Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(42/160)


- ECZANE ile/değil APOTHEKE[Yun.]

( ... İLE/DEĞİL Eski Yunan ve Roma evlerinde, yiyecek ambarı ve özellikle şarap mahzeni. )


- ECZANE değil/yerine/= EMKEPİT


- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI


- EDÂ DAVÂSI değil/yerine/= EDİM ARANCI


- EDA ile EDAT ile EDATLI ile EDAT GRUBU ile EDAT TÜMLECİ ile EDATLI TÜMLEÇ


- EDÂLI-İŞVELİ -/


- EDAT/ZARF/ADPOSITION(PREPOSITION / POSTPOSITION) değil/yerine/= İLGEÇ/BELİRTEÇ/SARMIK(ADVERB) [dilb.]


- EDATLAR/HURÛF:
(HURÛF-U) ATIF ve/||/<> (HURÛF-U) CER ve/||/<> (HURÛF-U) ŞART

( VE | FA[Ar.]/FAYI[Ar.] | SÜMME(SONRA) | BEL[FAKAT, ANCAK, BİLÂKİS] | LÂKİN | EV(YA DA)
ve/||/<>
BA[İLE] | ALÂ[ÜZERİNDE] | İLÂ[...YA KADAR]
ve/||/<>
İN[EĞER] | İZÂ[O/NE ZAMAN Kİ] )

( DES PARTICULES: DES PARTICULES ATTRIBUTIVES avec PARTICULES CREANT RELATION DU GENITIF avec DES PARTICULES CONDITIONNELLES )


- EDEB ve ADÂLET

( Yerli-yerince hareket etmek. VE Yerli-yerinde olmak. )


- EDEB ve/=/<> TEVHİD


- Edeben SUS!!!


- EDEBÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR) ile/ve/<> MANEVÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR)


- EDEBİLMEK ile EDEPLENMEK ile EDEPLENDİRMEK ile EDEPSİZLEŞMEK ile EDE ile EDEP ile EDER ile EDEPLİ/LİK ile EDEPSİZ/LİK ile EDEP YERİ ile EDEPSİZCE ile EDEPLİ EDEPLİ


- EDEBİYAT ile EDEBİYATÇA ile EDEBİYATÇI/LIK ile EDEBİYAT BİLİMİ ile EDEBİYAT TARİHİ ile EDEBİYAT BİLİMCİ


- EDEBİYATTA/ŞİİRDE:
ÇİFT DİLLİLİK ile ÇİFT DİLLİLİK ile ÇİFT DİLLİLİK

( Sanatın kendi özgür yapısında. İLE Siyasi baskı altında. İLE Bilinçdışında. )

( Sanatın kendi olanakları açısından. İLE Siyasi baskılar altında oluşmuş, bilinçli anlamda kurulmuş olan. İLE Bilinçdışına atılmış simgelerin etkileşimli ve travmatik dışavurumları ile. )


- EDEBLİ OLMALI!


- EDEN / KILICI -ile

( AGENT )


- EDEP/TERBİYE değil/yerine/= GÖRGÜ/İNCELİK/İYİ KILINÇ


- EDEP/EDEB ve/||/<> HİKMET

( Sağa sola fazla "bakmayanın" sahip olabildiği. VE/||/<> Fazla konuşmayanın sahip olabildiği. )


- EDEPLİ:
FELSEFECİ ve/||/<> MATEMATİKÇİ ve/||/<> HUKUKÇU

( Ancak, felsefeci, matematikçi ve hukukçular edeplidir.[Ancak, dile hâkim olabildikleri ve sorgulayabildikleri oranda.] [Ne hareketi/sporu temel/öncelikli alan, ne bilimsel tutarlılığı olan, ne de sanatsal duyarlılığı ile sınırları/nı aşan.] )


- [ne yazık ki]
EDEPSİZ ile/değil/yerine/>< EDEPLİ

( Bildiği sözcükler kadar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilmediği sözcükler kadar. )


- EDEPSİZLERE SUSMAK değil EDEBEN SUSABİLMEK


- EDEYÂN[Fars.] -ile

( Çok koşan hayvan. )


- EDGE ile/ve/||/<> FRINGE

( Eşik. İLE/VE/||/<> [Kuantum] Işık/parçacık yansımalarının arasındaki [0 | arasındaki] eşik. )


- EDİK ve SOKMAN

( Kısa çizme. VE Uzun konçlu çizme. )


- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU


- EDİLGİ ile EDİLGİN/LİK


- EDİLMEK ile EDİNMEK ile EDİNİLMEK ile EDİNDİRMEK ile EDİLEBİLMEK ile EDİNEBİLMEK ile EDİNİVERMEK ile EDİ ile EDİK ile EDİM ile EDİP ile EDİMLİ ile EDİMSEL/LİK ile EDİMSİZ ile EDİMSELCİ/LİK ile EDİM BİLİMİ


- EDİMSELLİK:
DOĞADA ve/||/<>/> TİNDE

( İkisinde de kuvvettir. )


- EDİNİLEBİLİR ile ELDE ETMEK ile BİLGİ EDİNMEK ile EDİNİLMİŞ ile KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK ile EDİNME ile ALICI

( ACQUIRABLE vs. ACQUIRE vs. ACQUIRE KNOWLEDGE vs. ACQUIRED vs. ACQUIRED IMMUNITY vs. ACQUIREMENT vs. ACQUIRER )

( قابل حصول ile اندوختن ile علم اندوختن ile فرا گرفته ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile فرا گيري ile اندوزنده )

( GHABEL HOSUL ile ANDOKHTAN ile ALAM ANDOKHTAN ile FARA GARAFTEH ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile FARA GYRY ile اندوزنده )


- EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME


- EDİNİM ile ÇIKARIM

( TO OBTAIN vs. INFERENCE )


- EDİNME ile İLERLEMEK ile KAFAYI BULMAK

( GETTING vs. GETTING AHEAD vs. GETTING HIGH )

( اکتساب ile جلو افتادن ile جلو زدن ile تخدير )

( EKTESAB ile JELO AFTADAN ile JELO ZADAN ile تخدير )


- EDİRNE ile EDİRNELİ/LİK


- EDISON-AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EDİSON AKÜMÜLATÖRÜ


- EDISON BATTERY[İng.] / BATTERIE D'EDISON[Fr.] ile/değil/yerine/= EDİSON BATARYASI


- EDITOR :/yerine EDİTÖR


- EDİTÖR[Fr. EDITEUR] değil/yerine/= YAYIMCI, DÜZENLEYİCİ


- ED'İYE[< DUÂ] ile/ve/<>/> HEDİYE

( Yalvarmalar, yakarmalar. İLE/VE/<>/> Armağan. )


- EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN


- EDUCATION :/yerine EĞİTİM


- EF'AL:
SIHHAT ile/ve/||/<> İNİKAT ile/ve/||/<> NİFAZ ile/ve/||/<> LÜZÛM

( LEGALITE avec/et/||/<> CONCLUSION avec/et/||/<> VALIDITE avec/et/||/<> NECESSITE D'EXECUTION )


- EFE, PROF. DR. ASUMAN (ARDAHAN, 1955 - 2010) :

( İ.Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi. İlkokul, Ortaokul ve Lise öğrenimini Ereğli'de (Zonguldak) tamamladı. 1972'de girdiği İ.Ü. Fen Fakültesi Botanik Bölümünden 1976 yılında mezun oldu. 1978'de İ.Ü. Orman Fakültesi Orman Botaniği Kürsüsünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaya başladı. Bilahare açılan sınavları kazanarak aynı kürsüde asistan oldu. 1981'de "Liquidambar orientalis Mill. (Sığla Ağacı) ın Morfolojik ve Palinolojik Özellikleri Üzerine Araştırmalar" konulu doktora çalışması ile 1986 da "Orman Botariği dalında "Doktor" unvanını aldı. 1990'da Doçent ve 1996 yılında da Profesör oldu. 08.06.2010 tarihinde meydana gelen kazada hayatını kaybetti. Otsu Bitkiler Sistematiği Ders Kitabı 1989, F. Yaltırık ile birlikte, "İstanbul Adalarının Doğal ve Egzotik Bitkileri, 1993. F. Yaltırık ile birlikte", "Dendroloji Ders Kitabı, 1994, F. Yaltırık ile birlikte" isimli kitapları var. )


- EFENDİLEŞMEK ile EFENDİ/LİK ile EFENDİM ile EFENDİCE ile EFENDİ EFENDİ


- EFENDİSİ ve/||/<>/< KÖLESİ

( Bilginin. VE/||/<>/< Çalışmanın. )


- EFENİM" değil EFENDİM


- EFFECT vs. CONTRIBUTION


- EFFECT :/yerine ETKİ


- EFFECT vs./and ECHO


- EFFECTIVE :/yerine ETKİLİ


- EFFECTIVELY :/yerine ETKİLİ ŞEKİLDE


- EFFICACY ile EFLÜKS/EFFLUX

( Etkinlik. İLE Dış atım. )


- EFFORT :/yerine ÇABA


- EFSANE ile/ve/||/<> ECZANE


- EFSÂNE CÛ/Y[Fars.] ile EFSÂNE GÛ/Y[Fars.]

( Efsâne arayan/arayıcı. Boş vakit geçirmek isteyen. İLE Masal söyleyen, saçmasapan söyleyen. )


- EFSANE ile EFSANEVİ ile EFSANELER

( LEGEND vs. LEGENDARY vs. LEGENDS )

( افسانه ile اسطوره ile اساطيري ile اساطير )

( AFSANEH ile OSTOREH ile ASATYRY ile ASATYR )


- EFSÂNE ile/||/<> ESÂTİR ile/||/<> KISSA ile/||/<> HİKÂYE ile/||/<> HABER ile/||/<> MASAL

( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kendi deneyimini anlatmak. İLE/||/<> İkinci elden aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> Olmuşu aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> ... )


- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME


- EFSANE ile MASAL

( Türkiye/Türkçe Masal Haritası'nı görmek için burayı tıklayınız... )


- EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE


- EFSANELEŞMEK ile EFSANELEŞTİRMEK ile EFSANELEŞTİRİLMEK ile EFSANE ile EFSANELİ ile EFSANESİZ


- EFŞÜRDE[Fars.] ile EFŞÜRE[Fars.]

( Sıkılmış, posası çıkarılmış şey. İLE Öz, uşâre. )


- EFTEN-PÜFTEN (KONULARA DEĞİNMEK/TAKILMAK)


- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )


- EGE DENİZİ değil ADALAR DENİZİ


- EĞE KEMİĞİ[AZM-İ DIL'Î] -ile

( (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )


- EGEMEN GÜÇ ile/değil "HÜKÜMET"


- EGEMEN ile/değil/yerine YAYGIN


- EGEMENLİK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLIK


- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE


- EĞEREK-BÜKEREK (SÖYLEMEK/ANLATMAK)


- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM


- SCHRÄGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK


- EĞİK/LİK ile EĞİK YAZI ile EĞİK BİÇME ile EĞİK ÇİZGİ ile EĞİK DÜZLEM ile EĞİK SİLİNDİR


- EĞİLİM ile/ve/<> ÇEKİLEN


- EĞİLİM ile EĞİLİMLİ/LİK ile EĞİLİMSİZ/LİK


- EĞİLİM ile/ve/<> EĞİTİM

( TENDENCY vs./and/<> EDUCATION )


