Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/160)


- AKSOP, BEYHAN SERTEL (BURSA, 1970) :

( İlk, Orta ve Lise öğrenimini Bursa'da tamamladı. Eskişehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden Lisans eğitimi aldı (1987 - 1991). Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda Yurt yönetim Memuru olarak görev yaptı. 1998'de öğretmenliğe geçiş yaptı ve Sarıyer Fahrettin Aslan İ.Ö.Okulunda sınıf öğretmeni olarak göreve başladı. 2002'de branş değişikliği ataması ile Sarıyer İ.Ö. Okulunda Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak atandı. 2004'te Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesine Tarih Öğretmeni olarak atandı. 2009'da Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi tarih öğretmenliğine atandı. Öğretmenliğinin yanı sıra Eğitim - İş Sendikası Sarıyer Şubesi yöneticiliği, Atatürkçü Düşünce Derneği Sarıyer Şubesi Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmakta ayrıca Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Sarıyerliler Derneği (SADER) üyesidir. )


- AKSUNA[Lat.] değil/yerine/= VURGUN YİYEN DALGICIN, TEKRAR İNDİRİLMESİ GEREKEN SU DERİNLİĞİ


- TRANSFER[İng.] / TRANSFERT[Fr.] / ÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTARIM, İLETİM


- AKTARIM ile/ve/değil/> ÜRETİM


- AKTARMAK ile/ve/değil İŞARET ETMEK

( [not] TO TRANSMIT vs./and/but TO SIGN )


- AKTAVŞAN/ARABİSTAN TAVŞANI ile UZUN KULAKLI ARAP TAVŞANI

( ... İLE Moğolistan'da, Gobi Çölü'nde yaşarlar. [İlk 6 haftalarını, yerin altında, ailesinin korumasında geçirerek büyür ve yaşarlar.] )

( ... İLE NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[41:00 - 44:20 arası] )

( VEBR[çoğ. VİBÂR, VİBÂRE, VUBÛR] )


- AKTEPE, AHMET (BAHÇEKÖY, 1948) :

( Orman Fakültesinden emeklidir. 2004 - 2009 döneminde Bahçeköy Belediye Meclisinde AKP üyesi olarak bulundu. )


- AKTİF GALAKTİK ÇEKİRDEK ile/||/<> NORMAL GALAKSİ ÇEKİRDEĞİ

( Aktif galaktik çekirdek parlak enerji salınımı İLE normal galaksi çekirdeği sönük merkezdir. Aktif çekirdek süper kütleli kara delik beslenme İLE devasa enerji üretir. Kuasarlar ve blazarlar aktif çekirdek İLE en parlak evren nesneleridir. )


- AKTİFLEŞMEK ile AKTİFLEŞTİRMEK ile AKTİFLEŞEBİLMEK ile AKTİF/LİK ile AKTİF GÜÇ ile AKTİF FİİL ile AKTİF METOT ile AKTİF ENERJİ ile AKTİF TAŞIMA


- AKTİNODERMATOZ[Fr.] ile AKTİNOGRAF[Fr.] ile AKTİNOLOJİ[Fr./İNG.] ile AKTİNOMETRE[Fr.] ile AKTİNOMETRİ[Fr.] ile AKTİNOSKOPİ[Fr.] ile AKTİNOTERAPİ[Fr.] ile AKTİNOTROPİZM[Fr.] ile AKTİNYUM[Yun.]

( Güneş ışınları etkisiyle oluşan bir deri sayrılığı. İLE Kaydedici ışınım ölçer. İLE Güneş ışınlarının insan gövdesindeki etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Işınım ölçer. İLE Işınım ölçümü. İLE Karanlık bir odada, ışık kaynağı ile aydınlatılan örgenlerin saydamlığının incelenmesi. İLE Mor ötesi ışınların sağaltım amacıyla kullanılması. İLE Bitkilerin tek yönden gelen ışık etkisiyle o yana doğru büyümesi. İLE Radyoaktif bir öğe. )


- AKTİNOMETRE İLE KUANTUM VERİMİ İLE BEER-LAMBERT ile/||/<> FOTOKİMYA ÖLÇÜMLERİ

( Fotokimyasal reaksiyon karakterizasyonu. )

( Formül: Φ = mol ürün/mol foton )


- ACTION[Fr.] / AKTINON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNON


- ACTINIUM SERIE[İng.] / SÉRIE DE L'ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUMREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM DİZİSİ/SERİSİ


- AKTİVASYON ile AKTİF ile AKTİF AJAN ile AKTİF ELEMAN

( ACTIVATION vs. ACTIVE vs. ACTIVE AGENT vs. ACTIVE ELEMENT )

( فعال سازي ile کنشي ile پر تحرک ile فعال ile عامل ile اثرکننده ile عنصر فعال ile عنصر کنشي )

( FAAL SAZY ile KONASHY ile PAR TAHRAK ile FAAL ile AMEL ile ASARKONANDEH ile ONSER FAAL ile ONSER KONASHY )


- AKTİVE ETMEK değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRMEK


- AKTÖRE = AHLÂK = MORALS[İng.] = MORALE[Fr.] = MORALE[Alm.] = MORALIDAD[İsp.]


- AKTÖRE/AHLÂK[Ar.] ile/ve/=/||/<> ETİK[Yun.]

( [Eylemin/davranışın/alışkanlığın ...] Eylemselliği. İLE/VE/=/||/<> Kuramsallığı.

Toplum tarafından kabul gören değerler ve davranış kuralları bütünü. İLE/VE/=/||/<> İnsan davranışlarının doğru ve yanlışını düzenli bir biçimde inceleyen felsefe dalı. )

( Toplumda, ateş, ahlâkî ve kültürel yapılanmayı, kişilerdeyse, bütüncül bilinci simgeler. )

( Ahlâk, ayırıcı aklın üzerindedir. )

( Ahlâk alanı, yeğleme alanıdır. )

( Ahlâk, düşünmeden ve kolaylıkla yapılandır/yaptıklarımızdır. [olumlu/olumsuz] )

( Kendi doğası ve evrensel ilkelerle uyum içinde olmak. )

( Dış[zahir] ve iç[bâtın] tüm ilimler, ahlâkın arkasındadır. )

( Ahlâk tamam olmayınca, ne ilmin değeri olur, ne de servetin. )

( Etik, ahlâkın metafiziği; ahlâk, etiğin fiziğidir. )

( Yaşamsal. İLE/VE/=/||/<> Felsefesi. )

( MORALS[< Lat.] vs./et/=/||/<> ETHICS[< Yun.] )


- AKTÖR/LER ile/ve/değil/yerine/<>/>< FAKTÖR/LER

( [değerlendirmede/yorumlamada/konuşmada] Kişi/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Konu/kavram/olay/olgular. )


- AKTÖR/LÜK ile AKTÖRE ile AKTÖRECİ/LİK ile AKTÖRESEL


- AKTUALİZM[Fr.] değil/yerine/= GEÇMİŞ DEVİRLER JEOLOJİSİNİ, ZAMANIMIZDAKİ OLAYLARIN İNCELENMESİNE DAYANARAK AÇIKLAYAN JEOLOJİ KOLU


- AKTÜELLEŞMEK ile AKTÜELLEŞTİRMEK ile AKTÜEL/LİK


- AKTÜER[Fr.] değil/yerine/=/<> AKTÜARYA[Fr.]

