Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 31.891 başlık/FaRk ile birlikte,
31.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/129)


- AYRILMAK ile YALNIZ BIRAK ile GERİDE BIRAKMAK ile ÇABUK AYRIL ile YARIM BIRAKMAK ile SÖYLENMEDEN BIRAKMAK ile AYRILMAK

( LEAVE vs. LEAVE ALONE vs. LEAVE BEHIND vs. LEAVE QUICKLY vs. LEAVE UNFINISHED vs. LEAVE UNSAID vs. LEAVING )

( جا گذاشتن ile خارج شدن ile مرخصي ile باقي گذاردن ile باقي گذاشتن ile واگذارکردن ile برجاي گذاردن ile کشيدن از ile برجاي گذاشتن ile تشريف بردن ile بر جاي نهادن ile رهاساختن ile بر جاي گذاشتن ile واکهداشتن ile بر جاي باقي گذاشتن ile وا گذاردن ile ترک کردن ile واگذار کردن ile تنها گذاشتن ile تنها گذاردن ile دست از سر برداشتن ile عقب گذاشتن ile به جا گذاشتن ile فوري رفتن ile ناتمام گذاردن ile مسکوت گذاردن ile رهسپار ile واگذاري ile عزيمت )

( JA GOZASHTAN ile KHARJ SHODAN ile MORKHSY ile BAGHY GOZARDAN ile BAGHY GOZASHTAN ile VAGOZARKARDAN ile BARJAY GOZARDAN ile KESHYDAN AZ ile BARJAY GOZASHTAN ile TASHARYFE BARDAN ile BAR JAY NEHADAN ile رهاساختن ile BAR JAY GOZASHTAN ile واکهداشتن ile BAR JAY BAGHY GOZASHTAN ile VA GOZARDAN ile TARK KARDAN ile VAGOZAR KARDAN ile TANEYA GOZASHTAN ile TANEYA GOZARDAN ile DAST AZ SAR BARDASHTAN ile AGHAB GOZASHTAN ile BAH JA GOZASHTAN ile FORY RAFTAN ile NATMAM GOZARDAN ile MOSKOT GOZARDAN ile RAYASPAR ile VAGOZARY ile AZYMAT )


- AYRILMAMA ile/||/<> AYRIŞIM ile/||/<> AYRIKLIK(TRANS-DÜZENLEME)

( [mitoz/mayoz] Göze bölünmesi sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması.[Bir çift homolog kromozomun ayrılamaması. | Kardeş kromatitlerin ayrılamaması. | Mitoz sırasında kardeş kromatitlerin ayrılamaması.] İLE/||/<> Göze bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. İLE/||/<> Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. )


- AYRILMIŞ ile DUL

( ... ile BÎVEGÎ [BÎVE-ZEN: Dul hanım.] )

( ... ile SEYYİBE )


- AYRIM ile/değil AÇIKLAMAK/ÖĞRETMEK ÜZERE, (PEDAGOJİK)


- AYRIM ile/ve ANLAMLANDIRMA

( DISTINGUISH vs./and TO GIVE A MEANING )


- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME


- AYRIMLAR İÇİNDEKİ BÜTÜNLÜK


- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

( ALE-L-ITLAK: Genel olarak bir kayıtla bağlı olmayarak. | Ayırdetmeden, ayırmadan, salt olarak. )


- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)


- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ


- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA


- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI


- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ


- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ


- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER


- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE


- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK


- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI


- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER


- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ


- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI


- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ


- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ


- DIFFERENTIAL AIR THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL HAVALI SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME


- DIFFERENTIAL OPERATIONAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ


- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI


- DIFFERENTIAL LEAK DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAÇAK DEDEKTÖRÜ


- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ


- DIFFERENTIAL RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL RÖLE


- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI


- DIFFERENTIAL THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI


- DIFFERENTIAL TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL TRAFO


- DIFFERENTIAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL YÜKSELTEÇ


- AYRINCA(Ar. İSTİSNÂ) ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT


- AYRINTI ile AÇIKLAMA

( TEFERRUAT ile TAFSİLAT )


- AYRINTI ile/ve DERİNLİK

( DETAIL vs./and DEEPNESS )


- AYRINTICILIK ile/ve/||/<> TİTİZLİK


- AYRINTILI ile/ve/<> KAPSAMLI


- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )


- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ


- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME

( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )


- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DECOMPOSE vs. DECOMPOSITION )

( تجزيه کردن ile تجزيه شدن ile تجزيه )

( TAJZYYEH KARDAN ile TAJZYYEH SHODAN ile TAJZYYEH )


