Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(86/160)
- KÖSEOĞLU, TUNCAY (RİZE, 1969) :
( Diyarbakırspor'dan transfer edildi. Sarıyer'de üç sezon (1996 - 1999) tescilli kaldı. Bu süre içinde 74 lig, 5 kupa maçı olmak üzere 79 resmi ve 34 özel maçla birlikte toplam olarak 113 maçta oynadı. Lig maçlarında 16 ve özel maçlarda 16 olmak üzere takımı hesabına 32 gol kaydetti. 1999 yılında tekrar Diyarbakırspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- KÖŞESİ ile/ve/değil UCU
- KÖSGÜK ile/||/<> KORKULUK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( "Kötü gözler"den sakınmak için küçük bahçelere ve üzüm bağlarına dikilen korkuluk. İLE/||/<> ... )
- KOŞİLİS ile ÖDEMİS
( Olgunlaşmamış üzüm tanelerini deler ve yerler. )
( CLYSIAAMBIGUELLA et POLYCHROSISBOTRANA )
- KOSCHINELLE FARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KOŞİNEL BOYASI
- KÖŞK ile BEYKEM[Fars.]
( ... İLE Yazlık köşk. | Sofa ve salon. )
- KÖŞK ile KÖŞKLÜ
- KÖŞKLÜ ile/ve "İKİ KEÇELİ"
( Osmanlı'da yangın habercileri. )
( ... İLE/VE Üst kıdemli. )
- KOŞMACA ile/ve/||/<>/> KOVALAMACA
( Birbirini kovalayarak oynanan bir çocuk oyunu. İLE/VE/||/<>/> Ebenin, yanına gizlice sokulup koluna vuranı kovalayıp yakalamaya çalışması biçiminde oynanan bir çocuk oyunu. | Arkasından koşma, peşinden gitme. )
- KOŞMAK ile KOŞMACA
- KOŞMAK ile KOŞMAK
( Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. | Bir yere hızlıca gitmek. | Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. | Koşuya çıkmak. | Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. İLE Birlikte iş görmesi için bir şeyi, birini, başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. | Birini, bir işte görevlendirmek. )
- KOŞMAK ile KOŞUCU ile HAFİF KOŞU
( JOG vs. JOGGER vs. JOGGING )
( قدم تند کردن ile يورغهرو ile هل دهنده ile يورغه )
( GHODAM TAND KARDAN ile يورغهرو ile CPEL DAHANDEH ile يورغه )
- KOŞMAK ile/ve/<>/değil/yerine SEĞİRTMEK
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Hızlı adımlarla ya da sıçrayarak yakın bir yere doğru yürümek. )
- KOŞMAK ile/= YORTMAK
( Koşmak, sürekli yol yürümek. | İşsiz güçsüz gezmek. )
- KOŞMAK ile YÜPÜRMEK
( ... İLE Telâşla, öteye-beriye koşmak. )
- KÖSNÜ/ŞEHVET ile İŞRET
- KÖSNÜ ile KÖSNÜK ile KÖSNÜL/LÜK ile KÖSNÜLÜ
- KÖSNÜK ile KÖSNÜL
( Eş isteme dönemi gelmiş hayvan. İLE Eşeysel istekli/lik, şehvetli/lik. )
- KÖSNÜLMEK ile KÖS ile KÖSE/LİK ile KÖS KÖS ile KÖSE SAKAL ile KÖSE BUĞDAY
- KOSSEL-SOMMERFELD LAW[İng.] / LOI DE KOSSEL-SOMMERFELD[Fr.] / KOSSEL-SOMMERFELDSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSSEL-SOMMERFELD YASASI
- KOSTAKLANMAK ile KOSTAK
- KÖSTEBEK ile DESMAN
- KÖSTEBEK ile KESELİ KÖSTEBEK
- KÖSTEBEK ile KÖR FARE
(
)
- KÖSTEBEK ile KÖSTEBEK İLLETİ
- KÖSTEBEK ile YILDIZ BURUNLU KÖSTEBEK
- KÖSTEBEK ile YILDIZ BURUNLU KÖSTEBEK
( Hayvanlar arasındaki en keskin koku alma yeteneğine sahip hayvanlardandır. )
- KÖSTEK değil/yerine/>< DESTEK
- KÖSTEKLEMEK ile KÖSTEKLENMEK ile KÖSTEK ile KÖSTEKLİ ile KÖSTEKSİZ
- CAUSTIC CRACKING, CAUSTIC EMBRITTLEMENT[İng.] / CAUSTIQUE CRAQUELAGE, FRAGILITÉ CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SPRÖDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK ÇATLAMA, KOSTİK KIRILGANLIK
- LYE[İng.] / LESSIVE[Fr.] / LAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK ÇÖZELTİ
