Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(36/148)


- DIALYSIS[İng.] / DIALYSE[Fr.] / DIALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYALİZ


- DİYALİZ ile DİYALİZ MAKİNESİ


- Dİ(Y)ALİZ ile Dİ(Y)ALİZAT ile Dİ(Y)ALİZÖR

( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzücü. )


- DİYALİZ ile ULTRAFİLTRASYON

( Küçük moleküllerin yarı geçirgen bir zardan geçmesi. İLE Çok küçük gözeneklere sahip bir süzgeç kullanılarak sıvıların ayrılması. )


- DİYALOG ile DİYALOJİK ile DİYALOG

( DIALOG vs. DIALOGICAL vs. DIALOGUE )

( محاوره ile مکالمهاي ile صحبت ile گفت و شنود ile مکالمه ile گفتگو )

( MOHAVAREH ile MAKALMEHYAY ile SAHBAT ile GOFT VE SHNOD ile MAKALMEH ile GOFTEGO )


- DIAMAGNETIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE ANFÄLLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK ALINGANLIK


- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- DIAMAGNETIC[İng.] / DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK


- DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME[Fr.] / DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİZMA


- DİYANET ile DİYANET İŞLERİ


- DİYÂNET >< HIYÂNET/İHÂNET


- Dİ(Y)APER ile Dİ(Y)APER RASH

( Arabezi. İLE Pişik. )


- DİYAPOZ ile/||/<> KIŞ UYKUSU

( Bazı organizmaların olumsuz koşullarda gelişimini durdurduğu dönem. İLE/||/<> Bazı hayvanların kış mevsiminde özümleme-yadımlamasını yavaşlatarak geçirdiği dönem. )


- DİYASTAZ/DİASTASIS[İng.] değil/yerine/= YAVAŞ DOLUŞ | AYRILIM


- DİYASTAZ değil/yerine/= YAVAŞ DOLUŞ | AYRILIM


- DİYASTOL/DİASTOLE[İng.] değil/yerine/= YÜREK KASI GEVŞEMESİ


- DİYASTOLİK[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI


- DİYATEZ/DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL YATKINLIK


- DİYATEZ değil/yerine/= YATKINLIK


- KIESELGUR[İng.] / DIATOMITE, KIESELGUR[Fr.] / DIATOMITEN ERDE, KIESELGUR, DIATOMIT, DIATOMEERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYATOM TOPRAĞI, KİZELGUR


- DİYE BİLİRİZ ile/değil DİYEBİLİRİZ


- DİYE BİLİYOR/UM ile/ve/||/<> DİYEBİLİYOR/UM


- ... DİYE BİLDİĞİ/M/İZ ile ... DİYEBİLDİĞİ/M/İZ


- ... DİYE BİLİRİZ ile/değil ... DİYEBİLİRİZ


- DİYEBİLMEK ile DİYE ile DİYET ile DİYEZ ile DİYETLİ ile DİYETSİZ ile DİYET UZMANI


- (DİYELEKTİK değil/değil/yerine/= DİYALEKTİK) değil/değil/yerine/= EYTİŞİM(SEL)


- ... DİYEYİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... DİYELİM


- DİYİNCE değil DEYİNCE


- DIOPTER[İng.] / DIOPTRIE[Fr.] / DIOPTRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOPTRİ


- DİYOR ile DEMEK İSTİYOR


- DIODE FORWARD VOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= DİYOT DOĞRU YÖN GERİLİMİ


- TENSION DIRECTE DE DIODE[Fr.] / DIODENVORWÄRTSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT DOĞRU YÖNDE GERİLİMİ


- DİYOT İLE TRANSİSTÖR İLE MOSFET ile/||/<> YARI İLETKEN AYGITLAR

( Temel elektronik devre elemanları. )

( Formül: I_c = βI_b (transistör) )


- DIODE BRIDGE[İng.] / PONT À DIODES[Fr.] / DIODENBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KÖPRÜSÜ


- DIODE LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-LOGIK SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT MANTIK DEVRESİ


- DIODE TRANSISTOR LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE-TRANSISTEUR LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-TRANZISTOR-LOGIK-SCHALTUNG, DTL-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT TRANSİSTÖR MANTIK DEVRESİ


- DIODENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT YILDIZI


- DİZ DİZE (OTURMAK)

( ZÂNÛ-BE-ZÂNÛ / ZÂNÛ-BER-ZÂNÛ )


- DİZ OSTEOARTRİTİ ile/||/<> KALÇA OSTEOARTRİTİ

( Diz ekleminde kıkırdak aşınması ile ağrı ve sertlik. İLE/||/<> Kalça ekleminde kıkırdak aşınması ile ağrı ve devim sınırlılığı. )


- DİZ ile DİZ KAPAĞI ile DİZ DERİNLİĞİ ile DİZ PARÇASI

( KNEE vs. KNEE CAP vs. KNEE DEEP vs. KNEE PIECE )

( زانو دارکردن ile زانو ile کاسه زانو ile زانو رس ile زانوبند )

( ZANO DARKARDAN ile ZANO ile KASEH ZANO ile ZANO RES ile ZANOBAND )


- DİZARTRİ/DYSARTHRIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL KONUS¸MA BOZUKLUGˆU


