Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(72/160)
- İTİRAF ile/ve/||/<>/> ARINMA
- İTİRAF ile/ve/||/<> (")GÜNAH ÇIKARMA(")
- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> İDDİA
- İTİRAF ile İFŞÂ
- İTİRAF ile/değil İFTİRA
- İ'TİRÂF[Ar.] ile İKRÂR[Ar.]
- İTİRAF ile/ya da İNTİHAR
- İTİRAF ile İTİRAFÇI/LIK
- İTİRAF ve/> PİŞMANLIK ve/> HESAPLAŞMA ve/> TÖVBE
- İTİRAF ile/ve/değil/ne yazık ki TEHDİT
- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE
( Hristiyanlık'ta. İLE/VE/||/<> İslâm'da. )
- İTİRAF ile/ve VURGULAMA
( CONFESSION vs./and TO EMPHASIZE )
- İTİRAZ ETMEK ile/ve/||/<> KARŞI ÇIKMAK
- İTİRAZ (ETMEK) değil/yerine/= KARŞIÇIKI / KARŞI ÇIKMAK
- İTİRAZ (ETMEK) ile/ve/<>/değil/yerine SORU (SORMAK)
- İTİRAZ:
KABUL EDİLDİ >< REDDEDİLDİ
( OBJECTION:
SUSTAINED >< DENIED/OVERRULED )
- İTİRAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/< İHTİYAÇ[Ar.]
- İTİRAZ ile/ve/değil/yerine İLÂVE/EK, KATKI
( Li-kâilin en-yekûl: Güçlü bir itirazı imler; yanıtın da bu itiraza orantılı olması amaçlanır. İn kulte: Orta seviyeli bir itiraza işaret eder. Fe-in kîle: Zayıf bir itiraz olduğu anlamına gelir. La-yukâl: Çok zayıf bir karşı düşüncenin dile getirilmesinde kullanılır. )
( [not] OBJECTION vs./and/but CONTRIBUTION
CONTRIBUTION instead of OBJECTION )
- İTİRAZ ile/ve/değil/||/<>/< İTİRAF
- İTİRAZ ile İTİRAZCI/LIK ile İTİRAZLI ile İTİRAZSIZ/LIK ile İTİRAZSIZCA
- İTİRAZ ile/ve/<> İTİZAL
- İ'TİSÂ[Ar.] ile İ'TİSÂR[Ar.]
( Asâ kullanma, asâya dayanma. İLE Özünü/usâresini çıkarmak için bir şeyi sıkma, sıkılma. )
- İ'TİZÂL[Ar. < AZL] ile İ'TİZÂR[Ar. < ÖZR | çoğ. İ'TİZÂRÂT]
( Bir tarafa çekilme. | İşten çekilme. | Ehl-i sünnet'ten Vâsıl b. Atâ'nın kurduğu mu'tezile mezhebi. | Takımdan ayrılma. İLE Özür dileme. )
- İTİZAL ile/ve/||/<> RIFZ
- İ'TİZÂM[Ar. < AZÎMET] ile İ'TİZÂM[Ar.]
( Gitmeye hazırlanma, gidiş. İLE Büyüklük satma, azamet. )
- İTKİ ile İÇGÜDÜ
( IMPULSION vs. INSTINCT )
- İTKİ = İLCÂ = IMPULSE, APPETITE[İng.] = IMPULSION, APPÉTIT[Fr.] = IMPULS, TRIEBE[Alm.] = IMPULSIO, APPETITUS[Lat.] = IMPULSO[İsp.]
- ITLÂK ile/>< İTİLÂK
( Uzaklaşma, ayrı/bağımsız olma, boşanma. İLE/>< Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )
- İTLE DALAŞMAK ile/değil/yerine/>< YAMACI DOLANMAK
- İTME ile/ve/||/<> DÜRTME ile/ve/||/<> TETİKLEME
- İTMİNAN değil/yerine/= İNANMA, GÜVENME
- ITNÂB-I MAKBÛL ile ITNÂB-I MUHİLL ile ITNÂB-I MÜMİLL
( Konuyu iyice açıklamak/anlatmak gibi bir yarar düşünülerek yapılan. İLE Fazlalıklar yüzünden istenilen anlamı vermeyen söz. İLE Bıktıracak, usanç verecek kadar sözü uzatma. )
- YTTRIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM ASETAT
- YTTRIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM BROMÜR
- YTTRIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM KLORÜR
- YTTRIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM SÜLFAT
- İTS/PHARMACEUTICAL TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ
- ITSELF :/yerine KENDİ (CANSIZ/HAYVAN)
- İTTİÂS[Ar.] ile İTTİÂZ[Ar. < VA'Z]
( Öldürme, helâk etme. İLE Öğüt/nasihat dinleme. )
- İTTİBÂ[Ar. < TEBA] değil/yerine/= UYMA, ARDISIRA GİTME, TÂBÎ OLMA
- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK
- İTTİHÂZ[< AHZ] değil/yerine/= EDİNME, EDİNİLME | KABUL ETME | SAYMA, SAYGI DUYMA
- İTTİKA[< Ar. VİKAYE] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME | ALLAH'TAN KORKMA
- İTTİKA[Ar. < VİKAYE]["ka" uzun okunur] ile İTTİKÂ'[Ar.]
( Sakınma, çekinme. İLE Dayanma, yaslanma, söykenme. )
- ITTILÂ'[Ar.] ile ITTILÂ[Ar. < TULÛ | çoğ. ITTILAÂT]
( Kokulu şeyler sürünme. İLE Öğrenme, tanıma, bilme, haberli olma. )
- İTTİSÂ'[Ar. < VUS] ile İTTİSÂH[Ar.]