( Olasılık ve istatistik hesapları toplumsal öngörülere, parasal konulara ve sigorta işlerine uygulayan sigorta uzmanı. İLE/VE/||/<>/> Aktüerin işlevi. )


- AKUAMANİL[Lat.] değil/yerine/= İBRİK

( Kilisede kutsanmış su ve şarap dökmeye yarayan kulplu ibrik. )

( İBRİK: Su ve sulu şeyler koymaya yarayan, kulplu, emzikli kap. )


- AKUAMARİN ile/||/<> ZİRKON

( Açık mavi renkte bir beril türü. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 7.5-8 İLE/||/<>7.5
Işık Kırma İndisi: 1.57-1.58 İLE/||/<>1.92-1.98
Rengi: Açık mavi İLE/||/<>Kahverengi, kırmızı, yeşil
Molekül yapısı: Be³Al²Si6O08 İLE/||/<>ZrSiO4 )


- ACCUMULATOR CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ D'ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKUMULATORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR SIĞASI


- AKUPLE[Fr.] değil/yerine/= İKİ MAKİNE YA DA BİRKAÇ ELEKTRİK ARACININ BİRBİRİNE BAĞLANMASI


- AKUPUNKTUR YAPMAK ile AKUPUNKTUR

( ACUPUNCTUATE vs. ACUPUNCTURE )

( سوزن فروکردن ile طب سوزني ile سوزن درماني )

( SOZAN FOROKARDAN ile TAB SOZANY ile SOZAN DARMANY )


- AKUPUNKTUR ile/||/<> MODERN AĞRI TEDAVİSİ

( Akupunktur enerji meridyenlerine iğne batırma İLE modern tedavi ilaç ve cerrahi kullanır. )

( Çin Hekimleri tarafından -100 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- AKUSMİ[Fr.] değil/yerine/= AKUSMATİK[Yun.]

( Seslerin doğru olarak algılanmasını engelleyen işitme sanrısı. İLE Dinleyicinin ses kaynağını göremeyeceği biçimde düzenlenmiş olan. )


- AKUŞÖR[Fr.] değil/yerine/= DOĞUM UZMANI, ERKEK EBE


- ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINÇ


- MAXIMALWERT DES AKUSTISCHEN DRUCKS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK BASINCIN TEPE DEĞERİ


- MEVC-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC WAVES[İng.] / ONDES ACOUSTIQUES[Fr.] / AKUSTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DALGALAR


- ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE RESISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DİRENÇ


- DOPPLER TESÎR-İ SAVTİYESİ[Osm.] / ACOUSTICAL DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER DOPPLER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DOPPLER ETKİSİ


- DENSITY OF ACOUSTIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ENERJİ YOĞUNLUĞU


- ATÂLET-İ SAVTİYYE, SAVTÎ ATÂLET[Osm.] / ACOUSTIC INERTIA[İng.] / INERTIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK EYLEMSİZLİK


- ACOUSTIC PHONON[İng.] / PHONON ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHER PHONON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK FONON


- KUDRET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC POWER[İng.] / PUISSANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GÜÇ


- ACOUSTIC GRATING[İng.] / AKUSTISCHE VERGITTERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK IZGARA


- ACOUSTIC RECIPROCITY THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE RÉCIPROCITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REZIPROZITÄTTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KARŞILIKLILIK KURAMI/TEOREMİ


- DENSITY OF ACOUSTIC KINETIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE CINÉTIQUE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTIKKINETISCHENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİNETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU


- ACOUSTIC DOMAIN[İng.] / AKUSTISCHES GEBIET, KÜMELENME / DER AKUSTICHE BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜMELE(N)ME


- DENSITY OF ACOUSTIC POTENTIAL ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE POTENTIELLE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE POTENTIALENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK POTANSİYEL ENERJİ YOĞUNLUĞU


- AKUSTISCHER SIGNALUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SENSÖR


- SAVTÎ ŞİDDET, ŞİDDET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE INTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ŞİDDET


- ACOUSTIC FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK SÜZGEÇ


- RÉACTANCE ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TEPKİL


- İLM-İ SADÂ, İLM-İ SAVT, MEBHAS-İ ESVÂT, SAVTÎ, SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC[İng.] / ACOUSTIQUE, PHONÉTIQUE[Fr.] / AKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK


- AKUSTİK değil/yerine/= SESSEL | EMPEDANS SES GEÇİRİMSİZLİĞİ


- ACOUSTOOPTICAL FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK SÜZGEÇ


- AKUT ile DAR AÇI ile AKUT OLARAK ile KESKİNLİK

( ACUTE vs. ACUTE ANGLE vs. ACUTELY vs. ACUTENESS )

( حاد ile سلسله اعصاب مو ile زاويه حاده ile زاويه تند ile بحدت ile ذکاوت )

( HAD ile SALSALEH ASAB MO ile زاويه حاده ile ZAVYYEH TAND ile بحدت ile ZEKAVAT )


- AKUZATİ[Lat.] değil/yerine/= ADIN -İ DURUMU, BELİRTME/YÜKLEME DURUMU.


- AKYAMAÇ, NECDET (1922 - 1974) :

( Sarıyer esnaflarındandı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- AKZAMBAK değil AK ZAMBAK


- AL BAYRAK ile AL SANCAK


- ALA-[İt.] değil/yerine/= "YÖNTEMİNCE, BİÇİMİNDE" ANLAMI KATAN ÖN EK


- ALABAŞ ile ALABALIK ile ALABALIK YAĞI


- ALABASTRİT[Fr.] değil/yerine/= ALÇITAŞLI KAYMAKTAŞI


- ALABORA[İt.] (OLMAK) değil/yerine/= TEPETAKLAK (OLMAK)

( Bir deniz teknesinin devrilecek kadar yan yatması ya da batması. )


- ALABORA[İt.] ile ALABORİNA[İt.]