- AYRIŞMAK değil/yerine BULUŞMAK


- AYRIŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMAK

( İFTİRÂK ile/ve/değil/yerine/<>/>< İŞTİRÂK )


- AYRIŞMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUTUPLAŞMAK


- AYRIŞTIRILAMAZ ile UYGUNSUZ

( INDECOMPOSABLE vs. INDECOROUS )

( فساد ناپذير ile فاسد نشدني ile نا صحيح )

( FESAD NAPAZYR ile FASAD NESHODANY ile NA SAHYHE )


- AYRIŞTIRMAK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLAŞTIRMAK


- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK ile ÖTEKİLEŞ(TİR)MEK


- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK

( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )


- AYTIŞMAK[> EYTİŞİM] ile/ve/=/||/<>/< ATIŞMAK

( Atışmak. | Münazara. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. İLE/VE/||/<>/< Birbirine karşılıklı söz söyleyerek tartışmak. | Saz şairleri belirli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söylemek. | Çocuk oyunlarında ebeyi ya da takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. | Ok vb. atarak yarışmak. )


- AYURVEDA TIBBI ile/||/<> HİPOKRAT TIBBI

( Ayurveda dosha dengesi üzerine kuruludur İLE Hipokrat tıbbı dört sıvı kuramıne dayanır. )

( Charaka tarafından -200 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-300--200) (Ülke: Hindistan) (Alan: Tıp, Biyoloji) (Önemli katkıları: Charaka Samhita, Ayurveda tıbbı) )


- AYVA/LIK ile AYVAN ile AYVAZ/LIK ile AYVA TÜYÜ ile AYVA HOŞAFI ile AYVA REÇELİ ile AYVA GÖBEKLİ ile AYVA MARMELADI ile AYVA KOMPOSTOSU


- AZ BİLMEK ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK


- AZ / ÇOK değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI


- AZ İLE YETİNMEK ile/ve/||/<>/>/< ÖLÇÜLÜLÜK

( TO BE CONTENTED WITH FEW vs./and/||/<>/>/< MODERATION )


- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K" ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK


- AZ ÖNCE SÖYLEDİM/BELİRTTİM GİBİ değil AZ ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ


- ÂZÂDE ile HÜRRİYET


- AZALMA ile KÜÇÜCÜK ile KÜÇÜLTME ADI

( DIMINUTION vs. DIMINUTIVE vs. DIMINUTIVE NOUN )

( نقص ile مصغر ile اسم مسغر )

( NAQS ile مصغر ile اسم مسغر )


- AZALMAK ile AZABİLMEK ile AZARLAMAK ile AZARLANMAK ile AZARLATMAK ile AZALABİLMEK ile AZARLANABİLMEK ile AZARLAYABİLMEK ile AZA ile AZAP ile AZAR ile AZAT/LIK ile AZAPLI ile AZATLI ile AZAPSIZ ile AZATSIZ ile AZAR AZAR


- AZALTICI TEDBİR/LER ile/ve/değil/yerine ÖNLEYİCİ TEDBİR/LER

( Ucuz, kolay. | Görünür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Pahalı, kolay olmayan. | Pek görünmez. )


- AZAL(T)MA ile/ve ÇOĞAL(T)MA

( TO DECREASE vs./and TO INCREASE )


- AZALTMAK ile AZALDI ile AZALAN

( DECREASE vs. DECREASED vs. DECREASING )

( کاهش يافتن ile کسر کردن ile نقصان يافتن ile کاست ile تخفيف يافتن ile کم کردن ile کاهش دادن ile نقص ile کم شدن ile تقليل ile کاستن ile تنزل ile کاسته ile نقصان )

( KANPASH YAFTAN ile KASAR KARDAN ile NAQSAN YAFTAN ile KAST ile TAKHOFYFE YAFTAN ile KAM KARDAN ile KANPASH DADAN ile NAQS ile KAM SHODAN ile تقليل ile KASTAN ile TANZEL ile KASTEH ile نقصان )


- AZALTMAK ile AZALTILABİLİR

( DIMINISH vs. DIMINISHABLE )

( تقليل يافتن ile تقليل دادن ile کاستن ile نقصان يافتن ile نقصان پذير )

( TAGHALYLE YAFTAN ile TAGHALYLE DADAN ile KASTAN ile NAQSAN YAFTAN ile NAQSAN PAZYR )


- AZALTMAK ile AZALTILMAK ile AZALTTIRMAK ile AZALTABİLMEK


- AZAM ile AZAM OL-SEDAT ile AZAM OL-MOLUK

( AZAM vs. AZAM OL-SADAT vs. AZAM OL-MOLUK )

