Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 31.891 başlık/FaRk ile birlikte,
31.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(70/129)


- KIYAS ile/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )

( Nispet. İLE/YERİNE Oran. )

( TO COMPARE vs. COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE )


- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE

( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )


- KIYASLAMA HATALARI:
GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME

( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )


- KIYASLAMA ile "TOKUŞTURMA"

( TO COMPARE vs. "TO KNOCK" )


- KIYASLAMA ile/ve/||/<>/> YARGILAMA ile/ve/||/<>/> SUÇLAMA ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAMA


- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA


- KIYI ve/<> BİSİKLET


- KIYILMAK ile KIYINMAK ile KIYIŞMAK ile KIYILAMAK ile KIYI/LIK ile KIYIK ile KIYIM/LIK ile KIYIN ile KIYIŞ ile KIYICI/LIK ile KIYIMLI ile KIYI DİLİ ile KIYI BUCAK ile KIYI SEYRİ ile KIYIM KIYIM ile KIYIN KIYIN ile KIYI TIRMIĞI ile KIYI BALIKÇILIĞI ile KIYI BANKACILIĞI


- KIYIYA YAKIN ile KISACASI

( INSHORE vs. INSHORT )

( نزديک ساحل ile جلو ساحل ile نزديک کرانه ile اجمالاً )

( NAZADYK SAHEL ile JELO SAHEL ile NAZADYK KARANEH ile EJMALAN )


- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK


- KIYMATARYEN değil/yerine KIYMETARYEN

( Hayvanlara/canlılara kıyan ya da "kıyma" denilen şeyden yapılan "şeyler" yiyen. DEĞİL/YERİNE Hayvanların değerini bilip tüm canlılara saygı göstererek yaşama olanağı sunmayı yeğleme zihninde/bilincinde, tutum ve davranışında olanlar. )


- KIYMETLENMEK ile KIYMETLENDİRMEK ile KIYMET ile KIYMETLİ/LİK ile KIYMETSİZ/LİK ile KIYMETLİ EVRAK


- KIYMET/Lİ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER/Lİ


- KIYMIK ile KIYMIKLI ile KIYMIKSIZ


- KIYTIRIK[argo] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI


- KIZ BÖCEKLERİ ile KIZ BÖCEĞİ

( Örnek hayvanı kız böceği olan, kanatları eşit, camsı, uçuşları sürekli ve hızlı, avcı böcekler takımı. İLE Eklembacaklıların kız böcekleri takımından, başı büyük, gövdesi narin, zar kanatlı bir böcek. )

( ... cum LIBELLULA DEPRESSA )


- KIZAMIK ile KIZIL ile SUÇİÇEĞİ ile KABAKULAK/KABAŞİŞ/YAZMA ile KUDUZ

( MEASLES vs. SCARLET FEVER vs. CHICKENPOX vs. MUMPS vs. RABIES )


- KIZARIP BOZARMAK


- KIZARMAK ile KIZARDI

( BLUSH vs. BLUSHED )

( روژ ile سرخ کردن )

( ROZH ile SARKH KARDAN )


- KIZARMAK ile KIZARTMAK ile KIZARTILMAK ile KIZARTABİLMEK


- KIZARMIŞ ile KIZARMIŞ YAĞ

( FRIED vs. FRIED FAT )

( سرخ کرده ile جزغال )

( SARKH KARDEH ile جزغال )


- KIZARTI ile KIZARTIŞ ile KIZARTILI


- KIZDIRMAK ile KISTIRMAK


- KIESERITE[İng.] / KIESERITE[Fr.] / KIESERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİZERİT


- KIZIL GERDANLI DALGIÇKUŞU ile KARA GERDANLI DALGIÇKUŞU


- KIZILABA ile/||/<> PIRPIRI/PİRPİRİ ile/||/<> LATA

( Yeniçeri oçağına küçük yaşta giren oğlanların giydiği kırmızı abadan yapılmış giysi. İLE/||/<> Yeniçeri salma erlerinin giydiği kırmızı çuhadan yapılmış cüppe. İLE/||/<> İlmiyenin giydiği bir üstlük. )


- KIZILAĞAÇ ile BELEDİYE MECLİSİ ÜYESİ

( ALDER vs. ALDERMAN )

( توسه ile توسکا ile دخو )

( TOSEH ile TOSKA ile دخو )


- KIZILAY ile KIZILHAÇ

( RED CRESENT vs. RED CROSS )


- KIZILCIK KÖŞKÜ :

( Sarıyer vadisinin tam ortasında yani bugünkü Yusuf Ziya Öniş Stadının bulunduğu bağın içinde idi. Sahibi ise Türkiye'nin ilk Baro Başkanı Mehmet Raşit Efendi (1886 - 1908) idi. Bu muhteşem köşkte zamana direnemedi, harap oldu. Bağ satıldıktan sonra ise spor alanı yapılmak üzere köşk yıktırıldı. )


- KIZILCIK ile ÇİĞDE

( ... İLE Kızılcığa benzer, kabuğu sert bir meyve. )


- KIZILCIK ile GERİMŞİK/GERMİŞİK

( ... İLE Yabani kızılcık. )


- KIZILCIK ile KIZILCIK REÇELİ ile KIZILCIK ŞURUBU ile KIZILCIK ŞERBETİ ile KIZILCIK TARHANASI


- KIZILCIK ile VİŞNE

( Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç. | Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz. )

( CORNELIAN CHERRY vs. SOUR CHERRY/MORELLO/AMARELLE )

( CORNUS MAS/FRUCTUS CORNI cum PRUNUS CERASUS / CERASUS VULGARIS )


- KIZILDERİLİ değil/yerine AMERİKA(N) YERLİSİ/ESKİ HİNTLİLER/OLD INDIANS


- KIZILMAK ile KIZILLAŞMAK ile KIZIL/LIK ile KIZILCA ile KIZIL YEL ile KIZIL ISI ile KIZIL İBLİS ile KIZIL KIYAMET ile KIZILCA KIYAMET ile KIZIL SU YOSUNLARI


- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM


- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ


- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE


- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE


- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ


- KIZILTUĞ, AV. HÜSEYİN (SARIYER,1952) :

( Sarıyerlidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Ortaokulu ve Sarıyer Lisesini bitirdi, İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu ve Avukat olarak hayata atıldı. Askerlik görevini yaparken Kıbrıs Barış Harekâtına katıldı ve Gazi olarak döndü. Sarıyer Spor Kulübünde basketbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 3 dönem (6 yıl) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev şaptı. Sarıyer Liseliler Derneğinde 3 dönem (6 yıl) Yönetim Kurulu üyesi, Sarıyerliler Derneği (SA - DER) ‘inde 4 dönem (8 yıl) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- KIZILTUĞ, İSMAİL (SARIYER, 1917 - 1983) :

( İş hayatına İstanbul Belediyesinde başladı ve Tahakkuk şefliğinden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün ilk takımında oynadı. 1 dönemi başkan (1961/62) olmak üzere 7 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetici olarak görev yaptı. Kulübün amatörlük ve profesyonellik dönemlerinde görev yapan birkaç yöneticiden biridir. Kulübün Divan Kurulu üyesiydi. )


- KIZIŞMAK ile KIZIŞTIRMAK ile KIZIŞ


- KIZMAK ile "BOZULMAK"


- KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK

( [not] TO GET ANGRY vs./but TO SAY DIRECT )


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK


- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )


- KIZMAK ile RAHATSIZ OLMAK


- KJELDAHL FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL BALONU


- KJELDAHL METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL YÖNTEMİ


- KKDS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ


- KKE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM -değil/yerine/=


- KLARNET ile/ve SERKAN ÇAĞRI SOL KLARNET/İ


- KLARNET ile/ve Sİ-BEMOL/JAZZ KLARNET/İ


- KLASİK DÖNEM ANLAYIŞI ile MODERN DÖNEM ANLAYIŞI


- KLASİK FİZİK ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Klasik fizik makroskopik nesnelerin davranışını açıklarken İLE kuantum mekaniği atomik ve subatomik parçacıkların davranışını açıklar )

( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )


- KLASİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- KLASİK KOŞULLANMA ile/ve BİLİŞSEL KOŞULLANMA


- KLASİK MEKANİK/"FİZİK" ile/ve/||/<>/> KUVANTUM MEKANİĞİ/"FİZİĞİ"

( Bağımsız nesne. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı enerji. )

( Sürekli zaman. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz an. )

( Sürekli mekân. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz olasılık. )

( Belirlilik. İLE/VE/||/<>/> Belirsizlik. )

( Yerellik. İLE/VE/||/<>/> Tümellik. )

( Nedensellik. İLE/VE/||/<>/> Bütünsellik. )

( Bağımsız ölçüm. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı ölçüm. )

( Mantık.[0 | 1 (ya / ya da)] İLE/VE/||/<>/> Eytişimsel mantık. [hem, hem de | ne, ne de] )

( 1900 - MAX PLANCK
["Kuvantum Kuramı"nı geliştirdi ve Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu.] )

(

Max Planck, Albert Einstein,
Niels Bohr, Louis de Broglie,
Max Born, Paul Dirac,
Werner Heisenberg, Wolfgang Pauli,
Erwin Schrödinger, Richard Feynman )

( Makroskopik nesnelerin devimini inceleyen fizik dalı. İLE/VE/||/<>/> Mikroskopik parçacıkların davranışını inceleyen fizik dalı. )


- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK


- KLÂSİK NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ) ile/ve MODERN NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ)


- CLASSICAL APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK YAKLAŞIM


- CLAUSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASUS


- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ


- KLAYNITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAYNİT


- KLEIN PARADOX[İng.] / PARADOXE DE KLEIN[Fr.] / KLEIN-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEİN PARADOKSU


- KLİMA ile KLİMALI ile KLİMASIZ


- CLINKER[İng.] / MÂCHEFER, SCORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KLİNKER


- KLİP ile KLİP ÇİVİ ile KIRPILMIŞ ile KESME MAKİNESİ ile KIRPMA ile KIRPMA DEVRESİ

( CLIP vs. CLIP NAILS vs. CLIPPED vs. CLIPPER vs. CLIPPING vs. CLIPPING CIRCUIT )

( گيره ile ناخن چيدن ile چيده ile قيچي باغباني ile طياره تندرو ile جمع در ile مدارکوتاه کننده )

( GYRAH ile NAKHAN CHYDAN ile CHYDAH ile GHYCHY BAGHABANY ile TYAREH TANDRO ile JAM DAR ile MADARKOTAH KONANDEH )


- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK


- KLYSTRON[İng./Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= KLİSTRON


- KLİTORAL ile KLİTORİS

( CLITORIAL vs. CLITORIS )

( بظري ile چو چوله ile بظر ile چوچوله )

( بظري ile CHO CHOLEH ile بظر ile CHOCHOLEH )


- KLON SEÇİLİMİ ile/||/<> KLON EKSPANSİYONU

( Klon seçilimi belirli özellikteki hücreleri seçerken İLE klon ekspansiyonu seçili hücreleri çoğaltır )

( Formül: Seçici basınç )


- KLON ile KLONLAMA

( CLONE vs. CLONING )

( مشابه ile مشابه سازي )

( MOSHABEH ile MOSHABEH SAZY )


- KLONLAMA ile HİBRİTİZASYON

( Genetik olarak aynı bireylerin laboratuvar ortamında üretilmesi. İLE Farklı türlerin ya da genetik çeşitlenmelerin melezlenmesi. )


- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )


- CHLORINE HEPTOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOR HEPTOKSİT


- CHLORAMINE T[İng.] / CHLORAMINE T[Fr.] / CHLORAMIN T, P-TOLUENSULFONCHLORAMIDNATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN T


- CHLORAMINE[İng.] / CHLORAMINE[Fr.] / CHLORAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN


- CHLORANIL[İng.] / CHLORANILE[Fr.] / CHLORANIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORANİL


- CHLORATES[İng.] / CHLORATES[Fr.] / CHLORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORATLAR


- CHLORINE DIOXIDE[İng.] / DIOXYDE DE CHLORE[Fr.] / CHLORDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORDİOKSİT


- CHLORITE[İng.] / CHLORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİT


- CHLORINATION[İng.] / CHLORATION, CHLORURATION[Fr.] / CHLORIERUNG, VERCHLORUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLAMA


- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU


- CHLORO ETHANOIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORO ETANOİK ASİT


- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )


- CHLOROPHYLL[İng.] / CHLOROPHYLLE[Fr.] / CHLOROPHYLL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFİL


- KLOROFİL ile/ve HEMOGLOBİN[Fr. < Yun: HAIMA: Kan. | BUS: Yuvarlak.]

