Bugün[18 Mayıs 2026]
itibarı ile 32.825 başlık/FaRk ile birlikte,
32.825 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(25/133)


- ÇELEBİLMEK ile ÇELEBİLEŞMEK ile ÇELEBİ/LİK ile ÇELEBİCE


- CELEBRATE :/yerine KUTLAMAK


- CELEP/CELEB[Ar.] değil/yerine/= İÇOĞLANI

( Saraylarda, çeşitli devlet hizmeti için aday olarak yetiştirilen gençlere verilen ad. )


- ÇELİK, AV. NURETTİN (SİVAS, 1956) :

( İlkokul ve Ortaokuldan sonra Sivas İmam Hatip Lisesine devam etti ve bu okuldan 1977 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra bir süre serbest avukatlık yaptı. 1994 yerel seçiminde Fazilet partisinden Sarıyer Belediye Meclis Üyeliğine seçildi ve 5 yıl Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)'nin Sarıyer'de kuruluş çalışmalarına katıldı ve İlçe Başkanı olarak 2009 yılı başlarına kadar görev yaptı. 2014 yerel seçimlerinde Belediye Başkanlığı içini aday adayı oldu. Aday yapılmayınca Belediye Meclisine seçildi. Serbest avukatlık yapmaktadır. )


- ÇELİK, GÜLDEREN () :

( Sarıyer Belediyesi Karate takımı sporcusu olup; 2004'te İtalya'da Uluslararası Karate Şampiyonasında; 2004 Almanya'da Uluslar arası Karate Şampiyonasında, 2004'te Moskova'da Avrupa Şampiyonasında; 2004'te Belgrad'da Üniversiteler Arası Şampiyonada; 2004'te Meksika'da yapılan Dünya Şampiyonasında; 2005'te İtalya'da Uluslararası Karate Şampiyonasında birincilik;. 2005 Amerika'da da Milletlerarası Karate Şampiyonasında ikincilik, İspanya'da üçüncülük ve 2009'da Tokyo/Japonya'da yapılan Dünya Tekvando Şampiyonası'nda üçüncülük gibi başarılı dereceler yaptı. Ayrıca 16. Akdeniz Oyunlarında Karate dalında 50 kiloda Altın birinci olarak altın madalya kazandı. Ayrıca Takım birinciliklerinde takım kadrosunda yer aldı. )


- ÇELİKHAN ile ÇELİKHANE


- ÇELİKKOL, NECDET (ANK. 1927 - 1983) :

( Memuriyet hayatına İstanbul Belediyesinde Zabıta memuru olarak başladı ve Zabıta Müdürlüğünden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÇELİKKOL, ŞEVKET (ERZURUM, 1933 - 2002) :

( Sarıyer'in hem amatörlük hem de profesyonellik döneminde takımda yer aldı. 14 Lig ve 1 Özel maçta yer aldı. Lig maçlarında takımı hesabına 5 gol kaydetti. )


- ÇELİKLEMEK ile ÇELİK ÇOMAK ile ÇELİKLEŞMEK ile ÇELİKLEŞTİRMEK ile ÇELİKLEŞEBİLMEK ile ÇELİK ile ÇELİKLİ ile ÇELİKSİZ ile ÇELİK KAPI ile ÇELİK KASA ile ÇELİK HALAT ile ÇELİK METRE ile ÇELİK YELEK ile ÇELİK BAŞLIK ile ÇELİK KALEMİ ile ÇELİK MACUNU ile ÇELİK PAMUĞU ile ÇELİK ÇEMBER


- ÇELİŞİK" ile/değil ÇELİŞKİ OLDUĞUNU İDDİA EDENİN BİLGİSİZLİĞİ/YETERSİZLİĞİ


- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]


- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> TUTARSIZLIK


- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ


- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ


- ÇELİŞMEK ile ÇELİŞTİRMEK ile ÇELİŞEBİLMEK


- ÇELİŞMEZLİK ile/ve ÇOKLUK


- CELLAT[Ar. < CELLAD] değil/yerine/= ÖLDÜRMEN


- CELLULAR İLE MOLECULAR İLE SYSTEMİC İLE EVOLUTİONARY ile/||/<> YAŞLANMA KURAMLERİ

( Yaşlanmanın farklı seviyeleri. )

( Formül: Hayflick limit ~50 )


- CELSIUS DEGREE[İng.] / DEGRÉ CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS DERECESİ


- CELSIUS DERECESİ ile/ve/<> CELSIUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ

( Sıcaklık aralığı ya da farkının, 1 kelvin'e ve Celsius ölçeğindeki sıcaklık aralığının 1/100'üne eşit sıcaklık birimi. [simgesi: °C] İLE/VE/<> Normal koşullarda, suyun donma sıcaklığını 0 derece ve kaynama sıcaklığını da 100 derece kabul eden ve kelvin olarak mutlak sıcaklığa, °C = °T-273.15 ile bağlı olan ölçek. )


- ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-THERMOMETERSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- CELSIUS SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİYUS (SANTİGRAD) EŞELİ


- ÇELTİK/LİK ile ÇELTİKLİ ile ÇELTİKÇİ/LİK ile ÇELTİKSİZ ile ÇELTİK TARLASI


- CEMAATLEŞMEK ile CEMAATLEŞTİRMEK ile CEMAAT ile CEMAATLİ ile CEMAATSİZ/LİK


- CEMÂDAT(CANSIZLAR) ve/</>/ve NEBÂDAT(BİTKİLER) ve/</>/ve HAYVANAT(CANLILAR)HAYVAN-I NÂTIK(BEŞER/İNSAN)


- CEMÂDÂT ile/ve/||/<>/> NEBÂTÂT ile/ve/||/<>/> HAYVANÂT ile/ve/||/<>/> BEŞERİYET > İNSAN

( Donmuş akıl[/logos]. İLE/VE/||/<>/> Yukarı doğru yönelebilen. İLE/VE/||/<>/> Hareket eden. ["canlı" anlamına ge(tiri)l(e)mez!] İLE/VE/||/<>/> Düşündüğünü, düşünebilen. > Düşünerek hareket edebilen. )


- CEMAL:
GÜZELLİK ile/ve YÜZ


- ÇEMBERCİ, ÇİĞDEM (İST. 1973) :

( Edirne Tıp Fakültesinden doktor olarak mezun oldu. SSK Göztepe hastanesinde doktor olarak meslek hayatına devam etmektedir. Antrenör Dursun Tepeyurt tarafından yetiştirildi. Sarıyer Spor Kulübü atletizm takımında yarışırken kendisini kabul ettirdi. Bilahare Enka Spor Kulübüne geçti ve başarılı spor hayatını burada devam ettirdi. 100 m. engelli yarışmalarında pek çok birincilikleri vardır. Defalarca Milli formayı giymek başarısını gösteren Sarıyer'den yetişmiş sporculardan biridir. )