- DİZAYN EDİLMİŞTİR değil/yerine/= TASARLANMIŞTIR


- DİZAYN/DESİGN[İng.] değil/yerine/= TASARIM


- DİZELEMEK ile DİZİLEMEK ile DİZELEŞMEK ile DİZELEŞTİRMEK ile DİZ ile DİZE/LİK ile DİZİ ile DİZELİ ile DİZİCİ/LİK ile DİZİLİ ile DİZ BAĞI ile DİZ BOYU ile DİZ DİZE ile DİZ ÜSTÜ ile DİZİ DİZİ ile DİZİ FİLM ile DİZ KAPAĞI ile DİZİ EYLEM ile DİZ YASTIĞI ile DİZ AĞIRŞAĞI ile DİZİ PUSULASI ile DİZ KAPAĞI KEMİĞİ


- DİZEM ile DİZEMLİ ile DİZEMSİZ


- DİZGE ile DİZİLİM


- DİZGE = SİSTEM, MANZUME, MESLEK = SYSTEM[İng., Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SYSTEMA[Yun.] = SISTEMA[İsp.]


- DİZGEYE SIĞMAMA ile/ve/||/<> DENKLEME GELMEME


- DİZİ ZAMAN ALGILAMASI ile SÜREKLİ ZAMAN ALGILAMASI

( PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME )


- DİZİ ile ALMAŞIK

( ... İLE Farklı iki öğenin, ardışık olarak birbirini izlemesinden meydana gelen (dizi). )


- DİZİLİM -<


- DİZİLİM/SÖZDİZİMİ ile/ve/||/<>/> ANLAM(BİLİM)

( Biçimsel yapı kuralları. @@ Anlamsal yorumlama kuralları. )

( Noam Chomsky tarafından, 1957 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

( Simgelerin dizilişi. İLE/VE Simgelerin anlamı. )

( Programlama dillerinde derleme. @@ Programı çalıştırma aşamasında önemlidir. )

( NAHİV ile/ve ... )

( SYNTAX vs./and SEMANTICS )


- Dizimli KONUŞ!!!


- DİZİ-NİN ile DİZİ-NİN ile DİZİN-İN

( Bacakların ortasındaki onun dizi. İLE Bölümleriyle izlenilenin. İLE Sıralamanın. )


- Dizinli KONUŞ!!!


- DİZİSEL ile DİZİMSEL

( PARADIGMA ile SYNTAGMA )


- DİZÜRİ değil/yerine/= AĞRILI İŞEME | İŞEME GÜÇLÜĞÜ


- DİZÜRİ ile/||/<> POLİÜRİ

( Ağrılı ya da zor işeme. İLE/||/<> Aşırı oranda sidik üretimi. )


- DİZÜSTÜ ile DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR


- DL/DEEP LEARNING[İng.] değil/yerine/= DERİN ÖĞRENME


- DLT/DISTRİBUTED LEDGER TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= DAĞITIK DEFTER TEKNOLOJİSİ


- DLVO İLE STERIC İLE ELECTROSTERİC ile/||/<> KOLLOİD KARARLILIK

( Parçacık stabilizasyon mekanizmaları. )

( Formül: ζ > ±30 mV kararlı )


- DLVO İLE ZETA POTANSİYEL İLE İZOELEKTRİK ile/||/<> KOLLOİD KARARLILIĞI

( Kolloid sistemlerin kararlılık kuramı. )

( Formül: V_total = V_vdW + V_elec )


- DMS/DATABASE MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= VERİTABANI YÖNETİM SİSTEMİ


- DNA:
ADENİN ve/||/<> TİMİN ve/||/<> GUANİN ve/||/<> SİTOZİN ve/||/<> FOSFAT ve/||/<> DİOKSİRİBOZ ŞEKER

( Adenin, Timin ile birleşir. VE/||/<> Sitozin, Guanin ile birleşir. )


- DNA İLE RNA İLE PROTEİN ile/||/<> SENTRAL DOGMA

( Genetik bilgi DNA→RNA→Protein yönünde akar (sentral dogma). )

( Formül: DNA → RNA → Protein )


- DNA MISMATCH REPAIR[İng.] değil/yerine/= DNA YANLIŞ EŞLEŞME ONARIMI


- DNA ORİGAMİ ile/||/<> PROTEIN DESIGN ile/||/<> MOLECULAR MACHINE ile/||/<> MOLEKÜLER NANOTEKNOLOJİ

( Moleküler seviyede yapı tasarımı. )

( Formül: Rotor İLE piston İLE gear )


- DNA REPLİKASYONU ile DNA ONARIMI

( DNA'nın kopyalanması işlemi. İLE DNA'daki hasarların düzeltilmesi işlemi. )


- DNA VİRUS İLE RNA VİRUS İLE RETROVİRUS ile/||/<> VİRÜS TÜRLERİ

( Genetik materyal bazlı sınıflandırma. )

( Formül: RNA → DNA (reverse) )


- DNA YAPISI ile/ve/||/<>/> DNA KARARLILIĞI


- DNN/DEEP NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= DERİN SİNİR AĞI


- DOBRA/LIK ile/ve/değil/||/<>/> KABA/LIK


- DODECYL-DIMETHYLAMMONIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DODESİLDİMETİLAMONYUM KLORÜR


- DOĞA ARAŞTIRMALARI ile/ve/<> DOĞA FELSEFESİ ile/ve/<> DOĞA BİLİMİ ile/ve/<> DOĞAL TÜZE(HUKUK)

