Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(158/160)
- ZAHMET OLMAZSA ile/değil SAKINCASI YOKSA
- ZAHMET değil/yerine/= GÜÇLÜK
- ZAHMET ve/||/<> HİKMET ve/||/<> İBRET
- ZAHMET değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK
- ZAHMET ile ZAHMETLİ/LİK ile ZAHMETSİZ/LİK ile ZAHMETSİZCE
- ZAHMET[Ar.] ile ZAMET[< SAMET < SAMED]
- ZAİTSEV ile/||/<> KURALI
( Eliminasyon reaksiyonlarında Zaitsev kuralı )
( Alexander Zaitsev tarafından 1875 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1841-1910) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Zaitsev kuralı) )
- ZAKKUM[Ar.] değil/yerine/= AĞIAĞACI/AĞIÇİÇEĞİ
( Zakkumgillerden, çiçekleri beyaz ya da pembe renkli, çoğunlukla kurumuş dere yataklarında kendin kendine yetişen, ağılı bir bitki. )
( NERIUM OLEANDER )
- ZAKKUMLAŞMAK ile ZAKKUM ile ZAKKUMLU
- ZÂLİM ile/değil/yerine LEVVÂM
( Başkasına kötülük. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendine, [kendini geliştirmek üzere] "yüklenme". | Özeleştiri. )
( Zâlime uyan ve/ya da susan, zâlimden beterdir. )
- ZAMAN AŞIMI ile SÜRESİ GEÇMİŞ
( LAPSE vs. LAPSED )
( خرف شدن ile زوال ile گذشت زمان ile ساقط )
( KHARF SHODAN ile ZAVAL ile GOZASHT ZAMAN ile SAGHAT )
- ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA
( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )
- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK
- ZAMAN ...:
" 'GEÇSE/GEÇSİN' DİYE BEKLEDİĞİNDE" ile/ve/||/<> " 'DURSA/DURSUN' DİYE BEKLEDİĞİNDE"
( Durur [gibi algılanır]. İLE/VE/||/<> Geçer [gibi algılanır]. )
- ZAMAN KAZANMAK ile FIRSAT ARAMAK/BEKLEMEK
- ZAMAN VE ENERJİ TÜKETİMİMİZ:
"NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ" ile/değil/yerine NASIL GÖRDÜĞÜMÜZ
- ZAMAN VERDİM ile/değil/yerine SÜRE KOYDUM
- ZAMAN YÖNETİMİNDE:
ACİL ve ÖNEMLİ ile/ve/||/<> ÖNEMLİ ve ACİL DEĞİL
ile/ve/||/<>
ACİL DEĞİL ve ÖNEMSİZ ile/ve/||/<> ÖNEMSİZ ve ACİL
( Hemen yap/alım! İLE/VE/||/<> Yapacağımız zamanı belirle/yelim!
İLE/VE/||/<>
İşi yapabilecek biri(leri)ne yönlendir/elim! İLE/VE/||/<> Yapma/yalım! )
- ZAMAN ve ZEMİN(BAĞLAM) ile/ve/değil/yerine/||/<> ZİHİN ve ZEMİN(KOŞULLAR)
( Bir şeyin(/durumun/olgunun/olayın), öyle olması ya da olmamasındaki, az ya da çok oranında(etmenliliğinde) olmasındaki belirleyiciler. )
( Dış. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> İç. )
( İkincil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Birincil. )
- ZAMAN ile GÖRELİ ZAMAN
( TIME vs. RELATIVE TENSE )
- ZAMAN ile SAHİB-İ ZAMAN
( AKILLARINDAN GEÇİRDİKLERİ KÂİNATTA OLUŞMAYA BAŞLAYAN KİŞİ | ALLAH'IN AYNASIDIR )
- ZAMAN ve ZAMANE'DEN ŞİKÂYET
- ZAMANA YAYMAK ile/ve/<> SONRAYA BIRAKMAK
- ZAMANI ARTIRMAK ile/ve/<>/değil ETKİ ALANINI GENİŞLETMEK
- ZAMANI DEĞİL" ile "SIRASI DEĞİL"
- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK
( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )
- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...
- ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"
- ZAMANI:
NEREDE GEÇİRDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL GEÇİRDİĞİMİZ
( Gövdemizle ilişkilidir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Anlığımızla(zihnimizle) ilişkilidir. )
( Nicelikseldir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nitelikseldir. )
- ZAMANI ÖLDÜRMEK" ile/değil "ZAMANI DEĞERLENDİRMEK"
- ZÂMÂN-I/ASR-I SAADET -ile
( HZ. MUHAMMED'İN YAŞADIĞI DÖNEM | ÖMRÜNÜ SAADETE KAVUŞTURAN KİŞİ )
- ZAMANIN ve/||/<> MEKÂNIN: SAF GÖRÜSÜ
( [ÖNCEL/A PRIORI]
[Sadece İnsan'da.] )
- ZAMANINDA ORADA/YERİNDE OLMALI!
- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER
( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )
- ZAMANINI:
"ÇALMAK" ile/değil ALMAK
- ZAMANI/VAKTİ HARCAMAK değil/yerine ZAMANI/VAKTİ KULLANMAK
- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ
- ZAMÂN/ZEMÂN[Ar. çoğ. EZMİNE] ile ZAMÂN[Ar.]
( Zaman, vakti, çağ, devir. | Süre, mehil. | Mevsim. | Fiillerde, geçmiş, şimdiki, gelecek ve geniş zamanlardan her biri. İLE Kefil olma, kefillik. | Bir şeyin mislini ya da değerini vermek üzere zarara karşı kefil olma, garanti. )
- ZAMBAK ile ADA SOĞANI
( ... İLE Zambakgillerden, soğanından ilaç olarak yararlanılan bazı nesneler elde edilen çok yıllık bir bitki. )
( ... cum URGINEA MARITIMA )
- ZAMBAK ile AFRİKA ZAMBAĞI
- ZAMBAK ile AKÇÖPLEME
( ... İLE Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi. )
( ... cum VERATRUM ALBUM )
- ZAMBAK ile/= AKZAMBAK
( Zambakgillerden, 90-100 cm. yüksekliğinde, güzel ve iri çiçekli, çok yıllık bir süs bitkisi, top zambak. İLE/= Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. )
( LILIUM CANDIDUM )
- ZAMBAK ile ARTVİN ZAMBAĞI
- ZAMBAK ile/||/<> ASPİDİSTRA[Fr.]
( ... İLE Zambakgillerden, genellikle saksıda yetiştirilen, yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi. )
- ZAMBAK ile İNCİÇİÇEĞİ
( ... İLE Zambakgillerden, temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde, küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. )
( ... cum CONVALLARIA )
- ZAMBAK ile KUM ZAMBAĞI
( LILIUM cum PANCRATIUM MARITIMUM )
- ZAMBAK ile TÜKÜRÜKOTU
( ... İLE Zambakgillerden, 20-30 santimetre yüksekliğinde, küçük, beyaz ya da sarı çiçekli, otsu ve çok yıllık bir bitki. )
( LILIUM cum ORNITHOGALUM UMBELLATUM )
- ZAMBEZİ IRMAĞI ile ...
