YEDİ YAZAÇLILAR
- TEFRÎŞ, TEFRÎŞÂT[Ar. < FERŞ] değil/yerine/= DÖŞEME, DÖŞENME, DÖŞEMEÇ, YAYMA | EV EŞYASINI DÜZENLEME
- TEFSİRE[Ar.] ile ...
- TEFTİŞ HEYETİ değil/yerine/= DENETLEME KURULU/DENETİM KURULU
- TEFTİŞ-İ MESÂHİF ile/ve/||/<>/> TETKİK-İ MÜELLEFAT
:MECLİSİ/DEFTERLERİ
- TEGAFÜL[Ar.] değil/yerine/= ANLAMAMAZLIKTAN GELME
- TEGANNİ[Ar.] değil/yerine/= YIRLAMAK, ŞARKI SÖYLEME
- TEGU/LAGARTO[İsp.] ile KIRMIZI TEGU ile ALTIN/SİYAH TEGU/KAPLAN KERTENKELE
- TEHÂCÜM[< HÜCÛM] değil/yerine/= SALDIRMA | ÜŞÜŞME, TOPLAŞMA
- TEHÂLÜF[Ar. < HALF] ile TEHÂLÜF[Ar. < HULF | çoğ. TEHÂLÜFÂT]
- TEHALÜK[Ar.] değil/yerine/= ÇOK İSTEME, CAN ATMA
- TEHDİT ile/değil "GÖZDAĞI VERMEK"
- TEHDİT değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI
- TEHDİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OLUMSUZ OLASILIK
- [ne yazık ki]
!TEHDİT ile/ve/||/<> TEHLİKE
- TEHDİTKÂR[Ar.] değil/yerine/= KORKUTULU/GÖZDAĞILI
- TEHECCÜD[< HECD]["TEHECVÜD" değil!] değil/yerine/= GECE UYANIP NAMAZ KILMA | GECE KILINAN NAMAZ
- TEHEVVÜR[Ar. < HEVR] değil/yerine/= İLERİ ÖFKE/GAZAP, ÖFKELENME, KÖPÜRME
- TEHİ ile TEHİR ile TEHİRLİ ile TEHİRSİZ
- TEHİR[Ar. < AHAR | çoğ. TEHÎRÂT] ile TECÎL[Ar. < ECL | çoğ. TECÎLÂT]
- TEHİR değil/yerine/= ÖTELEME/ERTELEME
- HAZARD WARNING SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKE İKAZ SEMBOLLERİ
- TEHLİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIK
- TEHLİKE ile TEHLİKELİ ile TEHLİKELİ YER ile TEHLİKELİ DURUM
- TEHLİKE ile TEHLİKELİ/LİK ile TEHLİKESİZ/LİK
- TEHLİKE ile/değil VAROLUŞ SORUNSALI
- TEHLİKELİ ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/HASSAS
- TEHLİKE/Lİ[Ar. TEHLUKE]["TELİKELİ" değil!] ile/ve/||/<> RİSK/Lİ
- TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKE
- TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKEYE ATILMIŞ
- TEK ANLAMLI = VAHİD-ÜL-MÂNÂ = UNIVOCAL[İng.] = UNIVOQUE[Fr.] = EINDEUTIG[Alm.] = UNIVOCUS[Lat.]
- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK
- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ ve/||/<> MUTLULUĞU
- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME
- TEK ÇENEKLİLER ile/ve ÇİFT ÇENEKLİLER
- ODD-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-PAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEK
- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN
- SINGULAR SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ÇÖZELTİ
- TEK DORUKLU ile/ve/||/<> ÇİFT DORUKLU
- SINGLET STATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DURUM
- TEK DUVARLI CNT ile/||/<> ÇOK DUVARLI CNT
- UNIJUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIJONCTION[Fr.] / EINANSCHLUSSTRANSISTOR, EINKNOTENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKLEMLİ TRANSİSTOR
- UNIAXIAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL UNIAXE[Fr.] / EINACHSIGER KRISTALL, EINFACHSIGER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ KRİSTAL
- EINFARBIGE STÖRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK FREKANSLI GİRİŞİM
- TEK GÖZELİ/HÜCRELİ ile/ve/||/<> TERLİKSİ
- TEK KİŞİLİK BİSİKLET ile/ve ÇİFT KİŞİLİK BİSİKLET (TANDEM)
- TEK KİŞİLİK YATAKTA:
TEK YATMAK ile/ve/yerine ÇİFT YATMAK
- SINGLE CRYSTAL[İng.] / MONOCRISTAL[Fr.] / EINKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KRİSTAL
- ANTENNE MONOPOLAIRE, ANTENNE UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU ANTEN
- LIAISON UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU BAĞ
- CRISTAL UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU KRİSTAL
- UNIPOLAR TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT TRANSISTOR, UNIPOLARER TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU TRANSİSTOR
- UNIPOLAR[İng.] / UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIG, MONOPOLAR, UNIPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU
- UNIMOLECULAR PROCESS[İng.] / MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ İŞLEM
- ODD PARITY[İng.] / PARITÉ IMPAIRE[Fr.] / UNGERADE PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK PARİTE
- MONOCHROMATOR[İng.] / MONOCHROMATEUR[Fr.] / MONOCHROMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLEYİCİ, TEK RENK ÜRETİCİ, MONOKROMATÖR
- MONOCHROMATIC INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE MONOCHROMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ GİRİŞİM
- TEK SU İÇMEYEN/LER ile ...
- TEK TANRICI ile/değil TEK TANRILI
- TEK TANRILI DİN/LER ile/ve TEK TANRILI VAHİY DİN(LER)İ
- TEK TARAFLI ile/değil TEK TARAF AĞIRLIKLI
- ODD-ODD NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-IMPAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-TEK ÇEKİRDEK
- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK
- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK
- TEK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK TERİMLİ
- MONOCHARGE ELECTRET[İng.] / ÉLECTRET MONOCHARGÉ[Fr.] / MONOLADUNGS-ELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK YÜKLÜ ELEKTRET
- ÖZDEŞ(TEK YUMURTA) İKİZLERİ ile KARDEŞ(ÇİFT YUMURTA) İKİZLERİ
[İkisinde de göbek bağı bulunmaktadır. Çift yumurta ikizlerinde ayrı ayrı plasenta ve su kesesi varken bu durum, tek yumurta ikizlerinde farklılık göstermektedir. Tek yumurta ikizlerinde döllenmenin gerçekleştiği zamana göre plasentalarının ve su keselerinin ayrılıp ayrılmayacağı durumu farklılık göstermektedir. Döllenmenin, 1 ile 4 arasında gerçekleştiği durumlarda, ikizlerin ayrı ayrı su kesesi ve plasentaları olabilir. Ancak, 4 ile 8 gün arası döllenmelerde, su kesesi ve plasenta ortaktır.] )
- TEK ile/ve/değil <> BİRİCİK
- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK
- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK
- TEKABÜL ETMEK değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK
- TEKABÜL[Ar. < KABL] değil/yerine/= EŞİTİ / KARŞI OLUM
- TEKÂFFÎ/İKTİDÂ'[Ar. < KIDVE] ile TEKÂFÎ/TEKÂFÜ'[Ar. < KÜF]
- TEKÂLÜB[Ar. < KELB] ile TEKÂRÜB[Ar. < KURB]["ka" uzun okunur]
- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/ve/değil/||/<>/< TEKÂBÜL[Ar. < KABL]
- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= OLGUNLAŞMA
- TEKÂMÜL değil/yerine/= EVRİM
- TEKÂSÜF[< KESÂFET]:
SIKLAŞMA, KOYULAŞMA | YOĞUNLAŞMA
- TEKÂSÜR[Ar. < KESRET] ile TEKÂSÜR[Ar. < KESR] ile TEKÂSÜL[Ar. < KESEL]
- TEKATTU'[Ar.] ile TEKATU'[Ar. < KAT] ile TEKATUR/TAKATTUR[Ar. < KATR, KUTUR, KATARÂN]["ka" uzun okunur]
- TEKAZZU'[Ar.] ile TEKAZZUH[Ar. < KUZAH]
- TEKBİRLEME ve KEMER KUŞATMA/FATİHA'SINI OKUMA
- TEKÇİLİK = VAHDETİYE = MONISM[İng.] = MONISME[Fr.] = MONISMUS[Alm.] = MONOS[Yun.]
