Sekiz(8) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 31.891 başlık/FaRk ile birlikte,
31.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(68/129)
- KESİN OLAN ÜZERİNE ile/ve/değil/yerine OLASILIK ÜZERİNE
( [not] ON CERTAINTY vs./and/but ON PROBABLITY
ON PROBABLITY instead of ON CERTAINTY )
- KESİN ile KESİN' ile KESİNLİKLE ile KESİNLİKLER ile KESİNLİK
( CERTAIN vs. CERTAIN' vs. CERTAINLY vs. CERTAINTIES vs. CERTAINTY )
( معين ile محقق ile حتمي الاجراء ile متيقن ile حتم ile حتمي ile خاطرجمع ile محرز ile واثق ile مطمئن ile البته ile عليالتحقيق ile يقينا ile به تحقيق ile همانا ile حتما ile بيگمان ile مسلمان ile تحقيقاً ile بطور محرز ile مطمئنا ile بطور حتم ile بطور خاطر ile مسلمات ile يقين ile تحقق ile خاطرجمعي ile حتميت ile عيناليقين )
( MAYNE ile MAHGH ile حتمي الاجراء ile متيقن ile HATAM ile حتمي ile KHATRAJMA ile MOHARZ ile VASAGH ile MOTMAEN ile ALBATEH ile عليالتحقيق ile يقينا ile BAH TAHGHYGH ile CPEHMANA ile HATMA ile BEYGOMAN ile MOSLAMAN ile تحقيقاً ile BETOR MOHARZ ile MOTMAENA ile BETOR HATAM ile BETOR KHATER ile مسلمات ile YGHYNE ile TAHGH ile KHATRAJMAY ile حتميت ile عيناليقين )
- KESİN ile MÜKEMMEL
( Siz, zâten mükemmelsiniz. )
( Mükemmelsiniz, yalnızca bunu bilmiyorsunuz. )
( Mükemmel olan, tüm mükemmelliklerin kaynağına geri döner. )
( Şeyler, kendi mükemmelliklerinden ötürü yıkılır. )
( Mutlak mükemmellik, Şimdi ve Burada'dır. )
( DEFINITE vs. EXCELLENT
You are already perfect.
You are perfect, only you don't know it.
What is perfect, returns to the source of all perfection.
Things get destroyed by their own perfection. )
- KESİNKES/KESİN KEZ = KESİNLİKLE
- KATİYET MÜŞÎRİ[Osm.] / PRECISION INDEX[İng.] / INDICE DE PRÉCISION[Fr.] / GENAUIGKEITSINDEX, PRÄZISIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK İNDİSİ
- KESİNLİK ile/ve/değil BAĞLAMA/İTİKAD
- KESİNLİK ile/ve/değil BİLGİ
( [not] CERTAINTY vs./and/but KNOWLEDGE )
- KESİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİM/SEL
- KESİNLİK ile/ve DAKİKLİK
- KESİNLİK ile DOĞRULUK KONTROLÜ ile KESİN
( ACCURACY vs. ACCURACY CONTROL vs. ACCURATE )
( صحت ile دقت ile کنترل دقت ile راستين ile دقيق )
( SAHAT ile DAGHT ile KONTERL DAGHT ile RASTYNE ile DAGHYGH )
- KESİNLİK ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/DURGUNLUK
- KESİNLİK ile/ve/||/<> ELE AVUCA SIĞMAMA
- KESİNLİK(YAKÎN) ve/<> HUZUR
- KESİN/LİK ile KATI/LIK
( CERTAINTY vs. STERN/NESS )
- KESİN/LİK ile "KATI/LIK"
- KESİNLİK ile/ve/değil KESİNLİĞİN OLANAKSIZLIĞI
( [not] CERTAINTY vs./and/but IMPOSSIBILITY OF CERTAINTY )
- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine MATEMATİKSELLİK
- KESİNLİK ile/ve/değil/yerine/|| OLASILIKLI KESİNLİK
( [not] CERTAINTY vs./and/but/|| PROBABLE CERTAINTY
PROBABLE CERTAINTY instead of CERTAINTY )
- KESİNLİK ile/ve/değil/||/<>/> PEKİNLİK
( Nesneler/doga/fizik/matematik için. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Kişide, zihinde, kavramda, süreçte. )
- PRECISION[İng.] / PRÉCISION[Fr.] / PRÄZISION[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİNLİK
- KESİN/LİK ile SABİT/LİK
( DEFINITE vs. FIXED )
- KESİNLİK = YAKÎN, MEVSUKİYET = CERTAINTY, CERTITUDE[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWISSHEIT[Alm.] = CERTITUDO[Lat.]
