Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(94/148)


- MODERNLEŞMEDE:
KENTLEŞME ile/ve/||/<>/> ÖĞRENİM/EĞİTİM ile/ve/||/<>/> KİTLE İLETİŞİMİ ile/ve/||/<>/> SEÇİM DÜZENİ


- MODERNLEŞMEK ile MODERNLEŞTİRMEK ile MODERNLEŞEBİLMEK ile MODERN/LİK ile MODERNİST ile MODERNİZM ile MODERN MANTIK ile MODERN MOBİLYA


- MODİFİKASYON[Fr.]/MODIFICATION[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE | DEĞİŞTİRME | DEĞİŞİKLİK


- MODLAR:
| ÇOCUK ve İÇ EBEVEYN ve BAŞ ETME |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
SAĞLIKLI YETİŞKİN


- MODÜL ile MODÜLER ile MODÜLLÜ ile MODÜLASYON


- MODULAR FORM ile/||/<> ELLİPTİC FUNCTİON

( Modular özel dönüşüm kuralı, elliptic çifte periyodik. )

( Formül: Transformation İLE periodicity )


- MODÜLASYON değil/yerine/= KİPLEME/KİPLENİM


- MODÜLER ARİTMETİK ile/||/<> NORMAL ARİTMETİK

( Modüler kalanla, normal tam değerle çalışır )

( Formül: mod n İLE ℝ )


- MODÜLER FORM ile/||/<> OTO-MORFİK FORM

( Modüler form belirli dönüşüm grubu altında değişmeyen fonksiyonken İLE oto-morfik form daha genel grup etkisi altında değişmezdir )

( Formül: f(az+b/cz+d) )


- MODÜLER/MODULAR[İng.] değil/yerine/= BİRİMLİ


- MODÜLER SİSTEM değil/yerine/= PARÇALI DÜZEN/EK


- MODUS PONENS İLE MODUS TOLLENS İLE SİLOJİZM ile/||/<> ÇIKARIM KURALLARI

( Mantıksal çıkarım yöntemleri. )

( Formül: p→q İLE p ⊢ q )


- MOF/MULTIORGAN YETMEZLİĞİ MULTIORGAN FAILURE[İng.] değil/yerine/= ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ


- MOĞOL ile MOĞOLCA


- MOHS-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= MOHS CETVELİ


- MOHS MİKYASI[Osm.] / MOHS SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= MOHS ÖLÇEĞİ


- ÉCHELLE DE MOHS[Fr.] ile/değil/yerine/= MOHS SERTLİK ÖLÇEĞİ


- MOKSHA >< SAMSARA

( Bağımsızlaşma, iç özgürlük. Dünyevi mevcudiyetten kurtuluş, özgürleşme. @@ Görecelilik, geçicilik ve yanılsama âlemi. Doğum ve ölüm dünyası/döngüsü. )


- MOLEKÜL ÇEKİSİ[Osm.] / POISMOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULAR GEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KÜTLESİ


- MOL ile MOLEKÜL

( 6.022 x ^23 tane atom ya da molekül içeren miktar. İLE İki ya da daha fazla atomun kimyasal bağlarla birleşmesiyle oluşan yapı. )

( vs./and/||/<> MOLECULE )


- MOL ile/||/<> MOLEKÜL

( Mol madde miktarı birimi (6.02×10²³) İLE molekül tek parçacıktır )

( Formül: n İLE N )

( Amedeo Avogadro tarafından 1811 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1776-1856) (Ülke: İtalya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Avogadro sayısı, mol kavramı) )


- MOL ile/||/<> MOLEKÜL KÜTLESİ

( Mol sayı birimi İLE molekül kütlesi ağırlık )

( Formül: Avogadro sayısı İLE Atomik kütle toplamı )


- MOLA ile MOLAS ile MOLALI ile MOLASIZ ile MOLA TAŞI


- MOLAL SOLUTION[İng.] / SOLUTION MOLAL[Fr.] / MOLALE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAL ÇÖZELTİ


- MOLALITY[İng.] / MOLALITÉ[Fr.] / MOLALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLALİTE


- MOLAR SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ MOLAIRE[Fr.] / MOLARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ALINGANLIK


- MOLAR DISPERSION[İng.] / DISPERSION MOLAIRE[Fr.] / MOLARE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR DAĞILIM/DAĞILMA/SAÇILMA


- MOLAR VOLUME[İng.] / VOLUME MOLAIRE[Fr.] / MOLVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR HACİM


- MOLAR CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MOLAIRE[Fr.] / MOLARE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR İLETKENLİK


- MOLAR HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR MOLAIRE[Fr.] / MOLARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ISI SIĞASI


- MOLAR REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION MOLAIRE[Fr.] / MOLREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR KIRILMA


- MOLAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION MOLAIRE[Fr.] / MOLARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR KUTUPLANMA


- MOLAR SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE MOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLAR ÖZGÜL ISI


- MOLAR SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE MOLAIRE[Fr.] / MOLARE OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR YÜZEY ENERJİSİ


- MOLECULAR MACHİNE ile/||/<> STATİC MOLECULE

( Molecular machine kontrollü moleküler hareket yapabilirken İLE static molecule sabit konformasyon sergiler )

( Formül: Rotaxane motor )


- MOLECULAR WEIGHT[İng.] / POIDS MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL AĞIRLIĞI/KÜTLESİ


- MOLEKÜLBINDUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL BAĞ KUVVETİ


- MOLECULAR IMPACT[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL ÇARPIŞMASI


- PHYSIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FİZİĞİ


- MOLECULAR FORMULA[İng.] / FORMULE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FORMÜLÜ


- MOLECULAR VOLUME[İng.] / MOLAKULAR VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL HACMİ


- MOLEKÜL OLUŞUMUNDA:
İKİ ATOM değil ÜÇ ATOM


- VOLUME MOLECULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL OYLUMU


- MOLEKÜL:
POLAR ile APOLAR


- MOLECULAR STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE MOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL YAPISI


- MOLEKÜL ile/ve/||/<>/< ELEKTRON ile/ve/||/<>/< ATOM ile/ve/||/<>/< ÇEKİRDEK ile/ve/||/<>/< PROTON - NÖTRON ile/ve/||/<>/< QUARK ile/ve/||/<>/< PLANCK ile/ve/||/<>/< [HIGGS BOZONU?]

