SANAT (ART)

- DÜŞÜNCE:
ETKİNLİĞİ
ile/ve/||/<> OLAYI ile/ve/||/<> NESNESİ

- DÜŞÜNCE/İLKE:
KURUCU
ile/ve/||/<>/> DÜZENLEYİCİ

- DÜŞÜNCE ve/||/<>/< MANTIK
ve/||/<>
EYLEM ve/||/<>/< EDEB

( Düşüncenin edebi, mantıktır. VE/||/<> Eylemin mantığı, edebdir. )

- DÜŞÜNCE ve/||/<> BİLGİ ve/||/<> BELLEK

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> DAVRANIŞ/TUTUM ile/ve/||/<> DENEYİM ile/ve/||/<> DEĞER ile/ve/||/<> DİL

( Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. İLE/VE/||/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle doyurulur. İLE/VE/||/<> Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak dengelenir. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Düşünceler, duygulardan önce gelir. )
( %80 İLE/VE/||/<> %20 İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Duygu yok fakat [çeşitli oranlarda/yoğunluklarda] etkisi olabilir. İLE/VE/||/<> Düşünce var. İLE/VE/||/<> Düşünce ve duygu var. İLE/VE/||/<> Öncenin, kendimizin ve başkalarının düşünceleri var. İLE/VE/||/<> Tümü var. )
( Saniyelerde. İLE/VE/||/<> Milisaniyelerde. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )
( Zihnimizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> Gövdemizin konuşma dili. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> ... )

- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]

- DÜŞÜNCE ve/||/<> IŞIK ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> İLİŞKİ

( Her zaman, zemin ve koşulda, her yöne ilerleyebilirler. )

- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/> İZLENİM

( David Hume )

- DÜŞÜNCE ve/||/<>/> KİP

- DÜŞÜNCE ile/değil/yerine TÜREYEBİLİR/TÜRETİLEBİLİR DÜŞÜNCE

( İyi düşünceler, hormonların dengeli salgılanmasını sağlar. )
( Yüksek düşünceler, örnek kullanılmadan, hoşnut edici bir biçimde anlatılamaz. )
( Kötü düşünce, döner-dolaşır, ne yapar-eder size ulaşır! )
( Hakkımdaki yüksek düşünceniz, sadece sizin bir düşüncenizdir. [Onu herhangi bir anda değiştirebilirsiniz. Görüş ve kanılara nasıl/neden o kadar önem yüklenebilir?] )
( Your high opinion of me is your opinion only. [Any moment you may change it. How/why attach importance to opinions?] )

- İNCELİK:
DÜŞÜNCEDE
ile/ve/||/<> DUYGUDA ile/ve/||/<> DİLDE

( Derinlik yansıtır. İLE/VE/||/<> Sevgi oluşturur. İLE/VE/||/<> Güven yansıtır. )

- DÜŞÜNCEDE ile/ve/||/<>/>/< EĞİTİMDE ile/ve/||/<>/>/< BİLİMDE

( Özgürlüğü. İLE/VE||/<>/>/< Çağdaşlığı. İLE/VE||/<>/>/< Evrenselliği. [yeğleyelim!] )

- DÜŞÜNCEDEN DAHA ZARARLI OLAN:
"USTA SALDIRICI"
ile/ve/değil/||/<> ACEMİ SAVUNUCU

- DÜŞÜNCE/İDDİA(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM

- DÜŞÜNCELERİN, ...:
DENETLENEMEYECEĞİ KUŞKUSU/ZANNI
ile/ve/||/<>/> ZARAR VEREBİLECEĞİ KUŞKUSU/ZANNI

- DÜŞÜNCEMİZİ DEĞİŞTİREBİLMEK:
"ZAAFİYET"
değil MEZİYET

- DÜŞÜNCENİN, GELİŞİGÜZEL "KULLANILIŞI" ile/değil/yerine/>/>< FELSEFE

- DÜŞÜNDÜREN(/"ÜZEN/KIRAN"):
DÜŞMANIN ...
SALDIRILARI
ile/ve/değil/||/<>/< AKIL VE ZEKÂ DIŞI "SÖZ VE DAVRANIŞLARI"