- KESİNLİK değil/yerine/>< YAKLAŞIM / YAKINLIK
- KESİN/LİK ile/ve/değil/yerine YETKİN/LİK
- KESİNLİKLE" ile/ve/değil "TAMAMEN"
( KATİYEN ile/ve/değil KÜLLİYEN )
- KESİNMEK ile KESİNLEMEK ile KESİNLEŞMEK ile KESİNLEŞTİRMEK ile KESİN/LİK ile KESİN BİLGİ ile KESİN FİYAT ile KESİN KAYIT ile KESİNSİZLİK
- KESİNTİ ve FARKINDALIK
( INTERRUPTION and AWARENESS )
- KESİR ile KESİRLİ ile KESİRSİZ ile KESİR ÖLÇEK ile KESİRLİ SAYI
- KEŞİŞ/LİK ile/ve/<>/değil/yerine DERVİŞ/LİK
( [not] MONK/CENOBITE vs./and/<>/but DERVISH
DERVISH instead of MONK/CENOBITE )
- KESİŞME ile/ve BİRLEŞME
( INTERSECTION vs./and TO CONJUNCTION )
- KESİŞMEK ile KESİŞTİRMEK ile KESİŞEBİLMEK ile KESİŞİVERMEK ile KESİŞ
- FRACTION EN COUPE[Fr.] ile/değil/yerine/= KESİT ORANI
- KEŞKE ile KEŞKEK ile KEŞKEKÇİ
- KEŞKE/LER(İMİZ) (İLE) değil/yerine/>< İYİLİK/LER(İMİZ) (İLE)
( Tükenirsin ve tüketirsin. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlenirsin ve güçlendirirsin. )
- KESKİN/LİK ile/ve/<> CİDDİ/YET
- KESLİNÇÜ ile KERTENKELE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Büyük kertenkele. İLE ... )
- ABSCHALTSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KESME GERİLİMİ
- KESME TAŞ ile/||/<> DEVŞİRME MALZEME
( Düzenli yontulmuş taş. Hem duvar öğesi hem bezeme öğesi olarak kullanılan taş ve bu taşlarla örülmüş duvar tekniği.[Çoğunlukla kaplama malzemesi olarak yüzeylerde kullanılır.] İLE/||/<> Başka yapılardan derlenmiş ve ikinci kez kullanılmış yapı ya da süsleme malzemesi.[Aynı dönemden olabileceği gibi daha eski dönemden de devşirilmiş malzeme kullanmak, her dönemde yaygın bir değerlendirme yöntemi olmuştur.] )
- Kesmeden DİNLE!!!
- KESMEK ile KESİLMİŞ VE KURUTULMUŞ ile KES VE KURUT ile ELMAS KESTİ ile SAÇ KESMEK ile KESMEK ile İKİYE BÖLDÜM ile KATMANLAR HALİNDE KESİLMİŞ ile PARÇALARA AYIRMAK ile AYIRMAK ile KESMEK
( CUT vs. CUT AND DRIED vs. CUT AND DRY vs. CUT DIAMOND vs. CUT HAIR vs. CUT IN vs. CUT IN HALF vs. CUT INTO LAYERS vs. CUT INTO PIECES vs. CUT OFF vs. CUT OUT )
( جر ile گسيختگي ile گسستگي ile برش ile شکاف ile جراحت ile بريدگي ile دريدگي ile شکافتن ile مقطع ile خراش ile بريدن ile شکافدار ile گسيخته ile تراش دار ile بريده ile تکه کردن ile پاره کردن ile گسسته ile تراشه کردن ile قطعه کردن ile تراش دادن ile شکافته ile پارهکردن ile تقطيع کردن ile تقطيع ile شسته وروفته ile الماس تراشيده ile مو زدن ile چاک خورده ile شقه کردن ile ورقه ورقه کردن ile قطعه قطعه کردن ile ريزريز کردن ile قطع کردن ile منقطع ساختن ile بريده شده ile منقطع کردن ile منقطع ile برش دادن ile قطع جريان )
( JAR ile GOSYKHTGY ile گسستگي ile BARSH ile SHKAF ile JARAHAT ile BARYDEGY ile دريدگي ile SHKAFTAN ile MOGHATE ile KHARASH ile BARYDAN ile SHKAFDAR ile GOSYKHTEH ile TARASH DAR ile BARYDAH ile TAKEH KARDAN ile PAREH KARDAN ile GOSESTEH ile TARASHEH KARDAN ile GHATE KARDAN ile TARASH DADAN ile SHKAFTEH ile PARECKARDAN ile TAGHATYE KARDAN ile تقطيع ile SHASTEH VARVAFTEH ile OLMAS TARASHYDAH ile MO ZADAN ile CHAK KHORDEH ile SHGHEH KARDAN ile VARGHEH VARGHEH KARDAN ile GHATE GHATE KARDAN ile RYZARYZ KARDAN ile GHATE KARDAN ile MONAGHATE SAKHTAN ile BARYDAH SHODEH ile MONAGHATE KARDAN ile MONAGHATE ile BARSH DADAN ile قطع جريان )
- KESMEK ile KESMECE ile KESMELİK ile KESME İMİ ile KESME TAŞ ile KESME KAYA ile KESME ŞEKER ile KESME İŞARETİ
- KEŞMEKEŞ ile CURCUNA
- KESMİK ile KESMİKLİ
- KESTANE ile/ve/||/<> BARBUNYA
( İkisinin de tadı ve nişastası apayrı birer lezzet durağı ve haz kaynağı. )
