Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(22/160)


- BİR SEVMEK ve/||/=/<>/> BİN KEZ ÖLMEK


- BİR ŞEYDEN[ÜRÜN/HİZMET]) MEMNUN OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> (BİR ŞEYİN[ÜRÜN/HİZMET]) (SİZİN İÇİN) UYGUN OLMASI


- BİR ŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE


- [BİR ŞEYİ] BİLMEK ile [BİR ŞEYDEN] ANLAMAK


- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK


- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"


- BİR ŞEYİN, DİNÎ OLMASI ile BAŞKA BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN DİNİN, ARAÇ OLARAK KULLANILMASI


- BİR ŞEYİN(DÜŞÜNCENİN/EYLEMİN):
EGEMEN OLMA(MA)SI ile/ve/değil/<> ÖNÜMÜZE GEÇME(ME)Sİ


- BİR ŞEYİN:
"HESABINI YAPIYOR OLMAK" ile/ve/değil AKLA GELİYOR OLMASI


- BİR ŞEYİN:
İLGİ ÇEKMESİ ile/||/<> DİKKAT ÇEKMESİ


- BİR ŞEYİN:
İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI İSTENMESİ ile/ve/değil/<> İSTENİYOR OLMASINDAN DOLAYI İYİ OLDUĞU


- BİR ŞEYİN, ...:
[ne] SADECE BAŞINA ne de SADECE SONUNA İNAN


- BİR ŞEYİN, "YAPILAMAZ" OLDUĞUNU SANMAK ve/||/<>/> O ŞEYİN, YAPILIRKENKİ GÜRÜLTÜSÜYLE UYANMAK


- BİR ŞEYİN:
"YOK OLMASI" ile/değil YER/BİÇİM DEĞİŞTİRMESİ


- BİR ŞEYİN/BİRİNİN, DEĞERİNİ BİLMEK ile/ve/||/<>/< KENDİ DEĞERİNİ BİLMEK

( Kendi değerimizi bilmezsek, başkası hiçbir zaman, zemin ve koşulda bilmez. )


- BİR ŞEYİN/DURUMUN:
(")OLMASI(") ile/ve/değil/||/<>/< OLMA/GERÇEKLEŞME OLASILIĞI


- 1/0:
SONSUZ ile/değil TANIMSIZ


- BİR ...:
SÖZCÜK ve/||/<> DUYGU ve/||/<> KİŞİ

( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/kişiyi değiştirebilir. )


- BİR SÜRÜ BİR ŞEYLER" değil BİR SÜRÜ ŞEY


- BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM değil/yerine ÇOK GÜZELMİŞ[Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii anlamında]


- Bir türlü aklına gelmediğindeki gibi SUS!!!


- BİR ULUSUN:
DÜŞMANLARI ile/ve/<> "AYDINLARI"

( Askerî-siyasî örgütünü yener. İLE/VE/<> Tarihini yener/değersizleştirir. )


- BİR YANLIŞI:
"BİLEREK YAPMAK"
ile/değil/yerine/><
BİLMEDEN YAPMAK

( Belirleyici olan, bulunç/vicdandır. )


- BİR YERE KADAR ile BİR AÇIDAN


- 1 YUMURTA = 5 SİGARA

( Bveganyasam.blogspot.com.tr/2015/03/1-yumurta-5-sigara.html )


- BİR ile/ve/||/<> AKIL(VARLIK, YAŞAM/HAYAT) ile/ve/||/<> NEFS ile/ve/||/<> DOĞA

( PLOTINOS ile/ve/||/<> PROKLOS )


- BİR ile/ve/||/<>/> BİN ile/ve/||/<>/> MİLYON ile/ve/||/<>/> MİLYAR ile/ve/||/<>/> TRİLYON ile/ve/||/<>/> KATRİLYON ile/ve/||/<>/> KENTİLYON ile/ve/||/<>/> SEKSTİLYON ile/ve/||/<>/> SEPTİLYON ile/ve/||/<>/> OKTİLYON ile/ve/||/<>/> NONTİLYON

( ... ile~> 3 ile~> 6 ile~> 9 ile~> 12 ile~> 15 ile~> 18 ile~> 21 ile~> 24 ile~> 27 ile~> 30 [0/Sıfır] )


- BİR ile/ve/||/<> BİRLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK

( Allah. İLE/VE/||/<> Evren. İLE/VE/||/<> İnsan. )

( The god. VS./AND/||/<> The universe. VS./AND/||/<> The human. )

( ONE vs./and/||/<> UNITY vs./and/||/<> INTEGRITY )


- BİR ile BİRLİK ile BÜTÜNLÜK


- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]

( INTEGRATED vs. EQUAL )


- BİR ile SADECE

( UNIQUE vs. ONLY )


- BİRA ile BİRA FIÇISI

( BEER vs. BEER KEG )

( آبجو ile بشکه آبجو )

( ABJO ile BESHKEH ABJO )


- BIRAKMAK ile/ve İZİN VERMEK

( TO LEAVE vs./and TO ALLOW )


- BIRAKMAK ile SALMAK

( TO RELINQUISH vs. TO LET GO )


- BIRAKMAK ile/ve "SALMAK"


- BIRAKMAK ile/ve/yerine/değil UZAKLAŞTIRMAK / TERCİH DEĞİŞTİRMEK [Özellikle sigara ve çeşitli bağımlılık yapıcılarda!]