- ÇEMBERİN:
ÇEVRESİ ile/ve/<> ALANI

( )


- ÇEMBERLEMEK ile ÇEMBERLENMEK ile ÇEMBERLETMEK ile ÇEMBER ile ÇEMBERLİ ile ÇEMBERSİZ ile ÇEMBER KAYIK ile ÇEMBER SAKAL ile ÇEMBER MAKASI ile ÇEMBER SAKALLI/LIK ile ÇEMBERSEL BÖLGE


- ÇEMENLEMEK ile ÇEMENLENMEK ile ÇEMEN ile ÇEMENLİ ile ÇEMENSİZ


- ÇEMOSFER = TERMOSFER


- ÇEMREMEK ile/ve/||/<> ÇEMRENMEK

( Kol, paça, etek gibi şeyleri sıvamak. İLE/VE/||/<> Kendi kol, etek ya da paçalarını çemremek. | Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak. )


- ÇEMREMEK ile ÇEMRENMEK ile ÇEMREK


- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)


- CEN/COMİTÉ EUROPÉEN DE NORMALISATION, EUROPEAN COMMİTTEE FOR STANDARDIZATION değil/yerine/= AVRUPA STANDARTLAR KURULU


- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE DUASI ile CENAZE NAMAZI ile CENAZE TÖRENİ ile CENAZE MERASİMİ ile CENAZE LEVAZIMATI


- CENAZEYE GİDİYORUM ile/değil/yerine AĞLAMAYA GİDİYORUM

( Lazlar ve Mingreller, cenazenin adı yerine halini ifade etmeyi tercih ederler. )


- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]

( Çene çukuru. )


- ÇENEK, KOTİLEDON = FİLKA = COTYLÉDON


- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA


- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ÇENESİ KUVVETLİ


- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ZEVZEK/LİK


- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN


- CENGAVER/LİK ile CENGAVERCE


- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER


- CENK/NÂME ile/değil ÇENG/NÂME


- CENNET SİNEMASI :

( Rumelihisar'da kaleye giderken set üzerindeydi. Açık sineme olarak 1950'de açıldı 1975'te faaliyetini sonlandırdı. İşletmecisi Halil Bey'di. )


- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]

( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )

( CENNET: Kuyu. )

( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )

( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )

( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )

( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )

( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )

( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )

( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )

( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )

( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )

( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )

( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )

( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )

( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )

( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )

( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )

( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )

( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )

( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )

( ... ile/ve NÎRÂN, DÂR-ÜS-SAÎR | SİCN/SİCCÎN, SAÎR, SAKAR )

( ... ile/ve DÛZAH )

( HEAVEN vs./and HELL )

( TIAN ile/ve ... )


- CENNET ile/ve/||/<> VALHALLA


- CENNET/LER ile/değil İRFÂN CENNETİ(CENNET-İ İRFÂN)


- ÇENTİKLEMEK ile ÇENTİKLENMEK ile ÇENTİK ile ÇENTİKLİ ile ÇENTİKSİZ


- CENTRAL İLE PERİPHERAL İLE IMMUNE PRİVİLEGE ile/||/<> İMMÜN TOLERANS

( Oto-reaktivite kontrol mekanizmaları. )

( Formül: Negatif seleksiyon )


- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ


- CEP TELEFONU KULLANIMI DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK


- CEP TELEFONU:
"YAKINLAŞTIRICI" ile/ve/||/<>/>< UZAKLAŞTIRICI

( Uzaktakileri, size. İLE/VE/||/<>/>< Sizi, yanınızdakilerden. )


- CEP TELEFONU'NDA:
SELÂMLAŞMA/HATIR yerine DOĞRUDAN KONUYU KONUŞMAK

( TO TALK DIRECTLY THE SUBJECT instead of TO GREET :ON MOBILE PHONES )


- CEP ile CEP SAATİ ile CEP FARESİ ile CEP FENERİ ile CEP KİTABI ile CEP DEFTERİ ile CEP SÖZLÜĞÜ ile CEP TAKVİMİ ile CEP HARÇLIĞI ile CEP TELEFONU ile CEP TELEVİZYONU


- ÇEPELLEMEK ile ÇEPELLENMEK ile ÇEPEL ile ÇEPELLİ/LİK ile ÇEPELSİZ


- ÇEPER ile ÇEPERLİ ile ÇEPERSİZ


- CEREMONY :/yerine TÖREN


- CHERENKOV DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV DEDEKTÖRÜ


- CERENKOV-DEDEKTOR, CERENKOV-ZAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= CERENKOV DETEKTÖRÜ


- CERENKOV IŞINI ile/||/<> CERENKOV DEDEKTÖRÜ

( Saydam bir ortamı ışığın ortamdaki hızından daha büyük bir hızla geçen yüksek enerjili yüklü tanecikler demetinin oluşturduğu mavimsi ışık. İLE Cerenkov ışınınun gözlenmesiyle yüksek enerjili yüklü tanecikleri ölçmek için kullanılan dedektör. )

( CERENKOV-STRAHLUNG MiT CERENKOV-DEDEKTOR, CERENKOV-ZAHLER )

( LA RADiATiON DE CERENKOV AVEC LE DETECTEUR DE CERENKOV )

( CERENKOV RADiATiON VS. CERENKOV DETECTOR )


- CHERENKOV RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT CHERENKOV[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇERENKOV IŞINIMI


- CERENKOV-STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CERENKOV RADYASYONU


- CERİDE ile/ve/||/<>/> ZÂBİT CERİDESİ


- ÇERKEZ/LİK ile ÇERKEZCE


- CERMEN ile CERMENCE ile CERMEN DİLLERİ ile CERMEN MENTEŞE


- ÇERNOBİL ile ÇERNOMERDİN

( CHERNOBYL vs. CHERNOMERDIN )

( چرنوبيل ile چرنوميردين )

( چرنوبيل ile CHARNOMYRADYNE )


- CERRAH/LIK ile CERRAHİ ile CERRAHİ MÜDAHALE


- ÇERVİŞ ile ÇERVİŞLİ ile ÇERVİŞSİZ


- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK


- CESÂRET:
KORKUNUN YOKLUĞU ile/ve/değil/+/||/<>/< BENCİLLİĞİN BULUNMAMASI


- CESÂRET ve/||/<>/> BASİRET ve/||/<>/> FERÂSET ve/||/<>/> HAYRET ve/||/<>/> HİKMET ve/||/<>/> MERHAMET


- CESÂRET ile/ve/değil CAHİL CESÂRETİ

( [not] COURAGE vs./and/but IGNORANT COURAGE )


- CESÂRET ile/ve/değil/||/<> GÖZDEN ÇIKARMAK


- CESÂRET ile/ve/||/<>/> GÜÇ ile/ve/||/<>/> MUTLULUK

( En kısa sürede özür dileyerek. İLE/VE/||/<>/> En kısa sürede affederek. İLE/VE/||/<>/> En kısa zamanda unutarak. )


- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]

( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşar. )

( COURAGE vs./and/||/<>/> RISK )


- CESÂRET ile/değil/ne yazık ki SAYGISIZLIK


- CESEDİ:
SIRIKLAR ÜSTÜNE BIRAKMAK ile YAKMAK ile TOPRAĞA GÖMMEK

( Yakutistan'lılar, cenazelerini bu 3 biçimde kaldırırlar. [Ölüleri için yas tutmazlar.] )


- CESET = CESED[Ar., Fars.] = CETHE/T, NAŞ/NAAŞ[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]


- ÇEŞİT ÇEŞİT "NESNELER" değil "NESNE"


- ÇEŞİT ile/ve DİSİPLİN

( VARIETY vs. DISCIPLINE )


- ÇEŞİT/LEME / ÇEŞİT/Lİ/LİK ve/<> EŞİT/LEME / EŞİT/LİK


- ÇEŞİTLENME/DEĞİŞKE ile/ve/||/<> ÇEVİRİ

( VARIANTE avec/et/||/<> COMENTAIRE )


- ÇEŞİTLENME ve/<> VAHDET


- (ÇEŞİTLİ) BİTKİSEL/HAYVANSAL YAĞLAR yerine ZEYTİNYAĞI!

( )


- ÇEŞİTLİ KOKULAR('I)[Anlayana!]

( OS[İsveççe] )


- ÇEŞİTLİ MAKAMLAR -ile

( * ACEMAŞÎRÂN
* ACEMKÜRDÎ
* BESTENİGÂR
* BEYÂTİ ARABÂN
* BÛSELİK
* DÜGÂH
* EVC
* EVCÂRÂ
* GERDÂNİYE
* GÜLNÂRÎ
* HİCAZ
* HİCAZKÂR
* HÜSEYNİ
* H. BÛSELİK
* HÜZZÂM
* KARCIĞAR
* K. HİCAZKÂR
* MÂHÛR
* MUHAYYER
* M. BÛSELİK
* NEVÂ
* NİHÂVEND
* NİKRİZ
* PENÇGÂH
* RAST
* SABÂ
* S. ZEMZEME
* SEGÂH
* SÛZİNÂK
* ŞEHNÂZ
* UŞŞÂK
* YEGÂH )


- ÇEŞİTLİ ile ÇEŞİTLER

( ASSORTED vs. ASSORTMENT )

( جور کرده ile طبقه بندي ile جوري )

( JOR KARDEH ile TABAGHEH BANDY ile JORY )


- ÇEŞİTLİLİK ile/ve DERİNLİK


- ÇEŞNİLEMEK ile ÇEŞNİLENMEK ile ÇEŞNİLENDİRMEK ile ÇEŞNİ/LİK ile ÇEŞNİCİ/LİK ile ÇEŞNİLİ ile ÇEŞNİSİZ


- CESUR/CESURCA değil/yerine/= YÜREKLİ/KORKUSUZ/GÖZÜPEK


- ÇETİNKAYA, NURETTİN (İST. 1950) :

( İşadamı, yönetici. Şişli Ondokuz Mayıs İlkokulu, Sultanahmet Sanat Enstitüsü ortaokulu ve Mecidiyeköy Lisesinden mezun oldu. Bir süre değişik ticari şirketlerde çalıştıktan sonra genç yaşta kendi işini kurdu. Nakış, kurdele, triko ve overlok işlerini yapan Çetinkaya Şirketini kurdu. Bilahare ilaç işine girdi ve Bolu'da Çetinkaya Serum fabrikasını kurdu. Bu Şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı olarak meslek kuruluşlarında görev aldı. İSO, TO ve TOBB üyesi olup bu kuruluşlarda meclis üyesi ve delege olarak görev aldı. İş hayatına atılmadan futbol oynadı. Kuştepe ve Fenerbahçe'de forma giydi. Sonraları Kuştepe Kulübünde yönetici ve kulüp başkanı olarak görev aldı. Nakışçılar Derneğinin kuruluşunu yaptı ve Kurucu Başkanlığını üstlendi. Sanayiciler Derneği, Kuştepe Spor Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor kulübünde 7 dönem (1994/19995; 1995/1996; 1996/1997; 1997/1998; 2007/2008; 2009/2010; 2012/2013) Yönetim Kurulu üyesi ve Profesyonel Şube Sorumlusu Asbaşkan olarak görev yaptı. Sarıyer'in 1995/96 sezonu şampiyonluğu kazanan yönetim kurulunda sorumlu yönetici olarak bulundu. Sarıyer Spor Kulübünde Divan Kurulu üyesidir. Üyesi olduğu Boluspor Kulübünde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Türkiye Güreş Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Asbaşkanı, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (İASKF) Yönetim Kurulu Üyesi, Gençlik ve Spor İstanbul İl Müdürlüğü saha komiserliği görevlerinde bulundu )


- ÇETİNTAŞ, ZAFER MURAT (ORTAKÖY, İST. 1957) :

( Araştırmacı - yazar. Uzun yıllardan beri Türk Balıkçılığının ve çevreci örgütlerin gelişmesi için mücadele vermektedir. Çevre ile ilgili her türlü eylemin içinde bulunmaktadır. Türkiye'de ilk Su Ürünleri Müzesini kurdu. Konusu denizcilik olan Heyamola dergisinin imtiyaz sahipliğini üstlendi. Konusu deniz ve balıkçılı olan dört şiir kitabından başka, Çevreci Sivil Toplum Örgütlerinin Yakın Tarihi I ve Köpekler İmparatorluğu isimlerini taşıyan iki kitabı yayımlandı. Ayrıca 30 ayrı dergi ve çeşitli gazetelerde makaleleri yayınlandı. TRT ve diğer özel TV'lerde programlar yaptı, belgesel danışmanlıklarında bulundu. 23 yıldan beri Doğa Savaşçıları Derneği Çevre Örgütü Başkanlığını sürdürmektedir. )


- ÇETREFİLLEŞMEK ile ÇETREFİLLEŞTİRMEK ile ÇETREFİLLEŞEBİLMEK ile ÇETREFİL/LİK ile ÇETREFİLCE ile ÇETREFİLLİ/LİK ile ÇETREFİLSİZ


- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ ile TUMTURAKLI[Fars.]

( Karışıklığı dolayısıyla anlaşılması ya da sonuca bağlanması güç. | Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan dil. | Sarp, engelli ve engebeli yer. İLE Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan. | Başına sık sık kaza gelen. İLE Gösterişli. | Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen. )


- ÇETREFİLLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇATALLI/LIK


- CETVEL değil/yerine/= ÇİZGİLİK/ÇİZGEÇ


- CEVAPLAMAK ile CEVAPLANMAK ile CEVAPLANDIRMAK ile CEVAPLAYABİLMEK ile CEVAP ile CEVAPLI ile CEVAPSIZ/LIK ile CEVAP HAKKI ile CEVAP KAĞIDI ile CEVAP ANAHTARI ile CEVAPLI TELGRAF


- CEVÂZ-I İSTİHDAM değil/yerine/= İŞLENDİRME OLURU


- CEVHER ile CEVHERLİ ile CEVHERSİZ


- ÇEVİRGE ile ÇEVİRGEÇ


- ÇEVİRİ:
SPONTANE değil SİMULTANE


- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA


- ÇEVİRİ ile/ve YALINLAŞTIRMA

( TRANSLATION vs./and TO SIMPLIFY )


- ÇEVİRİDE:
OLANAKSIZLIK ile/ve/||/<> TAMAMLANAMAZLIK


- ÇEVİRMEK ile ÇEVİRTMEK ile ÇEVİRTİLMEK ile ÇEVİREBİLMEK ile ÇEVİRİVERMEK ile ÇEVİRTTİRMEK ile ÇEVİRTEBİLMEK ile ÇEVİRİ ile ÇEVİRİCİ/LİK ile ÇEVİR SESİ ile ÇEVİRİ DİLİ ile ÇEVİRİ YAZI ile ÇEVİR SİNYALİ ile ÇEVİRİCİ DİLİ


- ÇEVİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< DÖNÜŞTÜRMEK


- ÇEVİRMEK ile/değil GEÇİRMEK


- ÇEVİRMEN / KAPIOĞLANI

( ... İLE Kapı çuhadarı yamağı. | Elçiliklerde, çevirmen yardımcısı. )


- CEVİZ ile BETEL-NUT

( Asya'da ve Papua Yeni Gine'de, ilâç olarak da kullanılan bir ağaç meyvesi. )


- CEVİZ ile CHANDLER CEVİZİ


- ÇEVRE İÇİN YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK


- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> ATMOSFER KİMYASI

( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Atmosferdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> ENDÜSTRİYEL KİMYA

( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Endüstriyel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- ÇEVRE ile ÇEVRESEL ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ORTAMLAR

( ENVIRONMENT vs. ENVIRONMENTAL vs. ENVIRONMENTAL POLLUTION vs. ENVIRONMENTS )

( محيط ile محيطزيست ile محيط زيست ile پرگير ile دوروبر ile محيط زيستي ile محيطي ile آلودگي محيط زيست ile توابع )

( MAHYT ile MAHYTAZYSET ile MAHYT ZYSET ile پرگير ile DOROBAR ile MAHYT ZYSETY ile MAHYTY ile ALODEGY MAHYT ZYSET ile TAVABE )


- ÇEVRE = MUHİT[Ar. < HAVT] = ENVIRONMENT[İng.] = MILIEU[Fr.] = MITTEL, MILIEU[Alm.] = MEDIO AMBIENTE[İsp.]


- ÇEVRE-GENOTİP ETKİLEŞİMİ[İng. GENOTYPE-ENVIRONMENT INTERACTION] ile/||/<> ÇEVRESEL ÇEŞİTLİLİK[İng. ENVIRONMENTAL DIVERSITY]

( Çevrenin etkisiyle fenotiplerde meydana gelen değişimlerin genotipe bağlı olması durumudur. Aynı yerde yaşayan insanlardan bazılarının mevsimlere bağlı olarak deri rengi değişirken, bazılarının değişmez. Bunun sebebi, genotipin fenotip üzerindeki etkisidir.) @@ Deneyimledikleri çevrelerin farklı olmasından ötürü bir popülasyonun bireylerinde görülen farklılıklardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇEVRELEMEK ile KAPALI ile MUHAFAZA

( ENCLOSE vs. ENCLOSED vs. ENCLOSURE )

( درميان گذاشتن ile پيوست کردن ile ضميمه کردن ile جوفا ile در جوف ile ملفوفه ile پيوست ile ضميمه )

( DARAMYAN GOZASHTAN ile PEYVAST KARDAN ile ZAMYMAH KARDAN ile جوفا ile DAR JOOF ile ملفوفه ile PEYVAST ile ZAMYMAH )


- ÇEVRELEYEN ile TAVAF ETMEK ile SÜNNETLİ ile SÜNNETÇİ ile SÜNNET ile SÜNNET ETMEK ile SINIRLAMAK ile İHTİYATLI ile DURUM ile DURUMLAR ile İKİNCİ DERECEDEN DURUM ile ÇEVRELEME ile ÇEVRELEMEK

( CIRCUMAMBIENT vs. CIRCUMAMBULATING vs. CIRCUMCISED vs. CIRCUMCISER vs. CIRCUMCISION vs. CIRCUMCIZE vs. CIRCUMSCRIBE vs. CIRCUMSPECT vs. CIRCUMSTANCE vs. CIRCUMSTANCES vs. CIRCUMSTANTIALITY vs. CIRCUMVOLUTION vs. CIRCUMVOLVE )

( گردنده بدور ile طائف ile مختون ile خاتن ile ختنه ile ختنه کردن ile محدود و مشخص کردن ile مال انديش ile ملاحظه کار ile چگونگي ile شرايط ile مقتضيات ile قضايا ile کيفيات ile دورزني ile دورگردي ile مارپيچ رفتن )

( GARDANDEH BEDOR ile TAEF ile مختون ile خاتن ile KHTANEH ile KHTANEH KARDAN ile MAHDUD VE MOSHKHS KARDAN ile MAL ANDYSH ile MOLAHEZEH KAR ile CHEGONGY ile SHARAYT ile مقتضيات ile قضايا ile KYFEYAT ile دورزني ile DORGARDY ile MARPYCH RAFTAN )


- ÇEVREMİZDEKİ KİŞİLERİ BİZ SEÇİYORUZ" ile/ve/değil/önce/||/<>/< ÇEVRESİNDEKİLERİ KİŞİNİN KENDİ YEĞLİYOR/SEÇİYOR


- Çevrenle KONUŞ!!!


- ÇEVREYİ KORUMALI!


- INVERSION[İng.] / INVERSION, RÉARRANGEMENT[Fr.] / INVERSION, UMKEHRUNG, ÇEVRILME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİLME, İNVERSİYON


- ÇEVRİLMEK ile ÇEVRELEMEK ile ÇEVRİLEMEK ile ÇEVRELENMEK ile ÇEVRELEYEBİLMEK ile ÇEVRE/LİK ile ÇEVRİ ile ÇEVRECİ/LİK ile ÇEVRİLİ ile ÇEVRESEL/LİK ile ÇEVRE AÇI ile ÇEVRE YOLU ile ÇEVRE TEKER ile ÇEVRE BİLİMCİ ile ÇEVRE SAĞLIĞI ile ÇEVRE BİLİMSEL ile ÇEVRE FELAKETİ ile ÇEVRE BİLİMLERİ ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ


- ÇEVRİM ile ÇEVRİMLİ ile ÇEVRİMSEL/LİK ile ÇEVRİM İÇİ ile ÇEVRİM DIŞI


- ÇEVRİNME ile ÇEVRİNTİ

( ... İLE Bir şeyin, kendi ekseni çevresinde, sürekli dönmesi. | Su ve hava çevrisi. | Çeşitli tahıl karışımı. )


- ÇEVRİNTİ ile ÇEVRİNTİLİ ile ÇEVRİNTİSİZ


- ÇEYİZ/LİK ile ÇEYİZCİ/LİK ile ÇEYİZLİ ile ÇEYİZSİZ


- QUARTERING[İng.] / QUARTIER[Fr.] / QUARTIEREN, VIERTELN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEYREKLEME


- ÇEYREKLEMEK ile ÇEYREK ile ÇEYREK SON ile ÇEYREK ALTIN ile ÇEYREK FİNAL ile ÇEYREK FİNALİST


- CEZÂ:
ÂRIZÎ ile/ve/||/<> İSTİSNAÎ


- CEZA:
GELECEĞE YÖNELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEÇMİŞE DÖNÜK


- CEZA TÜZESİ(HUKUKU) ile/ve/değil ÖZGÜRLÜKLERİN TÜZESİ(HUKUKU)


- CEZÂ ile/ve DİSİPLİN

( Karşılık. İLE/VE Öğrenme. )

( Ceza aynı hatayı yinelemeyi önlemelidir sadece. )

( Cezalandıran ya da cezalandırılan siz olabilirsiniz ama, cezanın suça uygun olmasına özen gösterin. )

( PUNISHMENT vs./and DISCIPLINE )


- CEZÂ ile/değil KARŞILIK

( Kötülüğü cezalandırmayan, yapılmasını emreden gibidir. )


- CEZÂ[Ar.] ile MUKÂBELE[Ar.]


- CEZA ile/ve YAPTIRIM

( PUNISHMENT vs./and SANCTION )

( FALE PUİ PUİ: Cezaevi. )


- CEZAEVİ değil/yerine/= KIZITEVİ


- CEZAÎ ŞART değil/yerine/= KIZITSAL KOŞUL


- CEZALARDA:
YANLIŞ YAPILANA ile YAPILMAYANA/KARŞILANMAYANA [zorunlu olduğu halde]

( Geliştirir. İLE [belki] Dönüştürür. )

( Verilebilir de, verilmeyebilir de. İLE Çoğunlukla verilmesi gerekir. )

( Niyete göre hafifletilebilir. İLE Ne niyet, ne özel koşullar pek değerlendirilmez. )

( Haklılık/haksızlık, yerindelik-yersizlik, adâlet aranabilir. İLE Ne haklılık, ne de herhangi bir şey aranır. )

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )


- CEZAYİRLİYAN, MIGIRDIÇ (İST. 1806 - 1861) :

( Serkis Amia Cezayirliyan'ın oğlu olup, İstanbul'un önemli sarraflarından biriydi. Sarraf iken Gümrük Emini tayin edildi. 1843'te iki ay hapis cezasını çektikten sonra Bursa'ya sürgün edildi. Sadrazam Reşit Paşa'nın azlinden sonra durumu sarsılmış, 1859'da irade - i seniye ile bütün hesaplarına ve servetine el konulunca yurt dışına çıkmış, Londra'da iken el konulan servetini kurtarmak için verdiği uğraştan sonuç alamamış ve hasta olarak İstanbul'a dönmüş ve Kadıköy'de ölmüştür. Yeniköy'de adını taşıyan yalısı ünlüdür. )


- CEZBETMEK ile ÇEKİCİ ile CAZİBE ile TURİSTİK YERLER ile ÇEKİCİ ile ÇEKİCİ KALİTE ile ÇEKİCİLİK

( ATTRACT vs. ATTRACTED vs. ATTRACTION vs. ATTRACTIONS vs. ATTRACTIVE vs. ATTRACTIVE QUALITY vs. ATTRACTIVENESS )

( مجذوب ساختن ile مجذوب کردن ile مجوب ile مجذوب ile جلب ile جاظب ile جاظبه ile جذابيت ile جذب ile دلفريبي ile جاذبه ile ربيش ile زخارف ile فريبنده ile دلاويز ile دلکش ile گيرا ile دلربا ile گيرنده ile جذاب ile تيکه ile دلبند ile جاذب ile دلفريب ile رنگ و بو ile جاذبيت ile ملاحت ile گيرندگي ile گيرائي )

( MAJZUB SAKHTAN ile MAJZUB KARDAN ile مجوب ile MAJZUB ile JALAB ile جاظب ile جاظبه ile JOZABYT ile JAZB ile دلفريبي ile JAZEBEH ile ربيش ile ZAKHAREF ile FARYBANDEH ile دلاويز ile DELKESH ile GYRA ile DALARBA ile GYRANDEH ile JOZAB ile تيکه ile DELBAND ile JAZEB ile دلفريب ile RANG VE BO ile جاذبيت ile MOLAHAT ile GYRANDEGY ile GYRAYEY )


- CEZBETMEK ile CEZBELENMEK ile CEZBE ile CEZBELİ ile CEZBESİZ


- CHADWICK-GOLDHABER EFFECT[İng.] / EFFET CHADWICK-GOLDHABER[Fr.] / CHADWICK-GOLDHABER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CHADWİCK-GOLDHABER ETKİSİ


- CHAIR :/yerine SANDALYE


- CHAIRMAN :/yerine BAŞKAN


- CHAMPION :/yerine ŞAMPİYON


- CHANGING :/yerine DEĞİŞEN


- CHAOS THEORY ile/||/<> LİNEAR DYNAMICS

( Chaos theory deterministik ama öngörülemeyen sistemleri incelerken İLE linear dynamics basit lineer davranış gösterir )

( Formül: Lyapunov exponent )


- CHAPERONE ile/||/<> PROTEASE

( Chaperone protein katlanmasına yardım ederken İLE protease protein parçalanmasını sağlar )

( Formül: HSP70 )


- CHAPMAN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CHAPMAN[Fr.] / CHAPMAN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CHAPMAN DENKLEMİ


- CHARACTER :/yerine KARAKTER


- CHARGE TRANSFER ile/||/<> D-D GEÇİŞİ

( CT yoğun 10⁴ LMCT/MLCT, d-d zayıf 10-100 Laporte. )

( Formül: İzinli İLE yasak )


- CHECKING vs. COMPARE


- CHELAT İLE MAKROSİKLİK İLE KRİPTAND ile/||/<> LİGAND TÜRLERİ

( Çok dişli ligand sınıfları. )

( Formül: K_chelat >> K_monodentate )


- CHEMICAL BIOLOGY ile/||/<> BIOCHEMISTRY

( Chemical biology kimyasal araçlarla biyolojik sistem incelerken İLE biochemistry doğal biyomoleküllerin kimyasını inceler )

( Formül: Chemical probe )


- CHEMICAL GENETICS ile/||/<> CLASSICAL GENETICS

( Chemical genetics küçük moleküllerle gen fonksiyonu incelerken İLE classical genetics genetik manipülasyonla gen fonksiyonu inceler )

( Formül: Small molecule inhibitor )


- CHEMICAL İLE ION İLE NUCLEAR ile/||/<> ROKET İTKİ SİSTEMLERİ

( Uzay aracı tahrik teknolojileri. )

( Formül: Isp = ve/g₀ )


- CHEMICAL :/yerine KİMYASAL


- CHIDANANDA ile CHIDARAM

( Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. İLE Bilinç sevinci. )


- CHİEH TO ile/||/<> SAMBODHI ile/||/<> SAMYAK SAMBODHİ

( Kurtuluş, Aydınlanma. @@ Mükemmmel Aydınlanma. @@ Mükemmel Aydınlanma. )


- CHIHUAHUA ile YORKSHIRE TERİYERİ

( Uzunlukça en kısa. İLE Boyca en kısa. )

( Adını Meksika'daki bir eyaletten alır.[Toltek ve Aztek sanatına dayanarak oranın yerlisi olduğuna inanılıyordu] İLE ... )

( Genel olarak dünyadaki en küçük köpek cinsinin Chihuahua olduğu söylenir. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre yaşayan en küçük köpek rekoru tek bir cinsin elinde değildir. )

( Dünyadaki kayda geçmiş en küçük köpek Yorkshire Teriyeri'dir.[Omuzdan 6.5 cm. boyunda, burun ucundan kuyruk ucuna 9.5 cm. uzunluğunda, 113 gr. ağırlığındaydı. 1945'te ölmüştür.] )


- CHILD LANGMUIR DENKLEMİ = CHILD LANGMUIR SCHOOTTKY DENKLEMİ = CHILD YASASI


- CHILDHOOD :/yerine ÇOCUKLUK


- CHIP-SEQ ile/||/<> ATAC-SEQ

( ChIP-seq protein-DNA etkileşimini analiz ederken İLE ATAC-seq kromatin erişilebilirliğini analiz eder )

( Formül: Chromatin mapping )


- CHLADNI LEVHALARI ile/ve/||/<> CHLADNI BİÇİMLERİ ile/ve/||/<> CHLADNI ŞEKİLLERİ


- CHOCOLATE :/yerine ÇİKOLATA


- CHOKE vs. DROWN vs. STRANGLE vs. SUFFOCATE


- CHORDO- ile/||/<> SPONDYL-/SPONDYLO- ile/||/<> SPİN- ile/||/<> RACHİ-/-RACHİDİA/RACHİO-/-RHACHİS/RRHACHİS ile/||/<> MYEL-/-MYELİA/MYELO-

( Omurga/kord ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/vertebra ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/spina. İLE/||/<> Omurga ile ilgili. İLE/||/<> Kemik iliği, ilik, omurga ile ilgili durum. )


- CHROMATİC HOMOTOPY ile/||/<> STABLE HOMOTOPY

( Chromatic homotopy periodic fenomenlerle süzme yaparken İLE stable homotopy genel stabilizasyon sürecidir )

( Formül: Chromatic spectral sequence )


- CHURCHİLL'İN ile KİLİSE ile KİLİSEYE ÖZGÜ ile DİN ADAMI

( CHURCHILL vs. CHURCH vs. CHURCHLY vs. CHURCHMAN )

( کليسا ile چرچيل ile کليسايي ile نگهبانکليسا ile عضو کليسا )

( KELYSA ile CHARCHYLE ile KELYSAYY ile NAGEIBANKELYSA ile OZV KELYSA )


- ...'CI ile/ve/değil/yerine ...'NIN DÜZENİ/DÜZENEĞİ


- cib.[Lat. < CUM cibis] değil/yerine/= YEMEKLER ARASINDA


- ÇIBAN/APSE[Fr. < ABCES]/F(U)RONKÜL ile SULUK

( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi. İLE Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. )

( TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )

( ÇİRKÎN, ÂBİLE ile ... )

( ABCES avec ... )


- ÇIBANLAŞMAK ile ÇIBAN ile ÇIBAN AĞIRŞAĞI


- CİBRİYYE[Ar.] ile KİBR[Ar.] ile CEBERÛT[Ar.]


- ÇİÇEĞİN ESAS ÖRGENLERİ, ERKEK VE DİŞİ ÖRGENLER = ÂLÂT-I ASLÎYE-İ ZEHRÎYE = ORGANES ESSENTIELS DE LA FLEUR


- ÇİÇEK DURUMU = KEYFİYET-İ VAZ-I EZHÂR = INFLORESCENCE


- ÇİÇEK SAPI = ZENEB-İ ZEHRE = PÉDONCULE, PÉDICELLE


- ÇİÇEK ile AYNISEFÂ

( ... İLE Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi. )

( ... cum CALENDULA ARVENSIS )


- ÇİÇEK ile KAUDUPUL ÇİÇEĞİ


- ÇİÇEK ile KIZKALBİ

( ... İLE Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi. )

( ... cum DICENTRA )


- ÇİÇEK MUHABBETÇİÇEĞİ

( Muhabbetçiçeğigillerden, çiçekleri yeşilimtırak beyaz, güzel kokulu bir süs bitkisi. )

( RESEDA ODORATA )


- ÇİÇEK değil SUÇİÇEĞİ


- ÇİÇEK ile TOMURCUK/BÛJENE[Fars.]

( ... İLE Henüz açılmamış çiçek. )


- ÇİÇEK-DIŞI NEKTAR BEZLERİ[İng. EXTRAFLORAL NECTARIES] ile/||/<> DOLAYLI SAVUNMA[İng. INDIRECT DEFENSE]

( Üremeyle doğrudan ilgisi olmayan nektar salgılayıcı yapılar, genellikle dolaylı savunmada kullanılır. @@ Otçulları doğrudan etkilemeden, genellikle avcıları çekerek otçulluğu azaltan özellikler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇİÇEKLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ TEZEHHÜR = PÉRIODE DE FLORAISON


- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON


- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON


- ÇİÇEKLER = EZHÂR = FLEURS


- ÇİÇEKLİ BİTKİLER ile ÇİÇEKSİZ BİTKİLER

( ÇİÇEKLİ BİTKİLER'DE:
[ A.T.: SEDİR AĞACI(CEDAR TREE)(ELMALI-ANTALYA) ile SERVİ AĞACI(CYPREES TREE) ile MEŞE AĞACI(OAK TREE) ile ÇAM AĞACI(PINE TREE] [ K.T.: HURMA(DATE TREE) ile KARAAĞAÇ(ELM TREE) ile İNCİR(BER-ÂVER[Fars.], FIG TREE) ile FINDIK(HAZELNUT TREE) ile ŞEFTALİ(PEACH TREE) ile AYVA(QUINCE)

İLE

ÇİÇEKSİZ BİTKİLER'DE:
[ EĞRELTİOTLARI(FERNS) ile YOSUNLAR(MOSSES[İng.], ÜŞNE[Ar.]) ile SUYOSUNLARI/ALG(ALGAE)/SEA MOSS ile MANTARLAR(FUNGI) ile LİKENLER(LICHENS) ile BAKTERİLER(FACTERIA[BASİLLER(BACILLI), KAKTÜSLER(CORCI) SPİRALLER(SPIRILLA)]) ] )

( FLOWERING PLANTS[PHANEROGAMS] vs. PLANTS WITHOUT FLOWERS[CRYPTOGAMS] )


- ÇİÇEKLİ BİTKİLER ile ÇİÇEKSİZ BİTKİLER

( Tohumlu ve çiçek oluşturan bitkiler. İLE Tohum oluşturmayan ve çiçek açmayan bitkiler. )


- CİDDİYE ALINMASI GEREKEN:
KENDİMİZ ile/ve/değil/||/<>/< İŞİMİZ


- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA ile/değil İLKELERLE


- CİDDİYET ile/>< ASIKYÜZLÜLÜK

( Ciddiyet, ilkelerle olur.
Yüdeki/surattaki "ciddiyet", suratsızlıktır. )


- CİDDİYET ile CİDDİYETSİZ/LİK


- CİDDİYET ile/ve/<> DİKKATE ALINIRLIK


- CİDDİYET ile/ve DİSİPLİN

( Kişinin ciddiyeti, disiplinidir. )

( SERIOUSNESS vs./and DISCIPLINE )


- CİDDİYET ve/> GÜVEN ve/> YAKINLIK


- CİDDİ/YET ile/ve/<> İSABET/Lİ/LİK


- CİDDİYET ve/<> NEŞE

( Riyasız neşe. VE/<> ... )


- CİDDİYET ve SÜREKLİLİK

( SERIOUSNESS and CONTINUITY )


- CİDDİYET ile/ve/değil/yerine TUTARLILIK

( KONSEKAN: Tutarlı, mantıklı davranan. Yargıları mantığa uygun olan. )


- CİDDİYETSİZLİK ile ANLAMSIZ ile ANLAMSIZCA

( FRIVOLITY vs. FRIVOLOUS vs. FRIVOLOUSLY )

( سبکي ile لوسي ile سبکسر ile بيهوده وبيمعني ile سبکسرانه )

( SABAKY ile لوسي ile SABKASAR ile BEYTEOODEH VEBYMANY ile SABKASARANEH )


- DOUBLE BETA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA DOUBLE[Fr.] / DOPPEL-BETAABKLINGEN, DOPPEL-BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BETA BOZUNUMU


- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK


- REPRECIPITATION, DOUBLE PRECIPITATION[İng.] / DOUBLE PRÉCIPITATION[Fr.] / DOPPELT NIEDERSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÇÖKTÜRME, YENİDEN ÇÖKTÜRME


- TUBE À DOUBLE FAISCEAU CATHODIQUE[Fr.] / DOPPELBÜNDELKATHODENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ KATOT TÜPÜ


- DOUBLE-BEAM SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À DOUBLE FAISCEAU[Fr.] / DOPPELBÜNDELSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ TAYFÖLÇER/SPEKTROMETRE


- DUODIODE, BINODE[İng.] / DIODE DOUBLE, BINODE[Fr.] / DOPPELDIODE, DUODIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOT, BİNOT


- BIREFRINGENCE FILTER[İng.] / FILTRE À BIRÉFRINGENCE[Fr.] / DOPPELREFRAKTIONSFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ/FİLTRESİ


- ÇİFT ​​NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT ​​KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT ​​BAŞLI ile ÇİFT ​​GENİŞLİK

( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )

( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )

( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )


- ÇİFT RAKKAS[Osm.] / DOUBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE DOUBLE[Fr.] / DOPPELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT SARKAÇ


- DOUBLE BASE JUNCTION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI EKLEM TRANSİSTÖR


- ÇİFT TARAFLI İÇBÜKEY ile BİR TARAFI İÇBÜKEY, ÖBÜR TARAFI DIŞBÜKEY

( CONCAVO vs. CONCAVO CONVEX )


- ÇİFT ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK


- ÇİFTE HAVUZLAR ile/ve ÇİFTE HAVUZLAR

( Selâmiçeşme - Göztepe arasında. İLE/VE Davutpaşa - Maltepe arasında. )


- ÇİFTE "STANDART" ile ÇELİŞKİ


- ÇİFTE STANDART değil/yerine/= İKİLİ ÖLÇÜN


- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ


- ÇİFTE "STANDART" değil/yerine/= STANDART


- ÇİFTLEŞMEK ile EŞLEŞMEK

( TO BECOME A PAIR vs. TO MATCH )


- ÇİFTLEŞ(TİR)MEK/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞ(TİR)MEK

( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )

( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )

( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )

( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )

( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )

( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )

( SİFÂD ile/ve/değil CİMÂ'[< CEM], VATY, !LİVÂTA[Eriller arasında, anal yolla olan.] )


- ÇIĞ / ÇIĞ ETKİSİ / ÇAĞLAYAN/ŞELÂLE / YIĞILMIŞ İYONLAŞMA / TOWSEND ÇIĞI / TOWSEND İYONLAŞMASI ile/||/<> ÇIĞ DİYODU ile/||/<> ÇIĞ FOTODİYODU ile/||/<> ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ ile/||/<> ÇIĞ KESİLMESİ ile/||/<> ÇIĞ OSİLATÖRÜ ile/||/<> ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ

( Güçlü bir elektrik alanda hızlandırılan elektron ya da öteki yüklü taneciklerin gaz molekülleriyle çarpışarak onları iyonlaştırması sonucunda çıkan elektronlann yaptığı yeni çarpışmalarla sürecin artarak kendini sürdürmesi. | Bir yan iletkende yük taşıyıcıların çığ kesilmesinin bir sonucu olarak, çığ etkisi de denilen toplam çoğalması. İLE/||/<> Genellikle silikondan yapılmış, tüm p-n eklemi boyunca çığ kesilmesinin ve ondan sonra gerilim düşmesinin sabit ve akımdan bağımsız olduğu bir yan iletken kesilme diyodu. İLE/||/<> İç foto akım çoğaltması elde etmek için ışık kontrollü (hızlı) anahtarlama sağlayan, çığ kesilmesi bölgesinde çalışan bir fotodiyot. İLE/||/<> Bir eklem diyot çığ kesilmesinde çalıştırıldığında ortaya çıkan gürültü. | Şiddetli bir elektrik alanda yük taşıyıcıların çarpışmayla ek taşıyıcılar sökecek kadar yeterli eneıjiye sahip olduğu yan iletken eklemlerde görünen olay. İLE/||/<> Bir yan iletken diyotta iyonlaşma ve yük taşıyıcıların toplam çoğalmalarını sağlamak için akım taşıyıcıların değerlik elektronlarıyla çarpışmalarına yetecek şiddette, engelin potansiyel farkından büyük bir potansiyel farkı altında ortaya çıkan tahribatsız kesilme. İLE/||/<> Bir adım dönüşümüyle doğru akımdan GHz seviyesinde mikrodalga çıkışı elde etmek için çığ diyodunun bir eksi direnç olarak kullanıldığı osilatör. İLE/||/<> Akım taşıyıcı deşik-elektron zinciri oluşturmak için çığ kesilmesinin kullanıldığı transistör. )

( AVALANCHE VS. AVALANCHE DiODE VS. AVALANCHE PHOTODiODE VS. AVALANCHE NOiSE VS. AVALANCHE BREAKDOWN VS. AVALANCHE OSCiLLATOR VS. AVALANCHE TRANSiSTOR )

( L'AVALANCHE AVEC LA DiODE DE L'AVALANCHE AVEC LA PHOTODiODE DE L'AVALANCHE AVEC LE BRUiT DE L'AVALANCHE AVEC L'iNTERRUPTiON DE L'AVALANCHE AVEC L'OSCiLLATEUR DE L'AVALANCHE AVEC LE TRANSiSTEUR DE L'AVALANCHE )

( AVALANCHE, LAWINE MiT LAWiNENDiODE, AVALANCHE-DiODE MiT AVALANCHE-FOTODiODE, LAWi-NENFOTODiODE MiT LAWiNENRAUSCHEN, AVALANCH-RAUSCHEN MiT AVALANCHE-BRECHEN, LAWiNENBRECHEN MiT AVALANCHE-OSZiLLATOR, LAWiNE-NOSZiLLATOR MiT AVALANCH-TRANSiSTOR, LAWiNENTRANSiSTOR )


- AVALANCHE NOISE[İng.] / BRUIT DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-RAUSCHEN, LAWINENRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ


- ÇİĞ SARIMSAK ile/ve/değil/yerine PİŞMİŞ SARIMSAK

( Yedikten sonra ağız kokusu olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE [pek] Kokusu olmaz. )

( Keskindir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Keskinliği gider. )


- CİĞEROTU -ile

( Düğünçiçeğigillerden, çok yıllık, otsu bir bitki. [Lat. HEPATICA] )


- ÇIĞIRMAK ile ÇIĞIRTMAK ile ÇIĞIRABİLMEK ile ÇIĞIR


- ÇIĞIRTMA ile ÇIĞIRTMACI


- ÇİĞNEME ile SÖZLERİN İHLALİ ile SÖZÜN İHLALİ

( BREACH vs. BREACH OF PROMIS vs. BREACH OF PROMISE )

( ايجاد شکاف کردن ile نقض ile خلف ile نقض عهد کردن ile خلف وعده کردن ile بدقولي ile خلاف عهد ile خلف وعده )

( AYJAD SHKAF KARDAN ile NAQZ ile خلف ile NAQZ EAD KARDAN ile KHOLF VADEH KARDAN ile بدقولي ile KHLAF EAD ile خلف وعده )


- ÇİĞNEMEK ile ÇİĞNENEBİLİR ile ÇİĞNEME ile SAKIZ ile ŞEKER ÇİĞNEMEK

( CHEW vs. CHEWABLE vs. CHEWING vs. CHEWING GUM vs. CHEWING SUGAR )

( جويدن ile مظغ ile خاييدن ile جويدني ile خاي ile مضغ ile آدامس ile سقز ile شکر خا )

( JOYDAN ile مظغ ile خاييدن ile جويدني ile خاي ile مضغ ile ADAMES ile SAQEZ ile SHKAR KHA )


- ÇİĞNEMEK ile ÇİĞNENMEK ile ÇİĞNETMEK ile ÇİĞNETİLMEK ile ÇİĞNENEBİLMEK ile ÇİĞNETEBİLMEK ile ÇİĞNEYEBİLMEK ile ÇİĞNEYİVERMEK ile ÇİĞNEK ile ÇİĞNEM/LİK


- ÇİĞNEMEK ile/ve/<> EZMEK


- ÇİĞNEMEK ile (")GEVİŞ GETİRMEK(")

( İnsanda. İLE Hayvanda ve beşerde. )

( Lokmalarını sıralamayıp gerektiği kadar [20-40 kez] çiğneyerek yutan. İLE Lokmalarını çiğnemeden yutanların yaşadığı. )

( MAZG/MADG ile ...
MÂZIG: Çiğneyen, çiğneyici. )

( CHEW, MASTICATION vs. CHEW THE CUD )


- ÇİĞNEMEK ile/ve/||/<>/> SİNDİRMEK


- CİHAN ile CİHANŞAH ile CİHANŞİR

( JAHAN vs. JAHANSHAH vs. JAHANSHIR )

( جهان ile جهانشاه ile جهانشير )

( JACPEHAN ile JACPEHANESHAH ile جهانشير )


- CİHANGİR -ile

( Tophane - Fındıklı sırtları. [Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzâde Cihangir[1531-1553] adına yapılan cami adından.] )


- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON


- CİHET/TARAF değil/yerine/= YÖN/DOĞRULTU


- ÇIKAR(MENFAAT) ÇATIŞMASI ile/değil/yerine ÇIKAR İLİŞKİSİ


- ÇIKAR >< GÜZEL/LİK


- ÇIKARDAŞ ile/değil/yerine/>< ANLAMDAŞ


- ÇIKARILABİLİR ile İHRAÇ ile KARARNAMENİN ÇIKARILMASI ile SORUN ile İHRAÇÇI ile SORUNLAR

( ISSUABLE vs. ISSUANCE vs. ISSUANCE OF DECREE vs. ISSUE vs. ISSUER vs. ISSUES )

( قابل صدور ile صادر کردني ile انتشار دادني ile صدور ile ابلاق حکم ile شماره ile نتيجه بحث ile موضوع ile صادر کننده ile مطالب )

( GHABEL SADVAR ile SADAR KARDANY ile ENTESHAR DADANY ile SADVAR ile ABLAGH HOKAM ile SHMAREH ile نتيجه بحث ile MOZO ile SADAR KONANDEH ile MOTALEB )


- ÇIKARIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇAĞRIŞIM


- ÇIKARIM ile/ve/değil/ne yazık ki "ÇAĞRIŞIM"


- ÇIKARIMIZI GÖZETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ZARAR GÖRMEMEK


- ÇIKAR/LAR ile/ve KORUMA