- KESTİRİP ATMAK ile/değil/yerine BAĞLAMAK
- Kestirme yolu aramak DİNLE!!! -yerine
- KESTİRME ile KESTİRMECE
- KESTİRMEK ile KESTİRMEK
( Kesme işlemini birine yaptırmak. İLE Uyumak/uyuklamak. )
- KETAMINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KETAMİN HİDROKLORÜR
- KETEBE ile/ve SEVVEDE ile/ve NESEHA ile/ve HARRERE ile/ve NEMEKA ile/ve RAKAME ile/ve NAKALE ile/ve ZEBERE ile/ve SATARE ile/ve İSTİRAHE
- KETENTOHUMU (SAREK, ZAREK, ZEREK, ZEYREK, ZERPİK, BIZIKTAN, KIRBASÇEDENE) ile KETEN TOHUMU
( Keten bitkisinin, yağı çıkarılan ya da dövülerek hekimlikte kullanılan küçük taneleri. İLE [argo] Önemsiz, değersiz kişi. )
- KETIMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KETİMİD
- KETIMINE[İng.] ile/değil/yerine/= KETİMİN
- KETINES[İng.] ile/değil/yerine/= KETİNLER
- KETLEMEK/ENGELLEMEK değil/yerine ÜRETİM/DÖNÜŞÜM
- KETOAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= KETOAMİN
- KETOXIME[İng.] ile/değil/yerine/= KETOKSİM
- KETONURIA[İng.] ile/değil/yerine/= KETONÜRİ
- KETOSIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KETOZİD
- KETOZİS ile KETOJENİK BESLENME
- KETÛM[< KETM]:
SIR SAKLAYAN, AĞZI SIKI -<
- KEVİG/KEWİG ile KIKIRDAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Burundaki kıkırdak. İLE ... )
- [ne yazık ki]
KEYFÎ "DÜŞÜNMEK"/KONUŞMAK ile/değil/yerine KENDİNE GÖRE "DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK/YAŞAMAK"
( [ne yazık ki] Kişiler, (çoğunlukla) yiyecekleri ve yatacakları bir şeyleri olduğu sürece düşünmeyi reddederler. [ya da bu yanılsamadan ve keyfiyetten vazgeçip düşün(ebil)meyi, her şeye yeğlemelilerdir] )
- KEYFÎ ile/ve DEĞİŞKEN
- KEYFÎ/LİK ile/ve/<> ÇOCUK/LUK
- [ne yazık ki]
"KEYFÎLİK" ile/değil/yerine GÖRELİLİK
- KEYFÎ/LİK ile/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN/LİK
- KEYFİ/LİK ile KEYFİNCE ile KEYFİ SIRA ile KEYFİ YERİNDE ile KEYFİ YOLUNDA ile KEYFİ TIKIRINDA
- KEYFÎ/LİK ile OLASILIK
( ARBITRARY/-I-NESS vs. PROBABILITY )
- KEYFÎ/LİK değil/yerine/= OLUMSAL/LIK
- KEYFÎLİK ile/>< TUTARLILIK
( Keyfîlik, yaşam içermez. Yaşam, keyfî değildir. )
- KEYFÎLİK ile/ve ZORUNLULUKTAKİ KEYFÎLİK
( ARBITRARINESS vs./and ARBITRARINESS IN OBLIGATION )
- KEYFİNDE/LİK ile/değil/yerine KENDİNDE/LİK
- KEYFİNE GÖRE TAKILMAK ile/ve KAFANA GÖRE TAKILMAK
- KEYFİNE/ÇIKARINA GÖRE DAVRANMAK ile/değil/yerine/>< KENDİN/KİŞİ/ADAM/İNSAN OLMAK
( Kendin olmak, "keyfine/çıkarına göre davranmak/davranabilmek" değildir. )
- KEYFİNİ DAYATMAK ile/ve/||/<>/>/< PİSLİK YAPMAK
- KEYFİNİ SÜRMEK ile/ve/||/<> ZEVKİNİ ÇIKARMAK
- [ne yazık ki]
"KEYFİNİ SÜRMEK" ile/ve/||/<>/> EZBERİNİ YAŞAMAK/DAYATMAK
- [ne yazık ki]
"KEYFİ/Nİ YAŞAMAK" ile/ve/değil/||/<>/>/< KEYFİ/Nİ (VE KENDİNİ) DAYATMAK
- [ne yazık ki]
"KEYFİYET" ile/ve/değil/yerine/||/<> "SONUÇ ODAKLILIK"
- KEYFİYET ile/değil/yerine TASARRUF
- KEYİF/RAHATLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇALIŞMA/HİZMET
( % 3[daha çok] -31[en fazla, azınlıkla/bazen] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< % 96[daha çok] - 69[en az, çoğunlukla] )
- KEYİF ve/<> GÜVENLİK
- KEYİFSİZLİK ile ZİHNİN MEŞGULİYETİ
( MEŞGULİYET: Bir şeyle uğraşırken, başka bir şeyle ilgilenememe. )
- KEYSTONE TÜR ile/||/<> ŞEMSİYE TÜR
( Keystone kritik ekolojik rol, şemsiye koruma odak. )
( Formül: Ekosistem mühendisi İLE sembol )
- KEZ ile KEZA/LİK
- KHITON ile/ve HIMATION
( İçteki. İLE/VE Dıştaki. )
- KİBÂR-I EHLULLAH ile ...