( Mutlu olmak için herhangi bir şeye bağımlı olmak, çaresizliğin son aşamasıdır. )

( Herhangi bir şeye karşı artık bağımlı olmadığınızda, payınıza düşeni yapmışsınız demektir. )

( Zihnimizi, içiyle dışıyla bilmedikçe, bağımlılıklar bizi terk etmeyecektir. )

( Bağımlılıklarımızdan vazgeçelim. Vazgeçmemiz gereken başka hiçbir şey yoktur. )

( Bilincine varmadığınız bir şeyi, terk edemezsiniz. )

( Alışkanlık ve ihtiras, kör eder ve yanlışa götürür. )

( Alışkanlık! Gereklilik değil! )

( SİGARAYI: "BIRAKTIM!" değil/yerine "İÇMİYORUM" ya da "İÇMEMEYİ YEĞLİYORUM/TERCİH EDİYORUM!" )

( Mücadelemiz içenlerle değil maddeyle!
Koruyup kolladığımız, kişiler; kovduğumuz, o sinsi madde!...
Davetimiz, sağlıklı olmak; kabul etmediğimiz, sararmak...
Çözümlerimiz, herkes için; çaresi "Hayır!"da...
Herkes için hayırlı olan, hayırsızı yakmamakta... )

( Not necessary! It's habit/addiction. )

( FEEL FREE TO SAY NO! )

( Dependence on anything for happiness is utter misery.
When you are no longer attached to anything, you have done your share.
Attachments are in the mind and will not leave you until you know your mind in and out.
Give up your addictions. There is nothing else to give up.
You cannot leave if you don't aware of it.
Habit/addiction and passion makes blind and takes to the false.
"I PREFER, NOT TO SMOKE" instead of "QUIT SMOKING/CIGARETTE" )

( [not] TO LEAVE / QUIT vs./and/but TO CHANGE PREFERENCE
TO CHANGE PREFERENCE instead of TO LEAVE / QUIT )

( PROTIMO NA MIN KAPNIZU: İÇMEMEYİ TERCİH EDİYORUM! )


- BIRAKMAK ile YERİNE KOYMAK


- BİRARAYA GETİRMEK ile/ve BİRARADA TUTMAK

( TO BRING TOGETHER vs./and TO KEEP TOGETHER )


- BİRAZ ile AZICIK["AZCIK" değil!]


- BİRAZ ile BİT KONUMU ile ACI ile ACI DÜŞMAN ile ACI GÖZYAŞLARI

( BIT vs. BIT POSITION vs. BITTER vs. BITTER ENEMY vs. BITTER TEARS )

( ذره ile پاره ile خرده ile موقعيت ذره ile تلخ ile طعنه آميز ile مر ile دشمن جاني ile خونابه )

( ZAREH ile PAREH ile KHARDEH ile MOQEYT ZAREH ile TALKH ile TANEH AMYZ ile MAR ile DASHMAN JANY ile KHONABEH )


- BİRAZ ile/ve/||/<> HATIRI SAYILIR


- BİRBİRİMİZE ...:
"DÜŞMEK" değil/yerine/>< "DÜŞKÜN OLMAK"


- BİRBİRİNDEN:
"KOPUK" ŞEYLER ile/ve/<>/değil/yerine AYRI ŞEYLER


- [ne yazık ki]
!"BİRBİRİNE DÜŞMEK" değil/yerine/>< BİRBİRİNİ DÜŞÜNMEK


- BİRBİRİNİ:
BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLAMAK

( Dinlemeyi/görmeyi/okumayı gerektirir. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Tanışmayı gerektirir. )


- 1.5 - 2 YAŞINDAKİ, DIŞARI ÇIKMAK İSTEMEYEN ÇOCUĞA:
"DIŞARI ÇIKIYORUZ/ÇIKALIM MI?" DEMEK/SORMAK değil/yerine "TAVŞAN GİBİ Mİ, SİNCAP GİBİ Mİ ÇIKALIM?


- BİRÇOK ile BİRKAÇ

( Üçten fazla. İLE İkiden fazla. )


- BİRÇOK ile ÇOĞU


- BİR'DEN BAŞLAMAK ve/||/<>/> BİRDEN BİRE BULMAK


- BİR'DEN/BİRDEN DOĞMA ve ŞEKK'SİZ-ŞÜPHESİZLİK


- BİRDEN BİRE ile/değil BİRDENBİRE/ANSIZIN/TINGADAK/FÜC'ETEN, Fİ-L-HÂL[Ar.]


- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA

( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )


- BİRE BİR ile OLDUĞU GİBİ

( ... ile ALÂ HÂLİHİ )

( EFFECTIVE vs. WHAT EVER )


- BÎREG[Fars.] ile BÎ-RENG[Fars.]

