Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(81/148)


- KOENZİM/COENZYME[İng.] değil/yerine/= EŞENZİM


- COENZYME[İng.] / COENZYME[Fr.] / COENZYM, COFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOENZİM


- KOEVRİM ile/||/<> PARALEL EVRİM

( Koevrim karşılıklı, paralel bağımsız benzer evrimdir )

( Formül: Çiçek-böcek İLE bağımsız )


- COESITE[İng.] ile/değil/yerine/= KOEZİT


- KOFALMAK ile/ve/||/<>/> KOFALAK

( Gururlanmak, övünmek. | Şişmek, genişlemek. | Azalmak. İLE/VE/||/<>/> Gururlu, çalımlı. | İçi boş, kof[: kuruyarak ya da çürüyerek içi boşalmış olan]. )


- KOĞUŞ ile BAŞALTI

( ... İLE Gemilerde tayfa ve erlerin ön güverte altındaki koğuşları. )


- KOHERANS/COHERENCE[İng.] değil/yerine/= EŞ EVRELİLİK | TUTARLILIK


- KOHEZYON/COHESION[İng.] değil/yerine/= YAPIŞMA, KAYNAŞMA, BÜTÜNLEŞME


- COHESION[İng.] / COHESION[Fr.] / KOHÄSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHEZYON


- KOHLRAUSCH METHOD[İng.] / MÉTHODE DE KOHLRAUSCH[Fr.] / KOHLRAUSCH-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHLRAUSCH YÖNTEMİ


- COINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT CONDENSE[Fr.] / KOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOİNSİDANS DEVRESİ


- KOJIC ACID[İng.] / ACIDE KOJIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOJİK ASİT


- KOJİKİ ile/ve/||/<>/> NİNŞOKİ

( Japon temel kaynakları. İLE/VE/||/<>/> Bu kaynakların açıklamaları/tefsirleri. )


- COKE OVEN GAS[İng.] / GAZ DE COCERIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOK FIRINI GAZI


- KOKSGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= KOK FİRİNİ GAZI


- KÖK HÜCRE KAYNAKLARINDA:
EMBRİYONİK ile/ve/||/<> FETAL ile/ve/||/<> ERİŞKİN


- CEZİR[Osm.] / RADICAL[İng.] / RADICAL[Fr.] / RADICAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖK, RADİKAL


- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI


- KÖK ile SONRAKİ KULLANIMI

( ROOT vs. USING FURTHER )


- KÖK ile TÜREMİŞ

( ROOT vs. DERIVE )


- COCAINE[İng.] / COCAINE[Fr.] / COCAIN, KOKAIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKAİN


- KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK

( 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır. )

( Uzunlukları 12 – 51 cm. (+7 –41 cm. kuyruk) ve ağırlıkları 0,2 - 4,5 kg. olur. Renkleri siyah ya da kahverengi, üzerilerinde beyaz şeritleri ya da benekleri olur. Gövdeleri, zarif ve uzun, bacakları kısa ve kuyrukları çok püsküllü olur. Kazmak için kullandığı ön ayaklarının tırnakları çok uzun ve kıvrıktır. Çoğu türün burnu uzun, gözleri ve kulakları küçük olur. )

( En önemli özellikleri, çok iyi gelişmiş, kötü kokulu bir sıvı üreten anal bezeleridir. Bu kokulu sıvıyı, kendilerini korumak için alti metre bir mesafeye kadar sıçratabilirler. [Anlatılanlara göre bu iğrenç koku, sarımsak, kükürt ve yanık plastik karışımı gibi kokmaktadır.] )

( Hem Amerika'da, hem de Güneydoğu Asya'da yaşarlar. Amerika'daki yayılımları, Kanada'dan Patagonya'ya kadar uzanır. Güneydoğu Asya'da ise Sumatra, Borneo, Cava(Endonezya) adalarından, Filipinler'in güneyine ve Palavan'a kadar uzanır. Yaşam alanı olarak kır, yarı çöl ve çalılık alanlar gibi açık alanları yeğlerler. Fazla ağaçlı ormanları ve sulak alanları sevmezler. )

( Fazla yemek seçmeyen, her şey yiyicilerdir[omnivor]. Daha çok et ile beslenmeyi yeğlerler. Tavşan ve kemiriciler gibi küçük memelileri, kuş, kertenkele, yılan, kurbağa ve böcekleri avlarlar. Bitkisel beslenmeleri kök, meyve ve fındık türlerinden oluşur. )

( Dişi kokarca, 40 ila 65 gün arası süren bir gebelikten sonra genelde 4-5 [nadir olarak 16] yavru dünyaya getirir. Yavrular, ilk başta kör ve çıplaktır ama çok çabuk büyür. 35 gün sonra yürümeye başlarlar, iki ay sonra emzirilmeleri bırakılır ve yarım ya da bir yıl sonra yuvadan uzaklaşıp kendileri üreyebilecek bir olgunluğa ulaşır. Yaşamları, doğada 5-6 yıldır. )

( ZIRBÂN ile ... ile ... ile ... )

( POLECAT[< Fr. POULE CHAT: Tavuk kedisi.]/SKUNK vs. SKUNK vs. ... vs. ... )

( MUSTELA PUTORIUS | MEPHITIS cum MEPHITIS MEPHITIS cum CONEPATUS cum MYDAUS )


- KOKARCA <> OSURGAN BÖCEĞİ

( ... İLE Kendini, çıkardığı pis bir koku ile savunan bir böcek. )

( ... cum BRACHYNUS CREPITANS )


- KOKARCA ile SANSAR

( ... vs. MARTEN )

( ... cum MARTES )


- KOKART ile KOKARCA ile KOKARTLI ile KOKARTSIZ ile KOKAR AĞAÇ


- KÖKEN DİLLER ile/ve/<> UZLAŞIMSAL DİLLER ile/ve/<> DAVRANIŞSAL DİLLER ile/ve/<> İMGESEL DİLLER ile/ve/<> KURMACA DİLLER ile/ve/<> BİÇİMSEL DİLLER


- KÖKENLENMEK ile KÖKEN ile KÖKENLİ ile KÖKENSEL ile KÖKENSİZ/LİK ile KÖKEN BİLİMİ ile KÖKEN BELGESİ ile KÖKEN BİLGİSİ ile KÖKEN BİLİMCİ ile KÖKEN BİLİMSEL


- KOKLAŞARAK/KOKLAŞA KOKLAŞA ile/değil KONUŞARAK/KONUŞA KONUŞA


- KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK


- KOKOREÇ ile KOKOREÇÇİ/LİK


- KOKOROZ ile KOKOROZLANMAK

( Mısır. | Sivri uçlu, uzun şey. | [argo] Çirkin. İLE Göz korkutmak, meydan okumak. )


- KOKOROZLANMAK ile KOKOROZ


- KÖKSAP, RİZOM = SÂK-I ZÂHİF = RHIZOME

( Süsende olduğu gibi her yıl kök süren ve yer üstüne sap çıkaran, çok yıllık yer altı gövdesi. )


- KÖKTEN ile KÖKTENCİ/LİK ile KÖKTEN DİNCİ/LİK ile KÖKTEN SÜRME ile KÖKTEN ÇİÇEKLİ


- KÖKTENCİLİK = CEZRİYE = RADICALISM[İng.] = RADICALISME[Fr.] = RADIKALISMUS[Alm.] = RADICALMENTE[İsp.]