( KÂMİL İNSAN )
- KİBARLAŞMAK ile KİBARLAŞTIRMAK ile KİBAR/LIK ile KİBARCA ile KİBAR DÜŞKÜNÜ ile KİBAR LOKMASI ile KİBARLAR ALEMİ ile KİBARLIK DÜŞKÜNÜ ile KİBARLIK BUDALASI
- KİBAR/LIK ile NAZİK/LİK
- KİBARLIK ile/değil/yerine NEZÂKET
( Nasıl "görünmek" "istediğmizle". İLE/DEĞİL/YERİNE Kim olduğumuzla ilgili. )
( Krala gösterilen kibarlık, "zorunluluktandır". İLE/DEĞİL/YERİNE Dilenciye gösterileni nezâket, gerçektir. )
- KİBAS/INCREASED İNTRACRANIAL PRESSURE SYNDROME[İng.] değil/yerine/= KAFA İÇİ BASINÇ ARTIŞI BELİRGESİ, KAFA İÇİ BASINÇ ARTIŞI SENDROMU
- KİBİR ile/değil/yerine KİBARLIK
- KİBİR değil/yerine/>< MAHVİYET
- KIBLE ||/<>/= ÖZBİLİNÇ
- KIBLESİZLİK ile/ve CEHALET
- KIBT/CONE BEAM COMPUTERIZED TOMOGRAPHY, CONE BEAM COMPUTED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= KONİK IŞINLI BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
- KİBUTS ile/||/<> MOŞAV ile/||/<> MAABAROT
( Eşitlik, ortak mülkiyet, tüketim ve eğitim işbirliğini esas alan ve toplumsal adâleti ilke edinmiş kişilerin oluşturduğu İsrail'e özgü bir köy. @@ Bireysel mülkiyet ile kooperatif örgütlenmeyi birleştiren tarımsal yerleşim. @@ Yeni göçmenler için oluşturulmuş geçici barınma kampları. )
(
| Ölçüt | KİBUTS | MOŞAV | MAABAROT |
|---|---|---|---|
| Temel Tanım | Kolektif mülkiyet ve ortak emek esasına dayalı yerleşim ve yaşam biçimi | Bireysel mülkiyet ile kooperatif örgütlenmeyi birleştiren tarımsal yerleşim | Yeni göçmenler için oluşturulmuş geçici barınma kampları |
| Kuruluş Amacı | Eşitlikçi ve kolektif bir toplum inşa etmek | Aile temelli üretimi desteklemek ve dayanışmayı sağlamak | Acil barınma ve göç yönetimi |
| Süre | Kalıcı | Kalıcı | Geçici |
| Katılım Biçimi | Gönüllü | Gönüllü | Zorunlu |
| İdeolojik Zemin | Sosyalist, kolektivist | Sınırlı; pragmatik-kooperatif | Yok |
| Mülkiyet Yapısı | Tümüyle ortak | Toprak ve üretim bireysel, pazarlama ortak | Devlete ait |
| Ekonomik Model | Ortak üretim ve ortak gelir | Bireysel üretim, ortak tedarik ve satış | Üretim yok; yardım ve dağıtım temelli |
| Yaşam Biçimi | Topluluk merkezli, eşitlikçi | Aile merkezli, yarı kolektif | Geçici, düşük yaşam standardı |
| Toplumsal Yapı | Homojen ve ideolojik olarak seçilmiş | Görece homojen, aile temelli | Heterojen, çok kültürlü |
| Tarihsel Dönem | 1909'dan itibaren | 1920'lerden itibaren | 1948–1950'ler ağırlıklı |
| Birbiriyle İlişki | Yerleşim modeli | Kibuts ile kent arasında ara model | Kibuts ve moşavlara geçişin ilk durağı |
| Yaygın Yanlış Anlama | “Herkes için zorunlu ortak yaşam” sanılması | “Kibutsun aynısı” sanılması | “Yerleşim modeli” sanılması |
- KİÇİMEK ile/ve/||/<> KİÇİNMEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kaşınmak. İLE/VE/||/<> Dayak. | Aşırı eşeysel istek. )
- KIÇINDAN ANLAMAK/ANLAYAN/UYDURAN değil/< KIŞRINDAN(KABUĞUNDAN) "ANLAMAK/ANLAYAN/UYDURAN"
- KIDEM ile KIDEMCE ile KIDEMLİ/LİK ile KIDEMSİZ/LİK ile KIDEM TAZMİNATI ile KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ile KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞ
- KİDİZ ile KİDİZGEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Keçe. İLE Tazeliğini kaybetmiş ve keçeleşmiş. )
- KİFAFLANMAK[Ar.] değil/yerine/= AZLA YETİNMEK
( Elde ne varsa onunla, çok az yiyecekle karın doyurmak, çok az şeyle yetinmek. )
- KİFÂYET değil/yerine/= YETERLİK
- KİFÂYET ile YETİŞME, ELVERME | YETERLİK | İKTİDAR, YARARLIK
( YETİŞME, ELVERME | YETERLİK | İKTİDAR, YARARLIK )
- KİFÂYETSİZ MUHTERİS ile/ve/<> HEBENNEKA[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Zeki ve becerikli olmadığı halde, kendini öyle sanan. )
- KİFÂYETSİZ[Ar.] değil/yerine/= YETERSİZ
- KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK
( EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]: Kemiklerin uzaması. )
( Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. | Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça. İLE/VE İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert örgenlerin genel adı. | Kemikten yapılmış olan. )
(
)
( GUDRÛF ile/ve AZM[çoğ. İZÂM] )
( KÖZ ile/ve ESTEH, ÜSTÜHÂN/İSTİHÂN )
( GRISTLE/RING CARTILAGE vs./and BONE )
- KIKIRDAK ile KEMİRCİK
( ... İLE Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak. )
- KIKIRDAK ile KIKIRDAKLI
( CARTILAGE vs. CARTILAGINOUS )
( غضروف ile غضروفي )
( GHEZROF ile غضروفي )
- KIKIRDAMAK ile KIKIRDATMAK ile KIKIRDAK ile KIKIRDAKLI ile KIKIRDAKSIZ ile KIKIRDAK DOKU ile KIKIRDAK BİLİMİ
- KIKIRLIK ile KIKIR KIKIR
- KIL-KUYRUK (BİR TİP)
- KİL ile KİLE ile KİLO/LUK ile KİLS ile KİLOLU/LUK ile KİL TAŞI
- KILAĞILAMAK ile KILAĞI ile KILAĞILI ile KILAĞISIZ
- FÜHRUNGS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KILAVUZ ETKİSİ
- GUIDED WAVE[İng.] / ONDE GUIDÉE[Fr.] / GEFÜHRTE-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KILAVUZLANMIŞ DALGA
- KILBARAK/MİDİLLİ[Yun.] ve KATANA/KADANA[Mac.]
