Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(13/148)
- AVCI/LAR ile/ve AYRIŞTIRICI/LAR
- AVCILIK VE ATICILIK SPOR KULÜBÜ :
( İstanbul Avcılık ve Atıcılık Spor Kulübü Poligon'daki tesislerinde faaliyet göstermektedir. Uluslararası yarışmalarda derece alan sporcuları vardır. )
- AVCI/LIK ile AVCILAR ile AVCI ERİ ile AVCI KUŞ ile AVCI OTU ile AVCI KUŞU ile AVCI HATTI ile AVCI UÇAĞI ile AVCI ÇANTASI
- AVCI/LIK ile/ve/değil/önce/||/<>/< TOPLAYICI/LIK
- [not] AVERAGE vs. APPROXIMATE
- AVERAGE :/yerine ORTALAMA
- AVERSİYON/AVERSION[İng.] değil/yerine/= KAÇINMA
- AVİTAMİNOZ değil/yerine/= VİTAMİN EKSİKLİĞİ
- IŞILDIZ/AVİZE[Fars.] ile LAMBA[Yun.]
( Farsça'da her tür askıya denir. İLE ... )
( CHANDELIER vs. LAMP )
- AVLAMAK ile AVLANMAK ile AVLATMAK ile AVLANABİLMEK ile AVLAYABİLMEK ile AVLAYIVERMEK ile AVLAK
- AVLAMAK ile TAVŞAN AVLAMAK ile AVCI ile AVCILIK ile AVLANMA YERİ ile AVLANMA YERİ ile AVCI
( HUNT vs. HUNT RABBIT vs. HUNTER vs. HUNTING vs. HUNTING GROUND vs. HUNTING PLACE vs. HUNTSMAN )
( نخجير ile نخجير کردن ile صيد کردن ile شکار کردن ile شکار ile شکار خرگوش کردن ile شکارچي ile صياد ile هانتر ile صيادي ile صيد ile شکارگاه ile نخجيرگاه ile صيدگاه ile شکار باز ile شکار گردان )
( نخجير ile NAKHJYR KARDAN ile SEYD KARDAN ile SHKAR KARDAN ile SHKAR ile SHKAR KHARGOSH KARDAN ile SHKARCHY ile SEYAD ile CPEHENTER ile SEYADY ile SEYD ile SHKARGAH ile NAKHJYREGAH ile صيدگاه ile SHKAR BAZ ile SHKAR GARDAN )
- AVLANMA ile AVLANMA DÖNEMİ ile AVLANMA SEZONU ile AVLANMA MEVSİMİ
- AVNİ BABA ÇEŞMESİ :
( Boyacıköy Dönüm Sokakta olup duvar çeşmesidir. Kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmiyor, tamiri 1963 yılında Avni Baba tarafından yapılmıştır. )
- AVNÎ ile/ve/||/<> SELİMÎ ile/ve/||/<> MUHİBBÎ ile/ve/||/<> ADLÎ ile/ve/||/<> MURÂDÎ ile/ve/||/<> NECİB ile/ve/||/<> İLHÂMÎ
( [şiirlerinde kullandığı takma ad/mahlas]
Fatih Sultan Mehmet'in. İLE/VE/||/<> Yavuz Sultan Selim'in. İLE/VE/||/<> Kanunî Sultan Süleyman'ın. İLE/VE/||/<> II. Bayezit'in. İLE/VE/||/<> III. Murad'ın. İLE/VE/||/<> III. Ahmed'in. İLE/VE/||/<> III. Selim'in. )
- AVOID vs. TO PROTECT
- AVOIDED CROSSING ile/||/<> CONICAL INTERSECTION ile/||/<> SEAM ile/||/<> POTANSİYEL YÜZEY KESİŞİMLERİ
( Elektronik durum etkileşimleri. )
( Formül: NAC = ⟨ψ₁|∂/∂R|ψ₂⟩ )
- AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ
( Türkiye'de daha çok yeğlenen. İLE/||/<> Dünyada daha çok yeğlenen. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( Eylül, Haziran arası olan bu cinslerin hepsinin toplanma zamanı farklıdır. )
(
)
- AVOKADO:
SERTKEN değil YUMUŞAKKEN
( Avokadoyu, sertken değil yumuşadıktan sonra tüketmek gerekir. )
- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE
- AVRASYA:
ASYA[< ASIA, ASIE] ile/ve AVRUPA
( 40 milyon km². İLE/VE 10 milyon km² )
( ASIA vs./and EUROPE )
- AVRUPA BİRLİĞİ ZİRVESİ ile/ve/||/<> AVRUPA BİRLİĞİ KURULU/KONSEYİ
( THE EUROPEAN COUNCIL vs./and/||/<> THE COUNCIL )
- AVRUPA BİRLİĞİ ile AVRUPA ile AVRUPA
( EUROPEAN UNION vs. EUROPE vs. EUROPEAN )
( قاره اروپا ile اروپا ile فرنگستان ile فرنگ ile فرنگي ile اروپايي ile اتحاديه اروپا )
( GHAREH OROPA ile OROPA ile FARANGSTAN ile FARANG ile FARANGY ile OROPAYY ile ETEHADYYEH OROPA )
- AVRUPA ISTAKOZU[Lat. HOMARUS GAMMARUS] ile AMERİKAN ISTAKOZU[Lat. HOMARUS AMERICANUS] ile ÇEKİRGE ISTAKOZU ile KADİFE YÜZGEÇLİ ISTAKOZ ile KÜRKLÜ ISTAKOZ
- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ
- AVRUPA'NIN EN BÜYÜK KENT PARKI:
PHOENIX
( İrlanda'nın başkenti Dublin'de bulunmaktadır. )
- AVŞAR, HÜLYA (EDREMİT, 1963) :
( Sinema ve ses sanatçısı. 1983 yılında Bulvar Gazetesinin tertiplediği Kainat Güzellik Yarışmasında birinci oldu ve yıldızı parladı. Sinemaya geçti. "Haram" filmi le sanat hayatı başladı. Sinema ile uğraşırken müzik eğitimi almayı ihmal etmedi. Müzikallerde oynadı albüm ve single yaptı. "Salkım Yarası"albümü ile şöhreti yakaladı. "Sessiz Kadın" şarkısı ile önemli bir şöhretin sahibi oldu. Bir Milyon yüz binin üzerinde satış yaparak rekor kırdı. Kral TV.'den En iyi Kadın şarkıcı ödülünü aldı. Sahne aldı, filmlerde oynadı, show programları yaptı. Uzun yıllardan beri Sarıyer'de ikamet etmektedir. )
- AVUCUNU YALAMAK ile YUMRUĞUNU YALAMAK
( Karşılık bulamamak. İLE Cimrilik. )
- AVUNMA ile/ve/değil/yerine/|| SAVUNMA
- AVUNMAK ile AVUNULMAK ile AVUNDURMAK ile AVUNABİLMEK ile AVUNUVERMEK ile AVUNÇ
- AVUNMAK ile YETİNMEK
- AVUNTU ile/ve KETLE(N)ME[Erm.]
( CONSOLATION vs./and OBSTACLE | TO IMPEDE )
- AVURTLAMAK ile AVURT ile AVURTLU ile AVURT ÜNSÜZÜ
- Avutmak için DİNLE!!!
- AVUTMAK ile AVUTULMAK ile AVUTABİLMEK ile AVUTUVERMEK
- AWFUL :/yerine KORKUNÇ
- AXINİT ile/||/<> EPİDOT
( Kahverengi, sarı ve mavi tonlarında bulunur. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olup kristal yapısı uzundur. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6-7
Işık Kırma İndisi: 1.68-1.70 İLE/||/<> 1.72-1.75
Rengi: Kahverengi, sarı, mavi İLE/||/<> Yeşil
Molekül yapısı: Ca²(Fe,Al)Al²BSi4O05(OH) İLE/||/<> Ca²(Al,Fe)³(SiO4)³(OH) )
- AY AYAKTA, ÇOBAN YATAKTA, AY YATAKTA ÇOBAN AYAKTA" ile/ve "ERKEN KALKAN ERKEN YOL ALIR"
- AY AY/TARSİER ile FİLİPİN TARSİERİ
- AY/DOLUNAY ile/ve YENİAY
( MEH ile/ve HİLÂL, ŞEHR )
( MOON vs./and CRESCENT )
- AY MAYMUNU ile AY AY LEMURU[MAYMUN değil!]
( Asya ile Avustralya arasındaki cennet adalarında yaşarlar. İLE Madagaskar'da yaşarlar. )
( ... İLE Yeterli miktarda yiyecek bulabilmek için arayış sırasında, bir gecede, 3 km. yol almış olurlar. )
- [ne yazık ki]
AY VE YILDIZ İSTER/SİN ve/||/<>/> BUNLARI DA GÜNDÜZ OLSUN DİYE İSTER/SİN / BEKLER/SİN
- AY ile AY BAŞI ile AY HALİ ile AY YILI ile AY BALTA ile AY IŞIĞI ile AY BALIĞI ile AY DÖNÜMÜ ile AY MODÜLÜ ile AY YILDIZ ile AY ÇÖREĞİ ile AY PARÇASI ile AY TAKVİMİ ile AY GÜN YILI ile AY ÖRÜMCEĞİ ile AY KARANLIĞI ile AY TUTULMASI ile AY ÇEKİRDEĞİ ile AY GÜN TAKVİMİ ile AY BALIĞIGİLLER
- AY ile/||/<> HAREKET
( Ay hareketlerinin matematiksel modeli )
( Ali Kuşçu tarafından 1450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1403-1474) (Ülke: Semerkant/Osmanlı) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Risaletu Fethiyye, Ay gözlemleri, matematik ve astronomi) )
- AYA ANASTAS KİLİSESİ :
( Tarabya'daki Rum Kiliselerinden biriydi. 6 - 7 Eylül olayları sarsında tahrip edildi ve sonradan onarıldı. )
- AYAĞA KALKMAK/KIYAM ve/||/<>/> UYANMAK/UYANIKLIK/YAKAZA ve/||/<>/> YÜRÜYÜŞ/SEYR
- AYAĞIM, ELİM/KOLUM VB.:
SORUNLU ile RAHATSIZ ile SAKAT
- AYAĞIMI/AYAKLARIMI (ÇIKARAYIM/ÇIKARMAK)" değil AYAKKABILARIMI (ÇIKARAYIM/ÇIKARMAK)
- AYAĞINA TAŞ DEĞMESİN" ile/ve/||/<> "KİRPİĞİNE TOZ DEĞMESİN"
- Ayağını DİNLE!!!
- AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK ile/yerine/değil AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
( [not] WALKING IN, TO DRAG ALONG THE FOOT vs. WALKING IN, NOT TO DRAG ALONG THE FOOT
WALKING IN, TO DRAG ALONG THE FOOT vs. WALKING IN, NOT TO DRAG ALONG THE FOOT )
- AYAK ile PİYADE ile FUTBOL ile FUTBOL ANTRENÖRÜ ile BASAMAK ile ALT BİLGİ ile TEMEL ile AYAKSIZ ile SAHNE IŞIĞI ile UŞAK ile AYAK İZİ ile AYAK İZİ ile AYAK SESİ ile AYAK SAPI ile BASAMAK ile AYAK TAŞI ile TABURE ile AYAKKABI ile AYAK HAREKETİ
( FOOT vs. FOOT SOLDIER vs. FOOTBALL vs. FOOTBALL COACH vs. FOOTBOARD vs. FOOTER vs. FOOTING vs. FOOTLESS vs. FOOTLIGHT vs. FOOTMAN vs. FOOTMARK vs. FOOTPRINT vs. FOOTSLOG vs. FOOTSTALK vs. FOOTSTEP vs. FOOTSTONE vs. FOOTSTOOL vs. FOOTWEAR vs. FOOTWORK )
( پا ile قدم ile هجاي شعري ile سرباز پياده ile توپ فوتبال ile فوتبال ile مربي فوتبآال ile پايه تختخواب ile گام زن ile جاي پا ile بي پا ile چراق پايين اتومبيل ile شاطر ile ردپا ile اثر پا ile جا پا ile جاپا ile پا کوفتن ile برگدم ile گام برداري ile سنگ بنا ile زيرپايي ile پاي افزار ile پاپوش ile پادوي )
( PA ile GHODAM ile هجاي شعري ile SARBAZ PEYADEH ile TOP FOTBAL ile FOTBAL ile MARBY FOTEBAAL ile PAYYEH TAKHTKHAB ile GAM ZAN ile JAY PA ile BEY PA ile CHARAGH PAYYNE OTOMBYLE ile SHATER ile RADPA ile ASAR PA ile JA PA ile جاپا ile PA KOFTAN ile BARGDAM ile GAM BARDARY ile SANG BENA ile زيرپايي ile PAY AFZAR ile PAPUSH ile پادوي )
- AYAKÇAK ile AYAKÇIN
( Merdiven, merdiven basamağı. | Dokuma tezgâhı ayaklığı. | Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. İLE Dokuma tezgâhlarında, atkı ipliklerini devindirmek için ayakla basılan tahta ayaklık. )
- AYAKKABI ile BATİNKA
( ... İLE Ayakkabı. [Tataristan'da.] )
- AYAKKABI ile KUNDURA[İt. < CONDURA}
( ... İLE Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı. )
- AYAKKABI/BAŞMAK ile AYAKAPI
( ... İLE Fener-Balat'taki kapı. )
- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]
( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )
- AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI
- AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM
- AYAKTA DURMAK ve/fakat/||/<>/>/< HAYATTA KALMAK
( Yeterince gücün olmayabilir/kalmayabilir. VE/FAKAT/||/<>/>/< Nedenlerin vardır ve yeterince çoktur. )
- ÂYÂN-I SÂBİTE ile ARKETİP
- ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER
- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI
- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI
( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]
İLE/VE/||/<>
Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]
İLE/VE/||/<>
Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.
İLE/VE/||/<>
Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )
- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK
- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR
( ADJUST vs. ADJUST WITH vs. ADJUSTABLE vs. ADJUSTABLE WRENCH vs. ADJUSTER vs. ADJUSTING vs. ADJUSTMENT )
( انطباق يافتن ile تنظيم کردن ile تعديل کردن ile کم و زياد کردن ile ميزان کردن ile منطبق شدن ile قابل تصحيح ile تنظيم پذير ile آچار فرانسه ile تنظيم کننده ile معدل ile منطبق ile انطباق ile تعديل ile تنظيم ile تصحيح )
( ENTABAGH YAFTAN ile TANZYM KARDAN ile TADYLE KARDAN ile KAM VE ZYAD KARDAN ile MYZAN KARDAN ile MANTABAGH SHODAN ile GHABEL TASHYHE ile تنظيم پذير ile ACHAR FARANSEH ile TANZYM KONANDEH ile MADEL ile MANTABAGH ile ENTABAGH ile تعديل ile تنظيم ile TASHYHE )
- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON
- AYARLAYAN ile/ve/değil/||/<> AYARTAN
- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ
- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON
- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR
( Makam odasını kumrulara terk eden bürokrat: Haluk Dursun
"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun
açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye
başladım.
Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre
oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi.
Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından)
tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.
Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva
kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.
Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.
Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.
Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay,
"Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.
"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım"
diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.
"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.
Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...
"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın,
saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.
Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...
Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.
"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.
"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.
Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.
Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?
Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.
Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...
“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm.
“Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.
Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.
Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.
Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.
"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.
Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.
Haluk DURSUN )
(
)
- AYASOFYA'DA:
BİRİNCİ ile/ve İKİNCİ ile/ve ÜÇÜNCÜ
( M.S.: 360 ile/ve 415 ile/ve 537 )
- AYAYANİ KİLİSESİ :
( Tarabya'daki Rum Kiliselerinden biridir. 6 - 7 Eylül olayları sırasında tahrip gören ve sonrada onarılan. )
- AYAZAĞA MAHALLESİ :
( 1930 yılında ilçe olan Sarıyer'e bağlıydı Ayazağa köyü. Bağlılığı 1954 yılına kadar devam etti. 1954 yılında Şişli yeni bir ilçe olarak kurulurken Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri de ile Şişli'ye bağlandı. 2012 yılında "Belediyeler Birliği Kararnamesi" ile Huzur ve Maslak Mahalleleri ile birlikte Sarıyer'e bağlandı. Üç tarafı ormanla kaplı olan Ayazağa'nın kuruluşu 300 yıl önceye kadar gider. )
- AYAZAĞA MERKEZ PARKI :
( Ayazağa Mahallesindedir. 903,84 m2 lik bir alanı kaplamaktadır. 225,29 m2 yeşil alanı bulunmaktadır. )
- AYDAKİ 3 DORUK:
ULUĞ BEY ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO
( Uluğ Bey, kurduğu sektans sistemi ile 1180 yıldızın konumunu ve bir yılın 365 gün olduğunu, Kopernik'ten 60, Galileo'dan 200 yıl önce, hemen hemen doğru olarak hesaplamıştır. )
- AYDEMİR, MUSTAFA (ANTALYA, 1953) :
( Antalya'da doğdu (1953), Uzun yıllardan beri Sarıyer/Yenimahalle'de ikamet etmektedir. Antalya Lisesini bitirdi (1972), İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu (1979). 1974 yılında kendi şirketini kurdu. 1977 yılında Teksas Üniversitesi adına G. Bass ekibiyle Serçe Limanı Bizans Batığı Sualtı Kazısında çalıştı. Antik batıklara, 1. ve 2. Dünya savaşı batıklarına daldı. Uzun yıllar batıklar, balıklar, kıyılar ve amforalar hakkında makaleler yazdı. Kaptan Cousteau Ekibiyle daldı ve birlikte konferanslar verdi. 9 yıl boyunca araştırdığı Fransız Savaş Gemisi Paris - 2 batığından, 1. Dünya Savaşı'na ait unutulmuş bir tarihi ortaya çıkardı ve bunu 2004'te "Ben bir Türk Zabitiyim. Batıktan Çıkan Kahraman" isimli belgesel kitabıyla yayınladı. Arkeolojik Eser Koleksiyoncuları Derneği ve Marmara Adası Deniz Müzesi Kurucuları arasında yer aldı. Dernek üyelerinin eserlerini bir araya getirerek Deniz Müzesi projesi hazırladı. Atatürk portresini Erzincan dağlarının en iyi görünen bir yüzüne resmeden çalışmasını 2010 yılında "Dağdan Bakan Gözler" ismi ile kitaplaştırarak yayınladı. Çalışmalarını Sarıyer'de bir deniz müzesi açılması için sürdürmektedir. )
- AYDIN, HÜSEYİN (SÜRMENE, 1931 - 1985) :
( Bir yıl İstanbul Tıp Fakültesinde okuduktan sonra İ.Ü. Diş Hekimliği Fakültesine geçti ve bu fakülteyi bitirdi. Askerlik görevini Karadeniz Ereğli'de yaptı. Diş Hekimi olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- AYDIN, NURİ FATİH (ÜSKÜDAR, 1996) :
( UTAŞ Uşakspor'dan orta saha elemanı olarak transfer edildi bir sezon (2018/2019) tescilli kaldı. Bu süre içerisinde takımının 33 lig ve 2 özel olmak 37 maçında forma giydi ve takımına lig maçlarında 5 gol kazandırdı. Gebze Karadenizspor, İstanbulspor A.Ş. Ofspor A.Ş. UTAŞ Uşakspor ve Sarıyer'de oynayan bu futbolcu sezon sonunda serbest kaldı. )