( اعظم ile اعظم الملوک ile اعظم السادات )

( EAZAM ile اعظم الملوک ile اعظم السادات )


- AZAMET ile AZAMETLİ


- AZAMİ["AZAMİ:" değil A:ZAMİ:]/MAKSİMAL/MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÜST


- AZAP ile/ve/<> ASLINDAN AYRI DÜŞMEK


- AZAPHANE (DERESİ) değil AZEPHANE DERESİ

( İstanbul - Ankara yolunda. )


- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA


- AZARLAMA ile/değil SÖYLENME


- AZARLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< TEPKİ (GÖSTERMEK)


- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )

( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )

( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )


- AZ(DIR)MAK ile AYAKLAN(DIR)MAK


- AZDIRMAK ile AZDIRILMAK ile AZDIRABİLMEK


- AZDIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< "BAŞTAN ÇIKARMAK"


- AZEOTROP KARIŞIM ile DİSTİLASYON

( Sabit kaynama noktasına sahip karışım. İLE Bileşenlerin kaynama noktalarına göre ayrılması. )


- AZERİ değil AZERBAYCAN["AZERBEYCAN" değil!] TÜRKÜ/TÜRKÇE'Sİ


- AZERİLER -ile

( SAF OĞUZLAR )


- AZGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAŞKIN/LIK


- AZİL[Ar. < AZL] değil/yerine/= YETKİKES


- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK

( UNDERESTIMATE vs. DESPISE )


- AZIMUTH COMPASS[İng.] / BOUSSOLE AZIMUTH[Fr.] / AZIMUTALKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT PUSULASI


- AZINI AZIMSAMA!:
ATEŞ ve/||/<> DÜŞMAN ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> BİLGİ


- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI


- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI


- AZITMAK ile AZIŞMAK ile AZITILMAK ile AZITTIRMAK ile AZIŞTIRMAK ile AZITABİLMEK ile AZI ile AZIK/LIK ile AZIŞ ile AZIKLI ile AZIKSIZ/LIK ile AZINLIK ile AZI DİŞİ ile AZINLIK HÜKÜMETİ


- AZITMAK ile DAĞITMAK ile TOZUTMAK


- AZİZ PRODROMOS KİLİSESİ :

( Yenimahalle'de ve sahilde 16. yy da inşâ edilen kilise yıkıldıktan sonra, aynı yere küçük bir kilise inşâ edildi. 1834'te bu kilisenin yerine de bugün hala açık Aziz Prodromos kilisesi yapıldı. Bu kilise Terkos Metropolitliği ve Fener Rum Patrikhanesine bağlıdır. )


- AZÎZ[Ar.] değil/yerine/= MUHTEREM, SAYIN, İZZETLİ, ONURLU, GÜÇLÜ | SEVGİLİ


- AZİZE EFİMYA AYAZMASI :

( Aghia Triada Kilisesi yanında bulunan Azize Efimya Ayazması adını taşıyan ayazma Yakup Ağa tarafından ihya edildiyse de zamanla ayazma yıkılarak ortadan kalktı. )


- AZİZ/LİK ile AZİZE


- AZLETMEK ile AZLEDİLMEK ile AZLETTİRMEK


- AZLETMEK değil/yerine/= GÖREVDEN ALMAK


- AZLETMEK ile İŞTEN ÇIKARILMA ile GÖREVDEN ALINDI

( DISMISS vs. DISMISSAL vs. DISMISSED )

( معاف کردن ile معزول کردن ile بيرونکردن ile منفصل کردن ile جواب کردن ile عزل کردن ile برکناري ile اخراج ile مرخص ile منفصل ile برکنار )

( MOAF KARDAN ile MOEZOL KARDAN ile BEYRONKARDAN ile MONFASL KARDAN ile JAVAB KARDAN ile AZL KARDAN ile BARKONARY ile AKHARAJ ile MORKHS ile MONFASL ile BARKONAR )


- AZMETMEK ile AZMETTİRMEK


- AZMIŞ ile KUDURMUŞ


- AZ/YETERSİZ KAZANÇ TUTUMLU OLMAK


- B-STROMART[Alm.] ile/değil/yerine/= B AKIM TÜRÜ


- B-BATTERY[İng.] / BATTERIE-B[Fr.] / B-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= B BATARYASI