( Küçük at. VE İri yapılı at. )
- CAPILLARY PRESSURE[İng.] / PRESSION CAPILLAIRE[Fr.] / HAARARTIGER-DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KILCAL BASINÇ
- CAPILLARY RISE[İng.] / ASCENSION CAPILLAIRE[Fr.] / HAARARTIGER-AUFSTIEG[Alm.] ile/değil/yerine/= KILCAL YÜKSELME
- KILDIRAN; GÜNEY (RUMELİKAVAĞI, 1935) :
( Rumelikavaklıdır. Rumelikavağı 41. İlkokul, Sarıyer Ortaokulu ve Kabataş lisesini bitirdikten sonra 1957'de İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi'nden mezun oldu. İlkokulu okuduğu 41. Rumelikavağı İlkokulunu yeniden inşâ ederek modern hale getirdi ve okula ismi verildi. İş hayatına muhasebe müdürü olarak bir toptan kumaş fabrikasında sonra da bir triko fabrikasında çalışarak başladı. 1961'de kendisine ait olan ilk işi Gün Örme San. A.Ş. yi, 1979'da ise ÖRTÖP Örme San. Tic. A.Ş.yi kurdu. İki şirketin yönetim kurulu başkanıdır. İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD)'nin kuruluşundan bu yana başkanlığını yapmaktadır. Uzun yıllar Sarıyer Voleybol takımında oynamıştır. )
- KILGI ile KILGIN ile KILGILI ile KILGISAL
- KILGILI/KILGIN/UYGULAMALI = AMELÎ = PRACTICAL[İng.] = PRATIQUE[Fr.] = PRAKTISCH[Alm.] = PRAKTIKOS < PRAKTEIN[Yun.] = PRÂCTICO[İsp.]
- KILICINA = KILIÇLAMA
( Kalas, cetvel tahtası gibi kalınlığı eninden az olan nesnelerin, keskin ve dar tarafının yukarı gelmesi üzerine. )
- KILIÇLAMAK ile KILIÇLAŞMAK ile KILIÇ ile KILIÇLI ile KILIÇÇI/LIK ile KILIÇ ALAYI ile KILIÇ BACAK ile KILIÇ OYUNU ile KILIÇ BALIĞI ile KILIÇ GAGALI ile KILIÇ PABUCU ile KILIÇ KUŞANMA ile KILIÇ OYUNCUSU ile KILIÇ BALIĞIGİLLER
- KILIÇPINAR MESİRESİ :
( Bahçeköy'ün kuzey doğu tarafında Kılıçpınar mevkiindedir. Kılıçpınar Sarıyer, Bahçeköy ve Sarıyer arasında büyük bir alandır. Mesire içerisinde çay bahçesi, restaurant vardır. Sarıyer deresine akar veren Kılıçpınar deresi bu mesire içinden çıkmaktadır. Mesire içerisinde Kılıçpınar memba suyu vardır. Mesire içerisinde Avcılık ve Atıcılık Sporları için atış poligonu da bulunmaktadır. )
- KILIF[Ar. < GİLÂF] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEVRESİM[NEV(Fars.) + RESM(Ar.)]
( Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap; zarf. | Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf. )
- KILINMAK ile KILINABİLMEK
- KİLİSE ile BAZİLİKA[< Lat. < Yun.]
