERÂSET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM

- VERASET ile VERASET İLAMI ile VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ

- VERATROLE[İng.] / VÉRATROL[Fr.] / VERATROL[Alm.] ile/değil/yerine/= VERATROL

- VERDİĞİN ŞEYLERİ "GÖRMEMEK" ve/||/<>/>/< VEREBİLECEĞİN ŞEYLERİ ARTIRMAK

- VEREBİLMEK ile VERE ile VEREM ile VEREV ile VEREMLİ

- VERECEK ile VERECEKLİ

- VEREM ve/||/<> VEREM/KOH BASİLİ(MİKROBU)[< R. Koh adından]

- VEREM" ile/değil VEREYİM


- VERGİ ile OKTRUVA[Fr.]

( ... İLE [eskiden] Kente giren şeylerden alınan vergi. )

- VERGİLEMEK ile VERGİLENDİRMEK ile VERGİ ile VERGİCİ/LİK ile VERGİLİ ile VERGİSİZ ile VERGİ ORANI ile VERGİ DİLİMİ ile VERGİ İADESİ ile VERGİ KAÇAĞI ile VERGİ DAİRESİ ile VERGİ MATRAHI ile VERGİ KAÇAKÇISI ile VERGİ MUAFİYETİ ile VERGİ MÜKELLEFİ ile VERGİ YÜKÜMLÜSÜ ile VERGİ REKORTMENİ ile VERGİ BEYANNAMESİ ile VERGİ KAÇAKÇILIĞI

- VERGİLİ, ERHAN (ALMANYA, 1977)

( Rumelihisarlı'dır. AKP Rumelihisar Mahalle Kurucu Başkanlığında bulundu. Ferahevler Spor kulübü yönetim kurulu üyesidir. AKP'den 2011 milletvekili seçimlerinde aday oldu. Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın işletmeciliğini yapıyor. )

- VERGİLİ, M. CUDİ (RUMELİKAVAK, 1946)

( Kireçburnu Spor Kulübünden transfer edildi ve aralıklı olarak 4 sezon (1964 - 1967 ve 1968 - 1969) tescilli kaldı. Bu süre içinde 39 lig, 9 kupa ve 4 turnuva maçı olmak üzere 52 resmi ve ayrıca 11 özel maçla birlikte toplam olarak 63 kez Sarıyer tıkımında yer aldı. Göztepe Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )

- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET)
ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )
( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )
( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )
( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )
( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )
( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi. Çinliler, ona Edebü'l-Mülûk der; Maçinliler, onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırır. Bu meşrık ilinin büyükleri, buna doğruca Zînetü'l-ümerâ der.
İranlılar buna Şehnâme der, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anar. )
( )
( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |

vs./AND/+/<>/>/<

Time and place. )
( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |

vs./AND/+/<>/>

"Why?" question and answers. )
( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |

vs./AND/+/<>/>/<

Sentence. )
( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi ve dışı |

İLE/VE/+/<>/>/<

Zamanı ve Zemini )
( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |

İLE/VE/+/<>/>/<

Tümce. )
( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |

İLE/VE/+/<>/>/<

"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )

- VERİ BİLİMİNDE:
YAPAY ZEKÂ
ile/ve/||/<>/> MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/ve/||/<>/> DERİN ÖĞRENME

( image )
( image
image
image
)

- VERİ ile VERİ ANALİZİ ile VERİ TAŞIYICI ile VERİ HÜCRESİ ile VERİ MERKEZİ ile VERİ KANALI ile VERİ İLETİŞİMİ ile VERİ SIKIŞTIRMA ile VERİ EKRANI ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ FORMATI ile VERİ İŞLEME ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ DÜZEYİ ile VERİ YÖNETİMİ ile VERİ ORTAMI ile VERİ ORGANİZASYONU ile VERİ İŞLEME ile VERİ İŞLEMCİSİ ile VERİ KAYDEDİCİ ile VERİ KAYDI ile VERİ AZALTMA ile VERİ ALMA ile VERİ SETİ ile VERİ YAPISI ile VERİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile VERİ İLETİMİ ile VERİ BİRİMİ

- DONOR LEVEL[İng.] / NIVEAU DONNEUR[Fr.] / DONATORNIVEAU, DONORNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ DÜZEYİ

- DONOR[İng.] / DONNEUR[Fr.] / DONATOR, DONOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ

- VERİLDİ ile GERÇEĞİ GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA ile VERİLEN


- VERİLENİ/SUNULANI:
"YUT" DİYE
değil TUT DİYE!