- TEKDÜZE ile/ve/değil SIRADAN
- TEKDÜZELEŞMEK ile TEKDÜZE/LİK
- TEKDÜZELİK ile KANIKSAMAK
- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK
- TEKELLEŞMEK ile TEKELLEŞTİRMEK ile TEKEL ile TEKELCİ/LİK ile TEKEL BAYİSİ ile TEKEL MADDESİ ile TEKEL ÜRÜNLERİ ile TEKELCİ ANAMALCILIK
- TEKERLEMEK ile TEKERLENMEK ile TEKER ile TEKERLİ ile TEKER TEKER ile TEKER TÜKER
- TEKERRÜR[Ar.] ile/değil TEKÂBÜL[Ar.]
- TEKESSÜF/TEKÂSÜF[Ar. < KESÂFET] ile TEKEŞŞÜF[Ar. < KEŞF]
- TEKEVVÜN[< KEVN]:
VAR OLMA, MEYDANA GELME, OLUŞ
- TEKÎD[< EKD | çoğ. TE'KÎDÂT] değil/yerine/= PEKİTME
- TE'KÎDEN[Ar.] ile TE'KÎDÎ[Ar.]
- TEKİNEL, A. NECLA (BÜYÜKDERE,1921 - 2015)
- TEKİNEL, İSMAİL HAKKI (EDİRNE, 1926 – 1992)
- TEKİRDAĞ'DA:
MERKEZ İSKELE ile/ve RÜSTEM PAŞA İSKELESİ
- TEKİRDAĞ'DA:
RODOSÇUK ile/ve BANADOS ile/ve İNECİK
- TEKKE ÇEŞMESİ (SARI BABA ÇEŞMESİ, ÇARŞI ÇEŞMESİ)
- TEKKE ile/ve/||/<> KELÂMÎ TEKKESİ
Fatih, Şehremini Odabaşı'nda, İbrahim Çavuş Mah. Yayla Cad. Kelâmi Tekkesi Sokağı'ndadır. Nakşî, Halvetî, Rıfâî (Kâdirî) tekkesidir. Mukâbele günü Salı'dır. Kuruluş tarihi ve bânisi(bina eden, kuran) hakkında bilgi bulunamamıştır. Tekke binası vakıflar tarafından kiraya verilmişse de sonradan yıkılarak yerine Kelâmî Dergâhı apartmanı yapılmıştır. Apartmanların önünde bir mezar kalmıştır. Şeyhleri: 1) Kelâmî Mustafa Halvetî (i. 1151/1738) Hasan Burhâneddîn-i Cihângîrî'nin halîfelerinden, Fethullâh Efendi (i. 1115/1703)'nin halîfesidir. 2) Ahmed Halvetî (i. 1168/1754) Kelâmî Mustafa Efendi'nin kardeşinin oğludur. 3) Feyzullâh Halvetî (i. 1183/1769) Kelâmî Mustafa Efendi'nin oğludur. 4) Kolancı İbrâhîm Sabri (i. 1221/1806) Sa'diyeden Karabacak Ali Hulûsî Efendi'nin halîfesi olup, Remli ve Abdüsselâm Tekkesi şeyhliğinde de bulunmuştur. 5) Kemaleddîn Baba Rıfâî (i. 1200/1785). 6) İbrâhîm Edhem Vehbî Sâdî (i. 1267/1850). 7) Öküz Ahmed Efendi Rıfâî (i. 1270/1854) Helvâî Tekkesi şeyhidir. 8) Çadırcı M. Râşid Kâdirî (i. 1295/1878). 9) M. Ali Alemi Rıfâî (i. 1304/1886). 10) Seyyid el-Hâc Ali Efendi Cerrâhî (i. 1322/1904) Âsitâne postnişîni Yahyâ Gâlib Efendi halîfesidir. Birâderinin irtihâliyle(ölümüyle), Halil Nizâmî Tekkesi şeyhliğine geçmiştir. Oniki sene şeyhlikten sonra, irtihâlinde tekkesinde defnedilmiştir. 11) Muhammed Esad Erbîlî (i. 1349/1931) Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfesi Hidâyetullâh Efendi, dedesidir. Musul'da doğmuştur. Tâhâ el-Harîrî'nin halîfesidir. Münhal bulunan Kelâmi Tekkesi'nin şeyhliğine tâyini için Kâdirî icâzeti şart olduğundan Abdülhamid Rifkânî'den Kâdirî icâzeti almıştır. 