( ... İLE Kral sarayı. | Dikdörtgen biçimindek, uc kısmında, yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi. | Ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere içi, iki sıra sütunla, üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçimindeki kilise. | Hristiyanların eski Roma mahkemeleri biçiminde yaptığı ilk kiliselere verilen ad. | Düz çatılı. )
- KİLİSE ile/ve/||/<>/> BAŞKİLİSE/KATEDRAL[Fr. < CATHÉDRALE]
( ... İLE/VE/||/<>/> Baş kilise. Bir kentin büyük kilisesi. )
- KİLİSEDE YAKILAN MUMLAR:
SAĞINDAKİLER ile/ve/<> SOLUNDAKİLER
( Sağlık için. İLE/VE/<> Ölüler için. )
- KİLİSELERDE:
GREK ORTODOKS ile GREGORYEN ERMENİ ile SLAV(BULGAR) ORTODOKS ile SÜRYANİ
( AYA ile başlıyorsa. [AYASOFYA, AYA İRİNİ gibi] İLE SURP ile başlıyorsa. İLE SVETİ ile başlıyorsa. İLE MOR/MAR ile başlıyorsa. )
- KİLİTLEMEK ile KİLİTLENMEK ile KİLİTLETMEK ile KİLİTLEYEBİLMEK ile KİLİT ile KİLİTLİ/LİK ile KİLİTSİZ ile KİLİT DİLİ ile KİLİT TAŞI ile KİLİT YERİ ile KİLİT MEVKİ ile KİLİT NOKTA ile KİLİT SARMA ile KİLİTSİZ KÜREKSİZ
- KİLİTLENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ODAKLANMAK
- KILIZMAN ile SAZLIK
( Sazlık yer. )
- KILKAPAN/SAMANKAPAN/KEHRİBAR[Fars. < KEHRUBÂ ] ile KARAKEHRİBAR/OLTU TAŞI
( Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılan ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif nesneleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine. İLE Bu reçineden yapılmış: )
- KILKIRAN = SAÇKIRAN
( Bir mantarın oluşturduğu, kılları döken bir deri sayrılığı. )
- KILL :/yerine ÖLDÜRMEK
- KILLI ile KILLILIK
( HAIRY vs. HAIRYNESS )
( مويي ile مودار ile پشم آلود ile پرمو ile پر مو ile پشمالو ile موداري )
( MOYY ile MOODAR ile POSHAM ALUD ile PORMO ile PAR MO ile POSHMALO ile موداري )
- KILLIAN REACTION[İng.] / KILLIANI REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLLİANİ TEPKİMESİ
- KILLIK ile/değil (BİLİNÇLİ) TAVIR/TUTUM
- KİLO ile KİLODÖNGÜLÜ ile KİLOGRAM ile KİLOGRAM ile KİLOLİTRE ile KİLOMETRE ile KİLOVOLT ile KİLOVAT
( KILO vs. KILOCYCLE vs. KILOGRAM vs. KILOGREM vs. KILOLITER vs. KILOMETER vs. KILOVOLT vs. KILOWATT )
( کيلو ile کيلو سيکل ile هزار گرم ile کيلوگرم ile کيلوگرمي ile کيلوليتر ile کيلومتري ile کيلومتر ile هزار ولت ile کيلووات )
( KYLO ile KYLO SYKEL ile CPEHZAR GARAM ile KYLOGERM ile KYLOGERMY ile کيلوليتر ile KYLOMETRY ile KYLOMETR ile CPEHZAR VALAT ile کيلووات )
- KILOGRAM-FORCE[İng.] / FORCE KILOGRAMME[Fr.] / KILOGRAMMKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLOGRAM-KUVVET
- KILOGRAM METER[İng.] / KILOGRAMME MÉTRE[Fr.] / KILOGRAMMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLOGRAM METRE
- KILOGRAM[İng.] / KILOGRAMME[Fr.] / KILOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLOGRAM
- KİLOGRAMAĞIRLIK/KİLOGRAMKUVVET ile KİLOGRAMMETRE
( Bir kilogramlık bir kütlenin yer tarafından çekilmesini sağlayan güce[9,81 Newton] eşit olan güç birimi. İLE Bir kilogram ağırlığındaki bir gücün, uygulandığı maddi bir noktayı güç doğrultusunda bir metre yer değiştirmesiyle yapılan işe eşit iş birimi. )
- KILOMETER[İng.] / KILOMÉTER[Fr.] ile/değil/yerine/= KİLOMETRE
- KILOWATT-HOUR[İng.] / KILOWATTHEURE[Fr.] / KILOWATT-STUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLOVATSAAT
- KILOVOLT-AMPERE[İng.] / KILOVOLTAMPÈRE[Fr.] / KILOVOLT-AMPERE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİLOVOLT-AMPER
- KILOWATT[İng.] / KILOWATT[Fr.] ile/değil/yerine/= KİLOWATT
- KILURANE[İng.] ile/değil/yerine/= KİLURAN
- KİLYOS ABDULLAH KAYA ÇOCUK PARKI PARKI :
( Kilyos'da Osman Görgün Sokak üzerindedir ve yeniden tanzim edilerkek hizmete açıldı. )
- KİLYOS ASTSUBAY GAZİNOSU BAHÇESİNDEKİ ÇINAR AĞACI :
( Astsubay Gazinosu olarak kullanılan Kilyos Kalesi içindedir. Gövde çevresi 5,40 m, boyu 28 m, yaşı 549 dur (2009 itibariyle). )
- KİLYOS SOSYAL TESİSLER PARKI :
( Kilyos mahallesinde bulunan Sarıyer Belediyesi sosyal tesisleri içinde bulunan büyük bir parktır. )
- KİM?:
DEĞİŞİM İSTER? ile DEĞİŞMEK İSTER?