( Bitkilere rengini veren. İLE/VE Kana rengini veren. | Soluk alma aygıtıyla organizmanın gözeleri arasında oksijen ve karbon gazını iletmeyi sağlayan, bileşiminde, demir, azot, oksijen, hidrojen, kömür ve kükürt bulunan alyuvarların en önemli maddesi. )


- HIZIR/KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ


- CHLORONEB[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONEB


- CHLOROPRENE RESIN (RUBBER)[İng.] / CHLOROPREN KAUTSCHUK, POLYCHLOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN REÇİNESİ


- CHLOROPRENE[İng.] / CHLOROPREN, 2-CHLOR-1, 3-BUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN


- CHLOROUS ACID[İng.] / CHLORIGE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORÖZ ASİT


- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] ile/ve/<> BİDE[Fr. < BIDET]

( ... İLE/VE/<> Gövdenin, belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan, çoğunlukla klozet yanında bulunan tuvalet aracı. )


- KM/BY/KNOWLEDGE MANAGEMENT değil/yerine/= BİLGİ YÖNETİMİ


- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS


- KNİDARİA ile/||/<> KTENOFORA

( Knidaria knidosit iğne İLE ktenofora taraklı. )

( Formül: Stinging İLE comb plates )


- KNOW-HOW ile/ve/değil/||/<>/< DATABASE

( Yöntem bilgisi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Veri tabanı. )

( deneme )


- KNUDSEN'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN DENKLEMİ


- COAGULASE[Fr.] / KOAGULASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOAGULAS


- COAGULATION PLASMA[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLASYON PLAZMASI


- COAGULATE[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLAT


- KOAGÜLÜM/COAGULUM[İng.] değil/yerine/= PIHTI


- KOALİSYON[Fr./İng. < COALITION] değil/yerine/= ORTAKLIK, ORTAK YÖNETİM

( Çeşitli güçlerin biraraya gelmesiyle oluşturulan birlik. )


- KOALİSYON ile KOALİSYON HÜKÜMETİ


- KOARKTASYON/COARCTATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR DARALIMI


- KOBALT ile/> NİKEL ile/> KADMİYUM ile/> KURŞUN

( Atom numarası 27, atomik kütlesi 58.933, yoğunluğu 8.9 g/cm³, ergime sıcaklığı 1495 ºC, kaynama sıcaklığı 2870 ºC, kütle numaraları 54-62 arasında izotopları bulunan, ancak sadece 59 kütle numaralı izotopu [27Co59, %100] kararlı olan, 60 kütle numaralı radyoizotopu [Co60], 5.3 yıl yarılanma süresi ve 1.17 MeV ve 1.33 MeV enerjili iki gama fotonuyla tıpta ışın tedavisinde ve endüstride kullanılan, demir ve nikele benzeyen beyaz metal. Simgesi: Co
İLE/>
Atom numarası 28, atomik kütlesi 58.71, ergime sıcaklığı 1453 ºC, kaynama sıcaklığı 2732 ºC ve yoğunluğu 8.9 g/cm³ olan, 360 ºC'den sonra ferromanyetik özelliğini kaybeden, kütle numaraları 57-66 arasında izotopları bulunan, nikel pillerin ışına maruz kalmasıyla oluşan 63 kütle numaralı radyoizotopu [Ni63] radyoaktif izleyici olarak kullanılan, geçiş metalleri öbeğinden, manyetik özellikli alaşımlarda, trafolarda, elektrik iletkenliği düşük olduğundan, direnç malzemelerinde, elektrik ve elektronik devrelerde, seramik kaplama sanayiinde kullanılan, parlak beyaz metal öğe. Simgesi: Ni
İLE/>
Atom numarası 48, atomik ağırlığı 112.40, ergime sıcaklığı 320.9 ºC, kaynama sıcaklığı 765 ºC ve yoğunluğu 8.6 g/cm³ olan, 0.6 eV'un üstündeki nötronlar için saçılma etki kesitleri yüksek fakat soğurma etki kesitleri küçük, ısıl [0.0253 eV enerjili ya da 2200 m/s hızlı] nötronlar için soğurma etki kesiti çok yüksek [2450 b], saçılma etki kesiti çok düşük [5.6 b] olduğundan, reaktörlerin denetim çubuklarında ve ayrıca ölçüm aygıtlarında nötronlara karşı ekranlama işlevi için kullanılan, çinkoya benzeyen, genellikle çinko yataklarında, onunla birlikte bulunan beyaz metal öğe. Simgesi: Cd
İLE/>
Atom numarası 82, atomik kütlesi 207.2, ergime sıcaklığı 327.5 ºC, kaynama derecesi 1740 ºC ve yoğunluğu 11.35 g/cm³ olan, kütle numarası 190-218 arasında izotopları olan, maliyet/yoğunluk oranı düşük olmasından dolayı ve fiziksel ve mekanik özellikleri, ışından dolayı önemli bir değişikliğe uğramadığından dolayı, gama ışınlarına karşı etkin zırh malzemesi olarak ve özellikle nükleer reaktörlerde nötron+gamalara karşı zırhlamada, sanayide akü yapımında, elektrik iletiminde kullanılan kabloların kaplanmasında, silah sanayiinde mermi yapımında, inşaat sanayiinde bina çatılarının kaplanması ve ses yalıtımında, otomotiv ve gemi endüstirilerinde dengeleme ağırlığı, petrol sanayiinde oktan artırıcı olarak yakıt maddelerinde ve matbaacılıkta harflerin dökümünde kullanılan, kararlı izotopları Pb206[%25.1], Pb207[%21.7] ve Pb208[%52.3]'un sırasıyla uranyum[92U238], aktinyum[92U235, AcU] ve toryum[90Th232] radyoaktif serilerinin son halkalarını oluşturduğu mavimsi gri renkte çok ağır metal. Simgesi: Pb )