- KOKTEYL[İng. < COCKTAIL] değil/yerine/= YİYİMLİK-İÇİMLİK | KARIŞIM


- KÖKTÜRK ile KÖKTÜRKÇE


- ODORIMETRY[İng.] / ODORIMÉTRIE[Fr.] / ODORIMETRIE, GERUCHSMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ÖLÇME TEKNİĞİ


- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ


- KOKU ve/<> KAŞINTI


- KOKU ile KOKULAR ile KOKULU

( FRAGRANCE vs. FRAGRANCES vs. FRAGRANT )

( شميمه ile عطر ile نکهت ile روائح ile سمنبر ile معطر ile بويا ile خوشبو )

( شميمه ile ATR ile نکهت ile روائح ile سمنبر ile MOATR ile بويا ile KHOSHBOO )


- KÖKÜNÜ KAZIMAK ile YOK ETME

( EXTIRPATE vs. EXTIRPATION )

( بکلي نابود کردن ile ريشهکن کردن ile ريشه کني )

( BEKLY NABUD KARDAN ile RYSHEEKAN KARDAN ile RYSHEH KONY )


- KOL KEMİĞİ(HUMERUS) ile/ve/||/<> UYLUK KEMİĞİ(FEMUR)

(

Kol Kemiği ile Uyluk Kemiği arasındaki FaRkLaR

İnsan İskelet Düzeninin İki Önemli Uzun Kemiği

Özellik Humerus Femur
TEMEL ÖZELLİKLER
Tanım Üst bölümün en uzun kemiği Gövdenin en uzun ve en güçlü kemiği
Konum Üst bölüm (kol) Alt bölüm (bacak)
Uzunluk 30 - 35 cm 40 - 50 cm
Ağırlık Hafif En ağır kemik
Kalınlık İnce yapılı Kalın ve masif
ANATOMİK YAPILAR
Proksimal Uç Caput humeri (yarım küre biçiminde) Caput femoris (2/3 küre biçiminde)
Boyun Yapısı Anatomik ve cerrahi boyun Belirgin boyun (kollum femoris)
Baş-Gövde Açısı 130 - 150° 125 - 130°
Özel Çıkıntılar Büyük tüberkül, Küçük tüberkül, Deltoid tüberkül Büyük trokanter, Küçük trokanter
Gövde Özellikleri Spiral oluk (radial sinir için) Linea aspera (kas yapışma yeri)
Distal Uç Kapitulum, Troklea Medial ve Lateral kondil
EKLEM İLİŞKİLERİ
Proksimal Eklem Omuz eklemi (skapula ile) Kalça eklemi (pelvis ile)
Distal Eklem Dirsek eklemi (radius ve ulna ile) Diz eklemi (tibia ve patella ile)
Hareket Genişliği Omuzda çok yönlü, Dirsekte tek düzlem Kalçada sınırlı çok yönlü, Dizde tek düzlem
İŞLEVSEL ÖZELLİKLER
Birincil İşlev Hareket ve manipülasyon Ağırlık taşıma ve yürüme
Yük Taşıma Minimal Tüm gövde ağırlığı
Kas Bağlantıları Deltoid, Biceps, Triceps, Rotator cuff Gluteuslar, Quadriceps, Hamstringler, Adduktörler
KLİNİK ÖNEM
Kırık Sıklığı Orta Yaşlılarda çok yüksek
Kırık Nedenleri Düşme, direkt travma Yüksek enerjili travma, osteoporoz
Sinir Hasarı Riski Radial sinir hasarı Siyatik sinir (nadir)
Kan Kaybı Riski Düşük 1 - 2 litre
İyileşme Süreci Nispeten hızlı Uzun (özellikle yaşlılarda)
Protez Cerrahisi Daha az sıklıkta Çok sık (kalça protezi)
BENZERLİKLER
Kemik Tipi İkisi de uzun (tübüler) kemiktir
Doku Yapısı İkisi de kompakt ve spongioz kemik içerir
Kemik İliği İkisi de kırmızı kemik iliği içerir (kan gözesi üretimi)
Gelişim İkisi de endokondral ossifikasyon ile gelişir
Anatomik Bölümler İki kemik de baş, boyun, gövde ve kondiller içerir
30 - 35 cm
Humerus Uzunluğu
40 - 50 cm
Femur Uzunluğu
%25
Boy Uzunluğuna
Katkı (Femur)
2
Toplam Kemik Sayısı
)


- KOL SENTIR/CALL CENTER değil/yerine/= ÇAĞRI MERKEZİ


- KOLA ile KOLA ile KOLAGİLLER

( Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. | Kâğıt ya da bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. | Kolalama. İLE Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. [Lat. COLA ACUMINATA] | Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir nesneyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılan, yararsız ve zararlı "içecek". İLE Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki ailesi. )


- COLLAGEN[İng.] / COLLAGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLAJEN


- KOLLAGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLAJİN


- CHOLANE[İng.] ile/değil/yerine/= KOLAN


- KOLAN ile KOLANCI

( Dokuma, kenevir vb. nesnelerden yapılan, yassı ve enlice bağ. | İplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak. İLE Yedekçi. )


- KOLANIN[İng.] ile/değil/yerine/= KOLANİN


- KOLANYA değil KOLONYA[İt. < COLONIA]

( İçinde limon, lavanta vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir nesne. )


- KOLAY OLMAYAN:
UYUYANI UYANDIRMAK değil UYUMA TAKLİDİ YAPANI UYANDIRMAK


- KOLAY OLMAYAN/ZOR "YAŞAM" İÇİN ile/değil/yerine/>< KOLAY YAŞAM İÇİN

( "Kolay/kısa seçimler/sonuçlar". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kolay/kısa olmayan seçimler/süreçler. )


- KOLAY "YOL/YÖNTEM" ile/ve/değil/yerine/||/></< KOLAY OLMAYAN YOL/YÖNTEM

( [Yaşamı ...]
Zorlaş[tır]ır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>


- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR

( EASY vs. EASY CHAIR vs. EASY LISTENING vs. EASY MONEY vs. EASY PACED vs. EASY TO COLLECT vs. EASY TO PASS vs. EASY YET DIFFICULT TO IMITATE )

( روان ile سهل ile کاري ندئرد ile بي زحمت ile آسان ile بدون درد سر ile بي درد سر ile صندلي راحتي ile آهنگ ملايم ile سودبادآورده ile راهوار ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )

( RAVAN ile SONPAL ile KARY NADAERD ile BEY ZAHMAT ile ASAN ile BEDON DARD SAR ile BEY DARD SAR ile SANDELY RAHATY ile AHANG MOLAYM ile SOODBADAVARDEH ile RANPAVAR ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )


- KOLAY ile/ve/||/<> KOLAYCA ile/ve/||/<> KOLAYCACIK ile/ve/||/<> KOLAYLAMAK

( Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı. | Kolaylık. | Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. İLE Oldukça kolay. | Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. İLE Çok kolay. | Çok kolay bir biçimde: İLE Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. )


- KOLAY ile/ve SIRADAN

( EASY vs./and ORDINARY )


- KOLAYCA ile KOLAYCA PİŞİRİLİR ile KOLAYCA SİNDİRİLEBİLİR ile KOLAYCA BULUNDU ile KOLAYCA ELDE EDİLEBİLİR ile KOLAYCA KIRGIN ile KOLAYCA DAMGALANMIŞ ile KOLAYCA ANLAŞILDI ile KOLAYLIK

( EASILY vs. EASILY COOKED vs. EASILY DIGESTIBLE vs. EASILY FOUND vs. EASILY OBTAINABLE vs. EASILY OFFENDED vs. EASILY STAMPEDED vs. EASILY UNDERSTOOD vs. EASINESS )

( بي دردسر ile راحت ile باساني ile براحتي ile پزا ile زودپذ ile سهل الهظم ile زودياب ile سهل الحسول ile زودرنج ile رموک ile سهل الادراک ile راحتي )

( BEY DARDASAR ile RAHAT ile باساني ile BARAHATY ile پزا ile زودپذ ile SONPAL ELAHAZAM ile ZUDYAB ile سهل الحسول ile ZUDARANJ ile رموک ile سهل الادراک ile RAHATY )


- KOLAYCILIK ile/ve/||/<> KAÇIŞ


- KOLAYCILIK ile/ve/değil/<> TESLİMİYET


- KOLAYCILIK ile/değil/yerine/>< YARDIM GEREKSİNİM EŞİĞİ


- KOLAYLAMAK ile KOLAYLANMAK ile KOLAYLAŞMAK ile KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRILMAK ile KOLAY/LIK ile KOLAYCA ile KOLAYCI/LIK ile KOLAY KOLAY


- ANNE/LİK/TE:
KOLAYLAŞTIRICI/LIK ile/değil/yerine/>< DÜZENLEYİCİ/LİK

( [Yaklaşım] Esnek ve destekleyici. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Katı ve kurallara dayalı.

[Amaç] Çocuğun özgüvenini ve bağımsızlığını artırmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğun disiplinli ve sorumlu bir birey olmasını sağlamak.

[Destekleyici Rol] Çocuğun ilgi ve yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğa net sınırlar ve beklentiler koymak.

[Özgüven] Çocuğun kendine güvenini artırmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğa sorumluluklar vererek güvenli bir çerçeve sağlamak.

[Bağımsızlık] Çocuğun kendi kararlarını almasına olanak tanımak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğun belirli kurallara ve sorumluluklara uymasını sağlamak.

[Disiplin ve Kurallar] Daha az vurgu. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Belirli bir düzen ve disiplin içinde yetiştirme.

[Net Beklentiler] Esneklik gösterme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuklardan ne beklendiğini açıkça belirtme.

[Sorumluluk] Çocuğun sorun çözme becerilerini geliştirmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğa belirli görevler ve sorumluluklar verme. )

( [Annelik] Bir gelişim aşaması. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir rol.

[Annelik] Kendini gerçekleştirme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşama geçici bir ara vermek.

[Annelik] İdealize edilmiş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görülen.

[Öznel deneyim] Uyarıcı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tüketici.

[Rol dağılımı] Anneliğin sıradüzeni. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Eş ile eşitlik.

[Kimlik] Anne. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birey.

[Anne bakımı] İçgüdüsel. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Edinilen.[Doğru yöntemleri uygulamak]

[Yönetim] Sezgisel doğaçlama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alışılagelmişleri önemsemek.

[Hedef] Kendiliğindenlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Öngörülebilirlik.

[Bebeğin imgesi] Savunmasız, iyi huylu. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü, doyumsuz.

[Oryantasyon] En iyisini bebek bilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En iyisini yetişkin bilir.

[Anne-bebek] Karşılıklı memnuniyet. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gereksinim bakışımsızlığı.

[Annenin işlevi] Vezgeçilmez. Tam zamanlı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başka biri tarafından da gerçekleştirilebilir. )

( Çocuğun bireysel gelişimini desteklemeyi, bağımsızlık kazanmasını desteklemeyi ve onların özgüvenini artırmayı amaçlar.
[Bu yaklaşımda anneler, çocuklarının kendi kararlarını almalasına, sorun çözme becerilerini geliştirmesine ve kendi yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olur.]

[Destekleyici Rol] Anneler, çocuklarının ilgisini ve yeteneklerini keşfetmesi için onları destekler.

[Özgüven] Çocukların kendine güvenini artırmak için teşvik edici bir ortam sağlar.

[Bağımsızlık] Çocukların kendi kararlarını almasına ve sorunları çözmesine olanak tanır.

İLE/DEĞİL/YERİNE/><

Çocukların belirli kurallara ve disiplin çerçevesine uygun biçimde yetiştirilmesini hedefler. Bu yaklaşımda anneler, çocuklarına net sınırlar ve beklentiler koyar ve bu kurallara uyulmasını sağlar. [Disiplin ve Kurallar] Çocukların belirli bir düzen ve disiplin içinde yetişmesini sağlar.

[Net Beklentiler] Anneler, çocuklardan ne beklendiğini açıkça belirtir ve bu beklentilere uyulmasını denetler.

[Sorumluluk] Çocukların sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesi için belirli görevler ve sorumluluklar verir. )

( [Yaklaşımlar] Daha esnek ve destekleyici bir yaklaşımla çocuğun bireysel gelişimini ön planda tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha katı ve kurallara dayalı bir yaklaşımla çocuğun toplumsal düzene ve disipline uygun biçimde yetişmesini hedefler.

[Amaçlar] Çocuğun özgüvenini ve bağımsızlığını artırmayı amaçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocuğun disiplinli ve sorumlu bir birey olmasını sağlamayı hedefler.

[Yöntemler] Çocukların kendi kararlarını alması teşvik edilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocukların belirli kurallara ve sorumluluklara uymaları sağlanır.

[Çocuk Üzerindeki Etki] Çocukların yaratıcılıklarını ve sorun çözme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çocukların daha disiplinli ve düzenli bireyler olarak yetişmesini sağlar. )

( MOTHER:
[not] FACILITATOR vs./but/>< REGULATOR
REGULATOR instead of FACILITATOR )


- KOLAYLAŞTIRMAK ile İRTİFAK HAKKI

( EASE vs. EASEMENT )

( سهولت ile آسودگي ile آساني ile ارتفاق )

( SEVVALAT ile ASOODEGY ile ASANY ile ERTAFAGH )


- GÜÇ/DAYANIKLILIK/DENGE:
KOL/DA ile/ve/değil/||/<>/< BACAK/TA

( Yüzmede[özellikle suyun üstünde durmada], tutunma ve tırmanmada kolun gücüne değil bacakların gücüne ve olanaklarına yönelmek/odaklanmanın önceliği ve farkındalığı... )


- KOLDAŞ = İŞ ARKADAŞI


- KÖLE ile/değil CERAHOR


- KÖLE ile/değil/yerine GÖNÜLLÜ "KÖLE"


- KÖLELEŞMEK ile KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLE/LİK ile KÖLECİ ile KÖLELİ ile KÖLESİZ ile KÖLELİK DÜZENİ


- KÖLELEŞTİRENLER:
"SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "BEĞENİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "TAKDİR EDİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"


- [ne yazık ki]
KÖLELİK ile/ve/||/<>/> BORÇ KÖLELİĞİ


- KÖLE/LİK ile/ve ŞAŞKIN/LIK


- [ne yazık ki]
!KÖLEMEN ile !KARAVAŞ

( Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. | Birinin sahip olduğu köle ya da karavaş. İLE Savaşta tutsak edilen ya da satın alınan kadın köle. )


- KOLESİSTEKTOMİ ile/||/<> KOLELİTİAZİS

( Safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılması işlemi. İLE/||/<> Safra kesesinde taş oluşumu. )


- CHOLESTEROL[İng.] / CHOLESTÉROL[Fr.] / CHOLESTRIN, GALLENFETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLESTEROL


- KOLESTEROL'DE:
İDEAL ile KABUL EDİLEBİLİR ile SINIRDA YÜKSEK ile YÜKSEK

( 180 altı. İLE 180 - 199 İLE 200 - 219 İLE 220 üstü. )


- COLLIGATIVE PROPERTY[İng.] / COLLIQUATIF PROPRIETÉ[Fr.] / KOLLIQUATIVE EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİGATİF ÖZELLİK


- KOLİK[Fr. < COLIQUE] değil/yerine/= SANCI

( Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda, aralıklı duyulan güçlü sancı. )


- KOLİT[Fr. < COLITE] ile/ve/||/<> ANTERİT[Fr. < ANTERITE]

( Kalın bağırsak yangısı/iltihabı. İLE/VE/||/<> İnce bağırsak yangısı/iltihabı. )


- KOLKOLA" değil KOL KOLA


- KOLLİGATİF ÖZELLİK ile/||/<> KİMYASAL ÖZELLİK

( Kolligatif sayıya, kimyasal yapıya bağlıdır )

( Formül: Kaynama noktası yükselmesi )


- KOLLİGATİF ÖZELLİK ile/||/<> YOĞUN ÖZELLİK

( Kolligatif parçacık sayısına, yoğun madde miktarından bağımsız. )

( Formül: ΔTf İLE yoğunluk )


- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> ÇÖZELTİ KİMYASI

( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Çözeltilerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> EMÜLSİYON KİMYASI

( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Emülsiyonların kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> SÜSPANSİYON KİMYASI

( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Süspansiyonların kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> YÜZEY KİMYASI

( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Yüzeylerdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- KOLLOİD ile ÇÖZELTİ

( Bir nesnenin öteki nesne içinde dağılmasıyla oluşan ve ara evrede bulunan karışım. İLE Bir nesnenin öteki nesne içinde homojen olarak çözünmesiyle oluşan karışım. )


- KOLLOİD ile SÜSPANSİYON

( Çok küçük parçacıkların sıvıda dağılmış olduğu karışımlar. İLE Büyük parçacıkların sıvıda asılı kaldığı karışımlar. )


- COLLOIDAL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= KOLLOİDAL TANECİK


- KOLLU ile KOLLUK ile KOLLUK KUVVETİ


- KOLMOGOROV İLE COX İLE DE FİNETTİ ile/||/<> OLASILIK AKSİYOMLARI

( Olasılık kuramınin farklı temelleri. )

( Formül: P(Ω) = 1 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) if A∩B = ∅ )


- KOLOFAN[Fr. < COLOPHANE] ile KOLOFAN

( Hidratlı doğal kalsiyum sülfat. İLE Çam sakızının damıtılmasıyla oluşan, saydam, sarı renkli reçine. [Anadolu'da bir Lidya kentinin adından] )


- KOLOİDAL ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ

( Koloidal çözeltilerde parçacıklar 1-1000 nm arası, gerçek çözeltilerde moleküler boyutta )

( Graham tarafından 1861 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1869) (Ülke: İskoçya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Graham yasası, kolloid kimyası) )


- COLOMAL[İng.] ile/değil/yerine/= KOLOMAL


- KOLOMBİYUM = NİYOBYUM[Fr. < NIOBIUM]

( Atom numarası 41, atom ağırlığı 92,91, yoğunluğu 8,57 olan, oksijen, kükürt, klor vb.nesnelerle birleşikler veren bir öğe. [simgesi Nb] )


- KOLOMBO ile KOLOMB

( COLOMBO vs. COLOMBUS )

( کلمبو ile کلمبوس )

( KALAMBO ile KALAMBOS )


- KOLON[Fr. < COLONNE] ile KOLON[Fr. < CÔLON]

( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE Kalın bağırsağın gödenden önceki bölümü. )


- KOLON[Fr. < COLONNE] ile/değil HOPARLÖR[Fr. < HAUT-PARLEUR < HAUT: Yüksek < Lat. ALTUS(> İt. ALTO) + PARLEUR: Konuşan.(Fr. PAROLE: Söz. > PAROLA: Gizli söz/cük. PALAVRA[< PALABRA])]

( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE/DEĞİL Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aygıt. | Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren aygıt. )


- KOLON KANSERİ ile/||/<> REKTUM KANSERİ

( Kalın bağırsağın kolon bölümünde olağandışı göze büyümesi ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Kalın bağırsağın rektum bölümünde olağandışı göze büyümesi ile ilişkili bir kanser türü. )


- KOLON ile KOLON KANSERİ ile SÖMÜRGELEŞTİRMEK

( COLON vs. COLON CANCER vs. COLONIZE )

( دونقطه ile نشان دونقطه ile سرطان روده بزرگ ile استعمار کردن )

( DONGHTEH ile NESHAN DONGHTEH ile SARTAN RUDEH BOZORG ile ESTEMAR KARDAN )


- KOLON ile SÜTUNLU ile SÜTUNSUZ

( COLUMN vs. COLUMNAR vs. COLUMNLESS )

( ستون ile عمود ile ستوني ile بي ستون )

( SETON ile AMUD ile SETONY ile BEY SETON )


- KOLONYALAMAK ile KOLONYALANMAK ile KOLONYA ile KOLONYAL ile KOLONYALI ile KOLONYASIZ ile KOLONYALİST ile KOLONYALİZM ile KOLONYAL ŞAPKA ile KOLONYALI MENDİL


- KOLORDU ile CESETLER ile CESET BENZERİ ile SIHHİYE GÖREVLİSİ

( CORPS vs. CORPSES vs. CORPSLIKE vs. CORPSMAN )

( سپاه ile اجساد ile جسدوار ile سپاهي ile پزشکي ارکشتي )

( SEPAH ile AJSAD ile جسدوار ile سپاهي ile PEZESHKY ARKESHTY )


- COLORIMETRIC ANALYSIS[İng.] / KOLORIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ


- COLORIMÉTRIQUE ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME


- KOLTUKLAMAK ile KOLTUKLANMAK ile KOLTUK/LUK ile KOLTUKLU ile KOLTUKÇU/LUK ile KOLTUK ALTI ile KOLTUK GÖZÜ ile KOLTUK KAPISI ile KOLTUK TAKIMI ile KOLTUK DEĞNEĞİ ile KOLTUK DÜŞKÜNÜ ile KOLTUK KAVGASI ile KOLTUK MEYHANESİ ile KOLTUK DÜŞKÜNLÜĞÜ


- KOMANDO ile KOMANDO ER


- COMATIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KOMANİK ASİT


- KOMBİ ile KOMBİLİ ile KOMBİNASYON


- KOMBİNA[Fr. < COMBINAT] ile KOMBİNE[Fr. < COMBINE]

( Birkaç sanayi kuruluşunun tek yönetimde birleşmesi: İLE Toplu. | Bir spor dalında değişik türdeki yarışmaların sonuçlarına göre birleştirilmiş derecelendirme, toplam puana göre değerlendirme. )


- KOMBINE/COMBINED[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK


- KOMBİNE ile/ve/||/<> ENTEGRE


- KOMBİNE ile KOMBİNE BİLET


- KOMEDİ[İng. < COMEDY] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ


- KOMEDYA ile KOMEDYACI


- KOMENSALİZM ile MUTUALİZM

( Komensalizm, bir canlının yarar sağladığı, ötekinin etkilenmediği ilişki türü. İLE Mutualizm, iki canlının karşılıklı yarar sağladığı ilişki türü. )


- KOMİK ile/ve/değil/<> ZAVALLI


- KOMODİN[Fr. < COMMODINE]["KOMİDİN" değil!]/KOMOT ile KOMODOR[Fr. < COMMODORE]

( Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap. İLE Amiral yetkisiyle görevli deniz subayı. | Bir kuruluşa bağlı yolcu gemilerinin en eski kaptanı. )


- KOMPAKSİYON/COMPACTION[İng.] değil/yerine/= KİLITLENME | TAKILMA


- KOMPAKT/COMPACT[İng.] değil/yerine/= SIKI | YOĞUN


- KOMPAKT UZAY ile/||/<> HAUSDORFF UZAYI

( Kompakt her açık örtüden sonlu alt örtü, Hausdorff farklı noktalar ayrılabilir )

( Formül: Heine-Borel teoremi İLE T₂ ayırma aksiyomu )


- KOMPAKT ile/||/<> BAĞLI

( Kompakt her açık örtüden sonlu alt örtü İLE bağlı iki açık ayrık yok. )

( Formül: Cover İLE separation )


- KOMPAKT ile/||/<> NON-KOMPAKT

( Kompakt kümeler kapalı ve sınırlı İLE non-kompakt kümeler bu özelliklerden birini taşımaz )

( Heine tarafından 1872 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )


- KOMPAKT ile SIKIŞTIRMA

( COMPACT vs. COMPACTION )

( فشرده ile فشرده کردن ile فشرده سازي )

( FESHARDEH ile FESHARDEH KARDAN ile FESHARDEH SAZY )


- KOMPARTIMAN ile FAKÜLTE


- KOMPLE değil/yerine TAMAMEN


- COMPLEX ACID[İng.] / ACID COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS ASİT


- COMPLEX COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS BİLEŞİK


- COMPLEX ION[İng.] / ION COMPLEXE[Fr.] / COMPLEX-ION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS İYON


- COMPLEX FORMATION[İng.] / KOMPLEX BILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS OLUŞUMU


- KOMPLEKS ile KARMAŞA/KARMAŞIK


- KOMPLEKS/COMPLEX[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIK | BİRLEŞİM | KARMAŞA


- KOMPLEKSLİ değil/yerine/= ALINGAN


- KOMPLET/COMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM


- KOMPLİKASYON/İHTİLAT değil/yerine/= KARMAŞIKLIK


- KOMPLİMAN[Fr. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.] değil/yerine/= İNCELİK

( Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )


- KOMPLO/TERTİP[Ar.] değil/yerine/= KURMACA


- KOMPLO ile KOMPLOCU/LUK ile KOMPLO KURBANI ile KOMPLO KURAMI


- KOMPONENT/COMPONENT[İng.] değil/yerine/= ÖGE, BİLEŞEN


- KOMPOST ile KOMPOSTO/LUK


- KOMPOZİSYON/COMPOSITION[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİM


- KOMPOZİT/COMPOSITE[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİK


- COMPRAL[İng.] ile/değil/yerine/= KOMPRAL


- KOMPRES/COMPRESS[İng.] değil/yerine/= BASKIT


- COMPTON-MESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPTON ÖLÇERİ


- KOMŞUDA PİŞER ve/||/<>/> BİZE DE DÜŞER


- COAL TAR[İng.] / GOUDRON DE HOUILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR KATRANI


- COAL[İng.] / CHARBON, HOVILLE[Fr.] / KOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR


- KÖMÜR ile KOK[İng. < COKE] ile SÖMİKOK[Fr.]

( Karbonlu nesnelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından ya da çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. İLE Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu nesne bulunan katı yakıt, kok kömürü. İLE Taşkömürünü çok yüksek olmayan sıcaklıkta [500-600 °C'de] damıtarak elde edilen kömür. )


- KÖMÜR ile/ve/değil/< TÜRBİYE

( ... İLE/VE/DEĞİL/< Kömür oluşumunun başlangıcı. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/< Su oranı yüksek ve ısı değeri çok düşüktür. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda arazilerinin %17'si türbiyelerle kaplıdır. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda halkı, zamanında, türbiyelerden, buzdolabı olarak bile yararlanmış. )


- KÖMÜRCÜ BEND (TOPUZ BENDİ) :

( Belgrad Ormanı içindedir. Padişah II. Osman'ın fermanı ile 1620 yılında inşâ edilmiştir. Belgrad Deresi üzerinde yer alan bu bent 10 m yükseklikte olup, 70.000 m³ hazne kapasitesine sahiptir. Kömürcü bent aynı zamanda alabalık balık üretimi içinde kullanılmaktadır. Pikniğe gelenler bu bentte balık avlayabilmektedir. )


- KÖMÜRCÜ SAKASI ile KASIM SAKASI (KENESEKLİ SAKA)

( Her yerde görülebilen sakalara verilen ad. İLE Kasım ayında Karadeniz'den İstanbul'a göç etmiş olan sakalar. )

( GOLDFINCH vs. ... )

( CARDUELIS CARDUELIS cum ... )


- KÖMÜRLEŞMEK ile KÖMÜRLEŞTİRMEK ile KÖMÜRLEŞTİRİLMEK ile KÖMÜR/LÜK ile KÖMÜRCÜ/LÜK ile KÖMÜRLÜ ile KÖMÜRSÜZ/LÜK ile KÖMÜR KALEM


- KOMUTAN ile KOMADA OLMAK

( COMATANT vs. COMATE )

( مايل بجنگ ile ريشه اي )

( MAYLE BEJANG ile RYSHEH AY )


- KOMUTAN/KUMANDAN[Fr. < COMMANDANT] ile MALKOÇ

( ... İLE Osmanlı'da, Akıncılar Ocağı'nın komutanı. )


- KOMUTAN ile MİR[Fars.]

( ... İLE Baş, kumandan, amir. | Bey. )


- KOMÜTATÖR[Fr. < COMMUTATEUR] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ/ANAHTAR


- KONABİLMEK ile KONAKLAMAK ile KONAKLATMAK ile KONAKLAYABİLMEK ile KONAK/LIK ile KONAKÇI/LIK ile KONA GÖÇE ile KONAK YAVRUSU


- KONACAK değil KOYULACAK


- KONAKLAMA YAPILARI ile/ve/||/<> SAVUNMA YAPILARI ile/ve/||/<> KONAKLAMA VE SAVUNMA YAPILARI


- KONAKLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BARINMA


- KONALGA[Moğolca] ile/||/<> KONAK

( Göçebe ve yolcuların yolculuk ya da göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri. İLE/||/<> Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. )


- Konarak, KONUŞ!!!


- KONÇ ile KONÇLU ile KONÇSUZ


- KONDANSASYON POLİMERİZASYONU ile KATILMA POLİMERİZASYONU

( Küçük moleküllerin ayrılmasıyla monomerlerin birleşmesi. İLE Monomerlerin doğrudan birleşmesi. )


- KONDANSATÖR/MEKSEFE değil/yerine/= YOĞUNLAÇ


- KONDISYONEL/CONDİTIONAL[İng.] değil/yerine/= KOŞULLU


- KONDÜKTÖR değil/yerine/= KILAVUZ


- KONDÜVİT/CONDUİT[İng.] değil/yerine/= YAPAY-BİYOLOJİK YOL


- KONFERANS[Fr./İng. < CONFERENCE] değil/yerine/= KONUŞMA/KONUŞTAY


- KONFERANS[Fr.] ile SEMİNER[Fr.]

( CONFERENCE vs. SEMINAR )


- KONFLİKT/CONFLICT[İng.] değil/yerine/= ÇATIŞMA


- KONFOR "ZİNCİRİNİ":
"KORUMAK/SÜRDÜRMEK" ile KIRMAK


- KONFOR[İng. < COMFORT] değil/yerine/= GÖNENCE


- KONFOR ile RAHAT ile RAHATÇA ile YORGAN ile RAHATLATICI

( COMFORT vs. COMFORTABLE vs. COMFORTABLY vs. COMFORTER vs. COMFORTING )

( آسايش دادن ile نعمت ile مايه تسلي ile تسلي دادن ile راحتي ile آسايش ile آسودگي ile مرفه الحال ile آسوده ile راحت ile مرفه ile براحتي ile روتختخوابي ile لحاف ile تسلي بخش )

( ASAYSH DADAN ile NEMAT ile MAYYEH TASLY ile TASLY DADAN ile RAHATY ile ASAYSH ile ASOODEGY ile MARFEH ELHAL ile ASOODEH ile RAHAT ile MARFEH ile BARAHATY ile ROTOKHTKHABY ile LEHAF ile TASLY BAKHSH )


- KONFORMER İLE KONFİGÜRASYON İLE KONSTİTÜSYON ile/||/<> İZOMERİ TÜRLERİ

( Moleküllerin farklı düzenleme biçimleri. )

( Formül: ΔE = RT ln K )


- KONFÜZYON/CONFUSION[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ BULANIKLIĞI


- KÖNGLEK ile KÖNGÜL/KÖNGÜLLÜG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gömlek. İLE Kalp, gönül, akıl. )


- KONGLOMERA[Fr. < CONGLOMERAT] değil/yerine/= YIĞIŞIM


- KONGRE[Fr. < CONGRES] değil/yerine/= KURULTAY


- KONGRÜENS değil/yerine/= EŞLEŞİM


- MAHRÛTÎ RAKKAS[Osm.] / CONICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE CONIQUE[Fr.] / KONISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİK SARKAÇ


- KONİKLER:
ELİPS[Fr. < Yun.]/İHLÎCÎ[Ar.] ile PARABOL[Fr. < Yun.] ile HİPERBOL[Yun.]

( [yörüngelerde][dış merkezlik] 0-1 arasındaysa. İLE 1 ise. İLE 1'den büyük ise.
[dış merkezlik(eccentricity): Odak uzaklığının, yarı-büyük eksene bölünmesi.] )

( Tüm noktalarının, odak denilen, belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan eğri. İLE Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )

( Uzay bilgisi ve araştırmalarının başlangıcı olan, koni kesitleri buluşuyla ünlenen ve Perge'li olan matematikçi Apollonius'a, "Geometrinin Altın Çağının Son Temsilcisi" unvanı verilmiştir.[Koni kesitleri üzerine 8 ciltlik bir kitap yazmıştır.][Ancak ilk dört cildinin kopyaları günümüze kadar gelebilmiştir.][Bergama kralına ithaf ettiği son dört cildin 5., 6. ve 7. ciltleriyse Arapça çevirileriyle günümüze kadar gelebilmiştir. Ne yazık ki, son cilt ise kayıptır.][İbnül Heysem çevirisi olan el yazmaları ve Beni Musa[Musa Oğulları(Muhammed, Ahmed ve Hasan)]'nın (Hilal ve Harran'lı Tabit adlı iki matematikçi yardımıyla), "Kitab-ı Mahrutat" adlı çevirilerdir.(Apollionius'tan bin yıl sonra) Bunlardan biri Süleymaniye Kütüphanesi'nde, biri Oxford'da, öteki ise Tahran'da bulunmaktadır.] )


- KONJONKTİVİTE değil/yerine/= GÖZ YANGISI


- KONJONKTÜR değil/yerine/= TOPLU DURUM/GEÇERLİ DURUM


- CONGRUENT ACIDS AND BASES[İng.] / ACIDE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE SÄUREN UND BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT VE BAZLAR


- CONGRUENT ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT


- CONGRUENT BASE[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE BAZ


- CONJUGATED DOUBLE BONDS[İng.] / LIAISONS DOUBLES CONJUGUÉES[Fr.] / KONJUGIERTE DOPPELBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ÇİFT BAĞLAR


- KONKASÖR[Fr. < CONCASSEUR] ile/ve/||/<> ÇEKİÇ KIRICI ile/ve/||/<> BİLYALI DEĞİRMEN

( Çimento yapımında kullanılan kırıcılar. )


- CONCAVE[İng.] ile/değil/yerine/= KONKAV


- KONKLAV ile PAPA SEÇİM KURULU

( Yeni bir Papa seçmek için toplanmış kardinaller meclisi. )


- KONKUR[Fr. < CONCOURS] değil/yerine/= YARIŞMA


- KONNEKTÖR/CONNECTOR[İng.] değil/yerine/= BAĞLAYICI, BAĞLANTI (DONANIM)


- KONSANTRASYON İLE MOLARİTE İLE MOLALİTE İLE NORMALİTE İLE MOL KESRİ ile/||/<> DERİŞİM BİRİMLERİ

( Çözeltilerde çözünen madde miktarını ifade eden farklı birimlerdir. )

( Formül: M = n/V İLE m = n/mçözücü İLE χᵢ = nᵢ/Σn )


- KONSANTRASYON/CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= GÖZEÇLENME/YOĞUNLAŞMA/DERİŞİM


- DERİŞİM/KONSANTRASYON ile/||/<> MOLALİTE

( Bir çözeltide çözünen nesne oranı. İLE/||/<> Bir kilogram çözücüde çözünen mol sayısı. )


- KONSANTRE/CONCENTRATED[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ | DERİŞİK


- KONSENSÜS/CONSENSUS[İng.] değil/yerine/= UZLAŞMA, | OYDAŞMA


- KONSENSUS[KONSENSÜS değil!] değil/yerine/= UZLAŞIM


- KONSENT/CONSENT[İng.] değil/yerine/= ONAM


- KONSEPT/CONCEPT[İng.] değil/yerine/= KAVRAM


- KONSEPT[İng. < CONCEPT] değil/yerine/= KAVRAM


- KONSER[İng. < CONCERT] değil/yerine/= DİNLETİ


- KONSER ile RESİTAL[Fr. < İng.]

( ... İLE Tek bir sanatçının tek bir aletle sunumu. )


- KONSERSİYUM değil/yerine/= YARDIM YÜRÜTÜM BİRLİĞİ


- KONSERVATİF TEDAVİ/CONSERVATIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= MUHAFAZAKÂR SAĞALTIM


- KONSERVE KAPAĞININ AÇILMASINDA KAPAĞI:
KENDİNE DOĞRU ÇEKMEK değil/yerine İLERİ DOĞRU İTMEK

( Çok dikkat etmek gerek. Hiç farkında olmadan elinizi kesebilirsiniz! )


- HEYET[Ar.]/COUNCIL[İng.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL


- KONSOL[Fr. < CONSOLE] değil/yerine/= DOLAP

( Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. | Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, öteki bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. )


- KONSOLIDASYON/CONSOLIDATION[İng.] değil/yerine/= PEKİŞME | KATILAŞMA | BÜTÜNLEŞTİRME


- KONSOME ile KONSOMASYON


- KONSORSİYUM[Fr. < CONSORTIUM] değil/yerine/= KURULUŞLAR/ŞİRKETLER BİRLİĞİ


- KONSTANTİNOS KAVAFİS (İST. 1863 - 1933) :

( Yeniköylü bir şair olan Kavafis, şöhretini Yunanistan da yakalamış ve sadece Yunanistan'ın değil dünyanın önemli şairlerinden biri olarak kendini kabul ettirmiştir. )


- KONSTANZ ile İSTİKRAR ile DEVAMLI ile KONSTANTİNOPOLİS ile SÜREKLİ

( CONSTANCE vs. CONSTANCY vs. CONSTANT vs. CONSTANTINOPLE vs. CONSTANTLY )

( کنستانس ile استواري ile ثبات ile ثابت ile دايم ile استانبول ile دائما ile مرتبا )

( KONSTANS ile ESTAVARY ile SOBAT ile SABAT ile DAYM ile ESTANBOL ile DAEMA ile MORTABA )


- KONSTİTÜSYONEL/CONSTİTUTIONAL[İng.] değil/yerine/= YAPISAL, BÜNYESEL


- KONSTRİKSİYON/CONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= BÜZÜLME


- KONSTRÜKTİVİZM[Fr. < CONSTRUCTIVISME] değil/yerine/= KURMACILIK

( Resim ve heykelde, yapıtı, geometrik öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış. )


- KONSÜLTASYON/CONSULTATION[İng.] değil/yerine/= DANIŞIM


- KONSÜLTASYON[Fr./İng. < CONSULTATION]/KONSULTO[İt. < CONSULTO] değil/yerine/= DANIŞIM/DANIŞMA


- KONTAMINASYON/CONTAMINATION[İng.] değil/yerine/= BULAŞMA


- KONTEKS/T değil/yerine/= BAĞLAM


- KONTENJAN[Fr. < CONTINGENT] değil/yerine/= AYRILAN YER

( Bir yükümlülük ya da yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli sayıdaki topluluk. | Bir kuruluşun ya da bir kimsenin seçip almakta yararlanabileceği sayı miktarı. | Bir malın, alım satım ya da dağıtım işinde, ilgililerin her birine düşen pay oranı. )