- B KAT SAYISI[EINSTEIN KAT SAYILARI] ile B KAYNAĞI

( Atom ya da moleküllerin elektronik seviyeleri arasındaki geçiş olasılığını ve soğurma kat sayısı bulunduğu takdirde, ışıma kat sayısının da kendiliğinden bulunabileceğini gösteren Anm, Bmn, ve Bnm kat sayıları. Bir n durumundaki atomlar v frekanslı bir elektromanyetik ışınıma maruz kaldıklarında, hv enerjili bir foton soğurarak daha yüksek bir m enerji seviyesine geçiş yapabilirler. Bu geçişi yapan atomların sayısı; Bnm Nn.u(v) ile verilir. Burada, u(v), v frekanslı ışının enerji yoğunluğu, Nn; n durumundaki atomların sayısı, Bnm; soğurma için Einstein kat sayısıdır. Benzer biçimde, m durumundaki atomlar da ışınla etkileşebilir ve foton yayarak n durumuna geçiş yapabilirler. Bu değişimi yapan atomların sayısı, BnmNmu(v) ile verilir. m durumundaki atomlar da kendiliğinden, bir foton yayınıyla n durumuna geçiş yapabilir. Bu geçişi yapan atomların sayısı da AnmNmu(v) ile verilir. Bu kat sayılar arasında Bnm/Bmn = gm/gn bağıntısı vardır. Burada, gm ve gn; m ve n durumlarının istatistik ağırlıklarıdır. Isıl denge durumunda Bmn = Bnm ve Anm = 8 πv³/c³ Bnm = 8 πv³/c³Bnm dir.
İLE
Elektron tüplerinde anot için yüksek gerilim, ekran ızgara için de güç kaynağı. )

( EINSTEIN COEFFICIENTS vs. B-POWER SUPPLY )

( LES COEFFICIENTS avec LA SOURCE DE LÉNERGIE DE B, LA SOURCE-B )

( EINSTEINKOEFFIZIENT mit B-STROMVERSORGUNG )


- B LENFOSİT İLE T LENFOSİT İLE NK ile/||/<> İMMÜN GÖZELERİ

( Üç temel lenfosit türü. )

( Formül: CD4⁺ (helper) İLE CD8⁺ (sitotoksik) )


- B LENFOSİT ile/||/<> T LENFOSİT

( B antikor üretici, T sitotoksik/helper. )

( Formül: Antibody İLE cell attack )


- B-SCAN[İng.] / BALAYAGE-B[Fr.] ile/değil/yerine/= B TARAMA


- B-SCANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= B TARAYICI


- BÂ[Fars.] ile/||/<> BÂ-TEMESSÜK ile/||/<> BÂ-HÜCCET ile/||/<> BÂ-TAPU ile/||/<> BÂC

( ile, -li, -lu eki. İLE/||/<> Temessük ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Hüccet ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Tapu ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Örfî vergi. )


- BABAANNE ile/ve ANNEANNE

( CEDDE-İ SAHÎHA ile/ve CEDDE-İ FÂSİDE )

( OMA'M: Büyükanne.[OPA'M: Büyükbaba.] )


- BABADAĞI ile/ve SANDAK DAĞLARI


- BABALAR GİBİ ile/ve/||/<> ASLANLAR GİBİ


- BABALAR:
KAHRAMAN ve/||/<> İLK ÂŞIK OLUNAN


- BABCOCK FRICTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT DE BABCOCK[Fr.] / BABCOCK-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BABCOCK SÜRTÜNME KATSAYISI


- BACAĞIMI/KOLUMU) KIRDIM değil (BACAĞIM/KOLUM) KIRILDI


- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK

( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/ya da cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )


- BACAKLARIN KAPALI-AÇIK TUTULMASI('NI)


- BACAKSIZLAR/SÜRÜNGENLER ile KARINDANBACAKLILAR(GASTROPODLAR) ile 2 BACAKLILAR ile 4 BACAKLILAR ile 6 BACAKLILAR ile 8 BACAKLILAR

( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )


- BACHELOR ile/ve MASTER ile/ve Ph.D.

( KALFA ile/ve USTA ile/ve ÜSTAD )

( Üniversite mezunu. İLE/VE Lisansüstü yapmış. İLE/VE Doktora yapmış. )

( Terimlerden haberdar olmuş olur. İLE/VE Yayınları ve kaynakları tanır/tarar. İLE/VE Özgün bir şeyler ortaya çıkarır. )


- BACTERIA ve ARCHAEA ve EUKARYA

( ... VE ... VE Hayvanların bulunduğu alan. )


- BADANALAMAK ile BADANALANMAK ile BADANALATMAK ile BADANA ile BADANACI/LIK ile BADANALI ile BADANASIZ/LIK


- BÂD-ÂVERD -ile

( Doğu müziğinde bir ses. )


- BADEM PARMAK ile BADEM/LİK ile BADEMA ile BADEMCİ/LİK ile BADEMLİ ile BADEMSİZ ile BADEM İÇİ ile BADEM KÜRK ile BADEM YAĞI ile BADEM AĞACI ile BADEM BIYIK ile BADEM GÖZLÜ ile BADEM EZMESİ ile BADEM TIRNAK ile BADEM ŞEKERİ ile BADEM BIYIKLI/LIK


- ALMOND OIL[İng.] / HUILE D'AMANDE[Fr.] / MANDELÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= BADEM YAĞI


- BADEM ile ACIBADEM

( ... İLE Gülgillerden, bir meyve ağacı. | Bu ağacın, acımtırak, keskin kokulu meyvesi. )

( ... cum AMYGDALUS AMARA )


- BADEM[Fars.] ile PAYAM/ACIPAYAM

( SOMATA: Badem şerbeti. )

( LEVZ ile ... )

( AMYGDALUS COMMUNIS cum ... )


- BADEMCİK -ile

( TONSIL )


- BÂDI ile/||/<> BADIÇLIK/BADIÇLIQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir iple bağlanan ya da tutturulan herhangi bir şey. İLE BADIÇLIK/BADIÇLIQ YIGAÇ: Üzüm asmalarına çardak yapmak için kullanılan tahta ve agacı. )


- BÂDİNCÂN[Ar.] ile BÂDİNGÂN[Ar.]

( Patlıcan. )


- BADİRE ile BADİRELİ ile BADİRESİZ


- BAEP/BRAINSTEM AUDİTORY EVOKED POTENTIAL değil/yerine/= BEYİN SAPI İŞİTSEL UYARILMIŞ/EVOK GİZİL GÜÇ/POTANSİYEL


- BAĞ/BAĞLANTI ile/ve AYRIM

( CONNECTION vs./and SEPERATION )


- BOND ORDER[İng.] / ORDRE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ DERECESİ


- BOND ENERGY, BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON, BAND D'ÉNERGIE[Fr.] / BINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ENERJİSİ, BAĞLA(N)MA ENERJİSİ


- BOND STRENGTH[İng.] / FORCE DE LIAISON[Fr.] / BINDEKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ KUVVETİ


- BONDING ORBITAL[İng.] / ORBITE ÉLECTRONIQUE COMMUNE[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONENBAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ORBİTALİ


- BAĞ:
ÖZERKLİK ve/<> HAZIR OLMA ve/<> GÖNÜLLÜLÜK/RIZÂ ve/<> HAREKETE GEÇME/GEÇEBİLME ve/<> KURABİLME(SÜRDÜREBİLME/SÜREKLİLİK) ve/<> PAYLAŞIM ve/<> GÜÇ


- BOND LENGTH[İng.] / LIAISON DISTANCE[Fr.] / BINDUNGSLANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ UZUNLUĞU


- BAĞ ile BAĞLANTI

( BOND vs. CONNECTION )


- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK


- BAĞCI/LIK ile BAĞCIK ile BAĞCIKLI ile BAĞCILAR ile BAĞCIKSIZ


- BAĞDAMAK ile BAĞDAŞMAK ile BAĞDALAMAK ile BAĞDAŞILMAK ile BAĞDAŞTIRMAK ile BAĞDAŞABİLMEK ile BAĞDAŞTIRILMAK ile BAĞDA ile BAĞDAT ile BAĞDAŞ


- DIFFUSION HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK DİFÜZYON


- DIFFUSION INHOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK OLMAYAN DİFÜZYON


- MÜTECANİS[Osm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK


- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]


- BAĞDAŞIKLAŞMAK ile BAĞDAŞIKLAŞTIRMAK ile BAĞDAŞIK/LIK


- BAĞDAŞMA ve/||/<> AŞURE


- BAĞDAŞMA ile BAĞDAŞMAZ/LIK


- BAĞDAŞTIRMA ile ÖZDEŞLEŞTİRME

( Romantizme kapılma ya da saçma amaçları kendininkilerle özdeşleştirme tehlikesi vardır. )

( Arzuladığınız, korktuğunuz ve kendinizi duygularınızla özdeşleştirdiğiniz zaman, keder ve tutsaklığı yaratırsınız. )

( Sizi mutlu ya da mutsuz eden sadece kendinizi zihninizle özdeşleştirişinizdir. Zihninizin kölesi oluşunuza başkaldırın, tutsaklığınızı kendiniz yaratmış olduğunuzu görerek bağımlılık ve nefret zincirlerini kopartın. Özgürlük amacınızı zihninizde sürekli tutun, ta ki, özgür olduğunuz, özgürlüğün uzak bir gelecekte ve acı verici çabalarla kazanılacak bir şey olmadığı fakat onun her zaman sizin için, kullanmanız için hazır olduğu gerçeği içinize doğuncaya dek! )