( Bir deniz teknesinin devrilecek kadar yan yatması ya da batması. İLE Gemici düğümü. )


- ALABRİGAN[Yun.] değil/yerine/= HAYDUT YÖNTEMİNCE/TARZI


- ALACAKLI TEMERRÜDÜ ile BORÇLU TEMERRÜDÜ


- ALACAKLININ, ALACAĞINI, ALMAYA GİTMESİ değil/yerine BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ


- ALACAKLININ, ALACAĞINI, ALMAYA GİTMESİ değil/>< BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- ALACALAMAK ile ALACALANMAK ile ALACALANDIRMAK ile ALACAKLANDIRMAK ile ALACA/LIK ile ALACAK ile ALACALI/LIK ile ALACA AŞ ile ALACAKLI/LIK ile ALACA BULACA ile ALACA KARANLIK ile ALACAK VERECEK ile ALACALI BULACALI


- ALAÇIK:
ÇARDAK ile/ve/||/<> ÇADIR

( Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık. | Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. İLE/VE/||/<> Keçeden yapılan çadır. )


- ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ, İLİŞKİ, İLİNTİ


- ALÂKADAR değil/yerine/= İLGİLİ/İLİŞKİN


- ALAKRİT[Fr.] değil/yerine/= İÇİNE TUNGSTEN VE KARBON DA KATILAN KOBALT VE KROM KARIŞIMI


- ALALİ/ALALIA[İng.] değil/yerine/= KONUŞMA YİTIMİ


- ALÂMET[Ar.] ile ÂYET[Ar.]


- ALÂMET[Ar.] ile DELÂLET[Ar.]


- ALÂMET[Ar.] ile EMÂRE[Ar.]


- ALÂMET[Ar.] ile ESER[Ar.]


- ALÂMET[Ar.] ile RESM[Ar.]


- ALÂMET[Ar.] ile SİMET[Ar.]


- ALÂMETTE:
MAHZ ile/ve/||/<> İLLET ANLAMINDA ile/ve/||/<> ŞART MAKAMINDA ile/ve/||/<> MECÂZEN


- ALAMİNÜT[Fr. < A LA MINUTE] değil/yerine/= ÇARÇABUK, ANINDA


- ALAMİNÜT[Fr.] değil/yerine/= ÇABUK, ANINDA | KOLAY VE ÇABUK YAPILAN YEMEK


- ALAMOD[Fr.] değil/yerine/= MODAYA UYGUN


- FIELD EFFECT DIODE[İng.] / DIODE À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ DİYOT


- FIELD EFFECT PHOTOTRANSISTOR[İng.] / PHOTOTRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKT-FOTOTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ FOTOTRANSİSTÖR


- FIELD EFFECT CAPACITOR[İng.] / CAPACITEUR À L'EFFET DU CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ SIĞAÇ


- FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR


- AREA EFFECT[İng.] / EFFET DE DOMAINE[Fr.] / FELDEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİSİ


- FIELD MAGNET[İng.] / AIMANT D'ESPACE[Fr.] / FELDMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN MIKNATISI


- FELDEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN SALIMI


- FIELD CHARGE[İng.] / FELDLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN YÜKÜ


- ALAN ile/ve/||/<>/> ALAN ÖLÇÜMÜ

( 1 square kilometer [km2] = 1000000 square meter [m2]

1 square centimeter [cm2] = 0.0001 square meter [m2]

1 square millimeter [mm2] = 1.0E-6 square meter [m2]

1 square micrometer [µm2] = 1.0E-12 square meter [m2]

1 hectare [ha] = 10000 square meter [m2]

1 acre [ac] = 4046.8564224 square meter [m2]

1 square mile [mi2] = 2589988.110336 square meter [m2]

1 square yard [yd2] = 0.83612736 square meter [m2]

1 square foot [ft2] = 0.09290304 square meter [m2]

1 square inch [in2] = 0.00064516 square meter [m2]

1 square hectometer [hm2] = 10000 square meter [m2]

1 square dekameter [dam2] = 100 square meter [m2]

1 square decimeter [dm2] = 0.01 square meter [m2]

1 square nanometer [nm2] = 1.0E-18 square meter [m2]

1 are [a] = 100 square meter [m2]

1 barn [b] = 1.0E-28 square meter [m2]

1 square mile (US survey) = 2589998.4703195 square meter [m2]

1 square foot (US survey) = 0.0929034116 square meter [m2]

1 circular inch = 0.0005067075 square meter [m2]

1 township = 93239571.972096 square meter [m2]

1 section = 2589988.110336 square meter [m2]

1 acre (US survey) [ac] = 4046.8726098743 square meter [m2]

1 rood = 1011.7141056 square meter [m2]

1 square chain [ch2] = 404.68564224 square meter [m2]

1 square rod = 25.29285264 square meter [m2]

1 square rod (US survey) = 25.2929538117 square meter [m2]

1 square perch = 25.29285264 square meter [m2]

1 square pole = 25.29285264 square meter [m2]

1 square mil [mil2] = 6.4516E-10 square meter [m2]

1 circular mil = 5.067074790975E-10 square meter [m2]

1 homestead = 647497.027584 square meter [m2]

1 sabin = 0.09290304 square meter [m2]

1 arpent = 3418.8929236669 square meter [m2]

1 cuerda = 3930.395625 square meter [m2]

1 plaza = 6400 square meter [m2]

1 varas castellanas cuad = 0.698737 square meter [m2]

1 varas conuqueras cuad = 6.288633 square meter [m2]

1 Electron cross section = 6.6524615999999E-29 square meter [m2] )


- ALAN ile/ve BOŞLUK

( İkisi arasındaki boşluk, köprünün kendidir. )

( The very gap between is the bridge. )

( FIELD vs./and CAVITY )


- ALAN ve/<> YÖNTEM

( FIELD and/<> METHOD )


- ALÂNGIR ile/= GELENİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Küçük bir hayvan. )


- ALANTOPU/TENİS ile SQUASH


- ALARA/AS LOW AS REASONABLY ACHIEVED[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR OLANIN EN AZI


- ALARM ile ALARMA


- ALARP/AS LOW AS REASONABLY PRACTICABLE[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN UYGULANABİLİR OLANIN EN AZI


- ALAŞIM BİÇİM -ile

( PORTMANTEAU MORPH )


- ALLOY STEEL[İng.] / ACIER ALLIÉ[Fr.] / LEGIERUNGSSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM ÇELİĞİ


- LEGIERUNGSÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM EKLEMİ


- ALAŞIM ile BAKIR İÇEREN ALAŞIM

( ALLOY vs. ALLOY CONTAINING COPPER )

( آميغ ile آلياژ ile مسوار )

( آميغ ile ALYAZH ile MOSVAR )


- HALÎTA[Osm.] / ALLOY[İng.] / ALLIAGE[Fr.] / LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM


- ALAŞIMLAMAK ile ALAŞIM ile ALAŞIM KOROZYONU


- ALÂT-I CÜRMİYE değil/yerine/= SUÇ ELGESİ


- ALAVALTER[Fr.] değil/yerine/= BİR TÜR KRAVAT BAĞLAMA


- ALÂVÂN ile/= TİMSAH
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ALAVİREJ[Fr.] değil/yerine/= MERYEM TARZINDA


- ALAVOTR SANTE[Fr.] değil/yerine/= SAĞLIĞINIZA! / ŞEREFE!