- ZAMK[Ar. < ŞAMG] değil/yerine/= TUTKAL/YAPIŞTIRICI
- ZAMKLAMAK ile ZAMKLANMAK ile ZAM ile ZAMK ile ZAMKLI ile ZAM PAKETİ ile ZAMK AĞACI ile ZAMKLI KAĞIT ile ZAMK AKASYASI ile ZAMK HASTALIĞI
- [ne yazık ki]
ZAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> İFTİRA
- ZAN ile/ve/değil/yerine KANAAT
- ZANAAT OLARAK SİMYA ile FELSEFÎ SİMYA ile DİNÎ SİMYA
( Uygulamalar arasında nedensel ilişki kurmadan, herhangi bir teoriye dayanmadan nesneler üzerinde simyevi işlemler yapmak. Burada esas olan nesneleri kullanmaktır. İLE Belirli bir teoriye dayalı olarak ve nedensel ilişkiler kurarak nesneleri tespit ve tasvir etmek. Burada esas olan nesneler içinde kalmaktır. İLE Doğaüstü, mistik ve spritüel güçleri de dikkate alarak belirli ritüeller içinde nesneleri anlamaya çalışmak. Burada esas olan nesnelerin doğaüstü güçlerin işaretleri olduğunu anlamaktır. )
( Bolos (M.Ö. II. yy.) simyayı felsefi bir yöntem haline getiren. )
( Zosimus (M.S. III. sonu, IV yy. başı) simyayı bir din haline getiren. )
( İslâm dünyasında ise simya ilk önce felsefî açıdan dikkate alınmıştır. Cabir b. Hayyân sadece madenleri değil bitkileri ve hayvanları da simyanın konusu kılmıştır. Civa ve kükürt teorisini geliştirerek tüm varolanları yekpare bir sistem içerisinde açıklamaya çalıştı. Bunun için bazı sayısal simgeleri kullandı. Aynı zamanda kurduğu laboratuvarlarla felsefi simyadan 'bilimsel simya'ya(kimya'ya) geçiş yaptı. )
- ZANAAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ZANAAT ile EL SANATLARI ile ZANAATKAR ile İŞÇİLİK
( CRAFT vs. CRAFTS vs. CRAFTSMAN vs. CRAFTSMANSHIP )
( حرفه ile حرف ile صنعت گر ile پيشه ور ile صنعت گري )
( HARFEH ile HARF ile SANAT GAR ile PEYSHEH VAR ile SANAT GARY )
- ZANAAT ile ZANAATÇI/LIK
- ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF
- ZANBAK değil ZAMBAK
( Doğruları aşağıdaki biçimdedir! "..." bulunan yerlerde ayrık(yanlış) halini düşününüz! )
( YAZIM(İMLÂ) KILAVUZU! | KÖKENBİLİM/ETİMOLOJİ )
( Masumiyeti simgeler. )
( LILIUM )
- ZANGIR ZANGIR / ZINGIL ZINGIL / ZINGIR ZINGIR (TİTREMEK)
- ZANGOÇ[Erm.] ile ...
( Kilise hizmetlerini gören ve çan çalan görevli. )
- ZANN[Ar.] ile HİSBÂN[Ar.]
- ZANNETMEK/ZEHAP[Ar.] ile ZAMMETMEK[Ar.]
( Sanı, kuşku/şüphe. İLE Katmak. )
- ZAPPING[İng.] değil/yerine/= GEÇGEÇ
- ZAPTEDİLEMEME ile HAMİLE BIRAKMAK ile EMPRENYE ETME ile EMPRENYE ETME
( IMPREGNABILITY vs. IMPREGNATE vs. IMPREGNATING vs. IMPREGNATION )
( استواري ile آبستن نشدني ile باردار کردن ile آبستن کردن ile لقاح کردن ile آبستن کننده ile لقاح ile آبستنسازي ile القاح ile تلقيح )
( ESTAVARY ile ABSTAN NESHODANY ile BARDAR KARDAN ile ABSTAN KARDAN ile LAGHAH KARDAN ile ABSTAN KONANDEH ile LAGHAH ile ABSTENSAZY ile القاح ile TALGHYHE )
- ZAPTİYE ile ZAPTİYE MEMURU
- ZAR ile KITMİR
( ... İLE Hurma ile çekirdeğinin arasındaki zar. )
- ZAR ile PERDE(HİCÂB-I KİBRİYA)
- ZARÂFET:
"GÖZE BATMAK" değil/yerine/>< AKILDA VE GÖNÜLDE KALMAK
- ZARÂFET ve IŞILTI ve GÜZELLİK
( Zarâfet, devingen bir güzelliktir. )
( Zarâfet, doğa tarafından verilmeyen, ancak özne tarafından yaratılan güzelliktir. )
( Zarâfet, her zaman, yalnızca özgürlüğün devindirdiği biçimin güzelliğidir. )
( Her türlü güzellik, gerçek ve görünen devinimin yalnızca bir özelliğidir. )
- ZARAR ile HASARLI ile HASARLAR ile ZARAR VERİCİ
( DAMAGE vs. DAMAGED vs. DAMAGES vs. DAMAGING )
( مظرت ile صدمه ile آزار رساندن ile غرامت ile خسارت ile لتمه ile خسارت زدن ile خسارت وارد آوردن ile صدمه زدن ile ضايعه ile آسيب رساندن ile زيان ile لتمه وارد کردن ile گزند ile للطمه ile نمديده ile آسيب ديده ile عواريه ile عيب دار ile معيوب ile متضرر ile آفت زده ile ضايعات ile خسارت آميز ile آسيب آور ile آسيب رسان )
( مظرت ile SADAMEH ile AZAR RESANDAN ile GHARAMET ile KHSART ile LATMEH ile KHSART ZADAN ile KHSART VARD AVARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAYE ile ASYBE RESANDAN ile ZYAN ile LATMEH VARD KARDAN ile GOZAND ile للطمه ile NAMADYDAH ile ASYBE DYDAH ile عواريه ile EYBE DAR ile MAYVEB ile MOTEZRAR ile AFT ZADEH ile ZAYAT ile KHSART AMYZ ile ASYBE AVAR ile ASYBE RESAN )
- ZARAR ile KÂRDAN ZARAR
( LOSS vs. LOSS IN PROFIT )
- ZARAR ile ZARAR GÖRMÜŞ ile ZARARLI ile ZARARSIZ
( HARM vs. HARMED vs. HARMFUL vs. HARMLESS )
( گزند ile صدمه ile آسيب ile مضرت ile بدخدمت کردن ile مظرت ile صدمه زدن ile آسيب زدن ile آزار ile گزند رساندن ile ضرر ile آسيب ديده ile زيانبار ile زيانبخش ile مخربي ile مضر ile زيانرسان ile موذيانه ile موذي ile پرگزند ile بيگزند ile بي آزار ile بي ضرر ile کم آزار )
( GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE ile مضرت ile BADKHODAMAT KARDAN ile مظرت ile SADAMEH ZADAN ile ASYBE ZADAN ile AZAR ile GOZAND RESANDAN ile ZAR ile ASYBE DYDAH ile ZYANBAR ile زيانبخش ile MOKHARBY ile MAZAR ile زيانرسان ile موذيانه ile MOOZY ile PORGAZAND ile BEYGOZAND ile BEY AZAR ile بي ضرر ile KAM AZAR )
- ZARARI, AZA İNDİRGEMEK değil ZARARI, AZA İNDİRMEK
- ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ... ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM
- TOXINE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZARARLI NESNE
- [ne yazık ki]
ZARARLILARIN TÜKETİMİNDE:
(")İLGİLİ(/LİK)(") ile/ne yazık ki/<>/> ALICI(/LIK) / MÜŞTERİ(Sİ OLMA) ile/ne yazık ki/<>/> BAĞIMLI(/LIK)
( Başlangıçta. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> Ortada. İLE/NE YAZIK Kİ/<>/> İleride. )
- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> HİZMET ETMEK
- ZARBÂN[Ar.] ile ...