- KONTENJAN ile KONTENJAN SİSTEMİ


- KONTİNÜ/CONTINUOUS[İng.] değil/yerine/= SÜREKLİ | KESİNTISİZ


- KONTÖR/LÜK ile KONTÖRLÜ ile KONTÖRLÜ TELEFON


- KONTRA ile KONTRAT ile KONTRATLI ile KONTRATSIZ ile KONTRA MİZANA


- KONTRAKSİYON/CONTRACTION[İng.] değil/yerine/= KASILMA


- KONTRAST MADDE/CONTRAST MEDIA[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜVERİR NESNE


- KONTRAT[Fr. < CONTRAT] değil/yerine/= SÖZLEŞME


- KONTROL ETMEK/TEFTİŞ ETMEK değil/yerine/= DENETİM/DENETLEMEK


- KONTROL ETMEK ile ALANI KONTROL ET ile KONTROL LİSTESİ ile ÇEK TOPLAMI ile KONTROL ETMEK ile DENETLEYİCİ ile DAMALI ile DAMA ile KONTROL ETMEK ile KONTROL ETMEK

( CHECK vs. CHECK FIELD vs. CHECK LIST vs. CHECK SUM vs. CHECK UP vs. CHECKER vs. CHECKERED vs. CHECKERS vs. CHECKING vs. CHECKUP )

( چک ile خد ile ميدان مقابله اي ile سياهه مقابله ile مجموع مقابله اي ile معاينه کردن ile شطرنجي کردن ile شترنجي ile خانه خانه ile پيچازي ile خشت خشتي ile شطرنجي ile جنگ نادر ile چکرز ile مقابله ile معاينه عمومي )

( CHAK ile KHOD ile MYDAN MOGHABLEH AY ile SYANPANEH MOGHABLEH ile MAJMOO MOGHABLEH AY ile MOAYNAH KARDAN ile SHATRANJY KARDAN ile شترنجي ile KHANEH KHANEH ile پيچازي ile KHSHT KHSHTY ile شطرنجي ile JANG NADAR ile CHEKARZ ile MOGHABLEH ile MOAYNAH AMOMY )


- KONTROL LİSTESİ/CHECKLIST CHECKLIST değil/yerine/= DENETLEME DİZİNİ


- KONTROL BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK


- KONTROL ile DENETLEME

( CONTROL vs. INSPECTION )


- KONTROL ile/ve DENETLEME

( Bir kez kendimi ve neyi temsil ettiğimi bilince artık durmadan kendimi denetleme gerekesiniminde olmam. )

( CONTROL vs. INSPECTION
Once I know myself and what I stand for, I do not need to check on myself all the time. )


- KONTROL ile KONTROL BLOĞU ile KONTROL KARTI ile KONTROL DEVRESİ ile KONTROL BİLGİSAYARI ile KONTROL MASASI ile KONTROL AKIŞI ile KONTROL IZGARASI ile KONTROL TUŞU ile KONTROL DİLİ ile KONTROL PANELİ ile KONTROL PORTU ile KONTROL ÇUBUĞU ile KONTROL DEPOSU ile KONTROL YAPISI ile KONTROL ÜNİTESİ ile KONTROL KELİMESİ ile DENETLEYİCİ ile KONTROL ETMEK

( CONTROL vs. CONTROL BLOCK vs. CONTROL CARD vs. CONTROL CIRCUIT vs. CONTROL COMPUTER vs. CONTROL DESK vs. CONTROL FLOW vs. CONTROL GRID vs. CONTROL KEY vs. CONTROL LANGUAGE vs. CONTROL PANEL vs. CONTROL PORT vs. CONTROL ROD vs. CONTROL STORE vs. CONTROL STRUCTURE vs. CONTROL UNIT vs. CONTROL WORD vs. CONTROLLER vs. CONTROLLING )

( تسلط ile مميزي ile استيلاء ile سلطه ile کنترل کردن ile ادارهکردن ile مهار ile مهار کردن ile بازبيني ile فرمان ile کنترل ile کنده کنترل ile کارت کنترل ile مدار کنترل ile کامپيوتر کنترل ile ميز کنترل ile گردش کنترل ile توري کنترل ile شبکه کنترل ile کليد کنترل ile زبان کنترل ile صفحه کنترل ile درگاه کنترل ile ميله کنترل ile انباره کنترل ile ساخت کنترل ile واحد کنترل ile کلمه کنترل ile بازبين ile مميز ile کنترل کننده ile سلطهجو )

( TASALT ile MAMYZY ile استيلاء ile SALTEH ile KONTERL KARDAN ile EDARECKARDAN ile MEHAR ile MEHAR KARDAN ile BAZABYNEY ile FARMAN ile KONTERL ile KANDEH KONTERL ile KART KONTERL ile MADAR KONTERL ile KAMPYVOTER KONTERL ile MYZ KONTERL ile GARDASH KONTERL ile TORY KONTERL ile SHABKEH KONTERL ile KELYD KONTERL ile ZABAN KONTERL ile SAFHEH KONTERL ile DARGAH KONTERL ile MYLAH KONTERL ile ANBAREH KONTERL ile SAKHT KONTERL ile VAHAD KONTERL ile KOLMEH KONTERL ile BAZABYNE ile مميز ile KONTERL KONANDEH ile سلطهجو )


- KONTROL ile KONTROLCÜ/LÜK ile KONTROL SAATİ ile KONTROL KALEMİ ile KONTROL KULESİ


- KONTROL ile MALİYET KONTROLÜ


- KONTROL ile/ve ÖLÇÜM

( CONTROL vs./and MEASUREMENT )


- KONTROLÖR/MURÂKIP değil/yerine/= DENETÇİ


- KONTROLÖR[Fr. < CONTROLEUR] değil/yerine/= DENETÇİ


- KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK

( TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY
TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY instead of TO CONTROL AT THE END )


- KONTRTRANSFERANS/COUNTERTRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= KARS¸I AKTARIM


- KONTUR/CONTOUR[İng.] değil/yerine/= SINIR (ORGAN, TÜMÖR, VB.)


- KONU BİRLİĞİ ve/||/<>/> KAVRAMSAL TUTARLILIK ve/||/<>/> KURUMSAL OLUŞUM


- KONU DIŞI ile YABANCI MADDE

( EXTRANEOUS vs. EXTRANEOUS MATTER )

( غيراصلي ile مواد خارجي )

( غيراصلي ile MOVAD KHARJY )


- KONU ile/ve/||/<> ANLATIM

( MEVZÛ ile/ve/||/<> İFÂDE )


- KONUK ile/değil/||/<> KONAK/ÇI

( Bir yere ya da birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kişi. | Konakçının üzerindeki asalak. İLE/||/<> Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. | Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. | Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kişi. )


- KONUKLUKTA ve/||/<> YEMEKTE ve/||/<> TOPLUMDA

( Gözümüze sahip çıkalım. VE/||/<> Elimize sahip çıkalım. VE/||/<> Dilimize sahip çıkalım. )