YEDİ YAZAÇLILAR

- TEVFİK FİKRET ile/ve/||/<>/> ATATÜRK

( Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr-ü-bâl
Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim,
İnhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma;
Fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür bir şâirim.

(Kimseden bir yarar ummam ben, dilenmem kol kanat.
Kendi boşluk, kendi gökkubbemde kendim gezginim.
Bir eğik baş, bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
Fikri hür, irfânı hür, vicdanı hür bir şairim.)

Tevfik Fikret )
( )

- TEVFİKAT:
TAM
ile/ve/değil/yerine/<> KISMÎ

- TEVHİD:
EYLEMDE
ve ÖLÜMDE

- TEVHÎD[< VAHDET] ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV]

( Klasik Türk dînî şiir müziğinde bir biçim. Güftesinin konusu Allah'ın birliğidir. Allah'ın tevhîd ve azameti hakkındadır. İLE/VE/<> Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu manzûme. Divan Edebiyatı'nda, Tanrı'yı öven koşuk türü ya da koşuğun bir bölümü. )

- TEVHÎD değil/yerine/= BİREŞİM

( Ayrımları/nı gösteren birlik. )
( BİR KILMA, BİR ETME, BİRLEŞTİRME | BİR SAYMA, BİR OLARAK BAKMA, BİRLİĞİNE İNANMA | ALLAH'IN BİRLİĞİNE İNANMA | "LÂİLÂHE-İLL-ALLAH"(KELİME-İ TEVHİD) SÖZÜNÜ TEKRARLAMA )

- TEVHİD ve/<> İLİM ve/<> TERBİYE ve/<> EDEB

- TEVHÎD ile/ve/<> İTTİHÂD

- TEVHİD ve SÜKÛNET

( Tevhîd, sükûnettir. )

- TEVHîD ve/||/<> TAKVÂ ve/||/<> TEZKİYE

- TEVHİD-İ EF'AL ve TEVHİD-İ SIFAT ve TEVHİD-İ ZÂT

( FİİLLERİN BİRLİĞİ ve NİTELİKLERİN, BİLGİNİN BİRLİĞİ ve KENDİNİ DIŞLAŞTIRABİLME OLANAKLILIKLARI )
( İLKELERİ: HAYR ve DOĞRULUK/SIDDIKİYET ve GÜZELLİK/CEMÂL )
( A ve S ve K )
( AYN ve SİN ve KAF )
( KİŞİ )
( 3 NOKTA, ŞIN )
( HARF-İ MUKEDDÂ )

- TEVHİD-İ TEDRİSAT değil/yerine/= ÖĞRETİM BİRLİĞİ

- TEV'ÎD[Ar. çoğ. TEV'ÎDÂT] ile TEHDÎD[HÜDÛD | çoğ. TEHDÎDÂT]

( Sözle korkutma. İLE Birinin gözünü korkutma, göz dağı verme. )

- TE'VÎLEN[Ar. < MEÂL] ile TE'VÎLÎ[Ar. < MEÂL]

( Te'vîl ederek, sözü çevirerek. İLE Te'vîl ile ilgili. )

- TEVKİ ile TEVKİF ile TEVKİL ile TEVKİCİ

- TEVKİCİ[Ar.] değil/yerine/= NİŞANCI

- TEVKİÎ ile/||/<> SÜLÜS ile/||/<> RİK\'A ile/||/<> KÛFÎ ile/||/<> NESİH ile/||/<> MURAKKA ile/||/<> MÜSELSEL ile/||/<> DİVANÎ