( Doğadaki olguları toplama. İLE/VE Bu olguların nedensel bağlarını tespit etme. İLE/VE Bu olguların "nasıl"lıklarını tespit etme. )

( Tekilleri araştırmak. İLE/VE/||/<> Hareket ve sükûn nedenlerini araştırmak. İLE/VE/||/<> Deneysel verileri, matematikselleştirerek araştırma. )


- DOĞA ARAŞTIRMALARINA YÖNELİK FARMAKOLOJİ ile KİMYACILARIN FARMAKOLOJİSİ


- DOĞA, İNTİKAMINI ALIR değil DOĞA, SON SÖZÜ SÖYLER


- DOĞA KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve İNSAN KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve TEKNOLOJİ KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET

( ... İLE/VE Savaş. İLE/VE ... )

( Sonrasında nefret duygusu oluşturmaz. İLE/VE Sonrasında nefret uyandırır. İLE/VE ... )

( Birbirimizin karşısına çıplak çıkmak zorunda olsaydık, birbirimizi gırtlaklamak daha zor gelirdi. )

( NATURAL DISASTER vs. DISASTER BY HUMAN vs. DISASTER BY TECHNOLOGY )


- DOĞA:
ÖZ ve/||/<> BİÇİMİN BİRLİĞİ


- DOĞA VAROLANI ile/ve/değil/yerine EYLEM VAROLANI (OLMAK)


- DOĞA:
VAROLUŞSAL ile/ve GÖRÜNGÜ


- DOĞA/(")TANRI(") "YAPTI/YARATTI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞANIN PARÇASI


- DOĞA ve/<> BİLGİ ve/<> KILAVUZ

( Rahman. VE Rahmet. VE Rahim. )


- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ

(
HAREKET ve İLKESİ | TEK YÖNLÜ           | ÇOK YÖNLÜ
İrâdesiz
                       | Unsur(Doğa)           | Bitki(Bitkisel Nefs)
İrâdeli                          | Felek[Felekî Nefs]   | Canlı[Hayvanî Nefs]   )


- DOĞA ile/ve/||/<>/>< NİTELİK

( Azalmaz/çoğalmaz. İLE/VE/||/<>/>< Azalır/çoğalır. )

( NATURE vs./and/||/<>/>< QUALITY/ATTRIBUTE )


- DOĞA ile/ve POTANSİYEL


- DOĞA ile/ve TARİH/TOPLUM DÜNYASI

( Süreklilik. İLE/VE Süreksizlik. )


- DOĞA ile/ve ZORUNLULUK

( vs./and/||/<> NECESSITY )


- DOĞACILIK/"DOĞASEVERLİK":
[ne yazık ki]
BAHÇE/DE İSE ile/ve/değil/yerine/||/>< ORMAN/DA İSE

( Çoğunlukta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Azınlıkta. )

( Bilgisizlik ve bilinçsizlikte. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Bilgi ve bilinçlilikte. )


- DOĞADA/BİLİMDE:
ÖMRÜ değil YARI ÖMRÜ


- DEĞİŞİM ve GELİŞİM:
DOĞADA ile/ve/||/<>/> EKİNDE ile/ve/||/<>/> DEVLETTE ile/ve/||/<>/> ALTYAPIDA ile/ve/||/<>/> TİCARETTE ile/ve/||/<>/> MODADA ile/ve/||/<>/> TEKNOLOJİDE

( Milyonlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Binlerce yılda. İLE/VE/||/<>/> Yüzyıllarda. İLE/VE/||/<>/> Onlarca yılda. İLE/VE/||/<>/> Yıllarda. İLE/VE/||/<>/> Aylarda. İLE/VE/||/<>/> Günlerde. )


- OLASILIK:
DOĞADA/DEVİMDE/NESNELERDE ile/ve/||/<>/> DAVRANIŞTA/EYLEMDE(KİŞİDE) ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE/SÖZDE


- DOĞADA / VERİLİ VAROLANDA:
3 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 2 KEZ VERİLİ VAROLAN ile/ve 1 KEZ VERİLİ VAROLAN

( İnsan. İLE/VE Hayvan. İLE/VE Bitki ve nesne/ler. )

( Kendini kendine konu kılabilen. İLE/VE Güdü(m)lü. İLE/VE Âtıl. )

( Yer değiştirebilen bir merkezlilikte. İLE/VE Merkezsiz. İLE/VE Merkezsiz. )


- DOĞADA:
"YASALAR" değil GÜÇLER


- DOĞADA ile/ve/<> İNSANDA

( İnsan yoktur. İLE/VE/<> Doğa vardır. )


- DOĞADA/BİLİMDE:
KARARSIZ değil YARI KARARLI/LIK


- AHLÂK:
DOĞAL ile/ve/||/<>/> EKİNSEL ile/ve/||/<>/> TARİHSEL


- NATURAL ANTENNA FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ANTEN SIKLIĞI


- BAĞIŞIKLIK FARKLARINDA:
DOĞAL ile/ve/||/<> EDİNSEL

(

Nitelik Doğal Bağışıklık Edinsel Bağışıklık
Özgüllük Mikroplar tarafından paylaşılan yapılar (Patojen ilişkili moleküler motifler) Antijenlerin yapısal detayları ve nonmikrobiyal yapılar
Reseptör açısından farklılık Sınırlı Yüksek
Reseptör dağılımı Milyonlarca varyant (Ig ve THR)
Reseptör kodlayan genler Germline içinde kodlama Somatik rekombinasyon ile oluşan genler tarafından kodlama
Bellek Yok Var
)