( Co İLE/> Ni İLE/> Cd İLE/> Pb )

( COBALT vs./> NICKEL vs./> CADMIUM vs./> LEAD )

( COBALT avec/> NICKEL avec/> CADMIUM avec/> LE PLOMB )

( KOBALT mit/> NICKEL mit/> KADMIUM mit/> BLEI )


- COBALTOUS ARSENATE[İng.] / AROMATIQUE COBALTEUX[Fr.] / KOBALTORSENIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOBALT(II) ARSENAT


- COBALTITE[İng.] ile/değil/yerine/= KOBALTİT


- KOÇ ile ANTRENÖR YAPIMCISI ile ANTRENÖR YAPIMI ile ARABACI

( COACH vs. COACH MAKER vs. COACH MAKING vs. COACHMAN )

( مربي ile واگن راه آهن ile مربي ورزش ile کالسکه ile مبل ساز ile کالسکهچي ile درشکهچي )

( MARBY ile VAGAN RAH AHAN ile MARBY VARZESH ile KALESKEH ile MOBL SAZ ile KALESKEKCHY ile درشکهچي )


- KOCABAŞ ile KOCABAŞI

( İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş, flurcun. [Lat. COCCOTHRAUSTES COCCOTHRAUSTES]. | Sığır, manda vb. hayvanların genel adı, büyükbaş. | Doğu Anadolu'da, yol ve tarla kenarlarında yetişen, 30-150 santimetre yüksekliğinde, iki yıllık otsu bir bitki. [Lat. ONOPRORDON ACANTHIUM] | Pancar, şeker pancarı. İLE Köy ihtiyâr heyetinin başı, muhtar. )


- KOCABAŞ ile KOCABAŞI


- KOCAKARI SOĞUKLARI
(EYYÂM-I HUSUM, BERD-İ ACÛZ):
SIN[Ar.] ile/ve/||/<>/> SİNNABER[Ar.] ile/ve/||/<>/> VABIR[Ar.] ile/ve/||/<>/> AMİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> MUTEMİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> MUALLEL[Ar.] ile/ve/||/<>/> MATFİYÜLCEMER[Ar.]

( "Acüz", omurgamızdaki "kuyruk sokumu" dediğimiz son kemiğin adıdır. Yani soğuğun kuyruk sokumuna kadar duyumsanmasından dolayı böyle bir benzetme olmuş. Bu sözcük, Arapça'da kocakarı anlamına gelen "acüze" sözcüğü ile karıştırılınca, bir de üstüne bu soğuklarda çok fazla yaşlı kadının yaşamını yitirmesi söz konusu olunca, deyim, halkın ağzında "kocakarı soğukları" olarak kalmış. )

( Mart ayının ortalarında[11-17 Mart arasında] buz gibi bir soğuk getiren hava durumu. )


- KOCAKARI/LIK ile KOCAKARI İLACI ile KOCAKARI MASALI ile KOCAKARI SOĞUĞU


- KOÇALİ, SÜLEYMAN :

( Rumelikavata Muhtar olarak 17 yıl görev yaptı görev yaptı. )


- KOCAMAK ile KOCALMAK ile KOCATMAK ile KOCA/LIK ile KOCALI/LIK ile KOCAALİ ile KOCAELİ ile KOCASIZ/LIK ile KOCA KOCA ile KOCAELİLİ/LİK ile KOCA BEBEK ile KOCA YEMİŞ ile KOCA KUŞLUK


- KOCATAŞ BARBAROS İLKÖĞRETİM OKULU :

( Kocataş mahallesinde Kocataş İlkokulu adı ile 1984'te açıldı, 1990/1991 öğretim yılında Kocataş Barbaros İlköğretim okulu olarak ismi değiştirildi. )


- KOCATAŞ ESENTEPE CAMİİ :

( Kocataş mahallesindeki ikinci cami olup, tarihi bir özelliği yoktur. )


- KOCH POSTÜLATLARI ile/||/<> MİKROP KURAMSİ HİPOTEZİ

( Koch postülatları mikroorganizma-hastalık ilişkisini kanıtlamak için dört adım İLE mikrop kuramı genel bir hipotezdir. Koch postülatları: mikroorganizma her hastada bulunmalı, kültürde üretilmeli, hastalık oluşturmalı, tekrar izole edilmeli. Koch bu postülatlarla tüberküloz ve kolera bakterilerini tanımladı. )

( Robert Koch tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )


- KOD ile KOD KİTABI ile KOD MESAFESİ ile KOD ÖĞESİ ile KOD DELİKLERİ ile KOD SETİ ile KOD DEĞERİ ile KOD VEKTÖRÜ ile KOD SÖZCÜĞÜ ile KODLAR

( CODE vs. CODE BOOK vs. CODE DISTANCE vs. CODE ELEMENT vs. CODE HOLES vs. CODE SET vs. CODE VALUE vs. CODE VECTOR vs. CODE WORD vs. CODES )

( رمزي کردن ile رمز کردن ile برمز درآوردن ile رمز ile مجمع القوانين ile کتاب رمز ile فاصله رمز ile عنصر رمز ile سوراخهاي رمز ile مجموعه رمز ile ارزش رمز ile بردار رمز ile کلمه رمز ile رموز )

( RAMZY KARDAN ile RAMZ KARDAN ile BARMAZ DARAVARDAN ile RAMZ ile مجمع القوانين ile KETAB RAMZ ile FASLEH RAMZ ile ONSER RAMZ ile SORAKHESAY RAMZ ile MAJMUE RAMZ ile ARZESH RAMZ ile BARDAR RAMZ ile KOLMEH RAMZ ile REMOZ )


- CODAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= KODAMİN


- KODLAMAK ile KODLATMAK ile KODLAYABİLMEK


- KÖDÜG ile KÖDÜGLÜG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İş ve zahmet.[Tek başına kullanılmaz. Yalnızca bu ikileme de görülür.] İLE Emek harcamak, sıkıntı çekmek. )