( Kertenkeleleri avlayan, kedi büyüklüğünde yırtıcı bir hayvan. )
- ZARF
MAZRUF ile/ve/=/||/<> MEKTUP
- ZARFLAMAK ile MEKTUP
( ENVELOP vs. ENVELOPE )
( درلفاف گذاشتن ile فرا گرفتن ile پاکت )
( DARLEFAF GOZASHTAN ile FARA GARAFTAN ile PAKT )
- ZARFLAMAK ile ZARFLANMAK ile ZARILANMAK ile ZAR ile ZARA ile ZARF ile ZARFLI ile ZARFÇI/LIK ile ZAR ZOR ile ZARFSIZ ile ZARİ ZARİ ile ZART ZURT ile ZARF TÜMLECİ ile ZAR KANATLILAR
- ZARFLARDA:
DURUM ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> YER-YÖN ile/ve/||/<> MİKDAR ile/ve/||/<> SORU
- ZARGANA[Yun.] ile TİMSAH ZARGANA
( ... ile
)
( Uskumrusugillerden, gövdesi silindir biçiminde, gaga gibi ince, uzun, sivri ağızlı bir balık. İLE ... )
( BELONE ACUS cum ATRACTOSTEUS SPATULA )
- ZARGUNÇMÜD = KAPLANMİSKİ/PELENG MÜŞG[Fars.]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir tür fesleğen. )
- ZARİ ZARİ[Fars.] değil/yerine/= HÜNGÜR HÜNGÜR/İNLEYEREK (AĞLAMAK)
- ZARÎFE[Ar.] ile ZÂRİFE[Ar.]
( Zarif şey. İLE Fazla, gereksiz söz. )
- ZARİFİ YALISI :
( Tarabya, Yeniköy yolu üzerinde ve koyun güney tarafındadır. Sultan Abdülaziz ((1861 - 1876) devrinde yapıldı. Banker Nikola Zarifis'e bu yalı Sultan Abdülaziz tarafından hediye edildi. Paşa unvanı da verilen Zarifis öldükten sonra birkaç kez el değiştirdiyse de yalının ismi hiç değişmedi. Yalı uzun bir süre Villa Zarifi adı ile otel olarak kullanıldığı gibi 1950'li yıllarda gece kulübü ve restaurant olarak da kullanıldı. Nikola Zarifis'in mirasçıları tarafından yalı 1959'da Süleyman Günaydın ve kardeşlerine ait Günaydın şirketlerine satıldı. )
- ZARUNLU:
ZARURÎ ile/ve/değil ZORUNLU
( Bazı/çoğu sözler hatalı seslendirildikleri için değil konuşurken, birbirine yakın ya da eş iki sözcüğü bir anda söyleme ya da birini söyleyecekken ani bir karar ve hızla ötekine geçme sonucu çıkan söz(cük)lerdir. )
- GEREKSİNİMLER:
ZARÛRÎ ile/ve/||/<>/> HÂCÎ ile/ve/||/<>/> KEMÂLÎ
( Yaşamak için gerekli olan beslenme ve güvenlikle ilgili gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu olmayan, ama varoluşu, insanı rahatlatan unsurlara duyulan gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Kişilerin kaygılarını ve estetik beklentilerini karşılayan gereksinimler. )
- ZARÛRÎ İSTİDLÂL ile MÜMKÜN VE İKNAİ İSTİDLÂL
( Gerekirlilik/Belirleme/Dettermine. İLE Olanaklı/Mümkünlü/Belkililik/Cidal. )
( Doğa. İLE Tin. )
( FARÂBÎ )
( Bkz. HİLMİ ZİYÂ ÜLKEN - İSLÂM DÜŞÜNCESİ - ÜLKEN YAY. )
- ZARURÎ ile HÂCÎ ile TAHSİNÎ
- ZÂT ile/ve/<> MEVCUD
- ZAT ile ZATİ ile ZAT İŞLERİ ile ZATA MAHSUS
- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... OLMASA DA
- ZATEN" ile/değil/yerine/<>/< AKSİNE/BİLAKİS
- ÖZÜNLÜ/ZÂTÎ ile ARAZÎ
( Öze ilişkin.(Tikellerin gerçekliğinde yer alır.) İLE İlineksel.(Tikellerin gerçekliğinde yer almaz.) )
( İnsan ve ata nispetle "canlı". İLE İnsana nispetle "gülen". )
- ZÂT-ÜD-DİMÂĞ ile/ve/||/<> ZÂT-ÜS-SEHÂYÂ ile/ve/||/<> ZÂT-ÜS-SEHÂYÂ-Yİ DERENÎ
( Beyin dokusunun/nescinin yangısı. @@ Beyin zarı yangısı. @@ Beyin zarı yangısından kaynaklanan beyin veremi. )
- ZÂT-ÜL-ASAB-I BASARÎ ile/||/<> ZÂT-ÜL-CEFN
( Gözde görmeye hizmet eden sinirlerin yangısı. @@ Gözkapağı yangısı. )
- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-KESÎRE[Ar.] ile MYRIAPODES[Fr.] ile ...
( Çokayaklılar. )
- ZÂT-ÜL-ESÂBİ'-İL-MÜFREDE[Ar.] ile ONGULÉS[Fr.] ile ...
( Toynaklılar, tektırnaklılar. )
- ZÂT-ÜL-HURTÛM[Ar.] = PROBOSCIDIENS[Fr.] = ...
