Dokuz(9) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.389 başlık/FaRk ile birlikte,
33.389 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(125/135)
- TUTARLI = İNSİCAMLI = CONSEQUENT[İng.] = CONSÉQUENT[Fr.] = KONSEQUENT[Alm.] = CONSEQUENS[Lat.] = CONSECUTIVO/VA[İsp.]
- TUTARLI/LIK ile/ve DAYANAKLI/LIK
( Derin anlamda devamlılığa, tutarlılık sonucu ulaşılır. )
( Tutarlı olun, yapaylık ve kurnazlıktan uzak durun. )
( CONSISTENT/CONSISTENCY vs./and ENDURANCE )
- TUTARLILIK ile/ve/||/<> "HESABINI VEREBİLMEK"
- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/< SAMİMİYET, İÇTENLİK, AÇIKLIK, ŞEFFAFLIK, SÜREKLİLİK, BÜTÜNLÜK
- TUTARLILIK ile/||/<> TUTARSIZLIK
( Tutarlılık bir sistemde çelişki olmaması İLE tutarsızlık çelişki içermesidir. Gödel bir sistemin tutarlılığının o sistem içinde kanıtlanamayacağını gösterdi İLE bu matematiğin sınırlarını ortaya koydu. )
( Kurt Gödel tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1906-1978) (Ülke: Avusturya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Gödel tamamlanmazlık teoremleri, matematiksel sistemlerin sınırlarını kanıtladı, biçimsel sistemlerin tutarlılığı) )
- TUTARLI/LIK ile/ve/<> UYUMLU/LUK
( CONSISTENCY vs./and/<> HARMONY )
- TUTARSIZLAŞMAK ile TUTAR/LIK ile TUTARLI/LIK ile TUTARSIZ/LIK ile TUTARSIZCA
- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK
- TUTİYE | DUTGİLLER ile/||/<> DUTGİLLER
( botanik Ağaç ya da çalı formunda olup tek evcikli bazen taç yaprakları bulunmayan meyveleri fındıksı eriksi ya da küçük kapçık şeklinde dut Morus ve incir Ficus cinslerini de içine alan bir familya )
( MORACÉES )
( MORACEAE )
- TUTKALLAMAK ile TUTKALLANMAK ile TUTKAL ile TUTKALCI/LIK ile TUTKALLI ile TUTKALSIZ ile TUTKAL ŞERBETİ
- TUTKUN/MECLUP[Ar. < MECLŪB] ile/||/<> VURGUN/MEFTUN[Ar. < MEFTŪN] ile/||/<> TUTKUNLUK/MEFTUNİYET[Ar. < MEFTŪNİYYET]
- TUTKUN/LUK ile/değil DÜŞKÜN/LÜK
- TUTMAK ile/ve/<> ALIKOYMAK
- TUTMAK ile/ve BAĞLAMAK/BAĞLAYICILIK
( TO HOLD vs./and TO ATTACH )
- TUTMAMAK ile/ve/değil KISKANMAK
- TUTSAKLIK | BOYUNDURUK/ESARET[Ar. < ESĀRET] ile/||/<> TUTSAK | KÖLE/ESİR[Ar. < ESĪR]
( tutsaklık boyunduruk Hâkimiyet altında bulunma )
- TÜTSÜLEMEK ile/||/<> TÜTSÜLEME
( Tanenli araçların amonyak buharında bırakılarak renklendirilmesi eylemi Birini kötülüklerden arıtma büyüden kurtarma ya da kimi sayrılıklardan sağaltma amacıyla içinde etkili güç bulunduğuna inanılan otları yaprakları ateş üzerine atarak yakma duman çıkarma Dumanlama Çoğunlukla et ve balık gibi ürünlerin korumasını sağlamak rengini ve tadını geliştirmek antimikrobiyal ve antioksidan etki sağlamak için odun dumanından yararlanılarak uygulanan işlem dumanlama isleme )
( BURNING INCENSE | SMOKING )
( PROPITIOTION )
( RÄUCHERN | RÄUCHERUNG )
- TÜTSÜLEMEK ile TÜTSÜLENMEK ile TÜTSÜLETMEK ile TÜTSÜ/LÜK ile TÜTSÜLÜ ile TÜTSÜ GÖZÜ
- TUTTURMAK ile DİRETMEK/DAYATMAK
- TUTTURMAK ile TUTTURABİLMEK
- TUTTURMAK ile TUTTURMAK ile TUTTURMAK
( İnat etmek. İLE İsabet, ettirmek, yakalamak, başarmak. İLE İliştirmek. )
- TÜTTÜRMEK ile TÜTTÜREBİLMEK
- TUTUKLAMA:
"CEZA" değil TEDBİR
- TUTUKLAMAK ile TUTUKLANMAK ile TUTUKLATMAK ile TUTUKLATABİLMEK ile TUTUKLAYABİLMEK ile TUTUK/LUK ile TUTUKLU/LUK ile TUTUKSUZ/LUK
- TUTUKLU/TUTUKLA(N)MA ile/ve/değil/||/<>/< GÖZALTINDA/GÖZALTINA ALMA
( [ancak özel ve zorunlu durumlarda] Yargıç dışında, ne savcı, ne de polis tutuklama yapabilir.[yaptıkları tutuklama değil gözaltına alma ve/ya da [sınırlılığında] bulundurmadır] )
( [not] ARREST vs./and/but/||/<>/< CUSTODY )
- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- TUTUMLARI BELİRLEMEK ile/ve TUTUMLARDA TUTARLI OLMAK
- TÜTÜN/LÜK ile TÜTÜNCÜ/LÜK ile TÜTÜN RENGİ ile TÜTÜN BALIĞI
- TUTUNMA ile/ve/||/<>/> TUTKUN/LUK
- TUTUNMA(MA)K ile DEMİR ATMA(MA)K
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- IGNITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE D'INFLAMMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA SICAKLIĞI
- TUVALET/HELA[Ar. < ḪALĀ] ile/||/<> TUVALET/KADEMHANE[Ar. < ḲADEM + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> TUVALET/ABDESTHANE[Fars. < ĀB + DEST + ḪĀNE]
- TUVALET:
OTURARAK değil/yerine ÇÖMELEREK
( http://www.squattypotty.com )
( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )
- TUVALET ile TUVALETÇİ/LİK ile TUVALET KAĞIDI ile TUVALET MASASI ile TUVALET SABUNU ile TUVALET TAKIMI ile TUVALET İSPİRTOSU
- TÜVİT/TÜVİT[TWEED][YER ADI] ile/||/<> ANGORA/ANGORA[İng. < ANGORA] ile/||/<> ZEFİR/ZEPHYR[Fr. < ZÉPHYR] ile/||/<> DENİM/DENİM[İng. < DENIM] ile/||/<> JAKAR/JAKAR[Fr. < FRANSIZ JACQUARD][ÖZEL AD] ile/||/<> GRON/GROSGRAİN[Fr. < GROS-GRAIN] ile/||/<> POLAR/POLAR[POLARTEC][ŞİRKET ADI] ile/||/<> PUANTİYE/POİNTİLLE[Fr. < POINTILLÉ] ile/||/<> ÇULAKİ/CULLAKİ[Ar. < CULL + Yun. -AKI] ile/||/<> EMPİRME/İMPRİME[Fr. < IMPRIMÉ] ile/||/<> ŞEŞTARİ/ŞEŞTARİ[Fars. < ŞEŞTĀRĮ] ile/||/<> VÂLE/VALE[Fars. < VĀLE]
( Taranmış yünden yapılan çoğu iki renkte spor giyecekler yapımında kullanılan kumaş türü Bu kumaştan yapılmış )
- TÜY ile TÜYO ile TÜY TÜS ile TÜY SIKLET ile TÜYÜ BOZUK/LUK ile TÜY AĞIRLIK
- TÜYLENMEK ile TÜYLENDİRMEK
- TÜYLERİNİ ALMAK ile TÜY DÖKÜCÜ
( DEPILATE vs. DEPILATORY )
( واجبي کشيدن ile واجبي ile نوره )
( VAJEBY KESHYDAN ile واجبي ile نوره )
- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER
- TUZCU/LUK ile TUZCUL