- KOENFEKSİYON/COINFECTION[İng.] değil/yerine/= EŞBULAŞ, BİRLİKTE BULAŞ


- COENZYME[İng.] / COENZYME[Fr.] / COENZYM, COFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOENZİM


- KOF ile KOFA/LIK


- KOFALMAK ile/ve/||/<>/> KOFALAK

( Gururlanmak, övünmek. | Şişmek, genişlemek. | Azalmak. İLE/VE/||/<>/> Gururlu, çalımlı. | İçi boş, kof[: kuruyarak ya da çürüyerek içi boşalmış olan]. )


- KÖFTEHOR[Fars. < KUFTE HAR] değil/yerine/= ÇENESİ DÜŞÜK | ŞARLATAN | ÇAPKIN


- KOGNİTİF[İng. < COGNITIVE] değil/yerine/= BİLİŞSEL


- KOHERANS/COHERENCE[İng.] değil/yerine/= EŞ EVRELİLİK | TUTARLILIK


- KOHERENT İLE İNKOHERENT İLE KISMEN KOHERENT ile/||/<> IŞIK KOHERENSI

( Işık dalgalarının faz ilişkileri. )

( Formül: γ = |⟨E₁E₂*⟩|/√(I₁I₂) )


- KOHEZYON/COHESION[İng.] değil/yerine/= YAPIŞMA, KAYNAŞMA, BÜTÜNLEŞME


- COHESION[İng.] / COHESION[Fr.] / KOHÄSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHEZYON


- COHYDROL[İng.] ile/değil/yerine/= KOHİDROL


- KOEHLINITE[İng.] ile/değil/yerine/= KÖHLİNİT


- KÖHNEMEK ile KÖHNELEŞMEK ile KÖHNE/LİK


- KOHORT ÇALIŞMASI/COHORT STUDY[İng.] değil/yerine/= ORTAK ÖZ ÇALIŞMASI, DÖNEMDAŞ ÇALIŞMASI


- KOHORT/COHORT[İng.] değil/yerine/= ORTAK ÖZ, DÖNEMDAŞ


- COINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT CONDENSE[Fr.] / KOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOİNSİDANS DEVRESİ


- KOJENERASYON ile/||/<> SADECE ELEKTRİK

( Kojenerasyon elektrik+ısı %85 İLE sadece elektrik %40 atık. )

( Formül: CHP İLE power only )


- KÖK ile SAÇAKKÖK

( ... İLE Buğdayda olduğu gibi asıl kökün çevresindeki ek köklerin gelişmesiyle oluşan kök topluluğu. )


- KOKAK ile KOKAK/KOKAR AĞAÇ/AYLANDIZ

( Kötü, pis kokan. İLE Sedefotugillerden, Avrupa'ya, Çin'den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığından, bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç. )

( ... cum AILANTHUS GLANDULOSA/AILANTHUS ALTISSIMA )


- KOKART ile KOKARCA ile KOKARTLI ile KOKARTSIZ ile KOKAR AĞAÇ


- KÖKÇÜK = CÜZEYR = RADICULE

( Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök. )


- KÖKEN DİLLER ile/ve/<> UZLAŞIMSAL DİLLER ile/ve/<> DAVRANIŞSAL DİLLER ile/ve/<> İMGESEL DİLLER ile/ve/<> KURMACA DİLLER ile/ve/<> BİÇİMSEL DİLLER


- KÖKEN TANRI ile MİMAR TANRI ile YARATICI TANRI


- KÖKENLENMEK ile KÖKEN ile KÖKENLİ ile KÖKENSEL ile KÖKENSİZ/LİK ile KÖKEN BİLİMİ ile KÖKEN BELGESİ ile KÖKEN BİLGİSİ ile KÖKEN BİLİMCİ ile KÖKEN BİLİMSEL


- KÖKERTMEK ile/= KÖKLEMEK

( Köklemek. | Fide, sebze ya da asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek. )


- KOKLAMAK ile KOKLATMAK ile KOKLAŞMAK ile KOKLATILMAK ile KOKLAŞTIRMAK ile KOKLATABİLMEK ile KOKLAYABİLMEK


- KÖKLEMEK ile KÖKLEMEK

( Ağaç ya da bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. | Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. | Bağ çubuklarını ya da fidanları köklendirip dikmek. | Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak. | İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. | Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. İLE Sazı kurmak. )


- KÖKLEMEK ile KÖKLENMEK ile KÖKLEŞMEK ile KÖKLENDİRMEK ile KÖKLEŞTİRMEK


- KÖKLÜ SEBZELER


- KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK


- KÖKNAR ile KÖKNAR SAKIZI ile KÖKNAR REÇİNESİ


- KOKOZLUK ile KOKOZLAMAK

( Parasız, züğürt olma durumu. İLE Parayı tüketmek, parasız kalmak. )


- KÖKSALAN, NİYAZİ (İST. 1913 - 1980) :

( Demir ticareti ile uğraştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- KÖKSÜZ/LÜK ile/ve/||/<>/> BÖLÜNMÜŞ/LÜK


- KÖKTENCİLİK = CEZRİYE = RADICALISM[İng.] = RADICALISME[Fr.] = RADIKALISMUS[Alm.] = RADICALMENTE[İsp.]


- KÖKTENCİLİK ile/ve/||/<> REÇETECİLİK


- KOKTEYL[İng. < COCKTAIL] değil/yerine/= YİYİMLİK-İÇİMLİK | KARIŞIM


- KOKU ALMA GÖZELERİ ile KOKU SİNİRİ

( OLFACTORY CELLS vs. OLFACTORY NERVE )


- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ


- KOKULANMAK ile KOKULANDIRMAK ile KOK ile KOKA ile KOKU ile KOKUCU/LUK ile KOKULU ile KOKUSUZ/LUK ile KOK KÖMÜRÜ ile KOKULU KİRAZ ile KOKULU SABUN ile KOKU TEDAVİSİ ile KOKU ALMA DUYUSU ile KOKU ALMA ORGANI ile KOKULU ÇAYIR OTU


- [ne yazık ki]
"KOKULU" ŞAMPUANLARLA:
"YIKANMAK" değil KİRLENMEK/KÖTÜ/AĞIR KOKMAK