1883-1900 tarihleri arasındaki ilk şeyhliğinden sonra Sultan II. Abdülhamid Hân tarafından memleketine nefyedilmiştir(sürgün edilmiştir). 1908'de II. Meşrutiyetle İstanbul'a dönerek, tekkelerin seddi tarihi olan 1925'e kadar bu tekkenin meşîhatini(şeyhliğini) sürdürmüştür. Tekkelerin seddinden bir süre önce iki hafta kadar burada misâfir olan Danimarka'lı psikolog Carl Vett'in hatıraları Dervish Diary adıyla 1953'te Los Angeles'te, Kelâmi Dergâhı'ndan Hatıralar (trc. Ethem Cebecioğlu) adıyla 1993'te Ankara'da yayımlanmıştır. )
- ÇORBAYI İÇER:
TEKKEDE BEKLEYEN değil TEKKEYİ BEKLEYEN
- TEKKE'DE ile/ve/<> DERGÂH'TA
- TEKLEME ile/ve/||/<> TAKILMA
- ÉTAT SINGULET[Fr.] / SINGULETT-ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKLİ DURUM
- TEKLİ KONUŞMA / SALT DİYALOG ile/değil/yerine ÇOKLU KONUŞMA/DİYALOG
- SINGLET[İng.] / SINGULET[Fr.] / SINGULETT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKLİ
- TEKLÎF[Ar.] ile İBTİLÂ'[Ar.]
- TEKLİF[Ar. çoğ. TEKÂLİF] değil/yerine/= ÖNERİ
- TEKLİ/LİK ile TEKLİF ile TEKLİK ile TEKLİFLİ ile TEKLİFSİZ/LİK ile TEKLİFSİZCE ile TEKLİF TEKELLÜF ile TEKLİFSİZ KONUŞMA
- TEKNİK DİL/JARGON ile/ve ÖNYARGI
- TEKNİK OLARAK ile/ve/<> SONUÇTA
- TEKNİK ile TEKNİKÇİ/LİK ile TEKNİK ADAM ile TEKNİK LİSE ile TEKNİK OKUL ile TEKNİK EĞİTİM ile TEKNİK ÖĞRETİM ile TEKNİK DİREKTÖR ile TEKNİK ŞARTNAME ile TEKNİK ÜNİVERSİTE
- TEKNOLOJİ ve/<> FELSEFE ve/<> İDEOLOJİ ve/<> SANAT
- Tekrar etmemek için DİNLE!!!
- TEKRAR GÖVDELENMEK ile YENİDEN DİRİL(T)MEK/CANLAN(DIR)MAK
- TEKRAR ile/ve/değil/yerine AKTARIM
- TEKRARLAYAN/TEKERRÜR EDEN:
TARİH değil TARİHÇİ
- TEKSÎF[Ar. < KESÂFET] değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA
- TEKSİR[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALTI
- TEKSTİL ile TEKSTİLCİ/LİK
- TEKVİNÎ ÖNERME ile/ve TEKLİFÎ ÖNERME ile/ve İHBARÎ ÖNERME ile/ve TEVİLÎ ÖNERME ile/ve İNŞAÎ ÖNERME
- TEKVİN/Î ile/ve TEKLİF/Î ile/ve TEDVÎN/Î
- TEL KÜF ile/ve/||/<> TEL KÜFLÜCE
- TEL TEL, İNCE İNCE (AYIRMAK)
- TEL ile FİLAMAN[Fr.]
- TELÂFÎ[Ar.] değil/yerine/= GİDERME
- TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA
- TELÂKİ[Ar. < LİKA] ile TELÂKKİ[Ar. < LİKA | çoğ. TELÂKKIYYÂT]
- TELÂKKİ[Ar. < LİKA | çoğ. TELÂKKIYYÂT] ile TERAKKİ[Ar. < RAKY | çoğ. TERAKKİYÂT]
- GÖRÜŞ/ANLAYIŞ/TELÂKKİ[Ar.] ile SAYMAK/ADDETMEK[Ar.]