- TÜZE(HUKUK) GÜVENLİĞİ / TÜZE(HUKUK) GÜVENCESİ
- TÜZE ile/ve MATEMATİK
( LAW vs./and MATHEMATICS )
- TÜZE ile TÜZEL/LİK ile TÜZEL KİŞİ/LİK
- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ değil/yerine HUNİ GİBİ
- TÜZEL/HUKUKÎ ERDEMLER'DE:
GENELLİK ve/||/<> İLÂN ETME ve/||/<> GERİYE YÜRÜ(TÜLE)MEME ve/||/<> AÇIKLIK ve/||/<> ÇELİŞKİSİZLİK ve/||/<> UYMA OLANAĞI ve/||/<> KALICILIK ve/||/<> İLÂN EDİLEN KURAL İLE RESMÎ EYLEM ARASINDAKİ UYGUNLUK
- TÜZEL İŞLEYİŞTE:
İNGİLİZ ile/ve/||/<> AMERİKAN ile/ve/||/<> ALMAN ile/ve/||/<> TÜRK
- TÜZENİN(HUKUKUN):
ÜSTÜNLÜĞÜ ve/||/<> KORUYUCULUĞU
( Kuşkunun bulunduğu durumlarda, haktan yararlanma durum ve yeteneğini genişletmeyle gerçekleşir. )
- TUZLAMAK ile TUZLANMAK ile TUZLA ile TUZLAK
- TUZLU/LUK ile TUZLUK ile TUZLUCA ile TUZLUKÇU ile TUZLU BALGAM
- TWİST ANGLE ile/||/<> MOİRÉ ile/||/<> MAGİC ANGLE
( Üst üste konan iki atomik-ince tabakanın birbirine göre döndürülme açısıdır; bu açı malzemenin elektronik özelliğini kökten değiştirir. @@ İki hafifçe döndürülmüş örgünün üst üste binmesiyle oluşan, çok daha büyük ölçekli yeni bir dönemsel desendir. @@ Grafen tabakalarının, yaklaşık 1,1 derece döndürüldüğünde bantların düzleşip süperiletkenlik gibi güçlü etkileşim olaylarının belirdiği özel açıdır. Üçü, döndürerek malzeme tasarlama (twistronik) alanının temel kavramlarıdır. )
( Formül: θ = 1.1° (magic) )
- TWO vs. EVERYTHING/EVERYBODY/EVERYTIME
- TYPE I ile/||/<> TYPE IIA/IIB ile/||/<> HETEROTİC ile/||/<> M-THEORY
( Hem açık hem kapalı sicimler içeren, belirli bir simetriye dayalı sicim kuramıdır. @@ Yalnızca kapalı sicimler içeren iki sicim kuramıdır; parçacıkların kiralliği bakımından ayrılırlar. @@ Sağ ve sol yönlü titreşimleri farklı kuramlardan alan melez sicim kuramlarıdır. @@ Bütün bu sicim kuramlarını on bir boyutta tek bir çerçevede birleştiren üst kuramdır. İlk üçü beş sicim kuramının çeşitleridir, dördüncüsü hepsini birbirine bağlar. )
( Formül: D = 10 (string) ~ 11 (M) )
- TYPE OF RHUBARB[İng.] ile/||/<> RHUBARBE[Fr.] ile/||/<> RHEUM RIBES[Lat.] ile/||/<> RHABARBER[Alm.] ile/||/<> IŞKIN
( Karabuğdaygiller Polygonaceae familyasından taban yaprakları geniş yaprakları ve kabukları yenen 4060 cm kadar boyda olan bir bitki türü Yerel ağızlarda ışkın yanında ışgın ve uşgun biçimleri de kullanılır ışgın ravent ışkın Orta Türkçede ışgun ve kışgun olarak geçer Halasi Kun Köprülü Arm 1 47 Eski Kıpçakçada ışkun biçimi kullanılır Farsça aşxūn aşxuwān a sort of dock plant sözünden alınmıştır Farsçada işxūn a sort of dock olarak da geçer Kâşgarlı Mahmudun ışgun yanında verdiği kışgun biçiminin başındaki k sesi açıklanmaya muhtaçtır Teleütlerin ravende verdikleri yışkım ve yışkıt adı düşündürücüdür Bu ad ile ışkın arasında bir bağ kurulabilir mi açık olarak bilmiyoruz Yalnız yışkım adı yanında geçen yışkıt biçiminin bir yazım yanlışı sonunda ortaya çıktığı anlaşılıyor yazısında ш ş ile т nin el yazısındaki biçimi т kolaylıkla karıştırılabilir Örn Radloffun sözlüğünde Tatarca ışkı sözü yanında geçen ıtkı biçimi bu tür bir yazım yanlışı sonunda ortaya çıkmıştır ışkı Katarinskiynin verdiği Başkurtça koroş biçimi de buna benzer bir örnektir Gombocz BTLw 130 bu verinin Türkçe kurumdan başka bir şey olmadığını fark etmemiştir Tzitzilisin ışkının Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır GrLw 371 Eren TD 54 332 371 )
( TYPE OF RHUBARB )
( RHUBARBE )
( RHABARBER )
( RHEUM RIBES )
- TYPICALLY :/yerine TİPİK OLARAK
- TYPOGRAPHİE[Fr. < TYPOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOGRAFİ
( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi tipografya basım )
- TYPOLOGİE[Fr. < TYPOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOLOJİ
( İnsan tiplerini belirleme ve ayırt etme yöntemi )
- TYPOLOGİQUE[Fr. < TYPOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> TİPOLOJİK
( tipolojik tasnif Tipolojiye ilişkin )
- UBİKİTİN[İng. UBIQUITIN] ile/||/<> KOVALENT BAĞ[İng. COVALENT BONDS]
( Ökaryot gözelerde yaygın olarak bulunan, göze proteinlerinin proteazlarla parçalanabilmesi için parçalanacak proteine kovalent bağlarla bağlanan, enzim özelliği bulunmayan, sıcaklığa dayanıklı, 76 amino asitlik küçük bir protein. @@ Kimyada iki atom arasında bir elektron çiftinin paylaşımından kaynaklanan atomlararası bağlantıyı gösteren bağ. Bağlama çekirdeklerinin aynı elektronları elektrostatik olarak çekiminden kaynaklanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UBİQUİTİNATION ile/||/<> SUMOYLATION
( Ubiquitination protein bozunma sinyaliyken İLE SUMOylation protein fonksiyon modülasyonudur )
( Formül: Proteasom yolu )
- UBUDİYET[Ar. < ʿUBŪDİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> KULLUK
- ÜÇÜNCÜ BOYUT:
YÜKSEKLİK değil DERİNLİK
- ÜÇ ...:
CAN ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN
( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...
Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...
Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...
Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...
Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...
Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...
Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...
Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...
Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...