( Hortumlu hayvanlar sınıfı, hortumlular. )
- ZÂT-ÜL-KURÛN-İS-SÂKITA[Ar.] ile ...
( Geyik, karaca gibi sadece erillerinde bulunup mevsim mevsim düşen ve sonra yeniden boynuzu çıkan hayvanlar sınıfı. )
- ZÂT-ÜL-MİSKAB[Ar.] ile ...
( Karınlarının sonunda birer delik bulunan omurgasız hayvanlar. )
- ZÂT-ÜS-SEDÂYÂ-Yİ BAHRİYYE[Ar.] = SIRÉNIENS[Fr.] = ...
( Denizyılanı gibi memeliler sınıfı. )
- ZÂT-ÜS-SIFÂK ile/||/<> ZÂT-ÜS-SIFÂK-İ NİFÂSÎ
( Karın zarı yangısı. @@ Lohusalarda olan karın zarı yangısı. )
- ZÂVİYE değil/yerine/= AÇI
- ZÂVİYE ile KÖŞE | AÇI | KÜÇÜK TEKKE
( KÖŞE | AÇI | KÜÇÜK TEKKE )
- ZÂVİYE ile/||/<> ZÂVİYE MUSATTAHA
( Açı. İLE/||/<> Düzlemsel açı. )
- ZAYİ ile ZAYİÇE
- ZAYİAT["ZAİYAT" değil!] değil/yerine/= YİTİKLER
- ZAYİÇE ile ...
( Yıldızların belirli zamanlardaki yerlerini gösteren cetvel. )
- WEAK ACIDS AND BASES[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİTLER VE BAZLAR
- ZAYIF ÇEKİRDEK GÜÇ ve/||/<>/> MUON OLUŞUMU
- WEAK INTERACTIONS[İng.] / INTERACTION FAIBLE[Fr.] / SCHWACHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ETKİLEŞME
- ZAYIF/GÜÇSÜZ OLANI:
"CEZALANDIRMAK" değil KAYITSIZLIK
- LOW LIGAND FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF LİGAND ALANI
- ZAYIF ile SISKA/KAKNEM/ARIK
( ... İLE Çok zayıf. | Karın boşluğuna su dolarak karnın şişmesi. )
- ZAYIF ile SÜZÜK/SÜZGÜN
( ... İLE Zayıf, güçsüz, süzgün. | Süzgünleşmiş, süzülmüş. )
- EMSÂL-İ TASGİR[Osm.] / ATTENUATION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA SABİTİ
- ATTENUATION LENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA UZUNLUĞU
- ZAYIF/LIK ile/ve/değil/yerine GÜÇSÜZ/LÜK
( [not] WEAK vs./and/but POWERLESS
POWERLESS instead of WEAK )
- ZAZA ile ZAZACA
- ZAZEN ile/||/<> KİNHİN
( Oturarak yapılan Zen Meditasyonu. Gözler çok hafif açık olarak uygulanır. @@ Yürüyerek sürdürülen meditasyon; Sakyamuni Buda'nın aydınlanmaya ulaştıktan sonra altında uyandığı kutsal ağacın gölgesinde yürüdüğü yolundaki söylentiden gücünü alan uygulama. )
- ZEÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> TİMÂR[Ar.]
( Sipâhilere verilen, en büyük timâr. İLE/VE/||/<> Yara bakımı. | Ağaç bakımı. | Hayvan temizleme. | Beslediği sipâhilerle savaşa giden beylere -öşür vergisini almak üzere- ayrılan arâzî. )
- ZEBAN ile ZEBANİ
- ZEBÂNÎ[Ar. çoğ. ZEBÂNİYÂN] ile ZEBÂNÎ[Ar.]
( Cehennemlikleri cehenneme atmaya memur edilen melek. İLE Dile ait, dil ile ilgili. )
- ZEBRA ile QUAGGA ZEBRASI
( ... İLE Ne yazık ki, soyu tükenmiştir. :( )
- ZEBUR/MEZMÛR ile/ve/||/<>/> TEVRAT[< TAURAT] ile/ve/||/<>/> İNCİL ile/ve/||/<>/> KUR'ÂN
( Yüzelli ilâhi ve dini şiiri kapsayan kitap. İLE/VE Eski Ahit/Sözleşme. İLE/VE Yeni Ahit/Sözleşme. İLE/VE ... )
( ... İLE/VE/||/<>/> 22 harf. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> 28[27+1] harf. )
- ZECREN[Ar.] ile ZECRİ[Ar.]
( Yasaklayarak. | Zorlayarak. | Eziyet ederek. İLE Zorlayıcı, zorlayan, yasaklayan. )
- ZEDELEME ile/ve/<> SARSMA
- ZEDELEMEK ile ZEDELENMEK ile ZEDELEYEBİLMEK ile ZEDELİ ile ZEDESİZ
- ZEEMAN ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN ENERJİSİ
- ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN ETKİSİ
- ZEEMAN İLE STARK İLE PASCHEN-BACK ile/||/<> ATOMİK YARILMALAR
( Dış alanların atomik spektrum çizgilerine etkisi. )
( Formül: ΔE = μB·B )
- DÉPLACEMENT DE ZEEMAN[Fr.] / ZEEMAN-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN KAYMASI
- ZEEMAN DISPLACEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ZEEMAN YER DEĞİŞTİRMESİ
- POISON[İng.] / POISON[Fr.] / GIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİR
- ZEHİR ile/ve/||/<> ZEHİRLEYİCİ/ZEHİRLİ ile/ve/||/<> ZEHİRCİ
(
)
( Ayrıntılarını okumak için burayı tıklayınız... )
( )
( "Arasındaki FaRkLaR neler?" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- ZEHİRLEMEK ile ZEHİRLENMEK ile ZEHİRLETMEK ile ZEHİR ile ZEHİRLİ/LİK ile ZEHİRSİZ/LİK ile ZEHİRLİ GAZ ile ZEHİR HAFİYE ile ZEHİR ZIKKIM ile ZEHİR ZEMBEREK
- ZEHİRLEYİCİ(/"ZEHİRLİ") GAZ ile BOĞUCU(ASFİKSİYAN) GAZ
( ... İLE Yanardağ ya da maden ocağı gibi yerlerde çıkan tehlikeli gaz. )
(
Zehirleyici(/"Zehirli") Gazlar ile Boğucu Gazlar Arasındaki Farklar
1. Zehirleyici Gazlar (Toksik Gazlar)
Tanım: Solunduğunda gövdeye kimyasal olarak zarar veren, genellikle gözelere, örgenlere ya da sinir düzenine doğrudan etki eden gazlar.
Etkileri:
- Gözesel işleyişi bozar.
- Örgen yetmezliğine ya da ölümcül zehirlenmelere yol açabilir.
