SANAT (ART)

- HİS SESİNE değil HİSSESİNE

- HİS" değil/yerine İZLENİM

- HİSS KABL-EL-VUKÛ'(HİSS-İ MUKADDEM) değil/yerine/= ÖNSEZİ, ÖNCEDEN HİSSETME [Fr. PRÉSSENTIMENT]

- HİSSE SAHİBİ/HİSSEDAR değil/yerine/= PAY İYESİ/PAYDAŞ

- HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK

- HİSSETMEK" ile/ve/||/<> "GİBİ GELME"

- HİSSETMEK(") ile/değil KEŞFETMEK

- HİSSETMEK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK

- HİSS-İ SELÎM/İLHÂMÂT-I RABBÂNÎ/BON SENS[Fr.] değil/yerine/= SAĞDUYU

- HİTÂB/EN ile/değil İTHÂF/EN


- HİTAP ile/ve "ÇAĞRI"

- HİYERARŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HETERARŞİ

( Dikey (ilişki). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yatay (ilişki). )

- HİYEROFANİ(HIEROPHANY) ile EPİFANİ(EPIPHANY) ile TEOFANİ(TEOPHANY)

( Kutsalın dışlaşması/tezahürü. İLE On ikinci gün bayramı. [İsa'nın doğumundan oniki gün sonra kutlanması] [İsa'nın, Üç Müneccim tarafından ziyaretini kutlayan bir Hristiyan bayramı] İLE Epifani bayramının Ortodoksluk'taki adı. )
( Hiyerofani (Hierophany)

• Köken: Yunanca hieros (kutsal) + phaneia (görünme)
• Anlam: Kutsalın sıradan dünyada görünmesi.
• Özelliği: Nesneye, yere, zamana kutsal anlam yüklenmesi.
• Örnek: Yanan çalıda Tanrı'nın görünmesi; bir dağın kutsal ilân edilmesi.

İLE

Epifani (Epiphany)

• Köken: Yunanca epiphaneia > "belirme, açığa çıkma"
• Anlam: Anlamın, hakikatin içsel olarak bir anda kavranması.
• Özelliği: Kişisel, içsel, ani bir "hmm" anı.
• Örnek: Bir kişi, bir görüntü ya da bir olay aracılığıyla yaşamın anlamını birden kavrar.

İLE

Teofani (Theophany)

• Köken: Yunanca theos (Tanrı) + phaneia (görünme) • Anlam: Tanrı'nın doğrudan ve açık biçimde görünmesi. • Özelliği: Tanrı'nın doğrudan tezahür etmesi, konuşması ya da kendini göstermesi. • Örnek: Tanrı'nın Musa'ya bizzat seslenmesi; İbrahim'e görünmesi. )

- HİYEROGLİF ile/ve/<> İKONOGRAFİ

( Doğa. İLE/VE/<> İnsan. )

- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR

- HIZLANMAK" ile/değil/yerine/>< YAVAŞLAMAK

( Yavaşlatır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Hızlandırır." )

- HIZLI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil DÜŞLEMEK / HAYAL (ETMEK)

- HIZLI GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAĞA GİDEBİLMEK

( [... için/istiyorsak ...]
Yalnız gidilmeli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Birlikte gidilmeli. )

- HIZLI GİTMESİNE NEDEN OLMAK ile/değil/yerine YAVAŞ GİTMESİNİ SAĞLAMAK

- HIZLI KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKICI KONUŞMAK


- HIZLI YAZMA/YAZIM ("GEREKSİNİMİ") ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "HIZLI GÖNDERME GEREKLİLİĞİ" YANILGISI

( Hızlı yazabiliriz. [gereksinim değildir!] Fakat her zaman hataları denetleyebilir ve düzeltebiliriz. Sorun, hızlı yazmakta değil hızlı gönderme yanılsamasında ve ne yazık ki davranış sorumsuzluğu, okuyuculara kayıtsızlık, "kendi rahatını tüm olası okuyuculara dayatma" vb. olarak açıklanabilir. )

- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ

- HİZMET:
REHBETEN[Ar.]
ile/değil/yerine/>< RAĞBETEN[Ar.]