( 10üzeri-9 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-18 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-10 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 / 10üzeri-14 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-19 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-43 m. İLE/VE/||/<>/< ??? )


- MOLEKÜL ile/||/<> ETKİN/AKTİF TAŞIMA

( ... İLE/||/<> Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması. )


- MOLECULE[İng.] / MOLECULE[Fr.] / MOLEKULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL


- MOLEKÜL ile MOLEKÜLER ile MOLEKÜLLÜ


- MOLEKÜL[Fr./İng. MOLECULE] değil/yerine/= ÖZDECİK


- MOLEKULARGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER AĞIRLIK


- MOLECULAR BINDING FORCE[İng.] / FORCE DE LIAISON MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER BAĞ KUVVETİ


- MOLECULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇAP


- MOLECULAR BEAM EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE PAR JET MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET EPİTAKSİSİ


- MOLEKÜLER DİNAMİK ile/||/<> STATİK KİMYA

( Moleküllerin hareketlerini ve dinamik davranışlarını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Moleküllerin statik yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )


- MOLECULAR ROTATION[İng.] / ROTATION MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DÖNME


- MOLECULAR STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DURDURMA GÜCÜ


- MOLEKÜLER EKOLOJİ ile MİKROBİYOLOJİ

( Moleküler biyoloji tekniklerini kullanarak popülasyonlar ve topluluklar düzeyinde ekolojik soruları inceleyen bir bilim dalı. İLE Mikroorganizmaları inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, moleküler biyoloji teknikleri, mikroorganizmaların biyoçeşitliliğini, dağılımını ve işlevlerini anlamak için kullanılmaktadır. )


- MOLECULAR PHYSICS[İng.] / MOLEKULARPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER FİZİK


- MOLEKULARSTRAHLEPITAXIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER IŞIN KAPLAMA


- MOLEKÜLER KİMYA ile/||/<> ATOMİK KİMYA

( Moleküllerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Atomların yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )


- MOLECULAR CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KRİSTAL


- MOLECULAR OPTICS[İng.] / OPTIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULAROPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER OPTİK


- MOLECULAR ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER SOĞURMA


- MOLECULAR SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER TAYF/SPEKTRUM


- MOLEKULARE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YAYINIM


- MOLECULAR ORBITAL[İng.] / ORBITALE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKÜLORBITAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YÖRÜNGE


- MOLEKÜLLERDE:
TİTREŞİM ile/ve/||/<> ÖTELEME ile/ve/||/<> DÖNME


- GRAM MOLE[İng.] ile/değil/yerine/= MOLGRAM


- MOLLA FENARİ MESCİDİ :

( Rumelihisarı Kalesi içinde Molla Feneri tarafından yaptırılan ve aynı ismi taşıyan Mescide zaman içinde yıkıldı. )


- MOLLA HÜSREV MESCİDİ ile MOLLA HÜSREV MESCİDİ

( Fatih'te, Sofular semtindedir. İLE Fatih'te, Küçük Mustafa Paşa Caddesi'ndedir. )

( XV. yüzyılda, Şeyhülislâm Molla Hüsrev tarafından. [Sofular Mescidi adıyla da bilinir.] İLE XV. yüzyılda, Şeyhülislâm Molla Hüsrev tarafından. [Küçük Mustafa Paşa Camisi olarak da bilinir.] )


- MOLLA SUYU ÇEŞMESİ :

( Zekeriyaköy'deki Molla Bağının içindedir. Çeşmenin kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. )


- MOLLA ile BEŞİK ULEMÂSI


- MOLLA ile/ve KULAK MOLLASI


- MOLLA[Ar. < MEVLÂNÂ] ile MOLLA[Ar.] ile MOLA[İt.]

( [eskiden] Büyük kadı, büyük âlim. İLE [sonradan] Medrese talebesi. İLE Ara verme, dinlenme, duraklama. )


- MOLLIER DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE MOLLIER[Fr.] / MOLLIER-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLLİER ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- MOLYVOS ile/ve/<> SİGRİ

( Midilli'de bulunan bu kaleler, 450 yıl boyunca [1462 - 1912], Osmanlı denetimindeydi. )


- FONCTION D'ONDE DE QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- CONSERVATION DE LA QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / IMPULSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUMUN KORUNUMU


- MONAD İLE COMONAD İLE ADJUNCTİON ile/||/<> İLERİ KATEGORİ KAVRAMLARI

( Kategori kuramınin soyut yapıları. )

( Formül: μ: T² → T İLE η: Id → T )


- MONADELF, TEK DEMET HALİNDE BİRLEŞİK = VÂHİDÜ'L-AH = MONADELPHE


- MONARŞİ ile/değil/yerine/||/> BAŞKANLIK ile/değil/yerine/||/> PARLAMENTARİZM

( MONARCHY vs./but/||/> PRESIDENCY vs./but/||/> PARLIAMENTARISM )


- MONARŞİ ile MONARŞİST ile MONARŞİZM


- MONARŞİ ile SALTIK(MUTLAK) MONARŞİ


- MONARŞİ[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= TEKERKLİK

( Siyasal yetkenin, genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet yönetimi. )


- MORDANT[İng.] ile/değil/yerine/= MONDAİN


- MORPHINE[İng.] ile/değil/yerine/= MONFRİN


- MONİTÖR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= EKRAN

( Her tür çalışmada, yetiştirici. | Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden, niteliğini denetleyen düzenek. | Televizyonda, görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayınlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan aygıt. )


- MONITOR :/yerine MONİTÖR, İZLEMEK


- MONO MORFİZM ile POLİ MORFİZM

( Bir toplulukta bir genin tek bir aleli bulunması. İLE Bir toplulukta bir genin birden fazla aleli bulunması. )


- MONOGAM ile MONOGAMİ


- MONOGAM/İ değil/yerine/= TEKEŞLİ/LİK


- MONOHİBRİT İLE DİHİBRİT İLE TRİHİBRİT İLE POLİHİBRİT İLE EPİSTASİ ile/||/<> KALITIM ÇAPRAZLAMALARI

( Mendel genetiğinde farklı sayıda özelliğin kalıtım desenleri. )

( Formül: (3:1)ⁿ fenotip oranı )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MONOKLİN İLE TRİKLİNİK İLE ORTOROMBİK ile/||/<> KRİSTAL SİSTEMLERİ

( 7 kristal sistemi. )

( Formül: P İLE I İLE F İLE C merkezleme )


- MONOCLINIC SULPHUR[İng.] / SOUFRE MONOCLINIQUE[Fr.] / MONOKLINER SCHWEFEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK KÜKÜRT


- MONOKOT ile/||/<> DİKOT

( Monokot tek çenekli paralel damar İLE dikot iki çenekli ağlı. )

( Formül: One İLE two cotyledons )


- MONOKOTİL ile DİKOTİL

( Tek çenekli bitkiler. İLE Çift çenekli bitkiler. )


- MONOLOG ile ...