- VERİLİ ile ÇEVRİLİ

- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN

( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )

- VERİLMEK ile VERİŞTİRMEK ile VERİLEBİLMEK ile VERİMSİZLEŞMEK ile VERİMSİZLEŞTİRMEK ile VERİ ile VERİM ile VERİT ile VERİŞ ile VERİCİ/LİK ile VERİMLİ/LİK ile VERİMSİZ/LİK ile VERİ İŞLEM ile VERİ ORTAMI ile VERİ TABANI ile VERİ BANKASI ile VERİ DOSYASI ile VERİ TOPLAMA

- VERİM ile/ve BEREKET

( Bereket maddeyle ölçülmez. )

- VERİMLİ ile DOĞURGANLIK ile GÜBRELEMEK ile GÜBRE

- VERİMLİLİK ve/> BAŞARI

- VERİMLİLİK ve/||/<> BEREKET ve/||/<> ÜRETKENLİK

- VERİMLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇİLECİ/LİK

- FÂİDE[Osm.] / EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT EN QUANTITÉ[Fr.] / GUTEVER, WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİMLİLİK


- VERİMLİLİK ile/ve/||/<>/< ÖNCELİK ile/ve/||/<>/< AMAÇ

- VERİMLİ/LİK ile/ve/||/<> ÜRETKEN/LİK

- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK

- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞI BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK
yerine AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK

- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞIYA BAKAR BİÇİMDE UZATMAK
yerine/değil AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR BİÇİMDE) UZATMAK

- VERİRSEN ALIRSIN değil VERİRSEN, ALIRSIN

- VERITAS ile ALETHIA

( Latince. İLE Yunanca. )
( Hakikat ve doğruluk. )
( Gizil olanağın/gücün açığa/ortaya çıkarılması. | Açığa çıkış sürecinin bilinmesi. )

- VERITAS ile/ve/||/<>/< VERUM

(
VERITAS ile VERUM arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt VERITAS VERUM
Latince Köken veritas (hakikat, doğruluk) verum (doğru olan şey)
Temel Tanım Bilgi, yargı ya da önermenin gerçeğe uygun olma durumu Doğruluğu kendinde taşıyan var olan ya da olgu
Felsefî Alan Epistemoloji, mantık Ontoloji
Doğruluğun Yeri Bilgide ve yargıda Var olan ve nesnede
Konu Bilgi, önerme, söylem Var olan, nesne, durum
Doğruluk Türü Bilişsel/bilideki doğruluk Varoluşsal doğruluk
Örnek Soru “Bu yargı doğru mu?” “Bu şey doğru olarak var mı?”
Skolastik Yaklaşım Us ile şeyin uygunluğu [adequatio intellectus] Var olanın doğru olması [verum est ens]
Aralarındaki İlişki Verum’a dayanarak kurulur Veritas’ın nesnel zeminini oluşturur
Yaygın Yanlış Anlama Sanki "şeyin kendi"ymiş gibi algılanması Sanki "doğru bilgi"ymiş gibi algılanması
Modern Kullanım Bilgi ve doğruluk kuramlarında merkezî Varoluşsal arka planda, dolaylı
)

- VERİYİM değil VEREYİM

- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK


- VERMEK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİ İÇİNDE OLMADAN VERMEK

- VERMELİ!