( Korkarak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İsteyerek. )

- HİZMET ile/ve/||/<> İZZET

( ... İLE/VE/||/<> Büyüklük, yücelik, ululuk. )

- HİZMET ve/||/<>/>/< KENDİNİ YOK ETMEK

- HÖDÜK/LÜK ile/ve/değil/<> GÜDÜK/LÜK

( Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt kişi. İLE/VE/DEĞİL/<> Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa. | Kuyruğu kesik ya da kopmuş. | Yetersiz, sonuç vermemiş. )

- HOLOGRAM ve/||/<> MIKNATIS

- HOLOGRAM ile ÜÇ BOYUTLU RESİM

- HOMOS[Yun.] ile/değil HOMO[Lat.]

( Eş, benzer, aynı. İLE/DEĞİL İnsan. )

- HORA[Yun.] ile/ve/||/<> HORAN[Yun.]

( Çok sayıda kişi tarafından el ele tutularak oynanan bir halk oyunu. İLE/VE/||/<> Horon. Doğu Karadeniz bölgesinde, kemençe ile oynanan halk oyunu. )

- HORON "VURMAK" değil HORON TEPMEK

- HOŞ SÖZ ile/ve/<> HOŞ EYLEM

- HOŞ VE ETKİLİ KONUŞMAK:
"FEDÂKÂRLIK"
değil GEREKLİLİK

- HOŞLANIP HOŞLANMAMA ile/ve/değil/||/<>/< GÜDÜLENİP GÜDÜLENMEME

- HUDÛD[Ar. < HADD] ile HUDÛD[Ar. < HADD]

( Sınırlar, uclar, bucaklar. İLE Yanaklar. | Yer kazmalar, yeri yarmalar. )

- HUKUK'UN YAYGINLAŞTIRILMASI ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜĞÜN GÜVENCESİ

- HÜKÜMLÜ ile YÜKÜMLÜ

- HÜNER ile/ve/< MAHÂRET

- HURDA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AVADANLIK

- HÜRMETKÂR[Ar.] değil/yerine/= SAYGILI


- HÜSNÜ ERTUĞRUL ve/||/<>/> MUHSİN ERTUĞRUL

( )

- HÜSN-Ü NİYET değil/yerine/= SAĞİSTEM

( İyi niyet. )

- HÜSRANINI BELİRTMEK/BİLDİRMEK:
"TEPKİ"
ile/değil PAYLAŞIM

- HUY[Aniden "gelen"/çıkan.] değil/yerine/>< ERDEM

- HUYSUZ" değil HUYSUZ

( Herhangi bir huyu bulunmayan. DEĞİL Bir ya da bazı huyları dengeli ve hoş olmayan, orantısız davranış ve sözlerin olan kişi. )

- HÜZÜN ve/<> HAZİNE

- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM

- HUZUR ile/ve/||/<>/< DÜZEN

- HUZUR ile/ve/||/<>/> HUŞÛ

- HUZUR ve/<> SEVİNÇ


- HUZÛR ve/||/<> SÜRÛR

- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK

- HUZURSUZLUK >< UYGARLIK

- HZ. İBN ARÂBÎ ve/||/<> AZİZ PAVLUS (SEYAHATNÂMELERİ)

- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]

( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )

- İBÂDET ile/ve/||/<>/< İŞTİYÂK

- İBÂRET ile/ve/<> İBRET

- İBKA'["ka" uzun okunur] ile İBKÂ[Ar.]

