Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 31.891 başlık/FaRk ile birlikte,
31.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(92/129)
- ÖZDEK = MADDE = MATTER[İng.] = MATIÈRE[Fr.] = MATERIE[Alm.] = MATERIA, MATERIES[Lat.] = HYLE[Yun.] = MATERIA[İsp.]
- ÖZDEK ile ÖZDEKÇİ/LİK ile ÖZDEKSEL
- ÖZDEMİR, SERKAN (İSTANBUL, 1976) :
( Lüleburgazspor Kulübünden transfer edildi ve üç sezon (1997 - 2000) tescilli kaldığı Sarıyer takımında 89 lig, 5 kupa maçı olmak üzere 94 resmi ve 25 özel maçla birlikte toplam olarak 119 maçta oynadı. Lig maçlarında 10, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 4 olmak üzere takımına 15 gol kazandırdı. Rizespor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ÖZDEŞİM ile/ve/||/<> YANSITMALI ÖZDEŞİM
- ÖZDEŞLEŞMEK ile/ve "HEMHAL OLMAK"
- ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK
( Ne olmadığımızı bilmek yeterlidir. Ne olduğumuzu bilmemiz gerekmez. Ne olduğumuzu bilmek için ne olmadığımızı bulmamız gerekir. Ne olduğumuzu tarif, tümüyle red dışında olanaklı değildir. )
( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )
( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )
( Kişi, kendinin ışığıdır. )
( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )
( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )
( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )
( Sakin kalın, sessiz kalın. O, ortaya çıkacaktır. Daha doğrusu, bizi içine alır. )
( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )
( To know what you are, find what you are not!
Only what you discover through your own awareness, your own effort, will be of permanent use to you.
Approach your self vs. reverence and love.
Remove and abandon your wrong ideas about yourself.
Once you have understood that you are nothing perceivable or conceivable, that whatever appears in the field of consciousness cannot be your self, you will apply yourself to the eradication of all self-identification, as the only way that can take you to a deeper realisation of your self.
There is nothing to seek and find, for there is nothing lost.
Keep quiet, keep silent; it will emerge, or rather, it will take you in. )
( It is enough to know what we are not. We need not know what we are. To know what we are, we must find what we are not. What we are cannot be described, except as total negation. )
( IDENTIFICATION vs. TO FIND/SEE ON/IN SELF )
- ÖZDEŞLEŞTİRME ile YÜCELTME
- ÖZDEŞLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLEŞTİRMEK
- ÖZDEŞLEŞ(TİR)MEK ile İNDİRGEMEK
- ÖZDEŞLİK:
"MANTIĞI" değil İLKESİ
- ÖZDEŞLİK -(>) TEVHİD (<)- FARK
- ÖZDEŞLİK YASASI ile/||/<> ÇELİŞMEZLİK YASASI
( Özdeşlik yasası A=A İLE çelişmezlik yasası A ve değil-A ikilik doğru olamaz. Özdeşlik bir şeyin kendisiyle aynılığı İLE çelişmezlik karşıt iki önerme ikilik kabul edilemez. Aristoteles iki temel mantık yasasını belirledi. )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- ÖZDEŞLİK ile/ve/||/<> AYRIM
- ÖZDEŞLİK ile/ve AYRIŞ(TIR)MAK
( IDENTITY vs./and TO DECOMPOSE )
- ÖZDEŞLİK ile/ve BENZERLİK
( Birbirine benzeyen şeyler, birbirinin aynı değildir! )
( IDENTITY vs./and SIMILARITY/RESEMBLANCE )
- ÖZDEŞLİK ile/değil BİLEŞİM
- ÖZDEŞLİK ile/ve/||/<> BİREYSELLİK
- ÖZDEŞ/LİK ile/ve BİRİCİK/LİK
( IDENTITY vs./and UNIQUE )
- ÖZDEŞLİK ile/ve BİRLİK
- ÖZDEŞ/LİK ile/ve BÜTÜN/LÜK
- ÖZDEŞLİK ile ÇELİŞKİ
( IDENTITY vs. CONTRADICTION )
- ÖZDEŞLİK ile/ve ÇELİŞMEZLİK ile/ve 3. OLASILIĞIN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI
( Bir şey, hem siyah, hem de siyah olmayan olamaz.
A=B ve A=B' ==> muhal[olması, gerçekleşmesi olanaksız]
İLE
Bir şey, ya siyahtır ya da siyah olmayandır.
A=B ya da A=B' ==> zorunlu )
( LAW OF IDENTITY vs./and LAW OF NONCONTRADICTION vs./and TERTIUM NONDATUR, EXCLUDED THIRD/MIDDLE )
( ... cum/et NONCONTRADICTIO cum/et PRINCIPIUM TERTII EXCLUSI/TERTIUM NONDATUR )
- ÖZDEŞLİK ile/||/<> DENKLEM
( Özdeşlik her zaman doğru İLE denklem belirli değerler içindir )
( Formül: (a+b)²=a²+2ab+b² İLE x+2=5 )
- ÖZDEŞLİK ile/ve EŞİTLİK
- ÖZDEŞLİK yerine FARKINDALIK
( Körlük. YERİNE ... )
( Balıklar derya içre, deryadan bihaber! )
( AWARENESS instead of IDENTITY )
- ÖZDEŞ/LİK ile FARKLI/LIK
( IDENTITY vs. DIFFERENCE )
- ÖZDEŞLİK ile/ve İÇ BÜTÜNLÜK
( IDENTITY vs./and INNER INTEGRITY )
- ÖZDEŞLİK ile/değil İÇİÇELİK
- ÖZDEŞ/LİK ile/ve TÜRDEŞ/LİK ile/ve SÜREKLİ/LİK ile/ve KURALLI/LIK
( IDENTITY vs./and HOMOGENEITY vs./and CONTINUITY vs./and REGULAR/NESS )
- ÖZDEŞLİK ile/ve ÜYELİK
- ÖZDEŞMİŞ değil ÖZDEŞLEŞMİŞ
- ÖZDÖNMEZ, PROF. DR. METİN (İST. 1933) :