- DOĞAL BİLİNÇ ile/ve/<> EYTİŞİMSEL BİLİNÇ


- NATÜRLICHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOLLUK YÜZDESİ


- NATUREL COLORANT[Fr.] / NATURFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOYA


- NATURAL WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL DALGA BOYU


- DOĞAL DEĞİŞİM ile YAPAY/SUNİ DEĞİŞİM

( NATURAL ALTERATION vs. ARTIFICIAL ALTERATION )


- DOĞAL DİLLER ile BİÇİMSEL/FORMEL DİLLER ile ALAN DİLLERİ


- NATURAL PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL DÖNEM


- DOĞAL DURUM:
"DURMAK" değil HAREKET


- BACKGROUND RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL FON IŞINIMI, ARKA PLAN RADYASYONU


- FRÉQUENCE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL FREKANS


- GAZ NATUREL[Fr.] / NATURGAS, ERDGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL GAZ


- HAREKET:
DOĞAL ile/ve/||/<> ZORLAMALI


- DOĞAL İLE KAZANILMIŞ ile/||/<> BAĞIŞIKLIK TÜRLERİ

( İki temel bağışıklık sistemi. )

( Formül: IgG > IgA > IgM > IgE > IgD )


- ZİYÂ-İ TABİÎ[Osm.] / NATURAL LIGHT[İng.] / LUMIÈRE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL IŞIK


- DOĞAL KORUNMA YÖNTEMLERİ ile/ve/||/<>/> BILLINGS YÖNTEMİ

(

Billings Yöntemi Servikal Mukus Değişiklikleri

Dönem/Faz Servikal Mukus Özellikleri Duyu ile Algılanışı / Gözlemlenen Değişiklikler Yorum / Anlamı
Âdet Sonrası / Düşük Doğurganlık Dönemi
  • Az miktarda mukus bulunur.
  • Mukus genellikle koyu renkli, viskoz ve opaktır.
  • Parmaklarda yapışkan, nemsiz bir duyu.
  • Çok belirgin esneklik yoktur.
Doğurganlık düşüktür; yumurtlama uzak, rahim iç ortamı henüz doğurganlığa uygun duruma gelmemiştir.
Yumurtlamaya Hazırlık Dönemi
  • Mukus oranı artmaya başlar.
  • Mukusun kıvamı hafifçe incelir, kremsi ve biraz daha saydam duruma gelir.
  • Parmaklarda daha nemli, hafif kaygan bir duyu yaşanır.
  • Esneklik artmaya başlar.
Doğurganlık artmaktadır; gövde yumurtlamaya hazırlanır ancak henüz en verimli özelliklere ulaşmamıştır.
Yumurtlama(Fertil) Dönemi
  • Mukus oranı en yüksek seviyeye çıkar.
  • Tamamen şeffaf, bol, esnek ve ince ip biçiminde uzayabilir.
  • Parmaklarda belirgin biçimde esnek ve kaygan bir duyu verir.
  • İnce ip gibi çekilebilir.
Doğurganlık doruktadır. Bu dönem, sperm için en uygun ortamı sunar ve yumurtlamanın gerçekleştiğini, yumurtanın bağımsız bırakıldığını gösterir.
Yumurtlamadan Sonraki Dönem / Doğurganlık Düşüşü
  • Mukus oranı azalır.
  • Mukus, yeniden koyulaşır, yapışkanlaşır ve opaklaşır; esneklik, belirgin biçimde kaybolur.
  • Parmaklarda tekrar yapışkan, nemsiz ve esneklikten yoksun bir duyu verir.
Doğurganlık azalır; bu durum, yumurtlamadan sonra gövdenin doğurganlığı azaltmaya yönelik hazırlık sürecinde olduğunu gösterir.
)


- DOĞAL KÜRESELLEŞME ile/ve/||/<> YÖNLENDİRİLEN KÜRESELLEŞME


- DOĞAL OLANLARIN:
REDDİ, YOK SAYILMASI değil/yerine DENETİM ALTINDA TUTULMASI


- DOĞAL OLARAK ile/değil/yerine ARAYA, ZAMANIN GİRMESİ NEDENİYLE


- PÉRIODE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL PERİYOT


- DOĞAL POLİMER ile SENTETİK POLİMER

( Doğal olarak oluşan polimerler. İLE İnsan yapımı polimerler. )


- NATURAL RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL REZONANS


- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/değil/||/<>/> BİRİKİMLİ SEÇİLİM


- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/||/<> EŞEYSEL SEÇİLİM


- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME

( Seçilim adaptif yönlü, drift rastgele. )

( Formül: Fitness İLE şans )


- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM

( Doğal çevre baskısı, yapay insan seçimidir )

( Formül: Evrim İLE ıslah )


- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM ile/||/<> EVRİM MEKANİZMALARI

( Evrimsel değişimi yönlendiren üç seçilim türü. )

( Formül: w = 1 - s (fitness) )


