Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 31.890 başlık/FaRk ile birlikte,
31.890 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(74/129)
- THEORETICAL PLATE NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL TABAKA SAYISI
- KURAMSAL/TEORİK AHLÂK(MORAL) ile/ve UYGULAYIMSAL/KILGISAL/PRATİK AHLÂK
( THEORICAL MORALS vs./and PRACTICAL MORALS )
- THEORETISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL/TEORİK KİMYA
- KURAMSAL = NAZARÎ = THEORETIC[İng.] = THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] = THEORETISCH[Alm.] = THEORIKOS, THEORETIKOS[Yun.]
- KURAMSALLIK ile/ve/<> YARATICILIK
( Aklın mâbedi. İLE/VE/<> Kalbin mâbedi. )
- KURAMSAL(NAZARÎ) TASAVVUF ile/ve UYGULAYIMSAL/KILGISAL/AMELÎ TASAVVUF
- KURAMSAL(TEORİK) FELSEFE ile UYGULAYIMSAL(PRATİK) FELSEFE
- KURAMSAL/TEORİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI
( Kimyasal süreçleri kuramsal modellerle inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Kuvantum mekaniği ile kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- KURAMSAL/TEORİK KİMYA ile/||/<> MOLEKÜLER MODELLEME
( Kimyasal süreçleri kuramsal modellerle inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Moleküler yapıların bilgisayar modellerini inceleyen bilim dalı. )
- KURAM/TEORİ ile/ve/<> UYGULAMA/PRATİK
- KUR'ÂN-I KERÎM:
BAŞAT TAVIR ile/ve/<> REVNAK[Fars.][: Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.]
- KUR'ÂN-I KERÎM:
HİTAB ve/<> MUHATAB
( Hitâb: Muhattabı olursan. )
- KUR'ÂN-I KERÎM:
"MEKKE'de ve İSTANBUL'da ve MISIR'da"
( "Nâzil oldu." VE "Yazıldı." VE "Okundu." )
- KUR'AN-I KERÎM:
TEVHİD ile/ve/<> HAŞR/ÂHİRET ile/ve/<> NÜBÜVVET ile/ve/<> İBÂDET ve ADÂLET
- KUR'ÂN-I KERÎM ve/<> AYET/LER [âfâk'taki]
( Doğa. VE/<> Doğa nesneleri.[bitki/ler, hayvan/lar ve olaylar] )
- KUR'ÂN-I KERÎM'İ:
ARAPÇA'SINDAN OKUMAK ile/ve/= YÜZÜNDEN OKUMAK
- KÜRATİF/CURATIVE[İng.] değil/yerine/= SAĞALTICI | İYİLEŞTİRICİ
- KURBACIK ile/ve/||/<> TUNÇ ile/ve/||/<> İĞ
(
)
( Kaynak: "ANADOLU'DA KAYBOLMAKTA OLAN BİR MADDİ KÜLTÜR UNSURU: SU DEĞİRMENLERİ (BEYPAZARI ÖRNEĞİ)" - Reşide Gürses, E. Banu Karababa Taşkın )
- KURBAĞA ile BREZİLYA ZEHİRLİ KURBAĞASI
- KURBAĞA ile (BUSHWELT) YAĞMUR KURBAĞASI
- KURBAĞA ile KARA KURBAĞA/OTLUBAĞA
( 5000'in üzerinde kurbağa türü vardır. [Sri Lanka'da, 2002 yılında, 100 yeni tür daha bulunmuştur] )
( 2.600 değişik cins kurbağa vardır. Türkiye'de ise 29 kurbağa türü bulunmaktadır. )
( Ne yazık ki, kurbağaların nesli, hızla tükenmektedir. :( [Kurbağalar, derileri aracılığıyla soluk alan canlılar olduklarından, tüm türlerin üçte biri tehlike altındadır.][Zehirleri, bizim için tehlikeli olabilir fakat kişilerin etrafa saçtığı zehirler, onlar için çok daha öldürücüdür.] )
(
ile
)
( MUKNİA: Kurbağa yavrusunun, yumurtadan çıktığı ilk durumu.
VAKVAKA: Kurbağa sesi. )
( BÜRKE, DIFDEA/DIFDA'[DIFDAİYYE: Kurbağagiller] ile ... )
( GÛK ile ... )
( FROG[< TADPOLE] vs. TOAD )
( RANUCULA cum BUFA )
( LA RANA con ... )
- KURBAĞA ile LİOPELMA
- KURBAĞA ile MANTELLA KURBAĞASI
- KURBAĞANIN ile KURBANIN
- KURBAN BAYRAMI değil/yerine/= YAKINLIK BAYRAMI
- KURBAN KESMEK değil KURBAN/YAKINLIK KESBETMEK[: Çalışarak kazanma.]
- KURBANIN EYLEREM ile KURBANI NEYLEREM
- KURBANIN ... ile/değil KURBAĞANIN ...
- KURB/İYET ile ...