( Herkes. İLE Pek az (aklını kullanma cesâretini gösteren) kişi. )
- KİM OLDUĞUNU BELİRTMEMEK ile/ve/||/<>/> KİM OLDUĞUNU ANLATMA GEREKLİLİĞİ/ZORUNLULUĞU
( Bazen ve bazı durumlarda/koşullarda/ortamlarda, gereklilik ya da yeğleme/olumsallık[keyfiyet]. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. )
- KİMİ:
GİTTİKÇE ile KALDIKÇA
( Kalır. İLE Gider. )
- KİMİ YERLERDE değil BAZI YERDE
- KİMLİĞİ BELİRSİZ ile GİZLİ ile CAHİL
( INCOGNITA vs. INCOGNITO vs. INCOGNIZANT )
( زنناشناس ile بانام مستعار ile نا شناس ile غير وارد )
( ZANANASHENAS ile BANAM MOSTEAR ile NA SHENAS ile GHYR VARD )
- KİMLİĞİN ALGILANIŞ BİÇİMİ ve/<> DİL
- KİMLİĞİN:
TARİHSELLİĞİ ile/değil/yerine EVRENSELLİĞİ
- KİMLİK ile/ve/<> BENLİK ile/ve/<> BİREYSELLİK
- KİMLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİK
- KİMSE, KİMSEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR ve/||/<>/> HERKES, HERKESE MUHTAÇ OLABİLİR
- KİMSELERİN değil KİMSENİN
- KİMSELERLE" ile/değil KİMSEYLE
- KİMSESİZ/LİK (KALMAK) ile/değil/yerine YALNIZ/LIK (OLMAK)
- KİMSESİZ ile ANNESİZ-BABASIZ
( BÎ-KES ile ... )
- KİMSESİZ ile/ve/değil/||/<>/< UYUMSUZ
- KİMSEYİ:
(ÇOK/FAZLA) ÖVMEMELİ ve/||/<> KÜSMEMELİ ve/||/<> YAKINMAMALI ve/||/<> SUÇLAMAMALI
- KİMYA DOĞRULUMU/ŞİMİOTROPİZM ile KİMYA GÖÇÜMÜ/ŞİMİOTAKSİ
( Kimyasal nesnelerin etkisi ile bitkilerde görülen, nesneye doğru ya da ters yöne yönelme durumu. İLE Bir gözeli varolanlarda, kimyasal nesnelerin etkisi altında yanaşma ya da uzaklaşma biçiminde görülen yer değiştirme durumu. )
- KİMYA ile/ve/<> ÇEKİRDEK KİMYASI
( ... İLE/VE/<> Atom çekirdeğindeki değişimlerle ilgilenen kimya dalı. )
- KİMYA ile/||/<> ÇEKİRDEK KİMYASİ
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- KİMYA ile KİMYACA ile KİMYACI/LIK ile KİMYASAL/LIK ile KİMYA GÖÇÜMÜ ile KİMYASAL SAVAŞ ile KİMYASAL SİLAH ile KİMYA DOĞRULUMU ile KİMYASAL TEDAVİ
- CHEMINEMENT ACTIF[Fr.] / CHEMISCH AKTIV, CHEMISCH WIRKSAM[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYACA ETKİN/AKTİF
- CHEMISCH REIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYACA SAF
- CHEMIST[İng.] / CHIMISTE[Fr.] / CHEMIKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYACI
- KİMYAGER ile KİMYA
( CHEMIST vs. CHEMISTRY )
( شيميدان ile شيمي )
( شيميدان ile SHYMY )
- KİMYA/GER ile SİMYA/GER ile el-KİMYA
( Nesneleri yapılandırma/dönüştürme. İLE Bilinci/kendini yapılandırma/dönüştürme. İLE ... )
( Söylediklerine göre, Avusturya'da bir altın simyacısına türbe yapmışlar. Türbenin yanında da bir kütüphane varmış. Altın yapmak için uğraşıp da başarılı olamayan simyacılar, yarım kalan eserlerini o kütüphaneye bırakırmış. )
- KİMYANIN İNCELEDİĞİ:
MADDE değil DEĞİŞİM
- KOL, BAĞ, BAĞ TEŞKİLİ[Osm.] / CHEMICAL BOND, BOND, BONDING, LINKAGE[İng.] / LIAISON[Fr.] / CHEMISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL BAĞ, BAĞ, BAĞLANMA
- KİMYASAL BAĞ ile/ve/||/<>/>< FİZİKSEL BAĞ
( Atomlar arası kuvvetli bağ. İLE/VE/||/<>/>< Moleküller arası zayıf bağ. )
- KİMYASAL BAĞLARDA:
İYONİK ile/ve/||/<> KOVALENT ile/ve/||/<> METALİK
- KİMYEVÎ TERKİP[Osm.] / CHEMICAL COMPOSITION[İng.] / COMPOSITION CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE ZUSAMMENSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL BİLEŞİM
- CHEMICAL PRECIPITATION[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL ÇÖKTÜRME
- KİMYEVÎ TAHAVVÜL[Osm.] / CHEMICAL CHANGE[İng.] / CHANGEMENT DE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE ÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL DEĞİŞME
- CHEMICAL EQUILIBRIUM[İng.] / EQUILIBRE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL DENGE
- MUADELE-İ KİMYEVİYE[Osm.] / CHEMICAL EQUATION[İng.] / ÉQUATION CHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL DENKLEM
- ÉLECTROCAPILLAIREMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL ELEKTROMETRE
- CHEMICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL ENERJİ
- CHEMICALLY ACTIVE[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL ETKİN/AKTİF
- CHEMICAL FORMULA[İng.] / FORMULE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL FORMÜL
- CHEMICAL INDICATOR[İng.] / INDICATEUR DE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHER INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL İNDİKATÖR
- CHEMICAL INERTNESS[İng.] / INERTIE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE TRAGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL İNERTLİK
- CHEMICAL SHIFT[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL KAYMA
- CHEMICAL KINETICS[İng.] / CINÉTIQUE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE KINETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL KİNETİK
- CHEMOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL KÜRE
- CHEMICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE-POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL KUTUPLANMA