- ... DÜŞÜNDÜRTÜR ile/ve/||/<>/> DÜŞÜN DÜRTER

- DÜŞÜNEBİLDİĞİN KADAR (BİLE)BİLMEK ve/||/<>/> BİLEBİLDİĞİN KADAR DÜŞÜN(EBİL)MEK


- DÜŞÜNEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DÜŞÜNMEMEK (> DÜŞÜNEMEMEK)

- DÜŞÜN(E)MEMEK değil/ne yazık ki/< "DÜŞÜNMEYİ İSTEMEMEK"

- DÜŞÜNENDEN ÜSTÜN OLMAYA ÇALIŞMAK değil DÜŞÜNCENİN ÜSTESİNDEN GELEBİLMEK

( [ne yazık ki] Düşüncenin üstesinden gelemeyen ya da söylenilen söze yanıt veremeyecek olan, düşünenin, söz söyleyenin "üstesinden gelmeye çalışır". )

- DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/>/< DUYUMSAMA

- DÜŞÜNME ile/ve/||/<>/> İLERLEME

- DÜŞÜNMEDEN KONUŞMAK ve/ne yazık ki/||/<>/> SONRADAN DÜŞÜNMEK ZORUNDA KALMAK

- DÜŞÜNMEK/SORGULAMAK/BİLMEK/ARAŞTIRMAK/ÇALIŞMAK:
ANLATMAK İÇİN/ÜZERE
ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMAK İÇİN/ÜZERE

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/<> DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNMEK ile/değil GELİŞTİRMEK

- DÜŞÜNMEK ve/||/=/<> GÖRMEK

( DÜŞÜNMEK: Görmeyi, yeniden ve tekrar tekrar öğrenmek. )

- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> "HESAP ETMEK"

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/||/<> "KABUL ETMEK"

- DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/> KONUŞMAK ile/ve/||/<>/> YAPMAK

( Konuşmadan önce "konuşmak". İLE/VE/||/<>/> Yapmadan önce "yapmak". İLE/VE/||/<>/> [olumlu/olumsuz] Kesinleşmeden önce "görmek/denemek". )

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAZARAK VE YAPARAK DÜŞÜNMEK ve/||/<> DÜŞÜNEREK YAZMAK VE YAPMAK

- | "DÜŞÜNMEK" ve "İNANMAK" ve "SEVMEK" |
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
EYLEMEK

( Çok fazla. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Çok az. )

- DÜŞÜNMENİN/SORGULAMANIN:
İLK VE EN ÖNEMLİ SAĞLADIĞI/SUNDUĞU:
KENDİNİ VE DÜNYAYI...
KENDİNDEN KURTARMAK/KORUMAK
ile/ve/||/<>/< DÜNYADAN KURTARMAK/KORUMAK ile/ve/||/<>/< YANILSAMALARDAN KURTARMAK/KORUMAK

- DÜŞÜNMENİN/KONUŞMANIN (OLASI) SONUÇLARINI:
"ÖNGÖRMEK"
ile/ve/değil/yerine/<> "GÖZE ALMAK"

- DÜŞÜNMEYE/ANLATMAYA BAŞLAMA:
KÖTÜLERDEN
ile/değil/yerine İYİLERDEN

- DÜŞÜNMEYİ BECEREMEMEK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNMEYİ SEV(E)MEMEK

- DÜŞÜNSEL ile/ve/||/<> UZAMSAL


- DÜŞÜNÜLEBİLİR/DÜŞÜNÜLÜR (OLAN) ile/ve/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR/EDİLİR (OLAN)

- DÜŞÜNÜLEBİLİR ile/ve/||/<> BİLGİNİN KONUSU OL(A)MAMA ile/ve/||/<> DİLE GETİRİLEMEME

- DÜŞÜNÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> BİLİNEBİLİR/LİK

- DÜŞÜNÜLEN/DÜŞÜNÜLEBİLİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNÜLENE/DÜŞÜNÜLEBİLİRE YAKLAŞMAK

- DÜŞÜNÜLMEYE ...:
"MUHTAÇ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER

- DÜŞÜNÜLÜR ile/ve/değil/||/<>/< KABUL EDİLİR

- DÜŞÜNÜP DURMAK" ile/değil/yerine/>< DURUP DÜŞÜNMEK

- DÜŞÜNÜR ile/ve/ne yazık ki/> DÜŞÜNÜLENLERİ "DÜŞÜNÜR"

( Her uzun dönemde, ancak birkaç kişi. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/> Geri kalanlar. )

- DÜŞÜNÜŞ" ile/ve/||/<> "ELE/DİLE ALIŞ" ile/ve/||/<> "YAKLAŞIM" ile/ve/||/<> "ANLAYIŞ" ile/ve/||/<> "YÖNTEM"

- DUVAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KAPI


- DUVAR ile/||/<> PERDE

- DUVARI SIRTINA YASLAMAK ile/değil/>< DUVARA SIRTINI YASLAMAK

- DUYARLIK ile/değil DUYARLILIK

( Duyma/işitme aracının/durumunun/sürecinin ve olanağının var olması ya da sürmesi. İLE/DEĞİL Çevresinde ve odağında olanı saygı, ölçü ve özenle anlamaya[düşünmeye ve sorgulamaya] öncelik verme çabası. )

- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]

- DUYARLILIK ile/ve İMGELEM

( DUYUSALLIK + DUYGUSALLIK = DUYARLILIK )

- DUYARLILIK/HASSASİYET ile/ve/değil/yerine KAYGI/ENDİŞE [>< BİLGİ/BİLİNÇ]

- DUYARLILIK ve/> ÖZ | OLUŞ

( Duyarlılık, özünüze yeni bir başlangıcın açılımıdır. )

- DUYARLI/LIK ve/||/<> ÖZEN / TİTİZ/LİK

- DUYARLILIK ile/ve/değil/||/<>/< TERBİYE

- DUYARLILIK ile/ve "TOPLUMSAL ROL"


- DUYGU:
İÇSEL
ile/ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ

- DUYGU:
SEMPATİK DÜZENEK
ve/||/<> PARASEMPATİK DÜZENEK

( DUYGU: Düşüncenin, gövde üzerinde/eşliğinde, sempatik ve parasempatik düzenekle açığa çıkan fizyolojik etkileşimleri/yansımaları. )

- DUYGU ile/ve/=/||/<> BULANIK DÜŞÜNCE

- DUYGU ile/ve/değil/||/<> DENEYİM

- DUYGULARIN KONUŞULMASI ile/ve/||/<> GEREKSİNİMLERİN GİDERİLMESİ

- DUYGUSAL = HİSSÎ = SENTIMENTAL[İng., Fr.] = SENTIMENTAL, EMPFINDSAM[Alm.]

- DUYGUSAL ile/ve/||/<>/> SEZGİSEL

- DUYGUSAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DUYARLI/LIK

- DUYMA(MA)K ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> DİNLEME(ME)K

( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )

- DUYMAK/DUYUMSAMAK ile/ve/||/<>/< ÖNEMSEMEK


- DUYMUŞ ile/ve/||/<>/> DOYMUŞ

- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA

- DUYU/HİS ile/ve/<> DEĞER

- DUYU ve/||/<> DUYGU ve/||/<> AKIL

( Akıl eleştiri kaldırır, duygu/vicdan kaldırmaz. )
( Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )
( ZİHİN: İç duyuların toplam adı. )
( DUYU: (DIŞ DUYULAR) İNTİBÂ/İZLENİM/MÜŞAHEDÂT ve DUYGU: (İÇ DUYULAR) ANLAM-DEĞER, MANEVİYAT/VİCDÂNİYAT, (AHLÂK, DİN, ESTETİK)
[ ZİHİN/İHSAS/MAHSUSAT ] ve
AKIL: AKLİYÂT/MÜDRİKÂT, TÜMELLER-FORMLAR, BİLGİ(TANIM + YARGI + TASAVVUR + TASDİK)
[ İDRAK ] )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi sakatlar. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi köreltir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi ketler. )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi hayvanileştirir. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi mistikleştirir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi vahşileştirir. )
( ... VE/||/<> Karanlık. VE/||/<> Aydınlık. )

- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM

- DUYULAR/DA:
SINIRLI/LIK
ile/ve/||/<> ÇARPITICI/LIK

- DUYUMSAMA ile/ve/||/<> DUYARLILIK

( Dışarıdakilerde/n. İLE/VE//||/<> İçte/n. )

- DUYUMSAMAK ile/ve/<> KABUL ETMEK

- DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSAYABİLEN ile/ve/||/<>/> DUYUMSAYABİLDİĞİNİ, DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSATABİLEN

- DUYUSAL-NESNE DÜRTÜSÜ ve BİÇİM DÜRTÜSÜ | ile/ve/||/<>/> OYUN DÜRTÜSÜ

( Doğal yanımız/yaşamımız. VE Akıl yanımız. İLE/VE/||/<>/> Canlı biçim.[Güzellik ve özgürlük.][İkisi arasında kurulmak istenilen uyumdur. Sanatta ortaya çıkar.][Kişi, oynayabildiği yerde tamlık kazanır.] )

- DUYUSAL ile/ve/<> USSAL

( Geçici. İLE/VE/<> Kalıcı. )

- | DÜZ/"DONUK" BAKIŞ ile/ve DİK BAKIŞ | ile/değil/yerine/>< YANSIZ/NÖTR BAKIŞ

- SÖZ:
DÜZ
ile/ve/||/<> ETKİ ile/ve/||/<> EDİM

- DÜZ[Azr.] ile/ve/=/||/<> DOĞRU[Tr.]

- DÜZELTME ile/ve/değil/<>/> GELİŞTİRME

- DÜZELTME ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME

- DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYARLAMAK

- DÜZEN ile/ve/||/<> BAĞLAM

- DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM

( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )

- DÜZEN ile/ve "DÜZENSİZ" DÜZEN


- DÜZEN ile/ve/||/<>/> DÜZEY

- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM

- DÜZEN ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ

- DÜZEN ile/ve/değil/||/<>/< ÖRÜNTÜ

- DÜZENLEME ve/+/||/<>/> ANLAMA ve/+/||/<>/> DÖNÜŞTÜRME

- DÜZENLEME ile/ve/||/<>/< BİR ARAYA GETİRMEK

- DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> AYARLAMAK

- DÜZENLEYİCİ(KOMPOZİTÖR) ile YARATICI

- DÜZENLİ/LİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK/LÜ/LÜK

- DÜZENLİLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜLÜK


- DÜZEN/Lİ/LİK ile/ve/||/<>/> KURUM/SAL/LIK

- DÜZENSİZLİK İÇİNDE/Kİ DÜZEN ile/ve DÜZEN İÇİNDE/Kİ DÜZENSİZLİK

- DÜZENSİZ/LİK ile/ve/||/<>/>/< BELİRSİZ/LİK

- DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET ile DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET

( Açısal hızın sabit kaldığı hareket. İLE Hız vektörünün yön ve büyüklüğünün doğru boyunca değişmediği [sabit kaldığı] hareket. )

- DÜZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< DÜZ

( Bilgiye uzanan yol, hiçbir zaman, düz ve düzgün olmamıştır. )

- DÜZGÜN ile/ve/||/<> DÜZENLİ

- DÜZGÜN ile YAMUK

- DÜZLÜK ÜZERİNE YAPILAN RESİM ile KUBBE ÜZERİNE YAPILAN RESİM

- EBAD-I SELÂSE değil/yerine/= ÜÇ BOYUT

- ECEL ile/ve/||/<>/> AMEL ile/ve/||/<>/> EMEL


- EDEB ile/ve/<> ZARÂFET

- EDEBÎ (OLAN) ile/ve/||/<>/>/< EBEDÎ (OLAN)

- EDEBİYAT[Ar.] ile/=/||/<> YAZIN

( "EDEB" sözcüğünün uzatmalı -Î eki ile "Edeb'e ait olan", "Edeb alanında bulunan" anlamının, -YÂT eki [Türkçe'deki -SEL eki] ile çoğulu olarak kullanımıdır.
Bir şeyi düşünür, dile getirir ve yazarken, paylaşıma, aktarıma sokarken sahip olunması gereken dikkat, incelik(rikkat), titizliklerin önemini eserde yansıtmak üzere vurgu olarak ve -çoğul olarak ifade edilişiyle- önemini işaret etmek üzere bu adı almıştır.
[ Bugünkü Türkçe kullanımıyla "YAZIN" olarak, niteliksel özelliğinden çok
nesnesinin üzerinden tanımlanmaktadır. ] )