( YAKIN, YAKINLIK )
- KURBİYET ile/ve KUTBİYET
( Görebilme hali. İLE/VE Yapabilme hali. )
- KURBİYET ile RÂBITA
( Bir râbıta, bin zâbıtaya yeter. )
- KÜRE/MÜDEVVER[Ar. < DEVR] ile/ve YUVARLAK/DEĞİRMİ
( Bir noktaya eşit uzaklıkta. İLE/VE Bir daireye eşit. )
- KÜRE ile YARIKÜRE
( ... İLE Yer ya da gökküresinin, ekvatorla bölünmüş iki yarısından her biri. )
- KÜREK ile KÜREKLİ ile KÜREKÇİ/LİK ile KÜREKSİZ ile KÜREK KÜREK ile KÜREK CEZASI ile KÜREK KEMİĞİ ile KÜREK AYAKLILAR
- KUREMONA[İng.] ile/değil/yerine/= KUREMONA
- SPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL AYNA
- EBÂD-İ KÜREVÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL BOYUTLAR
- KÜREVÎ MEVC[Osm.] / SPHERICAL WAVE[İng.] / ONDE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL DALGA
- SPHERICAL REFRACTING SURFACE[İng.] / SURFACE RÉFRACTANTE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELBRECHENDE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KIRICI YÜZEY
- ASPHERICAL LENS[İng.] / LENTILLE ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN MERCEK
- KÜREVÎ RAKKAS[Osm.] / SPHERICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGES PENDEL, KUGELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SARKAÇ
- SPHERICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGER KONDENSATOR, KUGELKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SIĞAÇ
- KÜRESEL ile/ve/değil DAİRESEL
- KÜRESELLEŞME:
[ne yazık ki]
"ULUSLARARASILAŞMANIN GENİŞLEMESİ" ile/ve/||/<> KURUMSAL ZORBALIK
- KÜRESELLEŞMENİN ARTMASI ile/ve/değil/||/<> SINIRLARIN AZALMASI
- KÜRESELLEŞ(TİR)MEK ile/ve/değil/yerine EVRENSELLEŞ(TİR)MEK
( )
- KURFORSE ile ...
( Bir paraya, hükümetçe verilen (belirtilen) değer. )
- KURGUL ile/ve/değil/yerine SİMGESEL
- KURGULAMAK ile KURGULANMAK ile KURGU ile KURGUCU/LUK ile KURGULU ile KURGUSAL ile KURGUSUZ/LUK ile KURGU BİLİMİ
- ÖYKÜSEL KENDİLİK'TE:
KURGUSAL ile/<> TÖZSEL
( [ÖYKÜSEL KENDİLİK: Zamana yayılmış, geçmiş ve geleceğe sahip kendilik.]
Öznenin ve ötekilerin özne hakkında anlattığı öykülerden oluşan "soyut" kendilik. İLE/VE/||/<> Öznenin ve ötekilerin özne hakkında anlattığı öykülerin toplamından oluşan "gerçek" kendilik. )
( DAVID HUME: "Kendilik, anlık izlenimler demetidir. Fakat bu izlenimler demetinin bir gerçekliği yoktur."
DANIEL DENNETT: "Kendimiz hakkında anlattığımı öyküler, bizi inşâ eder. Kendilik, bu öykülerin soyut bir kesişim noktasıdır. Fakat öykülerimizin inşâ ettiği kendilik, boş bir soyutlamadır."
ile/ve/||/<>
RICOEUR: "Öznenin, kendi hakkında anlattığı öykülerin toplamıdır. Bu öyküler, kendi aralarında çelişki, kararsızlık ve kendini aldatmayı içerse de bütünlüklü ve gerçek bir yaşamı oluşturur." )
- KURGUSAL TARİH FELSEFESİ ile/ve ELEŞTİREL TARİH FELSEFESİ
- KURGU/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KURAM/SAL
- KURIE DIAGRAM[İng.] / COURBE DE KURIE, DIAGRAMME DE KURIE[Fr.] / KURIE-DIAGRAMM, KURIE-KURVE, KURIE-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZGESİ/GRAFİĞİ
- KÜRK ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ ile PASLANMA ile KÜRKLÜ
( FUR vs. FURRED vs. FURRIER vs. FURRING vs. FURRY )
( پوست ile پوستين ile خز ile خزدار ile خزپوش ile خزدار کردن ile خزدوز ile خز فروش ile پوست فروش ile خزدوزي )
( POOST ile پوستين ile KHAZ ile KHAZDAR ile KHZPUSH ile KHAZDAR KARDAN ile KHAZDOZ ile KHAZ FOROSH ile POOST FOROSH ile KHAZDOZY )
- KURMAK ile/yerine DÜŞÜNMEK
( Kuruntu/vesvese ile zihne düşenler düşünme değildir! [kuruntulardan vazgeçebilmeli!] )
( Bırak, farklı düşünce/duygu kuşları başının üzerinden uçsunlar. Sen ancak başının üzerinde yuva yapmamalarını sağlayabilirsin! )
- KURMAK ile/ve/> GELİŞTİRMEK
- KURMAK ile İLETİŞİM KUR ile KURULMUŞ ile KURMAK ile KURULUŞ
( ESTABLISH vs. ESTABLISH CONTACT vs. ESTABLISHED vs. ESTABLISHING vs. ESTABLISHMENT )
( تاسيس کردن ile تاسيس نمودن ile جايگير کردن ile مسلم کردن ile بنانهادن ile برقرار داشتن ile افتتاحکردن ile داير کردن ile بستن ile برقرار کردن ile احداث کردن ile رابطه برقرار کردن ile پا برجاي ile برپا ile مکين ile تاسيس ile افتتاح ile دسته کارکنان ile استقرار ile احداث ile ساختمانان ile برقراري ile تشکيل ile جايگيري )
( TASYS KARDAN ile TASYS NEMUDAN ile JAYGYR KARDAN ile MOSLAM KARDAN ile بنانهادن ile BARGHARAR DASHTAN ile AFTETAHKARDAN ile DAYR KARDAN ile BASTAN ile BARGHARAR KARDAN ile EHDAS KARDAN ile RABETEH BARGHARAR KARDAN ile PA BARJAY ile BARPA ile مکين ile TASYS ile AFTETAH ile DASTEH KARKONAN ile ESTEGHARAR ile EHDAS ile SAKHTAMANAN ile BARGHARARY ile TASHKYLE ile جايگيري )