)
- DREHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI AKIM
- THREE PHASED[İng.] / DREI EINGETEILT, DREIPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI
- ÜÇ HANELİLER
- THREE COLOURS TECHNIQUES[İng.] / TECHNIQUE TRICHROME[Fr.] / DREIFARBENTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK TEKNİĞİ
- ÜÇ TEHLİKE:
AKILLILARDA ile/ve/||/<> DUYGUSALLARDA ile/ve/||/<>
"ETKİLİLERDE"
( [ne yazık ki] Duygusuzluk. İLE/VE/||/<> Etkisizlik. İLE/VE/||/<> Akılsızlık. )
- UÇAK KULLANMAK ile HAVACILIK ile HAVACILIK SÖZLEŞMESİ ile HAVACI
( AVIATE vs. AVIATION vs. AVIATION CONVENTION vs. AVIATOR )
( هواپيما راني کردن ile هوانوردي ile هواپيمائي ile هواپيميي کشوري ile هوا نوردي ile عرف هوانوردي ile هوانورد )
( NPAVAPYMA RANY KARDAN ile NPAVANORDY ile NPAVAPYMAYEY ile NPAVAPYMYY KESHORY ile NPAVA NORDY ile AROF NPAVANORDY ile NPAVANORD )
- UÇAKSAVAR ile UÇAKSAVAR SİLAHI
( ANTIAIRCRAFT vs. ANTIAIRCRAFT GUN )
( ضد هوائي ile توپ ضد هويي )
( ضد هوائي ile TOP ZED TEOOYY )
- UÇANIN/UÇAĞIN:
İNMESİ ile/ve/değil/||/<>/< ALÇALMASI
- UÇAR ile UÇARI/LIK ile UÇARICA ile UÇAR KEFAL
- DELTA CONNECTION[İng.] / CONNEXION EN DELTA[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN BAĞLANTI
- ÜÇGEN OYMA KALEMİ ile/||/<> GEISSFUSS[Alm.] ile/||/<> KEÇİTIRNAĞI
( Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi )
( GEISSFUSS )
- ÜÇGEN ile/||/<> KARE ile/||/<> PENTAGON ile/||/<> HEXAGON
( Eşit kenar ve açılı şekiller. )
( Formül: (n-2)×180° toplam )
- ÜÇKÂĞITÇI ile/ve/||/<>/> HAİN
- ÜÇKÂĞITÇI ile İÇTEN PAZARLIKÇI/ÇIKARCI
- ÜÇKÂĞITÇI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< TUTARSIZ/LIK
- UÇKUR/LUK ile UÇKURLU ile UÇKURSUZ
- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK
- ÜÇLÜ TEKRARLAMA[İng. TRINUCLEOTIDE REPEAT] ile/||/<> ATAKSİ[İng. ATAXIA] ile/||/<> HUNTİNGTON HASTALIĞI[İng. HUNTINGTON DISEASE] ile/||/<> METİLASYON[İng. METHYLATION]
( Gendeki nükleotitlerden bir üçlünün sayısının artmasıdır.Bir mutasyon, özellikle merkezi sinir sistemi bozukluklarında ortaya çıkan, bu üçlü nükleotit grubunun sayısının artışındandır. Örnekler myotonik distrfi dahil, Huntington hastalığı, Friedreich'in ataksisi ve frajil-X sendromu. Ayrıca polistik over sendromunda, androjen reseptörü geni CAG tekrarlarının sayısında artışa sahiptir. Büyüme daha fazla olabilir verici anne ve babaya bağlı olarak (myotonik distrofi bir anne ve Huntington hastası bir baba) burada aile kökeni ve genetik beklenti gözlemlenebilir. Üçlülerin sayısının artışı hastalığa neden olan genlerin metilasyonunu tetikleyebilir. @@ Kasların nasıl çalıştığını koordine etme konusunda yaşanan sorunlardır. Garip, ağır ya da sakar hareketlere yol açar. Neden gerçekleştiğine bağlı olarak ataksinin etkilerini tedavi etmek ya da tersine çevirmek mümkündür. @@ İnsanlarda en gecikmiş başlangıçlı ve en değişken yaşlı hastalık. Otozomal baskındır. Serebral korteks (beyin korteksi)'in ön loblarını etkiler. On yıldan uzun süreyle artarak devam eden göze ölümü gözükür. Hücre ölümünün kötüye gidişi; kontol edilemeyen hareketler, zihinsel kötüleme ve sonunda ölüm gözükür. Genellikle 30-50 yaşları arasında ilk semptomlar görünür. @@ DNA zincirindeki bazı nükleotitlere metil (CH3) gurubu eklenmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UÇMAK için/ve/||/<>/>/< AŞAĞI ÇEKENLERİ/SIRTINDAKİLERİ BIRAKMAK
- UCSUZ-BUCAKSIZ (DİYARLAR, TOPRAKLAR)
- UCU-BUCAĞI (GÖRÜNMEMEK)
- ESSENTIAL OIL[İng.] / HUILE ESSENTIELLES, HUILE VOLATILES[Fr.] / ÄTHERISCHE ÖLE[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU YAĞ
- VOLATILIZATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞTIRMA İLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ
- VOLATILITY[İng.] / VOLATILITÉ[Fr.] / VOLATILITY, FLÜCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULUK
- UÇUKLAMAK ile UÇUKLAŞMAK ile UÇUK/LUK ile UÇUK KAÇIK/LIK
- UÇUK/LUK ile/ve/değil/||/<>/< İLGİNÇ/LİK
- ÜÇÜNCÜ HALİN OLANAKSIZLIĞI ile/||/<> ORTA DEĞER MANTIĞI
( Üçüncü halin olanaksızlığı A ya da değil-A doğrudur İLE orta değer mantığı üçüncü seçeneklere izin verir. Üçüncü hal yasası iki değerli mantık İLE orta değer mantığı çok değerli mantıktır. Aristoteles iki değerli İLE Łukasiewicz çok değerli mantık geliştirdi. )
( Jan Łukasiewicz tarafından 1920 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1878-1956) (Ülke: Polonya) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Çok değerli mantık, Polonya notasyonu, modal mantık, mantık tarihi çalışmaları) )
- ÜÇÜNCÜ ŞIKKIN ADEM-İ İMKÂNI | ÜÇÜNCÜNÜN OLMAZLIĞI ile/||/<> ÜÇÜNCÜNÜN OLMAZLIĞI
( pvp biçimindeki önermelerin geçerliliğini dile getiren usbilim ilkesi biçimindeki önermelerin geçerliliğini dile getiren mantık ilkesi )
( EXCLUDED MIDDLE )
( TIERS EXCLU | TIERS EXCLUS )
( AUSGESCHLOSSENESS DRITTE )
( TERNIUM NON DATUR | TERTIUM NON DATUR )
- BUTYLCARBINOL, TERTIARY[İng.] / BUTYLCARBINOL, TERTIAIRE[Fr.] / TERTIÄRER, TERTIÄRES[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, TERSİYER, BÜTİLKARBİNOL
- UÇURMAK ile UÇURTMAK ile UÇURULMAK ile UÇURABİLMEK ile UÇURUVERMEK
- UÇUŞ ile UÇUŞ GÖREVLİSİ ile UÇUŞ KONTROLÜ ile UÇUŞ MÜHENDİSİ ile UÇUŞ PROGRAMI ile UÇUŞ TESTİ ile UÇUCU
( FLIGHT vs. FLIGHT ATTENDANT vs. FLIGHT CONTROL vs. FLIGHT ENGINEER vs. FLIGHT SCHEDULE vs. FLIGHT TEST vs. FLIGHTY )