- EDEN BULUR (KADER[Ar. < KADAR]/KARMA[Hintçe]) ile/ve/||/<>/> NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN

- EDEP ve/||/<>/< AKIL

( Kişinin, aklı kadar edebi; edebi kadar da ederi vardır. )

- EDGÜ = İYİ, GÜZEL
[<

- EDİB ve/||/<> NAZİK ve/||/<> HAZİK

( Sözümüzde. VE/||/<> Davranışımızda. VE/||/<> İşimizde[ustalığımızda]. )

- EDİLGEN ile/ve/değil/||/<>/< ETKİN OL(A)MAYAN

- EDİNİM ile ÇIKARIM

- EDİSYON[Fr. < ÉDITION] değil/yerine/= BASI. | BASKI


- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME

- EFSÂNEVÎ ile/ve/||/<> ÂBİDEVÎ

- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )

- EĞİLİM ile/ve/||/<>/> EYLEM

- EĞİLME:
BARDAK
ile/ve/değil/||/<>/>/< SÜRAHİ

( Çırak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Usta. )
( Derin olan, dolu olan, usta olan, boyun büker/bükmelidir! Çırak değil! )

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI

( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- EĞİLMEK/EĞİLDİM ve/||/<>/> BİRAZ ÇALIŞMAK/ÇALIŞTIM

- EĞİTİLMİŞ/LİK ile/ve/||/<>/< ADANMIŞ/LIK

- EĞİTİM:
SÜS
ile/ve/||/<> SIĞINAK

( İyi/bahtiyâr zamanlarda/koşullarda. İLE/VE/||/<> Kötü/bedbaht zamanlarda/koşullarda. )

- EĞİTİM ile/ve/||/<>/< BİLGİLENDİRME


- EĞİTİM ile/ve/||/<>/> DENETİM

- EĞİTİM ile/||/<> DENETİM

- EĞİTİM ile/ve/> DUYARLILIK

- EĞİTİM ile/ve/||/<> EDİNİM

- EĞİTİM ile/ve/||/<> GÖRGÜ

- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ

- EĞİTİMİN:
KÖKLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MEYVESİ

( Acı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Tatlı. )

- ERDEM:
EĞİTİMLE
ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL

- EĞLENEBİLDİKLERİN ile/ve/||/<> ANLATABİLDİKLERİN ile/ve/||/<> AĞLAYABİLDİKLERİN

( Arkadaş. İLE/VE/||/<> Dost. İLE/VE/||/<> "Kardeş". )

- EĞLENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EYLEMEK


- EĞLENMEYİ SEVMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
ÖĞRENMEYİ SEVMEK

( Sıradan kişilerin peşinde koştuğu. İLE/DEĞİL/YERİNE Sıradışı kişilerin aradığı. )

- EGLOG[Yun.] ile/ve İDİL[Yun.]

( Kısa kır/pastoral koşuğu. İLE/VE Kır yaşamı içinde, aşk konusunu işleyen kısa koşuk/şiir, yazı. )

- EĞRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DOĞRU

( Doğrulabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Eğrilebilir. )
( Ne "eğriler", doğrula; ne "doğrular", eğrile. )
( Oturalım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Konuşalım. )

- EĞRİ >< DÜZ

- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA

- EHEMMİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK

- EHLEN ile/ve/||/<>/> SEHLEN

( Beceriyle. İLE/VE/||/<>/> Kolaylıkla. [hoş geldiniz ve sefalar getirdiniz] )

- EK ile/ve/<> ÖRNEK

- EKARTE[Fr. < ÉCARTÉ] (ETMEK) ile/ve/||/<> EKARTÖR

( Dışlamak, ayırmak, konu dışında tutmak. İLE/VE/||/<> Ayırgaç. )