- CHEMICAL SUBSTANCE[İng.] / CHEMISCHE SUBSTANZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL NESNE
- CHEMICALLY PURE[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL OLARAK SAF
- CHEMICAL POLISHING[İng.] / CHIMIQUE DÉPOLLISSAGE[Fr.] / CHEMISCHER POLIEREN, SCIESSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL PARLATMA
- CHEMICAL POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL POLARİTE
- CHEMICAL POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE-POTENTIAL, CHEMISCHE-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL POTANSİYEL
- CHEMICAL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHER PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL PROSES
- CHEMICAL RADICAL[İng.] / RADICAL DE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHES RADIKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL RADİKAL
- CHEMICAL REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHER REAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL REAKTİFLİK
- CHEMICAL PURIFICATION[İng.] / PURIFICATION DE CHEMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE REINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SAFLAŞTIRMA
- CHEMICAL PURITY[İng.] / PURITÉ CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE REINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SAFLIK
- CHEMICAL DEVIATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SAPMALAR
- RUMUZ-İ KİMYEVİYE[Osm.] / CHEMISCHE SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SEMBOL
- CHEMICAL SYMBOL[İng.] / SYMBOLE CHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SİMGE
- CHEMICAL STRIPPING[İng.] / DE POULIE CHIMIQUE[Fr.] / CHEMISCHE ENTPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SIYIRMA
- CHEMICAL THERMODYNAMICS[İng.] / CHIMIQUE HYDRAMNIQUE[Fr.] / CHEMISCHE THERMODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL TERMODİNAMİK
- CHEMICAL[İng.] / PRODUIT CHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL
- KİM-YASAL" değil KİMYA-SAL
- KİMYASAL ile KİMYASAL ARITMA
( CHEMICAL vs. CHEMICAL TREATMENT )
( شيميايي ile شيمي درماني )
( SHYMYAYY ile SHYMY DARMANY )
- CHEMICALS[İng.] / PRODUITS CHIMIQUES[Fr.] / CHEMIKALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KİMYASALLAR
- KİMYON ile KİMYONİ ile KİMYONLU ile KİMYON RENGİ
- KINAKINA[isp. < QUINAQUINA] ile/ve/||/<>/> KİNİN[Fr. < QUININE]
( Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. [Lat. CINCHONA] | Bu bitkiden yapılan içecek. İLE/VE/||/<>/> Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın sağaltımında kullanılan beyaz alkaloit. )
- CINCHONA[İng.] ile/değil/yerine/= KİNAKİNA
- KINAMAK ile KINALAMAK ile KINALANMAK ile KIN ile KINA ile KINALI ile KINASIZ/LIK ile KIN KANAT ile KINA AĞACI ile KINA GECESİ ile KINA ÇİÇEĞİ ile KINALI KUZU ile KINALI BAMYA ile KINALI KEKLİK ile KIN KANATLILAR ile KINALI YAPINCAK ile KINA ÇİÇEĞİGİLLER
- KİNÂYE ile/yerine "DOKUNDURMA"
- KİNÂYE[Ar.]/İRONİ[İng. IRONY | Fr. IRONIE] değil/yerine/= DOLAYSÖZ
- KİNÂYE ile "GÖNDERME"
- KİNÂYE ile İSTİNBÂT[Ar. < NEBT]
( ... İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolaylı anlama. )
- KİNAYE ile KİNAYELİ
- KINAYICI ile SANSÜR
( CENSORIOUS vs. CENSORSHIP )
( عيب جو ile عيب جويانه ile سانسور )
( عيب جو ile EYBE JOYANEH ile SANSOR )
- KİNAZ ile/||/<> FOSFATAZ
( Kinaz fosforilasyon ATP İLE fosfataz defosforilasyon. )
( Formül: P ekleme İLE çıkarma )
- KINDIRA ile KINDIRAÇ
- KINESTETİK KOMÜNİKASYON/KINAESTHETIC COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL İLETİŞİM
- PRESSION CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK BASINÇ
- TENSION CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK GERİLİM
- KINETIC CHEMICALS[İng.] ile/değil/yerine/= KİNETİK KİMYASAL NESNELER
- THÉORIE CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK KURAM/TEORİ
- ÉLAN CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHES MOMENTUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK MOMENTUM
- KINETISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK REAKSİYON
- KİNETİK değil/yerine/= DEVİNGİL
- KINETICS[İng.] / CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK
- GUINIC ACID, QUINIC ACID, KINIC ACID[İng.] / ACIDE QUINIQUE[Fr.] / CHINASÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNİK ASİT
- QUININE SULPHATE[İng.] / SULFATE DE QUININE[Fr.] / CHININ SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNİN SULFAT
- KİNİN ile KİNİNLİ ile KİNİNSİZ ile KİNİN SÜLFATI
- KINKANAT ile KINKANATLILAR
( Kın kanatlı böceklerin gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanadı. İLE Böcekler sınıfından, boynuzsu bir kın biçiminde olan birinci çift kanatları uçmakta kullanan öteki iki kanadı örten, ağız parçaları çiğnemeye, parçalamaya elverişli, tümüyle başkalaşma gösteren bir takım. )
(1996'dan beri)