- Etkileri genellikle kalıcı ya da gecikmelidir.
| Gaz | Özelliği |
|---|---|
| Fosgen (COCl₂) | İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan; akciğerlerde sıvı birikmesine neden olur. |
| Klor (Cl₂) | Mukozalarda yanma, öksürük, boğulma hissi. |
| Hidrojen Siyanür (HCN) | Hücrelerin oksijen kullanmasını engeller. |
| Kükürt Dioksit (SO₂) | Solunum yollarında yakışa(tahrişe) neden olur. |
| Amonyak (NH₃) | Göz ve solunum yollarında yanık etkisi oluşturabilir. |
2. Boğucu Gazlar (Asfiksiyanlar)
Tanım: Solunduğunda doğrudan oksijenin yerini alarak ya da oksijenin kullanımını engelleyerek boğulmaya yol açan gazlar.
Etkileri:
- Oksijenin yerini alarak ortamda boğulmaya neden olur.
- Bazıları kandaki oksijen taşıma işlevini bozar.
- Bilinç kaybı, baş dönmesi ve ani ölümle sonuçlanabilir.
a) Yalın Boğucular
| Gaz | Özelliği |
|---|---|
| Azot (N₂) | Kapalı ortamda oksijenin yerini alarak boğulmaya yol açabilir. |
| Metan (CH₄) | Yanıcıdır; yüksek yoğunlukta oksijen yetersizliğine neden olur. |
| Helyum (He) | Solunum yerine geçerek boğulmaya neden olabilir. |
b) Kimyasal Boğucular
| Gaz | Özelliği |
|---|---|
| Karbonmonoksit (CO) | Hemoglobinle birleşerek oksijen taşınmasını engeller. |
| Hidrojen Sülfit (H₂S) | Sinir düzenine hızla etki eder, solunumu durdurabilir. |
Temel Farklar
| Özellik | Zehirleyici Gazlar | Boğucu Gazlar |
|---|---|---|
| Etki biçimi | Kimyasal zehirleyici etki | Oksijen eksikliğiyle boğulma |
| Hedef | Örgenler, gözeler, sinir düzeni | Solunum düzeni ve kan dolaşımı |
| Örnek Gazlar | Fosgen, HCN, Klor, NH₃ | CO, CH₄, N₂, H₂S |
| Sonuç | Zehirlenme, doku hasarı | Bilinç kaybı, ölüm |
| Kalıcılık | Kalıcı ya da gecikmeli etki | Genellikle ani etki |
- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR
- ZEHİRLİ/TOKSİK KALORİ değil/yerine TOK KALORİ
- GIFTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ
- ZEİR/ZE'R[Ar.] ile ZEÎR[Ar. çoğ. ZEÎRÂT]
( Aslan kükremesi. İLE Gövdenin içinden duyulan doğal ya da hastalıklı ince ses. )
- ZEİSE TUZU ile/||/<> KLASİK KOMPLEKS
( Zeise π-kompleks eten, klasik σ-donor NH₃. )
( Formül: K[PtCl₃(C₂H₄)] )
- ZEKÂ:
(HIZLI) (İSÂBETLİ) "BİRLEŞTİRME/BAĞLANTILANDIRMA/KESKİNLEŞTİRME" BİLGİSİ ile/ve/değil/||/<> AYIRMA BİLGİSİ/YETİSİ
- ZEKÂ-İÇGÜDÜ ile ZEKÂ-İÇTEPİ
- ZEKÂ ile/ve/<> BECERİ/MAHÂRET
( İç duyuların hızlılığı, açıklığı, keskinliği. İLE/VE/<> Gövdenin yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Ustalık. )
( Soyutlama gücü. | Bilenme. | Tezkiye. İLE/VE/<> Yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma/sonuçlandırma yeteneği. )
( Kişi, kendine, becerilerini geliştirecek zamanı ayırmalıdır. )
( Kişi, kaba kuvvet kullanırken, ötekiler beceriye başvurur. )
( Arzu ve imgeleme dünyayı yaratır, zekâ ise ikisini bağdaştırarak bir uyum ve barış duygusunu sağlar. )
( Zekâ, yabancıya karşı kullanılır. [yakınlara ya da yakınlar arasında değil!] )
( CERBEZE: Zekâ keskinlği. )
( Desire and imagination create the world and intelligence reconciles the two and causes a sense of harmony and peace. )
( INTELLIGENCE vs./and/<> SKILL/ABILITY )
- ZEKÂ ile/ve/<> KUVVET ile/ve/<> MADDE
- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ŞEFKÂT
( [karşısında] Eğiliriz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Diz çökeriz. )
- ZEKA ile ZEKAT ile ZEKALI/LIK ile ZEKASIZ/LIK ile ZEKA YAŞI ile ZEKA TESTİ ile ZEKA BÖLÜMÜ ile ZEKAT KEÇİSİ ile ZEKA GERİLİĞİ ile ZEKA YETENEĞİ
- ZEKÂT ile/ve/||/<> SADAKA ile/ve/||/<> İNFÂK
( Maddî olarak vermek. İLE/VE/||/<> Manevi olarak vermek. İLE/VE/||/<> Geciktirmeden vermek. )
- ZEKERİYAKÖY ANTRENMAN SAHASI :
( Sarıyer Belediyesi arazisi üzerinde olup Sarıyer Belediylesi tarafından yapılmıştır. Çim sahadır. Gerekli bazı tesisleri varsa da yeterli değildir. Sarıyer Spor Kulübü antrenmanlarkını burada yapmaktadır. )
- ZEKERİYAKÖY HİLL\'S HAYVAN HASTANESİ :
( Zekeriyaköy içinde hayvanlar için Hill's ismini taşıyan bir hayvan hastanesi hizmet vermektedir. )
- ZEKERİYAKÖY MEYDAN ÇEŞMESİ :