( Damarsız, soysuz, arsız. İLE Renksiz. | Renksiz, taslak durumunda bulunan resim. | İlâhî cevher. )


- BÎ-RENG değil/yerine/= İLÂHÎ CEVHER


- BİRER ile BİRERLİ ile BİRER İKİŞER


- BİREŞİM/TEVHİD:
AKIL ve/||/<> BEN ve/||/<> GÖNÜL


- BİREŞİM/TEVHİD:
KAİNATTA ile/ve/<> HAKK'TA

( Ruhun vahdetine, HAKK denilir. )


- BİREŞİM/TEVHÎD ve/<> HİZMET

( Hüvviyete/Allah'a bağlamak. VE Herkese ve her şeye. )


- BİREŞİM/TEVHİD["TEHVİD" değil!] ve İLKE

( UNITY and PRINCIPLE )


- BİREŞİM'DE/TEVHİD'DE:
ŞAHSİYET ile/ve BENLİK ile/ve AŞK ile/ve MÂNÂ ile/ve KURBİYET/VUSLAT

( Kendi benliğin/varoluşun da içinde olmak üzere, onun huzurunda, hiçbir şeyin varoluş iddiası olamaz. [Bunu, bu biçimde bilmektir ŞAHSİYET] İLE/VE/> Bunu, böyle düşünmeden, tevhide erdiğini zannetmeye BENLİK. İLE/VE/> Kişiyi, benlikten soyan çekime/cazibeye AŞK. İLE/VE/> Aşkla birlikte, varoluşundan da geçerek aslolan hakikate kavuşmasına MÂNÂ. İLE/VE/> Mânâya kavuşmakla birlikte, o mânânın sahibiyle yakınlaşmaya da KURBİYET/VUSLAT denilir. )


- BİREŞİM/SENTEZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

( Birleşik nesnelerin oluşturulması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nesnelerin bileşenlerine ayrılması. )


- BİREŞİM/TEVHİD:
AMAÇTA ile/ve/||/<> KİMLİKTE ile/ve/||/<> EYLEMDE

( Sıfat. İLE/VE/||/<> Zât. İLE/VE/||/<> Ef'al. )


- BİREŞİM/TEVHÎD İLKESİ:
TOPLUM İÇİN ve/||/<> BİREY İÇİN

( Adâlet. VE/||/<> İtidal. )


- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK

( Bir yâr için ağyâra minnet ettiğim ayıb eyleme
Bağ-ı bân bir gül için bin hâra[dikene] hizmetkâr olur )


- BİREŞİM/TEVHİD ile/ve/||/<> CÖMERTLİK/SELEK


- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/>/< KENDİNDEN RÂZI OLMAK


- BİREŞİM(TEVHİD) ve/||/<>/>/< KUŞKUDAN KURTULMAK


- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> NEŞE-İ ÛLÂ


- BİREŞİM/TEVHİD ve/||/<>/> SEVDİĞİNİ ÖZLEMEK


- BİREYİN, TOPLUMDAKİ ETKİSİ/EDİLGENLİĞİ ile/ve/<> TOPLUMUN, BİREYDEKİ ETKİSİ/EDİLGENLİĞİ


- BİREY/LİK ile/ve/||/<>/> KALICI/LIK


- BİREYSEL TARİH değil BİREYSEL GEÇMİŞ

( İnsanlığın tarihi olur fakat kişinin/bireyin "tarihi" değil geçmişi olur! )


- BİREYSEL ile BİREYSEL HAKLAR ile BİREYCİLİK ile BİREYCİ ile BİREYSELLİK ile KİŞİSELLEŞTİRMEK ile BİREYSEL OLARAK ile BİREYLER ile BİREYSEL ile BİREYLEŞME ile BÖLÜNMEZ

( INDIVIDUAL vs. INDIVIDUAL RIGHTS vs. INDIVIDUALISM vs. INDIVIDUALIST vs. INDIVIDUALITY vs. INDIVIDUALIZE vs. INDIVIDUALLY vs. INDIVIDUALS vs. INDIVIDUATE vs. INDIVIDUATION vs. INDIVISIBLE )

( شخص ile متعلق بفرد ile انفرادي ile منحصر بفرد ile آزادي فردي ile تکروي ile تکرو ile فرد گراي ile وجود فردي ile فرديت ile منفرد ذکر کردن ile تک قرار دادن ile بطور انفرادي ile افراد ile انفرادي کردن ile يکايکي ile فرد سازي ile فرد پرستي ile لايتجزا )

( SHKHS ile MOTALGH BEFARD ile انفرادي ile MONHESR BEFARD ile AZADY FARDY ile TAKROY ile TAKRO ile FARD GERAY ile VOJUD FARDY ile FARDYT ile MONFARD ZEKAR KARDAN ile TAK GHARAR DADAN ile BETOR ENFARADY ile AFRAD ile ENFARADY KARDAN ile يکايکي ile FARD SAZY ile FARD PARESTY ile لايتجزا )


- BİREYSELLİK ve/<>/> YEĞLEME/TERCİH

( Bireyselliğin olgunluğu/kemâli, yüklenilmiş ya da beklentili gerekçesi olmayan yeğlemedir/tercihtir. )


- BİRİCİKLİK ve BİRİCİKLİĞE SAYGI GÖSTERMEK/DUYMAK


- BİRİCİK/LİK ile/ve/<> FARKLI/LIK


- BUILD-UP FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ACCUMULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİKİM FAKTÖRÜ


- BİRİKİNTİ ile BİRİKİNTİ KONİSİ


- BİRİKTİRMEK ile SERVET BİRİKTİRMEK ile BİRİKTİRİYOR ile BİRİKİM ile AKÜMÜLATÖR

( ACCUMULATE vs. ACCUMULATE WEALTH vs. ACCUMULATING vs. ACCUMULATION vs. ACCUMULATOR )