( Üniversite Öğretim Üyesi, profesör. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1956'da İ.Ü. Orman Fakültesinden mezun oldu. İ.Ü. Or. Fak. Ormancılık Politikası ve Amenajman Enstitüsü ve Kürsüsüne asistan atandı. 1963'te "Türkiye'de Orman Suçları, Nevileri, Sebepleri ve Önlenmesi Çareleri Üzerine Araştırmalar" tezi ile "Ormancılık İlimleri Doktoru" unvanını aldı. 1964'te Ormancılık Politikası ve Amenajman Kürsüsünün, Ormancılık Politikası ve Orman Amenajmanı Kürsüsü olarak iki ayrı kürsüye ayrılması üzerine Ormancılık Politikası Kürsüsünde görevini sürdürdü. 1969 yılında "Türkiye'nin Ağaçlandırma Problemleri Üzerinde Ormancılık Politikası Yönünden Araştırmalar" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını aldı 1975 ve 1976 K. T. Ü. O. F. Orman Mühendisliği Bölümü ile Orman Endüstri Mühendisliği Bölümünde ders verdi. 1978 yılında da Profesör kadrosuna atandı.. Yayınlanmış 17 kitabı ve pek çok bilimsel makalesi var. Kitapla: 1. Türkiye'de Orman Suçları, Nevileri, Sebepleri ve Önlenmesi Çareleri Üzerine Araştırmalar. İst. 1965. 2. Türkiye'nin Yapacak Odun Dış Ticareti Bakımından Komşu ve Diğer Bazı Ülkeler Karşısındaki Durumu. İst. 1970 (Doç. Dr. Bekir Sıtkı Evcimen ile). 3. Türkiye'nin Ağaçlandırma Problemleri Üzerinde Ormancılık Politikası Yönünden Araştırmalar, İst. 1971, 4. Cumhuriyetimizin 50. Yılı Münasebetiyle Türkiye'de Ormancılık Öğretimi ve Eğitiminin Gelişimi ile İ.Ü. Orman Fakültesi Kürsü Kuruluşları ve Çalışmaları, İst. 1973 (B. Pamay, H. Çanakçıoğlu ve T. İstanbullu ile), 5. Türkiye'de Orman İşçiliği ve Sorunları. İst. 1977, 6. Türkiye'de Orman Ürünleri Endüstrisi. İst. 1979 (T. İstanbullu 7. Orman İdare (Yönetim) Bilgisi. İs. 1980 (İ. Gülen ile), 8. Ormancılık Politikası Ders Kitabı İst.1981 (T. İstanbullu ille), 9. Türkiye'de Orman Yan Ürünleri İst. 1982 (Y.Bozkurt ve F. Yaltırık ile), 10. Türkiye'de Koruma Ormanları (Yönetim ve Amenajman Esasları). İst l 1983 (H.Cahit Şad ile), 11. Ormancılık Yönetim Bilgisi. İst. 1987 (İ. Gülen ile), 12. Ormancılık Politikası, İst.1989 (T. İstanbullu ve A. Akesen ile), 13. Ormancılık Politikası. İst.1996 (T. İstanbullu, A.Akesen ve A. Ekizoğlu ile), 14. Personel Yönetimi. İst. 1996 (İ.Gülen ile) , 15. Yönetim ve Organizasyon, İst. 1998 (A. Akesen ve A. Ekizoğlu ile), 16. Ormancılık Yönetim Bilgisi. İst. 1998 (A. Akesen ve A. Ekizoğlu ile), 17. Halkla İlişkiler. İst. 1999 (A. Akesen ve A. Ekizoğlu ile). )
- ÖZEGEÇİŞLİ ile ...
( ERGATIVE )
- ÖZEKSEL ile ÖZDEKSEL
( Doğrudan. İLE Maddesel. )
- ÖZEL ACARLAR ANAOKULU VE İLKÖĞRETİM OKULU :
( Zekeriyaköy sınırları içindeki Acarlar Sitesi içinde bulunan Acarlar Ana ve İlköğretim okulu 1998'de öğretim ve eğitime başladı. 1999'da Özel Acarlar Ana Okulu ve Acarlar İlköğretim Okulu olarak isim değiştirdi. (DOĞA KOLEJİ OLDU!!! )
- ÖZEL ACARLAR LİSESİ/DOST OKULLARI :
( Zekeriyaköy'de Acarlar sitesi içindedir. Özel Acarlar Lisesi 2000 yılında eğitim ve öğretime başlamış, 2006'da lise el değiştirmiş ve ismi Dost Okulları olmuştur. (DOĞA KOLEJİ OLDU!!! )
- ÖZEL BİR ... ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRGİN BİR ...
- ÖZEL BÖLGELERİN TEMİZLENMESİNDE:
10 KEZ ile/değil 3 KEZ
- ÖZEL ENKA OKULLARI :
( Enka Şirketler Grubuna ait bir binada ilkokul ve Enka Spor Kulübü'ne ait Sadi Gülçelik Spor kompleksi içinde ana okul olarak eğitime başladı. Enka özel okulları 1997/1998 öğretim yılından beri faaliyetlerini Sadi Gülçelik Spor Kompleksi içindeki yeni binasında sürdürmektedir. )
- ÖZEL GÖRELİLİK İLE GENEL GÖRELİLİK ile/||/<> EİNSTEİN KURAMLERİ
( Einstein'ın iki devrim niteliğindeki kuramı. )
( Formül: ds² = c²dt² - dx² - dy² - dz² )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÖZEL HÜRRİYET AYATA YÜKSEK ÖĞRENİM KIZ YURDU :
( Yavuz Sultan Selim mahallesinde Ufuk Sema Eğitim ve Ticaret Kurumuna ait olan ve 1998'de açılan kız yurdu üniversite öğrencilerine hizmet vermektedir. )
- ÖZEL İSTEK KEMAL ATATÜRK OKULLARI ANADOLU LİSESİ :
( Tarabya Bayır caddesi üzerindedir. 1985 yılında eski İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan tarafından kurulan İstek Vakfı bünyesindedir. Orta kısmı da vardır. )
- ÖZEL TARABYA RUM İLKOKULU :
( Özel Tarabya Rum İlköğretim Okulu İstanbul'da eğitim veren okullardan biridir. )
- EXCEPTIONAL OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU EXCLUSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZEL VEYA DEVRESİ
- ÖZEL YÜZ YIL IŞIL OKULLARI :
( Özel Yüz Yıl Işıl Okulu 1992'de Bahçeköy'de açıldı. 1995'te Yüz Yıl Işıl High School, 1997'de de ilkokul bölümü, Özel Yüz Yıl öğretim okulu olarak eğitime başladı. (AÇI OKULLARI OLDU !!!! )
- ÖZEL ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖZELLİĞİ OLAN
- ÖZEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK
- ÖZEL ile/ve/||/<> SINIRLANDIRICI
- ÖZEL ile/ve/değil/yerine SIRADIŞI
( [not] SPECIAL vs./and/but EXTRAORDINARY
EXTRAORDINARY instead of SPECIAL )
- ÖZELEŞTİRİ ile İTİRAF
( SELF-CRITICISM vs. CONFESSION )
- ... "ÖZELLİĞE HAİZ" değil ... ÖZELLİĞİ HAİZ
- ÖZELLİK:
AYRIŞTIRAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLEŞTİREN
- ÖZELLİK ile/ve AYRICALILIK
( PECULIARITY/SPECIALITY vs./and PRIVILEGENESS )
- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK
- ÖZELLİKLE(BİLHASSA) ile TAM TERSİNE/AKSİNE(BİLAKİS)
- ÖZEN GÖSTERMEYE:
ÇALIŞIRIM ile/ve/<> ÇALIŞAYIM
- ÖZEN ve/<> ÖZÜMSEME
- ÖZEN/ÖZENME ile/ve/||/<> TERESSÜL[< RESEL]
( ... İLE/VE/||/<> Yavaş yavaş, dikkatle görme. | Harflerin mahreçlerine ve kısaltılıp uzatılmalarına uyma. )
- [ne yazık ki]
ÖZENSİZ ÜRETİM ve/||/<>/> SINIRSIZ TÜKETİM
- ÖZENSİZ/LİK ile/ve/<> HAZIRLIKSIZ/LIK
- [ne yazık ki]
ÖZENSİZ/LİK ile/ve/||/<> SAYGISIZ/LIK
- ÖZERKLİK:
BİREYSEL ve/||/<> BİLİSEL(ENFORMASYONEL)
- ÖZERKLİK YANLISI ile ÖZERK ile ÖZERK OLARAK ile ÖZERKLİK
( AUTONOMIST vs. AUTONOMOUS vs. AUTONOMOUSLY vs. AUTONOMY )
( طرفدار خودمختاري ile خود مختار ile خودگردان ile خودمختار ile بصورت خودگردان ile خودمختاري ile خودگراني ile خودبري )
( TARAFDAR KHODMAKHTARY ile KHOD MOKHTAR ile KHODGARDAN ile KHODMAKHTAR ile BASORT KHODGARDAN ile KHODMAKHTARY ile KHODGARANY ile KHODBARY )
- ÖZERK/LİK ve/<> BİLİNÇLİ/LİK
- ÖZERKLİK ve/||/=/<> GÖRELİ ÖZGÜRLÜK
- ÖZERKLİK = MUHTARİYET = AUTONOMY[İng.] = AUTONOMIE[Fr., Alm.] = AUTOS:KENDİ, NOMOS:YASA[Yun.] = AUTONOMÍA[İsp.]
( İçişlerinde özgür, dışişlerinde merkeze bağlı olma durumu. )
- ÖZET ile KISALTMA
( ... ile İHTİSAR )
- ÖZET ile TELAFİ EDİLEBİLİR ile TELAFİ ETMEK ile TAZMİNAT ile DENGELEYİCİ ile TELAFİ EDİCİ
( COMPENDIOUS vs. COMPENSABLE vs. COMPENSATE vs. COMPENSATION vs. COMPENSATOR vs. COMPENSATORY )
( مختصر ومفيد ile قابل پاداش ile پاياپاي کردن ile جبران کردن ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اجرت ile اجر ile تاوان ile جبران ile حقالزحمه ile غرامت ile اجر دهنده ile جبراني )
( مختصر ومفيد ile GHABEL PADASH ile PAYOPAY KARDAN ile JABRAN KARDAN ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EJRAT ile EJR ile TAVAN ile JABRAN ile HAGHALZAHMEH ile GHARAMET ile EJR DAHANDEH ile JABRANY )
- ÖZETLEMEK ile SİNDİRİLEBİLİR ile SİNDİRİM ile SİNDİRİM ile SİNDİRİM SİSTEMİ
( DIGEST vs. DIGESTIBLE vs. DIGESTION vs. DIGESTIVE vs. DIGESTIVE SYSTEM )
( هضم شدن ile هضم کردن ile گواريدن ile تحليل بردن ile تحليل رفتن ile تحليل کردن ile گوارا ile گوارش ile تحليل ile هضم ile هاظمه ile گوارشي ile گوارنده ile هاضمه ile هضمي ile جهاز هازمه )
( NPAZM SHODAN ile NPAZM KARDAN ile GOVARYDAN ile TAHLYLE BARDAN ile TAHLYLE RAFTAN ile TAHLYLE KARDAN ile GOVARA ile GOVARSH ile TAHLYLE ile NPAZM ile هاظمه ile GOVARSHY ile GOVARANDEH ile CPEHAZEMEH ile هضمي ile جهاز هازمه )
- ÖZGEÇMİŞ ile/ve/değil/+/||/<>/> ÖZGELECEK
- ÖZGERÇEK, HAKAN (İST. 1959) :
( Yıldız Spor Kulübünden transfer edildi ve 11 sezon (1980 - 1991) Sarıyer Spor Kulübünde tescilli kaldı. Bu süre içinde 242 lig, 34 kupa, 16 turnuva maçı olmak üzere 292 resmi ve ayrıca 89 özel maçla birlikte toplam olarak 381 maçta forma giydi. Lig maçlarında 20, kupa maçlarında 2, turnuva maçlarında 6 olmak üzere resmi maçlarda 28 ve özel maçlarda attığı 7 golle toplam olarak 35 gol kaydetti. Sarıyer'de en çok oynayan futbolcular sıralamasında ilk on sporcu arasında bulunmaktadır. 1991'de D.Ç. Karabükspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- SIKLET-İ ZÂTÎYE, ZÂTÎ SIKLET[Osm.] / SPECIFIC GRAVITY[İng.] / GRAVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK
- ACTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKTİVİTE
- SPECIFIC ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK DİRENÇ
- SPECIFIC ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK EMPEDANS
- SPECIFIC ACOUSTIC OHM[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK OHM
- SPEZIFISCHE AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK REAKTANS
- SPECIFIC ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK TEPKİL
- İZÂFÎ HASSÂSİYET[Osm.] / SPECIFIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ALINGANLIK
- SPECIFIC RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇ
- SPECIFIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇLİLİK
- POUVOIR ROTATOIRE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNDÜRME GÜCÜ
- SPECIFIC ROTATION[İng.] / SPEZIFISCHE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNME
- ZÂTÎ KUDRET[Osm.] / SPECIFIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ENERJİ
- SPECIFIC ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ETKİNLİK
- SPECIFIC GAMMA-RAY CONSTANT[İng.] / SPEZIFISCHE GAMMASTRAHLUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GAMA IŞINI SABİTİ
- ZÂTÎ TÂKAT[Osm.] / SPECIFIC POWER[İng.] / PUISSANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GÜÇ
- SPECIFIC VOLUME[İng.] / VOLUME SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL HACİM
- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK
- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI
- MAHSUS HARARET[Osm.] / SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI
- RATIO OF SPECIFIC HEATS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISILAR ORANI
- SPECIFIC IONIZATION[İng.] / IONISATION SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İYONLAŞMA
- SPECIFIC REFRACTIVITY[İng.] / SPEZIFISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL KIRICILIK