( Tek sorununuz, her algıladığınız şeyle kendinizi özdeşleştirme hevesinde oluşunuzdur. )

( When you desire and fear, and identify yourself vs. your feelings, you create sorrow and bondage.
It is only your self-identification vs. your mind that makes you happy or unhappy. Rebel against your slavery to your mind, see your bonds as self-created and break the chains of attachment and revulsion. Keep in mind your goal of freedom, until it dawns on you that you are already free, that freedom is not something in the distant future to be earned vs. painful efforts, but perennially one's own, to be used!
Your only problem is the eager self-identification vs. whatever you perceive. )

( TO RECONCILE vs. IDENTIFICATION )


- RELATIVE ÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL AÇIKLIK


- RELATIVE ATOMMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ATOM KÜTLESİ


- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK


- NİSBÎ KIYMET[Osm.] / RELATIVE VALUE[İng.] / VALEUR RELATIVE[Fr.] / RELATIVE WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DEĞER


- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ


- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK


- RELATIVE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL GEÇİRGENLİK


- RELATIVE ERROR[İng.] / RELATIVEN FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL HATA


- İZÂFÎ EMSÂL, NİSBÎ EMSÂL[Osm.] / RELATIVE INDEX[İng.] / INDICE RELATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL İNDİS


- RELATIVE LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMİ


- EFFICACITÉ LUMINEUSE RELATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMLİLİĞİ


- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK


- İZÂFÎ RUTÛBET[Osm.] / RELATIVE MOISTURE[İng.] / HUMIDITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL NEM


- RELATIVE ATTENUATION[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL SÖNÜMLEME


- RELATIVE STANDART DEVIATION[İng.] / RELATIVE STANDART ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL STANDART SAPMA


- NİSBÎ KESÂFET[Osm.] / RELATIVE DENSITY[İng.] / DENSITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL YOĞUNLUK


- NİSBÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / ATTÉNUATION RELATIVE[Fr.] / RELATIVE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ZAYIFLAMA


- BAĞIL ile/ve/||/<> BAĞILLIK/İZÂFİYET/RÖLATİVİTE

( Görece. | Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir nesneye uyarak sürüklenen nesnenin görünürdeki kımıldanışının niteliği. İLE/VE/||/<> Görece olma durumu. )


- BAĞILDAK = BAĞIRDAK

( Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. | Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. | Yaklaşık 30 cm. eninde bir metre boyunda, uclarında birer metre kaytanı olan, astarlı, sırma işlemeli kumaş, bağıldak. )


- BAĞIMLAMAK ile BAĞIMLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞMAK ile BAĞIMSIZLAŞMAK ile BAĞIMLILAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRMAK ile BAĞIMLILAŞTIRILMAK ile BAĞIMSIZLAŞABİLMEK ile BAĞIMSIZLAŞTIRABİLMEK ile BAĞIM ile BAĞIMLI/LIK ile BAĞIMSIZ/LIK ile BAĞIMSIZCA ile BAĞIMSIZ BÖLÜM ile BAĞIMLI AKIM KAYNAĞI ile BAĞIMLI SIRALI CÜMLE ile BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ile BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE


- BAĞIMLI OLAY ile/||/<> BAĞIMSIZ OLAY

( Bağımlı birbirini etkiler, bağımsız etkilemez )

( Formül: P(A|B)≠P(A) İLE P(A|B)=P(A) )


- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK

( DEPENDENCE vs./and EXCESSIVENESS )


- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK

( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )

( Do they depend on you, or you on them? )

( Herhangi bir şeye bağımlı değilim. Geçip giden gösteriyi, geçip giden gösteri olarak görüyorum.[Bazı/çoğu kişi ise nesnelere tutunup yapışıyor ve onlarla birlikte hareket ediyor.] )

( I am detached and see the passing show as a passing show, while you stick to things and move along with them. )

( DEPENDENCE vs. ATTACHMENT
ATTACHMENT instead of DEPENDENCE )


- BAĞIMLILIK ile ÖZDEŞLİK

( İnsan değil mi, hem yapar, hem tapar! )

( DEPENDENCE vs. IDENTITY )


- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

( DEPENDENCE vs./and OBSESSION )


- BAĞIMLILIK ile/ve YERİNDEN OYNATILAMAZLIK

( DEPENDENCE vs./and NOT POSSIBLE TO MOVE UP )


- [ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME ile BAHANE BULMA ile YANSITMA


- BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN ile/ve BAĞIMLI DEĞİŞKEN

( Tanım aralığı. İLE/VE Değer aralığı. )


- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> AYRIK OLAYLAR

( Bağımsız olaylar birbirini etkilemezken İLE ayrık olaylar aynı anda gerçekleşemez )

( Formül: Bağımsız: P(A∩B) = P(A)·P(B)\nAyrık: P(A∩B) = 0 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) )


- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> BAĞIMLI OLAYLAR

( Bağımsız olaylar birbirini etkilemez İLE bağımlı olaylar etkiler )

( Formül: P(A∩B) = P(A)P(B) İLE P(A∩B) = P(A)P(B|A) )


- BAĞIMSIZ ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLANTISIZ


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> AÇIK/LIK


- BAĞIMSIZLIK ile BAĞIMSIZLIK HAREKETİ ile BAĞIMSIZLIK ARAYAN ile BAĞIMSIZ ile BAĞIMSIZ OLARAK

( INDEPENDENCE vs. INDEPENDENCE MOVEMENT vs. INDEPENDENCE SEEKER vs. INDEPENDENT vs. INDEPENDENTLY )

( استقلال ile عدموابستگي ile خودکفايي ile ناوابستگي ile جنبش استقلال طلب ile استقلال طلب ile ناوابسته ile قطع نظر کردن ile مستقل ile مطلق ile مستقلا ile بالاستقلال )

( ESTEGHALAL ile ADAMVABASTGY ile خودکفايي ile ناوابستگي ile JONBASH ESTEGHALAL TALAB ile ESTEGHALAL TALAB ile ناوابسته ile GHATE NAZAR KARDAN ile MOSTEGHAL ile MOTALGH ile MOSTEGHALA ile بالاستقلال )


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

( INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY
SOLIDARITY instead of INDEPENDENCE )


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/=/||/<>/< EKONOMİK BAĞIMSIZLIK


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK


- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK

( INDEPENDENCE vs. ARBITRARINESS )


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> ÖZERK/LİK


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK


- BAĞIMSIZLIK ile/ve ÖZGÜRLÜK

( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )

( INDEPENDENCE vs./and FREEDOM
Realise your independence and remain happy. )


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TAM/LIK ile/ve/||/<> TUTARLI/LIK

( INDEPENDENT vs./and/||/<> COMPLETE vs./and/||/<> CONSISTANT )


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TEKİL/LİK


- BAĞINI KESMEK ile/ve KENDİNE YÖNELMEK


- BAĞINTI ile/||/<> BAĞLANTI


- BAGIR ile BAGIRDAK/BAGIRDAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ciğer, bağır. İLE Kadın giysisinin üst bölümü. )

( BEDÜK BAGIRLIG: Ciğeri büyük. )

( YA BAGN: Yayın ortası[tutulan yeri]. )


- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK


- BAĞIRLAK/BAĞIRLAQ ile BAGIRLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çöl tavuğu. İLE Kimseye boyun eğmeyen kişi. )


- BAĞIRMA ile HAYKIRMA

( ... ile BÂNG )


- BAĞIRMAK ile ANIRMAK


- BAĞIRMAK ile BAĞIRMAK ile HOLLERİTH

( HOLLER vs. HOLLERING vs. HOLLERITH )

( عربده کردن ile فرياد خوشحالي ile عربده جويي ile هالريت )

( ARBADEH KARDAN ile FARYAD KHOSHHALY ile ARBADEH JOYY ile CPEHALERYT )


- BAĞIRMAK ile BAĞIRTMAK ile BAĞIRABİLMEK ile BAĞIRTTIRMAK ile BAĞIRIVERMEK ile BAĞIRTABİLMEK ile BAĞIR ile BAĞIR YELEĞİ ile BAĞIRA ÇAĞIRA


- BAĞIRMAK ile BOZLAMAK

( ... İLE Devenin anırması/"bağırması". | Çığlık koparmak. )


- BAĞIRMAK ile HÖYKÜRMEK

( ... İLE Kişilerin, dua ederken kendilerinden geçerek tek ya da hep bir ağızdan yüksek sesle bağırması/bağrışması. )


- BAĞIRMAK ile/değil SESLENMEK


- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )


- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP

( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )


- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> APANDİS[Fr. < APPENDICE]

( )

( ... İLE/VE/||/<> Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü. )


- BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK OTU ile BAĞIRSAK GAZI ile BAĞIRSAK KURDU ile BAĞIRSAK ASKISI ile BAĞIRSAK İNGİNİ ile BAĞIRSAK SPAZMI ile BAĞIRSAK İLTİHABI ile BAĞIRSAK SOLUCANI ile BAĞIRSAK DÜŞÜKLÜĞÜ ile BAĞIRSAK KAZINTISI ile BAĞIRSAK DÜĞÜMLENMESİ


- BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK

( ... ile/ve A'VER, NOKTA-İ AVRÂ )

( BOWEL vs./and CAECUM )

( ... cum/et PUNCTUM COECUM )


- BAĞIRSAK ile OLUK

( GUT vs. GUTTER )

( شکنبه ile فاضل آب ile آب رو ile شيار دارکردن ile آبگند ile آب رودار کردن )

( SHKONBEH ile FAZEL AB ile AB RO ile SHYAR DARKARDAN ile ABGAND ile AB RODAR KARDAN )


- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> TÜMÜR

( ... İLE/VE/||/<> Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )


- BAGIRSAK/BAGIRSAQ ile BAGIRSUK/BAGIRSUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Şefkatli, iyi kalpli kişi. İLE Bağırsak. )


- BAĞIRSAKLAR:
BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ değil SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ


- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK


- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL


- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK


- BAĞIŞIKLIK/İMMÜN ile ÖZBAĞIŞIKLIK/OTOİMMÜN

( Gövdenin savunma düzenine ait olan terim. İLE Gövdenin kendi dokularına karşı savunma geliştirdiği durumlar. )


- BAĞIŞIKLIK/İMMUNİTE ile ALERJİ

( Gövdenin sayrılıklara karşı direnci. İLE Zararsız nesnelere karşı aşırı bağışıklık tepkisi. )


- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ


- Bağırtma! DİNLE!!!


- BAĞKESEN -ile

( Makaslıböcek. )


- BAĞLAÇ ile MUTLULUK BİRLEŞİMİ ile PARADOKSLARIN BİRLEŞİMİ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAÇ ile KONJONKTÜR

( CONJUNCTION vs. CONJUNCTION OF HAPPINESS vs. CONJUNCTION OF PARADOXES vs. CONJUNCTIONAL vs. CONJUNCTIVE vs. CONJUNCTURE )

( حرف عطف ile حرف ربط ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile تلاقي ile تقارن ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile ربطي ile عطفي ile ملتحمه ile ملاقات تصادفي )

( HARF ATF ile HARF RABT ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile TALAGHY ile TAGHARAN ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile RABTY ile ATFY ile ملتحمه ile MOLAGHAT TASADEFY )


- BAĞLAM ile/ve/||/<> KOŞUL/LAR

( CONTEXT vs./and/||/<> CONDITIONS )


- BAĞLAM ve/||/<> YAŞAMSAL KOŞULLAR


- BAĞLAMA OTURTMAK ile/değil/yerine BAĞLAMA ALMAK/SOKMAK


- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA


- BAĞLAMAK ile BAĞLAYICI ile CİLTLEME ile BAĞLAYICI ile BAĞLAMA SÜRESİ

( BIND vs. BINDER vs. BINDERY vs. BINDING vs. BINDING TIME )

( مکلف کردن ile مقيد کردن ile جلد کردن ile صحافي کردن ile صحاف ile شيرازه ile جلدگر ile صحاف خانه ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile هنگام انقياد )

( MOKOLF KARDAN ile MOGHYD KARDAN ile JOLD KARDAN ile SAHAFY KARDAN ile SAHAF ile SHYRAZEH ile جلدگر ile SAHAF KHANEH ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile NPANGAM ENGHYAD )


- BAĞLAMAK ile ÇÖZMEK


- BAĞLAMAK ile/ve ÇÖZMEK


- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM

( ... ile/ve UKDE[çoğ. UKAD] )

( ... ile/ve BEST )


- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )

( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )

( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )


- BAĞLAMAK ile/ve TOPARLAMAK


- BAĞLAMAQ[Azr.] = KAPATMAK[Tr.]


- Bağlamlı KONUŞ!!!


- BAĞLANMA ENERJİSİ İLE KÜTLE KUSURU ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ

( Çekirdek kararlılığının enerji açıklaması. )

( Formül: BE/A ≈ 8.8 MeV (Fe-56) )


- BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> İYONLAŞMA ENERJİSİ

( Bağlanma çekirdeği ayırma, iyonlaşma elektron koparma enerjisidir. )

( Formül: BE/A ~ 8 MeV İLE IE ~ eV )


- BAĞLANMA (İNKIYÂD)


- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ


- BAĞLANMA:
SAKİNLİK ve/||/<>/>< KAYGI


- BAĞLANMA ile/ve KARŞILIKLI RIZÂ