( Sürekli kılma, devamlı, daim, bâki. | Yerinde, önceki durumunda bırakma. | Sınıf geçememe. İLE Ağlatma. )

- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK

- İÇ VE DIŞ (BİLİNCİ):
HAYVANDA
ile İNSAN'DA

( Yoktur. [Birdir!] İLE Vardır. )

- İÇ DÜZEN ve/||/<>/< NEDENSELLİK BAĞLARI

- EGEMENLİK:
İÇ
ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> EVRENSEL

- İÇ İÇE GEÇMİŞ/LİK ile/ve/||/<> KATMANLI/LIK

- KOŞULLAR:
İÇ
ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK

- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE

- İCAZ ile/ve/||/<> İCÂZET

( Az sözle çok şey anlatma. İLE/VE/||/<> İzin, onay, onaylama. )

- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ

- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]

- İCBÂR ile/değil/yerine İTİBÂR

- İÇERİĞİN:
BELİRSİZLİĞİ
ile/ve/||/<> MUTLAKLIĞI


- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER

( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )
( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )

- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL

- İÇERİK ve/||/<> BİÇİM ve/||/<> TEKNİK

- İÇERİK ile/ve/||/<> DEĞER

- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ

- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )
( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<>
Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )
( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<>
Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )
( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<>
Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )

- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]

- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK

- İÇİNDE VARSA" ile/değil/||/<>/< İÇİNDEN GELİYORSA

- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA


- İÇİNE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BÜTÜNLEŞMEK

- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A
ve/||/<> NESNEYE

- İÇİNE GİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCELEMEK

- İÇİNİ DOLDURMAK ve/||/<>/> ARDINI GETİRMEK

- İÇİNİN ...:
KAYNAMASI
ile/ve/||/<>/> KAYMASI

- SİMGE:
İÇKİN
ile/ve/||/<> AŞKIN

- İÇKİN ile/ve/||/<> GÖMÜLÜ

- İCRÂ ve/> İHYÂ

- İCRACI ile DÜZENLEYİCİ(KOMPOZİTÖR)

- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI


- İÇSELLEŞTİRME ile/||/<> BENİMSEME

- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU

- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA

- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA

- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK

- İÇSELLEŞTİRMEK ile/>< KURTULMAK

- İÇSEL/LİK ile/ve/||/<> İLKESEL/LİK

- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD

( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )

- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM

- İDÂRÎ ile İRÂDÎ

( Yönetimsel. İLE Yapma bilgisi/isteği. )

- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRTMEK

- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ

- [ne yazık ki]
İDDİA
ile/ve/||/<>/< ÖFKE

- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN

( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )

- İDDİACI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİALI OLMAK

- İDEA:
RASYONEL
ile/ve/||/<> ESTETİK

- İDEAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEREKLİLİK

- İDOL ile/||/<> İKON

- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH

- İDRAK (ETMEK/EDEMEMEK) ile/ve/||/<>/> İZAH (ETMEK/EDEMEMEK)


- İDRAK[Ar.] değil/yerine/= ALIMLAMA

- İDRAK >< HAYRET

- İDRAK ve/||/<>/> İNŞÂ

- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"

( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )

- İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME

- İFADE (EDİLEBİLEN) ile/ve/||/<>/>/< İŞARET (EDİLEBİLEN)

- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM

- İFADE ile/ve/||/<>/> EDEBİ İFADE

- İFÂDE ile/ve/||/<>/> İSTİFÂDE

- İFRAT/TEFRİT ve/> TENKİT" değil/ne yazık ki/||/<>/< İFRAT ve/>< TEFRİT


- İFŞÂ ETMEK ile AFİŞE ETMEK

( İÇERİK[sanatta]: Yapıtın ifşâ ettiği fakat afişe etmediği. Sezdirdiği fakat göstermediği. )

- İFŞÂ ile İMÂ

( Gizli bir şeyi yayma, ortaya dökme, açığa vurma. İLE İşaret. | İşaretle/dolaylı anlatma. )

- İFŞÂ ile/ve/<> KEŞF

( Varoluş. İLE/VE/<> Şuur. )
( Yukarıdan aşağı.[İNZAL] İLE/VE/<> Aşağıdan yukarı.[URÛC] )

- İHLÂS:
YANLIŞIN KARŞITI
değil YALANIN KARŞITI

- İHLÂS ve/||/<> SEKÎNE

- İHMAL[Ar.] ile/değil/yerine/>< İMAR[Ar.]