- SPECIFIC MAGNETIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL MANYETİK DİRENÇ
- ZÂTÎ RUTÛBET[Osm.] / SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL NEM
- SPECIFIC COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA
- ZÂTÎ HAMÛLE-İ BERKÎ[Osm.] / SPECIFIC CHARGE[İng.] / CHARGE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜK
- SPECIFIC SURFACE AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜZEY ALANI
- ÖZGÜLEMEK ile ÖZGÜLENMEK ile ÖZGÜNLEŞMEK ile ÖZGÜRLEŞMEK ile ÖZGÜNLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ile ÖZGÜ/LÜK ile ÖZGÜL/LÜK ile ÖZGÜN/LÜK ile ÖZGÜR/LÜK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK ile ÖZGÜRLÜKSÜZ ile ÖZGÜL AĞIRLIK ile ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ
- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]
- ÖZGÜLÜK ile ÖZGÜLLÜK
( Özgü olma durumu. İLE Özgül olma durumu. )
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEN/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/<> BENZERSİZ/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<> EŞSİZ/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile ÖZERK/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil ÖZGÜL/LÜK
( Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. | Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. | Çeviri olmayan, asıl olan. İLE/VE/DEĞİL Bir türle ilgili, bir türe ait. )
( ÖZGÜL AĞIRLIK: Bir nesnenin, 1 cm³ oylumundaki parçasını ağırlığı. [Sadece suyun özgül ağırlığı, 1'dir.]
Özgül Ağırlık...
Özgül sözcüğü, Türkçede "kendine özgü", "özellikle o var olana ya da duruma ait" anlamında kullanılır. Fizikte ise bir niceliğin, belirli birim kütleye ya da oyluma düşen oranını tanımlar.
Özgül Ağırlık Tanımı
Özgül ağırlık, bir nesnenin birim oylumunun ağırlığıdır.
- Tanım: 1 cm³ hacmindeki bir nesnenin ağırlığıdır.
- Birim: g/cm³ ya da N/m³ [Newton m³]
SI birim düzeninde, "ağırlık" yerine "kütle" temel alınır. Bu yüzden, özgül ağırlık, çoğu zaman, yoğunlukla karıştırılır.
Su, Neden Referans Alınır?
- 1 atmosfer basınç [deniz seviyesi] ve 4°C'de, 1 cm³ suyun kütlesi yaklaşık 1 gramdır.
- Bu nedenle, suyun yoğunluğu, bu sıcaklıkta, 1 g/cm³ olur.
- Bu sıcaklık ve yoğunluk, özgül ağırlık ölçümleri için kaynak/dayanakça kabul edilir.
Su, sıcaklığa bağlı olarak yoğunluk değiştirir. Örneğin 20°C’de yoğunluğu, yaklaşık 0.998 g/cm³'tür.
Özgül Ağırlık ile Yoğunluk...
- Yoğunluk (ρ): Kütle / Oylum (kg/m³)
- Özgül Ağırlık: Ağırlık / Oylum (N/m³)
Öteki Nesnelerin Özgül Ağırlığı...
- Belirli bir oylumda nesne alınır.
- Tartılarak ağırlığı ölçülür.
- Ağırlık / oylum oranı hesaplanır.
- Su ile karşılaştırılarak göreli özgül ağırlık belirlenebilir.
| Nesne | Yaklaşık Özgül Ağırlık (g/cm³) |
|---|---|
| Su (4°C) | 1.00 |
| Buz | 0.92 |
| Alüminyum | 2.70 |
| Demir | 7.87 |
| Kurşun | 11.34 |
| Cıva | 13.60 |
| Altın | 19.30 |
| Hava (20°C, deniz seviyesi) | 0.0012 |
( ... ile/ve/değil VİSEŞA )
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜR/LÜK
( Başkalarının özgünlüğünü kabul etmeyenin kendi de özgün ve özgür değildir, olamaz. )
( Özgürlük, özgün olmak içindir. )
( Amaç. İLE/VE/||/<>/< Araç. )
( Son. İLE/VE/||/<>/< Başlangıç. )
( ORIGINAL/AUTHENTIC vs./and/||/<>/< FREE/NESS )
- ÖZGÜNLÜK ile/ve/||/<> ÖZLÜLÜK
( [Yazında/Edebiyatta] Başka hiçbir yazarın üslûbuna benzemeyen, tamamen yeni bir tarzda kaleme alınmış olan yapıtlar. İLE/VE/||/<> Anlaşılması zor tamlamaların yerine kısa ve özlü sözlerin kullanılması.[Amaç, kolay okunan ve akılda kalan veciz şiirlerin yazılmasıdır.] )
- ÖZGÜNLÜK ile/ve/||/<>/> RİSK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve SANAT/SAL/LIK
- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK" ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )
( TO FREE IMAGINATION: [not] TO TEACH vs./but TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES
TO FREE IMAGINATION: TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES instead of TO TEACH )
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/||/<>/< YALNIZLAŞMA
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/değil/||/<>/> YALNIZLAŞMA
- ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE değil YAKINLIK ya da SAMİMİYET
- ÖZGÜRLÜĞÜNÜN" ELİNDEN ALINMASI ile/ve/değil/||/<>/< DAYATMALARIN (ÇOK) OLMASI
- ÖZGÜRLÜĞÜNÜN" ELİNDEN ALINMASI ile/ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜĞÜN ELİNDEN ALINMASI
- ÖZGÜRLÜK
( FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK:
BAĞIMSIZ OLMAK ile/ve/değil/< ÖZGÜRCE YARATABİLMEK
( Özgürlük bilinci, var oluşu ya da yaşamı duyumsama, özünü, hem özdek, hem de tin olarak algılamadır. )
( Özgürlüğün en yüksek tadı, onun tümüyle yitiminin sınırındadır. )
- ÖZGÜRLÜK:
EREK/AMAÇ değil BAŞLANGIÇ
- ÖZGÜRLÜK:
"(HER) İSTEDİĞİNİ YAPMAK" değil İSTEMEDİĞİNİ YAPMAMAK
( Özgürlük, hiçbir zaman her istediğini yapmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( FREEDOM vs. DOING WHATEVER YOU WANT )
- Özgürlük için DİNLE!!!