( ذخيره کردن ile انباشتن ile ترکم کردن ile گرد کردن ile اندوختن ile مال اندوختن ile احتکاري ile تراکم ile انباشتگي ile انباره ile انباشتگر )

( ZAKHYRAH KARDAN ile ANBASHTAN ile TARKAM KARDAN ile GARD KARDAN ile ANDOKHTAN ile MAL ANDOKHTAN ile EHTEKARY ile TARAKAM ile ANBASHTGY ile ANBAREH ile ANBASHTGAR )


- [ne yazık ki]
"BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK" ile/ve/||/<> "HIRSIZA, YOL GÖSTERMEK" ile/ve/||/<> DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK


- BİRİM MATRİS ile/||/<> SIFIR MATRİS

( Birim matris çarpımda etkisiz İLE sıfır matris toplamada etkisiz )

( Formül: I = [δ_ij] İLE O = [0] )


- UNIT VECTOR[İng.] / VECTEUR UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM VEKTÖR


- BİRİM ile BİRİM TÜKETİMİ ile BİRİMLER BÖLÜĞÜ


- BİRİNCİ DERECE SIVI/LAR ile/ve/<> İKİNCİ DERECE SIVI/LAR

( Dört hılt. İLE/VE/<> Temel sıvılar ya da fazlalıklar. )


- BİRİNCİ DÜĞME ETKİSİ ve/||/<> DOMİNO ETKİSİ ve/||/<> (SÜREKLİ) DAMLA ETKİSİ


- BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI = BÜYÜK SAVAŞ


- BİRİNCİ KEMÂL ile/ve İKİNCİ KEMÂL


- BİRİNCİ NİTELİK(LER) ile İKİNCİ NİTELİK(LER)

( Gerçektir. İLE/VE Zihinseldir. )


- FIRST CLASS CURRENT[İng.] / COURANT DE PREMIÈRE CLASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF AKIM


- ERSTER ART STROM, ERSTER KATEGORIE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TÜR AKIM


- BİRİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> İKİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ YASA ile/ve/||/<>/> EVRENSEL ÇEKİM YASASI

( Bir nesne üzerine etki eden net güç sıfırsa nesne durur ya da sabit hızla devinir. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin ivmesi, üzerine etki eden net güçle doğru orantılıdır ve kütlesiyle ters orantılıdır. İLE/VE/||/<>/> Her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki vardır. İLE/VE/||/<>/> İki nesne arasındaki çekim kuvveti, kütleleriyle doğru orantılı ve aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. )


- BİRİNCİ ile İLK SEBEP ile BİRİNCİ SINIF ile İLK VİTES ile ÜSTEĞMEN ile ÖNCELİKLE ile BİRİNCİ SINIF ile İLK DİZE ile AKLIMA İLK GELEN ŞEY ile İLK ELDEN ile İLK ÖNCE

( FIRST vs. FIRST CAUSE vs. FIRST CLASS vs. FIRST GEAR vs. FIRST LIEUTENANT vs. FIRST OF ALL vs. FIRST RATE vs. FIRST STRING vs. FIRST THING COMING TO MIND vs. FIRSTHAND vs. FIRSTLY )

( نخستين ile اولي ile اولين ile اول ile نخست ile اول آنکه ile ابتدا ile نزست ile علت اوليه ile درجهاول ile دنده يک ile ناوبان يکم ile اولاً ile درجه اول ile درجه يک ile متبادر بذهن ile دست اول ile درمرحله اول )

( NAKHASTYNE ile OLY ile OLYNE ile OL ile NAKHAST ile OL ANKEH ile EBTEDA ile نزست ile ALAT OLYYEH ile DARJEKAVEL ile DANDEH YK ile ناوبان يکم ile OLAN ile DARJEH OL ile DARJEH YK ile MOTBADAR BEZEAN ile DAST OL ile DARMARHALEH OL )


- PRIMARY FISSION PRODUCTS[İng.] / PRODUITS DE FISSION PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRE SPALTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BÖLÜNME VERİMİ/ÜRÜNLERİ


- PRIMARY DOSE LIMITS[İng.] / LIMITES DE DOSE PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRDOSISGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL DOZ SINIRLARI


- FAISCEAU DE RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN DEMETİ


- PRIMÄRE STRAHLENABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN ZIRHI


- PRIMARY RADIATION BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM DEMETİ


- PRIMARY RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRE STRAHLUNG, PRIMÄRSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM


- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER


- BİRİNCİL ÜRETİM ile/||/<> İKİNCİL ÜRETİM

( Birincil üretim fotosentez, ikincil üretim heterotrof büyüme )

( Formül: GPP - R = NPP (birincil) İLE tüketim × verim (ikincil) )


- BİRİNCİL VE İKİNCİL DUYULAR'DA:
İNSAN ile HAYVAN

( İnsanda, birincil duyular, görme ve işitme örgenleri üzerindedir. İLE Hayvanın türüne göre değişir. )


- BİRİNCİL ile BİRİNCİL GRUP ile BİRİNCİL ENERJİ


- BİRİNCİLİK ile YENMEK

( Çokluda. İLE İkilide. )