( طيران ile فرار ile پرواز ile ميهماندار ile کنترل هواپيما ile مهندس پرواز ile برنامه پرواز ile آزمايش پرواز کردن ile متلون المزاج )
( طيران ile FARAR ile PARVAZ ile MYCPEHMANDAR ile KONTERL NPAVAPYMA ile MANPANDES PARVAZ ile BARNAMEH PARVAZ ile AZMAYSH PARVAZ KARDAN ile متلون المزاج )
- ÜÇÜSÜNDEN değil ÜÇÜNDEN
- UCUZ ile/||/<> UCUZLATMA
( Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. @@ ~ Az ucuz 1. 'fiyatı az olan'; 2. 'zahmetsiz elde edilen'. -Tkm ucīz. -TatK oçsız. -Blk ucuz. -Kum uçuz. Eski Türkçeden bu yana kullanılır. ET uçuz 'kolay' anlamındadır. Dîvânü Lugâti't-Türk yazarı uçuz sözünü 'değeri düşük' ve 'aşağılık kişi, alçak' karşılıklarıyla açıklar. Poppe Moğolca uçir 'Zufall' sözüyle karşılaştırmıştır. Ramstedt de uçir 'Ursache, Grund' üzerinde durmuştur. Ancak değersiz, alçak, düşük anlamlarındaki Moğ ucig sözü dikkatlerini çekmemiştir. || ~ Az ucuz 1. 'fiyatı az olan'; 2. 'zahmetsiz elde edilen'. -Tkm ucīz. -TatK oçsız. -Blk ucuz. -Kum uçuz. Eski Türkçeden bu yana kullanılır. ET uçuz 'kolay' anlamındadır. Dîvânü Lugâti't-Türk yazarı uçuz sözünü 'değeri düşük' ve 'aşağılık kişi, alçak' karşılıklarıyla açıklar. Poppe Moğolca uçir 'Zufall' sözüyle karşılaştırmıştır. Ramstedt de uçir 'Ursache, Grund' üzerinde durmuştur. Ancak değersiz, alçak, düşük anlamlarındaki Moğ ucig sözü dikkatlerini çekmemiştir. )
( CHEAP | CHEAPENING~CHEAPENING )
( BON MARCHÉ | BOISSE~BOISSE )
( BILLIG~VERBILLIGUNG )
( ECONOMICO~RIBASSO )
( ΦΘΗΝΌΣ / φθηνός~ΜΕΊΩΣΗ ΤΙΜΉΣ / μείωση τιμής )
( UCUZ[Az.]~UCĪZ[Tkm.]~OÇSIZ[Tatk.] )
- UCUZLAMAK ile UCUZLATMAK ile UCUZLATABİLMEK ile UCUZ/LUK ile UCUZCA ile UCUZCU/LUK ile UCU AÇIK ile UCU UCUNA ile UCUN UCUN ile UCU KAPALI ile UCUZ HALKÇILIK
- UFALANMAK ile UFALANANLAR ile UFALANAN
( CRUMBLE vs. CRUMBLINGS vs. CRUMBLY )
( فرو ريختن ile فاسد شده ile زوال يافته ile ازهم پاشنده )
( FORO RYKHTAN ile FASAD SHODEH ile ZAVAL YAFTEH ile AZEMM PASHANDEH )
- UFKU DAR/LIK ile UFKU GENİŞ/LİK
- BLOW PIPE, BLOWING PIPE[İng.] / CHALUMEAN[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜFLEME BORUSU
- ÜFLEMEK ile TROMPET ÇALMAK ile DARBE DARBE ile BURUN DARBESİ ile BOYNUNA DARBE ile KAFAYA DARBE ile HAVAYA UÇURMAK ile YUMRUKLA VURMAK ile ÜFLEYİCİ ile KURT SİNEĞİ ile ÜFLEME ile DARBELER ile ŞATAFATLI
( BLOW vs. BLOW A TRUMPET vs. BLOW BY BLOW vs. BLOW NOSE vs. BLOW ON THE NECK vs. BLOW TO THE HEAD vs. BLOW UP vs. BLOW WITH THE FIST vs. BLOWER vs. BLOWFLY vs. BLOWING vs. BLOWS vs. BLOWSY )
( نفخ کردن ile فوت کردن ile نفخه ile وزيدن ile ضرب ile دميدن ile ضربه ile ضربت ile نفير کشيدن ile يک ريز ile يک گير ile بيني گرفتن ile پس گردني ile توسري ile منفجر کردن ile ترکانيدن ile پکيدن ile بادکردن ile مشت ile دمنده ile وزنده ile سگ مگس ile وزان ile وزش ile بادزدگي ile دمان ile ضربات ile زن چاق ile سرخ گونه )
( NAFKH KARDAN ile FOT KARDAN ile NAFKHEH ile وزيدن ile ZAB ile DAMYDAN ile ZARBEH ile ZARBAT ile NAFYR KESHYDAN ile YK RYZ ile YK GYR ile BEYNEY GARAFTAN ile PES GARDANY ile توسري ile MONFAJR KARDAN ile ترکانيدن ile پکيدن ile BADKARDAN ile MOSHT ile DAMANDEH ile VAZANDEH ile SAG MAGS ile VAZAN ile VEZESH ile BADOZDEGY ile DAMAN ile ZARBAT ile ZAN CHAGH ile SARKH GONEH )
- BULUT/"UFO" değil MERCEK BULUTLARI
- UFUK AÇILMASI ile AYDINLANMA
- UFUNETLENMEK ile UFUNETLENDİRMEK ile UFUNET ile UFUNETLİ ile UFUNETSİZ
- UGARİT/LER ve/> FENİKE/LİLER ve/> YUNAN/LAR
- UĞRAMAK ile UĞRANMAK ile UĞRATMAK ile UĞRAŞMAK ile UĞRALAMAK ile UĞRANILMAK ile UĞRAŞILMAK ile UĞRAŞTIRMAK ile UĞRATABİLMEK ile UĞRAYABİLMEK ile UĞRAŞABİLMEK ile UĞRA ile UĞRAK ile UĞRAŞ ile UĞRAK YERİ
- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )
( [not] DEAL WITH vs./and/but/<>/< NOT TO DEAL
NOT TO DEAL instead of DEAL WITH )
- UĞRULAMAK ile UĞRU/LUK ile UĞRUN ile UĞRUN UĞRUN
- UĞUR TAŞÇI PARKI VE SPOR KOMPLEKSİ :
( 2016 yılında Şırnak Cizre'de şehit düşen Sarıyerli Üsteğmen Uğur Taşçı'nın anısına Ferahevler'de yapılan Park ve spor kompleksi 10 bin metre kare alanı kapsıyor. Komplek içinde bir park, basketbol ve futbol sahaları, jimnastik aletleri, seyir terası, yürüyüş parkuru, sosyal donatı alanı ile 7 - 14 yaş arasındaki çocukların yararlanması için Sarıyer Belediyesi Gençlik Eğitim Merkezi Şubesi ve 3 - 6 yaş arası çocukların eğitim aydığı Gündüz Bakımevi bulunuyor. )
- UĞURCAN BALIK LOKANTASI :
( Merkez Sarıyer'de ve Ali Kethüda Camiinin solunda deniz cepheli olan büyük bir balık lokantası idi. Burada hiç müzik yapılmadı. İstanbul'un en şöhretli balık lokantası olarak ünü yurt dışına taştı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen iş adamları, bilim, siyaset, devlet adamları ile sanaatkarlar ve turistlerin çok sık uğradıkları bir yerdi. Ailesi arasında çıkan bir anlaşmazlık sonunda bu ünlü lokanta Sarıyer belediyesine devredildikten sonra yıktırıldı ve ön kısmı park yapıldı. Ana bina ailenin mülkiyetinde bulunmaktadır. )
- UĞURLAMAK ile UĞURLANMAK ile UĞURLANABİLMEK ile UĞURLAYABİLMEK ile UĞUR/LUK ile UĞURLU/LUK ile UĞURSUZ/LUK ile UĞURU AÇIK/LIK ile UĞUR BÖCEĞİ ile UĞUR PARASI ile UĞUR BONCUĞU ile UĞUR BÖCEKLERİ
- UĞURLAMAK ile/ve YOLCU ETMEK
- UHY/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] ile/değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI YÖNETİMİ
- UKALALIK YAPMAMALI!
