Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 31.891 başlık/FaRk ile birlikte,
31.891 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(117/129)


- TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING


- TO KISS vs. SNOGGING


- TO KNOW THE WAY vs. TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS


- TO LIVE THE PERSONAL LIFE vs. TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE


- [not] TO MAKE OBJECT THE SELF > DISCOVER THE SELF

( KENDİNİ OBJE KILMAK değil KENDİNİ KEŞFETMEK )


- TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK


- TO ORGANIZE vs. SUMMARIZE


- TO PERCEIVE vs. TO EXCEED


- TO PROGRESS vs. TO CONSOLIDATE


- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE


- TO SAVE UP vs. MOVEMENT

( MOVEMENT instead of TO SAVE UP )


- TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY


- TO SEE vs./and TO PERCEIVE


- TO SEPARATE vs. CATEGORIZE


- TO SEPARATE vs. SELECTION


- TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE


- [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS


- TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE


- TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL


- TO TRANSFER/TRANSMIT vs. TO SEND


- TO UNITE vs. TO COME TOGETHER


- TO UNITE vs. TO COMPLETE


- TO WIDEN vs./and TO BECOME SPACIOUS, TO FEEL RELIEVED


- TODOROV, NİKOLAİ (BALTCHİK, BULGARİSTAN, 1964) :

( Bulgaristan'ın Sofya Leviski kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1996 - 1997) tescilli kaldığı Sarıyer S.K. da 21 lig ve 2 kupa maçı olmak üzere 23 resmi ve ayrıca 7 özel maçla birlikte toplam olarak 30 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 3 gol kazandırdı. Lig sonunda ülkesine dönerek Sarıyer'den ayrıldı. )


- TOGA:
Bol ve kıvrımlı Roma giysisi. -ve


- TOGETHER :/yerine BİRLİKTE


- TOGGLE İLE OSCİLLATOR İLE COUNTER ile/||/<> GENETİK DEVRELER

( Hücresel mantık devreleri. )

( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )


- TÖHMETLENDİRMEK ile TÖHMET ile TÖHMETLİ


- TOHUM KABUĞU, TESTA = KIŞR-I BEZR = ÉPISPERME, TÉGUMENT


- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS


- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( )


- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME

( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION )

( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي )

( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY )


- TOHUM ve/||/<> MEYVE ve/||/<> ÇEKİRDEK/ÇİĞDEM[Ege'de]


- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER


- TOHUMLA(N)MA ile/ve SPORLA(N)MA

( Çiçekliler/de. İLE/VE Çiçeksizler/de. )


- TOHUMLAR = BÜZÛRÂT = GRAINES


- TOHUMLU BİTKİ/LER ile/ve TOHUMSUZ BİTKİ/LER

( Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek tohum meydana getirdiği bitkiler. İLE/VE Eşeyli ya da eşeysiz olarak üreyen, eşeyli üremede zigot ya da embriyonun etrafında besi doku bulunmayan, tohum oluşturmayan bitkiler. )


- TOHUMLUK ile/ve SOFRALIK


- TOK İKEN YEMEK YİYEN ile MEZARINI DİŞİYLE KAZAR


- TOK, MUSTAFA (TİREBOLU, 1956) :

( İlk, orta ve lise öğrenimini Tirebolu'da tamamladı 1978'de Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Makine, 1985'te de İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünden mezun oldu. 1988'de Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde master yaptı, 1995'te aynı okul ve bölümde doktora eğitimini tamamladı. 1979 - 2001 yılları arasında Petrol Ofisi A.Ş. nin çeşitli kademelerinde görev yaptı. 2001 - 2007 yılları arasında çeşitli akaryakıt dağıtım şirketlerinde Marmara Bölge müdürü olarak çalıştı. 2008 yerel seçimlerinde CHP'den Sarıyer Belediye meclisine üye seçildi. Bel. Bşk. Yardımcısı olarak görev yaptı. )


- TOKEN EKONOMİ SİSTEMİ/TOKEN ECONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖDÜL BİRİKTİRME YÖNTEMİ


- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK


- TÖKEZMEK ile TÖKEZLEMEK ile TÖKEZLENMEK ile TÖKEZLETMEK


- TOKMAKBURNU YALILARI :

( Tokmakburnu'nda Alay Köşkünden sonra İstinye'ye doğru sıralanan birkaç yalı daha var. Muhlis Erdener, Sevatini, Sadıklar ve Cavit Çağlar yalıları tarihi değilseler de göz alıcı yalılardır. )


- TOKONOMA ile/ve/||/<> SHOJİ ile/ve/||/<> FUSUMA ile/ve/||/<> DOMA ile/ve/||/<> AMADO ile/ve/||/<> RANMA

(

Tokonoma (床の間)

Tanım: Zaşiki odasında yer alan, süs eşyalarının ya da sanat yapıtlarının sergilendiği dekoratif niştir.

  • Rulo resim[kakejiku], ikebana[çiçek düzeni9 ya da kaligrafi yapıtları yer alır.
  • Konuklara saygının ve estetik anlayışın göstergesidir.
  • Odada genellikle en onurlu köşede yer alır.

Shoji (障子)

Tanım: Ahşap iskelet üzerine yerleştirilmiş yarı saydam kâğıttan oluşan sürgü kapı ya da pencere panelleridir.

  • Gün ışığını yumuşatarak içeri alır.
  • Odalar arasında ışık geçişini sağlar ama görüşü sınırlar.
  • Doğayla geçirgen bir sınır oluşturur; engava ve zaşiki ile sık ilişkilidir.

Fusuma (襖)

Tanım: Opak, kalın kâğıtla kaplı, ahşap çerçeveli sürgü kapılardır. Odaları birbirinden ayırmakta kullanılır.

  • Shoji'den farkı, ışık geçirmemesidir.
  • İç mekân esnekliğini sağlar; duvar yerine geçebilir.
  • Genellikle zarif manzara ya da motifli çizimlerle süslenir.