- VERMIDI[Fr.] ile/değil/yerine/= VERMİDİ

- LACQUER, VARNISH, ACETATE LACQUER, CEYLON AGAR-AGAR, LAC[İng.] / VERNIS, LAQUE, LAQUE ACETATE, MOUSSE DE CEYLAN, VOIR AGAR-AGAR[Fr.] / FILTRATION, FILTRIEREN, LACK, FIRMIS[Alm.] ile/değil/yerine/= VERNİK, AGAR, AGAR JELİ, LAK, SARI VERNİK

- VERSION :/yerine SÜRÜM, VERSİYON

- VERSİYON[Fr., İng. VERSION] değil/yerine/= SÜRÜM/UYARLAMA

- VERSİYON[Fr. < VERSION] değil/yerine/= YORUM

- VERTEX ALGEBRA ile/||/<> CONFORMAL FİELD THEORY

( Vertex algebra cebirsel conformal field theory yapısıyken İLE CFT fiziksel conformal field theory modelidir )
( Formül: Operator product expansion )

- VERTİGO[İng.] değil/yerine/= BAŞ DÖNMESİ

- VERTİGO ile/||/<> BAŞ DÖNMESİ

( İç kulaktaki denge organlarının bozulması ile çevrenin dönüyormuş gibi algılanması. İLE/||/<> Denge kaybı ve dengesizlik duyumu. )

- VERTIGO ve/||/<> HITCHCOCK

( Alfred Hitchcock'un en çok sevilen filmi. )

- VERTİGO ve/<> TİP 1 DİYABET ve/<> HEMATOİD ARTRİT ve/<> LUPUS ve/<> MS ve/<> HAŞİMATO

- VERTİGO ile VİTİLİGO/ALA

( ... İLE Kerevizde bulunan psoralenler, deride, melanin üretimini artırarak, vitiligodan[beyaz lekeler] kurtulmaya yardımcı olur. )

- VESAİR ile VESAİRE

- VESAİRE["VESAYRE" değil!] ile/ve/> VE ŞAİRE

- VESAİT değil/yerine/= TAŞITLA

- VESÂYET[Ar.] değil/yerine/= GÖZETME

- VESICLE[İng.] değil/yerine/= VEZİKÜL

( Vezikül; göze içinde maddeleri depolayan, madde aktarımı yapan, göze ürünlerini sindiren ve boşaltan, diğer organellerden daha küçük bir keseciktir. Çift katlı lipit katmanına sahiptir. Çift katmanlı lipit sayısına göre unilamel vezikül (tek lamelli vezikül) ya da multilamel vezikül (çok lamelli vezikül) olarak çeşitlendirilir. Hücre içinde doğal olarak oluşan veziküller aynı zamanda suni olarak da oluşturulabilirler. Bu durumda bunlara lipozom adı verilir, lizozomlar ile karıştırılmamalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VESİLE[Ar.] değil/yerine/= NEDENCE

- VESTIBÜL/VESTIBULE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ BOŞLUĞU | İÇ KULAK


- VESTIBÜLER/VESTIBULER[İng.] değil/yerine/= İÇ KULAKLA İLGILİ)

- VESVESE ile "KUR(MAK)"

- VESVESE[Ar.] ile NEZ'[Ar.]

- VESVESE[Ar.] ile VEHM[Ar.]

( Çoğunlukla gereksiz, sürekli tekrarlayan, kişiyi huzursuz eden "düşünceler".[Çoğu zaman kişilerce "dini ya da ahlâkî kaygılarla ilişkilendirilir" ve kişinin huzurunu bozan, kişiyi kuruntuya düşüren bir etkisi ve işlevi vardır.] İLE Gerçekte var olmayan ya da olasılığı çok düşük olan bir durumu gerçekmiş gibi sanmak, kuruntu yapmak anlamına gelir. )

- VESVESE[Ar.] ile/ve/||/<>/> VELVELE[Ar.]