( Zekeriyaköy'ün köy meydanına yakın bir yerde olan bu çeşme meydan çeşmesiydi. Çeşme birkaç yer değiştirdi ve nihayet yol çalışmaları sırasında yok edildi (H.1178, M.1764). Bu çeşmenin bir adı da "Hüseyin Ağa Çeşmesi"dir. Çeşmenin üç ayrı kitabesinden ilki muhtarlık binasında korunmaktadır. Diğer ikisi ise kayıp! Bu meydan çeşmesi yapılışından sonra iki kez onarılmıştır. Çeşmenin birinci kitabesi şöyle: Ve minel mai külle şeyn hayy Merhum ve mâğfur el muhtaç ila rahmet - i/ Rabbih - il - gafur sahib - ül hayrat vel - hasenat/ Hüseyin ağanın ruhiycün el - Fâtiha (1178)". Çeşmedeki ikinci kitabede şöyle yazıyordu: Çün inayet kadr - i kayyumdan erişir biz kula/ Sarf eder hayrata varın hiç nazar etmez nola/ Çeşme - i âb - ı hayatı selsebil etti ağa/ Dilerim bari hüdadan akıbet hayroluna/ Sahib - ül hayrat Elhac İsmail Efendinin hayratıdır (1226)" Çeşmenin üçüncü kitabesinde de şöyle yazmaktaydı: Sahib - ül hayrat vel - hasenat Sarıyar'da Köylü Ahmet oğlu derviş Mustafa Ağanın Zevcesi Zübeyde Hanımın hayratı (1305)".Kitabelerden anlaşılmaktadır ki; çeşmenin Hüseyin Ağa tarafından 1178 (1764) yapıldı, İsmail Efendi tarafından 1226 (1811)'da ve Zübeyde Hanım tarafından da 1305 (1887)'de onarıldı. )
- ZEKERİYAKÖY ORHAN KEÇELİ STADI :
( Zekzeriyaköy'de Bahçeköy yolu üzerinde sağ taraftadır. Normal büyüklükte bir antrenman sahasıdır. Tesisi varsa da yeterli değildir. Burada da semt kulüplerinin alt yapı takımları lig maçlarını oynamakta ve zaman zaman da Sarıyer Spor kulübü antrenman yapmaktadır. Bu stadı Seba İnşaatın sahibi Engin - Nedim Keçeli kardeşler yaparak İl Spor Gençlik Müdürlüğüne vermiş ve aile büyüklerkinin ismi stada verilmiştir. )
- ZEKERİYAKÖY ROTARY DERNEĞİ :
( Zekeriyaköy'de, köyün ismini taşıyan Rotary Derneği bulunmaktadır. )
- ZEKERİYAKÖY SPOR KULÜBÜ :
( Murat Sarper, Mustafa Cengiz Aydın, Hikmet Çetin Çakmakçı, Kemal Erdem, Osman Özcan, Ahmet Burak Anişoğlu, Nilgün Yamaner ve Mehmet Ayhan tarafından 30.06.2009 tarihinde kuruldu. Kurucu Başkanı Murat Sarper'dir. Forma renkleri: Sarı - Yeşil'dir. Kulüp binası ve ışıklandırılmış üç tenis kortu bulunuyor. Tenis ve Futbol Şubesi mevcuttur. Futbol takımı 2010/2011 sezonu lig maçlarına II. Kümeden başladı. )
- ZEKİ KİŞİLERİN, İŞE ALINMA AMACI:
NE YAPACAKLARINI SÖYLEMEK ile/değil/yerine İŞVERENLERİN, NE/LER YAPACAĞINI/YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMELERİ
- ZEKİ ile/ve/değil/||/<> PİSLİK
- ZEKİ ile "UYANIK"
( KİYÂSET: Zeki ve uyanık oluş. Zeyreklik, anlayışlılık. )
( ... ile ZEYREK )
- YALNIZLIK:
ZEKİLERDE ile/ve/||/<> ÇIKARSIZLARDA ile/ve/||/<> SAĞDUYULULARDA
- ZEKİ/LİK ile ZEKİCE
- ZELBER ile ...
( Yük üstüne atılan öteberi. )
- ZELÎL[Ar. < ZİLLET] değil/yerine/= AŞAĞILANAN/HOR GÖRÜLEN
( HOR, HAKİR, ALÇAK, AŞAĞI TUTULAN, AŞAĞILANAN )
- ZELÎL[Ar.] ile ZELÎL[Ar. < ZİLLET | çoğ. EZİLLÂ, EZİLLE, ZİLÂL, ZULLÂN]
( Sürçüp düşen, yanılan. İLE Hor, hakir, alçak, aşağı tutulan, aşağılanan. )
- ZELLE(T) ile ZULÜM
( Sürçüp kayma. İLE Güçlü birinin yasaya ya da vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı her türlü kötülük, haksızlık. )
- DEPREM / ZELZELE/ZİLZÂL/ZELZAL/ZÜLZAL[Ar.] değil/yerine/= YER SARSINTISI/YER SARSAN
- ZEM ile KÜFRÂN
- ZEMBEREK ile ZEMBEREKLİ ile ZEMBEREKÇİ ile ZEMBEREK OTU ile ZEMBEREK KUTUSU
- ZEMBİL ile ZEMBİL OTU
- ZEMBİL[Ar. < ZİNBİL] = ZENBİL[Fars. < ZENBİL]
( Hasırdan ya da hurma liflerinden örülmüş kulplu torba. | Öteberi taşımakta, koymakta kullanılan örme, yassı sepet. )
- ZEMİN ile/ve/<> BAĞLAM
- ZEMİN ile/ve/<> OLANAK
- ZEMİN ile ZEMİN KAT ile KARA KUVVETİ ile ZEMİN PLANI ile ZEMİN KİRASI ile TEMEL DURUM ile ÖĞÜTÜLMÜŞ BUĞDAY VE ET ile TOPRAKLAYICI ile ASILSIZ ile TOPRAKLI ile KANARYA OTU
( GROUND vs. GROUND FLOOR vs. GROUND FORCE vs. GROUND PLAN vs. GROUND RENT vs. GROUND STATE vs. GROUND WHEAT AND MEAT vs. GROUNDER vs. GROUNDLESS vs. GROUNDLING vs. GROUNDSEL )
( آسيابي ile زمين ile دوخ ile کوبيده ile طبقه همکف ile اشکوب هم کف ile نيروي زميني ile طرح عمومي ile طرح اساسي ile اجاره عرصه ile کمترين نيرو ile نيروي اساسي ile هريسه ile پايهگذار ile واهي ile بي اساس ile بي اصلص ile گياه زميني ile تير پايه )
( ASYABY ile ZAMYNE ile دوخ ile KUBYDAH ile TABAGHEH CPEHMAKF ile ESHKUB NPAM KOF ile NEYROY ZAMYNEY ile TARH AMOMY ile TARH ASASY ile EJAREH ARSEH ile KAMTARYNE NEYRO ile NEYROY ASASY ile هريسه ile PAYCPEHGOZAR ile VAHY ile BEY ASAS ile BEY ESLES ile GYAH ZAMYNEY ile TYR PAYYEH )
- ZEMİN ile ZEMİN LAMBASI ile DÖŞEME ile DÖŞEME TAHTASI ile DÖŞEME
( FLOOR vs. FLOOR LAMP vs. FLOORAGE vs. FLOORBOARD vs. FLOORING )
( اشکوب ile طبقه ile چراغ پايهدار ile فضاي صحن ile کف تخته اي ile کف سازي )
( ESHKUB ile TABAGHEH ile CHARAGH PAYCPEHDAR ile FAZAY SAHN ile KOF TAKHTEH AY ile KOF SAZY )
- ZEMZEM[Ar.] ile Zemzem[Ar.]