( Bollaşma, genişleme. | Bolluk, genişlik. | Kaplam.[felsefe] İLE Kirlenme, paslanma. )
- İTTİSAL ile/ve VUSLAT
- İTTİZÂ'[Ar.] ile İTTİZÂH[Ar.]
( Devenin, boynuna basarak üstüne binmek için başını aşağıya eğme. | Alçakgönüllülük. İLE Açık olma, meydana çıkma, vâzıh. )
- IVAN PAVLOV ve/||/<> BIANCHI ve/||/<> SANTIAGO RAMON Y CAJAL ve/||/<> ALOIS ALZHEIMER ve/||/<> HANS BERGER
- IVANOV REAGENT[Fr.] / IVANOV REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IVANOV BELİRTİCİ/REAKTİF
- İVAZLI AKİT değil/yerine/= KARŞILIKLI BAĞIT
- İVECEN/İVEĞEN/EVECEN/ACUL ile İVEDÎ/MÜSTACEL ile İVİNTİ ile İVME
( Çabuk davranma alışkanlığında olan. İLE Çabuk davranma zorunluluğu. | Çabuk yapılan, acil. İLE Çabukluk, hız/sürat. İLE Devinen bir nesnenin, küçük bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin, bu zamana oranı. )
- İVEĞEN LENFOBLASTİK LÖSEMİ ile/||/<> SÜREĞEN LENFOSİTİK LÖSEMİ
( Kemik iliğinde olağandışı lenfoblastların hızlı çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Olgun lenfositlerin yavaş birikimi ile ilişkili bir kanser türü. )
- İVEĞEN PANKREATİT ile/||/<> SÜREĞEN PANKREATİT
( Pankreasın ani yangılanması. İLE/||/<> Pankreasın uzun süreli yangılanması ve kalıcı hasar. )
- İ'VİCÂC[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar.]
- IVIK/IWIK/IWIQ ile CEYLAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıklıkla kayalık arazilerde ve çöllerde görülen dişil ceylan. İLE ... )
- İVİNTİ ile İVİNTİ YERİ
- İVYS/RELATIONAL DATABASE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLİŞKİSEL VERITABANI YÖNETİM DÜZENİ
- IYDİYE ile/ve KASÎDE
- İYELİK EKİ -ile
( POSSESSIVE CASE )
- İYELİK/SAHİP OLMAK ile SAHİPLENMEK
( Sen sahip çıkmazsan, birileri gelir sahip çıkar. )
( Kendinin olan bir şeyi, yasa çerçevesi içinde, istediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu. İLE ... )
- İYELİK ile İYELİK EKİ ile İYELİKLİ TAMLAMA
- İYİ EĞİTİM ile/ve/||/<>/< İYİ ÖĞRETMEN/EĞİTİMCİ
( Bazı şeyleri (yüksek oranda) değiştirebilir. İLE/VE/||/<>/< Herşeyi (tamamen) değiştirebilir. )
- İYİ-KÖTÜ (BİR ŞEYLER YAPMAK)
- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET
- İYİ NİYET(Lİ YAKLAŞIM) ile/ve/<>/değil/yerine ÇÖZÜMCÜ (VE YAPICI) YAKLAŞIM
( İyi niyet, bir şeyleri çözmekte/aşmakta yeterli değildir/olmayabilir. )
- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]
- İYİ ile/ve ETKİLİ
( İyilik yapmaya başlamadan önce yapılması gereken, kötülük yapmayı bırakmaktır. )
( İyi olanı yapmakta yavaş davranan kişinin aklı kötülükteki zevke dalar. )
( İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. )
( İyilik, ahlâktan kötülük çıktıktan sonra gelir. )
( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. )
( Ceasing to do evil precedes beginning to do good. )
( GOOD vs./and EFFECTIVE )
- İYİ ile İNCE KETEN ile İNCE İPEK ile İNCELİK ile PARA CEZALARI ile İNCE EĞİRME ile İNCELİK
( FINE vs. FINE LINEN vs. FINE SILK vs. FINENESS vs. FINES vs. FINESPUN vs. FINESSE )
( غرامت ile لطيف ile جريمه دادن ile خوش ile فاخر ile جريمه ile مستظرف ile جريمه کردن ile قصب ile ديبا ile لطايف ile جرائم ile نازک رشته ile زيرکي بکار بردن ile نکته بيني )
( GHARAMET ile لطيف ile JARYMAH DADAN ile KHOSH ile FAKHAR ile JARYMAH ile MOSTAZARF ile JARYMAH KARDAN ile GHSAB ile DYBA ile لطايف ile JARAEM ile NAZAK RASHTEH ile ZYRAKY BEKAR BARDAN ile NEKTEH BEYNEY )
- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL
( GOOD vs. GOOD BEHAVIOR vs. GOOD BYE vs. GOOD CHARACTER vs. GOOD DEED vs. GOOD FELLOW vs. GOOD FOR YOU vs. GOOD FORTUNE vs. GOOD HEALTH vs. GOOD INTENTION vs. GOOD LOOKING vs. GOOD LUCK vs. GOOD MANAGEMENT vs. GOOD NATURE vs. GOOD NATURED vs. GOOD NEWS vs. GOOD OMEN vs. GOOD PERSONALITY vs. GOOD QUALITY vs. GOOD TEMPERED vs. GOOD UNDERSTANDING vs. GOOD WILL vs. GOOD WRITING vs. GOODNESS vs. GOODS )