- EKİN(KÜLTÜR):
MİRAS
değil EMÂNET


- EKİN/KÜLTÜR ve/||/<>/> TAT

- EKİZ ÇEKİMİNDE:
DİYAFRAM
ile/ve/||/<> ENSTANTANE ile/ve/||/<> ISO

( )

- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
70'LER
ile/ve/||/<>/> 80'LER ile/ve/||/<>/> 90'LAR ile/ve/||/<>/> 2000'LER ile/ve/||/<>/> 2010'LAR

- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
ANALOG
ile/ve/||/<>/> DİJİTAL

- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
TAFK
ile/ve/||/<>/> İFSAK ile/ve/||/<>/> TAFK ile/ve/||/<>/> AFSAD ile/ve/||/<>/> AFAD

( [kuruluş yılı] 1950 ile/ve/||/<>/> 1959 ile/ve/||/<>/> 1959 ile/ve/||/<>/> 1977 ile/ve/||/<>/> 1979 )

- EKİZDE/FOTOĞRAFTA:
ANALEMMA
ile/ve/||/<> TUTULEMMA

( Bir gök cisminin bir başka gök cisminden gözlendiği zaman, gökküre üzerinde günün belirli bir anındaki ortalama konumuna göre yıl içindeki hareketini gösteren eğridir. Bir analemma fotoğrafı, yıl içinde farklı günlerde hep aynı saatte güneşin fotoğrafını çekerek elde edilebilir. İLE/VE/||/<> Analemma'nın güneş tutulması içereni. )

- EKİZDE/FOTOĞRAFTA:
ORTOKROMATİK
ile/ve/||/<> PANKROMATİK/PANORAMİK

- EKİZ/FOTOĞRAF:
YAKALANAN
ile/ve/değil/||/<>/< İNŞÂ EDİLEN

- EKLEMEK/ÇIKARMAK ile DEĞİŞTİRMEK

- EKMEK ve/||/<> KÂĞIT

( Gövdenin beslenmesinde. VE/||/<> Zihnin/gönlün beslenmesinde. )

- EKONOMİK DEĞER ile/ve ESTETİK DEĞER

- EKREM REŞİT REY ve/||/<> CEMAL REŞİT REY

( ["Lüküs Hayat" oyununun]
Yazarı. VE/||/<> Müzik yapımcısı. )

- EKSEN/MİHVER[Ar. çoğ. MAHÂVİR] ile/<> ORTAY

( Bir cismi, iki eşit parçaya bölen, gerçek ya da sanal çizgi. | Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. | Dingil. İLE/<> [mat.] Bir düzlem biçimin aynı yöndeki koşut tüm kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. | Bir uzayı, bir yüzeyi, iki eşit parçaya bölen çizgi/düzlem. )

- EKSİKLERİMİZLE/HATALARIMIZLA:
"SAKLAMBAÇ OYNAMAK"
ile/değil/yerine/>< YAKALAMACA OYNAMAK

- EKSİKLERİ/Nİ TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<> FAZLALIKLARI/NI ATMAK

- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/>/< EZİK/LİK

- EKSİK/LİK ile/değil/yerine FARKLI/LIK

- EKSİK/LİK ile/ve/değil/yerine ÖRTÜK/LÜK

- EKSİKLİ/LİK ile/ve TUTARSIZ/LIK

- EL ELE ile/ve/||/<>/> GÖZ GÖZE ile/ve/||/<>/> YÜZ YÜZE ile/ve/||/<>/> DİZ DİZE


- EL-KOL (HAREKETİ)

- EL SALLAMA! ve/||/<> BEL BAĞLAMA!

( Dönecek olana. VE/||/<> Dönmeyecek olana. )

- EL ve/<>/||/hem de BEYİN

( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır, el derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
( Eller, beynin uzantısıdır. )
( Ne edersen elinle, o da gider seninle. )
( MAN-: El ile [MANUSCRIPT, MANİVELA] )
( )
( Zihninizde ne varsa, elinize o vurur. )
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )

- ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ

- ELE ALMAK ile TARTIŞMA

- ELE GEÇİRMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNETEBİLMEK

( )

- ELEM[Ar.] ile/değil/yerine/>< EMEL[Ar.]