- EĞİLİM ile/ve/||/<>/> EYLEM


- EĞİLİM ile/ve/<> İLGİ

( Tanım: Nedenleri zihinsel/duygusal olarak belirli ya da belirsiz etkilenim süreci. İLE/VE/<> Zihinde ya da duygularda bir karşılık/anlam oluşması ve içsel geribildirimi. Sözlükte: Benimseme, benimseyiş, eğinim, heves, ilgi, ilgilenme, istidat, merak, meyil, meyletme, önemseme, temayül, yetenek, yönelim, yöneliş, yönelme, yönseme )

( TENDENCY vs./and/<> INTEREST )

( PROPENSI cum/et/<> ... )


- EĞİLİM ile/ve/<> İSTEK

( TENDENCY vs./and/<> REQUEST )


- EĞİLİM ile/ve/<> İSTENÇ(İRÂDE)

( TENDENCY vs./and/<> WILL )


- EĞİLİM = TEMAYÜL = INCLINATION[İng., Fr.] = NEIGUNG, ZUNEIGUNG[Alm.] = PROPENSIO, INCLINATIO[Lat.] = INCLINACIÓN[İsp.]


- EĞİLİM ile/ve/<> YÖNELİM

( SAMSKARA )


- EĞİLİMLİ ile/değil EĞİMLİ


- EĞİLME:
BARDAK ile/ve/değil/||/<>/>/< SÜRAHİ

( Çırak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Usta. )

( Derin olan, dolu olan, usta olan, boyun büker/bükmelidir! Çırak değil! )


- TENSION DE FLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞİLME GERİLMESİ


- BENDING MOMENT[İng.] / MOMENT FLÉCHISSANT[Fr.] / BIEGNUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİLME MOMENTİ


- EĞİLMEK değil/></değil ÇÖMELMEK( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek ve dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )


- EĞİM ile EĞİM ile EĞİMLİ ile EĞİK DÜZLEM

( INCLINATION vs. INCLINE vs. INCLINED vs. INCLINED PLANE )

( مشرب ile گرايش ile مايليت ile عطف ile رغبت ile تمايل ile سرازير کردن ile شيب دادن ile گروانيدن ile مايل کردن ile متمايل کردن ile عطفي ile راقب بودن ile مايل ile متمايل ile غلتگاه )

( MOSHARB ile GERAYSH ile مايليت ile ATF ile RAGHBAT ile TAMAYLE ile SARAZYR KARDAN ile SHYBE DADAN ile GARVANYDAN ile MAYLE KARDAN ile MOTEMAYLE KARDAN ile ATFY ile RAGHAB BODAN ile MAYLE ile MOTEMAYLE ile GHLATGAH )


- EĞİRME ile EĞİRMEN


- EGİŞ ile PİSLİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Arıtmak için eritilen herhangi bir maden filizinden geriye kalan pislik. İLE ... )


- EĞİTİLMEK ile/ve/yerine EĞİTİMİ, KENDİ EĞİMLİLİĞİNDE TUTMAK


- EĞİTİM:
"BOŞ KABI DOLDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIVILCIMLA ATEŞ YAKMAK


- EĞİTİM > ÖZGÜVEN ve/||/<>/> ÖZGÜVEN > ÜMİT ve/||/<>/> ÜMİT > BARIŞ


- EĞİTİM:
SÜS ile/ve/||/<> SIĞINAK

( İyi/bahtiyâr zamanlarda/koşullarda. İLE/VE/||/<> Kötü/bedbaht zamanlarda/koşullarda. )


- EĞİTİM ile/ve/||/<>/< BİLGİLENDİRME


- EĞİTİM ve/> ÇİLE

( Şekillenmesi üzerine. VE/> Kalıcılığı/pişmesi üzerine. )

( Topraktan/kilden yapılan ürünlerin oluşumu gibi. )


- EĞİTİM ve/||/<> ÇOK SESLİLİK


- EĞİTİM ile/ve/||/<>/> DENETİM


- EĞİTİM ile/||/<> DENETİM


- EĞİTİM ile/ve/<> DONANIM

( EDUCATION vs./and/<> RIGGING )


- EĞİTİM ile/ve/> DUYARLILIK

( EDUCATION vs./and/> SENSITIVENESS )


- EĞİTİM ile/ve/||/<> EDİNİM


- EĞİTİM ile EĞİTİMCİ/LİK ile EĞİTİMLİ/LİK ile EĞİTİMSEL ile EĞİTİMSİZ/LİK ile EĞİTİM ALANI ile EĞİTİM BİLİMİ ile EĞİTİM DÖNEMİ ile EĞİTİM KURUMU ile EĞİTİM BİLİMCİ ile EĞİTİM BİLİMSEL ile EĞİTİM PROGRAMI ile EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ile EĞİTİM FAKÜLTESİ


- EĞİTİM ile/ve/||/<> GÖRGÜ


- EĞİTİM ile/ve/<> KÜLTÜR

( EDUCATION withand/<> CULTURE )


- EĞİTİM ve/<>/|| TEDAVİ

( eğitim şart )


- EĞİTİM = TERBİYE = EDUCATION[İng., Fr.] = ERZIEHUNG[Alm.] = EDUCAIÓN[İsp.]