( نيکو ile نيک ile معتبر ile خوب ile ثواب ile ارجمند ile سليم ile مستطاب ile خوب سيرت ile حسنه ile طيب ile موجه ile محموله ile مال منقول ile نکو ile فره ile حسن اخلاق ile سفربخير ile مرحمت شما زياد ile حسن خلق ile طيبت ile صالحه ile هم پياله ile دستخوش ile خوش اقبالي ile صحت ile تندر ستي ile خوش قلبي ile نيکخواهي ile خوش نما ile نيک منظر ile خوش منظر ile نيک اختري ile خجستگي ile نيک بختي ile حسن خوب ile اداره خوب ile خوشخويي ile خوش خلقي ile خوش جنس ile خوش طينت ile خوش منش ile نيک سرشت ile خوش فطرت ile خوشخو ile نيکو سرشت ile نيک نهاد ile خوش نهاد ile نويد ile نبيد ile شگون ile مروآ ile با شخصيت ile مرغوبيت ile خوش اخلاق ile حسن تفاهم ile انشاء روان ile نيکمردي ile نيکي ile خوبي ile نکويي ile صلاح ile نيکويي ile مرسوله ile بساط ile امتعه ile اجناس ile متاع ile کالا ile اموال ile مالالتجاره )
( NEYKO ile NEYK ile MOTABAR ile KHOB ile SAVAB ile ERJAMAND ile سليم ile MOSTATAB ile KHOB SYRAT ile HASNEH ile طيب ile MOJEH ile MAHMOLEH ile MAL MONAGHOL ile NEKO ile FAREH ile HASAN AKHLAGH ile سفربخير ile MARAHMAT SHMA ZYAD ile HASAN KHALGH ile طيبت ile SALEHEH ile NPAM PEYALEH ile DASTEKHOSH ile KHOSH EQBALY ile SAHAT ile تندر ستي ile KHOSH GHALABY ile NEYKEKHAHY ile KHOSH NAMA ile NEYK MONAZAR ile KHOSH MONAZAR ile نيک اختري ile KHJASTGY ile نيک بختي ile HASAN KHOB ile EDAREH KHOB ile خوشخويي ile KHOSH KHALGHY ile KHOSH JENS ile KHOSH TYNAT ile KHOSH MONASH ile NEYK SARSHT ile KHOSH FETRAT ile KHOSHKHO ile NEYKO SARSHT ile NEYK NEHAD ile KHOSH NEHAD ile NOYD ile نبيد ile SHGON ile مروآ ile BA SHKHSYT ile MORGHUBYT ile KHOSH AKHLAGH ile HASAN TAFANPAM ile ENSHA RAVAN ile نيکمردي ile NEYKY ile KHOBY ile نکويي ile SALAH ile نيکويي ile MORSOLEH ile BESAT ile EMTAAH ile AJENAS ile METAE ile KALA ile AMVAL ile MALALTEJAREH )
- İYİ ile/ve/değil/yerine/<> İYİLİK İÇEREN
- İYİ ile/değil MAĞDUR
- İYİ ile/ve/değil/yerine OLUMLU
- İYİDEN İYİYE (ŞIMARMAK, HADDİNİ AŞMAK)
- İYİ-KÖTÜ AYRIMI YAPMAK/TELKİN ETMEK değil/yerine (SADECE) NE OLMADIĞINI BELİRTME (ÇABASI)
- İYİLER:
KAYBETMEZ <>/>/ne yazık ki KAYBEDİLİR
- İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<> İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR
( )
( The Last Bookstore (Son Kitapçı) adlı şu kısa belgesel, Los Angeles'ta bulunan 'Son Kitapçı' adlı kitapçının sahibi ve işletmecisi Josh Spencer'ın yaşamına odaklanıyor. Belgesel, Spencer'ın bir baba, koca, küçük işletme sahibi ve paraplejik olarak yaşamını gözler önüne sererken, fiziksel kitaplardan vazgeçemeyenler için bir çekim merkezi haline gelen dükkanının da öyküsünü anlatmış oluyor.
http://lastbookstorela.com
)
( Çok sevgili arkadaşım,
Ramazan Baş’ın (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı),
koronavirüs nedeniyle yaşamını kaybettiğini öğrendik.
Çok çok üzüldüm/üzüldük.
Ne yazacağımı ve ne kadar yazacağımı bilemiyorum. Ben/biz de tüm Türkiye de en başta engelliler olmak üzere yakın bir dostumuzu kaybetmenin çok büyük üzüntüsü içinde...
Türkiye de, dünya da çok büyük bir değerini, başarısını, çok önemli bir gönüllüsünü çok erken kaybetti. Hepimizin başı[yarası] sağılsın[iyileşsin].
Çok sevgili Ramazan Baş'la 2006 yılında, her ayın ilk Çarşamba'sı
gezi anıları ve sunumlarımızı paylaşmak üzere buluştuğumuz Gezginler Derneği toplantımıza katılmasıyla tanıştık. Onu ve yanındakileri tekerlekli sandalyesiyle sahnede görünce çok mutlu olmuştum.
Dernek başkanımız Orhan Kural ve yönetim kurulu üyeleri, düşünce, öneri, istek ve beklentilerini dinlemek üzere yılda bir kez de tüm gezgin üyelerimizi davet ediyorduk. 2000'den beri katılabildiğim bu toplantıların birinde gezi ve gezginlik dışında dernek olarak daha etkin, topluma da yararlı çalışma ve dayanışmalarımızın olması gerektiğine değinmiştim. Her ne kadar gezme olanağı buluyorsak da engellilerin bu olanağa pek de sahip olmadığına, hepimizin çeşitli nedenlerle her an bir kaza geçirerek engelli kalabileceğine, gücümüz ve olanaklarımız yerindeyken engellilerin sorunlarına çok daha fazla katkı ve destek vermemiz gerektiğini paylaşmıştım. Bu konudaki ilk adımımızın da engelli dernekleriyle olan ilişki ve işbirliğiyle gerçekleşebileceğine de değinmiştim.