- KURMAK ile TEMEL ile TEMEL ÇALIŞMASI ile VAKIFLAR ile KURULAN ile KURUCU ile KURUCU ile KURUCU
( FOUND vs. FOUNDATION vs. FOUNDATION WORK vs. FOUNDATIONS vs. FOUNDED vs. FOUNDER vs. FOUNDEROUS vs. FOUNDING )
( يافتشده ile پيدا شده ile پايه گذاري کردن ile داير کردن ile يافت شده ile يافته ile تاسيس کردن ile پيريزي ile شالوده ile بن ile پاي بست ile پر و پا ile اساس ile زيربنا ile زيرسازي ile نصاب ile رکن ile پايه ile مباني ile مبادي ile مبتني ile سر سلسله ile موسس ile بنيانگذار ile بنيان گذار ile برپا کننده ile بنيانگزار ile باني ile لجن زار ile تشکيل دهنده )
( YAFTASHODEH ile PEYDA SHODEH ile PAYYEH GOZARY KARDAN ile DAYR KARDAN ile YAFT SHODEH ile YAFTEH ile TASYS KARDAN ile پيريزي ile SHALODEH ile BAN ile PAY BAST ile PAR VE PA ile ASAS ile ZYRABNA ile ZYRESAZY ile NASAB ile REKAN ile PAYYEH ile MOBANY ile MOBADY ile MOBTANY ile SAR SALSALEH ile MOSS ile BANYENGOZAR ile BANYAN GOZAR ile BARPA KONANDEH ile BANYENGZAR ile BANY ile LAJAN ZAR ile TASHKYLE DAHANDEH )
- KURMAK ile UYDURMAK
- KURMAK ile/ve YÜRÜ(T)MEK
- KURNAZ ile KURNAZ İNSANLAR
( CUNNING vs. CUNNING PEOPLE )
( زيرکي ile محتال ile روباه صفت ile حيلهگر ile روباه بازي ile حيله باز ile محتاله ile ناقلا ile زيرک ile مکار ile شيله پيله ile رنود )
( زيرکي ile محتال ile ROBAH SAFT ile HEYLAHAGAR ile ROBAH BAZY ile HEYLAH BAZ ile محتاله ile NAGHALA ile زيرک ile MAKAR ile SHYLAH PEYLAH ile رنود )
- KURNAZLAŞMAK ile KURNA ile KURNAZ/LIK ile KURNALI ile KURNASIZ ile KURNAZCA
- KURNAZ/LIK ile/değil/=/<>/>/< APTAL/LIK
( İkisinin de hiçbir "kazanımı", kalıcı değildir/olamaz. )
- KURNAZ/LIK ile SİNSİ/LİK
- KURSAK ile KURSAKLI ile KURSAKSIZ
- KURŞUNLAMAK ile KURŞUNLANMAK ile KURŞUNLATMAK ile KURŞUNLAŞMAK ile KURŞUNİLEŞMEK ile KURŞUN ile KURŞUNİ ile KURŞUNCU/LUK ile KURŞUNLU ile KURŞUNSUZ/LUK ile KURŞUN OTU ile KURŞUN ERİMİ ile KURŞUN GRİSİ ile KURŞUN KALEM ile KURŞUN RENGİ ile KURŞUNSUZ BENZİN
- KURT ile AMERİKA BOZKURDU
( ... İLE ABD ve Kanada ormanlarında yaşar. )
( WOLF vs. TIMBER WOLF )
( CANIS LUPUS vs. CANIS LUPUS OCCIDENTALIS )
- KURT ile ETİYOPYA KURDU
- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER
( KURD vs. KURDISTAN vs. KURDISTAN DEMOCRATIC PARTY OF IRAQ vs. KURDS )
( کراد ile کردستان ile قاليچه کردي ile حزب دمکرات کردستان عراق ile اکراد )
( کراد ile KARDASTAN ile GHALYCHEH KARDY ile HEZB DAMKERAT KARDASTAN ARAGH ile EKRAD )
- KURTAĞZI ile KURTAYAĞI ile KURTBAĞRI
( Gemi ve sandallarda halatın geçmesi için teknenin kenarına tutturulmuş, açık ağız biçiminde metal parça. | Doğramanın birbirine geçen dişleri. | Çatıdaki dışa açılan küçük pencere. İLE Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. İLE Zeytingillerden, yaprakları mızrağa benzer, çiçekleri beyaz, kokulu ve salkım durumunda olan, çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. )
( ... cum LYCOPODIUM CLAVATUM cum LIGUSTRUM VULGARE )
- KÜRTAJ ile KÜRTAJCI
- KURTARIM ile KURTARIMCI/LIK
- KURTARMA ile KURTARMACI/LIK ile KURTARMA ARACI ile KURTARMA GEMİSİ ile KURTARMA KAZISI
- KÜRTÇE değil [Doğu Anadolu] OSMANLI TÜRKÇESİ
- KURTCEBE, LEVENT (İST. 1960) :
( Üniversite hayatını tamamladıktan sonra iuş hayatna atıldı. Elmektronik yedek parçası üreten kendi işyerini başındadır. Elektronik Sanayiciler –Derneği (ESİD) Yönetim Kurulu Üyesi olup, ayrıca üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde iki dönem (1989/1990 ve 1990 - 1991) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )
- KURTLUCA/MEŞECİK/YERMEŞESİ/YERPALAMUDU/SUSARMISAĞI ile KURTMANTARI
( Ballıbabagillerden, tırmanıcı sarı çiçekleri olan, kokusu sarmısağı andıran, göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. İLE Tazeyken yenebilen, olgunlaştığında, basılınca sporlar saçan, beyaz renkli, yuvarlak biçimli, bazitli bir mantar. )
( ARISTOLOCHIA cum LYCOPERDON )
- ESCAPING VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LIBÉRATION[Fr.] / ENTWEICHGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURTULMA HIZI
- KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK
( Özgürleşme, kişinin kendi kendine empoze etmiş olduğu yanlış fikirlerden kurtulmasıdır. )
( Bir canlı varolan, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır. )
( Liberation is of the self from its false and self-imposed ideas.