- İHTİMÂL değil/yerine/= OLASILIK

- İHTİMAM[Ar. < HEMM] ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR[Ar.]

- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR

- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]

( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )

- İHTİMÂM[Ar. < HEMM] (GÖSTERMEK) değil/yerine/= ÖZEN (GÖSTERMEK)

- İHTİRAS ile İTİRAZ

- İHTİYAÇ ile/ve/||/<>/> İMTİYÂZ

- İHTİYACA CEVAP VERMEK değil/yerine/= GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK

- İHTİYÂR SAHİBİ (OLMAK/OLAN) ile/ve/<>/|| TASARRUF SAHİBİ (OLMAK/OLAN)

- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİMSÂK[Ar.]

( "Hayır!" deme bilgisi/becerisi, isteği. İLE/VE/||/<> Kendini/nefsini tutma. )

- İHTİYÂR ile/ve/||/<> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<> EMEK

( Kişiler arasında bu üçü dışında hiçbir ayrım yapamayız, yapmamak gerekir. )

- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/> SABIR

- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/>/< TAKDİR

- İHTİYÂREN[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂRÎ[Ar.]

( Olumsuzdan, yanlıştan, zararlıddan, kötüden uzak durarak, zihnini/dilini/gözünü/elini/belini çekerek. İLE/VE/||/<> Reddetmeyi ve "Hayır!" demeyi yeğleyerek.["Evet!" demekten, istenç/irâdeden(yapma isteğinden/bilgisinden) önce olarak.] )

- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF

- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR

- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN

( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )

- İKAL ile/ve/||/<> AKIL

( İçten. İLE/VE/||/<> Dıştan. )

- İKÂME (ETME) değil/yerine/= ORNATMA

( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )

- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]

- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI

- İKİ BİLİM:
REKLAMCILIK
ile/ve/||/<>/> FİZİK

- [ne yazık ki]
İKİ BÜYÜK YANLIŞ(IMIZ):
DÜŞÜNMEDEN HAREKET ETMEK
ve/||/<> HİÇ HAREKET ETMEDEN, SADECE/BOŞ BOŞ "DÜŞÜNMEK"

- İKİ DİLEMMA" değil İKİLEM


- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN"
ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")

- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İLİŞKİYE/İLETİŞİME:
[ne yazık ki]
| "BEL ALTI/NDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "KARINDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "ZİHİN/DEN" "BAKAN/YAKLAŞAN" |
ile/değil/yerine/></<>
KALP/TEN BAKAN/YAKLAŞAN

( [ne yazık ki]
| "Eşeysel/cinsel ilişki ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "Çıkar ilişkisi ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "İdeolojik ilişki ("olarak") görür." |
İLE/DEĞİL/YERİNE/> )

- İKİ SORUN:
ADÂLETSİZLİK
ile/ve/||/<> ANLAMSIZLIK

( Tüze(hukuk) ile sağlanmaya/çözülmeye çalışılmaktadır fakat hukuka ulaşılamamıştır. İLE/VE/||/<> Sanat ile giderilmeye çalışılmaktadır fakat ne yazık ki, sanat, kişilere ulaşamamıştır. )

- İKİ YAN ile/ve/||/<> İKİ UC

- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK
ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK

- İKİ YIL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTMIŞ YIL

( Konuşabilmek için gerekli zaman. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Susabilmek ve susabilmeyi anlayabilmek için geçen [ya da bu kadar uzun sürmeyebilecek] zaman. )

- İKİLEMLİ ile/değil İKİLİ

- TASIMIN/KIYASIN OLANAKLILIĞI:
İKİLİLERDE
ile/ve/değil/||/<>/>/< ÜÇLÜLERDE

- İKİLİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜÇLÜLÜK

- İKİNCİ BİR SÖZ ile/ve/||/<> BAŞKA BİR SÖZ ile/ve/||/<> AYKIRI BİR SÖZ


- İKİNCİ:
KEZ
ile/ve/değil/||/<>/< BÖLÜM/AŞAMA

- İKİNCİ ile/ve/||/<> ÇİFTE

- İKİNCİ ile/ve/değil/||/<>/> İKİNCİL

- İKİNCİL KAYNAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİL KAYNAKLAR

- İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME
değil/yerine BETİMLEME

( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )

- İKİRCİK ile/ve/||/<> ÇATIŞMA

- İKİRCİK(TEREDDÜT) ile/değil DÜŞÜNÜYOR OLMAK

- İKİŞER İKİŞER ile TEKRAR TEKRAR

- İKNÂ ETME "ÇABASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİA ETMEK

- İKNA OLMA(MA)K ile "AKLINA YATMA(MA)K"

( Kişileri kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten daha kolaydır. )

- İKNA ile İTİRAZ

- İKON ile İDOL/PUT

- İKONALARDA:
HZ. MERYEM
ve HZ. MERYEM'İN YANINDAKİ

( Kilisenin kime ithâf edildiğini gösterir. )

- İKRAR ile/ve/||/<> İTİRAF

- İKTİBÂS ile İSTİMLÂK[< MİLK]

( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. İLE Bir yeri satın alma, mülk alma. | Kamulaştırma. Devletin, genelin yararına olarak bir şeyi sahibinden satın alması. )

- İKTİBÂS ve MEHAZ[< AHZ | çoğ. MEÂHİZ]

( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. VE Bir şeyin alındığı, çıkarıldığı yer; kaynak. [Bir yapıt yazılırken başvurulan.] )

- İKTİBÂS ile/ve/<> TAKLİT

- İLÂN ile/ve/||/<> TEBLİĞ

- İLE BİRLİKTE ile/ve/değil/||/<>/< İLE BİR

- ... İLE SINIRLI OLDUĞUNU:
DİLE GETİRMEK
ile/ve/||/<> ANIMSATMAK


- ... İLE BAŞ ETMEK ile MÜCADELE ETMEK

- İLELEBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGİT

- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK

- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!

( [vururlar] Başına. VE/||/<> Kıçına. )

- İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< ÖNGÖRÜLÜ/LÜK

- İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]

- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK

- İLERİCİ/LİK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK

- İLERİDE OLUR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİMDİ YAPARSA/M OLUR

- İLERİ/DE ile/||/<> ÖN/DE


- İLERİYE SÜRMEK değil İLERİ SÜRMEK

- İLERLEME ile ÇOĞALMA

- İLERLEME/TERAKKİ ve/||/<>/< TAKLİT

( Taklit, ilerlemenin/terakkinin motorudur. )

- İLERLEME ile/ve/değil YOL ALIŞ

- İLERLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRDÜRMEK

- İLERLEMELİ GÖRÜNÜŞ

( PROGRESSIVE ASPECT )

- İLETİŞİM KURAMADIK" ile/değil/||/<>/> ANLAŞAMADIK

- İLETİŞİM TÜRLERİ:
KİTLE İLETİŞİMİ
ile/ve/değil/||/<>/< ÖRGÜTSEL DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< ÖBEKLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİSEL DÜZEY

- İLGİ (ALANI) ile/ve/||/<>/> ETKİ (ALANI)

- İLGİ UYANDIRMAK ile/ve CAZİBE YARATMAK/OLUŞTURMAK


- İLGİ ile/||/<>/> BİLGİ ile/||/<>/> FARKINDALIK

- İLGİ ile/ve/<> SEMPATİ

- İLGİLENDİRİR ile BAĞLAR

- İLGİLEN(DİR)MEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< BAKMAMAK/DUYMAMAK (-YI YEĞLEMEK)

- İLGİLENME ile/ve/||/<> İLİŞKİLENME

- İLGİLİ ile/ve İLİŞKİLİ

- İLGİNİN:
"KABARMASI"
ile/ve/değil/yerine ARTMASI

- İLHAM ile DEHÂ

- İLHAM ile İLHAN

( Esin. | Allah tarafından peygamberlerin ve seçkin kulların gönlüne verilen ilahi düşünce. İLE imparator. | İran Moğollarında hükümdarın unvanı. )