( Yavaş ve hafif türkü söyleme. | Türk müziğinde en az 5-6 yüzyıllık bir mürekkep makam.[örneği kalmamıştır] İLE Kâbe yakınlarındaki ünlü kuyu.[Bİ'R-İ/ÇÂH-I/ÇEH-İ ZEMZEM][HEMZE, TAYYİBE, TAHİRE, ŞARABÜ'L-EBBAR] )
( Kadın. [PÎRE-ZEN: Koca-karı.] İLE "Vurucu, vuran, atan, çalan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler oluşturur. [DEST-ZEN: El vurucu, işe başlayan. | HANDE-ZEN: Kahkaha atan.] )
- ZEMZEM ile ZEMZEM SUYU
- ZEN:
ANLAŞILABİLMESİ ANLAŞILAMAMASINDA ile/ve/||/<> ANLAŞILMAMASI DA ANLAŞILABİLMESİNDE
- ZEN BUDİZM/İ değil ZEN
- ZEN ile/ve/||/<>/< BUDİZM/FELSEFE
( ZEN vs./and/||/<>/< BUDHISM/PHILOSOPHY )
- ZENAAT değil ZANAAT
- ZENÂBÎL[Ar. < ZENBÎL/ZİNBÎL] ile ZENÂBÎR[Ar. < ZÜNBÛR]
( Zenbiller. İLE Eşek arıları. )
( Kadınlar. | Vurucular, dövücüler. İLE "Vurarak" anlamıyla birleşik sözcükler oluşturur. [TA'NE-ZENÂN: Söverek, küfür ederek.] )
- ZENB - SEİYYE
- ZENB - YANLIŞ(HATÂ)
- ZENCEFİL ve/||/<> KAKULE
( ... VE/||/<> Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki. | Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu. )
( ... et/||/<> ELETTARIA CARDAMOMUM )
- ZENCİ[Ar.]/SİYAHÎ[Fars. + Ar.] ile/değil/yerine/<> KARAŞIN
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Rengi karaya çalan, esmer kişi. )
- ZENCİ/FELLAH[Ar.] değil/yerine/= SİYAH/KARA TENLİ
- ZENCÎR[Fars.] ile ZENCÎR[Fars.]
( Makam. İLE Zincir. )
- ZENER DIODE[İng.] / DIODE ZENER[Fr.] / Z-DIODE, ZENER-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER DİYODU
- ZENGİN, ETHEM (İSPİR, 1944) :
( Üniversiteyi İnşaat Mühendisi olarak tamamladı ve inşaat müteahhidi olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ZENGİN ve/||/=/<> GÖNÜL AÇAN(FETHEDEN)
( En zengin kişi/ler, gönül fetheden(ler)dir. )
- ZENGİN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HESAPSIZ
- ZENGİN[Fars. :Ağır.] ile KALANTOR[İt.]
( ... İLE Gösterişi seven varlıklı kişi. )
- ZENGİN ile/değil/yerine VARLIKLI
( Yılmaz Özdil'in, Mustafa Koç yazısı için burayı tıklayınız... )
- ZENGİNKEN, FAKİR DÜŞMEK ile/ve/||/<> ZÂLİMLER ARASINDA, ÂLİM OLMAK ile/ve/||/<> HATIRLIYKEN, İTİBARSIZLAŞMAK
- ZENGİNLEMEK ile ZENGİN EKMEK ile ZENGİNLENMEK ile ZENGİNLEŞMEK ile ZENGİNLEŞTİRMEK ile ZENGİN/LİK ile ZENGİN ERKİ ile ZENGİN KAFİYE
- ENRICHMENT FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- ZENGİNLİK ile BAŞARI
- ZENGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAŞARI
- ZENGİNLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOLLUK
- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK
- ZENGİN/LİK ile GÜÇLÜ/LÜK
- ZENGİN/LİK ile KALKINMIŞ/LIK
- ZEOLITE[İng.] / ZEOLITHE[Fr.] / ZEOLITH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEOLİT
- ZERÂFET değil ZARÂFET(KİYÂSE/T: Akıllıca davranış, akıllılık.)
- ZEREFŞAN[Fars.] değil/yerine/= HALKÂR[Fars.]
( Bezeme, süsleme. İLE Sulu altınla gölgeli tarzda yapılan süsleme.[Klasik tezhip çeşitlerinden biri] )
- ZEREN, DR. NECDET (VİDİN, ROMANYA, 1894 - 1979) :
( Tıbbiye'yi bitirdi. Sarıyer'de uzun yıllar Hükümet Doktoru olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 14 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. İstanbul İl Genel Meclis Üyesi olarak yaptı. )
- ZERK[Ar.] değil/yerine/= İÇİTİM
( Bir sıvıyı, şırınga ile verme. )
- ZERRÂ'[Ar. < ZER'Î]/ZÜRRÂ[Ar.] ile ZERRÂH/ZÜRRÂH[Ar. çoğ. ZERÂRÎH]
( Ekinci, çiftçi. İLE Kuduz böceği. )
- ZERRE MİSKAL (İLGİSİ BULUNMAMAK) -ile
- ZERRİN[Fars.] değil/yerine/= FULYA
( Altından yapılmış. | Altın rengi, sarı. | [bitki] Fulya. )
- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ
- ZEVAL ile ZEVAT ile ZEVALİ ile ZEVALSİZ/LİK ile ZEVAL VAKTİ ile ZEVALİ SAAT
- ZEVCE-İ MEDHÛLETÜN BİHÂ[Ar.] ile ZEVCE-İ GAYR-İ MEDHÛLETÜN BİHÂ[Ar.]
( Gerdeğe girmiş eş/zevce. İLE Henüz gerdeğe girmemiş eş/zevce. )
- ZEVCİY-YÜL-ESÂBİ'[Ar.] / ARTIODACTYLES[Fr.] ile ...
