( Bir kümenin her elemanının başka bir kümenin en az bir defa ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağıntı. Tanım kümesindeki tüm elemanlar, değer kümesindeki en az bir elemanla ilişkilendirilir. Tanım kümesinde eşleştirilen bir eleman ikinci defa eşleştirilemez. Değer kümesinde ilişkilendirilen elemanların oluşturduğu kümeye "görüntü kümesi" adı verilir. Fonksiyonlar genellikle f, g ya da h gibi küçük harflerle gösterilirler. Örneğin A ve B isimli iki küme oluşturulursa A'nın her elemanının B'nin en az bir ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağlantıya "A'dan B'ye fonksiyon" denir ve şu biçimde gösterilir: @@ Oksijen yetmezliği, vücut gözelerinin normal fonksiyonlarını gerçekleştirecek oksijenden yoksun kalması anlamına gelen bir terim. @@ Çeşitli metabolik fonksiyonlara sahip olan, suda çözünen bir grup vitamin. Bunlar: tiamin (B1), riboflavin (B2), niasin (B3), pantotenik asit (B5), B6 vitamini, biotin (B7), folik asit (B9) ve B12 vitamini. @@ Genlerin fonksiyonuna ya da organizmanın genetiğine dair herhangi bir bilgi olmamasına karşın, belirli genleri tespit etmek için kullanılan bir işlemsel biyoloji tekniği. Bu başarılabilir, çünkü eksonlar, intronlar, başlatıcılar gibi farklı gen özellikleri, DNA dizilimindeki eşsiz şablonlarla ilişkilidir. @@ Sayısal analizde, diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözümlerini bulmak için kullanılan basit bir yöntem. Adını İsviçreli matematikçi Leonhard Euler'den alır. Başlangıç koşulları verilen bir diferansiyel denklemin çözümünü, küçük adımlarla ilerleyerek yaklaşık olarak hesaplar. Özellikle ilk derece adi diferansiyel denklemlerin çözümünde kullanılır ve adım adım, türevin eğim bilgisine dayanarak fonksiyonun değerlerini bulur. Basitliği ve uygulanabilirliği ile öne çıksa da, doğruluğu açısından daha gelişmiş yöntemlerle karşılaştırıldığında sınırlamalara sahiptir. @@ Matematikte bir f(x)f(x)f(x) fonksiyonunun tanım kümesi içinde yer alan bir xxx noktası için anlık değişim miktarı ya da diğer bir tabiri ile o noktadan geçen teğetin sahip olduğu eğim miktarı. Aralarındaki mesafe aaa olan farklı iki nokta üzerinden geçen doğrunun eğimini bulmayı sağlayan:
( Çırçır Suyu mesiresinden Bekardere'ye giderken sağdadır. 1952 yılında Keresteci İsmail Tezcan ve Matbaacı İsmail Akgün tarafından basit bir duvar çeşmesi olarak yapıldı. Çeşme ilk yapıldığında şimdiki yerin tam karşısında ve bahçe kenarında idi. Çeşme Hüseyin Yıldırım tarafından onarıldığı için "Hüseyin Yıldırım Çeşmesi" olarak da bilinmektedir. Son büyük onarımı Türkiye Gazetesi tarafından yapıldı ve Abdülhamit tipi çeşme inşâ edildi. Su akışı vardır. )
( Halveti tarikatı şeyhi İsmail Efendi'nin kurduğu tekke binası yerinde yoksa da bahçesindeki küçük mezarlıktaki mezarlar ve mezar taşları korunmaktadır. )
( Bir şeyi, biri için "yaptı" demek. | İftira etmek. | Hadislerin sırasıyla kimler tarafından söylenilegeldiğini bildirme. | Yüklem[müsned] ile özne[müsnediileyh] arasındaki ilgi.[Türkçe'de; "-im, -şim, -dim, -dik" gibi] İLE İnat etme. | Direnme. |/| Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. | Avcı zinciri gerisinde arka olmak üzere toplu bir durumda bulundurulan asker. )
( Bu iki ülkeyi birbirinden ayıran, 430 km.lik doğal bir sınır olan Pirene sıradağlarıdır.