- AYDIN, YEKTA (YEŞİLCE/ORDU, 1950) :
( İstinyeli, eğitimci, yazar ve siyasetçi. İlk ve ortaokulu Yeşilce ve Mesudiye'de, öğretmen okulunu Perşembe'de, Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümünü Ankara'da, lisansını Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünde tamamladı. Memuriyete öğretmen olarak başladı. Mesudiye Lisesi ve Mesudiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. İstanbul Yeni Levent Lisesi ve sonrasında Şişli Çağlayan Lisesinde Müdür olarak atandı. 2000‘de emekli oldu ve Beşiktaş Özel Yıldız Kolejinde Müdür olarak görev yaptı. Siyasete CHP saflarında başladı ve Yeşilce Belediye Başkanı seçildi (2004 - 2009). CHP İstanbul İl Yönetim Kurulunda üye olarak görev yaptı. İstanbul ikinci bölgeden milletvekilliğine aday oldu kazanamadı. Çeşitli vakıf, dernek ve diğer sivil toplum kuruluşlarında üye ve yönetici alarak çalıştı. Aynı zamanda saz sanatçısı ve bestekâr olarak da eserler verdi. Yazın hayatını da devam ettirdi ve uzun yıllar Mesudiye'nin Sesi ve Mora Dergilerinde yazıları yayınlandı. Ayrıca Gül Dalı, Yayla Yeli, İnsan İlişkilerimiz, Işıksız Köyler, Gökten Sevgi Yağsın Yere, Dostun Yolu İnce Uzun adlı şiir kitapları ile Göle Düşen Damla, Dünden Bugüne İzlenimlerim isimlerini taşıyan kitapları var. )
- AYDINER SOKAK PARKI :
( Baltalimanı Mahallesindedir. 352,00 m2'lik bir alan üzerindedir. 150,00 m2'lik yeşil alanı, 42,00 m2'lik çocuk oylun alanı ve 80,00 m2'lik spor alanı bulunmaktadır. )
- AYDINLANMA:
AYDINLIĞI "DÜŞLEYEREK" değil KARANLIĞIN BİLİNCINE VARARAK
- AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA
- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ
- AYDINLANMA ile/ve "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET
( ENLIGHTENMENT vs./and/||/<>/> QUITENESS )
- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR
- AYDINLANMIŞ/LIK ve/<> UYANDIRILMIŞ/LIK
- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI
- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER
- AYDOĞDU, OĞUZ (İST. 1960) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Profesyonel kadroya alındı (1976). 70 Lig, 3 Kupa, 28 Amatör lig olmak üzere 101 resmi ve 20 özel maçla birlikte toplam 121 maçta forma giydi. Prof. Lig maçlarında 7 olmak üzere 134 gol kaydetti. 9 kez Amatör ve 4 kez de A Genç olmak üzere 13 kez milli oldu. )
- ÂYET ile/ve/||/<>/> VÂRİDÂT
( Risâletten doğan/gelen. İLE/VE/||/<>/> Velâyetten doğan/gelen. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Bireysel/sanatsal. )
- AYETULLAH ile AYETULLAH HAKİM ile AYETULLAH SEYYİD MUHAMMED BAGİR EL HAKİM ile AYETULLAH SİSTANİ ile AYETULLAH VAEZ TABASİ
( AYATOLLAH vs. AYATOLLAH HAKIM vs. AYATOLLAH SEYED MOHAMMAD BAGHER AL HAKIM vs. AYATOLLAH SISTANI vs. AYATOLLAH VAEZ TABASI )
( يتالله ile يت الله حکيم ile يت الله سيد محمد باقر حکيم ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )
( يتالله ile يت الله حکيم ile YT OLLAH SYD MAHMAD BAGHAR HAKYM ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )
- AYIKLAMA ile/ve/||/<> ÇIKARMA
- AYIKLAMA ile/ve GÖZARDI ETME
( SELECTION vs./and TO IGNORE )
- Ayinesi iştir kişinin, SUS!!!
- Ayinesi susmaktır kişinin, SUS!!!
- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA
- AYIP ile/ve/< ISTIRAP
- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ
- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ
- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS
( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )
- AYIRD ETMEK/EDEBİLMEK ile/değil/yerine AYIRMAK
- AYIRICI AKIL ile/ve UYGULAMALI AKIL ile/ve KURAMSAL AKIL
( Yararlı-Zararlı. İLE/VE İyi-Kötü. İLE/VE Doğru-Yanlış. )
- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE
- AYIRICI PERDE = HİCÂB-I FÂSIL = CLOISON
- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ
- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI
- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS
- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ
- AYIRMA ile AYIRMAÇ
- AYIRMA ile/ve KAYIRMA
- AYIRMA ile ŞİFLEME
( ... İLE Pamuğu, kozasından ayırmak. | Mısırı, koçanından ayırmak. )
- AYIRMAK/AYIRABİLMEK ile/ve/>/= TOPARLAMAK/TOPARLAYABİLMEK
( TO SEPARATE vs./and/>/= TO (BE ABLE TO) PACK/SUMMARIZE )
- AYIRMAK SURETİYLE ile/değil/yerine/||/<> AYIRARAK
- AYIRMAK ile/ve/||/<> AYIKLAMAK
( TO SEPARATE vs. SELECTION )
- AYIRMAK ile/değil/yerine AYRICALIK/LAR (TANIMAK)
- AYIRMAK ile DIŞARIDA BIRAKMAK
( TO SEPARATE vs. TO LEAVE OUT )
- AYIRMAK ile KOPARMAK
( TO SEPARATE vs. TO BREAK OFF )
- AYIRMAK ile MÜSTAKİL ile MÜFREZE
( DETACH vs. DETACHED vs. DETACHMENT )
( منفصل کردن ile غير ذيعلاقه ile منفصل ile عده )