- Özgürlük için SUS!!!
- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI" ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )
( FREEDOM IS: [not] BEHAVING IN HOWEVER YOU WANT vs./but NO OBLIGATION TO SOMEONE WHO DOES NOT REQUEST TO DO SOMETHING )
- ÖZGÜRLÜK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ÖZGÜRLÜK ve EŞİTLİK ve KARDEŞLİK
ile/ve/değil/yerine/tersine/önce/||/<>/></<
KARDEŞLİK > EŞİTLİK > ÖZGÜRLÜK
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> AŞK (AHLÂKI) ve/||/<>/> BİLGELİK/İRFAN
( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )
( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )
( Üzerinde en çok (")düşündüğümüz, konuştuğumuz, beklediğimiz, aradığımız(") ve (")ağladıklarımız(")... )
( FREEDOM and/||/<>/> MORALS OF LOVE and/||/<>/> WISDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile BAŞIBOŞLUK
( FREEDOM vs. STRAYNESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve BELİRLENİM
( Dış varlık yasası. İLE/VE Tin'in yasası. )
( FREEDOM vs./and DETERMINATION )
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< BİRİCİKLİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESÂRET
( FREEDOM vs./and COURAGE )
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/= DÜŞÜNCEYİ DÜŞÜNEBİLME BİLGİSİ/OLANAĞI
( Sonsuz. VE/||/<>/= Tekil[ler üzerin(d)e.] )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/hem de/||/<>/< DÜZEN
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA/KARDEŞLİK
( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )
( LIBERTE et/||/<> EGALITE et/||/<> FRATERNITE )
( LIBERTY and/||/<> EQUALITY and/||/<> FRATERNITY/BROTHERHOOD )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/||/<>/> ESNEKLİK
- ÖZGÜRLÜK ve/<>/= ETKİNLİK
( FREEDOM and/<>/= ACTIVITY )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<>/< GÜVENLİK
( FREEDOM vs./and SECURITY )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve GÜZEL/LİK
( FREEDOM vs./and BEAUTY )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<>/< HAK
( Özgürlük, hak ile sınırlanır. | Hak ile sınırlanabilmek. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Haklılığı/karşılığı olmayan tüm düşünce tutumları dışarıda bırakmak. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Özgürlük, salt amaç olamaz. )
( FREEDOM vs./and RIGHT )
- ÖZGÜRLÜK = HÜRRİYET = LIBERTY, FREEDOM[İng.] = LIBERTÉ[Fr.] = FREITHEIT[Alm.] = LIBERTAS[Lat.] = LIBERTAD[İsp.]
- ÖZGÜRLÜK ile/ve İÇ ÖZGÜRLÜK
( Nedeni, kendinde olmak, kendi dışında olmamak. İLE/VE ... )
( Özgürlük, hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan iş/hizmettir. )
( Özgürlük, üzüntüden kurtulmuşluk demektir. )
( Özgürlük, kendini sınırlayabilme gücüdür. )
( Özgürlük, zorunluluğun bilincidir. )
( Özgürlük, ancak ve sadece, tarih ve kültürde olanaklıdır. )
( Özgürlük isteği ve iradesi olmadıkça özgürlük kazanılamaz ve korunamaz da. )
( Özgürlük, bazı yöntemlerin ya da koşulların ustaca uygulanması ya da kullanılması sonucu kazanılmaz. O, nedensel sürecin ötesindedir. Onu hiçbir şey zorlayamaz ya da engelleyemez. )
( Eğer özgür olmak istiyorsanız, özgürlüğe en yakın olan adımı atmayı ihmal etmeyin. )
( Özgürlüğe ulaşmak için çaba göstermelisiniz. )
( Bir şey ile özdeşleşmemek, doğal ve kendiliğinden olursa, o, özgürleşmedir. )
( İhtiras, emel kişiseldir, özgürleşme ise kişisel olandan kurtuluştur. )
( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )
( Özgürleşme, bir elde ediş, bir kazanma meselesi değil bir cesâret meselesidir. )
( Özgürleşme, özgür olduğunuza inanma ve ona göre davranma cesâretidir. )
( Özgürleşme, doğal bir süreçtir ve sonuçta, kaçınılmazdır. Fakat onu şimdi'ye getirmek sizin gücünüz dahilindedir. )
( Özgürleşmede, emelin hem öznesi, hem nesnesi artık yoktur. )
( "Anlayış yoluyla özgürleşme", kadîm ve basit bir yoldur. )
( Özgürlük, terk edişten geçer. )
( Özgürleştirecek olan, açık ve berrak görüştür. )
( Birlik, özgürleştirir; özgürlük, birleştirir. )
( Sükûnet içinde ve bağımlılıklardan kurtulmuş olmak, her türlü kişisel çıkar endişelerinin, her türlü bencilce hesapların erişemeyeceği bir yerde durmak, özgürlüğe ulaşmanın kaçınılmaz şartıdır. )
( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )
( Kişinin, canının istediğini yapma keyfiyeti, bağımlılıktır. Halbuki, kişinin yapması gerekeni, doğru olanı yapma olanağı, gerçek özgürlüktür. )
( Sizi hiçbir şey özgür kılamaz, çünkü siz özgürsünüz. )
( Fincanın içindeki boşluk özgürdür. O ancak fincana ilişkin olarak görüldüğünde, fincanın içinde sayılabilir. )
( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )
( Yağmurun izlediği gökgürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )
( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )
( Tutsaklığı yaratan, karakter ve mizaç dediğimiz, duygusal bağlılıklar, sempati ve antipatilerin oluşturduğu davranış kalıplarıdır. )
( Unity, liberates; freedom, unites. )
( Freedom is freedom from worry.