- ALAY ile SOYTARI ile ŞAKA YAPMAK ile ŞAKA YOLLU

( JEST vs. JESTER vs. JESTING vs. JESTINGLY )

( ببازي گرفتن ile مزاح گفتن ile شوخي کردن ile هزل گو ile مطايبه ile هزلا )

( BEBAZY GARAFTAN ile MOZAH GOFTAN ile SHOOKHY KARDAN ile CPEHZEL GO ile مطايبه ile هزلا )


- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK


- ALAYİŞ ile ALAYİŞLİ


- ÂLÂYİŞ[Fars.] değil/yerine/= DEPDEBE, TANTANA, GÖRKEM, GÖSTERİŞ[bu anlamı, uydurma olmakla birlikte yaygındır]


- ALAYLI ile ALAYLI ile ALAYLI

( Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip yükselen subay. | Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan kişi, [>< OKULLU/MEKTEPLİ] İLE Alay edici, küçümseyici, müstehzî. İLE Gösterişli, görkemli, debdebeli. )


- ALBATR[Yun.] değil/yerine/= KAYMAK AŞI VE SU MERMERİ


- ALBATROS ile KARA AYAKLI ALBATROS

( ... İLE NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[44:30 - 50:00 arası] )


- ALBATROS ile LAYSAN ALBATROSU


- TUĞGENERAL
ile
TUĞBAY
ile
ALBAY

( Tugay komutanı.
İLE
Tugay komutanlığı yapan albay.
İLE
Alay komutanı. )


- ALBEDO/METRE[Lat.] değil/yerine/= IŞIĞI YANSITAN BİR YÜZEYİN YANSITMA GÜCÜ / ARACI


- ALBEDO[İng.] / ALBEDO[Fr.] / ALBEDO[Alm.] ile/değil/yerine/= ALBEDO


- ALBENİ ile ALBENİLİ ile ALBENİSİZ/LİK


- ALBERT EINSTEIN ve/||/<> CHARLIE CHAPLIN

( Sanatınızda en çok takdir ettiğim şey, evrensellik. Tek bir söz bile kullanmıyorsunuz fakat tüm dünya sizi anlıyor. VE/||/<> Doğru. Sizin ününüz daha da yüce! Tüm dünya size hayranlık duyuyor fakat kimse, dediğiniz hiçbir şeyi anlamıyor. )

( What I admire most about your art is that it is universal. You don't say any word and the whole world understands you. AND/||/<> But your glory is greater. The world admires you while no one understands you. )


- ALBERT EINSTEIN ve/||/<> KARL SCHWARZSCHILD


- ALBERT MICHELSON ile/ve/||/<> EDWARD MORLEY

( Michelson–Morley deneyi, fizik tarihinin en önemli ve ünlü deneylerinden biridir. 1887'de, Case Western Reserve Universitesi'nde yapılan deney, genel olarak eter kuramına karşı en büyük kanıt olarak düşünülür. )


- ALBİNİZM/ALBİNO[Fr. < Lat.] ile AKŞIN/LIK

( Saç, kirpik, kaş ve deride aşırı beyazlık hastalığı. (Soydan geçer.) )


- ALBİNO[Fr. < ALBINOS] değil/yerine AKŞIN/ÇAPAR

( ... DEĞİL/YERİNE Kıllarında ve gözlerinde, kimi zaman da derisinde, doğuştan renklenme oluşmadığından dolayı her yeri ak/beyaz olan. )


- ZÂİF TAZYİK[Osm.] / LOW PRESSURE[İng.] / BASSE PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK BASINÇ


- ALÇAKGÖNÜLLÜ OLURSAK ... ve/||/<> ÇALIŞKAN OLURSAK ... ve/||/<> CÖMERT OLURSAK ... ve/||/<> NAZİK OLURSAK ... ve/||/<> MERAKLI OLURSAK ... ve/||/<> GÜVENİLİR OLURSAK ... ve/||/<> AFFEDİCİ OLURSAK ... ve/||/<> KENDİMİZ OLURSAK ... ve/||/<>

( Saygınlaşırız. VE/||/<> Nasipleniriz. VE/||/<> Rızıklanırız. VE/||/<> Anımsanırız. VE/||/<> Öğreniriz. VE/||/<> Değerleniriz. VE/||/<> Hafifleriz. VE/||/<> Mutlu oluruz. )


- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK(TEVÂZÛ GÖSTERMEK) ile/ve/<>/değil/yerine/hem de SUSMAK


- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ve/||/<> BİLGE/LİK

( Kimseden daha iyi olmadığımızı anlayacak kadar. VE/||/<> Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. )


- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ile/ve HİKMET

( MODESTY vs./and WISDOM )


- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ ile/ve/değil/yerine YOK(LUK) BİLİNCİ/MAHVİYET

( Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulunduğu, anımsandığı alçakgönüllülük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulundurulmadığı, unutulduğu alçakgönüllülük. )

( Takvâ. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Verâ. )

( Ebru sanatı )


- ALÇAKLAŞMAK ile ALÇAKLAŞTIRMAK ile ALÇAKLAŞABİLMEK ile ALÇAK/LIK ile ALÇAKÇA ile ALÇAK SES ile ALÇAK BASINÇ ile ALÇAK YAYLAK ile ALÇAK GERİLİM ile ALÇAK GÖNÜLLÜ/LÜK ile ALÇAK KABARTMA


- ALÇALMAK değil/yerine AÇ KALMAK


- ALÇI:
ADİ/STÜK ile ANHİDRİT ile DÖŞEME ile GÖZENEKLİ ile İNCE İNŞAAT ile KABA İNŞAAT ile KALIP ile KATKILI ile MERMER ile PARİS ile PİYASA ile SIVA ile ŞAPLI ile YÜKSEK DİRENÇLİ

( ANHİDRİT[Fr. < ANHYDRITE]: Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat. )


- ALÇI PENCERE/REVZEN[Fars.] ile KAFA PENCERESİ/REVZEN-İ MENKUŞ[Fars., Ar.]