Doma (土間)

Tanım: Toprak ya da taş zeminli, ayakkabıyla girilebilen iç alan. Geleneksel evlerde mutfak ya da çalışma alanı olabilir.

  • Genkan'a bağlı olabilir ya da onun devamı sayılır.
  • Yarı iç mekân işlevi görür.
  • Kırsal evlerde sık görülür; bazen ocak[irori] ile bütünleşir.

Amado (雨戸)

Tanım: Ahşap ya da metalden yapılmış, genellikle pencere ya da sürgü kapıların dışına yerleştirilen koruyucu panjurlardır.

  • Gece kapatılarak güvenlik sağlar.
  • Fırtına, yel ve dış etkenlere karşı koruma sunar.
  • Engava çevresinde kullanımı yaygındır.

Ranma (欄間)

Tanım: Oda bölmeleri üzerinde yer alan dekoratif ve havalandırmaya izin veren ahşap oymalı panellerdir.

  • Işık ve hava geçişini sağlar.
  • Oymacılık sanatının ince örnekleriyle süslenebilir.
  • Zaşiki ya da öteki odalar arasında bulunur.
)


- TOKONOMA ile/ve/||/<> TOKOVAKİ ile/ve/||/<> ZAŞİKİ ile/ve/||/<> OŞİİRE

(

Tokonoma [ 床の間 ]

Tanım: Geleneksel Japon odalarında[washitsu] bulunan, zeminden hafifçe yüksek, dekoratif bir niş ya da alandır.

Özellikleri:

  • Genellikle bir kakemono[asılı resim/hat] ya da ikebana[çiçek düzenleme9 sergilenir.
  • Alt bölümünde shikkui[sıva] ya da ahşap bir zemin bulunur.
  • Konukların onur konuğu ["kamiza" tarafı9 tokonomaya bakacak biçimde oturur.

İlişki: Japon estetiğinde "ma"[boşluk] ve sadelikle bağlantılıdır.

Tokovaki [ 床脇 ]

Tanım: Tokonoma'nın yanında bulunan ikincil niş ya da depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Genellikle chigaidana[asılı raflar] ya da tsukeshoin[yazı masası] içerir.
  • Tokonoma'nın aksine daha işlevsel amaçlıdır [kitap, çay seti vb. koymak için].

Fark: Tokonoma dekoratifken, tokovaki uygulamalı kullanım içindir.

Zaşiki [ 座敷 ]

Tanım: Geleneksel Japon tarzında döşenmiş, tatami kaplı ana oturma odasıdır.

Özellikleri:

  • Tokonoma ve tokovaki genellikle bu odada bulunur.
  • Konuk ağırlama, çay törenleri ya da dinlenme için kullanılır.

İlişki: Tokonoma, zaşiki'nin bir parçasıdır.

Oşiire [ 押入 ]

Tanım: Geleneksel Japon evlerinde tatami odalarında bulunan, fusuma[sürme kapılı] depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Yatak[futon], yorgan ya da eşya saklanır.
  • Modern dolabın Japon biçimidir.

Fark: Tokonoma, sergileme amaçlıyken; oşiire, tamamen depolama içindir.

Tokonoma, Tokovaki, Zaşiki ve Oşiire arasındaki FaRkLaR...

Terim İşlev Konum Dekoratif mi?
Tokonoma Sergi [sanat/çiçek] Zaşiki içinde Evet
Tokovaki Depolama/yardımcı alan Tokonoma'nın yanı Kısmen
Zaşiki Oturma odası Ana oda Hayır [mekânın kendi]
Oşiire Depolama [eşya/futon] Duvar içi Hayır
  • Tokonoma ve tokovaki, sukiya-zukuri[çay evi mimarisi] ile popülerleşmiştir.
  • Oşiire, modern wardrobe'un atası sayılırken; tokonoma, Batı'daki "şömine nişi"ne benzer simgesel bir rol üstlenir.
  • Japon estetiğinde bu alanlar, wabi-sabi[mükemmelsizlikteki güzellik] ve yohaku no bi[boşluğun güzelliği] gibi kavramlarla da ilişkilidir.
)


- TOXAPHENE[İng.] / TOXAPHÈNE[Fr.] / TOXAPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSAFEN


- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE


- TOKUŞTURMAK ile YARIŞTIRMAK


- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )


- TOLERANS ile TOLERANSLI/LIK ile TOLERANSSIZ/LIK


- TOLGA ile TOLGALI ile TOLGASIZ


- TOLLENS REAGENT[İng.] / TOLLENS REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLLENS BELİRTECİ/REAKTİFİ


- TOLUIDINE[İng.] / TOLUIDINE[Fr.] / TOLUIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİDİN


- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT


- TOLUNGÜÇ, SONER (İSKENDERUN, 1964) :

( Zeytinburnuspor Kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1991 - 1993) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 29 lig, 6 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 38 resmi ve ayrıca 13 özel maçla birlikte toplam olarak 51 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 3, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 6 gol kazandırdı. İkinci sezon (1992/93) ortasında Trabzonspor'a kiralandı. Sezon sonunda ise Galatasaray'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Türk Futbol Federasyonu bünyesinde teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )


- TOMAOĞLU ERLİN (BÜYÜKDERE, ...) :

( Büyükdereli Ermeni asıllı ses sanatçısı. İlk, orta ve lise öğrenimini Ermeni okullarında yaptı. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Bölümünden mezun oldu. Klasik gitar eğitimi aldı İlk singılını "Senden Sonra" 2011 yılında çıkardı. Türkçe, Ermenice, İngilizce, İtalyanca, Fransızca, İtalyanca, İbranice ve Rumca şarkılar söyleyen Erlin Tomaoğlu müzik öğretmenliği yapmakta ve Ermeni müziğini yaşatmak için uğraş vermektedir. )


- TOMBA, HAMİT (İSTANBUL, 1939 - 2017) :