( MONFASL KARDAN ile غير ذيعلاقه ile MONFASL ile ADEH )
- AYIRMAK ile/değil SIYIRMAK
( [not] TO SEPERATE vs./but TO PEEL OFF )
- AYIRMAK/AYRILMAK ile/ve/||/<> SIYIRMAK/SIYRILMAK
- TEFRİK ETMEK[Osm.] / TO SEPARATE, TO SPLIT[İng.] / RENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMAK
- AYIRTMA ile AYIRTMAN/LIK
- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM
- AYKIRI ile HAYKIRI
- AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK
- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA
- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]
- AYLAMAK ile AYLANMAK ile AYLA ile AYLAK/LIK ile AYLAKÇI/LIK ile AYLARCA
- AYLI ile AYLIK ile AYLIKLI ile AYLIKÇI/LIK ile AYLIKSIZ
- AYMAZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMA/İHMAL
- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER
- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- AYNA ile/ve/=/||/<>/< GÖRÜNTÜ
- AYNA" ile/ve/> İKİNCİ VAROLAN
( Her varolan, her zerreye; her zerre, her varolana etki eder. )
- AYNA ile/ve YANSIMA
(
)
( MIRROR vs./and REFLECTION )
( ... ile İNİKÂS )
- AYNADUVAR/ARALAMA DUVARI ile AYNATAŞI
( Bir duvarda, çevresi silmeli, mermer taklidi düz sıvalı ya da kabartmalı bölüm. İLE Eski evlerde ya da çeşmelerde, musluğun takıldığı, çoğu oymayla süslü, düşey taş. )
- AYNALAMA:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL
( Bakım veren[anne vb.]. İLE Baba. )
- AYNALANMA:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜL
( Annenin, çocuğuna, biricikliğini duyumsatmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Baba ile olan. İLE/VE/||/<>/> Yaştaş/akran ile. )
- AYNA/LA(N)MAK ile/ve/değil/||/<>/< SAHİPLENMEK/MUSAHİPLİK
- AYNAN YOKSA KOMŞUNA BAK ile/ve BANA ARKADAŞINI SÖYLE, SANA KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM
- AYNEN ile/ve/||/<> HOMOJEN
- AYNEN ile/ve TAMAMEN
( EXACTLY vs./and COMPLETELY )
- AYNI DİLİ KONUŞMAK ve/||/<> AYNI DURUMU/HÂLİ PAYLAŞMAK
- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK" ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK
- AYNI FİKİRDE OLMAMAK ile NAHOŞ ile ANLAŞMAZLIK
( DISAGREE vs. DISAGREEABLE vs. DISAGREEMENT )
( اختلاف پيدا کردن ile نساختن با ile مغاير بودن ile نفاق داشتن ile اختلاف نظر داشتن ile مخالف بودن ile اختلاف داشتن ile ناسازگار بودن ile اختلاف عقيده داشتن ile موافق نبودن ile ناسازگاري کردن ile برخلاف ميل ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile ناپسند ile تخالف ile عدم موافقت ile شکراب ile اختلاف نظر ile عدمموافقت ile اختلاف ile مغايرت ile مخالفت )
( AKHTELAF PEYDA KARDAN ile NESAKHTAN BA ile MOGHAYR BODAN ile NAFAGH DASHTAN ile AKHTELAF NAZAR DASHTAN ile MOKHALEF BODAN ile AKHTELAF DASHTAN ile NASAZGAR BODAN ile AKHTELAF AGHYDAH DASHTAN ile MOVAFEGH NABUDAN ile NASAZGARY KARDAN ile BARKHLAF MYLE ile ناپسنديده ile جوکي ile نامرضي ile NAPASAND ile تخالف ile ADAM MOVAFEGHT ile شکراب ile AKHTELAF NAZAR ile عدمموافقت ile AKHTELAF ile MOGHAYRAT ile MOKHALEFT )
- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK" ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"
( İkisi de bireyler ve toplumlar için çok yanlıştır ve yapılmamalıdır! )
- AYNI PARALELDE değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE
- AYNI ŞEYE, FARKLI ADLAR KOYMAK ya da FARKLI ŞEYLERE, AYNI ADI KOYMAK
( İkisi de, yapılmaması gerekenlerdendir. Kavramlar, durumlar, olay ve olgular arasındaki farkları ya da karıştırılmaması gerekenlerin bilinciyle gerçekleştirilebilir. )
- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK
( FELLOW vs. FELLOW BELIEVER vs. FELLOW CITIZEN vs. FELLOW RESIDENT vs. FELLOW SOLDIER vs. FELLOWSHIP )
( همتا ile هم مسلک ile هموطن ile همشهري ile خيلتاش ile هم صحبتي ile پژوهانه )
( CPEHMETA ile NPAM MOSLAK ile CPEHMOOTAN ile CPEHMASHEHARY ile خيلتاش ile NPAM SAHBATY ile PAZHVEYANEH )
- AYNI YÖNDE ile/ve/||/<> PARALEL
- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA
- AYNI ZAMANDA ve/||/<> ÇOK
- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK
- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI
- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK
( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )
- AYNI/LIK ile/ve/||/<> KALICI/LIK
- AYNI/LIK ile ÖZDEŞ/LİK
( SAME vs. IDENTITY )
- AYNI/LIK ile PARALEL/LİK
- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK
( Yakınlaştırır. İLE/VE/||/<>/>< Geliştirir. )
- AYNINDAN değil AYNISINDAN
- AYNISININ, TIPKISI değil AYNISI ya da TIPKISI
- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK
- AYNİYET ile ANALOJİ
( SAMENESS vs. ANALOGY )
- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK
- AYNİYET ile MİN VECH
- Aynı yöne bakarak KONUŞ!!!
- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK
- AYRI PETALLİ KOROLLA, DIALIPETAL KOROLLA, KORİPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = COROLLE POLYPÉTALE, COROLLE DIALYPÉTALE
- AYRI SEPALLİ KALİKS, DİALİSEPAL KALİKS, KORİSEPAL KALİKS = KE'S-İ KESÎRÜ'L-EVRÂK = CALICE POLYSÉPALE, CALICE DIALYSÉPALE
- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ
( APART vs. APART FROM vs. APART FROM THAT vs. APARTMENT vs. APARTMENT COMPLEX )
( جدا ile مجزا ile صرف نظر ile گذشته از ile گذشته از آن ile خلوت سرا ile آپارتماني ile آپارتمان ile مجموعه آپارتماني )
( JEDA ile MAJZA ile SARF NAZAR ile GOZASHTEH AZ ile GOZASHTEH AZ AN ile KHLUT SARA ile APARTAMANY ile APARTAMAN ile MAJMUE APARTAMANY )
- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET
- AYRICALIK ile "AĞIRLIK"
- AYRICALIK ile AZINLIK
- AYRIK DÜZENLER/SİSTEMLER ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ DÜZENLER/SİSTEMLER
- AYRIK OLAY ile/||/<> KESİŞEN OLAY
( Ayrık aynı anda olmaz, kesişen olabilir )
( Formül: A∩B=∅ İLE A∩B≠∅ )
- AYRIKSI/LIK ile AYRIKSI AY ile AYRIKSI YIL
- AYRILABİLECEK OLAN ile/ve/||/<> AYRI OLABİLECEK OLAN
- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR
- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA
( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )
( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )
( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )
- AYRILIK:
YAKAR ve/||/<>/> YIKAR
- AYRILIK ile/ve ALAN AYRILIĞI
( SEPARATENESS vs./and FIELD SEPARATION )
- AYRILIK ile AYRILMAK
( DISUNION vs. DISUNITE )
( عدم اتفاق ile جدا شدگي ile نفاق انداختن ile باهم بيگانه کردن )
( ADAM ETEFAGH ile JEDA SHODEGY ile NAFAGH ANDAKHTAN ile BANPAM BEYGANEH KARDAN )
- AYRI/LIK ile/ve BAŞKA/LIK
( DISTINCT vs./and DIFFERENT )
- AYRILIK ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ
( [not] DEVIATION vs./and/>/but BEGINNING )
- AYRILIK ile İKİLİK
( DISTINCT vs. DUALITY )
- AYRILIK ile/ve/<> SAYRILIK/HASTALIK ile/ve/<> ÖLÜM
- AYRILIK ile/ve SON
( SEPERATENESS vs./and THE LAST/FINAL/END/RESULT )
- AYRI/LIK ile/ve TAŞKIN/LIK
( DISTINCT vs./and IMPETUOSITY )
- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )
( TEFRİKA[< FARK] değil/yerine/>< İTTİHAD[< VAHDET] )
- AYRILIK/İKİLİK ile/değil SALINIM
( [not] DISTINCT vs./but OSCILLATION )
- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ
( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )
- AYRILIŞMAK ile AYRILIŞ
- AYRILMA ile AYRILMAZLIK ile AYRILMA DURUMU
- AYRILMA ile AYRIŞMA
- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ
( WINNICOTT > STERN > MAHLER )
- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BOŞANMA
- AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME
- AYRILMA ile/ve KOPUŞ/KOPMA
( [bir şeyi/kavramı/durumu/olayı] Süreç ve sonucun(un) birlik ve bütünlüğüyle görerek tanımlama ve/ya da değerlendirme. İLE/VE Süreç merkezli/odaklı (aşırı) "yorum"/"okuma". )
( Davranış ve tutum, yeğleme/tercih. İLE/VE Durum. )
( Kişide. İLE/VE Nesnelerde.[Benzetme olarak, tırnak içinde] )
( Tekrar biraraya gelebilme, buluşabilme olanağıyla. İLE/VE Bir daha birleşmemek üzere. )
( "AYRIŞMA"yı da karşılıklılık/işteşlik durumu olduğundan dolayı AYRILMA ile birlikte ya da ayrı ayrı kullanmak olanaklı olduğu gibi bunlarla da karıştırmamak gerekiyor. )
( DEVIATION vs./and TO BREAK OFF )
- AYRILMA-BİREYLEŞME EVRELERİNDE:
3-8 ve/||/<>/> 10-15 ve/||/<>/> 15-22 ve/||/<>/> 22-30 AY
( Farklılaşma ve gövde imgesinin gelişimi. VE/||/<>/> Uygulama. VE/||/<>/> Yeniden yakınlaşma. VE/||/<>/> Bireyleşmenin sağlamlaştırılması ve nesne sürekliliğinin başlangıcı. )
- AYRILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYILMAK
- AYRILMAK ile AYRILIŞ ile BÖLÜMLERE AYIRMAK ile KALKIŞ
( DEPART vs. DEPARTING vs. DEPARTMENTALIZE vs. DEPARTURE )
( تشريف بردن ile عزيمت کردن ile هجرت کردن ile روانه شدن ile رهسپار ile چند شعبه کردن ile عزيمت ile هجرت ile ذهاب ile رحيل )
( TASHARYFE BARDAN ile AZYMAT KARDAN ile NPAJRAT KARDAN ile RAVANEH SHODAN ile RAYASPAR ile CHAND SHABEH KARDAN ile AZYMAT ile NPAJRAT ile ZEHAB ile رحيل )
- AYRILMAMA ile/||/<> AYRIŞIM ile/||/<> AYRIKLIK(TRANS-DÜZENLEME)
( [mitoz/mayoz] Göze bölünmesi sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması.[Bir çift homolog kromozomun ayrılamaması. | Kardeş kromatitlerin ayrılamaması. | Mitoz sırasında kardeş kromatitlerin ayrılamaması.] İLE/||/<> Göze bölünmesinin anafaz evresinde kromozom çiftlerinden her birinin zıt kutuplara çekilmesi. İLE/||/<> Ebeveynlerinden mutant ve doğal aleller aktarılmış olan, iki özellik açısından da heterozigot genler. Genlerin karşılıklı iki DNA zincirinde çapraz olarak iki baskın ya da iki çekinik özellik bulunması durumu. Bireyde birbirine bağlı olarak iki baskın gen ve iki çekinik gen varken mayoz bölünme sırasında birbirine bağlı bir çekinik bir baskın gamet oluşması ve çocuğa aktarılması durumunda trans-düzenlemeye rastlanabilir. )
- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]
- AYRIM (NOKTASI):
KAVŞAK ile/ya da/||/<> MAKAS ile/ya da/||/<> ÇATAL
- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM
- AYRIM/FARK ile/ve/değil/||/<> ORAN
- AYRIMCILIK YAPMAK ile AYRIMCI ile AYRIMCILIK ile AYRIMCI
( DISCRIMINATE vs. DISCRIMINATING vs. DISCRIMINATION vs. DISCRIMINATOR )
( تبعيض کردن ile تبعيض قائلشدن ile فاروق ile تبعيض ile فرق گذاري ile فرق گذار )
( TABYZE KARDAN ile TABYZE QAELASHODAN ile فاروق ile TABYZE ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR )
- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK ile/ve/||/<> NEFRET
- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK
- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK
( ALE-L-ITLAK: Genel olarak bir kayıtla bağlı olmayarak. | Ayırdetmeden, ayırmadan, salt olarak. )
- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)
- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ
- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA
- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI
- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ
- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ
- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI
- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ
- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ
- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME
- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI
- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ
- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI
- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI
- AYRIMSAMA ile/ve/||/<> YENİDEN ÜRETME ile/ve/||/<> TANIMA
- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL
- AYRINCA(Ar. İSTİSNÂ) ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT
- AYRINCA/İSTİSNA ile/ve/||/<> ÖZGÜN/LÜK
- AYRINTI ile AÇIKLAMA
( TEFERRUAT ile TAFSİLAT )
- AYRINTI ile AYIRTI
( DETAIL vs. NUANCE )
- AYRINTI ile AYIRTI
( DETAIL vs. NUANCE )
- AYRINTI ile AYRIM
( DETAIL vs. DIFFERENTIATION )
- AYRINTI ve BASAMAK
( DETAIL and STEP )
- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK
- AYRINTI ile/ve DERİNLİK
( DETAIL vs./and DEEPNESS )
- AYRINTI ile/ve/||/<> GELECEK
- AYRINTI ile İNCELİK
( DETAIL vs. DELICACY )
- AYRINTI ile NÜANS
( ... İLE Resim sanatında renk ayrıntısı. )
( DETAIL vs. NUANCE
... WITH Color detail in art. )
- AYRINTI >< ÖLÜM
- AYRINTI ile/ve ÖZEL
( DETAIL vs./and SPECIAL )
- AYRINTILAMA -ile
( ELABORATION )
- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA
- AYRINTI/LAR ile/ve/yerine TEMEL İLKE/LER
( DETAIL/S vs./and BASIC PRINCIPLE/S
BASIC PRINCIPLE/S instead of DETAIL/S )
- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN
- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN
- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM
- AYRIŞIK/HETEROJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR) ile/ve/||/<>/>< BAĞDAŞIK/MÜTECÂNİS[Ar.]/HOMOJEN[İng., Fr.] (KARIŞIMLAR)
( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE/VE/||/<>/>< Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )
(1996'dan beri)