- KOKUŞMAK ile/değil KOKLAŞMAK


- KOKUŞMAK ile KOKUŞ


- KOLAJ ile/değil KAKOFONİ


- COLLAGEN[İng.] / COLLAGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLAJEN


- KOLLAGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLAJİN


- COLLARGOL[İng.] ile/değil/yerine/= KOLARGOL


- KOLAY OLDUĞUNDAN YAPMAMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
(YETERİNCE)
(B)İLGİLENMEDİĞİNDEN/ANLAMADIĞINDAN YAPMAMAK/ERTELEMEK


- KOLAY ULAŞIM ile YAKINLIK


- KOLAY ile/ve EKONOMİK

( EASY vs./and ECONOMICAL/LY )


- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR

( EASY vs. EASY CHAIR vs. EASY LISTENING vs. EASY MONEY vs. EASY PACED vs. EASY TO COLLECT vs. EASY TO PASS vs. EASY YET DIFFICULT TO IMITATE )

( روان ile سهل ile کاري ندئرد ile بي زحمت ile آسان ile بدون درد سر ile بي درد سر ile صندلي راحتي ile آهنگ ملايم ile سودبادآورده ile راهوار ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )

( RAVAN ile SONPAL ile KARY NADAERD ile BEY ZAHMAT ile ASAN ile BEDON DARD SAR ile BEY DARD SAR ile SANDELY RAHATY ile AHANG MOLAYM ile SOODBADAVARDEH ile RANPAVAR ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )


- KOLAY ile/ve UYGULAMA/PRATİK

( ÂSÂN ile/ve ... )

( EASY vs./and PRACTICAL )


- KOLAYCA ile KOLAYCA PİŞİRİLİR ile KOLAYCA SİNDİRİLEBİLİR ile KOLAYCA BULUNDU ile KOLAYCA ELDE EDİLEBİLİR ile KOLAYCA KIRGIN ile KOLAYCA DAMGALANMIŞ ile KOLAYCA ANLAŞILDI ile KOLAYLIK

( EASILY vs. EASILY COOKED vs. EASILY DIGESTIBLE vs. EASILY FOUND vs. EASILY OBTAINABLE vs. EASILY OFFENDED vs. EASILY STAMPEDED vs. EASILY UNDERSTOOD vs. EASINESS )

( بي دردسر ile راحت ile باساني ile براحتي ile پزا ile زودپذ ile سهل الهظم ile زودياب ile سهل الحسول ile زودرنج ile رموک ile سهل الادراک ile راحتي )

( BEY DARDASAR ile RAHAT ile باساني ile BARAHATY ile پزا ile زودپذ ile SONPAL ELAHAZAM ile ZUDYAB ile سهل الحسول ile ZUDARANJ ile رموک ile سهل الادراک ile RAHATY )


- ANNE/LİK/TE:
KOLAYLAŞTIRICI/LIK ile/değil/yerine/>< DÜZENLEYİCİ/LİK

( [Yaklaşım] Esnek ve destekleyici. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Katı ve kurallara dayalı.

[Amaç] Çocuğun özgüvenini ve bağımsızlığını artırmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğun disiplinli ve sorumlu bir birey olmasını sağlamak.

[Destekleyici Rol] Çocuğun ilgi ve yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğa net sınırlar ve beklentiler koymak.

[Özgüven] Çocuğun kendine güvenini artırmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğa sorumluluklar vererek güvenli bir çerçeve sağlamak.

[Bağımsızlık] Çocuğun kendi kararlarını almasına olanak tanımak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğun belirli kurallara ve sorumluluklara uymasını sağlamak.

[Disiplin ve Kurallar] Daha az vurgu. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Belirli bir düzen ve disiplin içinde yetiştirme.

[Net Beklentiler] Esneklik gösterme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuklardan ne beklendiğini açıkça belirtme.

[Sorumluluk] Çocuğun sorun çözme becerilerini geliştirmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğa belirli görevler ve sorumluluklar verme. )

( [Annelik] Bir gelişim aşaması. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir rol.

[Annelik] Kendini gerçekleştirme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşama geçici bir ara vermek.

[Annelik] İdealize edilmiş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görülen.

[Öznel deneyim] Uyarıcı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tüketici.

[Rol dağılımı] Anneliğin sıradüzeni. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eş ile eşitlik.

[Kimlik] Anne. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birey.

[Anne bakımı] İçgüdüsel. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Edinilen.[Doğru yöntemleri uygulamak]

[Yönetim] Sezgisel doğaçlama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alışılagelmişleri önemsemek.

[Hedef] Kendiliğindenlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öngörülebilirlik.

[Bebeğin imgesi] Savunmasız, iyi huylu. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü, doyumsuz.

[Oryantasyon] En iyisini bebek bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En iyisini yetişkin bilir.

[Anne-bebek] Karşılıklı memnuniyet. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gereksinim bakışımsızlığı.

[Annenin işlevi] Vezgeçilmez. Tam zamanlı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başka biri tarafından da gerçekleştirilebilir. )

( Çocuğun bireysel gelişimini desteklemeyi, bağımsızlık kazanmasını desteklemeyi ve onların özgüvenini artırmayı amaçlar.
[Bu yaklaşımda anneler, çocuklarının kendi kararlarını almalasına, sorun çözme becerilerini geliştirmesine ve kendi yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olur.]

[Destekleyici Rol] Anneler, çocuklarının ilgisini ve yeteneklerini keşfetmesi için onları destekler.

[Özgüven] Çocukların kendine güvenini artırmak için teşvik edici bir ortam sağlar.

[Bağımsızlık] Çocukların kendi kararlarını almasına ve sorunları çözmesine olanak tanır.

İLE/DEĞİL/YERİNE/><

Çocukların belirli kurallara ve disiplin çerçevesine uygun biçimde yetiştirilmesini hedefler. Bu yaklaşımda anneler, çocuklarına net sınırlar ve beklentiler koyar ve bu kurallara uyulmasını sağlar. [Disiplin ve Kurallar] Çocukların belirli bir düzen ve disiplin içinde yetişmesini sağlar.

[Net Beklentiler] Anneler, çocuklardan ne beklendiğini açıkça belirtir ve bu beklentilere uyulmasını denetler.