( Sözcüklerin arası birleştirilerek yazılan bir yazı biçimi.[Resmî yazışmalarda kullanılan bir yazı çeşidiydi.][Sülüse benzeyen daha yumuşak hatlı ve hareketli büyük boy yazılar.] İLE/||/<> Yuvarlak karakterli, daha çok kitabelerde kullanılan, kitaplarda ise başlıklara mahsus büyük boy bir yazı üslûbu. İLE/||/<> Türklerin ortaya çıkardığı bir yazı çeşidi. "Mim"lerin gözü kapanmış, "Sin" ve benzeri harflerin dişleri kalkmış, noktalar çizgilere dönüşmüştür. Daha çok el yazısında kullanılır. İLE/||/<> Arap harflerinin düz ve köşeli olarak kullanılmasıyla oluşmuş erken dönem İslâm yazı türü ve bundan geliştirilmiş bir yazı türü. İLE/||/<> Metinlerin kopya edilerek çoğaltılmasında kullanılan yuvarlak karakterli bir yazı üslûbu. İLE/||/<> İstenilen kalınlığı sağlayacak kadar kâğıdın birinin suyunu ötekinin aksi yöne gelecek biçimde kola ile yapıştırılmasıyla elde edilen mukavvadan yapılan albüm. Üzerine hatların ayrı ayrı kâğıtlara yazılarak hatlar, minyatürler, varaklar v.s. yapıştırılır. İLE/||/<> Tüm yazaçları/harfleri ve sözcükleri birbirine bitişik olarak yazılan bir yazı biçimi. İLE/||/<> Türklere özgü hareketli ve girişik bir yazı üslûbudur. Harfler ve sözcükler, birbirine kaynaşmıştır. )

- TEVRİYE'DE:
YALIN[MÜCERRET]
ile/<> TERBİYE EDİLMİŞ[MÜREŞŞAH] ile/<> AÇIKLANMIŞ[MÜBEYYEN] ile/<> HAZIRLANMIŞ[MÜHEYYÎ] ile/<> ÎHÂM-I KABÎH

( [beyitte] Sözcüğün, uzak anlamıyla kullanıldığını gösterir bir ipucu bulunmayan. İLE/<> Sözcüğün, yakın anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Sözcüğün, uzak anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Tevriyeye konu olan sözcüğün, başka sözler yardımıyla anlaşılması. İLE Sözcük, müstehcen bir anlam içeriyorsa. )

- TEVZÎ'[< VEZ |çoğ. TEVZÎÂT] ile TEVZÎÎ[Ar.]

( Dağıtma/dağıtılma. | Herkese payını dağıtma, üleştirme. İLE Dağıtma, üleştirme ile ilgili. )

- TEYAKKUZ[Ar.] değil/yerine/= SAKLIK/ANIKLIK/UYANIKLIK

- TEYELLEMEK ile TEYELLENMEK ile TEYEL ile TEYELLİ ile TEYEL İPLİĞİ


- TEYİT MEKTUBU değil/yerine/= GEÇERLETKE

- SAV/TEZ ile/ve/||/<>/> | ÖNSAV/HİPOTEZ ile/ve/||/<>/> KARŞISAV/ANTİTEZ | ile/ve/||/<>/> BİREŞİM/SENTEZ

( Sav. İLE/VE/||/<>/> | Varsayım[ispatta geçici olarak kabul edilen doğrular][faraziye]. İLE/<> Karşı Sav. | İLE/VE/||/<>/> Bireşim. )

- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE

- TEZ ile TEZLER ile REDDETMEK ile KÖTÜLÜK

- TEZÂD ile TENÂKUZ

( KARŞIT ile ÇELİŞİK/ÇELİŞKİ )
( ÇELİŞKİ/TENAKUZ: Hem nitelik, hem nicelik. )

- TEZAHÜR[< ZUHÛR] ile ...

( MEYDANA ÇIKMA, BELİRME, GÖRÜNME | BELİRTİ | BİRBİRİNE YARDIM ETME [İng. TO APPEAR] )

- TEZÂHÜR[Ar.] ile/<> TEBÂRÜZ[Ar.]

- TEZAHÜR ile/ve/||/<>/> TESİR

- TEZAHÜRAT ile NEŞELEN ile NEŞELİ ile NEŞELİ GÜN ile NEŞE ile ŞEREFE

- TEZAT ile TEZATLI


- TEZÂYÛF/CONNOTER[Fr.] ile BİRBİRİNİ AYNI ANDA GEREKTİREN

( Birbirini aynı anda gerektiren. )

- TEZAYÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ARTMA

- TEZCAN, İLHAN (ZEKERİYAKÖY/SARIYER, 1936)

( Eğitimci. İlkokulu Zekeriyaköy'de okudu. Eğitimine Köy Enstitüsünde okuyarak devam etti. Önce Kepirtepe, sonraları değişik nedenlerle Arife ve Düziçi Köy Enstitülerinde eğitimine devam etti ve öğretmen olarak meslek hayatına atıldı. Siirt Meleton Nahiyesi, İstanbul Rumelifener'i, Maden, Büyükdere Mehmet İpgin İlköğretim okullarında öğretmen olarak görev yaptı. 1977 - 1982 yılları arasında Sarıyer İlçesi İlköğretim Müdürü olarak görev yaptı. 1982 yılında Sarıyer Kaymakamlığına vekâleten baktı ve aynı yıl içinde emekli oldu. )

- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI
ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR

- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH] ile ISDAR/ISTAR

( Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. | Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa ya da büfe. | Üzerinde genellikle el ya da küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. | Tersane. | Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. İLE Halı, kilim dokunan tezgâh. )

- TEZHİB'DE:
ZÂHRİYE
ile/ve/||/<> BAŞLIK ile/ve/||/<> SER LEVHA ile/ve/||/<> HÂTİME ile/ve/||/<> CETVEL ile/ve/||/<> HARİTA ile/ve/||/<> MİNYATÜR

- TEZKERE ile TEZKERECİ/LİK

- TEZKERE değil/yerine/= TÜMERLİK

- TEZKİYE[< ZEKÂT] ile ...

( TEMİZ ETME (KUSURDAN), TEMİZE ÇIKARMA, AKLAMA, ARINMA | SORUŞTURARAK BİRİNİN İYİ HALLİ OLDUĞUNU MEYDANA ÇIKARMA )

- TEZYİN ile TEZYİNİ ile TEZYİNİ SANAT


- TF-IDF/TERM FREQUENCY-İNVERSE DOCUMENT FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= TERİM SIKLIĞI – TERS BELGE SIKLIĞI

- TF/TERM FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= TERİM SIKLIĞI

- TG İLE TM İLE TC İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI

( Kritik termal geçiş noktaları. )
( Formül: Tg ~ 0.67 Tm (K) )

- TG İLE TM İLE TD ile/||/<> POLİMER GEÇİŞ SICAKLIKLARI

( Polimerlerin kritik sıcaklıkları. )
( Formül: Tg < Tm < Td )

- THE FREEDOM vs./and CAPTIVITY OF THE FREEDOM

- THE LAW OF INDEPENDENT ASSORTMENT[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DAĞILIM İLKESİ

( Mendel'in İkinci Yasası olarak da bilinen bu yasa, farklı genlerin üreme gözelerinin oluşması sırasında birbirinden bağımsız olarak ayrıldığını söyler. Çeşitliliğin temel sebeplerinden biri.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- [not] THE LOVE/HATE OF HISTORY vs. INFORMATION/KNOWLEDGE OF HISTORY

- THE THING, IF HAPPENS, WOULD NOT BE A PROBLEM vs. THE THING, WHICH WOULD BE BETTER IF NOT HAPPENS

- THE :/yerine (BELİRLİ ARTİKEL)

- THEATER :/yerine TİYATRO


- THEIR :/yerine ONLARIN

- THEODICY[İng.] değil/yerine/= TEODİSE

( Din felsefesinde; her şeyi bilen ve mutlak iyi olan Tanrı'nın kötülüğe neden izin verdiğini açıklamaya dair çabaların tümü. Kelime, Yunanca theos "tanrı" ve dikē "adalet" kelimelerinin bir araya gelmesinden meydana gelir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- THEORIA ile TEMÂŞÂ

( Şey'i sürecin dışına çıkarmak. İLE Şey'i sürecin içinde görmek. )
( İdrakle bütüne bakmak. )
( Vicdanla/Zihinle bütüne bakmak. )
( İhsas/duygu. İLE İdrak. )
( Metafizik. İLE "Mistik." )

- THEOTOKOS/PANAGİA MANASTIRI

( Rumelikavağı'nın Mavramolos (Karataş) mevkiinde Hıristiyanlık döneminde Meryem Anaya sunulan Theotokos (Panagia) manastırı yapıldı. Burada Meryem Ana Kilisesinin günü olan 15 Ağustosta büyük panayır kurulurdu. Zamanla kilise yıkıldı. 1617'de iki hücrelik kısmı kaldı. Manastır ve kilise 1690'da yeniden yaptırıldı ise de Osmanlı yönetiminden izin alınmadan yaptırıldıkları için Damat Şehit Ali Paşa tarafından yıktırıldılar. )