- UKALÂ/LIK ile KÜSTAH/LIK
- UKALÂ/LIK ile MEGALOMAN/LIK
- UKALA/LIK ile UKALACA ile UKALA DÜMBELEĞİ
- UKNUM ile/||/<> HYPOSTASIS[İng.] ile/||/<> HYPOSTASE[Fr.] ile/||/<> HYPOSTASE[Alm.] ile/||/<> DAYANTI
( 1 Altta bulunan temel dayanak 2 substantia ile eşanlamlı Töz sub hipo altta 3 Özne kişi tinsel töz olarak 4 Bir kavramın bir niteliğin tözleştirilmesi Bununla ilgili olarak hipoztaslaştırmak Ancak bir ilinek bir ide olabileni bir töz bir şey olarak göz önüne almak Bir şeyi bağımsız bir töz haline getirmek Söylencebilimde Tanrıların özelliklerinin bağımsızlaştırılması örneğin bir adın kendi başına bir varlık gibi düşünülmesi )
( HYPOSTASIS )
( HYPOSTASE )
( HYPOSTASE )
- ULA ile/||/<>/> BALA ile/||/<>/> ASAF ile/||/<>/> DEVLET KETHÜDASI ile/||/<>/> ELÇİ
( ... İLE/||/<>/> Ula ile vezirlik arasında yüksek bir sivil aşama. İLE/||/<>/> Vezir. İLE/||/<>/> İçişleri Bakanlığı'nın[Dahiliye Nazırlığı] ilk dönemlerdeki adı. İLE/||/<>/> Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kişi. )
- ULAMA ile/ve/||/<> YUMUŞATMA
- ULANMAK ile ULAŞMAK ile ULAŞILMAK ile ULAŞTIRMAK ile ULAŞABİLMEK ile ULAŞIVERMEK ile ULA ile ULAH ile ULAK ile ULAM ile ULAN ile ULAÇ ile ULAŞ ile ULAHÇA ile ULAM ULAM ile ULAÇLI BİRLEŞİK ZAMAN
- ULAŞIM ARAÇLARINDA:
KORİDORU YEĞLEYEN ile/ve
PENCERE KENARINDA OTURAN
- ULAŞMAK ile İSTENİLEN SONUCA ULAŞMAK ile HEDEFE ULAŞMAK ile HEDEFLERE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile HEDEFLERİNE ULAŞMAK ile MÜKEMMELLİĞE ULAŞMAK ile ULAŞILABİLİR ile BAŞARI
( ATTAIN vs. ATTAIN A DESIRED END vs. ATTAIN GOAL vs. ATTAIN GOALS vs. ATTAIN ONE S GOALS vs. ATTAIN ONE'S GOALS vs. ATTAIN PERFECTION vs. ATTAINABLE vs. ATTAINMENT )
( دست يافتن به ile بدست آوردن ile بدست آمدن ile نيل شدن ile بوصال رسيدن ile بمنزل رسيدن ile بمراد رسيدن ile بمراد خود رسيدن ile بحد کمال رسيدن ile قابل دسترسي ile بدست آوردني ile دردسترس ile نيل ile منال ile فضيلت ile حصول )
( DAST YAFTAN BAH ile BADAST AVARDAN ile BADAST AMADAN ile NEYLE SHODAN ile BOOSAL RESYDAN ile BEMANZEL RESYDAN ile BAMRAD RESYDAN ile BAMRAD KHOD RESYDAN ile BAHAD KAMAL RESYDAN ile GHABEL DASTERESY ile BADAST AVARDANY ile DARDASTERES ile NEYLE ile MENAL ile FAZYLAT ile HOSUL )
- ULAŞTIRMA/İSAL[Ar. < ĪṢĀL] ile/||/<> AKITMA/İSALE[Ar. < İSĀLE] ile/||/<> ULAŞTIRMA/MÜNAKALAT[Ar. < MUNĀḲALĀT]
- ÜLEŞMEK ile ÜLEŞİLMEK ile ÜLEŞTİRMEK ile ÜLEŞTİRİLMEK ile ÜLEŞ
- ÜLEŞTİRİM ile ÜLEŞTİRİMLİ TÜZE
- ÜLEŞTİRME ile ÜLEŞTİRME SIFATI
- ÜLFET[Ar.] ile/ve/||/<> MUKARENET[Ar. < KARN]
( Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. İLE/VE/||/<> Bitişiklik, yaklaşma, kavuşma, bitişme. | Uygunluk. )
- ÜLGEN, HAYRİ (ŞANLIURFA, 1956) :
( Fenerbahçe'den transfer edildi ve üç sezon (1980 - 1981) Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 86 lig, 10 kupa ve 8 turnuva maçı olmak üzere 104 resmi ve ayrıca 18 özel maçla birlikte toplam olarak 122 maçta 1ormayı gidi. Lig maçlarında 24, kupa maçlarında 7, turnuva maçlarında 5 olmak üzere resmi maçlarda 36 ve özel maçlarda attığı 8 golle birlikte takımına 44 gol kazandırdı. Bir süre ticaret yaptıktan sonra, spor yazarlığı ve TV de futbol yorumculuğu yapmaya devam etmektedir. Üyesi bulunduğu Sarıyer spor kulübünde kısa aralıkla iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÜLKE (ADI KULLANMAK) ile/değil/yerine/||/<> KENT/ŞEHİR/EYALET/BÖLGE (ADI KULLANMAK)
- ÜLSERATİF KOLİT ile/||/<> CROHN
( Kalın bağırsağın iç yüzeyinde yangılanma ve ülserler ile ilişkili bir inflamatuar bağırsak hastalığı. İLE/||/<> Sindirim düzeninin herhangi bir bölümünde yangılanma ile ilişkili bir inflamatuar bağırsak hastalığı. )
(
Ortak Yönler
| Ortak Özellikler | |
|---|---|
| Sayrılık Öbeği | İnflamatuvar Bağırsak Sayrılıkları (İBS/İBH) |
| Doğa | Süreğen, otoimmün, alevlenme ve yatışma dönemleri gösterir. |
| Ortak Belirtiler | Karın ağrısı, sürgün, kilo kaybı, kanlı dışkı. |
| Neden | Bağışıklık düzeninin sindirim düzenine karşı tepki vermesi. |
| Bağırsak Dışı Belirtiler | Eklem ağrısı, deri sorunları, göz yangısı gibi. |
FaRkLaR
| Özellik | Ülseratif Kolit | Kron(Crohn) |
|---|---|---|
| Tutulum Yeri | Kalın bağırsak ve rektumla sınırlı. | Ağızdan anüse kadar her yerde olabilir. |
| Yangı Derinliği | Sadece mukoza tabakası. | Tüm bağırsak duvarı. (transmural) |
| Tutulum Biçimi. | Sürekli. (kesintisiz) | Atlamalı. (segmental) |
| Granülom | Yoktur. | Vardır. (tanısal olabilir) |
| Fistül ve Apseler | Nadir. | Yaygın. |
| Cerrahi ile Tam Kür | Kolon, alındığında iyileşebilir. | Yineleyebilir, tam kür sağlanamayabilir. |
Ülseratif Kolit – Tutulum Yerine Göre Seviyeler
| Seviye | Açıklama |
|---|---|
| Proktit | Sadece rektum tutulmuştur. |
| Sol Taraflı Kolit | Rektumdan dalağa kadar olan kolon etkilenmiştir. |
| Pankolit | Tüm kolon boyunca tutulum vardır. |
Ülseratif Kolit – Şiddet Dereceleri
| Şiddet | Tanım |
|---|---|
| Hafif | Günde dörtten az dışkılama, hafif kan. |
| Orta | Dört - altı kez dışkılama, orta düzey kan. |
| Şiddetli | Altıdan fazla dışkılama, yoğun kan, ateş ve kansızlık. |
Kron(Crohn) – Tutulum Yerine Göre Seviyeler
| Seviye | Açıklama |
|---|---|
| İleal | İnce bağırsağın son bölümü(ileum) etkilenmiştir. |
| Kolonik | Yalnızca kalın bağırsak etkilenmiştir. |
| İleokolonik | Hem ince hem kalın bağırsak tutulmuştur. |
| Gastroduodenal | Mide ve onikiparmak bağırsağı etkilenmiştir. (nadir) |
Kron(Crohn) – Şiddet Dereceleri
| Şiddet | Tanım |
|---|---|
| Hafif-Orta | Ağızdan beslenebilen, ateşsiz, ciddi kilo kaybı olmayan. |
| Orta-Şiddetli | Ateş, kansızlık, kilo kaybı, sağaltıma yanıt yok. |
| Şiddetli-Fistüle Eden | Fistül, abse, tıkanıklık gibi karmaşıklıklar bulunur. |
- ULTIMATE CAUSATION[İng.] ile/değil/yerine/= NİHAİ NEDENLEME
( Uyum başarısı kazancı açısından özelliklerin neden evrimleştiğini açıklamadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ULTİMATUM[Fr. < ULTIMATUM] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜLTİMATOM
( Bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota Uyulması gereken kuralları kesin bir dille anlatma )
- ULTRAMICROVOLTAMMETRIC ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAMİKROVOLTAMETRİK ELEKTROT
- ULTRASON[Fr. < ULTRASON]["ULTRASYON" değil!] ile/değil/yerine/= YANSILANIM
- ULTRASON/ULTRASOUND[İng.] ile/değil/yerine/= SES ÖTESİ | SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASONOGRAFİ/ULTRASONOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRAVIOLET/VISIBLE DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE/GÖRÜNÜR BÖLGE DEDEKTÖRÜ
- ULTRAVİYOLE[Fr.]/MÂVERÂ-İ BENEFŞEVÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ
( Dalga boyu, mor renkli ışığınkinden daha kısa olan, gözle görülemeyen, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım.[4000 - 200 A° arasında] )
- ULTRAVİYOLE ile/||/<> IŞIN
( Ultraviyole ışınların keşfi )
( Johann Wilhelm Ritter tarafından 1801 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1776-1810) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ultraviyole ışınların keşfi) )
- ULUHİYYET[Ar. < ULŪHİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ULUHİYET
( Tanrılık sıfatı Allahlık vasfı )
- ULULAMA = HÜRMET = VENERATION[İng.] = VÉNÉRATION[Fr.] = HOCHACTUNG[Alm.] = VENERATIO[Lat.]