- INTERVALL DER EIGENTLICHEN TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL SICAKLIK ARALIĞI


- NATURAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL SIKLIK


- NATURAL CONVECTION[İng.] / CONVECTION NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL TAŞINIM/KONVEKSİYON


- NATURAL URANIUM REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUM REAKTÖRÜ


- NATURAL URANIUM[İng.] / URANIUM NATUREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUM


- RÉACTEUR À URANIUM NATUREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUMLU TEPKİLEŞİM


- PRODUIT NATUREL[Fr.] / NATÜRLICHER PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ÜRÜN (NESNE)


- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU

( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )

( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )

( NATURAL AND COMPULSORY vs. NATURAL BUT NOT COMPULSORY vs. NEITHER NATURAL, NOR COMPULSORY )


- DOĞAL ile/ve/değil DOĞADAN

( Doğal olanda, kişinin tedbirinin ve iradesinin etkisi olamaz. )

( [not] NATURAL vs./and/but FROM NATURE )


- DOĞAL ile/ve/değil/||/<>/>/< OLMASI GEREKEN


- DOĞAL ile/ve/<>/değil ZORUNLU

( [not] NATURAL vs./and/<>/but COMPULSIVE )


- DOĞALGAZ KAYNAĞI

( Dünyanın en büyük doğalgaz kaynağının, Yemen'de olduğu söylenmektedir. )


- DOĞALLIK ile EŞEŞEYSELLİK/"İBNELİK"/HOMOSEKSÜELLİK


- DOĞAMIZA UYGUN OLAN/OLMAYAN ile/ve/<> "YARAYAN"/"YARAMAYAN"


- DOĞAN/ATMACA/SAKR[Ar.] ile ZAĞANOS/BÎSER/BÎSERE[Fars.]


- DOĞAN ile BIYIKLI DOĞAN

( ... İLE Çöller ve açık arazilerde yaşarlar. [Genellikle yarlarda ve kayalıklarda, nadiren de harabelerde yuva yaparlar.] )

( ... vs. LANNER )

( ... cum FALCO BIARMICUS )


- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]

( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )

( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )

( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )

( ... vs. KESTREL )

( ... cum FALCO TINNUNCULUS )


- DOĞAN ile SUNGUR/AKDOĞAN

( ... İLE En büyük doğan. )

( ... İLE Kayalık kıyılar, dağlar ve ibreli ormanların kenarlarında yaşarlar. [Yarlarda yuva yaparlar.] )

( ... vs. GYRFALCON )

( ... cum FALCO RUSTICOLUS )


- DOĞANIN AŞILMASI ve/<> BEŞERİLİĞİN AŞILMASI

( Tarih ile. VE/<> İnsan olmakla. )


- DOĞANIN KENDİ TABİATI" değil DOĞA/TABİAT


- DOĞANIN/NESNELERİN OKUNMASINDA:
DİL ile/ve/<> MATEMATİK ile/ve/<> İLİŞKİSEL ile/ve/<> DİL-MATEMATİK KESİŞİMİNDEN


- DOĞANIN TİNİ ile/ve/<> TİNİN DOĞASI

( Yansıma. İLE/VE/<> Yanılsama. )


- DOĞANIN:
"YARATMASI" değil BARINDIRMASI


- DOĞAYI BİLMEK ile/ve DOĞA AYNASINDA, KENDİNİ BİLMEK


- DOGMA vs. VERDICT


- DOĞMAK ile DOĞMACA ile DOĞMA BÜYÜME


- DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK ile/değil DEREYİ GÖRMEDEN, PAÇALARI SIVAMAK


- DOGMATİK ile DOGMATİK FELSEFE


- DOĞRAM ile DOĞRAMA ile DOĞRAMACI/LIK


- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM


- DIRECT CURRENT GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROMGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM ÜRETECİ


- DIRECT CURRENT[İng.] / COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM


- DOĞRU BİLDİĞİNİ YAPMAK ile/değil CANININ İSTEDİĞİNİ YAPMAK [değil/yerine/daha iyisi YAPMAMAK]


- DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME

( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )

( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )

( RIGHT THINKING vs./and/<> RIGHT REQUESTING )


- DOĞRU DUYU/HİS ile/ve NASIL ÖĞRENİLECEĞİNİ BİLMEK

( Doğru hisse sahip olan, nasıl öğreneceğini bilir. )

( RIGHT SENSE vs./and TO KNOW HOW TO LEARN )


- DOĞRU OLAN ile/ve OLMASI GEREKEN

( WHICH IS RIGHT vs./and HAS TO BE )


- DOĞRU OLMAYAN ile YALAN

( NOT TRUE vs. LIE )


- DOĞRU ORANTILI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< PARALEL/LİK


- DOĞRU SEÇİM ile/ve/<> DENGELİ TÜKETİM


- DOĞRU-YANLIŞ YOK/TUR! ile/değil/ya da [BAĞLAMINDA ve GÖRELİ OLARAK] DOĞRU-YANLIŞ OLMAZ/OLMAYABİLİR

( Doğru-yanlış, bir şeyin ne olmadığı ve olmayacağı üzerine buluşmak olduğundan, olan/lar, olabilecek/ler üzerine kullanıl(a)maz/değildir! )


- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil GEÇERLİ/GEÇERSİZ

( [not] TRUE/FALSE vs./and/but VALID/INVALID )