( Camilerde, genellikle açıtların iç ve dış yüzlerine, birer revzen yerleştirilir. Bunlardan, nakışlı camlarla süslü olan içtekine, içlik; adi camlı olan dıştakine, dışlık adı verilir. İLE Nakışlı camlarla yapılmış alçı pencere, nakışlı revzen, vitray. )


- GYPSUM, CALCIUM SULFATE[İng.] / GYPSÉ, PLOTRE, SULFATE DE CALCIUM, PLÂTRE[Fr.] / GIPS, KALZIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÇI TAŞI, KALSİYUM SÜLFAT


- ALÇILAMAK ile ALÇILANMAK ile ALÇILATMAK ile ALÇILAYABİLMEK ile ALÇI ile ALÇICI/LIK ile ALÇILI ile ALÇI TAŞI ile ALÇI KALIP ile ALÇI LEVHA ile ALÇILI SARGI


- ALÇITAŞI ile/değil KAYMAKTAŞI/SUMERMERİ/ALBATR[Fr.]

( Toprak içinde katman olarak bulunan ve pişirilip toz durumuna getirilerek alçı yapmaya yarayan, hidratlı kalsiyum sülfat. İLE/DEĞİL Parlatılmaya elverişli, yumuşak, beyaz, yarı saydam bir mermer türü. [Kar beyazı ve yarı şeffaftır.] [Heykel/büst ve vazo yapımında kullanılır.] )

( ... İLE/DEĞİL Yapay olarak boyanabilir. Pişirilerek mermere benzetilebilir. )

( JİPS avec ... )


- ALDANMAK ile ALDANABİLMEK ile ALDANIVERMEK ile ALDANÇ


- ALDANMAK/KANMAK ile HÜSRAN


- ALDATMA ile "TEZGÂH"

( Aldatmayın, incitmeyin! )

( Don't cheat, don't hurt! )

( TO CHEAT vs. "TO CONCOCT" )


- ALDATMAK ile "NUMARA ÇEKMEK"


- ALDEHİT ile FORMALDEHİT ile FORMOL

( Alkolleri, oksitlendirme ya da asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı. İLE Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan H-CHO formülündeki aldehit. İLE Formaldehidin %40'lık değişik sulu çözeltisine verilen ad. )


- ALDIM ile/ve/değil BULDUM


- ALEKO NİKOLADİS YALISI :

( Yeniköy'de vapur iskelesi yanındadır. 19. yy' da yapılmıştır. Yalı bir ara M. Levi tarafından otel olarak kullanıldı. Yalı Rum Parayia Kilisesi vakfına aittir. Halen Aleko'nun yeri ve diğer adıyla Deniz Park Restaurant olarak kullanılmaktadır. )


- ALEKSANDREN[Fr.] değil/yerine/= FRANSIZ ŞİİRİNDE BİR NAZIM BİÇİMİ


- ALEKSİ/ALEXIA[İng.] ile/ve/||/<> ALEKSİTİMİ/ALEXITHYMIA[İng.]

( Okuyamamazlık, okuma yitimi. İLE/VE/||/<> Duygu körlüğü. )


- ALEKSİ[Yun.] ile ALEKSİN[Yun.]/KOMPLİMAN[[Fr./İNG. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.]

( Okuma yitimi. İLE Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )


- ALEL ITLAK[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK / HİÇBİR KAYITLA KAYITLANMAMAK


- ALEL UMUM[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK, GENELLİKLE


- ALELUSUL değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL/BAŞTAN SAVMA


- ALEL USÛL[Ar.] değil/yerine/= YÖNTEMİNCE, YÖNTEMLİ

( Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. | Âdet yerini bulsun diye. )


- ÂLEM(/KAPLAM) ile EVREN(/İÇLEM)

( Bilinebileceklerin, anlamlandırılabilenlerin tümü/tamamı. Kişinin bilmesine açık olan bütünlük. İLE Fizik yasalarına ait olanların tümü. )

( İlim, Âlem'i bilme işidir. )

( Anlamlandırılabilenlerin tümü. İLE Fizik yasalarına ait olanların tümü. )

( NOUS + KÂİNAT(VAROLANLARIN TÜMÜ) = ÂLEM )


- ÂLEM ile/ve KOZMOS/KOSMOS[Yun.]

( ... İLE/VE Düzenlenmişlik, düzgünlük. Biçimlilik. )


- ALEM ile REMZ ile NİŞÂNE

( Bayrak. İLE Simge. )


- ÂLEM ile/ve/değil TANRIDAN GAYRI/MASİVA


- ALEMCİ ile "ÂLEMCİ"

( Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan ya da takan kişi. İLE Eğlenceyi seven, her fırsatta "eğlenen", [eğlendiğini varsayan/zanneden] kişi. )


- ALEMDAROĞLU, İSMAİL (İST. 1933) :

( Ortaköy'den transfer edildi (1957) Bir sezon Sarıyer'de kaldı ve 4 lig bir özel maç oynadı. )


- ÂLEM-İ HİLKÂT ile/ve ÂLEM-İ KUDRET


- ÂLEM'İN:
ÖZET/İ ile/ve/<> NUR/U

( [kişinin] Gövdesiyle. İLE/VE/<> Ruhuyla. )


- ALEMPROVİST[Fr.] değil/yerine/= BEKLENMEDİK, BİRDEN BİRE


- ALENEN[Ar.] yerine AÇIKÇA


- ALENEN değil/yerine/= ULUORTA


- ALENİ ile/ve/||/<> AİLENİ


- ALENÎ[Ar.] ile/ve/||/<> ÂŞİKÂR[Ar.]

( Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. İLE/VE/||/<> Açık, apaçık, belirli, ortada, meydanda. )


- ALENÎ[Ar.] ile ÂŞİKÂR[Ar.] ile ÂYÂN[Ar.] ile BÂRİZ[Ar.] ile BEDİHÎ[Ar.] ile DEFİSİTER ile MUBÎN ile MÜNHAL[Ar.] ile MÜSTEHCEN[Ar.] ile SARÎH[Ar.] ile ÜRYÂN[Ar.] ile VÂZIH[Ar.]

( Açık. )


- ALERGOGRAF[Fr.] ile ALERGOGRAFİ[Fr.] ile ALERGOLOJİ[Fr.] ile ALERGOLOG[Fr.] ile ALERJİ[Fr.] ile DUYARCIL/ALERJİK[Fr.] ile ALERJİT[Fr.]

( Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptayan araç. İLE Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptama yöntemi. İLE Alerjilerin sağaltımını konu alan bilim dalı. İLE Alerji uzmanı. İLE Belirli bir nesneye karşı gövdenin gösterdiği duyarlılık. İLE Alerji ile ilgili. İLE Alerji sonucu gövdede oluşan değişme ve bozukluk. )


- ALERJİ ile/ve/değil/||/<>/< ALERJİ YATKINLIĞI/ATOPİ/ATOPY[İng.]