- ULULAMAK ile ULULANMAK ile ULULAŞMAK
- ULÛLELBAB ile ULÛNNÜHA
- ULÛM-U HUKUKİYE:
USÛL-Ü FIKIH/NAZARİYAT-I HUKUKİYE ile/ve/||/<> FÜRU-U FIKIH/TATBİKAT-I HUKUKİYE
- ULÛM-U MÜSTENBATA:
ULÛM-U HUKUKİYE ve/||/<> ULÛM-U İTİKADİYE
- ULUS/ULUSAL ile/ve/<> TOPLUM/TOPLUMSAL
- ULUSAVAŞ, ŞENOL (ESKİŞEHİR, 1962) :
( Fenerbahçe'den transfer edildi ve üç sezon (1992 - 1995) tescilli kaldı. Bu süre içinde 17 lig, 1 kupa ve 2 turnuva maçı olmak üzere 20 resmi ve ayrıca 22 özel maçla birlikte 42 kez Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 2 ve özel maçlarda 10 olmak üzere takımına 12 gol kazandırdı. Ad. Demirspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ULUSÇULUK ile/değil/yerine/>/< VATANSEVERLİK
- ULUSLARARASI BEHÇET ÇALIŞMA GRUBU KRİTERLERİ ile/||/<> TÜRK DERMATOLOJİ DERNEĞİ KRİTERLERİ
( Uluslararası kriterler tekrarlayan oral ülser artı iki majör bulgu İLE Türk kriterleri daha geniş semptom spektrumu içerir. Uluslararası kriterler daha özgül İLE Türk kriterleri daha duyarlıdır. İki kriter seti de klinik tanı için kullanılır. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- ULUSLARARASI ŞİRKET/LER ile/değil/ne yazık ki "ULUS AŞIRI" ŞİRKET/LER
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Hedef ülkeleri/kitleleri ve dünyayı, çıkarları doğrultusunda yönetme/yönlendirme çabası/"başarısı" peşinde koşan şirketler. )
- ULUSLARARASI ile/değil DEVLETLERARASI
- UMARSIZ/LIK ile UMURSAMAZ/LIK
( Çözümsüz, çaresiz. İLE Kayıtsız. )
- ÜMİT[Fars. < UMĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> UMUT (ÜMİT DÜNYASI, ÜMİT KAPISI, ÜMİT KIRIKLIĞI)
- ÜMİTLENMEK ile ÜMİTLENDİRMEK ile ÜMİTLENEBİLMEK ile ÜMİT ile ÜMİTLİ/LİK ile ÜMİTSİZ/LİK ile ÜMİTSİZCE ile ÜMİT KAPISI ile ÜMİT DÜNYASI ile ÜMİT KIRIKLIĞI
- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve OLANAKSIZ AŞK ile/ve ÖLÜMSÜZ AŞK
( Ümit etme ki, yüzünü görebil. )
( "HOPELESS LOVE" vs./and "IMPOSSIBLE LOVE" vs./and "DEATHLESS LOVE" )
- OLANAK/SIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT/SİZ/LİK
- ÜMİTSİZ/LİK ile YILGIN/LIK
- UMKLAPP PROCESS[İng.] / PROCESSUS UMKLAPP[Fr.] ile/değil/yerine/= UMKLAPP SÜRECİ
- UML/UNİFİED MODELING LANGUAGE[İng.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK MODELLEME DİLİ
- UMRBİLLAH[Ar. < ʿUMR + BİLLAH] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMRÜBİLLAH
( Şimdiye değin hiçbir vakit )
- UMRHAYAT[Ar. < ʿUMR + ḤAYĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMRÜHAYAT
( Geçirilen yaşanılan bütün süre )
- UMULMAK ile UMUTLANMAK ile UMUTLANDIRMAK ile UMUTLANABİLMEK ile UMU ile UMUM ile UMUR ile UMUT ile UMUŞ ile UMUTLU/LUK ile UMUTSUZ/LUK ile UMUTSUZCA ile UMUM MÜDÜR/LÜK ile UMUT IŞIĞI ile UMUT KAPISI ile UMUT TACİRİ ile UMUT DÜNYASI ile UMUT KIRIKLIĞI
- UMUMİ HEYET ile/||/<> GENERAL ASSEMBLY[İng.] ile/||/<> ASSEMBLÉE GÉNÉRALE[Fr.] ile/||/<> GENEL KURUL
( Bir ortaklığın ya da bir kuruluşun ortaklarından oluşan en yetkili karar organı )
( GENERAL ASSEMBLY )
( ASSEMBLÉE GÉNÉRALE )
- UMUMÎ KABİLİYET | GENEL YETENEK ile/||/<> GENEL YETENEK
( Türlü işlerin başarılmasında etkili olan ve bireylere göre ayrılık gösteren genel anlıksal güç 1 Ölçülen yeteneklerin ortalaması sayılan yetenek 2 Genel zekâ )
( GENERAL ABILITY )
( HABILITÉ GÉNÉRALE )
- UMUMÎ LENGUİSTİK, UMUMÎ LİSANİYAT ile/||/<> GENERAL LINGUISTICS[İng.] ile/||/<> LINGUISTIQUE GÉNÉRALE[Fr.] ile/||/<> ALLGEMEINE SPRACHWISSENSCHAFT[Alm.] ile/||/<> GENEL DİL BİLİMİ
( Dünyadaki dilleri bir bütün olarak ele alıp bunların ortak özelliklerini işleyiş ve gelişme şartlarını inceleyen dil denen varlığı bütün yönleriyle ve bütün belirtileriyle araştıran bilim dalı )
( GENERAL LINGUISTICS )
( LINGUISTIQUE GÉNÉRALE )
( ALLGEMEINE SPRACHWISSENSCHAFT )
- UMUMİ-CARİ ile/||/<> UNIVERSAL[İng.] ile/||/<> GENELGEÇER
( Belli önkoşullar yerine geldiğinde her durum ve her bağlamda geçerli olan )
( UNIVERSAL )
- UMUMİ/LİK ile UMUMİ AF ile UMUMİ EFKAR ile UMUMİ HEYET ile UMUMİ KATİP ile UMUMİ KONGRE ile UMUMİ COĞRAFYA ile UMUMİ VEKALETNAME
- UMUMİYET[Ar. < ʿUMŪMİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> GENELLİK
- UMURSAMAK ile UMURSANMAK
- UMUT ile SAMİMİYETLE UMUT EDİYORUM ile UMUTLU ile UMUTLA ile UMUTLULUK ile UMUTSUZ ile UMUTSUZCA ile UMUTSUZLUK ile UMUTLAR
( HOPE vs. HOPE WITH SINCERITY vs. HOPEFUL vs. HOPEFULLY vs. HOPEFULNESS vs. HOPELESS vs. HOPELESSLY vs. HOPELESSNESS vs. HOPES )
( آرزو کردن ile اميد داشتن ile اميدوار بودن ile آرشي ile چشم انتظاري ile رجا ile اميدواري ile اميد ile آرزو داشتن ile آرزو ile رجاء واثق داشتن ile اميدوار ile آرزومند ile اي کاش ile آرزومندي ile بي اميد ile نااميد ile نوميد ile بدون اميد ile نوميدانه ile نااميدي ile مايوسي ile لاعلاجي ile نوميدي ile آمال )
( AREZO KARDAN ile AMYD DASHTAN ile AMYDAVAR BODAN ile آرشي ile CHESHAM ENTEZARY ile RAJA ile AMYDAVARY ile AMYD ile AREZO DASHTAN ile AREZO ile RAJA VASAGH DASHTAN ile AMYDAVAR ile AREZOMAND ile AY KASH ile AREZOMANDY ile BEY AMYD ile NAOMYD ile NOMYD ile BEDON AMYD ile نوميدانه ile NAOMYDY ile مايوسي ile LALAJY ile NOMYDY ile AMAL )