- TELALAMAK ile TEL ile TELA ile TEL KÜF ile TEL TEL ile TEL ÇİVİ ile TEL ÖRGÜ ile TEL DİKİŞ ile TEL DOLAP ile TEL FIRÇA ile TEL HALAT ile TEL KAFES ile TEL KURDU ile TEL ZIMBA ile TEL DOKUMA ile TEL CAMBAZI ile TEL KADAYIF ile TEL KÜFLÜCE ile TEL ŞEHRİYE
- TELA'SÜM[Ar.] değil/yerine/= KEKELEME
- TELA'SÜM[Ar.] ile TELÂZUM[Ar.]
- TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ
- TELBİYE[Ar.] ile TERBİYE[Ar. < RÜBÜV]
- TELEASISTANS/TELE-ASISTANS[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN YARDIM
- TELEFON
- TELEFON ETMEYE GİTMEK ile FATURA YATIRMAK
- TELEFON[Fr./İng.] değil/yerine/= SES İLETİR
- TELEFON değil/yerine/= ÜNDEK
- TELEFONDAKİ KONUŞMA BİTİMİNDE:
"KAPAT!" ile/değil/yerine/>< KAPATIYORUM/KAPATAYIM/KAPATALIM
- TELEFONLAŞMAK ile TELEFON ile TELEFONCU/LUK ile TELEFONLU ile TELEFONSUZ/LUK ile TELEFON HATTI ile TELEFON KARTI ile TELEFON DİREĞİ ile TELEFON KABİNİ ile TELEFON SAPIĞI ile TELEFON REHBERİ ile TELEFON KULÜBESİ ile TELEFON SANTRALİ ile TELEFON DİPLOMASİSİ
- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME
- TELEK ile TELEKE ile TELEKS ile TELEKLİ ile TELEKSÇİ/LİK
- TELEK ile/||/<> TELEKE ile/||/<> TÜMEN/TÜĞMEN/TEPELİK
- TELEKONSÜLTASYON/TELECONSULTATION[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN DANIŞIM
- TELEMENTÖR/TELE-MENTOR[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN YÖNDER
- TELEMETRİ/TELEMETRY[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN ÖLÇÜM
- TELEMONİTÖRİZASYON/TELEMONITORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN İZLEM
- TELEOLOJİ[İng. TELEOLOGY] ile/||/<> TELEOST
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EREKBİLİM/TELEOLOJİ ile TANRIBİLİM/TEOLOJİ
- TELEPORTATION İLE DENSE CODİNG İLE CRYPTOGRAPHY ile/||/<> KUANTUM İLETİŞİM
- TELERADYOGRAFİ/TELERADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME
- TELESAĞLIK/TELE-HEALTH[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK
- TELESKOP ile/ve/<> FAST(Five-hundred-meter Aperture Spherical Radio Telescope)
)- TELETIP/TELEMEDICINE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN TIP
- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)
)- TELEVİZYON ile TELEVİZYONCU/LUK ile TELEVİZYON FİLMİ ile TELEVİZYON OYUNU ile TELEVİZYON DİZİSİ ile TELEVİZYON YAYINI ile TELEVİZYON ALICISI ile TELEVİZYON BANDROLÜ ile TELEVİZYON PROGRAMI ile TELEVİZYON VERİCİ İSTASYONU
- TELGRAF ile TELGRAFÇI/LIK ile TELGRAF TELİ ile TELGRAF HATTI ile TELGRAF DİREĞİ ile TELGRAF ÇİÇEĞİ ile TELGRAF ÜSLUBU
- TELHÎSEN[Ar.] ile TELHÎSÎ/TELHİSÇİ[Ar.]
- TEL'ÎN[Ar.] değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ
- TELİN[Ar.] değil/yerine/= KARGIMA, KARGIŞ
- TELİN ile TELİN MİTİNGİ
- TELKİH[Ar.] değil/yerine/= AŞILAMA
- TELKİN ETMEK ile AŞILAMA
- TELLERİ(MİZİ) KARDEŞ EYLEMEK ve/||/<>/> SAZI(MIZI) DÜZENLEMEK
- TELLİ SAZLAR ile/ve NEFESLİ SAZLAR ile/ve VURMALI SAZLAR
Zurna, Nefir, Ney, Irak Nâyı, Erganun, Mûsikar, Burgu. İLE
Kâse, Bardak, Davul, Def, Darbuka, Kös, Nakkare, Zil. )
- TELLİ ile TELLİCE ile TELLİ PULLU ile TELLİ TURNA ile TELLİ OTOBÜS ile TELLİ SAZLAR ile TELLİ DUVAKLI ile TELLİ BALIKÇIL ile TELLİ ÇALGILAR
- TELMÎH ile/ve TENÂSÜB ile/ve SEBK-İ HİNDÎ
- TELOMER:
ANNE KARNINDA ile/ve/||/<>/> YAŞAMDA
- TELOMER İLE TELOMERAZ İLE HAYFLİCK ile/||/<> GÖZESEL YAŞLANMA
- TELOMER ile/||/<> CENTROMERE
- TELOMERAZ[İng. TELOMERASE] ile/||/<> EŞ ANLAMLAR: TELOSOM[İng. SHELTERIN] ile/||/<> TERS TRANSKRİPTAZ[İng. REVERSE TRANSCRIPTASE] ile/||/<> YAŞLILIK[İng. SENESCENCE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TELSİ ile TELSİZ ile TELSİZCİ/LİK ile TELSİZ TELEFON ile TELSİZ TELGRAF ile TELSİZ BAĞLANTISI
- TEM İLE TE İLE TM ile/||/<> DALGA YAYILIM MODLARI
- TEMA[İt.]/THEMA[İng.] değil/yerine/= ANA DÜŞÜNCE, İZLEK
- TEMÂMEN LEHÛ[Ar.] ile TEMÂMEN 'ALEYHİ[Ar.]
- TEMÂRUZ[Ar. < MARAZ] değil/yerine/= SAYRIMSAMA, KENDİNİ HASTA GİBİ GÖSTERME
- TEMARUZ/SIMULATION, MALINGERING[İng.] değil/yerine/= SAYRIMSAMA
- TEMAS ETMEK değil/yerine/= DEĞİNMEK
- TEMAS[Ar.]/KONTAK[Fr./İng. < CONTACT] değil/yerine/= DEĞME/DOKUNMA, BAĞLANTI
- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME, DOKUNMA | İLİŞKİ | BAĞLANTI
- TEMAS değil/yerine/= GÖRÜŞME
- TEMÂŞÂ[Fars.] ile MANZARA
- TEMÂSÜL[Ar. < MESL | çoğ. TEMÂSÜLÂT] ile TENÂSÜL[Ar. < NESL]
- TEMÂYÜL/MÜTEMAYİL değil/yerine/= EĞİLİM/Lİ
- TEMAYÜL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
- TEMAYÜL[Ar.] ile/değil TEAMÜL[Ar.]
- TEMÂYÜL[Ar.] değil/yerine/= YÖNSEME/EĞİLİM
- TEMBEL ile/değil/yerine/>< DERTLİ
- TEMBEL ile HAYLAZ/HAYTA/HAYMANA
- TEMBELLİK ile DÜŞÜNÜR/SANATÇI "TEMBELLİĞİ"
- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME
- TEMBELLİK ile/ve/değil ÖNCELİK
- [ne yazık ki]
TEMBELLİK ile/ve/değil/||/<>/< "SONRA YAPARIM" (ÖLÇÜSÜZLÜĞÜ)
- TEMEDDÜH[< MEDH] değil/yerine/= BÖBÜRLENME, KENDİNİ ÖVME
- TEMEL BÜYÜKLÜKLER:
KÜTLE ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> SICAKLIK ile/ve/||/<> AKIM ile/ve/||/<>
MOL ile/ve/||/<> UZUNLUK ile/ve/||/<> ZAMAN
- TEMEL DEĞERLER ve/||/<>/< TEMEL ÇELİŞKİLER
- FUNDAMENTAL FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE FONDAMENTALE[Fr.] / GRUNDFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL FREKANS
- TEMEL İLKE/LER ile/ve/değil/yerine ANAHTAR KAVRAM/LAR
- TEMEL KABULLER/AKSİYOMLAR:
VAR OLUŞ ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> DEĞİŞMEZLİK/BENZERLİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİRLİK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> PAYLAŞILABİLİRLİK/ANLATILABİLİRLİK
- FUNDAMENTAL OXYGEN PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= TEMEL OKSİJEN İŞLEMİ
- CÜZ-İ LÂYETECEZZÂ[Osm.] / ELEMENTARY PARTICLE[İng.] / PARTICULE ÉLÉMENTAIRE[Fr.] / GRUNDLEGENDER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL PARÇACIK/TANECİK
(1996'dan beri)