- İLHÂM/AT ile VESVESE


- İLİM ile/ve/||/<> FİKİR ile/ve/||/<> AKIL

( İlâhın [olsun]. @@ Silahın [olsun]. @@ Külâhın [olsun]. )

- İLİM ve/<>/>/< İRFAN ve/<>/>/< BURHAN ve/<>/>/< BEYAN

( Başkası. VE/<>/>/< Kendi. VE/<>/>/< Özü. VE/<>/>/< Bunların da merkezi/kaynağı. )

- İLİM-İRFAN ve FİKİR-FELSEFE ve GÜZEL SANATLAR

- İLİŞKİ:
MESAFELİ
ile/ya da/||/<> YÜZEYSEL

- İLİŞKİ ile/ve BAĞLANTI

- İLİŞKİLENDİRME ile/ve/<> ESİNLENDİRME

- İLİŞKİLENDİRME ile/ve ORANLAMA

- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/<> DERİNLEŞTİRMEK

- İLİŞKİLEN(DİR)MEK ile/ve/||/<>/> DOKUMAK

- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI
ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI


- İLİŞKİ/Lİ ile İLİNTİ/Lİ

- İLİŞKİSEL/LİK ile/ve/||/<>/> İÇKİN/LİK

- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK

- İLK ARACIN GELİŞTİRİLMESİ ile/ve/<>/> İLK ARAÇ > YAZI ile/ve/<>/> YAZI > MATBAA ile/ve/<>/> MATBAA > BİLGİSAYAR ile/ve/<>/> BİLGİSAYAR > İNTERNET ile/ve/<>/> İNTERNET > BLOK ZİNCİR

( 300.000 yıl öncesi. İLE/VE/<>/> 294.000 yıl. İLE/VE/<>/> 5430 yıl. İLE/VE/<>/> 450 yıl. İLE/VE/<>/> 40 yıl. İLE/VE/<>/> 30 yıl. )

- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI

- İLK DİL ile/ve EVRENSEL DİL

( Tüm dillerde ortak dilbilgisel ilkeler arayabiliriz ancak bu, zorunlu olarak bir ilk dile dönmemizi gerektirmez. )

- İLK) FIRSAT/TA ile/ve/||/<> (İLK) BOŞLUK/TA

- İLK HAREKET

- İLK KONULU TÜRK FİLMİ:
PENÇE
ve/||/<>/> CASUS

( Sedat Simavi[1917] )

- İLK NEDEN ile/ve/||/<>/> YÖNELİM


- İLK OPERA

- İLK SİNEMA GÖSTERİMİ:
1895
ile/ve/||/<>/> 1896

( Dünyada. İLE/VE/||/<>/> Osmanlı'da/Türkiye'de. )
( Lumiere Kardeşler. İLE/VE/||/<>/> Manaki Kardeşler. )
( Paris'te. İLE/VE/||/<>/> Beyoğlu - İstanbul'da.[Avrupa Pasajı'nda.] )

- İLK TİYATRO VE OPERA

- İLKE ile/ve/||/<> ERDEM

- İLKE ile/ve/||/<>/< İSTİKRAR[Ar.]

- İLKE ve/||/<>/= ÜST SOYUTLAMA

- İLKE ile/ve/||/<>/>/< UYUM

- İLKE ile/ve/||/<> ZEMİN

- İLKEL ile/ve/değil/||/<> BİRİNCİL

- İLKELER ile/ve/değil/||/<> İLKESELLİK

( Değişebilir/değiştirilebilir, geliştirilebilir, yok edilebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşılamaz, geçilemez, ertelenemez, göz ardı edilemez, askıya alınamaz, kenara konulamaz. )

- İLKE/LER ile/ve/||/<>/>< KOŞUL/LAR

( İlkeler, koşullara göre oluşmazlar ve belirlenemezler! )

- İLKELERİM ile/değil/yerine İLKELER (VE İLKESELLİK)