Once a living being has heard and understood that deliverance is within his reach, he will never forget, for it is the first message from within. )
( DELIVERANCE, EXTRICATION vs. TO BECOME FREE )
( PRAJNA ile ... )
( NECÂT ile HÜRRİYET )
- KURTULMAK ile/ve/||/<>/< YADSIMAK
( KURTULMAK WV< YADSIMAK )
- KURTULUŞ SAVAŞI'MIZDA:
KAĞNI ve/||/<>/> UÇAK
( )
- KURTULUŞ ile KURTULUŞLU ile KURTULUŞSUZ
- KURTULUŞ ve/< ÖZEN/İMTİNÂ
- KURTULUŞ ve/> PAKLIK
- KURU GÜRÜLTÜ, KAVARA ile/ve KAKOFONİ
- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI
( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )
( DATE vs. PERSIMMON )
( PHOENIX DACTYLIFERA cum DIOSPYROS KAKI )
- KURU KAFA ile/=/||/<> KAFATASI
( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE/=/||/<> İnsanda ve omurgalılarda, içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü. )
- KURU KAFA ile KURUKAFA
( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )
( ... vs. ACHERANTIA ADROPHOS )
- KURU KURU (DÜŞÜNMEK)
( Bir şey yapmak yerine sadece düşünerek zaman geçirmek, işe yaramamak. )
- KURU SARIMSAK ile/ve TAZE SARIMSAK
( ... İLE/VE Yedikten sonraki ağız kokusu daha fazla olabilir. )
- KURUCU BAĞLILIK ile NEDENSEL BAĞLILIK
- KURUCU ETKİ ile/||/<> DARBOĞAZ ETKİSİ
( Kurucu yeni koloni, darboğaz popülasyon küçülmesidir )
( Formül: Yeni başlangıç İLE azalma )
- KURUCU İKTİDAR ile "KURULMUŞ İKTİDAR"
( POUVOIR CONSTITUANT avec POUVOIR CONSTITUE )
- [ne yazık ki]
KURUCU ŞİDDET ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ŞİDDET
- KURUCU/YAPICI SURETLER(ES-SUVERU'L-MUKAVVİME) ile TAMAMLAYICI SURETLER(ES-SUVERU'L-MUTEMMİME)
( Nutkiyet/düşünmenin kişinin faslı/ayrımı olması gibi. İLE ... )
- KURUCU ile/ve SAVUNUCU
- KURUL/HEYET[Ar.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL]/ASAMBLE[ASSEMBLEE] ile KURULTAY/KONGRE[Fr. < CONGRES]
( Bir işi yapmak, yönetmek ya da bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk. İLE Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. | Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belirli sürelerle ya da gerektikçe yaptığı genel toplantı. | Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis. )
- KURUL/KONSEY ile/ve/||/<>/> ALT KURUL/KOMİSYON
- KURULMAK ile KURULABİLMEK ile KURUL
- KURULTAY ile/||/<> KABİNE ile/||/<> KURIA
( Genel toplantı, kurul/meclis. İLE/||/<> Bakanlar kurulu. İLE/||/<> Roma'da kurul. )
- KURULUŞ ile/ve/||/<>/> KURTULUŞ
- BLOTTING PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= KURUMA KÂĞIDI
- KURUMLANMAK ile KURUMLAŞMAK ile KURUMLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMAK ile KURUMLANABİLMEK ile KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUM ile KURUMA ile KURUMLU/LUK ile KURUMSAL ile KURUMSUZ/LUK
- KURUMSAL BİR KARARI(/A):
BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYMAK
- KURUMSAL DEVLET ile KİŞİ DEVLET
- KURUMSAL DİN ile/ve BİREYSEL DİN
- KURUMSALLAŞMA YÖNETİMİNDE/ÖNDERLİĞİNDE, ÖNDER VE ÇALIŞANLAR:
BAŞLANGIÇTA ve/||/<>/> GEÇİŞTE ve/||/<>/> DENEYİMLİ ve/||/<>/> YETİŞMİŞ
(
)
- İNSANLIK:
"KURUŞ" İLE ile/değil/yerine DURUŞ İLE
- KURUSIKI ile KURUSIKI
( Yalnız barut doldurulmuş, çekirdeksiz tüfek ya da tabanca mermisi. | Bu mermiyi patlatan bir tür tabanca. İLE Korku. | Blöf. )
- KURUSIKI ile KURUSIKI ATICI/LIK
- KURUŞLANDIRMAK ile KURUŞ/LUK ile KURUŞ KURUŞ ile KURUŞU KURUŞUNA
- KURUTAÇ ile KURUTMAÇ
( Kurutma kabı. İLE Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç. )
- KILN[İng.] / TOURAILLE, SÈCHOIR[Fr.] / DARRE, TROCKNER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA FIRINI
- KURUTMAK ile KURUTULMAK ile KURUTABİLMEK ile KURUTUVERMEK ile KURUT ile KURUTUCU
- KURUTMA/LIK ile KURUTMAÇ ile KURUTMALI ile KURUTMA KABI ile KURUTMA KAĞIDI ile KURUTMA MAKİNESİ
- DRIER, SICCATIVE; DRIER[İng.] / SICCATIF, DESSÉCHANT[Fr.] / SIKKATIV, TROCKENMITTEL, KURUTUCU:[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTUCU
- KURUTULMUŞ ile KURUTULMUŞ MEYVELER ile KURUTULMUŞ FINDIK ile KURUTULMUŞ ŞEFTALİ ile KURUTULMUŞ NAR TANELERİ
( DRIED vs. DRIED FRUITS vs. DRIED NUTS vs. DRIED PEACH vs. DRIED POMEGRANATE SEEDS )
( پلاسيده ile خشکه ile خشکيده ile خشکبار ile آجيل ile جوزاغند ile نار دانه )
( POLASYDAH ile KHSHKEH ile KHSHKYDAH ile KHSHKBAR ile AJYLE ile جوزاغند ile NAR DANEH )
- KURYE[Fr. < COURRIER] değil/yerine/= TAŞIYICI
( Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kişi. | Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kişi. | Uçakla gönderilen mektup, koli ya da havale. | Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. )
- KUŞ ile AK BAŞLI BUFALO DOKUMACI KUŞU
( ... vs. DINEMELLIA DINEMELLI )
- KUŞ ile ÇELTİKÇİ KUŞU
(
)
- KUŞ ile DOKUMACI KUŞU
( ... İLE Afrika, Avustralya ya da Avustralya çevresinde bulunan adalarda yaşar. Yapmış oldukları yuvaların sanatsal olmasından dolayı, "Dokumacı Kuşu" olarak adlandırılırlar. )
( ... İLE Özellikleri:
Büyüklükleri ve ağırlıkları, bir serçe kadardır.
Erillerin kafasının üzerinde kırmızı renk bulunmaktadır.
Dişilin kafası üzerinde sarı renk bulunmaktadır.
Yuvanın dışını eril kuş yapmaktadır. Dişi kuş, sadece iç kısmını yapmaktadır. )
(
)
( )
- KUŞ ile FAREKUŞU
( ... İLE Afrika'ya özgü bir kuş. )
( TAYR ile ... )
( MÜRG ile ... )
- KUŞ ile GRANDALA
( ... İLE Himalayalar’ın yüksekliklerinde yaşar. )
(
)
- KUŞ ve/||/<> KARİNALILAR
( ... VE/||/<> Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının hemen hemen tüm kuşları içine alan büyük bir bölümü. )
- KUŞ ile KIRMIZI GAGALI BUFALO DOKUMACI KUŞU
- KUŞ ile KİVİ/APTERİKS[Fr. < APTÉRYX]
( ... İLE Yeni Zelanda'da yaşar. )
( 

)
( BIRD vs. KIWI )
( ... cum APTERYX AUSTRALIS )
- KUŞ ile/||/<> KIZIL DÜDÜKÇÜN
- KUŞ ile SAKSONYA KRALI CENNET KUŞU
( ... İLE Batı Yeni Gine'de görülürler. )
- KUŞ ile SARIASMA/SARICIK
( ... İLE Ötücü kuşlar takımının, sarıasmagiller ailesinden, parlak sarı tüylü kara kuyruklu bir kuş. )
( ... cum ORIOLUS ORIOLUS )
- KUŞ ile UZUN KUYRUKLU DUL KUŞU
( ... İLE Güney Afrika'da yaşarlar. )
- KUŞAKLAMAK ile KUŞAKLANMAK ile KUŞAK ile KUŞAKLI ile KUŞAKSIZ ile KUŞAK BAĞLAMA
- KUSA'LI) NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<>/> GIORDANO BRUNO ile/ve/||/<>/> HENRY MORE
( 1401 - 11 Ağustos 1464 İLE/VE/||/<>/> Ocak 1548 - 17 Şubat 1600 İLE/VE/||/<>/> 12 Ekim 1614 - 01 Eylül 1687 )
- KUŞANMAK ile KUŞANILMAK ile KUŞANDIRMAK ile KUŞANABİLMEK ile KUŞANE
- KUŞATAMAMADA:
NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> YASALI/LIK ile/ve/||/<> GERÇEK/LİK ile/ve/||/<> RASTGELE/LİK
- KUŞATAN ile/ve/||/<> KAPSAYAN
- KUŞATMAK/KUŞATICI ile KAPSAMAK/KAPSAYICI
- KUŞATMAK ile/ve KİLİTLEMEK
- KUŞATMAK ile KUŞATILMAK ile KUŞATABİLMEK
- ... değil KUŞBURNU
( Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen, soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç, yaban gülü ağacı. | Bu ağacın parlak kırmızı renkli, içi tüylü ve çekirdekli meyvesi. | Bu meyveden yapılan içecek. )
( ROSA CANINA )
- KUŞET ile KUŞETLİ ile KUŞETSİZ
- KUŞEVLERİNDE:
TAŞTAN OLANLAR ile/ve TUĞLADAN OLANLAR ile/ve CEPHE GİYDİRME OLANLAR
- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]
- KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK
(
)
( [not] DOUBT vs./but/>< DO
DO instead of DOUBT )
- KUŞKULU/ŞÜPHELİ İFADE TUTANAĞI ile/değil KUŞKULU/ŞÜPHELİ'NİN İFADE TUTANAĞI
- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( UNCONDITIONAL LOVE instead of SUSPICIOUS LOVE )
- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
( UNCONDITIONAL LOVE instead of SUSPICIOUS LOVE )
- KUSKUN ile KUSKUNLU ile KUSKUNSUZ ile KUSKUNU DÜŞÜK
- KUŞKUSUZ SEVGİ ile/ve/||/<>/>/< KOŞULSUZ SEVGİ
( UNSUSPECTING LOVE vs. UNCONDITIONAL LOVE )
- KÜSKÜT[Fr. CUSCUTE] değil/yerine/= ŞEYTANSAÇI/BAĞBOĞAN
( Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki. )
( CUSCUTA )
- Küsmeden KONUŞ!!!