( Kuruntu. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz telâş, gürültü ve heyecan. )

- VESVESE ile VESVESECİ/LİK ile VESVESELİ/LİK ile VESVESESİZ/LİK

- VETERAN :/yerine EMEKTAR, KIDEMLİ

- VETIVER OIL[İng.] / ESSENCE DE VÉTIVER[Fr.] / VETIVERÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= VETİVER YAĞI

- OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU[Fr.] / ODER-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VEYA DEVRESİ

- VEYSEL VARDAR ÇEŞMESİ

( Kilyos yolu üzerindedir. 1998 yılında Kilyos Görme Engelliler Okulu kurucusu Veysel Vardar adına çocukları tarafından evlerinin bahçe duvarına yapılmıştır. )

- VEZÂRET[Ar.] ile ...

( Vezirlik, paşalık. [Osmanlı'da en büyük rütbe.] )

- VEZİKÜL/VESICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK | SULU KABARCIK

- VEZİN ile VEZİNLİ ile VEZİNSİZ

- EKRANDA/MONİTÖRDE:
VGA
ile/ve/||/<>/> DVI ile/ve/||/<>/> HDMI ile/ve/||/<>/> DISPLAY

( ile ile )

- VİBHAGA ile ...

( Ayırım, böl/ün/me. )

- VİBRASYON ile VİBRASYONLU ile VİBRASYON TECRİDİ

- VİBRATÖR[Fr. < VIBRATEUR] değil/yerine/= TİTREŞİM YARATAN ARAÇ

- VİCDAN ile VİCDANİ ile VİCDANLI/LIK ile VİCDANSIZ/LIK ile VİCDANSIZCA ile VİCDAN AZABI

- VİCDÂNEN değil/yerine/= BULUNÇÇA

- VİCDÂNÎ AHLÂK ile/ve/<> İDRÂKÎ AHLÂK ile/ve/<> İRFÂNÎ AHLÂK


- VİCDÂNÎ DİN ve/+/||/<> AHLÂKSIZLIK

- VİCDÂN-I MUNSİFÂNE değil/yerine/= DUYUŞLU BULUNÇ

- VİCDÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= BULUNCUL

- VİCDANSIZ/LIK değil/yerine/>< YÜREKLİ/LİK

- VICTORY :/yerine ZAFER

- VİDA[İt.] ile UZUNDİŞ

( Döndürerek bir yere sokulan burmalı çivi. İLE Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ek bileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida. )

- VİDALAMAK ile VİDALANMAK ile VİDA ile VİDALI ile VİDASIZ

- VİDO ile VİDOLU ile VİDOSUZ

- VİETNAM'IN:
ADALARI
ve/<> HA LONG BAY

( [Vietnam'ın] Doğal güzelliği ile Tayland, Malezya ya da Filipinler ile rekabet edecek durumda 3000 adası bulunmaktadır.[Ancak 1600'ünün adı bulunmaktadır.] VE/<> Etkileyecilikleri çok yüksek olan turistik adaları. )

- VIEW :/yerine MANZARA, GÖRÜŞ


- VİGLA ile VİGLACI

- VİJNANA[Sansk.] ile ...

( Bilinç. Yargı yeteneğinin yardımıyla kavrayıp anlama. )

- VİJNANA ile/||/<> ANTAHKARANA ile/||/<> SKANDHA

( Bilinç. Yargı yeteneğinin yardımıyla kavrayıp anlama. @@ Psişe, zihin. Zihin kolektif anlamda zekâ, ego ve zihni içerir. @@ Kişiliğin bir kısmı. Şekil, his, düşünce, oluşma, bilinç. )

- VİKUNYA ile ...

( Güney Amerika'ya özgü, memeli bir hayvan. )

- VİLÂYÂT-I SELÂSE[Ar.] ile VİLÂYÂT-I SİTTE[Ar.]