- THERAPY :/yerine TERAPİ

- THEREFORE :/yerine BU NEDENLE

- THERMOPLASTİC İLE THERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI

( Temel polimer malzeme türleri. )
( Formül: Tg < T < Tm )

- THESAURUS[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLILAR SÖZLÜĞÜ, KAVRAM DİZİNİ

- THÉVENIN THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE THÉVENIN[Fr.] / THÉVENIN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= THÉVENİN KURAMI/TEOREMİ

- THINKING :/yerine DÜŞÜNME


- BASIC SLAG[İng.] / SCOIRE BASIQUE, SCORIE THOMAS[Fr.] / THOMASCHEL, BASISCHE SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMAS CÜRUFU

- THOMSON'S ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ATOM MODELİ

- THOMSON EFFECT[İng.] / EFFET THOMSON[Fr.] / THOMSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ETKİSİ

- THOMSON FORMULA[İng.] / FORMULE DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON FORMÜLÜ

- THOMSON VOLTAGE[İng.] / TENSION DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON GERİLİMİ

- THOMSON SCATTERING[İng.] / DISPERSION DE THOMSON[Fr.] / THOMSON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON SAÇILMASI

- THORACIC[İng.] değil/yerine/= TORASİK

( Göğüs ve göğüs kafesini kapsar, bunlarla ilişkili yapıları kastetmek için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- THOUGHT vs. ATTENTION

- THOUGHT vs. BELIEF

- THOUGHT ECHO/ÉCHO DE LA PENSÉE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE YANKILANMASI


- THOUGHT vs. EMOTION

- THOUGHT :/yerine DÜŞÜNCE

- THOUGHT/TO THINK WITHOUT ACTION vs. THOUGHT/TO THINK IN ACTION

- THROUGH :/yerine İÇİNDEN, BOYUNCA

- THROUGHOUT :/yerine BOYUNCA

- THUS :/yerine BÖYLECE

- THYROID GLAND[İng.] değil/yerine/= TİROİD BEZİ

( Tiroid bezi boyundaki kelebek şeklindeki bir endokrin bezdir. Dolaşım sistemine salınan iki hormon üretir: tiroksin (T4) ve triiodotironin (T3). Bu hormonlar, vücudunuzdaki tüm gözelerin normal biçimde çalışması için gereklidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TI (TUMOR-INDUCING) PLASMID[İng.] değil/yerine/= Tİ (TÜMÖR TETİKLEYİCİ) PLAZMİD

( Genellikle bitki genetik mühendisliğinde vektör olarak kullanılan Agrobacterium tumefaciens'in plazmid DNA'sıdır. Bu plazmid, bitki gözelerini enfekte edip tümör oluşmasına neden olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ile Tİ BORUSU ile Tİ İŞARETİ

- TIA/TRANSIENT İSCHEMIC ATTACK TRANSIENT[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK ATAK, GEÇİCİ YETERSİZ KANLANMA ATAĞI


- TIBBİ İLÜSTRASYON/MEDICAL ILLUSTRATION[İng.] değil/yerine/= TIBBİ GÖRSELLEME

- TIBBİ/MEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIP İLİŞKİLİ

- TIBBİYE ile TIBBİYELİ/LİK

- TİBET BUDİZMİ'NDE:
KASİD
ile/ve SAGYA ile/ve NINGMA ile/ve GELUGBA

( Beyaz Nilüfer Grubu. İLE/VE Çiçek Grubu. İLE/VE Kırmızı Grubu. İLE/VE Sarı Grubu. )

- TİBET MANDALASI ile/ve/||/<> HİNT MANDALASI

( )

- TİBETLİ ile TİBETÇE ile TİBET ÖKÜZÜ ile TİBET SIĞIRI

- TIC/MEDICAL MONİTORING DEVICE[İng.] değil/yerine/= TIBBİ İZLEME AYGITLARI

- TİCARET, BİLİM VS. ile SANAT ve FELSEFE

( Ortalama akıl, yeterlidir. İLE Ortalama akıl, yetmez. )

- TİCARET:
T
ile/ve/||/<> İ ile/ve/||/<> C ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> R ile/ve/||/<> E ile/ve/||/<> T

( Tecrübe/deneyim. İLE/VE/||/<> İtibar/saygınlık. İLE/VE/||/<> Cesaret. İLE/VE/||/<> Risk. İLE/VE/||/<> Emek. İLE/VE/||/<> Tedbir. )

- TİCARET ile/ve BİLGİ


- TİCARET ve/= HİDÂYET

- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK

- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK

- TİCARET ile/ve/||/<> TASAVVUF

- TİCARET ile TİCARET ODASI ile TİCARET FİLOSU ile TİCARET GEMİSİ ile TİCARET LİMANI ile TİCARET SİCİLİ ile TİCARET ATAŞESİ ile TİCARET BORSASI ile TİCARET MERKEZİ ile TİCARET İŞLETMESİ ile TİCARET MAHKEMESİ ile TİCARET COĞRAFYASI

- TİCARET ile/ve/||/<> TÜZE

- TİCARETTE:
PARA ARTIRMAK
değil/yerine ÜRÜN ARTIRMAK

- TİCARİLEŞMEK ile TİCARİ ile TİCARİ DAVA ile TİCARİ ATAŞE ile TİCARİ UNVAN ile TİCARİ TÜKETİM

- TİG/DİAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER

- TİK/TIC[İng./Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE/SEĞİRTİ


- TIKAÇLAMAK ile TIKAÇLANMAK ile TIKAÇ ile TIKAÇLI ile TIKAÇSIZ

- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA

- [ne yazık ki]
TIKANIKLIK
ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ

- TIKANMA ile/ve/||/<> ENGELLENME

- TİKEL/LER ile/ve/||/<> NİTELİK/LER ile/ve/||/<> İLİŞKİ/LER

- TIKILIP KALMAK ile SIKIŞMAK

- TIKINMA! | IKINMA! | SIKILMA!

- TIKINMAK ve/> IKINMAK

( Tıkınırsanız, ıkınırsınız. )

- TIKINMA/K ile/değil/yerine YEME/K

( Eline geçen yiyeceği oburca yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE Yemek yemek. )

- TIKIR TIKIR (İŞLEMEK)

( İşler yolunda gittiğinde. )

- TIKMAK ile/ve/||/<>/> TIKAMAK

- TİKSİNMEK ile TİKSİNİLMEK ile TİKSİNDİRMEK ile TİKSİNÇ

- TİLÂVET ile/ve/||/<>/> KIRAAT ile/ve/||/<>/> TERTİL ile/ve/||/<>/> MAKAM

( [Kur'ân-ı Kerîm'i, ...] Dil ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Akıl ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Gönül ile okumak. İLE/VE/||/<>/> ... )

- TİLKİ ile BOZTİLKİ, ÇÖL TİLKİSİ, KIRTİLKİ, KUMTİLKİSİ

- TİLKİ ile KUTUP TİLKİSİ

- TİLKİ ile MELANİSTİK TİLKİ

( )

- TİLKİ ile TİBET TİLKİSİ

- CHARMED QUARK[İng.] / QUARK CHARMÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TILSIMLI KUARK

- TİMÂR:
TEZKERELİ
ile TEZKERESİZ

- TIMARHANE/LİK ile TIMARHANE KAÇKINI


- TIMARLAMAK ile TIMAR ile TIMARCI/LIK ile TIMARLI

- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL

( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )
( Formül: Temporal periodicity )

- TIME vs. HISTORY

- TIMESTAMP[İng.] değil/yerine/= ZAMAN DAMGASI

- THYMINE[İng.] / THYMIN, THYMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİMİN

- TİMSAH GÖZYAŞI ile/değil/yerine/>< GÖZYAŞI

- TİMSAH ile/ve GAVYAL/HİNT GAVYALİ

( )

- TİMSAH ile GÖZLÜKLÜ, KAYMAN TİMSAHI

- TİMSAH ile NİL TİMSAHI

- TİMSAH ile TİMSAH GÖZYAŞLARI ile TİMSAH BENZERİ


- TİMSAH ile TUZLU SU TİMSAHI

( ... İLE 7 m. uzunluğunda ve 1 ton ağırlığındadır. )
( ... İLE Hem tatlı sularda, hem de deniz sularında yaşarlar. )
( ... İLE 15 dk.'ya kadar su altında, havasız kalabilmektedir. )
( ... İLE Avustralya'da, Mangrow ormanlarında yaşarlar. )

- TİMSAH'IN:
ILIK YUMURTASI
ile/ve SOĞUK YUMURTASI

( Eril timsah. İLE Dişil timsah. )

- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ

- TİMURCUOĞLU, NAİL U. (TRABZON, 1970)

( Kartal S.K. den transfer edildi ve 5 sezon (1997 - 2002) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 136 lig, 5 kupa, 2 turnuva olmak üzere 143 resmi ve 48 özel maçla birlikte toplam olarak 191 maçta oynadı. Lig maçlarında 65, kupa maçlarında 1, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 19 olmak üzere toplam olarak takımına 86 gol kazandırdı. )

- TİMÜS[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK

( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )

- TİN TİN (GİTMEK/YÜRÜMEK)

( Sessiz, patırtısız bir biçimde. )

- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]

- TİNDALİZASYON/TYNDALLIZATION[İng.] değil/yerine/= AŞAMALI MİKROPSUZLAŞTIRMA

- TİNDEN DOĞMA ve/||/<> YENİDEN DOĞMA

- TİNDEN DOĞMUŞ OLAN ile/ve/||/<>/> YENİDEN DOĞMUŞ OLAN


- TİNER[İng. < THINNER] değil/yerine/= İNCELTİCİ

- TINGIR ile TINGIR MINGIR ile TINGIR TINGIR ile TINGIRI YOLUNDA

- TINGIR ile TINGIRTI ile TINI ile TINLAMA

( Metal bir nesnenin sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkardığı ses. | Parasız, züğürt. | Boş. | Para. İLE Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı. İLE Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği. | Bir nesnenin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir nesnenin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet. | Söyleniş biçimi, vurgusu. İLE "Tın" sesinin biraz sürüp gitmesi, çınlaması. )

- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK
değil SEVEREK

- TEINTURE[Fr.] ile/değil/yerine/= TİNKTÜR

- TINLAMA ile TINLAMALI

- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE

- TINMAZ, HÜSEYİN (1942)

( Rumelikavaklı işadamı. Rumelikavak Spor Kulübü Üyesidir. Bu kulüpte uzun süre Yönetici ve bir dönem de Başkan olarak görev yaptı. Rumelikavak Güzelleştirme Derneği ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. )

- TİNNÎN ile EJDERHA

- TİNNİTUS ile/||/<> MENİERE

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> İç kulakta sıvı birikimi ile baş dönmesi ve duyma kaybı. )

- TİNNİTUS ile/||/<> VERTİGO

( Kulakta çınlama ya da uğultu. İLE/||/<> Baş dönmesi ve dengesizlik. )

- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN

- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN

- TYPE I BIAS[İng.] değil/yerine/= BİRINCİ TÜR YANLILIK

- TIP/TABABET değil/yerine/= SAĞ/SAĞBİLGİ

- TIP TARİHİNDEKİ DÖNEMLER:
GİZEMCİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AKILCI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLİKÇİ

- TIP = MEDICINE[İng.] = MÉDECINE[Fr.] = ARZNEI[Alm.] = MEDICINA[İt., İsp.]

- TIP TIP = KÜÇÜK VE HAFİF BİÇİMDE

- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK

( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )
( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )

- TIP ile/||/<> ANATOMİ

( Kulliyyat fi-Tibb, tıp ansiklopedisi )
( İbn Rüşd (Averroes) tarafından 1162 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1126-1198) (Ülke: Endülüs) (Önemli katkıları: Aristoteles yorumları, felsefe ve tıp çalışmaları) )

- TIP ile/||/<> FELSEFE

( Tıp ve felsefeyi birleştiren bütüncül yaklaşım )
( İbn Sina (Avicenna) tarafından 1025 yılında keşfedildi/formüle edildi. (980-1037) (Ülke: İran/Buhara) (Alan: biyoloji) (Önemli katkıları: El-Kanun fi Tıb kitabı, tıp ansiklopedisi, felsefe ve mantık çalışmaları) )

- TİP[Fr./İng. < TYPE] ile TİPLEME

( Öykü, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî yapıtlarda kişi kadrosu içinde yer alan ve belirli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. | Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki kişileri gösteren oyun kişisi. İLE Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak. )

- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA

- TIPATIP (BENZEMEK)

- TİPİK/TYPICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN

- TIPKISI ile TIPKISI TIPKISINA

- TİPOGRAFYA/TİPOGRAFİ[Fr.] değil/yerine/= BASKI YÖNTEMİ | BASIM

( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi. | Basım. )

- TIPTA:
GENEL CERRAHİ
ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI

- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ

- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )

- THYRATRON INVERTER[İng.] ile/değil/yerine/= TİRATRON EVİRİCİ

- TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] değil/yerine/= BURGU

( Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. | Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir araç. | Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici araç. | Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. )

- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK

- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)

- TIRMÎZÎ ile/ve/değil TİLMÎZİ[Ar. | çoğ. TELÂMÎZ/E]

( ... İLE/VE/DEĞİL Öğrencisi/talebesi. | Çırağı. )

- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ

- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK

- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI

- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK

- TIRTIL, KEDİCİK, AMENTUM = SEBEL-İ MÜZEKKER = CHATON


- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI

- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI

- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK

( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )

- TİRYÂKİ değil/yerine/= DÜŞKÜN

- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)

- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ

- TİŞYE/PARŞÖMEN ( < BERGAMA-PERGAMENT ):
Ak deri.

( Koyun, keçi, özellikle dana derisinden bir tür yazı kağıdı. )

- TİT/URINALYSIS[İng.] değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ

- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC
ile/ve/||/<>/> CONCORDE

- TITANIC ve/||/<>/> HALOMONAS TITANICAE

( Titanic, Atlas Okyanusu'nun 3657 m. derinliğine kadar battıktan sonra pasla beslenen Halomonas Titanicae adı verilen bir tür bakterinin, geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıkmıştır. )
( )

- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT

- TITICACA GÖLÜ[GÜNEYBATI]:
"HUINAMARCA GÖLÜ"
ile/ve/<> "PEQUENO GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün güneybatısında kalan, kendi taraflarında bulunan %40'lık bölümüne verdikleri ad. VE/<> Bolivya tarafındaki, gölün bu aynı küçük bölümüne, Peru'luların verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )

- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE

- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"

- TITRATION[İng.] / TITRAGE[Fr.] / TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON

- TİTRE/TITER[İng.] değil/yerine/= EŞ DERİŞİM

- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET

- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]

( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )

- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )

- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI

( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )

- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK

- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME

- VIBRATION-ROTATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE VIBRATION-ROTATION[Fr.] / SCHWINGUNGS-ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM-DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU

- VIBRATION ENERGY LEVELS[İng.] / NIVEAUX D'ÉNERGIE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM ENERJİ DÜZEYLERİSEVİYELERİ

- VIBRATION QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYILARI

- SCHWINGUNGSQUANTENZAHL, VIBRATIONSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYISI

- SCHWINGUNGSMITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM MERKEZİ

- TİTREŞİM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

- VIBRATIONAL RELAXATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL DURULMA

- VIBRATOR[İng.] / VIBREUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ


- THIAMINE[İng.] / THIAMINE[Fr.] / THIAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYAMİN

- TİYATRO:
OYUNU, GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN
ve/||/<> GERÇEĞİ, OYUNLAŞTIRMAK İÇİN

- TİYATRO VE SİNEMA SALONLARI'NDA:
PARTER
ile/ve/||/<> BALKON ile/ve/||/<> LOCA[Fr. < İt.]

( İlk kat. İLE/VE/||/<> Asma kat/lar. İLE/VE/||/<> Bazı izleyicilerin oturduğu özel bölüm. | Masonların, toplantı yeri. )
( ... İLE/VE/||/<> Dışarı doğru, dışarıda. İLE/VE/||/<> İçeri doğru, içeride. )

- TİYATRO:
"ZENGİN MESLEĞİ"
değil/fakat ZENGİN MESLEK

- TİYATRO ile/>< ANTİTİYATRO[Fr.]

( ... İLE/>< Klasik tiyatro kurallarının dışına çıkan tiyatro türü. )

- TİYATRO ile/ve DİN

- TİYATRO ve/=/||/<> HALK SAĞLIĞI

- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]

( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )

- TİYATRO ile PARADİ

( Tiyatroda üst kat galerisi. )

- TİYATROLAŞTIRMAK ile TİYATRO ile TİYATROCU/LUK


- THIONINE[İng.] / THIONINE[Fr.] / THIONINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYONİN

- THIOUREA[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOÜRE

- TLR İLE NOD İLE RIG-I ile/||/<> PATTERN TANIMA RESEPTÖRLERİ

( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )

- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"