[93 milyon yıllık bu dağlar, tüm evrimi içeren kalıntılar taşır.] )
( Büyükdere çarşı içine girişte sağdadır. 19. yycortalarında inşâ edilen yalı 10.476 m²'lik bir koruluk içindedir. Neo - klasik bir kagir binadır. Binanın yüzölçümü 324 m²'dir. İspanyol Elçiliğinin yazlığıdır. )
( Altın ve gümüş madenlerinin ülkeden çıkmasının önlenmesini ister. İLE
Sanayi sayesinde, altın ve gümüş stoğunun artırılmasını ister. İLE
Ticaret sayesinde, altın ve gümüş stoğunun artırılmasını ister ve ihracatın, ithalattan çok olmasıyla artacağını iddia eder. )
( 50'yi geçen tür sayısı vardır. İLE Kıskaçsız olan türlerine Türkiye'de verilen addır. )
( Büyük bir kıskaçla 6 cm² alana 450 kg. basınç uygulayabilirler. [Uzun olan (sol) kıskaçlarını parçalamak üzere, geniş ve daha güçlü olan (sağ) kıskaçlarını da sıkıca tutmak üzere kullanırlar.] İLE Kıskaçları yoktur. )
( Çok hızlı yüzücülerdir. [Kuyruklarındaki yüzgeç sayesinde saniyede 4.5 metre katedebilirler. ] İLE ... )
( Bazıları eş ve yiyecek bulabilmek için yılda 150 kilometreden fazla dolaşabilirler. İLE ... )
( Normal koşullarda dişil ve eril ıstakozlar birbirini gördükleri an saldırırlar. [Eriller çiftleşmek üzere kaya oluklarında bekler ve sidiklerini oyuktan dışarı doğru fışkırtırlar. Dişiller kızışmaya hazır olduğunda yaklaşır ve o da sidiğini erile fışkırtır.] İLE ... )
( Eriller, dişillerin kabuğu sertleşene kadar [2 hafta] boyunca dişiyi korur ve sonra tekrar eskisi gibi düşman olurlar. İLE ... )
( Misyoner pozisyonunda çiftleşirler. İLE ... )
( Istakozun büyümesi için kabuğunu kırması gerekir. [Midelerinin içindeki azı dişleri dış iskeletin birer parçasıdır. Kendini serbest bırakabilmesi için boğazının, midesinin ve kloakının iç kaplamasını dışarı doğru itmek zorundadır.][Her ıstakoz bu süreçten başarıyla çıkamaz. Bu durum ıstakozun yaşının belirlenmesini de zorlaştırır.] İLE ... )
( Bacakları, anten ve kıskaçları yeniden çıkabilir. İLE ... )
( Ancak solungaçları nemli olduğu sürece soluk alabilirler. İLE ... )
( Susuzluğa bir hafta kadar dayanabilirler. İLE ... )
( Poligonda'dır, Mükemmel tesislerinde yüzlerce insana atıcılık ve avcılık konusunda ders almakta, spor yapmaktadır. Gençlik ve Spor Müdürlüğü, İstanbul İl Spor Müdürlüğü tescillidir. 01.01.1921'de Dr. Yusuf Celalettin (Meki) Satgan, Ahmet Şakir Satgan, Osman Satkan (Meki) ve Halil Nazmi Gencebay Beyler tarafından kurulmuştur. Faaliyet alanı Trap - Skeet ve Doupye Trap dallarıdır. Pek çok şampiyon sporcu yetiştirmiştir. )