- DOĞRU ile/||/<> DOĞRU PARÇASI

( Doğru sonsuz İLE doğru parçası sınırlıdır )

( Formül: Sonsuz İLE [A ileB] )


- DOĞRU ile DÜZELTME ile DÜZELTME TESİSİ ile DÜZELTİCİ ile DÜZELTİCİ BAKIM ile DOĞRU ŞEKİLDE ile DOĞRULUK ile DÜZELTİCİ

( CORRECT vs. CORRECTION vs. CORRECTION FACILITY vs. CORRECTIVE vs. CORRECTIVE MAINTENANCE vs. CORRECTLY vs. CORRECTNESS vs. CORRECTOR )

( تصحيح کردن ile صحيح ile سديد ile درست ile غلط گرفتن ile تصحيح ile اصلاح ile دار التاديب ile اصلاحي ile نگهداشت اصلاحي ile صحيحا ile درستي ile مصحح )

( TASHYHE KARDAN ile SAHYHE ile سديد ile DAREST ile GHALT GARAFTAN ile TASHYHE ile ESLAH ile DAR ELTADYBE ile ESLAHY ile NAGEIDASHT ESLAHY ile صحيحا ile DARESTY ile MOSAHH )


- DOĞRU ile GEÇERLİ


- DOĞRU ile/ve GELECEK

( Doğru, gelecekte yerini alır. )

( RIGHT vs./and FUTURE
The right takes it's own place in future. )


- DOĞRU ile HAYIRLI


- DOĞRU ile HAYIRLI


- DOĞRU yerine YERİNDE/ZAMANINDA


- DOĞRU:
İSABET ile/ve/ya da/||/<>/> VERİMLİLİK

( "Doğru" sözcüğünün kullanımındaki bağlam ve/ya da amaç, "isabet" ve/ya da "verimlilik"tir. )


- DOĞRUCA (ÜZERİNE) BAKIŞ ile/yerine SÜREGİDEN BAKIŞ

( DIRECT LOOKING vs. LOOKING PERIODICAL
LOOKING PERIODICAL instead of DIRECT LOOKING )


- DOĞRUCU ile DOĞURUCU


- DIRECT NUCLEAR REACTION[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE DIRECTE[Fr.] / DIREKTE KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN ÇEKİRDEK TEPKİMESİ/REAKSİYONU


- DEMOKRASİ:
DOĞRUDAN ile TEMSİLİ ile LİBERAL ile SOSYALİST ile SOSYAL


- DOĞRUDAN DOĞRUYA


- DOĞRUDAN >< DOLAYLI ile/ve/||/<> KOŞULLU >< KOŞULSUZ


- DIRECT IONIZING RADIATIONS[İng.] / RAYONNEMENTS IONISANTS DIRECTS[Fr.] / DIREKTE-IONISIERENDE STRAHLUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN İYONLAŞTIRICI IŞINIMLAR


- DOĞRUDAN KAYIP ile DOLAYLI KAYIP

( Herşeyi kaybetmekle, gerçekten herşeyi kazanmış olursunuz. )

( Asla kaybedilmemiş olan asla bulunamaz. )

( DIRECT LOSS vs. INDIRECT LOSS
By losing all you gain all.
What was never lost can never be found. )


- DOĞRUDAN SEN ile/ve/<> DOLAYLI SEN

( Kendin. İLE/VE/<> Çocuğun. )


- DOĞRUDAN YARDIM ile/değil/yerine DOLAYLI YARDIM

( Politikacıdan gelir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgelerden gelir. )


- DOĞRUDAN ile BAŞTAN(/KAFADAN)


- DOĞRUDAN ile DOĞRUDAN DOĞRUYA


- DOĞRUDAN ile DOLAYLI

( DIRECT vs. INDIRECT )


- DOĞRUDUR YA DA YANLIŞTIR ile/değil/yerine ÖYLEDİR YA DA DEĞİLDİR


- DOĞRUDUR" ile/değil/yerine "ÖYLEDİR"


- DOĞRULAMA ile/ve/||/<> SAĞLAMA


- DOĞRULAMAK = VERIFY[İng.] = VÉRIFIER[Fr.] = VERIFIZIEREN[Alm.]


- DOĞRULUK:
TUTARLILIK ile/ve/değil/||/<>/< UYGUNLUK


- DOĞRU/LUK ile/ve/değil GEÇERLİ/LİK

( [not] RIGHT/RIGHTEOUSNESS vs./and/but VALID/VALIDITY )


- DOĞRULUK = HAKİKAT = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT, RICHIGKEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.] = ALÉTHEIA[Yun.] = VERDAD[İsp.]


- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET

( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )

( el-SIDK fi'l-HAKK ve/||/<> el-HAYR fi'l-AMEL ve/||/<> el-İSTİKAMET fi'l-AHVAL )


- DOĞRULUM/YÖNELİM ile KEMOTROPİZM ile YEREDOĞRULUM ile SUYA DOĞRULUM ile IŞIĞA DOĞRU EĞİLİM ile ISI KAYNAĞINA YAKLAŞMA

( DOĞRULUM/YÖNELİM: Bitki ve hayvanların, besin, ısı gibi uyarıcıların etkisi ile bu uyarıcılara ya da tersine yer değiştirmeleri. İLE KEMOTROPİZM: Kimyasal maddelerin etkisiyle bitkilerde görülen, maddeye doğru ya da ters yöne yönelme durumu. İLE YEREDOĞRULUM: Bitkilerde kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu alma özellikleri. İLE SUYA DOĞRULUM: Bitkilerin suya doğru eğilimi. İLE IŞIĞA DOĞRU EĞİLİM (Fototaksi, ışık göçüm): a) Bir hücrelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime. | b) Bitki gövdelerinin ışığa doğru dönmeleri. İLE ISI KAYNAĞINA YAKLAŞMA: Bir ısı kaynağına yaklaşma ya da uzaklaşma. )

( TROPISM vs. CHEMOTROPISM vs. GEOTROPISM vs. HYDROTROPISM vs. PHOTOTROPISM vs. THERMOTROPISM )


- BOLOMÉTER LINÉAIRE[Fr.] / LINEARES BOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL BOLOMETRE


- RÉACTEUR CONTRÔLÉ LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL DENETİMLİ/KONTROLLÜ REAKTÖR


- LINEAR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL DEVRE


- LINEAR DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL DİFÜZYON


- LINEAR RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR LINÉAIRE[Fr.] / LINEARE GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL DOĞRULTUCU


- LINEAR INVERTER[İng.] / INVERSEUR LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER INVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL EVİRİCİ


- LINEAR PHASE[İng.] / PHASE LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL EVRE


- LINEARE PHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL FAZ


- LINEAR DILATATION, LINEAR EXPANSION[İng.] / DILATATION LINÉAIRE, EXPANSION LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL GENLEŞME


- CONTRAINTE LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL GERİLME


- LINEAR STRAIN[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL GERİNİM


- DOĞRUSAL HAREKET ile/ve DAİRESEL/DÖNGÜSEL HAREKET

( HAREKET-İ MÜSTAKİME ile/ve HAREKET-İ MÜSTEDİRE )


- LINEAR ACCELERATOR DRIVEN REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL HIZLANDIRICILI REAKTÖR


- LINEAR ACCELERATOR BREEDER, REGENERATING REACTOR WITH LINEAR ACCELERATOR[İng.] / RÉACTEUR RÉGÉNÉRATEUR À ACCÉLÉRATEUR LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL HIZLANDIRICILI ÜRETKEN TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- LINEAR SEGMENT CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL KISIMLI EĞRİ


- LINEAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION LINÉAIRE[Fr.] / LINEARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL KUTUPLANMA


- LINEAR MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE LINÉAIRE[Fr.] / LINEARES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL MOLEKÜL


- DIFFUSION NON LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL OLMAYAN DİFÜZYON


- OPTIQUE NON LINÉAIRE[Fr.] / NICHTLINEARE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL OLMAYAN OPTİK


- NICHTLINEARE AUSBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL OLMAYAN YAYILMA


- LINEAR ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER ABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL SOĞURMA KATSAYISI


- LINEAR STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER WIRKUNG VON STARK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL STARK ETKİSİ


- COEFFICIENT DE LA PROPAGATION LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER AUSBREITUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL YAYILMA KATSAYISI


- LINEAR PROPAGATION[İng.] / LINEARE VERBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL YAYILMA


- COEFFICIENT DE L'AFFAIBLISSEMENT LINÉAIRE, COEFFICIENT DE L'ATTÉNUATION LINÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL ZAYIFLAMA KATSAYISI


- DOĞRUSAL ile/||/<> DOĞRUSAL OLMAYAN

( Doğrusal sistemler süperpozisyon ilkesine uyarken İLE doğrusal olmayan sistemler uymaz )

( Henri Poincaré tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1854-1912) (Ülke: Fransa) (Alan: matematik) )


- DOĞRUSU ile AÇIKÇASI


- DOĞRUSUNU İSTERSENİZ ile/değil DOĞRUSU ...


- DOĞRUYA DOĞRU ile DOĞRU'YA DOĞRU

( Bir doğru karşısında başka bir doğru daha. İLE Doğrunun bulunması ve bilinmesi yolunda/yönünde. )


- DOĞRUYA EN YAKIN ile/ve YANLIŞTAN EN UZAK

( THE CLOSEST TO THE STRAIGHT vs./and THE FAREST FROM THE FALSE )


- Doğruya SUS!!!


- Doğruyu DİNLE!!!


- DOĞRUYU SÖYLEME ZORUNLULUĞU ile/ve/değil/||/<> GÜVENİLİRLİK

( Hukukçular, güvenilir kişilerdir; ancak, doğruyu söylemek zorunda değillerdir. )


- DOĞRUYU SÖYLEMEK, HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR değil HER DOĞRUYU, HER ZAMAN VE HER YERDE SÖYLEMEMEK GEREK

( "Doğruyu söylemek, her zaman doğru değildir" diyenler, kendileri için "en yararlı olabilecek" yanlışı söylemek için en uygun zamanı bekleyenlerdir... )


- DOĞRUYU ÜRETMEK ile/ve/değil/||/<> DOĞRULANMIŞI ÜRETMEK


- DOĞU TOPLUMU ile/değil/yerine DOĞULU TOPLUM


- DOĞU ile DOĞU BURNU ile DOĞU CORNİN ile DOĞU TİMOR ile DOĞU AVRUPA ile DOĞUYA DOĞRU ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞU ile DOĞU BÖLGESİ ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞUYA DOĞRU