- EĞİTİM ile/ve/= VAROLUŞTA SÜREKLİLİĞİ SAĞLAMAK


- EĞİTİM ile/ve/<> YÖNLENDİRME


- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ


- EĞİTİM/LER ile/ve/||/<>/> AKLA EĞİTİM/KATILIM


- EĞİTİM/ÖĞRETİM:
KAZANIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PAYLAŞIM/AKTARIM


- EĞİTME ile EĞİTMEN/LİK


- EĞİTMEK ile EĞİTİMLİ ile EĞİTİMLİ İNSANLAR ile EĞİTİM ile EĞİTİM TEŞVİKİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİMCİ

( EDUCATE vs. EDUCATED vs. EDUCATED PEOPLE vs. EDUCATION vs. EDUCATION FOSTERING vs. EDUCATIONAL vs. EDUCATIVE vs. EDUCATOR )

( تعليم دادن ile آموزش دادن ile فرهيختن ile مودب کردن ile درس خوانده ile با معرفت ile تربيت شده ile بافرهنگ ile بافزل ile باسواد ile اهل معرفت ile فرهيخته ile صاحب کمال ile دانا ile مهذب ile اصحاب دانش ile ارباب افضل ile ارباب معرفت ile تربيت ile تحصيل ile معارف ile تعليم و تربيت ile آموزش و پرورش ile تحصيلات ile آموزشي ile معارف پرور ile تحصيلي ile معارفي ile تربيتي ile تعليمي ile فرهنگ بخش ile مودب ile فرهيختار )

( TAELYM DADAN ile AMUZESH DADAN ile FAREHYKHTAN ile MOODAB KARDAN ile DARS KHANDEH ile BA MARAFT ile TARBYT SHODEH ile BAFREANG ile BAFZOL ile BASAVAD ile HAL MARAFT ile FAREHYKHTEH ile SAHEB KAMAL ile DANA ile MANPAZB ile ASHAB DANESH ile ارباب افضل ile ARBAB MARAFT ile TARBYT ile TAHSYLE ile MOAREF ile TAELYM VE TARBYT ile AMUZESH VE PRORSH ile TAHSYLAT ile AMUZESHY ile MOAREF PROR ile TAHSYLEY ile معارفي ile TARBYTY ile تعليمي ile FAREANG BAKHSH ile MOODAB ile FAREHYKHTAR )


- EĞLENMEYİ SEVMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
ÖĞRENMEYİ SEVMEK

( Sıradan kişilerin peşinde koştuğu. İLE/DEĞİL/YERİNE Sıradışı kişilerin aradığı. )


- EGO[İng.] değil/yerine/= BENLİK


- EGODİSTONİK/EGODYSTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMSUZ


- EGOISM ile EGOTISM ile EGOTHEISM


- EGOİST/HODKÂM/HODBİN[Fars.] değil/yerine/= BENCİL/LİK


- EGO/N/(/U) ile/değil/yerine BENLİK/ĞİNİ

( Yok bil! İLE/DEĞİL/YERİNE Var bil! )


- EGOSİNTONİK/EGOSYNTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMLU


- EĞRELTİ OTU ile/ve/||/<> KANSER


- EĞRETİ OTU -ile

( Kömür madenlerinin bulunduğu yerlerde biter. Evrim geçirmemiş tek bitkidir. )


- EĞRETİLEMEK ile EĞRETİ/LİK


- EĞRİ-BÜĞRÜ(İVİCAÇLI)

( A'VEC )


- EĞRİ ile EĞRİ UYDURMA ile EĞRİ ÇİZİCİ ile EĞRİ İZLEYİCİ ile KAVİSLİ ile EĞRİ ÇİZGİ

( CURVE vs. CURVE FITTING vs. CURVE PLOTTER vs. CURVE TRACER vs. CURVED vs. CURVED LINE )

( خم ile منحني ile منحني کردن ile خميدگي ile منحني خوراندن ile منحني کش ile خمياده ile سرکج ile چنبري ile خط منحني )

( KHAM ile MONHENY ile MONHENY KARDAN ile KHAMYDEGY ile MONHENY KHORANDAN ile MONHENY KESH ile خمياده ile سرکج ile CHENBARY ile KHAT MONHENY )


- EĞRİ ile KOYUN EĞRİSİ


- EĞRİLİK İLE BURULMA İLE FRENET ile/||/<> EĞRİ KURAMSİ

( Uzayda eğrilerin karakteristikleri. )

( Formül: κ = |r' × r'|/|r'|³ )


- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ


- EĞSİ = KÖSEĞİ

( Ateşi karıştıracak odun ya da demir. | Ucu yanmış odun. )


- EGZAMA ile EGZAMALI


- EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL

( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )


- EGZERSİZ YAPMAK ile KONTROLÜN UYGULANMASI ile GÜÇ KULLANIMI ile EGZERSİZ YAPMAK

( EXERCISE vs. EXERCISE OF CONTROL vs. EXERCISE OF POWER vs. EXERCISING )

( نرمش کردن ile مشق ile مشق گرفتن ile تمرين ile مشق کردن ile ورزش ile تمرين کردن ile ورزش کردن ile اختيارداري ile زورآوري ile زورمندي ile اعمال )

( NARMASH KARDAN ile MOSHGH ile MOSHGH GARAFTAN ile TAMARYNE ile MOSHGH KARDAN ile VARZESH ile TAMARYNE KARDAN ile VARZESH KARDAN ile AKHTYORDARY ile زورآوري ile ZURMANDY ile EMAL )


- EGZOZ ile YORGUN ile BİTKİNLİK

( EXHAUST vs. EXHAUSTED vs. EXHAUSTION )

( زياده خسته کردن ile اگزوز ile پاي در آوردن ile از نفس انداختن ile از پا انداختن ile اگزوس ile بي رمق ile کوفته ile تاسيده ile بي حال ile بي حالي ile واماندگي ile فرسودگي )

( ZYADEH KHASTEH KARDAN ile EGZOZ ile PAY DAR AVARDAN ile AZ NAFS ANDAKHTAN ile AZ PA ANDAKHTAN ile EGZOS ile بي رمق ile KOFTEH ile TASYDAH ile BEY HAL ile BEY HALY ile VAMANDEGY ile FARSODEGY )