- KÜSTAHLAŞMAK ile KÜSTAH/LIK ile KÜSTAHÇA
- KÜSTAH/LIK ile FODUL/LUK[Ar.]
( ... İLE Üstünlük taslayan, kibirlenen. )
- BRECHWEINSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUSTURUCU TARTARAT
- KUSUR ile İLTİCA ile ARIZALI ile KUSURLULUK ile KUSURLAR
( DEFECT vs. DEFECTION vs. DEFECTIVE vs. DEFECTIVENESS vs. DEFECTS )
( عوار ile فساد ile آک ile مرتد شدن ile عيب ile نقيصه ile معيوب ساختن ile ارتداد ile نقيص ile عيبناک ile ناقص ile عيب دار ile عواريه ile معيوب ile معيوبي ile معلوليت ile نواقص ile عيوب ile نقائص )
( عوار ile FESAD ile AK ile MORTAD SHODAN ile EYBE ile NAGHYSEH ile MAYVEB SAKHTAN ile ERTEDAD ile نقيص ile EYBENAK ile NAGHS ile EYBE DAR ile عواريه ile MAYVEB ile معيوبي ile MALOOLYT ile NAVAGHS ile EYVEB ile NAQAES )
- KÜSUR ile KÜSURLU ile KÜSURSUZ
- KUSUR ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK
( FLAW vs. FLAWLESS vs. FLAWLESSNESS )
( نقص ile مو ile سوسه ile عيب دار کردن ile آشوب ناگهاني ile بي نقص ile بي عيب ile بي عيبي ile بي نقصي )
( NAQS ile MO ile SOSEH ile EYBE DAR KARDAN ile ASHUB NAGEHANY ile بي نقص ile BEY EYBE ile BEY EYBEY ile BEY NAQSY )
- KUSURA BAKMA(MA)K ile/ve GÖNÜL KOYMA(MA)K
- KUSURLAR ile DELİKSİZ
( IMPERFECTIONS vs. IMPERFORATE )
( نقائص ile منگنه نشده ile بي سوراخ ile بي روزنه )
( NAQAES ile MANGANEH NESHODEH ile BEY SORAKH ile BEY RUZNEH )
- KUSURLU SORUMLULUK(/HİZMET ve GÖREV) ile/ve/||/<> KUSURSUZ SORUMLULUK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLASILIK
- IDEAL FLUID, PERFECT FLUID[İng.] / FLUIDE PARFAIT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ AKIŞKAN
- DIÉLECTRIQUE PARFAIT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ DİELEKTRİK
- KUSURSUZ DİL ARAYIŞI ile TEK KÖKEN VARSAYIMI
( KUSURSUZ DİL ARAYIŞI (UMBERTO ECO - LİTERATÜR) kitabını okumanızı salık veririz. )
- KUSURSUZ DİL ile/ve EVRENSEL DİL
( Nesnelerin doğasını yansıtabilecek bir dil aramak. İLE/VE Herkesin konuşabildiği ve konuşmak zorunda olduğu bir dil aramak. )
( Kusursuz bir dili az sayıda kişinin kullanmaması ve evrensel olarak kullanılan bir dilin kusurlu olmaması için hiçbir neden yoktur. )
- IDEAL GAS EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ GAZ DENKLEMİ
- IDEAL GAS, PERFECT GAS[İng.] / GAZ PARFAIT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ GAZ
- IDEAL INDUCTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ İNDÜKTANS
- IDEAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARFAIT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ KRİSTAL
- PERFECT VACUUM[İng.] / VIDE PARFAIT[Fr.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ VAKUM
- IDEAL DIELECTRIC, PERFECT DIELECTRIC[İng.] ile/değil/yerine/= KUSURSUZ YALITKAN
- KUSURSUZ ile DÜZGÜN
( FLAWLESS vs. PROPER )
- KUSURSUZLUK ile TERTEMİZ
( IMMACULACY vs. IMMACULATE )
( منزهي ile خالص )
( منزهي ile KHALES )
- KUSURSUZLUK ile/ve/<>/||/>< UYUMSUZLUK
( Yaşam, kusursuzluk ile/ve uyumsuzluk arasında bir yerlerde akıp gider. )
- KUTBİYET ile/ve UHUDİYET
- KUTB-ÜL İRŞÂD ile KUTB-ÜL TASARRUF
( KUTB: Aramayı kesen. )
- KUTCHING [BORNEO'nun başkenti, (Sarawak Eyaleti'nde)] ile ...