- UMUT ile/ve/=/||/<> YAŞAMI UMURSAMAK
- UN:
GLÜTENLİ ile/değil/yerine/>< GLÜTENSİZ
- UN ile/||/<> BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ
( Birleşmiş Milletler Örgütü )
- UNABLE[İng.] ile/||/<> OLANAKSIZ
( UNABLE )
- UNABLE :/yerine YAPAMAYAN
- ÜNAL, ŞEBNEM PROF. DR. (BÜYÜKDERE, 1962) :
( Büyükdereli akademisyen. Büyükdere Mehmet İpgin İlkokulundan sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde opera eğitimi aldı. Doktorasını İst. Üniversitesi Devlet Konservatuarında yaptı. 2009'da Doçent, bilahare profesör oldu. )
- UNBALANCED NUTRITION[İng.] ile/||/<> DENGESİZ BESLENME
( Sağlık için gerekli olan temel besin maddelerinin dengesiz bir biçimde alınması durumu )
( UNBALANCED NUTRITION )
- UNBIASEDNESS[İng.] ile/||/<> YANSIZLIK
( UNBIASEDNESS )
- UNBOUNDED OPERATOR ile/||/<> BOUNDED OPERATOR
( Unbounded domain dense, bounded her yerde tanımlı. )
( Formül: Dense domain İLE everywhere defined )
- UNCOATING[İng.] ile/||/<> SOYUNMA
( Bağlanma ve penetrasyonla hücre içerisine dâhil olan virüsün genom yapılarının serbest hâle geçtiği virüs adımı )
( UNCOATING )
- UNDERCOATING[İng.] ile/||/<> ASTARLAMA
( Astar sürme ya da örtme işlemi astar vurma diye de bilinir )
( UNDERCOATING )
- UNEMPLOYMENT INSURANCE[İng.] ile/||/<> İŞSİZLİK SİGORTASI
( Bir işyerinde çalışırken kendi istek ve kusuru dışında işinden çıkarılıp hâlen iş arayanlara uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve ailelerinin zor duruma düşmelerini önlemek için devlet tarafından kurulan zorunlu sigorta türü )
( UNEMPLOYMENT INSURANCE )
- UNFOUNDED vs. WORTHLESS
- ung.[Lat. < UNGUENTUM] ile/değil/yerine/= MERHEM
- UNİFORM SÜREKLİLİK ile/||/<> POİNTWİSE SÜREKLİLİK
( Uniform δ tüm noktalar için, pointwise her nokta ayrı. )
( Formül: Global δ İLE local δ )
- UNIMPORTANT vs. SECONDARY
- UNIPARENTAL DISOMY[İng.] ile/değil/yerine/= TEK EBEVEYNLİ DİSOMİ
( Bir ebeveynden karşılık gelen homologun kaybıyla, diğer ebeveynden gelen bir kromozomun her iki homologunun katılımı. Mol gebelik, ebeveyin disomi bozukluğudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UNIQUE :/yerine BENZERSİZ
- UNITY vs. INTEGRITY
- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ
- UNIVALENCE ile/||/<> HIGHER INDUCTIVE TYPES ile/||/<> CUBICAL
( Homotopi tip kuramı. )
( Formül: A ≃ B → A = B )
- UNIVERSAL/GENERALIZATION/CIRCULAR[İng.] ile/değil/yerine/= GÉNÉRALISATION/TAUTOLOGIE/CIRCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GENERALIS[Lat.] ile/değil/yerine/= GENERALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEME
( Belirli bir küme ya da sınıfın sınırlı bir parçasından edinilen yaşantılara dayanarak tümü üzerinde ileri sürülen yargı. @@ 1. Zihnin birtakım gözlem ya da örneklere dayanarak genel düşüncelere ulaşması ya da özelden genele geçişi. 2. Organizmanın bir uyaran karşısında genel bir tepki göstermesi. @@ Bir bulgu, bir ilişki ya da bir sonuca, benzer durum ve koşullar için geçerli sayılacağı bir yaygınlık kazandırma. @@ İşçi ya da işveren örgütlerinin kendi uğraşıları alanında kişiliklerine sağladığı hakların o kuruluşa bağlı olmayanlar için de uygulanılmasını onaylayarak olumlu karşılamaları. )
- UNIVERSAL vs. PLURAL
- UNIVERSAL vs. TOTAL/OVERALL
- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] ile/değil/yerine/= EVRENSEL
- ÜNİVERSAL[Fr. < UNIVERSAL] ile/değil/yerine/=/||/<> EVRENSEL
- UNIVERSAL :/yerine EVRENSEL
- ÜNİVERSİTE FAKÜLTE
- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE MEZUNU ile ÇEVİRİ FAKÜLTESİ ile KOLEJ VEYA ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE
( COLLEGE vs. COLLEGE GRADUATE vs. COLLEGE OF TRANSLATION vs. COLLEGE OR UNIVERSITY vs. COLLEGIATE )
( دانشکده ile کالج ile دانشسرا ile ليسانسيه ile مدرسه عالي ترجمه ile مدرسه ترجمه ile دارالعلم ile دانشکدهاي )
( DANESHKODEH ile KALJ ile DANESHOSRA ile ليسانسيه ile MADRESEH ALY TARJMEH ile مدرسه ترجمه ile DAROLOLAM ile DANESHKODEHYAY )
- UNIVERSITY STUDENT[İng.] ile/||/<> ÉTUDIANT (ÉTUDIANTE)[Fr.] ile/||/<> ÜNİVERSİTELİ
( Üniversitede okuyan öğrenci )
( UNIVERSITY STUDENT )
( ÉTUDIANT (ÉTUDIANTE) )
- UNIVERSITY/UNIVERSITY STUDENT[İng.] ile/değil/yerine/= UNIVERSITÉ/ÉTUDIANT (ÉTUDIANTE)[Fr. < UNIVERSITÉ] ile/değil/yerine/= ÜNIVERSITE[Fr. < UNIVERSITÉ]
( Genellikle fen, edebiyat, hukuk, tıp, mühendislik gibi alanlarda eğitim ve araştırma yapan fakültelerden oluşan yüksek öğretim kurumu. )
- UNIVOLTINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜNİVOLTİN
( Bir senede meydana getirilen döl sayısına "voltinizm" ya da "voltin" denir. Eğer yılda bir döl veriliyorsa ünivoltin; yılda iki döl veriliyorsa bivoltin adı verilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UNLESS :/yerine OLMADIKÇA
- ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ BOŞLUĞU, HECE YUTUMU
( Derleme toplaşma toplanma Yan yana gelen iki ünlüden birinin y ünsüzüne dönüşü neyse ne ise öyle o ile fizyoloji fizioloji gerundiyum gerundium kollokyum collogium vb ünlü boşluğu ve hece yutumu ünlü çarpışması )
( SYNERESIS )
( SYNÉRÉSE )
( SYNÄRESE )
- ÜNLÜ KISALMASI ile/||/<> ...