- EHÂLÎ/AHÂLİ[Ar. < EHL] ile EHÂLÎL[Ar. < İHLÎL]

( Bir mahallede/semtte/kasabada/köyde yerleşip oturanlar. | Halk, umûm. İLE Penis deliği. )


- EHEMMİYET VERMEK değil/yerine/= ÖNEMSEMEK/ÖNEM VERMEK


- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI


- EHLEN ile/ve/||/<>/> SEHLEN

( Beceriyle. İLE/VE/||/<>/> Kolaylıkla. [hoş geldiniz ve sefalar getirdiniz] )


- EHL-İ CENNET ile EHL-İ NÂR


- EHL-İ SÜNNET ile/değil/yerine EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İmâmetin dışarıda bırakılmasıyla. )


- EHLİHİBRE/EHLİVUKÛF/EKSPER değil/yerine/= BİLİRKİŞİ/UZMAN


- Ehline KONUŞ!!!


- EHLİYETE, KISMÎ/TAM ENGEL OLABİLECEKLER:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK ile/ve/||/<> UNUTMA(NİSYAN) ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK(MARAZ) ile/ve/||/<> SAKATLIK(MALÛLİYET) ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> CEHİL ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> İSRAF ile/ve/||/<> ESÂRET ile/ve/||/<> ENGEL(ZECİR) ile/ve/||/<> YOLCULUK(SEYAHAT)

( ALIENATION et/||/<> SURDITE et/||/<> FAIBLESSE DE LA MEMOIRE et/||/<> LE SOMMEIL et/||/<> EPILEPSIE et/||/<> LA MALADIE et/||/<> INFIRMITE et/||/<> LA SECONDE ENFANCE et/||/<> L'IGNORANCE et/||/<> L'IVRESSE et/||/<> LA LEGERETE et/||/<> LA PRODIGALITE et/||/<> ESCLAVAGE et/||/<> LA CONTRAINTE et/||/<> LE VOYAGE )


- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI


- EHRENFEST NAZARİYESİ[Osm.] / EHRENFEST'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-THEOREM/THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST KURAMI


- EHRENFEST'S LAW[İng.] / LOI D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST YASASI


- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ


- EHS/ELECTRONIC HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK DÜZENİ


- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ


- EHVEN-İ ŞER[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜNÜN İYİSİ


- EIDOKSOS ve ARİSTO

( Akademi'nin kurulmasında! )


- EIDOLON ve/<>/|| DAEMON

( Kendinin bilgisi. )


- EINSTEIN-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS ETKİSİ


- EINSTEIN-DE HAAS METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS YÖNTEMİ


- EINSTEIN-DE SITTER MODEL[İng.] / MODÈLE D'EINSTEIN-DE SITTER[Fr.] / EINSTEIN-DE-SITTER-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE SİTTER ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ


- CONDITION DE LA FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FREQUENZBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANS KOŞULU


- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI


- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI


- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI


- EINSTEIN-PLANCK LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN-PLANCK[Fr.] / EINSTEIN-PLANCK/SCHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-PLANCK YASASI


- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI


- EINSTEIN'S NUMBER[İng.] / NOMBRE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SAYISI


- EINSTEIN'S FREQUENCY CONDITION[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIK KOŞULU


- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI


- EINSTEIN ve/||/<> ROSEN (KÖPRÜSÜ)/SOLUCAN DELİĞİ

( Nathan Rosen ve Albert Einstein tarafından ileri sürülmüştür. Genel olarak beyaz delikler ve kara delikler arasındaki bağlantıya, "solucan deliği" denilmektedir. Bu bağlantı sayesinde, zamanda kısayol bir yol oluşturmaktadır. Kara deliğin en dip noktasında hacim sıfırdır ve yoğunluk sonsuzdur. Yani, kara deliğin dibinde çok güçlü bir çekim etkisi vardır. Bu yüzden buradaki zaman ve mekân bilinenin dışındadır. Bu kuram ile iki kara deliğin farklı boyutlarda bağlanması ile çekim etkisinden yararlanılarak bir kara deliğin içine girip öteki kara deliğin içinden kısa bir zamanda çıkılabilir. )


- EITHER :/yerine YA DA


- EJDER(DRAGON) ile BOYNUZLU DAĞ EJDERİ

( image )


- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ

( SU'BÂN, TİNNÎN ile ... )

( BÜRSÂN, BERGAMÂN ile ... )


- EJDERHÂ/EJDEHÂ[Fars.] -ile

( Büyük yılan. )


- ZUSATZWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EK DİRENÇ


- ZUSATZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK ENERJİ


- EK ile EK GÜN ile EK KÖK ile EK DERS ile EK FİİL ile EK KART ile EK SÜRE ile EK BÜTÇE ile EK EYLEM ile EK GÖREV ile EK OYLUM ile EK POLİÇE ile EK ÖDENEK ile EK BİLEZİĞİ ile EK TAHSİSAT


- EK ile EKLEME TABLOSU ile EK OLARAK ile EKLEMELER ile KATKI MADDESİ ile KATKILI TERS

( ADDITION vs. ADDITION TABLE vs. ADDITIONAL vs. ADDITIONS vs. ADDITIVE vs. ADDITIVE INVERSE )

( علاوه ile جمع ile جدول افزيشي ile اضافي ile مضافات ile ملحقات ile افزيشي ile وارون افزيشي )

( ALAVEH ile JAM ile JODOL AFZYSHY ile اضافي ile مضافات ile MOLHAGHAT ile AFZYSHY ile VARON AFZYSHY )


- EK ile/ve İLİNEK


- EKÂME Bİ'L-MEKÂN[Ar.] ile GANİYE Bİ'L-MEKÂN[Ar.]