2006'daki toplantılarımızın birinde bu düşünce ve dileklerimin ekonomik gücü yerinde olan kişilerin/gezginlerin önüne daha yakından ulaşabildiğini görmekten, az da olsa bir katkım olması ve aracı olabilmekten çok mutlu oldum.
(Kendimi değil bu tür düşünce, adım, aracılık ve çabaların önemini pekiştirme ve yayılması dileğiyle bu deneyimimi paylaşıyorum.)
Ben de kendi olanaklarım içinde daha fazla neler yapabileceğimi düşünerek Ramazan Baş ile daveti üzerine Ataköy'deki dernek merkezine gitmeye başladım. İnternet ve bilgisayarla ilgili olanaklarımı seferber ederek birkaç yıl derneğin web sitesiyle ilgili çalışmalar yürüttüm. Sevgili Ramazan Baş, tüm çalışanlar, gönüllüler ve engelliler ile daha yakından iletişim ve paylaşım fırsatı bularak tekerlekli sandalye dağıtımı başta olmak üzere çoğu etkinliğin mutfağında yer almaya çalıştım.
Derneğin başarılarından çoğunuzun haberdar olduğunu bildiğim her süreç ve ayrıntıda çeşitli gereksinimleri olan engelliler için çok önemli olanaklar sağlandı. Boynundan aşağısı felç kalmış, çoğunlukla yattığı yerden hizmet vermeye çalışan sevgili Ramazan Baş'ın, en başta annesi olmak üzere çevresindeki tüm dostların, üstün, özverili emek, çaba ve başarılarıyla dolu yaşamında, yazmak ve paylaşmakla bitmeyecek Türkiye ve dünya çapında örnek hizmet ve katkıları için ne kadar teşekkür etsek azdır. Yıllarca dernek çalışmalarına ve engellilere sürekli destek veren binlerce tanınmış/tanınmamış gönüllü, siyasetçi, sanatçı ve sporcuya da ayrıca çok teşekkür ederim/z...
Tüm emek, çaba, katkı, aracılık ve çalışmalarından dolayı tekrar tekrar milyonlarca minnet ve teşekkür ediyorum/z çok sevgili Ramazan Baş. Her zaman, hepimizleydin, her zaman da öyle olacaksın. Yaşamımız, gönlümüz ve zihnimizdeki yerin apayrı!
(Dileklerimiz, tek başına bazı sorunların gelişmesi, değişmesi ve
düzelmesi için yeterli olmuyor biliyorsunuz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hem doğrudan, hem de dolaylı olarak gereksinimi çok fazla olan birey ve derneklere her türlü maddi ve manevi yardımı sürekli kılarak gerçekleşiyor. Eğer bugüne kadar katkı ve desteğiniz olmuş ya olamamışsa da bundan sonra daha fazla olabileceğini de tekrar ve sürekli anımsayalım istiyorum. Bu doğrultuda da TOFD'ye cep telefonu üzerinden aylık 10 TL.'lik düzenli bağışına siz de katılabilirsiniz. Ayrıca, plastik şişelerin kapaklarını biriktirerek ve dernek merkezine ulaşmasını sağlayarak da destekte bulunabiliyoruz. Tüm ayrıntılarını TOFD.org.tr adresinden görebilir ve takip edebilirsiniz. Şimdiden tüm katkı ve desteklerinizden dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum/z...)
Ancak bu kadarıyla sınırlandırabildiğim, ne kadar yazsam ve anlatsam da onu tanı(t)maya yetmeyecek sevgili Ramazan Baş'ı, kısmen de olsa daha yakından tanıyabilmeniz için aşağıdaki bağlantıdan
TEDx konuşmasını kesinlikle izlemenizi rica ediyorum...
İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<>
İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR
Mutluluğun Anahtarı; Köprü Olmak | Ramazan Baş
youtube.com/watch?v=wA4wK6Kby2Q
instagram.com/TOFDgenelmerkez
instagram.com/ramazanbastofd
instagram.com/semracetinkaya__
(Sürekli erişim ve paylaşım adresleri...