( Normal uzunluktaki ünlülerin boğumlanma sürelerinden daha kısa bir sürede boğumlanmaları olayı Kısalma olayı büyük bir çoklukla ı i u ü gibi az sesli dayanıksız dar ünlülerde kendini gösterir esgiden Pişde Nev ayran Pişdik Nev iki ossun Nev Sarı lire Nev ne oldu Nev yirmi lire yirmi lira Uşak varırım Nev yanına Nev yerine Uşak eline Acpayam vb )
- ÜNLÜ/LÜK ile ÜNLÜLÜ ile ÜNLÜ UYUMU ile ÜNLÜ DÜŞMESİ ile ÜNLÜ TÜREMESİ ile ÜNLÜ KISALMASI ile ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile ÜNLÜ BENZEŞMESİ ile ÜNLÜ KAYNAŞMASI
- UNNECESSARY/LACK OF NEED/WASTE vs. EXTRA
- UNNUMBERED[İng.] ile/||/<> NUMARASIZ
( UNNUMBERED )
- UNORDERED[İng.] ile/||/<> SIRASIZ
( UNORDERED )
- ÜNSÜZ/KONSON[Fr. < CONSONNE] ile/||/<> ÜNSÜZ/KONSONANT[Alm. < KONSONANT]
- ÜNSÜZ/LÜK ile ÜNSÜZLÜ ile ÜNSÜZ UYUMU ile ÜNSÜZ DÜŞMESİ ile ÜNSÜZ TÜREMESİ ile ÜNSÜZ GÖÇÜŞMESİ ile ÜNSÜZ BENZEŞMESİ ile ÜNSÜZ TEKLEŞMESİ ile ÜNSÜZ İKİZLEŞMESİ
- ÇALIŞMAK GEREK:
UNUTABİLMEK İÇİN ve/||/<> BOŞ BOŞ DÜŞÜNMEMEK İÇİN ve/||/<> DALIP DALIP GİTMEMEK İÇİN
- UNUTABİLMEK ve/=/||/<>/> İYİLEŞMEK
- UNUTACAĞIZ ve/||/<> UNUTULACAĞIZ
( Biraz zaman geçince. VE/||/<> Biraz zaman geçince. )
- UNUTAMAMAK ile "UMURSAMAMAK"
( Akıl sayrılığında. İLE "Akıllı/bilgili/donanımlı" olanlarda. )
- UNUTKAN/LIK/TAN ile/ve/değil BEZMİŞ/LİK/TEN
- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)
( TO BE SURE vs./and LACK OF REMIND )
- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER
( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".
- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )
( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:
1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.
2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )
( 
Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )
( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )
- Unutmadan DİNLE!!!
- UNUTMADAN ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )
- UNUTMAK ile/değil "BASTIRMAK" ile/değil GÖZ ARDI ETMEK
- UNUTMAK ile "BİLİYORUM" SANMAK
( TO FORGET vs. TO SUPPOSE "KNOW" )
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<> ERTELEMEK
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANIKSAMAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< UMURSAMAMAK/ÖZENMEMEK/ÖNEMSEMEMEK
- UNUTMAK değil UNUTABİLMEK
( Kavram. DEĞİL Kişinin/kişinin olanağı, becerisi, bilgisi, bilgeliği(irfanı), istenci(irâdesi) ve direnci(ihtiyârı). )
- UNUTMAK ile UNUTULMAK ile UNUTABİLMEK ile UNUTUVERMEK
- UNUTMAK ile/ve YENİLEMEK
( TO FORGET vs./and TO REFRESH )
- Unutmamak için DİNLE!!!
- Unutmamak için SUS!!!
- UNUTMUŞTUM değil UNUTMUŞUM
- UNUTMUŞUM değil/yerine YETERİNCE (HIZLI) ANIMSAYAMAMIŞIM
- UNUTTURMA! değil/yerine ANIMSATIR MISIN!
- UNUT(TUR)MAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜVEN
- UNUTULANI ANIMSAMAK ile/ve/değil/||/<> UNUTTUĞUNU ANIMSAMAK
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
ANALOG ile/ve/<> ÇEVRİMİÇİ ile/ve/<> SİLDİRME ile/ve/<> DİZİNDEN ÇIKARMA(DELISTING)
( Basılı. İLE/VE/<> Dijital. İLE/VE/<> Kişisel veriler. İLE/VE/<> ... )
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
RIGHT TO OBLIVION ile/ve/||/<> RIGHT TO BE FORGOTTEN
- UNUTULMUŞ ile/ve/değil/yerine UNUTULMAYA YÜZ TUTAN
- UNUTUL/UR / UNUTURUZ / UNUTURUM / UNUTURSUN değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN
- UNUTUR(UZ) ile ANIMSAR(IZ) ile ÖĞRENİR(İZ)
( Anlatılırsa/k. İLE Eğitilirse/k. İLE Deneyimletilirse/k. )
- UNVANLARI["ÜNVAN" değil!]:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (AYRAÇ İÇİNDE) YAZMAK
( "Prof./Dr. ... ..." DEĞİL/YERİNE "... ... (Prof./Dr.)" gibi. )
( Kişinin ve adının önüne gelebilecek -unvanı/sıfatı ne kadar önemli/değerli olursa olsun- hiçbir unvan/sıfat konulamaz/konulmamalıdır! )
( Belki algıda/tanımada kolaylık ve hız kazandıracağından hareketle bu biçimde uygulanıyorsa da bu tutumdan vazgeç(il)melidir! [Saygısızlık ya da hakaret olarak yorumlanmamalıdır!] )
( Türkçe'si varken...
* PROFESÖR yerine BİLMEN
* DOÇENT yerine BİLGEN
* YARDIMCI DOÇENT yerine BİLGER
* ASİSTAN yerine KÖMEK
* REKTÖR yerine BİLİMBEY
* DEKAN yerine YETİLBEY
* DOKTOR yerine ÖKE
* MASTER yerine UNGAN
* ÜNİVERSİTE yerine BİLİMTEY
* AKADEMİSYEN yerine BİLİMCİ
* BİLİM İNSANI yerine BİLİMCİ )
- UPPERCASE vs. LOWERCASE
- UR ile/ve/||/<> BALONLAŞMA/ANEVRİZMA[Fr. < Yun. < ANEVRISME]
( ... İLE Bir atardamarın, bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme. )
- URANYUM ile URANYUMLU
- ÜREME DÜZENİNİN YAPISI ile ÜREME DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
( Eril ve dişil üreme örgenlerinden oluşur. İLE Üreme gözelerini üretmek, döllenmeyi sağlamak ve gebeliği sürdürmek. )
- ÜREME HATTI MOZAİKLİĞİ[İng. GERMLINE MOSAICISM] ile/||/<> ÜREME YALITIMI[İng. REPRODUCTIVE ISOLATION]
( Bir kişide genetik yapısı farklı iki ya da daha çok eşey göze öncüllerinin bulunması. @@ İki farklı canlı türünün çiftleşip verimli döller vermesini engelleyen coğrafi, davranışsal, fizyolojik ya da genetik etkenler. Bu etkenler iki farklı popülasyon arasındaki gen akışını engeller, bu sebeple her iki popülasyon arasında melez oluşamaz. "Üreme izolasyonu" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)