- EKARTE[Fr. < ÉCARTÉ] (ETMEK) ile/ve/||/<> EKARTÖR

( Dışlamak, ayırmak, konu dışında tutmak. İLE/VE/||/<> Ayırgaç. )


- EKBER[< KEBÎR (çoğ. EKÂBİR)]:
EN BÜYÜK -<


- GEHÄUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKEKET


- EKİDNE ile KISA GAGALI EKİDNE

( ... İLE Avustralya'da en yaygın dağılım gösteren memelidir. )

( ... İLE Tüm memeliler arasında kan sıcaklığı en düşük olan hayvandır. [Gövde sıcaklıklarını 4°C'ye düşürerek ve sadece 3 dakikada bir soluk alıp vererek enerji tasarrufu yapabilirler.] )

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )

( ... ile Kısa Gagalı Ekidne )

( ... cum TACHYGLOSSUS ACULEATUS )


- EKİDNE ile UZUN GAGALI EKİDNE

( ... İLE Yeni Gine'de yaşarlar. )

( ... İLE Gövdesinin ve burunlarının büyüklüğü akrabalarının iki katıdır. )

( ... İLE Dillerindeki özel dikenleri saplayarak öldürdükleri yersolucanlarıyla beslenirler. [Geceleri avlanırlar.] )

( ... İLE 50 yıl yaşayabilirler. )

( ... ile Uzun Gagalı Ekidne )

( ... cum ZAGLOSSUS BRUIJNI )


- EK/İLÂVE ile/ve AÇILIM


- EKİM ile/ve/||/<>/> KIRLANGIÇ DÖNÜMÜ

( Yılın onuncu ayı. İLE/VE/||/<>/> Ekim ayının ilk günleri. )


- EKİM(')E ile/>< SİKİME

( Olursa. İLE/>< Olur. )


- EKİMOTİK ile EKİMOZ

( Morarmış. İLE [deride] Morartı, göğerti. )


- EKİMOZ -ile

( Çarpma ya da vurmadan dolayı deri üzerinde meydana gelen siyah, mor ya da sarımsı çürük, bere. )


- EKİN(KÜLTÜR):
MİRAS değil EMÂNET


- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> ANLATI


- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> BİLİNÇDIŞI

( Kültür: Unuttuklarından, geri kalan. )

( CULTURE vs./and/<> THE UNCONSCIOUS )


- EKİN/KÜLTÜR = İKİNCİ/L DOĞA


- EKİN/KÜLTÜR ve/<> SEVGİ

( CULTURE and/<> LOVE )


- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> SEZGİ

( CULTURE vs./and/<> INTUITION )


- EKİN/KÜLTÜR ve/<> ÜMİT

( CULTURE and/<> HOPE )


- EKİN ile HALAZA

( ... İLE Ekinler biçilirken, tarlaya dökülen tanelerden, ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin. )


- EKİN ile/||/<> HASAT ile/||/<> HARMAN

( Tarlada izi olmayanın, hasatta yüzü olmaz. )


- EKİNCİ KÖŞKÜ :

( Yenimahalle'nin üst kısmında olup Özengi Ağası sokağındadır. Köşkün 19. yy sonlarında yapıldığı sanılıyor. Köşk el değiştirmiş olup bakıma muhtaçtır. )


- EKİNCİ YALISI :

( Tarabya'da Kireçburnu Caddesi üzerindedir. Yalı sahibi olan Ali Rıza Ekinci'nin adı ile anılmaktadır. )


- EKİNCİ, MUSTAFA (SEYHAN, 1943) :

( Üniversite öğreniminden sonra iş hayatına başladı. Şirketlerini Ekinciler Holding bünyesinde topladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- EKİNCİ, YUSUF ZİYA (ERZURUM, 1887 - 1949) :

( Sarıyer/Yenimahallelidir. Askeri okulları bitirdikten sonra Kurmay subay olarak orduya katıldı. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda Kurmay Binbaşı rütbesi ile 4. Kolordu Kurmay Başkanı olarak görev yaptı. Tümgeneral rütbesi ile emekli oldu. )


- EKİNDİ ile EKİNDİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ekilmiş. İLE İkindi namazı vakti. )


- EKİN/KÜLTÜR ile/ve BİLİM

( Bilim, doğanın her köşesinde var; görmesini bilirsek! Kültür, sokakta dolanır; almasını bilirsek! )


- EKİN/KÜLTÜR ve/<> BİLİNÇ

( CULTURE and/<> CONSCIOUSNESS )


- EKİN/KÜLTÜR ve/=/||/<>/>/< ÇOCUKLARARASILIK/ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN/ARACILIĞIYLA


- EKİN/KÜLTÜR ve/||/<>/> TAT


- EKİN/KÜLTÜR ve/> TÖRE

( Temeli/altyapıyı sunar. VE/> Sürekliliği sunar/sağlar. )


- EKİN/LİK ile EKİNCİ/LİK ile EKİNLİ ile EKİNSİZ ile EKİN İTİ ile EKİN BİTİ ile EKİN KARGASI


- EKİP ve/||/<>/> BİÇMEK


- EKMEK/EKİP ile/ve/||/<> DİKMEK[< TİKMEK]

( Tohum, ekilir. İLE/VE/||/<> Ağaç, dikilir. )


- EKİP ile/ve/değil KONVOY


- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
ANALOG ile/ve/||/<>/> DİJİTAL


- EKİZ/FOTOĞRAF:
YAKALANAN ile/ve/değil/||/<>/< İNŞÂ EDİLEN


- EKLEKTİK:
"SAĞALTIM/TERAPİ" değil SAĞALTICI/TERAPİST

( Olmaz! | Olur. )


- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU


- EKLEM YERİ ile ORTAK HESAP ile MÜŞTEREK MİRASÇI ile ORTAK SAHİP ile ORTAK MÜLKİYET ile ORTAK ORTAKLIK ile ORTAK SORUMLULUK ile ANONİM ile EKLEMLİ ile EKLEMSİZ ile ORTAKLAŞA ile EKLEMLER ile EKLEM KURDU

( JOINT vs. JOINT ACCOUNT vs. JOINT HEIR vs. JOINT OWNER vs. JOINT OWNERSHIP vs. JOINT PARTNERSHIP vs. JOINT RESPONSIBILITY vs. JOINT STOCK vs. JOINTED vs. JOINTLESS vs. JOINTLY vs. JOINTS vs. JOINTWORM )

( مفصل ile پيوند گاه ile مشترک ile تضامني ile شراکتي ile لولا ile حساب مشترک ile شريک الارث ile شريک الملک ile مشاع ile شرکت تضامني ile مسئوليت مشترک ile تضامن ile سهامي ile شرکت سهامي ile مفصل دار ile بي مفصل ile تواماً ile مشاعا ile مشترکا ile اشتراکاً ile بالاشتراک ile بالمشترکه ile شراکتاً ile مفاصل ile کرم گندم )

( MAFASL ile PEYVAND GAH ile MOSHTARK ile TAZAMANY ile SHARAKTY ile LOLA ile HASAB MOSHTARK ile SHARYK OLERS ile SHARYK OLMOLK ile MOSHAE ile SHARKAT TAZAMANY ile MASOULYT MOSHTARK ile تضامن ile SACPEHAMY ile SHARKAT SACPEHAMY ile MAFASL DAR ile BEY MAFASL ile TAVAMAN ile مشاعا ile MOSHTARKA ile ESHTARAKAN ile بالاشتراک ile BALMOSHTARKEH ile SHARAKTAN ile MOFASL ile KARAM GANDAM )


- EKLEM ile AÇIKÇA İFADE ETMEK ile EKLEMLENME

( ARTICULAR vs. ARTICULATE vs. ARTICULATION )

( مفصلي ile بندبند ile مفصل دار کردن ile تلفظ شمرده ile مفصل بندي ile طرز گفتار )

( MAFASLY ile BANDBAND ile MAFASL DAR KARDAN ile TALAFZ SHMARDEH ile MAFASL BANDY ile TARZ GOFTAR )


- EKLEM ile MAFSAL SİLGİ ile MAFSAL EKLEMİ ile AŞIK KEMİĞİ

( KNUCKLE vs. KNUCKLE DUSTER vs. KNUCKLE JOINT vs. KNUCKLEBONE )

( قرحه روده ile بوکس باز ile لولاي مفصلي ile استخوان قوزک )

( GHARHEH RUDEH ile BOX BAZ ile LOLAY MAFASLY ile ESTEKHAN GHOOZAK )


- EKLEME ile EKLEMELİ ile EKLEME DİŞİ


- EKLEMEK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile TOPLA

( ADD vs. ADD FUEL TO FIRE vs. ADD FUEL TO THE FIRE vs. ADD UP )

( افزودن ile علاوه کردن ile اضافه نمودن ile اضافه کردن ile آتش دامن زدن ile دامن زدن ile جمع کردن ile جمع زدن ile جمع بندي کردن )

( AFZUDAN ile ALAVEH KARDAN ile EZAFEH NEMUDAN ile EZAFEH KARDAN ile ATASH DAMAN ZADAN ile DAMAN ZADAN ile JAM KARDAN ile JAM ZADAN ile JAM BANDY KARDAN )


- EKLEMEK ile EKLİ ile EKLEME ile EK ile EKLER

( ATTACH vs. ATTACHED vs. ATTACHING vs. ATTACHMENT vs. ATTACHMENTS )

( الصاق کردن ile ضميمه کردن ile علاقهمند ile چسباننده ile دلبسته ile علاقمند ile ملازم ile ملتصق ile چسبيده ile الصاق ile ضميمه ile عليقه ile چسبيدگي ile پيوست ile علاقه مندي ile دلبستگي ile لواحق ile ملحقات ile ضواهر ile علائق )

( ELSAGH KARDAN ile ZAMYMAH KARDAN ile ALAGHESMAND ile CHASBANANDEH ile DELBASTEH ile ALAGHAMAND ile ملازم ile ملتصق ile CHASBYDAH ile ELSAGH ile ZAMYMAH ile عليقه ile CHASBYDEGY ile PEYVAST ile ALAGHEH MANDY ile DELBASTGY ile لواحق ile MOLHAGHAT ile ضواهر ile ALAEGH )


- EKLENEBİLİR/LİK ile/ve/değil/||/<> EKLEMLENEBİLİR/LİK


- EKLİPTİK ile EKLİPTİK DÜZLEM


- EKMEĞİN:
"KÖŞESİ" değil UCU


- EKMEĞİN, YEMEĞİN YANINDA KATIK OLMASI ile/ve/yerine YEMEĞİN, EKMEĞİN YANINDA KATIK OLMASI

( Para olmadığında. İLE/VE/YERİNE Para olduğunda. )

( İDÂM[Ar.]: Katık, ekmeğe katık edilen şey. )


- EKMEK:
İŞLENMİŞ ile/>< EKŞİ MAYALI

( İşlenmiş undan, kesinlikle uzak durmak gerekiyor. İLE Ekşi mayalı undan yapılan ürünlerde de dengeli olmak gerekiyor. )


- EKMEK PARASI ile ÇORBA PARASI

( Kim kazanmasın, bir ekmek parası
Dostunun yüzkarası, düşmanının maskarası...