FaRkLaR.net/sozluk/fark/37462
instagram.com/p/CODS7iwAJcg )
- İYİLİĞE İYİLİK ile KÖTÜLÜĞE İYİLİK
( Her kişinin. İLE Er kişinin. )
- İYİLİĞİN KOŞULLARI:
HIZLI(EN KISA SÜREDE) OLMALI ile/ve/||/<>/> GİZLİ OLMALI ile/ve/||/<>/> GÖZDE BÜYÜTÜLMEMELİ ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ OLMALI ile/ve/||/<>/> YERİNİ BULMALI
- İYİLİK:
BAŞKASINA YAPTIĞIMIZ ile/ve/||/<> BİZE YAPILAN
( Unutalım! İLE/VE/||/<> Unutmayalım! )
- İYİLİK EDENİN GÖREVİ ve/||/<> İYİLİK GÖRENİN GÖREVİ
( İyiliğini unutmak. VE/||/<> İyilik edeni unutmamak. )
- İYİLİK:
EMPATİ ve/||/<> PİŞMANLIK ve/||/<> UTANMAK
- İYİLİK:
NESNEL ile/ve/||/<> ÖZNEL
- İYİLİK-SAĞLIK
- İYİLİK:
SÖZ İLE ve/||/<> VERMEK İLE ve/||/<> DÜŞÜNCE İLE
( Güven oluşturur. VE/||/<> Sevgi oluşturur. VE/||/<> Derinlik oluşturur. )
- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK
- İYİLİK (YAPMAK):
"HERKESE ANLATILAN/ANLATIRSAK" ile/değil/yerine/||/<>/< HİÇKİMSEYE SÖYLEMESEK DE KENDİMİZ ANIMSIYORSAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZ BİLE UNUTMUŞSAK
( Ne vazgeçmek, ne de vazgeçmekten vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmekten, vazgeçmek. )
( Kibir, kabalık. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Alçakgönüllülük, tevâzu. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yokluk bilinci, mahviyet. )
- İYİLİK YAPMAK ÜZERE/İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK/YAPARAK
- İYİLİK YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> İYİ OLMAK
- İYİ/LİK ve/||/<>/< AŞKIN/LIK
- İYİLİK ile/ve/||/<> DAYANÇ/SABIR
- İYİLİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> CESÂRET ile/ve/||/<> VEFÂ
( Kötülüğe karşın. İLE/VE/||/<> Yanlışa karşın. İLE/VE/||/<> Zorluğa karşın. İLE/VE/||/<> Mesafeye karşın. )
- İYİLİK ile/ve/değil/||/<>/< DÖNGÜ/DEVİR/DEVRAN
- İYİLİK ile/ve HİZMET
( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )
( GOODNESS/KINDNESS vs./and TO SERVE, SERVICE )
- İYİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET
- İYİLİK ile/ve/değil İŞİNİN HAKKINI TESLİM ETMEK
( İyiliğe iyiliği her kişi yapar, Kötülüğe iyiliği er kişi yapar. )
( "(BİR) GÜZELLİK YAPMAK": İYİLİK )
( [not] GOODNESS/KINDNESS vs./and/but TO GIVE TO THE BUSINESS IT'S DUE )
- İYİLİK ile İYİLİKÇİ/LİK ile İYİLİK PERİSİ ile İYİLİK SAĞLIK ile İYİLİK GÜZELLİK
- İYİLİK ve/||/<>/>/< KAMU YARARI
- İYİLİK ile/ve KAYRA/LÜTÛF/İHSAN
- İYİLİK değil OLDUĞU/GEREKTİĞİ BİÇİMDE/GİBİ
- İYİLİK ve/||/<>/> SONSUZLUK ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK
- İYİLİK ile UYGUN ile İYİLİK
( FAVOUR vs. FAVOURABLE vs. FAVOURS )
( التفات ile منت ile موافق ile الطاف )
( ELTEFAT ile MONT ile MOVAFEGH ile الطاف )
- İYİLİK ile UYGUN ile OLUMLU CEVAP ile OLUMLU SÖZ ile TERCİH EDİLEN ile İYİLİK
( FAVOR vs. FAVORABLE vs. FAVORABLE ANSWER vs. FAVORABLE MENTION vs. FAVORED vs. FAVORS )
( لطف ile احسان ile مرحمت ile لطف کردن ile تفضيل ile عنايت کردن ile تفضيل کردن ile مرقومه ile مساعد ile مناسب ile جواب مساعد ile ذکر خير ile نظر کرده ile مراحم )
( LOTF ile EHSAN ile MARAHMAT ile LOTF KARDAN ile تفضيل ile ANAYT KARDAN ile TAFAZYLE KARDAN ile MARGHOUMEH ile MOSAED ile MENASB ile JAVAB MOSAED ile ZEKAR KHYR ile NAZAR KARDEH ile MARAHAM )
- İYİLİK ile/ve/||/<>/> ZİHİNSEL VE TOPLUMSAL İYİLİK(ÖDÖMONİ[Yun. < EUDOIMONIA])
- İYİLİKSEVERLİK = BENEVOLENCE[İng.] = BIENVEILLANCE[Fr.] = WOHLWOLLEN[Alm.] = BENEVOLENTIA[Lat.]
- İYİLİKTE:
SAYMAK ile/değil/yerine SAÇMAK
- İYİLİKTE/İYİLİĞİ:
ARAŞTIR! ve/||/<>/> ABARTMA! ve/||/<>/> ANLATMA!