- BİRİNCİL/PRİMER ALKOL ile/<> İKİNCİL/SEKONDER ALKOL

( OH öbeğinin bağlı olduğu karbon atomunun bir başka karbona bağlı olduğu alkol. İLE/||/<> OH öbeğinin bağlı olduğu karbon atomunun iki başka karbona bağlı olduğu alkol. )


- BİRİNDEN VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/>< BİRİNİ AFFETMEK

( Hiçbir zaman affedemeyeceğimizi zannettiğimizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğimizi anladığımızda. )


- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK


- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK değil/>< 1 KEZ BAKMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"

( ... İLE/NE YAZIK Kİ Yankesicilik, üçkâğıtçılık, hırsızlık. )

( İstemeden, kazayla. İLE/NE YAZIK Kİ Amaçlı, planlı. )


- BİRİNE EĞİLMEK:
İBÂDET değil TÂZİM(SAYGI)


- BİRİNE:
UZUN UZUN BAKMAK ile SIK SIK BAKMAK

( Belirli/kısa bir süreden sonrası rahatsız edicidir. İLE Rahatsız etmeyecek kadar/biçimde, belirli aralıklarla takipte olmak. )


- BİRİNE, YENİDEN GÜVENİP FIRSAT VERDİĞİMİZDE:
"KALDIĞIMIZ YER" ile/ve/değil/ne yazık ki KANDIĞIMIZ YER


- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK

( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )


- BİRİNİ BULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> BİRBİRİNİ BULMAK


- [ne yazık ki]
KENDİNİ/BİRİNİ:
"HAKLI GÖRMEK/BULMAK" ile/ve/||/<> "ÜSTÜN GÖRMEK/BULMAK"


- BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM! ile/ve/değil/yerine BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!


- BİRİNİ SEVMEK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNİ SEVMEK


- BİRİNİ TANIMA:
BAŞKALARININ, ONUN HAKKINDA "SÖYLEDİKLERİ" ile/değil/yerine ONUN, BAŞKALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ


- BİRİNİ:
TANIMAK ile GÖZÜNÜ AYIR(A)MAMAK


- BİRİNİ:
YOLDA BIRAKMAK ile
YOLUNDA BIRAKMAK/İNDİRMEK


- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK

( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )


- BİRİSİ ile BİRİ


- BİRKAÇ "BİR ŞEY" SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK değil BİRKAÇ ŞEY SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK ya da BİR ŞEY SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK


- BİRKAÇ SAATLİĞİNE ile/değil BİRKAÇ SAAT İÇİN


- BİRKAÇ ile BİRKAÇI


- BIRKIG/BIRQIG ile BIRKIRDI/BIRQIRDI
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Atın ya da eşeğin homurtusü; ât bırqıgı denir. İLE At homurdandı. )


- BİRLEMEK ile BİRLENMEK ile BİRLEŞMEK ile BİRLEŞİLMEK ile BİRLEŞTİRMEK ile BİRLEŞEBİLMEK ile BİRLEŞİVERMEK ile BİRLEŞTİRİLMEK ile BİRLER


- UNIFIED FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE DU CHAMP UNIFIÉ[Fr.] / EINHEITLICHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK ALAN KURAMI


- BİRLEŞİK KAPLAR değil BİLEŞİK KAPLAR


- COMPOUND VESSELS[İng.] / VASES COMMUNICANTS[Fr.] / KOMMUNIZIERENDE GEFÄSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK KAPLAR


- BİRLEŞİK PETALLİ KOROLLA, GAMOPETAL KOROLLA, SİNPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = COROLLE MONOPÉTALE, COROLLE GAMOPÉTALE


- BİRLEŞİK SEPALLİ KALİKS, GAMOSEPAL KALİKS, SİNSEPAL KALİKS = KE'S-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = CALYCE MONOSÉPALE, CALICE GAMOSÉPALE


- BİRLEŞİK/LİK ile BİRLEŞİK AD ile BİRLEŞİK KAP ile BİRLEŞİK FİİL ile BİRLEŞİK İSİM ile BİRLEŞİK CÜMLE ile BİRLEŞİK TÜMCE ile BİRLEŞİK ZAMAN ile BİRLEŞİK KAPLAR ile BİRLEŞİK KELİME ile BİRLEŞİK OTURUM ile BİRLEŞİK OY PUSULASI


- BİRLEŞME/VAHDANİYET ile BİLEŞME/SENTEZ ile BİREŞME/TEVHİD

( Mekanik. İLE Kimyasal. İLE Organik. )

( (SYNTACTIC) COMPOUNDING vs. (LEXICAL) COMPOUNDING vs. UNITY )


- BİRLEŞME ile BİRLEŞME DEĞERİ


- BM'NİN KURALLARI:
KÜRESEL DÜZENİ SAĞLAMAK İÇİN ile/ve/||/<> KENDİ İÇ DÜZENİNİ SAĞLAMAK İÇİN

( JUS COGENS: Uluslararası hukukta, emredici kurallar. )


- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK


- BİRLEŞTİRMEK ile BİLEŞİK NESNE ile BİLEŞİK PARFÜM ile BİLEŞİK CÜMLE

( COMPOUND vs. COMPOUND OBJECT vs. COMPOUND PERFUME vs. COMPOUND SENTENCE )

( مرکب ile ترکيبي ile جسم مرکب ile عبير ile عنبر ile جمله مرکب )

( MARKAB ile TARKYBEY ile JASM MARKAB ile عبير ile ANBAR ile JOMLEH MARKAB )


- BİRLEŞ(TİR)MEK ile/ve/değil/||/<> KAVUŞ(TUR)MAK


- BİRLİ ile BİRLİK


- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA

( Notaların başı. İçi boş daire biçimindedir. İLE Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )

( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )


- BİRLİK:
KADÎM ile/ve/||/<>/> HÂDİS

( Zamanda, başlangıcı ve sonu olmayan. İLE/VE/||/<>/> Başlangıcı ve sonu olan. )


- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK


- BİRLİK ile/ve AYRIM

( UNITY vs./and DIFFERENTIATION )


- BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİRLİK

( UNITY vs./and DISCRIMINATED UNITY )


- BİR/LİK ile/ve BELİRLİLİK


- BİRLİK ile/ve BEREKET


- BİR-LİK ile BİRLİK

( ONENESS vs. UNITY )


- BİR-LİK ile BİRLİK

( ONENESS vs. UNITY )


- BİRLİK ile/ve BÜTÜNLÜK

( Harekete bakıp dinginliği, dinginlikte hareketi anlamak, birliktir. )

( En küçük bir şey için tüm evren katkıda bulunur. )

( Birlik, özgürleştirir; özgürlük, birleştirir. )

( "Ben gövdeyim" düşüncesini yok edersek iç ve dış, bir olacaktır. )

( Duvarın ve onun iki tarafının da "burası" ya da "orası" gibi tanımlanamayacak tek bir alan olduğu idrak edilmeli. )

( Bir durum tanınıp anlaşıldığı anda, olaylar uygun karşılığı vermek üzere harekete geçecektir. )

( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

( "Anlaşılmış olanlar"ın bütünlüğü (toplamı), bizim "nesne" dediğimizdir. Anlayanların bütünlüğü ise "evrensel zihin" dediğimizdir. )

( Kişisel gövdeniz bir parçadır ki onun içinde bütün harikülâde bir biçimde yansımaktadır. )

( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )

( Mutlak bütünlüğün değişmezliği! )

( Doğruluk ve eylemin birliği! )

( HOLOGRAFİ[Yun. < HOLON]: Evren, üç boyutlu olan, bütünlük. )

( Toprağın üstündeki su, birliği simgeler. )

( Balıkların Stratejisi )

( Unity liberates. Freedom unites. )

( BÜTÜNLÜK: Kişinin kurtuluşu. )

( The entire universe contributes to the least thing.
Realise that the wall and both sides of it are one single space, to which no idea like 'here' or 'there' applies.
A situation has been cognised, events will move in adequate response.
The totality of the perceived is what you call "matter". The totality of all perceivers is what you call the "universal mind".
Your personal body is a part in which the whole is wonderfully reflected.
The immutability of absolute! )

( Bir'likten söz etmeyi ertele! Sen, henüz, hiç yerle bir olmamışsın. )

( UNITY vs./and INTEGRITY )

( HEN ile HOLON )


- BİRLİK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK


- BİRLİK ile/ve ÇELİŞİK BİRLİK

( UNITY vs./and CONTRADICTED UNITY )


- BİRLİK ile/ve CEZBE


- BİRLİK ile/ve ÇIKAR BİRLİĞİ

( UNITY vs./and UNITY FOR PROFIT )


- BİR/LİK ile/ve ÇOK/LUK


- BİR/LİK ve/+ ÇOK/LUK | ve/||/<>/> TÜMEL/LİK

( | UNITY and/+ ABUNDANCE | and/||/<>/> UNIVERSAL )


- BİRLİK ile/ve/||/<>/>/< DENGE


- BİRLİK ile DONUKLUK


- BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK


- BİRLİK ile/ve FARKLAR

( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemez. )


- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN

( İçte. İLE/VE Dışta. )

( UNITY vs./and DIFFERENCES
Inside. WITH/AND Outer. )


- BİRLİK ile/ve FARKLILIK


- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK


- BİRLİK ile ÖZDEŞLİK

( UNITY vs. IDENTITY )


- BİR/LİK ile ÖZDEŞ/LİK

( UNIQUE vs. IDENTITY )


- BİRLİK ile/ve/<> ÖZGÜRLÜK

( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )

( Unity liberates. Freedom unites. )

( UNITY vs./and/<> FREEDOM )


- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN

( UNITY vs./and/<> LIMIT )


- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK

( UNITY vs./and CONTINUITY )


- BİRLİK ile/ve/||/<> UYUM

( Uyum, her zaman güçlüdür ve arıdır. )

( Uyum, her yanı kaplar ve onun huzuru asla bozulmaz; bu sükûn ve sessizlik gövdendir. )

( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var - ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )

( Sevgi ve bilgelikle yarattığınız ve yarattıklarınıza bağımlı olmadığınız zaman, sonuç, barış ve uyumdur. )

( UNITY vs./and HARMONY
The harmony(sattva) is pure and strong always.
Harmony pervades; its peace is rocklike; this peace and silence are my body.
Above all you need inner peace - which demands harmony between the inner and the outer.
When you create, vs. love and wisdom, and remain unattached to your creations, the result is harmony and peace. )


- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]


- BİRLİKTE:
GÜLMEK ile/ve/<> AĞLAMAK ile/ve/<> SUSMAK

( Mutluluktur. İLE/VE/<> Dostluktur. İLE/VE/<> Aşktır. )


- BİRLİKTE YAŞAMAK ile BİRLİKTE YAŞAYAN ile BİRLİKTE YAŞAMA

( COHABIT vs. COHABITANT vs. COHABITATION )

( هم بستر شدن ile بغل خواب ile همخوابگي ile هم بستري )

( NPAM BASTER SHODAN ile BAGHEL KHAB ile NPAMKHABGY ile NPAM BASTERY )


- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK


- BİRLİKTE/LİK ile BİRLİKTE YAŞAMA


- BURMESE LAQUER[İng.] / BIRMANISCHE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRMAN VERNİĞİ


- BİRR[Ar.] ile KURBÂN[Ar.]


- BİRR[Ar.] ile SADAKA[Ar.]


- BİRYAN ile BİRYANCI/LIK ile BİRYAN YAĞI ile BİRYAN PİLAVI


- BİSİKLET BİNMEK değil BİSİKLETE BİNMEK


- BİSİKLET:
KARBON ile ÇELİK ALAŞIMLI

( Karbon mu daha hızlı, çelik mi? [Okumak için burayı tıklayınız...] )


- BİSİKLET TEKER TELLERİ:
OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ


- BİSİKLET TEKER TELLERİ: OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ


- BİSİKLET:
UZAK YERLER İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> YAKIN YERLER İÇİN

( 5-6 km. çapındaki tüm çevrenize, hiçbir zorlanma ve sıkıntı çekmeden, çevreyi de gereksiz yere kirletmeden bisikletle ulaşmak olanaklıdır. )


- BİSİKLET ve/<> ACİL YARDIM


- BİSİKLET ve/<> BAŞARI


- BİSİKLET ve/<> BİLGİ/BİLİNÇ/BİLGELİK...


- BİSİKLET ve/<> BİLİNÇ


- BİSİKLET ve/<> BİRLİK


- BİSİKLET ile BİSİKLET SÜRÜCÜSÜ ile BİSİKLETE BİNMEK ile BİSİKLETE BİNMEK ile BİSİKLETÇİ

( BICYCLE vs. BICYCLE RIDER vs. BICYCLE RIDING vs. BICYCLING vs. BICYCLIST )

( دوچرخه ile چرخ ile دوچرخه سوار ile دوچرخه سواري )

( DOCHARKHEH ile CHARKH ile DOCHARKHEH SAVAR ile DOCHARKHEH SAVARY )


- BİSİKLET ve/<> CAMBAZLIK/AKROBASİ[Fr. < ACROBATIE]


- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ KARBON SALINIMI


- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ TRAFİK SORUNU

( TRAFİĞİ TIKAMIYORUZ! TRAFİK, BİZİZ! )


- BİSİKLET ve/<> DESTEK


- BİSİKLET ve/<> DİKKAT


- BİSİKLET ve/<> DÜNYA GEZİSİ


- BİSİKLET ve/<> ENERJİ


- BİSİKLET ve/<> GEZMEK/GEZİ

( En iyi geziler, bisikletle yapılan gezilerdir. )


- BİSİKLET ve/<> ISINMA


- BİSİKLET ve/<> İŞLEV/SELLİK


- BİSİKLET ve/<> KAZANÇ


- BİSİKLET ve/<> KORUMA


- BİSİKLET ve/<> MACERA


- BİSİKLET ve/<> PATEN/KAYKAY


- BİSİKLET ve/<> POLİS/ZABITA/ASKER ARACI


- BİSİKLET ve/<> SAĞLIK


- BİSİKLET ve/||/<>/< TARİHİ

( "The History Of The Bicycle" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- BİSİKLET ve/<> TEDBİR


- BİSİKLET ve/<> TRAFİK EĞİTİMİ/BİLİNCİ


- BİSİKLET ve/<> YÜRÜME


- BİSİKLETTE:
ELCİĞİ/GİDONU TUTARAK ve ELLERİ BIRAKARAK


- BİSİKLETTE:
ELDİVEN ve/değil/yerine KESİK PARMAKLI ELDİVEN

( Soğukta. VE/DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )


- BİSİKLETTE:
KASK ve YARIŞÇI/SPORCU/HIZ KASKI


- BİSİKLETTE:
PAÇALARI ÇORAP İÇİNE SOKMAK ile/ve/yerine (FOSFORLU) PAÇALIK


- BİSİKLETTE:
YEDEK İÇ LASTİK ve POMPA ve ALET TAKIMI

( Olmazsa olmazlardan. )


- BİŞİYLER" değil BİR ŞEY ya da BAZI ŞEYLER


- BİŞNEV[Fars.] değil/yerine/= DİNLE!


- BİSTEK[Çigil] ile BİSTEK[Argu]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Taranmış ve eğrilmeye hazır pamuk. İLE Fitil. )


- BİT PAZARI değil BAT[BAĞTETEN](HIZLI/ANİDEN) PAZARI

( Beyazıt'tadır. )


- BİT PAZARI ile/ve ÇAPULCU PAZARI

( ... ile/ve )


- BİT ile BİT OTU ile BİT YENİĞİ


- BİT ile ÇENELİ BİT

( ... İLE Yok olmuş bir türdür. )

( ... cum COLPOCEPHALUM CALIFORNICI )


- BİT ile EVCİL PİGME DOMUZU BİTİ

( ... İLE Hindistan savanalarında yaşayan küçük pigme domuzları üzerinde yaşarlar. [Tehlikeli sınıfına sokulan tek bittir.] )

( ... cum HAEMATOPINUS OLIVERI )


- BİT ile KABUKLU BİT/KIRMIZ BÖCEĞİ/KOŞNİL[Fr. < COCHENILLE]

( ... cum COCCUS COETI )


- BİT ile SU/DENİZ BİTİ/PİRESİ


- BİT ile YAPRAK BİTİ


- BİT ile/ve/<>/< YAVŞAK

( ... İLE/VE/<>/< Bit yavrusu. )


- BİT ile/ve/değil YAVŞAK/SİRKE

( ... İLE/VE/DEĞİL Bit yumurtası. )


- BİT ile ZÜRAFA BİT


- BİTAP[Fars. < Bİ-TÂB] ile BİTKİN, DOĞASINDAN/GÜCÜNDEN/BULUNDUĞU YERDEN UZAK KALAN/DÜŞEN


- BITCOIN değil/yerine/= DİJITAL PARA BİRİMİ


- BİTEY/FLORA ile/ve VEJETASYON ile/ve HABİTAT

( Bir bölgede yaşayan tüm bitkisel canlıların düzenli olarak sınıflandırılması. İLE/VE Bir bölgedeki bitki topluluğunun oluşturduğu örtü. [Orman, bozkır, çayırlık vb.] Herhangi coğrafi bölgenin bir kesimi üzerinde, yaşam koşulları birbirine benzeyen bitkilerin bir arada toplanma biçimi. | Bitkinin, tohumdan gelişip tekrar tohum verecek duruma gelene kadar geçen dönemi. İLE/VE Bir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. )


- BİTİGÜ ile DİVİT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BITING vs. BREAKING OFF


- BİTİŞİK | BENZER/HOMOJEN >< AYRIŞIK/HETEROJEN

( JOINT >< DISJOINT )


- BİTİŞİK ile BİTİŞİK ile BİTİŞİK AÇILAR

( ADJACENCE vs. ADJACENT vs. ADJACENT ANGLES )

( قرب جوار ile همجوار ile زويي مجاور )

( GHARB JAVAR ile CPEHMAJAVAR ile ZOYY MOJAVAR )


- BİTİŞİK ile/ve İLİŞİK

( CONTIGUOUS vs./and ATTACHED )


- BİTİŞİK/LİK ile ARASIZ/LIK


- BİTİŞİK/LİK ile BİTİŞİK KELİME ile BİTİŞİK TAÇ YAPRAKLILAR ile BİTİŞİK ÇANAK YAPRAKLILAR


- BİTKİ GÖZESİ ile/||/<> HAYVAN GÖZESİ

( Bitki göze duvarı ve kloroplast var, hayvanda yoktur )

( Formül: Selüloz duvar İLE esnek zar )


- BİTKİ KATRANI ile MADEN KATRANI

( Bitkilerden çıkarılan. İLE Madenkömüründen elde edilen. )


- BİTKİ ÖRTÜSÜ ile TUNDRA[Fr. < TOUNDRA]

( ... İLE Kutuplara yakın bölgelerin bitki örtüsü. | Bu bitkilerle kaplı geniş alan, kutup bozkırı. )


- BİTKİ SAPI, SAK ile YAPRAK SAPI

( STALK ile PETIOL )

( SESİL: Sapsız. )


- BİTKİ = NEBÂT = PLANTE


- BİTKİ = PLANT[İng.] = PLANTE[Fr.] = GEWÄCHS[Alm.] = PIANTA[İt.] = MATA[İsp.]


- BİTKİ ile YILLIK BİTKİ

( NEBÂDAT: BİTKİLER )

( PLANT vs. ANNUAL )


- BİTKİBİLİM = BOTANY[İng.] = BOTANIQUE[Fr.] = BOTANIK[Alm.] = BOTANICA[İt.] = BOTÁNICA[İsp.]


- BİTKİLER ile FİNBOS BİTKİLERİ

( ... İLE Dünyanın tüm bitkilerinin üçte biri Ümit Burnu'ndaki florada bulunmaktadır. )


- BİTKİLER ile YABANİ OT

( PLANTS vs. WEED )


- BİTKİLEŞMEK ile BİTKİNLEŞMEK ile BİTKİ ile BİTKİN/LİK ile BİTKİCİ/LİK ile BİTKİNCE ile BİTKİSEL/LİK ile BİTKİ SÜTÜ ile BİTKİ NAKLİ ile BİTKİ BİLİMİ ile BİTKİ ÖRTÜSÜ ile BİTKİSEL YAĞ ile BİTKİ BİLİMCİ ile BİTKİ BİTLERİ ile BİTKİSEL HAYAT ile BİTKİ TOPLULUĞU ile BİTKİSEL KAZEİN ile BİTKİ COĞRAFYASI ile BİTKİ PATOLOJİSİ


- BİTLİ ile BİTLİS ile BİTLİSLİ/LİK ile BİTLİ KOKUŞ ile BİTLİS KÖFTESİ