[Sorumluluk] Çocukların sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesi için belirli görevler ve sorumluluklar verir. )

( [Yaklaşımlar] Daha esnek ve destekleyici bir yaklaşımla çocuğun bireysel gelişimini ön planda tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha katı ve kurallara dayalı bir yaklaşımla çocuğun toplumsal düzene ve disipline uygun biçimde yetişmesini hedefler.

[Amaçlar] Çocuğun özgüvenini ve bağımsızlığını artırmayı amaçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğun disiplinli ve sorumlu bir birey olmasını sağlamayı hedefler.

[Yöntemler] Çocukların kendi kararlarını alması teşvik edilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocukların belirli kurallara ve sorumluluklara uymaları sağlanır.

[Çocuk Üzerindeki Etki] Çocukların yaratıcılıklarını ve sorun çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocukların daha disiplinli ve düzenli bireyler olarak yetişmesini sağlar. )

( MOTHER:
[not] FACILITATOR vs./but/>< REGULATOR
REGULATOR instead of FACILITATOR )


- KOLAYLAŞTIRICI ARABULUCU ile/ve/<> DEĞERLENDİRİCİ ARABULUCU


- KOLAYLAŞTIRICI/LIK ile/ve/||/<>/> VARSILLAŞTIRICI/LIK


- KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRMA ile TESİSLER

( FACILITATE vs. FACILITATION vs. FACILITIES )

( تمهيد کردن ile تسهيل کردن ile سهل ساختن ile تسهيل ile تسهيلات ile امکانات )

( TAMEHYD KARDAN ile TASEHYLE KARDAN ile SONPAL SAKHTAN ile TASEHYLE ile TASEHYLAT ile EMKANAT )


- KOLAY/LIK ile YALIN/LIK / BASİT/LİK

( EASY/NESS vs. SIMPLE/NESS )


- KOLAY/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRUDAN/LIK


- KOLAY/LIK ile/ve/<> YAKIN/LIK


- KOLAY(LIKLA) SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> İNAN(M)IYOR OLMAK


- KOLÇAK ile KOLÇAKLI ile KOLÇAKLI SANDALYE


- KOLDAŞ = İŞ ARKADAŞI


- KOLEJ değil/yerine/= ÖZEL OKUL | BİLGİTEY


- KOLLEKTIVMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLEKTİF MODEL


- KOLEKTİF ŞİRKET değil/yerine/= İŞBİRLİKSEL ORTAKLIK


- KOLEKTİF değil/yerine/= ORTAK(LAŞA)


- KOLEKTİFLEŞMEK ile KOLEKTİFLEŞTİRMEK ile KOLEKTİF/LİK ile KOLEKTİF ŞİRKET ile KOLEKTİF ORTAKLIK


- KOLEKTÖR[Fr. < COLLECTEUR] değil/yerine/= TOPLAÇ

( Atık suların akmasını sağlayan boru. | Elektrik dinamolarında, hareketli bölümün üzerindeki iletken devrelerde oluşan akımı toplayıp tek bir devreye veren araç. )


- KÖLELEŞMEK ile KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLE/LİK ile KÖLECİ ile KÖLELİ ile KÖLESİZ ile KÖLELİK DÜZENİ


- [ne yazık ki]
KÖLELİK ile/ve/||/<>/> BORÇ KÖLELİĞİ


- KOLERA ile KOLERALI


- KOLESİSTİT ile/||/<> PANKREATİT

( Safra kesesinin yangılanması. İLE/||/<> Pankreasın yangılanması. )


- KOLESTAZ ile/||/<> HEPATOMEGALİ

( Kolestaz, safra akışının durması ya da azalması. İLE/||/<> Hepatomegali, karaciğerin normalden büyük olması. )


- KOLESTAZ ile/||/<> KOLESTROL

( Safra akışının durması ya da azalması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede kolesterol bulunması. )


- CHOLESTERIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= KOLESTERİK NESNE


- KOLESTEROL ile TRİGLİSERİT

( Göze zarının yapısında bulunan lipid. İLE Enerji depolayan yağ molekülü. )


- COLLIGATIVE PROPERTY[İng.] / COLLIQUATIF PROPRIETÉ[Fr.] / KOLLIQUATIVE EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİGATİF ÖZELLİK


- CHOLIC ACID[İng.] / ACID CHOLIQUE[Fr.] / CHOLÉSURE, GALLENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİK ASİT


- KÖLİK ile KÖLİGE ile KÖLİKLİG/KÖŞİKLİG ile KÖŞİGE ile KÖLÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gölge. İLE Koyu gölge. İLE Gölgelik yer. İLE Zayıf gölge. İLE Ödünç alınan. )


- KOLİN ile/ve/||/<> KARNİTİN

( Yumurta tüketimi ile alınır. İLE/VE/||/<> Et, süt ve süt ürünleri, enerji içecekleri ile alınır. )

(



)


- KOLİT[Fr. < COLITE] ile/ve/||/<> ANTERİT[Fr. < ANTERITE]

( Kalın bağırsak yangısı/iltihabı. İLE/VE/||/<> İnce bağırsak yangısı/iltihabı. )


- KOLLAMAK ile KOLLANMAK ile KOLLAYABİLMEK


- KOLLARI:
SIYIRMAK ile/değil KIVIRMAK


- KOLLAYIŞ ile KOLLAYICI/LIK


- KOLLİGATİF ÖZELLİK ile/||/<> KİMYASAL ÖZELLİK

( Kolligatif sayıya, kimyasal yapıya bağlıdır )

( Formül: Kaynama noktası yükselmesi )


- COLLOIDAL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= KOLLOİDAL TANECİK


- KOLLOİDAL değil/yerine/= TUTKALSI


- KOLMOGOROV İLE COX İLE DE FİNETTİ ile/||/<> OLASILIK AKSİYOMLARI

( Olasılık kuramınin farklı temelleri. )

( Formül: P(Ω) = 1 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) if A∩B = ∅ )


- MÉTAL COLLOIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLOİDAL METAL


- KOLOİDAL ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ

( Koloidal çözeltilerde parçacıklar 1-1000 nm arası, gerçek çözeltilerde moleküler boyutta )