You must strive for liberation.
Freedom comes through renunciation.
Non-identification, when natural and spontaneous, is liberation.
If you desire to be free, neglect not the nearest step to freedom.
Ambition is personal, liberation is from the personal.
Liberation is not the result of some means skilfully applied, nor of circumstances. It is beyond the causal process. Nothing can compel it, nothing can prevent it.
In liberation both the subject and the object of ambition are no longer.
Liberation is not an acquisition but a matter of courage.
Liberation is to believe that you are free already and to act on it.
Liberation is a natural process and in the long run, inevitable. But it is within your power to bring it into the now.
The ancient and simple way of liberation through understanding.
It is clarity that is liberating.
As the tiny point of a pencil can draw innumerable pictures, so does the dimensionless point of awareness draw the contents of the vast universe.
To be quite detached, beyond the reach of all self-concern, all selfish consideration, is an inescapable condition of liberation.
Nothing can set you free, because you are free.
Freedom cannot be gained nor kept without will-to-freedom.
Freedom to do what one likes is really bondage, while being free to do what one must, what is right, is real freedom.
The space within the cup is free. It happens to be in the cup only when viewed in connection vs. the cup.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
It is the emotional involvement, the pattern of likes and dislikes which we call character and temperament, that create the bondage. )
( 
ÖZGÜRLÜK[Sümerce] )
( FREEDOM vs./and INTERNAL FREEDOM )
( ZIYOU )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/ancak KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
( Dışarıdan sınırlanmak kölelik, içeriden sınırlanmak özgürlük, sınırlanmamak keyfîliktir, o da kendini kaybettirir. )
( FREEDOM vs./and/<> SELF REALISATION )
- ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK
( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )
( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )
( [not] FREEDOM vs./but/unfortunately/>< DISCRETIONARINESS )
- ÖZGÜRLÜK ile KRİTERSİZLİK
( FREEDOM vs. DISCRETERIONESS )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve "MANYAK/LIK"
( FREEDOM vs./and "MANIA" )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve MUTLULUK
( Özgür ve mutlu yaşamak için can sıkıntısını feda etmelisindir. )
( FREEDOM vs./and HAPPINESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve NAMUS
( FREEDOM vs./and HONOUR )
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/>/< ÖZELEŞTİRİ
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK/LİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM
( Özgürleşme, doğal bir süreçtir. Ve sonucunda, kaçınılmazdır. Şimdi'ye getirmek ise bizim gücümüz(tercihimiz/önceliklerimiz) dahilindedir. )
( FREEDOM vs./and/<> THE ACT WHICH BRINGS TO FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve ÖZGÜRLÜĞE TUTSAKLIK/MAHKUMİYET
( THE FREEDOM vs./and CAPTIVITY OF THE FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞÜN KULLANILIŞI
( [not] FREEDOM vs./and/but USING OF THE FREEDOM
USING OF THE FREEDOM instead of FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve ÖZGÜRLÜKTEN KAÇIŞ
( FREEDOM vs./and ESCAPE FROM FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> ÖZGÜVEN
( Eminlik sunar/sağlar. )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve SIRADIŞI/LIK
( FREEDOM vs./and EXTRAORDINARY/INESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> SÖZGÜRLÜK
- ÖZGÜR/LÜK ve/||/<>/< USTA/LIK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> YALNIZLIK
( Yalnızlığı sevmeyen, özgürlüğü de sevmez. )
( Kişi, ancak yalnız olduğunda özgürdür. )
( FREEDOM vs./and LONELINESS )
- ÖZGÜRLÜK ve YANSIMA
( FREEDOM and REFLECTION )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> YAPABİLME/EDEBİLME
( FREEDOM vs./and/<> ABILITY )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/= ZENGİNLİK
( FREEDOM vs./and/<>/= WEALTH )
- ÖZGÜRLÜK/BELEDİYE MEYDANI ile/ve/<> SAN FRANSISCO MEYDANI
( Ekvador'un başkenti Quito'nun, iki önemli meydanı. )
( PLAZA DE LA INDEPENDACIA / PLAZA MAYOR con/et/<> PLAZA SAN FRANSISCO )
- ÖZGÜRLÜKTE:
RAHATSIZLIK ile/ve/||/<> İTİRAZ
( Râzı olmadığımız bir davranış karşısında dile getirmemiz gereken. İLE/VE/||/<> Onaylamadığımız bir düşünceyle karşılaştığımızda dile getirmemiz gereken. )
- ÖZGÜVEN:
"HERKESTEN DAHA İYİ OLDUĞUMUZU DÜŞÜNMEK/SANMAK" değil KENDİMİZİ, BAŞKALARIYLA KIYASLAMANIN ANLAMSIZLIĞINI FARKETMEK
- ÖZGÜVEN ile GÖRGÜSÜZLÜK
( Fazla gevşek ya da fazla özgüvenli olunmamalı. )
( HAMHALAT: Kaba saba, görgüsüz. )
( SELF CONFIDENCE vs. LACK OF MANNERS )
- [ne yazık ki]
"ÖZGÜVENLİ" CAHİL ile/ve/||/<> GÖRGÜSÜZ VARSIL ile/ve/||/<> SIMARTILMIŞ APTAL ile/ve/||/<> ÇOCUK DAVRANIŞLI "YETİŞKİN"
- ÖZLEMEK ile ÖZLENMEK ile ÖZLETMEK ile ÖZLEŞMEK ile ÖZLEŞTİRMEK ile ÖZLENEBİLMEK ile ÖZLEYEBİLMEK ile ÖZLEM ile ÖZLEMLİ/LİK ile ÖZLEMSİZ/LİK
- ÖZLEŞME ile/ve/değil/||/<> ÖZDEŞLEŞME
- ÖZLEŞTİRME ile/değil ÖZDEŞLEŞTİRME
- ÖZLÜ/LÜK ile ÖZLÜK ile ÖZLÜ UN ile ÖZLÜ ÇAMUR ile ÖZLÜK HAKKI ile ÖZLÜK İŞLERİ