- İYİMSER/LİK VE/VEYA ANLAYIŞLI/LIK değil/yerine GERÇEKÇİLİK VE/VEYA (İSABETLİ) ÖNGÖRÜ
- İYİ/YETERİNCE DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/>/< İSABETLİ KARAR VERMEK
- IODATE[İng.] / JODAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODAT
- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT
- IODIDE[İng.] / JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODÜR
- ION SPOT[İng.] / TACHE IONIQUE[Fr.] / IONENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BENEĞİ
- ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS[Fr.] / IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KAYNAĞI
- IONIC ATMOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= İYON KÜRESİ
- ION LASER[İng.] / LASER À IONS[Fr.] / IONENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON LAZERİ
- ION TRAP[İng.] / PIÈGE À IONS[Fr.] / IONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON TUZAĞI
- ION DENSITY[İng.] / DENSITÉ IONIQUE[Fr.] / IONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON YOĞUNLUĞU
- İYON ile/||/<> RADİKAL
( Elektron kazanmış ya da kaybetmiş atom ya da molekül. İLE/||/<> Eşlenmemiş tek bir elektrona sahip dengeli ve sürekli olmayan atom ya da moleküller. )
- ATMOSPHÈRE IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK ATMOSFER
- IONIC BOND[İng.] / IONISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK BAĞ, İYONİK BAĞ
- İYONİK BAĞ ile/ve/||/<> KOVALENT BAĞ
( İki atom arasında elektron aktarımı/alışverişi ile oluşan bağlar. İLE/VE/||/<> Elektron paylaşımıyla oluşan bağlar. )
( vs./and/||/<> COVALENT BOND )
- İYONİK BAĞ ile/||/<> KOVALENT BAĞ
( İyonik elektron transferi, kovalent elektron paylaşımıdır )
( Formül: NaCl İLE H₂O )
- BANDE IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK BANT
- IONISCHER RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK ÇAP
- IONIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE IONIQUE[Fr.] / IONENENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK DENGE
- IONIC MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK DEVİNİRLİK
- IONIC EQUIVALENT CONDUCTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK EŞDEĞER İLETKENLİK
- İYONİK GÜÇ ile/||/<> MOLARİTE
( İyonik güç I = ½Σcᵢzᵢ² yük etkisi İLE molarite toplam. )
( Formül: Elektrostatik İLE kütle )
- MOBILITÉ IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK HAREKETLİLİK
- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞ TÜRLERİ
( Atomları bir arada tutan dört temel bağ türü. )
( Formül: E = kq₁q₂/r )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞLAR
( Atomlar arası bağ türleri. )
( Formül: ΔEN > 1.7 iyonik )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- İYONİK İLE MOLEKÜLER İLE NETWORK İLE METALİK ile/||/<> KRİSTAL TÜRLERİ
( Katıların yapısal sınıflandırması. )
( Formül: Madelung sabiti (iyonik) )
- IONIC CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK İLETİM
- IONIC CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTION IONIQUE[Fr.] / IONISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK İLETKENLİK
- IYONİK İMPRİNT POLİMER ile/||/<> MOLEKÜLER İMPRİNT POLİMER
( İyonik imprint polimer iyon seçiciliği gösterirken, moleküler imprint polimer molekül seçiciliği gösterir )
( Formül: İyon değişim )
- IONIC GEL[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK JEL
- İYONİK KATI ile/||/<> MOLEKÜLER KATI
( İyonik iyonlardan, moleküler moleküllerden oluşur )
( Formül: NaCl İLE buz )
- IONIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK KRİSTAL
- İYONİK KRİSTAL ile KOVALENT KRİSTAL
( İyonik bağlarla oluşan kristal yapılar. İLE Kovalent bağlarla oluşan kristal yapılar. )
- IONIC POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK POLİMERLEŞME
- IONIC STRENGTH[İng.] / FORCE IONIQUE[Fr.] / IONENSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK ŞİDDET
- İYONİK SIVI ile/||/<> EUTEKTİK ÇÖZÜCÜ
( İyonik sıvı sadece iyonlardan oluşan sıvıyken, eutektik çözücü düşük erime noktalı karışımdır )
( Formül: T_m < 100°C )
- IONIC RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK YARIÇAP
- IONIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK YARIİLETKEN
- İYONİZASYON İLE UYARILMA İLE TEMEL HAL ile/||/<> ATOMİK ENERJİ DURUMLARI
( Atomların farklı enerji seviyeleri. )
( Formül: E_ion = 13.6 eV (H) )
- IONIZATION DEGREE[İng.] / IONISIERUNGS GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA DERECESİ
- İYONLAŞMA ENERJİSİ ile/||/<> ELEKTRON İLGİSİ
( İyonlaşma elektron koparmak için gereken enerji, elektron ilgisi elektron alırken açığa çıkan enerjidir )
( Formül: E_n = -13.6 eV/n² (Hidrojen)\nIE = E_∞ - E_n (İyonlaşma) )
- IONIZATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSENERGIE, IONISIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ENERJİSİ
- IONIZATION GAUGE[İng.] / JAUGE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ÖLÇEĞİ/ÖLÇERİ
- IONIZATION CONSTANT[İng.] / IONISATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA SABİTİ
- IONIZATION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA TESİR KESİTİ
- IONIZING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT IONISANT[Fr.] / IONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞTIRICI IŞINIM
- RAYONNEMENT NON IONISANT[Fr.] / NICHTIONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞTIRICI OLMAYAN IŞINIM
- İYONLAŞTIRMAK ile İYON ile İYONLANMA ile İYONLAŞMA ile İYON YUVARI
- IONOMER RESIN[İng.] / IONOMERES HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONOMER REÇİNE
- IONONE[İng.] / IONONE[Fr.] / JONON[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONON
- IONIUM[İng.] / IONIUM[Fr.] / IONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONYUM
- IODINE-131[İng.] / JOD-131[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT-131
- IODINE TEST[İng.] / JODPROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT DENEYİ
- IODINE PENTOXIDE[İng.] / JOD PENTAOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT PENTAOKSİT
- IODINE NUMBER[İng.] / INDICE D'IODE[Fr.] / JODZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT SAYISI
- IODINE CYANIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İYOT SİYANÜR
- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT
- İYOT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> İYODÜR[Fr.]
( Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, doğada deniz suyunda, sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimsi esmer renkte, katı bir öğe. [simgesi: I] İLE/VE/<> İyotun, bir öğe ya da bir bileşikle verdiği bileşim. )
- İYOT ile İYOTLU ile İYOTLAMA ile İYOTLU TUZ
- İYRENÇ/İRENÇ/İİRENÇ değil İĞRENÇ
- İYS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİN DÜZENİ
- İZ ile İZ DÜŞÜMÜ ile İZ DÜŞÜMLÜ ile İZ DÜŞÜMSEL
- İZABE değil/yerine/= ERİTME
- İZABE ile İZABE FIRINI ile İZABE NOKTASI
- İZÂFÂT[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]
( Ad/isim tamlamaları/takımları, izâfetler. | Dünya ile olan bağlar, ilgiler. | Zincirleme ad/isim takımı. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )
- İZÂFE[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]
( Katma, ekleme, zammetme. | Karıştırma. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )
- İZAFE ile İZAFET
- İZÂFÎ[Ar.] yerine GÖRELİ
- İZÂFİ ile MECÂZİ
- İZAH ile İZAHLI
- İZAHAT ile/ve NASİHAT
- İZAHI yoksa/> MİZAHI
( Açıklması/izahı olmayanın, mizahı/gülmecesi olur. )
- İZAN ile İZANLI ile İZANSIZ/LIK ile İZANSIZCA
- Zaten diyerek, her işine gelene/gelmeyene bağlamadan KONUŞ!!!
- İZDİRÂ'[Ar.] ile İZDİRÂ'[Ar.]
( Tahkir etme, hakir görme. İLE Ekin ekme, ziraat etme. )
- IZDIRÂRÎ[Ar.] ile/ve/||/<> DÜVELÎ[Ar.]
- İZDÜŞÜM ile/ve/<> UZANTI
- GRID CURRENT[İng.] / COURANT DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA AKIMI
- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ
- CARACTÉRISTIQUE DE LA GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA KARAKTERİSTİĞİ
- GRID CHARACTERISTICS[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA KARAKTERİSTİKLERİ
- SCREEN FACTOR OF A GRID[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA PERDELEME ÇARPANI
- GRATING[İng.] / GRILLE[Fr.] / VERGITTERUNG, GRÄTING[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA
- IZGARA ile IZGARA ile IZGARA İŞİ
( GRILL vs. GRILLED vs. GRILLWORK )
( منقل ile بريان کردن ile بريان شدن ile بريان ile سبد سازي )
( MONAGHAL ile BARYAN KARDAN ile BARYAN SHODAN ile BARYAN ile SABAD SAZY )
- IZGARA ile MİNNETTAR ile MİNNET ile RENDE ile MEMNUN ETMEK ile IZGARA
( GRATE vs. GRATEFUL vs. GRATEFULNESS vs. GRATER vs. GRATIFY vs. GRATING )
( پنجرهآهني کردن ile رنده کردن ile کبير ile کبيره ile رنديدن ile شکرگزار ile ممنون ile حق شناس ile نمک شناس ile سپاسگزار ile متشکر ile شکور ile حق شناسي ile امتنان ile ممنونيت ile رنده ile بوجد آوردن ile مفتخر کردن ile گوشت ريز )
( PANJERECANPANY KARDAN ile RANDEH KARDAN ile KABYR ile KABYRAH ile RANDYDAN ile SHKARGOZAR ile MAMNUN ile HAGH SHENAS ile NAMAK SHENAS ile SEPASGAZAR ile MOTESHKAR ile SHKOR ile HAGH SHENASY ile EMTENAN ile MAMNUNYT ile RANDEH ile BOJED AVARDAN ile MOFTAKHAR KARDAN ile GUSHT RYZ )
- IZGARA/LIK ile IZGARALI ile IZGARASIZ ile IZGARA KÖFTE ile IZGARA DEMİRİ ile IZGARA YATAĞI ile IZGARA PARMAKLIĞI
- İZİDOR ile/ve/||/<>/> İZİDOR
( Milet'li. İLE/VE/||/<>/> Yeğeni. )
( Ayasofya'nın iki mimarından biri. İLE/VE/||/<>/> Kubbesini ikinci kez inşâ eden. )
- İZİN VERMEK(/"VERİRSENİZ) ile/değil/yerine UYGUN GÖRMEK(/"GÖRÜRSENİZ)
( [not] TO ALLOW vs./but TO SEE FIT
TO SEE FIT instead of TO ALLOW )
- İZİN (VERMEK) ile/ve/değil/yerine FIRSAT (VERMEK)
( Kendine kapı açıldığı halde içeri girmeyen, kovulmayı (da) hak eder. )
( TO GIVE PERMISSION vs. TO GIVE AN OPPORTUNITY
TO GIVE AN OPPORTUNITY instead of TO GIVE PERMISSION )
- İZİN VERMEK ile "GÖZ YUMMAK"
- İZİN VERMEK ile/ve GÖZ YUMMAK
- İZİN VERMEK ile "HOŞ GÖRMEK"
- İZİN VERMEK ile/ve/değil SÖZ VERMEK
- İZİN VERMEK ile ZAMANA İZİN VER ile İZİN VERİLEBİLİR ile İZİN VERİLEN EYLEMLER ile ÖDENEK
( ALLOW vs. ALLOW TIME vs. ALLOWABLE vs. ALLOWABLE ACTS vs. ALLOWANCE )
( جيز شمردن ile اذن دادن ile اجازه دادن ile اختيار دادن ile گذاردن ile راه دادن ile رخصت دادن ile روا داشتن ile جيز دانستن ile امان دادن ile مجاز ile جيز ile مباحات ile فوقالعاده ile مدد معاش ile خرجي ile فوقالعاده دادن )