( Bir kişi tarafından oynanan küçük komedi. | Yalnız başına konuşan bir kişinin sözleri. )


- MONOMER İLE OLİGOMER İLE POLİMER İLE KOPOLİMER ile/||/<> MAKROMOLEKÜL TÜRLERİ

( Tekrarlanan birimlerden oluşan farklı büyüklükteki molekül zincirleridir. )

( Formül: [-CH₂-CH₂-]ₙ (polietilen) )


- MONOMER, MONOTERPENE[İng.] / MONOMÈRE[Fr.] / MONOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMER


- MONOMER ile/||/<>/> POLİMER

( Tek birimden oluşan molekül.[Polimeri oluşturan tek birim.] İLE/||/<>/> Çok sayıda birimin birleşmesiyle oluşan büyük molekül. )

( Büyük moleküllerin yapı taşları olan küçük moleküller. İLE/||/<>/> Monomerlerin birleşmesiyle oluşan büyük moleküller. )


- COUCHE MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] / MONOMOLEKULARE SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMOLEKÜLER TABAKA


- RÉACTION MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] / MONOMOLEKULARE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMOLEKÜLER TEPKİME/REAKSİYON


- MONOTONLAŞMAK ile MONOTONLAŞTIRMAK ile MONOTON/LUK


- CIRE DE LIGNITE[Fr.] / MONTANWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTAN MUMU


- MONTE CARLO İLE FİNİTE ELEMENT İLE SİMPLEX ile/||/<> SAYISAL YÖNTEMLER

( Hesaplamalı problem çözme. )

( Formül: Mesh discretization )


- MONTE CARLO METHOD[İng.] / MÉTHODE DE MONTE-CARLO[Fr.] / MONTE-CARLO-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTE CARLO YÖNTEMİ


- MONTE CARLO YÖNTEMİ ile/||/<> SONLU ELEMANLAR YÖNTEMİ

( Monte Carlo rastgele örnekleme, FEM deterministik bölümleme )

( Formül: Rastgele sayı İLE Mesh oluşturma )


- MONTE CARLO ile/||/<> MOLEKÜLER DİNAMİK

( MC rastgele örnekleme istatistik, MD deterministik Newton. )

( Formül: Metropolis İLE Verlet )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MONTEVIDEO ve/<> "18 TEMMUZ" CADDESİ

( "Bir dağ gördüm" VE/<> Uruguay'ın, bağımsızlığını kazandığı tarih.[18 Temmuz 1828] )


- MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> BELİRLENMİŞ ÖĞRENCİ AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI


- MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI İLAÇ AÇMAZI


- mor. dict.[Lat. < MORE DICTO] değil/yerine/= ÖNERİLEN BİÇİMDE


- MORAL ÖNERME ile FELSEFİ ÖNERME


- MORAL ile MORALİST ile MORALİZM ile MORAL EĞİTİMİ ile MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ ile MORAL EĞİTİM MERKEZİ


- MORALS vs./and WORD/PROMISE


- MORARMAK ile/ve/||/<> CIBARMAK

( ... İLE/VE/||/<> Vurma nedeniyle/sonucunda morarma. )


- MORARTI ile MORARTIŞ


- MORDANT[Fr.] / BEIZE, BEIZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MORDAN


- MOREOVER :/yerine ÜSTELİK


- MORPHINE[Fr.] / MORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFİN


- MORFOGEN İLE GRADYAN İLE PATERN ile/||/<> GELİŞİMSEL SİNYALLER

( Embriyoda şekil oluşumu mekanizmaları. )

( Formül: C(x) = C₀ e^(-x/λ) )


- MORGIÇ(MORTGAGE) değil KONUT KREDİSİ


- MORİTANYA'DA/TROBRİAND ADALARI'NDA:
ATAERKİLLİK ile/ve/değil/<> ANAERKİLLİK

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Moriler, anaerkil bir topluluktur.[Ancak kadın isterse boşanma gerçekleşir.] )


- MORKİNOS:
MAVİ YÜZGEÇLİ ile/<> SARI YÜZGEÇLİ ile/<> ÇİZGİLİ YÜZGEÇLİ ile/<> KOCAGÖZ


- MORNING :/yerine SABAH


- SPECTROSCOPIE ULTRAVIOLETTE[Fr.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ TAYF BİLGİSİ


- ULTRAVIOLET SPECTRUM[İng.] / SPECTRE ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ TAYF/SPEKTRUM


- MORPHOGEN İLE ORGANİZER İLE INDUCER ile/||/<> GELİŞİM SİNYALLERİ

( Embriyoda şekil oluşum mekanizmaları. )

( Formül: [Morphogen] → Pattern )


- MORS ABECESİ ile/ve/||/<> BREYL(BRAILLE) ABECESİ

( Işık ya da seslerin kullanılarak bilgi aktarılmasını sağlayan yöntem/abece. İLE/VE/||/<> Görme engelliler abecesi. )

( Hem görmeyen, hem de duymayan bir çocuğun, nasıl eğitilip yaşama katılabileceğini ve tek başına ayakta kalabileceğini, böyle bir durumun tüm zorlukları ve buna karşın olan çaba ve çözümlerini de ayrıntılarıyla gösteren, çok etkileyici ve çok başarılı bir film olan "Benim Dünyam" adlı filmi [Uğur Yücel - Beren Saat] izlemenizi salık veririz. )

( Mors Abecesi ve Metin - Mors Çeviricisi için burayı tıklayınız... )

( )

( Yıldızlararası(Interstellar) filmini de izlemenizi salık veririz... )

(

"Braille Abecesi ve Louis Braille'nin Öyküsü" yazısı için burayı tıklayınız... )

( DUMLUPINAR

"Delikanlı, Askeri Deniz Lisesi'ni kazanır ve Heybeliada'da okula başlar...

Bu arada, tanıştığı o Çanakkale'li kıza âşık olmuştur. Okulla beraber, aşkını büyüterek geliştirir. Arada mektuplaşmalar yazışmalar ve gün gelir, okul biter. Deniz Harp Okulu'nu da bitiren delikanlı, artık, Teğmen olmuştur.

Yine her zaman buluştukları kır kahvesinde buluşmak için randevulaşırlar. Önce delikanlı gelir, sonra da genç kız. Genç kız geldiğinde delikanlının yüzü düşmüş, yüzü asık onu beklemektedir. Genç kız, bu yüzü hiç beğenmemiştir. "Ayrılık zamanı geldi" diye düşünerek hazırlamıştır kendini. Önceki buluşmalardaki o heyecan, o sevinç, artık yoktur delikanlıda...

Usulca yanına yaklaşır ve "Hoş geldin" der. Kuru bir "sen de hoş geldin" diye aldığı yanıt, iyice hüzne boğmuştur genç kızı.

Artık bu aşkın sonuna geldiğini düşünerek sorar;

- "Senin bir sıkıntın mı var?"
- "Evet!"
- "Haydi söyle o zaman, her şeye hazırlıklıyım."v - "Yaa... Beni bir denizaltıya verdiler", der genç... Kızgınca...

Genç kız, artık rahatlamıştır. Sorunun kendi değil denizaltı olduğunu duyunca içinden bir ohh çeker.

- "Ne var bunda?" diye sorar genç kız.
- "Yaa öyle deme! Biz denizciler, gemideyken sevdiklerimizle haberleşemiyoruz. Denizaltıdan nasıl haberleşeceğiz?"

Ve delikanlı, üzgün bir sesle sorar genç kıza...

- "İstersen ayrılalım!"
- "Hayır! Asla! Ben, seni bırakmam!" diye yanıtlar genç kız.

Delikanlı, beklediği bu yanıtı alır almaz heyecanlanır ve elinde tuttuğu paketi kıza uzatır.

- "Sana armağan getirdim. Al!"
Kızın kalbi hızla atmaya başlar. Neredeyse duracak gibi olur ve içinde yüzük olduğunu tahmin ettiği paketi heyecanla açar ama şaşkınlıktan duraklar. Paketin içinde bir fener ve mors abecesini gösteren kitap bulunmaktadır. Kız, şaşkınlıkla yine sorar...

- "Bunlar da ne?"
- "Yaa biz Çanakkale boğazından denizaltı ile çok geçeceğiz ve geçişlerimiz hep yüzeyden olur. Sen de fenerle mors abecesini kullanarak sana haber verdiğim zamanlarda yazışırız. Olmaz mı?"
- "Bunlarla mı yazışacağız?" diye sorar genç kız, yeniden.
- "İstemiyorsan ayrılalım!" der delikanlı.
- "Yok! Hayır!" der genç kız... "Ayrılık yok! Yaşasın mors!" diye yineler delikanlıya.

Genç kız, mors abecesi üzerinde çalışmaya başlar. Tüm ayrıntılarıyla öğrenir ve kullanabilir seviyeye gelir artık. Birkaç gün sonra haber gelir delikanlıdan. Gelen iletiye göre beş gün sonra gece saat 01:00'de geçeceğini ve kendine ileti yazmasını, kendinin de ona ileti göndereceğini iletir. Genç kız, belirtilen zaman ve saatte pencerede hazır bekler. Gelibolu'da denizaltı denizden süzülerek geçerken, çevrenin zifiri karanlığında, uzaklardan bir yerden yanan ışık pırıltılarını fark eder güvertedeki komutan ve öteki subaylar... İçlerinden biri...

- "Bakın bakın! İleriden bir yerden ışık yanıp sönüyor" diye dikkat çeker.
- "Çabuk okuyun! Bakalım ne diyorlarmış?" diye emir verir komutan. Subaylardan biri heceleyerek okur...

- "S-e-n-i-s-e-v-i-y-o-r-u-m..."

- "Bu ne lan?"" diye sorar komutan.

Hemen yanında duran delikanlı Teğmen...

- "Komutanım. "O, benim sevgilim!" der en şirin haliyle...
- "Nedir oğlum bu?"
- "Komutanım. Mors abecesi kitabı armağan etmiştim ve ben geçince bana yazarsın demiştim. İşte o!" diye yanıtlar delikanlı Teğmen.
- "Vayy be aferin lan! Desene biz bunca zaman boğazları hep boş geçmişiz."
- "İzin verir misiniz komutanım. Ben de bir ileti göndereyim."
- "Neyle?"
- "Cep fenerim var komutanım." der delikanlı Teğmen.
- "Ne feneri? Aç yansıtıcıyı! Geç başına! Gönder iletini!" der komutanı Teğmen'e...

Yansıtıcıyı açan Teğmen, yanıp söndürürken, sanki Gelibolu'yu yakıp tutuşturuyordu aşkından... İlk kez böyle bir şeyle karşılaşan Gelibolu halkı ise sanki uzaylılar istila etmiş gibi heyecanlanmıştı Teğmen ile genç kızın aşkından.

Gelen iletileri heceleyerek kâğıda dökmeye çalışan genç kız, denizaltı geçtikten sonra elindeki kâğıdı okur.

"S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R!" yazılıydı delikanlıdan gelen iletide.

Bu olay, tüm denizaltıcılar arasında duyulmuştu. Artık herkes delikanlı Teğmen ile genç kızın aşkını anlatıyordu...
Birkaç gün sonra bir haber daha gelir. "Bir hafta sonra gece saat 02:45'te pencerede ol! Ben geçiyorum. Bana ileti gönder. Ama dikkat et! Konvoy durumunda geliyoruz ve ilk denizaltıda ben varım. Sakın sırayı şaşırma!"

Genç kız yine belirtilen saatte pencerede bekler...

Gecenin karanlığında Ege Denizi'nden, Çanakkale Boğazı'na giren denizaltılar süzülerek ilerliyordu. Genç kız, fenerini yakıp söndürerek iletisini göndermeye başladı. Işıkları gören denizaltındaki denizciler...

- "Bakın bakın! Işık, yanıp sönüyor okuyun!"

"S-e-n-i-s-e-v-i-y-o-r-u-m"

- "Vay be! Duyduğumuz doğruymuş. Gerçekten böyle bir aşk varmış!" der denizaltının kaptanı Bahri Kunt.
- "İyi de bu kızın sevgilisinin denizaltısı öndeydi. İlk denizaltıydı. Niye bize ileti gönderdi ki?" diye kendi kendine seslice sormadan edemez kaptan.
- "Komutanım. Herhalde uyuyakaldı ya da sırayı şaşırmıştır." diye yanıtlar subaylardan biri.
- "Yahu geçip gideceğiz. Şimdi kız haber almazsa yanlış anlayacak. Rahat uyuyamaz... Nasılsa gecenin karanlığı. Kimse anlamaz. Açın şu yansıtıcıyı!" emrini verir kaptan Bahri Kunt.

Ve iletiyi gönderir...

"S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R!"

Tarih, 04 Nisan 1953'tü...

O konvoyun 1. denizaltısının adı ise "Dumlupınar"dı...

Çanakkale'nin Nara burnu açıklarında, İsveç bandıralı ve buzkıran donanımlı Naboland gemisinin çarpması sonucu Çanakkale Boğazı'nın derin sularına az önce gömülmüştü...

Konvoydaki 2. denizaltı ise bunu hiç fark etmeden devam etmişti ve boğazdan ilk geçen denizaltı olmuştu... 81 denizcimiz ile beraber o genç delikanlı Teğmen...

"S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R..." sürecek olan son uykularına dalıyordu...

Anılarına saygıyla... Mekânları cennet olsun... )

( MORSE CODE vs./and/||/<> BRAILLE )


- MORS ABECESİ ile/ve/<> PIRILDAK

( ... İLE/VE/<> Işık açıp kapayarak işaretler vermeyi ve anlaşmayı sağlayan aygıt. )


- MORSE İLE FLOER İLE CONTACT ile/||/<> DİFERANSİYEL TOPOLOJİ

( Manifoldlar üzerinde analiz. )

( Formül: f: M → R )


- MORTO ile MORTOCU


- MORULA İLE BLASTULA İLE GASTRULA ile/||/<> EMBRİYONİK EVRELER

( Erken embriyo gelişim aşamaları. )

( Formül: 2ⁿ göze (n=bölünme) )


- MORUQ[Azr.] = AHUDUDU[Tr.]


- MOSELEY'S LAW[İng.] / LOI DE MOSELEY[Fr.] / MOSELEYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MOSELEY YASASI


- MOSKOF/LUK ile MOSKOF CAMI ile MOSKOF GAVURU ile MOSKOF TOPRAĞI


- MÖSSBAUER SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER TAYFI/SPEKTRUMU


- MOT İLE OPTİCAL LATTİCE İLE ATOM CHİP ile/||/<> ATOM TUZAKLAMA

( Atomları yakalama ve kontrol teknikleri. )

( Formül: F = -kv - ∇U )


- MOTAMOT ile MOTAMOT ÇEVİRİ


- MOTİF ile MOTİFLİ ile MOTİFSİZ


- MOTION :/yerine HAREKET


- MOTİVİC HOMOTOPY ile/||/<> ALGEBRAİC K-THEORY

( Motivic homotopy cebirsel geometride homotopi kuramıyken İLE algebraic K-theory halka ve şemaların K-gruplarını inceler )

( Formül: A¹-homotopy )


- MOTİVİC INTEGRATION ile/||/<> P-ADİC INTEGRATION

( Motivic integration cebirsel geometride measure kuramıyken İLE p-adic integration p-adik analiz measure kuramıdir )

( Formül: Arc space measure )


- MOTOR İLE SHUTTLE İLE RATCHET ile/||/<> MOLEKÜLER MAKİNELER

( Nano ölçek mekanik sistemler. )

( Formül: kBT scale energy )


- MOTOR[İng.] değil/yerine/= DEVİNIM, HAREKET


- MOTOR ile MAKİNE DAİRESİ ile MAKİNE DAİRESİ ile MÜHENDİS ile MÜHENDİSLİK ile MAKİNİST

( ENGINE vs. ENGINE HOUSE vs. ENGINE ROOM vs. ENGINEER vs. ENGINEERING vs. ENGINEMAN )

( موتور ile ماشين خانه ile موتورخانه ile مهندس ile مهندسي ile ماشين چي ile ماشين کار )

( MOTOR ile MASHYNE KHANEH ile MOTORKHANEH ile MANPANDES ile MANPANDESY ile ماشين چي ile MASHYNE KAR )


- MOTOR ile MOTORCU/LUK ile MOTORLU ile MOTORSUZ ile MOTOR YAĞI ile MOTORLU TREN ile MOTORLU TAŞIT ile MOTOR YENİLEME


- MOTORLU ARAÇ değil/yerine BİSİKLET

( Paranızı harcatır ve şişmanlatır. DEĞİL/YERİNE Paranızı korur ve zayıflatır. )

( Geçmişte. DEĞİL/YERİNE Bugün ve gelecekte. )


- MOTORUN İCADINDAN ÖNCESİ ile MOTORUNDAN İCADINDAN SONRASI


- MOTT İLE ANDERSON İLE HUBBARD ile/||/<> ELEKTRON KORELASYONU

( Güçlü etkileşimli elektron sistemleri. )

( Formül: H = -t∑c†cj + U∑ni↑ni↓ )


- MOTTO[İt.] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ


- MOVE :/yerine HAREKET ETMEK


- MOVEMENT :/yerine HAREKET


- MOZAİK ÇİNİ ile/||/<> VİTRAY ile/||/<> GÜL PENCERE

( Değişik renklerde sırlanmış levha ve parçaların alçı zemin içinde dondurulmasıyla elde edilen bir süsleme tekniği. İLE/||/<> Renkli camların belirli bir kompozisyon düzeni içinde bir araya getirilişi. Avrupa'da özellikle kiliselerin pencerelerini süsleyen vitraylarda, doğaya özgü motiflerin yanında dinsel konular da belirli bir düzen içinde resimlenmiştir. İLE/||/<> Genellikle Gotik katedrallerin cephelerinde yer alan daire biçimindeki vitraylı pencere. )


- MPEG/MOVING PICTURE EXPERTS GROUP[İng.] değil/yerine/= HAREKETLİ GÖRÜNTÜ UZMANLARI BİRLİĞİ (SAYISAL GÖRÜNTÜ KODLAMASI)


- MRG/MAGNETIC RESONANCE İMAGING[İng.] değil/yerine/= MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- MRI/MAGNETIC RESONANCE İMAGING[İng.] değil/yerine/= MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- MSVS/MINIMUM HEALTH DATA SET[İng.] değil/yerine/= MINIMUM SAĞLIK VERİ DÜZENEĞİ


- MUABBİR[< İBÂRET] ile ...

( RÜYÂ TÂBİR EDEN )


- MUACCELE ile/||/<> MUECCEL

( Önden alınan. | Vakıf kiralarının ya da mâlikâne yöntemi ile işletilen mukataalardan peşin alınan bölümü. İLE/||/<> Tecil edilmiş, mühletli, sonraya bırakılan, peşin olmayan. )


- MU'ÂDÂT[Ar.] ile MÜNÂVE'E[Ar.]


- MUADDEL ile/||/<> MUNKALİB ile/||/<> TEBÂDÜL ile/||/<> TAHVÎL

( Değiştirilmiş, tâdil edilmiş. İLE/||/<> Değişen. İLE/||/<> Değişme. İLE/||/<> Değiştirme. )


- MUADELE ile MUADELET


- MUADİL değil/yerine/= DENK/EŞİT/EŞDEĞER/Lİ


- MUÂDİL[Ar. < ADL] ile MUADDİL[Ar. < ADL]

( Eşit, denk. | [fizik] Eşdeğer. İLE Eşit ve beraber kılan, düzelten, denkleştiren, tâdîl eden. )


- MUAF ile MUAF ile MUAFİYET ile MUAFİYET BELGESİ

( EXEMPT vs. EXEMPTED vs. EXEMPTION vs. EXEMPTION PAPER )

( بري الذمه کردن ile بري ile معاف کردن ile مصون کردن ile معاف ile بري الذمه ile مبرا کردن ile مبرا ile معافيت ile معافي ile بخشودگي ile ورقهخاتمهخدمت )

( BARY OLZAMEH KARDAN ile BARY ile MOAF KARDAN ile MOSOON KARDAN ile MOAF ile BARY OLZAMEH ile MOBRA KARDAN ile MOBRA ile MOAFYT ile معافي ile BAKHSHODEGY ile ورقهخاتمهخدمت )


- MUAHEDE[< AHD | çoğ. MUÂHEDÂT] ile MUÂHEZE[< AHZ]

( Karşılıklı and içme. | Antlaşma. İLE Azarlama, paylama, çıkışma, darılma. | Tenkîd. )


- MUÂHEDE[Ar. < AHD | çoğ. MUÂHEDÂT] ile MUÂKADE[Ar. < AKD]

( Karşılıklı and içme. | Antlaşma. İLE Sözleşme yapmak, antlaşma, akid. )


- MUAHHAR[Ar.] değil/yerine/= SONRAKİ


- MUALLA ile MUALLAK


- MUALLAK TAŞ ile/ve KARA TAŞ[HACER'ÜL ESVED]


- MUALLÂK ile/ve "ASILI TUTMAK"


- MUALLAK ile MUAMMA


- MUÂLLAK/A[Ar. < ALÂKA]/SÜRÜNCEME[Ar.] ile MUALLÂKA/T[Ar. çoğ. MUALLÂKÂT]

( Asılmış, asılı, ta'lîk edilmiş. | Bir yere dayanmadan, havada, boşta duran. | Sürüncemede kalmış iş. | Bağlı. | Kesin olmayan. | Açık hece.[bâ] | Bir yazı biçimi. İLE İslâm'dan önce, Arap şairlerinin beğenilip Kâbe duvarına asılmış olan ünlü kasideleri. [7 ya da 9 tanedir] )


- MUALLEL[< İLLET] ile ...

( TA'LİL EDİLMİŞ, SAKAT, EKSİK )


- MUALLÎ[Ar.] ile MUALLİL[Ar. < İLLET]

( Yücelten, yükselten. İLE Neden, bahane ileri süren, ta'lîl eden. )


- MUALLİM[Ar. < İLM] değil/yerine/= ÖĞRETMEN

( Tâlim eden, öğreten, öğretmen, hoca. )


- MUALLİM-İ EVVEL ile/ve/<> MUALLİM-İ SÂNÎ

( Aristoteles. İLE/VE/<> Fârâbî. )


- MUAMELE ETMEK/– MUAMELESİ ETMEK değil/yerine/= DAVRANMAK/–GİBİ DAVRANMAK


- MUÂMELE[Ar.] değil/yerine/= İŞLEM, DAVRANIŞ


- MUAMELE ve/<> MUHASEBE


- MUAMELE ve MUKABELE


- MUAMELE ile/ve/<> MÜKÂŞEFE

( Günlük yaşamın gerekleri/davranışları hakkındaki bilgilerin bilinmesi. İLE/VE/<> Manevi bilgilerin derinliğine ulaşma bilgisi. | Hakikat ehline, Allah sırlarının görünmesi, tevhîd delilleriyle halkta Hakk'ı görmek. | Meydana çıkarma. )


- MUÂMELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RİCA


- MUAMMA'LARDA: Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler.

( elif: ah, boy, burun, kişi, ok, samanyolu, yol.
cîm: kakül, zülf.
dâl: boy, zülf.
râ: boy, hançer, kaş, kılıç.
sîn: diş, tarak.
sad: göz.
'ayın: göz, nal.
lâm: boy, tuzak, zülf.
mîm: ağız, yüzük, zerre.
nûn: boy, devat, hilâl, kâse, kaş, tırnak izi, yay.
hâ: ağız, ay, göz, yanak.
nokta(.): ağız. )


- MUAMMER AKSOY HUKUKÇULAR PARKI :

( Darüşşafaka Mahallesindedir. 563,00 m²'lik bir alanı kaphsamaktadır. 287,00 m²'lik yleşil alanı vardır, 87,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- MUAMMER[Ar. < ÖMR] değil/yerine/= YAŞAYAN, YAŞAMIŞ


- MUÂNAKA[< UNK]: BİRBİRİNİN BOYNUNA SARILMA, SARMAŞMA, KUCAKLAŞMA -<


- MU'ÂRAZA[Ar.] ile İCRÂU'L-İLLET Fİ'L-MA'LÛL[Ar.]


- MU'ÂRAZA[Ar.] ile İLZÂM[Ar.]


- MU'ÂRAZA[Ar.] ile KALBU'L-MES'ELE[Ar.]


- MUAREFE[Ar.] değil/yerine/= TANIŞMA, TANIŞIKLIK


- MUARRİF[ÂRİF] ile MUARREF[ÂRİF]

( Tanımlayan. İLE Tanımlanan. )

( Tarif eden, etraflıca anlatan, bildiren. | Cami ve tekkelerde hayır sahiplerinin adlarını sayan ve dua eden müzezzin ya da derviş. İLE Tarif edilmiş, etraflıca bildirilmiş. | Bilindik, belirli, bilinen. | Harf-i tarif. | Sınırlı. )


- MUÂSARA/T[Ar. < ASR] ile MUHASARA[Ar. < HASR] ile MUÂSERE[Ar.]

( Çağdaşlık, başkalarıyla bir yüzyılda yaşamış bulunma. İLE Kuşatma, etrafını çevirme. İLE Güçlük. | Fakirlik. )


- MUÂSIR[Ar. < ASR] ile MUHÂSIR[Ar. < HASR]

( Çağdaş. İLE Kuşatan, saran. )

( ... avec ASSIÉGEANT )


- MUÂTTAL[Ar. < ATAL] ile MUATTAR[Ar. < ITR]

( Bırakılmış, tâtil edilmiş. | Kullanılmaz, battal. | Boş, işsiz. İLE Hoş kokulu, ıtırlı. | Ünlü bir lâle. )


- MUAVİYE'NİN "DİNİ" ile/değil/yerine (Hz.) MUHAMMED'İN DİNİ


- MUAYEDE[Ar.] değil/yerine/= BAYRAMLAŞMA


- MUÂYEDE ile MEDHAL[< DUHÛL]/METHAL

( Bayramlaşma. İLE Bir betiğin başında ayrıca yer alan, yapıtı ve içindeki konuları açıklayıcı bölüm, başlangıç, giriş, takdim, girizgâh. )


- MUÂYENE[Ar. < MUÂVENET] ile MUAYYEN/E[Ar. < AYN]

( Gözden geçirme, yoklama. İLE Belirli. | Kararlaştırılan. )


- MUAYENE ile İNCELEMEK ile DENETÇİ

( EXAMINATION vs. EXAMINE vs. EXAMINER )

( آزمايش ile آزمون ile محک ile معاينه ile آزمايه ile تجزيه ile امتحان ile بررسي کردن ile آزمون کردن ile تجزيه کردن ile مورد بررسي قرار دادن ile ممتحن ile امتحان کننده ile آزمونگر )

( AZMAYSH ile AZMON ile MOHAK ile معاينه ile AZMAYYEH ile TAJZYYEH ile EMTAHAN ile BARRESY KARDAN ile AZMON KARDAN ile TAJZYYEH KARDAN ile MOORD BARRESY GHARAR DADAN ile MOMTAHN ile EMTAHAN KONANDEH ile AZMONGAR )


- MUAYENE ile MUAYENECİ


- MUAYYEN[Ar.] değil/yerine/= BELİRLİ

( Belirli, tâyin edilmiş. | Kararlaştırılan. )


- MUAYYEN ile/||/<> MÜSTATÎL ile/||/<> MURABBA ile/||/<> MÜSELLES ile/||/<> MÜSEDDES ile/||/<> MUHAMMES ile/||/<> KESÎRU'L-EDLÂ ile/||/<> MUNHARİF

( Eşkenar dörtgen. İLE/||/<> Dikdörtgen. İLE/||/<> Kare. İLE/||/<> Üçgen. İLE/||/<> Altıgen. İLE/||/<> Beşgen. İLE/||/<> Çokgen. İLE/||/<> Yamuk. )


- MUAZZAM[Ar.] değil/yerine/= KOCAMAN/KOSKOCA/KOSKOCAMAN


- MUAZZAM ve/<> MUNTAZAM


- MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN


- MÜBÂADE/T[Ar. < BU'D] >< MÜBÂALE[Ar.]

( İki kişinin birbirinden uzaklaşması. | Birbirini sevmeyip soğuk ve uzak durma. İLE Cilveleşme, oynaşma. )


- MÜBÂDİL[Ar. < BEDEL] ile MÜBÂDİR[Ar. < BÜDÛR]

( Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş, mübâdele olunmuş. | Türkiye'den gönderilen Rumlar'a karşı Yunanistan'dan gelen Türkler'e verilen bir ad. İLE Bir işe hemen girişen. )


- MÜBAHASE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA


- MUBÂHÂT[Ar. < BAHÂ] değil/yerine/= PARLAKLIK, ÖVÜNME, GURURLANMA


- MUBAHHAL[Ar.] ile MUBAHHAR[Ar. < BUHÂR]

( Eli sıkı, cimri, pinti, bahîl. | Tebhîl olunmuş. İLE Buharlaşmış, buhar durumuna geçmiş. | Tütsülenmiş. )


- MÜBÂNE[Ar. < BEDEL] ile MÜBÂREE[Ar. < BER]

( [eskiden] Talâk-ı bâinle boşanmış olan kadınlar. İLE Kadın ve erkeğin, birbirinden alacaklı ve verecekli olmamak üzere nikâhı bozmaları. )


- MÜBÂREK[< BEREKET] değil/yerine/= VERİMLİ/KUTLU

( BEREKETLİ, FEYİZLİ | UĞURLU, HAYIRLI, MUTLU, KUTLU )


- MÜBAREK RAMAZAN ve MÜBAREK 11 AY


- MÜBAREK değil/yerine/= KUTLU


- MÜBAREK/LİK ile MÜBAREK AY ile MÜBAREK GÜN ile MÜBAREK OTU


- MÜBAŞERET[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİM

( Bir işe başlama. )


- MÜBAŞİR[Ar.] değil/yerine/= ÇAĞRICI


- MÜBAYAA ile MÜBAYAACI/LIK


- MUBAYAA[Ar. < BEY] değil/yerine/= SATIN ALMA


- MÜBÂYENET[Ar.] değil/yerine/= ÇELİŞKİ

( Bir şeyin, kendinden başka bir şey olmaması. )


- MÜBAYENET[Ar.] değil/yerine/= UYUŞMAZLIK


- MÜBDİ'[Ar.] ile MÜBTEDİ'[Ar.]


- MÜBERKA[Ar.] ile MÜBERKAA[Ar.]

( Yüzü peçeyle örtülü, peçeli. İLE Başı beyaz olan kara, dişil koyun, marye. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. )


- MÜBEŞŞER[< BEŞÂRET] ile ...

( TEBŞÎR OLUNMUŞ, KENDİNE MÜJDE VERİLMİŞ )


- MÜBEŞŞER[Ar. < BEŞÂRET] ile MÜBEŞŞİR[Ar. < BEŞÂRET | çoğ. MÜBEŞŞİRÎN]

( Kendine müjde verilmiş, tebşîr olunmuş. İLE Müjdeci, muştucu, tebşîr eden. | Dört İncil'i yazanlardan biri. )


- MÜBŞER[Ar. < BEŞÂRET] ile MÜBŞİR[Ar.]

( Müjdelenmiş, ibşâr olunmuş. İLE Müjdeleyen, ibşâr eden. )


- MÜBTEDÂ'[Ar. < BED] ile MÜBTEDA'/MÜBTEDE[Ar. < BED]

( Başlangıç, baş. | [dilb.] Özne.[ad tümcelerinde] İLE Aslında yok iken yeni çıkmış olan şey. )


- MÜBTEDEEN ile/ve/||/<> ZORUNLU


- MÜBTEDÎ[Ar. < BED | çoğ. MÜBTEDİÎN, MÜBTEDİYÂN] ile MÜBTEDİ'[Ar. < BED]

( Bir şey öğrenmeye yeni başlayan. Acemi. İLE Yeni bir şey ortaya çıkaran, bir yenilik ortaya koyan. )


- MÜBTELÂ'[Ar. < BEL] ile MÜBTELA[Ar. < BELÂ] ile MÜBTENÂ/MÜBTENÎ[Ar. < BİNÂ]

( Yutulmuş, yenilmiş. İLE Düşkün, bağımlı.[kötü şeylere] | Tutkun, tutulmuş. İLE Kurulu, kurulmuş olan, ibtinâ eden. | Dayanan. )


- MÜBTELİ'[< BEL] ile ...

( Bir şeyi yutan; yiyen. )


- MÜCÂDELE değil/yerine/= SAVAŞIM/GÜREŞ


- MÜCÂVİR[Ar. MUCÂVİR] değil/yerine/= KOMŞU


- MÜCAVİR ile MÜCAVİR ALAN


- MÜCAZAT[Ar.] değil/yerine/= CEZA VERME

( İşlenen bir suçtan dolayı ceza verme. )


- SULTAN:
MÜCEDDİD ile/ve/||/<> MÜCAHİD


- MÜCELLA[Ar.] değil/yerine/= PARLATILMIŞ/PARLAK


- MÜCERRED[< CERED] değil/yerine/= SOYULMUŞ, ÇIPLAK, TECRÎD EDİLMİŞ | TEK, YALNIZ | KARIŞIK VE KATIŞIK OLMAYAN | YALIN, SOYUT | KENDİ KENDİNE, BEKÂR, YALNIZ YAŞAYAN


- MÜCERRED[Ar. < TECRİBE] ile MÜCERRİD[Ar.]

( Soyulmuş, çıplak, tecrîd edilmiş. | Tek, yalnız. | Karışık ve katışık olmayan. | [dilb./felsefe] Yalın, soyut. | Eski yazıda noktasız harflerle yazılmış manzûme ya da mensûre. | Bekâr. | Yalnız, ancak, fakat. İLE Ayıran, tecrîd eden. | Yalıtkan. )


- MÜCERRED[Ar.] ile TAAZZÜB[Ar. < AZEB] ile TE'EBBÜD[Ar.]

( Tek, yalnız. İLE Evlenmeyip bekâr kalma. İLE Ürküp çekinme. | Evlenmeme. )


- MÜCERRED/YALIN ile/||/<> NÂKIS/MENKÛS/EKSİKLİ ile/||/<> FASİH

( Türemiş ya da bileşik sözcüğe karşıt olarak, kök nitelikli bir anlambirim özelliği taşıyan sözcük. İLE/||/<> Ad ya da eylem çekimine girmekle birlikte ilişkin olduğu veznin tüm biçimlerini içermeyen sözcükler. İLE/||/<> Bozulmamış, öz dile ait sözcük. )


- MÜCEVHER[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ NESNE


- MÜCEVHER ile DEĞERLİ TAŞLARLA SÜSLENMİŞ ile DEĞERLİ TAŞ

( GEM vs. GEMMED vs. GEMMY )

( جواهر نشان کردن ile سنگ گران بها ile جواهر نشان ile پر گوهر )

( JAVANPAR NESHAN KARDAN ile SANG GERAN BACPEHA ile JAVANPAR NESHAN ile پر گوهر )


- MÜCEVHER ile KUYUMCU ile MÜCEVHERLİ ile KUYUMCU

( JEWEL vs. JEWELER vs. JEWELLED vs. JEWELLER )

( گهر ile زيور ile گوهر ile سنگ گرانبها ile جواهر ile جواهر فروش ile گوهر فروش ile جواهري )

( گهر ile زيور ile GOUSAR ile SANG GERANBEHYA ile JAVANPAR ile JAVANPAR FOROSH ile GOUSAR FOROSH ile JAVANPARY )


- MÜCEVHER ile MURASSA[Ar.]

( ... İLE Değerli taşlarla bezenmiş, mücevherle süslenmiş. )


- MÛCİBUN Bİ'Z-ZÂT ile/ve FAİL-İ MUHTAR, KÂDİR-İ MUTLAK

( Filozoflar[Hukema] için. İLE Kelâmcılar[Mütekellimin] için. )

( Mutasavvıf için: Zâhirde Fail-i Muhtar, Kâdir-i Mutlak; Bâtında Mûcibin bi'z-Zât. )


- MUCİP SEBEP değil/yerine/= GEREKÇE