( Büyükderelidir. Sultan Selim İlkokulu ve Vefa Lisesinden mezun olduktan sonra iş hayatına atıldı. Kurduğu Butoni Denizcilik firması ile Armatör olarak Türk denizciliğine hizmet verdi. Butoni Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı, Armatörler Kooperatifi Yöneticiliği, Armatörler Birliği Yöneticiliği ve Deniz Ticaret Odası Meclis Üyeliği gibi önemli görevlerde bulundu. Büyükdere Spor Kulübü'nde amatör, Galata Spor Kulübü'nde profesyonel olarak futbol oynadı. Üyesi bulunduğu kulüplerden Galata Spor Kulübü, Sarıyer Spor Kulübü (3 dönem) ve Kastamonuspor Kulüplerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. Mesleki, sosyal ve kültürel amaçlı pek çok dernekte üyedir. )


- TOMBALA ile TOMBALAK ile TOMBALACI/LIK


- TOMBİK ile TOMBİLİK


- TOMBUL ile TOMBALAK

( Yuvarlak. | Şişman, etine dolgun. İLE Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca. )


- TOMBULLAŞMAK ile TOMBUL/LUK ile TOMBULCA


- TOMORROW vs. THE NEXT DAY


- TOMORROW :/yerine YARIN


- TOMOTERAPİ/TOMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= KESIT SAĞALTIM


- TOMURCUK ile FİLİZ

( BUD vs. SHOOT )


- TOMURCUK ile GONCA[Fars. < GONÇE]/KONCA

( ... İLE Açılmamış çiçek. )

( Divan edebiyatında sevgilinin ağzı yerine kullanılır ve açılmamışlık özelliğiyle kendini gösterir. )


- TOMURCUKLANMAK ile TOMURCUK


- TON[Fr. < TONNE] değil/yerine/= BENİZ | RENK | SES AĞIRLIĞI


- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]

( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )


- TONAJ[Fr. < TONAGE] ile TONALİTE[Fr.]

( Bir taşıtın alabildiği ton miktarı. | Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi. İLE Belirli bir tonda yazılmış müzik parçasının niteliği. | İnsan sesinin rengi. )


- TONAJ[Fr.] ile/ve/||/<> TONİLATO[İt.]

( Bir taşıtın alabildiği ton miktarı. | Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi. İLE Gemilerin alabileceği yükü belirtmekte kullanılan, bir tona eşit birim. )


- TONAL[İng.] değil/yerine/= TINIMSAL


- TONALİTE ile ATONALİTE


- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER


- TONİLATA


- TONİSITE/TONICITY[İng.] değil/yerine/= GERGİ


- TONLA ile TONLARCA


- TONLARCA ... değil YÜZLERCE/BİNLERCE ...


- TONÜS/TONUS[İng.] değil/yerine/= KAS GERİNIMİ


- TOP ARABACILARI ile/değil/||/<> TOPÇU OCAĞI ile/değil/||/<> TOPÇULAR OCAĞI ile/değil/||/<> TOPHANE

( Hareketli topları kullanacak askerlerin yetiştirildiği askeri birlik. İLE/||/<> Osmanlı İmparatorluğu'nda Kapıkulu Ocakları'nın yaya kısmına mensup, top dökmek ve kullanmakla vazifeli askerlerin bağlı olduğu ocaktır. Sultan I. Murad devrinde yeniçeri ocağının teşkilinden hemen sonra, acemi ocağından alınan askerlerle ilk olarak topçu ocağı kuruldu. İstanbul'un fethinden sonra, Galata suru dışında Tophane denilen yerde topçu kışlaları ve sabit top dökümhânesi yapıldı. Zaman içinde, Belgrad, Budin, Temaşvar, İşkodra, Gülamber, Provişte gibi yerlerde ihtiyaca göre tophaneler kurulup top döktürüldü. Topçu ocağına sertopi adıyla da anılan topçu başı nezaret ederdi. Onun emrinde bulunan dökücü başı (serihtegân), dökümhâneden sorumluydu. Onun da maiyetinde; yardımcısı, tamirci, dökümcü, burgucu, yamacı, demirci, marangoz gibi zanaatkârlar bulunurdu. Tophanenin, hesap ve alım-satım işlerine tophane emini bakardı. İmalât ve ihtiyaçlarından da Tophane Nazırı mesuldü. Topları kullanmak ise, ağa bölükleriyle cemaat ortaları'nın vazifesiydi. Beş ağa bölüğü ve yetmiş cemaat ortası vardı. Her orta ya da bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli subaylar bulunurdu. Ocak kethüdası, ocak çavuşu ve katibi de, bu ocağın büyük amirleriydi. Topçu ocağı, sarı-kırmızı bayrak taşırdı. Topların üretilmesi, muhafazası ve savaşlarda kullanılması işlerinden sorumlu tutulan birliğe topçu ocağı denilirdi Topçu ocağının Osmanlı ordu teşkilatı içinde yer alması II. Murad devrinde olmuştur. Topçu ocağı, kapıkulu ocaklarının yaya kapıkulu ocaklarının üçüncü kısmını oluşturan bir teşkilât olup, ocağın 16 ve 18. ortalarını teşkil ederdi. Topçu ocağına acemi ocağından asker alınır ve bunlara şagirt denilirdi. Topçu ocağı da yeniçeri ocağı gibi ağa bölükleri ve cemaat ortaları olarak iki kısımdan müteşekkildir. Ağa bölükleri beş tane ve cemaat ortaları yetmiş iki tane idi. Her orta ve bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli kişiler bulunurdu. Topçu ocağı efradının kuruluşundan itibaren zamanla çoğaldığı ve buna bağlı olarak da mevâciblerinin arttığı görülür. Topçu ocağının kendine has sarı kırmızı renklerden oluşan bir bayrağı bulunmaktaydı. Kırmızı zemin üzerine beyaz sim ile işlenmiş bir top ve bunun ağız tarafında bulunan üç gülle resmi mevcuttu. Kenarları ise sarı işlemeleydi. Bu sebeble sefere giden topçulara hazineden yirmibeş zira kırmızı ve yirmi beş zira sarı bayraklık ‘dârayî' adı verilen bez verilmesi kanun idi. İLE/||/<> Osmanlı ordusunda Kapıkulu Ocaklarından biri. Top dökmek, top mermisi yapmak ve top atmak için oluşturulmuştur. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde top dökülen ve topçu askerleri yetiştirilen yer. )