( Türkiye'de menkul kıymet piyasasının kökleri 19. yy'lın ikinci yarısına kadar iner. İlk menkul kıymetler piyasası Kırım Savaşı'nı takiben 1866'da kuruldu. O zaman kurulun adı "Dersaadet Tahvilat Borsası" idi. Cumhuriyet döneminde ve 1929 yılında çıkarılan 1447 sayılı "Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu" ile sermaye piyasalarının, yeni ismiyle "İstanbul Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsası" adı altında organize olması temin edildi. Sermaye piyasalarında önemli değişikliklerin olması üzerine 1981 yılında Sermaye Piyasası Kanunu çıkartıldı. Bir yıl sonra 1982 yılında menkul kıymetler piyasasının idaresinden, kontrolünden ve mevzuatının düzenlenmesinden sorumlu resmi kurum olan Sermaye Piyasası Kurulu Ankara'da kuruldu. 1983'te Türkiye'de menkul kıymet borsalarının kuruluşunu öngören bir kararname çıktı. Ekim 1984'te ise "Menkul Kıymet Borsalarının Kurulu ve Çalışma Esasları" resmi gazetede yayınlandı. 26 Aralık 1985 tarihinde de "İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)" resmin kurulmuş oldu. İMKB. Sarıyer ilçesinde ve Reşitpaşa sınırları içinde faaliyet gösteriyor. )
( Üniversite öğretim üyesi. İlk, orta ve lise öğrenimi aynı ilde yaptı ve 1951'de Trabzon Lisesinden mezun oldu. 1951 - 1952 ders yılında girdiği İ.Ü. Orman Fakültesini, askerlik görevini takiben, 1958 yılında bitirdi. 1958 de İ.Ü. Orman Fakültesi Ormancılık Politikası ve Amenajman Kürsüsü'ne asistan atandı. Ve 1965'te "Türkiye'de Devletten Başkasına Ait Ormanların İdare ve İşletilmesi Üzerinde Araştırmalar" tezi ile "Ormancılık İlimleri Doktoru" Unvanı aldı. 1970'de "Türkiye'de Yakıt ve Özellikle Yakacak Odun Sorunu Üzerinde Araştırmalar" konulu tezi ile 1970'de "Üniversite Doçenti" unvanını aldı. 1979'da ise Üniversite Profesörü oldu ve 1997'de emekli oldu. Asistanlığından emekli olana kadar Dekanlık ve Üniversite yönetiminin verdiği pek çok görevi yerine getirdi, komisyon ve jürilerde yer aldı. Yurtiçi ve yurtdışına konusu ile ilgili çalışmalar yaptı. 1) Devletten Başkasına Ait Ormanların İdare ve İşletilmeleri Üzerinde Araştırmalar. İst.197, 2) Türkiye'de Yakıt ve Özellikle Yakacak Odun Problemi Üzerinde Araştırmalar İst.1978, 3. Türkiye'de Orman Rejimi. İs. 1979. 4) Türkiye'de Orman Ürünleri Endüstrisi, İst. 1979 (M. Özdönmez ile) 5) Cumhuriyetimizin 50. Yılı Münasebetiyle Türkiye'de Ormancılık Öğretim ve Eğitiminin Gelişimi ile İ.Ü. Orman Fakültesi Kürsü Kuruluşları ve Çalışmaları. İst. 1973 ( B. Pamay, H. Çanakçıoğlu ve M Özdönmez ile), ?) Ormancılık Politikası Ders Kitabı, İst. 1981 (M. Özdönmez ile), 7) Ormancılık Politikası. İst.1989 (M. Özdönmez ve A. Akesen ile), 8) Çevresel Değerlerin Korunması ve Çevre Sorunları ile Mücadele Bakımından Yasal Boşlukların Araştırılması, 1993 (M. Özdömez, A. Akesen ve A.Ekizoğlu ile. 9) Ormancılık Politikası, İst. 1996 (M. Özdömez, A. Akesen ve A. Ekizoğlu ile) kitapları ve ayrıca pek çok bilimsel makalesi yayınlandı. )
( Amaç/Neden: İsteğin başlangıcının enerjetik mi, duygusal mı, zihinsel mi olup-olmadığının tam bir ayırdındalık ve bilinç/farkındalık içinde bulunma gerekliliği.