M. Âkif Ersoy )


- Ekmek parası için SUS!!!


- EKMEK/LİK ile EKMEKÇİ/LİK ile EKMEKSİZ/LİK ile EKMEK KÜFÜ ile EKMEK AĞACI ile EKMEK UFAĞI ile EKMEK AYVASI ile EKMEK KAPISI ile EKMEK MAYASI ile EKMEK PARASI ile EKMEK DOLMASI ile EKMEK DÜŞMANI ile EKMEK KAVGASI ile EKMEK KAYGISI ile EKMEK TAHTASI ile EKMEK TATLISI ile EKMEK KADAYIFI ile EKMEK KIRINTISI


- EKO/AKS/AKSİSEDÂ/İNİKÂS[Ar. < AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] değil/yerine/= YANKI/YANSI

( Işığın, parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi. | Tepke. )


- EKO DÜZEN/EKO SİSTEM ile BİYOSFER

( Birbiriyle etkileşim durumunda olan canlı ve cansız bileşenlerin oluşturduğu bir düzen. İLE Dünyadaki tüm canlıların yaşadığı yer. )


- EKO TON ile EKO DÜZEN ile EKO TOP

( İki farklı eko düzen arasında geçiş bölgesi. İLE Canlıların ve çevresel etmenlerin bir arada bulunduğu ve etkileşimde bulunduğu düzen. İLE Belirli bir alanın dirimbilimsel ve fiziksel özelliklerine sahip küçük eko düzen. )


- EKO ile EKOJEN ile EKOJENİTE

( Yankı. İLE Yankı veren. İLE Yankısallık. )


- EKOLALİ:
ANINDA ile/ve/||/<>/> GECİKMELİ


- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ


- EKOLOJİ/EKOLOG değil/yerine/= ÇEVREBİLİMCİ


- EKOLOJİ ile EKOLOJİST ile EKOLOJİZM ile EKOLOJİ UZMANI


- EKOLOJİK FAKTÖR değil/yerine/= ÇEVRESEL ETMEN/ETKEN


- EKOLOJİK POTENZ/POTANSİYEL değil/yerine/= ÇEVRESEL KOŞULLUK


- EKOLOJİK SÜKSESYON ile/||/<> KLİMAKS TOPLUM

( Süksesyon zaman değişimi, klimaks son aşama. )

( Formül: Dinamik İLE stabil )


- EKOLOJİK VALANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DEĞERLİK


- EKONOMİ ile/||/<> TOPLUM

( İktisadi döngüler ve toplumsal değişim kuramı )

( İbn Haldun tarafından 1377 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1332-1406) (Ülke: Tunus) (Önemli katkıları: Mukaddime, tarih felsefesi, sosyoloji) )


- EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )


- EKONOMİK ile EKONOMİK PATLAMA ile EKONOMİK BOYKOT ile EKONOMİK KRİZ ile EKONOMİK BÜYÜME ile EKONOMİK ile EKONOMİ ile İKTİSATÇI ile TASARRUF ETMEK ile EKONOMİ

( ECONOMIC vs. ECONOMIC BOOM vs. ECONOMIC BOYCOTT vs. ECONOMIC CRISIS vs. ECONOMIC GROWTH vs. ECONOMICAL vs. ECONOMICS vs. ECONOMIST vs. ECONOMIZE vs. ECONOMY )

( اقتصادي ile شکوفائي اقتصادي ile سرکوب اقتصادي ile بحران اقتصادي ile رشد اقتصادي ile مقتصد ile با صرفه ile اقتصاد ile علم اقتصاد ile اقتصاديات ile متخصص اقتصاد ile امساک کردن ile صرفه جويي کردن ile رعايت اقتصاد کردن ile صرفه جويي )

( EGTESADY ile SHKOFAYEY EGTESADY ile SARKUB EGTESADY ile BAHRAN EGTESADY ile RASHOD EGTESADY ile MOGHTASAD ile BA SARFEH ile EGTESAD ile ALAM EGTESAD ile اقتصاديات ile MOTEKHSOS EGTESAD ile EMSAK KARDAN ile SARFEH JOYY KARDAN ile ROAYT EGTESAD KARDAN ile SARFEH JOYY )


- EKOTİP/EKOLOJİK IRK değil/yerine/= ÇEVRETÜR/ÇEVRESEL SOY


- EKOTON ile/||/<> EKOKLİM

( Ekoton geçiş bölgesi İLE ekoklim yerel iklimdir )

( Formül: Sınır İLE mikroiklim )


- FACTEUR D'ÉCRAN DE GRILLE[Fr.] / SCHIRMGITTERFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI FAKTÖRÜ


- GRILLE D'ÉCRAN[Fr.] / SCHIRMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN IZGARASI


- HÂİL, PERDE[Osm.] / ÉCRAN[Fr.] / BILDSCHIRM, SCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= EKRAN


- EKRAN ve/<> LİTYUM

( ... VE/<> Bilgisayar ekranlarının yapımında kullanılan "lityum"u üreten tek ülke, Şili'dir. )


- EKRANDA:
LED ile PLAZMA ile LCD

( LED'ler ile aydınlatılan sıvı kristal ekranlardır. İLE İki cam arasında düzgün dağılmış ve içinde xenon ve neon gazlarının bulunduğu fosfor kaplı gözeler sayesinde görüntü elde edilir. İLE Floresan lambalarla aydınlatılan sıvı kristal ekranlardır. [Yapısal olarak plastik bir tabaka içindeki sıvı kristalin üretilen ışığı yansıtması mantığına dayanır.][Ekran tepki süresi düşük olan ekranlarda görüntü bulanıktır.] )

( )

( LIGHT EMITTING DIODE vs. PLASMA vs. LIQUID CRYSTAL DISPLAY )