( Derin üzüntü. İLE Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. )
( Kişi, ya elem ya da emel içinde sürdürür yaşamı/nı. )

- ELEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< "İNDİRGEMEK"

- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ

- YAKLAŞIM/YORUM:
ELEŞTİREL
ile/değil/yerine/>< ENTELLEKTÜEL


- ELEŞTİRİ:
REDDETMEK
değil/yerine/>< GÖZDEN GEÇİRMEK

- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ
ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET

- ELEŞTİRİ/TENKİD ile/ve/||/<> MİHENK/MİHENGE/ÖLÇÜYE (BAŞ)VURMAK

- ELEŞTİRİ ile "ALT-ÜST ETME"

- ELEŞTİRİ ile/ve/= BİLİNÇ/SİZLİK / ŞUUR/SUZLUK

- ELEŞTİRİ ile/ve/<>/> ÇOĞALMA

( Eleştiril(e)meyen şey, çoğal(a)maz. )

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ

- ELEŞTİRİ ve DEVİNİM/DİNAMİK

- ELEŞTİRİ ile/ve/> DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/> ABARTMAK

- ELEŞTİRİ ile "DİL UZATMA"


- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine/< GERİBİLDİRİM

- ELEŞTİRİ ile/ve KATKI

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TARTIŞMA

- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]

- ELEŞTİRİ/LER ile ÖVGÜ/LER

( Olgun birini dost edinmek istersek... İLE "Bilgisiz birini dost edinmek istersek..." )
( Kurtuluş. İLE Yok olma, etme/edilme. )

- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK

- ELEŞTİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞ(TİR)MEK

- ELİF ile/||/<> LÜTFEN

- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]

( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )

- ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADAR

- ELİN KİRİ ile/ve/||/<>/>/< KALBİN KİRİ

( Sabun ile su temizler. İLE/VE/||/<>/>/< Dost ile sohbet temizler. )

- ELİNDEN GELENİ, ARDINA KOYMA!(") ile/ve/||/<>/> (")NE HALİN VARSA GÖR!(")

( İki söz/"deyim" de daha çok olumsuz bağlam ve anlamda kullanılsa da bağlamına, kişiye, kişiyle olan muhabbet ve hukuka göre hem olumlu, güdüleyici, yapıcı, üretici, destekleyici anlamda, hem de olumsuz, yıkıcı ve ümidini kesmiş olarak kullanılabilir. )

- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK)

- ELİNLE ve/> DİLİNLE ile/ve/||/<>/> SENİNLE

( Ne yaparsan elinle, o gelir seninle... )

- ELVAN ile EBRÛ

- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]

( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )

- EMEK ile/ve/||/<> EDEP ile/ve/||/<> SABIR

- EMEK ile/ve HAREKET

- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ


- EMEL[Ar.]/AMAÇ[Fars.] ile/ve EREK

( Zorunluluk/lar ile. İLE/VE Keyfî. )

- EMEL ile/ve/||/<>/< TEMEL

- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR

- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF

- EMPATİ:
"ONUN YERİNE DÜŞÜNMEK"
değil
ONUN/ONLAR GİBİ DÜŞÜNMEK/ONUN DÜŞÜNCESİNİ/DUYGUSUNU ANLAMAYA ÇABALAMAK

- EMPATİ ile/ve HOŞGÖRÜ

( Hoş gördün mü, yorgunluk kalmaz. )

- EMPATİK:
ANLAYIŞ
ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA

- EMSAL ile/ve/||/<> HABERCİ

- EN ACINILACAK "KİŞİ/LER":

( Başkalarının acılarına kayıtsız kalanlar. )

- EN ANLAMLI YEMİN ile EN BÜYÜK İNTİKAM ile EN ADİ SÖZ ile EN İYİ YANIT

( Söz vermek. İLE Affetmek. İLE "Seni hiç sevmemiştim." İLE Gülüp geçmek. )

- EN AZA İNDİRGEMEK değil EN AZA İNDİRMEK

- EN BAŞLANGIÇTA ile/değil (EN) BAŞINDA

- EN BÜYÜK "GÖSTERİŞ": DOĞALLIK