- OSMOMETER[İng.] / OSMOMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOMETRE
- OSMOTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION OSMOTIQUE[Fr.] / OSMOTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= OZMOTİK BASINÇ
- ÖZNEL ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< NESNEL DÜZEN
( Nesnel düzen olmadan, öznel özgürlük, yalnızca bir kapristir, anarşidir, karmaşadır. Öznel özgürlük, devlet olmadan gerçekleştirilemez. )
- ÖZNELERARASILIK ile ÖZNE-AŞIRILIK
( INTERSUBJECTIVITY vs. TRANSSUBJECTIVITY )
- ÖZNELLİK FİLOZOFU ile/değil ÖZNE FİLOZOFU
- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GELECEĞE AÇIKLIK
- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GENETİK
- ÖZNEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK
- ÖZNELLİK'TE ile/ve NESNELLİK'TE
( VARLIKBİLİMİ/ONTOLOJİ - BİLGİ BİLİMİ/EPİSTEMELOJİ ile VARLIKBİLİMİ/ONTOLOJİ - BİLGİ BİLİMİ/EPİSTEMELOJİ )
- OZOKERİT değil/yerine/= YERMUMU
( Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir tür mum. )
- OZONE ÉCRAN[Fr.] / OZON ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON TABAKASI
- OZON TABAKASI ile/||/<> SERA GAZLARI
( Ozon UV koruma stratosfer, sera gazları ısı tutma troposfer. )
( Formül: O₃ İLE CO₂ İLE CH₄ )
- OZONLAMA[Fr.] ile/değil/yerine/= OZONLAMA
- OZONLAMAK ile OZONLAŞMAK ile OZON ile OZONLU ile OZON ÖLÇÜM ile OZON YUVARI ile OZON TEDAVİSİ ile OZONLAMA CİHAZI
- OZONOLİZ ile/||/<> EPOKSİDASYONU
( Ozonoliz C=C kırılması aldehit/keton, epoksidasyon halka eter. )
( Formül: O₃ İLE mCPBA )
- ÖZTÜRKÇE SÖZCÜKLERİN BAŞLAMADIĞI HARFLER
( C
F
Ğ
H
J
L
M
N
P
R
S
V
Z )
( SÖZÜN DOĞRUSU I, II - YAVUZ BÜLENT BAKİLER - TÜRK EDEBİYAT VAKFI )
- ÖZÜMLEME ve/<> ÖZÜMLEMEDOKUSU
( ... VE/<> Bitkilerde, havadaki karbondioksidi, karbonhidrata çeviren, daha çok, yapraklarda bulunan doku. )
- ÖZÜMLEME/ASİMİLASYON/ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< YADIMLAMA/DİSİMİLASYON/KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA/METABOLISM[İng.]
( Canlı var olanların, dışarıdan aldığı besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir bileşimle, organizmanın gereksinim duyduğu nesneler durumuna getirmek. | Edinilmiş olan verileri, bireyin öz malı durumuna getirmek. İLE/VE/||/<>/>/>< Canlı protoplazmayı yapan, büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması. İLE/VE/||/<>/< Canlılardaki tüm kimyasal tepkimelerin toplamı. )
( [Hormonlar:] Testosteron, östrojen, büyüme hormonu, insülin. İLE/VE/||/<>/>/>< Kortizol, Glukagon, adrenalin, sitokinler. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Protein sentezi tepkimeleri
Yağ sentezi tepkimeleri
Dehidrasyon
Fotosentez
Karbonhidrat sentezi
Mitoz
Kas oluşturmak amaçlı fiziksel egzersiz
Kemosentez
Kalvin döngüsü
İLE/VE/||/<>/>/><
Hidroliz
Sindirim
Hücresel solunum
Fermantasyon
Aerobik fiziksel egzersiz
Krebs döngüsü
Nükleik Asitlerin Parçalanması
Glikoz
İLE/VE/||/<>/>/><
... )
( [Enerji] Harcanır. İLE/VE/||/<>/>/>< Harcanmaz. İLE/VE/||/<>/>< ... )
( İkisi de hormonların, şekerlerin, enzimlerin, üreme, gözelerinin büyümesi ve doku onarımı gibi çok sayıda nesnenin üretilmesi için gereksinim duyulan enerjinin oluşturulmasından sorumludur. )
( İkisinin de tek göze içinde de çalışması olanaklı ve olasılıklıdır. )
( ... İLE/VE/||/<>/>/>< En fazla olduğu bölge, karaciğerdir. Bir saat içinde binlerce yıkım etkinliği karaciğer içinde gerçekleştirilebilmektedir. Gözelerde gerçekleşen yıkımların sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için hafif gıdalarla beslenmekte yarar vardır. Ağır gıdalarla beslenen kişilerde karaciğer daha fazla yorulur ve bu nedenle zamanla tükenmesine neden olur. İLE/VE/||/<>/< ... )
- ÖZÜMLEMEDE:
GÜNEŞ + SU ve KLOROFİL + KARBONDİOKSİT
- ÖZÜMLEMEK ile ÖZÜMLENMEK ile ÖZÜMLEYEBİLMEK ile ÖZÜMLEME DOKUSU
- ÖZÜMLEYEN/ANABOLİK/ANABOLIC[İng.] ile/>< YADIMLAYAN/KATABOLİK/CATABOLIC[İng.]
( Küçük moleküllerin, birleşerek büyük moleküller oluşturması. İLE Büyük moleküllerin, parçalanarak küçük moleküller oluşturması. )
- ÖZÜMSEME ile/ve/değil ÖZÜMLEME
- ÖZÜMSEMEK ile/||/<> KATILMAK
- ÖZÜMSEMEK ve/||/<> ÖZLEMEK
- ÖZÜN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ile/ve/||/<> TANRI'NIN "VARLIĞI/YOKLUĞU"
- GELÖST[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜNÜMÜŞ
- ÖZÜR DİLERİM değil/yerine ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM
- EXTRACTION[İng.] / EXTRACTION[Fr.] / EXSICCATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜTLEME
- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ ve SEVGİ
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )
( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )
( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )
( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )
( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )
( Eylem halindeki sevgi. )
( Love in action. )
( CONSCIOUSNESS and LOVE (IN SELF-EXISTENCE)
It is worthwhile to know what keeps you within the narrow confines of the known.
Love and will shall have their turn, but the ground must be prepared.
You have always the company of your own self.
First of all, establish a constant contact vs. your self, be vs. yourself all the time.