( Tepkinin kendi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Genetik yatkınlık sonucu gövdenin alerjenlere karşı aşırı tepki verme eğilimi.[Testlerde atopi çıkması, kişinin alerji geliştirme eğilimini gösterir ancak bu kesinlikle etkin bir alerjisi olduğu anlamına gelmez.] )


- ALERJİ ile/değil İNTOLERANS


- ALERJİ ile/değil İSİLİK

( [not] ALLERGY vs./but PRICKLY HEAT )


- ALERJİ ile/||/<> OTOİMMÜNİTE

( Bağışıklık düzeninin zararsız nesnelere karşı aşırı tepki vermesi. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin kendi gövde dokularına saldırması. )


- ALESTA[İt. < ALLESTA]:
HAZIR OL! ve/||/<> HAZIRIM!


- ÂLET-EDAVAT


- ALET ile ALETLİ ile ALETSİZ ile ALET EDEVAT ile ALETLİ JİMNASTİK


- ALET ile/ve YÖNTEM


- INFLAMMABLE[İng.] / BRENBARR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALAN, YANICI


- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= ALAZ/YALAZ(A)/YALIM


- ALEV ile ALEVLİ ile FLAMİNGO ile YANICI

( FLAM vs. FLAMING vs. FLAMINGO vs. FLAMMABLE )

( لاف وگزاف ile شعلهور ile فلامينگو ile سوختني ile قابل سوختن )

( LAF VEGZAF ile SHOLEHOR ile FELAMYNEGO ile سوختني ile GHABEL SOKHTAN )


- ALEV ile CEKET ile ALEVLİ

( BLAZE vs. BLAZER vs. BLAZING )

( شعله زدن ile شعله ور شدن ile افروختگي ile ياابريشمي ورزشي ile شعلهور ile شعله ور )

( SHOLEH ZADAN ile SHOLEH VAR SHODAN ile AFROKHTGY ile YABARYSHAMY VARZESHY ile SHOLEHOR ile SHOLEH VAR )


- ALEVLENMEK ile ALEVLENDİRMEK ile ALEVLENEBİLMEK ile ALEV ile ALEVİ/LİK ile ALEVLİ ile ALEVSİZ ile ALEV ALEV ile ALEV RENGİ ile ALEV LAMBASI ile ALEV MAKİNESİ ile ALEV KIRMIZISI ile ALEVLENME NOKTASI


- ALEYH değil/yerine/= KARŞIL


- ALPHA ACTIVE WASTE[İng.] / AKTIVER RESTLAPHASTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFA ETKİN/AKTİF ATIK


- ALFA HELİKS ile BETA TABAKA

( Proteinin sarmal yapısı. İLE Proteinin tabaka yapısı. )


- ALFA IŞIMASI ile/||/<> BETA IŞIMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Alfa helyum çekirdeği, beta elektron/pozitron yayımıdır )

( Formül: ⁴₂He İLE e⁻/e⁺ )


- ALFA RİTMİ ile/||/<> ALFA-SARMAL

( Beyin dinlenme durumundayken kendini gösteren, saniyede 7 - 10 devreli beyin dalgası ritmi. İLE/||/<> Protein yapısında yaygın olarak bulunan, ikincil üç boyutlu yapı.[Bu dizilimde, aminoasitler, her peptit içindeki karboksil oksijen moleküllerinin hidrojen bağları ile dengelenmesi sayesinde spiral bir yapıda bulunur. Miyoglobin ve hemoglobin proteinlerinin %70 civarı, alfa sarmal yapısındadır.] )


- ALFA TOKSİN ile/ve/||/<> AFLA TOKSİN

(

Alfa toksin ile Afla toksin arasındaki fark

Tek bakışta karşılaştırma tablosu ve yalın etki şeması. ("Afla toksin" = aflatoxin)

Karşılaştırma Tablosu

Özellik Alfa toksinbakteriyel Afla toksinmikotoksin
Kaynak Clostridium perfringens (öz. Tip A); bazı Staphylococcus aureus suşları (alpha hemolysin) Aspergillus flavus, Aspergillus parasiticus
Tür / Yapı Protein yapılı ekzotoksin; enzimatik (fosfolipaz C) Poliketid yapılı küçük molekül; mikotoksin (protein değil)
Birincil hedef Göze zarındaki fosfolipitler Hepatosit DNA'sı (metabolitler aracılığıyla)
Başlıca etkiler Göze zarı parçalanması, doku nekrozu, hemoliz DNA hasarı, mutasyon; güçlü karsinojenite (özg. karaciğer)
Bulaşma / maruziyet Enfekte yaralar, nadiren kontamine gıdalar Nemli–sıcak ortamda depolanmış tahıl, kuruyemiş, baharat gibi gıdaların tüketimi
Klinik tablolar Gazlı kangren, nekrotizan enfeksiyonlar Akut aflatoksikoz; kronik maruziyette karaciğer kanseri
Etkime süresi Genellikle akut (saatler–günler) Çoğunlukla kronik (aylar–yıllar), akut toksisite olanaklıdır

Yalınlaştırılmış etki şeması (SVG)

Alfa toksin – protein, fosfolipaz C etkisi → göze zarı parçalanması
Alfa toksinin göze zarı üzerinde etkisi Protein toksin göze zarını hedefler ve membran bütünlüğünü bozarak nekroza yol açar. PROTEİN ALFA TOKSİN GÖZE ZARI PARÇALANMASI

Sonuçlar: doku nekrozu, hemoliz.

Afla toksin – kimyasal mikotoksin → DNA hasarı / karsinojenite
Afla toksinin DNA üzerinde etkisi Küf kaynaklı küçük molekül DNA hasarı oluşturarak mutasyon ve kansere yol açar. KİMYASAL AFLA TOKSİN DNA HASARI

Olası sonuçlar: karaciğer kanseri, akut toksisite (yüksek doz).