Tanım: İstenilen şeyin tam bir farkındalığı, kısıtlama anlamında olmayan, gözleme dayanan kontrollülüğü ile tam olarak bilme/farkında olma gerekliliği İLE
İstenilen şey hakkında daha önce bilgi sahibi olmuş olmanın getirdiği rahatlığın etkisi olup-olmadığı, o rahatlığın esiri olmama, tutkusu olmadan, tutturmadan isteme gerekliliği ile; istediğim için mi biliyor, bildiğim için mi istiyor olup-olmadığımın tam bir farkındalığı ve bunların ayırdındalığı/karıştırılmaması. )
( Zihindeki günlük 40-50.000 düşüncenin büyük bir bölümünün tanımlanmamış/netleşmemiş, pasif temelli, sıradan, dayanaksız, isteme eylemi. İLE
Sıradan isteğin bir üst aşaması olan gerçekten istemenin, gerekeni yaparak ve istenenin umudu ve çabası, içtenliği, samimiyeti ve ciddiyeti ile istemek. )
( İstemekle tamamına ve daha da fazlasına sahip olabilirsiniz. )
( Özgürlüğümüzü yitirdiğimizde, değerini bilmeye başladığımız, anladığımız ve anımsadığımız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Özgürlüğümüzde, sürekli bilmemiz ve anımsamamız gereken. )
( Doğadaki tüm varolanlar gibi insanın gövdesi de gelişerek ve değişerek sürecini tamamlar. Gövdemiz itibariyle bitki ve hayvanların koşullarıyla birlikte bülûğa ermesiyle tanımlanan belirli yaş, dönem ve zihinsel seviyelerden geçerek herkesle eşit olanaklara, haklara ve kararlara sahip olmak üzere birey olmaya, reşit olmaya hak kazanırız.
Olanaklarımız, 18 yılımızı tamamlayana kadar, ağırlıklı olarak bitki ve hayvanlarla ortak olduğumuz gövdemizde, varoluşsal ve canlılık gereksinimlerimize, istediklerimize gözümüzü, ağzımızı, elimizi ve dilimizi, "Evet"lerimizi yöneltmeyle yani "yapma isteği/bilgisi" anlamına gelen irâdemiz aracılığıyla sağlanır.
Bu süreç, özellikle 1 yaşında, bazı sözcükleri söylemeye başlayarak; 2 yaşında, benlik algımızın kısmen gelişmişliğiyle erk karşısında, varolduğunu gösterebilmek üzere dışkı tutarak; 4 yaşında, kısmen başlayan öğrenim/eğitim becerisiyle; 7 yaşından itibaren bilinçlenerek; 18'den önce dereceli olarak, 12 - 15 yaş arasında ve 15 - 18 yaş arasında, ayırd etme[temyîz] ve hukuksal cezâ görme eşiğiyle; 16 yaşında, ebeveynin resmî izniyle dünyanın her yerine gidebilme; yine ebeveyn izniyle 17 yaşında evlenebilme eşiklerindeki kısmî hakları ile 18'den sonra da gözümüzü, ağzımızı, elimizi, belimizi ve dilimizi uzatmayabileceklerimiz için "Hayır!" diyerek, "yapmama bilgisi/isteği" olarak tanımlanan ihtiyârımız ve muhtariyetimizle yani kendimize ve çevremizdekilere zarar vermemek üzere, ancak bu koşullarla özgürlük hakkımızı elde ederiz ve yaşamımızı, yapmayabileceklerimiz üzerinden sürdürürüz.