Begin as a centre of observation, deliberate cognisance, and grow into a centre of love in action. )
- ÖZYİNELEME ile YİNELEMELİ
( RECURSION vs. RECURSIVE )
- ÖZYUVACI, PROF. DR. NECDET (İST. 1938) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta ve lise öğrenimini aynı şehirde tamamladıktan sonra 1956 yılında girdiği İ.Ü.Orman Fakültesinden 1960 yılında Orman Yüksek Mühendisi olarak mezun odu. Bir süre Ormancılık teşkilatında çalıştıktan sonra açılan sınavı kazanarak İ.Ü. Orman Fak. Ormancılık Coğrafyası ve Yakın Şark Ormancılığı Küsüsünde asistan oldu. "Arnavutköy Deresi Yağış Havzasında Hidrolojik Durumu Etkileyen Bazı Bitki Toprak - Su İlişkileri" adlı tezi ile "Orman Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1974'te "Kocaeli Yarımadası Topraklarında Erozyon Eğiliminin Hidrolojik Toprak Özelliklerine Bağlı Olarak Değişimi" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını akazandı. 1982'de ise "Derelerde Akım Ölçmeleri İstasyonlarının Kurulma, Çalıştırılma ve Bakım Esasları" adlı tezini tamamlayarak profesörlüğe yükseltildi. 1982 - 1992 yılları arasında İ.Ü. Orman Fakültesi Dekan Yardımcılığı, 1992 - 1995 arasında Dekanlık, 2000 - 2004 yılları arasında İ.Ü. Senatörlüğü, İ.Ü. Yönetim Kurulu Fen Bilimleri temsilciliği görevlerinde bulundu ve 1995'te emekli oldu. Yayınlanmış 6 kitabı, dördü çeviri olmak üzere 24 makale ve 29 adet tebliği bulunmaktadır. )
- p.ae.[Lat. < PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARLA
- P-IONMETER[İng.] ile/değil/yerine/= P-İYONMETRE
- P-FOLD SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= P-KATLI BAKIŞIM
- P-N JUNCTION DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= P-N BAĞLANTILI DİOT
- P-TYPE SILICON[İng.] / SILICIUM DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-SILIKON[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ SİLİSYUM
- P.C./POST CİBUM, AFTER MEALS[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA
- P53 ile/||/<> RB PROTEİNİ
( p53 DNA hasarı kontrol, Rb G1/S geçiş. )
( Formül: Hasar sensörü İLE kontrol noktası )
- PABUÇ BIRAKMAMAK ile PABUCUNU DAMA ATMAK
- PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI
- PABUÇ/LUK ile PABUÇLU ile PABUÇÇU/LUK ile PABUÇSUZ ile PABUÇ DİLLİ/LİK
- PAÇAGÜNÜ ile/ve/<> PAÇALIK
( Düğünün ertesi günü. İLE/VE/<> Düğünün ertesi günü verilen yemek. | Gelinin, paçagünü giydiği giysi. )
- PAÇA/LIK ile PAÇAL ile PAÇACI/LIK ile PAÇALI ile PAÇASIZ ile PAÇA GÜNÜ ile PAÇA KASNAK
- PAÇASINA SARILMA/TAKILMA ile/ve/ya da/||/<> PARÇASINA SARILMA/TAKILMA
- PACK :/yerine PAKET, TOPLAMAK
- PACS/PICTURE ARCHIVING AND COMMUNICATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ SAKLAMA/ARŞİVLEME VE İLETİŞİM DÜZENLERİ
- PADİŞAH değil/yerine/= ERKLİHAN
- PADİŞAH/LIK ile PADİŞAHİ ile PADİŞAH DİVANI
- PADOLOJİ ile ...
( Toprakbilim. )
- PAFTA ile PAFTALI ile PAFTASIZ
- PAGAN ile PAGANİZM
- PAGODITE[İng.] ile/değil/yerine/= PAGODİT
- PAH İLE FULLERENE İLE GLYCİNE İLE METHANOL ile/||/<> UZAY MOLEKÜLLERİ
( Uzayda bulunan kimyasal bileşikler. )
( Formül: HC₇N (cyanotriacetylene) )
- PAHALANMAK ile PAHALILANMAK ile PAHALILAŞMAK ile PAHALANDIRMAK ile PAHALILAŞTIRMAK ile PAH ile PAHA ile PAHACI/LIK ile PAHALI/LIK ile PAHALICA
- PAINTING :/yerine TABLO, RESİM
- PAKARANA ile ...
( Güney Amerika'ya özgü, memeli bir hayvan. )
- PACKUNG FRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME FAKTÖRÜ
- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ
- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)
- PAKLAMAK ile PAKLANMAK
- PACHNOLIT[İng.] ile/değil/yerine/= PAKNOLİT
- PAKT[Fr.] değil/yerine/= ANTLAŞMA
- PAL ile PALA/LIK ile PALU ile PALA BIYIK ile PALA BIYIKLI
- PALABIYIK, GAFFUR (KEMALİYE, 1949) :
( Fenerbahçe'den transfer edildi ve üç sezon (1974 - 1977) Sarıyer S. K. de tescilli kaldı. Bu süre içinde 55 lig, 5 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 63 resmi ve 25 özel maçla birlikte toplam olarak 88 maçta Sarıyer forması giydi takımına 2 gol kazandırdı. )
- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME
- PALAS-PANDIRAS (GÖTÜRMEK)
- PALAS ile PALAS PANDIRAS
- PALEOGRAF değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİCİ
- PALESTRA ile/ve/||/<>/> GMYNASIUM
( Çalışma alanı. İLE/VE/||/<>/> Yarışma alanı. )
( Sadece sporcuların alanı. İLE/VE/||/<>/> Sporcuların ve izleyicilerin alanı. )
- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ
- PALLADATE[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADAT
- PALLAD[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADİK
- PALLADONS, PALLADIUMS[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADUS
- PALLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= PALLAMİN
- PALMKUST APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PALM KÜVET
- PALMIERS = NAHLÎYE
- PALMİTAT[Fr.] ile PALMİTİK[Fr.] ile PALMİTİL[Fr.] ile PALMİTİN[Fr.]
( Palmitik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doymuş bir yağ asidi CH3-(CH2)14-CO2H ve bu asitten türeyen bileşikler için kullanılır. İLE Palmitik asitten türeyen C13H31-CO formülündeki tek değerli kök. İLE Gliserinin, palmitik esteri. )
- PALMİTİK ile PALMİTİK ASİT
- PALMİYE ile DARDAĞAN
( ... İLE Palmiye cinsinden bir ağaç. | Bu ağacın, çitlembik büyüklüğünde, sert çekirdekli, tatlı yemişi. )
( ... cum MILIUM EFFUSUM )
(1996'dan beri)