)


- ALFABE yerine ABECE


- ALFABE ile ALFABE DIŞI ile ALFABE SIRASI


- ALFABE ile ALFABETİK ile ALFABETİK ile ALFABETİK OLARAK

( ALPHABET vs. ALPHABETIC vs. ALPHABETICAL vs. ALPHABETICALLY )

( الفبا ile هجائي ile حروفي ile به ترتيب الفبا ile الفبائي )

( ELFBA ile هجائي ile حروفي ile BAH TARATYBE ELFBA ile الفبائي )


- ALFATERAPİ[Fr.] değil/yerine/= ALFA IŞINLARIYLA SAĞALTIM


- ALFENİT[Fr. < ALFENIDE] değil/yerine/= METAL ALAŞIM

( İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım. )


- ALFENİT[Fr.] değil/yerine/= ÇATAL, BIÇAK YAPIMINDA KULLANILAN GÜMÜŞ ALAŞIMI


- ALPHYS[İng.] / ALPHYLES[Fr.] / ALPHYLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFİLLER


- ALFRED PRUFROCK'UN AŞK TÜRKÜSÜ[T S ELIOT] ŞİİRİNİN ÇEVİRİSİNDE:
CAN YÜCEL ile SUPHİ AYTEMUR ile NURDAN SÜMER


- ALFVEN DALGASI ile/||/<> EM DALGASI

( Alfven manyetik alan çizgileri boyunca, EM vakumda ışık hızıyla. )

( Formül: v_A = B/√(μ₀ρ) İLE c )


- ALFVÉN İLE SOUND İLE DRİFT ile/||/<> PLAZMA DALGALARI

( Plazmada yayılan dalga türleri. )

( Formül: vA = B/√(μ₀ρ) )


- ALFVÉN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ALFVÉN[Fr.] / ALFVÉN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ALFVÉN SAYISI


- ALG-/ALGE-/ALGESİ-/-ALGESİA/-ALGİA/ALGİO-/ALGO- ile/||/<> -AGRA ile/||/<> MOGİ- ile/||/<> ODYN-/-ODYNİA/ODYNO- ile/||/<> DYS- ile/||/<> CAC-/-CACE/CACO- ile/||/<> MAL- ile/||/<> PERO- ile/||/<> PALİ-/PALİN- ile/||/<> AMBLY- ile/||/<> NECR-/NECRO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-

( Ağrı, ağrısal, ağrı ile ilgili [miyalji: kas ağrısı, hiperaljezi: aşırı ağrı duyarlılığı]. İLE/||/<> Gut, ağrı nöbeti, ağrı. İLE/||/<> Güç, ağrılı. İLE/||/<> Ağrı. İLE/||/<> Anormal, güç, ağrılı, hatalı, hastalıklı, bozuk, patolojik, kusurlu, kötü. İLE/||/<> Kötü, hasta, bozuk. İLE/||/<> Hasta, kötü, anormal, bozukluk yapan. İLE/||/<> Deforme, bozuk, sakat. İLE/||/<> Yeniden, patolojik yineleme, geriye, tekrar. İLE/||/<> Donuk, soluk, yetmezlik, küntlük, zeki olmayan, duygusuz. İLE/||/<> Ölü, ölü doku, atrofik ceset. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )


- ALGARİNA[İt. < ARGAGNO] değil/yerine/= VİNÇLİ TEKNE

( Ağır bir şeyi denizden çıkarma ya da denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. | Bazı gemilerin baş ya da kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme. )


- ALGEBRAİC NUMBER ile/||/<> TRANSCENDENTAL

( Algebraic polinom kökü, transcendental değil. )

( Formül: Polynomial root İLE not )


- ALGESİ[Yun.] değil/yerine/= AĞRIYA DUYARLILIK

( ALGESİMETRE[Fr.]: Bir acı duyumunu oluşturmak için gerekli uyarımın etkisini ölçen araç. )


- ALGI BOZUKLUĞU ile/ve GERÇEK İLE HAYALİN AYRILAMAMASI

( İkisi de deliliğin/delirmenin göstergesi olabilir. )


- ALGI ile/||/<> ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ ile/||/<> ALGI YANILMASI ile/||/<> ALGILAMA ile/||/<> ALGILAMA KALIBI ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ

( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı ürün. İLE/||/<> Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumu. İLE/||/<> Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu.[Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan öteki çizgilerle aynı uzunlukta olabilir.] İLE/||/<> Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma süreci. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürün. İLE/||/<> Bir öbeğin tüm üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayım. İLE/||/<> Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgu. )


- ALGI ile/ve/||/<>/> KAVRAM

( Duyusal. İLE/VE/||/<>/> Düşünsel. )

( PERCEPTION vs./and/||/<>/> CONCEPT )


- ALGIDA/KABULDE:
TEK TANIM ile/yerine/değil PARANTEZ BİLGİ

( ON PERCEPTION/ACCEPTION: [not] UNIQUE DEFINITION vs./but INFORMATION IN PARENTHESIS
ON PERCEPTION/ACCEPTION: INFORMATION IN PARENTHESIS instead of UNIQUE DEFINITION )


- ALGIDA ...:
SEÇİCİLİK ile/ve/değil/||/<>/< SÜZÜCÜLÜK


- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE


- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI


- ALGILAMAK/ALGILA(YA)MAMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK


- ALGILAMAK ile/ve GÖRMEK

( TO PERCEIVE vs./and TO SEE )


- SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALGILAYICI


- ALGISAL BİL(İN)EMEME/AGNOZİ ile BİL(İN)EMEME/AGNOZİ

( APPERCEPTIVE AGNOSIS vs. ASSOCIATIVE AGNOSIS )


- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ


- ALGOLOJİ/ALGOLOGY[İng.] değil/yerine/= AĞRI BİLİMİ


- ALGOLOJİ/FİKOLOJİ ile SU YOSUNU BİLİMİ

( Suyosunu bilimi. )


- ALİ ALKANAT ÇOK PROGRAMLI LİSESİ :

( Uskumruköy'ün batı tarafındaki tepe üzerine hayırseverlerden Ali Alkanat tarafından yaptırıldı. Okula yaptıranın adı verildi. Okulda çok programlı eğitim hizmeti verilmektedir. )


- ALİ-CENGİZ (OYUNU) --


- ALİ İHSAN PAŞA YALISI :

( Rumelihisarı'nda Baltalimanı Caddesi üzerinde bulunan bu yalı 18. yy.' ın ikinci yarısında yapılmış, 19. yy.' da onarım görmüş ve tarihi özelliğini büyük oranda kaybetmiştir. )


- ALİ PERTEK CAMİİ :

( Rumelihisarı Rakım Efendi Çeşmesinin üst tarafındadır. Tarihi eserlerden biri olup 1640'da yapılmış, 1763'te onarım görmüştür. Bu camiye "Bey Camii" veya "Hamam Camii" de denilmektedir. )


- ALİ PERTEK SOKAK :

( Rumelihisar Mahallesi sokaklarından biridir. R. Hisar'daki Ali Pertek Camiini yaptıran kişi unutulmamış ve bir sokağa da "Ali Pertek Cami Sokak" ismi verilmiştir. )


- ALİ RIZA PAŞA YALISI :

( Yeniköy'de Daire Sokaktadır. 1876'da Fransız vatandaşı bir Musevi tarafından inşâ edilmiştir. 1908 yılında Ali Rıza Paşa tarafından satın alındı. Vapur iskelesinin yanındadır. 1914/15 ve 1936 yıllarında Ali Rıza Paşa ve 1939, 1962 yıllarında kızı İclal hanım tarafından büyük onarım yaptırılmıştır. 1923'te Belediye Binası olarak kullanıldı. )


- ALÎ (SIFATI)[Ar.] ile REFÎ' (SIFATI)[Ar.]


- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD[Fars. BİH: İyi. + ZAD: Doğma/doğmuş.]


- ALİ ÜL ÂLÂ[Ar.]/KREM DÖ LA KREM[Fr. < CRÈME DE LA CRÈME] değil/yerine/= EN YÜKSEK/ÜSTÜN


- ALİ YILMAZ BALIKÇILAR PARKI :

( :Büyükdere Mahallesinde bulunmaktadır. Sahildeki eski parktır. Tamamen yeniden düzenlendi ve Ali Yılmaz ismi ile açıldı. 1.173,52 m²'lik bir alan üzerindedir. 167,00 m²'lik yeşil alanı, 101,40 m²'lik çocuk oyun alanı, 27,13 m²'lik bir tesisi bulunmaktadır. )


- ALİ ile ALİ ABBAS ile ALİ EKBER ile ALİ EKBER HAŞİMİ RAFSANCANİ ile ALİ AŞGAR ile ALİ EŞREF ile ALİ BABA ile ALİ HASAN ile ALİ KARAM ile ALİ MUHAMMED ile ALİ PANAH ile ALİ ŞAMKHANİ

( ALI vs. ALI ABBAS vs. ALI AKBAR vs. ALI AKBAR HASHEMI RAFSANJANI vs. ALI ASGHAR vs. ALI ASHRAF vs. ALI BABA vs. ALI HASAN vs. ALI KARAM vs. ALI MOHAMMAD vs. ALI PANAH vs. ALI SHAMKHANI )

( علي ile عليعباس ile علياکبر ile علي اکبر هاشمي رفسنجاني ile علياصغر ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile عليکرم ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )

( علي ile عليعباس ile علياکبر ile ALY AKBAR CPEHESHAMY RAFSANJANY ile ALYASGAR ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile ALYKARAM ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )


- ALIÇ/ALUÇ ile/= ALUÇİN ile/= ALUŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sarı erik. İLE Yumruları olan, yenilebilir bir ot. İLE Kaşgar'a bağlı bir köy adı. )


- ÂLİCENAP[Ar.] ile ELİ AÇIK | ONURLU


- ALICI BAKIŞ ile/ve/değil ŞAŞKIN BAKIŞ


- ACCEPTOR LEVELS[İng.] / NIVEAUX ACCEPTEURS[Fr.] / AKZEPTORISCHE NIVEAUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DÜZEYLERİ


- ALİDAT[İt.] değil/yerine/= BİR UCU HAREKETLİ DÖNER CETVEL


- ALİDAT/MASTARA[Ar.] ile AD-EYLEM/MASTAR[Ar. < MASDAR]/INFINITIVE[İng.]/INFINITIF[Fr.] ile MASTAR/MISTAR[Ar.]

( Açı cetveli. İLE Ad-eylem. Eylemlik. İLE Sıvacıların ve duvarcıların, cetvel gibi kullandığı, ensiz, uzun ve düz tahta. | Marangoz cetveli. | Tezgâhta, halının düz dokunmasını sağlayan araç ya da ileri-geri oynatılan bölüm.| Davar memesi. )


- ALIK ALIK (BAKMAK)


- ALIK/SERSEM/EBLEH ile KORKAK ile ALÇAK

( "Hiçbir şeyin değişmeyeceğini" "düşünüyorsak..." İLE "Düşünmek istemiyorsak..." İLE "Hiçbir şeyin değişmemesinin, kendi çıkarımıza olacağını düşünüyorsak..." )


- ALIKLAŞMAK ile ALIKLAŞTIRMAK ile ALIKLAŞABİLMEK ile ALIKLAŞTIRILMAK ile ALIK/LIK ile ALIKÇA ile ALIK SALIK


- RETENTION TIME[İng.] ile/değil/yerine/= ALIKONMA (GECİKME) SÜRESİ


- ALLYL CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= ALİL KLORÜR


- ALİL[Fr.] değil/yerine/= SARIMSAKTA SÜLFÜR BİÇİMİNDE BULUNAN TEK DEĞERLİ KÖK


- ÂLİM ile/ve CÖMERT

( Âlim ile cömerdin ayıbına bakılmaz! )


- ÂLİM ile KUDEMÂ

( ... İLE Eski âlimler. )


- ALİM/ALİİM" değil ALAYIM


- Âlimce düşün ve âlimce KONUŞ!!! -ve


- ÂLİMİN ÖLÜMÜ ile/ve/=/||/<> ÂLEMİN ÖLÜMÜ


- ALIMLAMAK ile ALIM ile ALIMCI/LIK ile ALIMLI/LIK ile ALIMSIZ/LIK ile ALIM SATIM ile ALIM ÇALIM ile ALIMLI ÇALIMLI ile ALIM SATIM OFİSİ ile ALIM SATIM BÜROSU


- ALIMLI ile ÇEKİCİ


- ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME

( Bir bilim dalında uzman. İLE Birçok bilim dalında derin bilgi sahibi olan. )

( ... İLE Hem aklî, hem naklî ilimleri bilen. )

( OMNISCIENT: Çok geniş bilgi sahibi. | Allah. [rahman ve rahim olan] )

( DOCTOR cum DOCTORA UNIVERSALIS )


- ÂLİMU Bİ'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MUHÎTU BİHİ[Ar.]


- ALIN BÖLÜMÜ(LOBU) ile/ve ÇEPER BÖLÜMÜ(LOBU)

( Merkez oluk[central fissure] ayırır. )

( ALIN: CEBÎN, CEBHE[Ar.]/FOREHEAD[İng.] )

( ÇÎN-İ CEBÎN: Alın kırışığı. )

( Alın kırışıklığı, bilgeliği simgeler. )


- ALIN, İSKENDER (BEYKOZ, 1984) :

( Bakspor'dan forvet elemanı olarak transfer edildi ve bir sezon (2018/2019) Sarıyer'de tescilli kaldı takımının 17 lig ve 2 kupa olmak üzere 19 resmi maçında oynadı ve lig maçlarında takımına 4 gol kazandırdı. Sezon sonunda serbest kaldı. Paşabahçe, Yozgatspor, İstanbulspor, Fenerbahçe, Bakırköyspor, Kartal, Başakşehir, Boluspor, Yeni Malayaspor, Gazişehir Gaziantep, Kastamonu, Bakspor ve Sarıyer'de forma giydi. )