( Kedi. )
- KUTİKULA ile EPİDERMİS
( Bitkilerin yapraklarında su kaybını önleyen mumlu tabaka. İLE Bitkilerin ve hayvanların dış yüzeyini kaplayan göze tabakası. )
- KUTLAMAK ile KUTLANMAK ile KUTLATMAK ile KUTLAYABİLMEK
- KUTLAMAK ile ÜNLÜ ile KUTLAMA ile ÜNLÜ
( CELEBRATE vs. CELEBRATED vs. CELEBRATION vs. CELEBRITY )
( عيد گرفتن ile وجد کردن ile جشن گرفتن ile مشهور ile برگزاري جشن ile برگزاري ile جشن ile نامآوري ile شخص نامدار )
( EYD GARAFTAN ile VOJAD KARDAN ile JASHEN GARAFTAN ile MOSHEHOR ile BARGOZARY JASHEN ile BARGOZARY ile JASHEN ile NAMAAVARY ile SHKHS NAMDAR )
- MASS TRANSFER RATE[İng.] / VITESSE DE TRANSFERT DE MASSE[Fr.] / STOFFÜBERGANGSRATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE AKTARIM HIZI
- MASS TRANSFER[İng.] / TRANSFERT DE MASSE[Fr.] / STOFFÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE AKTARIMI
- MASS INCREASE[İng.] / MASSENZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE ARTIŞI
- KÜTLE ÇEKİMİ
ile/ve/+/||/<>
ELEKROMANYETİK ETKİLEŞİM
ile/ve/+/||/<>
GÜÇLÜ ÇEKİRDEK ETKİLEŞİMİ
ile/ve/+/||/<>
ZAYIF ÇEKİRDEK ETKİLEŞİMİ
( )
(
)
( Nesneler arasındaki kütlesel çekim gücü, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak değişir. )
( )
- MASS BALANCE EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= KÜTLE DENKLİĞİ EŞİTLİĞİ
- MASS STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT MASSIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLE DURDURMA GÜCÜ
- MASS VELOCITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT MASSIQUE[Fr.] / MENGENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE HIZI
- MASS OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR DE MASSE[Fr.] / MASSENOPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE İŞLEMCİSİ
- SCHWERPUNKT-ERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE MERKEZİ KORUNUMU
- CONSERVATION DU CENTRE DE MASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLE MERKEZİNİN KORUNUMU
- MASS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE MASSE[Fr.] / MASSENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE NUMARASI
- BLOCK POLYMER[İng.] / POLYMÈRE EN MASSE[Fr.] / BLOCKPOLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE POLİMERİ
- MASS SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE MASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLE TAYFI
- KÜTLE-ENERJİ DENKLİĞİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ
( E=mc² toplam enerji, klasik KE = ½mv² sadece düşük hızlarda. )
( Formül: E = mc² İLE KE = (γ-1)m₀c² )
- KÜTLE ile/ve/||/<> ELEKTRİK YÜKÜ ile/ve/||/<> AKIM/SPIN
( p = 0
ile/ve/||/<>
J = 0 )
- GRAVITATIONAL REPULSION[İng.] / RÉPULSION GRAVITATIONNELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM İTMESİ
- GRAVITATIONAL POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE GRAVITATIONNELLE[Fr.] / GRAVITATIONSPOTENTIELLE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM POTANSİYEL ENERJİSİ
- GRAVITATIONAL CONSTANT[İng.] / CONSTANTE GRAVITATIONNELLE[Fr.] / GRAVITATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM SABİTİ
- KÜTLEMEK ile KÜTLETMEK ile KÜTLEŞMEK ile KÜTLEŞTİRMEK ile KÜTLE ile KÜTLESEL/LİK
- LOI DE CONSERVATION DES MASSES[Fr.] / MASSERERHALTUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLENİN KORUNUMU YASASI/KANUNU
- MASS CONSERVATION LAW[İng.] ile/değil/yerine/= KÜTLENİN KORUNUMU YASASI
- MASSENWIDERSTANDSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLESEL DİRENÇ KUVVETİ
- RÉSISTIVITÉ DE MASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLESEL DİRENÇ
- VITESSE MASSIQUE[Fr.] / MASSENGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLESEL HIZ
- KUTSAL/MUKADDES[Ar.] ile/ve/değil İDUK/MÜBÂREK
( Kutsallık, her şeye verilmez. )
- KUTSAL RUH ile KUTSAL ile KUTSAL YER ile KUTSAL YERLER ile KUTSAL SAVAŞLAR ile KUTSAL TAŞ
( HOLY SPIRIT vs. HOLY vs. HOLY PLACE vs. HOLY PLACES vs. HOLY WARS vs. HOLYSTONE )
( منزه وپاکدامن ile مقدس ile مطهر ile متبرک ile وقف شده ile عتبات ile روحالقدس ile غزوات ile مقدسين ile سنگ طلسم )
( MANZEH VAPAKDAMAN ile MOGHODAS ile MATEAR ile MOTBARK ile VAQF SHODEH ile ATBAT ile ROHALGHODAS ile GHZAVAT ile مقدسين ile SANG TALSAM )
- KUTSAL = KUTSİ, MUKADDES = SAINT, HOLY[İng.] = SAINT[Fr.] = HEILIG[Alm.] = SANCTUS[Lat.] = SANTO/TA[İsp.]