( 3 ŞEHİR ile 6 ŞEHİR )
( Selânik, Manastır, Kosova'ya verilen ortak ad. İLE Erzurum, Van, Harput[Mâmûretülazîz]/Elazığ, Sivas, Bitlis ve Diyarbakır'a verilen ortak ad. )

- VİLÂYET değil/yerine/= İL

- VİLAYET ile VİLAYET BİNASI

- VILLAGE :/yerine KÖY

- VİLÜS/VILLUS, VILLI[İng.] değil/yerine/= PARMAKSI ÇIKINTI

- VİNÇ[İng.]/MATAFORA ile PALANGA[İt. < PALANCO]

( Ağır yük kaldırmaya yarayan araç. İLE Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır nesneleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan donanım. )

- VINICUNCA ile ZHANGYE DANXIA

( Peru'da. İLE Çin'de. )
( ile )

- VINYL ACETATE[İng.] / ACETATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ASETAT/ASETET

- VINYL BUTYRATE[İng.] / BUTYRATE DE VINYLE[Fr.] / VINYLBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL BÜTİRAT

- VINYL ETHYL HEXOATE[İng.] / HEXOATE DE VINYLÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHYLHEXOATE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL HEKZOAT

- VINYL ETHYLPYRIDINE[İng.] / VINYLÉTHYLPYRIDINE[Fr.] / VINYLÉTHYLPYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL ETİL PİRİDİN

- VINYL PYRIDINE[İng.] / PYRIDINE DE VINYLE[Fr.] / VINYLPYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL PİRİDİN

- VINYL CYCLOHEXENE DIOXIDE[İng.] / BIOVIDE DE VINYLECHOLÉHEXÈNE[Fr.] / VINYLCYCLOHEXENDIOXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL SİKLOHEKSEN DİOKSİT

- VINYL-SS-ETHOXYETHYL SULFIDE[İng.] ile/değil/yerine/= VİNİL-SS-ETOKSİETİL SÜLFÜR

- VINYL STEARATE[İng.] / STÉARATE DE VINYLE[Fr.] / VINYL STEARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL STEARAT

- VINYL TOLUENE[İng.] / TOLUÉENE DE VINYLE[Fr.] / VINYLTOLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL TOLUEN


- SULFURE DE VINYLÉTHOXYÉTHYLE[Fr.] / VINYLÉTHOXYÉTHYLSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= VİNİL-Β-ETOKSİETİL SULFÜR

- ELDIVEN:
VİNİL
ile/ve/||/<>/> LATEKS ile/ve/||/<>/> NİTRİL

( Tek kullanımlık eldivenler içinde, nitril eldivenler vinil ve lateks eldivenlerle karşılaştırılabilir. Nitril eldiven ile lateks eldivenler karıştırılsa da aralarında birçok fark mevcut. Lateks eldivenler farklı iş alanlarında genel olarak rahat bir kullanım sunar, buna ek olarak kullanım kolaylığı ve konfor da sunmaktadır. Pudralı olabilen lateks eldivenlerin nitril eldivene göre içerdiği dezavantaj ise alerjik reaksiyona neden olabilmesidir. Latekse alerjisi olanların kullanamadığı eldivenler, sektörel olarak geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Lateks eldivenler, sağlık merkezleri başta olmak üzere temizlik işlerinde, otomotiv ve birçok endüstride yeğlenir. Elastik ve biyobozunur bir ürün olması lateksin avantajı iken, nitril eldivene göre delinme ve kimyasallara göre daha düşük bir dirence sahiptir. Bu nedenle nitril eldivenler, lateks eldivenlere göre hem alerjen olmaması hem de yüksek dirence sahip olması ile ön plana çıkmaktadır. Nitril eldivenler, lateks içermeyen bir yapıdadır. Pudralı ve pudrasız olarak tercih edilebilen nitril eldivenler uzun süre kullanıma izin vermektedir. Lateks ve nitril eldivenlerle birlikte anılan vinil eldiven ise petrol bazlı bir filmden üretilen eldivenlerdir. Vinil eldivenler, nitril ve latekse göre daha az koruyucudur. )
( Nitril eldivenlerin kullanıldığı alanlar:

Farklı sektörlerde, çalışanların güvenliği için yeğlenen nitril eldivenler, muayene eldiveni olarak da bilinmektedir. Nitril eldivenin kullanım amacı değişken olabilir. Kimyasal nesnelerle doğrudan değilen iş alanlarında nitril eldiven yeğlenir. Laboratuvarlar da nitril eldivenlerin kullanıldığı alanlardandır. Buna ek olarak inşaatlarda ya da alkol bazlı ürünlerin yer aldığı işletmelerde de nitril eldiven, çalışanların ellerini tehlikeli nesnelere karşı koruması ile ön plana çıkmaktadır. Nitril eldivenin içinde genellikle pamuktan üretilmiş bir astar yer alır. Nitril kaplaması ise temel görevi gerçekleştirir ve tehlikeli nesnelere karşı koruma sağlar.

Nitril eldivenin temel özellikleri:

- Kimyasal nesnelere karşı direnç gücü yüksektir, delinmeye karşı dirençlidir. - Sızdırmaz yapıya sahip olması ile güvenlidir. - Gerilmelere karşı dayanıklıdır. - Farklı sektörlerde, farklı amaçla kullanılabilir ve uzun bir raf süresine sahiptir.

Nitril eldivenler, özel isteklere göre kabartmalı, pudrasız ya da %100 nitril gibi seçeneklere de sahiptir. Sanayinin çeşitli alanlarında, tamir merkezlerinde, üretim merkezlerinde, laboratuvarlarda ve inşaatlarda kullanılabilen nitril eldivenler, vinil ve lateks ile farklar içerir. )

- VINYLIDENE CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE VINYLID+A2024NE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİNİLİDİN KLORÜR

- VINOYON[İng.] ile/değil/yerine/= VİNİON

- VIOLATE :/yerine İHLAL ETMEK

- VIOLENT :/yerine ŞİDDETLİ

- VİP değil/yerine/= ÇÖK (ÇOK ÖNEMLİ KONUKLAR)

- VİRAJ[Fr. < VIRAGE] değil/yerine/= DÖNEMEÇ

- VİRAL BULAŞ ile/||/<> BAKTERİYEL BULAŞ

( Virüslerin neden olduğu, genellikle kendiliğinden iyileşen bulaşlar. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu, antibiyotiklerle tedavi edilebilen bulaşlar. )

- VİRANLAŞMAK ile VİRA ile VİRAJ ile VİRAL ile VİRAN/LIK ile VİRAJLI ile VİRAJSIZ


- VİRGÜL(",")[Fr.] ile NOKTALI VİRGÜL(";")

( ... İLE Tümce içinde virgüllerle ayrılmış tür ya da takımları ayırmada. | Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı tümceleri birbirinden ayır­mada. | İkiden fazla eşdeğer öğeler arasında virgül bulunan tümcelerde, özneden sonra kullanılır. )

- VIRIAL KATSAYI ile/||/<> KOMPRESİBİLİTE

( Virial B,C gaz etkileşim, kompresibilite Z = PV/nRT. )
( Formül: B₂ İLE B₃ İLE Z )

- VİRMAN[İng. < VIREMENT] değil/yerine/= AKTARIM

- VIRTUAL DOM/VIRTUAL DOCUMENT OBJECT MODEL[İng.] değil/yerine/= SANAL BELGE NESNESİ MODELİ

- VİRTUAL REALITY TERAPİSİ/VIRTUAL REALITY THERAPY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK SAĞALTIMI

- VIRTUAL REALITY[İng.] değil/yerine/= SANAL GERÇEKLİK

- VIRTUAL[İng.] değil/yerine/= SANAL

- VİRTÜEL İŞ ile/||/<> GERÇEK İŞ

( Virtüel iş hayali yer değiştirme δW, gerçek iş fiziksel W = ∫F·ds. )
( Formül: δW = F·δr İLE W = ∫F·dr )

- Virtüöz DİNLE!!!

- VİRTÜÖZ ile/ve/> SANATÇI

( Aleti/ni unutan. İLE/VE/> Kendini unutan. )

- VİRÜLAN/VIRULENT[İng.] değil/yerine/= SAYRILANDIRAN

- VİRÜS[İng. VIRUS] ile/||/<> ASEPTİK[İng. ASEPTIC] ile/||/<> BAKTERİYOFAJ[İng. BACTERIOPHAGE] ile/||/<> ELEKTRON MİKROSKOBU[İng. ELECTRON MICROSCOPE] ile/||/<> ENDOJEN RETROVİRÜS[İng. ENDOGENOUS RETROVIRUS] ile/||/<> RETROVİRÜS[İng. RETROVIRUS]

( Bakteri ya da ökaryotik bir gözeye nüfuz ederek enfekte eden varlık. Virüsler otonom replikasyonda acizdir ve başka bir konak gözenin translasyon sistemini kullanmak zorundadır. Nükleik asit ve protein tabakası oluştururlar. Bir virüsün genetik metaryali DNA ya da RNA olabilir. Eğer bu RNA ise, viral nükleik asit tarafından kodlanmış ters transkriptaz enzimiyle önce DNA'ya dönüştürülmek zorundadır. Bunlara retrovirüs denir. Virüsler, cansız varlıklardır; ancak "canlılığın eşiğinde" olarak sayılırlar. @@ Mikropsuz. Zararlı bakteriler, virüsler ya da diğer mikroorganizmaların neden olduğu kontaminasyondan uzak olma durumu. @@ Bir bakteriyi enfekte eden virüs. @@ Elektron demetlerini görüntü elde etmek için kullanan mikroskoplardır. Işık mikroskobundan daha iyi çözünürlük sağlar çünkü elektronların dalga boyu 0,004 nanometredir, yani görünür ışığın dalga boyundan yaklaşık 100.000 kat daha kısadır. Işık mikroskobuyla görülemeyecek kadar küçük olan virüsler ve gözenin bazı iç yapıları elektron mikroskobuyla incelenir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan iki farklı elektron mikroskobu vardır: geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM). @@ Virüsler, DNA ve RNA virüsleri olmak üzere iki kısımda incelenirler. Virüslerin kendilerini kopyalama mekanizmaları olmadığı için diğer canlıların kopyalama mekanizmalarını kullanırlar. RNA virüsleri (retrovirüsler) bir gözeye girdiklerinde, özel enzimleriyle, önce RNA’larından DNA oluştururlar. Oluşan DNA, normal göze sistemleriyle RNA üretir ve yeni virüsleri oluşturur. Retrovirüslerin çoğu normal gözelere girerler; ancak bazı retrovirüsler, üreme gözelerinin DNA’sına girebilir. Bunlara endojen retrovirüsler (ERV) denir. ERV’ler üreme gözesinin DNA’sına girdiği için sonraki nesillere aynı biçimde aktarılır. @@ Genomu ters transkripsiyon yoluyla DNA üretebilecek olan RNA virüsleridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VISEAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= VİSEYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 346.700.000 ile 330.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- VİSER/VISCUS (VISCERA)[İng.] değil/yerine/= İÇ ÖRGEN

- VİSERAL/VISCERAL[İng.] değil/yerine/= İÇE AIT | İÇ ÖRGENE AIT

- VISIBLE PART OF "ICEBERG" vs. INVISIBLE PART OF "ICEBERG"

- VISIBLE :/yerine GÖRÜNÜR

- VISIT :/yerine ZİYARET ETMEK

- VISITOR :/yerine ZİYARETÇİ

- VİSKAÇA ile ...

( Güney Amerika'ya özgü, memeli bir hayvan. )

- VİSKİ ile VİSKİ BARDAĞI

- VISCOUS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT VISQUEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ AKIŞ

- VISCOUS DISSIPATION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISSIPATION VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU

- VISCOUS ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ ESNEKLİK

- VISCOSE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ İŞLEMİ

- VİSKOZ KUVVET ile/||/<> BASINÇ KUVVETİ

( Viskoz sürtünme kayma, basınç normal yüzeye diktir. )
( Formül: τ = μ(∂v/∂y) İLE P·A )

- VISCOUS FORCE[İng.] / FORCE VISQUEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ KUVVET

- NICHTVISKOSE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ OLMAYAN AKIŞ

- FLUIDE NON VISQUEUX[Fr.] / NICHTVISKOSE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ OLMAYAN AKIŞKAN

- VISCOUS PLASTICITY[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ PLASTİSİTE


- VISCOUS DAMPING[İng.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ SÖNÜM

- PROCÉDÉ À LA VISCOSE[Fr.] / VISCOSEVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİSKOZ SÜRECİ

- VİSKÖZ/VISCOUS[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZ

- VİSKOZİTE/VISCOSITY[İng.] değil/yerine/= AKIŞMAZLIK

- VİŞNELİ EKMEK ile VİŞNE/LİK ile VİŞNE SUYU ile VİŞNE HOŞAFI ile VİŞNE REÇELİ ile VİŞNE ŞURUBU ile VİŞNE ŞERBETİ ile VİŞNE KOMPOSTOSU

- VİTAMİN İLE MİNERAL İLE KOFAKTÖR İLE KOENZİM ile/||/<> BİYOMOLEKÜL YARDIMCILARI

( Enzim aktivitesi için gerekli moleküller. )
( Formül: NAD⁺ İLE FAD İLE CoA )

- VİTAMİN[Lat.] değil/yerine/= DİRİLEK

- VITAMIN[İng.] / VITAMINE[Fr.] / VITAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= VİTAMİN

- VİTAMİN ile VİTAMİNLİ ile VİTAMİNSİZ/LİK

- WITHHERIT[İng.] / WITHERITE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİTERİT


- VİTES ile VİTESLİ ile VİTES KOLU ile VİTES KUTUSU ile VİTES DİŞLİSİ

- VİTRİN ile CAMEKÂN

( İlk vitrin, Paris'te kullanılmıştır. )

- VITRIOL / V.I.T.R.I.O.L.:
VISITA
ile/ve/||/<> INTERIORE ile/ve/||/<> TERRAE ile/ve/||/<> RECTIFICANDO ile/ve/||/<> INVENIES ile/ve/||/<> OCCULT ile/ve/||/<> LAPIDEM

- VİVİ- ile/||/<> VİT- ile/||/<> BİO-/BİS-/-BİOSİS/-BİOTİC ile/||/<> -THANASİA/THANAT-/THANATO-/-THANATOUS ile/||/<> KİNE-/KİNESİ-/KİNESİA-/KİNESİO-/-KİNESİS/KİNETO-/CİNE-/CİNESİ-/CİNETO-

( Canlı, yaşayan. İLE/||/<> Canlılıkla ilgili, canlılarla ilgili. İLE/||/<> Yaşamla ilgili, canlılıkla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili. İLE/||/<> Ölüm, ölüm biçimi, ölüme neden olan. İLE/||/<> Hareketle, yönelimle ilgili, hareketli. )

- VİVİPAR/VIVIPAROUS[İng.]/VİVİPARE[Fr.] ile DOĞURAN

( Doğurucu, canlı yavru doğuran. )

- VİYABIL/VIABLE[İng.] değil/yerine/= CANLI

- VİYADÜK[Fr. < VIADUC] değil/yerine/= KÖPRÜYOL/AŞIT

( ... İLE Bir vadi, bir ırmak üzerinden, bir demiryolu ya da karayolunun geçişini sağlayan, ayaklar üzerine oturtulmuş yüksek ve uzun köprü. )

- VİYAK VİYAK (BAĞIRMAK, İNLEMEK)

- BOURDONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= VIZILTI

- VIZILTI ile VIZILTILI ile VIZILTISIZ