( Graham tarafından 1861 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1869) (Ülke: İskoçya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Graham yasası, kolloid kimyası) )


- KOLOİT[Fr. < COLLOIDE] ile/ve/||/<> KOLOİDAL[Fr. < COLLOIDAL]

( Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen nesnelerin genel adı, billursu karşıtı. İLE/VE/||/<> Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan. )


- KOLOKYUM ile KOLOKYUM

( Konuşu. İLE Doçentlik sözlü sınavı. )


- KOLOMBİYUM = NİYOBYUM[Fr. < NIOBIUM]

( Atom numarası 41, atom ağırlığı 92,91, yoğunluğu 8,57 olan, oksijen, kükürt, klor vb.nesnelerle birleşikler veren bir öğe. [simgesi Nb] )


- KOLON[Fr. < COLONNE] ile/değil HOPARLÖR[Fr. < HAUT-PARLEUR < HAUT: Yüksek < Lat. ALTUS(> İt. ALTO) + PARLEUR: Konuşan.(Fr. PAROLE: Söz. > PAROLA: Gizli söz/cük. PALAVRA[< PALABRA])]

( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE/DEĞİL Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aygıt. | Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren aygıt. )


- KOLON ile SÜTUNLU ile SÜTUNSUZ

( COLUMN vs. COLUMNAR vs. COLUMNLESS )

( ستون ile عمود ile ستوني ile بي ستون )

( SETON ile AMUD ile SETONY ile BEY SETON )


- KOLONİ ile SİMBİYOZ

( Bir arada yaşayan ve iş birliği yapan organizmalar topluluğu. İLE İki organizma arasında karşılıklı yarar sağlayan ilişki türü. )


- KOLONYALAMAK ile KOLONYALANMAK ile KOLONYA ile KOLONYAL ile KOLONYALI ile KOLONYASIZ ile KOLONYALİST ile KOLONYALİZM ile KOLONYAL ŞAPKA ile KOLONYALI MENDİL


- KOLORDU ile CESETLER ile CESET BENZERİ ile SIHHİYE GÖREVLİSİ

( CORPS vs. CORPSES vs. CORPSLIKE vs. CORPSMAN )

( سپاه ile اجساد ile جسدوار ile سپاهي ile پزشکي ارکشتي )

( SEPAH ile AJSAD ile جسدوار ile سپاهي ile PEZESHKY ARKESHTY )


- COLORIMETRIC ANALYSIS[İng.] / KOLORIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- KOLŞİSİN TEDAVİSİ (BEHÇET) ile/||/<> KORTİKOSTEROİD TEDAVİSİ (BEHÇET)

( Kolşisin hafif-orta Behçet için İLE kortikosteroid şiddetli tutulum için kullanılır. Kolşisin nötrofil aktivitesini azaltır İLE kortikosteroid genel inflamasyonu baskılar. Kolşisin yan etkileri az İLE kortikosteroid uzun dönem komplikasyonlar yapar. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- KOLTUK ile/değil SANDALYE


- KOLTUKLAMAK ile KOLTUKLANMAK ile KOLTUK/LUK ile KOLTUKLU ile KOLTUKÇU/LUK ile KOLTUK ALTI ile KOLTUK GÖZÜ ile KOLTUK KAPISI ile KOLTUK TAKIMI ile KOLTUK DEĞNEĞİ ile KOLTUK DÜŞKÜNÜ ile KOLTUK KAVGASI ile KOLTUK MEYHANESİ ile KOLTUK DÜŞKÜNLÜĞÜ


- RAPESEED OIL, COLZA OIL, COLE OIL, RAPE OIL[İng.] / RUBSAMEN OIL, RAPSSAMENOIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLZA TOHUMU YAĞI


- KOM ile KOMA/LIK ile KOMİ


- KOMA ile/<>/> "BİTKİSEL" "YAŞAM"/DURUM ile/<>/> KİLİT DURUM

( COMA vs./||/<>/> VEGETATIVE STATE )


- KOMANDİT ile KOMANDİTE ile KOMANDİT ŞİRKET ile KOMANDİT ORTAKLIK


- KOMANDİT[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTE[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTER[Fr. < COMMANDITAIRE]

( Yalnızca konulan sermaye kadar sorumluluğu olan ortaklık biçimi. @@ Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak. @@ Komandit şirkette ancak kendi koyduğu para kadar sorumlu olan ortak. )


- KOMBİNASYON/COMBİNATION[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİM


- KOMBINE/COMBINED[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK


- KOMBİNE/KOMBİNASYON değil/yerine/= BİRLEŞİK/BİRLEŞİM


- KOMEDYEN değil/yerine/= GÜLDÜRMEN


- KOMEDYEN ile ŞAKACI

( ... cum BALATR )


- KOMENSALİZM ile MUTUALİZM

( Komensalizm, bir canlının yarar sağladığı, ötekinin etkilenmediği ilişki türü. İLE Mutualizm, iki canlının karşılıklı yarar sağladığı ilişki türü. )


- KOMİSYON ile KOMİSYONCU/LUK


- KOMİSYON ile !RÜŞVET

( COMMISION vs. BRIBE )


- KOMİSYON[Fr., İng.]/SİMSARİYE[Ar.] değil/yerine/= YÜZDE


- KOMİSYONCU/SİMSAR[Ar.] değil/yerine/= ARACI


- KOMMOSYO/COMMOTIO[İng.] değil/yerine/= SARSINTI


- KOMPANSASYON/COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= ÖDÜNLEME | DENGELEME


- KOMPANSE/COMPENSATED[İng.] ile/>< DEKOMPANSE/DECOMPENSATED[İng.]

( Ödünlenmiş. | Dengelenmiş. @@ Dengelenememiş. | Dağılmış. )


- KOMPETAN[Fr./İng. < COMPETENT]["KOMPEDAN" değil!] değil/yerine/= UZMAN, YETKİN


- COMPLEX ACID[İng.] / ACID COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS ASİT


- COMPLEX COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS BİLEŞİK


- COMPLEX ION[İng.] / ION COMPLEXE[Fr.] / COMPLEX-ION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS İYON


- COMPLEX FORMATION[İng.] / KOMPLEX BILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS OLUŞUMU