Atacağımız her adımda, yapacağımız ve söyleyeceğimiz herşeyde, önce "Evet"imiz(irâdemiz) değil "Hayır!"ımız(ihtiyârımız) devrede olmak zorundadır. Birilerini yaralamak, öldürmek ya da insanlık suçlarına giren uyuşturucu("sigara vb". da) satmak gibi çevremize çeşitli zarar verebilecek eylemler ise en önemli ve olmazsa olmazımız, Sağlık ve Özgürlük'ün yitirilmesi, hastahane ya da hapishaneyle sınırlandırılmasıyla son bulmasıdır.
İlim ve irfanın öncelikleri, ilkeleri olan eline, diline ve beline hâkim olmak, tüm kadîm geleneklerin ortak uyarısıdır. Şiddet kontrolü, şiddetsizlik, zararsızlık; başkalarını, düşünce, söz ve hareketle incitmemek; yalan kontrolü ve dürüstlük; benimseme kontrolü ya da çalmama; eşeysel(cinsel) enerji kontrolü; mal/eşya biriktirme kontrolü, biriktirmemek; nefret kontrolü ve merhamet; kızgınlık kontrolü ve affetme; güçsüzlük kontrolü ve dayanıklılık; aşırılık kontrolü ve ılımlılık; yanlışlık kontrolü ve doğruluk da insan haklarının dışına çıkmamayı sağlayacak olan uyarılardır.
[ www.FaRkLaR.net/kisiselgelisim ve www.FaRkLaR.net/ilim-irfan sayfalarından da yararlanılabilir.]
Kendi haklarımızı ve başkalarının haklarını tanımamıza yardımcı olabilecek çok önemli iki çalışma ise bir kâğıda ya da bilgisayarda/cep telefonunda, iki ayrı sayfa oluşturup öncelikle "Ne yapmayabileceklerim"i/zi, ötekine ise tam ve kesin olarak "Hayır!" dediklerimizi, diyebileceklerimizi yazmamızdır.
Giyinmek, öncelikle toplum (ve düzeni/sağlığı) için
ancak daha sonra kişinin kendi içindir. )
( Gereksinimimize yönelterek, önceleyerek.[Kısa ve uzun süreli olarak tehlikeli/riskli/zararlı olup olmadığına fazla bakmaksızın.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Var oluşumuzu ve var oluşumuzun sürekliliğini önemseten, önceleyen.[Hem şu anda, hem de uzun süreli olarak.] )
( Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME!
( Tipik olarak her iki tarafında su bulunan iki büyük kara kütlesini birbirine bağlayan dar bir kara şerididir. Bir kıstak, iki su kütlesini ayıran dar bir kara şeridine de atıfta bulunabilir. Her iki durumda da kıstak, iki büyük kara kütlesi ya da su kütlesi arasında bir köprü ya da bağlantı görevi görür. "İsthmus" terimi, "boyun" anlamına gelen Yunanca "isthmos" sözcüğünden gelir.[1] Kıstağın en bilinen örneği, Kuzey ve Güney Amerika'yı birbirine bağlayan ve Atlantik ile Pasifik Okyanuslarını ayıran Panama Kıstağı'dır. Mısır'daki Süveyş Kıstağı, Afrika ile Asya'yı birbirine bağlar ve Kızıldeniz'i Akdeniz'den ayırır. Kıstakların diğer örnekleri arasında Tayland'daki Kra Kıstağı ve Meksika'daki Tehuantepec Kıstağı sayılabilir.[2]
( Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. )
( İşedikten sonra akıntıyı tam arıtma. | Nikâhlanılan bir dulun gebe olmadığına sonucunu elde etmek üzere bir adet dönemi görene kadar ona yaklaşmamak. İLE Nadide sayma, bedi'. İLE Keyfî yönetme düzeni. | Yönetimde baskı/tazyık. )
( El uzatma. İLE Birinin yanına bırakma, bir şeyi saklamak üzere birine emanet etme. İLE Yalvararak isteme. | Dilekçe, istidâ. İLE Aydınlanma, ışıklanma, ziyalanma. )