( JYZ SHMARDAN ile EZN DADAN ile EJAZEH DADAN ile AKHTYAR DADAN ile GOZARDAN ile RAH DADAN ile RAKHAST DADAN ile RAVA DASHTAN ile JYZ DANSTAN ile EMAN DADAN ile MOJAZ ile جيز ile MOBAHAT ile FOGHALEADEH ile مدد معاش ile خرجي ile FOGHALEADEH DADAN )
- İZİN VERME(ME)K ile "SAYGI" GÖSTERME(ME)K
( NOT TO ALLOW vs. DISRESPECTFULNESS )
- İZİN ile/ve/||/<>/> DESTEK
- İZİN ile/ve/değil/yerine OLUR VERMEK
- ALLOWED BAND[İng.] / BANDE PERMISE[Fr.] / ERLAUBTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ BANT
- ALLOWED TRANSITION[İng.] / TRANSITION PERMISE[Fr.] / ERLAUBTER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ GEÇİŞ
- İZİNSİZ GİRMEK ile DAVETSİZ MİSAFİR
( INTRUDE vs. INTRUDER )
( پادرازي کردن ile فضولانه آمدن ile سرزده آمدن ile بزور داخل شدن ile فضول ile مخل ile مو ile مزاحم )
( PADARAZY KARDAN ile FOZOLANEH AMADAN ile SARZADEH AMADAN ile BOZOOR DAKHAL SHODAN ile فضول ile MOKHAL ile MO ile MOZAHAM )
- IZIS ile/ve NEFTIS
( Osiris'in eşi ve kardeşi. )
- ICELAND SPAR[İng.] / SAPATH D'ISLANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATI
- ICELAND MOSS[İng.] ile/değil/yerine/= İZLANDA YOSUNU
- İZLEM/STRATEJİ(K)[Fr. < Yun. STRATOS: Ordu. | AGO: Gütmek.] ile/ve/<> TAKTİK
( Üst kuram, kuram kurma kuramı. İLE/VE Stratejinin uygulanması. )
( STRATEGY vs./and TACTICS )
- İZLEMEK ile/ve/||/<> TARAMAK
- İZLENİLESİ:
OYUNCULAR ve/||/<>/> TÜM FİLMLERİ
( CHARLIE CHAPLIN
ANTHONY HOPKINS
ROBERT DE NIRO
ŞENER ŞEN
KEMAL SUNAL
AL PACINO
MORGAN FREEMAN
TOM HANKS
JIM CARREY
EDDIE MURPHY
JACK NICHOLSON
MEL GIBSON
DENZEL WASHINGTON
STEVEN SEAGAL )
- İZLENİM = İNTİBA = IMPRESSION[İng., Fr.] = EINDRUCK[Alm.] = IMPRESSIO[Lat.] = IMPRESIÓN[İsp.]
- İZLENİM ile TESPİT
( IMPRESSION vs. TO DETERMINE )
- TRACER ELEMENT[İng.] / TRACER ELEMENT, RADIOINDIKATOR ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZLEYİCİ ELEMENT
- TRACER GAS[İng.] ile/değil/yerine/= İZLEYİCİ GAZ
- İZMİR MARŞI ile SEPET HAVASI
- ISOBARE KERNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOBAR ÇEKİRDEKLER
- İZOBAR[Yun. ISOS: Eşit. | BAROS: Basınç.] değil/yerine/= EŞBASINÇ
- İZOBAR değil/yerine EŞBASINÇ
- İZOBAR değil/yerine/= EŞBASINÇ
- ISOBARE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOBAR
- İZOBAR ile İZOBAR
( ISOBAR vs. ISOBARE )
( هم فشار )
( NPAM FESHAR )
- İZOBAR ile İZOBAR EĞRİSİ
- İZOELEKTRONİK ile İZOTOP
( Aynı elektron sayısına sahip farklı ögeler. İLE Aynı proton sayısına sahip farklı nötron sayılı atomlar. )
- IZOELEKTRONİK ile/||/<> IZOTOP
( )
( Thomson tarafından 1897 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1940) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektron keşfi, kütle spektrometresi, Thomson atom modeli. Oğlu George Paget Thomson da 1937 Nobel Fizik Ödülü sahibi.) (Nobel: 1906) )
- İZOHİPS ile İZOHİPS EĞRİSİ
- ISOCHORE[Fr.] / ISOCHORE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKOR
- ISOCHROMATISCHER RAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROMATİK SAÇAK DESENİ
- İZOLASYON/ISOLATION[İng./Fr.]/TECRİT[Ar.] değil/yerine/= YALITIM | AYIRMA | YALNIZLAŞTIRMA
( Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için, iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma. )
- İZOMER/İSOMER[İng.] değil/yerine/= EŞİZ
- İZOMER[Fr. < Yun. MEROS: Bölüm. | BAROS: Basınç.] ile EŞBÖLÜM
( Aynı oranlarda bileşmiş aynı öğelerden oluşan fakat moleküllerinde atom öbekleşmeleri değişik olduğundan, birbirinden farklı özellikler gösteren maddeler. )
- İZOMER ile ALLOTROP
( Aynı moleküler formüle sahip fakat farklı yapıdaki bileşikler. İLE Aynı ögenin farklı yapısal biçimleri. )
- ISOMER[İng.] / ISOMÈRE[Fr.] / ISOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMER
- İZOMER ile İZOMER
( ISOMER vs. ISOMEROUS )
( ايزومر ile هم پار ile همفرمول ile همترکيب )
( ايزومر ile NPAM PAR ile NPAMFARMOL ile NPAMTARKYBE )
- İZOMER ile İZOMERİ ile İZOMERLEŞME
- İZOMER ile/||/<> KONFORMER
( İzomerler farklı bileşikler İLE konformerler aynı bileşiğin farklı şekilleridir )
( Formül: C₄H₁₀O → Bütanol veya Dietil eter (İzomer)\nEtan: Tutulmuş ⇌ Açık (Konformer) )
(1996'dan beri)