- TOP-DOWN İLE BOTTOM-UP ile/||/<> NANO ÜRETİM

( İki temel nanofabrikasyon yaklaşımı. )

( Formül: Self-assembly (bottom-up) )


- TOP ile TOPAK ile TOPARLAK

( Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. | Bazı araçlarda bulunan toparlağımsı parça. | Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belirli miktardaki bağı. | Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. | Yuvarlak biçimde olan, toparlak. | Tamamen, bütünüyle. | Gülle ya da şarapnel atan büyük, ateşli silah. İLE Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. | Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. | Bu biçim verilmiş nesne. | Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı. | Şişe ya da kadeh. İLE Top cephanesi taşıyan araba. | Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi. )


- TOP ile TOPU ile TOP TOP ile TOP ÇAM ile TOP AĞAÇ ile TOP ATIMI ile TOP SAKAL ile TOP SAĞIR ile TOP SÜRME ile TOP TÜFEK ile TOPU TOPU ile TOP KANDİL ile TOP ZAMBAK ile TOP ARABASI ile TOP MERMİSİ ile TOP SAKALLI ile TOP TEKNİĞİ ile TOP PATLICAN ile TOP TOPLAYICI/LIK


- TOPARLAK HÜCRE = HÜCRE-İ MÜDEVVERE = CELLULE RONDE


- TOPARLAK ile TOPARLAKÇA ile TOPARLAK SAYI ile TOPARLAK HESAP ile TOPARLAK RAKAM


- TOPARLAK ile/ve/||/<>/> TOSTOPARLAK

( Top biçiminde olan, yuvarlak. İLE/VE/||/<>/> Bütünüyle toparlak. )


- TOPAZ ile/||/<> TURMALİN

( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )


- TOPİKAL/TOPICAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL


- MECMÛ-U VEZNİYET[Osm.] / TOTAL MOMENTUM[İng.] / ÉLAN TOTAL[Fr.] / GESAMTBEWEGUNGSGRÖSSE, GESAMTIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM MOMENTUM


- TOTAL HARDNESS[İng.] / DURETÉ TOTAL[Fr.] / GESAMTES HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM SERTLİK


- TOPLAMA BİSİKLET ile/ve/<>/değil/yerine MARKALI BİSİKLET


- TOPLAMA ile ÇARPMA | ile/hem TOPLAMA ve/||/<>/hem de ÇARPMA

( |[tek başına] Kolay. İLE Kolay. | İLE [birlikte] [tasımla/nispeten] [ilk başta] [pek] !"Kolay değil". [gibi görünür] )


- TOPLAMA İLE ÇIKARMA İLE ÇARPMA İLE BÖLME ile/||/<> TEMEL İŞLEMLER

( Dört işlem ve özellikleri. )

( Formül: a÷0 tanımsız )


- TOPLAMA ile "AYARLAMA"


- TOPLAMAK ile BİR ARAYA GELMEK ile TOPLANDI ile TOPLAYICI ile TOPLAMA

( GATHER vs. GATHER TOGETHER vs. GATHERED vs. GATHERER vs. GATHERING )

( اجتماع کردن ile مجتمع شدن ile گرد آمدن ile باهم جمعشده ile جمعآوري کردن ile جمع کردن ile جمع شدن ile تدوين کردن ile جمع آوري کردن ile بر چيدن ile انجمن کردن ile غند کردن ile مجتمع ile اندوخته ile گرد آورنده ile مجامع ile اجماع ile مجلس ile گردهمايي ile گردآوري ile همايش ile تجمع ile جمع آوري )

( EJTEMA KARDAN ile MOJTAM SHODAN ile GARD AMADAN ile BANPAM JAMASHODEH ile JAMAVARY KARDAN ile JAM KARDAN ile JAM SHODAN ile TADOYNE KARDAN ile JAM AVARY KARDAN ile BAR CHYDAN ile ENJAMAN KARDAN ile GHAND KARDAN ile MOJTAM ile ANDOKHTEH ile GARD AVARANDEH ile MOJAME ile EJMA ile MOJALS ile GARDEHAMAYY ile GARDAVARY ile CPEHMAYSH ile TAJMA ile JAM AVARY )


- TOPLAMAK ile/ve/||/<> ÇIKARMAK


- TOPLAMAK ile/değil TOPARLAMAK


- TOPLAMAK ile TOPLANMAK ile TOPLATMAK ile TOPLAŞMAK ile TOPLANILMAK ile TOPLATILMAK ile TOPLAŞTIRMAK ile TOPLANABİLMEK ile TOPLANIVERMEK ile TOPLATABİLMEK ile TOPLAYABİLMEK ile TOPLAYIVERMEK ile TOPLA ile TOPLAM ile TOPLAÇ


- TOPLAMAK ile YARDIM FONLARI TOPLAMAK ile KOLEKSİYONLUK ile TOPLANDI ile TOPLAMA ile KOLEKSİYON ile KOLEKTİF ile KOLEKTİF ÇİFTLİK ile TOPLU İSİM ile TOPLU OLARAK ile KOLEKTİVİTE ile KOLEKTÖR

( COLLECT vs. COLLECT RELIEF FUNDS vs. COLLECTABLE vs. COLLECTED vs. COLLECTING vs. COLLECTION vs. COLLECTIVE vs. COLLECTIVE FARM vs. COLLECTIVE NOUN vs. COLLECTIVELY vs. COLLECTIVITY vs. COLLECTOR )