( Çiftparmaklılar. )
- ZEVEBAN[Ar.] değil/yerine/= ERGİME
- ZEVK ALARAK ile ZEVK VEREREK
- ZEVK ALMAK İÇİN/ÜZERE ile ZEVK VERMEK İÇİN/ÜZERE
- ZEVK ile BEĞENİ/İÇ TAT
( ENJOYMENT vs. LIKE )
- ZEVK ile/ve BİRLİK/TEVHİD
- ZEVK ile/ve/<> SEVİNÇ
- ZEVK ile/ve TEVHİD
( Tevhidin tadı, onu kullananındır. )
( Ham tevhidden yararlanılmaz. )
( Her boyaya boyanmak tevhid değildir. )
( Tevhidin hali, kullanandan sarf olunur. )
( Zevk, deryada kaybolmaktır. )
( Tevhidin tadını, aletleri kullanarak dolabı yapanlar bilirler. )
( Birinci tevhid, ağacı kesenin tevhididir. İkincisi mobilyacının, üçüncüsü de o mobilyayı kullananın tevhididir. Tahtacı kestiği ağaca, mobilyacı dolaba imrenmiştir. O tevhid dolabını taşıyan hamalın ise ambalajın içindeki eşyadan haberi yoktur. )
- ZEVKİNE ERMEK ile/ve/||/<>/< ZEVK VERMEK
- ZEVKLENMEK ile ZEVKLENDİRMEK ile ZEVK ile ZEVKLİ/LİK ile ZEVKÇE ile ZEVKSİZ/LİK ile ZEVK EHLİ
- ZEVRÂK[Ar.] ile/değil/yerine/= KAYIK
( Suya en dayanaklı olan sandal ağacından, hiç çivi kullanmadan yapılır. [Atatürk'ün kullandığı -fotoğraftaki- kayık.] İLE ... )
- ZEVZEK/LİK ile PATAVATSIZ/LIK
- ZEYBEK, GÖKAN (BAYBURT, 1964) :
( İşadamı ve siyasetçi. Darüşşafaka mahallesinde oturuyor. İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesini bitirdi (1985). Kuleli Askeri Lisesi onarımında şantiye şefliği ile iş hayatına atıldı. Siyasi hayata CHP saflarında başladı. Kâğıthane İlçe Belediye Başkanlığı adaylığı (1994), CHP İl Yönetim Kurulu Üyeliği (2001 - 2008), Şirintepe Spor Kulübü Başkanlığı (1999 - 2003), İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi ve başkan yardımcısı (2001 - 2008), Toplumsal Saydamlık Hareketi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi (2001 - 2003), Mimarlar Odası ve TMMOB Genel Kurul delegeliği, Bayburt Eğitim Kültür Vakfı Kurucu Meclis Üyeliği (2002 - 2008) gibi görevlerde bulundu. 1999 yerel seçimlerde CHP den Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi. 2018 genel seçimlerinde CHP'den İstanbul Milletvekili seçildi. Şirintepe Spor Kulübü, Sarıyer Spor Kulübü, Atlıspor kulübü gibi pek çok dernekte üye olup, 2012/2013 döneminde Sarıyer Spor Kulübü Yönetim Kuruluda Asbaşkan olarak görev yaptı. )
- ZEYBEK ile KIRIK ZEYBEK
- ZEYBEK ile ZEYBEK HAVASI
- ZEYBEK'TE:
"ALTTAN ÇIRPMA" değil ÜSTTEN ÇIRPMA
- ZEYNEB ile/ve FÂTIMA
( Salih'lerin annesi. İLE Muhammed'lerin annesi. )
( ZEYNEP[ZEYN - EB: Babasının süsü/güzelliği.] )
- ZEYNEL ABİDİN ve/<> ZEYNEB
- ZEYNEL[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL, HOŞ, ONURLU/ŞEREFLİ
- ZEYNEP HATUN ÇEŞMESİ :
( Rumelihisarı'nda Kayalar mevkiinde bulunan bu çeşme (H.1308, M.1890) sahil yolunun genişletilmesi sırasında yıkılarak yok edilmiştir. )
- ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK
( Anlayışlı, uyanık, zeki. İLE Ketentohumu. İLE Fatih Sultan Mehmet'in, fetih sonrasında, "benim" diye belirlediği yerler. )
- ZEYTİN AĞACI -ile
- ZEYTİN "ÇEKİRDEĞİ" ile "İNCİR ÇEKİRDEĞİ"
- ZEYTİN DALI ve/||/<> ZEYTİN TANELERİ ve/||/<> ZEYTİNYAĞI
( [gibi] Barış. VE/||/<> Bereket. VE/||/<> Sağlık. )
- ZEYTİN ile ANTİPASTİ[İt.]
( ... İLE Zeytin, çiğ sebze, turşu. )
- ZEYTİN ile DELİ/CE ZEYTİN
( OLIVE vs. ... )
( OLEA EUROPAEA/OLEA SATIVA cum/et ... )
- ZEYTİN ile MÜRVER
( ... İLE Hanımeligillerden, yaprakları karşılıklı, demet durumundaki çiçeklerinden tıpta yararlanılan, meyvesi zeytine benzer bir bitki. )
( Dünyada 40 tür Mürver bulunur.
Mürverin ülkemizde yöreye göre değişen adları vardır...
Melesir, Mındarağ, Mindiraç, Patlak, Patlangaç, Patlangıç, Patlangoz, Patlankuç, Patlavuç, Patlayak, Şişni, Yalangoz, Yalankoz. )
(
)
( ... cum SAMBUCUS )
- ZEYTİNBURNU ile/ve ZEYTİN BURNU
( Bakırköy - Kazlıçeşme arasında bulunan bir ilçe. İLE/VE Bakırköy - Yedikule arasında bulunan bir burun. )
( ZEYTİNLİ BURUN: Zeytinburnu'nun ilk adı. )
- ZEYTİN-EKMEĞİ BİRLİKTE YEMEK ile ZEYTİN, ÜSTTE VE KÜRDAN SAPLI YEMEK
( "Gariban olursun." İLE "Havalı/üst sınıf vs. olursun." )
- ZEYTİN/LİK ile ZEYTİNCİ/LİK ile ZEYTİNLİ ile ZEYTİNSİZ ile ZEYTİN DALI ile ZEYTİN KURDU ile ZEYTİN RENGİ ile ZEYTİN EZMESİ ile ZEYTİN GÜVESİ ile ZEYTİN SİNEĞİ
- ZEYTİNYAĞI ve (ÇİĞ) FINDIK/CEVİZ/BADEM/ŞAM FISTIĞI
- ZEYTİNYAĞI ile PAMUKYAĞI
( ... İLE Pamuk çekirdeklerinden elde edilen, zeytinyağına benzer bitkisel yağ. )
- ZEYTİNYAĞINDA:
ACILIK ile/ve/||/<> YAKICILIK
( Bir yemek kaşığı zeytinyağı ağızda yaydıktan sonra yavaşça yutulduğunda, 16. - 20. saniyeler arasında dilin yanlarında ve arka tarafında acılık duyumsanır.[Acılık duyumu uzun sürmez.] İLE/VE/||/<> Gerçek zeytinyağının yakıcılığı, 26. - 29. saniyelerde ortaya çıkar. Yakıcılık, biraz kalıcıdır.[Yakıcılığa neden olan oleocanthal olarak adlandırılan yağa antioksidan özelliği veren, polifenol bileşenidir.] )
( )
- ZIBÂBİYE-İ BERRİYYE[Ar.] ile ZIBÂBİYE-İ MÂİYYE[Ar.]
( Kertenkele ve benzeri hayvanlar. İLE Bu sınıfın suda yaşayan bölümü. )
- ZİBİDİ[Fars.] ile ZÜPPE/DANDİ[Fr. DANDY]/DIDON[Fr. < DIS DONC]
( Gülünç olacak derecede kısa ve dar giyinmiş olan. | Yersiz ve zamansız davranışları olan kişi. | Süslü ve yakışıklı. İLE Giyinişte, söz söyleyişte, dilde, düşünüşte, toplumun gülünç ve aykırı saydığı yapmacıklıklara ve aşırılıklara kaçan. )
(1996'dan beri)