- KUTSAL ile/ve/<> MUKADDES
( Kişi, inanırsa. İLE/VE/<> Kişiler/toplum, kişiye inanırsa. )
- KUTSAL/LIK ile/ve/değil/=/< BÜTÜNSEL/LİK / BÜTÜNLÜKLÜ
- KUTSALLIK ile/ve/değil DUYGU YÜKLÜLÜK
- KUTSAL/LIK ile/ve/||/<> GİZLİ/LİK
- KUTSAMA ile TANRISALLAŞTIRMA
- KUTSAMAK ile/ve/||/<> BERAHA[İbr. BEREKET)]
( ... İLE/VE/||/<> Bereket, kutsama, dua. [ברך (B-R-K): Bereket vermek, kutsamak, eğilmek/diz çökmek.] | Tanrı’ya şükran ya da övgü bildirisi. | Günlük dindar yaşamda yiyecekten içeceğe, özel durumlara kadar söylenen kutsama duaları. )
- KUTSAMAK ile KUTSALLAŞMAK ile KUTSALLAŞTIRMAK ile KUTSAL/LIK
- KUTSAMAK ile KUTSAMA ile ARDILLIK ile ARDIŞIK ile ARDI ARDINA
( CONSECRATE vs. CONSECRATION vs. CONSECUTION vs. CONSECUTIVE vs. CONSECUTIVELY )
( تقديس کردن ile ويژه کردن ile تبرک ile توالي ile نتيجه منطقي ile پياپي ile متوالي ile متوالياً )
( TAGHADYS KARDAN ile VEYZHEH KARDAN ile TABARK ile TAVALY ile نتيجه منطقي ile PEYOPY ile MOTVALY ile MOTVALYAN )
- KUTSAMAK ve/<> TEMİZLEMEK
- KÜTTEDEK = BİRDEN BİRE
( "küt" diye ses çıkararak. )
- TENSION DE POLARISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTULAMA GERİLİMİ
- TIRNAK:
KUTUP AYISINDA ile BOZ AYIDA ile KARA AYIDA
- KUTUP YILDIZI ile/ve "KUYRUKLU YILDIZ"
( DEMİRKAZIK ile/ve KOMET )
( POLARIS vs./and COMET )
- CEREYAN-İ TAKATTUB[Osm.] / POLARIZATION CURRENT[İng.] / COURANT DE POLARISATION[Fr.] / POLARISATIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA AKIMI
- ZÂİL-İ İSTİKTÂB[Osm.] / DEPOLARIZER[İng.] / DÉPOLARISEUR, DÉPOLARISANT[Fr.] / DEPOLARISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA GİDERİCİ, DEPOLARİZÖR
- İZÂLE-İ İSTİKTÂB[Osm.] / DEPOLARISATION[İng.] / DÉPOLARISATION[Fr.] / DEPOLARISATION, DEPOLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMA GİDERME
- POLARIZED WAVE[İng.] / ONDE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ DALGA
- POLARIZED LIGHT[İng.] / LUMIÈRE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ IŞIK
- POLARIZED ION BEAM[İng.] / FAISCEAU D'IONS POLARISÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ İYON DEMETİ
- POLARIZED ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS POLARISÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ İYON KAYNAĞI
- POLARIZED NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS POLARISÉS[Fr.] / POLARISIERTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ NÖTRONLAR
- KUTUPLAŞMAK ile/değil/yerine/>< ORTAKLAŞMAK
- KUTBİYET TESÎRİ[Osm.] / POLARITY EFFECT[İng.] / EFFET DE POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄTSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK ETKİSİ
- KUTBİYET[Osm.] / POLARITY[İng.] / POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK, POLARLIK
- EBÂD-İ KUTBÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL BOYUTLAR
- DIPOLE RELAXATION[İng.] / RELAXATION DIPOLAIRE[Fr.] / DIPOLENTSPANNUNG, DIPOLRELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL DURULMA, DİPOL GEVŞEMESİ
- POLARISCOPE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL GÖZLER
- DIPOLE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIPOLAIRE[Fr.] / DIPOLSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL IŞINIM/DİPOL IŞINIMI
- POLAR COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES POLAIRES[Fr.] / POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSAL KOORDİNATLAR
- UNPOLARE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPSUZ BAĞ
- KUTUPSUZ/LUK ile TEK KUTUPLU/LUK
- KUVÂDİYYE[Ar.] ile SIÇANGİLLER
( Sıçangiller. )
- KUVANTUM KİMYASI ile/||/<> KLASİK KİMYA
( Kuantum mekaniği prensiplerine dayanan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Klasik fizik prensiplerine dayanan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- KUVANTUM KURAMI değil/yerine KUVANTUM MEKANİĞİ
( )
( )
( )
- KUVANTUM MEKANİĞİ ile/ve/||/<> KUVANTUM TÜNELLEME
- KUVANTUM MEKANİĞİ/NDE:
[NESNE + ...] ÖLÇÜM ile/ve/||/<> SIRALI ÖLÇÜMLER ile/ve/||/<> BAĞLAMSALLIK
- OPÉRATEUR DE LA MÉCANIQUE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVANTUM MEKANİK İŞLEMCİSİ
- KUVANTUM NOKTALARI ile/||/<> KUVANTUM KÜMELERİ
( Kuvantum noktalarının kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Kuvantum kümelerinin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KUVANTUM NOKTALARI ile/||/<> NANO TÜPLER
( Kuantum noktalarının kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Nanotüplerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- NOMBRE QUANTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUVANTUM SAYISI
- KUVANTUM ile/ve/||/<> FEYNMAN PATH İNTEGRALİ
( h = 6.626070040 x 10-³4 J s
h > 0 olduğunda: Klasik mekanik, yeniden kurulur.
^x = 0 ise ^p > ~ olur. Konumu biliyor isek momentumu ya da başka bir tanım ile hızı, sonsuz olur.[<> Işık hızının "saltık/mutlak"lığı ve bu sonuç ilişkisi] )
( Newton-Leibniz tarafından 1665 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
(1996'dan beri)