( جمع کردن ile اخذ کردن ile تدوين کردن ile اعانه جمع آوري کردن ile وصولي ile مدون ile تاليف ile جماوري ile جمع آوري ile کلکسيون ile گرداوري ile مجموعه ile گردآوري ile تدوين ile وصول ile منظومه ile دسته جمعي ile اشتراکي ile جمعي ile مزرعه اشتراکي ile اسم جمع ile اجماعا ile مجتمعا ile مالکيت اشتراکي ile جمع کننده ile فراهم آورنده ile مامور وصول ile گرد آورنده ile کلکسيونر ile جمع کن ile مجموعه دار )

( JAM KARDAN ile AKHZ KARDAN ile TADOYNE KARDAN ile EANEH JAM AVARY KARDAN ile وصولي ile MODON ile TALYFE ile جماوري ile JAM AVARY ile KOLKSYVAN ile گرداوري ile MAJMUE ile GARDAVARY ile TADOYNE ile VASOL ile MANZUMEH ile DASTEH JAMY ile اشتراکي ile JAMY ile MAZRAEH ESHTARAKY ile ESM JAM ile اجماعا ile مجتمعا ile MALKYT ESHTARAKY ile JAM KONANDEH ile FARANPAM AVARANDEH ile MAMOR VASOL ile GARD AVARANDEH ile KOLKSYVANAR ile JAM KON ile MAJMUE DAR )


- MEYVELER:
TOPLANDIKTAN SONRA OLGUNLAŞMAYA ...
DEVAM EDEN ile DEVAM ETMEYEN


- TOPLANMA ÇADIRI:
HAYME ile TABERNACLE

( ... İLE Gönül. )


- TOPLANMA ile/ve/||/<> MERKEZLEŞME


- TOPLANMAK ile KOLAYLIK ile UYGUN ile RAHATLIKLA ile MANASTIR ile MANASTIR ile KONGRE ile GELENEKSEL

( CONVENE vs. CONVENIENCE vs. CONVENIENT vs. CONVENIENTLY vs. CONVENT vs. CONVENTED vs. CONVENTION vs. CONVENTIONAL )

( هم آيش کردن ile دورهم جمع شدن ile راحتي ile بي دغدغه ile مصلحه ile به راحتي ile خانقاه ile صومعه ile دير ile عهدي ile گردهمايي ile کنوانسيون ile قراردادي )

( NPAM AYSH KARDAN ile DOREAM JAM SHODAN ile RAHATY ile BEY DAGHEDGHEH ile مصلحه ile BAH RAHATY ile KHANGHAH ile SOME ile دير ile عهدي ile GARDEHAMAYY ile KONAVANSYVAN ile GHARARDADY )


- TOPLANTI SALONU ile/ve/||/<> FUAYE[Fr.]

( ... İLE/VE/||/<> Bir gösteri ya da toplantı salonunda, sunum ya da toplantı aralarında kullanılan dinlenme yeri. )


- TOPLANTI ile/değil/yerine GÖRÜŞME


- TOPLANTI ile/ve OTURUM


- TOPLANTI ile TOPLANTI YERİ ile TOPLANTI SALONU


- COLLECTOR JUNCTION[İng.] / JONCTION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI EKLEMİ/ENGEL KATMANI


- COLLECTOR VOLTAGE[İng.] / TENSION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI GERİLİMİ


- KOLLEKTORDURCHSCHLAGSMECHANISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KIRILMA DÜZENEĞİ


- TOPLU HALDE BULUNMAK ile HOLDİNG ile KÜMELENME

( CONGLOBATE vs. CONGLOMERATE vs. CONGLOMERATION )

( گلوله شدن ile کلوخه شده ile جوش سنگ ile گرد شدن ile اختلاط شرکتها )

( GOLOLEH SHODAN ile KOLOKHEH SHODEH ile JOOSH SANG ile GARD SHODAN ile AKHTELAT SHARKETEHYA )


- TOPLU "TAŞIM" değil TOPLU TAŞIMA (ARACI/ARAÇLARI)


- TOPLU ZEREFŞAN ile/||/<> KÖRÜKLÜ ZEREFŞAN


- TOPLULUK EKOLOJİSİ ile EKO DÜZEN EKOLOJİSİ

( Belirli bir bölgedeki tüm canlı popülasyonlarının ve bunların birbiriyle olan ilişkilerini inceleyen bir alt dal. İLE Bir ekodüzenin tüm bileşenlerini ve bunların birbiriyle olan etkileşimlerini inceleyen bir alt dal. )


- TOPLULUK ile/ve AZINLIK

( CEMAAT ile/ve AKALLİYET )

( GÜRÛH ile/ve ... )

( SOCIETY vs./and MINORITY )


- TOPLULUK ile/ve BİRLİK

( SOCIETY vs./and UNITY )


- GEMEINSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLULUK


- TOPLULUK ile/ve/<> TOPLUM

( Tarihi olan. İLE/VE/<> Sosyete. )

( Gerçek bağlam. İLE/VE/<> Tüzel bağlam. )

( Çeşitli arçalar/durumlar ve sevgi bağı ile sürdürülür. İLE/VE/<> Adâlet/yasa ile ayakta tutulur. )

( Bilgisi ve/ya da bilgisizliği[cehaleti] çok olabilen. İLE/VE/<> İlmi ve irfanı yüksek olan/olması gereken. )

( Doğrudan ilişkiler ile. İLE/VE/<> Dolay(ım)lı ilişkiler ile. )

( Sevgi. İLE/VE/<> Akıl )

( COMMUNITY vs./and/<> SOCIETY )

( ... ile/ve/<> KOINONIA )

( CEMAAT/CEMİYET ile/ve/<> CEMİYET )


- ÇALIŞMA:
TOPLUM İÇİN ile/ve/||/<> İNSAN/LIK İÇİN


- TOPLUMDA YAŞAYAN ile/ve/<> TOPLUMLA YAŞAYAN


- TOPLUM'DA ile/ve DEVLET'TE

( Birey. İLE/VE Vatandaş. )