( EAST vs. EAST CAPE vs. EAST CORNIN vs. EAST TIMOR vs. EASTERN EUROPE vs. EASTERLY vs. EASTERMOST vs. EASTERN vs. EASTERN ZONE vs. EASTERNMOST vs. EASTWARD )

( مشرق زمين ile شرق ile مشرق ile کيپ شرقي ile ايست کورنين ile تي مور شرقي ile تيمور شرقي ile مانند بادخاوري ile بسوي شرق ile شرقاً ile شرقي ترين نقطه ile خاوري ile بطرف شرق ile شرقي ile مشرقي ile اروپاي شرقي ile مشارق ile روب خاور )

( MOSHARGH ZAMYNE ile SHARGH ile MOSHARGH ile KYPE SHARGHY ile AYSET KORNYNE ile TY MOOR SHARGHY ile TYMOOR SHARGHY ile MANAND BADKHAVARY ile BESOY SHARGH ile شرقاً ile SHARGHY TARYNE NAGHTEH ile KHAVARY ile BETREF SHARGH ile SHARGHY ile مشرقي ile OROPAY SHARGHY ile MOSHARAGH ile ROB KHAVAR )


- DOĞUBEYAZIT değil DOĞUBAYAZIT


- DOĞUM PSİKOZU ile/ve/<>/> LOHUSA SENDROMU

( )


- DOĞUM ve/> BÜYÜME ve/> GELİŞİM

( Aşk ile. VE/> Şevkât ile. VE/> Muhabbet ile. )

( İSTİHLÂL[Ar. < HİLÂL]: Çocuğun doğar doğmaz ağlamaya başlaması. )

( TELAHHUM[Ar. < LAHM]: Semirme, etlenme. )

( TERBİYE[Ar.< RÜBÜV]: Besleyip büyütme, beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Bazı yemeklere konulan limon, sirke, salça gibi şeyler. | Alıştırma.[hayvan] | Tavsiye, kayırma, koruma. )


- DOĞUM ile DOĞUM BELGESİ ile DOĞUM KONTROLÜ ile DOĞUM YERİ ile DOĞUM LEKESİ ile DOĞUMLAR

( BIRTH vs. BIRTH CERTIFICATE vs. BIRTH CONTROL vs. BIRTH PLACE vs. BIRTHMARK vs. BIRTHS )

( زاد ile مولود ile تولد ile ميلاد ile زايش ile ولادت ile گواهي تولد ile شناسنامه ile زايچه ile زادايست ile جلوگيري ile زادگاه ile خال مادرزاد ile مواليد )

( ZAD ile MOLOD ile TOLD ile MYLAD ile ZAYSH ile VALADAT ile GOVAHY TOLD ile SHENASENAMEH ile ZAYCHEH ile زادايست ile JELOGYRY ile ZADEGAH ile KHAL MADARZAD ile مواليد )


- DOĞUM ile/ve GELİŞİM


- FERTILE MATERIAL[İng.] / MATIÈRE FERTILE[Fr.] / FRUCHTBARES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞURGAN NESNE


- DOĞURTMA = İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT = MAIEUTICS[İng.] = MAIEUTIQUE[Fr.] = MAIEUTIK[Alm.] = MAIEUTIKE[Yun.]


- DOĞURUŞ ile DOĞURUCU/LUK


- DOĞUŞTAN BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK

( Doğuştan doğuştan nonspesifik, adaptif öğrenilen spesifik. )

( Formül: Natural İLE acquired )


- DOKANIR değil DOKUNUR


- DOKANMAK" değil DOKUNMAK


- DÖKMEK ile/değil AKITMAK

( Katılarda. İLE/DEĞİL Sıvılarda. )

( [not] TO POUR vs. TO FLOW
[not] Solids. WITH Liquids. )


- DÖKMEK ile DÖKMECİ/LİK ile DÖKME GAZ ile DÖKME YÜK ile DÖKME DEMİR ile DÖKME ÇİMENTO ile DÖKME YÜK GEMİSİ


- %99,73 (ve üzeri):
DNA babalık tayini eşiği. -ve


- DOKTOR ile DOKTOR ÜCRETİ ile TIP DOKTORU ile DOKTORA ile DOKTORA TEZİ ile DOKTORA

( DOCTOR vs. DOCTOR FEE vs. DOCTOR OF MEDICINE vs. DOCTORAL vs. DOCTORAL DISSERTATION vs. DOCTORATE )

( طبيب ile دکتر ile پزشک ile حق القدم ile دکتر در طو ile دکتري ile رساله دکترا ile دکترا ile عنوان دکتري )

( طبيب ile DOKTER ile PEZESHK ile حق القدم ile DOKTER DAR TOO ile DOKTERY ile RESALEH DOKTRA ile DOKTRA ile ONVAN DOKTERY )


- DOKTOR ile DOKTRİN

( Hekim. İLE Öğreti. )


- DOKTOR ile/ve ÖĞRENCİ

( Öğrencilik, doktoradan sonra başlar. )

( TABÎB ile/ve TALEBE )

( ... ile/ve ŞÂKİRD )

( DOCTOR vs./and STUDENT )

( DOCTEUR avec/et ÉTUDIANT )

( DOKTOR mit/und SCHÜLER, STUDENT )

( MÉDICO con/y ESTUDIENTE )

( MEDICO con/e STUDENTE )