- CAUSTIC POTASH[İng.] / POTASSE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE POTASSIUM[Fr.] / ÅTZKALI, KALIUM HYROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK POTAŞ (POTASYUM HİDROKSİT)
- SODIUM HYDROXIDE, CAUSTIC SODA[İng.] / SOUDE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE SODIUM, HYDRATE DE SODIUM, VOIR SOUDE CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SODA, ATZNATRON, NATRIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK SODA, SODYUM HİDROKSİT
- CAUSTIC[İng.] / CAUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOSTİK
- KOSTİK[Fr. < CAUSTIQUE] değil/yerine/= DOKU YAKAN
( Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran. )
- KOŞUK ile NEŞİD/E[Ar. çoğ. NEŞAİD]
( ... İLE Bir toplulukta okunmaya değer koşuk. | Atasözü gibi kullanılan beyit ya da dize. )
- KOŞUK ile ROMANS[İsp.]
( ... İLE Sekiz hecelik dizelerden oluşmuş bir İspanyol koşuk türü. | Şarkı türünde ve piyano için hazırlanmış, genellikle kıtalar biçiminde beste. )
- KOŞUL BELİRTMEK / SORU SORMAK
- KOŞUL ile/ve/<>/||/> KOŞULLU ile/ve/<>/||/> KAVRAM -ile/ve/||/<>/>
( ZAMAN/UZAM(MEKÂN) ile/ve/||/<>/> NESNE ile/ve/||/<>/> KAVRAM )
- KOŞUL ile/ve/||/<> OLANAK
- KOTER/CAUTER[İng.] değil/yerine/= DAĞLAÇ
- KÖTKİ ile KÖTRÜM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Toprak yığını, tepecik. İLE Üzerine oturulan kanepe. )
- KOTRA[Fr. < COTRE] değil/yerine/= YELKENLİ
( Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli. | Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan. )
- KÖTÜ KOKU ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK
- KÖTÜ TÜRKÇE (OLDU) ile/değil KÖTÜ BİR İFADE (OLDU)
- KÖTÜ ile ACAYİP
( BAD vs. WEIRD )
- KÖTÜ ile/ve/||/<> DANDİK["DANDİKTEN" DEĞİL!)
( ... İLE/VE/||/<> Düşük nitelikli [uyuşturucu vb.] | Düzmece, kötü nitelikli olan. )
- KÖTÜ ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI
( [not] "BAD" but DIFFERENT )
- KÖTÜ ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> BENLİK
( İd. İLE/VE/||/<> Süper ego. İLE/VE/||/<> Ego. )
( Düşman/rakip. İLE/VE/||/<> Yardımcı. İLE/VE/||/<> Kahraman. )
- KÖTÜ ile KÖTÜ DAVRANIŞ ile KÖTÜ GÜN ile KÖTÜ ŞANS ile KÖTÜ ET ile KÖTÜ RUH HALİ ile KÖTÜ ALAMET ile KÖTÜ DURUM ile KÖTÜ KOKU ile KÖTÜ TAT ile HUYSUZLUK ile HUYSUZLUK
( BAD vs. BAD BEHAVIOR vs. BAD DAY vs. BAD LUCK vs. BAD MEAT vs. BAD MOOD vs. BAD OMEN vs. BAD SITUATION vs. BAD SMELL vs. BAD TASTE vs. BAD TEMPER vs. BAD TEMPEREDNESS )
( بد ile بي محل ile لاوصول ile مشئوم ile ناسره ile سوء ile بدسلوکي ile روزبد ile نگون بختي ile بد شانسي ile بدبياري ile بخت سياه ile گوشت خراب ile خلق تنگ ile طيره ile مرغوا ile تنگنا ile تعفن ile بي سليقگي ile بدمزگي ile بدسليقگي ile کج سليقگي ile تند خويي ile بي ظرفيتي )
( BAD ile BEY MOHAL ile LAVASOL ile مشئوم ile NASAREH ile SUE ile بدسلوکي ile RUZBAD ile NEGON BAKHTY ile BAD SHANSY ile بدبياري ile BAKHT SYAH ile GUSHT KHARAB ile KHALGH TANG ile طيره ile مرغوا ile TANGNA ile TAFAN ile BEY SELYGHAGY ile بدمزگي ile بدسليقگي ile KAJ SELYGHAGY ile TAND KHOYY ile BEY ZARFYTY )
- KÖTÜLEME ile/ve/değil/yerine TESPİT ETME
- KAYGILAN/MAK / KORK/MAK:
KÖTÜLÜK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
ile/ve/değil/yerine/daha çok/||/<>/<
İYİLİK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
- KÖTÜLÜK ETMEK ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK
( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )
( ÖNCE, ZARAR VERME!
DO NOT HARM!
PRIMUM NON NOCERE PRIMA NON NOCERE )
- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU
- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK" değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI
( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )
- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN
( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )
( HABÂSET ile HASED )
- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)
( Hesaplı/planlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hesapsız/plansız. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )
( İyinin karşıtı, "kötü" değil ne yazık ki "düşünce/düşünme yok(sun)luğu"dur. )
( Azaltamıyorsak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Artırabiliriz/artıralım! )
( Seçme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeğleme. )
( [not] BAD/NESS vs./and/but/>< GOOD/NESS
GOOD/NESS instead of BAD/NESS )
( MAUVAIS avec/et/>< BON )
( SCHLECHT mit/und/>< GUT )
( MALUM cum/et/>< BONUM )
( MALO con/y/>< BUENO )
( CATTIVO con/e/>< BUONO )
( SEYYİ', RADİ' ile/ve/>< CEYYİD, HASEN )
- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK = BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]
- KÖTÜRGÜ = TAŞIMA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- KÖTÜYÜ, DOĞRUDAN GÖSTERMEK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine KÖTÜYÜ, DAHA KÖTÜSÜNÜ GÖSTEREREK GÖSTERMEK/ANLATMAK
- KOVARİ ile ...
( Avustralya'ya özgü, memeli bir hayvan. )
- KOVBOY[İng. < COWBOY] ile/ve GOŞO
( Amerika'da. İLE/VE Güney Amerika'da. )
- KOVBOY/LUK ile KOVBOYCULUK
- KOVMAK ile KOVALAMAK
- KÖVŞEK/KÖWŞEK ile KÖVÜRGEN/KÖWÜRGEN/KÖMÜRGEN[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İyi mayalanmış hamurdan yapılan ekmek. İLE Dağ soğanı. )
- KOVULMA ile/ve TERK EDİLME
- KOV(UL)MAK yerine ÇIKAR(IL)MAK
- KÖY[Fars. < KÛY] ile KÖYLÜK
( Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu yaşama uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. | Köy halkı. İLE Köy bulunan yer. )
- KÖY ALEVİLİĞİ ile ŞİİLİK
- KÖY ENSTİTÜLERİ ile/ve/<> HALK EVLERİ
- KÖY ROMANI ile KÖY KONULU ROMAN
- KÖY ROMANININ:
DÖNEM ORTAYA ÇIKARMASI ile/ve/||/<> DÖNEM KAPATMASI
- KÖY ile/ve/||/<> KIRSAL
- KOY ile/||/<> KÖRFEZ
- KÖY ile KÖY YERİ ile KÖY AĞASI ile KÖY İMAMI ile KÖY ODASI ile KÖY OYUNU ile KÖY EKMEĞİ ile KÖY ROMANI ile KÖY MEYDANI ile KÖY MUHTARI ile KÖY TÜRKÜSÜ ile KÖY KORUCUSU ile KÖY KORUCULUĞU ile KÖY İHTİYAR HEYETİ ile KÖY İHTİYAR MECLİSİ
- KÖYBAŞI MEVKİİ :
( Kısırkaya köyüne girişte yolun ikiye ayrıldığı mevki Köybaşı Mevkiidir. )
- KÖYDEŞ ile/ve/=/||/<> KÖYLÜ
( Aynı köyde oturan kişilerin birbirine göre her biri. )
- KÖYİÇİ ÇEŞMESİ :
( Bahçeköy'de Pazar kurulan mahaldeki bu basit çeşmenin mimari bir özelliği yoktur. Kitabesinde "Kağızmanlı Ebubekir Kara hayrına 2001" yazısı vardır. )
- KÖYLÜ/LÜK ile KÖYLÜK ile KÖYLÜK YER ile KÖYLÜ KENTLİ ile KÖYLÜ ÇORBASI ile KÖYLÜ KURNAZLIĞI
- KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< BIRAKMAK
( TO PUT vs. TO PUT )
- KOYMAK ile/ve/değil BIRAKMAK
- KOYMAK ile KOYMA AKIL
- KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< KUYMAK
( Katılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sıvılarda. )
( Bırakmak, yerleştirmek. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dökmek. )
- KÖYMEK = KÖYÜK = KÖYDE = KÖZEGÜ/KÖSEĞİ = KÖZMEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yanmak. İLE Yanan bir şey. İLE Boşaltmak üzere altın ve gümüş filizlerinin eritildigi kazan. İLE Ateşi karıştırmakta kullanılan demir ya da odundan çubuk. İLE Közde pişirilen ekmek. )
- KOYSUN ile/ve/||/<> ALSIN
( Olanağı bulunan. İLE/VE/||/<> Gereksinimi olan. )
- KOYU ile ÇOK KOYU/KUZGUNÎ
- KOYU ile DOLGUN
- KOYUN KOYUNA (YATMAK) ile KOYUN KOYUNA
( Koyun koyuna yatmak. İLE Koyunlar arasında. )
- KOYUN ile/ve ANADOLU YABAN KOYUNU
( ... İLE/VE Anadolu Yaban Koyunları: * Sadece Türkiye'de yaşarlar. (Konya-Odul Baba Dağı'nda yaşarlar.) * Dişillerin boynuzu yoktur, erillerin vardır. * Dişiller 1.5 yaşında, eriller 3.5 yaşında ergenleşir. * Ön bacaklar arka bacaklardan kısadır. )
- KOYUN ile/değil DAĞLIÇ
( ... İLE/DEĞİL Kıvırcık koç ile karaman koyununun çiftleşmesinden doğan melez koyun. )
- KOYUN ile/ve KESBER
- KOYUN ile KOYUNCU/LUK ile KOYUN ETİ ile KOYUN OTU ile KOYUN DEDE ile KOYUN KOYUNA ile KOYUN BAKLASI ile KOYUN BAKIŞLI ile KOYUN MANTARI
- KOYUN ile MÜFLON[Fr.]
( ... İLE Çiftparmaklılardan, eğri boynuzlu, yabani bir koyun türü. )
( ... cum OVIS MUSIMON )
- KOYUN ile/ve PANAMA
- KOYUN ile/ve ROMNEY
- KOYUN ile/ve TARGEE
- KOYUN ile VALAIS SİYAH BURUNLU KOYUNU
( ... İLE İsviçre'de, Valais kantonunun Visp vadisinden... )
- KOYUN ile YABAN KOYUNU
- KOYUNCU, TURGAY (KARS, 1982) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takıma alındı ve 8 sezon (1999 - 2007) profesyonel takım kadrosunda kaldı. Bu süre içinde 106 lig, 5 kupa olmak üzere 111 resmi ve 55 özel maçla birlikte toplam olarak 166 maçta oynadı. Lig maçlarında 3 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 5 gol kazandırdı. 2007 Ağustos ayında Malatyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- KOYUN/LAMA ile ALPAKA/VİŞKAÇA
( ... İLE Güney Amerika'da, And Dağları'nda yaygın, uzun tüylü, koyuna benzer, evcilleştirilmiş bir deve türü. [Çift parmaklılar takımının, devegiller sınıfından.] )
( 6 Differences Between Llamas and Alpacas )
(
)
( ... cum VICUGNA PACOS / LAMA GLAMA PACOS )
- KOYUT = MEVZUA = POSTULATE[İng.] = POSTULAT[Fr., Alm.] = POSTULATUM[Lat.]
- KOZ ile KOZA ile KOZACI/LIK ile KOZALI ile KOZASIZ ile KOZ HELVA ile KOZ HELVACI ile KOZ HELVASI
- KÖZ ile/||/<> KÖZETLİG ile/||/<> KÖZNGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Göz. İLE/||/<> Korunan, sakınılan nesne. İLE Ayna. )
- KOZAK DİZİSİ ile/||/<> SHİNE-DALGARNO
( Kozak eukaryot ribozom, S-D prokaryot. )
( Formül: Eukaryot İLE prokaryot )
- RAYON DE COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK İSİMLAR
- COSMIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINIM
- ŞUÂÂT-İ KEVNÎ[Osm.] / COSMIC RAYS[İng.] / KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINLAR
- KOZMİK MADDE değil/yerine/= EVRENÖZDEK
- KOZMİK MİKRODALGA ARKA PLAN ile/||/<> YILDIZ IŞIĞI
( Kozmik mikrodalga arka plan Big Bang kalıntı ışıması İLE yıldız ışığı termonükleer füzyon ışımasıdır. CMB 380 bin yıl sonra İLE evrenin en eski ışığıdır. CMB homojen ve izotropik İLE erken evren kanıtıdır. )
- KOZMİK WEB ile/||/<> VOİD
( Web filament galaksi, void boş bölgeler %80 hacim. )
( Formül: Yoğun İLE boş )
- COSMIC[İng.] / COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK
- KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL
- KOZMİK değil/yerine/= EVRENSEL
- KOZMİK ile KOZMİK IŞIN
( COSMIC vs. COSMIC RAY )
( کيهاني ile اشعه کيهاني )
( کيهاني ile ASHEH KYCPEHANY )
- KOZMİK ile KOZMİK ODA ile KOZMİK MADDE ile KOZMİK IŞINLAR
- KOZMOS:
NESNE ile/ve/<>/> US/AKIL(LOGOS)
- KOZMOS değil/yerine/= EVREN
- KPB/KARDİYOPULMONER BAYPAS/CARDIOPULMONARY BYPASS[İng.] değil/yerine/= KALP-AKCİĞER KÖPRÜLEMESİ
- KRAFT PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= KRAFT KAĞIDI
- CRACKING[İng.] ile/değil/yerine/= KRAKİNG (PETROL)
- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)
- KRAL[Sırpça]/DESPOT ile/değil/yerine/>< DEVLET ADAMI
( Yöneten fakat yönetil(e)meyen "kişi". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yöneten ve yönetilen kişi. )
- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME
( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )
- KING'S YELLOW[İng.] / JAUNE ROYAL[Fr.] / KÖNIGSGELB[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAL SARISI
- KRAL YILAN ile DOĞU KRAL YILANI
( ... İLE Öteki yılanları yerler. )
- KRAMER NAZARİYESİ[Osm.] / KRAMER-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAMER KURAMI/TEOREMİ
- KRAMER'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE KRAMERS[Fr.] ile/değil/yerine/= KRAMERS TEOREMİ
- KRAMP/CRAMP[İng.]/[Fr. < CRAMPE] değil/yerine/= KASILMA/KASINÇ
- KRANİYAL/CRANIAL[İng.] değil/yerine/= BAŞ (İLGILİ)
- KRANYOTOMİ/CRANİOTOMY ile/||/<> KRANYOPLASTİ/CRANİOPLASTY
( Kafatası ameliyatı. İLE/||/<> Kafatası onarımı. )
- KRATER ile KRATER GÖLÜ
- KRATER[Fr. < CRATÈRE] ile KRİTER[Fr. < CRITÈRE]
( Yanardağ ağzı. İLE Ölçüt. )
- KRAUTS REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= KRAUT BELİRTECİ
- KRAVAT ile KRAVATLI/LIK ile KRAVATSIZ/LIK ile KRAVATLICA ile KRAVATSIZCA ile KRAVAT İĞNESİ
- KRAVAT[Fr. < CRAVATE < Hırvatistan] ile/<> PAPYON[Fr. < PAPILLON]
( Bir ucu ince, öteki ucu daha geniş, gömlek yakasının altından geçirilerek önde üçgen biçiminde bağlanan, özel kumaştan yapılan giysi aksesuarı, boyun bağı. İLE Kelebek biçiminde, bir çengelle ya da lastik bağla yakaya tutturulan kravat. )
- KREASYON[Fr./İng. < CREATION] değil/yerine/= YARATI/YARATMA
( Özel bir yetenekten yararlanılarak ortaya konulmuş şey. )
- KREBS DÖNGÜSÜ ile/||/<> CALVİN DÖNGÜSÜ
( Krebs mitokondri CO₂, Calvin kloroplast CO₂ fiksasyon. )
( Formül: Katabolizma İLE anabolizma )
- KREDİ ile KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞI ile KREDİ İŞLEMİ ile GÜVENİLİR ile ALACAKLI ile ALACAKLILAR
( CREDIT vs. CREDIT CARD FRAUD vs. CREDIT TRANSACTION vs. CREDITABLE vs. CREDITOR vs. CREDITORS )
( نسيه بردن ile امتياز دادن ile ستون بستانکار ile اعتبار ile سرافرازي ile نسيه ile بستانکاري ile آبرو ile جعل در کارت اعتباري ile پسادست ile معتبر ile وامخواه ile بستانکار ile طلبکار ile داين ile غرماء )
( NESYYEH BARDAN ile EMTYAZ DADAN ile SETON BASTANKAR ile ETEBAR ile SARAFRAZY ile NESYYEH ile BASTANKARY ile ABRO ile JAL DAR KART ETEBARY ile PASADAST ile MOTABAR ile وامخواه ile BASTANKAR ile TALABKAR ile داين ile غرماء )
- KREDİ ile/değil/yerine/=/||/<>/< SAYGINLIK/İTİBAR
- KREDİLEMEK ile KREDİLENDİRMEK ile KREDİ ile KREDİLİ ile KREDİSİZ/LİK ile KREDİ KARTI ile KREDİ LİMİTİ ile KREDİ MEKTUBU ile KREDİLİ SATIŞ ile KREDİ ANLAŞMASI ile KREDİ SÖZLEŞMESİ
- KREM:
GÜNDÜZ ile GECE
- KREM ile LOSYON
( Yağ içine su damlacıklarının karışımıdır.[Yüksek yağ yüzdesine sahiptir.][Kıvamı daha koyudur. Losyondan daha ağır ve daha zengin olabilir.] İLE Su içine yağ damlacıklarının karışımıdır.[Daha yüksek su yüzdesine sahiptir.][Hafif biçimde, yağsız ve deride daha kolay emilmeye yöneliktir.][Deride yağlı bir kalıntı bırakmamasını istenildiği zaman kullanılmaktadır.] )
- KREMDE:
BB ile CC ile DD ile RENKLİ NEMLENDİRİCİ
( ... ile ... ile BB ve CC kremlerin birleşimi. )
( )
( BEAUTY/BLEMISH BALM vs. COLOR/COMPLEXION CORRECTING vs. DYNAMIC DUO vs. Fondoten + Nemlendirici + SDF )
- KREPON[Fr. < CREPON] ile KREPON[Fr. < CREPON]
( Kıvrımları olan pamuk kumaş. İLE Krepon kâğıdı. )
- KREPON ile KREPON KAĞIDI
- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ
( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )
- KRETEN ile KRETENİZM
- KRETON[Fr. < CRETONNE] değil/yerine/= KETEN/BASMA
( Bir tür keten, patiska ya da basma. )
- CRESOL[İng.] / CRÉSOL[Fr.] / KRESOL, CRESOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KREZOL
- KRİBRİFORM/CRİBRİFORM[İng.] değil/yerine/= ELEKSİ
- KRİMİNAL değil/yerine/= SUÇLA İLGİLİ
- KRİPTO[Fr. < CRYPTO] ile KRİPTO[Fr. < CRYPTO]
( Siyasi inancını gizleyen kişi. İLE Saklı yazı. )
- BORSA:
KRİPTO ile HİSSE SENEDİ
( [süresi] 24 saat. İLE 8 saat. )
( Daha zor. İLE Daha kolay. )
- KRİPTO ile KRİPTON
- KRYPTO-[İng.] ile/değil/yerine/= KRİPTO-
- KRIPTOGRAFİ/CRYPTOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= ŞİFRELEME BİLİMİ
- KRİPTOLOJİ[Fr. < CRYPTOLOGIE] ile/ve/||/<>/> KRİPTOLOG[Fr. < CRYPTOLOGUE]
( Gizli yazılar, şifreli belgeler bilimi ya da incelemesi. İLE/VE/||/<>/> Kriptoloji uzmanı. )
- CHRYSENE[İng.] / CHRYSÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİSEN
- CHRYSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSİN
- KRİSTAL ALAN KURAMSİ ile/||/<> LİGAND ALAN KURAMSİ
( CFT elektrostatik, LFT moleküler orbital kovalent karakter. )
( Formül: d orbital yarılması )
- CRYSTAL AXIS[İng.] / AXE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL EKSENİ
- CRYSTAL DEFECT[İng.] / DÉFAUT CRISTALLIN[Fr.] / KRISTALLDEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KUSURU
- CRYSTAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL OPTİĞİ
- LUSTER[İng.] / LUSTRAGE[Fr.] / GLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL PARILDAMASIPARILTISI, PARLAKLIK
- CRYSTAL COUNTER[İng.] / COMPTEUR EN CRISTAL[Fr.] / KRISTALLZÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SAYACI
- KRİSTAL[Fr. < CRISTAL] değil/yerine/= BİLLUR
- BİLLUR[Osm.] / CRYSTAL[İng.] / CRISTAL[Fr.] / KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL
- KRİSTALLENMEK ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALLENDİRMEK ile KRİSTALLEŞTİRMEK ile KRİSTAL ile KRİSTALLİ ile KRİSTAL CAM ile KRİSTAL KAR ile KRİSTAL MAVİSİ
- KRİTER ile/ve BİLGİ BİRİKİMİ
( CRITERION vs./and KNOWLEDGE )
- KRİTERLER ile KRİTER
( CRITERIA vs. CRITERION )
( مراحل ile معيار )
( MARAHEL ile معيار )
- RÉFRACTOMÈTRE D'ANGLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES WINKELREFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ
- KRITISCHER WINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AÇI
- DENSITÉ DE COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM YOĞUNLUĞU
- COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM
- ÉCOULEMENT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIŞ
- CHAMP CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE FLÄCHE, KRITISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALAN
- SUBCRITICAL[İng.] / UNTERKRITISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALTI
- KRITISCHES DRUCKVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BASINÇ ORANI
- PRESSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BASINÇ
- AGGLOMÉRATION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE VERSAMMLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BİLEŞİM
- DIMENSIONS CRITIQUES, TAILLES CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE DIMENSIONEN, KRITISCHE GRÖSSEN, KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BOYUTLAR
- GRANDEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BÜYÜKLÜK
- LONGUEUR D'ONDE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DALGA BOYU
- VALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DEĞER
- ÉTAT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DURUM
- LOCUS CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ORTSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK EĞRİ, KRİTİK KONUM
- FRÉQUENCE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HÄUFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK FREKANS
- PARABOLE DE TENSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE SPANNUNGSPARABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK GERİLİM PARABOLU
- KRITISCHE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK GERİLİM
- KRITISCHE VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HACİM
- VITESSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HIZ
- CHALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ISI
- COURANT DE GRILLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER GITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA AKIMI
- KRITISCHE GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA GERİLİMİ
- MASSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK KÜTLE
- CHAMP MAGNÉTIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MAGNETFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MANYETİK ALAN
- KRITISCHE OPALESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MATLIK
- KRİTİK NOKTA ile/||/<> ÜÇLÜ NOKTA
( Kritik noktada sıvı-gaz farkı kaybolur, üçlü noktada üç faz dengededir. )
( Formül: Tc İLE Pc İLE Tt İLE Pt )
- FLUX NEUTRONIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER NEUTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK NÖTRON AKISI
- OPALESCENCE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK OPAKLIK
- KRITISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ORAN
- PROPRIÉTÉS CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÖZELLİKLER
- POTENTIEL CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK POTANSİYEL
- KRITISCHER KERNREAKTOR, KRITISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REAKTÖR
- KRITISCHE REYNOLDSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLD SAYISI
- NOMBRE DE REYNOLDS CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLDS SAYISI
- CONSTANTE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SABİT
- KRITISCHE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SICAKLIK
- FRÉQUENCE D'ABSORPTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ABSORPTIONSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SOĞURMA FREKANSI
- EXTINCTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SÖNÜM
- EXPOSANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HOCHZAHL, KRITISCHER EXPONENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜS
- SUPERCRITICAL[İng.] / ÜBERKRITISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜSTÜ
- KRİTİK YOĞUNLUK ile/||/<> GERÇEK YOĞUNLUK
( Kritik düz evren ρ_c, gerçek gözlenen Ω = ρ/ρ_c ≈ 1. )
( Formül: 10^(-29) g/cm³ )
- KRITİK/CRITICAL[İng.] değil/yerine/= CİDDİ | TEHLİKELİ
- KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ
- EXPÉRIENCE DE CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSEXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENEYİ
- CRYOGENIC FLUID[İng.] / FLUIDE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK AKIŞKAN
- KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ
( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )
- CRYOSCOPIC METHOD[İng.] / MÉTHODE CRYOSCOPIQUE[Fr.] / GEFRIERPUNKTTMESSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİK YÖNTEM
- KRİZ ile KRİTİK
- KRİZ ile KRİZ MASASI ile KRİZ YÖNETİMİ ile KRİZ YÖNETİCİSİ ile KRİZ YÖNETİCİLİĞİ
- KROKİ[Fr. < CROQUIS] değil/yerine/= TASLAK
- CHROMIUM-51[İng.] / CHROME[Fr.] ile/değil/yerine/= KROM-51
- CHROMIUM AMMONIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE DOUBLE D'AMMONIUM ET DE CHROME[Fr.] / CHROM AMMONIUM SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM AMONYUM SÜLFAT
- CHROME DYE[İng.] / COLORANT DE CHROME[Fr.] / CHROMFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM BOYASI
- CHROMSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM ÇELİĞİ
- KROM[Fr./İng. CHROME] ile/ve/||/<>/> KROMAJ[Fr./İng. CHROMAGE]
( Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir öğe. [simgesi Cr] | Bu öğeden yapılmış olan. İLE/VE/||/<>/> Metal yüzeyleri kromla kaplama işlemi. | Bu işlemle kaplanmış yer. )
- CHROM-II-CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-II-KLORÜR
- FLORURE CHROMIQUE[Fr.] / CHROMFLUORD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-FLORÜR, KROMİK FLORÜR
- HYDROXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-HİDROKSİT
- SESQUIOXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-OXYD, CHROMSESQUIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-OKSİT
- CHROMIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM KARBÜR
- CHROME CAKE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM PASTASI
- KROM ile KROME ile KROMLU
- CHROMAGE[Fr.] / VERCHROMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAJ
- CHROMATE[İng.] / CHROMATE[Fr.] / CHROMATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMAT
- LEVNÎ HASSÂSİYET[Osm.] / CHROMATISCHE EMPFINDLICHKEIT, FARBIG EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK DUYARLIK
- CHROMOUS CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(II) KLORÜR
- CHROMIC NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM(III) NİTRAT
- CHROMYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROMİL KLORÜR
- CHROMITE[İng.] / CHROMITE[Fr.] / CHROMIT, CHROMERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMİT
- KROMOFOP/CHROMOPHOBE[İng.] değil/yerine/= BOYA TUTMAZ
- CHROMOPHORE, CHROMOPHORIC GROUP[İng.] / CHROMOPHORE[Fr.] / CHROMOPHOR, CHROMOPHORE GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOFOR, KROMOFOR GRUP
- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] değil/yerine/= RENK YUVARI
( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )
- KRONER değil KORONER
- KRONIG-PENNEY MODEL[İng.] / MODÈLE DE KRONIG-PENNEY[Fr.] / KRONIG-PENNEYSCHES MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRONİG-PENNEY ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- KRONİK ile KALIP
( CHRONIC vs. PATTERN )
- KRONİK ile KRONİK HASTALIK
( CHRONIC vs. CHRONIC DISEASE )
( دامنگير ile مزمن ile گرانرو ile مرض مزمن ile بيماري مزمن )
( DAMANGYR ile MAZMAN ile GERANRO ile مرض مزمن ile BEYMARY MAZMAN )
(1996'dan beri)