- TOPLUMLARI:
BİLGİNLER/AYDINLAR AYDINLAT("A")MAZSA ne yazık ki/> ŞARLATANLAR ALDATIR


- TOPLUMSAL ADÂLET'İN TANIMLARINDA:
GENEL ile/ve TOPLUMSAL ile/ve SİYASAL

( Toplum içinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal yönden yoksul, mahrum ve zayıfların doğrudan doğruya toplum tarafından korunmaları. İLE/VE Kişinin, insan onuruna uygun bir düzeye, sadece emeğinin karşılığı ile çıkabilmesinin sağlanması. İLE/VE Kişilerde, kültürel ve siyasal zayıflığı doğuran olumsuz etmenlerin toplum gücüyle kaldırılması. )


- [ne yazık ki]
DIŞLA(N)MA:
TOPLUMSAL ile BİREYSEL


- TOPLUMSAL DIŞLA(N)MA ile/ve/||/<> KÜLTÜREL DIŞLA(N)MA


- TOPLUMSAL GÜVEN ile/ve/||/<> BİREYSEL GÜVEN


- TOPLUMSAL KABUL/LER ile/ve TOPLUMSAL 'KALIP/LAR'

( Aynı toplumdaki birçok birey [ve çoğunluk] tarafından, [kendileri için ne kadar uygun olmasa da] -sözlü ya da sözsüz, yazılı ya da yazısız- sürdürülen kurallara/geleneklere işaret eder. İLE/VE Daha çok, içleri boş [dayanaksız] olarak algılanan [ve olumsuz olarak değerlendirilen] alışkanlıklara/geleneklere işaret eder. )

( "SOCIAL ACCEPTANCE/S" vs./and "SOCIAL 'PATTERN/S'" )


- TOPLUMSAL KALKINMA ile/ve/<> BİREYSEL DONANIM


- TOPLUMSAL BİREYSEL


- TOPLUMSAL ile/ve/||/<>/>/< BİREYSEL/ÖZNEL

( Kumaş. İLE/VE/||/<>/>/< Giysi. )

( Saygı. İLE/VE/||/<>/>/< Sevgi. )


- TOPLUMSAL ile KİTLESEL


- TOPLUMSALLAŞAMAMADA/DİSASASİYASYONDA:
GERÇEKLİK ALGISINI YİTİRME/DEREALİZASYON ve/||/<> KİŞİLİK ALGISINI YİTİRME/DEPERSONALİZASYON


- TOPLUMSAL/LIK ile/ve TARİHSEL/LİK

( SOCIAL/NESS vs./and HISTORICAL/NESS )


- TOPLUMUN:
"ANLAMAMASI" değil İTİBAR ETMEMESİ


- TOPOGRAFİ/TOPOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL ANATOMİ ÇİZGELEMESİ


- TOPOĞRAFYA ile TOPOĞRAFYA HARİTASI


- TOPOCHEMICAL REACTION[İng.] / RÉACTION TOPOCHIMIQUE[Fr.] / TOPOCHEMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPOKİMYASAL TEPKİME


- TOPOLOGİCAL ORDER ile/||/<> SYMMETRY BREAKİNG

( Topological order yerel parametrelerle tanımlanamayan düzenken İLE symmetry breaking yerel düzen parametresi vardır )

( Formül: Ground state degeneracy )


- TOPOS ile/||/<> CATEGORY

( Topos mantık yapısı İLE category ok ve nesne. )

( Formül: Logic structure İLE arrows objects )


- TOPRAĞIN ALTINDA ile/değil/yerine/olacağına/>< DAĞIN ARDINDA (OLSUN)


- TOPRAK DOĞUMLU ile TOPRAĞI DOLDURAN

( EARTH-BORN vs. EARTH-FILLING )

( خاکزاد ile خاک نهاد ile خاکريزي )

( KHAKZAD ile KHAK NEHAD ile خاکريزي )


- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN

( EARTH vs. EARTH BORN vs. EARTHEN vs. EARTHLY vs. EARTHLY PARADISE vs. EARTHWARD vs. EARTHWORK vs. EARTHWORM )

( سطح زمين ile خاک ile کره زمين ile زمين ile کره ارض ile کره خاک ile ثرا ile سکنه زمين ile خاکزاد ile سفالي ile زميني ile ارم ile بطرف زمين ile خاکريز ile خراتين )

( SATH ZAMYNE ile KHAK ile KAREH ZAMYNE ile ZAMYNE ile KAREH ERZ ile KAREH KHAK ile ثرا ile SEKNEH ZAMYNE ile KHAKZAD ile SEFALY ile ZAMYNEY ile ARAM ile BETREF ZAMYNE ile خاکريز ile خراتين )


- TOPRAK ile ETTOPRAK

( ... İLE Yumuşak, kırmızı ve özlü toprak. )


- TOPRAKİŞ, CAVİT (BURSA, 1934) :

( İş hayatına Tekel Kibrit Fabrikasında başladı. Bu fabrikada uzun süre sendika işçi temsilciliği yaptı. Futbol Büyükdere Spor Kulübü'nde başladı ve bu kulüpte futbolu bıraktı. Antrenörlük kurslarını tamamladı. Sarıyer Spor Kulübü Alt yapısında ve değişik kulüplerde antrenör olarak çalıştı. Tekel Kibrit Fabrikasından emekli olduktan sonra Sarıyer Spor Kulübü sekreteryasında görev aldı, kulüp müdürü olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- TOPRAKLAMAK ile TOPRAKLATMAK ile TOPRAKLAŞMAK ile TOPRAKLANDIRMAK ile TOPRAK ile TOPRAKLI ile TOPRAKÇI/LIK ile TOPRAKSIZ ile TOPRAK ALTI ile TOPRAK BOYA ile TOPRAK RENGİ ile TOPRAK BİLİMİ ile TOPRAK HUKUKU ile TOPRAK KÖLESİ ile TOPRAK SIÇANI ile TOPRAK BİLİMCİ ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ÇİMENTO ile TOPRAK BİLİMSEL ile TOPRAK KÖLELİĞİ


- TOPRAKTA:
KÜÇÜK MEMELİ ve/||/<> TEK HÜCRELİ CANLILAR(PROTOZOA) ve/||/<> SOLUCAN ve/||/<> EKLEM BACAKLI ve/||/<> YOSUN ve/||/<> BOZGAN/BAKTERİ ve/||/<> MANTAR

( [Bir dönümde] 1 kg. VE/||/<> 15 kg. VE/||/<> 100 kg. VE/||/<> 100 kg. VE/||/<> 100 kg. VE/||/<> 250 kg. VE/||/<> 300 kg. )

( Bir cm. toprak tabakasının oluşabilmesi için en az 300-1000 yıl geçmesi gerekir. )

( )


- TOPTANCI(TOTALİTER) GÖZETİM >< VATANDAŞIN GÜÇLENDİRİLMESİ ile ULUSAL AYRIŞMA >< KÜRESEL DAYANIŞMA


- TOPUKLAMAK ile TOPUK ile TOPUKLU ile TOPUKSUZ ile TOPUK DEMİRİ ile TOPUK KEMİĞİ


- TORTHYRATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TOR TİRATRON


- TÖR ile TÖRE ile TÖRECİ/LİK ile TÖRELİ ile TÖRESEL ile TÖRESİZ/LİK ile TÖRE DIŞI ile TÖRE BİLİMİ ile TÖRE DIŞICI/LIK ile TÖRE CİNAYETİ


- TORBALAMAK ile TORBALANMAK ile TORBA ile TORBALI ile TORBASIZ ile TORBA ÇAY ile TORBA KADRO ile TORBA YOĞURDU


- TÖRE ile/ve/<>/değil/yerine TÜZE/YASA


- TÖREL/LİK ile TÖRELCİ/LİK ile TÖRELSİZ


- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]

( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )

( LİTURYA: Din töreni. )

( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )


- TÖREN ile TÖRENLER ile TÖREN

( CEREMONIAL vs. CEREMONIES vs. CEREMONY )

( تشريفاتي ile مناسک ile تشريفات ile مراسم ile جشن )

( TASHARYFATY ile MENASK ile TASHARYFAT ile MARASM ile JASHEN )


- TÖREN ile TÖRENLİ ile TÖRENSEL ile TÖRENSİZ ile TÖREN DÜZENİ ile TÖREN BİRLİĞİ


- TÖRENLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- TÖRENLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- TORISCHER MAGNETKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK MANYETİK DEVRE


- TORISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK YÜZEY


- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ


- TOROIDAL FIELD[İng.] / CHAMP TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ALAN


- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK


- TOROIDAL MACHINE[İng.] / MACHINE TOROÏDALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MAKİNE


- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE


- TOROIDAL WINDING[İng.] / ENROULEMENT TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL SARGI/SARIM


- TOROIDKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT ÇEKİRDEK


- TORPİL ile/değil/yerine ARACILIK


- TÖRPÜLEMEK ile TÖRPÜLENMEK ile TÖRPÜLETMEK ile TÖRPÜ ile TÖRPÜLÜ ile TÖRPÜSÜZ


- TORSİYON/TORSION[İng.] değil/yerine/= BURULUM


- TORTİYOZ/TORTUOUS[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLI


- SEDIMENT[İng.] / SÉDIMENT[Fr.] / BODENSATZ, ANSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTU


- TORTUL KAYAÇLAR ile/ve/||/<>/>< MAGMA KAYAÇLARI

( Ayrışmayla oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Buharlaşmayla oluşur. )

( Magma kayaçlarından daha yüksek oranda uçucu öğe içerir. Magma kayaçları, tortul kayaçları oluştururken, uçucu öğe kaynakları gerekmektedir. )

( Karbondioksit, silikat minerallerini, karbonat minerallerine, yani temel olarak kalsiyum ve magnezyumun karbon ve oksijenle yaptığı bileşiklere dönüştüren ayrışma tepkimeleriyle atmosferden alınır. )

( image )


- TORTULANMAK ile TORTULAŞMAK ile TORTULLAŞMAK ile TORTU ile TORTUL ile TORTUM ile TORTULU ile TORTUSUZ ile TORTUL BİLİMİ


- SEDIMENTATION[İng.] / SEDIMENTATION[Fr.] / SEDIMENTATION, ABSETZEN, ABSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTULAŞMA


- TORUN TOMBALAK


- TORUN, METİN (ERZİNCAN, 1947) :

( İlköğrenimini tamamladıktan sonra ticaret hayatına atıldı. Sarıyer, Yeniköy ve Maden Spor kulüplerinde yönetim kurullarında bulundu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- TORUN ile TORUNLAR

( GRANDCHILD vs. GRANDCHILDREN )

( نوه ile پسرزاده ile نواسه ile نواده ile نبيره ile احفاد )

( NOOH ile PASARZADEH ile NAVASEH ile NAVADEH ile NABYRAH ile AHEFAD )


- TOS ile TOST ile TOSTÇU/LUK ile TOST EKMEĞİ ile TOST MAKİNESİ


- TOSLAMAK ile TOSLAŞMAK


- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM


- TOTALITY OF SOMETHING vs. TOTAL IN SELF


- TOTEM ile/ve/||/<> OJIBWA (ÖYKÜLERİ/MİTOSU)


- TOTEM ile TOTEMCİ/LİK ile TOTEMİZM


- TOTOLOJİ ile/değil/yerine/>< BÜTÜNSEL


- TOTOLOJİ(HULF) ile DEVRİK TÜMCE/CÜMLE


- TOTOLOJİ >< TUTARLILIK


- TOUCH :/yerine DOKUNMAK


- TOUCHING vs. FEELING


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK


- TÖVBE["TÖBE" değil!] ile/ve İSTİĞFAR["İSTİFAR" değil!]


- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine TÖVBEDEN, TÖVBE


- TÖVBEDEN ÖNCEKİ HİDÂYET ile/ve TÖVBEYE HİDÂYET ile/ve TÖVBEDEN SONRAKİ HİDÂYET


- DÉCHARGE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-ENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND BOŞALMASI


- TOWNSEND CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KARAKTERİSTİĞİ


- TOWNSEND COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KATSAYISI


- TOWNSEND DISCHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND YÜK BOŞALMASI


- TOYNAK ile TOYNAKLI

( HOOF vs. HOOFED )

( باسم زدن ile سنب ile پاي کوبيدن ile سمدار )

( BASM ZADAN ile سنب ile PAY KUBYDAN ile سمدار )


- TÖZ:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL

( Yapılandığını, kendinde barındıran. )


- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ):
ETKİLEŞİMCİLİK ile/ve/||/<> EPİFENOMENALİZM ile/ve/||/<> PARALELİZM


- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ) ile/ve/||/<> NİTELİK İKİLİĞİ(DUALİZMİ)

( ... İLE/VE/||/<> Nagel. | Chalmers. )


- IMPINGER[İng.] ile/değil/yerine/= TOZ TOPLAMA KABI


- TOZLANMA ile/değil/||/<> TUZLANMA


- TOZLU ile TOZLUK ile TOZLUKLU ile TOZLUKSUZ


- TOZPEMBE

( Gerçekleri görmeyecek kadar herşeyi yerinde saymada. )


- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME


- TIRABZAN[Fars. < DARBEZİN] değil/yerine/= MERDİVEN KORKULUĞU


- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]


- TRAFİK ile TRAFİKÇİ/LİK ile TRAFİK AKIMI ile TRAFİK AKIŞI ile TRAFİK TERÖRÜ ile TRAFİK ŞERİDİ ile TRAFİK LAMBASI ile TRAFİK CANAVARI ile TRAFİK MAHKEMESİ ile TRAFİK MÜFETTİŞİ ile TRAFİK İŞARETLERİ


- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK


- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )


- TRAFİK'TE:
SİLECEKLERLE SÜRÜCÜ EMNİYETİ ve LASTİK PATLARSA ve TAŞITI EKONOMİK KULLANMAK


- TRAFİKTE:
"SİNİRLİ OLMAK" değil/yerine SORUMLU OLMAK

( www.plakanialdim.com )

( Facebook, KENDİNE GEL!!! sayfasına katılın, uyarın!

Kişi, kurum ve kuruluşların, "yaptığı" fakat yapmayabilecekleri yanlış(lık)ları göstererek anlatmak üzere kurulmuş bir uyarı sayfasıdır!

Sen de uyar! )

( Sivil Yaya Girişimi )

( Emniyet Şeridi İhlâli, Makas Atanlar, Yaya Geçidine park edenlere sinirlenip söyleneceğinize, fotoğraflayıp internetten İHBAR edin! Cezası, ilgiliye gitsin... )


- TRAGEDYA'DA:
ASKİLOS ile/ve/<> SOFOKLES ile/ve/<> EURUPIDES


- TRAINING :/yerine EĞİTİM


- TRAJEDİ ve KÖTÜMSERLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÜLDÜRÜ ve İYİMSERLİK


- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI

( TRAKEİT )


- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ


- TRAKTÖR[Fr. < TRACTEUR] değil/yerine/= ÇEKERSÜRER

( Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. )


- TRAKTÖR değil/yerine/= SÜRÇEKER


- TRAKUNYA[Yun.] değil/yerine/= ÇARPAN BALIĞI


- TRAMPLEN[Fr. < TRAMPLIN] değil/yerine/= SIÇRAMA TAHTASI

( Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. | Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan. )


- TRAMVA/YA değil TRAVMA/YA


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/>< İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TRANS ETKİSİ ile/||/<> TRANS ETKİLEME

( Trans etki kinetik labilize, trans etkileme termodinamik. )

( Formül: Pt(II) kompleksleri )


- TRANSACTINIDE ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSAKTİNİT ELEMENTLER


- TRANSCENDENT ile IMMANENT

( Transcendent= x'i aşan: - Varlık, - Bilgi. Anlamda müşterek, referansı ayrı. İLE Immanent= x'de bulunan )


- TRANSDÜSER/TRANSDUCER[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ


- TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA


- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA


- TRANSFER :/yerine AKTARMAK, TRANSFER


- TRANSFORMATION ile/||/<> ISOMETRY

( Transformation genel dönüşüm İLE isometry mesafe koruyan. )

( Formül: General İLE distance preserving )


- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRANSFÜZYON değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME

( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )


- TRANSİSTÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= İLETEÇ/GEÇİRGEÇ

( Germanyum ya da silisyum öğelerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak üretilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü araç. )


- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ


- TRANSİT değil/yerine/= DURMAZLI


- TRANSİZYONEL/TRANSITIONAL[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞİCİ | GEÇİCİ


- TRANSKRİPSİYON ETMENLERİ ile PROMOTÖR BÖLGESİ

( DNA'daki belirli genlerin transkribe edilmesini denetleyen proteinler. İLE DNA'da transkripsiyonun başlangıç noktasını belirleyen bölge. )


- TRANSLATE :/yerine ÇEVİRMEK


- TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ

( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )


- TRANSLOKASYON İLE İNVERSİYON İLE DUPLİKASYON ile/||/<> KROMOZOM ANOMALİLERİ

( Kromozomlardaki yapısal değişiklikler. )

( Formül: Karyotip: 46 ileXX veya 46 ileXY )


- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= UYARI AKTARICI


- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN


- TRANSPARAN[İng. < TRANSPARENT] değil/yerine/= İÇ GÖSTERİR


- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI